Read Ehlibeyt__12_imamlar_ve_Hz._Ali.pdf text version

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi KAPTAN

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali Remzi KAPTAN

2

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bu çalima, Remzi Kaptanin çesitli zamanlarda yazdii yazilardan ve yaptii sohbetlerden derlenmitir.

3

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Remzi Kaptan, 1976 yilinda K. Mara'ta dünyaya geldi. Bir çok Marali Alevi gibi çocukluu Mara olaylarinin air etkisi altinda geçti. Remzi Kaptan, kiilik bilincine ulatiktan sonra tercihini Alevilik yoluna hizmetten yana yapti. Bu tercihin gerei olarak Alevilik yoluna hizmetini sürdürmeye devam ediyor. letiim için: [email protected]

4

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

çindekiler

1. Ehlibeyt ne anlama geliyor ve kimlerden oluuyor? 2. Alevilerin inandiklari, balandiklari Hz. Muhammed hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Ne zaman nerede domutur, ne tür zorluklarla mücadele etti, Ona ilk inanlar kimlerdi? Hz. Ali ve Ehlibeyt için neler söyledi? 3. Hz. Alinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 4. Hz. Fatmanin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 5. mam Hüseyin kimdir? Ne zaman nerede domutur? mam Hüseyin neyin sembolüdür? mam Hüseyinin Kerbeladaki tavrini nasil algilamak gerekiyor?

5

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

6. mam Hasanin hayati hakkinda biraz bilgi verebilirmisiniz? 7. 12 mamlar kimlerdir? Aleviler için ne anlama geliyorlar? 8. Hz. Muhammed Nurdur 9. mam Zeynel Abidinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 10. mam Muhammed Bakirin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 11. mam Caferi Sadikin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 12. mam Musa Kazimin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 13. mam Ali Rizanin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 14. mam Muhammed Takinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 15. mam Ali Nakinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz?

6

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

16. mam Hasan Askerinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 17. mam Muhammed Mehdinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? 18. Hz. Zeynep kimdir, ne zaman nerede domutur? Kerbela da ve Kerbela sonrasi nasil bir tutum almitir? Zeynep adi neyin sembolüdür ve ad Aleviler için ne anlama geliyor? Günümüzde ve gelecekte kadinlar Hz. Zeynepi neden örnek almalilar? 19. Hz. Ali'nin Doum Yeri 20. Ehlibeyt Haklidir 21. Kerbela Olayinin Aleviler için önemi nedir ve Kerbela Olayi nasil geliti? 22. Bir Bütün Olarak Hz. Ali 23. mam Hüseyin Gönüllerin Sultanidir 24. Günümüzde Hz. Ali 25. Fedek Olayi

7

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

26. mam Hüseyin'in Mücadelesi ktidar Olma Mücadelesi Deildir 27. Sünnilere Göre Hz. Ali 28. Yiit Olmak Hüseyin Olmaktir 29. Hz. Ali'nin Siyaset Anlayii 30. Hz. Aliyi Tanimak 31. mam Hüseyin çin Alamak 32. Hz. Ali ilkelerin nsanidir 33. Hz. Ali'nin Düünce Denizinden Bir Kaç Damla 34. Ehlibeyt Bendesi Olmak 35. Gadir Hum Olayi 36. Allahin Aslani Hz. Aliden dersler 37. Hz. Ali Mazlumlarin Yarenidir 38. Hz. Muhammedin Vasiyetini Yazdirmak stemesine Ömer'in Kari Çikmasi 39. Hz. Ali, Ebubekir, Ömer ve Osman'a Biat Etmemitir 40. Siffin Savai

8

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

41. Hz. Ali'nin Aiklariyiz 42. Hz. Ali Yolumuzun Önderidir 43. Haricilik ve Nehrevan Savai 44. Hz. Ali'nin Cenaze Merasiminde Kimlii Meçhul Bir ahsin Yaptii Konuma 45. Hz. Ali'nin, Hz. Fatma Ananin Hakka Yürümesinden Sonra Söyledikleri 46. Alevi Tarihinde Ehlibeyt ve 12 mamlar Dönemi Bilinmesi Zaruri Bir Dönemdir 47. mam Hüseyin Güzelliktir 48. On Dört Masumu Pak kimlerdir? 49. On Yedi Kemerbest kimlerdir?

9

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ehlibeyt ne anlama geliyor ve kimlerden oluuyor? Anlam olarak Ehlibeyt Hz. Muhammedin ailesi demek. Bu aile Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyinden olumaktadir. Alevi inancinin temelini Ehlibeyt sevgisi ve balilii oluturuyor. Ehlibeytin kutsallii ve masumluu Kuranda öyle geçiyor: Ahzap suresi 33. Ayet "Ey Ehlibeyt, Tanri sizi her türlü kirden arindirdi ve sizin tertemiz kalmanizi diler". Yine sevgili Peygamberin Ehlibeyt için söyledii hadisler var. te bu hadislerden bir kaçi:

Kuran ve Ehlibeyt ikizdir. Ey halk, biliniz ki bende insanim. Allahin daveti bana yakinda gelecektir. Bende onu kabul edeceim. te ben

10

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

size iki mühim ve en deerli emaneti miras birakiyorum. Bunlardan birincisi Kuran, ikincisi benim Ehlibeytimi. Allahin huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allahin huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allahin huzurunda size ehlibeytimi tavsiye ediyorum.

Bana ve Ehlibeytime Selatü selam getirmeyenin duasi kabul olmaz. Benim efaatim, ümmetimden Ehlibeytimi sevenleredir. Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer, ona sarilan ebedi kurtulua erer. Kim binmezse helâk olur. Ey insanlar, Allahi kendi nimeti ile sizi besledii için seviniz. Beni de Allaha olan muhabbetinizle seviniz. Ehlibeytimi de bana olan muhabbetle seviniz. Her eyin bir esasi, bir temeli vardir. Dinin esasi da Ehlibeytimdir ve onlara muhabbettir. Ehlibeytime eziyet eden, Allaha eziyet eder. Bütün bu hadislerden anlailacai üzere Hz. Peygamber ümmetine Ehlibeytine uymayi emretmitir. Ama maalesef ümmetinden bazilari dünya malina tamah gösterip Ehlibeyte her türlü dümanlii yaptilar. Hz. Hasani zehirlediler, Hz.

11

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hüseyini Kerbelada ehit ettiler. Ama sevgili peygamber olacaklari görmü ve ümmetine öyle seslenmitir: "Yahudiler 71 firkaya bölündüler, Hristiyanlar 72 firkaya bölündüler, sizlerse (Müslümanlar) 73 firkaya bölüneceksiniz. Ama bu 73 firkanin içinde sadece bir tanesi doru yolu bulacaktir. O da benim Ehlibeytime uyanlar olacaktir." Fazla söze gerek yok. Her ey ortada. Ehlibeyte muhabbet ve balilik ibadettir.

12

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Alevilerin inandiklari, balandiklari Hz. Muhammed hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Ne zaman nerede domutur, ne tür zorluklarla mücadele etti, Ona ilk inanlar kimlerdi? Hz. Ali ve Ehlibeyt için neler söyledi? Hz. Muhammed, 570 yilinda Mekkede dodu. Ailesi Kurey kabilesindendi. Hz. Muhammedin babasi Abdullah o henüz domadan ölmütü. Annesi Amine (Emine) de alti yaindayken ölünce çocukluu dedesi Abdülmuttalib sonra da amcasi Ebu Talipin yaninda geçti. (Bu arada belirtmek gerekir ki; Ebu Talip Hz. Alinin babasidir.) Hz. Muhammed ticaretle uraan Ebu Talip ile beraber Suriye ve Yemen de dahil olmak üzere bir çok yere gitti. Bu arada kervanlar sahibi olan Hz. Hatice ile evlendi. Bu evlilikte Hz. Fatma dodu. Bilindii gibi Hz. Fatma, Hz. Ali ile evlendi ve böylece peygamberin soyu sürdü. Hz. Muhammed ticaret yaaminda bir çok yeri gezip görmü ve Arap yarimadasinin toplumsal yapisini yakindan tanimiti. Hz. Muhammed ticaretle zenginleen Mekkede gördüü adaletsizliklerden bunalmi ve ticaretten uzaklamiti. 605 yilinda ve izleyen yillarda sik sik toplumdan uzaklaip Nur daina çikip Hira maarasinda tek baina kalmaya, düünmeye balamiti. Bu durum yaklaik 5 yil kadar sürdü. Ve günlerden

13

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

bir gün Tanrinin meleklerinden Cebrail Hz. Muhammede ilk ayetleri bildirdi. Hz. Muhammed bunlarin ne anlama geldiini bilmiyordu. Daha sonralari bunlarin Vahiy olduunu örendi. Cebrail bir süre görünmedi. 613 yilinda yeniden gelmeye balayan ayetler peygamberliini insanlara duyurmasini buyuruyordu. Hz. Muhammede ilk inananlar Hz. Ali ve ei Hz. Hatice`ydi. Ama putlara tapan Mekkeliler Hz. Muhammede inanmadilar. Hz. Muhammede inananlarin sayisi hizla artmaktaydi. Bu durum zengin Mekkelileri tedirgin etmeye balamiti. Çünkü Hz. Muhammed çok tanricilii (putperestlii) ve onun etrafinda gelien adaletsizlii reddediyordu. Ve Müslümanlik bütün kötülüklere kari en güzel seçenekti. Mekkenin ileri gelenleri Hz. Muhammedi peygamberliinden vazgeçirmeye çalitilar. Vazgeçiremeyince de baskiya ve iddete bavurdular. Bunun üzerine Hz. Muhammed Müslümanlarin daha güvenlikli yerlere göç etmelerine izin verdi. 615te bir bölüm Müslüman Habeistana (Etiyopya) gittiler. Hz. Muhammed ve yakin çevresi mücadelelerini Mekkede sürdürmeye devam ettiler. 619da Hz. Muhammedin en büyük destekçileri Ebu Talip (Hz. Alinin babasi) ve ei Hz. Hatice vefat edince baskilar artmaya baladi. Hz. Muhammed Medine halkindan gelen davet üzerine Medineye Hicret (göç) etti.

14

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hicret (göç) denilen bu olay slam takvimi olan Hicri takviminin de balangicidir. Ama Mekkeliler gelien slamiyetten honut deillerdi. Bu yüzden de Hz. Muhammede kari bazi Arap kabillerini kikirtiyorlar ve onlarin Hz. Muhammede saldirmalarini örgütlüyorlardi. Buna karin Hz. Muhammedde Müslümanlari örgütleyerek onlari savaa hazirliyordu. Bu savalarin en önemlileri unlardir: Bedir 624, Uhud 625, Hendek 627, Hz Muhammed bütün bu savalardan zaferle çikti. 630 yilinin ocak ayinda Hz. Muhammed Mekkeye girdi. Kentteki bütün putlari yok etti. Mekkeliler için af ilân etti. Hz. Muhammed bundan sonra Müslümanlara direnen kabilelere kari harekete geçti. Bundan sonra Arabistan yarimadasinda yaayanlarin çou Müslüman oldular. Hz. Muhammed 632de ilk ve son kez hac ziyaretinde bulunduktan sonra (ki buna veda hacci da denilir) Medinede hakka yürüdü. Bazi Alevi dümanlari, Alevilerin Hz. Muhammedi peygamber olarak kabul etmediklerini propaganda ettiler. Oysaki gerçek bunun zitti dir. Aleviler tarih boyunca ve günümüzde Hz. Muhammedi peygamber olarak kabul ettiler. Alevilerde Hz.

15

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Muhammede balilik tartiilmaz. Aleviler Hz. Muhammedi slamin peygamberi olarak kabul ederler ve ona inanirlar. Aleviler peygamberin soyuna yapilanlari her ibadet edilerinde lânetlerler. Ve bu anlamiyla peygambere baliliklarini dile getirirler. Ama bazilari peygamberden efaat umarken onun biricik torunlarina ve Ehlibeytine yapilanlari görmezlikten gelirler. Bu da bir ikiyüzlülüün, sahtekârliin Emevilerden balayarak günümüze geldiini gösteriyor. Aaida Hz. Muhammedin Hz. Ali ve Ehlibeyt için söylediklerinden bir kaçini yazacaiz. Ama ne acidir ki; Yezitler, Muaviyeler ve onlarin günümüzdeki temsilcileri bunlari yok saymaya devam ediyor. Onlar Hz. Ali ve Ehlibeyt gerçeini, hakliliini inkâra devam ediyorlar. H z. Peygamberin çeitli zamanlarda ve çeitli vesilelerle söyledii bir kaç hadis: Ya Ali, benim Ehlibeytim Nuh un gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur. Ve kim Ehlibeytime buz ederse helak olur. Ben ilmin ehriyim, Ali kapisidir. lmi isteyen kapiya gelsin. Ya Ali, mümin sana buz etmez, münafik ise seni hiç sevmez. Ali, müminlerin diledii ve uyduu kiidir. Mal ise münafiklarin diledii ey.

16

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ey Allah'in kullari, bu Ali'nin kani benim kanimdir, teni benim tenimdir ve cani benim canimdir. Her kim bu Ali'yi severse, beni sever beni seven de Allah'i sevmi olur. Ali'ye kim dümanlik ederse bana dümanlik etmi olur. Kuran ve Ehlibeyt ikizdir. Hayatim gibi yaamak isteyen Ali Veli edinsin. Ya Ali, sen benim dünyada ve ahrette sancaktarimsin. Ali'yi anmak ibadettir. Ey halk! Biliniz ki; ben de insanim. Allah'in daveti bana yakinda gelecektir. Ben de onu kabul edeceim. te size ben iki mühim ve en deerli emaneti miras birakiyorum. Bunlardan birincisi Kuran, ikincisi benim Ehlibeytim. Allah'in huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah'in huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum. Allah'in huzurunda size Ehlibeytimi tavsiye ediyorum, buyurdu. Bu yazdiklarimiz sevgili peygamber tarafindan söylenmi olan hadislerden sadece bir kaçi. Bunlar Hz. Ali gerçekliini ve Ehlibeyt hakliliini gösteren en büyük kanitlardir.

17

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Alinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Hz. Ali, milâdi takvime göre 21 mart 598'de domutur. 24. 01. 661 tarihinde ise, bn Mülcem adli hain tarafindan zehirli bir kiliçla ehit edilmitir. Hz. Ali, slam Peygamberi Hz. Muhammed'in amcasinin oludur. Hz. peygamberin yaninda, onun eitimi ile büyümütür. ilk slamiyeti kabul eden kiidir. Ayrica Hz. Peygamberin damadidir da, dolaysiyla Peygamber soyunun sürdürücüsüdür. Hz. Ali, Müslümanlii ilk kabul eden erkek kii olarak son nefesine kadar da slamiyet için çalimitir. Sava meydanin

18

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

da hiç yenilmemitir. Bilgelikte, yiitlikte, cesurlukta, fedakarlikta üstüne insan yoktur. Hz. Ali, sadece yaadii süre içerisin de deil, onu takip eden yüzyillarda da zalimin korkusu, mazlumun dostu olmayi sürdürmütür. Hz. Ali'ye kinli haydutlar ve slam dümani putperestler, Hz. Ali'ye yapamadiklarini evlatlarina yapmaya çalitilar. O zamanin Ebu süfyan'lari, sonra Muaviye, Mervan, Yezit olarak Hz. Ali'nin soyunu kurutmak istediler. Nitekim Hz. Ali'de dahil, (mam Mehdinin diinda) mamlarin hepsi ehit edilmitir. Hiç birisi vadesiyle hakka yürümemitir. Hz. Ali'ye ve soyuna yapilan haksizliklar, katliamlar dolayisiyla Hz. Peygambere yapiliyordu. Cahilliye döneminde Arap toplumunun baina bela olan putperest köleci bezirganlar, görünürde Müslüman olup öz olarak bezirganlii sürdüren bu kiiler, Hz. Peygamber döneminde yapamadiklarinin adeta acisini çikartiyordu. Ebubekir'le balayan süreç Yezit'e kadar uzaniyor, oradan da Yavuz Selim'e kadar gidiyordu. Bu süreçten günümüze kadar sayisiz acilar yaandi. insanlik tarihinde görülmedik vahi katliamlar yapildi. Bu sürece dair anlatilacak çok ey var ve bunlar dün olmu gibi güncelliini koruyor. Çünkü günümüzde de bu misyon en inceltilmi haliyle sürüyor. Bu misyon kirli, ikiyüzlü bir misyondur. Hz. Muhammed'in torunlarini katletmek ve ondan sonra da ona salavat etmek ikiyüzlülük deil de nedir? Maalesef

19

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

slam tarihinde bunlar yaandi ve günümüze dek etki birakacak kadar güçlü yaandi. slamiyet, bata Hz. Ali'nin soylu mücadelesi olmak üzere gelimeye devam ediyordu. Bu gelime beraberinde bir çok sorunu da getiriyordu. Bu sorunlarin bainda da eski putperest bezirganlarin Müslümanlii kabul etmesiydi. Bunlar slamiyet'i özümsedikleri için Müslüman olmuyordular. Bunlarin tek gayesi gelien slamiyetin kazandii deerlerin üzerine konmakti. Nitekim daha Hz. Peygamber hakka yürümeden, bu bezirganlar fitne fesada balamilardi. Hz. Peygamberin hakka yürümesinden sonra ise saldirilarini aleniletirip siklatirmaya baladilar. Bu saldirilarin hedefi Hz. Ali'ydi, dolayisiyla Hz. Peygamberdi. slamiyet gelien ve güçlenen bir din olarak kendi kurumlarini da yaratiyordu. Bu kurumlarin en önemlisi de halifeliktir. Halife olan kii slam toplumunu dini ve siyasi olarak yönetmekle görevli olan kiidir. Bu anlamda halifelik önemlidir. Hz. Peygamberin kendisinden sonra halifenin kim olmasi gerektii konusunda hadisleri vardir. Hz. Peygamber bir çok sohbetinde kendisinden sonra Hz. Ali'yi halife olarak tanitmitir. Ve o zaman herkes bu halifelii onaylamitir. Ne var ki Hz. Peygamberin vefatindan kisa bir süre sonra, -ki bu süre daha Hz.

20

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Peygamber defin edilmeden öncedir- eski putperest bezirganlar kendi halifelerini seçmilerdi. Hz. Ali, Hz. Peygamberin defin ileriyle urairken onlar kendi halifelerini seçiyorlardi. Hz. Ali, sadece bir yönüyle deil, bütün özellikleriyle halifelii hak eden kiidir. Bu özellikleri; ilk Müslüman olan erkek kiidir, bütün ömrü slamiyet için çalimakla geçmitir, bilgelikte, cesurlukta, fedakârlikta üstüne yoktur. Ayrica Hz. Peygamberin soyunu sürdürendir. Bütün bunlara ek olarak Hz. Peygamberin hadisleri var. Örneklersek: "Ben ilmin ehriyim, Ali onun kapisidir. Ali'yi sevmeyen beni de sevmiyordur. Bir kimse Ali'ye saygisizlik etti mi ban saygisizlik etmitir." Bunlara benzer onlarca örnek. Bütün bunlar dünya insanliinin kabul ettii genel gerçeklerdir. Bu gerçekleri günümüzün Sünni din bilginleri de kabul etmektedir. Ne yazik çikarlari el vermedii için ikiy üzlülük yapmaktalar. Hz. Ali gücü olmasina, hakki olmasina ramen halifelik için kavgaya girimedi. slamiyetin zarar görmemesi için Ebubekir'in halifeliine ses çikarmadi. Taraftarlarina dünya malinin geçici olduunu telkin edip onlari kavgadan uzaklatirdi. Ne var ki bu eski putperest bezirganlar sadece dünya mali ile yetinmediler. Bu putperest bezirganlar insanlia umut olan slam dinini de kendi çikarlari dorultusunda

21

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kullanmaya baladilar. Cahilliye dönemindeki eski gelenekleri tekrar yaamaya/yaatmaya baladilar. Ama bu sefer aralarinda bir fark vardi. Bu fark da, cahilliye dönemindeki gerici geleneklerin slam adi altinda yaatilmaya balanmasiydi. Halbuki Hz. Peygamber sadece putlari yikmami, ayni zamanda bu gerici gelenekleri de yikmiti. Hz. Ali burada önemli bir rol oynuyordu. Bu rol de bütün bu gerilikleri tehir etmekti. Hz. Ali görevini layikiyla yerine getirip, daha çocukken putlara attii talari söze dönütürüp bu putperest bezirganlara firlatiyordu. Eskinin büyük putperest bezirganlari, önlerine çikan bu engeli amak için olmadik hilelere ba vuruyorlardi. Hz. Ali bütün sorunlari teker teker aiyordu. Hz. Ali sabirliydi, bu sabri kimse gösterememitir. Hz. Ali mücadelesini daha bir azimle sürdürdükçe bu putperest bezirganlar çildiriyorlardi. Ebubekir'in ölümünden sonra putperest bezirganlar yerine Ömer'i halife olarak seçtiler. Tekrar tekrar belirtmekte yarar var, Hz. Ali'yi sava meydaninda yenen olmamitir. Hz. Ali hiç bir savatan kaçmamitir, bu anlamda gücü, yiitlii tartiilmazdir. Ama bütün bu yiitlie ramen Hz. Ali, halifelik kavgasina girmemitir. Bütün haksizliklara, kikirtmalara, tahriklere ramen. Hz. Ali bunu yaparken bir tek gayesi vardi. O da;

22

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

slamiyet zarar görmesin. Nitekim Ömer'in ölümünden sonra bu sefer Osman'i halife ettiler bu bezirganlar. Hz. Ali sabirliydi, sabri en büyük silahti. Bu putperest bezirganlar sadece Hz. Ali'yle savamiyorlardi, ayni zamanda kendi içlerinde de büyük anlamazliklar, çelikiler vardi. Bu çelikiler sonucunda Osman öldürüldü. Osmanin ölümünden sonra, nihayet Hz. Ali halife oldu. Batan beri olmasi gereken imdi oluyordu. Bu putperest bezirganlar tayfasi bu halifelii mecburen de olsa kabullenmek zorunda kaliyordu. Bu döneme dair ciltler dolusu deerlendirilme yapila bilinir. Çünkü bu dönem slam tarihinin en belirleyici dönemidir. Hz. Ali halife olmutu olmasina ama bu putperest bezirganlar bo durmuyordu. Hz. Ali bu putperest bezirgan tayfasinin yaptii tahribatlari onarmakla megulken, onlar Hz. Ali'yi ortadan kaldirmanin planlarini yapmaktaydilar. Bu planlarin sonucu, Hz. Ali 24. 01. 661 tarihinde ibn mülcem adindaki katil tarafindan zehirli bir kiliçla ehit edilmitir. Hz. Ali'nin ahadeti slam tarihinde kanli bir dönemin balangici olmutur. O tarihten bu yana, bata Hz. Ali'nin soyu olmak üzere, Hz. Ali'yi sevenler onun yolunda yürümek isteyenler insanlik tarihinde rastlanmami katliamlara, baskilara maruz kaldilar. Bu katliamlar ve baskilar günümüze kadar da geliyor.

23

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ve aradan 1400 yil geçmesine ramen, hâlâ Hz. Ali'nin yolunu tutanlara, yani Alevilere baskilar devam ediyor. Hz. Ali'nin kiiliini, mücadelesini, olgulari ve olaylari ele ali tarzini, insan ve doa ilikilerini anlatmak yüzlerce cildi kapsayacak bir çalimadir. Biliyoruz ki Hz. Ali slamiyetin, Hz. Peygamberden sonra en büyük temsilcisidir. Bu anlamda tarih boyunca insanlar en zor dönemlerinde Hz. Ali'yi çairmilardir

24

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Fatmanin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Hz. Fatmayi tanimlarken u belirtilenler az gelir. Hz. Fatma, hayirli bir evlat, sadik bir e, mükemmel bir anne ve iyi bir mümin. Bütün bu sifatlar; hayirli, iyi, mükemmel, sadik Hz. Fatmayi anlatmaya, tanitmaya, tanimlamaya yetmez. Hz. Fatma slam tarihinde önemi yadsinamayacak bir kiidir. O her zaman iyi örneklerle anildi. Hz. Fatma, Hz.

25

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Peygamberin kizidir (doumu 609, hakka yürümesi 633). Hz. Alinin eidir ve Hasan ile Hüseyinin annesidir. Hz. Fatma babasinin vefatindan kisa bir süre (75 gün) sonra vefat etmitir. Çok genç yainda hakka yürümesine ramen, o hep saygiyla anildi. Anilmaya devam ediliyor. Hz. Fatmanin genç yata vefat etmesinin sebebi, kendisine ve ailesine yapilan haksizliklardir. Fedek hurmalii olayi, Hz. Fatmayi büsbütün yikmitir. Hz. Muhammedin saliinda Hz. Fatmaya ve ailesine gösterilen saygi ve hürmet, peygamberin vefatindan sonra kine dönütü. Hz. Fatma masumdu. Gerçek anlamiyla kutsaldi. Hz. Fatmaya yapilan haksizliklar tarih boyunca onun soyuna kari sürdürüldü. Hz. Fatma, Aleviler açisindan kutsal bir insandir. Her eyden önce anadir. Alevilikte "Ana" kavrami saygiyi, sayginlii ifade ediyor. Dolayisiyla da Fatma Anayi temsil ediyor

26

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin kimdir? Ne zaman nerede domutur? mam Hüseyin neyin sembolüdür? mam Hüseyinin Kerbeladaki tavrini nasil algilamak gerekiyor? mam Hüseyin, milâdî takvime göre, 625 (626) Medinede domutur. 10 ekim 680de Kerbelâda ehit edilmitir. mam Hüseyin, slâm peygamberi Hz. Muhammedin torunudur. Birinci imam Hz. Alinin olu ve ayni zamanda üçüncü imamdir. mam Hüseyin, yaantisiyla, davranilariyla, cesaretiyle sadece slâm âleminde deil, bütün insanlik için görkemli bir abidedir. mam Hüseyinin yaadii dönemde zalim Emevi egemenlii hüküm sürüyordu. Emevi iktidarini kurumlatiran Muaviye, mam Hüseyinin babasi Hz. Aliyi ve abisi ikinci mam Hasani kendi iktidari için

27

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

tehlikeli görmü ve binbir entrikayla onlari ehit etmiti. Muaviye ölünce yerine olu Yezidi tayin etmiti. Oul Yezidte babasinin kanli iktidarini korumak istiyordu. Muaviye, Hz. Peygamberle yillarca savami olan, Mekkeli müriklerin önderi olan bir ailedendi. Hz. Peygamberin hicretinden sonraki dönemde slâmiyetin gelimesi ile beraber bu aile artik Müslümanlari yenemeyeceini görünce takkiye yaparak slamiyeti seçmilerdi. Oysa bilinir ki; bu ve benzer ailelerin amaci gelien slâmiyetin deerlerine sahip olmakti. Bunlar bu amaçla slâmiyeti benimsiyorlardi. Dolayisiyla slâmiyetin ilk temsilcileri olanlari, yani gerçek Müslümanlari saf dii birakiyorlardi. Bu mürikler günümüze dein sürecek bir çatimanin tohumlarini o zaman baariyla ektiler. te sevgili mam Hüseyin, böylesi bir çada ya dedesinin, babasinin ve abisinin yolunda gidecekti, yani Hak yolunu bütün zorluklarina ramen taviz vermeden savunacakti, ya da müriklerin temsilcisi Yezide boyun eip, biat edecekti. mam Hüseyin, Emevi iktidarinin halki baski ve zulüm altinda inlettii bu dönemde Küfe kentindeki halktan bir davet aldi. Bu davette Küfeliler artik Yezidin zulmünden biktiklarini ve kendisini önder (Halife) olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardi. mam Hüseyin insanlari dolayisiyla Küfelileri iyi taniyordu. Ve

28

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

giderse baina neler geleceini biliyordu. Bütün bunlara ramen mam Hüseyin kendisine bali ailesi ve bir grupla Küfe ehrine doru yola çikti. mam Hüseyin`in yola çiktiini haber alir almaz hemen planlara balayan Yezid, onu durdurmanin ve kendisine biat ettirmenin yollarini aradi. Yezid binlerce kiilik bir orduyla Kerbelâ çölünde mam Hüseyine pusu kurdu. Ordunun komutanlari, mam Hüseyine Yezide biat ettiini beyan etmesini istediler. mam Hüseyin Yezide boyun emekten ve onun kanli zulüm iktidarini tanimaktansa ehit olmayi yelediini kararlilikla Yezidin gözlerini para hirsi bürümü askerlerine ve korkup sözlerinin arkasinda durmayan Küfelilere haykirdi. Bundan sonrasi dünyanin gördüü en haksiz savalardan biriydi. Bir tarafta slâmin peygamberinin torunu, dier tarafta kanli iktidarin temsilcileri. mam Hüseyinin gücü 72 kiiydi. Yezidin askerleri ise binlerce. mam Hüseyin ve arkadalari erefli bir ekilde Yezidin askerlerine kari direndiler. mam Hüseyin aldii onlarca kiliç ve ok darbesi sonucu yarali dütü. Yezidin askerleri vahete doymuyordu. Ve Yezidin komutanlarindan imr mam Hüseyin`in mübarek baini keserek bir tepsi içinde amdaki sarayinda Yezide sundu. Daha sonra sevgili imamin bai am sokaklarinda gezdirildi.

29

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin sadece yaantisiyla deil, ahadetiyle bütün insanlia bir mesaj vermitir. mam Hüseyin bir semboldür. Yiitliin, fedakârliin, mazlum olmanin sembolü. mam Hüseyin, verdii mesajda sonu ne olursa olsun asla ama asla Yezide, dolayisiyla zalime ve onun zulmüne boyun emeyeceini bütün dünyaya ahadetiyle kanitlamitir. nsanlik var oldukça mam Hüseyin var olacaktir.

30

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hasanin hayati hakkinda biraz bilgi verebilirmisiniz? kinci imam olan mam Hasan, 624 yilinda Medinede dodu. mam Hasani ve mam Hüseyini Hz. Peygamber çok severdi. Onlar için bir çok hadis söylemitir. Ne acidir ki, Hz. Peygamberin bu sevgili torunlarinin balarina gelmedik kalmadi. Hz. Muhammede içten içe duyulan öfke onun hakka yürümesinden sonra onun Ehlibeytine yöneldi. mam Hasan da bu münafiklarin, eskinin putperest bezirganlarinin dümanliini kazandi. Bu dümanliin sonunda da ei Cude eliyle trajik bir ekilde ehit edildi (670 yilinda).

31

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hasani ehadete götüren süreç daha Hz. Peygamber hayattayken balamiti. Bilindii üzere slamiyet, Hz. Muhammedin ve Hz. Alinin soylu mücadeleleri sonucu kendisini topluma kabûl ettirmiti. Hz. Peygamberin adaleti, doruyu temsil etmesi, Hak kelamini, gerçei dile getirmesi ile bir çok bo inanç yikiliyordu. Putperestlerin çouda çikarlari gerei Müslüman oluyorlardi. Ama bunlarin Müslümanliklari sözde idi. Kalplerinde eski putperestlikleri devam ediyordu. Hz. Peygamber bunun bilincindeydi. Bunlarin sonunda doruyu göreceklerine inaniyordu. Ama bu putperestler doruyu görmek urada kalsin, Hz. Peygamberin vefatindan sonra kendi eski cahiliye döneminde kalma gereklerini dayatiyorlardi. Bunu slamiyet adina dayatiyorlardi. Bata Hz. Ali olmak üzere Ehlibeyt ve çevresi bunlari görüyor ve bu olumsuzluklara kari mücadele ediyorlardi. Bu putperestlerin gözü öylesine kararmiti ki; Ehlibeyte yapilan onca haksizlik ve zulüm yetmemi, sira onlari yok etmeye gelmiti. Bunun sonucunda Hz. Ali ehit ediliyordu. Hz. Alinin ehadetinden sonra Ehlibeyt taraftarlari mam Hasan etrafinda birleiyorlardi. Bu durum Muaviye lânetlisinin houna gitmiyordu. Burada bu Muaviye denilen melûnun aslini anlatmak gerek. Muaviye Mekke zenginlerinden Ebu Süfyanin oludur. Bu Ebu Süfyan ki, Hz. Peygambere kari en çok savaan kiilerden biridir. Hz. Muhammedin

32

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kazandiini gördüü anda da hemen tövbe edip, Müslüman olmutu. imdi inançli her insana sormak gerekir. Ebu Süfyan mi daha çok hakki temsil ediyor yoksa Hz. Ali mi? Muaviye mi doruyu temsil ediyor yoksa mam Hasan mi? Asirlardir insanlar bu gerçei dile getirmekten korkuyorlar. Korktuklari için de haksizlik bir türlü giderilmiyor. Bizim inancimiz odur ki, eninde sonunda insanlik gerçei görecek. te böylesi koullarin ortasinda, mam Hasan, bilincinde olduu air sorumluluunun gereini yerine getiriyor, insanlari aydinlatmaya devam ediyordu. Gününü, dünya malina tamah göstermez, kendi nefsini terbiye ve eitimle geçiren mam Hasanin varlii Muaviye için tehlikeydi. mam Hasan insanlia Hak yolunu göstermek/öretmek ile megulken, Muaviye onu ortadan kaldirmanin planlarini yapiyordu. Muaviye öylesine sinsi, kurnazdi ki; mam Hasani kendi ei eliyle öldürtmeyi baardi. Muaviyenin sadik hizmetkârlarindan Mervan, bu planin uygulayicisiydi. Mervan, mam Hasanin ei Cudeyi çeitli vaatler vererek - ki bunlar arasinda onu Muaviyenin sarayina gelin edeceini - yani yeride ­ söylüyordu.- Bunun sonucunda Cude haini mam Hasanin yemeine zehir koymak suretiyle onu ehit etti. mam Hasan gibi bir ahsiyetin, böylesi bir ihanetin sonucu ehit edilmesinin takdiri ilahiden baka

33

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

manasi olamaz. Çünkü mam Hasan, dedesi Hz. Muhammedin, babasi Hz. Alinin ve annesi Hz. Fatmanin bir çok özelliini taiyordu. Böylesine güzel bir kiilik, masum bir insan katlediliyordu. Cudenin baina gelenlerde ders vericidir. Rivayet edilir ki, Muaviye Cude için öyle demitir: "kendi eini, mam Hasan gibi munis bir adami öldüren birisinin bize gerei yok." Bunun sonucunda Cude, Mervan tarafindan boularak öldürülüyordu.

