Read file_217.pdf text version

ÇNDEKLER

Dünya kamuoyunun yakindan takip ettii Misir'daki baskici rejime kari gösterilerde halkin demokratik taleplerle ortaya çikip, eski bir ordu mensubu Mübarek'in gönderilmesi sonrasinda yönetimin tekrar orduya devredilmi olmasi, ancak Ortadou usulü bir "halk darbesi" olarak adlandirilabilmesi mümkündür.

Ankara SMMM Odasi'nin 21. kurulu yildönümü, Edip Akbayram'in verdii konser ile kutlandi. Siyasetçiler, bürokratlar ve akademisyenlerin yani sira çok sayida meslektain katildii yildönümü kutlamalarinda Edip Akbayram'in seslendirdii arki ve türkülerle cokulu bir gece yaandi. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, 21. kurulu yildönümünde yaptii konumada, Ankara SMMM Odasi'nin kurumsal yapisini tamamlayarak delikanliliktan olgunlama sürecine girmi güçlü bir örgüt olduunu söyledi.

Ankara SMMM Odasi ve Ankara YMM Odasi birlikte düzenledii panel ile torba yasa ile getirilen kamu bankalari ve düzenleyici kurulularin merkezlerinin stanbul'a tainmasina kari çikti. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, bu kararin ekonomik deil, siyasi bir karar olduunu savunarak, "Ulusal kurtulu savainin simgelerine sahip çikmaliyiz" dedi.

322 Meslekta daha Ankara SMMM Odasi'nin düzenledii törenle ruhsatlarini aldi. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, KOB Standartlarinin yayinlanmasinin mesleki bir dönüm noktasi olduunu ifade ederek, "Türk Ticaret Kanunu'nun çikmasiyla birlikte mesleimiz denetim airlikli bir meslek haline gelecektir" dedi.

Teknokentler ve aratirma-gelitirme tevikleri, Ankara SMMM Odasi'nin düzenledii seminerde bütün yönleri ile deerlendirildi. YMM Murat Yildiz'in bakanlik ettii seminere katilan uzmanlar, yeni tevikler ile ilgili bilgi verdiler.

1957 yilindan bu yana yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu 6102 sayili Türk Ticaret Kanunu adiyla yasalati. Ticaret hayatini yeniden ekillendiren yasa ile mesleki alan da genileyecek. irketlerin defterleri uluslararasi finansal raporlama standartlarina ve Türkiye Muhasebe Standartlari Kurulu'nun yayinladii Türkiye Muhasebe Standartlarina uygun bir biçimde tutulacak.

2010 yili, Türkiye açisindan aliilmi uygulamalarin diina çikildii, ileride tarihe dip not olarak düülecek birçok alt üst olularin yaandii bir yil oldu. Geride biraktiimiz 2010 yili içerisinde toplumsal hayata ve devlet kurumlarinin ileyiine ilikin yaanan çarpici "ilk"ler, derin izler birakti.

Dünya ekonomisinin içinden geçtii kriz, finansal, ekonomik, politik, toplumsal, ekolojik farkli düzlemlerde yansima buluyor. Küresel kriz imdilik hiz kesse de, 29 Büyük Bunalimi ölçüsünde büyük bir yikima yol açmasa da, özellikle sosyal ve insani boyutta yarattii hasar derinleiyor.

Yarim asirdir uygulanan Borçlar Kanunu, TBMM Genel Kurulunda salanan uzlama sonucu 6098 sayili Türk Borçlar Kanunu adiyla hizla yasalati. Yeni Borçlar Kanunu çerçevesinde, herkesin gündelik hayatta karilatii pek çok sorun yasa ile düzenlendi.

Ankara SMMM Odasi'nin yerel süreli iki aylik ücretsiz yayin organidir. ISSN: 1307-7554 Sahibi Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müavirler Odasi Adina Mehmet KOÇ Genel Yayin Yönetmeni Canan GEDK Sorumlu Yazi leri Müdürü Necmettin KELE Yayin Kurulu Mehmet KOÇ Hasan YILDIRIM Necmettin KELE Naci ALKAN Ali Metin POLAT brahim ULUSOY Mehmet OKKALI Nevzat AKKAYA Kemal KAYAOLU Yayin Danimanlari Bülent AK (YMM) Sinan AYDIN (YMM) brahim DERMENC (YMM) Sakip EKER (YMM) Kazim YILMAZ (YMM) A. Murat YILDIZ (YMM) M. Kemal OKTAR (SMMM) Ali rfan YILMAZ (SMMM) Ahmet ELBAI (SMMM) Erol SÖNMEZOCAK (SMMM) Yönetim Yeri: Kumrular Caddesi No: 26 06440 Kizilay / Ankara Tel: (0312) 232 33 77 Fax: (0312) 231 71 17 Web Adresi: www.asmmmo.org.tr E-posta: [email protected] Görsel Yönetmen: Uur MERMER Baski: Bizim Repro (312) 341 10 20 Büyük Sanayi 1. Cadde Alibey Hani 99/22 skitler/Ankara Baski Tarihi: 03.03.2011 (Bültenimize gönderilen yazilar yayinlansin, yayinlanmasin geri verilmez, yazilardaki düün ve görüler yazarlarina aittir. Yazilar kaynak gösterilerek aktarilabilir.)

BÜLTEN

ÇNDEKLER

KTAP

R

ANK AR A SMMM ODASI'NDAN TYATRO GELENEKSEL HALI SAHA TURNUVASI SONUÇLANDI KOB DANIM ANLII YEN TTK VE BASEL DÜZENLEMELER IIINDA KOB'LER LGLENDREN KONULAR (I) Doç. Dr. Tamer AKSOY BAIMSIZ DENETM UYGULAM ALARINDA K ALTE GÜVENCE SSTEM VE K ALTE GÜVENCE NCELEME UZM ANLII Dr. A.R. Zafer SAYAR YER KR ALARI, K AR PAYLARI VE TAHVL FAZLERNDE BEYAN VE VERG ÖDEME SINIRINA LKN ANALZ ÇALIM ASI A. Murat YILDIZ ÇALINAN VEYA ZAY OLAN M ALLARDA VERG UYGULAM ASI Cem ARSLAN BELGESZ GDERLERN NDRM KONUSU YAPILM ASI Ebru KILKI GELIR VE KURUMLAR VERGISI K ANUNLARIMIZDA ZAR AR ZIYAN VE TAZMINATLARIN GIDER YAZILM ASI Erturul KILIÇ YILLIK GELR VE KURUMLAR VERGS BEYANNAMELER ÜZERNDE NDRM KONUSU YAPILABLEN GDERLER Mehmet KORKUSUZ PANELVAN TP AR AÇLARDA KDV UYGULAM ASI Hasan BRDOAN ELEKTRONK TCARETTE KDV UYGULAM ALARI Ferit ÖZ VERENLERN YERLERN VE ÇLERN BLDRME YÜKÜMLÜLÜKLER Doan KESKN E UYGUNLUK R APORU ALM AYA GÖNDERLEN BR K E BALAM AZSA VERENE 3.042,00 TL. CEZA KESLMEKTEDR Ahmet AAR MEVZUAT DEKLKLER

· GENEL KURUL

YARGI K AR ARLARI

ÖZELGELER

PR ATK BLGLER

2

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

D

BALARKEN

eerli meslektalarim

dergisinin ilkelerinden taviz vermeden bu süre içinde varliini sürdürmesi tabiî ki sizlerin verdii güçle gerçekleti. Bir önceki sayidan bu sayiya kadar geçen zaman diliminde yasama organindan Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu geçti. Bu Kanunlar Resmi Gazetede yayinlanarak yürürlüe girdi. Hemen belirtelim ki bu konudaki seminer ve yayin hazirliklarimiz sürüyor. Üyelerimiz bu yasalar konusunda kitap ve konferanslarla bilgilendirilecektir. Oda Bakanimiz Mehmet KOÇ'un açili konumasi ile 30.12.2010 tarihinde gerçekletirilen ruhsat töreni ile 322 arkadaimiz daha aramiza katilmi oldu. Her birine ayri ayri baarilar diliyoruz. Ankara Merkez, Sincan, Polatli, Siteler, Ostim lçelerinde Teknokentler ve Ar-Ge konularinda gerçekletirilen seminerlerin üyelerimiz için çok yararli olduunu kabul etmek gerekir. Bu konuda emeini ve bilgisini esirgemeyen YMM Murat YILDIZ'a teekkür borçluyuz. 22 Ocak tarihinde 21. Kurulu Yildönümümüz, sanatçi Edip AKBAYRAM'in katildii konserle kutlandi. Ankara SMMM Odasi, 15. Uluslararasi Ankara Tiyatro Festivali'ne "Vatanda Arif" oyununu sergileyerek katildi. Yenimahalle Belediyesi 50. yil tiyatro salonunda sergilenen Neet Erdem'in yönettii oyun, meslektalar tarafindan beeni ile izlendi. Kamu bankalarinin stanbul'a tainmasinnin yaratacai sosyo-ekonomik sonuçlarin deerlendirildii panel 11 Ocak 2011 tarihinde gerçekletirildi. 2010 Yili Türkiye'de gelien olaylarin derli toplu özetlendii yazilari zevkle okuyacainiza inaniyoruz. Bu konulara paralel "2011'de Dünya ve Türkiye Ekonomisinde Beklentiler" balikli yazi Prof. Dr. Hayri KOZANOLU tarafindan hazirlandi. Osmanli mparatorluu'nun onaltici yüzyilinin anlatildii "Muhteem Yüzyil" dizisi ile Osmanli Haremi yeniden tartiilmaya balandi. Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hürrem Sultan için yazilmi olan gazel; odamiz Vergi Mevzuati Danimani Erbil GÜZEL tarafindan orijinal metnin yani sira bugünkü Türkçesi de hazirlanarak verildi. Beeni ile okuyacainizi umuyoruz. SMMM Ali rfan YILMAZ tarafindan hazirlanan kitap tanitim sayfasinda bu defa da ilginç bir kitaba yer verilmitir. Yayinimizin ilk yillarinda makale bulmakta zorlaniyorduk, bugün gelen makalelerin tamamini yayinlayamiyoruz, elemelere tabi tutarak yayinliyoruz. Bu bize doru yolda olduumuzu gösteriyor, pusulamiz oluyor. Makale seçimini yaparken makalenin içerii, güncellii, pratik bilgiler içerip içermedii, özgün bir önerme içerip içermedii, makalenin içeriinin yaygin bir kulBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Bu yil yayin hayatinda yirminci yilimizi doldurmaktayiz. Bir meslek

lanim alani olup olmadii vb. kriterleri gözetmeye çaliiyoruz. Ancak bundan da önemlisi; yayindan önceki son iki ay danimanlarimiza en çok hangi sorular yöneltilmise bu sorulari içeren makaleler seçmeye çaliiyoruz. Örnein SMMM Hasan BRDOAN tarafindan kaleme alinan "Panel van tipi araçlarda KDV uygulamasi" sik tartiilan ve hep tereddüt edilen bir konu. Keza SMMM Ebru KILKI tarafindan hazirlanan "belgesiz giderlerin indirim konusu yapilmasi" medikal firmalari ve benzer ekilde pazarlamaci firmalarin sikça karilatiklari giderlerinin indirimi konusunda uygulamaya iik tutacak makaleler. Çalinan, zayi olan, yanan mallarda nasil uygulama yapilacai konusu Devlet Gelir Uzmani Cem ARSLAN, son yillarda hizla gelien elektronik ticaretle ilgili KDV uygulamasi da Gelir Uzmani Ferit ÖZ tarafindan danimanlarimiza gelen sorulardan hareketle kaleme alindi. Bülten elinize geçtiinde beyanname verme dönemine girmi olacaiz. Bu nedenle beyannameler üzerinden indirilebilecek giderlere yer vermek gerekirdi. Bu konudaki makaleyi de E.Maliye Bamüfettii YMM Mehmet KORKUSUZ hazirladi. Her yazisini zevkle okuduumuz YMM A. Murat YILDIZ bu sayida, " yeri kiralari, kar paylari ve tahvil faizlerinde beyan e vergi ödeme sinirina ilikin analiz çalimasi" konusunu iliyor. Hukuku ile ilgili olarak odamiz danimani ( her hafta Perembe günleri 229 47 29 numarali telefonda sorularinizi cevaplayan) Emekli Bamüfettii .Doan KESKN gelen sorulardan hareketle bültenimizin her sayisina bir makale yetitirmektedir. Yargi kararlarini ve özelgeleri seçerken de yukaridaki ilkeler gözetilmektedir. Özellikle Danitay kararlari ve özelgelerde danimanlarimiza en çok gelen sorunlara ilikin yargi karari ve özelge seçimine gidilmektedir. Bu konuda SMMM sayin Ahmet ELBAI'na teekkür borçluyuz. Ve nihayet bültenin kapsadii dönemle ilgili mevzuatta yapilan deiiklikleri büyük bir dikkatle izleyerek dergimize aktaran Gelirler Bakontrölörü Mustafa DÜNDAR'a, Pratik Bilgiler bölümünü hazirlayan SMMM Duran YILDIRIM'a ayri ayri teekkürlerimizi sunuyoruz. Makalelerin seçilme kriterleri bunlar. Eer bize gönderilen bir makaleyi yayinlayamamisak, bu; makaleyi yetersiz ya da eksik bulduumuzdan deil yukaridaki önceliklere uymadii içindir. Tabi nihayet dergide yayinlayacaimiz makale sayisinda en önemli kriter derginin hacmidir. Yani bazen kriterlere uysa bile yer bulma sorunu ile kari kariya kalmaktayiz. Emei geçen tüm yazarlarimiza, üyelerimize ve çalianlarimiza saygi ve sevgilerimle, gelecek sayida bulumak üzere...

Necmettin KELE ASMMMO Oda Sekreteri

3

...Dünya kamuoyunun yakindan takip ettii Misir'daki baskici rejime kari gösterilerde halkin demokratik taleplerle ortaya çikip, eski bir ordu mensubu Mübarek'in gönderilmesi sonrasinda yönetimin tekrar orduya devredilmi olmasi, ancak Ortadou usulü bir "halk darbesi" olarak adlandirilabilmesi mümkündür.

de de o günkü eletirilerimizin birçounun geçerliliini koruduu, belirttiimiz eksikliklerin yasalami halde de devam ettiini görmekteyiz. Gerek Türk Borçlar Kanunu, gerekse Türk Ticaret Kanunu'nun öngörmü olduu yeni düzenlemeler, mesleimizi ve meslektaimizi dorudan ilgilendirdiinden, bu kanunlar konusunda meslektalarimizin çok ayrintili bir ekilde bilgilendirilme gerei ortaya çikmaktadir. Her iki yasadaki ihtiyaca cevap veremeyen hükümlerin yenilenmesinin yaninda, yeni düzenlemelerle de iktisadi hayatimiza çok önemli yenilikler getirilmi bulunmaktadir. 6102 numarali Yeni TTKanunun tümü mesleimizi yakindan ilgilendirmekle birlikte, mesleimizin adi zikredilerek dorudan görev yüklenilmi olmasi bakimindan yasanin "Denetleme" balikli üçüncü bölümünün mesleimiz için yeni bir açilim olarak deerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bölümde Kanun kapsamindaki sermaye irketlerinin denetiminin yalnizca meslek mensuplarimiz tarafindan yapilacai belirtilmektedir. Bugüne kadar kayit tutma, finansal tablolari hazirlama eklindeki algilanan meslee, denetim görevinin verilmi olmasi, niteliksel anlamda da bir yeniliktir. Genel olarak yeni Türk Ticaret Kanunun uygulamasi 01.07.2012 tarihinde balayacak olduu halde, denetimle ilgili maddelerin 01.01.2013 tarihinden itibaren uygulanacai belirtilerek, denetçilikle ilgili bazi düzenlemelerin yapilmasina ise yayimi tarihinde balanacai öngörülmü bulunmaktadir. Yasanin geçici 2. maddesinde, "Kurulun, hangi kurum ve kurulularin temsilcilerinden oluacai ile çalima usul ve esaslari, TÜRMOB tarafindan hazirlanacak ve Maliye Bakanliinin uygun görüü üzerine yayimlanacak bir yönetmelikle düzenlenir." eklinde TÜRMOB tarafindan hazirlanacak olan bir yönetmelikle Türkiye Denetim Standartlari Kurulu'nun oluturulacainin belirtilmi olmasi, önümüzdeki dönemde meslek örgütümüzün de çok ciddi bir çalima içinde olmasini gerektirmektedir. Yillardan beri bu konuyu meslektalarimizin bilgisine sunmu, teorik çalimalar içinde olmu olan Oda'mizin bu konuda mesleimiz adina öncülük yapacak konumda olduu; nitekim üst örgütümüzle birlikte çalimalara baladiimizi belirtmek isterim. Yasanin getirdii yeni düzenlemelere uygun yapilandirmalar gerçekletirilirken; dier yandan meslektalarimizi da bu yeni döneme hazirlamaya yönelik çalimalarimizi da etkili bir ekilde sürdürmek durumundayiz. 01.01.2013 tarihinden itibaren Türkiye Muhasebe Standartlari Kurulu tarafindan yayimlanmi olan Türkiye Muhasebe Standartlarini uygulama zorunluluu, meslektalarimizi TMS'ni hatasiz uygular duruma gelinceye kadar youn bir eitim sürecinden geçirmek de bizlere dümektedir. Bu kapsamda, hazirlanmi olan eitim programlarimiz bulunmakta olup, zaman geçirmeden bu eitimlere balanacaktir. Bu ekilde önümüzdeki yeni açilimlara hazirlanma yönündeki çalimalarimizda, sizler için de azim ve sabirla sürdürmek zorunda olacainiz yeni bir örencilik döneminin baladiini belirtir, hepinizi saygiyla selamlarim.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Geçtiimiz ay, Tunus'ta balayan yolsuzluk, yoksulluk ve dikta rejimlerine kari halk ayaklanmasinin, Misir, Ürdün, Libya, Bahreyn ve Yemen gibi baka Arap ve Ortadou ülkelerine sirayetini izledik. Beklenmedik bir hizda ve iddette cereyan eden olaylarin yine beklenmedik sonuçlarina tanik olduk. Özellikle dünya kamuoyunun yakindan takip ettii Misir'daki baskici rejime kari gösterilerde halkin demokratik taleplerle ortaya çikip sonuçta, eski bir ordu mensubu Mübarek'in gönderilmesi sonrasinda yönetimin tekrar orduya devredilmi olmasi, ancak Ortadou usulü bir "halk darbesi" olarak adlandirilabilmesi mümkündür. Küresel iletiim teknolojilerinin bu kadar yaygin kullanildii dünyamizda, artik kapali dikta rejimlerini daha fazla sürdürülebilmenin mümkün olmayacai anlailmitir. Bu bakaldirilar, demokratik örgütlerin öncülük ettii bir muhalif anlayitan uzak olduundan ne yazik ki henüz siyasal anlamda bir iktidar altüst oluuna neden olamamaktadir. 6098 Kanun numarasiyla Türk Borçlar Kanunu 11.1.2011 tarihinde; 6102 Kanun numarasiyla Türk Ticaret Kanunu 13.1.2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmi, Cumhurbakaninca da onaylanmi bulunmaktadir. Bültenin 2005 yili Mart­Nisan 159. sayisinda Yeni Türk Ticaret Kanunu tasarisina deinerek, "Muhasebe uygulamalarinda birlii salamak ve mali tablolara uluslararasi pazarlarda geçerlilik kazandirmak, denetim raporlarina güveni tesis etmek için UFRS ve Uluslararasi Denetim Standartlarina uyum ticari yaam ve bizler için büyük önem arz etmektedir. (...) Bu yeni tasariyla, mesleimizin gelecei olarak gördüümüz ve israrla savunduumuz denetimin, yasal dayanai, mesleki faaliyet alani genilemekle birlikte sorumluluklarimiz artmi ve mesleimizde uzmanlamanin önü de açilmi olacaktir. (...) Örnein, tasarida, muhasebe uygulamalari konusunda tek otoritenin UFRS'ye uyumlu TMSK ve yayinlayacai standartlar olacai açikça belirtilmi olmasina karin, denetim konusunda otoritenin ne olacai açikça belirtilmemi olmasi, bize bir önemli eksikliktir." eklinde deerlendirmelerde bulunmutuk. 2005 yilindan beri beklediimiz TTK nihayet yaptiimiz bu deerlendirmeden 6 yil sonra çikarilabilmitir. Tasarinin görüülme süreci sonucu yasalami halin4

D

Mehmet KOÇ ASMMMO Bakani

eerli meslektalarim

COKULU YIL DÖNÜMÜ

Koç, mesleki alanda önemli bazi yasalarin çiktiini da anlatarak, torba yasa ile finans kurululari merkezlerinin stanbul'a tainmasina kari çikmanin toplumsal bir sorumluluk olduunu söyledi.

· KURULU YILDÖNÜMÜ

Mesleki niteliin de deitiine dikkat çeken Koç, özetle öyle konutu: "Bugüne kadar airlikla; ekonominin kaydini tutan, kamu harcamalarinin kaynai olan vergilerin tahakkukunu üstlenen bir meslekten; finansal bilgi kullanicilarina doru finansal bilgilerin sunumunun denetimini yapan yani ekonominin denetimini de üstlenen toplumsal sorumluluklarimizin öne çiktii, Dünya standartlarinda bir meslek icrasi sürecine giriyoruz. Önümüzdeki hedefimiz; bu beklentilere cevap verebilecek saygin bir meslek, daha güçlü bir örgütlenme yaratmak olmalidir. Bu duygu ve düüncelerle; 21 yillik süreçte aramizdan ayrilan, bata, ilk kurucu bakanimiz Turan Veldet Velidedeolu olmak üzere kaybetmi olduumuz dier meslektalarimizi ükranla aniyoruz. Ülkemizin saygin bir sesi olan, demokrat ve yurtsever tavrini her vesileyle dile getiren Sayin Edip Akbayram'in güçlü sesiyle sesimizi birletirerek, tam baimsiz bir Türkiye'de tüm halkimiza bari ve kardelik içinde bir yaam dilerken, hepinize tekrar Yönetim Kurulumuz adina teekkür ediyor, iyi elenceler diliyoruz." TURMOB Genel Bakani Nail Sanli da bir konuma yaparak "21 yilda azimsanamayacak baarilara imza atan bu örgütlenme, önümüzdeki dönemde biriken sorunlara da çözümler üretecektir" dedi.

Ankara SMMM Odasi'nin 21. kurulu yildönümü, 13 Ocak 2010 tarihinde Anadolu Kongre ve Gösteri Merkezi'nde Edip Akbayram'in verdii konserle cokulu bir biçimde kutlandi. Konsere, siyasetçiler, bürokratlar ve meslek ile ilgili akademisyenlerin yani sira çok sayida meslekta katildi. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç ile yöneticiler, konuklari gösteri merkezinin kapisinda karilayarak "ho geldiniz" dediler. Konuklarin yerlerini almalarindan sonra bir konuma yapan Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, 21 yil içerisinde Ankara SMMM Odasi'nin fiziki mekanlarini tamamlayarak yeni yatirimlar aamasina geçtiini, kurumsal yapilanmasini tamamladiini belirterek, "Ankara SMMM Odasi, delikanliliktan olgunlama sürecine girmi güçlü bir örgütlülük haline gelmitir" dedi. Koç, konumasini özetle öyle sürdürdü: "Toplumsal mücadeleler tarihinde, hiç üphesiz 21 yil çok kisa bir süreçtir. Yine muhasebe tarihi ve Türkiye örgütlenmesi açisindan da kisa bir süreç olmasina ramen, örgütlülüümüzün bugün geldii nokta azimsanamayacak kazanimlarin elde edildii, bir çok sorunun çözüldüü, gelecee, daha güvenli baktiimiz bir noktadir. Ancak buna ramen, çözüm bekleyen gerek mesleki gerekse de kurum ve kurululardan kaynaklanan; ciddi sorunlarimizin olduunun da bilincindeyiz. Hala meslek mensuplarini kendi memurlari gibi gören, bizleri kaale almayan, her gün yeni angaryalar getirmeye çalian anlayilarla önümüzdeki süreçte mücadele etmeliyiz. Siyasal iktidarin meslek örgütlerini etkisizletirmeye yönelik ucube demokrasi anlayiindan da son derece rahatsiz olduumuzu belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte bu sorunlarla ba edebilmemiz için, demokratik mücadele geleneklerimizi yaratarak yolumuza kararli bir ekilde devam etmek zorundayiz."

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Nail SANLI 5

ANKARA'YI YOKSULLATIRACAK DÜZENLEMEYE TEPK

Ankara SMMM Odasi ve Ankara YMM Odasi ortaklaa düzenledii panel ile, torba yasa ile getirilen kamu bankalari ve düzenleyici kurulularin merkezlerinin stanbul'a tainmasina kari çikti. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, bu kararin ekonomik deil, siyasi bir karar olduunu savunarak, "Ulusal kurtulu savainin simgelerine sahip çikmaliyiz" dedi. CHP Genel Bakan Yardimcisi ve Tekirda milletvekili Faik Öztrak, bu kurulularin stanbul'a tainmasi ile Ankara'nin aylik 55 milyon liralik bir satin alma gücünü kaybedeceini belirterek, "Merkez Bankasi'nin stanbul'a tainmasi Cumhuriyet deerlerine saldiridir" diye konutu. MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ise kamu bankalari ve düzenleyici kurulularin stanbul'a tainmalari israrinin altinda rant kavgasi olduunu söyledi.

PANEL

Cumhurbakani Abdullah Gül tarafindan imzalanarak yürürlüe giren Torba Yasa içerisinde yer alan kamu bankalari ve düzenleyici kurulu merkezlerinin stanbul'a tainmasinin sosyo-ekonomik sonuçlari, Ankara SMMM Odasi ile Ankara YMM Odasi'nin ortaklaa düzenledii panelde deerlendirildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekani Prof.

Dr. Mustafa Akkaya'nin oturum bakanliini üstlendii panele çok sayida meslekta katilarak, düzenlemeye kari çikti. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, paneli açi konumasinda, torba yasa içerisinde birbiri ile ilgisi bulunmayan birçok düzenlemenin yer aldiina dikkati çekerek, kamu bankalari ve düzenleyici kurulu merkezlerinin stanbul'a tainmasina tepki gösterdi. Düzenlemenin ekonomik deil, siyasi bir düzenleme olduunu belirten Koç, özetle öyle konutu: "Bakent ile özdelemi kurumlar, Ankara'da kalmalidir. stanbul hizla göç alan, çok sikintilar yaayan bir kenttir. ktidar bu kargaaya yeni kargaalar ekleyecektir. stanbul, finans merkezi olmak için uygun bir yer deildir. Deprem riski olduu için bütün ekonomik birimlerin stanbul'da toplanmasi sakincalidir. Bu kurumlarin tainmasi ile Ankara'da çok ciddi ekonomik kayiplar da yaanacaktir. Tainmak istenen kurumlar, Bakent ile özdelemi, Cumhuriyet'in simgesi kurululardir. Merkez bankalari, Almanya, Avusturya ve Hindistan diinda ülkelerin bakentlerindedir. Para politikalarina yön veren Merkez Bankasi da mutlaka Ankara'da olmalidir. Ulusal kurtulu savainin simgelerine sahip çikmaliyiz."

Mehmet KOÇ 6

Ankara YMM Odasi Bakani Sami Kazici ise, kamu bankalari ve düzenleyici kurulularda çalianlarin

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

çirilmesi ile birlikte çok büyük ekonomik ve sosyal sikintilar yaanacaktir" dedi. Prof. Dr. Aziz Konukman ise, bu proje ile sanayilemenin tasfiye edilmek istendiini belirterek, özetle unlari söyledi: "Sanayi zor itir. Büyük sermaye artik airlikli olarak finans, enerji, konut, aliveri merkezleri gibi yatirimlara yöneldi. Sanayi, stanbul'dan baka bölgelere taindi. Gecekondu bölgeleri de kentsel dönüüm merkezleri oldu. gelir düzeyinin yüksek olduunu belirterek, "Bu kurumlarin tainmasi halinde zmit'ten Ankara'ya doru büyük bir yoksulluk balayacak, Ankara büyük bir ekonomik kayip yaayacaktir." dedi. stanbul'un finans merkezi olmasina kari olmadiini ifade eden Kazici, ancak Merkez Bankasi ile dier kamu bankalarinin stanbul'a tainmasinin büyük sorunlara yol açacaini kaydetti. Cumhuriyet deerlerine saldiri CHP Genel Bakan Yardimcisi ve Tekirda Milletvekili Faik Öztrak ise, para basmanin egemenliin göstergesi olduunu ifade ederek, "Merkez Bankasi, Cumhuriyet'in bir deeridir. Merkez Bankasi'nin stanbul'a tainmasi Cumhuriyet deerlerine bir saldiridir" dedi. BDDK'nun stanbul'a tainmasini "Denetleyen ile denetlenen arasinda mesafe olmali" sözleriyle eletiren Öztrak, bu düzenlemelerin borç içinde bulunan stanbul Belediyesi'ne gelir salamak amaciyla yapildiini söyledi. Yapilan düzenlemeler ile, Ankara'nin aylik 55 milyon liralik satin alma gücünü kaybedeceini ifade eden Öztrak, özetle unlari söyledi: "Vakifbank, Ziraat Bankasi, Halk Bankasi'nin stanbul'a tainmasi ile birlikte 27 bin kii stanbul'a tainacaktir. Bu bir ilçenin nüfusudur. Bu nüfusun gitmesi çok ciddi bir ekonomik kayiptir." Siyasi bir proje MHP Antalya milletvekili Mehmet Günal ise, kamu bankalarinin ve düzenleyici kurulularin tainmasinin "siyasi bir proje" olduunu vurgulayarak, düzenlemelerin altinda rant ekonomisinin yattiini söyledi. Tainmak istenen kurulularda binlerce kiinin çalitiini belirten Günal, "Bu projenin hayata geBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

stanbul'un finans merkezi olmasi ile birlikte her kasaba, stanbul üzerinden uluslar arasi sermayeye eklemlenecektir." Sanayi Bakanlii eski Müsteari Ersen Yavuz da, kamu bankalarinin sosyal fonksiyonlarinin giderek azaldiina dikkati çekerek, Halk Bankasi'nin esnafa verdii kredilerin oraninin yüzde 10'a, Ziraat Bankasi'nin tarim kredilerinin de yüzde 24'e dütüünü anlatti. Kamu bankalarinin merkezlerinin stanbul'a tainmasinin hiçbir mantiinin bulunmadiini belirten Yavuz, "Herhalde bu düzenlemelerin altinda, üç kamu bankasinin özelletirilmesi hedefi yatiyor. Oysa bu bankalarin devletin elinde bir enstrüman olarak bulundurulmasi gereklidir." dedi.

Sami KAZICI

7

PANEL

TEKNOKENT VE AR-GE TEVKLER SEMNER

Teknokentler ve aratirma-gelitirme tevikleri, Ankara SMMM Odasi'nin düzenledii seminerde bütün yönleri ile deerlendirildi. YMM Murat Yildiz'in bakanlik ettii seminere katilan uzmanlar, yeni tevikler ile ilgili bilgi verdiler. Ankara Vergi Dairesi Bakani inasi Candan, vergi yapilandirilmasi yasasinin uygulanmasinda meslektalara büyük görevler dütüüne dikkati çekerek, "Amacimiz, mükellefleri doru bilgilendirerek, kamu alacaimizin tahsilini salamaktir" dedi.

· SEMNER

Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, mesleki açidan önemli yasal düzenlemelerin yapildii bir dönem yaandiina dikkati çekerek, KOB Standartlari Teblii'nin mesleki açidan bir kilometre tai olduunu söyledi.

Teknokentler ve Aratirma Gelitirme(Ar-Ge) tevikleri, Ankara SMMM Odasi'nin düzenledii seminerde uzmanlarin verdii bilgiler eliinde deerlendirildi. Çok sayida meslektain katildii seminerde, konumacilar uygulamada yaanan sorunlara da dikkat çekerek, yasal düzenlemeler çerçevesinde meslektalarin konu ile ilgili sorularina açiklik getirdiler. Mesleki milat Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, semineri açi konumasinda mesleki gelimeler konusunda bilgi verdi. Kasim ayi içinde mesleki gelecei ilgilendiren çok önemli düzenlemeler yapildiina dikkat çeken Koç, KOB standartlarina ilikin tebliin mesleki açidan i alanlarini genileteceini söyledi. Türkiye Muhasebe Standartlari Kurulu'nun da KOB standartlarina yönelik çalimalari sürdürdüünü hatirlatan Koç, bu standartlarin TÜRMOB ve Odalar tarafindan deerlendirildikten sonra 2012 yilinda yürürlüe gireceini kaydetti. Öteden beri muhasebe mesleinin özünün denetim olduunu vurguladiklarini hatirlatan Koç, "1 Kasim 2010 bu açidan mesleki yaamimizda bir kilometre tai olacaktir" dedi. Vergi affi Torba kanun tasarisini da deerlendiren Koç, bu konuda özetle unlari söyledi: "Bugüne kadar af niteliindeki düzenlemelere hep kari çiktik. Af düzenlemeleri, eitsiz bir ortam yaratmakta, haksiz rekabet oluturmakta, her af düzenlemesi kendinden sonra yeni bir af beklentisini gündemde tutmakta, kayit ekonomisini riske sokmakta, muhasebe mesleine güveni sarsmaktadir. Ancak ciddi bir ekonomik krizden geçtiimizin de bilincindeyiz. Geçtiimiz yillarda bir çok iveren

8

Mehmet KOÇ

iyerlerini kapatmak zorunda kalmi, büyük bir kesim vergi borçlarini ödeyememitir. Biz, bu durumda mükelleflerimizin yeni düzenlemeden yararlanmasi için elimizden geleni yapacaiz." Köprü olacaiz TÜRMOB Genel Sekreteri Yücel Akdemir ise, vergi affi ile ilgili düzenlemelerin meslektain i yükünü arttiracaini belirterek, "Aflara kari olmakla beraber, mükellefler ve meslektalarimizdan gelen talepler arasinda bir köprü olmak durumundayiz" dedi. Katkilariniz önemli Ankara Vergi Dairesi Bakani inasi Candan ise, yeni vergi düzenlemeleri ile ilgili tebli çalimalarinin 2011 yilinin ubat ve Mart aylarinda younlaacaini belirterek, yasa ile ekonomik kriz döneminde gecikme zammi ve faizler nedeniyle büyük miktarlara ulami olan alacaklarin tahsilinin amaçlandiini söyledi. Yasanin amacina ulamasi için meslektalarin katkilarinin büyük önem taidiini vurgulayan Candan, "Mükellefleri sizlerin aracilii ile doru bilgilendirerek kamu alacaklarinin tahsil edilmesi amacimizdir" dedi.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Vergi tevikleri YMM Murat Yildiz ise, Teknokent ve Ar-Ge faaliyetlerine ilikin birçok yasa ile getirilen vergi teviklerini anlatti. Bütün teviklerin 2013 yilinda sona ereceini hatirlatan Yildiz, sürenin 2023 yilina kadar uzatilmasinin söz konusu olduunu bildirdi. Yasalarla teknokentler ve aratirma gelitirme faaliyetlerinin iin niteliine göre gelir, kurumlar ve katma deer vergisinden muaf tutulduuna, ücret ve sigorta primleri için tevikler salandiina dikkat çeken Yildiz, pazarlama, seri üretim ve sati faaliyetlerinin istisna kapsaminda olmadiini hatirlatti. Birçok firmanin ürünü sattiktan sonra destek hizmetleri verdiini ifade eden Yildiz, Bu hizmetlerin de desteklerden yararlanmasinin söz konusu olmadiini söyledi. KDV Geçici 20. Maddesine göre, teknokent ve aratirma gelime faaliyetlerinden elde edilecek kazançlarin KDV'den istisna olduunu belirten Yildiz, bu faaliyetlerde fiilen çalianlarin ücretlerinin her türlü vergiden istisna olduunu, ücreti gelir vergisinden müstesna olan personelin sigorta primlerinin 5 yil süreyle Maliye Bakanlii tarafindan karilanacaini kaydetti. Türkiye'de 36 teknokent bulunduunu belirten Yildiz, Ar-Ge indiriminden yararlanmak için mutlaka YMM raporu düzenlenmesi gerektiini sözlerine ekledi. TÜBTAK'in hedefi TÜBTAK Mali Denetleme ve Sözlemeler Müdürü Orhan Ergün ise, TÜBTAK'in özel sektörün proje esasli aratirma ve gelitirme faaliyetlerine kaynak yarattiini söyledi. 2013 yilinda Türkiye'deki Ar-Ge harcamalarinin GSMH içindeki payinin yüzde 50 olmasinin hedeflendiini belirten Ergün, özetle öyle konutu: "Tevik düzenlemeleri sayesinde özel sektörün Ar-Ge harcamalarinin payi giderek artmaktadir. Ancak hala AB ortalamasinin 2/3'ü kadardir. Aratirma gelitirme faaliyetlerinin tevik edilmesi ile hedeflenen, yeni ürün gelitirilmesi ve ürün kalitesinin yükseltilmesidir. Birinci aamada fikir, ihtiyaç, ürün fikri, ürün tasarimi desteklenmektedir. Pazarlama faaliyetleri ise desteklenmemektedir. Bugüne kadar 11 bin 563 bavuru yapilmi, bu projelerden 7 bin 563'ü TÜBTAK tarafindan desteklenmitir. Bunlardan yüzde 90'i KOB'ler, geriye kalani ise büyük firmalardir. 2006 yilindan

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

sonra bavurularda büyük artilar yaanmitir. 2010 yilinda TÜBTAK tarafindan 183,5 milyon TL hibe destei verilmitir. " KOSGEB destekleri KOSGEB Bakanlik Müaviri Metin Karaçay ise, KOSGEB'in Ar-Ge inovasyon ve endüstriyel uygulama olmak üzere iki türlü destek programi olduunu belirterek, "Eskiden prototip ürettikten sonra destek almak üzere TÜBTAK'a gidiliyordu, imdi üretim için de endüstriyel destek salaniyor" dedi. Karaçay, destekler ile ilgili özetle u bilgileri verdi: "Talepte bulunan giriimci ise, ilik tahsis edilmektedir. Stopaj alinmamakta, kira alinmamakta, elektrik ve su parasi ödenmemektedir. lik tahsis edilen sadece telefon görümelerinin masraflarini ödemektedir. Eer ilik tahsis edilmezse aylik 500 TL'ye kadar kira destei verilmektedir. Malzeme, makine ve teçhizat için 100 bin TL hibe, 200 bin TL sifir faizli geri ödemeli kredi destei salanmaktadir. Personel için 100 bin TL hibe kredisi verilmekte, lisans mezunlari için aylik 1500, yüksek lisans mezunlari için 2000, doktora için 2500 TL destek salanmaktadir. " Üniversitelerin rolü ODTÜ Teknokent Mali ler Müdürü SMMM Levent Ünal ise, üniversitelerin sanayinin ihtiyaç duyduu personel ve bilgiyi ürettiini anlatarak, teknokentlerin sanayinin gelimesine katkida bulunduunu, üniversite mezunlarina nitelikli i olanai saladiini, üniversitelere kaynak yarattiini söyledi. Ünal, ODTÜ Teknokent ile ilgili u açiklamalarda bulundu: "ODTÜ Teknokentte 3 bin 600 kii çalimaktadir. Bunun 3 bini mühendistir. ODTÜ Teknokent 1 milyon 200 bin metrekare alan üzerine kurulmutur. Bunun 250 bin metrekaresi kapali alandir. Burada 260 irket faaliyet sürdürmektedir. Devam eden proje sayisi 700'dür. 2002 yilindan bu yana 422 akademisyen ile sözleme imzalanmitir."

9

· SEMNER

RUHSAT TÖREN

322 Meslekta daha Ankara SMMM Odasi'nin düzenledii törenle ruhsatlarini aldi. Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, KOB Standartlarinin yayinlanmasinin mesleki bir dönüm noktasi olduunu ifade ederek, "Türk Ticaret Kanunu'nun çikmasiyla birlikte mesleimiz denetim airlikli bir meslek haline gelecektir" dedi. TÜRMOB Genel Bakani Nail Sanli ise konumasinda, 1 Kasim 2010 tarihinde "Baimsiz Denetim Merkezi" tebliinin çiktiini hatirlatarak, "Bu, uluslar arasi mesleki alanda var olan kurumsal bir yapinin hayata geçmesidir" dedi.

· ETKNLK

dur. Mesleimizde eitimin sonu yoktur. Bu nedenle önümüzdeki süreçte eitim çalimalarinda daha çok bir araya geleceiz. Odamizi akademik çalimalar yapan bir kurum gibi deerlendireceiz." KOB standartlari Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, Kasim ayinda yayinlanan KOB standartlari tebliinin mesleki açidan bir dönüm noktasi olduunu vurgulayarak, "Türk Ticaret Kanunu yasasinin da çikmasiyla birlikte bu meslek denetim airlikli bir meslek haline gelecek, muhasebe alani genileyecektir" dedi. Uzun süren staj döneminin ardindan açilan sinavlarda baarili olan 322 kii daha Ankara SMMM Odasi'nin düzenledii törenle ruhsatlarini alarak meslei yürütme hakkini kazandi. naat Mühendisleri Odasi'nin toplanti salonunda yapilan ruhsat törenine çok sayida meslekta ile yakinlari katildi. Tören sonrasi verilen kokteyl, Ankara SMMM Odasi yöneticileri ile yeni meslektalari bir araya getirdi. Eitimin sonu yok Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, ruhsat törenini açi konumasinda güncel gelimeleri deerlendirerek, meslekte eitimin önemini vurguladi. Ruhsat alan meslektalari ve onlara destek olan ailelerini kutlayan Koç, muhasebe mesleinin sürekli eitimi gerektirdiini söyledi. Koç, özetle öyle konutu: "Dier meslekler, okuldan mezun olduklarinda ilerine balayabiliyorlar. Ama bizim mesleimizde ie balayabilmek için çok büyük emek ve çaba gerekiyor. Mali müavirlik ruhsatlarini alabilmek için, üç yil süren staj döneminin ardindan yapilan sinavlarda baarili olmak gerekiyor. Uzmanlama, mesleimizde büyük önem taimaktadir. Mevzuattaki güncel gelimeleri yakindan takip etmek, bu gelimelere uygun mesleki birikimi kazanmak mesleimizin sürdürülmesi için zorunlu10

Vergi affi içeren yasayi da eletiren Koç, konumasini öyle sürdürdü: "Torba yasa mesleimize olan ihtiyaci yok sayan bir sonucu ortaya koymaktadir. Bugüne kadar aflara hep kari çiktik. Çünkü bizlerin yaptii i, yok sayilmaktadir. Her be yilda bir af çikacaksa, mükellefler cezami verip kurtulurum diyor. Bu anlayi muhasebeciye olan gereklilii azaltiyor. Kayitli ekonomiyi zayiflatiyor. Torba yasa ile ayrica, düzenleyici kurulularin stanbul'a tainmasi öngörülüyor. Bu düzenleme bizi alabildiine üzmütür. Bu düzenleme yilda 3 milyarlik bir kaynain stanbul'a aktarilmasi demektir. Bu anlayia, Ankarali olarak kari çikmaliyiz. Bu tavrimiz bir siyasi duru deil, ulusal kurtulu savainin bakentine sahip çikmaktir." Mesleki etik Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç, ekonomik krizin meslei de olumsuz etkilediini belirterek, ekonomide düzelme belirtilerine ramen henüz kriz öncesi döneme ulailamadiini söyledi. Meslein sürdürülmesinde etik kurallarin önemine de vurgu yapan Koç, haksiz rekabetin önlenmesi ve hak edilen ücretlerin alinmasinda etik kurallara baliliin büyük önem taidiini kaydetti. Ankara SMMM Odasi'nin örgütsel denetiminin etkin olduunu hatirlatan Koç, yeni meslektalara,

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Baimsiz Denetim Merkezi TÜRMOB Genel Bakani Nail Sanli da konumasina meslektalari kutlayarak baladi. 1 Kasim 2010 tarihinde Baimsiz Denetim Merkezi Tebliinin yayinlandiini hatirlatan Sanli, "Bu tebli, uluslararasi mesleki alanda var olan bir uygulamanin bizde de hayata geçirilmesidir." dedi. Tebliin genel olarak memnuniyet yarattiini belirten Sanli, teblie yönelik bazi eletirilerin de deerlendirileceini söyledi. Tebli ile ilgili Oda'larin görülerinin alinacaini belirten Sanli, bu görüler dorultusunda tebliin özünü deitirmeden gerekli düzenlemelerin yapilacaini kaydetti. Torba yasa ile ilgili TBMM Plan Bütçe Komisyonu alt komisyon çalimalarina TÜRMOB'un katildiini hatirlatan Sanli, TÜRMOB önerilerinin büyük ölçüde kabul edildiini söyledi. Sanli, ekonomik krizin olumsuz sonuçlarinin vergi düzenlemesini zorunlu kildiini ifade ederek, özetle öyle konutu: "Çok zorlu ve yorucu bir süreçten sonra ruhsatlarinizi aldiniz. Meslein gelecei genç arkadalarin elindedir. Meslein geleceini gençlerin fikir ve önerileri ekillendirecektir. Genç meslektalar bizi hangi noktalarda zorlarsa, bizler çalimalarimizi o noktalarda younlatiracaiz.

bir eitim süreci gereklidir. Eer yeminli mali müavir olunacaksa, 19 yillik bir eitime ihtiyaç vardir. Hangi meslek bu kadar zordur. Mesleimizin deerini kamuoyuna çok iyi anlatmaliyiz. Bunun mesleki kimlik mücadelemiz açisindan önemi büyüktür. " Muhasebe mesleinin, tekdüzen muhasebe sistemine geçilmesi, KDV yasasi ve meslek yasasinin çikmasiyla önemli dönemeçlerden geçtiini anlatan Sanli, konumasini öyle tamamladi: "Baimsiz Denetim Merkezi Tebliinin hayata geçirilmesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun yasalamasi ile birlikte mesleimiz yeni boyutlar kazanacaktir. Mesleimiz böylece denetim mesleine doru bir dönüüm geçirecektir. Bu deiimin gereini yapacaiz. Gerekli eitim çalimalarini hizlandiracaiz. Meslek mensuplarimiz arasinda denetim yapacaklarin bir kütüünü oluturacaiz." Konumalarin tamamlanmasindan sonra, ruhsat daitim törenine geçildi. Sinavlarda en yüksek notlari alanlara ruhsat ve plaketleri Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç ve Oda yöneticileri tarafindan verildi.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

11

ETKNLK

"stemeden de olsa mesleki kurallara ve deerlere uymayanlara kinama, hatta meslekten men cezalari veriyoruz. Bu da bizi üzüyor." uyarisinda bulundu.

