Read untitled text version

ORYANTALZM ÜZERNE NOTLAR

Notes on Orientalism Ali ükrü ÇORUK

ÖZET Edward Said'in 1978 yilinda nerettii Oryantalizm adli eseri Sosyal Bilimlerde etkisi bugün de devam eden tartimalara yol açmitir. Said, Bati'da yapilan arkiyat çalimalarinin masum bir bilgiden ziyade Bati'nin Dou üzerindeki hegemonya arzularina hizmet ettii düüncesindedir. Bu amacin gerçekletirilmesi için tarih boyunca olumsuz bir Dou imaji ortaya konmu, ilahiyattan filolojiye, resimden güzel sanatlara kadar bu imaj tutarli ve birbirini tamamlayacak ekilde ilenmitir. Said'in eseri Türkiye'de de yankilanmi, çevrildii 1982 yilindan bu yana hakkinda pek çok neriyat yapilmitir. Ayni ekilde onun düünceleri etrafinda Türk tarihini ve aydinlarini deerlendiren çalimalar da ortaya konulmutur. Bu yazida geçmie de temas edilerek Türkiye'de Oryantalizm etrafinda yapilan tartimalarin genel bir çerçevesi çizilmeye çaliilmitir. Anahtar kelimeler: Edward Said, Oryantalizm, Dou, Bati, olumsuz Dou imaji ABSTRACT Orientalism published by Edward Said in 1978 has caused many discussions in Social Sciences that are currently effective. Edward Said believes that Oriental studies in the West serve the superiority of West on East more than bare information. In order to realize this purpose, a negative East image has been made up through the history; from the theology to the philology, from the painting to fine arts, the image mentioned here has been taken in hand and reinforced coherently and in complement. The work of Said has reverberated in Turkey, too; since 1982, the year of translation, there has been many publications about it. Moreover, by the aspect of his ideas, there have been studies on the Turkish history and intellectuals. In this paper, the studies on orientalism in Turkey is tried to be outlined generally and also by mentioning the past. Key words: Edward Said, Orientalism, East, West, negative East image

*** I Yirminci yüzyilin önemli entelektüellerinden birisi olan Edward Said 1978 yilinda nerettii Oryantalizm adli eseriyle Dou-Bati ilikilerine yeni bir yorum getirmitir. Said'e göre Bati bilgi-iktidar ilikisinden hareketle, kendini tanimlamak, sömürgeci niyetlerini hakli göstermek ve bu amacini gerçekletirmek adina hayalî bir Dou üretmitir. "Ben ve dierleri" ayrimindan hareketle dünyanin merkezine kendisini koyan Bati, Ortaça'dan

Yard. Doç. Dr., stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyati Bölümü

194

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayi: 2, Aralik 2007

itibaren Dou kültürleri, medeniyetleri ve inançlari etrafinda balattii arkiyat çalimalariyla kendi Dou'sunu oluturmu, bu çalimalar neticesinde ortaya çikan ve akla gelen bütün olumsuzluklarin yüklendii Dou imajini günlük hayattan siyasete, sosyal bilimlerden güzel sanatlara kadar hemen hemen hayatin her sahasinda kullanima sokmutur. Bu bilgiye göre Dou ile Bati arasinda her alanda derin farkliliklar söz konusudur. Bati, akli ve rasyonel düünme yetenei sayesinde insanliin en ileri aamasini temsil etmektedir. Aklini kullanma yeteneinden ve tarihten yoksun, tarihin diinda yaayan Dou'nun kendi baina bu gelimeleri gerçekletirmesi mümkün deildir. Ayrica Bati, tembellii, uyuukluu, çalima disiplininden yoksunluu, günahkârlii, cinsellie dükünlüü, zorbalii temsil eden geri kalmi gayri medeni Dou üzerinde vesayet ve tasarruf hakkina sahiptir. Özellikle 19. yüzyildan sonra Bati'nin Dou üzerinde gerçekletirdii sömürge ve igal gayretleri bu vesayet ve tasarruf hakkini kendisinde görmesinin neticesindedir. Said'e göre etki alani geni "kültürel ve siyasal bir olgu" olan oryantalizm saf ve masum bir bilgi disiplini deildir ve bu yönüyle sorgulanmasi gerekir (Said, 1995: 22). Hemen belirtmeliyiz ki Edward Said Bati ile ilikiler noktasinda Osmanli, dolayisiyla Türkiye tecrübesini eserinde ele almamitir. Daha çok Orta Dou ve Hindistan üzerinde durmutur. Bu durum Said'e yöneltilen eletiriler arasindadir. Bununla birlikte Bati'nin Dou ile ilgili oluturduu imaj yelpazesinde Türkiye'nin yeri dier ülkelerden farkli deildir. Dolayisiyla oryantalizm bizi direkt ele almasa da dolayli yoldan ilgilendirmektedir. Çünkü Bati'dan Dou'ya seyahatin sembollerinden birisi olan Orient Ekspresin son durai stanbul'dur. Özellikle 19. yüzyildan sonra oluturulmu edebî ve siyasî metinlerde, oryantalist resim örneklerinde ortaya konulan Türk imaji ile Doulu imaji birbirinin aynidir. Bati basinindaki kimi örneklere bakarak bu imajin yer yer bugün de varliini devam ettirdiini gözlemlemek mümkündür. Edward Said'in Bati'daki arkiyat çalimalarini yukarida çizdiimiz çerçevede Bati'nin Dou üzerindeki hegemonyasina hizmet etmekle suçlamasi derin tartimalara sebep olmutur. Bu tartimalar günümüzde de devam etmektedir. Gerçi Bati'da gerçekletirilen arkiyat çalimalarina ve Dou ile ilgili yazilan eserlere Doulu fikir adamlari ve aydinlarin eskiden beri mesafeli yaklatiklarini ve eletirel baktiklarini biliyoruz. Balangiçtan itibaren Bati'da özellikle slamiyet etrafinda yapilan çalimalar çou kere eletirilmi, bu eserler hakkinda reddiyeler yazilmitir. Ayni mesafeli tutum oryantalizmin kurumsallatii ve akademik bir disiplin haline geldii 19. yüzyildan sonra da devam etmitir. Bu minvalde Avrupa'da çikan slam ve Türkiye aleyhindeki neriyat için Namik Kemal'in yazdii "Avrupa arki Bilmez" (bret, nr 7, 22 Haziran 1872) makalesi ve Fransiz düünür Ernest Renan'in "slam ve Bilim" balikli konferans metninde savunduu "slamiyet terakkiye mânidir" mealindeki düüncesini reddetmek için 1884