34

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

12 mamlar kimlerdir? Aleviler için ne anlama geliyorlar? Aleviler olarak Hz. Muhammedin hakka yürümesinden sonra Müslümanlara önderlik etmesi gereken kiilerin Ehlibeyt soyundan olmalari gerektiine inaniyoruz. Kuran-i Kerimin Azhap Suresi 33. Ayeti buna delildir. Bu Ayet öyle: "Ey Ehlibeyt Allah sizden her türlü pislii, suçu gidermek ve sizi tertemiz bir hale getirmek diler." Bu Ayetin anlami, Ehlibeytin doutan ari olduu bu anlamda da imamliin Ehlibeytin soyundan gelen kiilerin hakki olduudur. Bilindii gibi Ehlibeyt, Peygamberin ailesidir, soyudur.

35

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Peygamberin soyu da, yani Ehlibeyt Hz. Ali kanaliyla devam etmektedir. Dolayisiyla önderlik (halifelik) Hz. Ali ve çocuklarinin hakkiydi. Ama maalesef birakin Ehlibeytin imamliini, ortada müthi bir Ehlibeyt dümanlii vardi. Bu dümanlik aslinda biçimde Ehlibeyteydi. Bu dümanliin asil hedefi slamdi. Çünkü bu dümanlii gelitirenler Cahilliye döneminin azili putperestleriydiler. Bu dümanliin sonuçlari günümüze kadar da devam etmektedir. Bu dümanlik öyle bir hal aldi ki, bata Hz. Ali olmak üzere bütün soyu büyük zulümler gördü. Ve on ikinci mam Mehdinin diinda dierleri genellikle zehirlenerek ehit edildiler. Hiç biri vadesiyle hakka yürümemitir. On iki mamlarin Alevilikte çok büyük bir anlami vardir ve Aleviler olarak ibadetlerimizde her zaman on iki mamlara balilimizi dile getiririz. Kisaca belirtmek gerekirse; on iki mamlar ­bir bütün olarak- Aleviliin temel yapi talarindadir. On iki mamlarin isimleri: 1. Hz.Ali 2. mam Hasan 3. mam Hüseyin

36

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

4. Zeynel Abidin 5. Muhammed Bakir 6. Caf er Sadik 7. Musai Kazim 8. Ali Riza 9. Muhammed Taki 10. Ali Naki 11. Hasan Askeri 12. Muhammed Mehdi

37

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Muhammed Nurdur Hz. Muhammed gerçeini ozanin u mükemmel sözleri önemine uygun ekilde açikliyor: "Alemlere nur dodu, Muhammed doduu gece". Hz. Muhammed, gerçek manasiyla alemlere nurdur. stenildii kadar bu gerçek çarpitilsin, tahrif edilsin, yok edilmeye çaliilsin... Biz inaniyoruz ki; Hz. Muhammedin nuru dünya dönene dek -bütün karartma çabalarina ramen- dünyayi nurlandirmaya devam edecektir. Hz. Muhammed, Cebrailin kendisine bildirdii ilk vahiyle yola koyuldu. Yillarca bütün zorluklara ramen insanlii La ilahe illallah (Allahtan baka ilâh yoktur) inancini kabul etmeye çairdi. Aradan asirlar geçmi ama bizce bu çari güncelliini koruyor. nsanlar sözde Allahtan baka ilâh olmadiina ahadet getiriyorlar. Ancak pratikte bu ilâhin yerini maddiyat aliyor. Belki bazilari abarttiimiz sanisinda olabilirler. Fakat iin özü bu çarinin devam ettii gerçeidir. nsanlar, Hz. Muhammed dönemindeki gibi putlara tapmiyorlar ama baka eyleri putlatirmilar. Bu putlatirma somut olmadiindan, bizlerinde anlatimlari anlailmayabiliniyor. Gerçek olan; insanlarin günümüzde nefislerinin, hirslarinin, ihtiraslarinin, bencilliklerinin... esiri olduu gerçeidir. Bu doyurulamayan ihtiraslar zamanin modern putlaridir. Putlarin olduu yerde de

38

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Muhammedî davette olacaktir. Muhammedî davetin bilinmesi, taninmasi, anlailmasi, kavranmasi için de Hz. Muhammedin bilinmesi gerekmektedir. Hz. Muhammed, çoklarinin yaptii gibi dar bir çerçevede, at gözlüü bakila, salt bir yönüne airlik verilerek bilinemez, kavranamaz. Hz. Muhammedi anlamak istiyorsak, onu bir bütün olarak kavramaya çalimaliyiz. Dogmatik, yüzeysel, biçimsel bir yaklaimla ele alirsak eksik bir kavrama sahip oluruz. Hatta salt inançsal yönden tanimaya çaliirsak yine eksik olur. Hz. Muhammedi bir bütün olarak tanimaya çalimaliyiz. Sosyolojik, toplumsal, tarihsel, psikolojik... ve tabii ki inançsal yönüyle. Böylece salikli bir sonuca ulami oluruz. Eksik, yanli bir tanima, Hz. Muhammede hakaret olarak kabul edilmelidir. yi niyetli dahi olsa Hz. Muhammedin kutsalliina, yüceliine zarar vermek kabul edilemez. Hz. Muhammed, yüce ahlâkin, erdemin, insaniyetin, güvenilirliin, paylaimin, yiitliin, bilgeliin, asaletin... temsilcisidir. Son peygamber olmasi dolayisiyla da dier peygamberlerdeki güzellikler onda somutlamitir. Bu manada her eyiyle tamdir.

39

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Muhammedi kisa bir makale ile anlatmaya çalimak imkânsiz. Bizlerin yapmaya çalitii, Hz. Muhammedin doru anlailmasi gerektiidir. Hz. Muhammedi anladiimizda yaamimizin manasi farklilair. Tekrar belirtelim ki; Hz. Muhammedi bazi sinirlarla sinirlamak Hz. Muhammede hakarettir. Hz. Muhammede yanli, yalan söylemler isnat etmek büyük günahtir. Hz. Muhammedi dünyevi ihtiraslara araç yapmak büyük günahtir. Hz. Muhammedin peygamberlii insanlara doru yolu göstermek, insanlarin dünyada ve ahirette saadete ulamalari içindir. Bu manada insanin dünya ve ahiret mutluluu esastir. nsana zarar veren her düünce, eylem Muhammedî mesaja zittir. Belirttiklerimizi Teslim Abdalin bir deyiiyle noktalayalim: Canim kurban olsun dost Senin yoluna Adi güzel kendi güzel Muhammed Söyler misin cümle âlem Dilinde

40

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Adi güzel kendi güzel Muhammed

Sen bir peygambersin eksiz gümansiz Sana inanmayan Dinsiz imansiz Teslim Abdal ne eyler Dünyayi sensiz Adi güzel kendi güzel Muhammed

41

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Zeynel Abidinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Dördüncü imam olan Zeynel Abidin, 659 yilinda Medinede domutur. ehadet tarihi hakkinda çeitli rivayetler vardir. Kesin olan mam Zeynel Abidinin zehirletilerek ehit edildiidir. mam Zeynel Abidin, Kerbelâ ehidi olan babasi mam Hüseyinin

42

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yolunda gitti yaami boyunca. Kerbelâ katliami sirasinda air hasta olan Zeynel Abidin, mam Hüseyinin kendisine ait kutsal emanetleri vermesiyle daha da önem kazanmiti. Yezid ordusunun komutani imr her ne kadar Zeynel Abidini öldürmek istemi ise de bata halasi Hz. Zeynepin çabasi olmak üzere kurtulmutur. mam Zeynel Abidin, her daim için fikirleri ve hareketleri ile örnek bir kii oldu. Dümanlarinin bile takdirini kazanacak kadar yardimsever, alçakgönüllü, bilgili, cesur bir ahsiyettir Zeynel Abidin. mam Zeynel Abidin, her daim fakirlere, ihtiyaci olanlara yardim ediyordu. Fakat bu yardimi alanlar mahcup olmasin, kendisini yanli anlamasinlar diye geceleri yüzüne nikap sürerek, kim olduunu söylemeden yapardi. Fakirler bu cömert insanin kim olduunu hep merak etmiler ama bir türlü örenememilerdi. Ta ki Zeynel Abidin ehit edilene kadar. Çünkü Zeynel Abidinin ehadetinden sonra kimse kapilarini çalmadi ve böylece onlar da kendilerine yardim edenin Zeynel Abidin olduunu örenmi oldular. Dolayisiyla o kutsal mam, Hak için yapiyordu yaptiklarini, gösteri için deil. Bu haliyle de hâlâ insanlia örnek olmayi sürdürüyor Zeynel Abidin.

43

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Zeynel Abidin, her daim kinden, kibirden, kirlilikten kaçinmitir. Kendilerine söven birisine; "eer ben dediin gibiysem, Allahin beni yargilamasini dilerim. Ama dediin gibi deilsem, dilerim Allah seni bailasin" demiti. mam Zeynel Abidinin olu beinci imam Muhammed Bakir, babasi için unlari söylemitir: "Babam Zeynel Abidin, be kimse ile arkadalik kurmamayi, konumamayi bana tavsiye etti. Onlar da u kimselerdir: Fasik (münafik) ile arkadalik kurma ki, kendisine en çok muhtaç olduun zaman sana yardim etmeyip yaliz birakir. Cimri ile arkadalik olma ki, kendisine en çok muhtaç olduun zaman, sana yardim etmeyip yalniz birakir. Yalanci ile dost olma ki, yakini uzak ve uzai yakin gösterip seni yaniltir. Ahmakla arkada olma ki, sana yardim edeyim derken, zarar verir de farkinda bile olmaz. Onun için, ,,akilsiz dostun olacak yerde, akilli dümanin olsun derler. Akrabasi ile ilgisini kesen kimse ile arkada olma ki, bu gibi kiiler Kuran-i Kerimin üç yerinde lânete layik görülmülerdir.

44

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Düün ki, akrabasina iyilik etmeyen kii (ondan utanan, kendi gerçekliinden utanan), sana nasil iyilik edebilir?" mam Zeynel Abidinin u hikmet dolu sözleri, insanlik yaadii müddetçe ve dünya döndükçe hakliliini ve yol göstericiliini sürdürmeye devam edecek. "Yol gösterici olmayan insanlar, ahmak ve faydasizdir." "Zararli yemeklerden sakinan insanin, sonu ate olan günahlardan sakinmamasina hayret ederim." "Durmadan gülüp duran insanin , gafilliine veya aklinin az olduuna hükmedebilirsiniz." "nsanlara dümanlik etmekten uzak dur." "nsanlarin meclisi, insani düzeltmeye doru götürür." "Müminin mümin kardeinin yüzüne sevgi ve muhabbet ile bakmasi, ibadettir." Bilinmesi gereken, dördüncü imam Zeynel Abidinin dier imamlar gibi hakki ve hakkaniyeti temsil ettiidir. Doruluu temsil ettii için zalimlerce, dünya malina yenilen, kinli, kibirli kimselerin hedefi olmu, ehit edilmitir. Dördüncü mam Zeynel Abidin, yol göstericiliini ve örnek kiilii ile günümüze de iik tutmaya devam ediyor.

45

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Muhammed Bakirin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Beinci imam olan mam Muhammed Bakir, 676 yilinda dodu. 733 yilinda ise ehit edildi. Beinci imam Muhammed Bakir, dördüncü imam Zeynel Abidinin oludur. mam Muhammed Bakir, yaami boyunca atalarinin soylu yolunu onurlu bir ekilde devam ettirdi. Ecdadina kari ilenen zulümler kendi döneminde de devam etti. Nihayetinde o saygideer imam, bütün zorluklara göüs gererek doru bildii yoldan dönmedi ve bu yol uruna ehit edildi. Beinci imam Muhammed Bakir, Emevi devletinin zulümlerinin dorua ulatii bir zamanda yaadi. Ömrünün bir kismini bu zalimlerin zindanlarinda geçirdi. mam Muhammed

46

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bakir dier imamlar gibi, yüzlerce kiiyi eitmi, onlara doru yolu göstermi, ilim, irfan öretmitir. Bunlar arasinda Ehli sünnetin önder kabul ettii ahsiyetlerde vardir. Bunlarin en bilineni Azam Ebu Hanifedir. Beinci imam Muhammed Bakir, bilgelikte çainin en üstünüydü. Zaten Bakir adi da bilimde, bilgide en derinleen, younlaan bilgiyi kavrayan manasindadir. te bu insanlia yol gösteren bilgilerden bir küçük örnek: "Rizkin gerileyince bil ki kusurundadir." "Bir kimsenin kalbine kibirlik girerse, illa aklinda az veya çok eksiklik var demektir." Olu altinci imam Caferi Sadika öyle nasihat etmitir: "Hiç bir hayri, doruyu küçümseme." "Hiç bir günahi küçümseme." "Allah evliyasini da insanlar içinde gizlemitir. Hiç bir insani küçümseme, hor görme. Belki o küçümsediin kul, hakkin velisi olabilir." "Dünyayi gözünde küçük gören, benim gözümde büyük görünür."

47

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

"Allaha en sevimli gelen ey, dua edilerek kendisinden bir eyin istenilmesidir." "ster rahatta, ister sikintida olsun her daim Allahi zikretmeli." "lmi ilim sahibinden öreniniz. Alimler size ilim örettii gibi, siz de dier insanlara öretiniz." "Kendisinde mevcut olan bir kusuru bakasinda arayan ve kendi ilemekte olduu ayibi bakasina yapmasini söyleyen kimse ne kadar hatalidir." "Dünya uykuda gördüün rüyaya benzer. Uyandiin vakit hiç bir ey kalmamitir."

48

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Caferi Sadikin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Altinci mam Olan Caferi Sadik, 699da Medinede dünyaya geldi. Babasi beinci mam Muhammed Bakirdir. mam Caferi Sadik, tarihin en önemli dönemlerinden biri olan Emevi saltanatinin çöküü ve Abbasi saltanatinin balamasi döneminde yaadi. Caferi Sadik, saltanat sahiplerinin

49

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kendisine sunduu bütün teklifleri reddetti. Caferi Sadik bu dönemde ilmi toplantilar düzenledi, dersler verdi. Bu derslere ve toplantilara binlerce insan katildi. Caferi Sadik bütün kutsal imamlarda olduu gibi derin bir bilgiye sahipti. Caferi Sadik bu bilgilerinin örencileri vasitasiyla bütün insanlia ulamasi için çaliti. Altinci imam olan Caferi Sadik salt dini bilgiler deil, insanliin sorunlarina çözüm için dier alanlarda dersler verdi. Caferi Sadikin bu dersleri sonucu onlarca ilim sahibi insan yetiti. Hatta bazi Sünni alimler bile onun örencisi olmakla övünürlerdi. Altinci imam Caferi Sadik, öretmenliinin yani sira ahlâkli kiilii ile kendisiyle tanian insanlari etkiliyordu. Onunla tanian, onun derslerine, sohbetlerine katilan bir çok insan onun etkisinde kalmi, bilgisinden, davranilarindan etkilenmitir. Tabi ki bu insanlii güzellie davet eden sevgili imam saltanat sahiplerinin houna gitmiyordu. Saltanat sahipleri onu sik sik taciz edip, baskilar uyguluyorlardi. Sonunda onu zehirletip ehit ettiler (766). Caferi Sadik ahadetinden sonra da Alevilere önderliini sürdürdü. Ehlibeyt sevdalilari onun "Buyruk"larina uymaya devam ediyor.

50

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bazilari cahillikten ya da art niyetten mam Caferi Sadiki yanli tanitiyor, yanli algiliyor, yanli deerlendiriyorlar. Olayin özü; Caferi Sadiksiz bir Alevilik düünülemez.

51

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Musa Kazimin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Yedinci imam olan Musa Kazim, 745 yilinda domutur ve 799 yilinda ehit edilmitir. Altinci imam Caferi Sadikin olu olan yedinci imam Musai Kazim, yaami boyunca çok air zulümler gördü. Musai Kazim, Ehlibeytin nurlu yolunu bütün zulümlere, sapmalara karin layikiyla temsil etti. Yedinci imam Musa Kazim,

52

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

atalari gibi geceleri tek tek fakirlerin, yardima muhtaçlarin evlerini ziyaret eder, onlara gereken yardimi yapardi. Tipki atalari gibi bunlari kendini tanitmadan, kibirlenmeden yapardi. Emevi saltanati yikilip yerine Abbasiler geçince, Ehlibeyt ve taraftarlari rahat edeceklerini sandilar. Kisa bir süre geçmeden Abbasiler de Emevileri aratmayacak zalimliklere bavurdular. Abbasi yöneticilerinin korkusu halkin Ehlibeyt evlatlarini yönetimde görmek istemesiydi. Kaldi ki; Abbasiler Ehlibeyt taraftarlari sayesinde iktidar olmulardi. ktidarlarini bata Ebu Müslim Horasani olmak üzere, Ehlibeyt önderlerine borçluydular. Çünkü Emevi saltanatini yikan en önemli darbeyi vuran büyük Alevi önderlerinden olan Ebu Müslim Horasanidir. Ama ne acidir ki; Abbasiler bata Ebu Müslim olmak üzere bir çok kiiyi katlettiler. Ehlibeyt taraftarlari Emevi saltanati yikilinca büyük bir sevinç duymulardi. Artik inançlarini özgürce yaayacaklarina inaniyorlardi. Çünkü Abbasiler Ehlibeyt taraftarlarinin sayesinde iktidara gelmilerdi. Ehlibeyt taraftarlarinin gücü iktidari tek baina almaya kâfi gelmiyordu. Onlarda böyle bir ara yol bulmulardi. Kaldi ki; Abbasiler çok büyük sözler vermilerdi. Ama iktidarini salamlatirinca iin rengi deiti. te yedinci imam Musa Kazim böyle bir dönemde yaiyordu. O

53

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

saygideer imam, iktidarin karanliina karin halki aydinlatmaya çaliiyordu. Abbasi halifesi Harun Reid döneminde saraydaki ahlâksizlik ve umarsizlik dorua çikmiti. Harun Reid ve bir avuç yandai lüks ve sefa içinde yaarken, halk açliktan kiriliyordu. Düünce ve ruhen de yoksullaan halk yedinci imam Musa Kazim etrafinda toplaniyordu. Kendi iktidarinin tehlikede olduunu bilen Harun Reid, Musa Kazimi zindana atti. Neticede sevgili imami 799 yilinda zehirleterek ehit etti. Musa Kazimdan sözler: . Dedem Hz. Ali buyurdular: "Meclisin bainda ancak üç sifata sahip olan kimse oturabilir: Bir ey sorduklarinda cevap veren, halkin söz bulup konuamadii zaman konuan, mecliste oturanlarin maslahatina uygun olan görüü ortaya koyan. Bu üç sifattan birine sahip olmaksizin meclisin bainda oturan kimse ahmaktir." · Dedem mam Zeynel Abidin buyurdular : "Salih kimselerle oturmak insani dorulua götürür, alimlerin adabina uymak akli çoaltir, adil yöneticilere itaat etmek izzetin kemalidir; (ticaretle) malini artirmak ise yiitliin kemalidir. stiare edene doru yolu göstermek nimetin hakkini eda etmektir.

54

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

· Dedem Hz. Ali ashabina buyurdular "Gizlide ve açikta Allahtan korkmayi, sevinç ve gazap halinde adaletli olmayi, fakirlik ve zenginlikte ticaret yaparak mal kazanmayi size tavsiye ediyorum. likisini kesenle iliki kurun. Zulmedeni affedin. Mahrum kalana baita bulunun. Bakiiniz ibret, susmaniz fikir, sözünüz zikir ve tabiatiniz da cömertlik olmalidir. · Dedem mam Zeynel Abidin buyurdular : Yeryüzünün, dousunda ve batisinda, denizinde ve karasinda, ovasinda ve dainda bulunan güne iiinin ulatii eylerin hepsinin, Evliyalarin yanindaki deeri, öleden sonra oluan ve çabuk kaybolup giden gölgeye benzer ." · Akilli kimse, isteine uygun olsa bile yalan söylemez · Zamandan ve ehlinden öüt al. Çünkü zaman hem kisadir, hem de uzun. Dünyanin gelecei geçmiine benzer; öyleyse ondan ibret al. · Bütün insanlar yildizlari görür; ama yildizlarin rotasi ve dönü yerlerini bilenden bakasi onlara bakip kendi yolunu bulamaz. Böylece sizler de hikmet öreniyorsunuz, ama onunla amel edenlerden bakasi hidayete eriemez.

55

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

· Hz. sa (Mesih) buyurdular: " manin tadina varmaniz ve meyvesinden yararlanmaniz için onu halis ve kâmil hale getirin. u söylediim bir gerçektir ki, eer karanlik bir gecede katran yai ile yanan bir çira bulsaniz onun kötü kokusu, iiindan yararlanmanizi engellemez. Böylece hikmeti de kimde bulursaniz onu alin, o adamin ona rabetsiz olmasi size engel olmamalidir. · nsanlar hikmet hususunda iki kisimdir: Biri onu diliyle iyice açiklar ve ameliyle de tasdik eder; dieri ise diliyle onu iyice ortaya koyarken kötü ameliyle onu zayi eder. · Hayâ imandan kaynaklanir; iman da cennettendir. Çirkin söz ise haksizliktan kaynaklanir, haksizlik ise cehennemdendir. · Bedenin aydinlanmasi göze balidir. Göz aydin olursa bedenin hepsi aydin olur. Ruhun aydinlanmasi da akla balidir; kul akilli olursa Rabbini tanir ve Rabbini tanidiinda da dinini örenir; Rabbini tanimazsa dini de kalmaz. Bedenin ancak ruh ile ayakta kalmasi gibi din de ancak halis niyetle kalici olur. Halis niyet de ancak akil iiiyla sebat bulur. · Ziraat yumuak yerde yapilir; kayanin üzerinde deil. Hikmet de mütevazi kalpte yerleir ve hayatini sürdürür; kibir kalpte

56

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

deil. Allah, tevazuyu aklin, kibiri de cehaletin niani kilmitir. Allah, tevazu etmeyeni alçaltir, tevazu edeni ise yüceltir. · Yaanti ancak iki kii için hayirlidir: "Dinleyip anlayana ve konuan alime." · Dostlarina kari kibirlenmekten ve onlara ilmin ile övünmekten sakin. Zira böyle yaparsan Allah sana gazap eder. Allahin gazabindan sonra da artik ne dünyanin sana faydasi olur ve ne de ahiretinin. Dünya hayatinda, oturduu ev kendisine ait olmayan ve her an için göç etmeyi bekleyen kimse gibi ol. · Akilli adam, sevilmeyecek bir i yaptiinda Allahtan utanmali ve Allah ona bazi nimetler tahsis ettiinde de bakalarini onda ortak kilmalidir. · Allah kime üç eyi ikram ederse, ona lütfetmitir: "Heva ve hevesinin hakkindan gelecek akil, cehaletini yenecek ilim, fakirlik korkusuna yetecek zenginlik. · Çok gam, ihtiyarlik getirir. · Acelecilik, cehaletin ta kendisidir. · Emaneti eda etmek ve doruluk, rizik getirir. Hiyanet ve yalan, fakirlik ve nifak dorur.

57

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Ali Rizanin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Sekizinci imam Ali Riza 770 yilinda domutur. 818 yilinda dier imamlarin yolunda olduu için, toplumun yanlia küfre sapmasini engelledii için, haksizliklara kari olduu için ehit edilmitir. Sekizinci imam Ali Riza ecdadlarinin aydinlik yolunu insanlia sunmak için çaliti yaami boyunca. mam Ali Riza dier imamlarin biraktii yerden göreve devam etti. Sekizinci imam Ali Riza Abbasi döneminde yaadi. Abbasi halifesi Harun Reid kendisinden sonra devlet yönetimini iki olu arasinda paylatirdi. Bu oullardan Memun Ehlibeyt yanlisiydi. mam Ali Rizayi hilafete veliaht atadi. Bu durum Abbasi ileri gelenleri tarafindan isyana sebep oldu. Memun mam Ali Rizayi yanina alarak isyani bastirmak için

58

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yola koyuldu. Bu yolculuk sirasinda mam Ali Riza yedii yiyeceklere zehir konulmasi sebebiyle ehit dütü. Memunun buradaki rolü daha günümüzde bile tam olarak anlailamamitir. Ama anlailan bir ey var. O da; kutsal imamlarin zalimlerin, sapmilarin, küfür sahiplerinin karisinda olduklaridir. Sevgili imamlar karanlia kari iii, zalimlie kari adaleti, yanlia kari dogruyu, saplantilara kari hakikati temsil ediyorlardi. Bu durum zalimlerin, saltanat sahiplerinin, haksizlarin tahammül etmeyecekleri bir durumdu. Aradan ne kadar zaman geçmi olursa olsun On ki mamlarin insanlia yol göstericilii devam ediyor. Zatan On ki mamlarin zaman ve mekân sorunu yok. Onlar her daim, her yerde hazir ve nazirdirlar. Gerçei görüp anlamak için bakmak yeter. Kalplerinde, ruhlarinda kini, kibri, bencillii atamayanlar, kendilerini fani dünyanin geçici zevkleri ile kandiranlar, tarihi kendi yaamlari ile balatip, kendi yaam süreleri ile hesaplayanlar içinse bakmak yetmez. Her halûkârda On ki mamlar, insanlari doruya davet etmeyi günümüzde de sürdürüyorlar. "Herkesin dostu aklidir. Cehalet de dümanidir." 1. Mümin, kendisinde üç haslet olmadikça mümin olmaz: Rabbinden bir hikmet, Peygamberinden bir hikmet ve

59

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

imamindan bir hikmet. Rabbinden olan hikmet, sirri gizlemektir. Peygamberinden olan hikmet, halkla iyi geçinmektir. mamindan olan hikmet de sikinti ve zorluklarda sabirli olmaktir. 2. Nimet sahibi olan kimse, ailesine huzurlu bir geçim salamalidir. 3. Peygamberlerin sifatlarindan biri de temizliktir. 4. Susmak, hikmet kapilarindan bir kapidir. Bo yere konumamak, muhabbet kazandirdii gibi her hayrin da kilavuzudur. 5. Bo iler, bo sözleri gerektirir. 6. Büyük karde baba yerindedir. 7. Adil insan, sahip olduklarindan gaflete dümeyen kimsedir. 8. Sözünü ettiin kimse hazirsa künyesini, hazir deilse ismini zikret. 9. Herkesin dostu onun aklidir; dümani ise cehaletidir. 10. nsanlara muhabbet beslemek aklin yarisidir. 11. Allah dedikoduyu, mali zayi etmeyi ve her ey için insanlara aiz açmayi sevmez.

60

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Muhammed Takinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Dokuzuncu imam olan mam Muhammed Taki, 811 yilinda domutur. 835 yilinda ise ehit edilmitir. mam Muhammed Taki, genç yaina ramen büyük bilgi sahibiydi. Onun bilgisini kiskananlarin bainda devrin kadisi Yahya geliyordu. Kadi Yahya, dokuzuncu imam Muhammed Takiyi toplum içinde küçük düürmek, ona gösterilen sevgiyi, ilgiyi kirmak için toplantilar tertiplerdi. Bu toplantilarda Muhammed Taki, bilgisiyle adeta orada bulunanlari büyülerdi. Dokuzuncu imam Muhammed Taki, kendi ecdadlarinin yolundan gitti. Ve bu yol uruna ehit edildi. Bir gün bir ahis seyyid olduunu yani Hz. Ali soyundan olduunu söylemiti. Kendi aralarinda bundan nasil emin olacaklari tartimasi yapildi. Ve sonunda mam Muhammed Takiye

61

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

sorulmasina karar verildi. mam Muhammed Taki de, bunu bilmenin ancak bir yolu olduunu bu yolun da, seyyid olduu iddiasinda bulunan kiinin aslanlara görünmesi olduudur. Eer aslanlar o kiiye dokunmazsa, o kii seyyiddir. Bunu duyan ahis hemen seyyid olmadiini itiraf etti. Kuku sahipleri ise bu defa Muhammed Takiyi denemeye karar verdiler. Aslanlarin kafesine konulan dokuzuncu imam Muhammed Takiye aslanlarin saldirmasi bir yana aksine onlar gelip imamin önünde kedi durumuna geldiler. Dokuzuncu imam Muhammed Taki, dier imamlar gibi insanlia hizmetini sürdürmeye devam ediyor. "lim bir hazine, susmak ve sormak ise onun anahtaridir." "Halk, baindaki insanlarin düzelmesi ile düzelir. " "Söven sövülür, kizan belaya çatar." "Firsatlar bir ganimettir." lim bir hazine, susmak ve sormak ise onun anahtaridir. - Halk, baindaki insanlarin düzelmesi ile düzelir. - Söven, sövülür, kizan belaya çatar. - Firsatlar bir ganimettir.

62

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Ali Nakinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? Onuncu imam Ali Naki, 829 yilinda domutur. 868 yilinda ehit edilmitir. mam Ali Nakide dier imamlar gibi yaami boyunca bu yolun gereklerini yerine getirmek için çaliti. Ehlibeyt belki dünyevi anlamda slamiyete yöneticilik yapmadi. Ama slamiyetin inanç yönünü belirleyen ve slamiyetin aydinlik yolunun insanlar tarafindan bu kadar kabullenilmesinde Ehlibeyt önderdir. Zaten Oniki mamlarin ve dier Ehlibeyt önderlerinin ehit edilmeleri, baski ve zulüm görmeleri de bu manadadir. Çünkü Emevi ve Abbasi halifeleri, yönetimde olduklari tarih boyunca hep zevk u sefa için çabaladilar. stisnalar kaideyi bozmuyor. Dünya malina tamah gösteren, kendini dünyevi zevklerin

63

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yerine getirilmesi için yaatan bu kanli saltanat sahipleri, her daim karilarinda Ehlibeytin ulu ahsiyetlerini buluyorlardi. Bu yöneticilerin çounluu iktidar mücadelesi için çok kötü hâllerde öldürüldüler. te bu saltanat sahiplerinden olan Abbasi halifesi Müttevekil, onuncu imam Ali Nakiyi küçük düürmek için sarayina çairdi. Aslinda çairma deil, emirdi. mam Ali Naki saraya gitti. Bu sirada zevk alemlerine dalmi olan Müttevekil, mam Ali Nakiye içecek ikram etti. mam Ali Naki bunu kabul etmedi. O güne dein kimse halifeyi reddetmemiti. Halife bu defa iir oku dedi. mam Ali Naki iirde yetersiz olduunu söyledi. Halife Müttevekil bairarak okumasini emretti. Onuncu imam Ali Naki, tarihe geçen u misralari okudu: "nsanlar korunmak için da tepelerine tirmandilar Yiit kiilerdi ama o tepeler salamadi onlara yenildiler Yüceldiler sonra düürüldüler çukurlara yerletiler Ne de kötü yerlerdi onlarin yerletikleri yerler Gömülüp gittiler sonra da bir feryat eden bairdi artlarindan Nerede bilezikler, nerede taht-taç, nerede süsler-püsler? Hani vaktiyle nazlarla, nimetlerle perdelenirdi o yüzler

64

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Mezar, bu soruya açik seçik cevap veriyor ve diyor ki; imdi o yüzlerde kurtlar oynamada Kurtlara yem olmu o yüzler Nice zaman yediler, içtiler, geçindiler imdi ise dünya onlari yer içer Nice zaman evlerde barindilar, oturup mutlandilar imdi ise evlerden de ayrildilar, ehilden ayalden de geçip gittiler Bunca zaman hazineler yidilar, mallar biriktirdiler Derken mallarini mülklerini dümanlarina daittilar, bittiler. Evleri bombo, içindekilerse mezarlarinda yatiyorlar Göçtüler göçtüler." Bu iirin manasi açiktir. Nitekim o toplantida bulunanlar alamaya baladilar. Ehlibeytin nuru bir kez daha onuncu imam Ali Naki ahsinda bütün kötülüklere galip geliyordu.