Bütün dünyada doktorluk çok saygin bir meslektir. Doktor olmak için 6 yillik bir yüksek eitim gereklidir. Bir mali müavir olmak için ise 9 yillik

Ticaret Hayatina Yeni Bir Düzen:

TÜRK TCARET KANUNU

1957 yilindan bu yana yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu, siyasi partilerin uzlamalariyla 6102 Sayili Türk Ticaret Kanunu adiyla yasalati. Ticaret hayatini yeniden ekillendiren yasa ile mesleki alan da genileyecek. irketlerin defterleri uluslararasi finansal raporlama standartlarina ve Türkiye Muhasebe Standartlari Kurulu'nun yayinladii Türkiye Muhasebe Standartlarina uygun bir biçimde tutulacak. Denetçilii ancak ortaklari meslek mensubu olan baimsiz denetim irketleri yapabilecek. Küçük ve orta ölçekli sermaye irketlerinde ise 2 SMMM veya 2 YMM denetçi olarak seçilebilecek. Denetimden geçmemi finansal tablolar ve faaliyet raporlari hiç düzenlenmemi sayilacak. 1 Temmuz 2012 yilinda yürürlüe girecek TTK ile, irketlerin internet sitesi kurmasi zorunlu hale getirilecek. Bu sitede irket ilanlari, pay sahipleri ve ortaklari açisindan önem taiyan açiklamalar, finansal tablo ve raporlar, yönetim kurulu ve genel kurul toplantilarina ilikin bilgilere yer verilecek. 3 ay içinde internet sitesi oluturmayan irket yöneticileri, 6 aya kadar hapis cezasi ile cezalandirilabilecek. 6 ay süreyle sitede yer almayan bilgilerden yönetim kurulunun hukuki sorumluluu doacak. irketin kurulmasi, sermayenin arttirilmasi, azaltilmasi, birleme ve bölünme gibi ilemlerde sahte belge düzenlenmesi durumunda, 1 yildan 3 yila kadar hapis cezasi verilecek. Tek pay sahiplii ile de anonim ve limited irket kurabilecek. zinsiz borç para toplama yasaklaniyor, halka arz sayilacak sermaye artirimlari SPK'nin iznine tabi olacak. Daha effaf bir ticari yaam oluacak. KOB, TFRS uygulamalariyla KOB'lerin uluslar arasi rekabet güçleri artacak, daha kaliteli finansal bilgilerin oluacak olmasindan dolayi krediye ulaim kolaylaacak.

1957 yilindan bu yana uygulanan Türk Ticaret Kanunu ile ekillenen ticaret hayati, be yildan bu yana TBMM gündeminde bulunan yeni Türk Ticaret Kanunu'nun yasalamasi ile birlikte batan sona deiti. 1 Temmuz 2012 yilinda yürürlüe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu ile effaflik konusunda önemli adimlar atilirken, mesleki alan denetim airlikli olarak genileyecek. Türk Ticaret Kanunu ile irketlerin kurulu ve faaliyetleri uluslar arasi standartlarda yeniden düzenlendi. Mesleki camianin uzun süredir yasalamasini bekledii TTK ile muhase12

· GÜNCEL

be sistemi uluslar arasi standartlara yükseltilecek, irketler için internet ve denetim zorunlu hale gelecek. TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin uzlamasi sonucu 10 saatlik bir çalima sonunda yasalaan Yeni Türk Ticaret Kanunu ile uygulamaya girecek olan çarpici yenilikler öyle: · DEFTER TUTMADA ULUSLAR ARASI FNANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI: Defterler bilgisayar ortaminda, "üçüncü kii uzmanlara akla yatkin bir süre içinde yapacaklari incelemede iletmenin faaliBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

irketlerle ilgili belgelere bu internet sitesinin adresi ve numarasi da yazilacak. Bu sitede, irket ilanlari, pay sahipleri ve ortalari açisindan önemli açiklamalar, finansal tablo ve raporlar, yönetim kurulu ve genel kurula ilikin bilgiler yer alacak. Sitenin içerii 6 ay süreyle yer almadii takdirde konulmami sayilacak ve bu durumda yönetim kurulu, "görevini yerine getirmemi" sayilacak. · ZNSZ SERMAYE ARTIRIMI YOK: irketler, sermaye artirimi için Sermaye Piyasasi Kurulu'ndan(SPK) izin almak zorunda olacaklar. SPK, izinsiz para toplama ilemlerini durdurabilecek, toplanan paralarin koruma altina alinmasini isteyebilecek. yetleri ve finansal durumu hakkinda fikir verebilecek ekilde" tutulacak. letmenin faaliyetlerinin oluum ve geliimi defterlerden izlenebilecek. Böylelikle, defterler uluslar arasi finansal raporlama standartlari çerçevesinde Türkiye Muhasebe Standartlari Kurulu tarafindan belirlenen Türkiye Muhasebe Standartlarina uygun bir biçimde tutulabilecek. · TEK K RKET KURABLECEK: Tek kii limited veya anonim irket kurabilecek. Tek kiilik Yönetim Kurullari oluturulabilecek. Yönetim Kurulu toplantilari elektronik ortamda yapilabilecek. Küçük ortaklar, denetim isteyebilecekler ve bu isteklerini Genel Kurul'da gündeme aldirip oya sunabilecekler. Limited irketler en az 25 bin TL sermaye ile kurulabilecek. Genel Kurul, limited irketler için zorunlu olacak. irket türü deitirmede ortaklarin paylari ve haklari korunacak. Tür deitirme gerekçesiyle hiçbir ortak irketten çikarilamayacak. · DENETM ZORUNLULUU: Yeni Türk Ticaret Kanunu ile denetçi tanimi yapildi. Kanun ile; denetimin ancak yeminli mali müavir veya serbest muhasebeci mali müavir unvanini taiyan kii ya da ortak olduu baimsiz denetleme kuruluu tarafindan yapilabileceini hükme balandi. Küçük ve orta ölçekli anonim irketler bir veya birden fazla YMM veya SMMM'yi denetçi olarak seçebilecekler. Limited irketler için denetçi ile çalimak zorunlu hale getirildi. Denetçi, Ticaret sicilinde tescil ve ilan edilecek. · EFFAFLIK: Her irket, kanunun yürürlüe girmesinden itibaren üç ay içinde web sitesini oluturacak. nternet sitesi oluturmayan irket yöneticileri 6 aya kadar hapis ve adli para cezasi ile cezalandirilacak.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· SENET ÇEK SAYILACAK: Ödenecek havaleyi, muhatabin unvani, ödeme yeri, düzenleme tarih ve yeri, düzenleyenin imzasini içeren senetler, çek sayilacak. Çek defterini kaybeden kii, sahte veya tahrif edilmi çekin ödenmesinden kaynaklanan zararin da sorumlusu olacak. Kariliksiz çek düzenleyen, kariliksiz kalan bedelin yüzde 10'unu ödemekle yükümlü olacai gibi hamilin uradii zarari tazmin yükümlülüü ile kari kariya kalacak. Kimin lehine düzenlendiini gösteren çek, hamiline yazili çek sayilacak. Çekten cayma, ancak ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade edecek. Çekin tedavüle çikarilmasindan sonra düzenleyenin ölümü veya medeni haklari kullanma ehliyetini kaybetmesi, iflasi çekin geçerliliini etkilemeyecek. Çek bedelinin ödenmesi kismen veya tamamen kefille güvence altina alinabilecek. · SAHTE BELGE VE BEYANA CEZA: irketin kuruluu, sermayesinin arttirilmasi veya azaltilmasi, birlemesi, bölünmesi, türünü deitirmesi, menkul kiymet çikarmasi gibi ilemler ile ilgili belgeler sahte ise 1 yildan 3 yila kadar hapis cezasi verilecek. irket sermayesi ile ilgili yanli beyanda bulunanlara ise 3 aydan 2 yila kadar hapis cezasi uygulanacak. · TCAR LEMLERE SERBEST FAZ: Ticari ilemlerde faiz orani serbestçe belirlenecek. Birleik faiz uygulamasina son verilecek. · ABARTILI REKLAMA CEZA: Baka irketleri veya mallari incitici ve kötüleyici nitelikteki reklamlar ile; ii ile ilgili herhangi bir paye, diploma veya ödül sahibi imi gibi görünme ve serbest reka13

· GÜNCEL

beti bozucu nitelikteki sati yöntemleri haksiz rekabet sayilarak cezalandirilacak. Yaniltici reklamlara 2 yila kadar hapis cezasi verilebilecek. · letmeler, rekabette öne geçmek için, süresi belli olmayan kampanyalarla tüketiciyi yaniltici faaliyetlerde bulunamayacaklar. · SATI YÖNTEMLERNE DÜZENLEME: Müteri malin gerçek deeri konusunda yaniltilmayacak ve karar verme hakki çeitli vaat ve hediyelerle engellenemeyecek. Kapidan sati ve yoldan çevrilerek yapilan satilar, "saldirgan sati yöntemi" olarak nitelenecek.

· GÜNCEL

sigortasi" ile karilayabilecekler.Kasten gerçekleecek zararlar, sigorta kapsami diinda tutulacak. · SGORTA SSTEMNDE DEKLK: Sigortaci, sözlemeye ilikin bilgi verme ve sigortalinin haklarini koruma konusunda bilgi verme zorunda olacak. Farkli bedeller üzerinden birden fazla hayat sigortasi yapilabilecek. Sigortali, güvence kapsaminda deiiklik yapilmadan primin yükseltilmesi durumunda sözlemeyi fesh edebilecek. · YOLCULARA YEN HAKLAR: Firmalar, hizmetten kaynaklanan kusurlari için tazminat ödemek durumunda kalacaklar. Taiyici firma, yolcularini rahat bir biçimde, hava, ses, yer ve çevre kirliliine meydan vermeyecek düzeni kurmakla yükümlü olacak. Firmalar, bilette belirtilen yerin bakasina verilmesi, daha düük nitelikteki araçlarin sefere konulmasi, geç ya da erken çiki nedeniyle yolcularin zarara uramasi, araçta ilk yardim malzemelerinin bulunmamasi gibi aksakliklardan sorumlu tutulacaklar. Bu durumda firma zarar tespit edilmese bile bilet bedelinin 3 kati tazminat ödeyecek. Yolcular, gemi kazasi halinde tazminat alabilecekler. ehirlerarasi yolculuklarda bakasini rahatsiz eden yiyecekler tüketilemeyecek.

Satilan ürünün özellii, miktari, kullanim alanlari, yarar ve tehlikeleri gizlenemeyecek. Taksitli sati ve tüketici kredilerinde dürüstlük ilkelerine uyulmamasi, "haksiz rekabet" sayilacak. · HAKSIZ REKABETE HAPS: lini ileyenler 2 yila kadar hapis cezalandirilacaklar. Basin, yayin, kurululari da haksiz rekabet ile Haksiz rekabet fiive para cezasi ile iletiim ve biliim suçlanabilecek.

· SORUMLULUK SGORTASI: Yeni yasa ile hukuk sistemine "sorumluluk sigortasi" kavrami da girdi. Buna göre, yanli tedavi uygulayan doktor, yanli savunma yapan avukat, kötü yönetim sergileyen yetkili haklarindaki tazminat taleplerini "sorumluluk

14

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Temel Kanunlar Deiti:

TÜRK BORÇLAR KANUNU

Yarim asirdir uygulanan Borçlar Kanunu, TBMM Genel Kurulu'nda salanan uzlama sonucu 6098 sayili Türk Borçlar Kanunu adiyla hizla yasalati. Yeni Borçlar Kanunu çerçevesinde, herkesin gündelik hayatta karilatii pek çok sorun yasa ile düzenlendi. Sözlemelerde elektronik imza kullanilmasi mümkün hale getirilirken, sözlemelerin tek yanli olarak fesh edilemeyecei hükme balandi. Sözlemeler ancak ekonomik kriz veya doal afet durumunda yeniden düzenlenebilecek. Faiz artirimina yönelik olarak tüketici korunacak. Kiraci-ev sahibi ilikileri batan sona deiti. Kira bedellerinin üretici fiyat arti endeksindeki arti oranini geçemeyecei hükme balanirken, kiracinin elektrik ve su borcunu ödememesi, gürültü yapmasi ve balkonda mangal yakmasi tahliye nedeni sayildi. Borçlar Kanununda yapilan düzenlemeler ile "bedensel zararlara tazminat hakki" ilk kez yasaya girdi. Sadece ölüm halinde deil, air bedensel zararlar da tazminat konusu olabilecek. Resmi nikahli olmayan nianli ve sevgililer de tazminat isteyebilecek.

50 yili akin süredir yürürlükte olan Türk Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu, TBMM'de uzlama salaninca jet hiziyla yasalati. 1 Temmuz 2012 yilinda yürürlüe girecek olan yasalar ile günlük hayatin yani sira ticaret hayatinda köklü deiikliklere gidildi. 1956 yilindan bu yana yürürlükte olan Borçlar Kanunu'nda yapilan deiiklik ile kiraci-ev sahibi, içi-iveren ilikileri gibi borç-alacak ilikilerine dayali alanlarda yeni düzenlemelere gidildi. Borçlar Kanunu ile yapilan önemli deiikliklerden bazilari unlar: SÖZLEMELERE ELEKTRONK MZA: Sözlemelerde güvenli elektronik imza kullanilabilecek. Bu imza el yazisiyla atilmi imzanin bütün hukuki sonuçlarini douracak. Açia atilan imza, metnin imza atan tarafindan kabul edildii sonucunu douracak. Okuryazar olmayanlar, onaylanmi parmak izi veya mühür kullanabilecek. SÖZLEME TEK YANLI DEMEYECEK: Genel ilem koullarinda yer alan bir hüküm, birden çok anlama geliyorsa veya anlailir deilse, düzenleyenin aleyhine yorumlanacak. Genel ilem koullarinin belirleyicileri tek yanli olarak sözlemeyi deitirme veya yeniden düzenleme hakkina sahip

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

olamayacak. Genel ilem koullarina, dürüstlük kurallarina aykiri bir biçimde kari tarafin durumunu güçletirici hükümler konulamayacak. EKONOMK KRZ KRTER: Ekonomik kriz veya doal afet gibi olaanüstü koullar, sözlemenin yenilenmesi gerekçesi olabilecek. Sözlemenin yapildii sirada öngörülemeyen koullar, borçlunun aleyhine de olsa dürüstlük kurallari çerçevesinde deitirilebilecek. Bu mümkün olmadii takdirde borçlu sözlemeden dönme hakkina sahip olabilecek. Bu düzenleme yabanci para ile yapilan borçlanmalarda da uygulanabilecek. FAZE SINIR: Faiz oranlarinin olaanüstü yükselmesi halinde borçlu korunacak. Faiz ödeme borcuna uygulanacak yillik faiz orani, borcun doduu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenecek. Yillik temerrüt faiz orani, sözlemede belirtilen oranin yüzde yüz fazlasini aamayacak. BREYLERE KORUMA: Bankalar, sigorta, seyahat ve taima ile ilgili iletmeler, önceden hazirladiklari sözlemelere bireyin haklarini koruyan hükümleri de eklemek zorunda olacaklar. Sözlemelere, Kari tarafin menfaatlerine aykiri hükümler, ancak bu koullarin varlii hakkinda açikça bilgi verildii

15

· GÜNCEL

takdirde ve kari tarafin rizasi alinarak mümkün olabilecek. Aksi takdirde genel ilem koullari yazilmami sayilacak. BEDENSEL ZARARLARA TAZMNAT: Bedensel zararlara tazminat hakki kavram olarak ilk kez Borçlar Kanunu'na girdi. Destekten yoksun kalma zararlari ile bedensel zararlar, Borçlar Kanunu hükümleri ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacak. Hakim, hesaplanan tazminat miktarini, azaltamayacak veya arttiramayacak. Sadece ölüm halinde deil, air bedensel zarar görülmesi halinde de yakinlarina tazminat ödenebilecek.

· GÜNCEL

EV SAHB-KRACI LKLER: Konut veya iyeri kiralamada depozito bedeli, 3 aylik kira miktarini aamayacak. Kira bedelleri, bir önceki yilda gerçekleen üretici fiyat endeksindeki arti oraninda arttirilabilecek. Aile konutu olarak kullanilmak üzere kiralanan tainmazlarda kiraci, einin rizasi olmadan sözlemesini fesh edemeyecek. Kiracinin elektrik ve su borcunu ödememesi tahliye sebebi sayilacak. Yüksek sesle müzik dinlemek, gürültü ve balkonda mangal yakilmasi da sözlemenin iptal sebepleri arasinda sayilacak. ntifa veya oturma hakki sahipleri, binanin bakimindaki eksikliklerden doan zararlari, ev sahibi ile birlikte karilamak durumunda olacaklar. Ev sahibi, yakinlarinin oturacai gerekçesiyle evin tahliyesini isteyebilecek. Bakasina ait bina veya yapilardan zarar görme tehlikesi ile ile karilaan kii, bu tehlikenin giderilmesini hak sahiplerinden isteyebilecek.

TAZMNAT HAKKI GENLETLD: Resmi nikahli olmayan nianli ve sevgililer de tazminat isteminde bulunabilecekler. HAKSIZ FLDE ZAMANAIMI: Haksiz fiilden doan tazminat isteminde, 1 yil olan zamanaimi 2 yila çikarildi. Bu süre, nükleer kaza, deprem, hatali tibbi müdahale durumunda 10 yil olarak uygulanacak.

16

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

"LK"LERN YAANDII ÇALKANTILI BR YIL: 2010

2010 yili, Türkiye açisindan aliilmi uygulamalarin diina çikildii, ileride tarihe dip not olarak düülecek birçok alt üst olularin yaandii bir yil oldu. Geride biraktiimiz 2010 yili içerisinde toplumsal hayata ve devlet kurumlarinin ileyiine ilikin yaanan çarpici "ilk"ler, derin izler birakti. 2010 yilinda, devletin demokratik yapilanmasi, kurumlarin ileyii, askeri, hukuki ve siyasi sistem, terör sorunu, farkli etnik ve inanç gruplarina yönelik ayrimciliin ortadan kaldirilmasi gibi konular derinlemesine tartiildi. Bu tartimalar, toplumda kutuplamaya, siyasette gerilimlere yol açti. 30 yili akin süredir devam eden terör yeni açilimlari gündeme tairken, farkli etnik köken ve inanç gruplarina yönelik izlenen devlet politikalari yeniden masaya yatirildi. Ancak hiçbir yenilik getirilmedi. Genelkurmay Bakanlii'nin kozmik odalarinda sürdürülen aramalar, iki yili akin süredir devam eden Ergenekon davasi ile balantili "derin devlet yapilanmasina" yönelik iddialari gündeme tairken, aralarinda üst düzey komutanlarin da bulunduu yüzlerce kii hakkinda açilan davalar, yakin geçmiteki "darbe" planlarinin mercek altina alinmasina yol açti. 2010 yilinda siyasette de önemli deiiklikler oldu. Deniz Baykal, CHP Genel Bakanlik görevinden ayrilirken yerine Kemal Kiliçdarolu seçildi. Numan Kurtulmu, Necmettin Erbakan ile yollarini ayirarak HAS Parti'yi kurdu. DTP'nin kapatilmasi sonucu bazi milletvekillerine getirilen "siyasi yasak", BDP'nin kurulmasina yol açti. 2010 yilinda Türkiye'de yaanan çarpici olaylar öyle: Ocak 2010: Ankara Seferberlik Bölge Bakanliinda aramalar sürdürüldü. Aramayi yürüten hakime bir zarf içinde kurun gönderildi. Manisa'nin Selendi ilçesinde çikan çatimalar nedeniyle Romanlar Selendi'yi terk etmek zorunda kaldilar. Toplumsal gerilimlerin çatima ortami riskleri artti. Tekel içileri, Türk- Genel merkezi önünde sürdürdükleri eylemi devam ettirme karari aldilar ve açlik grevine baladilar. Bütün topluma hak mücadelelerinde örnek

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

oldular. UBAT 2010: Balikesir'in Dursunbey ilçesine bali Odaköy'deki bir maden ocainda meydana gelen grizu patlamasinda 17 kii hayatini kaybetti, 6'si air 18 kii yaralandi. Erzincan Cumhuriyet Basavcisi lhan Cihaner, `'Ergenekon Soruturmasi'' kapsaminda tutuklandi. Balyoz Plani soruturmasi kapsaminda birçok eski komutan tutuklandi.

· GÜNCEL

MART 2010: Elazi'da meydana gelen depremde 51 kii hayatini kaybetti. `'Ergenekon Soruturmasi'' iddianamesinde, 3. Ordu Komutani Orgeneral Saldiray Berk üpheli sifatiyla ilk sirada yer aldi. Toplam 61 sayfalik iddianamede, Erzincan Cumhuriyet Basavcisi lhan Cihaner, silahli terör örgütüne üye olma, kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilii ve birden fazla kiiyle tehditle suçlandi. NSAN 2010: Samsun'da bir durumayi izleyen kapatilan DTP'nin eski Genel Bakani Ahmet Türk, adliye çikiinda yumruklu saldiriya uradi. Tutuklanan saldirgan daha sonra serbest birakildi. AK Parti milletvekilleri, Anayasa deiikliine ilikin yeni teklifi 265 imza ile TBMM Bakanliina sundu. MAYIS 2010: 1 Mayis Emek ve Dayanima günü 32 yil aradan sonra ilk kez Taksim Meydaninda büyük coku ile kutlandi. HAZRAN 2010: srail, Gazze'ye yardim götüren Mavi Marmara gemisine saldirdi. Saldirida 9 kii öldü, 17 kii yaralandi.

17

Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve bayazari lhan Selçuk, bir süredir tedavi gördüü hastanede "çoklu organ yetmezlii'' nedeniyle yaamini yitirdi. DSP'nin 8. Olaan Kurultayinda Masum Türker, yeniden genel bakanlia seçildi. TEMMUZ 2010: 12 Eylül 1980 Anayasa'nin bazi maddelerini deitiren Anayasa deiiklii paketi, TBMM tarafindan kabul edildi.

· GÜNCEL

Ankara Emniyet müdürü Orhan Özdemir, Ankara Cumhuriyet Basavciliinin yürüttüü soruturma kapsaminda tutuklandi. stanbul 10. Air Ceza Mahkemesi, `'Balyoz Plani'' davasinda adi geçen eski kuvvet komutanlarinin da yer aldii 102 sanik hakkinda yakalama emri çikardi. Dörtyol ve negöl'de olaylar çikti. AUSTOS 2010: Yüksek Askeri ura toplandi. Orgeneral Iik Koaner Genelkurmay Bakanliina getirildi. Mardin'de mayin patlamasi sonucu 3 uzman çavu ehit oldu. Hakkari kent merkezindeki polis, adliye ve MT lojmanlari, Emniyet Müdürlüü binasi ile AK Parti il binasina e zamanli saldirilar düzenlendi. Babakan Erdoan, 2011 yilinda yapilacak genel seçimde son kez milletvekili adayi olacaini bildirdi. Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastiri'nda 88 yil aradan sonra bir günlüüne ayin düzenlendi. EYLÜL 2010: Referanduma sunulan Anayasa deiiklii paketi yüzde 58 oy orani ile kabul edildi. 95 yil aradan sonra ilk kez bir günlüüne ibadete açilan Akdamar Kilisesi'nde ayin yapildi. `'Devrimci Karargah Örgütü'' soruturmasi kapsaminda hakkinda yakalama karari çikarilan Emniyet Müdürü Hanefi Avci, Ankara'da gözaltina alindi ve tutuklandi. EKM 2010: Milli Güvenlik Kurulu'nda, `'Yeni Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi'' kabul edildi. rtica, tehdit olmaktan çikarildi. YÖK Bakani Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ÖSYM tarafindan bundan sonra yapilacak sinavlara baörtüsü ile girilebileceini bildirdi. Eski Emniyet Genel Müdür Yardimcisi Emin Arslan'in da aralarinda bulunduu 23 saniin, `'Uyuturucu ti18

careti yapmak'' ve `'Suç örgütüne yardim etmek'' iddialarindan yargilanmasina balandi. Taksim Meydaninda çevik kuvvet ekiplerinin bekledii noktanin yakininda, patlama meydana geldi. Canli bombanin neden olduu patlamada, eylemi gerçekletiren terörist olay yerinde öldü, 5'i air olmak üzere 15'i polis memuru 32 kii yaralandi. KASIM 2010: PKK, eylemsizlik kararini Haziran 2011'de yapilmasi beklenen genel seçimlere kadar uzattiini açikladi. çileri Bakani Beir Atalay, Balyoz davasinda `'darbeye teebbüs'' suçundan yargilanan Jandarma Tümgeneral Halil Helvaciolu'nu, Milli Savunma Bakani Vecdi Gönül de Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuamiral Abdullah Gavremolu'nu açia aldi. Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu (HSYK), Erzincan Cumhuriyet Basavcisi lhan Cihaner'i Adana Cumhuriyet Savciliina atadi. Heybeliada'daki Rum Erkek Yetimhanesi'nin tapusu Fener Rum Patrikhanesine verildi. Tarihi Haydarpaa Gari'nda çikan yanginda garin çatisi hasar gördü. ARALIK 2010: DSK Genel Bakani Kemal Türker'in öldürülmesine ilikin Ünal Osmanaaolu'nun yargilandii dava, zaman aiminin dolduu gerekçesiyle ortadan kaldirildi. Kürtçe Güneydou'da kamusal alanda kullanilmaya balandi. Askeri Yüksek dare Mahkemesi (AYM), üç generalin açia alinma ileminin yürütmesinin durdurulmasi isteminin reddine karar verdi. AKP'li Burhan Kuzu, Ankara Üniversitesi SBF'nde yumurta atilarak protesto edildi. CHP Kurultayinda Kemal Kiliçdarolu yeniden CHP Genel Bakani seçildi.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

2011'DE DÜNYA VE TÜRKYE EKONOMSNDE BEKLENTLER

Prof. Dr. Hayri KOZANOLU Marmara Üniversitesi BF

Özellikle büyük gelimi ülkelerde bir türlü istihdam yaratan büyümeye geçilememi olmasi endie yaratiyor. Son rakamlar ABD Merkez Bankasi FED'in 3 trilyon dolari likidite, 9.3 trilyon dolari ise neredeyse faizsiz kisa vadeli borç olmak üzere bankacilik sistemine 12.3 trilyon dolar aktardiini gösteriyor. Benzer bir tablo Avrupa Birlii ve Japonya gibi merkezlerde de gözleniyor. Buna karin i sosyal programlara, altyapi yatirimlarina, ücret artilariyla talebi canlandirici politikalara gelince frene basilmaya, bütçe kisitlarindan ikayet edilmeye balaniyor. Gerçekten de gelimi ülkelerde kamu açiklari ortalama olarak GSYH'nin %10'una, borçluluk düzeyi ise yüzde 80'ine ulami durumda. Birlemi Milletler'in 2011 Küresel

Tablo 1: Birlemi Milletlerin Büyüme Tahminleri (Seçilmi Ülkeler) 2008 Dünya Gelimi Ekonomiler Avro Bölgesi Japonya ngiltere ABD Rusya Federasyonu Çin Hindistan Türkiye Brezilya Meksika Kaynak: BM/DESA 1.6 0.1 0.5 -1.2 -0.1 0.0 5.2 9.6 7.5 0.7 5.1 1.5 2009 -2.0 -3.5 -4.1 -5.2 -4.9 -2.6 -7.9 9.1 6.7 -4.7 -02 -6.5 2010 3.6 2.3 1.6 2.7 1.8 2.6 3.9 10.1 8.4 7.4 7.6 5.0 2011 3.1 1.9 1.3 1.1 2.1 2.2 3.7 8.9 8.2 4.6 4.5 3.4 2012 3.5 2.3 1.7 1.4 2.6 2.8 3.9 9.0 8.4 5.0 5.2 3.5

Tablodan da görülebilecei gibi Türkiye BM projeksiyonlarina göre dier yükselen ülkeler gibi gelimi ekonomilerden daha yüksek bir büyüme temposu yakalayacaktir. Türkiye'nin içinde bulunduu grup, ya Türkiye gibi bankacilik sisteminde krizi daha önce yaadii (örnein Brezilya, Meksika), ya da bankacilik ve finans sistemi siki düzenlemelere tabi

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

19

· EKONOM

Dünya ekonomisinin içinden geçtii kriz, finansal, ekonomik, politik, toplumsal, ekolojik farkli düzlemlerde yansima buluyor. Küresel kriz imdilik hiz kesse de, 29 Büyük Bunalimi ölçüsünde büyük bir yikima yol açmasa da, özellikle sosyal ve insani boyutta yarattii hasar derinleiyor.

Görünüm raporuna göre, bu açiklar 2011'de sadece yüzde 1 gerileyerek yüzde 9 düzeyine inecek. kinci sorun ise, özellikle Yunanistan, rlanda, Portekiz, spanya gibi ülkelerde risk algilamasinin faizleri yukari çekmesi, yüksek faizlerin bütçe için ciddi bir yük oluturmasi, böylelikle borçlarin daha da kabarmasi ve ödenemeyecek hale gelmesidir. Yapilan aratirmalar, özellikle avro bölgesinde borç sorununun ba aritmaya devam edeceini, büyük bir borç yeniden yapilandirilmasina gidilmeksizin iin içinden çikilamayacaina iaret ediyor.

olduu için (örnein Çin, Hindistan) küresel krizden daha az etkilenmitir. Yalniz reklami yapildii gibi Türkiye'yi öne çikaran bir performans söz konusu deildir. Türkiye 6 ülkelik bu grup içerisinde 20082012 döneminde ortalama büyüme performansi olarak Çin (%9.3), Hindistan (%7.8) ve Brezilya'nin (%4.5) gerisinde; Meksika (%1.4) ve Rusya'nin (%1.7) az ilerisinde, tahminler doru çikarsa %2.6'lik bir oran gerçekletirmi olacaktir. Asil sorun, büyüme salanirken istihdam yaratabilme noktasinda ortaya çikiyor. Birlemi Milletler'in 2011 sonu arasinda dünya çapinda 30 milyon istihdam kaybi olduunu belirtiyor. Halen yüzde 9.6 düzeyinde seyreden ABD isizlik oraninin 2011'de yeniden yüzde 10'un üzerine siçrayabilecei öngörülüyor. Avro bölgesinde de isizlik kriz öncesi yüzde 7.5 düzeyinin üzerinde, yüzde 10.1'de bulunuyor. Hele spanya'da yüzde 20.5, rlanda'da yüzde 14.5 gibi korkutucu rakamlar gözleniyor. Kriz döneminde "istihdamsiz büyüme" olgusu kendini çok daha iddetle hissettiriyor. Yaanan, "Büyük Durgunluk" konjonktüründe istihdamin dümeye baladii 2007'den bu yana bir düzelme kaydedilebilmi deil. statistikler kapitalizmin geçmite yaadii durgunluk dönemlerinde, içilerin kaybettikleri ilerini ayni firmada deilse bile, ayni sektörde makul bir sürede yeniden kazandiklarina iaret ediyor. Bugün ise istihdam kayiplari süreklilik kazanma eiliminde ve yeni i alanlari açilmasi da yeni sektörlere yatirim yapilmasina bali. Bunu da özel sektörün borçlarini azaltma çabasi (deleveraging), kamunun ise kabaran borçlari engelliyor. Krize uzanan süreçte emek gelirlerinin dümesi, geni kitlelerin satin alma gücünün gerilemesi, haliyle mal ve hizmetlere olan talebi daraltacak, ekonomileri durgunlua sürükleyecekti. Kapitalizm bu sorunu konut kredileriyle, adeta herkesin zorla cebine sokulan kredi kartlariyla, araba ve beyaz eya gibi dayanikli tüketim mallarini taksitle alabilmenin yolunu açan tüketici kredileriyle amaya çalimiti. 2007 yazindan balayarak bu kurgunun çökmesi, yerini devlet müdahalesiyle finansal sistemin kurtarilmasi, kamu borçlanmasiyla rejimin ayakta tutulmasi çabalarina birakti. Bireyler borçlarini tasfiye etmek için tüketimlerini kisarken, irketler de hem ciliz talep nedeniyle, hem de mevcut borçlarini azaltmak çabasiyla yatirima yönelmiyorlar. Bu kisir döngüyü kirmak ancak geni halk kesimlerinin alim gücünü artiran ücret politikalari ve kamunun altyapi bata olmak üzere üretici faaliyetlere yatirim yapmasiyla olanakli. Ama u ana kadar ki süreç emek kesimleri kolektif güçlerini birletirmeden, hükümetlerin kendi

20

inisiyatifiyle böyle bir stratejiye yönelinmeyeceini gösteriyor. Nitekim Uluslar arasi Çalima Örgütü'nün (ILO) son Küresel Ücret Raporu, toplu sözlemenin ve asgari ücretin içilerin yüzde 30'undan fazlasini kapsadii ülkelerde, gelir adaletsizliinin bir ölçüde azaldiini ve çok düük ücretlilerin sayisinin aai çekilebildiini ortaya koydu. Türkiye ekonomisinde açiklanan sanayi üretimi, isizlik ve yoksulluk istatistikleri birlikte deerlendirmeyi gerektiriyor. TÜK'in yaptii açiklamaya göre, 2010 Kasim ayinda sanayi üretimini 2009'un ayni ayiyla karilatirinca yüzde 9.1 oraninda bir arti var. Ama ayni istatistii 2010 Ekim'iyle karilatirirsaniz, yüzde 9.7'lik bir gerilemenin sözkonusu olduunu görürsünüz. Bunun bir nedeni, Kurban Bayrami tatilinin Kasim'a denk gelmesi, rehavet günlerinin üretimde azalmaya yol açmasi olsa da, pekala sanayi üretiminin hiz kesmesinden söz edilebilir. Eer mevsim ve takvim etkisinden arindirilmi istatistiklere bakarsaniz, yine de Kasim sanayi üretim endeksinin Ekim'in yüzde 1.3 altinda olduunu görürsünüz. Deerli verirseniz: iktisatçi Mustafa Sönmez'e kulak

· EKONOM

Kasim ayina ait üretim endeksi, sanayide 2010'da kriz öncesine dönüldüünü gösteriyor. 2009'da yüzde 10'a yakin küçülen sanayi üretimi 2010'da yüzde 11'e yakin büyümü, yani kriz öncesi üretim seviyesine geri dönülmü. Alt sektörler itibariyla bakildiinda büyümeye lokomotiflii dayanikli tüketim mallarinin yaptii anlailiyor. Yani bata otomotiv olmak üzere beyaz eya, elektronik, ev tekstili, mobilya vb. sektörler, kriz öncesi üretim rakamlarini yakaladiklari gibi bir hayli geride bile birakmilar. Ara mali ve giyim, gida gibi dayaniksiz tüketim mallarinda da kriz öncesi geçilmi. Enerji üretimi ayni seviyede kalirken, sermaye mallari üretiminde kriz öncesine dönülememi (Sanayi büyürken yoksullatiriyor, 12 Ocak 2011 Cumhuriyet). Yine Mustafa Sönmez'e göre sanayinin kriz öncesini yakalamasinda en önemli etken sicak para trafii. Sicak para giri çikii ile büyüyüp küçülen Türkiye ekonomisinin omurgasi sanayi, yine sicak para girii ile büyümeye balami, ama sicak para trafiinin yavalamasi ile hiz kaybedecee benzer. Hele ki iç talebin, özellikle tüketim mallarina talebin kredi kartlari ve tüketici kredileri ile kikirtilmasinin sinirlarina gelindii animsandiinda... Aslinda en önemli nokta, sanayi içilerinin hala kriz öncesi ücretlerle çalitirilmasi ve üretim artsa da istihdamin buna paralel bir gelime kaydetmemesi.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

En son açiklanan isizlik rakamlari 2010 Ekim'inde yüzde 11.2 oldu. Bu hala AKP'nin iktidara geldii 2002'deki yüzde 8.4'ün 2.8 puan üzerinde. Buna karin 2009 Ekim'inde yüzde 13 olan isizlik oranina göre gerilemeye iaret ediyor. Özellikle sanayi kesiminde istihdamin temmuz-ekim döneminde 77 bin kii azaldii görüldü. Bahçeehir Üniversitesi-BETAM'in, "Tarim Dii sizlikte Sinirli Azalma" balikli aratirma notuna göre: Mevsim etkilerinden arindirilmi verilere göre Ekim 2010 döneminde tarim dii igücü 25 bin kii artarak 19 milyon 821 bine, tarim dii istihdam ise 43 bin artarak 16 milyon 928 bine yükselmitir. Bu gelimeler sonucunda tarim dii isiz sayisi 17 bin kii azalmitir, tarim dii isizlik orani ise yüzde 14.6'ya gerilemitir. Tarim dii isizlik orani son alti aydir sinirli bir düü sergilemektedir ancak bu düüün kalici bir eilimi gösterdiini söylemek için henüz erkendir.

gençle, küresel gençlik isizlik orani yüzde 13'te seyrediyor. Geçtiimiz hafta TUK'in 2009 yili yoksulluk aratirmasi yayinlandi. Buna göre Türkiye'de fertlerin %0.48'i yani 339 bin kii sadece gida harcamalarini içeren açlik sinirinin, %18.08'i yani 12 milyon 751 bin kii ise gida ve gida harcamalarini içeren yoksulluk sinirinin altinda yaiyor. Hanehalki büyüdükçe yoksulluk riski artmakta, hane halki büyüklüü 7 ve daha fazla olan hanelerde %40.05'e yükselmektedir. Eitim de haliyle yoksulluu etkilemekte, okuryazar olmayan veya bir okul bitirmeyenlerde

· EKONOM

yoksulluk orani %29.84 olurken, çalima durumuna göre ücretsiz aile içisi olanlarda %29.58, yevmiyeli çalianlarda %26.86 orani gözlenmektedir. Kaldi ki Türkiye statistik Kurumu'nun yoksulluk siniri, sendikalarin Böyle bir aratirma durumda birimlerinin hükümetten saptadii yoksulluu düzeylerin çok altindadir. azaltici, güvencesiz çalimayi sinirlayici, özellikle gençlere yönelik eitim ve gelitirme programlarini yayginlatirici bir inisiyatif beklenir. Aksine, bugünlerde "torba yasa" olarak adlandirilan emek kariti bir yasa tasarisi TBMM Genel Kurulu'nda görüülmeyi bekliyor. Torba yasa "uzaktan çalima", "evden çalima" ve "çari üzerine çalima" gibi esnek çalima biçimlerini yayginlatirmayi amaçliyor. Emek örgütleri bu yasanin emekçilerin ücretlerini düürmek, engellilerin istihdamini azaltmak, çalima saatlerini artirmak, taeronlamayi hizlandirmak, emekçiler arasinda rekabetçi bir zihniyeti yayginlatirmak gibi sakincalarina dikkat çekmektedirler. Torba yasanin 93.maddesinde Hakkinda 4046 bir Özelletirme geçici Uygulamalari ilavesiyle Kanuna madde

Tablo 2: 2010 Son 6 Aylik Tarim Dii gücü Göstergeleri (bin kii) sizlik gücü Mayis Haziran Temmuz Austos Eylül Ekim 19902 19877 19850 19822 19796 19821 stihdam 16942 16950 16926 16869 16886 16928 sizlik 2960 2927 2924 2953 2910 2893 Orani %14.9 %14.7 %14.7 %14.9 %14.7 %14.6

Kaynak: TUK, Betam.

Rakamlardan görülebilecei gibi Ekim'de tarim dii isizlik 17 bin kii azalirken, igücüne katilim 25 bin kii, istihdam 43 bin kii artmitir. Türkiye'de isizlik rakamlarini analiz ederken iki nokta çok önemlidir. Birincisi, Türkiye'de çalima yaindaki insanlarin sadece yüzde 48'i, yani yaridan azi igücüne katiliyor, geride kalan yarisi ise umutsuzluk, eitimsizlik, kayitdii ekonomiyle boaz tokluuna çalima gibi nedenlerle resmi istatistiklerin diinda. kincisi, isizlik en fazla 15-24 ya araliindaki gençleri vuruyor. sizlik orani gençler arasinda genelde yüzde 21'i bulurken, kentlerde yüzde 26'ya kadar yükseliyor. Ayni sorun bütün dünyada gözleniyor. 2009 yili sonu itibariyla 81 milyon isiz

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

"özelletirmeler" yargi denetimi kapsami diina çikarilarak tamamen hükümetin tasarrufuna birakiliyor. Ayrica, Torba Yasa'ya yerletirilen bir maddeyle sektörel ve bölgesel krizlerde de içi ücretlerinin sizlik Sigortasi Fonu'ndan karilanmasina olanak taniniyor. (sizin parasi sermayeye çaba, Zafer Aydin 13 Ocak 2011 Cumhuriyet.) Çünkü sizlik Sigortasi Fonu, tanimi gerei, içilerin parasiyla oluturulan, sadece bu amaç için kullanilabilecek bir paradir. Eer fonda fazlaca para bulunduu düünülüyorsa, hak sahiplerinin daha uzun süre ve daha yüksek miktarlarda yararlanmasinin yolunu açan düzenlemeler yapilmalidir.