A.. Çoruk/ Oryantalizm Üzerine Notlar

195

yilinda kaleme aldii Renan Müdafaanamesi örnek gösterilebilir. Ayni savunma refleksini misyoner propagandalarina kari koymak maksadiyla Müdafaa'larini (c. I-III, 1883, 1885) kaleme alan Ahmet Midhat Efendi'de de görüyoruz. Ülkemizde Bati etkisinde gerçekletirilmeye çaliilan yeniliklerin yaninda yer alan bir kisim aydinimiz ayni ekilde Bati'nin ilim adi altinda kültürümüze ve medeniyetimize yaptii haksiz saldirilarin karisina çikmitir. Bu tutum daha sonraki dönemlerde de kendisini gösterecektir. II Batida oluturulan Dou bilgisinin yani oryantalizmin bir tarafiyla sömürgecilikle balantisina temas eden ilk düünür Edward Said deildir. Bizim fikir hayatimiza baktiimizda daha 1940 yilinda, Said'den 48 yil önce Adnan Adivar tarafindan farkli bir zeminde seslendirildiini görüyoruz. Adnan Adivar yayin komisyonu bakani olduu slam Ansiklopedisi'nin Türkçe baskisinin birinci cildine yazdii "mukaddime"de Bati'da slam ve Dou etrafinda yapilmi çalimalari takdirle karilamakla beraber "Son asirlarda (19-20. yüzyil) teessüs eden müstemlekecilik hareketinin oryantalizmin terakkisinde dahli olduunu kabul etmek zarurîdir" diyerek bu tarz çalimalarin ilerlemesinde ve akademik bir disiplin hâlini almasinda Bati'nin sömürge siyasetinin etkisine vurgu yapar. Avrupa'da kurulan çeitli oryantalist kurumlarin ve enstitülerin özellikle diilerinde istihdam edilen memurlarin yetimesindeki fonksiyonlarina iaret eden Adnan Adivar, sömürgecilik-oryantalizm arasinda kurduu ilikide özellikle nicelik açisindan bir olumlamada bulunmakla beraber, arkiyatçilik sahasinda ortaya konmu bütün eserlerin ilmî sayilamayacai ve tek bir kategoride deerlendirilemeyecei görüündedir. Kisa bir oryantalizm tarihi olarak nitelendirilebilecek bu mukaddimede Adnan Adivar "Müstemleke ve hariciye hizmetleri için bu müessesattan yetienler ile, sirf akademik meslek, yani dorudan doruya ilim için yetienlerin ayirt edilmesi lazimdir. Sirf ilim için çalian oryantalistlerde misyonerlik, müstemlekecilik ve diplomatlik gibi bir fayda kasdi tevehhüm etmek haksizlik olur" diyerek, dinî propaganda, siyaset ve sömürge amaçli oryantalist çalimalarla herkesin kabul edebilecei ilmî çalimalarin birbirinden ayri tutulmasini önerir. Adnan Adivar bu mesafeli tutumdan dolayidir ki Leiden baskisi esas alinarak hazirlanan slam Ansiklopedisi'nin Türkçe baskisinda bazi maddelerin islah ve ikmal edilecei, yanli kanaat ve hükümlerin tashih edileceini ilave eder. Yani bir anlamda Ansiklopedinin yeniden yazilacaini söyler. (Adivar, 1940: I-XXI) Oryantalizmin 19. yüzyilda gerçekleen sanayi inkilâbi ve sömürgecilik siyaseti ile hiz kazandiina iaret eden bir baka düünce adamimiz Fuat Köprülü olmutur. Türk Diileri Bakani sifatiyla 15-22 Eylül 1951 tarihlerinde stanbul'da toplanan XXII. Beynelmilel Müsterikler