65

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hasan Askerinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz? On birinci imam Hasan Askeri 846 yilinda domutur. 874 yilinda ise ehit edilmitir. mam Hasan Askeri, yaami boyunca dier imamlarin yolunda gitti. Ve bu yolda ehit edildi. O da dier imamlar ve Ehlibeyt önderleri gibi ikence, zulüm ve baski gördü. Daha önce on ikinci imam Mehdinin doacai hadisler ile söylenmiti. Bu sebepten dolayi Abbasi yönetimi mam Hasan Askeriyi sürekli baski altinda tuttu. O sevgili imami, yillarca zindanlarda tuttu. Bütün bunlar kâfi gelmeyince de onu zehirleterek ehit ettiler. On birinci imam Hasan Askeri öyle sesleniyor insanlia: "Dikkat eyle imdi. Belki

66

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

eytan öbür iman kardelerinden senin yüce, daha üstün olduuna dair kalbine bir üphe salabilir. Kendini daha üstün saydiin kii, eer senden daha yali ise onun daha uzun ömürlü olmasi nedeniyle, geçen zaman boluunda senden fazla hayirli iler yapmi olacaini düün. Yok eer senden küçükse, bende ondan daha çok suç ilemiimdir, ondan fazla isyan etmiimdir. O halde, o benden çok daha iyi. O kii seninle yaitsa, ben ilediim suçlari biliyorum ama onun suçlu olmadiina üphem var. Nasil olurda üpheyi dorudan daha üstün tutarim diye düün". Bu sözler yüzlerce ciltte anlatilacak eyleri üç be satir ile insanin beynine silinmeyecek ekilde iliyor. Bunu Ehlibeyt diinda daha kim baarir? On birinci imam Hasan Askeri öyle devam ediyor öütlerine: "Sana öüt verir gibi görünse de, cahilin sohbetinden uzak dur. Sana dümanca davransa bile, akilli adama ters dümemeye çali. Çünkü cahil, sana iyilik edeyim derken kötülük yapar. Akilli dümana gelince, onun insanlik duygusu, bazen dümanliin önünü alabilir. nsanlara dümanlik etmekten uzak dur. Çünkü, ne yumuak huylu insanlarin hilesinden, ne de alçak kiilerin ihanetinden hiç bir zaman emin olamazsin.".

67

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Muhammed Mehdinin hayati hakkinda biraz bilgi verebilir misiniz?

On ikinci imam Muhammed Mehdi 869 yilinda dodu. On ikinci imam Muhammed Mehdinin doacai, hadislerle daha önceleri söylenmiti. Bunun farkinda olan Abbasiler, mam Hasan Askeriyi sürekli gözetim altinda tuttular. mam Muhammed Mehdi bu sebeplerden dolayi gizlenmek zorunda kaldi. Buna "Gaybet-i Sura" yani küçük gizleni, kaybolunu denir. Bu sürenin ne kadar olduu bilinmiyor. mam Muhammed Mehdi, bu süre zarfinda sadece ashabiyla konuur. kinci gizlilik ve kaybolu dönemi ise günümüze dek sürmektedir. Buna "Gaybet-i Kübra" yani büyük gizleni denir. Bu inanca göre on ikinci imam Muhammed Mehdi, haksizliklara, kötülüklere, zalimliklere kari ortaya çikacaktir. slam tarihinde sadece Aleviler için deil, Ehli Sünnet cemaati için de en çok tartiilan konularin bainda Mehdilik konusu gelir. Nitekim tarih boyunca ve günümüzde de bir çok kii Mehdilik iddiasinda bulunuyor.

68

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bir çok hadiste geçtii gibi, kiyametten önce mam Muhammed Mehdi gelecektir ve haksizliklari giderecektir. Bu konuda oldukça kafa karitirici yayinlar, söylemler, rivayetler mevcut. Bunlara pek rabet edilmemesi gerektii kanisindayiz. Bilinmesi gerekenleri kisaca özetlemeye çalitik.

69

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Zeynep kimdir, ne zaman nerede domutur? Kerbela da ve Kerbela sonrasi nasil bir tutum almitir? Zeynep adi neyin sembolüdür ve ad Aleviler için ne anlama geliyor? Günümüzde ve gelecekte kadinlar Hz. Zeynepi neden örnek almalilar? Zeynep adi Alevi toplumunda yiitliin adi olarak bilinir. Bu yiitlik kültünün oluumunu Hz. Zeynep gerçekletirmitir. Aslinda Zeynep adi salt yiitlik için deil, ayni zamanda doruluun, mertliin, zalimin zulmüne direnmenin, hakkaniyetin, fedakârliin... da adidir. te Zeynep isminde sembolleen bu deerlerin yaraticisi Hz. Zeyneptir. Hz. Zeynep, Hz. Alinin ve Hz. Fatmanin kizidir. Hz. Zeynep, dedesi Hz. Peygamberin, abileri mam Hasan ve Hüseyinin yolundan gitmitir. Her ey açik deil mi? Eer bir insanin dedesi Hz. Muhammed ise, babasi Hz. Ali ise, annesi Hz. Fatma ise, abileri mam Hasan ve Hüseyin ise; o kiinin nasil önder bir ahsiyet olduu yeteri kadar açik deil mi? Böylesi nurlu bir ortamda dünyaya gözlerini açan bir ahsiyetin önderliini anlatmaya gerek var mi? Zaten önderlik sinavini en muazzam ekilde Kerbelâda, Yezit lânetlisinin

70

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

saraylarinda alni açik, bai dik olarak vermitir. Tarihin en mühim döneminde hakkaniyeti savunmu ve savunmasiyla zalimlerin, hainlerin, korkaklarin, haksizlarin... önünde boyun emeyeceini kanitlamitir. te Zeynep böylesi bir kiidir. Asla ideallerinden ve dorularindan taviz vermemenin adidir. deallerini her koulda savunmanin adidir. Hz. Zeynep, Hz. Ali ve evlatlarina yapilan bütün haksizliklardan payini fazlasiyla almitir. Ehlibeyte dümanliin had safhada olduu bir zamanda yaami ve saldirilara cevap olmaya çalimitir. Hz. Zeynepin yaamini kisa bir anlatimla anlatmak mümkün deil. Yine Hz. Zeynepi anlatirken bazi kronolojik bilgiler ve verilerde sinirli kalmak, Hz. Zeynep gibi büyük bir öncüye haksizlik olur. KERBELÂ VE ZEYNEP Kerbelâ... nsanlik tarihinin gördüü en büyük trajedi. Kerbelâda sadece trajedi yoktu. Orada ayni zamanda mam Hüseyinin bütün insanlia asirlarca yol gösterecek mesaji da vardi. Hz. Zeynepte Kerbelâda baina neler geleceini bile bile mam Hüseyin ile beraber gitmitir. Kocasinin bütün telkinlerine

71

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

ramen Hüseyini yalniz birakmami ve çocuklariyla beraber mam Hüseyine yoldalik etmitir. Bu manada dorulari savunmak adina kocasinin telkinlerini reddetmitir. O günün artlarinda bir kadinin kocasini dinlememesi ender görülen bir olaydir. Hz. Zeynep burada da önderliini kanitlami ve iradesini ortaya koymutur. Doru bildii yolda sonuna kadar gitmitir. Hz. Zeynepin günümüze kadar süren önderlik anlayiini iyi anlamak gerekiyor. Hz. Zeynep koca iktidarini reddetmitir. Bu, öylesine verilmi bir karar deildir. Aksine iyice düünülmü, ölçülüp biçilmi bir karardir. dealleri uruna her türlü bedeli vermenin gereidir. Nitekim Hz. Zeynep Kerbelâda mam Hüseyinle beraber öz evlatlarini da ehit vermitir. Kendisine olmadik hakaretlerde bulunulmutur. Hz. Zeynep ise bütün bu zalimliklere karin baini dik tutmu ve dorularini en mükemmel ekilde zalimlere kari dile getirmitir. Hz. Zeynep, böylece Ehlibeyt davasinin sahipsiz olmadiini göstererek, önderlik gücünü ortaya koymutur. Bu deerli kadin önderden örenecek yiinla ders var. Ne mutlu Zeynep gibi yaayanlara, yaamak isteyenlere.

72

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'nin Doum Yeri Hz. Ali Kabe'de domutur. Bu onura nail olan ilk ve son insandir. Hz. Ali, Ehlibeyttendir. Ehlibeyt ise Hakkin nurunun dünyaya ve insanlia yansimasindan baka bir ey deildir. Elbette böylesi yüce bir ahsiyetin doum zamani ve yeri de siradan bir yer olamazdi. Bu doum yeri bile Hz. Ali gerçeini bilmek ve anlamak isteyenler için çokça ipucu vermektedir. Neden Kabe? Kabe Allah'in evi deil midir? Kabe, Adem peygamberin inasina baladii brahim peygamber ile olu smail'in dahada bir yükselttii yapi deil midir? Batini anlamlari bir yana biraksak bile zahiri olarak bu peygamberler insanlik için bir anlam taimiyor mu? Taidiklarina kimsesin üphesi yoksa, demek ki Hz. Ali'nin doumunun Kabe'de gerçeklemesinin sembollük olmaninda ötesinde anlami vardir. ii kaynaklarda olduu gibi Sünni kaynaklarda Hz. Ali'nin Kabe'de dünyaya geldiini doruluyorlar. Kaynaklara göre doum öyle gerçekleiyor: "Fatima Binti Esed (Esed kizi Fatima), Mescidul- Haramda dua ederken aniden sancilaniyor. Sancilari çoaldiinda doumu kolay kilmasi için Allah'a dua ediyor.

73

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bunun neticesinde Kabe'nin duvari (o zamanlar Kabe, Mescidul- Haramin ortasindaydi ve kapisi her zaman kapaliydi, sadece özel mevsimlerde açiliyordu.) yarildi ve bir ses duyuldu; 'Ey Fatima Kabe'ye gir!' Etrafta olan halkin gözleri önünde Fatima Kabe'ye girdi, duvar ilk haline döndü, herkes airdi, orada hazir bulunan Abbas olayi görünce hemen Ebu Talibe haber verdi. Kabe'nin anahtari yaninda bulunan Ebu Talib, hemen geldi ve ne yaptilarsa da bir türlü kapiyi açamadilar. Fatima tam üç gün Kabede kaldi. Bütün Mekkede o konuuluyordu. Üçüncü gün girdii yerden geri çikti. Halk Fatimanin kucainda nur topu gibi bir çocuu olduunu gördüler. " Bazi kaynaklarda Kabe'nin duvarinin yarilmadiina ve kapali olan kapisinin açildiina vurgu yapiyorlar. Genel görü duvarin yarildii yönündedir. Sonuç itibariyle sabit olan gerçek, Hz. Ali'nin Kabe'de domu olduu gerçeidir. Bu gerçeklikte zahiri ve batini olarak bizlere çok eyler anlatmaktadir. Ehlibeyt Haklidir

74

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

nançsal manada yaadiimiz (baskilarin, katliamlarin, zulümlerin....) ve yaamimizin bir çok yönden sikintili geçmesinin en önemli sebebi; Ehlibeyte yapilan haksizliklardir. Ehlibeyte yapilan haksizliklarin ceremesi günümüze kadar sürdü ve gelecekte de sürecek. Bunun böyle algilanmasi gerekiyor. Öyle basite indirgeyerek ve "tarihte kalmi bir olay" olarak yorumlamak gerçekçi deil. Ehlibeyte haksizlik yapilmi, Ehlibeytin haklari yenilmitir. Sadece haklari yenilmekle kalinmami, Ehlibeytin soyunu ve taraftarlarini yeryüzünden yok etmek için akil almaz mücadeleler verilmitir. Elbette Ehlibeyte bütün samimiyetiyle inananlar bedeller vermilerdir. te bu verilen bedellerin ekillendirdii kiilikler olarak diyoruz ki; Ehlibeyt haklidir ve haklilik uruna verilen ve verilecek bedellere eyvallah.

75

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Konuya hakim olmayanlar anlamakta zorluk çekeceklerdir. Bu yüzdende basit bir iktidar kavgasi olarak göreceklerdir. Ancak bilinsin ki Ehlibeytin davasi bir iktidar olma davasi deildir. Öyle algilamak olaya yabanci kalmaktir. ktidar davasi olmayan Ehlibeytin davasi; özü itibariyle insani anlamli bir hayatin sahibi yapma, anlamina uygun bir yaamin sahibi yapmanin davasidir. nsan fitrati itibariyle soylu ve asildir. nsanda Tanrinin nuru vardir. nsan; kutsal bir varliktir. Meleklerden üstün olan insanin bunun bilincine ulamasi ve nsan-i Kamil olmasi gerekiyor. Dorusu budur. Her türlü kirden, kibirden, hayvanilikten, bencillikten, dükünlükten kurtulup-arinip öz varliini bulmasi ve böylece külli varlia kendi cüzzi varliini nsan-i Kamil olarak, lafzen deil, hakikaten insan olarak ulamasi/varmasi gerekiyor. Amaç budur. Ehlibeytin davasi da budur. Belki bilinç noktasinda bir çok Ehlibeyt taraftari Ehlibeytin bu ulvi davasinin idrakinde deildir. Kalben bazi sezgilerle Ehlibeyte balidir. Bu da üphesiz onurlu bir tutumdur. Ancak önemli olan kalben ve fikren bu yüceliin farkinda olmaktir. Ehlibeyt davasinin insanlik davasi olduu "insani insan yapma" davasi olduu bilince çikarilmalidir.

76

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Her Ehlibeyt taraftari kendi kiiliinde bu davayi temsil ediyor. Yaadii olumlu olumsuz bir çok ey bu taraftarlikla ilgilidir. ster tarihsel birikimin ekillendirmesi ile gelen ilgiler olsun, ister Ehlibeyt dümanlarinin güncel baskilari olsun. Dolayisiyla yukarida izah etmeye çalitiimiz "sikintilarimizin sebebi Ehlibeyt taraftari olmamizdir" belirlemesi öylesine yapilmi bir deerlendirme deildir. Elbette sikintilarimizin tamamini Ehlibeyt taraftarlii yüzünden olduunu söylemiyoruz. Ancak bizce bazi önemli sikintilarimiz bu sebeptendir. Görünürde böyle algilanmiyor olabilir. Fakat görünenle de yetinmemek gerekiyor. Daha detayli ve kapsamli bakilmali. Baskilar ve zulümler kendine güvensiz, silik kiilikler ortaya çikarir. Ehlibeyt dümanlarinin hedefledii de budur. üphesiz bu silik kiiliin farkina varip bunu aarak önderlik kabiliyetini ortaya çikarip görevlerini yerine getirenlerde vardir. Sözlerimizin asil muhataplari, Ehlibeyt davasinin insanlik davasi olduunun ayirdina varan kiilerdir. Ehlibeyt davasi insanlik davasidir. Bu dava için verilen ve verilecek tüm bedellerin baimizin üstünde yeri vardir. naniyoruz ki Ehlibeyt kazanacak. Ehlibeyt haklidir. Ehlibeytin hakliliini bikmadan, israrla dile getirmeliyiz. Bazi aymazlarin tarihsel gerçek diye sunduklari saçmaliklari çürütmeliyiz.

77

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bunlardan yola çikarak, Ehlibeytin haklilii konusunda u hususlarin altini bir kez daha çizmeliyiz. Hz. Peygamberin vefatindan sonra Sünniler ­ kim olursa olsun- sahabelere daha sonralari dört mezhep imamlarina ve din adamlarina yöneldiler. Ehlibeyt taraftarlari ise on iki imamlara ve onlarin iaretleri dorultusunda yola devam ettiler. Hz. Peygamber bu noktada; "size iki büyük kurtarici kulp birakiyorum. Birincisi Kuran, ikincisi de Ehlibeyttir. Bunlara tutunursaniz, doru yoldan amazsiniz" diye buyurmutur. Bilindii gibi sünnet, Hz. Peygamberin kararlari, ibadet ekilleri, davrani, inanç ve yaptiklariyla ilgili hükümleri kapsar. Sünniler buna dört halifenin ve sahabelerinkilerini de katarlar. Buna dayanak olarak da "sahabeler, yildizlara benzer. Hangisine uyarsaniz, orada iik bulur, hidayete erersiniz" ve "sahabeler ayni anda ümmetimin güvencesidirler" adli iki hadisi kaynak gösterirler. Oysa bu "yildiz" diye sunulan sahabelerin içinde bir çok karanlik ve kötü kiide vardir. Bu karanlik kiiler nasil yildiz olup da yol gösterici oluyor? Bunlarin

78

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yanli olduunu akil ve vicdan sahibi her Sünni kabul etmelidir. Bir tarafta Hz. Peygamberin "Kurtulu gemisi, Hidayet imamlari, Gecelerin iii" diye iaret verdii Ehlibeyt, dier tarafta içinde karanlik kiilerinde olduu grup. Bir tarafta nurlu ve kutsal bir yapi, dier yanda Hz. Peygambere kari her türlü hileyi ve zalimlii zamaninda yapmi kiilerin baini çektii grup. Kim hakli olabilir böyle bir durumda? Ehlibeyt mi Muaviye, Yezit ve dier yandalari mi? Akil ve vicdan sahibi Sünniler bunu evirip çevirmeden cevaplamalidirlar. Hz. Ali, Ehlibeyt ve on iki imamlarin deerine dair u önerileri yapiyor:"Peygamberimizin Ehlibeytine bakiniz. Onlarin izinden çikmayiniz. Dediklerinden ayrilmayiniz. Onlar sizi hidayet yolundan ayirmazlar, belirsizliklere sokmazlar. Dururlarsa, sizde durunuz, kalkarlarsa sizde kalkiniz. Onlarin önüne geçmeyiniz. Geçerseniz yikilirsiniz. Onlardan geri kalmayiniz, kalirsaniz helak olursunuz". "Ehlibeytimiz, ilmin dirilmesi ve cehaletin ölümüdür. Onlarin düünceleri, size kendi düzeylerini bildirir. Di görünüleri, güvencenin göstergesidir. susmalarinda bir ifade gücü ve mesaj derinlii saklidir. Haktan ayrilmayi bilmezler. Kendi aralarinda ihtilafa dümezler. Kendileri,

79

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

slamin sarsilmaz direkleridir. Onlarin bulunduklari yer, siinmanin duraidir. Hak, yerini onlarin yaninda bulur. Batil olanlar kaçar, yerlemeden yikilir dili tutulur. Dini mantik ve akil yolu olarak bilirler. Dinde efsanelere, masallara ve kulaktan dolma bilgilere yer vermezler. lim yolunda, onlarla beraber yürüyenler, bir azinliktir. lmin gösterisinde bulunanlar ise çounluktur". Evet, ahlarin ahi, merdanlarin merdi böyle buyuruyor. "Din akil ve mantik yoludur" diyor Hz. Ali. Dinin hurafelerle ii olmaz. Ancak gelin görün ki geçmite ve günümüzde din adina cehalet, hurafe, kulaktan dolma bilgilerle insanlar avutuluyor. lmin dirilmesi ve cehaletin ölmesi demek olan Ehlibeytin ise insanlara ulamamasi için her türlü yöntem uygulaniyor. Biliniyor ki Ehlibeyt, yani ilmin dirilmesi olan, dini akil ve mantikla algilamak olan Ehlibeyt insanlara ulairsa kendi çikarlari bozulacak. Bu sebepten Ehlibeytin inanci ve düüncesi engelleniyor. Bu noktada Ehlibeyt taraftarlarina düen ise vehimlere kapilmadan, inançlarindan en küçük bir aralik birakmadan Ehlibeyte sarilmaktir. Ehlibeyt, gerçek imanin ve kurtuluun gemisidir. Ehlibeytin hakli ve doru olduuna inanacaiz. Bunun için sayisiz kanitlarimiz var.

80

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Defaaten dile getirdik daha defalarca da dile getireceiz. Ehlibeytin hakliliina, Ehlibeytin inanç anlayiina inananlar kurtulua erenlerin yani "Güruhu Naci" nin saflarinda olanlardir. Buna inanmak gerekiyor. Öyle sözle deil, bütün benliimizle inanmaliyiz. Ehlibeyte inananlar hiç bir zaman kaybetmezler. Altini bir kez daha çizelim ki kaybetmezler. Kisa vadede kaybediyor gibi görünseler de aslinda zafer onlarindir. Çünkü onlar kurtuluun gemisine binmi olanlardir. Onlar Güruhu Nacidir. Ehlibeyt haklidir. Haklilii bütünlüklü bir hakliliktir. Yani öyle salt bir konuda deil, bütün olarak haklidir. Hakli olmasina ve hakli olduuna dair onlarca delil olmasina ramen neden hala bir çok kiinin aklinda soru iareti var? Neden hala en basitinde hilafet konusunda bile bir çok Sünni gerçekleri kabul etmiyor ve yadsiyor? Bu bariz gerçeklerin nasil oluyor da üstü örtülebiliyor? Bunu nasil açiklayacaiz. Aslinda bütün bunlarin açiklamasi son derece basit. Çünkü hakli olmak yetmediinden iktidar olan güç kendi dorularini hakim kilabiliyor. Yani ne kadar hakli olursaniz olun eer güçlü ve iktidar sahibi deilseniz hakkiniz göz göre göre inkar edilebiliyor. te Ehlibeytin haklilii konusunda yaananda budur. Ehlibeyt haklidir ancak iktidar olmadii için haklilii

81

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kabul görmüyor. Haksiz olanlar iktidar olduklari için tezlerini kabul ettiriyorlar. Bu noktada Gadir Hum`da verilen biatlar ve sonrasinda hiç bir ey olmami gibi davranilar ibret vericidir. Gadir Hum`da ne oldu? Hz. Peygamber Veda Hacci sirasinda Gadir Hum denilen mevkide binlerce insanin önünde Hz. Ali`yi kendisinden sonra halife olarak tayin ediyor. Bu binlerce kiinin içinde Ebu Bekir ve Ömer de var. Ebu Bekir ve Ömer Hz. Ali`yi tebrik ediyorlar. Bu tebrik etme ayni zamanda Hz. Ali`nin önderliini kabul etmedir de. Ancak Hz. Peygamberin vefatindan sonra bir oldubittiye getirerek Ebubekir halife ilan ediliyor. Daha Hz. Peygamberin defin ilemi yapilirken bu olay gerçekleiyor. Bu gerçektir. Yiinla Sünni kaynak bile bu olayi doruluyor. Peki neden böyle oldu? Neden Hz. Ali buna riza gösterdi? Neden Gadir Hum da ki biatlar unutuldu? Bunlari nasil açiklamak gerekiyor. Bunlarin açiklamasi da öyle zor bir ey deil. Az buçuk bu konularda kafa yoran herkes dorulara ulaabilir. Hemen belirtelim ki Hz. Ali bu seçimi hiç bir zaman onaylamamitir. Bu konuda bir çok açiklamalar vardir. Hz. Ali

82

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

bu günleri çok zorlu günler olarak nitelendiriyor ve "boazimda dikenle sabir ettiim günler" olarak nitelendiriyor. Bunca insan nasil biatlarindan döndüler? Bunlarin bazilari Hz. Ali`ye düman olanlarin etkisi altindaydilar. Hatta bu dümanlik daha sonralari Siffin, Cemel savalarinda daha açik olarak

83

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

ortaya çikmitir. "Müminlerin annesi" diye lanse edilen Aie, Hz. Ali ehit edildiinde ükür namazi kilmitir. Bu tür düman kiilerin etkiledii veya bir ekilde zorla bastirdii kiilerin biatlarina sadik kalmalari beklenemez. Hz. Ali,,ye bali olan ve bunu canlari pahasina da olsa savunanlarda vardi üphesiz. Ancak bunlar azinlik konumundaydi. Bilinir ki güçlü olan, iktidar ve yetki sahibi olanlar her zaman dorulari manipule edebiliyor. Hilafet konusunda da yaanan budur. Ancak burada samimi ve dindar Sünni kardelerimize unu hatirlatmak isteriz: Tarihsel duru ve tarihsel ileyi bakiminda yeri çok az olan hatta olmayan bir sahabenin meziyetlerini anlata anlata bitiremiyorsunuz. Peki Ehlibeyti neden es geçiyorsunuz? Ehlibeyt ki kutsal ve nurludur. Siradan bir sahabe için litrelerce gözyai dökersiniz. Peki neden "Cennetin Efendileri olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin" için iki gözyaini çok görürsünüz. Hiç bir gerekçenin arkasina saklanmadan bu ve benzer sorularin cevaplari verilmelidir. Hakli noktalar öyle çok ki hangisini dile getirelim... Emevi ve Abbasi devletleri yöneticileri Hz. Ali'ye kalemi ve kiliciyla düman olan herkesi ödüllendiriyordu. Hal böyle olunca Ehlibeyte düman olmak kolay bir kazanç ve mevki kapisi

84

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

oluyordu. nanmayanlar için kaynaklar ortada duruyor. Her türlü aratirma imkani vardir. Sonuç olarak unlari ekleyelim: Ehlibeyt taraftarlari yollarinin Sirat-ül Müstakim olduunu, cennette ve dünyadaki anlamli yaama götüren yol olduuna emin olabilirler. Ehlibeyti tanimayan veya Ehlibeytten uzak duranlar ise aratirmalarda bulunup neyin doru, neyin yanli olduunun sonucuna ulaabilirler. Biz inaniyoruz, Ehlibeytin hakli olduuna ve Ehlibeytin gemisinin Nuh `un gemisi olduuna inaniyoruz. Yüreimiz Ehlibeyte olan sevgi ile tamaktadir. Yobazlar ve yozlar bunu anlamakta zorlansalar da bu böyledir. Ne mutlu bu duygu ve düüncede olup hayati anlamina uygun yaayanlara. Onlara selam olsun. Onlari irat edip aydinlatan Ehlibeyte selam olsun.

85

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Kerbela Olayinin Aleviler için önemi nedir ve Kerbela Olayi nasil geliti? Kerbela olayi aradan asirlar da geçse unutulmayacak kadar derin, anlamli, öreticidir. Kerbela, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalin, karanlik ile aydinliin hesaplamasidir. mam Hüseyin burada kutsallii, mazlumu, aydinlii temsil etmektedir. Kerbela Olayinin kökeni Hz. Peygamberin veda hacina ve yazilmayan vasiyetine kadar gider. Bilindii gibi Hz. Muhammed peygamberliini açikladiktan sonra slamiyet hizla geliti. Bu gelime Mekkeli mürikleri telalandirdi. Onlar Hz. Muhammede olmadik engeller çikardilar. Hz. Muhammed bütün bu engelleri ati. Hz. Muhammed bütün bu müriklerin, putperestlerin çikardii sorunlar ve engellerle mücadelede en büyük yardimi Hz. Aliden görüyordu. Hz. Ali Peygamberin yaninda eitim almi, slamiyeti ilk kabul etmi ve ayni zamanda Peygamberin kizi Hz. Fatma ile evlenerek Peygamberin soyunun sürdürücüsü olmutur. Hz. Ali Kuranda geçen ve onlarca hadiste geçen Ehlibeyttendir. Ehlibeyt Hz. Muhammedin ailesi demektir. Ehlibeyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyinden olumaktadir.

86

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Muhammedin Medineye hicretinden sonra slam dini gelimeye devam etti. O kadar geliti ki, Mekkeli putperestler bile Müslüman oldular. te bu putperestlerin içinde Mekkenin en zengin kiilerinden biri olan Ebu Süfyan da vardi. Ebu Süfyan ve benzerleri slama ve Peygambere inandiklari için Müslüman olmadilar. Onlar gelien slamiyetin maddi deerlerine sahip olmak için Müslüman oluyorlardi. Hz.

87

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Muhammed bütün bunlari görüyor ve ona göre de önlem aliyordu. Hz. Muhammed çok açik bir ekilde kendisinden sonra Müslümanlarin önderinin (Halifesinin) Hz. Ali olmasi gerektiini beyan etmitir. Ama bütün bunlar hiçe sayildi. Hz. Muhammedin vefatindan sonra bu eskinin putperest, mürik bezirganlari bir ara geçi dönemi hazirladilar. Bu dönemde sirasiyla Ebubekir, Ömer ve Osman halife oldular. Daha sonraki dönemde ise Hz. Ali halife oldu. Hz. Alinin halifelii daha batan engellenmi ve onun aailanmasi, yiitliinin, fedakârliinin basitletirilmesi salanmiti. Hz. Ali bütün bu oyunlara kari doru bildii Hak yolundan amami, dünya malina, paraya pula tamah göstermemiti. Hz. Ali kendisine yapilan onca haksizlia karin sabir göstermi, slam toplumunun içine nifak sokulmasin diye, kan dökülmesin diye insanlari dorulua davetini sürdürmütür. Ama ne yazik ki, Hz. Alinin bütün bu çabalarina karin dünya malina tamah gösterenler, gözünü iktidar hirsi bürümü olanlar bunu anlamiyordu. Nitekim Ebu Süfyan olu Muaviye yaptii bin bir dalavere ve haksizlikla kendisini halife ilân ediyordu. slamiyeti bir iktidar araci olarak görüyordu. Muaviye Hilafeti de babadan oula geçecek bir kurum olarak ekillendiriyordu. Muaviye dönemindeki Emevi saltanati salt Hilafet için deil, ayni zamanda kendi iktidarlarina hizmet edecek bütün din dii

88

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

gelenekleri, töreleri, adetleri din adina kurallatiriyor, kurumlatiriyordu. Hz. Ali ve Ehlibeyt var gücüyle bütün olumsuzluklari gidermeye çaliiyor, insanlari gerçee davete devam ediyorlardi. Ama Muaviye acimasizdi. Hz. Ali ehit ediliyor, ardindan ikinci imam Hasan zehirlettirilerek ehit ediliyordu. Bu arada Muaviye ölüyor, yerine olu Yezid geçiyordu. Yezid kendi iktidari için mam Hüseyini tehlikeli görüyordu. Çünkü mam Hüseyin Ehlibeyttendir. Yani Hz. Peygamberin torunu, Hz. Alinin oluydu. O, doruluun, hakkin, adaletin, gerçeklerin yilmaz savunucusuydu. Bu arada Emevi saraylarinda din dii ne varsa din adina meru gösteriliyordu. Halk isyan ediyor ama Emevilerin kurduu askeri tekilat halka göz açtirmiyordu. te Küfe halki da baskilardan bikmiti. Küfeliler her gün mam Hüseyine davet üstüne davet gönderip, kendisini halife olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardi. mam Hüseyin engin öngörüsüyle Küfelilerin ihanet edebileceklerini biliyor buna karin kendi sorunluluunun gereini yerine getireceini söylüyordu. Ve mam Hüseyin yakin aile çevresi ile Küfeye varmak için yola çikiyordu. Emevi saltanatinin sürdürücüsü lanetli Yezid bu durumu haber aliyor ve önüne engeller çikariyor, onu öldürmek için planlar

89

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kuruyordu. Yezid ve taraftarlari Küfelilerden, Hz. Hüseyin taraftarlarini baski altina aldilar. Bazilarini ise rüvetle ve çeitli vaatlerle mam Hüseyinden baliliklarini vazgeçirdiler. mam Hüseyinin ailesi yaklaik 70 kiiden oluuyordu. Buna karin Yezidin ordusu ise binlerce kiiden. Yezidin komutanlari, mam Hüseyine Yezide biat etmesini ve böylelikle onu birakacaklarini söylediler. mam Hüseyin asla zalime biat etmeyeceini, boyun emeyeceini ve gerekirse bunun için ehit olacaini defalarca tekrarladi. mam Hüseyin dedii gibi yapti ve Yezide biat etmeyerek, onurlu bir ekilde direnerek ehit dütü. Kerbela Olayi slamda saflari netletirmitir. Zalime asla biat edilmeyeceini göstermitir. Alevilik inancinda Kerbela Olayi büyük bir öneme haizdir. Aleviler dünyanin neresinde olurlarsa olsunlar, adlari ne olursa olsunlar, Hz. Hüseyine balidirlar. Onun için oruç tutarlar, yas tutarlar. Onun çektii acilari bir nebze de olsa hissetmek için çile çekerler. Aleviler sadece yas tutarak mam Hüseyini anmazlar. Ayni zamanda ondan her defasindan bir eyler örenirler. Dünya döndükçe Kerbela unutulmayacak.

90

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bir Bütün Olarak Hz. Ali Hz. Ali, dünyaya gelmi en önemli ahsiyettir. Burada bir parantez açarak Hz. Alinin peygamberlerle karitirilmamasinin

gerekliliini belirtmek isteriz. Hz. Alinin önemini vurgularken peygamber düzeyine çikartmiyoruz. Hz. Ali bir peygamber deildir. Hz. Ali bir önder insandir. Buna önderlerin önderi diyebiliriz. Hz. Aliyi tanimlarken onu abarttiimiz düünülebilinir. Böylesi bir düünce yanlitir. Belki de Hz. Aliyi tam anlamiyla tanimlayamiyoruz. Hz. Ali neden bu kadar önemlidir? Hz. Alinin ahsinda sembolleen deerler toplami sadece Ali taraftari toplumlar için

91

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

deil, bütün insanlik için kazanimdir. Bu deerleri insanlik kavradii zaman bir çok sorunun çözüme kavuacai inancindayiz. Hz. Aliyi sadece tarihsel bir siyasi kiilik olarak görenler ve bu siyasal- askeri kiiliin ahsinda ona yüklenen misyonun yanilgi olduunu iddia edenler ya gerçeklerden bîhaber kiilerdir ya da art niyetli kiilerdir. Elbette Hz. Alinin siyasi, askeri yönü de vardir. Ama Hz. Ali salt siyasetle, askeriyle uramamitir. Hz. Ali, insan yaaminin bütün yönleriyle ilgilenmi, sadece kendi zamanin ile deil, insanlik yaadii müddetçe geçerli olacak tespitler, çözümler gelitirmitir. Hz. Ali komple bir kiiliktir. Hz. Alinin komple bir insan olmasinda etkili olan olaylari tarihsel bir zorunluluk olarak görün ya da ilâhi kudretin damgasi olarak. Her açidan da sonuç ortadadir.