21

Kitap

"Çekirgeleri Dinlemek - Arundhati Roy"

Hindistan, yirmi sekiz eyaletten oluan yirmi iki ayri dilin konuulduu, üstelik bu konuulan dillerden en azini konuan nüfusun bir milyonun üzerinde olduu; be ayri dini inaniin bulunduu, bir milyar nüfuslu kocaman bir ülke... Dünyada savalarin neredeyse tamaminin görünür nedeninin dini ve irksal kaynakli olduunu düünürsek, bu kadar kariik uluslardan, farkli dinlerden meydana gelmi olan Hindistan'da, üstelik de bu kadar büyük nüfusun bir devlet yönetiminde nasil birlikte yaatilabildiine amamak elde deil. ayet böyle bir ey olmu olsaydi... Elbette buna çok airacaktik. Arundhati Roy'u okuduktan sonra Hint Yarimadasinda da her eyin "hayatin olaan akii içinde" sürdüü; sömürünün, savalarin, dümanliklarin, ötekiletirmelerin, soykirim giriimlerinin hiç eksik olmadii bir corafya olduunu daha yakindan görüyoruz. Bu durum, (fazla nüfuslu farkli uluslarin bir aradaliklarinin devam ediyor olmasinin), "acaba kirmakla yok edilemeyecek olmanin ya da gönderilecek bir yer bulamamanin zorunluluundan mi" sorusunu akla getiriyor. Yakindan bakildiinda, katliamlarin, baskici yönetimlerin daha kaniksanmi olduunun görünmesi, bu yargidaki doruluk payini ironik bir ekilde ortaya çikariyor. Her ey, bilinmezmi gibi gösterilerek ama devletle sarma dola ortalik yerde yapilmaktadir: "Gucarat eyaletinde 2 bin Müslüman güpegündüz katledildi, yüzlerce kadin tecavüze uradi, insanlar evlerinden ayrilmak zorunda kaldilar. Hükümetin oradaki yönetimin desteiyle yaptilar bunu. Bundan be yil sonra bir çeit operasyon yapildi, katiller canli yayinda yakalandi; övünüyor, böbürleniyorlardi, "u kadar Müslüman öldürdük, bu kadar insan katlettik" diye, (...) nsanlarin da tepkisi, `hay Allah, bunlar yine seçimleri kazanacaklar' eklinde bir tepkiden ibaret oldu, onun diinda bir sessizlik oldu. Hrant'in ölümüne baktiimizda da böylesi tepkiye benzer bir ey görebiliyoruz." Arundhati Roy yapilan bu kiyimlarda Hindistandaki açik sevinçle Türkiye'deki durumu karilatirarak; "Türkiye'de suskunluk kol gezerken Hindistan kutlamayla çalkalaniyor ve ben hangisinin daha kötü olduunu kestiremiyorum. öyle düünüyorum: suskunluk utanci çairir, utanç da vicdani. Böyle bir yorum çok naifçe ve alicenapça mi geliyor? Belki, ama naifliin ve âlicenapliin kime ne zarari var? Oysa kiyimdan sevinç duymak, bir yoruma bile yer birakmiyor. Ne menem bir ey olduunu kendisi haykiriyor." Din savalari bu koca kitanin güneyinde hep kanli çatimalara neden olmutur. Hala en iddetlisiyle farkli eyaletlerde devam eden bu çatimalardan, 1947'de Pakistan ayri bir devlet olarak domutur. "ki taraf da ne kadar çok bir birlerini boazlayarak dikkatleri kendi dinlerinin farkliliklarina çekmek isterlerse, aslinda ikisini birbirinden ayirma ihtimali de a kadar azaliyor. kisi de ayni tapinakta ibadet ediyorlar." "Politikacilarin cemaatler arasi ayriliklari sömürmeleri, hiç bir ekilde faizmin bizim kiyilarimiza vuruunun tek sebebi sayilamaz. Son elli yili akin zamanda siradan yurttalarin mütevazi ölçekteki vakarli, güvenli ve yoksulluktan uzak bir hayat sürme umutlari sistematik biçimde söndürülmütür. Bu ülkede her `demokratik' kurum siradan yurtta karisinda hiçbir ekilde sorumluluk almami ve onlara hesap veren bir tavir içinde olmamitir. (...) imdilik büyük çokuluslu irketlerin çikarlarini kollayan küreselleme de, esasinda feodal airlikli olan bir topluma amansizca ve en keyfi uygulamalarla dayatilmaktadir." Bu koca verimli toprak parçasi üzerinde bunca insan, hep ayni nedenlerle en acimasiz ve zalim uygulamalarla birbirlerini yerken, kendilerine kolay sömürü salayan bu durumdan faydalanan kesim ise, dünyanin neresinde olursa olsun hiç deimemektedir: Tekelci Sermaye. Demokrasi gibi, baka kavramlarin anlamlari da deitirilmektedir. "Özgürlük demek, tercihte bulunma anlamina gelmeye baladi. Özgür22

Ali rfan YILMAZ SMMM

lük, insanin ruhundan ziyade farkli deodorant markalariyla ilintili bir ey olarak görülür oldu. Pazar da artik bir eyler satin aldiimiz bir yer olmaktan çikti. `Pazar', çehresiz korporasyonlarin büyük irketlerin `gelecek' alip satmak dahil olmak üzere çeitli iler çevirdii belli bir yerden, toprak parçasindan arinmi bir uzama dönütü.(...) Bu dil hirsizlii, bu sözcükleri gaspedip onlari silahlar gibi yayma, onlari niyetlere maske geçirip, geleneksel olarak kasdettikleri anlamin tamamen zitti bir içerik kazandirmak amaciyla kullanma teknii," gelitirildi. Ayni yillarda ülkemizde de kamu mülkü iktisadi iletmeleri, tekelleri kaldiriyoruz diyerek uluslararasi tekellere peke çekmeyi, özelletirme adiyla uygularken bunun adina da özgürleme ve serbestlik diyebildiler. Farkli corafyalarda da hep ayni eyler yaanmi... "1998'de BJP(Hindistan Halk Partisi 1998-2004 yillari arasinda iktidar oldu)baa geçtiinde, `özelletirme' ve `liberalletirme'den menkul `ilerleme' projesi sekiz yaina basmi durumdaydi. BJP, `liberalleme yoluyla talan' sürecinden baka bir ey olmadiini söyleyerek daha önce ekonomik reformlara kari koyu bir kampanya yürütmü olsa bile, iktidara gelir gelmez serbest piyasayi cokulu bir biçimde benimsedi ve Enron gibi dev çokuluslu irketleri desteklemeye baladi." "Yoksul ülkelerde zenginler ile yoksullar arasindaki uçurum büyüdükçe, devletler durumu idare etmek için araya girerler. (...) Günümüzde, büyük irketlerin çikarlarini kollayan küreselleme, yoksul ülkelerde halkin tamamen aleyhine reformlar uygulanip muhtemel ayaklanmalarin bastirilmasi için yerel, yozlami, tercihen otoriter nitelikli hükümetlerden menkul bir uluslar arasi konfederasyona ihtiyaç duymaktadir. Zaten `iyi yatirim iklimi yaratmak' denen ey de tam olarak budur. Ayni özdeki farkli devletlerin antidemokratik baskici düzenini sürdürmedeki en önemli araçlari da pek fazla farklilik göstermemektedir. "Hindistan devletinin baski uygulamaya ve halki terörize etmeye yatkinlii, on eyalette birden yürürlüe konan Terörizmi Önleme Yasasi'nin(POTA) kabul edilmesiyle iyice yerleerek kurumsallami bir çizgi haline gelmitir. Yasa metninin öyle bir gözden geçirilmesi dahi yasanin nasil merhametsizce hazirlandiini ve kollarinin her alana uzandiini gösterecektir. (...)POTA'ya göre, poliste gözaltinda alinan ifadeler hukuki kanit sayilmaktadir. Dahasi, POTA rejiminde polis ikencesi fiilen polis sorgusunun yerini almi durumdadir. Ne de olsa ikence daha hizli, daha ucuz bir yöntemdir ve sonuçlari garantidir." "Bu arada, büyük irketlerin kontrolündeki gazetelerin sayfalarinda sevinçli yazilar çiziktiren ekonomistler, GSMH büyüme oraninin benzeri görülmedik rakamlara çiktiini bildirmektedir bize." Oysa yapilan hesaplamalar, ""Hindistan'da tüketilen tahil miktarinin elli yil önceki düzeyin bile altinda kaldii" sonucuna varmitir." Çekirgeleri Dinlemek: Agorakitaplii Yayini olup, yazarin Çeitli Konferans Konumalari, Röportaj ve Denemelerinden olumaktadir. Yukarida tirnak içinde koyu yazilar, kitaptan yapilan alintilardir. Türkçe'ye Osman Akinhay tarafindan çevrilmi ve 352 sayfadir. Arundhati Roy: 1961'de Bengal'de domutur. Dünyanin her yerindeki muhalif hareketlere destei, devletlerin baskici uygulamalarina, savalara sert ve eletirel keskin ifadelerle kari çikiiyla taninmaktadir. 2002 yilinda Lannan Kültürel Özgürlük Ödülü'ne, 2004'de Sydney Bari Ödülü'ne layik görülmütür. 2005 yilinda stanbul'da toplanan Irak Dünya Mahkemesi'nde Vicdan Jürisinin bakanliini yapmitir. Ocak 2008'de stanbul'da bir dizi konferansa katilmitir. 1997 yilinda yayinlanmi Küçük eylerin Tanrisi adli romani, Sonsuz Adaletin Cebri, Ya Çek Defteri Ya Cruise Füzesi, Sokaktaki nsanin mparatorluk Rehberi gibi Türkçe yayinlanmi kitaplari bulunmaktadir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· KTAP

iir

Kanuni Sultan Süleyman'in Hürrem Sultan çin Yazdii Gazel

Erbil GÜZEL ASMMMO Mali Mevzuat Danimani

"Daa düer kül eyler, gönüllere yol eyler Sultanlari kul eyler, cüretli nesnedir ak." Yunus Emre

Bu günlerde çokça tartiilan bir dizi ile gündeme geldi Osmanli sarayindaki harem. "Muhteem Yüzyil" dizisi bazi tarihçilerin iddetli eletirisi ve seyircilerin alkilari arasinda yayinlanmaya balandi. Diziyi beenelim ya da eletirelim ilk bölümlerinde hemen göze çarpan ey Kanuni Sultan Süleyman'in Hürrem Sultana giderek daha derinden balanmasi, aik olmasi. Tarih kitaplarinda, roman ve hikâyelerde hep kahramanliklarini okuduumuz insanlarin insanca duygularini, zaaflarini, duyarliklarini anlatmak sonuçta bunlarinda birer insan olduunu, bu nedenle bunlarinda üzülebilecekleri, sevebilecekleri, aik olabilecekleri, sevgililerinin karisinda kul olabilecekleri ta batan anlatilmaliydi. Sirf bu nedenle bile izlenmeli bu dizi. Osmanli'nin en güçlü kadinlarindan Hürrem Sultan'in Slav asilli olduu söylenir. Ukraynalilar ise Hürrem Sultan'in Ukraynali Roxelana olduundan emin. Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'in karisi olarak imparatorluk yönetimini etkilemi, oullarinin taht mücadelesinde oynadii rol, daha dorusu olu kinci Selim'i tahta geçirme çabasi ile Osmanli döne-

minin en güçlü kadinlarindan biri olmutur. Kanuni'nin, Gülbahar Hatun'dan olan veliahdi Sultan Mustafa'yi ortadan kaldirmak için çeitli entrikalar ile önce Gülbahar Hatun'u, ardindan kirk yaindaki veliaht Mustafa'yi bodurtmutur. stanbul'da bugün Haseki olarak anilan semtte yaptirdii külliye ile adina külliye tesis edilen ilk padiah ei olma özelliine de sahiptir. Osmanlinin kudretli padiahlarindan Kanuni Sultan Süleyman `in `'Muhibbi Divani'' in daki ak iirleri, onun güçlü bir devlet yöneticisi ve imparatorluk kurucusu olduu kadar, gönül dünyasindaki zenginliini anlatmaktadir. Çiktii uzun seferler sirasinda çok sevdii Hürrem Sultan'a ak iirleriyle bezenmi mektuplar göndermitir. Bu iirlerde bir hükümdari deil aik bir adami görürüz. iirlerdeki adam hükümdar deil, içinde insan sicaklii olan çiplak bir adamdir. Aaidaki gazel Kanuni tarafindan Hurrem Sultan için yazilmitir. (Kanuni iirlerinde Muhibbi mahlasini kullanmitir. Muhibbi; seven, Muhabbetli anlamlarina gelmektedir)

· R

Celis-i halvetim, varim, habibim mah-i tabanim Enisim, mahremim, varim, güzeller ahi sultanim Hayatim hasilim,ömrüm, arab-i kevserim, adnim Baharim, behçetim, rüzum, nigarim verd-i handanim Neatim, iretim, bezmim, çeraim, neyyirim, em'im Turuncu u nar u narencim, benim em'-i ebistanim Nebatim, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim Azizim, Yusuf'um varim, gönül Misr'indaki hanim Stanbulum, Karaman'im, diyar-i milket-i Rum'um Bedahan'im ve Kipçaim ve Badad'im, Horasanim Saçi varim, kai yayim, gözü pür fitne, bimarim Ölürsem boynuna kanim, meded he na-müsülmanim Kapinda çünki meddahim, seni medh ederim daim Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbi'yim ho halim! Muhibbi

TÜRKÇE AÇIKLAMASI Benim birlikte olduum, sevgilim, parildayan ayim, Can dostum, en yakinim, güzellerin ahi sultanim. Hayatimin, yaamimin sebebi Cennetim, Kevser arabim Baharim, sevincim, günlerimin anlami, gönlüme nakolmu resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm, Sevinç kaynaim, içkimdeki lezzet, elenceli meclisim, nurlu parlak iiim, me'alem. Turuncum, narim, narencim, benim gecelerimin, visal odamin aydinlii, Nebatim, ekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemi, el dememi sevgilim. Gönlümdeki Misir'in Sultani, Hazret-i Yusuf'um, varliimin anlami, stanbul'um, Karaman'im, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim. Deerli lal madeninin çiktii yer olan Bedahan'im ve Kipçaim, Badad'im, Horasan'im. Güzel saçlim, yay kalim, gözleri iil iil fitneler koparan sevgilim, hastayim! Eer ölürsem benim vebalim senin boynunadir, çünkü bana eza ederek kanima sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim. Kapinda, devamli olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni ömek için görevlendirilmi gibiyim. Yüreim gam ile, gözlerim yalarla dolu, ben Muhibbi'yim, sevgi adamiyim, bana bir eyler oldu, sarho gibiyim. Bir ho hale geldim

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

23

ANKARA SMMM ODASI'NDAN TYATRO

Ankara SMMM Odasi, 15. Uluslar arasi Ankara Tiyatro Festivali'ne "Vatanda Arif" oyununu sergileyerek katildi. Çetin Özba, Cansu Arslan, Erdoan atir, Nurten Demir, Serkan Sair, Mahmut Sariolu, Mustafa Kara ve Zeynep ahin'in oluturduu Ankara SMMM Odasi Tiyatro Topluluu'nun Yenimahalle Belediyesi 50. yil tiyatro salonunda sergiledii

· ETKNLK

oyunun ilk gösterimine Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç ile yöneticiler de katildi. Neet Erdem'in yönettii oyun, meslektalar tarafindan beeni ile izlendi.

GELENEKSEL HALI SAHA TURNUVASI SONUÇLANDI

Gelenekselleen Sonbahar Hali Saha Futbol Turnuvasi, Kasim ve Aralik aylarinda yapildi. Meslektalarin oluturduu amatör futbol takimlari arasindaki turnuvanin açiliina Ankara SMMM Odasi Bakani Mehmet Koç ile yöneticiler ve çok sayida meslekta katildi. Çekimeli geçen turnuvada Efsanespor ampiyon olurken, Maximum Spor ikinci, Angoraspor ise üçüncü oldu. Ataspor en centilmen takim olurken, Temel ener ve Ceyhan Doan en centilmen futbolcular seçildiler.

Turnuvada gol krali ise Atilla Bostanolu oldu. Ankara SMMM Odasi, ampiyon olan Efsanespor ile dereceye giren takim ve futbolculara birer plaket verdi.

ÖZÜR ve DÜZELTME

Dergimizin 192 numarali sayisinda TÜRMOB Genel Kurulu haberimizde yer alan Osman ARIOLU'nun fotorafinin altinda yanlilikla Mehmet KLC'nin ismi yer almitir. Düzeltir, özür dileriz.

KAYIBIMIZ

Üyemizden Hüdaverdi DOANER 3.11.2010 tarihinde, Kenan YILMAZ 16.11.2010 tarihinde vefat etmitir. Yakinlari ve dostlarina basalii ve sabir dileriz.

24

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Kalki (Takeoff) ve Kurumsal Yönetime Geçi Sürecinde Yeni Bir Mesleki Açilim ve Yeni Bir Uzmanlama Alani:

Doç. Dr. Tamer AKSOY, CFE, CAE, CPA SMMM ASMMMO Baimsiz Denetim ve Denetim Standartlari Komisyonu Bakani, Türkiye Denetim Standartlari Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye ç Denetim Enstitüsü Standartlar Kurulu Üyesi, TOBB Üniversitesi BF letme Bölümü

GR 2005 yilinda ilk taslai kamuoyu görülerine sunulan ve geçici maddelerle 1541 maddeden oluan yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) tasarisi1, 13 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel kurulunda kabul edilerek yasalati. Yeni TTK sonrasi dönemde, (kalki (takeoff) ve kurumsal yönetimin daha ileri bir boyutu olan iyi kurumsal yönetime (good-governance) geçi sürecinde bulunan ülkemizde) muhasebe/denetim meslek mensuplarinin meslei etkileyen gelimelere ve yeniliklere yönelik proaktif farkindaliinin bulunmasi ihtiyaci daha da artacaktir. Risk, içinde tehdit/tehlike (threat) ve firsatlari da barindiran bir olgudur. Dolayisiyla, her eyin hizla deitii günümüzde, meslek mensuplarinca potansiyel risklerin önlenebilmesi, "deiimin yönetilebilmesi" ve deiimin içindeki firsatlarin "i iten geçmeden" yakalanabilmesi için, yeni mesleki açilim ve alternatif uzmanlama alanlarina farkindalikli olunmasi ve bu alanlara zamaninda yönelimin salanmasi gerekmektedir. Yeni açilim ve firsatlarin stratejik ve kalici bir "mesleki kazanim" olabilmesi için, e zamanli olarak. bu açilimlarin gerektirdii mesleki deiim, dönüüm, profil, donanim, yetkinlik ve kalifikasyona da en kisa süreçte geçilmesinin, doru yönde atilmi isabetli bir adimi oluturacai düünülmektedir. Basel II'ye geçi takviminin birinci adimi olan sermaye yeterliliinin operasyonel riski içerecek ekilde hesaplanmasi uygulamasina Temmuz 2007'de balanilmitir. Buna karin bankalarin kredi riskinin derecelendirilmeye dayali hesaplanmasina dayali uy1 Yasanin, tasari halindeki ilk versiyonuna ilikin kapsamli bir analitik deerlendirme için ayrica bkz. AKSOY, Tamer, "Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarisi Iiinda Denetim ve Muhasebe Yasal Düzenleme Çerçevesine likin Analitik Bir Deerlendirme", Muhasebe ve Denetime Baki, Turmob, Yil:5, Sayi.16, Eylül 2005, s.117-145

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

gulama ise (derecelendirme için yeni TTK nin yürürlüe girmesi ve UFRS ve UDS'nin ilerlik kazanmasi gerei nedeniyle) BDDK tarafindan önce 2009 yili baina daha sonra da ileri bir tarihe ertelenmi idi. Yeni TTK'nin yasalamasi ile muhtemel bir uyum sürecinin gündeme gelecei öngörüsü, hem mesleki uygulamalarin hem de KOB'lerin en kisa süreçte yeniden yapilanmasini gerekli kilmaktadir. Ülkemiz açisindan bakildiinda, Basel düzenlemeleri ilk etapta bankalari etkiliyor gibi görülse de derinlemesine incelendiinde, en az bankalar kadar çok çeitli dier taraflarin da dorudan ve/veya dolayli etkilendii görülmektedir. Ülkemizde, (bilhassa faaliyetlerini ve finansmanlarini banka kredilerine ve yabanci kaynakla finansman yöntemine dayali olarak sürdüren ve iletme sermayesi yetersizlii içinde bulunan) KOB'lerin tamaminin düzenlemelerden dorudan etkilenecei öngörülmektedir. Basel II'den Basel III'e2 geçiin sözkonusu olduu günümüzde derecelendirme olgusu ön plana çikmaktadir. Bu küresel düzenlemelerle beraber bankalardan kredi alinmasi artik derecelendirme notuna bali olacaktir. Yani, her irketin deyim yerinde ise bir karne (derecelendirme) notu olacak, yüksek derecelendirme notu ve düük risk airliina sahip KOB'ler bankalardan daha kolay ve daha düük maliyetli kredi alabilecek bu da finansman giderlerini azaltarak iletmenin net dönem karini daha da yükseltecektir. Buna mukabil, fonlama açisindan, karne notu düük KOB'ler ise daha yüksek faizli (pahali) kredi alacak ve/veya kredi alamayacaktir. Dolayisiyla,

2 Basel I-II ve Basel II'ye ilave olarak 12.10.2010 tarihinde gündeme gelen ve 2013-2019 döneminde kademeli yürürlüe girecek Basel III düzenlemelerine ve KOB'lere etkilerine yönelik bilgi için ayrica bkz. AKSOY, Tamer, Basel ve ç Kontrol, Geniletilmi ikinci baski, Turmob yy, Ankara 2010

25

· MESLEK YAZILAR

KOB DANIMANLII YEN TTK VE BASEL DÜZENLEMELER IIINDA KOB'LER LGLENDREN KONULAR (I)

düük finansman maliyeti ve ucuz kredi kullanimi, varliklarini ve faaliyetlerini büyük ölçüde banka kredileri ve yabanci kaynakla sürdüren KOBler için "hayatta kalma" ile e anlam taiyacaktir. Basel düzenlemelerinin KOB'ler için önemi öncelikle buradan kaynaklanmaktadir. Çeitli risklere maruz kalmamak, "tasfiye olma" süreci ve riskini bertaraf etmek ve deiimin içindeki firsatlari yakalamak açisindan, meslek mensuplari ile beraber (neredeyse tamami AB KOB tanimi içinde kalan) KOB'lerin de sözkonusu düzenlemelere gecikmeden "ayak uydurma" gayreti içinde olmasinda yarar görülmektedir. KOB'lerin bu düzenlemelere yönelik farkindalik, uyum, deiim, dönüüm, geliiminin ve gerekli yönlendirmelerin salanmasinda teknik daniman olarak meslek mensuplarina büyük görev düecei düünülmektedir. Toplam 2 bölümden birincisini oluturan bu sayidaki yazimizda, (yeni alternatif uzmanlama alanlari ve yeni mesleki açilimlar serisinin yeni bir halkasi olarak) yeni TTK ve Basel düzenlemeleri iiinda önemi son derece artan KOB Danimanlii açilimina iik tutulmaya çaliilmaktadir. Yeni TTK sonrasinda Basel düzenlemeleri ve mevcut ertelemelerin gözden geçirilerek bir uyum sürecinin gündeme gelecei beklenmekte, KOB'lere sunulacak bazi danimanlik hizmetlerine ve (Basel düzenlemelerine uyum sürecinde) KOB'lerce atilmasi gereken belli bali proaktif adimlara örneklerle iik tutulmaya çaliilmaktadir. Çalima, sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir. 1. Basel Düzenlemelerinin KOB'lere Etkileri Basel düzenlemeleri ile getirilen süreç KOB'leri önemli ölçüde etkilemektedir. Yazimiz içeriinde ayrintilari sunulduu üzere, bahse konu temel etkilere aaidaki tabloda özet olarak yer verilmektedir. Basel Düzenlemelerinin KOB'lere Yönelik Temel Etkileri

· · · ·

·

· ·

· ·

· · ·

· · ·

·

·

· · · · · · · · ·

· · ·

·

ç kontrol, ve iç denetim sistemlerinin kurulmasi, iç kontrol ve iç denetim sistemleri etkinliinin artirilmasi Baimsiz di denetimin öneminin artmasi Kaydilemede arti, kayitdiilikta azali Veri kalitesi, i akilari ve süreç yönetimi dahil tüm faaliyetlerde etkinlik ve verimlilik artii Tüm i akilarinda süreç analizi ve iyiletirme sistemlerinin ve metodolojilerinin oluturulmasi ve etkinliinin salanmasi Asgari sermaye gerekliliinde deime, yeterli sermaye, özkaynaklarin artmasi, düzgün finansal yapi Borçlanma davranilari ile portföy tercihleri ve kredi maliyetlerinin deimesi ve farklilamasi Sorunlu banka kredileri seviyesinde düü, Yüksek kredi geri ödeme kapasitesi Yüksek kurumsallama düzeyi, Teminat yapisinda ve kabul edilen teminat türlerinde deime Bilgi ilem sistem ve altyapilarinin oluturularak gelitirilmesi, Bilgi ilem yatirimlarinda ve maliyetlerinde arti Bilgi Güvenlii Yönetim Sistemlerinin ve metodolojilerinin oluturulmasi ve etkinliinin salanmasi Bilgi lem Hizmetleri Yönetim Sistemlerinin ve metodolojilerinin oluturulmasi ve etkinliinin salanmasi Kalite yönetim Sistemlerinin ve metodolojilerinin oluturulmasi ve etkinliinin salanmasi letme politikalarinda ve i ortaklarinin seçiminde deime Proje yönetim sistemlerinin ve metodolojilerinin oluturulmasi ve etkinliinin salanmasi Sati ve pazarlama faaliyetlerinde etkinlik ve verimliliin öne çikii Rekabet yapilarinin iyilemesi ve rekabetçilik yeteneinin artmasi Açik iletiim kanallari ihtiyaci, iç/di tüm ilgili taraflarla (Müteri, tedarikçi, çalian vb.) olan diyalogda etkinliin salanmasi ve artirilmasi Güvenilirlik ve etik ilkelerle uyumlu faaliyet ve çalimanin önem kazanmasi Personel kalitesinde iyileme, uzmanlama, e vukufiyet, ehliyet, yetkinlik ve liyakatin önem kazanmasi Nitelikli insan kaynai, nitelikli igücüne yatirim yapilmasi, Etkinlik, verimlilik ve yetkinliin salanmasina yönelik tüm ilgili konularda Eitim ihtiyacinin artmasi,

· MESLEK YAZILAR

· · · · · · · ·

26

Derecelendirme ve derecelendirme notunun önem kazanmasi, Derecelendirme sürecine tabi olma Kredi risk gruplari ve ölçüm kriterlerinin deimesi Daha verimli sermaye daitimi, müteri/ürün segmentlerinde daha iyi karar alabilme yetenei. Etkin muhasebe sistemi ve finansal yönetim kalitesinde arti Etkin, doru, güvenilir, effaf ve UMS/UFRS ile tam uyumlu bir finansal raporlama sistemi Kamuya açiklanacak daha doru, zamaninda ve effaf bilgiler nedeniyle effafliin ve piyasa disiplininin artmasi, Veri sunum kalitesinde arti ve piyasa farklilatirmasi Kurumsal yönetimin önem kazanmasi ve geleneksel irket yönetim yapilarinda iyileme ve KY sistemlerinin kurulmasi Risk alma kararlarinda deime, Risk yönetimi sistemlerinin kurulmasi, Risk yönetimi kültürünün ve etkinliinin artmasi,

Kaynak: AKSOY,Tamer, "Derecelendirme Süreci Iiinda Basel II'nin KOB'lere Etkileri ve KOB'lerce Atilmasi Gereken Adimlar: Analitik Bir Baki", Mali Çözüm, SMMMO, Yil: 18, Sayi: 84, Kasim-Aralik 2007, s.71-102 AKSOY, Tamer, "Basel I-II Sermaye Yeterlilii Uzlailari Iiinda Bilanço Varliklarinda Risk-Bazli Airliklandirma ve Risk-Odakli Kredi Fiyatlamasinin Çok Yönlü Etkilerine Yönelik Bir nceleme", Üçüncü Sektör Kooperatifçilik, ISSN 1305-8681, Türk Kooperatifçilik Kurumu, Sayi:150, Ankara, Ekim-Kasim-Aralik 2005, s.31-51 ve AKSOY, Tamer, "Basel II: Temel Düzenlemeler, Etkiler ve Ülkemize Yönelik Öneriler", Bülten Dergisi, ASMMMO, Yil:15, Sayi:162, Eylül-Ekim 2005, s.14-23'den yararlanilarak oluturulmutur.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

2. KOB Tanimlari ve KOB'lerin Finansman Yapisi Ülkemizdeki KOB tanimi ile dünyada algilanan KOB tanimi birbirinden farklidir. KOB tanimi Avrupa Birlii'nde 1.1.2005 tarihi itibariyla yürürlüe girmi (EC, a, 2005) olup AB mevzuatinda KOB, küçük iletme ve mikro iletme eklinde tasnif edilen üçlü bir tanimlamaya gidilmitir. AB'nin KOB taniminda çalian sayisi, yillik ciro, bilanço büyüklüü ve son olarak da baimsizlik ölçütlerinin baz alindii kriterler sözkonusudur. AB mevzuatinda KOB tanimlarina tabloda yer verilmitir.

AB Mevzuatinda Kobi Tanimlari

min edememektedirler. Çünkü, etkin olmayan muhasebe sistemi, effafliin bulunmamasi, kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanmamasi vb.eksiklikler sözkonusudur. Bankalar, KOB'lere finansal yapi, mali raporlama ve teminat sorunlari nedeniyle az ve yüksek faizle kredi salamaktadir. Krediler, sadece kredi riskine bakilarak verilmektedir. Basel düzenlemeleri ile bu tamamen deimektedir. Yatirim ve kapasite kullanim oranlarina bali olarak yatirimlarin finansmanina yönelik kredilerin artmasi, belli büyüklüün üzerindeki firmalarin uluslararasi piyasalardan fonlama yapmalari ve KOB büyüklüündeki firmalarda yabanci kaynaklarla finansmanin yaygin olmasi ve firmalarimizin çounda kurumsallama düzeyinin düük olmasi vb.nedeniyle Basel düzenlemeleri önem taimaktadir. Basel düzenlemeleri KOB'lerimizin kredilendirilebilme durumlari ve maliyetleri üzerinde direkt etkili olacaktir (Çelik, 2007, 18). Çou irketin neredeyse % 100 banka kredili finansmanla faaliyetlerini sürdürüyor olmasi gerçeinden hareketle, Basel düzenlemelerine uyumun irket açisindan neredeyse hayatta kalma ile eanlama geldii görülmektedir ve bu nedenle Basel`le balayan yeni dönem son derece önem arzetmektedir. Ayrica, Base düzenlemeleri ile birlikte, OECD ülkesi olma ayrimindan kaynaklanan avantaj da kalkmaktadir., Basel I`de, devletler, merkez bankalari ve bankalar için OECD üyesi ülke ayrimi yapilmakta ve bu ülkelerdeki bankalar daha az riskli olarak deerlendirilmektedir. Basel II bilanço varliklarina uygulanacak risk airliklarinda, risk bazli derecelendirme ve airliklandirmaya dayali (kademelendirmeli) bir deiim öngörmektedir. Buna karin, kredi riski için gerekli sermayenin Standart Yöntemle saptanmasi durumunda, Basel I çerçevesinde Türkiye için geçerli olan OECD üyelii ayricalii ortadan kalkacaktir. Basel I`de, devletler, merkez bankalari ve bankalar için OECD üyesi ülke ayrimi yapilmakta ve bu ülkelerdeki bankalar daha az riskli olarak deerlendirilmektedir. Kredi riski açisindan sermaye yükümlülüünün OECD üyesi olup olmama kriterine göre belirlenmesine dayanan bu kural ,,Kulüp Kurali- Club Rule" olarak adlandirilmaktadir. Basel I'deki bu uygulama OECD üyesi olan, ancak kredi riski yüksek ülkeler açisindan (Türkiye gibi) avantaj, OECD üyesi olmayan, ancak kredi riski göreceli olarak daha düük ülkeler açisindan bir dezavantaj oluturmaktadir. Yeni TTK sonrasi Basel II'nin kredi derecelendirmesi ile beraber birlikte bu avantaj ve ayricalik ortadan kalkacaktir. Ülkemizdeki kurum ve kurulular, artik borçlanma ve kredi maliyetini etkileyen hususlari (di derecelendirme notu, içsel derecelen27

· · ·

çi sayisi 250'den az, yillik cirosu 50 milyon Avro'ya kadar veya bilanço büyüklüü 43 milyon Avro'ya kadar olan iletmeler KOB, içi sayisi 50'den az, yillik cirosu 10 milyon Avro'ya kadar veya bilanço büyüklüü 10 milyon Avro'ya kadar olan iletmeler küçük iletme, çi sayisi 10'dan az, yillik cirosu 2 milyon Avro'ya kadar veya bilanço büyüklüü 2 milyon Avro'ya kadar olan iletmeler ise mikro iletme" Kaynak: (EC,d, sme_definition, 2007)

Ülkemizde farkli kurum ve kurulularca üzerinde uzlailan ortak bir KOB tanimi son döneme kadar oluturulamami ve esas olarak istihdam edilecek personel sayisi, toplam aktif büyüklüü, sermaye, yatirim veya kredi tutari gibi farkli ölçütlere dayali farkli KOB tanimlari gelitirilmi olup, 2005 yilinda çikarilan yönetmelikle "KOB, 250 kiiden az yillik çalian istihdam eden ve yillik net sati hasilati ya da mali bilançosu yirmibe milyon TL.yi amayan mikro iletme, küçük iletme ve orta büyüklükteki iletmeler" olarak tanimlanmitir. KOSGEB'in aratirmasina göre imalat sanayinde faaliyet gösteren iletmelerin % 99,5'unu KOB'ler oluturmaktadir (Türker-Kavut,b,2004,2). Basel tanimlamasina göre, Türkiye'deki iletmelerin neredeyse tamami, KOB sinifina girmektedir. Çünkü, (Örnein SO tarafindan yapilan bir aratirmaya göre) en büyük 1000 iletmenin sadece 440'inin cirosu 50 milyon Avroyu geçmektedir. Yine Merkez Bankasinca yapilan bir aratirmaya göre 7557 iletmeden sadece 702'sinin cirosu 50 milyon Avrodan daha fazladir. KOB'lerin finansman açisindan faaliyetlerini zorunlu olarak, airlikli biçimde özkaynak ve ikinci sirada yabanci kaynak ve banka kredileri ile finanse etmektedir. Bu nedenle finansmanlarinda yabanci kaynaa baimli olma sorunuyla iç içe bir yapi arzetmektedir. Ayrica bkz. (Yörük-Ban, 2003) ve (Türker-Aslan-Örerler, 2005, 37-91). KOB'ler hisse senedi ihraci yoluyla sermaye piyasasindan fon te-

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· MESLEK YAZILAR

dirme notu, kredi türü, teminat kalitesi ve kredi fiyat farklilamasi vb.) daha fazla dikkate almak durumunda kalacaktir. Kredi riskinin, krediyi alan taraflarin derecelendirme notlarina göre belirlenecek olmasi nedeniyle kredi derecelendirmesi ve derecelendirme notunun önemi de artacaktir. 2. KOB Kredi Türleri ve Derecelendirme Süreci Basel II ile bankalar perakende ve kurumsal krediler olmak üzere iki tür kredi kullandiracaklardir. KOB'lerin kullanacai 1 milyon Avrodan düük banka kredileri Perakende KOB kredisi, 1 milyon Avrodan yüksek kredileri ise kurumsal KOB kredisi olarak muamele görecektir. Basel II'ye göre cirosu 50 milyon Avronun altindaki iletmeler KOB olarak kabul edilmektedir. Bankalar kredi talebinde bulunan irketleri kredi tutarina göre ikili bir siniflamaya tabi tutacaklardir. öyleki: Kredi tutari 1 milyon Avronun altinda olan krediler perakende kredi olarak kabul edilecek ve bankanin perakende portföyünde deerlendirilecektir. Kredi tutari 1 milyon Avronun üstünde olan irketler ise kurumsal kredi olarak deerlendirilecek ve bankanin kurumsal kredi portföyünde deerlendirileceklerdir. Bireysel krediler ile tutari 1 milyon Avronun altindaki kredi kullandirimlari için derecelendirme ihtiyaci gerekmemektedir. Bunun diindaki tüm kredi kullandirimlari derecelendirmeye tabi olacaktir. Ayrica, satinalma, birleme, devir, joint venture, uluslararasi ortaklik, di piyasalardan fon temini gibi hususlarda da derecelendirme notu ihtiyaci sozkonusudur. Farkli bankalardan kredi kullaniminda perakende ve kurumsal kredi gruplari her bir banka için farkli olacaktir. Yani bir KOB X bankasi için perakende, Y bankasi için ise kurumsal kredi portföyünde olabilecektir. Basel II kapsamindaki kredilerin türlerine aaidaki tabloda yer verilmektedir (BIS, e, 2004).

Kredi türü Kredi tutari Yillik sati tutari Risk airlii Derecelendirme notuna göre

bakildiinda, Basel I`de firmalardan olan alacaklara % 100 orani uygulanirken, Basel II`de (%20-50-100150) olarak öngörülmütür. Kurumsal firmalar için de (sigorta firmalari dahil) rating notlarina ihtiyaç duyulmaktadir ve ayni oranlar uygulanmaktadir. Perakende Krediler (retail credits) açisindan bakildiinda; vadesi geçmi perakende krediler hariç, perakende kredilerde yüzde 75 (% 75) risk airlii uygulanmaktadir. Dolayisiyla, Basel II özellikle yüksek tutarlarda kredi kullaniminda bulunan KOB`leri daha fazla etkileyecektir. Yeni Basel II düzenlemelerinde; perakende krediler u kriterlerle tanimlanmaya çaliilmitir (BISa, 2004,19).

Basel düzenlemelerinde perakende kredilerin belirlenmesindeki kriterler · · · · Oryantasyon (orientation); Risk, gerçek kiilerde veya KOBI'lerde olmalidir, Ürün (product); Riskler, bireysel bankacilik ürünlerinden olmalidir Younlama (granularity); Perakende krediler portföyü yeterli düzeyde çeitlenmi olmalidir Risk: Perakende riskler düük tutarda olmalidir

· MESLEK YAZILAR

Basel düzenlemelerinde perakende (retail) kredi için tanimlanan 1 Milyon Avro ve 50 Milyon Avro limitleri piyasa için nisbeten yüksek kaldikça, birçok kredi derecelendirme (rating) notuna ihtiyaç duymadan perakende kredi grubuna girecek ve % 100 risk airliklari %75 risk airliina düecektir. Risk airliindaki %25'lik azalma ise sermaye yeterlilii açisindan bankalara olumlu bir katki salayacaktir. Bu noktada, sati hasilati 50 Milyon Avro'nun altinda olan firmalar KOB olarak kabul edilmektedir. Basel kriterleri, risk airliklandirmasi yoluyla minimum sermaye gereklilii üzerinde etki yaratmaktadir. Riske dayali kredilendirme ve fiyatlandirma neticesinde, bilanço varliklarina ilikin risk airliklarinin deimesi ve kredi derecelendirme notu dütükçe, kredinin (enstrümanin) risk seviyesi artacak, (bankalar dahil) kredi kurululari hem daha çok risk alacak, hem de kariliinda daha çok sermaye tutacaktir. Bu durum kullandirilabilir kredi hacmi ve bilançolar üzerinde dorudan etkili olacak ve daha çok kaynain getiriden mahrum kalmasina ve kullandirilacak kredilerin/fonlama maliyetlerinin artmasina yol açacaktir. Bu durumdan KOB'ler de etkilenecektir. Uluslararasi platformda Derecelendirme (rating), borçlanan tarafin yükümlülüklerini zamaninda ve tam olarak yerine getirebilme yeterlilii ile borç ödeme kabiliyetinin (finansal güçlülüünün) sistematik bir biçimde ortaya konulmasi faaliyetini, derece (rate) ise derecelendirme sonucunda derecelendiBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Kurumsal > 1 milyon >50 milyon KOB kredisi Avro Avro

Perakende > 1 milyon > 50 milyon Standart (% 75) KOB kredisi Avro Avro

Basel düzenlemesine göre, perakende portföyündeki krediler bankanin kendi iç kredi derecelendirme sistemince, kurumsal portföyde olanlar ise di baimsiz kredi derecelendirme kurululari araciliiyla derecelendirmeye tabi tutulacaktir. Perakende portföyde yer alan Firmalar için ise herhangi bir di derecelendirme notu sözkonusu olmayacaindan, bu firmalara ve kredilere standart % 75 risk airlii uygulanacaktir. Firmalardan/Kurululardan Alacaklara

28

rilen kurulua atfedilen not olarak tanimlanabilir. Derecelendirme faaliyeti (SPK, 2003), belirli bir ücret kariliinda verilen bir hizmet niteliindedir. Derecelendirme ve risk bazli fiyatlama (risk based pricing) ile bankanin daha çok risk aldii ürünlerde ve düük dereceli müterilerde daha yüksek fiyatlama yapilabilecektir. Yani kredi (fonlama) maliyeti derecelendirme notuna bali olacaktir. Özsermayesi yeterli olmayan KOB`ler zor durumda kalabileceklerdir. Derecelendirmede kurumsal yönetim, özsermaye yapilari, özsermaye yeterlilii, mali raporlama süreci, finansal tablolar, effaflik, muhasebe standartlari, denetim ve iç kontrol sistemi, sektörel durum vb gibi bir dizi konu dikkate alinacaktir. Kredi maliyetini etkileyecek anahtar faktörlerin bainda firma derecelendirme notu, risk airliklandirma kapsaminda belirlenen risk airlii, banka içsel derecelendirme notu, kullanilan kredi türü, teminat kalitesi vb.hususlar gelmektedir. Basel sürecinde uygulamada farkli faiz oranlari ile finansman salama durumu gözlenecektir. Ayni firmanin farkli bankalarca farkli kredibilite salama durumu ortadan kalkacak, ayni derecelendirme notuna tüm bankalarca ayni faiz ve ayni finansman koullari uygulanacaktir. Ya da buna aykiri davranan ve riski üstlenen banka kendi sermayesini riskli kredi tutari kadar artirmak durumunda kalacaktir. Ayrica, Basel düzenlemeleriyle beraber derecelendirme kurululari da büyük hayatiyet kazanmaktadir. Bu kurulular deyim yerinde ise daha önce tüm bankalarda bulunan kredi istihbarat ve kredi analiz bölümlerinin yerine geçmektedir. KOB'lerimiz açisindan Basel kapsaminda bir derecelendirme notuna sahip olmanin çeitli avantajlari olacaktir. Bunlardan bazilarina aaidaki tabloda yer verilmitir.

Derecelendirme notuna sahip olmanin çeitli avantajlari · · · · · Düük kaynak maliyetiyle fon temini, Kurumsal yatirimcilari tevik suretiyle finansman olanaklarinin artmasi, Alternatif fon kaynaklarina ulailabilmesini temin, Planlama yapilabilmesini mümkün kilma, Piyasadaki nisbeten küçük ve önemli yer tutmayan firmalarin finansman salayabilme olanaklarinin genilemesi, irketlerin kurumsal yönetim ve kalite ve kontrol sistemlerinin gelitirilmesinde itici güç salama, ç ve di piyasalar için ihtiyaç duyulan firmayla ilgili bilgilerin salanabilmesi ve irket taninirliinin artmasi vb

Operasyonel anlamdaki temel derecelendirme süreci öyle ilemektedir. lk olarak KOB'ler, yetkilendirilmi derecelendirme kurulularina, derecelendirme notlarinin belirlenmesi talebiyle bavuracaklardir. Kuruluun derecelendirme iini kabul etmesi durumunda, yapilan bavuruya dayali olarak takibeden ilemler ilgili kredi derecelendirme kuruluunda çalian ve KOB'nin içinde yer aldii sektöre hakim uzmanlardan ve analistlerden oluan bir ekibin yönlendirmesiyle devam eder. Derecelendirmede, iletmeye ilikin olarak çok çeitli nicel (firma riskine yönelik finansal analizler) ve nitel deerlendirmeler (i analizleri) gerçekletirilir.

Firma riski derecelendirmesindeki temel bilgi, belge ve nicel/nitel i analizlerine örnekler · Vergi levhasi, · Firmanin ana sözlemesi, · mza sirkülerleri, · Ortaklik yapisi ve irket organizasyon durumu · irket ortak ve idarecilere ilikin bilgi · Genel kurul ve yönetim kurulu toplantilarina ve kararlarina ait kayit ve dokümanlar, · Vergi ve tescile ilikin dier mali, idari nitelikteki bilgiler, · Faaliyet raporlari, · Baimsiz denetçi raporlari · UFRS uyumlu finansal raporlar (bilanço, gelir tablosu, nakit aki tablosu, kar daitim tablosu, dier finansal tablolar ve açiklayici notlar) · Finansman ve kredi yapisi · Finansal yükümlülükleri ve borçlari karilama yetenei, · Bilanço içi ve dii risk profili, · Politikalar, stratejiler, finansman politikalari ve alternatifleri · Faaliyet çevresi · Hissedarlar ve üst düzey yöneticilerin geçmii, · Yönetim yapisi, sahiplik ve destek, · Yönetim politikalari ve stratejiler, · Kurumsallama derecesi, · Ürün /hizmet gami, · ç/di ticaret hacmi, · Sektörün durumu, pay dailimi, rakipler, · Faaliyetlere ilikin bütçele ve gerçekleme durumlari, · Muhasebe ve finansal raporlama sistem alt yapisi · Bilgi teknolojileri yazilim/donanim alt yapisi · ç kontrol ve iç denetim sistemleri ve etkinlii · Risk yönetim sistemi ve etkinlii · Talep edilecek dier bilgi, belge ve dokümanlar

· · ·

Kredilendirme ilemine geçilebilmesi için iletmeye ve di kaynaklardan elde edilecek doru, güvenilir, effaf ve kaliteli bilgilere ihtiyaç vardir. Bu bilgilerin bir kismi derecelendirme bavurusunda bulunan iletme tarafindan karilanirken, genel eko-

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

29

· MESLEK YAZILAR

nomik koullar vb. gibi dier bir kismi ise iletmenin kontrolü diindadir ve disal olarak belirlenir. Belirlenemeyen ve/veya belirsizlik içeren her husus, kredi derecelendirmesinde riski artirici bir unsur olarak nitelendirilir. irkete ilikin bilgi ve belgelerin yani sira derecelendirme kurulu tarafindan iletme yöneticileriyle yapilan bilgilendirme toplantilari akabinde, firmaya ilikin olarak di kaynaklardan elde edilen ve finansal tablo kapsaminda olmayan dier ek bilgiler de (sektör, rakipler, faaliyetlere ilikin bütçe ve gerçekleme durumlari, politikalar, stratejiler, finansman politikalari ve alternatifleri vb.) toplanir. Derecelendirme irketi bünyesindeki yetkili komite toplanan bilgi ve belgeler üzerinde gerekli incelemeyi yaptiktan sonra, bavuruda bulunan irketin derecelendirme notunu tesbit eder. Saptanan kredi derecesi yayinlanmadan önce ilgili firmaya bildirilir. Kredi notuna itiraz, geçerli bilgi ve belgeye dayanmak kaydiyla mümkündür. En sonunda ilgili kredi derecelendirme kuruluunca, tesbit edilen kredi notu açiklanir. 3. Derecelendirme Sürecinde Kredi Kullaniminda KOB'lerce Verilecek Teminatlar Risk bazli derecelendirme ve fiyatlamayi etkileyen zorlayici unsurlardan birisi de kullandirilacak krediler için firmalarca verilecek Teminatlardir (collaterals) (BIS; e,2004). Teminatlar da dahil çeitli unsurlar iiinda kredi, `çok riskli' veya `az riskli' olarak belirlenmekte ve buna göre fiyatlandirma yapilmaktadir. Basel II kapsaminda kabul edilebilecek teminatlarda da bir farklilama sözkonusu olmakta ve teminatlarin da derecelendirme notuna bali olarak artirilmasi veya azaltilmasi durumu sözkonusu olabilecektir. Teminatin büyüklüü, tutari, kalitesi vb.ne bali olarak, kredi maliyetinin ve banka riskinin durumu deikenlik gösterecektir. Basel II'de klasik ipoteklerin yerini kurumsal yönetim, UFRS ile uyumlu doru ve güvenilir finansal raporlama, effaflik, güçlü finansal yapi, kurumsallama, etkin baimsiz denetim, iç kontrol ve risk yönetim sistemlerinin kurulmu olmasi vb. baka faktörler almaktadir.

Basel düzenlemelerinde KOB'ler Açisindan Teminatlar · · · · · · · 30 Nakit, mevduat ve mevduat sertifikasi Yatirim fonlari Ana Menkul kiymet borsasindaki hisse senetleri Borçlanma senetleri Altin Ana menkul kiymet borsasi diindaki organize piyasalarda ilem gören senetler ve fonlar Mesken ve/veya ticari amaçli gayrimenkul ipotei

Ülkemizde genel kabul gören teminatlar, müteri çek ve senetleri, ortak, grup, sahis ve irket kefaletleri, ticari alanlardaki gayrimenkul ipoteidir. Basel ile birlikte ülkemizde en youn kullanilan bu teminat türleri ortadan kalkmaktadir. Gerçek müteri çek ve senetleri ile ortak ve grup irketleri kefaletleri teminat kapsamina alinmamitir. yi bir derecelendirme notuna sahip olan kefillik durumu haricinde, ahis, ortak, grup ve ilikili irket vb.türü kefalet yoluyla borçlanma, son derece zor hale gelmektedir. Dolayisiyla, ülkemizde yaygin olarak kullanilan teminat türlerinin (fabrika, depo, ticarethane vb.ne dayali ticari alan ipotekleri, ortak kefalet, grup ve/veya ilikili irket kefaleti, alinan müteri çek ve senetleri) deersiz hale gelmesi nedeniyle KOB'ler bu deiimden önemli derecede etkilenmektedir. Bankalar da bu düzenlemelerde teminat olarak kabul edilmeyen teminatlardan uzak duracaklar ve dier kabul edilebilir nitelikteki teminatlara yönelecektir. Dolayisiyla, Basel sonrasinda KOB`lerde özsermayenin artirilarak yeterli ve güçlü seviyeye getirilmesi ve/veya Basel kapsaminda kabul gören yeni tür teminatlari teminat olarak ortaya koyarak derecelendirmeye dayali uygun maliyetli kredi temini durumu sözkonusu olmaktadir. Tekrarlanacak olursa, Basel ile birlikte günümüzde youn olarak kullanilan ve teminat kabul edilen ticari alanlara yönelik ipotekler de önemini büyük ölçüde yitirmektedir. Basel uygulamalari kapsaminda ticari emlak ipotei karilii verilen kredilerin (fabrika, depo vb) teminat kapsamina alinmasi özel ve oldukça zorlayici artlara balanmitir. Teminat olarak konut ipotei maliyet avantaji yaratmaktadir. 4. Finansal Raporlama, effaflik, UFRS/UMS Setine Uyum ve Etkin ç Kontrol, ç Denetim ve Risk Yönetim sistemlerinin kurulmasi effaflik, KOB'lere yönelik UFRS setine uyum hususlari ile beraber etkin iç kontrol, iç denetim ve risk yönetim sistemlerinin kurulmasi ve etkinliinin salanmasi hususlari da yeni TTK sonrasi Basel düzenlemeleri iiinda öne çikacak temel konular arasindadir. Bu baliklar yazimizin müteakip ikinci kisminda dier hususlarla birlikte ayrica irdelenmektedir. 5. Meslek mensuplarinca KOB'lere sunulacak danimanlik hizmetleri Risk odakli sermaye yönetimi ve risk odakli kredi fiyatlamasi gibi yenilikleri de beraberinde getiren Basel düzenlemeleri; kredi riski, sermaye yeterlilii ve bilançolar bata olmak üzere, banka, iletme,

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· MESLEK YAZILAR

hazine, KOB'ler, ipotekli konut finansmani (mortgage) piyasalari, ilgili taraflar ve ülkemiz açisindan çeitli etkiler dourmaktadir3 Yeni TTK sonrasi dönemde Basel düzenlemelerininküreselleme ve kalki (take-off) sürecindeki ülkemizde, meslek mensuplarinca bir firsat olarak görülüp, deiim dönüüm ve KOB'lerin yeniden yapilandirilmasi sürecinde etkin görev alarak KOB'lerce ihtiyaç duyulacak hizmetlere danimanlik sunulmasinda yarar görülmektedir. KOB'lere sunulabilecek danimanlik alanlarindan birkaçi u ekilde siralanabilir:

Firma riski derecelendirmesindeki temel bilgi, belge ve nicel/nitel i analizlerine örnekler · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · Kurumsal irket altyapisinin oluturulmasi Logo, vizyon, misyon, deerler, temel politika ve amaçlarin oluturulmasi Kurumsal organizasyon emasi, görev yetki, sorumluluk, plan ve prosedürler aki, süreç haritalari ve sistem tasarim Kurumsal yönetim sistem ve süreçleri Uluslararasi finansal raporlama sistem ve süreçleri Risk yönetimi sistem ve süreçleri ç kontrol ve iç denetim sistem ve süreçlerinin oluturulmasi letiim kanallari ve haberleme Kalite yönetim sistem danimanlii Finansman, Sermaye deiiklikleri, proje finansmani, uluslararasi fonlama, Yurtiçi ve yurtdii KOB Tevikleri Due-Dilligence, kurulu, satinalma, tür deitirme, birleme, devir, fesih Joint venture, uluslararasi ortaklik kurma Finansal proje yönetim ve stratejik yönetim Finansal süreç analizi ve iyiletirme, Denetim hizmetleri (outsource&co-source) (iç/di) Adli muhasebecilik, yolsuzluk, hile, suistimal inceleme Haksiz rekabet, Meslek etii, irket etik ilke ve davrani kurallari ve deontolojisine uyum irket içi etik ikliminin deerlendirilmesi Kredi Derecelendirme ve kurumsal yönetim derecelendirmede danimanlik Deerleme (irket, Gayrimenkul, Patent, erefiye, marka, patent vb) hizmetleri (Maliyet, yönetim, sorumluluk, karbon ve çevre) muhasebesi (Muhasebe, denetim ve etik) standartlari

3 Çok yönlü etkiler için ayrica bkz. AKSOY, Tamer, "Basel

· · · · · ·

Kalite tetkik ve kalite güvence Vergi ve mali mevzuat uygulamalari ve yönetimi Bilgi güvenlii yönetimi, Bilgi ilem hizmetleri, Bilgi teknolojileri (IT) denetimi Finans/sigorta aktuarya matematii nsan Kaynaklari yönetim, süreç ve ç Kontrolü Eitim hizmetleri

Kaynak: AKSOY, Tamer, "yi Kurumsal Yönetime Geçi ve Kalki (takeoff) Sürecinde Yeni Bir Mesleki Açilim, Yeni Bir Uzmanlama Alani: nsan Kaynaklari ç Kontrol Uzmanlii ve COSO Uyumlu nsan Kaynaklari ç Kontrol Listesi Önerisi (II ), Bülten, ASMMMO, (192), 2010'dan yararlanilarak hazirlanmitir. · MESLEK YAZILAR

Bu hizmet ve danimanlik faaliyetlerinin, ülkemiz ve dünya gündemindeki düzenlemeler, ihtiyaçlar ve yeni gelimeler iiinda artirilmasi ve çeitlendirilmesi de elbette mümkündür. SONUÇ Uluslararasi gelimeler iiinda giderek genel kabul görmü küresel düzenleme nitelii kazanan Basel düzenlemeleri, bankacilik sisteminde radikal deiiklikler ve yenilikler getirmektedir. lk bata sadece bankalari etkiliyor gibi görünse de, getirdii risk odakli sermaye yönetimi, derecelendirme mekanizmasi, kredi ilikileri ve risk bazli kredi fiyatlamasi sebebiyle KOB'leri de ayni oranda ve dorudan etkilemektedir. Ülkemizdeki iletmelerin neredeyse tamami AB KOB tanimi ve ölçei içinde kalmaktadir. Dolayisiyla, faaliyetlerinin çok büyük ölçüde banka kredilerine dayanmasi sebebiyle, Basel'in KOB'ler açisindan önemi ihmal edilemeyecek boyuttadir. AB müktesebatina da dahil edilmi olmasi nedeniyle, ülkemizdeki KOB'ler tarafindan, Basel düzenlemeleri ve sürecine yönelik farkindaliin artirilmasi öncelii bulunmaktadir. Benzer ekilde, yaanan deiim ve dönüüm sürecinde meslek mensuplarinin da alternatif mesleki açilimlar ve yeni uzmanlama alanlari anlaminda KOB'lere yönelik danimanlik hizmetlerinin uzainda kalmamasi ve KOB'leri etkileyen gelimelerden haberdar olup, vizyoner ve proaktif bir farkindalikla bu deiim, dönüüm ve geliimden yararlanmasi gerekmektedir. Yeni TTK ve Basel düzenlemeleri iiinda, KOB'lerce bu süreçte yapilmasi gerekenler ve KOB'lerce ihtiyaç duyulacak hizmetlerin, meslek mensuplari için yeni bir stratejik açilimi ve mesleki kazanimi oluturacai düünülmektedir.