196

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayi: 2, Aralik 2007

Kongresinin açili konumasini yapan Fuat Köprülü "Geçen asirda Avrupa'nin sanayi kapitalizmi ve müstemlekecilik siyaseti sayesinde büyük bir inkiaf göster(en)" oryantalist çalimalarin mahiyeti üzerinde -belki diplomatik konumu itibariyle- durmamayi tercih eder. Bununla birlikte oryantalizmin gelecei ile ilgili yaptii deerlendirmelerde, bu bilim sahasinin geçmiiyle ilgili eksikliklerine iaret eder. Köprülü'ye göre oryantalizm üphesiz geçmite Dou ile ilgili bilginin ve müspet düüncenin geliiminde büyük rol oynamitir. Ancak kinci Dünya Savai'nin bitmesiyle beraber dünya yeni bir döneme girmektedir. Esir milletlerin istiklallerini kazanmasiyla beraber "Avrupa'ya münhasir kapali bir anlayitan" çikip bütün dünyayi kucaklayan ve içine alan yeni bir anlayia ihtiyaç vardir. nsanlia hizmet edecek bu anlayii tesis etmek ve yayginlatirmak vazifesi bu amaçlar dorultusunda ortak hareket eden bilim adamlarina dümektedir. "Hakikati aramak için hep beraber çalian muhtelif milletlere mensup ilim adamlari insanliin müterek mali olan manevî kiymetlerin müdafaasinda ve milletler arasinda karilikli tesanüt, anlayi ve sevgi zaruretini telkin eylemek hususunda" insanlia rehber olmak durumundadirlar. Bilim böyle bir anlayia hizmet ettii oranda deerlidir. (Köprülü, 1954: 39-42) III Oryantalizm, arkiyatçilik, müsterik kelimelerinin slâm ansiklopedilerindeki durumuna baktiimizda ilginç bir sonuçla karilaiyoruz. slam Ansiklopedisi'nin gerek Leiden nüshasi gerekse bu nüshadan hareketle hazirlanan Türkçe baskisinda oryantalizm, arkiyat, müsterik maddeleri yer almamaktadir. "Acaba bu kavramlarin slam ülkelerinde genellikle olumsuz çariimlarla anilmasinin bunda bir rolü var midir?" diye insan sormadan edemiyor. Diyanet leri Bakanlii tarafindan hazirlanan slam Ansiklopedisi'nde ise "müsterik" maddesi ise ayni manaya gelmeyen "oryantalizm" maddesine gönderme yapmaktadir (DA, 2006: 147). Oryantalizm maddesi de yakin zamanda çikan 33. ciltte geni bir ekilde yer almaktadir. (Bulut, 2007: 428-436) Maddeyi okuduumuzda Bati'da ortaya çikan ve daha sonra bizde tesis edilen bu bilgi alanina gösterilen geleneksel mesafeli tutumun devam ettiini görüyoruz. Ayni ekilde oryantalizm kelimesinin olumsuz çariimlara sahip olmasi Batili oryantalistleri de etkilemi, oryantalizm adiyla anilan ve geleneksel hale gelen uluslararasi kongrenin isminde deiiklie gidilmitir. lki 1873 yilinda düzenlenen kongrenin adi 100. yilinda yani 1973'te Uluslararasi Asya ve Kuzey Afrika Çalimalari Kongresi (ICANAS) olarak deitirilmitir (Bulut, 2006: 1). Bilindii gibi bu kongrenin otuz sekizincisi 10-15 Eylül 2007 tarihlerinde Ankara'da gerçekletirilmitir.