Hz. Ali bir filozoftur. Düünce biçimi, olaylari tahlil metodu, sonuçlara varmasi ve sonuçlari anlailir bir üslûpla anlatmasi... Hz. Ali bir edebiyatçidir. Arap toplumunda Kurandan sonra edebi deeri olan ikinci kitap Hz. Aliye ait olan Nehcül Belagadir. Nehcül Belagadaki üslûp, günümüzde dahi çekiciliini ve etkileyiciliini muhafaza etmektedir.

92

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali mükemmel bir e, ideal bir babadir. O Fatmanin eidir. Hasan, Hüseyin ve Zeynepin babasidir. Bütün bu kiilikler insanliin kaderinde etki sahibi deiller mi? Daha ne denilebilir ki. Hz. Ali büyük bir komutandir. Hz. Alinin askerlik dehasi tartiilmazdir. "La fetta illa Ali, la seyfe illa Zülfikâr" (Alinin üstüne yiit, Zülfikârin üstüne kiliç yoktur) sözü öyle gelii güzel söylenmi bir söz deildir. Hz. Ali dürüst bir siyasetçidir. Bazi kimseler Hz. Alinin çok kötü bir siyasetçi olduunu söylerler. Buna kanit olarak da, Muaviye lânetlisinin hakem olayini gösterirler. Bu kimselerin siyasetten anladii sahtekârlik, düzenbazlik, haysiyetsizlik, yalakalik, riyakârliktir. Hz. Ali bunun yaninda sadece siyasette deil, yaamin her alaninda dürüstlüü, hakkaniyeti, doruluu, haysiyeti, edep-erkâni savunmutur. Siyaseti kirlilikten kurtarmak istemitir. Aslinda Hz. Alinin duruu, günümüzde bile en ideal olanidir. Yani namuslu siyasettir Hz. Alinin yaptii. Bazi çada Muaviyeler, siyaseti bir rant kapisi olarak görmekte ve bu yolla insanlari sömürmekteler. Hz. Alinin siyaset anlayii eninde sonunda galip gelecektir. Neden? Çünkü, yönetilenler kendilerini

93

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yönetme iddiasinda olanlarin dürüstlüüne bakacaklar. Bazi siyaset cambazlari kendilerini Muaviye taktikleri ile bir süre gizleyebilirler. Fakat bunlarin uzun ömürlü olamayacaklarini söylemek için müneccim olmaya gerek yok.

Hz. Ali bir insan haklari savunucusudur. lgilenenler George Jerdak adli yazarin yazdii alti (6) ciltlik "Hz. Ali ve insan haklari" adli kitaba bavurabilirler. Hz. Ali eitlikçidir. Hz. Ali, kendisi halife olduu dönemde en siradan insan ne maa aliyorsa kendisi de ayni maai aliyordu. Ne eksik ne de fazla. Bu yüzden Hz. Aliyi kardei dahi terk etmitir. Nasil olur da devletin bai, bütün hazinenin tek sorumlusu, eski bir köle ile ayni maai alir? Bundan da bir eitlik olur mu?

94

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

oldukça zor. Bizlerin yaptii özetin özetinin özetidir. Hz. Aliyi anlamak için biraz sabir göstermek lâzim. Yazar George Jerdak, Hz. Alinin insan haklari boyutunu yazmak (anlatmak) için alti (6) cilt yazmitir. Yine de eksik taraflari olduunu söylemekte. Hz. Ali, dünya üzerinde en çok yazi yazilan ahsiyetlerin en bainda yer almakta. Hz. Aliyi tanimak gerekir. Taniyip sevmek gerekir. Neden gerekir? Eer Hz. Ali gerçek anlamiyla, tam manasiyla kavranirsa, bunun sonuçlari yaamin her alaninda baari ve mutluluk demektir. Bizler bunun doruluundan üphe duymuyoruz. naniyoruz ki; insanlik Hz. Aliyi bir gün bütün boyutlariyla taniyacak ve bundan, bu deerler bütününden çok önemli sonuçlar alacaktir. Hz. Ali, insanliin makro

95

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

düzeyde yaadii ne varsa; sava, ihanet, çeliki, yoksulluk, anlailmamak, dilanmak, zulüm... kisacasi olumlu olumsuz ne varsa hepsini mikro düzeyde yaamitir. Yaadii için de önemli sonuçlara ulamitir. Fakat ne acidir ki, anlailmamitir. Onu en çokta Ali taraftari olduu iddiasinda olanlar yaralamitir. Çünkü Hz. Aliyi anlamamilardir. Eer az da olsa Hz. Aliye anlam verebilirsek, bundan emin olun ki, her anlamda kazançli çikilir. Anlayamiyorsak dahi samimice anlamaya çalialim. Artik ne kadar anlayabilirsek. Tekrar belirtelim ki; Hz. Alinin ahsinda somutlaan deerler bütün insanlik içindir. Salt bir grubun, cemaatin, toplumun deil. Önemli olan hangi toplum, cemaat, grup olursa olsun buna gereken anlami verebilmektir. Aaida Hz. Alinin bazi deyimlerini aliyoruz. Dileriz balangiç manasinda yararli olur. Bilinir ki; büyük yanginlar çok küçük kivilcimlardan balar.

Övünç duyacai bir soyu varsa cahil insanin, bilsin ki; çamurdan ve sudandir özü soyunun. Dünyada Ehlibeytin deer kriteri güzelliktir. Bilim, doruluk ve sevgidir soyu insanolunun.

96

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Dayanilmaz bir kötülük gelirse eer baina, suskun kayalar gibi dur ve diren. Bilmelisin ki; rahat günler de geçer, zor günler de. Öyleyse ne diye dünya mali için aliyorsun. En bilge insan; eksiini, kusurunu, yanliini bilen kiidir. Sözünü tutan, bencillii yikan, dar hesaplari aan kiidir. Kötülüklere, kötüye yüz vermeyen, dostlukla, iyiliklerle güzelleen, dünya yikilsa da öz deerlerine bali olan kiidir. Çaba harcamadan yarasinin iyilemesi için dünyadan çare bekleyen kii, yarasinin iyilemesini beklerken, yara üstüne yara açar. Yokluk ve yoksulluk genç insanin ayiplanmasina ve onunla alay edilmesine yol açar. Doruyu söylese de söyledikleri önemsenmez, hatta kötü söz etmi gibi davranilir. Aydin ve bilgili genç insana kendi zamani ihanet etse de, izzet ve sayginlii ona ihanet etmez.

97

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin Gönüllerin Sultanidir Bir çok kere belirtildii gibi Hz. Hüseyin, tipki dedesi, babasi, annesi, abisi gibi komple, dört dörtlük bir insandir. Elbette mam Hüseyin peygamber deildir. Ancak mam Hüseyin, yaamin bütün anlamina sahiptir. Yani güneten tutalim yildizlara kadar, dalardan tutalim nehirlere, çöllere kadar; insan ilikilerine, insanin maddi-manevi yapisina kadar her eye hakim ve vakifti. Söyledii her söz, attii her adim belli bir bilincin, hesabin, asaletin, gelecein, ideal insanin protipine göreydi. Ayni asalet, yiitlik, bilinç ve ideal insan olma Hz. Ali içinde geçerlidir. Zaten mam Hüseyin bütün bu zincirin halkasi gibi tamamlayicidir. Hz. Peygamberden ve Hz. Ali'de vücut bulan deerlerin temsilcisiydi. Bazilari mam Hüseyin'in bütünlüünü göremiyorlar. Hz. Hüseyin'i sadece Kerbela da ki ehadetiyle biliyorlar. Bu eksik bir yaklaimdir. Kerbela hadisesi mam Hüseyin'in yaamindaki doruk noktasidir. Ancak Kerbeladan öncesi de var. Bu öncesinden de mam Hüseyin'in yaami yine en ideal olanidir.

98

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Günümüzde dahi mam Hüseyin'e bunca ilgi, balilik, sevgi, saygi varsa bu sadece mam Hüseyin'in Kerbela da ehit edilmesiyle açiklanamaz. mam Hüseyin, Kerbela öncesi ve Kerbela olayi sirasindaki tutarliliiyla bir bütündür. Tutarlilik, çok kimsenin yaaminda anlami olmayan bir kavramdir, fakat Hz. Ali ve Hz. Hüseyin gibi yüce ahsiyetlerin yaami bu kavram üzerine ekillenmitir. Bu yüce ahsiyetler sözledavranii, teori ile pratii bütünletiren ahsiyetlerdir. Bu konuda Kerbela ehidi mam Hüseyin'in bütün insanlia hitap eden u sözleri iyi birer kanittir. öyle sesleniyor mam Hüseyin insanlia:"ereflice ölmek, erefsizce, onursuzca yaamaktan iyidir." Yine saygideer mam dünya malina tapan, yaamini maddi çikar üstüne kuranlari zavalli ve ahmak olarak görüyor. Bu tür kiileri köle olarak nitelendiriyor ve gerçek manada özgürlüün

99

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yolunu gösteriyor. öyle diyor sevgili Hz. Hüseyin maddiyati her eyin üstünde tutan ve yaamin güzelliini idrak edemeyenler için:"Günesin üzerine doduu her ey tüm dünya ve onda bulunanlar, ondaki deniz ve kara, da ve çöl, Allah'i dost edinen ve ilahi yücelii idrak eden, Allah'in hakkini taniyan marifet ehli olan birinin yaninda bir gölge gibidir. Dünyaya ve ondakilere deer vermeyen bir özgür insan yok mudur?" Gerçekten var mi böyle özgür insanlar? Ya da insanlarin çounluu maddenin, geçici heveslerin, iktidarin, hirsin, gücün... köleleri deiller mi? Herkes o mutlak sonla (ölümle) karilaacaini bildii halde neden kölelikte israr ediyor bazilarimiz? Oysaki ömür çok kisadir. 70-80 yilin uzunluu nedir ki? Bir nefes almak kadar kisa deil mi 70-80 yil? Ne acidir ki insanlar kendilerini kandirip duruyorlar. Burada elbette her eyden el etek çekelim manasi çikmasin. Nitekim mam Hüseyinde böyle bir yaamin sahibi olmamitir. Ancak israrla vurgulanmasi gereken, maddiyat için dier bir çok güzelliin feda edilmemesi gerektiidir. Madde olsun. Ama madde insan yaamini kolaylatiran olsun. Eer madde köle ediyorsa insani bu kari olunmasi gerekendir. nsan maddenin emrinde deil, madde insanin emrinde olmalidir. Madde amaç deil, araç olmalidir. Yazik ki insanlar maddeyi amaç haline getirmiler. Yanli olan budur. Saygideer mamin sözleri

100

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

böylesi insanlar içindir. Hz. Hüseyin sözlerine öyle devam ediyor: "...Kendinizi satmayiniz. Hür, özgür insanlar olunuz, kendini satan saticilardan olmayiniz". mam Hüseyin 'kendinizi satmayiniz' diyor. Yazik ki insanlar öyle tamahkar ve madde perestler ki bedenleri ile birlikte ruhlarini da satiyorlar. Deer yargilari, sevgileri, dostlari, aklari... kisacasi her eylerini maddi hesaplar belirliyor. Daha dorusu maddi kazanç hesaplarinin sonucu bütün bunlar oluuyor. Oysaki deerler, ahlak, dostluk, paylaim... maddi hesaplar sonucu ekillenemez. ekilleniyorsa bu artik baka bir eydir. Dostluk sahtekarliktir, riyadir, ahlak ahlaksizliktir, hainliktir, deerler anlamsizdir... Böylesi insanlarin yönlendirdii bir toplulukta mam Hüseyin'in göklere ulaan ama duymak, bilmek, görmek istemeyen insanlara ulamayan gür sesi yankilanmaya devam edecektir. Ta ki insanlar duyana, bilene, görene kadar "erefli, onurlu, anlamli bir ekilde yaayin, maddenin kölesi olmayin."

101

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Günümüzde Hz. Ali Çeitli ideolojik saplantilari olan bir takim kimseler Hz. Ali gerçeini inkâr etmek istiyor. Bunu baaramayinca da bu defa Hz.Ali gerçekliini saptirmaya, tahrif etmeye, toplumun önemsedii eylemlerini çarpitmaya çaliiyorlar. Bu Hz. Ali dümanlii yaklaik 1400 yildir sürüp gitmekte. Saniriz Hz. Aliyi sahiplenme ve onu dilama önümüzdeki yüzyillarda da devam edecek. Peki nedir bu kadar urailan Hz. Ali kültü? Nasil bir ahsiyettir bu Hz. Ali? Ne yapti da günümüze kadar tartiiliyor? Yazar Abdülbaki Gölpinarli, Hz. Ali adli kitabinin önsözün de öyle tanimliyor: " nsanlar vardir; yaarlar, ölürler, yaayi sayfasinda bir izleri bile kalmaz, zaman alaninda bir sözleri bile söylenmez. Sanki domamilardir, sanki yaamamilardir. Bir yildiz aksa göz alir, bir ku uçsa kanadinin sesi duyulur, hâlbuki bunlardan ne bir ses kalir, ne bir nefes. Dünyaya gelmeselerdi hiç bir ey eksilmezdi, gelmilerdir, yer yüzünde hiç bir fazlalik olmamitir. Hâlbuki insanlar vardir, ömürlerini sürüp bitirirler fakat zaman onlar için akar, düünce onlarin hayatini örer, inanç onlara balanir, dümanlik onlara saldirir. Bunlarin adlari toplumu sürükler, hatiralari devletler kurar. Bunlar için

102

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kan dökülür, an alinir. Bunlar için zulme göüs gerilir, zulmedilir. Bir muhitte sevilmezken, bir muhitte bunlara tapilir. Bunlari birisi yererken, öbürü ölesiye sever. Tarih, sanki bunlarin öz mallaridir, övülü, yerili, öz haklari. Bunlar gerçekten yaamisalar, insanin çocukluk devrindeki yalanindan domamilarsa üphe yok ki, normalin üstündeki insanlardir; Peygamberlerdir, erenlerdir, aiklardir... te slam tarihinde Ali bunlarin birisidir, hatta birincisidir. Daha Hz. Peygamber saken o, ölesiye sevilen öldürülesiye yerilen bir er olmutu. Daha kendisi hayattayken mabuduna candan inanan bu ere Tanri demek cesaretini bulanlar çikmiti. Adina yillarca minberlerde lânet edilirken, o ad için can

103

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

verenler vardi. "Ya Ali medet" sözü, ümitsize ümit veriyor, hastaya ifa sunuyor, kuvvet, kudret kaynai oluyordu. Ümeyyeoullarini bu ad yikti, onlarin zulmünü bu ad sahibinin olu Mazlum Hüseyinin kani bodu. Abbasoullari saltanatini bu ad kurdu ve o imparatorluu, içten içe gene bu ad çürüttü. Al-i Büveyhle Fatimiler bu adla kuruldu, Safeviler bu adla belirdi, geliti. Mezheplerden bahseden kitaplar bu adla doldu, slam tarihi bu adla yazildi, tasavvuf bu ada dayandi, slam felsefesi bu addan hiz aldi, tasavvufi iir bu adi andi. syanlari, bu ad kopardi, ölümü bu ad hiçe saydi, kalan "ya Ali medet" dedi, düen "ya Ali medet" ..... Hz. Ali için dünyanin kaderini deitiren biri dersek abartmi olmayiz. Hz. Aliyi sadece bir yönlü ele alip deerlendirenler büyük bir yanilgi içindeler. Hz. Aliyi Arap kabileler arasinda iktidar mücadelesi vermi ve kaybetmi biri olarak deerlendirenler yetersiz bir deerlendirmede bulunmaktalar. Böyle davrananlar hiç bir zaman Hz. Aliyi bir bütün olarak deerlendiremezler. Dolayisiyla bu tür kiilerin yaratmak istedikleri Hz. Ali portresi ile gerçek Hz. Ali portresi çok farklidir. Gerçek Hz. Ali, bütün insanliin kabul ettii ender ahsiyetlerden birisidir. Hz. Ali, dümanlarinin bile

104

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yeteneklerini, cesaretini, bilgeliini, fedakârliini övdüü bir yüce kiiliktir. Alevice deyimle o "Allahin Arslani"dir. Hz. Ali, yaamiyla, düünceleriyle, eylemleriyle günümüzde de dara düenlerin siinai durumundadir. "Yeti ya Ali" sözü bouna söylenmemitir. Yazarinda belirttii gibi, tarih boyunca zor durumda olanlarin adeta duasi olmutur. Hz. Alinin dini tarafini, kutsalliini bir tarafa birakip, onu sosyolojik ve siyasal olarak deerlendirirsek bile, insanlia ne kadar çok katki yaptiini görmü oluruz. Hz. Alinin Misir Valisi tayin ettii Malik Bin Ejdere hitaben yazdii mektup adeta bir yöneticilik manifestosu niteliindedir. Nitekim bu mektup önemli üniversitelerde ders olarak okutulmaktadir. Hz. Ali bu mektubunda sadece kendi çainin ilerisinde deil, ayni zamanda u yaadiimiz 2000li yillarinda çok çok ilerisinde olduunu kanitlamitir. Zaten Hz. Ali bazi ahmaklarin iddia ettii gibi sahte bir kahraman olsaydi, günümüzde adi anilmazdi. Hz. Ali gerçeklii yeterince anlailmak istenmedii için bazi sivri zekâlilar onu hakir görmeye, çeitli sifatlar yükleyerek basitletirmeye çaliiyorlar. Bilinmelidir ki; günein douu nasil engellenemiyorsa Hz. Ali gerçeklii de engellenemeyecektir. Bizler Hz. Alinin o erdemli yolunda olduumuz, Hz. Ali gerçekliini bildiimiz ve Hz. Alinin

105

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

adiyla kendimizi andiimiz için ansli sayiyoruz. Bizler bütün zorluklara ramen Hz. Aliyi sahiplenmeye devam edeceiz. Hz. Ali sahiplenilmesi gereken bir yol çizmitir. Eer Hz. Alinin çizdii bu yol insanlari yanlia yönlendirseydi, üphesiz insanlar o yola gitmezdi. Nitekim yaadiklari dönemde kendilerini Tanri dahi ilân eden imparatorlar, krallar günümüzde unutulmulardir. Burdan çikardiimiz sonuç; Hz. Alinin yolu dorudur. Bu yol insani her türlü tehlikeye kari korumakta, karanliktan aydinlia, yokutan düzlüe, zor durumdan rahata çikarmaktadir. Birilerinin bunu yok saymasi, inkâr etmesi bu tarihsel gerçeklii engelleyemez. Hz. Ali düünceleri, felsefesi, yaam biçimiyle insanlia yol göstermeye devam edecek. Dünya döndükçe, insanlik var oldukça Hz. Ali de var olacaktir.

106

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Fedek Olayi Fedek, Medine ehrine yaklaik olarak 150 kilometre uzaklikta olan, içinde hurma bahçelerininde bulunduu yerleim alaninin adidir. Bu bölgede bulunan ve Fedek Hurmalii olarak da bilinen arazi Hz. Muhammed'e ait olan bir araziydi. Hz. Muhammed bunu Hz. Fatma'ya hediye etmiti. Hz. Muhammed hakka yürüyene kadar Hz. Fatma bu araziyi kiraya veriyor ve elde ettii gelirin küçük bir kismini ailesine ayirirken büyük kismini ihtiyaç sahibi fakirlere veriyordu. Hz. Muhammedin vefatindan sonra, daha Hz. Muhammedin bedeni topraa verilmeden, bir oldu bittiye getirilerek halifeliini ilan eden Ebubekir'in ilk icraatlarindan biri bu araziyi Ehlibeytin elinden almak olmutur. Hz. Fatma'ya ait bu araziye Ebubekir tarafindan haksiz bir ekilde el konulmasi Hz. Fatma'yi oldukça üzmütür. Burada söz konusu olan sadece Ehlibeytin mülküne el konulmasi deildir. Bununla beraber, asil önemli olan Hz. Muhammedin vasiyetinin çinenmesi ve böylece daha sonraki karanlik dönemlerin balangiç iareti olmasidir. Fatma Ana'yi asil üzen budur.

107

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ebubekir ve onunla beraber hareket edenlere kari Fatma Ana ve Hz. Ali, Fedek olayinda olduu gibi her haksizlik ve yanlilik karisinda dorulari dile getirmi ve hakkaniyeti, Ehlibeytin asil nuruna yakiir ekilde savunmulardir. Ne yazik ki Hz. Muhammedin vefatiyla Ehlibeytin sahipsiz kaldiini düünen eskinin iflah olmaz putperestleri, yeni dönemin görüntüde Müslümani özde putperestleri her türlü gayri ahlaki yöntemle iktidar sahibi olup Ehlibeytin hakim kilmak istedii bütün deer ve dorulari tersyüz etmilerdir. Fedek olayi, Ehlibeytin yeryüzünde hakim kilmak istedii ve özünde insanin insanlik bilincine ulamasini hedefleyen ve böylece varoluun anlam ve öneminin idrakini esas alan deerler bütününün özünden koparilmasinin sembol olaylarindan biridir. Fedek olayiyla asil verilmek istenen mesaj; "sizin/Ehlibeytin en hakli olduu bir konuda bile, mülkünüze bile el koyabiliyoruz. Bunu yaptiimiza göre daha neler yapacaimizi hesaba katan, ona göre bizlere biat edin, yoksa hakkinizi, mülkünüzü elinizden aldiimiz gibi caninizi da aliriz" mesajidir. Nitekim bunu yapanlarin ardillari daha sonralari Ehlibeyte kari insanlik dii yöntemlerde bulundular. Bunun zirve noktasi da imam Hüseyin'in Kerbela çölünde ehit edilmesidir.

108

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Fedek olayi, haksizlikla, zorbalikla, hile ve yalanla Ehlibeytin mülkünün gasp edilmesi olayidir. Fedek olayi, Ehlibeyte yapilacak olan zulmün iaret fieidir. Fedek olayi, iktidar sahibi olabilmek ve iktidarini salama almak adina her türlü dini ve insani deerlerin çinenmesidir. Fedek olayi denilince anlailmasi ve bilinmesi gerekenler özet olarak böyledir.

109

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin'in Mücadelesi ktidar Olma Mücadelesi Deildir Her yil dünyanin farkli corafyalarinda milyonlarca insan Muharrem ayinda mam Hüseyin'i ve Kerbela`da ehit olan dostlarini anar. Aradan asirlar geçmi olmasina karin halen önemiyatindan bir deer kaybetmeyen mam Hüseyin'in Kerbela çölünde ehit edilmesi bir çok sosyoloun, etnoloun, antropoloun ilgi alani olmaya devam ediyor. Cevabi verilmek istenilen ana soru udur: "Nasil oluyor da 1300 yil önce yaanmi bir olayin etkileri günümüzde de varliini sürdürüyor?" Kerbela olayini ve etkilerini bütün yakiciliiyla yaayan inanç toplumunun ferdi olarak bu ana soruya ve dier yan sorulara verilmi cevabi öyle özetleyebiliriz: "Kerbela olayi insanin akin(yüce) hali ile bataklik

110

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

halinin ayritirilma olayidir." Böyle olunca da mam Hüseyin'in ahsinda temsilini bulan deerleri savunanlarla Yezidin ahsinda temsilini bulanlar arasindaki mücadele sürgit devam etmitir ve dünya döndükçe de devam edecektir. Ta ki Yezidin temsil ettii düünce ve yaam sistemi yok olana dek. Kerbela olayi tarihte olmu milyonlarca olaydan biri deil. Eer öyle olsaydi etkileri günümüze kadar devam etmezdi. Kerbela olayini yaamsal ve güncel kilan özünde taidii iyi ile kötünün savaimi ve iyi olanin kaybetmesidir. Tabi ki burada neye göre "iyi" ve "kötü" tanimi yapildii sorulabilir. mam Hüseyin; doruluu, dürüstlüü, mazlumluu, fedakarlii, haklilii, adaleti, dostluu, balilii, hakkaniyeti... temsil ediyor. Yezid ise; gücü, iktidari, zalimlii, saltanati, yikicilii, namertlii, haksizlii, sömürüyü... temsil ediyor. Bazilari halen neden Kerbela olayinin güncel olduunu anlayamiyor. Hala güncel. Ve haksizlik, yolsuzluk, yobazlik, yozluk, yoksulluk, maddeye-güce tapma, savalar oldukça, sömürü, adaletsizlik, eitsizlik oldukça da güncel kalacaktir. mam Hüseyin elbette çok önemli bir inanç önderidir. Ancak hemen belirtelim ki, mam Hüseyin'in yaami ve insan üstü mücadelesi yaamin bütün alanlarina nüfus eder boyuttadir.

111

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Günümüz dünyasinda yiinla insan farkli inançtan olmalarina ramen mam Hüseyin'in önünde saygiyla eiliyorlar. letiim gelitikçe, toplumlar arasi ilikiler younlatikça mam Hüseyin'e olan ilgi misliyle artacaktir. Bu ilgi, sevgi, balilik, hayranlik sadece inançsal bir balilik deildir. üphesiz mam Hüseyin'in inançsal boyutu çok çok önemli ve büyüktür. Ancak mam Hüseyin komple bir insandir. Komple insandan kastimiz insani olanin en önemli temsilcilerinden biri olmasidir. Evrenseldir. mam Hüseyin'in mücadelesine sevgi, saygi, balilik, hayranlik salt onun inancinda olanlarda deil, inançli inançsiz bütün toplum kesimlerinden gelmektedir. Çünkü, insanlar ideallerinin, kendi dorularinin, adaletin, hakkaniyetin, gerçek inancin... temsilini mam Hüseyin de buluyorlar. mam Hüseyin ve yarenlerinin ehadetiyle sonuçlanan Kerbela olayinin "Araplar arasi bir kabile savai" olarak görenler yaniliyorlar. Yine mam Hüseyin'in "iktidar Mücadelesi" sonucu Kerbela da ehit olduunu iddia edenlerde yaniliyorlar. Dikkat edilirse ehadetinden sonrada ve günümüzde de mam Hüseyin'i ve Kerbela ehitlerini en çok sahiplenen toplumlar Araplardan çok Arap olmayan Türk, Pers, Kürt toplumlaridir. Yine mam Hüseyin sonuçlari belli olan bir savaa iktidar hirsi için girmemitir. Eer mamin bütün emeli iktidar olsaydi 72 kii ile

112

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

binlerce kiilik orduya kari savaa girmez daha farkli metotlar uygulardi. mam Hüseyin'in mücadelesi için "kabileler arasi çatima" ve ya "iktidar içindi" gibi yakitirmalarda bulunmak gerçee gözünü kapatmaktir. Kerbela çölünde insani olanla insani olmayanin mücadelesini verdi saygideer mam. Biçimde kaybetse de özde mücadeleyi kazanmitir. Eer mam Hüseyin Yezit'e biat etseydi ve bunun sonucunda Yezit tarafindan hediyelere boulup iltifatlar görseydi, o vakit mam Hüseyin kaybederdi. Ancak mam Hüseyin, "Yezit'e biat etmektense onurluca ehit olurum" diyerek biçimde bir kaybediin ama özde bir kazanimin sahibi olmutur. Bu kazanim mam Hüseyin ve yoldalarinin ahsinda bütün haksizlia, zalimlie, sömürüye, talana, yobazlia... urayanlarin kazanimidir. Bunun için diyoruz ki; kaybeden Yezit ve cümle zalimler, kazananlarsa Hüseyin ve cümle mazlumlardir.

113

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Sünnilere Göre Hz. Ali Klasik Ehli-Sünnet anlayii Hz. Ali`ye dördüncü halife olmanin diinda bir mana vermez. Hz. Ali Ehli-Sünnet için dördüncü halife olmanin diinda bir ey çaritirmaz. Bazi iyi niyetli ama yetersiz çabalarin diinda Ehli-Sünnet daire içinde bulunan bilginler, önderler adeta Hz. Ali gerçeini yok sayma, önemsizletirme çabasi içinde bulunmulardir. Bu mantik günümüz Ehli-Sünnet taraftarlarinca da sürdürülmektedir. stisnalar bu manada da kaideyi bozmuyor. Hatta mümkün olsa Hz. Ali ve onun ahsinda temsil olunan deerler bütününü tümden yok sayacaklar. Ancak buna güçleri yetmediinden bu defada önemsizletirme, siradanlatirma çabalari içine giriyorlar. Gerçek manada Hz. Ali, dördüncü halife olmanin diinda daha önemli bir gerçeklii temsil ediyor. Kaldi ki halifelik (etiket anlaminda) Hz. Ali için hiç bir zaman belirleyici olmamitir. Hz. Ali ömrünün hiç bir safhasinda mevkiye, makama, etikete önem vermemitir. Hz. Ali`yi siradanlatirmaktan baka bir ilevi olmayan "dördüncü halife" etiketi Hz. Ali`ye ve temsil ettii deerlere haksizliktir. Her eyden önce Hz. Ali, bir misyonun en önemli temsilcisidir. Hz. Ali`nin güttüü dava tarihten günümüze onun adiyla özdelemitir. Hz. Ali`nin temsil ettii deerler, onun ahsinda

114

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

somutlaan düünceler ve eylemler deil dördüncü halifelii, bir bütün olarak halifelik kurumunu aar niteliktedir. Burada halifelii küçümsediimiz manasi çikmasin. Yaam olanai bulduu çada halifelik elbette önemli ilevi olan bir kurumdur. Ancak Hz. Ali de somutlami olan davanin nitelii bakiminda halifelik "hafif" kalir. Sünni anlayi slam tarihi ve onunla ilintili olarak insanolunun geliim düzeyi manasinda Hz:Ali`yi görmezden gelen bir tutum içindedir. Hz. Ali`yi, birakalim insanlik için taidii öneme, daha doru dürüst slam tarihi içinde bile gereken önemi vermemitir. Halbuki slam tarihini belirleyen en önemli ahsiyet Hz. Alidir (Ebetteki Hz. Peygamberin konumu çok farklidir). slam topluluklarinin tarihsel süreçlerini belirleyen Hz. Alidir. Ancak bu tarihsel (ve güncel) gerçeklik kabul görmek urada kalsin, mümkün mertebe yok sayilmak isteniliyor. Aratirdiimiz yiinla Sünni kaynak ve toplumsal deneyimlerimiz, gözlemlerimiz Sünni toplumun Hz. Ali gerçei hakkinda yetersiz, yanli, eksik, olumsuz bilgilere

115

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

sahip olduudur. Onlarca Sünni kaynak orta çada yaami bir Sünni bilgin hakkinda en küçük bilgiyi bile kayit altina alirken, slam toplumu ahsinda insanliin kaderini etkileyen Hz. Ali hakkinda dördüncü halife olmanin diinda bilgiye sahip deildir. Hatta ortalama bir Sünni inançli kii Hz. Ali`ye "ilahlik" yükledikleri zanniyla Alevilere dolayisiyla Hz. Ali`ye karit bir tutum içindedir. yi niyetli ama yetersiz çabalar bu gerçei ne yazik ki deitiremiyor. Daha önceleri de deiik vesilelerle belirttiimiz gibi Hz. Ali, sadece çainin ve günümüzün önderlik gerçei deildir. Hz. Ali, ideal insan ve ideal toplumun önderidir. Bu anlamda insanlik var oldukça Hz. Ali de var olacaktir. Çünkü Hz. Ali de temsilini bulan deerler bütün insanliin özlemini çektii, hasret olduu deerlerdir. Hz. Ali, bir bütün h alinde insani deerlerin temsilcisidir. nsani bütün erdemler Hz. Ali`nin kiiliinde anlam kazanmilar, somut hale gelmilerdir. Hz. Ali gerçeinin bilincinde olmak, onun ahsinda temsilini bulan deerlere bali olmak Hz. Ali`yi ilahlatirmak deildir. Aksine bizler her daim Hz. Ali`yi etiyle-kaniyla bir insan olarak kabul ediyoruz. Hz. Ali`nin biyolojik ve fizyolojik olarak hiç bir insandan farki yoktur. Hz. Ali bizlere isnat edildii gibi tanri deil, bir insandir. nsan olduu içinde önemi daha da fazladir.

