Read Microsoft Word - IV. Hafta, II. Mes¸rutiyet Dönemi,Trablusgarp ve Balkan Sa... text version

II. MERUTYET DÖNEM A- SYASAL GELMELER Sultan II. Abdülhamid'in merutiyeti fiilen ortadan kaldiran fermani 23 Temmuz 1908'de yürürlüe girdi. Merutiyetin yeniden yürürlüe girmesinin ardindan Avusturya/Macaristan, 1878'de Berlin Konferansinda geçici olarak kendisine birakilmi olan Bosna-Hersek vilâyetini topraklarina kattiini duyurdu (5 Ekim 1908). Ayni gün Bulgaristan baimsizliini ilân etti. Osmanli Devleti bu gelimeler karisinda, Avusturya'yi protesto etmek için bu ülkeden gelen mallara kari "boykot" ilân etmekten öteye gidebilecek bir eylemde bulunamadi. Öte yandan merutiyetin ilânindan doan "serbestlik ortami" içinde yüzlerce gazete çikarilmaya balandi. 1908 yilinin yaz aylarinda yapilan seçimlerde ttihat ve Terakki Cemiyeti parlamentoda çounluu salami görünüyordu, fakat; seçilen mebuslarin cemiyetle balari oldukça zayifti. ttihat ve Terakki Cemiyeti'nin bu zayiflii, 17 Aralik 1908'de Meclis-i Mebusan'in açilmasiyla daha net biçimde ortaya çikti.Sadrazam Kâmil Paa ile ttihat ve Terakki Cemiyeti arasinda cereyan eden iktidar mücadelesi balangiçta basin araciliiyla sürdürüldü ve kisa bir süre sonra tam bir siyasal bunalima dönütü. Padiah, hükümetle Cemiyet arasindaki bu çekimede "tarafsiz görünmeye" özen gösteriyordu. II. Merutiyet döneminin ilk önemli siyasal buhrani 31 Mart Vakasi'dir1. Ayaklanmaya Katilan Birlikler Olayin patlak vermesine yol açan gelimelerin balangicini, Kâmil Paa kabinesinin, mecliste yapilan bir oylama sonucunda düürülmesi tekil eder. Cemiyet'e yakin olan Hilmi Paa'nin Sadrazamliinda kurulan yeni kabine 17 ubat 1909'da programini okuyarak Meclisten güvenoyu aldi ve göreve baladi. Hilmi Paa kabinesi, göreve baladii andan itibaren, Dervi Vahdeti'nin sahibi olduu "Volkan" gazetesi bata olmak üzere ttihat ve Terakki karitlarinin iddetli muhalefeti ile kari kariya kalmitir. Alayli subaylardan 1400 kadarinin ordudan tasfiye edilmeleri giriimi, bunlarin "mektepli subaylara" kari harekete geçmesine yol açti. Cemiyetin asil dayanai durumundaki

Rumi takvimle miladi takvim arasindaki 13 günlük farktan ötürü, Rumi takvimdeki 31 Mart 1909 tarihinin Miladi takvimdeki karilii 13 Nisan 1909'dur.