A.. Çoruk/ Oryantalizm Üzerine Notlar

197

IV Tespit edebildiimiz kadariyla Edward Said'in Oryantalizm adli eseri hakkinda Türkiye'de ilk önemli deerlendirmeyi yapan Cemil Meriç olmutur. Cemil Meriç eserin Türkçe tercümesi yapilmadan bir yil önce 1981 yilinda Boaziçi Üniversitesinde verdii bir konferansta eserden ve Edward Said'ten kisaca bahsetmi (Meriç, 1993: 345-348), aaida görülecei üzere asil deerlendirmelerini eser çiktiktan sonra yapmitir. Eser 1982 yilinda ayni adla Nezih Uzel tarafindan Fransizca baskisindan Türkçeye çevrilip Pinar Yayinlari arasinda neredilmitir. Eser "Oryantalizm" baliina ek olarak orijinalinde bulunmayan, ancak muhtevaya uygun bir alt balikla "Sömürgeciliin Keif Kolu" alt baliiyla piyasaya çikmitir. Bu alt baliin sahibi Cemil Meriç'tir. Eser hakkinda Türk Edebiyati dergisinin Aralik 1982 sayisinda "Bir Çikmazda Dolairken" baliiyla bir tanitim yazisi kaleme alan Cemil Meriç, Bati'da ortaya konmu oryantalist çalimalarin bütünüyle reddedilemeyeceini ve art niyetli görülemeyeceini ifade etmekle beraber Edward Said'in oryantalizm hakkindaki düüncelerini onaylar. Cemil Meriç'e göre Said bu eseriyle Bati'nin maddî ve manevî tahakkümü altinda susan, susmaya mahkûm edilmi Dou'nun duygularina tercüman olmutur: "Said'in kitabi dokunulmaz birer hakikat diye yutturulan hain ve sinsi yalanlari bir bir deviriyor. Düünceye çairan bir düünce kitabi, aydinlik, öretici... Uyuuk zekâlari tokatlayarak uyandirmaya çaliiyor. Susan milyonlarin müdafaanamesi... Oryantalizm bomba kitap, yikiyor ve aydinlatiyor... Okuyacak ve çok defa kendi kendinize kizacaksiniz. Düman hepimizin ortak dümani: Yalanci Avrupa ve uursuz Ortadou insani. Oryantalizm, üzerinde çok konuulan bir kitap, daha dorusu, konuulmasi lazim gelen. Filistinli bir Arap üçüncü dünya'nin ne korkunç bir gaflet içinde bocaladiini sergiliyor; alarini dünya üniversitelerine ve basinina geren bütün bir uzmanlar güruhunun karisina "sizi yalancilar" diye çikiyor." Yazisinin devaminda sosyal bilimler alaninda uluslararasi arenada adimizin bile geçmemesine üzülen ve Oryantalizm benzeri kitaplarin altinda neden bir Türk'ün imzasi yok diye soran Cemil Meriç 1960'larda böyle bir kitap yazmayi çok istediini ifade eder. Ancak Said'in eserini gördükten sonra bu iin üstesinden gelemeyeceini kabul eden Cemil Meriç, Türk aydininin bugün yayabilecei en önemli iin Said ve onun gibi yazarlarin eserlerini Türkçeye çevirip yorumlamak olduunu söyler (Meriç, 1982: 3740). Ömrünü Dou-Bati ilikilerinin mahiyetini anlamaya ve sorgulamaya adami, bu ilikiler ai içinde Türk aydininin konumunu sorgulamakla geçirmi ve sahasinda otorite kabul edilmi bir fikir adaminin, Cemil Meriç'in yukarida bir kismini verdiimiz deerlendirmelerinin Oryantalizmin Türkiye okumalarinda belirleyici bir rol oynadiini söyleyebiliriz. Özellikle Oryantalizm kitabiyla ilgili gazete ve dergilerde

198

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayi: 2, Aralik 2007

çikan popüler nitelikli yazilarda Cemil Meriç'in yukaridaki baki açisinin ve üslubunun izlerini görmek mümkündür. Onun görülerinin bu manada bir örnek tekil ettiini söyleyebiliriz. Türk kamuoyunda büyük ilgi gören Oryantalizm'in ikinci baskisi yine Pinar Yayinevi tarafindan bu sefer Selahattin Ayaz çevirisiyle 1989 yilinda okuyucuya sunulur. Bu arada Edward Said'in Oryantalizm'in tamamlayicisi olan eserlerinin de Türkçe çevirileri yapilmaya balanir. Bu çerçevede 1984 yilinda Said'in Covering Islam adli eseri Haberlerin Ainda slam adiyla Alev Alatli tarafindan Türkçeye çevrilerek yine ayni yayinevi tarafindan neredilir. 1993 yilinda ise Kültür ve Emperyalizm dilimize kazandirilir. 1995 yilinda ise eserin Said tarafindan gözden geçirilerek gerçekletirilen ikinci baskisi ayni yil Berna Ünler Türkçeye çevrilir ve Metis Yayinlari arasinda orijinaline uygun olarak arkiyatçilik: Batinin ark Anlayilari adiyla çikar. V Oryantalizm'in 1982 yilinda Türkçeye çevrilmesinden sonra Türkiye'de ilahiyattan sanat tarihine kadar oryantalizm balii altinda yayin faaliyetinin arttiina ahit oluruz. Bu noktada fikir vermek amaciyla "oryantalizm", "oryantalist", "müsterik" ve "arkiyatçilik" kelimeleri etrafinda Millî Kütüphane ve SAM kütüphanesi kataloglarinda yaptiimiz aratirmanin sonuçlari Edward Said'in eserinin oryantalizm alaninda yapilan Türkçe neriyata etkilerini göstermesi bakimindan önemlidir. 1982 yilindan önce bu alanda ilahiyat içerikli Türkçe 3 adet kitap yayinlanmiken adi geçen tarihten bugüne kadar 45 adet kitabin neredildiini görüyoruz. Bu kitaplardan 22'si Türk yazarlar ve aratirmacilar tarafindan yazilmi telif eserlerdir. Aaida görülecei gibi bazilarina kisaca temas edeceimiz bu eserlerden ayri ayri söz etmek kukusuz bu yazinin sinirlari içinde mümkün deildir. Ancak ortaya çikan rakamlar konunun Türkiye'deki yankilarini göstermesi bakimindan önemlidir. Yapilan neriyatin 11 Eylül hadisesi sonrasinda artmasi ise dikkat çekicidir. 2001 yilindan bu yana yayinlanan tercüme ve telif eserlerin sayisi 24 yani toplamin yarisindan fazladir. 11 Eylül hadisesiyle birlikte yeniden düünülmeye balanan Dou-Bati ilikileri oryantalizm balaminda da ele alinmi ve bu alanda Türkçe neriyat artmitir. 1982 yilindan bu yana gazete ve mecmualarda çikan yazilarin haliyle kitaplardan daha fazla bir sayiya ulaacai ise tabiîdir. Neriyat alaninda özellikle Ankara'da çikmakta olan Dou-Bati dergisinin ve ayni adli yayinevinin ayricalikli bir yere sahip olduunu vurgulamak gerekiyor. VI Türkiye'de 1990'lara kadar daha çok ilahiyat içeriiyle sa ve muhafazakâr çevrelerde çounlukla popüler bir zeminde gerçekletirilen oryantalizm üzerinde düünme faaliyeti 1990'li yillardan sonra sosyal