31

I-II Sermaye Yeterlilii Uzlailari Iiinda Bilanço Varliklarinda Risk-Bazli Airliklandirma ve Risk-Odakli Kredi Fiyatlamasinin Çok Yönlü Etkilerine Yönelik Bir nceleme", Üçüncü Sektör Kooperatifçilik, ISSN 1305-8681, Türk Kooperatifçilik Kurumu, Sayi:150, Ankara, Ekim-Kasim-Aralik 2005, s.31-51

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

BAIMSIZ DENETM UYGULAMALARINDA KALTE GÜVENCE SSTEM VE KALTE GÜVENCE NCELEME UZMANLII

· MESLEK YAZILAR

Dr. A. R. Zafer SAYAR TÜRMOB Baimsiz Denetim Merkez Koordinatörü& TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi letme Bölümü Misafir Öretim Görevlisi

Yasalaan yeni Türk Ticaret Kanunu ve uluslararasi gelimeler; baimsiz denetim kapsam ve uygulamalarinin genilemesiyle birlikte iletmelerin finansal tablolarinin baimsiz denetimlerini üstlenecek meslek mensubu baimsiz denetçi ve baimsiz denetim irketlerine ve bunlarin kalite güvence sistemlerine esaslarin belirlenmesi gereksinimini gündeme getirmitir. Bu yazimizda uluslararasi gelimelere paralel olarak kalite güvence sistemi hakkinda bilgi vermeye çaliacaiz. Kalite Güvence Sistemi Nedir ? Kalite güvence sistemi; kamu güvenini salamak üzere baimsiz denetim faaliyetini yürüten baimsiz denetim irketlerinin bu faaliyetleri kapsaminda yapilan i ve ilemlerin kalitesini ve incelemesini yürüten ve sürecini düzenleyen yöntem, politika ve prosedürler bütünüdür. Baimsiz Denetim irketleri belirlenen bir kalite güvence sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlüdürler. Kalite Güvence Sisteminin Asgari Unsurlari Nelerdir ? Baimsiz Denetim irketi bünyesinde oluturulacak bir "Kalite Güvence Sistemi" en az aaidaki unsurlari içerir: a) Kalite Güvence Sistemi baimsiz denetim irketi ve baimsiz denetçiden ayri, baimsiz ve özerk bir yapiya sahiptir. b) Kalite Güvence Sisteminin baimsiz yapisini salamak üzere özerk, yeterli ve uygun finansman, personel ve dier kaynaklari bulunur. c) Kalite Güvence Sistemini yürütecek uzmanlar denetim ve finansal raporlama alaninda yeterli

32

mesleki bilgi ve deneyime sahiptir. Mesleki bilgi ve deneyimi sürekli kilmak üzere eitim çalimalari yapilir. d) Kalite Güvence Sistemini yürütecek uzmanlar ile incelenen baimsiz denetim irketleri ve baimsiz denetçiler arasinda ortaya çikabilecek ahlaki risk ve çikar çatimalarinin önüne geçmek üzere, sistem tarafsiz ve objektif bir prosedüre dayanir. e) Kalite Güvence Sistemi, baimsiz denetim irketinin denetim dosya ve çalima kaitlarinin incelenmesi yani sira, baimsiz denetim çalimalarinda baimsizlikla ilgili ilke ve kurallar, alinan denetim ücretleri, denetim çalimasinda harcanan kaynaklarin nicelii ve nitelii ve baimsiz denetim irketinin iç kontrol sistemi de kapsar. f) Kalite Güvence incelemeleri en az her 4 yilda bir gerçekletirilir. Bu süre uygulamada duyulacak gereksinime göre Avrupa Birliinin 8 nolu direktifine uyumlu olarak kisalabilir veya uzatilabilir. g) Kalite Güvence Sistemi uzmanlari kalite kontrol çalimalari sonucunda bir raporla sistem hakkindaki görülerini ortaya koyarlar. Bu rapor baimsiz denetim irketlerine denetim kalitelerini artirmalarina yönelik önerileri de içerir. Bu öneriler

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

f) Kalite kontrol çalimasinin zamanlamasi ve kapsami ile kalite kontrol uzmanlarinin belirlenmesi, varsa ikayetlerin deerlendirilmesi ve kalite kontrol raporlarinin hazirlanma esaslari belirlenmelidir. Baimsiz Denetim irketlerinin Kalite Güvence Sistemlerinin zlenmesi nasil yürütülecektir? Baimsiz denetim irketlerinin kendi bünyelerinde kurmu olduklari kalite güvence sistemini ve ileyiini izlemek, incelemek ve denetlemekle yetkili, görevli ve sorumlu bir yapinin oluturulmasi gerekmektedir. Kalite Güvence Sisteminin uygulanmasi sürecinde bu yapi içinde aaidaki kalite güvence faaliyetleri yürütülür: makul bir süre içinde baimsiz denetim irketleri tarafindan uygulamaya geçilir. Önerilere uyulmamasi halinde, önerilere uygun hareket etmeyen baimsiz denetçiler ve baimsiz denetim irketlerinin yetkileri askiya alinir. h) Kalite Güvence Sisteminin genel sonuçlari yillik olarak baimsiz denetim irketlerinin internet sitelerinde yayimlanir. Kalite Güvence Sistemi Prosedürü Hangi Unsurlari çermektedir ? Baimsiz denetim kurulularinca oluturulacak Kalite Güvence Sistemi en az aaidaki prosedürleri kapsar: a) Baimsiz denetim çalimasinda baimsiz denetim ekibinin yetki, görev ve sorumluluklari açik bir ekilde tanimlanmalidir. b) Baimsizlii salayan temel ilkeler dahil baimsiz denetim kuruluunun dürüstlük, tarafsizlik, mesleki yeterlilik, mesleki özen ve titizlik, güvenilirlik, mesleki davrani vb etik ilkeleri yazili bir hale getirilir ve uygulanir. c) Baimsiz denetim sözlemesi öncesi, denetim sözlemesi süreci prosedürü tanimlanir ve uygulanir. d) Denetim ekiplerinin olumasina yönelik prosedür insan kaynaklarinin etkin ve verimli sevk ve idaresi açisindan ortaya konur. e) Denetim faaliyetlerinin yürütülmesinde denetimin planlanmasi, programlanmasi, çalima kaitlarinin hazirlanmasi, denetim kanitlarinin teminine yönelik denetim tekniklerinin uygulanma esaslari, saha çalimasinin temel yöntemleri, denetçi yardimcilarinin yönlendirilmesi, çalima bulgularinin deerlendirilmesi ve denetim raporunun hazirlanmasi süreçlerinin tanimlanmasi ve belirli bir zaman araliinda projelendirilmesi yapilir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

a) Kalite Güvence incelemelerinde, inceleme uzmani ile incelemeye alinan baimsiz denetim irketi arasinda çikar çatimasindan uzak bir mesleki ilikinin salanabilmesini teminen, görevlendirilecek inceleme uzmani bu yapi içersinde tarafsiz bir ekilde seçilir. b) Baimsiz Denetim irketleri kütüünde yer alan tüm denetim irketlerinin Kalite Güvence incelemesi en az dört yilda bir yapilir. Bu süre, uygulamada duyulacak gereksinime göre, Avrupa Birliinin 8 nolu direktifine uyumlu olarak kisalabilir veya uzatilabilir. c) Kalite Güvence incelemesinin sonuçlari hakkinda bir rapor düzenlenir. d) Kalite Güvence sisteminin sonuçlari yillik dönemler itibariyle kamuya açiklanir. e) Kalite Güvence sistemi sonucunda eksiklikleri tespit edilen baimsiz denetim irketlerinin eksikliklerini makul bir sürede gidermeleri esastir. Baimsiz Denetim irketleri Bünyesindeki Kali-

33

· MESLEK YAZILAR

te Güvence Faaliyetleri Nasil Yürütülecektir ? Baimsiz Denetim irketleri veya baimsiz denetçiler Türkiye Denetim ve Güvence Standartlarina uygun bir ekilde iç kontrol sistemlerini kurarlar. ç kontrol sistemi, bir baimsiz denetim faaliyetinin tüm aamalarini ve bu faaliyet için harcanan insan gücü, ekipman vb tüm kaynaklarin niceliksel ve niteliksel yeterliliine ilikin bir kanaate ulailmasini salayacak ekilde tasarlanir. Baimsiz Denetim irketleri, Kalite Güvence Sistemini;

· MESLEK YAZILAR

a) ne, b) na,

Baimsiz denetimin mesleki temel ilkeleriTürkiye Denetim ve Güvence Standartlari-

c) Hazirlanan denetim raporlarinin doruyu ve gerçei yansittiinin tespitine, imkan salayacak bir yapida olutururlar. Baimsiz denetim irketleri en az bir yönetim kurulu üyesini Kalite Güvence Sisteminin planlanmasi, programlanmasi, yürütülmesi ve Kalite Güvence raporlarinin onaylanmasi süreçlerinde sistemin salikli ilemesi ve izlenmesi için görevlendirir. Bu yönetim kurulu üye veya üyeleri; baimsiz denetim kuruluunun kalite güvence sistemine ilikin standartlarini yazili hale getirerek, baimsiz denetim kuruluunun resmi internet sitesinde yayimlarlar. Görevli yönetim kurulu üye veya üyeleri, kalite güvence sistemine ilikin ulusal ve uluslararasi düzenleme ve gelimeleri izleyerek olasi deiiklikleri baimsiz denetim irketinin yazili hale getirilmi kalite güvence sisteminde deiiklikleri yaparak günceletirmesi ve yayimlanmasindan da sorumludurlar. Kalite güvence sisteminden sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri baimsiz denetim irketinin denetim faaliyetlerinin hiçbir aamasinda görev alamaz, münhasiran kalite güvence sisteminden sorumludurlar. Bünyesinde ka-

lite güvence faaliyetini gerçekletiremeyenler baka bir baimsiz denetim irketinden gerekli hizmetini satin alarak kalite güvence sistemini kurabilir ve inceletebilir. Kalite Güvence Sisteminde Diaridan Hizmet Alinmabilir mi? Baimsiz denetim irketleri denetim faaliyetleri için kendi bünyeleri içinde bir kalite güvence sistemini kuramamalari halinde, bu hizmeti diaridan satin alabilirler. Yeterli denetim kadrosuna sahip olmayan ve bünyesinde münhasiran "Kalite Güvence Sistemi ile görevlendirecek sayida yöneticisi bulunmayan baimsiz denetim kurululari kalite güvence sistemini bir baka baimsiz denetim kuruluuna, incelettirebilirler. Ancak, bu durum karilikli olarak (back to back) gerçekletirilemez. Kalite Güvence nceleme Uzmanlari Hangi Niteliklere Sahip Olmalidir ? "Kalite Güvence nceleme Uzmanlari" inceledikleri baimsiz denetim irketleri ile herhangi bir bai olmayan, "kalite güvence sistemi inceleme uzmanlii sertifikasi"na sahip baimsiz denetçilerdir. nceleme uzmanlari herhangi bir kan ve sihri yakinlii, ya da herhangi bir i ilikisi bulunan baimsiz denetim irketlerinin kalite güvence incelemesinde görev alamaz. "Kalite Güvence nceleme Uzmanlari", mesleki bilgi, finansal raporlama ve muhasebe standartlari ile denetim ve denetim standartlari konularinda yeterli deneyim ve bilgi birikimine sahip olmak zorundadirlar.

34

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

YER KRALARI, KAR PAYLARI VE TAHVL FAZLERNDE BEYAN VE VERG ÖDEME SINIRINA LKN ANALZ ÇALIMASI

I- GR Gelir Vergisi Kanunu'nun "Gelirin toplanmasi ve beyan" balikli 85'inci maddesi hükmüne göre; mükelleflerin, Gelir Vergisi Kanununun 2'nci maddesinde yazili kaynaklardan bir takvim yili içinde elde ettikleri kazanç ve iratlari için aksine hüküm bulunmadikça yillik beyanname vermeleri ve beyani gereken gelirlerini yillik beyannamede toplamalari gerekmektedir. Ancak ayni Kanunun "Toplama Yapilmayan Haller" balikli 86'nci maddesinde yazili kazanç ve iratlar için beyanname verilmeyecei, hatta dier gelirler için beyanname verilmesi halinde dahi bu gelirlerin beyannameye dâhil edilmeyecei hüküm altina alinmitir. Dier taraftan Gelir Vergisi Kanunu'nun "Vergi Tevkifatinin Mahsubu" balikli 121'inci maddesinde yer alan "Yillik beyannamede gösterilen gelire dâhil kazanç ve iratlardan bu kanuna göre kesilmi bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisi'nden mahsup edilir. Mahsubu yapilan miktar Gelir Vergisi'nden fazla olduu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebli tarihinden itibaren bir yil içinde müracaati üzerine kendisine red ve iade olunur." hükmü çerçevesinde kazanç ve iratlar üzerinden yapilan stopajlarin iadesinin ön koulu bu kazanç ve iratlarin yillik beyannamede vergiye tabi gelir içerisinde yer almi olmasidir. Dolayisiyla Gelir Vergisi Kanunu'nun "Toplama Yapilmayan Haller" balikli 86'nci maddesinde sayilan kazanç ve iratlar mükellefçe istenilse dahi beyannameye dâhil edilemeyecei için bu kazanç ve iratlar üzerinden yapilan stopajlarin iadesi de mümkün olamayacaktir. Bu yönüyle bazi kazanç ve irat türleri için beyanname verilmeyecek olmasi ilk bakita mükellef lehine bir düzenleme gibi algilansa da bu durum stopaj iadesi ihtimalini de ortadan kaldirdii için çou zaman mükellef aleyhine sonuç dourmaktadir. Bu yazimizda iyeri kira gelirleri, kurumlardan elde edilen kar paylari ve 01.01.2006 tarihinden

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

önce ihraç olunan devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu hükümleri bir arada deerlendirildiinde hangi tutara ulatiinda beyan edilecei, bu beyan neticesinde hangi tutara kadar stopaj iadesine hak kazanilacai hangi tutardan sonra ise vergi ödemesi doacaina ilikin analizlerimiz yer alacaktir. II- BEYANNAME VERLMEYEN HALLER Gelir Vergisi Kanunu'nun "Toplama Yapilmayan Haller" balikli 86'nci maddesinin konumuza ilikin 1/c bendi aaidaki gibidir. "Aaida belirtilen gelirler için yillik beyanname verilmez, dier gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dâhil edilmez. 1. Tam mükellefiyette; ...... c) Vergiye tâbi gelir toplaminin [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazili tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutari ( 2010 Yili için 22.000 TL) amamasi kouluyla, Türkiye'de tevkifata tâbi tutulmu olan; birden fazla iverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratlari ve gayrimenkul sermaye iratlari, ...... Bu hüküm çerçevesinde stopaja tabi tutulmu gayrimenkul sermaye iratlari, ( iyeri, tait kira gelirleri vb.) menkul sermaye iratlarindan geçici 67. madde kapsami diinda stopaja konu olan tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylari ile 01.01.2006 tarihinden önce ihraç olunan devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri 2010 yili için beyan siniri olan 22.000 TL'yi amadii takdirde beyan dii kalacak, bu tutarin aildii durumda ise tamami beyana konu edilecektir. Yazimizin izleyen bölümlerinde iyeri kira gelirleri, kurumlardan elde edilen kar paylari ve 01.01.2006 tarihinden önce ihraç olunan devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu hü35

· MESLEK YAZILAR

A. Murat YILDIZ SMMM YMM

kümleri bir arada deerlendirildiinde hangi tutara ulatiinda beyan edilecei, bu beyan neticesinde hangi tutara kadar stopaj iadesine hak kazanilacai hangi tutardan sonra ise vergi ödemesi doacaina ilikin açiklamalarimiza yer verilecektir. III- YER KRA GELRLERNDE 95.680 TL'YE KADAR BEYANDA LAVE VERG YOK Bilindii üzere Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/5. maddesi hükmü çerçevesinde gayrimenkulleri iyeri olarak kiralayan kii ve kurulular, kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapacaklardir. Yani iyerinin kiracilari, ödeyecekleri kira üzerinden vergi keseceklerdir. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fikrasinda sayilan kii ve kurulular kiraci sifatiyla yapmi olduklari iyeri kira ödemelerinin brüt tutari üzerinden %20 oraninda stopaj (tevkifat) yapmak zorundadirlar. Bu vergi kesintisi, gelecek aylara veya yillara ait olmak üzere pein ödenen kira bedeli üzerinden de yapilacaktir. Örnein; 3 aylik veya 2 yillik iyeri kirasi pein tahsil edildiinde, bu durumda pein tahsil edilen kiranin tamami vergi kesintisine tabi tutulacaktir. Ancak, gayrimenkulü kiralayan mükellef basit usulde vergiye tabi ise; kira ödemesi üzerinden her hangi bir vergi kesintisi yapilmaz. Bu durumda gayrimenkulden elde edilen kira geliri ikinci ekilde vergilendirilir. Yani yillik beyanname ile beyan edilir. Kiraya verilen gayrimenkulün hem mesken ve hem de iyeri olarak kullanilmasi halinde ise; kiralanan yerin tamami veya bir kismi iyeri olarak kullanildii sürece, kira bedelinin tamami vergi kesintisine tabi olacaktir. Dier taraftan Gelir Vergisi Kanunu'nun "Toplama Yapilmayan Haller" balikli 86'nci maddesinin 1/c bendi hükmüne göre; tam mükellefiyette vergiye tabi gelirin; sadece gayrisafi tutarlari toplami G.V.

K ' nun 103 üncü maddede yazili tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutari ( 2010 Yili için 22.000 TL ) amayan Türkiye'de tevkifata tâbi tutulmu olan gayrimenkul sermaye iratlarindan olumasi halinde beyanname verilmeyecek ya da dier gelirler nedeniyle beyanname verilse dahi bu gelirler beyannameye dâhil edilmeyecektir. Bu tutarin ailmasi halinde ise 25 Mart 2011 akamina kadar beyanname verilecek ve verilen beyanname üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden daha önce tevkif suretiyle kesilen vergiler mahsup edilecektir. Bir baka deyile, 2010 takvim yilinda elde edilen iyeri kira gelirlerinin brüt tutarinin 22.000 TL'yi amasi halinde, yillik beyanname verilecek, ancak bu durumda daha önce kesinti yoluyla ödenen vergiler beyanname üzerinden mahsup edilecektir. Bu çerçevede gerçek kiilerce elde edilen gelirin iyeri kirasindan ibaret olduu durumda aaida yer alan tablonun tetkikinden de görülecei üzere 22.000 TL'ye kadar hiç beyanda bulunulmayacak, elde edilen brüt kira tutarinin 22.001 TL - 95.680 TL arasinda olduu durumda ise beyanname verilmesine karin, ödenecek vergi domayacaktir. IV- KURUMLARDAN ELDE EDLEN KAR PAYLARININ BEYANINDA 239.200 TL'YE KADAR LAVE VERG YOK Gelir Vergisi Kanununun 22'nci maddesinin ikinci fikrasi ile Geçici 62. maddesinde yer alan istisnalar düüldükten sonra 2010 yili için belirlenmi olan 22.000.- TL'lik beyan sinirini aan ve aaida siralanan kurumlardan elde edilen kar paylari beyana tabi bulunmaktadir. 1. Her nevi hisse senetlerinin kar paylari, (Gelir Vergisi Kanunu Md.7 /1) 2. tirak hisselerinden doan kazançlar, Vergisi Kanunu Md.75/2)

(TL)

· MESLEK YAZILAR

(Gelir

2010 YILINDA ELDE EDLEN YER KRALARININ BEYANI VE VERGLENDRLMESNE LKN TABLO Yillik Kira Geliri (Brüt) 001-22.000 22.001 40.000 60.000 80.000 95.680 100.000 4.400,20 8.000 12.000 16.000 19.136 20.000 5.500,25 10.000 15.000 20.000 23.920 25.000 16.500,75 30.000 45.000 60.000 71.760 75.000 Gelir Vergisi Stopaji (% 20) Götürü Gider Gelir Vergisi Tutari Matrahi (% 25) ade Edilecek Vergi

Hesaplanan Vergi BEYAN YOK 2.860,15 6.120 10.170 15.020 19.136 20.270

Ödenecek Vergi

1.540,05 1.880 1.830 980 -

270

36

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

3. Kurumlarin idare meclisi bakan ve üyelerine verilen kar paylari.(GVK Md.75/3) Yukarida siraladiimiz, kurumlarca daitilan ve gerçek kiilerce elde edilen bu kar paylarinin tamami Gelir Vergisi Kanunu'nun 94-6/b-i maddesi çerçevesinde, daitim esnasinda vergi tevkifatina tabi tutulmaktadir. Dolayisiyla Gelir Vergisi Kanunu'nun "Toplama Yapilmayan Haller" balikli 86'nci maddesinin 1/c alt bendi gereince; gayri safi tutarinin 22.000.- TL'lik yillik beyanname verme sinirini ailmadii sürece bu gelir unsurunun beyan edilmeyecei açiktir. GVK'nin 22. maddesi uyarinca 2010 yili içinde elde edilen kar paylarinin yarisinin istisna olmasi nedeniyle kalan tutarin 22.000.- TL'yi amasi halinde beyanname verilmesi bir zorunluluktur. Beyanname verildii durumda kar paylari üzerinden yapilmi olan tevkifatlarin tamaminin mahsup edilmesi gerekmektedir. Gelir Vergisi Kanununun 01.01.2003 tarihinden itibaren yürürlüe giren 22'nci maddesinin ikinci fikrasinda; "Tam mükellef kurumlardan elde edilen, 75 inci maddenin ikinci fikrasinin (1), (2) ve (3) numarali bentlerinde yazili kâr paylarinin yarisi gelir vergisinden müstesnadir. stisna edilen tutar üzerinden 94 üncü madde uyarinca tevkifat yapilir ve tevkif edilen verginin tamami, kâr payinin yillik beyanname ile beyan edilmesi durumunda yillik beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir." hükmü bulunmaktadir. Bu hüküm çerçevesinde; · 2003 ve sonraki yillara ilikin karlarin daitimindan elde edilen kar paylarinin yarisi gelir vergisinden istisna olup, kalan yarisi, 2010 yili için beyan siniri olan 22.000 TL'yi aarsa beyan edilecek, bir baka deyile brüt 44.000 TL'ye kadar olan tutarlar beyan dii olacak, · Beyannamede hesaplanan ahsi gelir vergisinden kar daitan kurum bünyesinde %15 oraninda yapilan stopajin tamami mahsup edilecek, · Mahsuptan sonra kalan tutar olursa bu tutar, kar payini beyan eden mükellefe red ve iade olunacaktir. Bu açiklamalar çerçevesinde yukaridaki aamalar izlendiinde aaidaki tabloda yer alan hesaplamalardan da görülebilecei üzere 2010 yili içinde elde edilip beyana konu edilen 239.200 TL'ye kadar kar paylari için beyanname verilmesi durumunda stopaj iadesi doacak, bu tutari aan kar paylari üzerinden ise stopaj mahsubu ve istisna uygulamasi sonucunda aan kismin sadece % 2,5'u kadar bir vergi ödenmesi söz konusu olacaktir. Örnein: Bay A'nin ortai bulunduu ve tam mükellef bir kurum olan X Anonim irketi'nin 2008 yili karini daitmasi neticesinde 2010 yilinda sirasiyla brüt 100.000 TL, 239.200 TL veya 500.000 TL

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

tutarinda kar payi (temettü) elde ettii ve mükellefin bakaca geliri bulunmadii varsayildiinda mükellefin ödeyecei veya iade olunacak gelir vergisi aaidaki gibi olacaktir. (Elde edilen kar payi kurum bünyesinde %15 nispetinde stopaja tabi tutulmaktadir.)

Kar Payi stisna Tutari Gelir Vergisi Matrahi Hesaplanan Vergi Mahsup Edilecek Vergi Ödenecek/ade Edilecek GV

100.000 TL 50.000 TL (100.000 x ½) 50.000 TL 11.520 TL

239.200 TL 119.600. TL (239.200 x ½) 119.600 TL 35.880 TL

500.000 TL 250.000. TL (500.000 x ½) 250.000 TL

· MESLEK YAZILAR

81.520 TL (75.000) TL (500.000 x%15) 6.520.- TL ÖDENECEK

15.000 TL (35.880) TL (100.000 x%15 ) (239.200 x%15 ) 3.480 TL ADE 0.- TL

V- 1 OCAK 2006 TARHNDEN ÖNCE HRAÇ OLUNAN TAHVL FAZLERNDE 333.334 TL'YE KADAR BEYAN VE VERG YOK Bilindii üzere, 20.12.2006 tarih ve 26382 No'lu Resmi Gazete'de yayinlanan 260 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Teblii'nde Gelir Vergisi Kanununun 76 nci maddesinin 5281 sayili Kanunun 44 üncü maddesiyle kaldirilan ikinci fikrasinda, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fikrasinin 5, 6, 7, 12 ve 14 numarali bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarina (döviz cinsinden ihraç edilen menkul kiymetlerden elde edilenler hariç) fikrada belirtilen indirim oraninin uygulanmasi suretiyle bulunacak kismin, bu iratlarin beyani sirasinda indirim olarak dikkate alinacai belirtilmiti. Gelir Vergisi Kanununun indirim orani uygulamasina yönelik 76 nci maddesinin ikinci fikrasi 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayili Kanunla yürürlükten kaldirilmakla birlikte, anilan Kanunun Geçici 67 nci maddesinin 9 numarali fikrasi hükmü gereince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarindan elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alinacaindan, indirim orani uygulamasi ile ilgili olarak aaidaki açiklamalarin yapilmasinda yarar görülmütür. ndirim orani; Vergi Usul Kanununa göre o yil için tespit edilmi olan yeniden deerleme oraninin, ayni dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluan bileik ortalama faiz oranina bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2010 yili için tespit edilmi olan yeniden deerleme orani % 7,7'dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluan bileik ortalama faiz orani

37

ise % 8,24'dir. Buna göre, 2010 yili gelirlerine uygulanacak indirim orani (% 7,7 / % 8,24 =) % 93,4 olmaktadir. Bu kapsamda, 2010 takvim yilinda elde edilen menkul sermaye iratlarindan, 1/1/2006 tarihinden önce TL cinsinden ihraç edilmi olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fikrasinin 5 numarali bendinde sayilan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut daresi ve Özelletirme daresince çikarilan menkul kiymetler ve varlik kiralama irketleri tarafindan ihraç edilen kira sertifikalarindan salanan gelirler indirim orani uygulanmak suretiyle beyan edilecektir. Beyanname verme siniri olan 22.000 TL'nin hesabinda, indirim orani uygulanabilecek menkul sermaye iradi tutari, indirim orani uygulandiktan sonra kalan kisim itibariyle dikkate alinacaktir. Dövize, altina veya baka bir deere endeksli menkul kiymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kiymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarinin beyaninda indirim orani uygulanmayacaktir. Yine ticari iletmelere dâhil kazanç ve iratlar için indirim orani uygulanmasi söz konusu deildir. Dier taraftan 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmi olan Devlet Tahvillerinden elde edilen gelirler GVK'nun Geçici 67 nci maddesi kapsaminda stopaja tabi olmayip, ihraç olduu dönemde geçerli uygulama çerçevesinde % 0 oraninda stopaja tabi tutulmu kabul edilmekte, ayni Kanunun Geçici 59 uncu maddesinde yer alan istisna uygulamasi da 31/12/2007 tarihinde son bulduundan, 01/01/2008 tarihinden itibaren bu kiymetlerin faiz gelirleri ve elden çikarilmasi dolayisiyla elde edilen gelirler ile ilgili olarak indirim orani diinda herhangi bir istisna uygulanmamaktadir. Bu açiklamalar çerçevesinde 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmi olan Devlet Tahvillerinden elde edilen gelirlerin beyanina ilikin yol haritasi aaidaki gibi olacaktir. · Gelir Vergisi Kanununun indirim orani uygulamasina yönelik 76 nci maddesinin ikinci fikrasi hükmü çerçevesinde 01/01/2006 tarihinden önce TL cinsinden ihraç edilmi olan Devlet Tahvillerinden elde edilen faiz gelirlerinin öncelikle 2010 yili için % 93,4'lük kismi elde edilen irattan düülecek, · Kalan tutar 01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmi olan Devlet Tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri ihraç olduu dönemde geçerli uygulama çerçevesinde % 0 oraninda stopaja tabi tutulmu kabul edildiinden 2010 yili için beyan siniri olan 22.000 TL'yi aarsa beyan edilecek, bir baka deyile aaida hesaplandii üzere brüt 333.333 TL'ye kadar olan tutarlar beyan dii olacak, · Beyannamede hesaplanan ahsi gelir vergisinden bu gruba giren tahviller % 0 oraninda stopaja

38

tabi olduu için mahsup edilecek bir tutar olumayacak ve hesaplanan verginin tamami mükellefçe ödenecektir. Bu açiklamalarimiz çerçevesinde örnein; Aye hanimin sahibi bulunduu 21/11/2005 ihraç tarihli devlet tahvilinden 2010 yili içinde sirasiyla 300.000 TL, 333.334 TL veya 1.000.000 TL faiz geliri elde ettii ve mükellefin bakaca geliri bulunmadii varsayildiinda beyan durumu aaidaki gibi olacaktir

Devlet Tahvili Faizi* ndirim Oranina sabet Eden Tutar (% 93,4) Kalan Tutar Gelir Vergisi Matrahi Ödenecek Gel. Ver. 300.000 TL 280.200 TL 19.800 TL BEYAN YOK 333.334,00 TL 311.333,95 TL 22.000,05 TL 22.000,05 TL 3.960 TL 500.000 TL 467.000 TL 33.000 TL 33.000 TL 6.930 TL

· MESLEK YAZILAR

*01/01/2006 tarihinden önce ihraç edilmi olan Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarindan elde edilen gelirler GVK'nun Geçici 67 nci maddesi kapsaminda stopaja tabi olmayip, ihraç olduu dönemde geçerli uygulama çerçevesinde % 0 oraninda stopaja tabi tutulmu kabul edilmekte ayni Kanunun Geçici 59 uncu maddesinde yer alan istisna uygulamasi da 31/12/2007 tarihinde son bulduundan, 01/01/2008 tarihinden itibaren bu kiymetlerin faiz gelirleri ve elden çikarilmasi dolayisiyla elde edilen gelirler ile ilgili olarak istisna uygulanmamaktadir. Bu çerçevede Devlet tahvili faiz gelirine indirim orani (% 93,4) uygulandiktan sonra kalan tutar 22.000 TL'lik beyan sinirini aildiinda elde edilen devlet tahvili faiz geliri beyan edilecektir. I- SONUÇ Bu yazimizda iyeri kira gelirleri, kurumlardan elde edilen kar paylari ve 01.01.2006 tarihinden önce ihraç olunan devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu hükümleri bir arada deerlendirildiinde hangi tutara ulatiinda beyan edilecei, bu beyan neticesinde hangi tutara kadar stopaj iadesine hak kazanilacai hangi tutardan sonra ise vergi ödemesi doacaina ilikin analizlerimize yer verdik. Yaptiimiz analiz çalimalarinin neticesinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümleri bir arada deerlendirildiinde 2010 yili içinde elde edilen ve stopaj yoluyla vergilendirilmi bulunan iyeri kira gelirlerinde 95.680 TL'ye, kar paylarinda 239.200 TL'ye ve 2006 yilindan önce ihraç olunan devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirlerinde ise 333.333TL'ye kadar beyanname verildii durumda ilave gelir vergisi ödemesi domadii, hatta i yeri kira geliri ile kar paylarinda belirtilen tutarlarin altindaki gelirlerde mükellefin stopaj iadesine hak kazandii sonucuna varilmitir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ÇALINAN VEYA ZAY OLAN MALLARDA VERG UYGULAMASI

Cem ARSLAN Devlet Gelir Uzmani

1. GR Ticari kazanç mükellefleri ile kurumlarin kazançlarinin tespitinde esas itibariyle öz sermaye kiyaslamasi yapilir. Bilanço esasina göre ticari kazanç, öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve baindaki deerleri arasindaki olumlu farktir. letme hesabi esasinda ise, elde edilen hasilat ile giderler arasindaki fark vergiye matrah olur. Ticari hayatin içindeki finansal ve mali risklerin yaninda, yangin, sel, deprem, hirsizlik, üretilen ya da satin alinan mallarin bozulmasi, son kullanma tarihlerinin geçmesi ve benzeri durumlarla karilailmaktadir. Bu yazida, çeitli ekillerde deeri düen ya da yok olan emtia ile amortismana tabi iktisadi kiymetlerin vergi ve muhasebe yönünden deerlendirmesi yapilarak örneklerle açiklanacaktir. 2. LGL MEVZUAT Konu ile ilgili esas alinacak Kanun maddeleri aaidadir. a) KDV Kanununun 30. maddesine göre, aaidaki vergiler mükellefin vergiye tabi ilemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemez; - Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanliinin yangin sebebiyle mücbir sebep ilân ettii yerlerdeki yangin sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait KDV - Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ve Kurumlar Vergisi Kanununa (KVK) göre kazancin tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayisiyla ödenen KDV b) KVK'ya göre, safi kurum kazancinin tespitinde GVK'nin ticari kazanç hakkindaki hükümleri uygulanir. GVK'nin 38. maddesinde ise, ticari kazancin tespiti sirasinda, Vergi Usul Kanununun (VUK) deerlemeye ait hükümlerine uyulmasi gerektii belirtilmitir.

Buna göre, VUK kapsami diindaki deerleme ilemleri sonucu bulunan tutarlar, vergi matrahinin tespitinde gider olarak dikkate alinamaz. c) VUK'un: - 72-75. maddeleri arasinda, takdir komisyonlarinin kuruluu, görevleri ve yetkilerine ait hükümler yer alir. - 267. maddesinde, gerçek bedeli belli olmayan, bilinmeyen veya doru olarak tespit edilemeyen bir malin emsal bedelinin belirlenmesinde uygulanacak usuller, "Ortalama fiyat" ve "Maliyet bedeli" esaslari olarak ifade edilmi, bu esaslara göre tespit edilemeyen emsal bedelin ise, ilgililerin müracaati üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belirlenebilecei hüküm altina alinmitir. - 278. maddesine göre, yangin, deprem ve su basmasi gibi afetler yüzünden veya bozulmak, çürümek, kirilmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kiymetlerinde önemli bir azali olan emtia ile maliyetlerin hesaplanmasi mutad olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, dee ve iskartalar emsal bedeli ile deerlenir. - 317. maddesinde, tabii afetler yüzünden deerinde azalma olan amortismana tabi iktisadi kiymetlere, fevkalade ekonomik ve teknik amortisman uygulanabilecei belirtilmitir. 3. DEPREM, SEL VE YANGIN DOLAYISIYLA ZAY OLAN KIYMETLER Deprem, sel ve yangin sonucu hem emtialar hem de amortismana tabi iktisadi kiymetler zayi olabilmektedir. 3.1 Emtia Yangin, deprem ve su basmasi gibi doal afetler yüzünden kiymetlerinde önemli bir azalma olan emtia emsal bedeli ile deerlenir. Emsal bedelin tespitinde de ilgili Mahkemelerce tespit edilen ya

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

39

· MESLEK YAZILAR

da takdir komisyonunca takdir edilen tutarlar esas alinir. Buna göre, doal afetler dolayisiyla tamamen yok olan emtianin sahibi iletmenin, durumu mutlak suretle takdir komisyonu nezdinde tutanaa balatmasi ve emtianin maliyet bedelini dorudan gider hesaplarina yazmasi gerekir. Takdir komisyonuna bavurulmadan önce, mallarin zayi olmasina neden olan olayin itfaiye, polis veya benzeri makamlara tespit ettirilmesi ve tespit belgesi ile vergi dairesine bavurularak deer düüklüünün takdir komisyonu marifetiyle takdirinin talep edilmesi uygun olacaktir. Zayi olan mallara ilikin yüklenilen KDV'nin indirimi ilke olarak kabul edilmemekle birlikte; Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanliinin yangin sebebiyle mücbir sebep ilân ettii yerlerdeki yangin sonucu zayi olanlar mallara ait KDV'nin indirim hesaplarindan çikarilmasina gerek yoktur. Bu çerçevede, deprem, sel ve Maliye Bakanliinca mücbir sebep ilan edilen yerlerdeki yangin sonucu zayi olan mallara ilikin KDV açisindan herhangi bir düzeltme ilemi yapilmayacak, bunun diindaki yanginlarda veya dier ekillerde zayi olan mallara ait KDV ise indirim hesaplarindan çikarilarak gelir ve kurumlar vergileri açisindan gider yazilacaktir. Örnein; (X) A..'nin Kastamonu/nebolu'da bulunan deposunda yangin çikmi ve maliyet bedeli 100.000 TL, yüklenilen KDV'si ise 5.000 TL olan helva zayi olmutur. Bu durumda irket, önce takdir komisyonuna tespit yaptiracak ve malin maliyet bedelini (100.000 TL) gider yazacaktir. Öte yandan, bu yanginla ilgili Maliye Bakanliinca mücbir sebep ilan edilmedii için yüklenilen 5.000 TL KDV, beyannamenin "lave Edilecek KDV" satirina eklenecek ve bu tutar da kurumlar vergisi matrahinin tespitinde gider olarak dikkate alinacaktir. Yapilacak muhasebe kaydi ise aaidadir. ____________________/___/________ __________

689 DER O.DII GDER VE ZARARLAR 152 MAMULLER 391 HESAPLANAN KDV Yanan mallarin gider kaydi 105.000 100.000 5.000

tamamen yok olmasi nedeniyle "158. Stok Deer Düüklüü Hesabi"nin kullanilmasina gerek yoktur. Bir dier farkli durum ise, doal afetler sonucunda emtianin deerinin tümüyle yok olmamasi ve kalan deerin satilmasidir. Bu durumda, yine tespitin öncelikle takdir komisyonu eliyle yapilmasi gerekir. Yapilan tespit sonucunda bulunacak emsal bedeli ile mallarin maliyet bedeli arasindaki fark, matrahin tespitinde gider olarak yazilir. KDV uygulamasi açisindan ise; emtianin tamamen yok olmamasi, ancak deerinde önemli derecede düüklük meydana gelmesi halinde, malin zayi olmasina ilikin hükümler geçerli deildir. Bu durumda, mallarin zayi olmasi deil düük bedelle veya zararina satii söz konusu olacaindan, bu mallarin iktisabi dolayisiyla yüklenilen KDV indirim konusu yapilacaktir. Ayni ekilde, yangin sonucu tamamen yok olmayan mallarla ilgili de, zayi olan mallara ilikin hüküm uygulanmayacak ve düzeltme yapilmasina gerek kalmayacaktir. Örnein; (Y) A..'nin Kayseri/Tomarza'da bulunan deposunu sel basmi, depoda bulunan ve maliyeti 200.000 TL, yüklenilen KDV'si ise 10.000 TL olan pastirmalarin deeri, takdir komisyonunca 50.000 TL olarak belirlenmitir. Daha sonra ise bu mallar 75.000 TL'ye satilmitir. Bu durumda, KDV açisindan düzeltme yapilmasina gerek yoktur. Öte yandan, takdir komisyonu vasitasiyla tespit edilen emsal bedel (50.000 TL) ile malin maliyeti (200.000 TL) arasindaki fark (150.000 TL), matrahin tespitinde gider olarak yazilacaktir. ____________________/___/________ __________

157 DER STOKLAR 152 MAMULLER Sel sonucu kismen deeri düen mallarin dier stoklara alinmasi 200.000 200.000

· MESLEK YAZILAR

____________________/___/________ __________

654 KARILIK GDERLER 158 STOK DEER DÜ. KARILII Karilik ayrilmasi 150.000 150.000

____________________/___/________ __________

102 BANKALAR 600 YURTÇ SATILAR 391 HESAPLANAN KDV (%8) Deeri düen mallarin satii 81.000 75.000 6.000

____________________/___/________ __________ Örnekteki afetin, yangin yerine deprem olmasi durumunda ise KDV'nin indirim hesaplarindan çikarilmasina gerek kalmayacaktir. Ayrica, malin

40

____________________/___/________ __________

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

620 SATILAN MAMULLER MALYET 158 STOK DEER DÜ. KARILII 157 DER STOKLAR Deeri düen ve satilan mallarin maliyet kaydi

50.000 150.000 200.000

____________________/___/________ __________

654 KARILIK GDERLER 158 STOK DEER DÜ. KARILII Karilik ayrilmasi 300.000 300.000

____________________/___/________ __________ - Selden zarar gören mallarin emsal deeri ile maliyet bedeli arasinda 150.000 TL fark bulunmu ve karilik ayrilmi, - Mallarin satilmasi sonucunda gelir tablosu hesaplarina göre, 125.000 TL gider yazilarak ilem sonuçlandirilmitir. - KDV konusunda ise düzeltme yapilmasina gerek kalmamitir. - Bu örnekteki afetin yangin olmasi durumunda da ayni ekilde ilem tesis edilecektir. Tümüyle varlii ortadan kaybolmayan mallarda, KDV'nin zayi mallara ilikin hükmü uygulanmamaktadir. Peki, iletmenin deprem, sel ve yangin suretiyle deeri düen mallara ilikin sigorta irketinden tazminat almasi durumunda nasil ilem tesis edilir? VUK'un 330. maddesinde; emtia, zirai mahsul ve hayvan kiymetlerinde meydana gelen zayiat dolayisiyla alinan sigorta tazminatlarinin, bunlarin deerinden fazla olmasi halinde, fazlaliin kâra alinacai hükmü yer alir. Örnein; (Z) A..'nin Sivas/Divrii'de bulunan deposunda yangin çikmi ve maliyeti 500.000 TL, yüklenilen KDV'si 75.000 TL olan beyaz eyalar zarar görmütür. Takdir komisyonuna yaptirilan deerleme ilemi sonucu mallarin deerinin 200.000 TL'ye dütüü tespit edilmitir. irket deposunun sigortali olmasi neticesinde, eksperler tarafindan yapilan tespite göre irkete 350.000 TL tazminat ödemesi yapilmitir. Bu durumda, KDV açisindan düzeltme yapilmasina gerek yoktur. Takdir komisyonu vasitasiyla tespit edilen emsal bedel (200.000 TL) ile malin maliyeti (500.000 TL) arasindaki fark (300.000 TL), gider olarak deerlendirilecektir. Dier taraftan, beyaz eyalarla ilgili alinan tazminat sonucunda ise 350.000 TL gelir oluacak ve bu tutar da gelir hesaplarina yazilacaktir. ____________________/___/________ __________

157 DER STOKLAR 153 TCAR MALLAR Yangin sonucu kismen deeri düen mallarin dier stoklara alinmasi 500.000 500.000

____________________/___/________ __________

102 BANKALAR 644 KONUSU KALMAYAN KAR. 679 DER O. DII GELR VE KÂRLAR Alinan tazminatin ve belirlenen zarar tutarinin arasindaki farkin kâra alinmasi

· MESLEK YAZILAR

350.000 300.000 50.000

____________________/___/________ __________ Bu ilem sonucunda irket, 300.000 TL maliyet bedeli olan emtiasini kaybetmi ve kariliinda 350.000 TL tazminatin kasasina girmesi sonucu 50.000 TL kazançli duruma gelmitir. Tazminatin 250.000 TL olmasi durumunda ise son kayit öyle olacaktir. ____________________/___/________ __________

102 BANKALAR 644 KONUSU KALMAYAN KAR. Alinan tazminat sonucunda karilik hesabinin kapatilmasi 250.000 250.000

____________________/___/________ __________ Emtialarla ilgili olarak yenileme fonu veya benzeri bir uygulama bulunmamaktadir. Sigorta irketinden alinan tazminatlara ilikin fatura düzenlense dahi bu ilem KDV'ye tabi deildir. 3.2 Amortismana tabi iktisadi kiymetler VUK'un 317. maddesine göre; Yangin, deprem, su basmasi gibi afetler neticesinde deerini tamamen veya kismen kaybeden amortismana tabi iktisadi kiymetlerde, mükelleflerin müracaatlari üzerine, Maliye Bakanliinca her iletme için iin mahiyetine göre ayri ayri belli edilen "Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri" uygulanir. Buna göre, doal afetler neticesinde amortismana tabi iktisadi kiymeti zarar gören bir irketin öncelikle ilgili makamlara hasarini tespit ettirmesi, Gelir daresi Bakanliina müracaatta bulunmasi ve alinacak olumlu yazi çerçevesinde zarar gören iktisadi kiymetin deerini fevkalade amortisman yoluyla itfa etmesi gerekir. Doal afetler diindaki nedenlerle zayi olma durumunda fevkalade amortisman uygulamasi yapilmaz. Ayrica, amortismana tabi iktisadi kiymetlerle ilgili olarak, KDV'nin zayi olan mallara ilikin