116

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Eer iddia edildii gibi Hz. Ali`yi bir ilah olarak görseydik, onun idealize ettii insan olmaya çalimazdik. Çünkü ilahlar insanlardan farkli üstün bir güçtür. Ama Hz. Ali herkes gibi bir insandir. Herkes gibi bir insan olduu içinde onun ahsinda temsil olunan deerlere sahip olmak mümkündür. Eer geçmite ve günümüzde Hz. Ali gerçeklii yok sayilmak isteniliyorsa bu Hz. Ali`nin temsil ettii deerlerin yok sayilmasi demektir. Ve yine ölüm pahasina da olsa Hz. Ali sahiplenilip savunuluyorsa bu onun temsil ettii deerlerin sahiplenilip savunulmasidir. Tekrar etmekte fayda var. Hz. Ali`yi savunup sahiplenmek onu ilahlatirmak yada insan üstü bir varlik yapmak manasina gelmiyor. Aksine, Hz. Ali`yi sahiplenip savunmamiz onun insani deerleri temsilinden kaynaklaniyor. Hz. Ali sadece bir yönüyle deil, bir bütün olarak insani olanin temsilcisidir. Böyle olduu içinde sadece bizlerin deil, bütün insanliin önderidir. Hz. Ali`yi bir bütün halinde kavramak gerekiyor. Yaamini, düüncelerini, davranilarini, eylemlerini...kisacasi Hz. Ali`yi bir bütün olarak incelediimizde karimiza ideal bir insan tipi çikar. deal insan zaman ve mekan sorunu olmayan insandir. Hz. Ali bu ideal insanin öncüsüdür. Hz. Ali'nin her eylemi, en önemsizmi gibi görünen bir eylemin bile çok derin manalari

117

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

vardir. Düünen, hayatin anlamina ulamak isteyen ve insanliin sorunlarina çözüm arayan birisi için Hz. Ali`nin eylemleri paha biçilmez örnekleridir. Bizler, insanlii Hz. Ali`yi anlamaya, tanimaya, kavramaya davet ediyoruz. En bata kendisini "Sünni" olarak kabul edenlerin Hz. Ali`yi tanimaya ihtiyaçlari vardir. Hz. Ali tanindikça sevilecektir. Sevildikçe ondaki sayisiz deerlerin farkina varilacaktir. Hz. Ali`ye ön yargili bir yaklaim, siradanlatirmaya yönelik çabalar anlamsizdir. Anlamsiz olmanin ötesinde bireysel ve toplumsal geliim önünde bir settir. Bu satirlarin yazari Hz. Ali`yi sevenlerin olduu muhitte dünyaya geldii, Hz. Ali`nin adiyla anilan bir inanca mensup olduu için yüce yaraticiya minnettardir. "Ali sevilmez mi..."

Yiit Olmak Hüseyin Olmaktir

118

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

nsanin kendi varliini bütünüyle ortaya koymasi ve idealleri için ehadete gitmesi elbette ki çok deerlidir. nandii davaya hayatini adamasi saygin bir davranitir. Eer kii kendisinden geçip bir bütün halinde insanliin selameti için ehitlikte dahil çaba harciyorsa üphesiz bu insan büyük bir ruha sahiptir. O kii siradanlii çoktan ami, yaamin bir üst boyutuna varmitir. Artik onun yaam anlayii, olaylari-olgulari sorgulayii/analizi çok çok farklidir.

119

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Büyük ruh sahibi siradan insanlarin göremediklerini görür. Siradan insan bir an sonra neler olabileceini kestiremezken büyük ruh sahipleri insanliin geleceini okurlar. Eer günümüzde kismide olsa insanlik için refah söz konusuysa bu tarih boyunca insanlik için mücadele veren ve insanliin daha özgür, güzel, anlamli, saygin... bir yaam yaamasi için kendi kisa yaamlarini feda eden sayisiz kahramanlarin sayesindedir. Burada bu sayisiz kahramanlari anarken ve mücadeleleri önünde saygiyla eilirken inanci, dili, rengi, sinifi ne olursa olsun hepsini sahipleniyoruz. Tabi ki yine klasik muhalefet anlayii hemen soracak: "Kimdir bu kahramanlar ve ne yapmilardir?" ve devam edecekler: "Bu kahramanlar neye göre, hangi kistasa göre kahramandirlar?" Elbette bütün insanliin dil, din, renk, irk, sinif ayrimi yapmaksizin ortak kahramanlari tespit ettii yok. Bir topluma göre kahraman olan birisi baka topluma göre en büyük zulüm edicidir. Bu dorudur, ancak insanlik çok yava da olsa insanliin ortak deerleri ve insanliin gelecei için bazi normlar oluturuyor. Bu oluan normlar çerçevesinde zamanla bütün insanliin ortak kahramanlari netleecektir. Bizim anlayiimiz ve inancimiza göre mam Hüseyin, bütün insanliin ortak kahramanidir. Kahramanliktan ziyade yol göstericisi, iii, ideal insanidir. mam Hüseyin, salt bir

120

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

toplumun, grubun, kavmin, devletin, ulusun, halkin... deil, bir bütün olarak insanliin iii, yol göstericisidir. Dini, dili, rengi kavmi, ulusu, sinifi ne olursa olsun bütün insanliin ideal insanidir. mam Hüseyin'in ehadetle son bulan yaami adeta bir okuldur. Hüseyin'in sözü, Hüseyin'in eylemi, Hüseyin'in olayi, ruhu kisacasi her eyi yiitliktir, derstir, heyecandir, güç kaynaidir, tahriktir... Bu manada zaman ve mekanin önemi yoktur. mam Hüseyin, bütün insanliin ortak kahramanidir.

121

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'nin Siyaset Anlayii Bazi iyi niyetli fakat Hz. Ali´nin olaanüstü kiiliinden bihaber kimseler Hz. Ali´nin iyi bir siyasetçi olmadiini söylüyorlar. Buna dayanak olarak da Hz. Ali ile Muaviye'nin mücadelesini ve bu mücadelede Muaviye'nin "kazanmasini" örnek olarak veriyorlar. Bu kesinlikle temelsiz bir dayanaktir. Hz. Ali, gerçek manada bir siyasetçidir ve siyasetinin doruluu asirlardan beri hiç bir kukuya yer vermeyecek ekilde kanitlanmitir. Dünya döndükçe ve insanlik gerçekleri aramaya devam ettikçe, doru bir yaamin, anlamina uygun bir yaamin sahibi olmayi istedikçe de Hz. Ali'nin siyaseti de geçerliliini korumaya devam edecektir. Çünkü Hz. Ali, siyaseti anlamina uygun, olmasi gerektii gibi yapmitir.

122

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali doru bir siyasetin sahibiyken birilerinin çikip Ali'nin iyi bir siyasetçi olmadiini söylemeleri gerçek dii olmakla beraber düündürücüdür. Bu kiilerin verdii örnek biraz anlailirsa olay daha da düündürücü olacaktir. Çünkü bu tür kiiler Muaviye'nin yalan, sahtekarlik, haksizlik, düzenbazlik, üçkaitçilik üzerine inaa ettii siyaseti doru bir siyaset diye anlamalari ve övmeleri korkunç bir durumdur. Üçkaitçiliin , sahtekarliin, hilebazliin, haksizliin yüceltilecek bir tarafi yok. Aksine bu tür davrani ve düünceler iddetle mahkum edilmeleri gereken olgulardir. Muaviye haksizliin temsilcisiyken, Hz. Ali adaletin temsilcisidir. Muaviye her türlü düzenbazlii, sahtekarlii marifet sayarken, Hz. Ali inadina dorularin savunucusudur. Muaviye lanetlisi yalani, sahtekarlii, haksizlii, hilebazlii, rüveti, kaypaklii yaam biçimi haline getirirken ve bunlari bütün araçlarla uygularken, Hz. Ali yalansiz adil bir yaami kendisinden balayarak topluma sunuyordu. imdi, tarihsel gerçeklikler bu kadar açikken nasil olur da Hz. Ali siyasetten anlamaz! Bu yanli yargilar yerine Hz. Ali yalandan, hileden sahtekarliktan anlamaz çünkü Hz. Ali mertliin ve inadina dorularin temsilcisidir denilse daha gerçekçi olur.

123

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Aslinda bu tür örneklerle Hz. Ali gerçekliini bütün insanlikla buluturmak gerekiyor. Salt Hz. Ali'nin siyaset anlayiini deil, bir bütünen Hz. Ali'yi ve onun kiilii etrafinda ekillenmi olan deerler bütününü insanlikla buluturmak gerekiyor. Çünkü genel anlamiyla siyaset sadece devlet ilerini yürütmek deildir. Bununla beraber siyaset ayni zamanda insan yönetme sanatidir da. Bu sanatin doru icra edilmesi toplumsal hayat için olmazsa olmazlarin bainda gelir. Bunun içindir ki; doruluun, hakkaniyetin, adaletin herkes için geçerli olduu bir siyaset anlayii arttir. Belli bir zümrenin korunduu, her türlü haksizliin meru olduu bir siyaset anlayii Muaviye türü siyasettir. Bu anlayiin kesinlikle ret edilmesi ve ne pahasina olursa olsun dorularin hakim olduu Hz. Ali'nin siyaset anlayii genellemelidir. Hiç kimsenin bir takim geçici zaferleri, sahtekarlikla, hileyle elde edilmi zaferleri yüceltmesine gerek yoktur. Böyle bir yanlia dümek haksizlii onaylamak demektir. ktidar için her türlü insanlik dii yolun mubah olduu düünce ve eylemine ortak olmaktir. Bu, kirli bir düünce ve eylemdir. Kendi iktidari için dier insanlari ezmek eylemidir. Bunu insani yürekler ve vicdanlar kabul edemez. Muaviye'nin iktidar anlayii budur. ktidara ulamak için her yol mubahtir anlayii. Bu anlayita

124

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

toplum hakkinin bir deeri yoktur. Sadece toplumun deil, iktidar zümresi diinda hiç bir kimsenin ve deerin de önemi yoktur. Her ey iktidar sahiplerinin çikarlarina hizmet edecek ekilde dizayn edilmitir. Bu düzenlemede dorularin ve doru eyler söyleyenlerin yeri yoktur. ktidar zümresi diinda ve onlarin bir kaç dalkavuunun diinda hiç kimsenin yeri yoktur. Bu mu akilli, doru siyaset? Eer bu doru siyaset ise biz bu doru siyasetin diinda kalmak istiyoruz. Ne yazik ki Muaviye'nin siyaset anlayii tarihte olduu gibi günümüzde de varliini sürdürüyor. Her türlü kirliliin meru olduu, iktidar sahibi olmak için deerlerin satilmasinin marifet sayildii, rüvetin, dolandiriciliin, üçkaitçiliin esas olduu Muaviye siyaset anlayii varliini sürdürüyor. Bu durumun insanliin utanci olmasi gerekirken, birileri kalkmi bunu yüceltiyor ve insanlii, onuru, adaleti temsil eden Hz.Ali'yi zavallilikla, baarisizlikla itham ediyor. Yiit olmak, mert olmak, haktan ve haklidan yana olmak, rüvete, yalana, hirsizlia kari olmak, adil bir yönetim anlayiini savunmak ve bunu cani pahasina da olsa uygulamak baarisizlik mi, zavalililik mi, siyaset bilmemezlik mi? Deildir. Asil baari budur. Kim ne derse desin, kim haksizlikla dünyayi yönetirse

125

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yönetsin Hz. Ali'nin anlayii doru bir anlayitir ve eninde sonunda bütün insanliin sahip çikacai bir anlayitir. Kimse Hz. Ali'yi doru siyaset yapmadi diye suçlayamaz. Hz. Ali haksizlii, hileyi yapmamitir. Yalanla, haksizlikla, hileyle siyaset yapilmaz. Bu marifet deildir. Asil hüner bütün zorluklara ramen deerleri savunmaktir. Bu anlamda Dr. imil'in u sözleri takdire ayandir. "insanliin imami ve önderi Ali bn Talip'tir. Onun benzeri Douda ve Batida görülmemitir. Onun çok büyük bir kiilii vardir. O, batan aai hak ve gerçein aynasidir. Politika hilelerine hiç bir zaman bavurmamitir." Hz. Ali'de bu anlamda unlari söylüyor: Muaviye'yi benden daha akilli ve bilgili sanmayin. Eer takva (dorulari savunma, kötü ilerden, günahtan sakinma) müsaade etseydi, ben hile anlaminda dahi olurdum". Hz. Ali hiç bir zaman hileye müracaat etmemitir. George Jerdak diyor ki: "Ali, adil insanliin sesidir." Siyaseti hilebazlik, sahtekarlik olarak algilayanlar Muaviye anlayiini sürdürmeye devam etsinler. Ancak siyaseti deerlerin korunmasi, hakkin ve haklinin korunmasi olarak algilayanlarin bavuracai ana kaynak, bütün zamanlarin önderi olan Hz. Ali'dir.

126

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Aliyi Tanimak Yüce bir akla bali olduumuz, uruna nice cefalar çekip, bedeller ödediimiz, sonsuz sinirsiz bir ekilde inandiimiz Aliyi ne kadar taniyoruz? Hz. Aliye baliliimiz, sevgimiz tartima götürmez. Peki bu kadar sevdiimiz Aliyi niçin seviyoruz? Ne yapmiti bu Ali, nasil bir hayat yaamiti, düünceleri, eylemleri nelerdi, nedir aradan asirlar geçmi olmasina ramen hâlâ onu çekici kilan??? Gözlemlediimiz kadariyla Hz. Aliyi tanimiyoruz. Taniyanlarimiz ise yeteri kadar tanimiyorlar. Hz. Aliyi yeteri kadar olmasa da asgari düzeyde taniyan aydin zümreler ise onu topluma tanitmiyorlar. Dorusu genel anlamda toplumun da Aliyi tanimak için çaba gösterdii yok. Seviyoruz, baliyiz ama tanimiyoruz. Hz. Aliye bilinçli bir ekilde bali olmaliyiz. Basit manada Hz. Aliyi sevmek, onun taraftari bir ALEV yapmiyor bizi. Eer basit anlamda sevmek yeterli olsaydi, bütün slam alemi hatta slam olmayan ama Aliyi seven yiinla insan da Alevi olurdu. Hz. Aliyi sevmek tanimaktan geçer. Tanidikça sevgimiz sarsilmaz bir balilia dönüür. Baliliimiz ise Hz. Alinin ideallerini yaama geçirmek demektir. Hz. Alinin ideallerini, eylemlerini, düüncelerini bilmek gerekiyor. Hz. Aliyi bir iirle, iki güzel sözle yad etmek Hz. Ali taraftarlii,

127

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Alevilik deildir. Eer böyle olsaydi bunca baskiya, yiinla katliama karin Alevilik yaamazdi. Oysa Alevilik bütün zitliklara ramen yaiyor. Nedir Alevilii yaatan? Alevilii yaatan Hz. Alinin düüncesi, eylemidir. Yani Alinin idealleridir. Bu idealleri bilmek gerekiyor. Bu idealler bilinmeden Hz. Ali gerçeklii anlailmaz. Hz. Ali peygamber deildi. Buna ramen Hz Ali, günümüzde en popüler ahsiyetlerden biridir. Bizce geçmite olduu gibi gelecekte de insanliin gündeminde sürekli olarak popüler kalacak. Neden? te can alici nokta burasi. Neden Hz. Ali peygamber olmadii halde bu kadar sevildi, kendisine bu kadar balanildi, uruna nice cefalar çekildi? Tarih boyunca binlerce komutan, devlet yöneticisi, imparator, padiah yaamitir. Bunlarin ölümüyle -bilemediniz kisa bir dönem sonra- unutulmalari bir oldu. Peki Ali neden unutulmadi.

128

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Aksine gittikçe artan ve artacak olan bir ekilde gündemleti. Unutulmak urada kalsin, bilakis onun vefatindan sonra daha çok aranir oldu. Tarih boyunca ve günümüzde milyonlarca kii "Medet ya Ali" diyor. Bunun bilimsel, duygusal, mantiksal, sosyolojik, felsefi, tarihi, antropolojik açiklamasi nedir? Gelimi batili devletlerde 1900lerden itibaren yiinla aydin Hz. Ali gerçekliine ilgi duyup aratirmalar yapmitir. Bunun sonucunda onlarcasi Ali takipçisi Aleviler olmulardir. Demek ki; Hz. Ali taraftari bir Alevi olmak için onu tanimamiz gerekiyor. Aliyi dier önemli tarihsel önderlerden ayiran özellikleri bilmemiz gerekiyor. Bu özellikler, mükemmel insanin özellikleridir. Bunlari örenip, yaamsal kilmamiz gerekiyor. Çünkü Alevi olmanin gerei budur. Yoksa Aleviliimiz laf düzeyinde kalir. Bununsa hiç bir önemi yoktur. Önemli olan, slam toplumunun kaderini deitiren düünceleri, eylemleri yaam biçimiyle, bütün insanlia daima önderlik eden Ali gerçekliini kavramak ve pratikte uygulamaktir. Hz. Alinin hayatini kaba bir anlamda örensek, bu dahi binlerce ders ile doludur. Çünkü Alinin hayatini sadece Ali yaamitir. Benzeri yoktur. Bizlerin belki yiinla hayattaimiz (yani hemen hemen bizlerle ayni ruh hâline ve yaam koullarina sahip insanlar) vardir. Oysa Ali, gerek ruh hâliyle olsun gerek düüncesi ile

129

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

olsun ve gerekse de dostlari ve dümanlari ile olsun tektir. Düünün ki; Hz. Alinin kardei Akil, Aliyi birakip ba dümani olan Muaviyeye siiniyor. Neden? Çünkü Ali, doruluu ve hakkaniyeti temsil edip, bunu eylemleri ve yaamiyla da uyguluyor. Oysa Muaviye bir hilebaz, sahtekâr. Kardei Akil Hz. Aliden devlet kasasindan (Beytülmal) para istiyor. Ali bunu reddediyor. Kardei dahi olsa dorusu ne ise onu yapiyor. Buna karin Muaviye ise etrafindaki dalkavuklara para saçiyor. Muaviye halkin parasini çarçur ederken, Ali halkin parasini halka eit bir ekilde, ne eksik ne fazla daitiyor. Fark burada. Aliyi ayiran özelliklerden biri budur. Ayni durum Talha ve Zübeyir için de geçerli. Bunlar kendilerini Hz. Ali taraftarlari olarak görüyorlar. Bunlar çok saygin sahabelerdir. Hz. Alinin hükumet olmasi için çok çaliiyorlar. Hz. Ali hükumet olunca bunlar valilik istiyor. Çünkü daha dün onlarin kölesi olan biri ile kendilerinin aldii maa ayni. Bunlar bu durumu kabûllenmiyorlar. te Alinin eitlik anlayii. Neticede kendilerini Hz. Alinin dostu olarak gören bu iki ahis valilik alamayinca düman oluyorlar. Bu dümanlik Cemel savai diye bilinen savala dorua çikiyor, bu ikisi ve daha onlar gibi niceleri o savata yeniliyorlar. Nasil oluyor bütün bunlar? Nasil olur da dünün saygin sahabeleri birden düman olarak karisina çikiyorlar Alinin. Bunlarin ki insanin karmaik yapisi, hirsi ve

130

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

daha benzer olumsuzluklar yüzünden yaanan bir dümanliktir. Yoksa kesinlikle dini bir ayrilik deildir. te Ali budur. Yillarca beraber ayni safta mücadele ettii dostlarini dahi doruluu temsil ettii için kaybediyor. Aslinda böyle yiinla örnek ele alinabilir. Hz. Ali gerçeklii, böyle bir gerçekliktir. Yoksa Hz. Ali onlari vali yapardi ve böylece dümanlii engellerdi. Ama ne pahasina olursa olsun kesinlikle doru olani yapiyor. te ebedi önderlik burada. Hz. Ali bunu yapmasaydi, bunca aci yaamayacakti. Evlatlari aci yaamayacakti. Ama çekilen acilara ramen, doru bildiklerini yapti. Bizler madem ki Ali taraftariyiz, imdi doruluk adina kardeimizi, dostumuzu düman yapar miyiz, yoksa oportünist mi oluruz? Alinin önderlii ve yol göstericilii budur. Asirlar geçmi, teknoloji, iletiim gelimi ama Alinin tutumu eskisinden daha güçlü bir ekilde karimizda duruyor. Alinin bize deil, bizlerin Aliye ihtiyaci var!

131

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin çin Alamak Alevi inanç gerçekliini, toplumsal yapiyi, Aleviliin oluum tarihini bilmeyenler; Alevilere ve Alevilie çok çok uzak olduklari halde bu inanç ve toplum hakkinda ahkam kesiyorlar. Gerçeklerle bai zayif, önyargilarla dolu bu ahkamlarini bazi zamanlar ho olmayan bir üslupla, hatta aailayici bir tarzda, inanç deerlerimizi küçümseyici bir ekilde yansitiyorlar. Adeta toplumumuz ve inancimizla alay edercesine, toplumumuzun örgütlülük konusundaki zayifliindan yararlanarak bunu yapiyorlar. Bununla amaçladiklari; inançsal birliimizi yok etmek, edemedikleri takdirde zayiflatmak ve böylece toplumumuzun bir inanç boluu yaamasini salamak. Böylece inanç balari ve inanç deerleri zayiflami olan Alevileri kendi yapilarina hizmet edecek ekilde eklemlemek istiyorlar. Bazi durumlarda ve bazi kiiler için niyet farkli olsa da sonuçta bu tür söylemlerin özü ve özeti budur. Yukaridaki açiklamaya iyi bir örnek olmasi açiindan, Alevi toplumunun mam Hüseyin'e olan baliliini ve bu baliliin aailayici ve küçümseyici bir ekilde eletirilmesini ele alabiliriz. Aslinda bunlar eletiriden ziyade, ukala, yukarindan bakici, çok bilmi ve adeta Alevi toplumunu aptal yerine koymaya çalian ve hiçte dostane olmayan yaklaimlardir.

132

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Biz Aleviler mam Hüseyin'e, mam Hüseyin'in ahsinda temsilini bulan deerlere baliyiz. Bizler için mam Hüseyin kutsaldir. O, Ehlibeyttendir. Ehlibeyt ise Adem peygamberle balayan insanin gerçek anlamda insan olmasinin davasini savunanlarin ulatii zirve noktadir. Ayni zamanda üçüncü imam olan mam Hüseyin bu insanlik davasinin savunulmasini ne pahasina olursa olsun yerine getirmi ve bu uurda insanlik tarihinin görmü olduu ender vahetlerden birisine maruz kalmitir. Bu vahette ailesinden çok kiiyle beraber, ilkelerinden zerre kadar taviz vermeden, dorularina ve temsil ettii nurlu Ehlibeyt yoluna bali kalarak ehit olmutur. te bütün bu ve daha baka nedenlerden dolayi biz Aleviler için, Kerbela çölünde ehit edilen mam Hüseyin'in anlam ve önemi diaridan bakanlarca anlailmayacak kadar derin ve içseldir. Bu derinlik ve içsellik cemlerimizde ve bizler için yass-i matem olan ve oruç tuttuumuz Muharrem ayinda daha gözle görülür olur. Cemlerimizde ve Muharrem orucunda dier yol önderlerimiz ile beraber mam Hüseyin'i de anariz. Bu anmamizda mersiyeler söyler, diaridan bakanlarin hiç bir zaman his edemeyecekleri bir samimiyetle gözyai dökeriz. Bu mersiyelerimizin sembol ahsiyeti mam Hüseyindir. Gözyalarimiz onun ahsinda cümle mazlum ve haklilarin, Hak

133

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yolunu savunup sahiplenenlerin çektii acilar, yaadiklari zulümler için akar. Bu akitilan gözyalarinda riya yoktur. Yapmaciklik, yüzeysellik, çikarcilik, beklenti yoktur. Samimiyetle, içtenlikle, yalnizca yaayanlarin bilebildikleri daha baka güçlü duygu ve düüncelerle akar gözyalarimiz. Bu toplumu ve inanci yüzeysel, dogmatik, ukala, önyargilarla dolu bir ekilde deerlendirenler bu gözyalarina anlam veremedikleri için, kendilerinde böyle bir inanç ve balilik olmadii için akillari sira Alevilere sözüm ona akil vermeye, doru yolu göstermeye çaliiyorlar! öyle diyorlar bu sivri zekalilar: "Ey Aleviler, siz neden aliyorsunuz? Neden 1400 yil önce ölmü bir Arabin ardindan hala gözyai döküyorsunuz? Alamak yerine baka eyler yapin, dövünmeyin". Bu ve benzer sözlerle güya Alevilere akil vermeye çaliiyorlar. Kendilerince Alevilerin sapmi olduklari "yanli yoldan" çekip kendi doru (!?) yollarina çekmek istiyorlar. Ancak çok sa olsunlar da, biz yolumuzdan çok çok memnunuz. Herkesin yolu kendisine. Onlar kendi doru bildikleri yoldan gitsinler biz de kendi yolumuzdan gidelim. Kendi yolumuzdan gitmeye devam ediyoruz. Giderken de bu çok bilmilere neden mam Hüseyin'e gözyai döktüümüzü anlatalim ve öylece yolumuza devam edelim.

134

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Biz Aleviler mam Hüseyin için mersiyeler söyleyip gözyai döküyoruz. Her ne kadar bunu içselletirip benimsememi olanlar için anlailmasi zor olsa da biz yinede anlatmaya çalialim. mam Hüseyin'e gözyai dökmemizin birden fazla nedeni var. Bunlardan bazilari unlardir: mam Hüseyin, çok acimasiz bir ekilde katledilmitir. Ailesine ve soyuna çok büyük zulümler yapilmitir. Bütün bu haksizliklarin nedeni insanliin Ehlibeytin nurundan, Ehlibeytin verdii doru mesajdan mahrum kalmasini salamak, iktidar hirsi, sömürü, bencillik ve daha baka olumsuzluklardir. mam Hüseyin mertliin, hakkaniyetin, dürüstlüün, Hak yolunun savunucusu, sadece kendisine gönül verenlerin deil, adeta insanlik için iyi erdemlerin temsilcisi ve sembolüdür. Buna kari Yezit ise her türlü haksizliin, zalimliin, kötülüün temsilcisidir. mam Hüseyin'e dökülen yalar, mam Hüseyin'in ahsinda cümle iyilikleri, hakkaniyeti, güzellikleri sahiplenip içselletirmenin, yüceltmenin sembolüdür. Ve yine cümle yanlilari, haksizliklari, zulümleri lanetlemenin, mahkum ve reddetmenin sembolüdür. "Aleviler alamaktan baka bir ey yapmiyor" diyenler fena halde yaniliyorlar. mam Hüseyin için gözyai dökmek, iyilii ve iyilerden olma isteminin en somut hali deil midir? Yezidin ahsinda kötülüü reddetmek ve iyilii mam Hüseyin'in

135

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

ahsinda sahiplenip yüceltmek, gerçek anlamda güzel insan olma özleminin ifadesi deil midir? mam Hüseyin için dökülen gözyalarinin en önemli nedenlerinden birisi budur. yileri ve iyilii yüceltmek, kötü ve kötülüü reddetmek. yilerden, haktan ve haklidan yana olmak. Kötülüklere, haksizliklara kari olmak. Gözyalari bunlarin somut ifadesidir. Gözyalariyla iyilere alayanlar, kötüleri lanetleyenler üphe yok ki yaamlarinda elbette bu ilkelere daha çok dikkat edeceklerdir. Bu küçümsenecek bir davrani midir? Bunlarin diinda gözyalarimiz mam Hüseyin için akarken bir noktada kendimiz içinde akiyor. Çünkü her birimizin hayatinda yiinla gözyai dökecek kadar çelikisi var. Bu çelikiler gözyalariyla bir yerde dia vuruyor ve ruhumuzu aritip temizletiyor. Bu meyanda cemlerimiz bir bütün halinde her defasinda bizleri daha da güçlü kilan ritüellerdir. Bazen gözyalarimiz seller gibi akacak, bazen içten içe akacak ancak her halükarda mam Hüseyin'e ve Ehlibeyte ve onlarin ahsinda temsilini bulan deerlere baliliimizi ifade etmeye devam edeceiz. Bu hususta ahkam kesenlere söyleyeceklerimiz bunlardir.

136

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali ilkelerin nsanidir Hz. Ali gerçeini bütün yönleriyle anlamaya, kavramaya ve mümkün mertebe yaamimiza katma çabalarimiz devam ediyor. Hz. Ali'ye asla tek boyutlu veya siradan bir önderlikmi gibi bir baki açiiyla yaklamamak gerekiyor. Hz. Ali, siradan bir önderlik ve tarihte yaami önemli bir tarihsel kiilik olmanin çok çok ötesinde anlamlara sahiptir. Daha önceleri de çeitli vesilelerle belirtmeye çalitiimiz gibi, Hz. Ali'yi bütün boyutlariyla tanimaliyiz. Hz. Ali'yi tanidikça onun deerini ve temsil ettii deerleri daha iyi örenmi ve böylece daha çok sahiplenmi oluruz. Bütün insanlik Hz. Ali'yi bütün boyutlariyla taniyincaya kadar, bizler Hz. Ali'nin önemini ve onun ahsinda temsil olunan deerleri tekrar tekrar dile getirmeye devam edeceiz.

137

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali, ilkelerin insanidir. artlar ne olursa olsun, -hatta onun aleyhinde olsa bile- Hz. Ali asla ilkelerinden taviz vermemitir. Oysa ilkeli olmak geçmite olduu gibi günümüzde de pek çok kimse tarafindan pratikte deeri olmayan bir kavramdir. Bir çok kimse çikarlarini her eyin üstünde tutarak, hiç bir ilke ve kural tanimaz. Çikarlar söz konusu olunca, ­özellikle de maddiyat, para- ilkeler, deerler, hakkaniyet, mertlik, insanlik unutulduu

138

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

gibi her türlü alçaklik, ilkesizlik utanmazca savunulur. Oysa insan ilkeleriyle vardir. Her eyden önce kendisine kari saygisi vardir. Ancak maddiyat ve daha baka çikarlar söz konusu olduunda kendisine saygisini yitiriyor, deersiz, ilkesiz bir insan ortaya çikiyor. lkelerini parayla, pulla deitiren insan her türlü haksizliin davetçisi ve uygulayicidir. Böylesi ilkesizlerin hakim olduu bir toplumda güven, merhamet, iyilik, dostluk, dürüstlük, samimiyet olur mu? Olmaz. Olmadii içinde her daim bir kuku ile yaanir. Kuku ve güvensizlik hastalikli bir ruh halini ortaya çikarir. Böylesi toplumlarda bir birlerini tüketmeye ve dolayisiyla yikilmaya, yok olmaya mahkumdurlar. lkeler konusunda Hz. Ali'nin halifeyken bazi uygulamalarina dikkati çekmek gerekiyor. Bu uygulamalarda asla ilkelerden ve dorularindan taviz yoktur. Sünni ilahiyatçi Prof. Dr. Ethem Ruhi Filali'nin "Hz. Ali ile ilk ,,üç halife,, arasinda gerçekten de görü farkliliklari var miydi?" sorusuna verdii objektif olmayan cevap bile bu konuda fikir sahibi olmamizi salayabilir. Prof. Dr. Ethem Ruhi Filali soruya öyle cevap veriyor: "Bu soruya tabii çok deiik ekillerde cevap vermek mümkün. Bir kere Hz. Peygamber'in sahabelerinin tamaminin, görülerinin birbiri ile bütünüyle uyutuunu, her konuda tamamen ayni istikamette görü belirtiklerini söyleyebilmek oldukça zordur. Elbette bütün

139

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

sahabe, bütün Müslümanlar belli konularda ayni görüleri paylamilardir. Ama özellikle yönetici konumunda olan, ki sizin sorunuzdan da o anlailiyor, Hz. Ali ile dier üç halife arasinda, olaylar karisinda görü farkliliklarinin neler olduu soruluyor ise; burada birtakim somut örnekler vermek mümkün. Bir kere Hz. Ali, sahabenin hemen hemen tamaminin kabul ettii, Hz. Peygamber'in de bizzat belirttii gibi, görülerine son derece itimat edilen ve adalet konularinda, fikih konularinda, bütün sahabe arasinda en üst noktada olduu bilinen bir gerçektir. Bu Hz. Peygamber'in birçok hadisiyle tescil edilmitir. Sahabenin sözleriyle de ayni ekilde belirlenmitir. Mesela Hz. Peygamber'in bir hadisi var: "Asabim arasinda adli konularda en bilgili kii Ali Bin Ebu Taliptir" diyor. Hz. Ömerin bu konudaki sözü ise son derece dikkat çekici; kendi halifelii döneminde Ebul Hasanin yani Hz. Alinin bulunmadii bir adli ve fikhi meselede ,,Allaha siinirim diyecek kadar ileri gidiyor. Mesela bn-i Mesuttan aktarilan bir hadis var hatirimda kaldii kadariyla; ,,biz daima Medineliler arasinda fikih konusunda en yetkili kiinin Hz. Ali olduunu ifade ederdik" diye söylüyor. Bunlar gösteriyor ki; Hz. Ali, çok küçük yatan itibaren Hz. Peygamber'in yaninda yetimi olmasinin getirdii avantaj ile Kuran-i Kerimi çok iyi bilen bir insan. Hz. Peygamber Kuran-i Kerimin

140

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

uygulamalarina son derece bali olduu için ve onun amacini Hz. Peygamber'den dorudan tespit etme firsatini elde ettii için, hemen hemen bu konulari sahabe arasinda en iyi bilen kimseydi. imdi bu konularda, Hz. Ömerin, Hz. Osmanin, Ebu Bekirin uygulamalari ile Hz. Alinin uygulamalari arasinda birtakim farkliliklar var miydi, yok muydu? sorusu çerçeveyi oldukça zorlayacak ve geniletecek. Geni olaylari deerlendirme yoluna gidebileceimiz bir alan. Ama ben unu ifade edeyim; Hz. Ali Hz. Ebu Bekirin zamaninda, bildiiniz gibi Ridde Savalari yapildi. Ridde savalari dinden dönenlere kari yapilmiti. Kuran-i Kerimde ve Peygamberin sünnetinde bununla ilgili herhangi bir hüküm yok. Dinden dönenlerle yapilan veya yapilmasi gereken savalar konusunda herhangi bir hüküm yok. Alinin ve Ömerin içinde bulunduu bir gurup sahabe elinde delil olmadii için Ebu Bekire bu savai yapamayacaini söylediler. Bu insanlar, dine dönmeyi kabul ettiler. Ama zekât vermek istemediler. Tekrar dine dönmeleri halinde zekât verip vermeyecekleri konusunda bir hüküm olmamasini dayanak gösteren sahabeye kari, Ebu Bekirin de hakli olarak, zekâtin toplumsal bir mesele olduunu öne sürerek; ,,dine dönebilirler ama bu insanlarin mutlaka zekât vermeleri gerekir eklinde bir uygulamasi olmutur. Toplumsal bir olay olan bu meselede, "ben onlar zekat verinceye kadar onlarla

141

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

savairim" demitir . Benzeri bir olaya Hz. Alinin hilafeti döneminde rastliyoruz. Ebu Bekirin bu olayina kari çikan Ali de bu defa kendi halifelii döneminde, maa daitimi konusunda çok ilgi çekici bir uygulama yapmitir. Bilindii gibi, slam toplumunda askerlere ve onlarin aile bireylerine düzenli maa daitilmasi ve uygulamasi Hz. Ömer zamaninda balatilmitir. Hz. Ömer, maa daitimda, Hz. Peygamber'in yakin akrabalarindan balayarak, sahabenin Bedir ve dier savalara katilanlarina göre barem tespit etmitir ve ona göre de aylik maa daitmitir. Hz. Osman zamaninda da, onun yakin akrabalari ve slamda öncelik vasfina sahip olan ahislara daha cömert davranmi olsa bile, Hz. Ömerin uygulamasini devam ettirmi. Ama yakin akrabalarina bir ayricalik tanindii için slam toplumunda da ayricalikli bir sinifin domasina neden olmutur. Hz. Osmandan sonra hilafet mevkiine gelen Hz. Ali, önceki halifeler döneminde, savalara göre yakin akrabadan balayarak düzenlenen bareme kari çikmi ve ,,Müslümanlar arasinda bu eit olarak paylatirilacaktir' demitir. Halife olduunda bu görüünü gerçekletirmi ve Beyt-ül-malde yani devletin hazinesinde mevcut olan parayi; Arap ya da Mevali, erkek ya da kadin, hür ya da köle ayirimina gitmeksizin, bütün Medinelilere eit olarak daitmitir. Onun bu uygulamasina, bata Ümeyyeoullari ve

142

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Medinenin ileri gelenleri iddetle kari çikmitir. Ancak o, israrla Allahinin ve Peygamber'inin sünnetine uyan bu icraatindan hiç vazgeçmemi. Osmanin yaptii gibi, Araplari ve onlarin ileri gelenlerini siyaseten kazanmak için onlara daha fazla maa uygulamasina hiç itibar etmemi ve "Onlara Mevaliden daha fazla para verirsen bu insanlar seni daha çok destekler tarzindaki teklifleri de elinin tersiyle reddetmi. Ve Allahin malinin daitiminda bir ayrim yapamayacaini açik açik ifade etmitir. Mesela, onun bu uygulamasindan, bizzat kardei Akil ikayetçi olmutur. Çünkü Hz. Ali savaa katilmayan Akile bir pay ayirmamitir. Akil ,,O bana bir pay vermiyor diye Hz. Aliye kari çikmi ve ama giderek Muaviyeden yardim istemitir. Bunlar birer tarihi olaydir."* te bizlerin Hz. Ali ilklerin insanidir derken bunu söylemeye çalitik. Yani kardein için olsa bile asla dorularindan ve ilkelerinden taviz vermemektir. Kim bunu yapabilir ki? Bunu ancak Hz. Ali gibi yüce ahsiyetler ve onun yolunda gitmek isteyenler, onun deerlerine bali olanlar yapabilir. nsanlar günümüzde deil ilkeleri dorultusunda yaamayi, adeta maddiyat ve dier çikarlari için her eyi yapabiliyorlar.