A.. Çoruk/ Oryantalizm Üzerine Notlar

199

bilimlerin her alanina ve toplumun bütün kesimlerine yayilmi, ayrica akademik sahaya da intikal etmitir. Bunda Samuel Huntington'un, DouBati ilikilerinin gelecekte din farkliliindan kaynaklanan bir mücadele zemininde seyredecei hakkindaki görülerini içeren ve 1993 yilinda neredilen "Medeniyetler Çatimasi" adli makalesinin ve 11 Eylül hadisesinin rolü büyüktür. Özellikle akademik sahada makale seviyesinde öne çikan bu çalimalari teorik ve uygulamali olmak üzere iki ana balik altinda deerlendirmek mümkündür. Teorik içerikli yazilarda eserin yapisi ve Said'in malzemeyi ele ali tarzi deerlendirilmi, bu konuda lehte ve aleyhte görüler ortaya konulmutur. kinci grup çalimalarda ise Said'in görüleri dorultusunda Türk modernlemesi ile siyaset ve fikir hayatimiz deerlendirilmeye çaliilmitir. Ayrica yine Said'in düünceleri etrafinda Dou-Bati ilikilerini inceleyen Türk yazarlarin eserlerini de ikinci gruba dahil edebiliriz. Meseleyi Edward Said'in düünceleri çerçevesinde teorik olarak tartian akademisyen ve aratirmacilar arasinda Fuat Keyman, Mahmut Mutman, Asli Çirakman, Necdet Subai, Nilgün Tutal, Ali Kemal Yildirim, Babür Turna akla gelen ilk isimlerdir. Fikir hayatimizda oryantalizm tartimalari çerçevesinde ele alinmaya balanan konulardan birisi de oksidantalizmdir. Bati dii toplumlarin oryantalizmin aksine kendi Bati'sini oluturma ve modernlii Bati'nin tekelinden kurtarip kendi modernliini tesis etme gayreti olarak düünülebilecek bu kavramin henüz bir netlie ulamadiini, tartima aamasinda olduunu söylemek durumundayiz. Bu alanda düüncelerini ortaya koyan akademisyenler ve yazarlar arasinda Alim Arli, Meltem Ahiska ve Ouz Adanir akla ilk gelen isimlerdir. Alim Arli'nin Oryantalizm Oksidantalizm ve erif Mardin (2004) adli çalimasi oryantalizm ile beraber oksidantalizmin kavramsal çerçevesinin oluturulmaya çaliildii bir eser olarak göze çarpmaktadir. Jale Parla'nin 1985 yilinda neredilen Efendilik, arkiyatçilik, Kölelik adli eserinde edebî metinlerden hareketle Bati'da olumu Dou ve Doulu imaji ortaya konulmaya çaliilmaktadir. Bu manada eser Said'in eserinin bir benzeridir. Meyda Yeenolu ("Peçeli Fanteziler: Oryantalist Söylemde Kültürel ve Cinsel Fark", Oryantalizm Hegemonya ve Kültürel Fark, Keyman/Mutman/Yeenolu, 1996) ise Doulu kadin figürünün bati zihnindeki çariimlari ve anlamlari üzerinde durmutur. Oryantalizm hakkinda yapilmi baarili çalimalardan birisi de Yücel Bulut'a aittir. Yücel Bulut'un kaleme aldii Oryantalizm'in Kisa Tarihi (2006) adli çalima bu konuda tarihî malumat elde etmek isteyenler için bavuru kaynai durumundadir. Oryantalizmin Dou düüncesinin en iyi anlailabilecei örnekler, resim sanatinda ortaya konulmutur. Meselenin resim sanati açisindan deerlendirildii bir çalima Semra Germaner ve Zeynep nankur tarafindan