41

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

hükmü geçerli olacak ve bir önceki bölümdeki açiklamalarimiz çerçevesinde ilem yapilacaktir. Örnein; (X) A.., 200.000 TL maliyeti olan bir makine almi ve iletmede çikan yangin sonucu makine kullanilamaz hale gelmitir. Gelir daresi Bakanliina yapilan bavuru sonucunda, makinenin maliyetinin %100'ünün fevkalade amortisman yoluyla itfa edilebilmesine ilikin yazi alinmi ve makinenin maliyeti tek seferde amortisman yoluyla gider yazilmitir. Makinenin yanmasindan önce ayrilmi olan amortisman tutari 40.000, yüklenilen KDV'si 30.000 TL'dir. Bu durumda; ____________________/___/________ __________

770 GENEL YÖNETM GDERLER 257 BRKM AMORTSMANLAR 391 HESAPLANAN KDV Makineye fevkalade amortisman ayrilmasi 190.000 160.000 30.000

iktisap ettii cihaz, fabrikada çikan yangin sonucu kullanilamaz duruma gelmi, bu ilemden bir süre sonra sigorta irketi 250.000 TL tazminat ödemitir. Gelir daresi Bakanliina yapilan bavuru sonucunda makinenin kalan bedelinin tek seferde fevkalade amortisman yoluyla itfa edilmesine ilikin yazi alinmitir. Cihazin birikmi amortismani 120.000 TL, yüklenilen KDV'si ise 40.000 TL'dir. ____________________/___/________ __________

730 GENEL ÜRETM GDERLER 257 BRKM AMORTSMANLAR 391 HESAPLANAN KDV Makineye fevkalade amortisman ayrilmasi 220.000 180.000 40.000

· MESLEK YAZILAR

____________________/___/________ __________

____________________/___/________ __________

102 BANKALAR 679 DER O.DII GELR E KÂRLAR 549 ÖZEL FONLAR Alinan tazminatin gelir kaydi, gelir fazlasinin ise yenileme fonuna alinmasi 250.000 220.000 30.000

____________________/___/________ __________ kaydi yapilacak, yüklenilen KDV beyannamenin "lave Edilecek KDV" satirina yazilacak ve makinenin daha önce ayrilmi amortismanlardan sonra kalan bedeli ile yüklenilen KDV'si gider hesaplarina atilacaktir. VUK'un 329. maddesine göre; Yangin, deprem, sel ve su basmasi gibi afetler yüzünden tamamen veya kismen ziyaa urayan amortismana tabi iktisadi kiymetler için alinan sigorta tazminati, iktisadi kiymetin deerinden fazla veya eksik ise, aradaki fark, kâr veya zarar hesabina geçirilir. Alinan sigorta tazminati ile ziyaa urayan kiymetlerin yenilenmesi zaruri bulunur veya bu hususta bir karar alinirsa, gelire atilmasi gereken tazminat fazlasi, yenileme giderlerini karilamak üzere pasifte geçici bir hesapta en fazla üç yil süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanilmami olan tazminat farklari kâra ilave edilir. Üç yildan önce iin terki, devri veya iletmenin tasfiyesi halinde bu tazminat fazlasi o yilin matrahina eklenir. Yukaridaki ekilde yeni deerlerin aliminda kullanilan tazminat fazlasi, yeni deerler üzerinden ayrilacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandiktan sonra itfa edilmemi olarak kalan deerlerin amortismanina devam olunur. Örnein; (Y) A..'nin 300.000 TL bedelle

42

____________________/___/________ __________ Bu cihazin yerine, 400.000 TL bedelle yeni bir cihaz alinmi ve iletmede kullanilmaya balanmitir. Bu cihazla ilgili yapilacak amortisman kaydi aaidaki ekilde olacaktir. ____________________/___/________ __________

730 GENEL ÜRETM GDERLER 549 ÖZEL FONLAR 257 BRKM AMORTSMANLAR Yeni alinan makinenin ilk yil amortisman kaydi 50.000 30.000 80.000

____________________/___/________ __________ Sigortadan alinan tazminatla zararini karilayan irketlerin fevkalade amortisman ayirmasina gerek yoktur. Bu nedenle, yukaridaki muhasebe ilemleri yerine tazminat sürecinin beklenmesi ve bunun sonucuna göre ilem tesis edilmesi daha efektif olacaktir. Kismen deerini kaybeden mallarda ise KDV yönünden düzeltme yapilmasina gerek kalmayacaktir. 4. ÇALINAN MALLAR Ticari faaliyetin idaresi ve devami amaciyla yapilan giderler vergi matrahinin tespitinde dikkate alinir. Bunun diinda, sermayede meydana gelen eksilmeler ise matrahtan düBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ülemez. Örnein, sermaye azaltimi yapilmasi veya sermayenin bir parçasi olan mallarin çalinmasi gibi durumlarda, söz konusu tutarlarin "mali bilançoyla" ilikilendirilmesi mümkün deildir. Yukarida, doal afetler sonucu kiymeti düen emtianin deerlemesi ve amortismana tabi iktisadi kiymetler için fevkalade amortisman ayrilmasina ilikin açiklamalar yapilmitir. Öte yandan, çalinan veya kaybolan iktisadi kiymet bedellerinin matrahtan indirilebilmesine ilikin ise herhangi bir hüküm yoktur. Mallari çalinan bir iletmenin bu ürünlere ait KDV'yi indirim konusu yapmasi ve mallarin deerini gider olarak matrahin tespitinde dikkate almasi mümkün deildir. Buna göre, çalinan mallar dolayisiyla yüklenilen KDV'nin indirim hesaplarindan çikarilmasi ve KDV beyannamesinde "lave Edilecek KDV" satirina yazilmasi gerekir. Ayrica hem yüklenilen KDV tutarinin hem de emtianin maliyet bedelinin KKEG olarak kurumlar vergisi beyannamesine yazilmasi gerekecektir. Örnein; (Z) Limited irketinin anliurfa'da bulunan deposundaki maliyet bedeli 50.000 TL, yüklenilen KDV'si ise 3.000 TL olan baharatlari çalinmitir. Bu durumda; ____________________/___/________ __________

689 DER O.DII GDER VE ZARARLAR 01. KKEG 53.000 152 MAMULLER 391 HESAPLANAN KDV Çalinan mallarin gider kaydi 53.000 50.000 3.000

____________________/___/________ __________

102 BANKALAR 152 MAMULLER 391 HESAPLANAN KDV 679 DER O.DII GELR VE KÂRLAR Alinan tazminatin kaydi 70.000 50.000 3.000 17.000

____________________/___/________ __________ kaydi yapilacaktir. Böylece, çalinan malin bedeli ve yüklenilen KDV indirim konusu yapilamayacak, bunun yaninda alinan tazminat bedelinin fazlasi ise gelir hesaplarina atilarak vergilendirilecektir. Çalinan mallarin bedeli gider yazilamadii için takdir komisyonunca herhangi bir tespit yapilmasina gerek yoktur. Öte yandan, çalinan mallarin polis kayitlari ile tevsik edilmemesi durumunda, ileride yapilacak bir inceleme sonucunda bu mallar satilan emtia olarak deerlendirilecek ve hem kurumlar hem de KDV yönünden tarhiyat yapilabilecektir. Bu nedenle, mallari çalinan iletmelerin mutlak surette durumu polis raporuna balatmalari menfaatlerine olacaktir. Amortismana tabi iktisadi kiymetlerin çalinmasi veya kaybolmasi durumunda fevkalade amortisman uygulamasi yapilamaz. Ayrica bu kiymetlerin çalindii tarihten itibaren normal amortismana konu edilmeleri de mümkün deildir. Örnein; letmenin aktifine kayitli 100.000 TL maliyet bedeli, 40.000 TL birikmi amortismani ve 15.000 TL yüklenilen KDV'si bulunan bir makinenin çalinmasi durumunda; - Yüklenilen 15.000 TL KDV indirim hesaplarindan çikarilarak beyannamede "lave Edilecek KDV" satirina eklenecek, - Yüklenilen 15.000 TL KDV ve makinenin net deeri olan 60.000 TL, KKEG olarak dikkate alinacaktir. Sigortadan tazminat alinmasi durumunda ise emtialarda olduu gibi tazminat fazlasinin gelir yazilmasi gerekir. Yenileme fonu uygulamasi çalinan iktisadi kiymetler için geçerli deildir. 5. KULLANIM SÜRES GEÇEN VEYA KULLANILAMAYACAK HALE GELEN MALLAR Kullanim süresi geçen veya kullanilamayacak hale gelen mallarin iktisabinda yüklenilen KDV indirim konusu yapilamaz. Ayrica, bu mallarla ilgili takdir komisyonu tarafindan bir tespit yapilmasi durumunda, mallarin deeri ve indirim hesaplarindan çikarilan KDV, kurumlar vergisi matrahinin tespitinde dikkate alinir.

43

____________________/___/________ __________ kaydi yapilacak, 3.000 TL KDV tutari beyannamenin "lave Edilecek KDV" satirina eklenecektir. Çalinan mallarla ilgili sigorta irketinden tazminat alinmasi durumunda ise VUK'un 330. maddesi geçerli olacak, malin maliyet bedelini aan tazminat miktari kâra yazilacak; malin deerinden düük tazminatlarda ise, tazminat tutari ile malin maliyeti arasindaki miktar KKEG olarak deerlendirilecektir. Örnein; Bir önceki örnekte yer alan irketin, çalinan mallari dolayisiyla 70.000 TL tazminat kazanmasi durumunda yukaridaki muhasebe hesabi yerine

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· MESLEK YAZILAR

Son kullanim tarihi geçmi veya bozuk olan tibbi malzemelerin insan saliina zararli olabilecei ve takdir komisyonunca belli bir zamanda takdirinin mümkün olamayacai hususlari göz önüne alinarak, bu mallarin ilgili Bakanlik yetkililerinin de yer aldii bir komisyon nezdinde tutanakla tespit edilerek imha edilmesi ve istenildiinde bu tutanaklarin ibrazi artiyla defter kayitlarina intikali mümkündür. Dolayisiyla, ilgili komisyon nezdinde imha edilecek söz konusu mallarin VUK'un 267. maddesi uyarinca belirlenecek emsal bedeli ile maliyet bedeli arasindaki fark, matrahin tespitinde gider olarak dikkate alinir. Bu çerçevede; - malatta kullanilmak için alinan ancak imalata girmeden eskime, bozulma, çürüme, çatlama vb. nedenlerle kullanilamaz hale gelen ve bu nedenle imalatta veya ambalajlamada kullanilabilme vasfini yitiren hammadde ve malzeme, - Son kullanma tarihinin geçmesi, çeitli kimyasallar içerdiinin tespit edilmesi gibi nedenlerle kanunen tekrar satilmasi mümkün olmayan ve imha edilen bisküvi, çikolata, konserve gibi gida ürünleri, - Salik Bakanliinca kullaniminin yasaklanmasi nedeniyle imha edilen ilaçlar ile kullanim süresi içinde formül hatasi bulunan, miadinin dolmasi veya hasar görmesi nedeniyle kullanilamaz hale gelmi, üretimden kalkmi, insan saliini tehdit eden ilaçlar, - Hatali dikim, renk farklilii, leke ve benzeri nedenlerle ya da irket politikasi gerei satii mümkün olmadiindan imha edilen mallar, - Kullanim ömrünü tamamladii için imha edilen araç lastikleri için yüklenilen KDV indirim konusu yapilamayacak; takdir komisyonu veya bazi mallar için ilgili ihtisas komisyonu nezdinde yapilan tespitlere göre bulunacak emsal bedel ile maliyet bedeli arasindaki fark ile bu mallar dolayisiyla yüklenilen KDV gider olarak dikkate alinacaktir. Örnein; laç üretimi ve satii ile uraan (X) A..'nin Diyarbakir'daki deposunda bulunan maliyet bedeli 500.000 TL, yüklenilen KDV'si 50.000 TL olan tibbi ürünlerin, formül hatasi nedeniyle imha edilmesine karar verilmi ve Salik Bakanlii yetkililerince oluturulan komisyon nezdinde imha gerçekletirilmitir.

44

____________________/___/________ __________

689 DER O.DII GDER VE ZARARLAR 152 MAMULLER 391 HESAPLANAN KDV mha edilen mallarin kaydi 550.000 500.000 50.000

_______________ ____/___/________ __________ Böylece, yüklenilen KDV beyannamenin "lave Edilecek KDV" satirina yazilmi, indirim hesaplarindan çikarilmi ve malin maliyeti ile birlikte gider olarak dikkate alinmitir. 6. MALLARIN DEERNN DÜMES SONUCU MEYDANA GELEN KAYIPLAR Malin tamamen yok olmamasi, ancak deerinde önemli derecede düüklük meydana gelmesi halinde malin zayi olmasi hükümleri geçerli deildir. Bu durumda mallarin zayi olmasi deil düük bedelle veya zararina satii söz konusu olacaindan, bu mallarin iktisabi dolayisiyla yüklenilen KDV indirim konusu yapilacaktir. Örnein; - Üretim esnasinda renginde problem olan giyeceklerin, - Yangin sonucu tamamen yok olmayan ve ekonomik deeri olan yedek parça ve malzemelerin, daha düük bir fiyatla satilmasi halinde bunlar nedeniyle yüklenilen KDV'nin tamami indirime konu edilir. Ayrica takdir komisyonunca tespit yapilmasi durumunda, mallarin maliyet bedeli ile takdir komisyonunca belirlenecek emsal bedel arasindaki fark matrahin tespitinde dikkate alinir. Örnein; Üretim bandinda yapilan diki hatasi sonucu maliyet bedeli 100.000 TL, yüklenilen KDV'si 10.000 TL olan gömleklerin deeri, takdir komisyonunca yapilan tespit sonucu 30.000 TL'ye dümü ve bu mallar 40.000 TL'ye satilmitir. Bu durumda KDV ile ilgili herhangi bir ilem yapilmasina gerek kalmayacak ve ____________________/___/________ __________

157 DER STOKLAR 152 MAMULLER Deeri düen mallarin dier stoklara alinmasi 100.000 100.000

· MESLEK YAZILAR

____________________/___/________ __________

654 KARILIK GDERLER 158 STOK DEER DÜ. KARILII Karilik ayrilmasi 70.000 70.000

____________________/___/________ __________

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

102 BANKALAR 600 YURTÇ SATILAR 391 HESAPLANAN KDV Deeri düen malin satii

43.200 40.000 3.200

____________________/___/________ __________

620 SATILAN MAMULLER MALYET 158 STOK DEER DÜ. KARILII 157 DER STOKLAR Deeri düen ve satilan mallarin maliyet kaydi 30.000 70.000 100.000

cesinde iktisadi kiymetlerinde önemli bir azali olan emtia ile maliyetlerin hesaplanmasi mutat olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, dese ve iskartalarin emsal bedeli ile deerlenecei belirtilmitir. Buna göre, stok, nakil ve sati aamalarinda kirilma, bozulma, yipranma gibi nedenlerle iktisadi kiymetlerinde önemli bir azali olan emtianin takdir komisyonunca takdir edilen emsal bedeli ile emtianin kayitli deeri arasindaki fark, gider olarak dikkate alinacaktir. Örnein; Kozmetik sektörü ile ilgili ticari mallarin stok, nakil ve sati aamalarinda kirilma ve bozulma gibi nedenlerle fire niteliinde kayiplara uramasi ve bu kayiplarin Ticaret Odasi tarafindan belirlenen fire oranini amamasi durumunda; bu mallarin maliyet bedeli gider olarak dikkate alinacaktir. KDV açisindan ise düzeltme yapilmasina gerek yoktur. Öte yandan, bu zararlarin fiilen olumamasi durumunda, ilgili kurulu tarafindan belirlenen fire oraninin dorudan dikkate alinarak gider kaydi yapilmasi mümkün deildir. 8. DOAL AFETLER SONUCU VERG BORCUNUN BR KISMININ SLNMES VUK'un 115. maddesinde; - Yangin, yer sarsintisi, yer kaymasi, su basmasi, kuraklik, don, muzir hayvan ve haarat istilasi ve bunlara benzer afetler yüzünden, varliklarinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdii gelir kaynaklari ile ilgili bulunan vergi borçlari ve vergi cezalari, - Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararin tahakkuk ettii hasat ve devirme zamanina tesadüf eden yila ait olarak tahakkuk ettirilen emlak vergisi borçlari ve vergi cezalarinin Maliye Bakanliinca zararla orantili olmak üzere, kismen veya tamamen terkin olunacai belirtilmitir. Bu maddenin düzenlenmesindeki amaç, doal afetler nedeniyle güç duruma düen mükelleflerin ekonomik yaam içerisindeki faaliyetlerinin sürekliliini salamaktir. Terkin, idarenin tek tarafli ilemiyle kamu alacaindan vazgeçmesi anlamina gelmekte ve terkin ilemiyle de kamu alacai ortadan kalkmaktadir. Ayrica, terkin olunan bu vergiler matrahin tespitinde gelir olarak dikkate alinmayacaktir.

45

· MESLEK YAZILAR

____________________/___/________ __________ kaydi ile birlikte 60.000 TL zarar tutari giderletirilmi olacaktir. 7. FRE SONUCU MEYDANA GELEN KAYIPLAR Fire, bir malin imalat sürecinde veya tüketiciye arzina kadar kendi doal akii içinde uradii fiziksel kayip olarak tanimlandiindan, imalat sirasinda veya sonrasinda meydana gelen fireler zayi olan mal kapsaminda deerlendirilmez. Bu durumda, daha önce indirim konusu yapilan KDV'nin de düzeltilmesine gerek yoktur. Ancak, yasal düzenleme veya ilgili mesleki kurulular tarafindan belirlenen fire miktarini aan kayiplara ilikin giderler, kazancin tespitinde indirim olarak kabul edilmediinden, bu giderler dolayisiyla yüklenilen KDV'nin de indirimi mümkün deildir. Örnein; - Akaryakitin depolanmasi sirasinda ortaya çikan ve ilgili kurulular tarafindan belirlenen oranlar dahilindeki kayiplar, - Balik çiftliklerinde balik üretimi esnasinda pazarlama aamasina ulaincaya kadar geçen süreçte, balik üretim ve besleme firesi olarak oluan balik ölümleri, - Tavuk çiftliklerinde üretimin doal sonucu oluan kayiplar, - Hazir giyim eyasi dikiminde veya ayakkabi yapiminda üretim sürecindeki kesme, biçme, dikme gibi ilemlerin doal sonucu olarak ortaya çikan kayiplar fire olarak deerlendirilecek ve bunlara ilikin yüklenilen KDV indirim konusu yapilacaktir. Dier taraftan, mesleki kurulular tarafindan belirlenen fire miktarini amayan tutar gider olarak yazilacak, bu miktardan fazlasi ise KKEG olarak dikkate alinacaktir. VUK'un 278. maddesinde; Bozulmak, çürümek, kirilmak, çatlamak, paslanmak gibi haller netiBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

BELGESZ GDERLERN NDRM KONUSU YAPILMASI

Ebru KILKI Serbest Muhasebeci Mali Müavir

· MESLEK YAZILAR

Mükelleflerin bir kisim giderlerini belgeleyemedikleri sik karilailan sorunlardan biridir. Gerçekte bir gider söz konusudur; ancak bu gidere ilikin ya belge oluturulamamitir, ya da verilen belge Vergi Usul Kanunu'nda sayilan ispat edici belgelerden deildir. Bu tür karilailan problemler yazimizin konusunu oluturmaktadir. 213 sayili Vergi Usul Kanunu'na göre defter ve kayitlara ilenen giderlerin geçerli olmasi belgeye dayandirilmalarina balidir. lgili kanunun 227. maddesine göre `'Bu kanunda aksine hüküm olmadikça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü ahislarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayitlarin tevsiki mecburidir.'' denilmektedir. Bu maddeden anlailacai üzere gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin üçüncü ahislarla olan mal ve hizmet alimlarini ispat etmeleri için bu alimlarini belgeye dayandirmalari zorunludur. Bu belgeler Vergi Usul Kanunu'nun 232. ve takip eden maddelerinde Fatura, Perakende Sati Vesikasi, Serbest Meslek Makbuzu, Gider Pusulasi, Müstahsil Makbuzu ve dier belgeler olarak belirtilmitir. Mal ve hizmet alimlari bu belgelere dayandirilmadii takdirde bu alimlar maliyete veya gidere aktarilamayacak, geçersiz sayilacaktir. Tevsiki (Belgelendirilmesi) Zaruri Olmayan Kayitlar 213 sayili Vergi Usul Kanunu'nun 228.maddesinde belge aranmaksizin gider yazilabilecek harcamalara yer verilmitir. 1. Örfe ve teamüle göre belgeye dayandirilmasi mutat (aliilmi) olmayan müteferrik (çeitli, baka baka) giderlerin, 2. Belgesinin salanmasina olanak bulunmayan giderlerin, 3. Vergi kanunlarina göre götürü olarak tespit edilen giderlerin, herhangi bir belgeye gerek olmaksizin gider yazilabilecei belirtilmektedir. 1 ve 2 numarali fikralarda yazili giderlerin gerçek miktarlari üzerinden kayitlara geçirilmesi ve miktarlarinin iin geniliine ve mahiyetine uygun bulunmasi

46

arttir. 1. Örfe ve teamüle göre belgeye dayandirilmasi mutat (aliilmi) olmayan müteferrik (çeitli, baka baka) giderler: Örf ve teamüle göre belgeye dayandirilmasi mutat (aliilmi) olmayan giderlere örnek olarak bahi ve hammaliye ücretleri gösterilebilir. Bu ödemeler için kari taraftan bir belge alinmasi söz konusu deildir; ancak bu giderlerin geçerli olabilmesi için makul miktarda olmasi, belli bir siniri amamasi gerekir. Örf ve teamüle göre bir vesikaya balanamayan giderler iin geniliine ve mahiyetine uygun olmasi gerekmektedir. Kural olarak bir giderin safi kazancin tespitinde indirim konusu yapilabilmesi için söz konusu giderin elde edilen kazançla dorudan ilikili olmasi gerekmektedir. Danitay 3.Dairesi, 12.11.1991 tarihli E.1989/2390 K.1991/2887 sayili kararinda "dahili ticaret, ithalat ve ihracat ii ile itigal eden davacinin 1985 takvim yilina ilikin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda bulunan matrah farki üzerinden ikmalen ve re'sen salinan gelir vergisi ile kesilen kaçakçilik ve özel usulsüzlük cezalarina kari açilan davada, belgesiz gider yazilan 478.850.-liranin 59.950.-lirasinin iletmede çalimakta iken ölen içinin cenaze giderlerine ilikin bulunduu anlaildiindan, örf ve teamüle göre cenaze giderlerinin vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmadiindan bu giderlerin belgesiz olarak kayitlara intikal ettirilmesinde kanuna aykirilik görülmedii" hususunu hükme balamitir. 2. Belgesinin salanmasina olanak bulunmayan giderler: Dolmu, vapur ücretleri, jeton, posta pulu giderleri vs., bu giderler için en iyi örneklerdir. Bu giderlerin geçerli olmasi için tutarlarinin iin hacmine ve mahiyetine uygun olmasi gerekir. Örnein ulaimlarini toplu taima araçlariyla gerçekletiren 50 tane sati elemani olan medikal bir firma ile, 5 tane sati elemani olan medikal bir firmanin belgesiz ulaim giderleri elbette

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ki birbirinden oldukça farkli olacaktir. Önemli olan bu giderlerin gerçei yansitmasidir. Belgesinin salanmasina olanak bulunmayan giderler için masraf listesi hazirlanmali, bu harcamalarin ne amaçla yapildii belirtilmeli ve irket yetkililerince imza altina alinmalidir. Maliye Bakanlii'nin 06.12.2006 tarih ve B.07.1.GB.0.01.54/5429-798 /95561 sayili özelgesinde noterlik ilemlerinde yapilan ilemin postayi gerektirmesi durumunda müteriden posta parasi ile birlikte katma deer vergisi tahsil edildii durumda posta masraflari nedeniyle ödenen katma deer vergisinin indirim konusu yapilip yapilamayacai hususunda bilgi verilmektedir. Buna göre, 213 sayili V.U.K'nun 228.maddesine göre posta hizmetleri için ödenen bedeller kariliinda vesika temin edilememesi halinde, bu bedellerin gerçek miktari üzerinden kayitlara geçirilmesi ve miktarlarinin iin genilii ile mahiyetine uygun bulunmasi gerektii belirtilmektedir. Bu itibarla, yapilan posta masraflarinin faaliyetleri ile ilgili olmasi ve yukaridaki arti taimasi kaydiyla posta hizmetleri kariliinda yapilan harcamanin belgelendirilmesi için vergi mükellefi veya yetkilileri tarafindan imzalanmak ve iletme veya firma kaesi basilmak suretiyle bir bordronun düzenlenmesi ve postaya verilen evrakin niteliinin söz konusu bordroya yazilmasi halinde posta hizmeti için yapilan harcamalarin tevsikinde yeterli bir belge olarak kabul edilecei ve her türlü posta masraflari nedeniyle düzenlenen bordroda yer alan bedel içerisindeki katma deer vergisinin 11/F ve 22 Seri No'lu Katma Deer Vergisi Genel Teblilerinde belirtilen esaslar çerçevesinde iç yüzde orani uygulanmak suretiyle indirim konusu yapilabilecei belirtilmitir. 3. Vergi kanunlarina göre götürü olarak tespit edilen giderler: 193 sayili Gelir Vergisi Kanunu'nun Ticari Kazanca ilikin "ndirilecek Giderler" balikli 40. maddesinin 1 numarali bendine "4108 sayili Kanunla eklenen hükümle ihracat, yurt diinda inaat, onarma, montaj ve taimacilik faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazili giderlere ilave ten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hasilatin binde beini amamak artiyla yurt diindaki bu ilerle ilgili giderlerine karilik olmak üzere götürü olarak hesapladiklari giderleri de indirebilirler." denilmitir. (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Danitay 4.Dairesi, 17.03.1999 tarihli E.1998/594K.1999/1152 sayili kararinda; Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1 numarali bendinin gerekçesinde "ihracat ve yurt dii taimacilik faaliyetinde bulunan mükellefler ile yurt diinda inaat ileri yapan müteahhitler, yabanci ülkelerde yaptiklari bazi harcamalari belgeleyemediklerinden, bunlari gider olarak göstermeleri mümkün olmamaktadir. Yurt diinda i yapan bu mükelleflerin belgeleyemedikleri harcamalarina karilik olmak

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

üzere, hasilatlarinin binde beini, tevsik edici belge aranmaksizin ilave gider yazma imkani getirilmektedir. Böylece bu mükelleflerin gerçek kazançlarinin vergilendirilmesine imkan salanmaktadir." biçiminde açiklama getirmitir. 5520 sayili Kurumlar vergisi kanununun 6/ 2. Maddesinde : "Safi kurum kazancinin tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkindaki hükümleri uygulanir denilmektedir" denilmektedir. Bu nedenle GVK nun 40/1. Maddesindeki uygulamanin Kurumlar Vergisi mükellefleri için de geçerli olduunu belirtmekte yarar var. Bir dier götürü gider uygulamasi da kira gelirlerinin beyaninda karimiza çikmaktadir. Gelir Vergisi Kanunu'nun 74.maddesinde safi iradin tespiti için gayrisafi irattan indirilecek giderler belirtilmitir. Mükellefler isterlerse, gerçek gider yöntemini seçerek, kiraya veren tarafindan ödenen aydinlatma, isitma, su, asansör giderleri, bakim onarim giderleri, sigorta giderleri, kiraya verilen mal için ödenen vergi, resim, harçlar ve ilgili maddenin dier bentlerinde sayilan giderleri gayrisafi irattan indirebilirler; ancak bunlarin belgeye dayandirilmalari gerekir. Götürü gider yöntemi tercih edildii takdirde, hasilatlarinin %25'ini götürü gider olarak indirebilirler ve bu durumda belge aranmaz. Götürü gider tercih edildiinde iki yil geçmeden bu yöntemden vazgeçilemez. SONUÇ: V.U.K.'nun 228.maddesinde açiklanan belgelendirilmesi zorunlu olmayan giderler birçok iletmede görülmesi muhtemel giderlerdir. Önemli olan gerçek matrahin tespit edilmesidir. Bu nedenle belgeli ya da belgesiz giderlerin elde edilen gelirle mutlaka ilikili olmasi, baka bir deyile gelirle gider arasinda bir illiyet bainin bulunmasi gerekir. Vergi Usul Kanunu' nun 3. Maddesi yasanin konuya baki açisini belirtmektedir. "Vergilendirmede vergiyi douran olay ve bu olaya ilikin muamelelerin gerçek mahiyeti esastir." Bu baki açisinin belgeli olsun ya da olmasin tüm giderlerde mutlaka dikkate alinmasi gerekir. Belgesiz giderler az ya da çok her iletmede karilailan giderlerdir, bu giderler yapilirken yukarida açiklanan kriterlere uyulmasinda fayda vardir. KAYNAKÇA

1. 2. 3. 4. 5. 213 sayili VUK md.227, 228, 232 193 sayili GVK md.40, 74 5520 sayili KVK md.6 194 sayili G.V.Genel Teblii Dn. 4. D. 17.03.1999 tarih ve E.1998/594- K.1999/1152 sayili karari 6. Dn. 3. D. 12.11.1991 tarih ve E.1989/2390- K.1991/2887 sayili karari 7. Maliye B. 06.12.2006 tarih ve B.07.1.GB.0.01.54/5429-798 /95561 sayili özelgesi 8. Maç, Mehmet,YMM `' Belgelendirilmesi Zorunlu Olmayan Harcamalar'' Maliye Postasi Dergisi 01.08.1998

47

· MESLEK YAZILAR

GELR VE KURUMLAR VERGS KANUNLARIMIZDA ZARAR ZYAN VE TAZMNATLARIN GDER YAZILMASI

Erturul KILIÇ SMMM - Sorumlu Ortak Badenetçi

Vergiye esas karin tespit edilmesi durumunda kanunlarimizda belirtilen giderler ve deerleme hükümlerinden kaynaklanan farkliliklarda dikkate alinarak, giderler indirilir. Gelirin ve giderlerin tespiti vergi kanunlarimizda ayri ayri düzenlenmitir. Ancak giderlerin indirilmesi vergi kanunlarimizda bazi kisitlari da beraberinde taimaktadir. Bu makalede genel olarak gelir unsurlarini kanun metinlerinde tanimlanmasini ve balikta da belirtildii gibi sadece gider unsurlarindan bir tanesinin genel özelliklerini ifade edeceim. Ticari kazancin elde edilmesinde, Gelirin unsurlari, GVK `un 2. maddesinde sayilmitir. GVK'n un(1) ilgili maddesine göre gelirin unsularini oluturan ve "Gelirin konusuna giren kazanç ve iratlar unlardir: 1- Ticarî kazançlar, 2- Ziraî kazançlar, 3- Ücretler, 4- Serbest meslek kazançlari, 5- Garimenkul sermaye iratlari, 6- Menkul sermaye iratlari, 7- Dier kazanç ve iratlar. Bu Kanunda aksine hüküm olmadikça, yukarida yazili kazanç ve iratlar gelirin tespitinde gerçek ve safi miktarlari ile nazara alinir." eklinde ifade edilmektedir. Yine ayni ekilde Kurumlar Vergisi(2) Kanunun 1. maddesinde "Aaida sayilan kurumlarin kazançlari, kurumlar vergisine tâbidir: a) Sermaye irketleri. b) Kooperatifler. c) ktisadî kamu kurululari. ç) Dernek veya vakiflara ait iktisadî iletmeler. d) ortakliklari. (2) Kurum kazanci, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarindan oluur. "eklinde ifade edilerek kurum kazançlarina tabi gelir unsurlari ifade edilmitir.

48

Hem kurumlar vergisinde hem de Gelir vergisinde vergiyi douran olay "Vergi alacai vergi kanunlarinin vergiyi baladiklari olayin vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doar. Vergi alacai mükellef bakimindan vergi borcunu tekil eder. "denilerek vergi idaresi, vergi alacainin olumasini salayacak vergiyi douran olayi ve hukuki durumu belirlemitir. Vergiyi douran olayin gerçeklemesi durumunda, verginin vergi idaresi açisindan bir alacak dourmasi için vergi matrahinin doru tespit edilmesi gereklidir. Ticari kazancin tespiti GVK 38. maddesinde "Bilânço esasina göre ticari kazanç, teebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve baindaki deerleri arasindaki müspet farktir. Bu dönem zarfinda sahip veya sahiplerce: 1. letmeye ilave olunan deerler bu farktan indirilir; 2. letmeden çekilen deerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancin bu suretle tespit edilmesi sirasinda, Vergi Usul Kanununun deerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41. Maddeleri hükümlerine uyulur. "eklinde düzenlenmitir. Yine VUK 192 maddesinin 4 fikrasinda öz sermaye iletmenin "Aktif toplami ile borçlar arasindaki fark, müteebbisin iletmeye mevzu varliini (Öz sermayeyi) tekil eder. "denilerek öz sermayenin tanimi yapilmitir. Kurumlar vergisi, KVK 6/1 maddesinde Kurumlarin bir dönem içerisinde elde ettii safi kurum kazanci üzerinden hesaplanir. KVK 6/2 maddesinde ise" Safi kurum kazancinin tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkindaki hükümleri uygulanir. Ziraî faaliyetle uraan kurumlarin bu faaliyetinden doan kazançlarinin tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fikra hükmü de dikkate alinir."denilerek kazancin Gelir Vergisi Kanununda belirtilen ticari kazancin tespiti hükümlerinin uygulanacaini ifade etmitir. Safi Vergi matrahinin tespit edilmesi sirasinda deerleme hükümlerinden kaynaklanan farklar dikkate alinarak ve indirilecek giderler düüldükten

· MESLEK YAZILAR

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

sonra mali kara ulamak için kanunen kabul edilmeyen giderler ilave edilir ve vergi matrahinin tespiti yapilir. Gelir Vergisi Kanunun 40. maddesinin 3'cü bendinde "ile ilgili olmak artiyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlarin ticari kazancin tespitinde indirim konusu yapilacai hüküm altina alinmitir." Öte yandan GVK 41 `ci maddesinin 5 numarali bendinde teebbüs sahibinin suçlarindan doan tazminatlarin safi kazancin tespitinde gider olarak indirilemeyecei hükme balanmi, ayni bendin parantez içi düzenlemesinde ise akitlerde ceza arti olarak derpi edilen tazminatlarin cezai mahiyette tazminat sayilamayacai belirtilmitir. Zarar, ziyan ve tazminatlarin gider olarak indirilmesi GVK 40'ci maddesindeki unsurlarin gerçeklemesine balidir. ndirilecek giderler yan balikli GVK'n un 40/3'cü bendindeki Zarar, ziyan ve tazminatlarin gider olarak indirilebilmesi belirli artlar altinda mümkündür. Bu artlari, kanun metnindeki amaci dikkate alarak özetlersek; - Zarar, ziyan ve tazminatlarin, Ticari kazancin elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmali, - Ödenen tazminatlarin mukavelenameye ilama veya kanun emrine istinaden ödenmeli, - Zarar, ziyan ve tazminatlarin iletme sahibinin kusurundan kaynaklanmi olmamasi gerekir, Kanun koyucu, muvazaali olarak ödenecek zarar ve ziyanlarin indirim konusu yapilmasini önlemeyi ve ticari kazancin elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile gelir/gider illiyet bainin sabit olmasi amacina yönelik olarak düzenlenmitir. Ödenen tazminatlarin mukavelenameye ilama veya kanun emrine istinaden olmasi, Danitay dördüncü dairesinin (3) vermi olduu bir kararinda "ödemelerin dayanainin mukavelename olmasi halinde yazili olmasinin zorunlu olduu" belirttii gibi yazili olmasi zorunludur. Sözlemeye göre ödenen tazminatlar "iletme bünyesinde ödenen zarar, ziyan ve tazminatlarin gider olarak kaydedilmesi için ödemenin ticari faaliyetin normal icaplari ile ilgili olmasi ve iletme sahibinin kusuruna bali bulunmamasi gerekmektedir." Taraflar arasinda yapilmi bir sözleme bulunmasi ve nefaset farkinin da bu sözlemeye dayanilarak talep edilmesi halinde, bunun ticari faaliyetin normal icaplarindan olduunun kabulü ve fatura tutarinin kurum kazancinin tespitinde gider olarak indirilmesi gerekir(4)

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

letme sahiplerinin kiisel kusurlarindan kaynaklanan zarar ziyan ve tazminatlari gider olarak kayit edemezler. Bilimsel temelli bazi yorumlamalarda iletme sahibinin "kusur" ile "suçluluk" ilikisinin ayrilmasi gerektii, iletme sahibinin kusurundan kaynaklanan zarar ziyan ve tazminatlarin gider olarak yazilmasinin ilerin doasinda olduu, suçundan kaynaklanan zarar ziyan ve tazminatlarin ise gider olarak yazilmamasi gerektiini ifade eden görülerde beyan edilmektedir. Cezai nitelikteki ödemelerin gider kaydi mümkün olmamakla birlikte, Gelir Vergisi Kanunu'nun 41. maddesinin 5 numarali bendinde, yapilan istisnai düzenleme ile akitlerde ceza arti olarak derpi edilen tazminatlar, cezai mahiyette tazminat sayilmamitir. Dolayisiyla bu mahiyetteki i ile ilgili ödemelerin gider kaydi mümkündür sözlemesi hükümlerine uymama nedeniyle ödenen tazminat cezai art niteliinde bulunduundan gider yazilabilir.(5) Zarar, ziyan veya tazminatin mukaveleye dayanmakla birlikte ödemenin i ile ilgili olarak balangiçta yapilan mukavelede öngörülmü olmasi gerekmektedir. Zararin veya fiilin gerçeklemesinden sonra yapilan bir sözlemeye dayanilarak gider yazilmasi mümkün deildir. Ayrica sulh yoluyla yapilan zarar, ziyan ve tazminat ödemelerinin de gider kaydi mümkün deildir. SONUÇ Gelir Vergisinde ve Kurumlar Vergisinde, gelirin elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili yapilan giderler indirim konusu yapilmaktadir. Ancak iletmelerin ayri bir kiilie sahip olmasi varliklarinin ve kaynaklarinin verginin matrahina ulama sürecinde kanun düzenleyici bazi giderlere sinirlandirma getirilmitir. in icaplarindan kaynaklanmayan bir giderin indirim konusu yapilmasi mümkün deildir. Sözlemeye bali bir cezai müeyyide iin icaplarindan kaynaklanmakta ise gider olarak indirim konusu yapilir. Zarar, ziyan ve tazminatin muhatabi olanlarin aralarinda kazai bir hükme esas olmadan, taraflarca Sulh yoluyla yapilan zarar, ziyan ve tazminat ödemelerinin de gider kaydi mümkün deildir.

1) Kanun No: 193 Kabul Tarihi: 31.12.1960(6.1.1961 Tarih ve 10700 sayili Resmi Gazete'de yayimlanmitir) 2) Kanun No. 5520 Kabul Tarihi: 13.6.2006(21 Haziran 2006 Çaramba - Sayi: 26205) 3) Danitay 4. Dairesi 11.12.1985 tarih ve Esas No 1984/4535 Karar no 1985/1601 vermi olduu karar(Hasan Yalçin Giderler 2010 Ocak baskisi syf 554) 4) (Maliye Bakanlii 16.02.1995 tarih 13014­55/2093 sayili Özelgesi) 5) (Danitay 4 Daire 26.04.1973 tarih, Esas No 1972/1958, Karar No. 1973/2318)

49

· MESLEK YAZILAR

YILLIK GELR VE KURUMLAR VERGS BEYANNAMELER ÜZERNDE NDRM KONUSU YAPILABLEN GDERLER

· MESLEK YAZILAR

Mehmet KORKUSUZ* YMM - E. Maliye Bamüfettii

I. Giri Tüm modern vergilendirme sistemlerinde olduu gibi, bizim vergilendirme sistemimizde de gerçek matrahlarin vergilendirilmesi esastir. Verginin, ödeme gücüne göre alinmasi gibi temel bir vergileme ilkesinin hayata geçirilmesi de ancak ve yalniz bu ekilde mümkün olabilir. Matrahin olmasi gerekenden daha az beyan edildii durumlarda, vergilemede adaletin salanamamasinin yani sira kamu hizmetleri için ihtiyaç duyulan kaynaklarin temin edilememesi tehlikesi de ortaya çikar. Aksi bir durumda da, yani, vergi matrahinin olmasi gerekenden daha fazla beyan edildii durumlarda ise sermayenin vergilendirme sebebiyle ainmasi söz konusu olur. Bunlarin hiç biri ekonomik bakimdan arzu edilir eyler deildir. te, bu anlayitan hareketle, Kanunkoyucu da, vergi kanunlarina koyduu hükümlerle, vergiye tabi kazancin, verginin konusunu da oluturan safi tutarinin hesaplanmasina yönelik olarak, faaliyetlerle ilgili harcamalardan bir kisminin matrahin hesaplanmasi sirasinda hasilattan indirilebilmesini, bir kisminin da yillik gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden indirilebilmesini hükme balamitir. Bu yazimizda, yillik Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinden indirilmesi mümkün olabilen giderler konu edilmektedir. II. Yillik Gelir Vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapilabilecek giderler Kanunkoyucu, Gelir Vergisi Kanunu'nda , vergiye tabi gelir türleri itibariyla hasilattan indirilebilecek giderleri tek tek saymak suretiyle belirledikten sonra, ayni Kanunun 89 uncu maddesinde, tek tek sayilan ve hasilattan indirilen giderlere ilave olarak aaida sayilan bazi giderlerin de beyanname üzerinde indirimine izin vermitir.