143

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

O dönemlerde de birileri Hz. Ali'ye "aman Araplarin önde gelenlerinin gönlünü ho tut, onlara herkeslerden fazla maddiyat ver, Arap olmayan ve alt siniflardan olanlari dila böylece sen hep iktidarda kalirsin" demilerdi. Ancak Hz. Ali, herkese eit davranmitir. Asla ilkelerinden ve deerlerinden zerre kadar taviz vermemitir. Hz. Ali'nin iktidarda kalayim, yakin çevremi zengin edeyim, çocuklarima miras olarak mal mülk birakayim gibi bir derdi olmamitir. O her daim insanliin daha anlamli bir yaamin sahibi olmasi için çalimitir. Çocuklarina da bu anli mirasi birakmitir. Oysa bakalari iktidara gelmek için olmadik hilebazliklar, dümenler çevirirler. ktidara geldiklerinde ise ceplerini doldururlar. Daha fazla iktidarda kalmak için her türlü rezillii yapar, her türlü haksizlii uygularlar. Buna da siyaset derler. Oysaki bütün bunlar, Hz. Ali'nin de belirttii gibi yanlitir. Dorusunu, yani nasil insanlik yararina siyaset yapilip insan yönetileceini Hz. Ali göstermitir. Prof. Dr. Ethem Ruhi Filali'nin da belirttii gibi bunlar Sünni ilahiyatçilarin bile kabul ettii yok sayilamaz gerçeklerdir. *Ayhan Aydin Akademisyenlerle Alevilik-Bektailik Söyleileri Horasan Yayinlari, sayfa; 71,72,73

144

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'nin Düünce Denizinden Bir Kaç Damla Hz. Ali üzerine yaptiimiz deerlendirmelerde, Hz. Alinin "bilindikçe, tanindikça, derinlemesine incelendikçe sevilecei" tespitini yapmitik. Bu tespitten hareketle bilgimiz ölçüsünce Hz. Ali'ye ait bazi sözleri anlamlandirmaya çaliacaiz. Hemen ilave edelim ki Hz Ali'yi en mükemmel, eksiksiz, bütün olarak anlatmaya deil bizlerin, hiç bir insanin gücü yetmez. Herkes ancak anladii, bildii, kavradii kadariyla Hz Ali'yi anlatabilir. Hz. Ali bir rehberdir, önderdir, kilavuzdur, inanandir, dava insandir, iyi bir baba, örnek bir etir... Daha bir çok meziyeti olan, anlamli yaamin sahibi, uygulayicisi, yol gösterici yüce bir ahsiyettir. nanç boyutuyla da Hz. Ali elbette ki önemlidir. Ancak bizler bu çalimayla, inanç yönü olmakla beraber daha çok dier yönleriyle onu anlamaya çaliacaiz. Onun sözleri dorultusunda bir kez daha hayatimizi sorgulayip, doru bildiklerimizi gözden geçireceiz. Cimrilik utançtir; korkaklik eksiliktir; fakirlik, insani hakliliini dile getiremez kilar; yoksul, kendi öz vataninda gariptir.(1) Hz. Ali'nin bütün hikmetli sözlerinde olduu gibi bu hikmetli sözlerinde de birden fazla hayati dersler var. En bata cimrilii

145

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

utanç verici olarak deerlendiriyor. Maddiyatin amaç olmadii, araç olduunu dile getiriyor ve korkaklii da eksiklik olarak deerlendiriyor Hz. Ali. Okuyanlara/dinleyenlere ilk bata airtici gelen ve zitlikmi gibi algilanan, cimriliin mahkum ediliyor olmasi ve hemen ardindan fakirliin, yoksulluun ne kadar kötü olduuna vurgu yapiliyor olmasi Hz. Ali'nin olaylara/olgulara yaklaiminin bildik yaklaimlardan ne kadar farkli olduunun göstergesidir. Bir yandan cimrilii utanç olarak deerlendirirken dier yandan fakirliinde ne kadar olumsuz olduunu, fakir insanin hakliyken fakirliinden dolayi haksiz duruma kolayca düebileceini anlatiyor. Bu bir çeliki deil. lk bata çeliki gibi algilansa da özde bütünlüklü bir durumdur. Fakirlik, yoksulluk, be parasizlik anlatilmayacak derecede kötü bir durumdur. Hz. Ali'nin deyimiyle kendi yurdundayken gurbetlii yaamaktir. Fakirlik bu denli acimasiz bir kötülükken cimrilik de en az onun kadar kötüdür. Cimrilik, paranin, maddiyatin esiri olmaktir. Dünyaya, yaama bu eksende bakmaktir. Bütün ilikilere maddi çikar çerçevesinde yaklamaktir. Bizlerinde buradan çikardii ders; maddiyat araçtir maddiyat amaç deildir. Paylamamak, cimrilik bencilliktir, utanilmasi gereken bir durumdur. Ancak bu demek deildir ki bir lokma bir hirka yaayacaiz. Hayir, maddi imkanlarimizi mümkün mertebe mevcut artlar içinde en iyi

146

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yere getireceiz. Getirmede amacimiz asla bakalarini küçük görmek, aailamak, maddi gücümüzden dolayi imtiyaz elde etmek deildir. amacimiz, toplumumuzun ahsinda insanlia maddi gücümüzle de manevi gücümüzde olduu gibi hizmet etmektir. lim, çok deerli bir mirastir. Edep, sürekli yenilenen/tazelenen bir elbisedir. Düünce, saf/berrak bir aynadir. (2) lim bilgidir. Bilgi en deerli birikimdir. Maddi manada miras sahibi olabilir insan. Ancak bu miras çabuk kaybedilebilinir de. Her birimiz sayisiz örneklere ahit olmuuzdur. Kiinin atasindan maddi miras kalmitir ama çok kisa bir zamanda tüketmitir. Oysa ilim böyle basit ekilde tüketilecek bir miras deildir. Aksine, tüketildikçe yani anlatildikça, paylaildikça artan bir eydir. Bilim, insani hayatin bütün alanlarinda en önemli yardimcisidir. Öyleyse çocuklarimiza birakacaimiz en deerli miras bilimdir. Bilimde bilindii gibi eitim yolu ile elde edilir. Dolayisiyla salt okul eitimi deil, onun ile beraber hangi yata ve hangi eitim seviyesinde olursak olalim, kendimize ve çocuklarimiza yapabileceimiz en güzel iyiliklerden biri bilim sahibi olmaktir.

147

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Edepli olmak sadece bir takim toplumsal ahlaki kurallara uymak ile sinirlandirilamaz. Toplumsal ahlaki kurallar ile beraber bir bütün halinde en güzel, iyi, ideal davraniin sahibi olmaktir. Bunu toplumsal zorunluluktan, kurallardan dolayi biçimsel ekilde uygulamaktan ziyade kiiliimize yedirerek edepli bir kiilik olmaliyiz. Düünce; di evrenin insan zihnine yansimasidir. Düünmek insanin yaama anlam katmasi, kendisini muhasebe etmesidir. Felsefi bir deyimle, "düünmek var olmaktir". Tefekkür, derin düüncedir. Derin düüncelere dalma, younlamadir. Varsa sorunlara çözüm bulmadir. Anlam vermedir. Bir görüe göre tefekkür yani derin düünme, younlama; meditasyondur. Bazi kimseler var olan sorunlarini, sikintilarini düünmek bile istemiyorlar. Böylece sorunlarini alt ettiklerini düünüyorlar. Bizce bu kaçi, yok sayma doru bir davrani deildir. Yok sayarak sorunlar çözülmedii gibi bir yere de varilmaz. Düünüp, younlaip çözümler aramak en doru yaklaimdir. nsanlarla öyle bir hukukunuz olsun ki, siz öldüünüzde size alasinlar, siz yaarken de sizi özlesinler. (3) Ne güzeldir deil mi insanlarla, bütün olarak insanlikla, kendinle, doayla bariik bir ekilde dost olmak, yaamak.

148

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Kardeçe bir paylaimla iyilii uygulayarak/uygulamaya çaliarak yaamak. Art niyet taimadan, ön yargilardan siyrilmi olarak, anlamaya çaliarak insanlarla yaamak en güzelidir. Oysa tersi oluyor çou zaman. Ön yargi, anlayisizlik, fesatlik, karisindakinin açiini arama oluyor çounlukla. Böyle bir insana öldüünde alanmaz, yaadiinda kimse onu özlemedii gibi dara dütüünde, zorda kaldiinda da kimse yardimina komaz. Bu mahkum edilmesi gereken bir kiiliktir. Hz. Ali'de bizlere bunu öütlüyor. Hz. Ali, baka bir sözünde de unlari söylüyor; "insanlarin en acizi, dost edinmekten aciz olandir. Ondan daha acizi ise, kazandii dostlari kaybedendir." (4) nsanlarla iyi geçinmeyi, dost olmayi, doru insan olmayi, insan ilikilerinde karidakinden beklemeden kendinden özverili olmayi öütlüyor. Var olan dostlarimizin, mevcut dostluklarimizin kiymetini bilmemizi öütlüyor. Kendimizin doru bir kiilik olup olmadiini sorgulamadan hep karimizdakinin doru kii olmasini bekleriz. Bu doru bir tutum deildir. Kendimizden balamaliyiz. Bizler dost olunabilinecek kiilikler miyiz? Dostlarimizin dostluklarina layik kiiler miyiz?

149

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Korku, ümitsizlikle ve yersiz utangaçlikta mahrumiyetle e olmutur. Firsat, bulut gib geçip gitmektedir; öyleyse hayirli firsatlari elde etmeye çaliin/hayirli firsatlari ganimet bilin.(5) Daha önceleri de deindiimiz gibi korkaklik insani hedeflerinden ali koyan en önemli sebeplerin bainda gelir. Cesaret ise bir ii baarmanin yarisidir. Korkunun ecele faydasi yok derler, aslinda ecele olmadii gibi hiç bir eye faydasi yok korkunun. Demek ki korkmamak gerekiyor. Hz. Ali korku nedir bilmeyen bir yiitti. Dolayisiyla bunlari söylerken ayni zamanda pratik olarak uygulayandir da. Söyledikleriyle yaptiklari bir olan yüce bir ahsiyettir Hz. Ali. Yersiz utangaçlik da insani hakkini arayamaz bir hale getirir. Hz. Ali'ninde güzel bir ekilde ifade ettii gibi insani en doal haklarindan mahrum birakir yersiz utangaçlik. Edepli olmak, iyi niyetli olmak ile karitirilmasin yersiz utangaçlik. Edepli olmak bakadir, hakkini aramayan utangaç, silik kiilik olmak bakadir. Bir noktada ans denilen olay aslinda insanin karisina çikan firsatlari deerlendirmesinden baka bir ey deildir. Bu durumda ansizlik da bir bulut hizi ile gelen firsatlarin heba edilmesinden baka bir ey deil. Demek ki zamaninda deerlendirilmeyen bir firsat insan hayatinin ondan sonraki

150

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

dönemini belirliyor. Ya da tersi, insanin önüne bir firsat çikiyor ve kii bunu en doru ekilde deerlendiriyor. Bu ekilde kiinin firsati deerlendirilmesinden sonraki hayatinda, deerlendirilen firsat bir dönemeç görevi görmü oluyor. Kayitsiz artsiz herkesin öyle veya böyle firsatlari olmutur/yaadii sürecede olacaktir. nsana düen bu firsatlari hayatini anlamli ve onurlu yaamasi yönünde en iyi ekilde deerlendirmektir. Yoksa firsat ile üçkaitçilik anlaminda kullanilan firsatçilii karitirmamak gerekiyor. Bizlerin anlayiina göre firsat salt maddi imkanlarin daha bir üst seviyeye tairilmasi deildir. Esas olan bir bütün halinde yaamin anlamina uygun ekilde yaanmasidir. Bu noktada firsatlar ganimettir. Ameliyle bir yere varamayan kimseyi, soyu sopu bir yere ulatirmaz. (6) Amel kelimesi genelde inançla ilgili bir kavram olarak algilanir. Bu doru bir algilama olmak ile beraber eksiktir de. Amel, bir bütün olarak yapilan i anlamina da geliyor. Yani inanç alani diinda da yapilan her i, ameldir. Bir insanin iini ­her ne i olursa olsun- en iyi ekilde yapmasi gerekiyor. Bu i iyi bir davrani olduu gibi, ekmeimizi kazandiimiz iimizde olabilir. Bizleri bir yerlere ulatiracak olan ­ki hepimizin

151

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

ulamak istedii yakin uzak hedeflerimiz var- amelimizdir. Eer yaptiklarimizi doru ve düzgün bir ekilde yapmiyorsak, batan savma, gayri ciddi yaklaiyorsak hedefimize varamayiz. Soyumuz kime dayanirsa dayansin, hangi etkin ailenin çocuu olursak olalim, hangi gelimi ulusun ferdi olursak olalim bunlarla bir yere varamayiz. Ailemizin, ulusumuzun statüsü deildir bizleri hedefimize ulatiracak olan. Biz, kendimiziz. Bütün bu hikmetli sözler bizce günümüze iik tuttuu gibi gelecee de iik tutar niteliktedir. Kaynak: (1) Nehcü´l Belaga Hikmetli Sözler 3 (2) Nehcü´l Belaga Hikmetli Sözler 5 (3) Nehcü´l Belaga Hikmetli Sözler 10 (4) Nehcü´l Belaga Hikmetli Sözler 12 (5) Nehcü´l Belaga Hikmetli Sözler 21 (6) Nehcü´l Belaga Hikmetli Sözler 23

152

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ehlibeyt Bendesi Olmak Ehlibeyte gönül verenler tarih boyunca çok büyük zulümler görmü, tarifi imkansiz acilara maruz kalmilardir. Kelimelere döküldüünde bile insanin içini hâlâ yakmaya devam eden bu tarifsiz acilari yaamalarina ramen, zerre kadar Ehlibeyte baliliklarindan taviz vermemilerdir. Ölümde dahil her bedeli misliyle ödedikleri halde, asla baliliklarini ve inançlarini yitirmemilerdir. Neden? Nasil bir inançtir bu en zorlu acilara bile göüs gerdiren, ba edirmeyen? Nasil açiklamak lazim bunu? Ehlibeyt bendelerinden istenen inançlarini terk etmeleri. nançlarini terk ettikleri takdirde bir çok dünyevi zenginliklerle ödüllendirileceklerini biliyorlar. Aksi takdirde her türlü kötülüe maruz kalacaklarini da biliyorlar. Bile bile zor olani seçiyorlar. Aileleri ile beraber yok edilmeyi bile göze aliyorlar ama buna ramen inançlarindan en küçük bir üphe duymuyorlar.

153

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Tarihte olduu gibi günümüzde de insanlar soruyor: nasil bir inançtir bu? Nereden kaynaklaniyor bu balilik? Ehlibeyt bendesi olmak neler veriyor bu insanlara ki bu kadar bali kaliyorlar? Yoksa slam corafyasinda hemen hemen herkes Ehlibeyti "sevdiini" söylemiyor mu? Peki herkes seviyorsa bu kendilerini Ehlibeyt bendesi olarak niteleyenlerdeki sevgi ve balilik nasil bir sevgi ve baliliktir ki ölümü bile hiçe sayiyor?

Ehlibeyti bilmeyen veya öyle bazi sözde Ehlibeyti sevdiklerini söyleyenlerin anlayamayacaklari bir baka boyuttur Ehlibeyt bendesi olmak. Bu baka boyutta olan kiilerinde inançlarinda

154

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

herhangi bir ek üphe olmadii gibi inançlari için her türlü cefaya göüs gererler. Deerli Alevi aydini Adil Ali Atalay, (Vaktidolu) Ehlibeytin Mucizeleri adli kitapta, yukarida izah etmeye çalitiimiz boyutu çok güzel bir ekilde dile getiriyor. Saygideer Adil Ali baba Ehlibeyt sevgisini öyle dile getiriyor: "Bu öyle bir kavram ki (Ehlibeyt), ancak ehli olan anlar bunu. Özün özüdür. Bir incir aacinda çekirdei aramak gibi, dümesi kapali bir elektrik hattinda akimi aramak gibi... Sevenle sevilen arasinda gizli bir hat vardir. Her an alita, veritedir. rtibatlidir, haberdardir. Elle tutulmaz, gözle görülmezdir. Akildan, gönülden geçer ve elektrik akimi gibidir. Çalitirilinca cihana hükmeder. Gizdedir o; sevgide öyle hükmedicidir. Kiiyi mertebeye ulatiran, yüksekten tevazuya indiren, her gelen derde, belaya kari koyan, sabir ilaciyla tedavi edendir. Çikarsiz sevgidir Ehlibeyt sevgisi. O öyle bir sevgi ki bütün sevgililerin özü, lezzetlerin lezzeti, tüm duygularin duygusudur. smini anmak ibadet, düünmek mutluluktur. Hayali cihana deer, lisan anlatmaya az gelir. Gönül onunla duygulanir, vücut onun aki ile akan göz yai ile sulanir ve onun aki ile yanan ate ile pier. Onun akinin hizi ne iik hizinda, ne yelde ,ne kasirgada vardir. Onun iletiimi bütün iletiimlerden üstündür. Onun yaamasi öncesiz ve sonrasizdir.

155

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

O, tüm varliklarin nurudur. Onu ancak göz deil, öz görür. Akil deil, gönül tair. Dünyanin terazileri tartmaz gönül terazisi tartar. te bu da Ehlibeyte konuk evi olan gönüllere sayestedir. Çünkü ulu Tanrinin cihandaki düüncesi ve görüntüsüdür. Yaam sürdükçe tarif edilse de genede azin en azidir". Yaami çok ucuz ve basit yaayanlar, haybeden ömür tüketenler bu yüce inanci yaayanlarin boyutlarini idrak edemezler. Ehlibeyti anlamak ve yaamak demek, bütün olmak demektir. Var olan her eyle bütün olmak demektir, cümle kainatla bütün olmak demektir. Deil on sekiz bin alem, daha nice alemlerle, ötelerin çok öteleriyle bir ve bütün olmak demektir. Ne yazik ki samimi bir ekilde de olsa Ehlibeyt bendesiyim diyen bir çok Alevide ne yazik ki bu gerçei idrak noktasinda hâlâ uzak bir yerdedir. Ancak hemen belirtelim ki bu ümitsizlie dümek için bir neden deildir. Aksine, ümit her zaman olmalidir. Ve yine her ne kadar uzak olunsa da dier bir çok kimselere göre Aleviler bu iia en yakin olanlardir. Bir çok Alevide bu iii her an yakalayabilir. Dileimiz, umudumuz ve mücadelemiz bu iiin yakalanmasi ve bütün insanlia sunulmasidir. Ehlibeytin davasi da bu deil midir? nsanlia gerçek manada insanca yaami idrak ettirme?

156

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Sözlerimizi merhameti ve rahmeti sonsuz olana bir yakarila noktalayalim. Ey yücelerin tek yücesi Ulularin tek ulusu Ey merhameti ve rahmeti sonsuz olan Esirgeyen ve bailayan Yüzüm yerde, özüm darda Divanina durmuum Ehlibeytin nuru akina Iiindan mahrum eyleme bizi.

157

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Gadir Hum Olayi Tarihe Gadir Hum Hadisesi olarak gecen olay salt Aleviler için deil, iiler ve Sünniler için de önemli bir olaydir. Sonrasindaki bir çok gelimeyi etkileyen ve üzerinde (özellikle iktidar sahipleri tarafindan) tahrifatlar yapilan bu olay hakkinda, Aleviler penceresinden bakarak bazi dorularimizi dile getirmeye, bazi gerçeklerin altini çizmeye çalialim. Gadir Hum, Mekke ile Medine arasinda Cuhfe yakinlarinda bir yerin/bölgenin adidir. Hz. peygamber, Veda Hacci dönüünde burada konaklami ve Hz. Ali'yi kendisinden sonra imam ve veli olarak, sayilari binleri bulan ashabinin huzurunda tayin etmitir. Hz. peygamberin, Hz. Ali'yi kendisinden sonra halife/imam/veli/vasi olarak tayin etmesini kabul edip onaylayanlar (biat edenler), bundan dolayi gelip Hz. Aliyi tebrik edenler, Hz. peygamberin vefatindan sonra biatlarina sadik kalmami ve daha Hz. Peygamberin naai topraa verilmeden kendi aralarinda karar alarak, Hz. peygambere verdikleri sözden caymilardir. Olayi özetleyen bu açiklamadan sonra gelelim hadisenin detaylarina.

158

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Gadir Hum Hadisesine yaklaimda Alevi ve ii kaynaklar ayni olmamakla beraber benzer duyarliliklar ortaya koyuyorlar. Sünni kaynaklar ise olayi daha çok yok sayma, yok sayamadii noktalarda ise anlam kaymalarina sebebiyet veren yaklaim içerisinde. Alevi ve ii kaynaklarda olay kisaca öyle özetleniyor: "Hz. peygamber, Hicretin onuncu yilinda hacca gitmeyi kararlatirmiti. Bu karari açikladiinda, Hz. peygamber ile birlikte hacca gitmek için Medine'ye çok sayida insan geldi. Bu hacca "Haccet-ül Veda/Veda Hacci"da denilmektedir. Hz. peygamber, hac amellerini yaptiktan sonra, Mekke'ye geldii insanlarla Medine'ye geri dönerlerken, Medine, Misir ve Iraklilarin yol ayrimi olan Gadir-i Hum'a ulatiklarinda, Cebrail u ayeti indirdi: "Ey Peygamber, Rabbi'nden sana indirileni tebli et. Eer (bu görevini) yapmayacak olursan, O'nun elçiliini tebli etmemi olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktir ..." (Maide 67) Allah-u Teala bu ayetle, Hz. peygamberin, Hz. Aliyi imam olarak halka tanitmasini ve velayet hakkinda nazil olani, onlara tebli etmesini emretti ve ona itaat etmeyi herkese farz kildi. Bu olay Zilhiccenin 18. günü vuku buldu.

159

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hacdan dönenlerden ilk grup Cuhfe'ye yaklatiinda Hz. peygamber önde gidenlerin geri dönmesini ve geride kalanlarin da bu bölgede onlara ulamasini emretti. Hava çok sicakti; insanlar sicaktan abalarinin yarisini balarina çekip, yarisini da ayaklarinin altina seriyorlardi. Semure denen aacin üzerine elbise vb. eyleri atarak Hz. peygamber için gölgelik yaptilar. Hz. peygamber, deve semerleri üzerine çikarak herkesin duyacai ekilde yüksek bir sesle öyle buyurdular: "Bütün övgüler Allah'a mahsustur; O'ndan yardim diliyor, O'na iman ediyor, Ona güveniyoruz. Nefsimizin erlerinden, kötü amellerimizden Allah'a siiniyoruz. Sapan kimseyi O'ndan baka kimse hidayet edemez; O'nun hidayet ettiini ise kimse saptiramaz. Allah'tan baka ilah olmadiina, Muhammed'in Onun kulu ve elçisi olduuna ehadet ediyorum." Ve Sonra: "Ey insanlar! Latif ve Habir olan Allah bana haber verdi ki, hiçbir Peygamber, kendisinden önceki peygamberin ömrünün yarisindan fazla yaamamitir; ben yakinda Rabbimin davetine icabet edeceim. Ben sorumluyum, siz de sorumlusunuz. O halde siz ne düünüyorsunuz?"

160

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Halk: "Biz senin tebli ettiine, nasihatte bulunduuna, çaba sarf ettiine taniklik ediyoruz. Allah sana mükafat versin." Hz. peygamber: "Ben sizden önce havuzun (Kevser) baina gideceim, siz orada benim yanima geleceksiniz. O havuzun genilii "San'a" ve "Busra" arasi kadardir. O havuzda, yildizlar sayisinda kadehler vardir. Benden sonra Sekaleyn hakkinda nasil davranacainiza bakin." Halktan birisi: "Ya Resulullah, Sekaleyn nedir?" Hz. peygamber: "Deerli büyük emanet: Allah'in kitabidir; bir tarafi Allah'in elindedir, dier tarafi ise sizin elinizdedir. Ona simsiki sarilin, sapmayin. Deerli küçük emanet ise: Ehl-i Beyt'imdir. (Size iki emanet birakiyorum. Biri Allah'in kitabi, dier Ehlibeytimdir. Ehlibeytim Nuh'un gemisidir. Ona binen kurtulur, binmeyen helak olur) Hz. peygamber daha sonra Hz. Alinin elini tutup her ikisinin koltuk altlari görülecek kadar kolunu yukariya kaldirdi. Herkes onu görüp tanidi; sonra öyle buyurdu: "Ey nsanlar! Mü'minlerin kendilerinden, onlara daha evla kimdir?" Halk: "Allah ve Resulü daha iyi bilir."

161

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. peygamber: "Allah-u Teala benim mevlamdir, ben de mü'minlerin mevlasiyim; ben onlara kendilerinden daha evlayim. Öyleyse ben kimin mevlasi isem, Ali de onun mevlasidir." Hz. peygamber bu cümleyi üç defa tekrarladi. Daha sonra öyle buyurdular: "Allah'im, onunla dost olana dost, ona düman olana düman ol; onu seveni sev, ona buzedene buzet; ona yardim edene yardim et, ondan yardimini esirgeyenden yardimini esirge; o nereye dönerse hakki onunla döndür. Biliniz ki, bu sözleri hazir olanlar hazir olmayanlara bildirmelidirler." Halk henüz dailmadan Allah-u Teala u ayeti indirdi: "Bu gün dininizi kemale erdirdim, nimetimi size tamamladim ve din olarak slam'i size seçtim." Bunun üzerine Hz. peygamber: Din kemale erdi, nimet tamamlandi, Allah benim risaletime ve benden sonra Ali'nin velayetine razi oldu." Daha sonra orada bulunan insanlar Hz. Aliyi tebrik etmeye ve kutlamaya baladilar. Ebu Bekir ve Ömer, Hz. Aliyi ilk kutlayan kimselerdendirler. Onlardan her biri; "Bu makam sana kutlu olsun ey Ebu Talibin olu! Sen, her mü'min erkek ve kadinin mevlasi oldun" diyorlardi."*

162

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Alevi ve ii kaynaklarda Gadir Hum Hadisesi kisaca böyle geçiyor. Sünni kaynaklarda ise olay çou kez yok sayiliyor, yok sayilmadii zamanda gerçek anlam ve öneminden uzak bir ekilde yansitiliyor. Oysa Gadir Hum Hadisesi, öyle yok sayilacak, önemsenmeyecek veya gerçek anlamindan uzak bir ekilde geçitirilecek bir olay deildir. Bu olay toplumun birlik içinde doru bir ekilde idaresi için ve dinin doru bir ekilde yaanmasi için kilit noktada bir olaydir. Olayin kisa bahsinden de anlattiimiz gibi, Gadir Humda Hz. Muhammed, hiç bir tereddüte mahal vermeyecek ekilde sayisi binlerle ifade edilen insan topluluunun huzurunda kendisinin yakin zamanda Hakka yürüyeceini ve kendisinden sonra ümmetin sorumluluunun her anlamda Hz. Ali de olduunu, Hz. Ali ve Ehlibeytin kendisinin nurlu soyu olduunu, onlarin peygamberin ahlakiyla, bilgisiyle donatildiini, masum olduunu ve ümmeti salam bir ekilde gelecee taiyacak olan liyakate sahip olduunu açik bir ekilde beyan etmitir. Bu açiklamadan sonra, bata Ebubekir ve Ömer olmak üzere yiinla insan gelip Hz. Ali'yi kutlayip tebrik etmitir. Bütün bu açiklamalara ramen, tebriklere ramen, ne yazik ki o gün Gadir Humda bulunanlarin çou (Basta Bekir ve Ömer

163

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

olmak üzere) Hz. peygamberin vasiyetine uymami ve o gün Gadir Humda ümmetin geleceini tayin etmi olan hutbeyi yok sayarak, önemsemeyerek Hz. Muhammed'e ve Ehlibeytine ihanet etmilerdir. Evet, belki bazilari için, tarihsel gerçeklerden habersiz, tarihi yalnizca Sünni kaynaklara göre bilip deerlendiren bazilari için söylediklerimiz air gelebilir. Ancak olayin özü böyledir. Ortada apaçik bir ihanet vardir. Bu ihanet Ehlibeyte ve Ehlibeyt bendelerine büyük acilar, zulümler yaatmi olan bir ihanettir. Gadir Humda ki hutbeyi, Hz. Ali'nin velayetini açiklayan hutbeyi yok sayarak ihanet edenler, amaçlari olan iktidari ele geçirdiler. ktidar sahip olduklari için, her türlü olanaa sahip olduklari için süreç içerisinde o gün Gadir Humda bulunanlardan bazilarini kendi saflarina aldilar, bazilarini da çeitli oyunlarla gerçeklerin fazla yayilmamasi için susturdular. Elbette dorulara sahip çikanlarda vardi. Bunlarda (sayilari az da olsa) sonuna kadar, Gadir Humda ki o hutbenin içerii dorultusunda, Hz. Ali'ye ve Ehlibeyte bali kalarak yaadilar. imdi bütün bu anlattiklarimizdan yola çikarak bazi kiilerin kafalarinda soru iaretlerin giderildiini düünüyoruz. Tekrar özetlersek; o gün orada bulunanlardan bazilari sonuna kadar Ehlibeyte bali kaldilar. Bunun için çok büyük acilar yaadilar.