1

"cihet-i askeriye"de ilk

çatlak da bu vesileyle kendini göstermeye baladi. Mektepli ayni zamanda

subaylarin ttihat ve Terakki Cemiyeti ile özdeletirilmesi, alaylilarin

cemiyete de düman olmalarina sebep tekil ediyordu. 6 Nisan'da ttihat ve Terakki Cemiyeti kariti olan Serbesti Gazetesinin bayazari olan Hasan Fehmi'nin öldürülmesi ve buna bali olarak ortaya çikan gelimeler sonucunda 13 Nisan 1909 günü Avci Taburlari, üniversite (Darülfünûn) örencilerinin de katilmasiyla merutiyete kari bir ayaklanma balatti. Hükümet istifa etti, kabine deiti ; mektepli subaylar ve ttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelen isimleri ya saklandi veya stanbul diina kaçmak zorunda kaldilar. Ayaklanmayi destekledii düünülen II. Abdülhamid tahttan indirildi ve yerine V. Mehmet Reat tahta geçirildi. Fakat siyasal kargaa sona erdirilerek istikrarin salanmasi bir türlü mümkün olmadi. Kisa ömürlü kabineler geldi, gitti ve sonunda ttihat ve Terakki Cemiyeti'nin karisinda 11 muhalefet partisinin birlemesiyle 1911 yilinda Hürriyet ve tilâf Firkasi dodu. ki siyasi parti arasindaki cepheleme, orduya da siçrayarak ttihatçilara kari muhalefet eden "Halaskâr Zabitan" grubunun ortaya çikmasina yol açti. Sadrazam Mahmut evket Paa bu grup tarafindan düzenlenen bir suikast sonucunda öldürüldü. Bu siyasal kariikliklar sirasinda devletin dailma süreci de bütün hiziyla devam ediyordu. Osmanli devletinin dailmasini hizlandiran iki önemli gelime üzerinde de kisaca durmak gerekmektedir. Bunlar Trablusgarp Savai ve Balkan Bozgunu'dur. TRABLUSGARP SAVAI Bosna-Hersek'in igaline en iddetli tepkiyi gösteren devletlerin bainda Rusya geliyordu. Boazlar, Rusya açisindan hayati derecede önem taimaktaydi. Zira buralarin rakip büyük güçlerden birisi tarafindan kontrol altina alinmasi bu devletin durumunu güçletirecekti. Boazlarla ilgili olan dier devletler üzerinde baski kurabilmek amaciyla Rusya, Balkanlarda iddetli bir rekabet içinde olduu Avusturya'dan baka bir devletin desteini almak üzere harekete geçerek, talya'ya yaklati. ki ülke arasinda imzalanan Racconigi Antlamasi ile Rusya ve talya, Trablusgarp ve Boazlar üzerindeki menfaatlerini karilikli olarak tanimayi taahhüt ediyorlardi. Anlamadan iki yil sonra talya, Trablusgarb'a saldirdi. Rusya ise Boazlar konusunda Osmanli Devletine baskida bulunmaya baladi. 1911 Eylülünde talya, Trablusgarb'i igal etmeye baladi. ngiltere, bu devleti büsbütün küstürerek karisina almamak için Misir yolunu Osmanli kuvvetlerine kapatinca, buraya asker sevketme imkâni da ortadan kalkmi oldu.

Genç Osmanli subaylari (Mustafa Kemal, Enver, Ali Fethi, Aziz Ali el-Misrî) kilik deitirerek gönüllü olarak Trablusgarb'a geçip, burada bulunan Osmanli ve Arap kuvvetlerini örgütleyerek, çetin bir gerilla savaina giritiler.

talyanlar, beklemedikleri bu iddetli direni karisinda airdilar. Bu sirada balayan Balkan Muharebesi talya'nin iini kolaylatirdi. 1912 Ekiminde imzalanan Ui antlamasi ile Osmanli Devleti Trablusgarb'i talya'ya terkettii gibi, Yunanlilarin göz koyduklari 12 Ada'yi da talya'nin koruyuculuuna terketti. BALKAN BOZGUNU Bulgaristan, baimsizliini kazandiktan sonra Balkanlarda aktif bir politika izlemeye balamiti. Bu ülkenin Sirbistan'la bir çatimaya girmemesi için gayret sarfeden Rusya, her iki devlet arasinda arabuluculuk yaparak Osmanli Devletine kari anlamalarini saladi. Gene ayni devletin tevikiyle 1912 ortalarinda Yunanistan ve Karada da bu anlamaya katildilar. Büyük devletlerden, yenildikleri takdirde sinirlarin deimeyecei garantisini de alan Balkanli balaiklar Ekim ayinda Osmanli Devletine kari sava açtilar. Osmanli Devleti Ordu içerisindeki siyasî çekimelerden ötürü, emir-komuta zincirinde ortaya çikan aksamalar sebebiyle hemen hemen her cephede air bir malubiyete uradi. Taraflar arasinda savai bitiren anlama 1913 Mayisinda Londra'da imzalanmitir. Bu anlamaya göre: Arnavutluk baimsizliini kazaniyor, Girit Adasi Yunanistan'a birakiliyor, Osmanli Devletinin Trakya siniri, Edirne'yi diarida birakacak ekilde Midye-Enez hatti oluyordu. Balkan Savainda ummadiklari kadar kolay bir zafer kazanan bu devletler, elde ettikleri topraklarin paylailmasinda anlamazlia düünce bu defa birbirleriyle savaa tututular. Bunun üzerine harekete geçen Osmanli Ordusu Edirne'yi kurtarmayi baardi. Balkan Savai, Türkiye'nin iç politikasi üzerinde çok derin etkiler birakmitir. O zamana kadar yayginlik kazanamayan Türkçülük güçlenmeye ve Balkanlardan gelen göçmenlerin etkisiyle Türklük uuru yerlemeye baladi. Balkan Bozgunu salt bir askeri yenilgiden öteye Türkiye'de çok derin toplumsal bir travmaya yol açmitir. "Vatan" olarak benimsenmi topraklardan Anadolu'ya akan yüzbinlerce insan yollarda salgin hastaliklardan, açlik ve sefaletten kirilmitir. TC, Balkan savaindaki yenilgi üzerine Bâbiâli Baskini'ni düzenleyerek yönetime el koydu.