* www.mehmetkorkusuz.com

Bu giderler ; a) Yillik beyannamede beyan edilen gelirin % 10'unu (bireysel emeklilik sistemi diindaki ahis sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5'ini) ve asgarî ücretin yillik tutarini amamak artiyla, mükellefin ahsina, eine ve küçük çocuklarina ait hayat, ölüm, kaza, hastalik, sakatlik, analik, doum ve tahsil gibi ahis sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katki paylari b) Yillik beyannamede beyan edilen gelirin % 10'unu amamasi, Türkiye'de yapilmasi ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kiilerden alinacak belgelerle tevsik edilmesi artiyla, mükellefin kendisi, ei ve küçük çocuklarina ilikin olarak yapilan eitim ve salik harcamalari, c) Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine, 31 inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yillik sakatlik indirimi tutarlari, d) Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararina çalian dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti taninan vakiflara yillik toplami beyan edilecek gelirin % 5'ini (kalkinmada öncelikli yöreler için % 10'unu) amamak üzere, makbuz kariliinda yapilan bai ve yardimlar, e) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bailanan okul, salik tesisi ve yüz yatak (kalkinmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere örenci yurdu ile çocuk yuvasi, yetitirme yurdu, huzurevi, bakim ve rehabilitasyon merkezi inasi dolayisiyla yapilan harcamalar veya bu tesislerin inasi için bu kurululara yapilan her türlü bai ve yardimlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini

50

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

devam ettirebilmeleri için yapilan her türlü nakdî ve aynî bai ve yardimlarin tamami, f) Fakirlere yardim amaciyla gida bankacilii faaliyetinde bulunan dernek ve vakiflara Maliye Bakanliinca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bailanan gida, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamami, g) Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararina çalian dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti taninan vakiflar ve bilimsel aratirma faaliyetinde bulunan kurum ve kurulular tarafindan yapilan ya da Kültür ve Turizm Bakanliinca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen; 1. Kültür ve sanat faaliyetlerine ilikin ticari olmayan ulusal veya uluslararasi organizasyonlarin gerçekletirilmesine, 2. Ülkemizin uygarlik birikiminin kültürü, sanati, tarihi, edebiyati, mimarisi ve somut olmayan kültürel mirasi ile ilgili veya ülke tanitimina yönelik kitap, katalog, broür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve biliim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak üzere görsel, iitsel veya basili materyallerin hazirlanmasi, bunlarla ilgili derleme ve aratirmalarin yayinlanmasi, yurt içinde ve yurt diinda daitimi ve tanitiminin salanmasina, 3. Yazma ve nadir eserlerin korunmasi ve elektronik ortama aktarilmasi ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlii koleksiyonuna kazandirilmasina, 4. 2863 sayili Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kanunu kapsamindaki tainmaz kültür varliklarinin bakimi, onarimi, yaatilmasi, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapilmasi ve nakil ilerine, 5. Kurtarma kazilari, bilimsel kazi çalimalari ve yüzey aratirmalarina, 6. Yurt diindaki tainmaz Türk kültür varliklarinin yerinde korunmasi veya ülkemize ait kültür varliklarinin Türkiye'ye getirtilmesi çalimalarina, 7. Kültür envanterinin oluturulmasi çalimalarina, 8. 2863 sayili Kanun kapsamindaki tainir kültür varliklari ile güzel sanatlar, çada ve geleneksel el sanatlari alanlarindaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlii koleksiyonuna kazandirilmasi ve güvenliklerinin salanmasina, 9. Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çada ve geleneksel el sanatlari alanlarindaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda aratirma, eitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulmasi, bakim ve onarimi, her türlü

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

araç ve teçhizatin tedariki ile film yapimina, 10. Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendii tesislerin yapimi, onarimi veya modernizasyon çalimalarina, ilikin harcamalar ile bu amaçla yapilan her türlü bai ve yardimlarin tamami, h) 3289 sayili Gençlik ve Spor Genel Müdürlüünün Tekilat ve Görevleri Hakkinda Kanun ile 17.6.1992 tarihli ve 3813 sayili Türkiye Futbol Federasyonu Kurulu ve Görevleri Hakkinda Kanun kapsaminda yapilan sponsorluk harcamalarinin; amatör spor dallari için tamami, profesyonel spor dallari için % 50'si, i) Mükelleflerin, iletmeleri bünyesinde gerçekletirdikleri münhasiran yeni teknoloji ve bilgi arayiina yönelik aratirma ve gelitirme harcamalari tutarinin % 100'ü oraninda hesaplanacak "Ar-Ge indirimi", j) Bakanlar kurulunca yardim karari alinan doal afetler dolayisiyla Babakanlik araciliiyla makbuz mukabili yapilan ayni veya nakdi bailarin tamami, k) ktisadi iletmeleri hariç, Türkiye Kizilay Derneine makbuz karilii yapilan nakdi bai ve yardimlarin tamami ( Bai ve yardimin nakden yapilmamasi halinde, bailanan veya yardimin konusunu tekil eden mal veya hakkin varsa mukayyet deeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek deeri esas alinir.) Olarak belirlenmitir. III. Yillik Kurumlar Vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapilabilecek giderler Kanunkoyucu, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda, safi kurum kazancinin tespiti amaciyla hasilattan indirilebilecek giderleri tek tek saymak suretiyle belirledikten sonra, ayni Kanunun 10 uncu maddesinde, tek tek sayilan ve hasilattan indirilen giderlere ilave olarak aaida sayilan bazi giderlerin de beyanname üzerinde gösterilmek kouluyla indirimine izin vermitir. Bu giderler ; a) Mükelleflerin, iletmeleri bünyesinde gerçekletirdikleri münhasiran yeni teknoloji ve bilgi arayiina yönelik aratirma ve gelitirme harcamalari tutarinin % 100'ü oraninda hesaplanacak "Ar-Ge indirimi", Aratirma ve gelitirme faaliyetleri ile dorudan ilikili olmayan giderlerden ve tamamen aratirma

51

· MESLEK YAZILAR

ve gelitirme faaliyetlerinde kullanilmayan amortismana tâbi iktisadî kiymetler için hesaplanan amortisman tutarlarindan verilen paylar üzerinden Ar-Ge indirimi hesaplanmamakta, matrahin yetersiz olmasi nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapilamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilmektedir. Ar-Ge indiriminden yararlanilacak harcamalarin kapsamini ve uygulamadan yararlanilabilmesi için gerekli belgeler ile usulleri belirlemeye Maliye Bakanlii yetkili kilinmitir. b) 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayili Gençlik ve Spor Genel Müdürlüünün Tekilat ve Görevleri Hakkinda Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayili Türkiye Futbol Federasyonu Kurulu ve Görevleri Hakkinda Kanun kapsaminda yapilan sponsorluk harcamalarinin sözü edilen kanunlar uyarinca tespit edilen amatör spor dallari için tamami, profesyonel spor dallari için % 50'si, c) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti taninan vakiflara ve kamu yararina çalian dernekler ile bilimsel aratirma ve gelitirme faaliyetinde bulunan kurum ve kurululara makbuz kariliinda yapilan bai ve yardimlarin toplaminin o yila ait kurum kazancinin % 5'ine kadar olan kismi, d) c) bendinde sayilan kamu kurum ve kurulularina bailanan okul, salik tesisi, 100 yatak (kalkinmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydiyla örenci yurdu ile çocuk yuvasi, yetitirme yurdu, huzurevi ve bakim ve rehabilitasyon merkezi inasi dolayisiyla yapilan harcamalar veya bu tesislerin inasi için bu kurululara yapilan her türlü bai ve yardimlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapilan her türlü nakdî ve aynî bai ve yardimlarin tamami, e) Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köyler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti taninan vakiflar ve kamu yararina çalian dernekler ile bilimsel aratirma ve gelitirme faaliyetinde bulunan kurum ve kurulular tarafindan yapilan veya Kültür ve Turizm Bakanliinca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen; 1. Kültür ve sanat faaliyetlerine ilikin ticarî olmayan ulusal veya uluslararasi organizasyonlarin gerçekletirilmesine, 2. Ülkemizin uygarlik birikiminin kültürü, sanati, tarihi, edebiyati, mimarîsi ve somut olmayan kültürel mirasi ile ilgili veya ülke tanitimina yönelik kitap, katalog, broür, film, kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve biliim teknolojisi yoluyla

52

üretilenler de dahil olmak üzere görsel, iitsel veya basili materyallerin hazirlanmasi, bunlarla ilgili derleme ve aratirmalarin yayinlanmasi, yurt içinde ve yurt diinda daitimi ve tanitiminin salanmasina, 3. Yazma ve nadir eserlerin korunmasi ve elektronik ortama aktarilmasi ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlii koleksiyonuna kazandirilmasina, 4. 2863 sayili Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kanunu kapsamindaki tainmaz kültür varliklarinin bakimi, onarimi, yaatilmasi, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri yapilmasi ve nakil ilerine, 5. Kurtarma kazilari, bilimsel kazi çalimalari ve yüzey aratirmalarina, 6. Yurt diindaki tainmaz Türk kültür varliklarinin yerinde korunmasi veya ülkemize ait kültür varliklarinin Türkiye'ye getirilmesi çalimalarina, 7. Kültür envanterinin oluturulmasi çalimalarina, 8. Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kanunu kapsamindaki tainir kültür varliklari ile güzel sanatlar, çada ve geleneksel el sanatlari alanlarindaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlii koleksiyonuna kazandirilmasi ve güvenliklerinin salanmasina, 9. Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çada ve geleneksel el sanatlari alanlarindaki üretim ve faaliyetler ile bu alanlarda aratirma, eitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulmasi, bakim ve onarimi, her türlü araç ve teçhizatinin tedariki ile film yapimina, 10. Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültür ve sanat faaliyetlerinin sergilendii tesislerin yapimi, onarimi veya modernizasyon çalimalarina, ilikin harcamalar ile makbuz karilii yapilan bai ve yardimlarin tamami, f) Bakanlar Kurulunca yardim karari alinan doal afetler dolayisiyla Babakanlik aracilii ile makbuz karilii yapilan aynî ve nakdî bailarin tamami, g) ktisadi iletmeleri hariç, Türkiye Kizilay Derneine makbuz karilii yapilan nakdi bai veya yardimlarin tamami (Bai ve yardimlarin nakden yapilmamasi halinde, bailanan veya yardimin konusunu oluturan mal veya hakkin maliyet bedeli veya kayitli deeri, bu deer mevcut deilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarinca tespit edilecek deeri esas alinir), olarak belirlenmitir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· MESLEK YAZILAR

PANELVAN TP ARAÇLARDA KDV UYGULAMASI

Hasan BRDOAN SM Mali Müavir

· MESLEK YAZILAR

Alinan tait araçlarinin alimindan ödenen KDV'nin indirimi konusunda meslektalarimiz aracin ruhsat bilgilerine göre KDV'yi indirim konusu yapmaktadirlar. Aracin ruhsatinda kamyonet ibaresi mevcutsa KDV'yi indirim konusu yapiyor, hususi ise KDV'yi indirim konusu yapmayip maliyete atmaktadirlar. Bu da meslektalarimiz arasinda farkli uygulamalar yapilmasina neden olmaktadir. Özellikle çok amaçli olarak kullanilan panelvan tipi hafif ticari araçlarin (Caddy, Combo, Connect, Doblo, Fiorino, Expres, Kango, Partner, Starex, Transporter) tipi araçlarin KDV yönünden özellik arz eden durumlar mevcuttur. Gümrük tarife cetveline göre tait araçlari iki gruba ayrilmitir. nsan taimak üzere imal edilenler (87.03 tarife pozisyonu) ve yük taimak üzere imal edilenler(87.04 tarife pozisyonu). nsan taimak üzere imal edilen araçlardan oför dahil 9 kii taiyanlar (8+1) binek otomobilleri (87.03 tarife pozisyonu) sinifina girmektedir. Sedan veya station / vagon tipi binek otomobilleri ile jipler, kapali kasali 4x4 arazi araçlari ve yari araçlari her koulda binek otomobil sinifina girmektedir. Çok amaçli araç olarak taninan Caddy, Combo, Connect, Doblo, Fiorino, Expres, Kango, Partner, Starex, Transporter gibi araçlar, ister 1+1 ister 4+1 olsun 21.07.2005 tarihine kadar yük taimak üzere üretilmi araçlar olarak deerlendiriliyordu. Bu açiklamalar iiinda genel olarak taitlardaki KDV indirimi konusu deerlendirilip 21.07.2005 tarihinden sonraki deiiklik üzerinde durulacaktir. Genel Olarak Taitlarda KDV ndirimi 3065 sayili KDV Kanunu'nun 30/b maddesinde, "faaliyetleri kismen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanmasi veya çeitli ekillerde iletilmesi olanlarin bu amaçla kullandiklari hariç olmak üzere, iletmelere ait binek otomobillerinin ali belgelerinde gösterilen KDV'nin mükellefin vergiye tabi

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ilemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecei" hükme balanmitir. Bu maddeye istinaden , faaliyetleri sadece kismen veya tamamen binek otomobillerin kiralanmasi veya çeitli ekillerde iletilmesi olan sürücü kurslari, araç kiralama (rent a car) firmalari ve gerçek usulde vergiye tabi taksi iletmeleri, bu amaçla satin aldiklari binek otomobilleri nedeniyle yüklendikleri KDV'yi ilgili dönemde indirim konusu yapabilmektedirler. Bu tür iletmelerin de amaçlari diinda (örnein sürücü kurslarinda iletme sahibince kullanilmak üzere binek otomobili alinmasi gibi) satin aldiklari binek otomobilleri nedeniyle yüklendikleri KDV'yi indirim konusu yapmalari mümkün deildir. Yukarida sayilanlar diinda kalan KDV mükelleflerinin, iletmelerinde kullanmak üzere olsa dahi satin aldiklari binek otomobilleri nedeniyle yüklendikleri KDV'yi indirmeleri mümkün deildir. Örnein bir pazarlama irketinin pazarlama faaliyetinde bulunan elemanlarinin kullanmasi için satin aldii binek otomobillerine ödedii KDV indirim konusu yapilamayacaktir. ndirimi mümkün olmayan bu KDV'nin dorudan gider yazilmasi veya maliyete intikal ettirilmesi mümkündür. Bu konudaki seçimlik hak tamamen mükellefe aittir. Binek otomobillerine ödenen KDV'nin indirim konusu yapilamamasi, alicilari tarafindan binek otomobiline dönütürülen veya idarenin uygulamalari sonucu binek otomobili sinifina giren araçlara ödenen KDV'nin indirilip indirilemeyecei sorununu gündeme getirmitir. Öte yandan, KDV Kanunun da binek otomobiller diindaki dier araçlarin KDV'sinin indirimini sinirlayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadir. Dolayisiyla, iletmelere ait veya aktife dahil bulunan binek otomobili diindaki taitlarin aliminda ödenen KDV, genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapilabilecektir

53

Panelvan Tipi Araçlardaki Düzenleme Gümrük Müstearlii'nin 8 Seri No.lu Gümrük Genel Teblii (Tarife-Siniflandirma Kararlari) ile Çok amaçli araç olarak taninan Caddy, Combo, Connect, Doblo, Fiorino, Expres, Kango, Partner, Starex, Transporter gibi araçlar oför mahallinin arkasinda koltuu veya cami bulunanlar, 21.07.2005 tarihinden itibaren binek otomobili sinifina dahil edilmitir. O güne kadar geçerli olan uygulamaya göre, yolcu taima kapasitesi toplam taima kapasitesinin yarisindan az olan araçlar yük taimaya mahsus araç olarak deerlendiriliyor; yolcu taima kapasitesi toplam taima kapasitesinin yarisindan fazla olanlar ise yolcu taimaya mahsus araç olarak siniflandiriliyordu. Ancak sözü edilen Teblile araçlarin siniflandirilmasinda bu kriter terk edilmitir. Hatta, sadece önde iki kiilik koltuu (1+1) olsa dahi, oför ve öndeki yolcunun arkasindaki kisimda emniyet kemeri veya emniyet kemeri montaji için tertibat ya da koltuk ve emniyet ekipmani montaji için tertibat bulunan, arka kismi yolcu bölümündeki döemeyle kapli olan, arka kisminda da havalandirma, iç aydinlatma ve küllük bulunan, yolcu bölümü ile arka bölümü arasinda sabit bir panel veya bariyer bulunmayan araçlar da binek otomobil sinifina dahi edilmitir. Teblile belirlenen yeni kriterlere göre, hem yolcu hem de yük taiyabilen araçlardan oförün arkasinda da koltuu veya yanda camlari olan araçlar binek otomobili sayilmaktadir. Hatta, sadece önde iki kiilik koltuu (1 + 1) olsa dahi, oför ve öndeki yolcunun arkasindaki kisimda emniyet kemeri veya emniyet kemeri montaji için tertibat ya da koltuk ve emniyet ekipmani montaji için sabit tertibat bulunan, arka kismi yolcu bölümündeki döemeyle kapli olan, arka kisminda da havalandirma, iç aydinlatma veya küllük bulunan, yolcu bölümü ile arka bölüm arasinda sabit bir panel veya bariyer bulunmayan araçlar da binek otomobili sinifina dahil edilmitir. Bu konuda 29/04/2010 tarihinde yayinlanan Katma Deer Vergisi Sirküleri/54 de `'.....87.03 pozisyonunda yer alan eyalarin tanimina ilikin olarak, 27/7/2005 tarih ve 25888 sayili Resmi Gazetede yayimlanan 8 Seri No.lu Gümrük Genel Teblii (Tarife-Siniflandirma Kararlari) ile 6/2/2010 tarih

ve 27485 sayili Resmi Gazetede yayimlanan 2 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliinde (Gümrük Tarife Cetveli Açiklama Notlari) de açiklamalar yapilmi bulunmaktadir. Buna göre; 1) 1+1, 1+3, 1+4 veya 1+7 koltuklu, oför ve öndeki yolcunun arkasindaki kisimda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri montaji için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmani montaji için sabit tertibat, aracin iç kisminin her tarafinda, araçlarin yolcu bölümlerinde yer alan konfor özellikleri ve iç döemeleri (örn. yer kaplamalari, havalandirma, iç aydinlatma, küllükler), iki yan panel boyunca arka camlari bulunan (en arkada yük bölümünün sa ve sol taraflarinda cam bulunsun bulunmasin); oför ve öndeki yolcularin bölümü ile insan veya eya tainmasi için kullanilan arka bölüm arasinda sabit bir panel veya bariyer bulunmayan kapali kasa motorlu taitlar 87.03 pozisyonunda yer almakta olup, binek otomobiller bu kapsamda deerlendirilmektedir. 87.03 pozisyonunda tanimlanan binek otomobiller ve esas itibariyle insan taimak üzere imal edilmi dier motorlu taitlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyin vagonlar ve yari arabalari dahil) hem insan hem eya taiyabilen motorlu araçlar gibi "çok amaçli araçlari" kapsamaktadir. Sürücü dahil 10 veya daha fazla kii taimaya mahsus motorlu taitlar 87.02 pozisyonunda yer almaktadir. `' eklinde açiklamalar yapilmitir. Yukarida yapilan açiklamalar iiinda çok amaçli araçlar olarak taninan (Caddy, Combo, Connect, Doblo, Fiorino, Expres, Kango, Partner, Starex, Transporter) 8.Sira No.lu Gümrük Genel Teblii(TarifeSiniflandirma Kararlari) ile binek oto sinifina dahil edildiinden (87.03 gümrük tarife pozisyonu), 21.07.2005 tarihinden itibaren ali belgelerinde gösterilen KDV indirim konusu yapilamayacaktir. Öte yandan, 21.07.2005 tarihine kadar 87.04 tarife pozisyonunda siniflandirildii için binek otomobili sayilmayan, bu nedenle aliminda ödenen KDV'yi indirim konusu yapilan araçlarin bu tarihten itibaren binek otomobili sayilmasi, indirilen KDV'nin düzeltilip düzeltilmeyecei konusunda Maliye Bakanlii'nca bir açiklama yapilmamitir.

· MESLEK YAZILAR

54

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ELEKTRONK TCARETTE KDV UYGULAMALARI

Ferit ÖZ Devlet Gelir Uzmani

· MESLEK YAZILAR

1. Giri nternetin hayatimiza her geçen gün daha fazla nüfuz ettii günümüzde ülkemizde de ticaretin büyük bir hizla internet ve dier elektronik araçlar üzerinden gerçeklemeye baladiini görüyoruz. Bugün firmalar için neredeyse zorunluluk haline gelen bu geliim tüketicileri de dorudan etkilemektedir. Artik tüketici davranilarinda tutucu olarak tanimlanabilecekler bile en azindan internet üzerinden bir fiyat karilatirmasi yapmadan aliveri yapmamaktadirlar. Bankalararasi Kart Merkezinin sanal pos ile yapilan e-ticaret verilerine baktiimizda1 2008 yilinda 9 Milyar TL olan harcama tutari 2009 yilinda 10 Milyar TL'yi, 2010 yilinin 11 aylik döneminde de 13,7 Milyar TL'yi geçmi bulunmaktadir. Bu tutarlarin 2008 yilinda 1 Milyar TL'si, 2009 yilinda 1,8 Milyar TL'si, 2010 yilinin 11 aylik döneminde de 2 Milyar TL'si yurtdii kullanimdir. Gelimekte olan e-ticaret uygulamalarinin yasal altyapisinda eksiklikler sürmektedir. Bu alanda faaliyet gösterenler için, Tüketicinin Korunmasi Hakkinda Kanun ile Mesafeli Sözlemeler Uygulama Esaslari Hakkinda Yönetmelik diinda uymak zorunda olduklari özel bir mevzuat bulunmamaktadir. Konuyla ilgili Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkinda Kanun Tasarisi Taslai hazirlanmi ancak yasama süreci henüz balamamitir. Bu yazida hizla yayginlaan ve zamanla ticaretin her alaninda önemli bir hacme ulaacak e-ticaret ilemlerinin internet üzerinden gerçekletirilen yaygin örnekleri baz alinarak bu alandaki KDV uygulamalari ve sorunlari üzerinde durulacaktir. Bu balamda e-ticarette kullanilan genel siniflandirmadaki B2B (iletmeden iletmeye) uygulamalariyla sinirli kalinmayacak, B2C (iletmeden tüketiciye) ve C2C (tüketiciden tüketiciye) uygulamalarindan da örneklerle genel KDV uygulamasi

1 http://www.bkm.com.tr/istatistik/sanal_pos_ile_yapilan_eticaret_islemleri.asp

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

hem firmalar hem de tüketiciler açisindan yorumlanmaya çaliilacaktir. 2. Mal Teslimleri KDV Kanununun 1. maddesine göre, Türkiye'de ticari, sinai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapilan teslimler ile her türlü mal ithalati KDV'ye tabi bulunmaktadir. Kanunun 11. maddesine göre ihracat teslimleri ise KDV'den istisnadir. Mal teslimlerinde KDV açisindan ilemlerin internet üzerinden gerçekleiyor olmasinin vergilendirmeye bir etkisi bulunmamaktadir. Ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti kapsaminda Türkiye'de gerçekleen teslimler ile yurtdiindan Türkiye'ye yapilan her türlü mal teslimleri KDV'ye tabi bulunmakta, Türkiye'den yurtdiina veya serbest bölgelere yapilan teslimler ise KDV'den istisna tutulmaktadir. Sanal ortamin vergilendirme açisindan farklilii gelitirdii pazarlama ve sati yöntemlerinden kaynaklanmaktadir. Aaida yaygin olarak kullanilan yöntemler baz alinarak KDV uygulamalari açiklanmaya çaliilacaktir. 2.1. Dorudan Yapilan Teslimler Dorudan yapilan teslimlerden kastimiz ticari faaliyetin dorudan web sitesi araciliiyla yürütülmesi, yani web sitesi ile ticari faaliyet yapan kurumun ayni kii olmasidir. Burada satici konumundaki web sitesinin yöneticisi/sahibi teslimi gerçekletirmekte ve KDV mükellefi olmaktadir. Bu ilemlerde KDV açisindan vergiyi douran olay malin nakliyesine balanmasi veya nakliyeci veya sürücüye verilmesi ile gerçeklemektedir. Dorudan yapilan teslimlerde saticinin Türkiye'deki ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti ile itigal etmesi dolayisiyla KDV mükellefi olmasi esastir. Bunun diinda web sitesinin Türkiye'de veya yurtdiinda kurulu olmasinin, sattii mallari

55

temin yönteminin (kendine ait faal bir maazasinin veya deposunun bulunmasi, mallari yurtdiindan ithal etmesi veya konsinyasyon suretiyle temin etmesi, siparii aldiktan sonra mali temin etmesi vb.) mali internet üzerinden alan alici ile olan ilikisine ve bu ilemdeki KDV uygulamasina bir etkisi bulunmamaktadir. Örnek : X A.. web sitesi üzerinden pazarladii mallari siparii aldiktan sonra 2 gün içinde tedarikçilerinden temin etmekte ve müterilerine göndermektedir. Çok büyük cirolara ulasa da herhangi bir stoklama yapmamakta, tedarikçi aini ve kargo sistemini aktif kullanarak faaliyetini sürdürmektedir. Bu ilemlerde malin sipari edilmesi sirasinda ödeme yapilmasina karin malin kargoya verilmesi ile vergiyi douran olay gerçeklemektedir. Malin yurtdiindan dorudan aliciya gönderilmesi durumu ise ithalat olarak deerlendirildiinden KDV uygulamasi farklilik arz etmektedir. nternet üzerinden mal ithalati yapildiinda KDV'nin mükellefi ithalati gerçekletiren ve gümrük ilemlerine muhatap olan alicidir. Burada özellikli bir durum Gümrük Kanunununda yer alan bir istisna uygulamasiyla ilgilidir. Gümrük Kanununun 167/4 maddesi ile KDV Kanununun 16/1-b maddesi gerei posta yoluyla gelen ve deeri 150 EURO'yu geçmeyen eya KDV'den istisnadir. Daha açik bir ifadeyle internet üzerinden yurtdiindan sipari edilen bir malin bedelinin 150 EURO'yu geçmemesi halinde KDV ödenmeden ithalati mümkündür. Elektronik ticaretin dorudan ihracat eklinde gerçeklemesi durumunda da teslimin yurt diindaki bir müteriye veya bir serbest bölgedeki aliciya yapilmasi ve malin Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çikarak bir di ülkeye veya bir serbest bölgeye vasil olmasi kriterlerine bakilacak, bu iki artin gerçeklemesi durumunda yapilan satilarda KDV hesaplanmayacaktir. 2.2. Aracilar Yoluyla Yapilan Teslimler nternet üzerinden yapilan satilarda en sik görülen yöntemlerden biri aracilik faaliyeti yürüten web siteleri üzerinden ilemlerin gerçekletirilmesidir. Bu yöntemde web sitesi alici ve saticilari buluturan bir platform olarak çalimakta ve sitenin ratingi sayesinde reklam geliri elde edilmekte veya sitede gerçekleen satilar üzerinden belirli bir komisyon alinmakta, bazen de burada sunulan pazarlama opsiyonlari ücretlendirilmektedir. Bu ekilde aracilik hizmeti sunan web sitele56

rinde yapilan mal teslimlerinde öncelikle saticinin durumuna bakilmasi gerekmektedir. 2.2.3. Süreklilik ve Mükellefiyet Saticinin KDV mükellefi olmasi durumunda bu satilar KDV'ye tabi olacak, hesaplanan KDV mükellef olan bu saticilar tarafindan beyan edilecektir. Örnek : A Elektronik Ltd. ti. www....com sitesi üzerinden cep telefonu satii yapmaktadir. Firmanin KDV mükellefiyeti bulunduundan satilar üzerinden KDV hesaplanmasi ve A Elektronik Ltd. ti. tarafindan beyan edilmesi gerekmektedir. Saticinin KDV mükellefiyeti bulunmamasi durumunda ise, arizi ekilde gerçekleen sati ticari bir nitelik de taimadiindan KDV'ye tabi olmayacaktir. Örnek : Devlet memuru Mehmet Bey'in arabasini aracilik hizmeti sunan bir web sitesi üzerinden satmasi KDV'ye tabi deildir. Bu sitede araç ilaninin ana sayfada görünmesi için ödedii bedel ise web sitesinin sunduu bir hizmetin karilii olduundan KDV'ye tabi olacak ve hesaplanan KDV hizmeti sunan web sitesince beyan edilecektir. Öte yandan, süreklilik arz eden ve saticilara tacir sifatini kazandiracak boyuttaki satilar KDV'ye tabi olacaktir. Bu satilar nedeniyle saticiya KDV mükellefiyeti tesis edilecek ve sati tutarlari üzerinden hesaplanacak KDV satici tarafindan genel esaslara göre beyan edilecektir. Nitekim son dönemde aracilik faaliyeti ile itigal eden web sitelerine yönelik incelemelerde kullanici hesaplarinin ele alinmasi sonrasinda internet üzerinden süreklilik arz edecek ekilde sati yapan kiilere re'sen gelir vergisi ve KDV tarhiyatlari yapildii bilinmektedir. Örnek : Bir bankada ücretli olarak çalian Fatma Hanim üye olduu web sitesi üzerinden parfüm satmaktadir. Balangiçta hediye olarak kendisine gelen parfümleri satan Fatma Hanim bir süre sonra yurtdiina giden arkadalarina sipari ettii parfümlerin yani sira kampanyalari takip ederek piyasadan ucuz fiyata satin aldii parfümleri de internet sitesi üzerinden satmaya balami ve bu ii sürekli yapar hale gelmitir. Fatma Hanim'in sati ilemlerini süreklilik arz edecek ekilde yapmasi gelir vergisi ve KDV açisindan mükellefiyetini gerektirmektedir. Mükellefiyet tesis ettirmeyip inceleme sonucunda bu durum tespit edildii takdirde, toplam sati tutarlari baz alinarak cezali gelir vergisi ve KDV tarhiyatlari yapilmak durumundadir. Kendisi mükellefiyet tesis ettirmediinden parfümlerin maliyet bedelleri ve alim sirasinda ödedii KDV tutarlari ile bu ilemlere ilikin giderleri dikkate alinmamaktaBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· MESLEK YAZILAR

dir. Ayrica Fatma Hanim'in bankada ücretli olarak çaliiyor olmasinin bu vergilendirme ilemlerine etkisi olmayacaktir. 2.2.4. Açik Artirma Yöntemi Aracilik hizmeti sunan web sitelerinin KDV yükümlülüü açisindan dikkat etmeleri gereken en önemli konu açik artirma yöntemidir. KDV Kanununun 1/3-d maddesinde müzayede mahallerinde yapilan satilarin KDV'ye tabi olduu hükme balanmitir. Kanunun 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sinaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapilan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduu hükmü yer alirken; müzayede mahallinde yapilan satilarda, ilemin ticari, sinaî, ziraî faaliyet ile serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapilma arti bulunmamakta, müzayede mahallinde yapilan tüm satilar KDV'ye tabi bulunmaktadir. Müzayede mahallinde yapilan satilarin KDV karisindaki durumuna ilikin 1, 15 ve 45 Seri No.lu KDV Genel Teblilerinde gerekli açiklamalar yapilmitir. 1 Seri No.lu KDV Genel Tebliinde müzayede yapilan yerin münhasiran müzayede yapimina tahsis edilmi olup olmamasinin durumu deitirmeyecei, bu tür satilarda verginin kesin sati bedeli üzerinden hesaplanacai, verginin mükellefinin bu satilari düzenleyen özel veya resmi kii ve kurulula olduu açiklanmitir. 15 Seri No.lu KDV Genel Tebliinde ise; - KDV Kanununun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabi olan müzayede mahallerinde yapilan açik artirma, pazarlik ve dier ekillerdeki satilarda vergiyi douran olayin, satiin yapildii tarihte vuku bulduu; - verginin mükellefinin satilari düzenleyen özel ve resmi kii ve kurulular olduu; - KDV Kanununun 23/d maddesi hükmüne göre satilan malin kesin sati bedelinin KDV'nin matrahi olacai; - müzayede mahallinde yapilan satilarda giderler dolayisiyla ödenen vergilerin, malin kesin sati bedeli üzerinden hesaplanan vergiden indirilemeyecei, ancak müzayedeyi düzenleyenin komisyonu üzerinden hesaplanan KDV'den indirilebilecei açiklanmitir. Müzayede mahalli ile ilgili olarak Borçlar Kanununda ve KDV Kanununda özel bir düzenleme yer almadiindan açik artirma suretiyle yapilan satilarBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

da müzayedenin varlii kabul edilmekte, belirli bir mahalle bali kalinmaksizin KDV uygulanmaktadir. Buna göre, müzayede yapilan yerin münhasiran müzayede yapimina tahsis edilmi olup olmamasi, burada açik artirma suretiyle yapilan satilarin ticari nitelik taiyip taimamasi, devamlilik arzedip etmemesi vergilendirmeye etki etmemektedir. Bu çerçevede, aracilik hizmeti sunan web sitelerinde açik artirma yöntemi ile yapilan satilar Kanunun 1/3-d maddesi uyarinca KDV'ye tabi olacaktir. Satiin yapildii tarihte vergiyi douran olay meydana geleceinden, bu tarih itibariyle açik artirmanin gerçekletii web sitesi yöneticisi/sahibi tarafindan kesin sati bedeli üzerinden eyanin tabi olduu oranda KDV hesaplanarak beyan edilecektir. Öte yandan, aracilik hizmeti sunan web siteleri satilara aracilik ettii kiilere düzenledii komisyon faturalarinda genel esaslara göre KDV hesaplayip beyan edecektir. Firmanin genel giderler dolayisiyla ödedii KDV sadece komisyon bedeli üzerinden hesaplanan KDV'den indirebilecek, açik artirma nedeniyle hesaplanarak beyan edilen KDV'den herhangi bir indirim yapilmayacaktir. Yukarida verdiimiz ücretli çalianin süreklilik arz edecek ekilde parfüm satma örneini müzayede yoluyla satia uyarlayabiliriz: Örnek : Bir bankada ücretli olarak çalian Fatma Hanim üye olduu web sitesi üzerinden yurtdiina giden arkadalarina sipari ettii parfümlerin yani sira kampanyalari takip ederek piyasadan ucuz fiyata satin aldii parfümleri açik artima yoluyla satmaktadir. Fatma Hanim'in açik artima yoluyla satilarini gerçekletirmesi nedeniyle bu ilemlerde KDV mükellefi açik artirma olanaini sunan web sitesi olacaktir. Fatma Hanim'in bu ilemi arizi veya sürekli ekilde yapmasi mükellefiyetine etki etmemekte, her halde müzayedeyi düzenleyen web sitesi KDV'nin mükellefi olmaktadir. 3. Hizmet falari Bu bölümde dorudan e-ticaret2 olarak da ad2 Dorudan e-ticaret, bilgisayar programlari, müzik ve elence, görsel ve iitsel eserler, çeitli konularda bilgi sunan hizmetler, danimanlik hizmetleri gibi fiziksel olmayan [mal ve] hizmetlerin sipariinin, ödenmesinin ve tesliminin online olarak gerçekletirilmesidir. Dorudan e-ticaret, corafi sinirlar ötesinde tamamlanabilen elektronik bir ilemdir. Dorudan elektronik ticaret disal faktörlerden baimsiz iken, dolayli e-ticaret gümrük ve posta sistemi gibi di etkenlere bali bulunmaktadir. (http://www.e-ticaret.tv/e-ticaretin-turleri.html) [Ayni yerde 2. bölümde açikladiimiz internet üzerinden yapilan mal teslimleri için dolayli e-ticaret tanimi yapilmaktadir.] Dolayli e-ticaret, mallarin elektronik ortamda sipari edilmesi ile posta hizmeti ve ticari kuryeler gibi geleneksel yollarla fiziki tesliminin gerçeklemesi eklinde olmaktadir. Dolayli e-ticaret; ulaim sistemi, para sistemi, gümrük sistemi gibi bazi disal faktörlere balidir.

57

· MESLEK YAZILAR

landirilabilen e-ticaret uygulamalarinin hizmet boyutu ele alinacaktir. Bu noktada, çok yaygin olmasa da hizmetlerin araci web siteleri üzerinden ifasi durumunda, aracilar yoluyla mal teslimlerine ilikin yukarida yaptiimiz açiklamalarin hizmetler için de geçerli olduunu belirtelim. KDV Kanununun 4/1 maddesine göre hizmet, teslim ve teslim sayilan haller ile mal ithalati diinda kalan ilemlerdir ve bu ilemler bir eyi yapmak, ilemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazirlamak, deerlendirmek, kiralamak, bir eyi yapmamayi taahhüt etmek gibi ekillerde gerçekleebilir. Mal teslimi eklinde yapilan bir takim ticari faaliyetler günümüzde internet üzerinden hizmet eklinde de sunulabilmektedir. nternet üzerinden yapilan ticarette fiili bir mal teslimi yapilmiyorsa hizmet ifasi söz konusudur. Bu noktada, sunulan hizmetin içeriinin bir önemi bulunmamaktadir. Örnek: Dijital yayincilik faaliyeti yürüten www. dijimecmua.com sitesinden her ay basilarak gazete bayileri araciliiyla satii yapilan bir dergiye, web sitesinden alinacak bir ifreyle ulamak mümkündür. Kullanici dergiyi bayiden almak yerine bu siteden satin aldii ifreyi girerek internetten okumayi tercih etmektedir. Bu ilemde kullanici web sitesinden fiili olarak bir dergi satin almamakta, web sitesi kullaniciya internet üzerinden bir hizmet sunmaktadir. 3.1. KDV Oranina Etkisi KDV açisindan internetten sunulan hizmetler KDV orani uygulamasinda farklilia neden olabilmektedir. Mal ve Hizmetlere Uygulanacak KDV Oranlarinin Tespitine likin Karara ekli listelerde yer alan ürünlerin teslimlerinde indirimli KDV orani (%1 ve %8) uygulanirken bu ürünleri almak yerine içeriinin internetten hizmet olarak sunulmasi durumunda genel KDV orani (%18) uygulanmaktadir. 3.2. Yararlanma lkesi Küresellemede en etkin araç olan internetin ülke ve sinir kavramlarini alt üst ettii bir gerçektir. Bu altüst oluun dorudan etkileri kendi sinirlari içinde devletin egemenliinin de göstergelerinden olan vergi uygulamalarinda görülmektedir. lem vergileri açisindan internet üzerinden sunulan hizmetler oldukça sorunlu bir konudur. Hizmetin nerede gerçekletii ve hizmetten nerede yararlanildiini belirlemek konusunda sikintilar yaanmaktadir. Bu durumlar belirlense dahi verginin mükellefine veya sorumlusuna ulamadaki

58

zorluklar daha büyüktür. Vari ülkesinde vergilendirme (destinasyon) prensibini benimsemi ülkemizdeki KDV uygulamasinda hizmet ilemlerinde vergilendirme hizmetin ifa edildii yer ile hizmetten yararlanma ölçütüne balanmitir. Kanunun 6. maddesine göre hizmetlerde ilemlerin Türkiye'de yapilmasi, hizmetin Türkiye'de yapilmasini veya hizmetten Türkiye'de faydalanilmasini ifade etmektedir. Buna göre, Türkiye'de ticari, sinai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapilan bir hizmet KDV'ye tabidir. Ancak bu hizmet yurt diindaki bir müteri için yapiliyor ve hizmetten yurt diinda yararlaniliyor ise Kanunun 11 ve 12. maddeleri gereince ihracat istisnasi söz konusu olacaktir. Yine yurtdiinda yapilan bir hizmetten Türkiye'de yararlanilmasi durumunda bu ilemde ithalat hükümleri geçerli olacak ve hizmetten Türkiye'de yararlananlar hizmet bedeli üzerinden hesaplayacaklari KDV'yi beyan edeceklerdir.

· MESLEK YAZILAR

Yurtdiindan Salanan Hizmetler Yabanci firmalarin Türkiye'de hizmet ifasi Yurtdiinda yapilan hizmetlerden Türkiye'de yararlanilmasi KDV var

Yurtdiina Verilen Hizmetler Türkiye'de yapilan hizmetlerden yurtdiinda yararlanilmasi Yurtdiinda yapilan hizmetler Hizmet hraci (KDV yok)

Hizmet thali (KDV var)

KDV yok

Bu çerçevede, hizmetlerin vergilendirilmesinde web sitesinin nereden hizmet sunduu ve hizmetten yararlananlarin bulunduu ülkeye bakmamiz gerekmektedir. Web sitesinin Türkiye'de kurulu olmasi halinde, hizmetin Türkiye'de yapildii kabul edilecek, yararlananlarin da Türkiye'de olmasi durumunda hizmet bedelleri üzerinden hesaplanan KDV hizmeti veren tarafindan beyan edilecektir. Hizmetten yararlananlar yurtdiinda ise dier artlarin da gerçeklemesi kouluyla (faturanin yurtdiindaki müteriye düzenlenmesi, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi) hizmet ihracati söz konusu olacaindan KDV hesaplanmayacaktir. Web sitesinin yurtdiinda olmasi durumunda, bu site üzerinden hizmet verenlerin Türkiye'de ikametgâhinin, iyerinin, kanunî merkezi ve i merkezinin bulunup bulunmadiina göre hareket edilecektir. Türkiye'de KDV mükellefi olmalari halinde yukarida yer alan açiklamalar dorultusunda vergilendirme gerçekleecek; ancak ikametgâhin, iyeriBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

nin, kanunî merkezi ve i merkezinin bulunmamasi halinde hizmetten Türkiye'de yararlananlar sorumlu sifatiyla KDV beyan edecektir. Örnek : Bir mali müavirlik firmasinin yurtdiindaki bir internet sitesi üzerinden maliyet hesaplarinin detaylandirilmasina yönelik bir yazilim satin almasi durumunda, bu yazilim için ödedii bedel üzerinden hesaplanacak KDV'yi sorumlu sifatiyla beyan etmesi gerekmektedir. Örnekteki gibi KDV mükelleflerinin bu tarz bir hizmet aliminda KDV ödemeleri özellikle hesaplanan KDV'si yüksek olan ve her ay fiilen KDV ödeyen mükellefler açisindan bir maliyet oluturmamaktadir. Sorumlu sifatiyla ödenen bu KDV'nin indirim mekanizmasi yoluyla telafisi mümkündür. Ayrica bu gider muhasebe kayitlarina girdiinden gelir ve kurumlar vergisinin hesabinda da dikkate alinacaktir. Burada sorunlu olan konu yurtdiindan salanan hizmetten faydalanan kullanicilarin KDV mükellefiyeti olmayan gerçek kiiler olmasi durumudur. Örnek : Yurtdiinda faaliyet gösteren bir oyun sitesine Türkiye'den balanan kullanicinin buradaki bazi oyunlari oynamak için bedel ödemesi ya da oyunlarin bazi eklentilerini satin almasi. Örnek : Türkiye'deki kullanicinin cep telefonundaki ya da bilgisayarindaki bazi güncellemeleri ücreti kariliinda yurtdiindaki web sitesi üzerinden temin etmesi. Bu tarz örnekleri çoaltmamiz mümkündür. Bunlarin neredeyse tamamina yakininda kullanicilarin KDV mükellefiyetleri bulunmamakta, ancak mevzuata göre sorumlu sifatiyla KDV ödemeleri gerekmektedir. nternet üzerinden gerçekleen bu ilemlerin takibindeki teknik sorunlar da göz önünde tutulduunda verginin uygulanabilirlii konusunda yaanacak güçlükler açiktir. Uygulamada böyle bir açik kapinin olmasi normalde Türkiye'de faaliyet gösteren ve kullanicilarin tamamina yakini Türkiye'de bulunan bazi hizmetlerin yurtdiinda faaliyet gösteren web siteleri üzerinden sunulmasina yol açmaktadir. Ülkemizde kati kurallara balanan internet üzerinden bahis, kumar oynatan sitelerin yasal koullari yerine getirememeleri nedeniyle yurtdiindan faaliyetlerini sürdürmelerini buna örnek olarak verebiliriz. Online ilemlerin takibinde teknik sorunlar olmakla birlikte, bu noktada KDV Kanununun 44/b maddesini hatirlamakta fayda görüyoruz. Tarhiyatin muhatabi balikli bu maddede, Türkiye'de yerlemi olmayan gerçek kiiler ile kanunî merkez

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Teknik takip ve yetkiler konusunda gelimeler olduu takdirde, KDV Kanununun 44. maddesi e-ticaret ilemlerin vergilendirilmesinde daha geni bir yetki kullanimi salayacaktir. 4. Sonuç nternet üzerinden gerçekletirilen e-ticaret hacminin her geçen gün katlanarak arttii bir dönemden geçmekteyiz. Bu alanda sinirlarin belirsizlii, ilemlerin takibi gibi maddi imkânsizliklar yaninda yasal boluklar da bulunmaktadir. Bu zorluklar özellikle internet üzerinden gerçekleen hizmet ifalarinda KDV uygulamalarini da etkilemesine karin mevcut ilemlerin birçou KDV mevzuatinda karilik bulmaktadir. Buna karilik ticari ilemlerin internet üzerinden gerçeklemesi vergilendirme açisindan yeni olanaklar da sunabilmektedir. nternet üzerinden gerçekletirilmese tespiti çok daha zor olacak bir takim ilemler web sitelerinin kullanici bilgileri yoluyla izlenebilmekte ve vergilendirilmektedir. Elektronik ticaretle ilgili düzenlemelerin gündemde olduu bu günlerde internet üzerinden gerçekleen ticaretten doan kayip ve kaçain önüne geçilebilmesi bu ilemlerin mali boyutlarinin bankacilik sistemi üzerinden karilatirilabilmesine balidir. Bu alanda yapilacak düzenlemeler kapsaminda Vergi Usul Kanununda da deiiklikler yapilmasi zorunludur. Özellikle mükellefiyet tesisi, belge düzeni ve kullanici kayitlariyla ilgili yükümlülükler yasal yaptirimlara balanmalidir. Dier yandan, kayip ve kaçaa yönelik adimlar atilirken mükellef odakli hareket edilmeli vergilendirme konusunda hem mükelleflere hem de tüketicilere her aamada gerekli bilgilendirmeler yapilmalidir.

59

· MESLEK YAZILAR

veya i merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayan tüzelkiilerde, bu kanuna göre vergi kesintisi yapmakla sorumlu kiinin; vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulan bir ahsin bulunamamasi halinde, mükellefin Türkiye'deki daimî temsilcisinin, Türkiye'de birden fazla temsilcisinin mevcudiyeti halinde mükellefin tayin edecei temsilcinin; tarhiyat tarihine kadar böyle bir tayin yapilmamisa temsilcilerden herhangi birisinin, daimî temsilci mevcut deilse ilemleri mükellef adina yapanlarin tarhiyata muhatap tutulacaklari hüküm altina alinmitir.