200

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayi: 2, Aralik 2007

Oryantalistlerin stanbul'u (2002) adiyla yayinlanmitir. XIX. Yüzyilda Batili oryantalist ressamlar tarafindan Dou'nun ve Dou insaninin nasil resmedildiini göstermesi açisindan ilginç bir çalima olarak göze çarpmaktadir. Oryantalizm etrafinda son yillarda iki önemli toplanti düzenlenmitir. S. Ü. ve Diyanet leri Bakanlii'nin ortaklaa düzenledii "Oryantalizmi Yeniden Okumak: Bati'da slam Çalimalari" balikli sempozyum 11-12 Mayis 2002 tarihinde gerçekletirilmi, sempozyumda sunulan bildiriler Diyanet leri Bakanlii tarafindan 2003 yilinda kitaplatirilmitir. Ayni ekilde stanbul Büyükehir Belediyesi Kültür leri Müdürlüü tarafindan 9-10 Aralik 2006 tarihlerinde "Uluslararasi Oryantalizm Sempozyumu" düzenlenmi, yerli- yabanci pek çok bilim adaminin katildii sempozyumun bildirileri 2007 yilinda ayni adla kitap haline getirilmitir. VII Son yillarda Said'in düünceleri etrafinda Türk fikir hayatini ve siyaset tarihini ele alan, hatta günümüz yazarlarini bu çerçevede deerlendiren çalimalar ortaya konulduunu görüyoruz. Bilindii üzere Bati ile ilikilerimiz Tanzimat'la beraber yeni bir döneme girmitir. Tanzimat'la birlikte eskinin fetih düüncesinin yerini artik Bati dünyasinin bir parçasi olma çabasi almitir. Bati karisinda Birinci Dünya Savai ve stiklal Harbi gibi sava boyutunda mücadelelere girmi, sonuncusunu kazanip yeni bir devlet kurmu Türkiye'nin bu çabalari istikamet deitirmemitir. Günümüz politikalarinda da ayni durum söz konusudur. Balangiçtan beri karilikli baki farkliliindan hareketle Bati dünyasi ile ilikilerinde sorunlar yaami olan Türkiye'nin Batililama çabalari hâliyle kendine özgü tartimalari da beraberinde getirmitir. Tartimalarin airlik kazandii sahalarin bainda ise kültür gelmektedir. Türkiye'nin hangi kültür alanina dahil olduu, hangisine dahil olmasi gerektii, yeni bir kültür oluturma gayretleri Batililama maceramizin temel problemleri arasinda olmu, hâlâ da olmaya devam etmektedir. Özellikle Cumhuriyetin ilk yillarinda ve 1940'larda yürütülen kültür politikalarini oryantalizm problemi etrafinda yeni bir baki açisiyla deerlendiren çalimalar ortaya konulmutur. Hasan Bülent Kahraman ("çselletirilmi, Açik ve Gizli Oryantalizm ve Kemalizm", Dou Bati, nr. nr. 20, Austos-Ekim 2002, s. 153-178) bu konuda yazi yazan ve görülerini ortaya koyan akademisyenlerden birisidir. Türkiye'de oryantalizm hakkinda en fazla yazi yazanlarin bainda Hilmi Yavuz gelmektedir. Bu konuyla ilgili fikirlerini çounlukla gazete sütunlarinda dile getiren Hilmi Yavuz, iki yüz yillik Batililama maceramiz içinde aydinlarimizin kendi kültürlerine yabanci bir gözle baktiklarini, dolayisiyla oryantalist düüncenin aydinlarimiz tarafindan kabul edildiini düünür. Yavuz'a göre "Batililama, bir medeniyet projesi olarak Avrupali olmayi deil, Avrupali gibi olmayi dayatan bir proje(dir)". Oryantalizmi