II. MERUTYET DÖNEM FKR AKIMLARI II. Merutiyet dönemi her bakimdan kendisinden sonraki dönemi çok derinden etkileyen bir dönemdir. Bu dönemde ortaya çikan tecrübeler ve kazanilan yeni siyasal ya da fikri gelenekler, yapilan münakaalar, gerçekletirilmeye çaliilan reform hareketleri, cumhuriyet döneminde yapilan inkilâplara iik tutmutur. Bu akimlarin ve genel program ve hedeflerinin bilinmesi bu bakimdan faydali olacaktir. mparatorluklarin dokusu bir bakima genel ve özel vatanlardan örülüdür. Huzur ve bari bu iki doku arasindaki uyumla yakindan ilgilidir. Oysa milliyetçilik çainda bu uyumun sürdürülmesi mümkün olmamitir. Tanzimat ve islahat dönemlerinde gelien Osmanlicilik fikri ite bu uyumu salama çabasinin ideolojisidir. Hiçbir etnik ve siyasî ayrim gözetmeksizin bütün Osmanli teb'asinin vatandalik baiyla birbirine balanmasi düüncesi devletin bütünlüünü koruma isteinin resmî ideolojisi olarak gelitirilmitir. Balangiçta teorik olarak hayli cazip görünen bu fikir, hayatin gerçekleri karisinda anlamsiz hale gelmekten kurtulamayacaktir. Lâkin her eye ramen, yikiliina kadar Osmanli Devletinin resmî politikasi olmaya devam etmitir. Ancak Merutiyet devrinin hayli renkli ve hareketli ortaminda resmi ideoloji diinda ülkenin kurtuluu için ortaya atilan reçeteler ve gelien fikir hareketleri içinde Baticilik, slâmcilik ve Türkçülük fikirleri "ana akimlar" olarak ön plana çikmaktadir. Elbette dönemin fikrî ve siyasî akimlari bu üç düünceden ibaret deildir, fakat hemen hemen her akim, bu üç temel fikir hareketinden az ya da çok etkilenmitir. Osmanli islahatlarinin Tanzimat döneminde hiz kazanmasiyla birlikte, bati fikirlerinin de Osmanli aydinlarini etkiledii üzerinde durmutuk. Esasinda modernleme konusunda dönemin fikir akimlari arasinda az-çok bir mutabakat vardir. Fakat bunun derecesi konusunda münakaalar yürütülmektedir. Genel çizgileri itibariyla dönemin fikir akimlarini aaidaki kategorilerde deerlendirebiliriz. Baticilik Baticilar, bati medeniyetini bir bütün olarak görmekte ve medeni olabilmek için bütün bu deerlerin benimsenmesi gerektiini savunmaktadirlar. çtihad, leri gibi gazete ve mecmualar etrafinda toplanmilardir. Abdullah Cevdet, Celal Nuri, Kiliçzade Hakki taninmi temsilcileri olarak kabul edilebilir. Bu hareketin öncülerinden Abdullah Cevdet'in çikardii çtihad Mecmuasi'nda yayinlanan ve Kiliçzade Hakki'nin kaleme aldii "Pek Uyanik Bir Uyku" balikli iki yazida baticilarin bütün hedefleri özetlenmitir. Bu makalede özetle unlar siralanmitir: * Fes kâmilen defedilip yeni bir serpu kabul olunacaktir.