164

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bazilari iktidarin sunduu imkanlardan yararlanmak için sustular. Dierleri de zaten iktidarin sahibiydiler. ktidarin sahipleri de var güçleriyle o gün söylenen sözlerin yok sayilmasi için çaba harcadi, yok sayamadii zamanlarda ise içeriini tahrif etti. Ne yazik ki her çada ve her yerde olduu gibi, iktidarin olanaklari söz konusu olduunda deerlerden ve dorulardan yüz çevirenler, gerçeklere ve dorulara bali olanlardan daha çok olmutur. Gadir Hum da yaananda budur. Bizler, Gadir Humda açiklanan o dorulara her dem bali kaldik ve bundan böylede bali kalmaya devam edip, o nurlu müjdenin anisina kutlanan Gadir Hum Bayramini kutlamaya devam edeceiz.

* Konuyla alakali daha detayli ve çok yönlü kaynak bilgilere ulamak isteyeneler, Allame Emini'nin yazmi olduu binlerce sayfalik Gadir-i Hum (El- Gadir) adli çalimaya bakabilirler.

165

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Allahin Aslani Hz. Aliden dersler · Övünmeye deer eyler güçlü akil, utanma, nefsinden sakinma ve eitimdir. · Sözün gümü olsa da, ey nefs sükut (suskunluk) altindir.

· erefine dükün olan kötü cevap almaktan kendini sakinir. nsanlarin davranilarini düünerek ve gözeterek onlarla uyum içinde yaayan kendi kiiliini de korur. · Halka sayginlik veren kii, saygin tutulmutur. Halki küçümseyenlerse saygi görmemilerdir. · Seviyesiz insanlarin bana cahilce sözlerine karilik vermekten tiksinti duyarim. · nsanlarin vefat eden akraba ya da dostlari için feryatlarla alamalarina airiyorum. · Oysa ölüm cebimizde bize hep elik etmektedir, neden cahiller de feryatla karilanir, ölüm neden böyle akinlik yaratiyor. · nsanin dilekleri kendisine yakindir. Her ey den çok insana yakin olansa ölümdür.

166

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

· Ey Allahim, kaç evin önünden geçtiimde zevk ve yapay mutlulukla enlenmiti. · Ya siz bizi yok edersiniz ya da, biz sizi yok ederiz. Ya da barii daha uygun görürsünüz. · Kiinin karilaacai bütün sorunlarin kolay olmasi beklenemez, bazilarinin kolay olmasinin yaninda bazilari zor olacaktir. · Zaman bana kari maske takindi, beni tanimazliktan görmemezlikten geldi, bilmedi ki ben güne saygiliyim ve talihsizliklerin en korkulusunu bile kolay eymi gibi karilarim. · Yaamin tecrübeleri doru karar verebilmeyi öretti, öyle ki artik beni bitirmeye -yok etmeye gelen eyleri ben bitirip- yok ettim. · Kiinin yapisini oluturan öz iyi deilse, o kiinin azindan iyi sözler çikmaz. · Öyle bir devir ki hiçbir arkadain senden honut deil. Ve öyle bir devir ki hiçbir dostun sana dürüst ve gerçek dost deil.

167

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

·

Mal mülk toplayip biriktirme kime topladiin bilinmez.

· Ey karamsar; bilmelisin ki, bu devranin deimeyen tek bir kanunu var o da deimektir. · lim bayraimdir, nereye gitsem benimledir kalbim onun ilmiyle doludur, sanma ki bo bir sandiktir. · Bütün varimizi sunariz sadece, ekmek ve sirke olsa da.

· Birak bu içindeki ikililii atil atee, sönmeye yüz tutsa da onu alevlendir. · Eziyet etme, eziyete engel ol. Diline sahip ol, can feda olsun sana yardimci olan dost arkadaliina. · Yanliini gününde görüp nefsine sitem edersen yanliin faydaya dönüür. Dünde kalan yaam geçmile yok olur gider. · Mükemmel insan eksiklerini ve kusurlarini bilendir. En kötüsü ise insanlarin doyumsuz isteklerinin ve hirsinin peine düendir. · Huzur ve bariçillii arkada edinmie yakinla, arkadaliindan mutlu olmadiin kiiden uzak ol.

168

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

· Çalimak kadar dinlenmeyi de görev bil ihmâl etme. Saliiniza eza etmeyin, saliin bozulmasi kolaydir da onu elde etmek zor. · Yumuak huyluluun bitmez tükenmez kaynai ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptiin eyin sonuçlarini görür ve duyarsin. · Üç eyi kendinizde tutup saklayin: cesaretiniz, bilginiz ve maliniz. nsanlar bu üç sahip olduunuz eye dümandir ve o insanlari ancak bu üç eyi kaybetmeniz sevindirir ve razi eder. · Aailik insanlarla yakinlamaktan kaçin, onlar ki yapmacik sevgilerini gösterip içlerinde kötülüü sakladilar. Onlari honut tuttuun sürece sana sevgi duyarlar verili olmaktan geri kalirsan sana zehirlerini akitirlar.

169

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali Mazlumlarin Yarenidir "Yüksek bir dain tepesinde durdum Ve Ali'yi, Allah'in Aslanini çairdim. Oh, Ali, Allah'in Aslani, insanlarin krali, u yarali kalplerimize sevinç getir." Yukardaki iir Afganistan asilli yazar Khaled Hosseini` (Halit Hüseyini) nin, bütün dünyada en çok satan kitaplardan bir olan Uçurtma Avcisi adli kitabindan alinmitir. Kitap 1960 sonrasi Afganistan'i anlatiyor. Kitapta da oldukça yalin bir ekilde de ilendii gibi Hz. Ali balisi olan Hazarlar, Sünni inancini benimsemi olan ve çounluk olan Petunlar tarafindan aailaniyor, dilaniyor her türlü kötülüe ve katliama maruz kaliyorlar. Her ne kadar bu bir roman olsa da ve romanlarda gerçekten çok kurgu hakimse de genel bir doruyu tekrar insanliin gündemine koyuyor bu yapit. Kitapta da geçtii gibi Hz. Ali yoluna bali olanlar toplumun en yoksul, geri birakilmi, horlanan, baski gören, dilanan, en tortu ilerde çalitirilan kesimini oluturuyor. Kitaptan hariç, biliniyor ki Taliban Afganistanda iktidara geldiinde ilk i olarak Ehlibeyt bendelerini katletti. Bu durum sadece Afganistan için geçerli deil, hemen hemen yer yüzünde

170

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

nerede Hz. Ali yoluna bali zümreler varsa orda da olan bir durumdur. Neden böyledir? Neden Hz. Ali'ye bali olanlar en büyük zulümleri görüyorlar? Veya bu kimseler Hz. Ali'ye bali olduklari için mi zulüm görüyorlar veyahut zulüm gördükleri için mi Hz. Ali'ye balaniyorlar? Aslinda iç içe geçmi bir durumdur bu. Hem Hz. Ali'ye bali olmanin bedelini ödüyorlar dier yandan da bedel ödeyenler, her türlü haksizlii yaayanlar neredeyse kendi doalliindan Hz. Ali'nin yoluna sariliyorlar. Yukardaki iirde de geçtii gibi, Hz. Ali, Allah'in Aslan'i olarak onlarin umudu, dostu, yareni oluyor. Demek ki tarihi boyunca, günümüzde (ve gelecek çalarda da) Hz. Ali mazlumlarin, haksizlia urami olanlarin, darda olanlarin, yolunu airanlarin dostu olmaya devam edecektir. Dünya döndükçe Medet Ya Ali! nidalari dünyanin her corafyasinda, her hüzünlü yürekte, her çelikili düüncede, her air ikencede, her zorlukta, her darlikta haykirilmaya devam edecek. Nerede bir mazlum varsa, haksizlia maruz kalmi varsa Hz. Ali orada olmaya devam edecektir. Bunun için diyoruz ya, "dünya döndükçe, insanlik var oldukça Hz. Ali'de var olacaktir.

171

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'de sembolleen deerler bütünü var olacaktir", diye. Bazilari bu söylemlerimizi abartili buluyor. Oysa abartili bir söylem deil. Hz. Ali'de temsil olunan deerler insani deerlerdir. nsanlikta bir bütün olarak insanliktan, asaletten yücelikten vazgeçmeyecei için bu deerler her daim sahiplenilecektir. Bize düen, yani Hz. Ali'nin yolunu sürmeye çalianlara düen, Hz. Ali'yi, onun ahsindan temsil olunan deerleri dünyanin her yerine ulatirmaktir. Hz. Ali yoluna bali olanlarin yardimina komaktir.

172

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Muhammedin Vasiyetini Yazdirmak stemesine Ömer'in Kari Çikmasi Biliniyor ki tarihte yaanmi bir çok olayda, haksizda olsa galip gelmi olan güçlü taraf bu haksizliini gücüne dayanarak, iktidar ve güçlü olmanin bütün imkanlarini kullanarak kendi lehine çevirmi ve böylece ondan sonraki süreçlerde de etkin olacak ekilde haksizliini doru olarak kabul ettirmitir. Yine biliniyor ki, haklida olsa, eer hakliliini ifade edecek araç ve imkanlardan yoksun olanlarda, hakli olduklari halde haksiz duruma dümü ve bu düü daha sonraki süreçlerde de onlarin aleyhine bir ekilde devam etmitir. Dolayisiyla objektif bir tarih bilgisine ulamak ne yazik ki bu sebeplerden dolayi pek mümkün olmamaktadir. Olmadii içinde tarih boyunca yaanmi bir çok haksizlii doru kabul eden anlayi ve düünceler varliini sürdürüyor. Halbuki tarihsel olaylara tek yanli ve artlandirilmi bir ekilde bakmak yerine bir çok açidan ve farkli anlayilarin tarihsel olaylara bakii da dikkate alinsa, sonuçlarin çou kez farkli olacaini görebiliriz. Ne yazik ki bu pek mümkün olmuyor. Olmamasi, egemenlik kazanmi anlayilarin taraftarlarinin, savunucularinin çok olmasi ve bunlarin kendi baki açilarinin yegane doru olduuna

173

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

artlandirilmi olmalari, kendi baki açimizi, olaylara yaklaimimizi dile getirmeyeceimiz manasina gelmiyor. Belki baki açimizi, tarihsel olaylara ve dier bir çok konuya yaklaimlarimizi açikliyor olmamiz, asirlardir tek yanli bilgilerle eitilmi ve bu eitim sonucu amiyane tabirle neredeyse "kemiklemi" anlayilarin hedefi olmamiza vesile oluyor. Buna ramen bazi dorularimizi dile getirmeye israrla devam etmeliyiz. Eer bazi dorulari dile getirmesek, belki ilelebet doru diye bilinen yanlilar varliini sürdürecek. slam tarihinde, Hz. Muhammedin vefatindan kisa bir süre önce vasiyetini yazdirmak istemesi ve Ömer'in buna kari gelmesi oldukça önemli bir olaydir -ve yukaridaki açiklamaya en iyi örneklerden biridir-. Bu olayi iiler bata olmak üzere dier Ehlibeyt bendeleride çok önemserler. Buna karin Ehli Sünnet anlayii ise bu olayi pek ciddiye almaz. Bütün Ehlibeyt bendelerinde olduu gibi, bu olay biz Aleviler içinde oldukça önem arz ediyor. Enis Emir, "slam Tarihinde Ehlibeyt ve Eshab" adli çalimasinda, sadece ii kaynaklari deil, ayni zamanda Sünni kaynaklari da referans alarak önemli tespitlerde bulunuyor.

174

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Bizlerin düünceleriyle paralellik arz ettii için bu tespitleri özet olarak aktarmak istiyoruz. *"slam tarihinde en üzücü olaylardan biri peygamber efendimizin vefatindan kisa bir müddet önce yaanmiti. Bu olayda peygamber efendimiz hasta yatainin etrafinda toplanan eshabina(sahabesine) ve Ehlibeytine hitaben söyle buyurmutu: "Gelin size bir ey yazayim ki, benden sonra asla sapmayasiniz". Bunun üzerine Ömer dedi ki: "Ari ve elem Allah'in elçisine galip gelmitir. Kuran aranizdadir, o bize yeter!" Orada bulunanlar ihtilaf edip çekitiler. Bir grup; "Getirin de sapiklia dümemeniz için Allah'in elçisi (peygamber efendimiz) bir ey yazsin", diyor, dier grupta Ömer'in sözünü tekrarlayordu. Peygamberin huzurunda bairip çairmalari ve anlamazliklari çoalinca, Hz. Peygamber söyle buyurdu: "Kalkin ve yanimdan gidin!" Abbas'in olu Abdullah bu olay için devamla öyle diyordu: "Bütün musibet ve belalar, peygamber efendimizin huzurunda bairip ihtilaf ederek o önemli konunun yazilmasina engel olunduundan dolayi meydana geldi". Ömer'in, peygamber efendimiz hakkinda söylemi olduu esas sözü tarihçilerin ve hadisçilerin bazilari deitirmilerdir. Ömer, peygamber efendimizin istediini önlemek için oradakilere

175

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

öyle demiti: "Peygamber sayikliyor (ne söylediini bilmiyor)!" Bazi tarihçi ve hadis ehli, Ömer'i korumak için bu air olan ifadeyi daha yumuak kelimeler ile deitirerek peygamber efendimizin hadisine ihanetlerini belgelemi oldular. Peygamber efendimiz aramizda olup ihtilafa dümememiz için bir ey yazdirma isteini buyurmu olsaydi acaba bu isteini seve seve yerine getirmez miydik? Ama eshab kendi menfaatlerini önde tutarak peygamber efendimizin isteini yerine getirmemilerdi. ani yüce Allah öyle buyurmu: "Peygamber size ne verdiyse onu alin; size neyi yasakladiysa ondan sakinin ve Allah'tan korkun. (Har suresi/7) O (peygamber) heva (nefsine göre) ve heves üzerine konumaz. Onun konutuu her ey vahiy (Allah'in emri) iledir. (Necm suresi/3)"** Bu kisa anlatimda da görülüyor ki aslinda tarih boyunca ve günümüzde çok önemli sahabeler olarak anilan kimselerin Hz. Peygambere itaat etmedikleri, ona kari geldikleri gerçeidir. Peki Hz. Peygambere kari gelmek Allah'a kari gelmek deil midir? Ne yazik ki egemen olan anlayi, bu kiileri çok önemli ahsiyetler olarak kabul ettirmitir. Oysaki bu kiiler Hz. Peygamber zamaninda bile ona kari gelme cüretinde bulunan

176

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

kiilerdi. Bu peygambere kari gelen kiiler daha sonralari Müslümanlara dini ve siyasi önder(!) oldular. Bunlarin yapacaklari önderliin nasil bir önderlik olacaini tahmin etmek zor olmasa gerek. Bizler bu kisa açiklama ve örneklerle aslinda doru diye bilinen bir çok olayin yanli olduunu anlatmaya çaliiyoruz. Ömer, Sünni inancina mensup kiilerce çok muteber bir ahsiyet olarak kabul edilir. Hz. Peygambere bali, onun yolunda yürümü biri olarak kabul edilir. Oysa gerçekte bu hiçte böyle deildir. Sadece Hz. Peygamberin vasiyetini yazdirma meselesinde deil, daha öncesinde sava meydaninda Hz. Muhammedi yalniz birakip kaçmasi, Hz. Peygamberin atadii Zeyd'in olunu komutan olarak kabul etmemesi ve kari çikmasi ve daha baka bir çok olay. Bütün bu olaylar ve kari koyular düünüldüünde bizce bazi eyler yerine oturuyor ve daha aleni hale geliyor. Ne yazik ki bu açiklia ramen birileri israrla bunlari görmezlikten gelmeye devam ediyor. Onlar israrla görmezlikten gelmeye devam etsinler, bizlerde israrla onlari görmeye davet etmeye devam edeceiz. * Bu olay ve bununla balantili daha baka olaylar hakkinda detayli ve Sünnilerce de muteber kabul edilen kaynaklarinda

177

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

esas alindii yiinla çalima var. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler bu kaynaklara ba vurabilirler. ** Enis Emir slam Tarihinde Ehlibeyt ve Eshab Can Yayinlari Sayfa: 16,17,17

178

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali, Ebubekir, Ömer ve Osman'a Biat Etmemitir Sünni anlayi, Hz. Muhammedin hakka yürümesinden sonra sirasiyla 'halife' olan Ebubekir, Ömer ve Osman'a Hz. Ali'nin biat ettiini, onlari yasal ve meru saydiini israrla iddia ediyor ve savunuyor. Biat nedir? Biat, bir kimsenin egemenliini tanima ve önderliini kabul etmedir. Genel olarak böyledir. Özel olarak ise slam toplumunda en üst yöneticinin (halifenin) toplumun tümünde onlari dinsel ve siyasal olarak yönetme yetkisini almasidir. Bu tanimdan da anlailacai gibi Hz. Ali hiç bir zaman yukarida adi geçen kiilerin halifeliklerini meru görmemi dolayisiyla onlara biat etmemitir. Hatta imkan ve artlar ölçüsünde halifeliin kendisinin hakki olduunu bu hakkin Hz. Muhammed tarafindan kendisine verildiini dile getirmitir. Getirmekle kalmami görevin ehline verilmesi için mücadele etmitir. Hz. Ali bu konuda unlari söylüyor: "Allah'a yemin ederim ki, Allah Teala, Yüce Peygamber'inin ruhunu aldiindan bugüne kadar, sürekli ben hakkimdan uzaklatirilmi bulunuyorum..." (Nehcul-Belaa, Hutbe: 6.)

179

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

"Allah'a andolsun ki falan kimse (Ebi Kuhafe olu Ebubekir), hilafete göre yerimin, deirmen tainin mili gibi olduunu bildii halde hilafeti bir gömlek gibi üzerine giyindi. Oysa sel her zaman benden akar ve hiç bir ku benim yükseldiim yüce zirvelere yükselemez. Ben de hilafetle kendi arama bir perde gerdim, ondan tümüyle yüz çevirdim. Baladim kendi kendime düünmeye; u kesilmi elimle hemen ataa mi geçeyim, yoksa u kapkaranlik körlüe sabir mi edeyim? Öyle bir karanlik ve körlük ki bu, büyüü tamamiyla yipratir, küçüü tümüyle ihtiyarlatir, mümin kimse de Rabbine ulaincaya dek bu karanlik körlükte sürekli olarak zahmetten zahmete düer. Gördüm ki sabretmek akla daha yatkindir, sabrettim. Ama gözümde diken vardi, boazimda ise kemik. Mirasimin tümüyle yamalandiini görüyordum." (Nehcul-Belaa, ikikiyye Hutbesi/Hutbe: 3) Ne yazik ki Sünni anlayi bu gerçeklii bir türlü görmüyor. Gördüü yerlerde ise kabul etmek istemiyor. Bin bir yöntemle, bin bir gerekçeyle bu basit ve yalin gerçein üstünü ört bas etmeye çaliiyor.

180

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Sünni anlayi bu gerçeklii öyle çarpitiyor ki Hz. Ali'nin adi geçen bu üç ahsa kari birakin mücadele etmeyi, onlara eyhülislamlik bile yaptiini iddia ediyor. Oysa adi geçen kiilerin döneminde eyhülislamlik diye bir makam yoktu. Ancak adi geçen ahislarin zaman zaman tikandiklari ve Hz. Ali'ye çeitli konularda fikir danitiklari olmutur. Ancak Hz. Ali'nin buradaki tavri asla ama asla bu kiilerin halifeliklerini meru görecek ekilde bir tavir deildir. Hz. Ali bu kiilere kari mücadele etmitir. Bu mücadele öyle kanli bir çatima eklinde olan bir mücadeleden çok baka yöntem ve yollarla sürdürülen bir mücadeleydi. Çünkü Hz. Ali, mücadelenin, dorulari hakim kilmanin, deerleri korumanin mücadelesinin kanli olmasini istememitir. Mümkün oldukça sava ve iddetin olmadii bir çözüm yolu bulmanin, yol diina çikmi olanlarin tekrar yola kazanmanin çabasini araya kan koymadan çözmeye çalimitir. Sünni anlayi bu gerçeklii görecei yerde, Hz. Ali'nin iddette bavurmamasini, ikna yöntemini, bariçil mücadele yöntemini uygulamasini bir biat olarak anliyor. Hz. Ali neden iddetle mücadele etmediini söyle izah ediyor: "Peygamber, bizim aramizdan gittiinde biz onun varisi, velileri ve öz soyundan olan yakinlariyiz, artik kimse hilafet konusunda

181

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

bizimle niza etmez ve göz dikmez, dedik. Ama beklemediimiz bir ekilde Kureyi'ten bir grup bizim hakkimiza el uzatarak yöneticilik hakkini bizden aldi ve kendileri sahiplendiler. Allah'a yemin ederim ki, eer Müslümanlarin arasinda bölünme meydana gelmesi, küfrün tekrar geri dönerek dinin tamamen yok olmasi korkusu olmasaydi bu gün üzerinde olduumuz eyden farkli bir durumda olurduk." (Nehcul-Belaa) Bize göre olay ayan beyan ortadadir. Hz. Ali hiç bir zaman adi geçen kiilerin yönetimlerini meru ve yasal görmemitir. Görmedii gibi onlara kari mücadele etmitir. Bazi durumlarda bu kiilerin Hz. Ali'ye fikir danimalari ve Hz. Ali'ninde bunlara yol göstermeleri biat deildir.

182

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Siffin Savai 657 yilinda Hz. Ali'nin ordusuyla Muaviye'nin ordusu arasinda Siffin (Suriye) adli bölgede meydana gelen savain adidir. Siffin savai, Aleviler için bir çok yönüyle incelenmeye deer önemli bir tarihsel olaydir. Muaviye lanetlisine hazret diyerek hayranliklarini beyan edenlerin durduklari yerin tespit edilmesi bakimindan da önemli bir referans noktasidir Siffin savai. Bazi kaynaklara göre aylarca sürmü olan ve binlerle ifade edilen insanin yaamina mal olan bu savata Hz. Ali, savain olmamasi için çok caba harcamitir. Ancak ne yazik ki Muaviye lanetlisi sava diinda bir seçenek birakmamitir. Sava seçenei diinda baka bir seçenek kalmayinca Hz. Ali zorunlu olarak savaa girmitir. Aslinda Hz. Ali'nin yaptii savalarin hepsi bu temeldedir. Meru müdafaa diyebileceimiz hakkini ve hukukunu korumak için, yaamini ve deerlerini sahiplenmek için zorunlu olarak savamitir Hz. Ali. Hz. Ali'nin savalari ganimet ve yayilmacilik temelinde deildir. Varliini koruma ve deerlerini sahiplenmek maksadiyla verilmi olan mücadeledir. Hz. Ali'nin bir bütün olarak ahsiyetine baktiimizda sorunlari çözmek için sava en son ve artik kaçinilmaz bir raddeye gelindiinde yapilan bir eylemdir. Ve her zaman meru müdafaa temelindedir. Siffin savai da bu temelde yapilmi olan bir

183

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

savatir. Hz. Ali savain olmamasi için çok çaba harcamitir. Bütün diplomasi yollarini kullanmitir. Muaviye lanetlisi buna yanamayinca zorunlu olarak sava düzenine girilmitir. Sava meydaninda dahi Hz. Ali defaaten Muaviye'ye çarilarda bulunmu, sorunun çözümü için yalnizca kendisinin ve Muaviye'nin savamasini önermi ve böylece kimsenin heder olmayacaini dile getirmitir. Ancak Muaviye hiç bir çariya cevap verecek yürek ve cesarette deildi. O ancak çakal ve tilkilere has bir sinsilik ve kurnazlikla savaabilirdi. O lanetlinin kitabinda mertlik ve yiitlik yoktur. Ceddi gibi hainlik, düzenbazlik, sömürü, üçkaitçilik, hilebazlik vardi. Sonuç itibariyle sava Hz. Ali'den yana dönünce Muaviye ve yardimcilari hile yoluna bavurdular. Mizraklarinin ucuna Kurandan ayetler takarak Hz. Ali'nin ordusundan üphe ve tereddüt uyandirdilar. Bunun sonucunda Hz. Ali taraftari bazi kimseler Kuran ayetlerine kari savamayacaklarini olayin Hakemler eliinde çözülmesi gerektiini Hz. Ali'ye dayattilar ( Hz. Ali mehur ben Kurani Natikim/konuan Kuranim sözünü bu esnada dile getirmitir). Hz. Ali bunun bir hile olduunu, iin sonuna varildiini ve fitnenin yok olmasina çok az kaldiini söylediyse de ne yazik ki Hz. Ali yanlisi olduunu iddia eden bazi gruplar bunu dinlemediler. Sonuçta hilelerle hakemler olayi

184

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Muaviye'nin lehine çevirmeye çalitilar. in ilginci Hz. Ali'yi hakem olayina razi etmek için sava meydaninda geri çekilen ve israrla hakemlerin devreye girmesini savunanlar, sonradan Hz. Ali'nin önceden söyleyip de dinletemedii Muaviye'nin hileleri ortaya çikinca bu defada Hz. Ali'ye hakem olayini kabul ettii için dümanlik gösterdiler. Bu ne yaptiini bilmez grup Hariciler olarak tarih sahnesine böylece çikmi oldular ve daha sonra Nehrevan Savainda Hz. Ali'ye kari savatilar. Siffin savaini özetlersek u sonuçlara ulami olacaiz: Savain olmamasi için Hz. Ali bütün yollari denemitir. Sömürü ve talan düzenini sürdürmek isteyen, eski putperest geleneklerini slam diye yaatmak ve yaymak isteyen, putperestken slama ve onun peygamberi olan Hz. Muhammed'e dümanlik sonucu ölen ceddinin intikamini almak isteyen Muaviye savata israrci olmu ve bunun sonucunda sava kaçinilmaz olmutur. Sava meydaninda dahi Hz. Ali çarilarina devam etmi, savain yalnizca kendisi ve Muaviye arasinda olmasini istemitir. Muaviye bunu da kabul etmemitir. Sava Hz. Ali lehine zaferle sonuçlanmak üzereyken Muaviye askerlerine Kuranda ayetlerin yazili olduu bezlerin/derilerin

185

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mizrak uçlarina takilmasini emretmitir. Bunun sonucunda daha sonralari Hz. Ali'ye ihanetlerini derinletirip ona kari savaan Hariciler geri çekilmiler ve Hz. Ali'ye baski yaparak onun Muaviye ile anlamasini dayatmilardir. Hz. Ali bu air ihanet karisinda çaresizce Hakemlik olayini onaylamitir. Hakem olayinin nasil Muaviye lehine sonuçlanacaini bilen Hz. Ali bunun olmamasi için diretmise de ne yazik ki Haricilere söz dinletememitir. Hakem olayinin Muaviye'nin hileleri sonucu lehinde sonuçlanmasi üzerine bu defa hakemlik için dayatmada bulunan ve sava meydanini terk eden Hariciler "neden hakemlik olayini kabul ettin" diye Hz. Ali'ye cephe alip savatilar. Evet, kisaca Siffin savaini böyle özetleyebiliriz. Her tarihsel olayda olduu gibi tarihimizin bu önemli olayinda da yolu sürme iddiasinda olanlar gereken sonuçlara ulaacaklardir.

186

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'nin Aiklariyiz Her akta olduu gibi Hz. Ali'ye olan akta anlatilmaz, ancak yaaninca anlailir. Hz. Ali'nin asil nuru bir bedene girmi olarak dünyaya (598) geldii ilk gün (kiilik bilincine ulatii andan itibaren) Ali'ye olan ak balamitir. Bu ak, aradan asirlar geçmi olmasina ramen tutkusundan hiç bir ey yitirmeden günümüze kadar sürmütür ve inaniyoruz ki insanlik var oldukça Ali'ye olan tutkulu akta var olacaktir. nsanlik tarihi, tarihi ekillendirmi, akiini deitirmi, yön vermi, uygarliklara esin kaynai olmu, sayisiz insanin ölümüne, yoksulluuna ve yine sayisiz insanin refahina sebep olmu çokça kiiliklerle; yiit ve kahraman kiiliklerle, bir iaretiyle milyonlari ölüme gönderecek kadar güçlü kiiliklerle doludur. Akil almaz dehalar olan bu önder kiilikler, yetenekleri oldukça gelimi olan bu liderlerin yaadiklari zaman çokça sevenleri olmutur. Onlar için insanlar ölüme gitmilerdir. Dediimiz gibi bunlar insanliin kaderinde etki sahibi olmu kiiliklerdir. Ancak Hz. Ali bütün bu kiiliklerin üzerinde olan bir kiiliktir. Dolayisiyla Hz. Ali'ye olan ak, balilik, sadakat bu tür lider kiiliklere olan ilgiden farkli bir ilgidir. Bu anlamiyla Hz. Ali insanlik tarihinde sayisiz örnekleri olan, tarihe

187

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yön vermi bir kiilikten öte bir anlam ve önemdedir. Bu tür liderler öldükten kisa bir süre sonra unutulup giderler, oysa Hz. Ali ahadetinden asirlar sonra ­ve gelecekte de- unutulmak bir yana, hala milyonlarca insanin inanç ve fikir hayatinda yer almaya devam ediyor. Bu yer ali tutkulu bir ak, ihanet kabul etmez bir balilik, ölümüne bir sahiplenme olarak hayata yansiyor. Hz. Ali gerçekliine olan ilgi, Hz. Ali'ye olan ak asirlardir devam ediyor. lk günden günümüze kadar sayisiz insan onun nurlu yolundan gitmeye çaliiyor. Onun erdemlerini benimsemeye, ilkeleri dorultsun da bir yaam sahibi olmaya çaliiyor. Hala sayisiz insan ona ve nurlu ailesine yapilan haksizliklara lanetler ediyor. Yaadii zulümler için, çektii acilar için göz yai döküyor. Onun dostlarina dost, dümanlarina uzak durmayi (Tevella-Teberra) ilke olarak benimsiyor. Eer asirlardan günümüze Hz. Ali'nin her adi geçtiinde insanlarin yürekleri titriyorsa ve insanlar yüreklerinin derinliklerini ona açip en güzel yeri ona veriyorlarsa; ortada bir çok yönüyle incelenmeye deer bir ahsiyet var demektir. Nedir Hz. Ali'yi böyle çekici kilan, cazibe merkezi haline getiren?

188

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

"Cihanin temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. Yer resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali idi. Veli, vasiy olan ah Ali cömertliin, keremin, baiin sultani Ali idi. Aliden ötürü melekler Ademe secde ettiler. Adem de, it de, Eyyup da, dris de, Yusuf de, Yunus da, Hud da, Musa da, sa da, lyas da Salih peygamber de, Davud da Ali idi. Nefsin tamamindan ötürü cihan sofrasi üzerinde elini bulatirmayan kahraman aslan Ali idi. Kur an'in yer yer tanrinin ismetini vasfi ile övdüü kur' an sirlarinin kâifi Ali idi. Kapisinin toprai kadir ve kiymette arin semasindan daha ileri geçen, o durumda hakka secde eden arif Ali idi. slam yolunda i düzelmedikçe, durup dinlenmeyen o erefli ve karli ah Ali idi. Heyber kalasinin kapisinin bir hamlede koparip açan o kalalar fatihi Ali idi. Afaka her bakiimda gördüm ki, yakin yüzünden her varlikta var olan Ali idi. Bu küfür olmaz, küfür olan söz bu deildir. Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olurken de Ali vardi. Tebriz'in ems-ül Hakki cihanin gizli ve açik sirlarindan her ne gösterdiyse, hepsi de Ali idi."