A.. Çoruk/ Oryantalizm Üzerine Notlar

201

aydinlarin zihnini kuatan "vahim bir ideoloji" olarak deerlendiren Yavuz, modernlemeyle beraber Türkiye'nin Batililamadiini, aksine oryantalistletiini savunur. Kendi kültürüne ve insanina yabanci gözle bakma noktasinda eletirilerini yönelttii kiilerin bainda ise romanci Orhan Pamuk gelmektedir (Yavuz, 2002: 54). Hilmi Yavuz'un oryantalizm üzerinde yazdii yazilar meselenin gündemde kalmasina hizmet etmekle beraber, bu yazilarda yazarin konuyu yüzeysel planda ele aldiini, kolay genellemelere gittiini görüyoruz. Bu ise böylesine çetrefil bir meselenin anlailmasinda okuyucuyu kolaycilik hissine sevk etme ihtimalini arttirmaktadir. Özellikle kültürel açidan Bati'yla ilgilenen son dönem aydinlarimizin büyük bölümü hakkinda yaptii genellemeler zaman zaman eletiriye uramitir (Akay, 1996: 15) Kendi kültürünü ve insanini aailayan, hor gören oryantalist yerli aydin örnei olarak sunulan yazarlardan birisi de Radikal gazetesi köe yazari Mine G. Kirikkanat'tir. Asena Günal, Kirikkanat'in yazilarindan hareketle ortaya koyduu çalimasinda, Fransiz kültürüne sahip olmakla övünen ve "Dou'ya dair ne varsa nefret eden" yazarin bu tavriyla Avrupamerkezci oryantalist söylemin taiyiciliini üstlendiini düünür (Günal, 2001: 67). VIII Edward Said'in fikir hayatimizda büyük oranda kabul gören oryantalizm düüncesi yer yer eletirilere de konu olmaktadir. Bu konuda Türkiye'de Edward Said'i eletirenlerin bainda erif Mardin gelmektedir. erif Mardin Bati'nin Dou hakkindaki düünce ve telakkilerinin konjonktürel olduunu, tarihin bütün dönemleri kapsamadiini belirterek bu konuda Said'in "cimbizla seçtii eserler" dorultusunda genellemelere gittiini öne sürer ve bu tavrindan dolayi Edward Said'i eletirir (Mardin, 2002: 115). Bati'daki Dou düüncesinin geliimini ve deiimini Osmanli örneinden hareketle ele alan Asli Çirakman ise özellikle 16 ve 17. yüzyillarda bazi Batili seyyahlarin Osmanli hakkinda olumlu düünceler beslediini, 18. yüzyildan sonra ise olumsuz düüncelerin arttiini öne sürer. Said'i bu noktada genelleme yapmakla ve bütünü görmemekle eletiren Çirakman'a göre sirf bu nedenle "Oryantalizm'i tarih airi, sürekli ve tutarli bir söylem olarak kavramsallatirmak' mümkün deildir (Çirakman, 2002: 190). IX Yahya Kemal'in hayatinda onun ahsiyetinin ekillenmesinde büyük rolü olduunu düündüümüz bir anekdot vardir: 1903 yilinda devrin gençleri arasinda yaygin olan bir temayülün neticesinde Paris'e kaçan Yahya Kemal balangiçta her bakimdan bir arayi içindedir. Paris'te bulunduu müddet zarfinda siyasetten çok iir ve edebiyatla ilgilenen air, Fransiz airi Mallarme'nin bir tavsiyesi iiinda kendi kültürünü ve iirini tanima firsati bulur. Mallarme iire yeni balayacak Fransiz gençlerine Verlaine'nin