VERENLERN YERLERN VE ÇLERN BLDRME YÜKÜMLÜLÜKLER

Doan KESKN

· MESLEK YAZILAR

Çalima ilikilerinde kayit, hem ekonomi hem de çalianlarin haklari açisindan önemlidir. Ekonomide kayitiçilii salayan önemli yaklaimlardan biri de, faaliyete geçen iyerlerinin ve i sözlemesi ile çalimaya balatilan içilerin ilgili kurumlara bildirilmesi ve bunlara ilikin kayitlarin düzenlenmesidir. Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanlii, Bakanlik Bölge Müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, T. Kurumu, çalima yaaminda kayit sistemini oluturan ana kurumlardir. Bu kurumlarin tekilat yasalari ile hizmet alt yapisini belirleyen Kanunlari, sizlik Sigortasi Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Salik Sigortasi(SSGSS) Kanunu, çalima yaamindaki kayit sistemini oluturan ana düzenlemelerdir. Bu yazida, söz konusu Kanunlar tarafindan düzenlenmi içi iveren ilikilerini ilgilendiren kayit sisteminden ve bildirim usullerinden söz edilecektir. 1. yerinin bildirimi 1.1. 4857 sayili Kanunu: 4857 sayili Kanununa göre, bu yasa kapsamina giren nitelikte bir iyeri kuran, her ne suretle olursa olsun devralan( hukuki bir ilemle, haciz, miras vb yollarla), çalima konusunu kismen veya tamamen deitiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve iyerini kapatan iveren bu durumlari, bir ay içinde Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanlii Bölge Müdürlüüne (bundan böyle kisaca Bakanlik Bölge Müdürlüü denilecektir) bildirecektir (m.3). Bildirimin yapilmamasi icrai bir kabahat olarak idari para cezasi ile yaptirima balanmi olduundan, bir aylik sürenin balangiç tarihi önem kazanmaktadir. Bakanlik Bölge Müdürlüüne yapilacak bildirim, iyerinin kurulmasi, kapanmasi, devrolmasi, çalima konularinin deimesi gibi olgularin ortaya çikmasina bali olduundan, bu olgularin gerçekletii andan itibaren durumun Bakanlik Bölge Müdürlüüne bildirilmesi yükümlülüü balayacaktir. Kanunu, Bölge Müdürlüüne bildirimde bulunacak iverenin, iyeriyle ilgili olarak verecei bilgileri metin içinde konuma göre ayirima tabi tutmadan arka arkaya siralamitir. Bakanlik Bölge Müdürlüü60

ne bildirilecek hususlar, iyerinin unvan ve adresi, çalitirilan içi sayisi, çalima konusu, iin balama veya bitme günü, kendi adi ve soyadi yahut unvani, adresi, varsa iveren vekili veya vekillerinin adi, soyadi ve adresleridir. Görülecei üzere, bildirilecek hususlar, iyerinin konumuna göre tasnif edilmemitir. Bu nedenle, bildirim yapilirken konuma uygun olan bilgilerin verilmesinin yeterli olacai düünülmektedir. Örnein, iyeri kapanirken verilecek bilgiler arasinda artik ie balama günü yer almamalidir. Bu bilgi zaten iyeri açilirken Bakanlik Bölge Müdürlüüne bildirilmi olmalidir. Keza, iyeri kapanirken çalitirilan içi sayisina artik gereksinim olmadii düünülmektedir. Nitekim iverenin zaten iten çikarilan içileri, Bakanlia "içi çiki bildirimi-Ek 2" ile dorudan bildirmi olmasi gerekmektedir. yerinin tescili için Bakanlik Bölge Müdürlüüne yapilacak ilk bavuruda, üç örnek olarak düzenlenecek bildirgeye ek olarak, nüfus cüzdani örnei (irketlerde müdürün), ikametgah ilmühaberi(irketlerde müdürün), imza sirküleri (irketlerde) ve ticaret sicili gazetesi(irketlerde) konulacaktir. Ancak burada animsatmak gerekir ki, 5838 sayili yasayla 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" ile 01.08.2009 tarihinden bu yana, 4857 sayili Kanununun 3.maddesi eylemli olarak kullanilamaz hale gelmitir. Bilindii üzere 5510 sk.m.ek 1 uyarinca, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapilan iyeri bildirimleri, 4857 sayili Kanunu açisindan da yerine getirilmi sayilmaktadir. Bakanlik Bölge Müdürlüü, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafindan gönderilecek bilgilere göre kendi mevzuatina göre tescil ilemini yaparak iyerine dosyasini açacaktir. irketlere ait iyerlerinin bildirimi 4857 sayili Kanununa 4884 (11.06.2003) sayili yasayla yapilan ek düzenlemeye göre, irketlerin tescil kayitlari, ticaret sicili memurluklarinin gönderdii belgeler üzerinden yapilacaktir. Bu belgeler, ilgili ticaret sicili memurluunca bir ay içinde Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanlii ilgili bölge müdürlüklerine gönderileceklerdir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Bu ek düzenlemeden anlailacai üzere, irket (tüzel kiilik) statüsündeki iverenlere ait iyerlerinin tescil ilemleri, kurulu aamasinda ticaret sicil memurluuna verdikleri bilgilerin ticaret sicili memurluu tarafindan Bakanlik Bölge Müdürlüüne gönderilmesi üzerine yapilabilecektir. Ticaret sicili memurluu, bu bilgileri on gün içinde Bakanlik Bölge Müdürlüüne bildirmi olacaktir. Böylece, irketlere ait iyerlerinin tescil ilemlerinin balatilmasinda, ticaret sicili memurluu devreye konularak, iverenin iyerini bildirmesinde gecikme veya atlamadan kaynaklanan sorunlar önlenmek istenmitir. Ancak, söz konusu düzenleme yapilirken, ticaret sicili memurluunun irket bilgilerini Bakanlik Bölge Müdürlüüne göndermemesi olasilii dikkate alinmamitir. Halbuki mülga 506 sayili Sosyal Sigortalar Kanununda yapilan paralel düzenlemede, bu olasilik dikkate alinarak bildirimde bulunmayan ticaret sicili memuruna idari para cezasi getirilmiti. Ayrica, irketler kurulurken, içi çalitirmasi daha sonra gerçekleebileceinden ve i mevzuati açisindan iyeri bildirimi, içi çalitirilmasina balanmasiyla ilgili olduundan, iverenlerin de özellikle içi istihdam etmeye balamasiyla birlikte iyeri bildiriminde bulunmasi uygun olacaktir. Kaldi ki, ticaret sicili memurluunun bildirimde bulunmamasi halinde, iyerinin tescil ileminin yaptirilmamasindan dolayi sorumluluu devam eden iverene ceza uygulanabilecektir. Nitekim, 5510 sayili yasada yapilan düzenlemeye göre, ticaret sicili memurluu tarafindan SGK'na yapilacak bildirim üzerine tescil ileminin yapilabilmesi için, bavuru sirasinda kaç içinin ne zamandan itibaren çalitirilacainin bildirilmi olmasi koulu getirilmitir(5510 sk.m.11). Ancak, 5838 sayili yasayla 5510 sayili Kanuna eklenen madde ile 01.08.2009 tarihinden itibaren iyeri bildirimleri Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden yürüyeceinden, Kanunundaki iyerinin tescil ilemlerine ilikin süreç, irketler için ticaret sicili memurluundan gelecek olanlar dahil Sosyal Güvenlik Kurumuna gelen bilgilerin Bakanlik Bölge Müdürlüüne gönderilmesi üzerine ileyecektir. Bu nedenle her ne kadar, 4857 sayili Kanununda yer alan iyeri bildirimine ilikin hükümler genel olarak kaldirilmami olsa da ( 5838 sayili yasayla 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" uyarinca, ticaret sicili memurluu Sosyal Güvenlik Kurumuna bilgi verecek, Bakanlik Bölge Müdürlüüne bilgi göndermeyecektir.) eylemli olarak SGK' dan gelecek bilgilere göre iyeri tescili yapilacaktir. Alt iverenlere ait iyerlerinin bildirimi. 4857 sayili Kanunu, asil iverene ait iyerinin yardimci ilerinden veya asil iin bir bölümünden i alan alt iverene ait iin görüldüü yeri ayri

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

bir iyeri niteliinde gördüünden, buralar için alt iveren adina tescil ilemi yapilirken, asil iverene ait iyerinden baimsiz olarak alt iverene ait iyeri dosyasi açilacaktir. Ancak, 4857 sayili Kanununda 5763 (15.05.2008) sayili yasayla yapilan deiiklik çerçevesinde alt iverenler, iyeri bildirgesini Bölge Müdürlüüne verirken, asil iverenle yaptiklari sözleme örneini ve ekleri ile iyerine ilikin belgeleri ( Tüzel kiiler için ticaret sicil gazetesi sureti, imza sirküleri), bavuru belgesine ekleyeceklerdir(Alt iverenlik yön.m.6). Bu arada, kurulan asil iveren-alt iveren ilikisi, muvazaali olup olmadii açisindan gerekirse Müfettileri araciliiyla soruturmaya tabi tutulabilecek, muvazaa saptanir ve kesinleirse, alt iverenlik sözlemesi yok hükmünde sayilacaktir. Bu durumda, tescil ilemi yapilmamisa ilem durdurulacak, iyeri tescili yapilmisa, tescil ilemi iptal edilecektir. Bu arada bilinmesi gereken bir husus da, tescilin iptal edilmesi halinde, alt iverenin içileri, ie girdikleri andan itibaren asil iverenin içisi olarak kabul edileceklerdir. 4857 sayili Kanununa 4884 (11.06.2003) sayili yasayla yapilan ek düzenlemeye göre, irketlerin tescil kayitlari, ticaret sicili memurluklarinin gönderdii belgeler üzerinden yapilacaindan, irket statüsünde olan alt iverenlerin iyerleriyle ilgili tescil ilemleri de ticaret sicili memurluu tarafindan Bakanlik Bölge Müdürlüüne gönderilecek bilgiler üzerine yapilacaktir. Ancak burada hemen animsatilmasi gereken husus, 5838 sayili yasa ile 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" uyarinca irketlerin kurululari sirasinda kaç içinin hangi tarihte ie balatilacainin bildirilmesi kouluyla, ticaret sicili memurluuna yapilmi bavuru Sosyal Güvenlik Kurumuna yapilmi sayilarak, bu bilgilerin Kuruma Kurum tarafindan da Bakanlik Bölge Müdürlüüne gönderilmesi üzerine tescil ilemi yapilabileceinden, alt iverenler için de Kanununda ki düzenlemeler eylemli olarak uygulanamaz hale gelmitir. Bildirimlerin Sosyal Güvenlik Kurumu Üzerinden Yürütülmesi 5510 sayili Kanuna 5838 sayili Kanunla eklenen "ek madde 1" e göre, SGK'na yapilan sigortali ve iyerlerine ilikin bildirimler, 4857 sayili Kanunu ve 5953 sayili Basin Kanununa göre Bakanlik Bölge Müdürlüklerine yapilan iyeri bildirimleri(m.3); 2821 sayili Sendikalar Kanunu uyarinca Çalima Bakanliina yapilacak ek 1 ve 2 bildirimleri(m.62); 4447 sayili sizlik Sigortasi Kanuna göre T. Kurumuna verilmek üzere düzenlenecek iten ayrilma bildirimleri(m.48) yerine geçeceklerdir. Yasa koyucu ayni Bakanlik çatisi altinda bulunan Kurumlara ayri ayri yapilan bildirimleri SGK'na ya61

· MESLEK YAZILAR

pilan bildirimlerle ilgilendirerek bürokratik ilemleri azaltmak istemitir. Dolayisiyla 01.08.2009 tarihinden itibaren, Kanununa göre yapilacak iyeri bildirimleri SGK'na yapilan bildirimler üzerinden yürüyecektir. SGK, kendisine yapilan bildirimleri, 15 gün içinde Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliina, Bakanlik Bölge Müdürlüüne ve T. Kurumuna bildirmek durumunda olacaktir (Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapilan Sigortali ve yeri Bildirimlerinin Bazi Kurumlara Yapilmasi Gereken Bildirimler Yerine Geçmesine Dair Usul ve esaslar Hakkinda Yönetmelik madde 8/3) irketlerin kurulu aamasinda yapmi olduklari bavurulara dayanarak ticaret sicili memurluu tarafindan Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen bilgiler yeterli olacak, ticaret sicili memurluu ayrica 4857 sayili Kanunu(m.3) uyarinca Bakanlik Bölge Müdürlüüne bildirimde bulunmayacaktir. 1.2. 5510 sayili Sosyal Sigortalar ve Genel Salik Sigortasi Kanunu 5510 sayili Kanun ile iverenler iyerini ilk defa faaliyete geçireceklerinde, örnei Kurum tarafindan hazirlanacak iyeri bildirgesini en geç sigortali çalitirmaya baladii tarihte Kuruma vermekle yükümlü tutulmulardir. Görülecei üzere, 5510 sayili Kanuna göre iverenler, ilk defa sigortali çalitirmaya baladiklari gün, tescil ileminin yapilabilmesi için iyeriyle ilgili bildirimi SGK' na vermek durumundadirlar. 28/9/2008 tarihli 27011 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan 5510 Sayili Sosyal Sigortalar ve Genel Salik Sigortasi Kanunu Uyarinca yerlerinin Tesciline likin Usul Ve Esaslar Hakkinda Tebli uyarinca; · yerinin faaliyette bulunduu adresten baka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortali çalitirilan bir iin veya iyerinin baka bir iverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, iyerinin nakledildii, yeni iverenin ii veya iyerini devraldii tarihi takip eden on gün içinde, iyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdürler. · Ayni ekilde, iyerinin miras yoluyla intikali halinde ise mirasçilar, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, iyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlü tutulmulardir. · yerinin ayni il sinirlari içinde olmasina karin Kurumun dier bir ünitesinin görev alanina giren baka bir adrese nakledilmesi halinde, on gün içinde adres deiikliinin yazi ile Kuruma bildirilmesi yeterli görülmü, iyeri bildiriminde bulunulmasi gerekli görülmemitir. · yerinin ayni ünitenin görev alanina giren baka bir adrese nakledilmesi halinde, yeni adres, iyerinin nakledildii tarihten itibaren ongün içinde iyerinin ilem gördüü üniteye yazi ile bildirilecek62

· MESLEK YAZILAR

tir. Bu durumda yeni iyeri dosyasi tescil edilmeyecektir. · Tescili yapilacak iyerinde, hem ayin 1'i ila 30'u arasinda, hem de ayin15'i ila müteakip ayin 14'ü arasindaki çalimalarina istinaden ücret alan sigortalilarin bulunmasi halinde, her iki çalima döneminden dolayi iki ayri iyeri bildirgesi düzenlenerek ayri ayri iyeri tescili yapilacaktir. yerlerinin kuruluundan, kapanmasina, nakline, yapisal deiikliklere kadar yaanan hukuki ilemleri SGK'na bildirme yükümlülüklerini yerine getirmeyen iveren veya iveren vekili hakkinda, idarî para cezasi uygulanabilecektir (5510 sk.m.102/1/b). darî para cezasinin uygulanmasi, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel tekil etmeyecektir irketlere ait iyerinin bildirimi 5510 sayili Kanunda da, irketler için ayri bir düzenleme yapilmitir. Buna göre, irketler kurulurken ticaret sicili memurluuna bavurduklarinda, çalitirilacak sigortali sayisini ve bunlarin ie balama tarihlerini de bildirmilerse, ticaret sicili memurluuna yapilan bu bavuru, Sosyal Güvenlik Kurumuna da yapilmi sayilacaktir. Ticaret sicili memurluu, kendilerine yapilan bildirimi, on gün içinde SGK'na bildirmek zorundadir. Görülecei üzere, ticaret sicili memurluuna yapilan bildirimin Kuruma yapilmi bildirim yerine geçerek tescil ilemlerinin balatilabilmesi için, çalitirilacak sigortali sayisi ile bunlarin ne zaman çalitirilmaya balanacaklarinin da bildirilmi olmasi gerekmektedir. Bu nedenle, irket kurulurken ticaret memurluuna yapilan bavuruda, kaç sigortalinin ne zamandan itibaren çalitirilacai hususlari bildirilmemise, Kuruma yapilmi bavuru sayilmayacai için, irketlerin de gerçek kii iverenler gibi sigortali çalitirmaya baladiklari gün, SGK'na bizzat bildirimde bulunmalari gerekecektir. Kuruluta olduu gibi, irketlerin türlerinin deimesi, birlemesi veya dier bir irkete katilmasi durumunda, bu hususlarin ticaret siciline tescil edildiinin ilân tarihini; adi irketlerde, irkete yeni ortak alinmasi durumunda ise, en geç yeni ortain alindii tarihi takip eden on gün içinde, bu deiikliklerin iyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi gerekmektedir(5510 sk.m.11). Alt iverenlerin iyeri bildirimleri 5510 sayili Sosyal Sigortalar ve Genel Salik Sigortasi Kanunu da tipki 4857 sayili Kanunu gibi, alt iverenler için iyeri bildirimini zorunlu kilmitir. Ancak, 5510 sayili Kanun, 4857 sayili Kanununda olduu gibi alt iverenlere ait iyerleri için ayri bir iyeri tescili yoluna gitmemi, alt iverenlerin yapacaklari iyeri bildirimi üzerine, ii aldii asil iverenin tescilli dosyasi üzerinden özel bir numara

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

vermek suretiyle kayit altina alma yolunu tercih etmitir. irket statüsünde olmalari hallerinde alt iverenler de, 5510 sayili Kanunun 11.maddesine göre, ticaret sicili memurluuna, içilerin çalimaya balayacaklari tarihle ilgili bilgi dahil bavurmu olmalari kaydiyla, Sosyal Güvenlik Kurumuna bavurmu sayilacaklardir. Kurum, ticaret sicili memurluundan gelecek bilgilere göre yukardaki ilemlere uyarak alt iverenin tescil ilemlerini, asil iverenin dosyasi üzerinden yapacaktir. 1.3.Türkiye Kurumu Kanunu(4904 sk) Türkiye Kurumunun görevlerini belirleyen 4904 sayili Kanunda, iverenlerin kurduklari iyerlerini T. Kurumuna bildirecekleri yönünde dorudan düzenlenmi herhangi bir yükümlülük bulunmamaktadir. 4904 sayili T. Kurumu Kanununa göre Kurum, "çi isteme ve i aramanin düzene balanmasina ilikin çalimalar yapmak, igücünün yurt içinde ve yurt diinda uygun olduklari ilere yerletirilmelerine ve çeitli iler için uygun igücü bulunmasina ve yurt dii hizmet akitlerinin yapilmasina aracilik etmek, istihdaminda güçlük çekilen igücü ile iyerlerinin yasal olarak çalitirmak zorunda olduklari igücünün istihdamlarina katkida bulunmak, özel istihdam bürolarina ilikin Kuruma verilen görevleri yerine getirmek, iverenlerin yurt diinda kendi i ve faaliyetlerinde çalitiracai içileri temin etmesi ile tarim ilerinde ücretli i ve içi bulma araciliina izin verilmesi ve kaldirilmasina ilikin ilemleri yapmak" la görevlendirilmi bulunmaktadir (4904 sk.m.3/d). Kurum, söz konusu hizmetleri yerine getirebilmesi için iverenlerden bilgi ve belge isteme hakkina sahiptir. Ancak yasada iyerlerinin T. Kurumuna bildirilmesiyle ilgili dorudan bir düzenleme bulunmamaktadir. Buna karilik hizmetlerin yürütülebilmesi için, iyerleri hakkinda Kurumun bilgilenmesine de gereksinim bulunmaktadir. Bu nedenle, iverenlerin, yeni bir iyeri oluturduklarinda, T. Kurumuna da bilgi vermesi gerekmektedir. yerini kuran iverenin T. Kurumuna iyerini bildirmemesi halinde, 4904 sayili Kanunun 3.maddesi uyarinca bu ilemin gerçekletirilmesini iverenden isteyecektir. te bu durumda, iverenin 15 gün içinde iyerini T. Kurumuna bildirmesi zorunlu hale gelecektir.. Sonuç itibariyla, yasada açik bir düzenleme olmamakla birlikte, bu bilgi iverenden istendiinde 15 gün içinde yanit verilmesi zorunlu hale geleceinden iyeri kurulduunda, sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunulurken, T. Kurumuna da bildirimde bulunulmasi gerektii düünülmektedir. Burada bilinmesi gereken önemli husus, iyeri ve içi bildirimleri konusunda tek çati uygulamasini

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

gündeme getiren 5838 sayili yasayla 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" de, 4904 sayili Kanun uyarinca T. Kurumuna yapilmasi istenen bildirime yer verilmemitir. Bu nedenle, faaliyete yeni geçirilen iyerleriyle ilgili olarak T. Kurumuna yapilacak bildirimler bizzat iveren tarafindan yapilacaktir. T. Kurumu tarafindan istemesine karin iyerinin bildiriminin yapilmamasi durumunda 4904 sayili Kanunun 20/d.maddesi uyarinca idari para cezasi uygulanabilecektir. 1.4.Basin Kanunu (5953 sk)

· MESLEK YAZILAR

Basin Mesleinde Çalianlarla Çalitiranlar Arasindaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkinda 5953 sayili Kanun, gazete, mevkute (periyodik yayinlanan dergiler.), haber ve fotoraf ajanslarinda çalian gazetecilerle, bunlari çalitiranlar arasindaki i ilikisini düzenlemektedir. 5953 sayili Kanuna göre, yasa kapsamina girecek nitelikte bir müesseseyi; iletmekte olanlar, tesis edenler, devir alanlar, kapatanlar, çalima konusunu kismen veya tamamen deitirenler, kendisine intikal eden böyle bir müesseseyi iletmeye devam edenler veya kapatanlar, bir intikal mevzuubahis ise bunun eklini ve tarihini, iletmeye balamak veya kapatma yahut da devir alma veya çalima konusunu deitirme tarihinden itibaren bir ay içinde o i yerinin kurulu bulunduu mahal içinde Kanununun uygulanmasiyla görevli makama (Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanlii Bölge Müdürlüüne) yazili olarak bizzat veya taahhütlü mektupla bildirmekle ödevlidirler (5953 sk.m.3). Bildirimde, müessesenin unvan ve adresi, müessese sahibinin isim ve hüviyeti, adresi, yapilan iin nev'i, burada çalianlarin miktari hususlarina yer verilecektir(m.3). Ancak, sözü edilen gazete, mevkute, haber ve fotoraf ajanslari eer, Devlet, Vilayet, Belediye, Kamu ktisadi Teekkülleri ve sermayesinin yaridan fazlasi bu kurumlara ait irketler tarafindan oluturulmakta ise, bu müesseseler 5953 sayili Kanun kapsamina girmediklerinden söz konusu yükümlülük diinda kalacaklardir. 5510 sayili Kanuna 5838 sayili yasayla eklenmi olan "ek madde 1", Basin Mesleinde Çalianlarla Çalitiranlar Arasindaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkinda Kanun uyarinca yapilacak iyeri bildirimlerini de kapsadiindan, 1.08.2009 tarihinden itibaren bu Kanun kapsamina giren gazete, mevkute, haber ve fotoraf ajansliklari ile ilgili tescil ilemleri de, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafindan Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanlii Bölge Müdürlüüne gönderilecek bilgiler çerçevesinde gerçekleecektir. irketlerin kuruluunda, ticaret sicili memurluuna yapilan bavuruya ilikin bilgiler, memurluk tarafindan on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna,

63

Kurum da bu bilgileri onbe gün içinde Bakanlik Bölge Müdürlüüne göndereceinden, gazete, mevkute, haber ve fotoraf ajansliklari kuran irketler, iyeri tescili için ayrica Bakanlik Bölge Müdürlüüne bavurmak durumunda olmayacaklardir. Kaç içinin ne zamandan itibaren çalitirilacai irketlerin kuruluu sirasinda bilinmiyorsa, bu durumda, ticaret sicili memurluuna yapilmi bavuru Sosyal Güvenlik Kurumuna yapilmi bildirim olarak sayilmayacaindan, Basin Kanunu kapsamindaki irketler de içi çalitirmaya baladiklari tarihte Bakanlik Bölge Müdürlüüne iyeri bildiriminde bulunarak yükümlülüklerini yerine getirmi olacaklardir. 2. çilerin bildirimi 5838 sayili Yasa ile 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" uyarinca, içilerin ie giri ve çikilarina ilikin bildirimler açisindan da tek çati formülü uygulamaya geçirilmi olup, SGK na yapilacak bildirimler, Sendikalar Kanunu uyarinca Bakanlia, sizlik Sigortasi Kanunu uyarinca T. Kurumuna yapilacak bildirimlerin yerine geçecek, bu Kurumlar tarafindan yürütülecek ilemler, SGK tarafindan yapilacak bilgilendirmeye göre yürütüleceklerdir. Bu nedenle, 5510 sayili Kanun uyarinca SGK'na yapilacak bildirimler önem kazanmitir. Ancak, bilgilendirme amaciyla, dier kanunlar çerçevesinde yapilacak bildirim yükümlülüklerine de deinilecektir. 2.1. 5510 sayili sosyal sigortalar ve Genel Salik Sigortasi Kanunu çi giri bildirimleri Faal bir iyerinde çalimaya balayacak olan içilerin(4/a kapsamindaki) sigortaya bildiriminin, ie balamadan önce yapilmasi gerekmektedir. Sadece, inaatlarda, tarim ve hayvancilik ilerinde sigortalama, içinin ie baladii gün itibariyla yapilabilecektir (5510 sk. m.8/a). Kuruma ilk defa iyeri bildirgesi verilecek iyerlerinde ise uygulama biraz daha farkli yapilabilecektir. lk defa sigortali çalitirmaya balanilan tarihten itibaren bir ay içinde çalimaya balayan dier sigortalilarin, çalimaya baladiklari tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylik sürenin dolduu tarihe kadar sigortalama ilemi yapilabilecekti (m.8/b). Yabanci ülkelere sefer yapan ulatirma araçlarina sefer sirasinda alinarak çalitirilanlarin Kuruma bildiriminin de bir aylik süre içinde yapilmasi halinde, süresi içinde yapilmi bildirim olarak deerlendirilecektir(m.8/b). çi çiki bildirimi 5510 sayili Kanuna göre 4/a kapsaminda sigortali olan içilerin i sözlemelerinin sona erdii gün iten ayrilma günü olarak deerlendirilecektir. sözlemesinin sona erdii tarihten itibaren on

64

gün içinde iveren, içinin iten ayrildiini Kuruma bildirmekle yükümlü tutulmutur (5510 sk.m.9). Dier Kurumlara yapilacak içi bildirimlerinin SGK üzerinden yürütülmesi 5838 sayili yasayla 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" e göre, SGK'na yapilan içi ie giri ve çiki bildirimleri hakkindaki bilgi, Kurum tarafindan onbe gün içinde, 2821 sayili Sendikalar Kanunu uyarinca iverenler tarafindan Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliina yapilacak Ek 1 ve 2 bildirimlerinin yerine geçmek üzere, Bakanlia gönderileceklerdir(Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapilan Sigortali ve yeri Bildirimlerinin Bazi Kurumlara Yapilmasi Gereken Bildirimler Yerine Geçmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkinda Yönetmelik m. 8/3). Hatta yine 5838 sayili yasanin 6.maddesiyle 2821 sayili Sendikalar Kanunun 12.maddesinin üçüncü fikrasina eklenen, "Bakanlik; yetkili sendikanin belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde, kendisine gönderilen üyelik ve istifa bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapilan içi bildirimlerini esas alir." cümlesiyle, toplu i sözlemesi yapabilmek için yetkili sendikanin belirlenmesinde kullanilan ek 1 ve 2 belgeleri yerine, SGK'na bildirilen ie giri ve çiki bildirimleri kullanilacaktir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yapila, içilerin ie giri ve çiki bildirimleri, 5838 sayili yasa uyarinca, 4447 sayili sizlik Sigortasi Kanunu çerçevesinde iten ayrilan içilerin, isizlik ödeneinden yararlanabilmeleri için, iverence T. Kurumuna yapilacak bildirim yerine de geçecektir. Bu balamda, SGK, kendisine yapilan içilerin ie giri ve çiki bildirimleriyle ilgili bilgileri, onbe gün içinde T. Kurumuna bildirmi olacaklardir. 2.2. Sendikalar Kanunu Toplu i sözleme süreci yasayla kurallara balanmitir. Toplu i sözlemesi yapmak üzere örgütlenen bir içi sendikasinin toplu i sözlemesi baitlayabilmesi için öncelikle, iyerinin bulunduu ikolunda kurulmu olmasi, o ikolunda bulunan içi sayisinin en az %10 unu üye yapmi olmasi ve toplu i sözlemesi baitlamak istedii iyerinde de var olan içilerin en az %50 +1 ini üye yapmi olmasi gerekmektedir. Bu nedenle, hem ikolundaki %10 barajinin hem de, toplu i sözlemesi baitlanacak iyerlerinde %50+1 barajinin ailmi olduunun saptanmasina gereksinim bulunmaktadir. te bu balamda gerekli tespitlerin yapilabilmesi için ie giren ve çikan içilerin Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliina bildirilmesi gerekmitir. Bu nedenle, 2821 sayili Sendikalar Kanununun 62.maddesi uyarinca iverenler ie aldiklari veya bir nedenle i sözlemesi sona eren içileri, izleyen ayin 15 ine kadar aylik bildirimlerle (ek 1 ve ek 2) Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliina

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· MESLEK YAZILAR

bildirmekle yükümlü tutulmulardir(2821 sk.m.62) Ancak 5510 sayili Kanuna 5838 sayili yasayla eklenmi "ek madde 1" uyarinca bu uygulamadan vazgeçilerek toplu sözleme düzeni de SGK na bildirilecek içi ie giri ve çiki belgeleri üzerinden yürütülecektir. Sendikalarin ikolu düzeyindeki %10 barajini aip amadiklari yönündeki tespitler de artik, SGK na gönderilen içi ie giri ve çiki bildirimleri üzerinden yürütülecektir. SGK, kendisine yapilan içi giri ve çikii ile ilgili bildirimlerden elde ettii bilgileri onbe gün içinde Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliina bildirecektir. Bu nedenle iverenler, 01.08.2009 tarihinden itibaren Sendikalar Kanununun 62.maddesi uyarinca içi giri ve çikilariyla ilgili Ek 1 ve Ek 2 bildirimleri yapmayacaklardir. 2.3. sizlik Sigortasi Kanunu sizlik ödenei almaya hak kazanacak ekilde i sözlemesi sona eren içilerin, isizlik ödeneinden yararlanabilmeleri için T. Kurumuna bildirilmeleri gerekliliinden hareketle 4447 sayili Kanun uyarinca yapilmi düzenlemeye göre iverenler, örnei Kurum tarafindan belirlenmi bildirimi 15 gün içinde T. Kurumuna göndermekle yükümlü tutulmulardir. 5838 sayili yasayla 5510 sayili Kanuna eklenen "ek madde 1" uyarinca içilerin iten çikiiyla ilgili olarak yapilan bildirim üzerine SGK, onbe gün içinde T. Kurumuna bilgi verecektir. Bu bildirim üzerine içiye isizlik ödenei ödeneceinden iverenlerin 4447 sayili Kanunun 48.maddesi uyarinca düzenlenmesi gereken iten ayrilma bildirimini T. Kurumuna göndermesine gerek kalmamitir. Ancak, yasada söz konusu iten ayrilma bildiriminin üç nüsha düzenlenecei, biri T. Kurumuna gönderilirken ikincisinin içiye, üçüncüsünün de iyeri kayitlari arasina konulmasi istendiinden, T. Kurumuna söz konusu bildirimin bir örneinin gönderilmesine gerek kalmamakla birlikte, bu bildirimin düzenlenerek bir örneinin içiye verilmesi bir örneinin de iyerinde saklanmasi gerektii düünülmektedir (4447 s.k.m.48). 3. Toplu içi çikarmada bildirim Toplu içi çikarimi, bireysel fesihlerde olduu gibi bazi koullara balanmitir. Ekonomik, teknolojik ve yapisal deiiklikler nedeniyle iletmenin, iyerinin veya iin gereklerinden hareketle, iletmenin büyüklüüne göre deien sayida içinin bir ay içinde fasilalarla veya ayni anda i sözlemelerinin sona erdirilmesi halinde toplu çikarmanin varliindan söz edilebilecektir. Buna göre 20-100 içi arasinda içi çalitiran iyerlerinde 10 ve daha fazla içinin; 101-300 içi arasinda içi çalitiran iyerlerinde %10 ve 301 den fazla içi çalitirilan iyerlerinde ise 30 ve daha fazla içinin i sözlemesinin sona erdirilmesi halinde toplu çikarmadan söz edilebilecektir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Toplu içi çikarimi yapilacainda, bu eylemin gerçekletirilecei tarihten 30 gün önce olmasi kouluyla iverenler, T. Kurumunu, Bakanlik Bölge Müdürlüünü ve varsa taraf iyeri sendika temsilcisini yazili olarak bilgilendirmekle yükümlüdürler. Bildirimde, içi çikarmanin sebepleri, bundan etkilenecek içi sayisi ve gruplari ile ie son verme ilemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleeceine ilikin bilgilerin bulunmasi zorunludur Bildirim kouluna uyulmamasi ve genel olarak toplu çikarma hükmü çerçevesinde koyulmu kurallara uyulmamasi hallerinde idari para cezasi uygulanacaktir(4857 sk.m.100). 4. Kazasi ve meslek hastaliinda bildirim 4857 sayili Kanununa göre i kazasi ve veya meslek hastaliklarinda da iverenin bazi Kurumlari bilgilendirme yükümlülükleri bulunmaktadir (Konu ile ilgili ayrintili bilgi Bültenin bir önceki sayisindan-192- edinilebilecektir). kazalarinda, iverenler veya vekilleri kazanin meydana geldii günden itibaren, kolluk kuvvetlerini (Polis veya Jandarma) derhal, Sosyal Güvenlik Kurumunu üç i günü içinde, Bakanlik Bölge Müdürlüünü ise iki igünü içinde bilgilendireceklerdir(5510 sk.m13 ve 4857 sk.m.77). Meslek hastaliklarinda da, iverenler veya iveren vekilleri üç igünü içinde Sosyal Güvenlik Kurumunu, iki igünü içinde, Bakanlik Bölge Müdürlüünü bilgilendirecektir (5510 sk.m.14 ve 4857 sk.m.77). 5. Kanuna göre bildirimde kural 4857 sayili Kanununa göre, bu Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazili olarak ve imza kariliinda yapilmasi gerekecek, bildirim yapilan kii bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilecektir (4857 sk.m.109). Bu nedenle, fesih, disiplin cezalari dahil, iverence içiye yapilacak her türlü bildirimin yazili olarak yapilmasi gerekmektedir. Bildirimlerin yazili olarak yapilmasini gündeme getiren Kanununun 109.maddesi ispat koulu açisindan düzenlenmitir. Bu nedenle, bildirimlerin bu madde hükmü anlaminda yazili olarak yapilmamasi halinde yok sayilmayacak dier kanitlarla varlii devam edecektir. Ancak, 4857 sayili Kanunun 18-21.maddeleri arasinda düzenlenmi "i güvencesi" kapsaminda i sözlemelerinin feshiyle ilgili olarak gündeme getirilmi olan yazili bildirim koulu ise, yasanin 109. maddesinden ayrilarak ispat deil geçerlilik koulu olarak düzenlenmitir(m.19). Yani, i güvencesi kapsaminda yapilacak fesihlerde içiye i sözlemesinin feshi yazili olarak bildirilmemise, usul açisindan geçerli fesihten söz edilemeyecek fesih, geçersiz feshe dönüebilecektir.

65

· MESLEK YAZILAR

E UYGUNLUK RAPORU ALMAYA GÖNDERLEN BR K E BALAMAZSA VERENE 3.042,00 TL. CEZA KESLMEKTEDR

Ahmet AAR SMMM

· MESLEK YAZILAR

I- GR : 5510 sayili Kanunu 59. maddesi uyarinca çikarilan Kamu darelerinin Denetim Elemanlarinca Yapilacak Tespitler Hakkinda Yönetmelik hükümlerine göre, kamu idarelerinin denetim elemanlari, kendi mevzuatlari gereince iyerlerinde yapacaklari her türlü soruturma, denetim ve incelemeler sirasinda, iyerlerinde çalitirilanlarin kanun gerei sigortali olup olmadiini tespit ederek sigortasiz çalitirilanlari ve Kanuna göre sigortali sayilanlarin prime esas kazançlarinin veya sigortali gün sayilarinin eksik bildirilmesine ilikin tespitlerini en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorundadir. Kanunu 59. maddesinde ve buna ilikin olarak çikarilan yönetmelikte, yapilan ilemlerde, ilem yapilan kiilerin iyerinde çalitirilanlarin sigortali olmadiklarinin tespit edilmesi halinde Kuruma bildirilmesi ve Kurumun da buna göre ilem yapilmasi öngörülmütür Yasanin bu hükmü uyarinca, iverenlerin ie alinmak üzere salam olup olmadiina ilikin portör muayenesi yaptirmak ve salam raporu almak için gönderilen kiilerin, portör muayenesini yapan salik birimi tarafindan, yapilan bu ilem ve muayenesi yapilan kiilerin kimlii, ilgili SGK Müdürlüüne bildirilmektedir. Nadiren de olsa, muayenesi yapilan ve çaliacai ie uygun olduuna dair rapor verilen bazi kiilerin, iyerine dönmedikleri veya iverenin teklif ettii çalima artlarini kabul etmediinden dolayi çalimaya balamadiklari durumlar da olabilmektedir. Doal olarak iyerinde çalimaya balamami ve çalimayacak bir kiinin, sigorta giriinin yapilmasi elbette düünülemez. Ancak ne var ki, salik kurum ve kurulularinca muayenesi yapilmi ve salam raporu verilmi olduu SGK'ya bildirilen kiinin, SGK tarafindan, "fiilen ie balami addedilerek" ie giri bildirgesi verilmedii gerekçesiyle iverene dört asgari ücret tutarinda 3.042,00 TL dari Para Cezasi kesilmekte ve ayrica ek aylik prim ve hizmet beldesi düzenlenerek verilmesi istenmekte, verilmedii takdirde re'sen düzenlenip ek prim tahakkuku yapilmaktadir

66

Bu yazimizin konusu, içinin çaliacai ite çalimaya uygun olduu raporu almaya veya portör muayenesi olup sihhi rapor almaya gönderilen ve rapor aldiktan sonra gelip iyerinde çalimaya balamayanlar için Kurumun portör muayenesine dayandirilarak çalitii varsayilan kiiler için kestii / kesecei idari para cezalarinin haksizliinin ve yersizliinin irdelenmesi olacaktir. II- BAZI LERDE ÇLERN E GRMEDEN ÖNCE BU E UYGUN OLDUKLARI VE SIHH RAPORU OLMADAN ÇALITIRILMALARI YASAKTIR: Gerek 4857 sayili Kanunu ve gerekse 1593 sayili Umumi Hifzisihha Kanununa göre, bazi i kollarinda ve ilerde çalitirilacak içilerin, ie alinmadan önce o ite çaliabileceklerine ilikin yetkili hekim raporu ile tevsik edilmedikçe ie alinamazlar ve çalitirilamazlar. öyle ki: 1- 1593 Sayili Umumi Hifzisihha Kanunu'nun 126. maddesine göre, yenilecek ve içilecek eyler satan veya veren veyahut taharet ve nezafete müteallik sanatlar ifa edenler her üç ayda bir kendilerini muayene ettirerek bir sihhi rapor almaa mecburdurlar. Dolayisiyla, bu tür yerlerde çalitirilacak kimselerin ie balatilmadan önce portör muayenesi olmalari ve salam raporu aldiktan sonra ie balatilmalari yasal bir zorunluluktur. Bu yasaklara aykiri hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrica suç oluturmadii takdirde, 250,00 TL. den 1.000,00 TL.'ye kadar idarî para cezasi verilir. 2- 4857 sayili Kanunu'nu 86. maddesine göre ise, air ve tehlikeli ilerde çaliacak içilerin ie giriinde veya iin devami süresince en az yilda bir, bedence bu ilere elverili ve dayanikli olduklari iyeri hekimi, içi salii dispanserleri, bunlarin bulunmadii yerlerde sirasi ile en yakin Sosyal Sigortalar Kurumu, salik ocai, hükümet veya belediye hekimleri tarafindan verilmi muayene raporlari olmadikça, bu gibilerin ie alinmalari veya ite çalitirilmalari keza yasaklanmitir. Bu yasaklara uymayanlara yani, bu tür ilerde çalitirilacak içilere doktor raporu almayan iveBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

rene her bir içi için 228,00 TL. dari para cezasi verilir. III- KAYITDII STDAMLA MÜCADELE PRORAMI YARARLI OLMUTUR: 5510 sayili Sosyal Sigortalar ve Genel Salik Sigortasi Kanunun verdii yetkiye dayanilarak 2008 Kasim ayindan itibaren Kurum tarafindan balatilan ve kisa adi KADM olan Kayit Dii stihdam ve Kayit Dii stihdamla Mücadele yerinde ve yararli olmutur. Gerçekten de kayit dii istihdam, ülkemizin en önemli sorunlarindan biri haline gelmitir. Kurumun KADM kapsaminda balattii ve kanunun, bankalar ile kamu idarelerince yapilan ilemlerde, ilem yapan kiilerin sigortalilik kontrollerinin yapilmasi ve sigortasiz olanlarin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi yükümlülüü uyarinca, bankalarla ve kamu kurumlariyla yaptii ibirlii sonucunda büyük baari salanmitir. Kayit dii istihdamla yapilan mücadelede, son 1,5 yil içinde 35 bin içinin sigortasiz çalitii ve 8.500 iyerinin de tescilsiz olduu tespit edildii ve bunlarin kayit altina alindii yetkililerce ifade edilmitir. Alinan bu sonuçlar da sevindirici olduu kadar, sigortasiz çalitiranlar için de caydirici bir unsur olacaktir. Dolayisiyla, kayit dii istihdamla yapilan bu uygulama yerinde ve doru bir uygulamadir. Yanli olan, salik raporu almak için kamuya ait salik kuruluu tesisine gönderilen kiilerin, iyerinde çaliip çalimadiina bakilmaksizin, portör muayenesi yapilan kiilerin fiilen çaliiyormu gibi Kuruma bildirilmesi ve Kurumun da buna istinaden iverene idari para cezasi kesilmesidir. IV- KURUMUN KAYIT DII STHDAMLA MÜCADELE GENELGES YANLI UYGULANMAKTADIR: SGK tarafindan Kayit Dii stihdam ve Kayit Dii stihdamla Mücadele uygulama Genelgesi olarak yayimlanan 2010/ 47 sayili Genelge, bazi salik kurululari ve SGK Müdürlükleri tarafindan yanli algilanmakta ve uygulanmaktadir. öyle ki; 1- 5510 sayili Kanunun 59 uncu maddesinin yedinci fikrasi gereince yayimlanan Kamu darelerinin Denetim Elemanlarinca Yapilacak Tespitler Hakkinda Yönetmelik; "Kamu idarelerinin denetim elemanlarinca, iyerinde fiilen veya kayden çalitirildii tespit edilen sigortalilar ile sigortali sayilanlarin prime esas kazançlarinin veya sigortali gün sayilarinin eksik bildirilmesine ilikin fiili tespit veya kayit inceleme tutanai, ilgili ünite tarafindan Kurum mevzuatina uygun olarak ileme alinir. Fiili tespit veya kayit inceleme tutanainda eksiklik olmasi halinde, eksikliklerin kamu idaresinin denetim elemanlarinca tamamlanmasi amaciyla, tutanak bir yazi ekinde ilgili kamu kurum ve kuruluuna gönderilir." Hükmünü amirdir. 2- 2010/47 sayili Genelgenin, portör muayene

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

listeleri balikli bölümünde, "portör muayenesi ilk defa ie balamadan önce yapildii gibi çalima sirasinda belli periyotlarda da yapilmaktadir. lk defa ie balamak için yapilan portör muayenelerinden sonra fiilen çalimaya balanmadii durumlar da olabilecei dikkate alinarak, Genelgenin (1) numarali ekinde yer alan yeni formata göre bilgilerin alinmasi için bu format ildeki salik müdürlüklerine gönderilecektir." Denmektedir. Görüldüü gibi, gerek yönetmelik ve gerekse genelgenin yukarida yazili bulunan açik hükümlerinden de anlailacai üzere, bir kiinin sigortasiz olduunun tespiti, salam raporu almak için doktor tarafindan muayene edilmi olmasi ile deil, kamu idarelerinin denetim elemanlarinca, iyerinde fiilen veya kayden çalitirildii tespit edilmesi ile mümkün olur. 3- Ayrica, 5510 sayili yasanin 102. maddesine göre, iverenler tarafindan ie alinan içilerin ie balatilmadan önce kuruma bildirilmemesi halinde her bir içi için bir asgari ücret tutarinda idari para cezasi uygulanacai öngörülmütür. Madde metninden de anlailacai üzere idari para cezasinin, fiilen ie balatilan içinin yasal süresinde Kuruma bildirilmemesi halinde uygulanacai öngörülmü olup, portör muayenesi yapilmi fakat ie balamami bir kii için böyle bir ceza öngörülmemitir. VI- SONUÇ: 5510 sayili Kanunun 8. maddesine, 5754 sayili Kanunla eklenen bir hükme göre; Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca belirlenecek ilemlerde, ilem yaptii kiilerin sigortalilik bakimindan tescilli olup olmadiini kontrol etmek ve sigortasiz olduunu tespit ettii kiileri, Kuruma bildirmekle yükümlü bildirmek suretiyle, kayit dii istihdamla mücadele ve sigortasiz içilerin kayit altina alinmasi için gerekli çalimalarin yapilmasi ve önlemlerin alinmasi, SGK'nin ve tüm kamu kurulularinin görevidir. Kayit dii istihdamla mücadele, iverenler tarafindan ie alinmi ve çalitirilan içilerin, yasal süresi içerisinde Kuruma bildirilmediinin fiilen veya kaydan tespit edilen içiler için yasal ilemlerin yapilmasi, elbette gerekli, yasal ve doru bir uygulama olur. Yanli ve anormal olan, portör muayenesi yapilmi veya salam raporu verilmi bir içinin fiilen ie balami olarak kabul edilmi olmasidir. Portör muayenesi ve salam raporu verilmi olmasi ayri eydir, ie fiilen balami olmasi ayri eydir. Her rapor alan veya sabika kaydi alan bir kiinin mutlaka ie balami olduu anlaminda kabul edilmemeli, varsayilmamalidir. Aksi taktirde hukuki temeli olmayan böylesi bir uygulama, istihdamla mücadeleden ziyade, iverenlerin haksiz yere cezalandirilmasi sonucunu douracak ve amacina hizmet etmeyecek gereksiz ve yersiz bir çabadan öteye gitmeyecektir.

67

· MESLEK YAZILAR

2010 YILININ KASIM VE ARALIK AYLARINDA MEVZUATTA YAPILAN ÖNEML DEKLKLER

-IISOSYAL GÜVENLK KURUMU ALACAKLARINA UYGULANAN TECL FAZ VE GECKME ZAMMI ORANLARINDA DEKLK YAPILDI. (2010/119 No'lu Genelge)

Sosyal Güvenlik Kurumu'nca çikarilan 2010/119 No'lu Genelgede; · SGK'nca yapilan tecil ve taksitlendirme ilemlerinde 21/10/2010 tarihinden itibaren 6183 sayili Kanunun 48 inci maddesi uyarinca yapilacak tecil ve taksitlendirme ilemleri ile daha önce taksinlendirilip vadesi bu tarihten sonra gelen taksitlere uygulanan yillik % 12 oraninda tecil faizinin uygulanacai, · Kurumun prim ve dier alacaklari diinda kalan, 488 sayili Damga Vergisi Kanununa göre tahakkuk ettirilen damga vergileri ile uygulama süreleri 1/1/2004 tarihinden önce sona ermi olmakla beraber henüz tahsil edilmemi eitime katki payi ve özel ilem vergisi alacaklarina, 19/10/2010 tarihine kadar eski oranlar, 19.10.2010 tarihinden itibaren ise yeni oran üzerinden (% l.40) oraninda gecikme zammi uygulanacai Açiklanmitir. -IIIticari, zirai ve kurum kazancindan indirilebilecektir.

· MEVZUAT DEKL

-IVBR YERNDE ÇALIMAKSIZIN ARKI SÖYLEYENLER LE MÜZK CRA EDENLERLE LGL OLARAK 74 NO'LU GELR VERGS KANUNU SRKÜLER YAYIMLANDI. (29.11.2010/GVK-74/2010-1/ Serbest meslek erbabi muafiyeti-1)

Gelir daresi Bakanlii'nca çikarilan 74 No'lu Gelir Vergisi Sirkülerinde, bir iyerinde çalimaksizin gezici olarak kendi nam ve hesaplarina çalimak suretiyle arki söyleyenler ile müzik icra edenlerden (davulcu ve zurnacilar dahil), Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen artlardan1 en az ikisini taimayanlar ile köylerde veya son nüfus sayimina göre belediye içi nüfusu 5.000'i amayan yerlerde faaliyette bulunanlarin bu faaliyetlerine ilikin kazançlarinin gelir vergisinden muaf tutulmasi gerektii, anilan maddede belirtilen artlardan en az ikisini taiyanlarin serbest meslek erbabi sayilacaindan, bu kiiler nezdinde, elde ettikleri kazançtan dolayi serbest meslek mükellefiyeti tesis edilmesi gerektii belirtilmitir. Sirküler kapsamina giren mükelleflere yapilan ödemelerde, ödemeyi yapanlarin GVK'nin 94 üncü maddesinin (1) numarali fikrasinda sayilan kii veya kurumlardan olmasi halinde bunlara yapilan ödemelerden % 20 oraninda gelir vergisi kesintisi yapilmasi gerekmektedir. Ayrica, meslei mutat olarak yapmakta ve kendileri KDV mükellefi deilse, KDV mükellefleri tarafindan yapilan ödemeler sirasinda KDV tevkifati da yapilmasi gerekmektedir.

2010 YILI YENDEN DEERLEME ORANI % 7,7 OLARAK BELRLEND. (11.11.2010/RG. 27757

Maliye Bakanlii'nca çikarilan 401 seri No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Teblii'nde, 2010 yili için % 7,7 (yedi virgül yedi) olarak tespit edilmitir. Bu oran IV ncü geçici vergi döneminde uygulanacaktir. Dier taraftan, 24.4.2003 tarihinden önce alinan tevik belgelerinden kaynaklanan ve eski hükümlere göre yararlanilan yatirimlar için bu tarihten önce yapilan yatirimlar ile bu tarihten sonra tevik belgesinde yer alan harcamalar (24/04/2003 tarihinden sonra tevik belgesine ilenen yatirim harcamalari hariç) sonucunda indirilemeyerek 2006 yilina devreden yatirim indirimleri de yeniden deerleme oraninda artirilarak 2009 yilina ilikin verilecek gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edilen

1 Serbest Meslek Erbabinda e Balamanin Belirtileri Serbest meslek erbabi için aaidaki hallerden herhangi biri "e balama"yi gösterir: 1. Muayenehane, yazihane, atelye gibi özel i yerleri açmak; 2. Çaliilan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduunu ifade eden alametleri asmak; 3. Her ne ekilde olursa olsun devamli olarak mesleki faaliyette bulunduunu gösteren ilanlar yapmak; 4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teekküllere kaydolunmak. Mesleki teekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumlari icabi bilfiil mesleki faaliyette bulunmiyacak olanlar bildirmelerinde bu cihetide açiklarlar.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

68

-VVERG MAHKEMESNDE DAVA AÇMA SÜRESN ANAYASAYA AYKIRI BULUNMADI. (2.12.2010/ RG.27773)

2577 sayili dari Yargilama Usulü Kanun'un 7/a maddesinde, dava açma süresi, özel kanunlarinda ayri süre gösterilmeyen hallerde Danitayda ve idare mahkemelerinde altmi ve vergi mahkemelerinde otuz gün olarak belirlenmitir. Dolayisiyla, idari yarginin görev alanina giren ilemlerde dava açma süresi farklilatirilmitir. Bu düzenlemeye istinaden Malatya Vergi Mahkemesi'nce itiraz yolu ile "... vergi mahkemelerinde otuz gündür." ibaresinin, Anayasa'nin 2., 5., 10., 36. ve 125. maddelerine aykirilii" saviyla iptali ve yürürlüünün durdurulmasi istemi ile Anayasa Mahkemesi'ne bavurulmutur. Anayasa Mahkemesince bu bavuru üzerine verilen, 04.02.2010 tarih, 2006/23 E., 2010/27 sayili Kararda 6.1.1982 günlü, 2577 sayili dari Yargilama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin (1) numarali fikrasinda yer alan " ... vergi mahkemelerinde otuz gündür." ibaresinin Anayasa'ya aykiri olmadiina ve itirazin REDDNE, OYÇOKLUUYLA, 4.2.2010 gününde OYBRLYLE karar verilmitir. Anayasa Mahkemesi bu kararinin gerekçesinde özetle, Yasakoyucu tarafindan, Danitay ve idare mahkemelerinin görevine giren konularin özellik ve nitelikleri ile vergi mahkemelerinin görevine giren konularin özellik ve niteliklerindeki farkliliklar ve kamu hizmetlerinin aksatilmadan yürütülebilmesi için vergilendirme ilemlerindeki kamu yarari gözetilerek, özel kanunlarinda öngörülen süreler sakli olmak üzere, dava açma süresinin vergi mahkemelerinde 30 gün olarak öngörülmesi, Anayasa'nin 2., 5., 10., 36., 125. ve 142. maddelerine aykiri görülmedii belirtilmitir.