189

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Mevlana Saniriz sorumuzun cevabini Mevlana'dan daha güzel kimse veremezdi. "Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olurken de Ali vardi". Bu cümleden sonra daha ne denilebilir ki? Diyeceini dolambaçsiz olarak dile getirmi erenler. Hz. Ali'ye olan aki birazda gönül ve sezgi ile anlamak gerekiyor. Yine sözü Mevlana'ya birakalim. "O açiklayici imam, o Allah velisi safa ehlinin vücut güneidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda Hak'la duran o imamin zati, iç ve di temizlii ile vasiflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmutur, temizdir... Onun toprai birlik alemidir. O, insanin hakikati ve cani gibiydi. Herey fanidir, fakat can yaar, ölmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli varliktandir. Beka çevresinde döner dolair, yaratiklari yaratanin zati gibi O bakidir. Hakkin yüksek sifatlari Ali'nin vasfidir. Hakk'in sifatlari zaten ayri deildir. O, Tanri'nin zatina yapimi "O" olmutur. Hani duyduun lahutun gizli hazinesi yok mu; ite o odur. Çünkü o, Hak'tan Hak'la görünmütür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. te o ilimden maksat, yüce Ali'dir. Hakkin hikmetini

190

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

ondan baka kimse bilemez. Zira o hakimdir, her eyin bilginidir. ptidasiz evvel o idi, sonsuz ahir de o olur. Peygamberlere yardim eden o idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur. Yüzünün nurlu pariltisi, kendi ziyasindan bir güne yaratti. O, Hak iledir; Hak ondan görünür. Hakka ki, o Hak ile ebedidir. Ademin toprai onun nurundan idi, o sebeple meleklerin taci oldu; Allah'in isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamin ilmi sayesinde Adem, her eyi anladi. O nur tek olan yaratanin nuru olduu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O imamin nuru ile bütün ilahi isimleri bildi... it, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi örendi. Nuh, kendini yüksek menzile ulatirincaya kadar, istediini hep ondan buldu. Gene ondandir ki kurtulua eren Nuh, dehirde gayret tufanini buldu da beladan kurtulmu oldu. Halil peygamber, dostlukla onu andi da, ate ona al lale oldu. Nemrudun atei, o Allah'in dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu smail'e kurban etti. Yusuf kuyuda onu andi da, o saltanat mülkünü süsleyen tahti buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf'un kokusunu alip gözleri açildi. mran'in olu Musa, onun

191

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldi. Kirk gece kendinden geçti; kavuma ve görüme zevkine daldi. Sonra dedi ki: "Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver." Hak ona: "te sana nurlu eli verdim" dedi. Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkada oldu da sa vücuda geldi... O, eriatte ilim ehrinin kapisidir. Hakikatte ise iki cihanin beyidir. ki cihanin sultani Muhammed, hakka yakinlik gecesinde, Allah'a kavumanin harem yerinde onun sirrini gördü. Ali'nin nutkunu, Ali'den dinledi. Ali ile birleilen o yerde Ali'den baka bulunmaz. Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O, susmaz, söyler. Ebedi ilim, onun gösünde parlayip göründü. Vahyolunanlarin sirlarini, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykirdi: -Allah yolunda Ali, sizin kilavuzunuzdur. Allah'a içi doru olanlar yüzlerini ona çevirmilerdir. Zira o ahtir, doru yolu gösterendir, efendidir... O, bütün peygamberlerin sirrinda idi. Cenabi Mustafa: -Benimle açikça beraber bulundu, dedi. Dinde evvel, ahir o idi. Allah ile içli dili o idi...

192

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

te bunlari söyledim ki, bu yüksek mananin nüktesini örenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçik bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur. Ey efendi, benimle bouna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güne odur. Biz hepimiz damlayiz, deniz O'dur".

193

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali Yolumuzun Önderidir Her toplumun önderi/önderleri o toplum için ortak deer ve semboldür. Bir inanç toplumu olan Aleviler için bu daha da önemlidir. Alevi demek, "Hz. Alinin yolundan giden, onun inanç ve düüncelerini benimseyen, onun yanlisi ve taraftari olan kimse" demektir. Bu adlandirma bile bali baina Alevilerin Hz. Ali'ye, Hz. Ali'nin ahsinda sembolleen, ifadesini bulan deerler bütününe verdikleri önemin göstergesidir. Alevi inancinin temelinde Hz. Ali var. Biz Aleviler kendimizi onun adiyla ifade ediyoruz. Hz. Ali bizler için olmazsa olmazimizdir. Her eyden vazgeçebiliriz; dünya malindan, bulunduumuz makamlarimizdan, en deer verdiimiz sevdiklerimizden ve hatta canimizdan bile ancak Hz. Ali'den asla vazgeçmeyiz. Hz. Ali bizler için daima önderdir. Adeta Alevilik binasinin temelidir. O olmadan bina aninda yikilir, yer ile yeksan olur. Hz. Ali bizler için geçmite yaami siradan bir önder, tarihsel bir kiilikten çok çok daha derin inançsal ve manevi boyutu olan önderimizdir. Bizler için sürekli olarak var olan, bizlerle olandir.

194

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Yani geçmite olduu gibi günümüzde de var olan ve gelecekte de hayatimizda var olacak olandir. Yaamsaldir. Hz. Ali'ye baki ve onu algilayi toplumumuza ve toplumumuzun ahsinda tek tek biz bireylere bakitir. Bu noktanin herkes tarafindan, hem Aleviler ve Alevilik yoluna hizmet edenlerce ve hemde bir ekilde Alevilerle iliki içinde olanlarca/olmak isteyenlerce dikkate alinmasi gerekiyor. Hz. Ali'ye olan baliliimizi ve akimizi, onun deerlerine olan inancimizi biraz açikladik. Hz. Ali'ye sonsuz bir ak ve tartiilmaz bir baliliimiz var. Bundan da anlailacai üzere Hz. Ali'ye yönelik hakaret, küfür ve aailayici bir söze, davrania tahammülüz yoktur. Ne yazik ki Hz. Ali'ye kari çok sayida yazili ve sözel küfür, hakaret aailamalar var. Bu tür etik ve insani deer taimayan yazi ve davranilar Hz. Ali'nin ahsinda bütün Alevi toplumuna yöneliktir. nsani olmayan bu tür hakaretleri ve aailayici iftiralari her yol ve yöntemle reddediyoruz. Elbette demokratik ölçü ve insani terbiye sinirlari içerisinde eletiri ve tartimalar olabilir. Bu manada geliecek her türlü tartima ve eletiriye açiiz. Ancak eletiri adi altinda hiç bir

195

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

maddi temeli olmayan, tarihsel gerçeklerle zerre kadar uyumayan ve toplumsal deerlerimizi hiçe sayan hakaret ve küfürlere kari kesinlikle tavirliyiz. Hz. Ali'nin ahsinda cümle Alevi toplumuna ve Alevi inanç deerlerine kari gelitirilen küfür ve hakaretleri ho görmeyiz. Özetlersek; Hz. Ali bizlerin vazgeçilmezidir. Ona kari yapilan hakaretler, küfürler direkt olarak inancimiza, dorularimiza, deerlerimize, yaam biçimimize yapiliyor. Kimsenin durduk yerde bize küfür etmesine müsaade etmeyiz. Bu tür ahlaksiz yaklaimlara kari her Alevi inançli kiide hiç tereddüt etmeden aninda tavir koymalidir.

196

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Haricilik ve Nehrevan Savai Siffin savai (657) Alevi tarihinde önemli bir dönem noktasi anlamina geliyor. Haricilik adini alan akimda bu sava ile beraber ortaya çikmitir. Siffin'de savai Hz. Ali'nin kazanmak üzere olduunu gören Muaviye, Amr b. Âs'in yardimiyla eytanca bir oyuna bavurdu; kendisini Müslümanmi gibi gösterip "Aramizda Kur'an hakem olsun" demeye getirerek mutlak bir yenilgi ve hezimetten kurtulabilmek için askerlerinin mizraklari ucuna Kur'an mushaflari taktirip öne sürdü. Halbuki daha önce Hz. Ali ("Gelin aramizda Kur'an'i hakem edinelim, onun emrine göre haksiz taraf kimse, onu tespit edip cezalandiralim, bouna kan dökülmesin" demi; ama Muaviye, savai kazanacaindan emin olduu için Hz. Alinin bu teklifini kabul etmemiti. Bunun eytanca bir oyun olduunu bilen Hz. Ali "Onlara aldanmayin. Kur'an'i kalkan gibi kullanip kendi canlarini kurtarmak istiyorlar aslinda. Bunlar Hakkin ve haklinin dümanlaridir, oyuna gelmeyin" diye bairiyor ve ekliyordu: "Bunlarin yaptii ey, Kur'an'i Kur'an'la vurmaktir. Kur'an'in kendisi karisinda Kur'an sayfalarinin yazili olduu u kait parçalarinin ne deeri kalir ki? Bunlar, mana ve hakikati ortadan kaldirabilmek için o kaitlardan medet umuyorlar".

197

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Tehis gücü zayif olan ve dinin sadece di görünümünü kavrayabilmi bulunan kit görülü bir grup, birbirine ka göz iareti ederek "Ali ne diyor? Ne demek istiyor?" diyorlardi. Meseleyi kavrayamadiklarindan, "Biz Kur'an'a kari kiliç çekmeyiz. Biz Kur'an için savaiyoruz, bunlar da Kur'an'a teslim oldular ite. O halde ne diye savaalim" diyerek Muaviye'nin tuzaina dütüler. "Biz bu Kur'an'li mizraklara kiliç çekmeyeceimiz gibi; bu ie kalkiacak olanla da savairiz" diyerek Hz. Alinin karisina dikildiler. Bu tartimanin baladii siralarda Hz. Alinin ordusunun zafer kazanmasina ramak kalmiti. mam Alinin güçlü ve azimli komutanlarindan Malik Eter, Muaviye ordularini çil yavrusu gibi daitmi, Muaviye'nin çadirina yaklamiti. Muaviye'nin tam bir bozguna uramasina ve bu kanser tümörünün ortadan kaldirilmasina ramak kalmiti. te böyle bir anda, söz konusu cahiller güruhu Hz. Ali'yi zorlayarak "Malik'e, derhal savai birakmasini emret, yoksa onu arkadan vururuz" dediler. Hz. Ali her ne kadar onlari ikna etmeye, aydinlatmaya çalitiysa da fayda etmedi. Hz. Ali baka çare kalmadiini görünce Malik'e bir adam gönderip geri çekilmesini emretti.

198

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Malik buna airmiti, emri getiren askere "mama söyle, çok kisa bir firsat tanirsa dümanin iini bitiririz" dedi. Bu haber ulatiinda Hariciler kiliçlarini çekip Hz. Alinin etrafini sardilar, "Ya hemen imdi Malik'i geri çairirsin, ya da vallahi, seni uracikta öldürürüz" dediler. Malik'e ulaan haberci "mami sa görmek istiyorsan derhal geri çekil" demi, Malik geri dönmek zorunda kalmiti. Mutlak bir ölümden kurtulan Muaviye, Hz. Ali'nin ordusundaki bu cahil grubu oyuna getirmenin coku ve sevinci içindeydi. Böylece her yani pislie bulami, hilebazlii meslek edinmi, saltanat peinde koan Muaviye ile insanliin güzide ahsiyetlerinden biri olan, Ehlibeytten olan, Ehlibeytin nurunu temsil eden Hz. Ali ayni kefeye konuldu. "Aranizda Kur'an hükmetsin" diyerek hakemiyet önerdiler. Taraflar arasinda Kur'an'la sünnetin hakem olmasi kararlatirildi. Taraflar hakem seçimine gittiler. Muaviye tarafi hiç tereddüt etmeden hilekar Amr b. Âs'i hakem seçti. Hz. Ali de iyi bir politikaci olan Abdullah b. Abbas'in veya yiit, fedakar ve basiretli bir mümin olan Malik Eter'in hakem seçilmesini istedi. Ancak ahmaklar güruhu -Hariciler- kendilerine benzer birinde israr ettiklerinden, hem basiretsiz, hem de Hz. Ali'yle arasi pek iyi olmayan Ebu Musa E'ari'yi hakem olarak öne sürdüler.

199

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Ali ve dostlari her ne kadar Ebu Musa'nin bu ii beceremeyeceini söylediyse de Hariciler kendi bildiklerini yapmaktan vazgeçmediler. mam Alinin emrini bir kez daha çineyerek Ebu Musa'yi hakem seçtiler. Sonuçta hakemlik olayinda Muaviye'nin kendisi gibi sinsi ve kurnaz hakemi hilebazlikla Muaviye'yi halife ilan etti. Bunun sonucunda Hz. Ali'ye hakemlik olayini dayatanlar (Hariciler) bu defada Hz. Ali'ye neden hakemlik olayini kabul ettin diye kari çikmaya baladilar. Hakemlik olayini dayatan ve hatta kimin hakem olacaina kadar karar verenler bu defada neden hakemlik olayini kabul ettin diyerek akil ve mantiktan yoksun tutumlarini sürdürdüler. Bu olaydan sonra artik onlar Hariciler olarak anilmaya balandi. Hz. Ali'ye kari dümanca bir tutum içine girmeye baladilar. Hz. Ali, Haricilerin bütün tahriklerine ve yikici çalimalarina karin, günümüz demokrasilerinde bile zor bulunan bir tarzda onlari hiç bir haklarinda mahrum birakmadi. Aksine, onlarin kendisini ve dostlarini her firsatta yermelerini bile anlayila karilayarak onlari ikna yöntemiyle kazanmaya çaliti. Bu çalimalarinda epey baarida elde etti Hz. Ali. Nitekim bir çok kisi Hz. Ali'nin bu sabirla yürüttüü tartimalar sonucu yanlilarindan döndüler. Ancak ne yazik ki bazilari israrla

200

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

dümanlik derecelerini yükselttiler. I öyle bir hale geldi ki sava artik kaçinilmaz oldu. Çünkü hariciler silahli bir ekilde her tarafta terör estirmeye balamilardi. Bunun sonucunda 658 yazinda Nehrevan savai meydana geldi. Hz. Ali yaami boyunca bütün çeliki ve çatimalarda izledii yolu Nehrevan savainda da izledi. Hz. Ali için esas olan baritir. Sava, artik baka çare kalmadii ve yaam ile deerler tehdit altinda olduu, yok edilmeyle kari kariya kalindii anlarda devreye girebilirdi. Bu bir noktada meru savunmadir. Nehrevan'da da öyle oldu. Nehrevan'da da öncelikle onlara hitaben konumalar yapti. Savain olmamasi için, kan dökülmemesi için seçenekler sundu. Bu çabalarin sonucunda Haricilerden bir kismi savatan vazgeçtiler. Savamak isteyen grupla da savailmak zorunda kaldi. Savatan galip gelen Hz. Ali'nin ordusuydu. Nehrevan savasindan sonra Hariciler bir daha ciddi bir varlik gösteremediler.

Kaynak: Murtaza MUTAHHAR Bilinmeyen Simasiyla Hz. Ali

201

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'nin Cenaze Merasiminde Kimlii Meçhul Bir ahsin Yaptii Konuma Hz. Ali'nin kiilii ile ilgili olarak, Ehlibeyti yansitan kaynaklarda bir anlatim var. Bu anlatim Hz. Muhammed'in sahabelerinden olan Sefyan oglu Esid tarafindan öyle naklediliyor: "inananlarin önderi Hz. Ali ehit edilince, insanlarin aitlari göklere tirmaniyordu. nsanlar, peygamberin vefatinda olduu gibi pek üzgünlerdi. Tam bu esnada alayan, koan ve inna lillahi ve inna ileyhi raciun söyleyen birisi; 'ite bu gün peygamberlikteki hilafet yok oldu' dedi. Hz. Ali'nin cenazesinin bulunduu evin kapisinin önünde durdu ve: 'Ey Hasan'in babasi, Allah'in seni bailasin, slam dinini kabul eden ilk insanlar arasinda imanla tertemizi, inanç bakimindan herkesten üstünü, Allah'tan pek korkani, fedakarlik edeni, peygamberi en çok koruyan ve peygambere sahabeleri arasinda en çok güvenilir olani sen idin. Peygambere ahlak, hareket ve türlü davrani cihetiyle daha çok benzeyen sensin. slama, peygambere ve tüm insanlar için yaptiin fedakarliklarin için Allah seni mükafatlandirsin. Peygamberin sahabeleri zayif olduklari zaman sen güçlüydün. Sahabeler oturduklari zaman sen meydana girdin. Onlar rezil olduklari zaman sen kiyam ettin. Onlar haktan uzak olduklari zaman sen hak yolu üzere hareket

202

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

ettin. Onlar tembelletikleri vakit sen mücadele ettin. Çünkü sen peygamberin halifesiydin. Bu denilenlerde ek ve üphe yoktur. Münafiklarin ve ikiyüzlülerin yaptii kötülükler karisinda, kinleri, kiskançliklari ve pislikleri karisinda sen asla pes etmedin. Sahabeler arasinda konuurken yava konuani, Allah'a daha çok itaat edeni, az konuani, dorulari söyleyeni, büyük fikirlere sahip olani, amelde daha iyi olani, her eyi daha iyi bileni ve taniyani sendin. Allah'a ant olsun ki hem önce hem sonra dinin büyüü sendin. Müslümanlar önce parçalandilar ve ayrildilar. Daha sonra haktan uzak oldular. Müslümanlar senin himayen altinda olduklari vakit sen inananlarin sevilen babasiydin. Onlarin taiyamadiklari yükleri sen taidin. Onlarin yok ettikleri eyleri sen korudun, onlarin terk ettikleri eyleri sen terk etmedin. Onlar dünya malina meyil ettikleri zaman sen dini korudun. Onlar güçsüz kaldiklari zaman sen tahammül ettin. Onlar kaçtiklari vakit sen sabir ettin. Onlarin dökmek istedikleri kanin dökülmesine sen engel oldun. Onlar senin varliinin bereketiyle düünemeyecekleri kadar çok hayirlara ulatilar. Ey Ali, sen kötülere düman iyilere dosttun.

203

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Allah'a ant olsun ki sen böylesi eyler için yaratilmisin. Allah'in vergisiyle saadete ulatin, öncülükler yaptin ve böylece faziletlere ulatin. Her zaman örnek insandin. Kalbin hiç bir zaman kötülük taimadi. Gözlerin zayiflamadi. Korkmadin ve asla boyun emedin. Daa benzediin için rüzgarlar seni yerinden oynatamadi. Böyle olduun için peygamber senin hakkinda; arkadalik ve de emanette insanlarin en hayirlisinin sen olduunu söylemitir. Sen, kendi yaninda alçak gönüllüsün, Allah'in yaninda ise büyüksün. Yeryüzünde inananlarin dostu yine sensin. Hiç kimse senin hakkinda her hangi bir eksilik bulamazdi. Hak için hiç kimseye taviz vermedin. Güçsüz ve mazlum olan herkes senin yaninda, sen haklarini geri alinciya kadar güçlü ve azizlerdi. Senin yaninda olan güçlü ve kuvvetli olan herkes hakkini eda ederdi. Uzak veya yakin herkes senin yaninda ayni eit haklara sahipti. Sen hakki ve dorulari savunurdun. Konumalarin doru ve yerindeydi. Emirlerin mükemmel, fikirlerin ilimdi.

204

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Senin varliinla doru yol nurlandi, zor iler kolay oldu, ateler söndü. slam dini seninle nurlandi ve güçlü oldu. Allah'in emri açiklandi, inkarcilar sevmese de inananlar senin varliinla dirildiler. Önderilikte hep ilerideydin. Allah'a ant olsun ki Müslümanlar artik senin gibi büyük bir insani bulamazlar. Sen, inananlarin yardimcisi ve önderisin. Da gibi onlara siper oldun. Kötü kiilere kari ise oldukça acikli bir insansin. Allah seni peygamberine kavutursun. Senin sevabindan bizleri mahrum etmesin, senden sonra bizleri dalalete uratmasin', dedi. Cenazenin etrafindaki insanlar onun konumasinin tamam olmasini bekledikleri için susmulardi. Nihayet o kisi konumasini bitirdi ve aladi. Dier insanlarda aliyorlardi. Daha sonra onu aradilar ama bir daha bulamadilar".

Kaynak: Adil Ali Atalay Ehlibeytin Mucizeleri Sayfa: 208, 209, 2010

205

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Hz. Ali'nin, Hz. Fatma Ananin Hakka Yürümesinden Sonra Söyledikleri Hz. Fatma Ananin, Hz. Peygamberin hakka yürümesinden sonra neler yaadiini, nasil zorluklarla mücadele ettiini, somut olarak Fedek hurmalii örneinde olduu gibi nasil haksizliklara maruz kaldiini, onun vefatindan sonra Hz. Ali çok özlü bir ekilde dile getiriyor. Hz. Ali, Hz. Muhammed'e adeta ikayette bulunuyor. Onun hakka yürümesinden sonra nasil söz verenlerin sözlerinden döndüklerini hiç bir tartimaya yer vermeyecek kadar açik bir ekilde dile getiriyor. Hz. Hüseyin'den rivayet edilen bu bir nevi içini dökme, dertleme öyle geçiyor kitaplarda. "Annem Fatma vefat ettiinde babam Ali onun cenazesini gizlice defnetti. Kabri, insanlarin göremeyecek ekilde düzeltti. Sonra kalkti, yüzünü dedem Hz. Muhammedin kabrine taraf yöneltti ve, 'Ey Allah'in elçisi, benden sana selam olsun. Kizin, kalbinin parçasi, bu toprakta defnolunan, benden ayrilip sana gelen bu Fatma'dan sana selam olsun. Allah, onun sana taraf gelmesine ve ulamasini salamitir. Ey Allah'in elçisi, senin sevgili kizinin ayriliindan sabirsiz oldum, dünya kadinlarinin efendisi olan Fatma'nin ayriliina tahammül edemez oldum.

206

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Ey Allah'in elçisi, artik hem renkli gökyüzü ve hemde serilen yeryüzü gözümde küçülmeye ve de kötü görünmeye baladi. Üzüntüm devam ediyor. Dertlerim kalpleri kanatir oldu. Kederim ise sonsuzlair oldu. Ey Allah'in elçisi, ümmetinin kizin Fatma'ya yaptii haksizliklari o pek yakinda sana haber verecektir. Olanlarin hepsini ondan sor ve haberlerin tamamini ondan ören. Çünkü onun derdi çoktur. Dertlerini ate misali gösüne çekiyordu. Bu dünyada dertlerini söylemek ve açiklamak için firsat bulamadi. Ancak imdi ise olanlarin tamamini sana anlatabilir. Allah'in huzurunda kizinin cenazesini gizlice defnedildi. Hakki olan her ey elinden alindi. Mülkiyetine dahi sahip çikamaz oldu. Oysa uzun müddet dahi geçmedi. Çünkü daha senin ismin unutulmamitir. Ey Allah'in elçisi, artik ikayetimi yalniz Allah'a arz edebilirim. Baka kimsem yoktur. Ey Allah'in elçisi, en güzel dostum ve yakinim sen idin. Allah'in selami sana olsun, rahmet ve rizvani ise Fatma'ya olsun' dedi". Gönüllerin sultani imam Hüseyin'in azindan tarih kitaplarina geçen bu sözler, sadece acili bir ein acisini dile getirmesi olarak anlamak eksik bir algilama olur. Burada dile getirilenler, Hz.

207

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Muhammedin vefatindan sonra yaanan ihanetlerin, haksizliklarin tespiti olarak algilamak gerekiyor. Bir noktada da daha sonra devam edecek olan ve etkileri halen devam eden haksizliklarin, zalimliklerin habercisi olarak algilamak gerekiyor. Hz. Peygamberin cier paresi Hz. Fatma'ya yapilan haksizliklara ve haksizlia göz yumanlara lanet olsun! Kaynak: Adil Ali Atalay Ehlibeytin Mucizeleri Sayfa: 214,215,216

208

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Alevi Tarihinde Ehlibeyt ve 12 mamlar Dönemi Bilinmesi Zaruri Bir Dönemdir Dünyaya her anlamda; askeri, siyasi, kültürel, inançsal, ekonomik olarak egemen olmak isteyen güçler ve bu güçlerin yerel yansimalari her toplumsal kesim için yaptiklari çeitli planlamalar ve yönlendirmeleri Aleviler ve Alevilik içinde yapiyorlar. Bunun sonucunda yeteri kadar inançsal balari gelimemi olan/zayif olan bazi Alevilerin kafasi doal olarak kariiyor. Çünkü Alevilere yönelik plan ve hesaplari olan güçler çok profesyonelce ve yaygin bir ekilde yayin faaliyetleri ve daha baka araçlarla kendi hesaplarina uyacak bir Alevi toplum kesimi oluturmak istiyorlar. Bu amaç dorultusunda her yolu ve yöntemi deniyorlar. Çounlukla geni kitlelerin farkinda olmadii ve hatta bazi durumlarda Alevi kökenli kii ve kurumlarin bile bu hesaplara hizmet ettii (farkinda olarak veya olmayarak) çalimalarin sonuçlarini Alevilie ak ile bali olanlar çok yakici ekilde yaiyorlar. Bu sonuçlardan biride Alevilik tarihinde, Alevilik inanç gerçekliinde Ehlibeyt gerçekliini yok etmek, edemedii zaman ve mekanlarda ise yok saymak sonucudur. Alevilik yoluna bali, Alevilik inancini ak ile yaamak ve yaatmak isteyenler Aleviliin/Alevilerin tarihini bir bütün

209

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

halinde gerçekçi ve doru bir ekilde bilmek durumundalar. Bu, tarihi bir bütün halinde bilince çikarmaya Ehlibeyt ve 12 mamlar dönemi de dahildir. Alevilik inanci bir Ehlibeyt inancidir. Ehlibeyt sevgisinin, baliliinin biçimlendirdii bir inançtir. Bunu yok etmek, yok saymak Alevilii yok etmektir. Alevilik inancinin temeli olan Ehlibeyti yok etmek demek, Alevileri köksüz birakmaktir. Kökleriyle balari kopmu olan bir toplum bolukta yalpalanmaya ve kisa bir süre sonrada yikilip yok olmaya mahkumdur. Aleviler için yapilan bunca çalimanin götürecei sonuç budur. Bolua düürmek, yikip yok ederek kendi siyasi, ekonomik, inançsal, kültürel çikarlarina, egemenliklerine hizmet eder hale getirmek. Bir birinden baimsiz ve bir biriyle çelikili, çatimali faaliyetlerin amaci budur. Bu amaçlar içindir ki Alevilik tarihinde Ehlibeyt gerçekliinin bilinmesi gerektiini söyleyenlere israrla baka tarihsel dönemler üzerinde durulmasi gerektii ve Ehlibeyt döneminin Aleviler için pek de önemli olmayan bir dönem olduu düüncesi ve bu düüncenin eylemleri dayatiliyor. Oysa Alevilik tarihine bütünlüklü bakildiinda çok daha net bir resim ortaya çikiyor. Bu net resmin ortaya çikmasini istemeyenler Ehlibeytin eksik olmasi için ellerinden geleni yapiyorlar.

210

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

Sonuç olarak; Alevileri iiletirmek, Sünniletirmek, ateist hale getirmek, kendi siyasi, ekonomik çikarlarina hizmet eder hale getirmek isteyenlere inat bizler israrla, ikrarla yolumuza ve inancimiza bali kalmaya devam edeceiz. Ehlibeyte bali kalmaya ancak ayni zamanda dier inanç önderlerimiz olan Haci Bektalari, Pir Sultanlari, Hasan Sabbahlari, Hamdan Karmatlari, Eba Müslümleri, Seyyid Nesimileri, Babaileri, Bedrettinleri, Hallac-i Mansurlari... ve daha nicelerini de sahiplenerek, deerlerine bali kalarak inancimizi yaamaya ve yaatmaya devam edeceiz. Bir kez daha belirtelim ki Ehlibeytsiz Alevilik olmaz. Olmayacai için, Alevi olmanin gerei olarak Ehlibeyt gerçekliini asgari düzeyde de olsa bilmek her Alevi için zorunludur.

211

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin Güzelliktir Muhammed Ali'nin çemi çerai Erenler bainin güleni bai Cierler paresi gönül durai Gözlerimin nuru mâm Hüseyin

Ehlibeyti, Ehlibeytin nadide çiçei Hüseyin'i sevmek, onu anmak, ona alamak, onun için yas tutmak; öyle diaridan bakilinca kolay anlailacak bir olay deildir. Tarihsel olduu kadar güncel, güncel olduu kadarda gelecee de yansiyacak olan bir gerçekliktir Ehlibeyt ve mam Hüseyin. Bu satirlar Muharrem orucunun ilk gününde yaziliyor. Mevsim ki olduundan ve bu satirlari yazan souk bir ehirde yaadiindan isi eksi 10 derecede. Hava bu denli soukken bu satirlari yazan ve bu satirlarin yazari gibi daha niceleri hala Kerbela çölünün o dayanilmaz yakiciliini yüreklerinin en derin yerinde hissediyorlar. Hissetmekten öte yaiyorlar. Dedik ya, diarindan bakilinca öyle kolay anlailacak bir durum deil. Bu durumu anlamak için empati yapmaktan daha fazlasini

212

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

yapmak gerekiyor. Belki o da yetmeyecek bunu anlamaya. Belki genlere ilemitir, kalitsal hale gelmitir Ehlibeyt sevgisi. Sonuçta Ehlibeyte olan ak, balilik devam ediyor. Belki ekilsel olarak, zamanin getirmi olduu bir takim biçimsel deiimler olmutur. Ancak öz aynidir. Bundan asirlar önce nasil bir balilik yaanmisa günümüzde de yaanmaya devam ediyor. nsanlik var oldukça da mam Hüseyin'e, Ehlibeyte olan balilik, ak devam edecektir. Bundan eminim. Neden bu kadar eminim bundan? Çünkü insanlik her zaman güzellii arayacak, güzellie ulamaya çaliacak, güzellii yaamak isteyecektir. Güzelliklerin hakim olduu bir yaam mutluluk dolu bir yaamdir. mam Hüseyin güzelliktir. Kelime anlami ile Hüseyin demek güzellik demektir. Güzel olanin arayiinda olan insanliin yolu bir noktada kaçinilmaz olarak- mam Hüseyin'e çikacaktir. mam Hüseyin'in ahsinda temsil olunan deerlere çikacaktir. mam Hüseyin güzelliktir. Güzel olan, iyi olan ne varsa onda temsilini bulmaktadir.

213

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

mam Hüseyin'in güzellii öyle zamanla, mekanla sinirli göreceli bir güzellik deildir. nsanin olduu her yerde ve her çada geçerliliini koruyan daimi bir güzelliktir. mam Hüseyin Ehlibeyttendir. Ehlibeyt ise Hakkin nurunun yansimasindan baka bir ey deildir. Hakkin nurunun güzelliinden ala bir güzellik düünebilinir mi? Souk bir ki akaminda yürei Kerbala çölünün ateiyle yanan cümle yol süren canlara ak ile.

214

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

On Dört Masumu Pak kimlerdir? Henüz çocuk yata iken zalimce katledilen ondört çocuun adidir. Ondört Masum Pak, ariliin, masumluun, safliin sembolüdürler. Ondört Masum Pak, Alevi toplumu için masumiyetin temsilcileri olmalari ile günlük yaam içinde dahi anilirlar. Ondört Masum Pak, Ehlibeyt ve Oniki mamlarin evlatlaridirlar. Ondört Masum-i Paklarin isimleri ve ehadetleri: 1. Muhammed Ekber: Hz. Alinin oludur. Henüz 40 günlük iken Hz. Aliyi Ebubekire biat ettirmek için evine baskin düzenleyen Ömerin adami olan Tahir tarafindan kapi Hz. Fatmanin üzerine devrilir. Bu esnada Fatma Ananin kucainda bulunan Ekber kapi altinda ezilerek ehit olur. 2. Abdullah: Hz. Hasanin oludur. Yedi yainda iken Muaviyenin adamlarindan Talha bin Amir tarafindan ehit edilir. 3. Abdullah: Hz. Hüseyinin oludur. ki yainda iken Kerbelada Erzak Dimiki tarafindan ehit edilir. 4. Kasim: Hz. Hüseyinin oludur. Üç yainda iken Kerbelada Hezime Kahl tarafindan ehit edilir.

215

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

5. Ali Asgar: Kerbela kiyiminda bir yaindaydi. Babasi Hz. Hüseyin tarafindan su verilmesi için Yezidin askerlerine gösterilir. Bu esnada bni Sadinin emriyle Harmele adinda bir okçu tarafindan ehit edilir. 6. Kasim: Zeynel Abidinin oludur. Üç yainda iken Bekir bni Ur tarafindan ehit edilmitir. 7. Ali Eftan: Beinci mam Muhammed Bakirin oludur. Alti yainda ehit edilir. 8. Abdullah: Altinci imam Cafer Sadikin oludur. Üç yainda bni Mercan tarafindan ehit edilir. 9. Yahya Hadi: Altinci imam Cafer Sadikin oludur. Üç yaindayken Abbasi hükümdarinin huzurunda ehit edilir. 10. Salih: Yedinci imam Musa Kazimin oludur. Dört yainda iken ehit edilir. 11. Tayyip: Yedinci imam Musa Kazimin oludur. Yedi yainda iken ehit edilir. 12. Cafer Tahir: Dokuzuncu imam Muhammed Takinin oludur. Dört yainda iken ehit edilir.

216

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

13. Cafer: Onuncu imam Ali Nakinin oludur. Bir yainda iken ehit edilir. 14. Kasim: Onbirinci imam Hasan Askerinin oludur. Bir yainda iken ehid edilir. Not: Ayrica Ondört Masum-i Pak deyimi Hz. Muhammed, Hz. Fatma ve On ki mamlar içinde kullaniliyor.

217

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

On Yedi Kemerbest kimlerdir? Onyedi Kemerbest; Hz. Muhammede, Hz. Aliye, Ehlibeyte bali kirklar meclisinin üyeleri arasinda bulunan, Hz. Ali tarafindan kemerleri balanmi olan onyedi önderdir. Onyedi Kemerbestin çou Ehlibeyt yolu için ehit olmutur. Onyedi Kemerbestin adlari: 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. Selmani Farisi Ammar bin Yaser Malik Eter bin Haris Muhammed bin Ebubekir Veysel Karani Abuzer Gaffari Harrim bin Haris Abdullah bin Yedi-Hazai Abdullah bin Adiel

10. Abu el Hiam 11. Haris eyhani 12. Haim bin Utbe

218

Ehlibeyt, 12 mamlar ve Hz. Ali

Remzi Kaptan

13. Muhammed bin Abu Hazika 14. Kamber hazretleri 15. Murtefi bin Vezza 16. Said bin Kays

17. Abdullah bin Abbas

219

Information

219 pages

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

98980


You might also be interested in

BETA