202

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayi: 2, Aralik 2007

XVIII. Asir Fransiz Saray hayatini anlattii iir kitabi olan Fetes Galantes'i okumalarini tavsiye etmitir. Bu tavsiyeyi duyan Yahya Kemal, Verlaine'nin eseri yerine bizim hayatimizi anlatmi olan Divan iirine yönelir. Ancak bu konuda bilgisi azdir. Çünkü ülkesinde Tanzimat'tan sonra divan iiri gündemden dümü, edebiyatta Bati tarzinda yeni eilimler ortaya çikmitir. Bati etkisindeki eilimlerin airi boyutlara vardii Servet-i Fünun döneminde Avrupa'ya kaçan Yahya Kemal'in iir heveslisi bir genç olarak ülkesinde Divan edebiyatini örenme imkâni yoktur. Mallarme'nin tavsiyesinden hareketle Divan iirini örenmeye koyulan Yahya Kemal Arapça ve Farsçasini ilerletmek için Paris'teki oryantalist çalimalarin merkezi durumunda olan ve Langles tarafindan kurulmakla beraber en parlak dönemini Sacy zamaninda yaayan ark Dilleri Mektebine (Bulut, 2006: 103) devam eder. Divan iirini okuyup anlamaya çaliir. Zira oryantalist çalimalarda kullanilmak üzere Dou'ya ait pek çok eser -bunlar arasinda Türkçe divanlar da vardir- Paris'te toplanmitir. "Kader bana Türk iirini ve onun klasiklerini örenme firsatini Fransa'da vermiti" (Banarli, 1960: 99) diyen Yahya Kemal, Paris'te edindii bilgi ve tecrübe iiinda bugün bile salamliindan hiçbir ey kaybetmeyen, hepsinden önemlisi bizi ifade eden iirler yazmitir. htimallerden hareket edecek olursak Paris'teki ark Dilleri Mektebi olmasaydi belki de Yahya Kemal gibi bir airimiz olmayacakti yahut airimiz iirini farkli bir zeminde oluturacakti. Ancak devrinde pek çok yazar ve airde gördüümüz gibi kendi deerlerimizden uzak, Bati taklidi eserler ortaya koymayan, Bati'da örendiklerinin iiinda kendi iirini oluturan o bile günümüzde oryantalistlik suçlamasindan kurtulamami, kendi kültürüne ve insanina uzaktan baktii, oryantalist gibi davrandii öne sürülmütür (Ayvazolu, 1999: 41; Mignon, 2004: 289). Yahya Kemal örneinden hareketle Türkiye'de oryantalizm tartimalarinin çou zaman salam bir zeminde gerçekletiini söylemek mümkün deildir. Oryantalizm tartimalarinda resmin bütününü görmeden zayif veriler çerçevesinde kolayca bir "öteki" yaratma çabasi söz konusudur. Bir defa tartimadan önce ölçülerin ortaya konmasi lâzimdir. Oryantalistliin yahut bunun karisinda yer alan yerliliin ölçüsü nedir? Bu ölçüyü kim koyacaktir? Kendi hayatimizla ilgili bütün eletiriler oryantalizm kaynakli midir? Oryantalist eletiri bütünüyle göz ardi edilebilir mi? Bati'nin iyilik ve kötülük ölçüsü nedir? Tarih boyunca Bati'nin bize bakii ile bizim Bati'ya bakiimiz arasindaki ortak noktalar ve farklar nelerdir? Said'in görüleri konuyu aydinlatmada ve tavir belirlemede ne derecede önemlidir? vb. sorularin cevaplarini bulmadan, her eyden önemlisi sorulari ortaya koymadan çözüme ulamak mümkün gözükmemektedir. Oryantalizm hakli olarak daha uzun bir süre fikir dünyamizi megul edecek bir problem olarak önümüzde durmaktadir. Ancak oryantalizm etrafinda yapilacak olan bu tartimalarin popülaritenin çekiciliine kapilmadan "saduyu" çerçevesinde gerçekletirilmesi zorunluluu da ayni derecede önemlidir.

A.. Çoruk/ Oryantalizm Üzerine Notlar

203

KAYNAKLAR

ADIVAR, Adnan. (1940), Mukaddime, MEB slâm Ansiklopedisi, c. I, 1940, ss. IXXI. AKAY, Hasan. (1996), "Oryantalist Baki Açisi, Postmodernizm ve Türk Aydinlari", Bir, nr. 5, ss. 7-25. AYVAZOLU, Beir. (1999), Yahya Kemal-Eve Dönen Adam, III. Baski, Ötüken Yayinlari, stanbul. BANARLI, Nihad Sami. (1960), Yahya Kemal'in Hatiralari, stanbul Fetih Cemiyeti Yayinlari, stanbul BULUT, Yücel. (2006), Oryantalizmin Kisa Tarihi, II. Baski, Küre Yayinlari, stanbul. Oryantalizm. (2007), DA, c. XXXIII, 2007, ss. 428-436. ÇIRAKMAN, Asli. (2002), "Oryantalizmin Varsayimsa Temelleri: Fikri Sabit mgelem ve Düünce Tarihi", Dou-Bati, nr. 20, Austos-Ekim 2002, ss. 181197. GÜNAL, Asena. (2001), "Mine G. Kirikkanat ve Beyaz Türk Oryantalizmi", Birikim, nr, 144, ss. 67-73. KÖPRÜLÜ, M. Fuat. (1954), XXII. Müsterikler Kongresinin Açi Nutku, slâm Tetkikleri Enstitüsü Dergisi, c. I, Cüz 1-4, 1954, ss. 39-42. MARDN, erif. (2002), "Oryantalizmin Hasiralti Ettii", Dou-Bati, nr. 20, Austos-Ekim 2002, ss. 111-115. MERÇ, Cemil. (1993), Oryantalizm, Sosyoloji Notlari, letiim Yayinlari, stanbul, ss. 345-349. MERÇ, Cemil. (1982), "Bir Çikmazda Dolairken", Türk Edebiyati, Aralik 1982, ss. 37-40. MGNON, Laurent. (2004), Kimin Gökkubesi, Edebiyat Sosyolojisi ncelemeleri (Ed. Köksal Alver), Hece Yayinlari, Ankara. SAD, Edward. (2004), Oryantalizm, Bati'nin ark Anlayilari, IV. Baski, (Çev. Berna Ünler), Metis Yayinlari, stanbul. YAVUZ , Hilmi. (2002), "Oryantalizm Üzerine Bir Giri Denemesi", Marife, yil 2, sayi 3, ki 2002, ss. 53-63. www.isam.org.tr/kütüphane www.mkutup.gov.tr/katalog

204

Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayi: 2, Aralik 2007

Information

untitled

12 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

444501