* Mevcut kuma fabrikalari geniletilecek ve yenileri de açilacaktir. Yerli mallarinin kullanilmasi tevik edilecektir. * Kadinlar diledikleri tarzda giyinecekler, yalniz israf etmeyeceklerdir. Polisler ve softalarla, arabaci makulesi kimseler kadinlarin giyimlerine asla müdahale etmeyeceklerdir. eyhülislâm Efendiler de çaraflara dair beyannameler yazmayacak ve imza etmeyeceklerdir. Polisler, kadinlarin iine ancak münasebetsiz ve genel ahlâka dair meselelerde müdahale edebilecekler ve bu vazifelerini de büyük bir nezâketle yerine getireceklerdir. Kadinlar vatanin en büyük velinimeti sayilarak kendilerine erkekler tarafindan hürmet ve riayet gösterilecektir. * Kadinlar ve genç kizlar, Müslüman Bonak ve Çerkezlerde olduu gibi, erkekten kaçmayacaklardir. Her erkek, kendi gözüyle gördüü, tetkik ettii, beendii ve seçtii kizla evlenecektir. Görücülük adetine nihayet verilecektir. * Kizlar için dier mekteplerden baka bir de Tibbiye Mektebi açilacaktir. * Birer tembellik yuvasi olan bütün tekkeler ve zaviyeler ilga olunacak, varidat ve tahsisatlari kesilip, Maarif bütçesine ilâve edilecektir. * Bütün medreseler kapatilacaktir. * Sarik sarmak ve cübbe giymek sadece yüksek alimlere mahsus hale getirilecektir. * Evliyaya nezirler yasak edilecek, bu gibi teberrular Donanma ve Müdafaayi Milliye Cemiyetleri kasalarina girecektir. * Arazi ve Evkaf kanunlarindan balanarak bütün kanunlar islah edilecektir. * er'i mahkemeler kaldirilacak ve Nizami mahkemeler islah edilecektir. * Mecelle kaldirilacak veya en azindan o derece deiecektir. * Mevcut Osmanli Elifbasi atilarak yerine Lâtin harfleri kabul edilecektir. * Avrupa Medeni Kanunu kabul edilerek bugünkü evlenme-boanma artlari tamamiyle deitirilecektir. Birden fazla kadinla evlenmek ve bir sözle kari boamak usulleri kalkacaktir. Esas metne bali kalinarak özetlenen bu düüncelere eklenebilecek sistemli baka eyler olduu pek söylenemez. Bu düünceler dönemin aydinlari arasinda yapilan münakaalarin esasini oluturmaktadir. Dikkat edilecek husus, özellikle slamcilarla baticilar arasindaki münakaalarda, birincilein sürekli savunma halinde bulunmalaridir ki, bu husus günümüzde bile pek fazla deimemitir. Türkçülük

Esasinda, Türkçüleri; Tanzimat'la birlikte gelien fikir hayatimizda ortaya çikan yenilikçi muhafazakâr çatimasinda telifçi, yani uzlamaci bir noktaya koymak gerekmektedir. Çünkü; vatan, dil ve kültür kavramlarina dayanan milliyetçiliin bizatihî kendisi, 19. yüzyil sonlarinda gelien bati kökenli bir harekettir. Ali Suavi, Mahmut Celaleddin Paa ve Gaspirali smail Bey'i öncüleri arasinda sayabileceimiz Türkçüler düüncelerini daha çok dil, kültür ve ekonomi meseleleri üzerinde younlatirmilardir. Türkçülerin programlarini da Milli Tetebbular, Halk'a Doru ve Türk Yurdu mecmualarindan ve hayli geni yayinlardan derlemek mümkündür. Bu program u ekilde özetlenebilir: Büyük Türk Birlii: Dilleri, irklari, adetleri hatta çounun dinleri bir olan bütün Türklerin birlemesi. Osmanli Devleti bu camia içinde merkezî bir yer igal edecektir. Gaspirali smail Bey bunu "Dil'de, fikir'de, i'de birlik" iariyla ifade etmektedir. Türk Tarihi ve Kültürü: Türk tarihi Osmanli Devletinin kuruluu ile balamaz. Ondan evvel de büyük bir Türk mazisi ve medeniyeti vardir. Türk milletinin Osmanlilardan evvel balayan tarihini, ahlâk ve adetlerini, lisan ve edebiyatlarini, iktisadi durumlarini aratirmak arttir. Türk Dili: Türk dili, Arap ve Acem dillerinin tesirinden kurtarilacaktir. stanbul Türkçesi ortak yazi ve konuma dili haline getirilmelidir. simler konulurken Türkçe adlarin yayginlatirilmasina önem verilmelidir. Ziya Gökalp bunu Türklemek, slamlamak, Muasirlamak eklinde formüle etmitir. Millî ktisat: Yoksulluktan ve yabanci baskisindan kurtulmanin yolu, millî istihsali (üretimi) artirmanin çarelerini bulmak ve Türk iktisadî hayatini yabanci maliyecilerin pençesinden kurtarmaktir. Millî Edebiyat: Halk dilinin ve folklorünün aratirilmasi, millî vezin olan hece vezninin kullanilmasi ve halka inilmesi. slâmcilik slamcilik hareketinin iki temel çizgisini olan ihyacilik ve selefiyecilik oluturur. Bunlardan hyacilik din'in asr-i saadette, peygamberimizin hayatta olduu dönemdeki haliyle yaanmasi gerektiini savunmaktadir. Buna karilik Selefiyecilik ise din'in kurallari deimemekle beraber yeni içtihatlarin yapilabilecei ve Müslüman hayatinin yeni artlara göre tanzim edilebilecei görüünü benimsemektedir. Bu iki ana gruba mensup olan aydinlar Sirat-i Müstakim, Sebilürreat gibi dergiler etrafinda toplanmilardir. Bunlarin düünce ve tekliflerini de aaidaki ekilde özetleyebiliriz:

Büyük slâm Birlii: Din, cemiyetin temel direidir ve dinle millet birdir. slâm dinine mensup insanlar, Hilâfet etrafinda dil farki gözetmeksizin bir tek millet olutururlar. slâm Terakkiye Mâni Deildir: slâm dini insanliin ön plana çikardii bütün deerlere, demokrasi, hürriyet, eitlik, kardelik vb. sahiptir. Müslümanlarin geçmite kurduu yüksek medeniyet bunun göstergesidir. Dolayisiyla, gelimeye mani olan din veya dini deerler deil, fakat dinin deerlerine göre hareket etmeyen Müslümanlardir. Çadalama: Batinin ilim ve tekniini, sanayiini almaya mecburuz. Fakat, Avrupalilarin bütün adetlerini, ahlâkini ve hayat tarzini kabul edemeyiz. Kadin Haklari: eriat, yani dinin koyduu kurallar, kadinin kendisine mahrem olmayan erkeklerden kaçmasini emreder. Tesettür arttir. Fakat bu, kadina hiçbir meru hakkini kaybettirmez. Kadin da malini erkek gibi istedii ekilde kullanabilir. Taaddüd-i Zevcat: Birkaç kadinla evlenmek tabii zaruretlerdendir. slâmdan evvel çok evlilie bir sinir konulmamiti, slâm dini çok evlilii dört ile sinirlandirmitir. slamcilar, baticilarin ileri sürdüü eylerden sadece bati ilim, teknik ve sanayiinin alinmasina taraftardirlar. II. Merutiyet döneminin fikir hayatinda, aktarilan bu akimlarin diinda kalan baka fikir akimlari da ortaya çikmilardir. Bunlarin Cumhuriyet sonrasinda ideoloji arayilarinda etkili olanlarini özetle aaidaki ekilde siralayabiliriz: Meslek-i çtimai Cereyani Prens Sabahattin'in esas temsilcisi olduu bu grup "âdem-i merkeziyetçi" (yerinden yönetimci) ve "teebbüs-ü ahsi" (bireysel giriim) taraftari bir program ortaya koymutur. Ahrar Firkasi adi altinda örgütlenmi ve daha sonra Hürriyet ve tilafa katilmitir. Sosyalizm Bu cereyanin merutiyet döneminde etkili olduu söylenemez. Herhangi bir programindan söz etmek mümkün olmamakla birlikte Halk tirakyyun Firkasi adi altinda bir örgüt kurulmutur. Firkanin adina izafeten tirakçi lakabiyla taninmi olan Hilmi Bey tarafindan temsil edilmilerdir.

OKUMA LSTES 1. Tarik Zafer Tunaya, Türkiye'nin Siyasi Hayatinda Batililama Hareketleri, stanbul, 1960. 2. ükrü Haniolu, Doktor Abdullah Cevdet ve Dönemi, stanbul, 1981.

3. Peyami Safa, Türk nkilabina Bakilar, Ankara, 1988. 4. Halil Mentee'nin Anilari, Haz: smail Arar, stanbul, 1986. 5. Ahmet Bedevi Kuran, Osmanli mparatorluunda nkilap Hareketleri ve Milli Mücadele, stanbul, 1959. 6. Mümtazer Türköne, Siyasal deoloji Olarak slamciliin Douu, stanbul, 1991.

Information

Microsoft Word - IV. Hafta, II. Mes¸rutiyet Dönemi,Trablusgarp ve Balkan Sa...

8 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

544766


You might also be interested in

BETA
NEMRUT MUSTAFA PAA DVAN-I HARB'NCE DAM EDLEN BR KUVA-YI MLLYEC: DRAMALI RIZA BEY VE MLL MÜCADELE'DEK HZMETLER
Microsoft Word - IV. Hafta, II. Mes¸rutiyet Dönemi,Trablusgarp ve Balkan Sa...
Microsoft Word - Kapak.doc
Dergi