Söz konusu deiiklikten sonra tekerrür hükümlerinin uygulamasinda sorunlar domu ve Zonguldak Vergi Mahkemesi'nce itiraz yolu ile bu maddenin Anayasa'ya aykirilii iddiasi ile Anayasa Mahkemesi'ne bavurulmutur. Bu sorunun doma sebebi de tekerrür hükümlerinin zaman bakimindan uygulanmasi konusunda olmutur. Bu durum Zonguldak Vergi Mahkemesi'nin Anayasa Mahkemesi'ne bavuru gerekçesinde de aynen aaidaki gibi yer almaktadir: Tekerrür, bir defa suç iledikten ve bu suçtan dolayi cezasi kesinletikten sonra, kanunun belirttii sürelerde tekrar suç ilenmesi durumu olarak tanimlanabilir. Tekerrürün varliindan bahsedebilmek için "önceden ilenmi bir suçtan dolayi kesinlemi bir ceza mahkûmiyetinin bulunmasi, ilk suçun cezasinin kesinlemesinden sonra yeni bir suçun ilenmesi ve ikinci suçun, ilk suçun cezasinin kesinlemesinden itibaren belirli bir sürede ilenmesi gerekmektedir. 213 sayili Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarinca tekerrür nedeniyle kesilecek olan cezanin artirilmasinda, vergi ziyaina sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayi ceza kesilen ve cezasi kesinleenlere, tekrar ceza kesilmesi durumunda cezanin artirilacai hükmüne yer verilerek, tekerrürden dolayi artirilarak kesilecek olan cezaya ilikin fiilin ne zaman ilenmi olduu önem taimamaktadir. Dolayisiyla tekerrürden dolayi artirilarak kesilecek olan cezayi gerektiren fiilin ilendii tarih, daha önce kesilen cezaya ilikin fiilin ilendii tarihten önceki bir tarihte olabilecektir. Ceza hukukunda tekerrüre ilikin hükümler, kiilere verilen cezaya ramen suçun ilenmeye devam edilmesi durumunda, sonradan ilenen suçlara daha air ceza verilerek, cezanin caydirici olma niteliini kazandirmayi amaçlamaktadir. 213 sayili Yasanin 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükmünün uygulanmasinda, daha önce kesilen cezanin kesinleme tarihi, sonra kesilecek olan cezanin ise kesilme tarihinin esas alinmasi, cezalandirilan kiilerin tekrar suç ilememesi için suçun tekerrüründe daha fazla cezalandirilmasi amacina aykirilik tekil etmekte, ilk suç için kesilen ceza miktari, sonra kesilen ceza miktarina göre daha fazla olmasi söz konusu olabilmektedir. öyle ki; 2006 yilinda vergi ziyaiveya usulsüzlükten dolayi ceza kesilen ve cezasi da kesinleen bir kimse ayni neviden bir fiili cezanin kesinletii tarihi takibeden yilin baindan balamak üzere kaçakçilik, air kusur ve kusurda be, usulsüzlükte iki yil zarfinda tekrar ilerse cezasi kaçakçilikta yarisi, air kusur ve kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde arttirilir. · MEVZUAT DEKL

-VIVERG SUÇLARINDA TEKERRÜRÜ DÜZENLEYEN VUK'NUN 339 UNCU MADDESN ANAYASAYA AYKIRI ANAYASAYA AYKIRI BULUNMADI. (2.12.2010/ RG.27773)

213 sayili Vergi Usul Kanun'un 339uncu maddesi, 4369 sayili Yasani 9 uncu maddesiyle aaidaki ekilde deitirilmitir2.

2 Vergi Usul Kanunu'nun 339 uncu maddesinin 4369 sayili Yasa ile deimeden önceki hali aaidaki gibiydi: Madde 339 _ (Deimeden önceki ekli) (2365 sayili Kanunun 65'inci maddesiyle deien madde) Kaçakçilik, air kusur, kusur

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

69

na sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayi ceza kesilen ve cezasi kesinleen mükellefin daha sonraki bir tarihte 2005 yili defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu vergi ziyaina sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayi kesilecek olan cezanin tekerrürden dolayi artirilarak uygulanmasi söz konusu yasal düzenleme gereidir. Bu sebeple vergi idaresinin inceleme tarihine göre tekerrür hükmü uygulanabilmekte ve kii hakkinda kesilen cezanin kesinlemesinden önceki tarihlere ait fiil nedeniyle tekerrür hükmü uygulanarak bu fiil nedeniyle kesilen ceza arttirilarak kesilmektedir. Oysa modern ceza hukukunda cezanin kesinlemesini müteakip belli bir süre içinde tekrar suç ilenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanmaktadir. Böylece kiinin cezaya muhatap kaldiktan sonra islah olmasi hedeflenmektedir. Bu açiklamalar çerçevesinde, vergi cezalarinda tekerrürü düzenleyen söz konusu yasa hükmünün hukuki güven ve hukuki istikrar ilkelerini zedeledii, ceza hukukunda tekerrüre ilikin ilkelerle badamadii, böylece Anayasa'da teminat altina alinan suç ve cezalarin kanunilii ile hukuk devleti ilkelerine aykiri olduu düünülmektedir. Ancak, Anayasa Mahkemesi'nce yapilan bu bavuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen, 20.05.2010 tarih, 2009/51 E., 2010/73 sayili Karar'da 4.1.1961 günlü, 213 sayili Vergi Usul Kanunu'nun, 22.7.1998 günlü, 4369 sayili Yasa'nin 9. maddesiyle deitirilen 339. maddesinin Anayasa'ya aykiri olmadiina ve itirazin REDDNE, 20.5.2010 gününde OYBRLYLE karar verilmitir. Anayasa Mahkemesi her ne kadar VUK'nun 339 uncu madde hükmünü anayasaya aykiri bulmami olsa da kararinda açikça tekerrür hükümlerinin zaman bakimindan nasil uygulanacaini belirtmitir. Anayasa Mahkemesince yapilan bu belirleme aynen aaidaki gibidir: Anayasa Mahkemesince de açikça tekerrür hükümlerinin her halde ilk eylem için verilen cezanin kesinleme tarihinden sonraki bir tarihte gerçeklemi eylemlere uygulanmasi gerektii belirtilmesine ramen uygulamada Gelir daresi Bakanlii, kesilen cezanin kesinletii tarihi izleyen yilin baindan itibaren yasada yazili süre içinde kesilen cezalar için tekerrür hükmünü uygulamaktadir. Bir baka deyile, tekerrür hükmü uygulanirken, cezanin kesilmesini gerektiren vergilendirme döneminden önceki yillara ilikin kesilen cezalara da hala tekerrür hükmü uygulanmaktadir.

Dolayisiyla, Gelir daresi Bakanlii'nca yapilan bu uygulama hukuka aykiri olup, Anayasa Mahkemesi Karari da dikkate alinarak uygulamanin düzeltilmesi/deitirilmesi hukuken zorunludur.

-VIISER: A VE 4 SIRA NO'LU TAHSLAT GENEL TEBL YAYIMLANDI. (11.12.2010/ RG.27773)

Maliye Bakanlii'nca çikarilan bu Teblide; 1- Hak sahiplerinin ve ilgililerin Maliye Bakanliina bali tahsil dairelerine vadesi geçmi borçlarinin bulunmadiina ilikin vadesi geçmi borç durumunu gösterir belge aranilmasi zorunluluuyla ilgili istisnanin kapsami geniletilmitir. Buna göre "... eitim ve öretime yönelik olarak örenim bursu ve örenimle ilgili dier adlarla ya da 6183 sayili Kanunun 105 inci maddesinde sayilan tabii afetlere maruz kalanlara verilen Devlet yardimlari, tevikler ve destekler ile bütçelerine mahalli idarelerin katkida bulunduu kurulularin proje ve faaliyetleri kariliinda mahalli idarelere saladii destekler nedeniyle yapilacak ödemelerde bu zorunluluk aranilmayacaktir. 2- Gecikme zammi oranlari ile ilgili olarak yapilan deiikliklere ilikin olarak aaidaki bilgi verilmitir.

Bakanlar Kurulu Karari 2001/2175 sayili BKK 2002/3550 sayili BKK 2003/6345 sayili BKK 2005/8551 sayili BKK 2006/10302 sayili BKK 2009/15565 sayili BKK 2010/965 sayili BKK Uygulama Dönemi 29.03.2001 ­ 30.01.2002 tarihleri arasinda 31.01.2002 ­ 11.11.2003 tarihleri arasinda 12.11.2003 ­ 01.03.2005 tarihleri arasinda 02.03.2005 ­ 20.04.2006 tarihleri arasinda 21.04.2006 ­ 18.11.2009 tarihleri arasinda 19.11.2009 ­ 18.10.2010 tarihleri arasinda 19.10.2010 tarihinden itibaren Aylik Gecikme Zammi Orani (%) 10 7 4* 3 2,5 1,95 1,40

· MEVZUAT DEKL

3- Tecil faiz oranlari ile ilgili olarak yapilan deiikliklere ilikin olarak aaidaki bilgi verilmitir

Genel Tebli No. 409 412 416 421 Uygulama Dönemi 25.01.2000 - 20.12.2000 tarihleri arasinda 21.12.2000 - 30.03.2001 tarihleri arasinda 31.03.2001 - 01.02.2002 tarihleri arasinda 02.02.2002 - 11.11.2003 tarihleri arasinda Yillik Oran (%) 48 36 72 60

70

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

429 434 438 Seri:C Sira No:1 Seri:C Sira No:2

12.11.2003 - 03.03.2005 tarihleri arasinda 04.03.2005 - 27.04.2006 tarihleri arasinda 28.04.2006 tarihinden itibaren 21.11.2009 ­ 20.10.2010 tarihleri arasinda 21.10.2010 tarihinden itibaren

36 30 24 19 12

193 sayili Gelir Vergisi Kanunu'nun 31 inci maddesinde yer alan sakatlik indirimine ilikin düzenleme aaidaki gibidir: "Çalima gücünün asgari % 80'ini kaybetmi bulunan hizmet erbabi birinci derece sakat, asgari % 60'ini kaybetmi bulunan hizmet erbabi ikinci derece sakat, asgari % 40'ini kaybetmi bulunan hizmet erbabi ise üçüncü derece sakat sayilir ve aaida sakatlik dereceleri itibariyle belirlenen aylik tutarlar, hizmet erbabinin ücretinden indirilir. Sakatlik indirimi(1.1.2010'dan itibaren); - Birinci derece sakatlar için 680 TL, - kinci derece sakatlar için 330 TL - Üçüncü derece sakatlar için 160 TL Sakatlik derecelerinin tespit ekli ile uygulamaya ilikin esas ve usuller Maliye, Salik ve Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliklarinca bu konuda mütereken hazirlanacak bir yönetmelik ile belirlenir." Yine ayni Gelir Vergisi Kanunu'Nun 89 uncu maddesinin (1) numarali fikrasinin (3) numarali bendinde gelir vergisi matrahinin tespitinde, · Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya · Basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine, Gelir Vergisi Kanunu'nun 31 inci maddesinde yer alan esaslara göre hesaplanan yillik indirimin (Bu indirimden bakmakla yükümlü olduu özürlü kii bulunan serbest meslek erbabi ile hizmet erbabi (tevkifat matrahi dahil) da yararlanir) gelir vergisi beyannamesinde bildirilen gelirlerden indirim konusu yapilabilecei hüküm altina alinmitir. Ayrica, Gelir Vergisi Kanunu diinda, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayili 65 Yaini Doldurmu Muhtaç,

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Öte yandan ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ, SINIFLANDIRMASI VE ÖZÜRLÜLERE VERLECEK SALIK KURULU RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELK, özürlülere salanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü salik kurulu raporlari ile özürlü salik kurulu raporu verebilecek yetkili salik kurumlarini ve özürlülerle ilgili siniflandirma ve ölçütleri kapsamakta olup, 8.10.1986 tarihli ve 86/11092 sayili Bakanlar Kurulu Karari ile yürürlüe konulan Türk Silahli Kuvvetleri Salik Yetenei Yönetmelii kapsaminda asker hastanelerince malullük aylii balanacaklara verilecek özürlü salik kurulu raporlari ve sosyal güvenlik kurulularinca primli sisteme tabi olanlara balanacak malullük ayliklari için istenecek özürlü salik kurulu raporlari bu Yönetmelik kapsamina girmemektedir. Bu Yönetmelik ile 16/7/2006 tarihli ve 26230 sayili Resmî Gazete'de yayimlanan Özürlülük Ölçütü, Siniflandirmasi ve Özürlülere Verilecek Salik Kurulu Raporlari Hakkinda Yönetmelik yürürlükten kaldirilmitir. Yönetmeliin 15 inci maddesi uyarinca, 193 sayili Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, sakatlik indirimine esas olmak üzere düzenlenen raporlarda, raporu düzenleyen salik kuruluu tarafindan iverenin bulunduu yerdeki il defterdarliina gönderilen özürlü salik kurulu raporu esas alinacaktir.

71

· MEVZUAT DEKL

-VIIIÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ, SINIFLANDIRMASI VE ÖZÜRLÜLERE VERLECEK SALIK KURULU RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELK YAYIMLANDI. (16.12.2010/ Mükerrer RG.27787)

Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandalarina Aylik Balanmasi Hakkinda Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayili Salik Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayili Özürlüler ve Bazi Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Deiiklik Yapilmasi Hakkinda Kanunun 5 inci maddesinde de özürlüler ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadir. Bu maddelerde özürlülüün tespitine ilikin usul ve esaslarin Yönetmelikle düzenlenecei belirtildiinden, Devlet Bakanlii (Özürlüler daresi Bakanlii)'nca çikarilan ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ, SINIFLANDIRMASI VE ÖZÜRLÜLERE VERLECEK SALIK KURULU RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELK, yayimlanmitir. Bu Yönetmelikte, özürlü salik kurulu raporlarinin alinii, geçerlilii, deerlendirilmesi ve özürlü salik kurulu raporu verebilecek yetkili salik kurumlarinin tespiti ile ilgili usul ve esaslari belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, siniflandirmalara ve tanimlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama gelitirmek ve uluslararasi siniflandirma ve ölçütlerin kullaniminin yayginlatirilmasini salamak için rapor alinmasina ilikin usul ve esaslar belirlenmitir.

· MEVZUAT DEKL

Ayrica, bu Yönetmelikte belirtilen özürlü salik kurulu raporlarini düzenlemeye yetkili salik kurumlarini ve hakem hastaneleri Salik Bakanlii belirleyecek ve internet sitesinde yayimlayacaktir. Dolayisiyla, salik kurulu raporlarinin Salik Bakanlii'nca belirlenen salik kurumlarindan alinmasi gerekmektedir. Aksi taktirde, yetkili olmayan salik kurumlari ile bu Yönetmeliin 6 nci maddesinde belirtilen ekilde özürlü salik kurulunu tekil edemeyen salik kurumlarinin verdii salik kurulu raporlari geçerli olmayacaktir.

dolayli olarak ortak olduklari her çeit idare, kurulu, müessese, birlik, iletme ve irketleri (kamu payinin yaridan az olmasi halinde ortaklik haklari yönüyle), c) Kamu idareleri tarafindan yapilan her türlü iç ve di borçlanma, borç verilmesi, borç geri ödemeleri, yurt diindan alinan hibelerin kullanimi, hibe verilmesi, Hazine garantileri, Hazine alacaklari, nakit yönetimi ve bunlarla ilgili dier hususlari; tüm kaynak aktarimlari ve kullanimlari ile Avrupa Birlii fonlari dahil yurt içi ve yurt diindan salanan dier kaynaklarin ve fonlarin kullanimini, ç) Kamu idareleri bütçelerinde yer alip almadiina bakilmaksizin özel hesaplar dahil tüm kamu hesaplari, fonlari, kaynaklari ve faaliyetlerini, denetler. (2) Sayitay; yapilan andlama veya sözlemedeki esaslar çerçevesinde uluslararasi kurulu ve örgütlerin hesap ve ilemlerini de denetler. (3) 2/4/1987 tarihli ve 3346 sayili Kamu ktisadi Teebbüsleri ile Fonlarin Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkinda Kanunun 2 nci maddesi kapsamina giren kamu kurum, kurulu ve ortakliklarinin Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi, bu Kanun ve dier kanunlarda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilir. Yeni Sayitay Kanunu'nun 5 inci maddesinde de Sayitay'in görevleri aaidaki gibi belirlenmitir. Sayitayin görevleri MADDE 5 ­ (1) Sayitay; a) Kamu idarelerinin mali faaliyet, karar ve ilemlerini hesap verme sorumluluu çerçevesinde denetler ve sonuçlari hakkinda Türkiye Büyük Millet Meclisine doru, yeterli, zamanli bilgi ve raporlar sunar. b) Genel yönetim kapsamindaki kamu idarelerinin; gelir, gider ve mallarina ilikin hesap ve ilemlerinin kanunlara ve dier hukuki düzenlemelere uygun olup olmadiini denetler, sorumlularin hesap ve ilemlerinden kamu zararina yol açan hususlari kesin hükme balar. c) Genel uygunluk bildirimini Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. ç) Kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme balama ilerini yapar.

-IXYEN SAYITAY KANUNU YAYIMLANDI. (19.12.2010/ RG.27790)

6085 sayili Sayitay Kanunu ile 21/2/1967 tarihli ve 832 sayili Sayitay Kanunu ek ve deiiklikleri Geçici 11 inci maddesi hariç kaldirilarak Sayitay'in çalima usul ve esaslari yeniden düzenlenmitir. Kanun 19.12.2010 tarihinde yürürlüe girmi olup, bu Kanunda kamuda hesap verme sorumluluu ve mali saydamlik esaslari çerçevesinde, kamu idarelerinin etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak çalimasi ve kamu kaynaklarinin öngörülen amaç, hedef, kanunlar ve dier hukuki düzenlemelere uygun olarak elde edilmesi, muhafaza edilmesi ve kullanilmasi için Türkiye Büyük Millet Meclisi adina yapilacak denetimleri, sorumlularin hesap ve ilemlerinin kesin hükme balanmasini ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme balama ilerini yapmak üzere Sayitayin kuruluunu, ileyiini, denetim ve hesap yargilamasi usullerini, mensuplarinin niteliklerini ve atanmalarini, ödev ve yetkilerini, haklarini ve yükümlülüklerini ve dier özlük ileri ile Bakan ve üyelerinin seçim ve teminati düzenlenmitir. Bu Kanunda Sayitay'in denetim alani aaidaki gibi belirlenmitir: Sayitay; a) Merkezi yönetim bütçesi kapsamindaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarini, mahallî idareleri, sermayesindeki kamu payi dorudan veya dolayli olarak % 50'den fazla olan özel kanunlar ile kurulmu anonim ortakliklari (% 50'den az olmasi halinde ortaklik haklari yönüyle), dier kamu idarelerini (kamu kurumu niteliindeki meslek kurululari hariç), b) (a) bendinde sayilan idarelere bali veya bu idarelerin kurduklari veya dorudan doruya ya da

72

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Bu Kanun ile Bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler sakli kalmak kaydiyla; · Geçici 11 inci maddesi3 hariç, 21/2/1967 tarihli ve 832 sayili Sayitay Kanunu ile ek ve deiiklikleri, · 24/6/1983 tarihli ve 72 sayili Babakanlik Yüksek Denetleme Kurulu Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname ile ek ve deiiklikleri, · Dier kanunlarin Sayitay denetiminden istisna veya muafiyet taniyan hükümleri ile bu Kanuna aykiri hükümleri, · yürürlükten kaldirilmitir. 6085 sayili Kanunda, mülga 832 sayili Sayitay Kanununda4 olduu gibi vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkinda Danitay ile Sayitayin kesinlemi kararlari arasindaki uyumazliklar konusunda aaidaki düzenleme yer almitir. Danitay ile Sayitay kararlari arasindaki uyumazlik hali MADDE 60 ­ (1) Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkinda Danitay ile Sayitayin kesinlemi kararlari arasindaki uyumazliklarda, 52 nci maddede belirtilen ilgililerin 56 nci maddedeki esas ve usuller dairesinde bavurulari üzerine Sayitay karari yargilamanin iadesi yoluyla görüülerek uyumazlik Danitay karari dorultusunda giderilir. (2) Uyumazliin bulunmadii hakkindaki Sayitay kararina kari 52 nci maddede belirtilen ilgili3 Geçici Madde 11 ­ (Ek: 19/11/2009 - 5924/2 md.) 2/2/2009 ­ 6/2/2009 tarihleri arasinda yapilan Sayitay denetçi yardimcisi adaylii sözlü sinavinda baarisiz sayilanlar, bu Kanun hükümlerine göre mülakata alinirlar. Bu Kanunun 9 uncu maddesinin yedinci fikrasindaki "yetmi" ibaresi, bu mülakatta "elli" olarak uygulanir. 2/2/2009 ­ 6/2/2009 tarihleri arasinda yapilan sinav sonucuna göre atananlarin, sinav sonucuna ilikin haklari saklidir. Bu adaylarin eitimleri ve stajlari kaldii yerden devam eder. Bu Kanunun 9 uncu maddesinde öngörülen yönetmelik bu maddenin yürürlüe girdii tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde çikarilir. 4 Mülga 832 sayili Yasada yer alan düzenleme aaidaki gibidir: Ek Madde 3 - Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevlere ilikin bir ilem dolayisiyla ayni mevzuatin yorumunda, Sayitayin ve Danitayin kesinlemi kararlari arasinda uyumazlik bulunduu hakkinda, 63 üncü maddede belirtilen ilgililerin 74 üncü maddedeki usul ve esaslar dairesinde bavurulari üzerine uyumazliin bulunduu tespit edilirse, Sayitay karari yargilamanin iadesi yoluyla görüülerek uyumazlik Danitay karari dorultusunda giderilir. Uyumazliin bulunmadii hakkindaki Sayitay kararina kari 63 üncü maddede belirtilen ilgililerce Danitaya bavurulduu takdirde, bu hususa ilikin Danitay kararina uyulur. Uyumazliin mevcut olmadii tespit edilinceye kadar Sayitay ilaminin yerine getirilmesi durdurulur.

lerce Danitaya bavurulduu takdirde, bu hususa ilikin Danitay kararina uyulur. (3) Uyumazliin mevcut olmadii tespit edilinceye kadar Sayitay ilaminin yerine getirilmesi durdurulur.

6086 Sayili TÜRK CEZA KANUNUNDA DEKLK YAPILMASINA DAR KANUN ile 5237 sayili Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fikralarinda yer alan "kazanç" ibareleri "menfaat", birinci fikrasinda yer alan "bir yildan üç yila kadar" ibaresi "alti aydan iki yila kadar", ikinci fikrasinda yer alan "alti aydan iki yila kadar" ibaresi "üç aydan bir yila kadar" ve üçüncü fikrasinda yer alan "birinci fikra hükmüne göre" ibaresi "bir yildan üç yila kadar hapis ve be bin güne kadar adli para cezasi ile" eklinde deitirilmitir. Deiiklik 19.12.2010 tarihinde yürürlüe girmi olup, deiiklikten sonra maddenin eski ve yani hali aaidaki gibidir.

MADDENN ESK HAL Görevi kötüye kullanma Madde 257- (1) Kanunda ayrica suç olarak tanimlanan haller diinda, görevinin gereklerine aykiri hareket etmek suretiyle, kiilerin maduriyetine veya kamunun zararina neden olan ya da kiilere haksiz bir kazanç salayan kamu görevlisi, bir yildan üç yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. (2) Kanunda ayrica suç olarak tanimlanan haller diinda, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kiilerin maduriyetine veya kamunun zararina neden olan ya da kiilere haksiz bir kazanç salayan kamu görevlisi, alti aydan iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. (3) rtikap suçunu oluturmadii takdirde, görevinin gereklerine uygun davranmasi için veya bu nedenle kiilerden kendisine veya bir bakasina çikar salayan kamu görevlisi, birinci fikra hükmüne göre cezalandirilir. MADDENN YEN HAL Görevi kötüye kullanma Madde 257- (1) Kanunda ayrica suç olarak tanimlanan haller diinda, görevinin gereklerine aykiri hareket etmek suretiyle, kiilerin maduriyetine veya kamunun zararina neden olan ya da kiilere haksiz bir "menfaat", salayan kamu görevlisi, alti aydan iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. (2) Kanunda ayrica suç olarak tanimlanan haller diinda, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kiilerin maduriyetine veya kamunun zararina neden olan ya da kiilere haksiz bir "menfaat", salayan kamu görevlisi, üç aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. (3) rtikap suçunu oluturmadii takdirde, görevinin gereklerine uygun davranmasi için veya bu nedenle kiilerden kendisine veya bir bakasina çikar salayan kamu görevlisi, bir yildan üç yila kadar hapis ve bebin güne kadar adli para cezasi ile cezalandirilir.

Yapilan deiiklik sonucunda görevi kötüye kullanma suçlarinda ceza yaptirimi azaltilmi ayrica hükmün ertelenmesi için geçerli olan sürelere çe-

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

73

· MEVZUAT DEKL

-XTÜRK CEZA KANUNU'NDA YER ALAN GÖREV KÖTÜYE KULLANMA SUÇU DETRLD. (19.12.2010/ RG.27790)

kilmitir. Ayrica, madde metninde yer alan "kazanç" ifadesi kaldirilarak yerine "menfaat" ifadesi getirilmitir.

hisse senetlerine (menkul kiymetler yatirim ortakliklari hisse senetleri hariç) ilikin olarak elde edilen kazançlar için % 0 olarak belirlenmitir. Buna göre, geçici 67 nci maddenin (1), (2) ve (3) numarali fikralarinda yer alan oran (menkul kiymetler yatirim ortakliklari hisse senetleri hariç), 1/10/2010 tarihinden itibaren; · Hisse senetlerine ilikin olarak elde edilen kazançlar, · Hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayali olarak yapilan vadeli ilem ve opsiyon sözlemelerinden elde edilen kazançlar, · Hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayali olup stanbul Menkul Kiymetler Borsasinda ilem gören araci kurulu varantlarindan elde edilen kazançlar için % 0 olarak uygulanacaktir. Ayrica, GVK'nin geçici 67 nci maddesinin uygulamasinda, 1.10.2010 tarihinden itibaren; hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayali olan ve stanbul Menkul Kiymetler Borsasinda ilem gören araci kurulu varantlari, ayni tür menkul kiymet ve dier sermaye piyasasi araçlari siniflandirmasinda, "Deiken Getirili Menkul Kiymetler" sinifinda deerlendirilecektir. 6009 sayili Kanunla GVK'nin Geçici 67 nci maddesinin (1) geçici 67 nci maddesinin (1) numarali fikrasinda yapilan deiiklie göre; · 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fikrasi kapsamindaki mükellefler ile · münhasiran menkul kiymet ve dier sermaye piyasasi araci getirileri ile deer artii kazançlari elde etmek ve bunlara bali haklari kullanmak amaciyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayili Sermaye Piyasasi Kanununa göre kurulan yatirim fonlari ve yatirim ortakliklariyla benzer nitelikte olan yabanci kurumsal yatirimcilarin bu fikra kapsaminda elde etmi olduklari kazançlara 1/10/2010 tarihinden itibaren % 0 oraninda tevkifat uygulanacaktir. Öte yandan GVK'nin Geçici 67 nci maddesinin (2) ve (3) numarali fikralari kapsaminda elde Sermaye Piyasasi Kanununa göre kurulan menkul kiymetler yatirim fonlari (borsa yatirim fonlari ile konut finansmani fonlari ve varlik finansmani fonlari dahil) ile menkul kiymetler yatirim ortakliklari tarafindan elde edilenler hariç olmak üzere, tam ve dar

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

-XI277 SER NO'LU GELR VERGS GENEL TEBL YAYIMLANDI. (25.12.2010/ RG.27796)

Bilindii üzere, 6009 sayili Kanunun 4 üncü maddesiyle 193 sayili Kanunun Geçici 67 nci maddesinde yapilan deiiklikler sonucunda 27.9.2010 tarihli ve 2010/926 sayili Bakanlar Kurulu Karariyla bazi tevkifat oranlari deitirilmitir. Bu deiiklik nedeniyle, Maliye Bakanlii'nca çikarilan 277 seri No'lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Teblii'nde de bu deiiklikle ilgili açiklamalar yapilmitir. Teblie göre; · Sermaye irketlerinin (Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmu olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmü komandit irketler ile benzer nitelikteki yabanci kurumlar), · Sermaye Piyasasi Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi fonlar ile bu fonlara benzer yabanci fonlarin, · Münhasiran menkul kiymet ve dier sermaye piyasasi araci getirileri ile deer artii kazançlari elde etmek ve bunlara bali haklari kullanmak amaciyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayili Sermaye Piyasasi Kanununa göre kurulan yatirim fonlari ve yatirim ortakliklariyla benzer nitelikte olduu Maliye Bakanliinca belirlenenlerin GVK'nin geçici 67 nci maddesinin (1) numarali fikrasi kapsaminda elde ettikleri gelirleri üzerinden 1 Ekim 2010 tarihinden geçerli olmak üzere % 0 oraninda tevkifat yapilacaktir. Ancak, yukarida belirlenenler diinda kalanlarin geçici 67 nci maddenin (1) numarali fikrasi kapsaminda 1.10.2010 tarihinden itibaren elde ettikleri gelirler, 27.9.2010 tarihli ve 2010/926 sayili Bakanlar Kurulu Karari uyarinca % 10 oraninda tevkifata tabi tutulacaktir. Öte yandan 193 sayili Kanunun geçici 67 nci maddesinin (1), (2) ve (3) numarali fikralarinda yer alan oran; tam ve dar mükellef gerçek kii ve kurumlar tarafindan · Hisse senetlerine ve · Hisse senedi endekslerine dayali olarak yapilan vadeli ilem ve opsiyon sözlemeleri ve · stanbul menkul kiymetler borsasinda ilem gören araci kurulu varantlari dahil olmak üzere,

74

· MEVZUAT DEKL

mükellef gerçek kii ve kurumlarin geçici 67 nci maddenin (2) ve (3) numarali fikralari kapsaminda elde ettikleri kazançlar (Tebliin 3.1 bölümünde belirtilen kazançlar hariç) % 10 oraninda tevkifata tabi tutulacaktir.

f) Yurt içinde Türk Lirasi cinsinden ihraç edilen tahvillerin geri alim ve satim taahhüdü ile iktisap veya elden çikarilmasi kariliinda lehe alinan paralar üzerinden %1, g) Yurt içinde Türk Lirasi cinsinden ihraç edilen tahvillerin vadesi beklenmeksizin satii nedeniyle lehe alinan paralar üzerinden %1," oraninda BSMV hesaplanacaktir.

· MEVZUAT DEKL

-XIIGVK'NIN GEÇC 67'NC MADDES LE BSMV'YE LKN KARARNAMELERDE BAZI DEKLKLER YAPILDI. (29.12.2010/ RG.27800)

Gelir Vergisi Kanunu'nun 67'nci maddesi 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren 31.12.2015 tarihine kadar menkul kiymet ve dier sermaye piyasasi araçlarinin vergilendirilmesinde farkli vergileme rejimini düzenlemitir. GVK Geçici 67/117 nci maddesinde, bu maddede yer alan vergi oranlari her bir kazanç ve irat türü ile bunlari elde edenler itibariyla, yatirim fonlarinin katilma belgelerinin fona iade edilmesinden elde edilen kazançlar için fonun portföy yapisina göre, ayri ayri sifira kadar indirmeye veya % 15'e kadar artirmaya yetki verilmitir. Bu yetki kapsaminda Bakanlar Kurulu, · 25/07/2006 tarih ve 26237 sayili Resmi Gazetede yayimlanan 2006/10731 sayili BKK · 13/11/2008 tarihli ve 27053 sayili Resmi Gazetede yayimlanan 2008/14272 sayili BKK · 03/02/ 2009 tarihli ve 27130 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan 2009/14580 sayili BKK · 30/09/2010 tarihli ve 27175 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan 2010/926 sayili Bakanlar Kurulu Karari ile madde kapsaminda yeni kesinti oranlari belirlemitir. Son olarak 2010/1182 sayili Bakanlar Kurulu Karari ile ve 2006/10731 sayili Kararname deiiklikler yapilmitir. Yapilan deiiklik, tam mükellef kurumlar tarafindan ihraç edilen tahviller nedeniyle ödenen faizler üzerinden yapilmasi gereken vergi tevkifat oranlarina ilikin olup, bu Tahvillerde vergi kesintisi orani düürülmütür. 2010/1182 sayili BKK ile 6802 sayili Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesinde yer alan banka ve sigorta muameleleri vergisi nispetleri hakkindaki 28/8/1998 tarihli ve 98/11591 sayili Kararnamenin eki Kararin l inci maddesinin (e) bendinden sonra gelmek üzere aaidaki bentler eklenmi ve mevcut (f) bendi (h) bendi olarak teselsül ettirilmitir. Buna göre;

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

2010/1182 sayili BKK ile yapilan deiiklikler BKK'nin yayimlandii tarih olan 29 Aralik 2010 tarihinde yürürlüe girmitir.

-XIIIYATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARARDA DEKLK YAPILDI. (29.12.2010/ RG.27800)

2010/1166 sayili BKK ile 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayili Bakanlar Kurulu Karari'nda deiiklikler yapilmitir. Yapilan deiiklikler 29.12.2010 tarihinde yürürlüe girmitir. 2010/1166 sayili BKK ile 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayili Bakanlar Kurulu Karari'nda yapilan deiiklikler aaidaki gibidir: · 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayili Bakanlar Kurulu Karariyla yürürlüe konulan Yatirimlarda Devlet Yardimlari Hakkinda Karara ekli Ek-2'nin ilgili kisimlarina bazi hususlar ilave edilmi, ayni ekte yer alan "eitim hizmetleri (yetikinlerin eitilmesi ve dier eitim faaliyetleri hariç)" ibareleri "eitim hizmetleri (okul öncesi eitim hizmetleri dahil, yetikinlerin eitilmesi ve dier eitim faaliyetleri hariç)" eklinde, 28 (metal eya) sektör kodunun yer aldii bölgelerde bulunan "361-mobilya imalati (sadece metal ve plastikten imal edilenler hariç)" ibareleri "361-mobilya imalati (sadece plastikten imal edilenler hariç)" eklinde deitirilmi ve ayni ekin sonuna aaidaki dipnotlar ilave edilmitir.

-XIV2010 YILINDA UYGULANACAK MAKTU VERG VE CEZA TUTARLARI YENDEN DEERLEME ORANINDA ARTIRILMITIR.

Ülkemizde hemen hemen tüm kanunlarda yer alan maktu hadler, yasada yer alan hükme istinaden Maliye Bakanlii'nca belirlenen yeniden deerleme oraninda artirilmaktadir. Ayrica, yasada Bakanlar Kurulu'na da bu artia paralel olarak alt ve üst sinirlari belirlenmek kaydiyla yetki de verilebilmektedir. Ancak, 2011 yilindan uygulanacak hadler yö-

75

nünden Bakanlar Kurulu'na taninan yetki kullanilmamitir.

-XV2011 YILINDA UYGULANACAK EMLAK VERG DEERNE ESAS BNA METREKARE NORMAL NAAT MALYET BEDELLER BELRLEND. (29.12.2010/ 6.Mükerrer RG.27800)

Bilindii üzere, Emlak Vergisi Kanunu'nun 31'inci maddesinde "vergi deerlerinin takdirinde ehir ve köylerin tabii, iktisadi ve bölgesel artlarina göre nazara alinacak piyasa bedeli, maliyet bedeli, kira veya yillik istihsal deeri gibi normlar ile uyulacak usul ve esaslar, mükelleflerden ve üçüncü ahislardan istenecek bilgilerin tüzükte belirtilece"i düzenlemesi yer almaktadir. Bu maddeye göre hazirlanan 29.02.1972 tarih ve 7/3995 sayili Bakanlar Kurulu Karari eki " Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Deerlerinin Takdirine likin Tüzük", 15.3.1972 tarih ve 14129 sayili Resmi Gazetede yayimlanarak 1.3.1972 tarihi itibariyle yürürlüe girmitir. Bu Tüzüe göre vergi deerinin belirlenmesinde binalar "taiyici sistemlerine" göre gruplara ve "inaat özelliklerine " göre siniflara ayrilmaktadir. Ayrica, Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (a) fikrasinda da "Maliye ve Bayindirlik ve skan bakanliklari 1319 sayili Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi hükmü ile ayni Kanunun 31 inci maddesi uyarinca hazirlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal inaat maliyet bedellerini, uygulanacai yildan dört ay önce mütereken tespit ve Resmî Gazete ile ilân edecei, (d) fikrasinda da, "(a) ve (b) fikralarindaki bina metrekare normal inaat maliyet bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim deer tespitlerine ilikin süreleri gerektii ölçüde kisaltmaya Maliye Bakanlii yetkilidir." hükmü yer almaktadir. Yukarida açiklanan yasa hükümlerine istinaden bina vergisi için 2011 yilinda uygulanacak bina metrekare normal inaat maliyet bedelleri, Maliye Bakanlii ile Bayindirlik ve skan Bakanliinca yayimlanan 56 seri No'lu Emlak Vergisi Genel Teblii ile ilan edilmitir56 seri No'lu Emlak Vergisi Genel Teblii ile belirlenen deerler, 2011 yilinda iktisap edilecek binalarla ilgili hesaplamalarda kullanilacak deerlerdir. Öteden beri emlak vergisi mükellefi olanlar ise

76

· MEVZUAT DEKL

2011 yilinda tespit olunan yeni vergi deerleri üzerinden emlak vergisi ödeyecek olup, EVK'nin 4571 sayili Yasanin 2/F maddesi ile deiik 29'uncu fikrasinda yer alan "vergi deeri, mükellefiyetin balangiç yilini takip eden yildan itibaren her yil, bir önceki yil vergi deerinin 213 sayili Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarinca ayni yil için tespit edilen yeniden deerleme oraninin yarisi nispetinde artirilmasi suretiyle bulunur" düzenlemesine göre de 2011 yili emlak vergilerini, 2011 yili sonunda açiklanacak orana göre artirarak ödeyeceklerdir.

-XVI114 SER NO'LU KATMA DEER VERGS GENEL TEBL YAYIMLANDI. (29.12.2010/ 6.Mükerrer RG.27800)

Maliye Bakanlii'nca çikarilan bu Teblide özetle aaidaki hususlarda düzenlemeler yapilmitir: · Türkiye'de ikamet etmeyenlere yapilan teslimlerde kullanilan özel faturanin dizayninda deiiklik yapilarak "Ölçü Birimi" ve "Airlik" bilgilerini ihtiva eden iki sütun eklenmesi, · Altindan mamul veya altin ihtiva eden ziynet eyalari ile sikke altinlarin teslim ve ithali'nde külçe altina isabet eden tutarin belirlenmesinde, stanbul altin borsasinda ilem yapilan son resmi igününde oluan kapani fiyatinin esas alinmasi uygun görülmütür. Ayrica, KDVK'nun 29/2 inci maddesi uyarinca 2011 yilinda gerçekleen indirimli orana tabi ilemlerde iade siniri 14.300 TL olarak belirlenmitir.

-XVIIT.C. MERKEZ BANKASI'NCA REESKONT LEMLERNDE UYGULANACAK SKONTO FAZ ORANLARI DETRLD (30.12.2010/ RG.27801)

T.C. Merkez Bankasinca çikarilan Reeskont lemlerinde Uygulanacak skonto Faiz Oranlarina likin Tebli, 30.12.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayimlanarak ayni tarih itibariyle yürürlüe girmitir. Bu Tebli ile 30.12.2010 tarihinden geçerli olmak vadesine en çok 3 ay kalan senetler kariliinda yapilacak reeskont ilemlerinde uygulanacak iskonto faiz orani yillik %14, avans ilemlerinde uygulanacak faiz orani ise yillik %15 olarak tespit edilmitir

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

-XVIIIASGAR ÜCRET BELRLEND. (31.12.2010/ RG.27802)

4857 sayili Kanunu'nun 39'uncu maddesi uyarinca, i sözlemesi ile çalian ve bu Kanunun kapsaminda olan veya olmayan her türlü içinin ekonomik ve sosyal durumlarinin düzenlenmesi için Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanliinca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracilii ile ücretlerin asgari sinirlarinin en geç iki yilda bir belirlenmesi gerekmektedir. Uygulamada da bu Kanun hükümlerine uygun olarak her yil ya da alti ayda bir asgari ücret belirlenmektedir. 2011 yilinda uygulanacak asgari ücret tutari, 28.12.2010 Tarih ve 2010/1 Sayili Asgari Ücret Tespit Komisyonu Karari ile aaidaki ekilde belirlenmitir. Bu yil uygulamasinda asgari ücret artii iki döneme yayilmitir.

Mülga 1475 sayili Kanunu'nun 14'üncü maddesi uyarinca ancak, toplu sözlemelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kidem tazminatlarinin yillik miktari, Devlet Memurlari Kanununa tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayili T.C. Emekli Sandii Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yili için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemeyecei hüküm altina alindiindan, bu hüküm ile kidem tazminatinin hesaplanmasinda üst sinir getirilmitir. Öte yandan Gelir Vergisi Kanunun 25/7'inci maddesinde 1475 ve 854 sayili Kanun'lara göre ödenmesi gereken kidem tazminatlarinin tamami ile 5953 sayili Kanun'a göre ödenen kidem tazminatlarinin hizmet erbabinin 24 ayliini amayan miktarlari (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayilmaz) gelir vergisinden istisna edilmitir. Buna göre 5 Ocak 2011 tarihli ve 27806 sayili Resmi Gazetede yayimlanan 2011/1241 sayili BKK ile 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren memur maalarina uygulanacak, memur maa katsayisi ile memuriyet taban aylii katsayisi deimitir. 1 Ocak 2011tarihinden geçerli olmak üzere; Memur Maa katsayisi ve Memuriyet Taban Aylii Katsayisi aaidaki gibi olmutur.

Katsayilar Memuriyet Katsayisi Memuriyet Taban Aylii Katsayisi 01.01.2011-30.06.2011 0,061954 0,82656

1- 01.01.2011-30.06.2011 Tarihleri Arasinda Uygulanacak Asgari Ücret

YA 16 yaindan büyükler için 16 yaini doldurmamilar için 01.01.2011 ­ 30.06.2011 Brüt Günlük Brüt Aylik (TL) (TL) 26,55 22,65 796,50 679,50

2- 01.07.2011 - 31.12.2011 Tarihleri Arasinda Uygulanacak Asgari Ücret

YA 16 yaindan büyükler için 16 yaini doldurmamilar için 01.07.2011 ­ 31.12.2011 Brüt Günlük Brüt Aylik (TL) (TL) 27,90 23,85 837,00 715,50

-XIX2011 YILININ BRNC YARISINDA VERGDEN STSNA KIDEM TAZMNATI TUTARI BELRLEND.

Kidem tazminatina ilikin yasal düzenleme, 4857 sayili Kanunun Geçici 120'nci maddesi uyarinca halen yürürlükte olan mülga 1475 sayili Kanununun 14'üncü maddesinde yer almaktadir. 4857 sayili Kanunu'nun geçici 6'nci maddesine göre kidem

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Yeni katsayi rakamlarina göre ve Ocak 2011 ayinda mevcut kanuni düzenlemelere göre Devlet Memurlari Kanununa tabi en yüksek devlet memuruna ödenen aylik dikkate alindiinda, 01.01.2011 tarihinden itibaren, Gelir Vergisinden istisna edilecek kidem tazminati tutari 2.623,23 TL olmaktadir.

77

· MEVZUAT DEKL

tazminati için bir kidem tazminati fonu kurulmasi gerekmektedir. Ancak, kidem tazminati fonuna ilikin Kanunun yürürlüe girecei tarihe kadar içilerin kidemleri için mülga 1475 sayili Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kidem tazminati haklari sakli tutulduundan ve bugüne kadar Kidem Tazminati Fonu'na ilikin kanun çikarilmadiindan halen kidem tazminatinin mülga 1475 sayili Kanunu'nun 14'üncü maddesi uyarinca ödenmesi gerekmektedir.

-XX1 OCAK 2010 TARHNDEN TBAREN VERG NCELEMELERNDE YEN DÖNEM BALADI. (31.2.2010/ RG.27802)

13/12/1983 tarihli ve 178 sayili Maliye Bakanliinin Tekilat ve Görevleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararnamenin 33/B maddesine 6009 sayili Yasanin 26'inci maddesiyle eklenen 33/B Maddesiyle

· MEVZUAT DEKL

kinda Yönetmelik'in 3/ç ve d maddelerinde tam ve sinirli vergi incelemessi aaidaki ekilde tanimlanmitir. Söz konusu yönetmelikte, karit inceleme, kisa inceleme, iade incelemesi gibi tanimlara yer verilmemitir. Vergi nceleme Ve Denetim Planinin Hazirlanmasi, Uygulanmasi Ve Sonuçlarinin zlenmesine likin Usul Ve Esaslar Hakkinda Yönetmelik'e göre, vergi incelemesine mükellef nezdinde düzenlenecek ie balama tutanai ile balanilacak olup, inceleme vergi inceleme raporlarinin Rapor Deerlendirme Komisyonlarina verildii gün sona ermi olacaktir. Öte yandan, yazilan vergi inceleme raporlari da Rapor Deerlendirme Komisyonlarinin Teekkülü le Çalima Usul Ve Esaslari Hakkinda Yönetmelik'te yer alan rapor deerlendirme komisyonlarinca okunacaktir. Ayrica, bu komisyonlar VUK 359 uncu maddesi uyarinca ilenen kaçakçilik fiilleri nedeniyle düzenlenen suç duyurusu raporlari hakkinda da mütalaa verecek olup, komisyonun mütalaasi ile suç duyurusu raporlari cumhuriyet savciliina gönderilecektir. Dier taraftan, Komisyonlar, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenecek vergi suçu raporlari için en geç yirmi i günü içerisinde mütalaa verecektir. Bu noktada hukuki açidan sorun olarak görünen husus, vergi incelemeleri ile ilgili olarak Yasada yer alan sürelerin hukuksal niteliidir. Çünkü sürenin nitelii yasa koyucu tarafindan belirlenmemitir. öyle ki, bu süre hak düürücü bir süre ise, belirlenen sürelerde sonuçlandirilmayan incelemeler hukuken yok hükmünde kabul edilecek olup, aksi taktirde ise sürenin mükellef hukuku açisindan hiçbir önemi olmayacaktir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Maliye Bakanlii bünyesi içerisinde Vergi nceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu oluturulmu, ayni Yasa ile Vergi Usul Kanununun 140 inci maddesi deitirilmitir. Yapilan bu deiikliklerle ilgili olarak söz konusu maddelerde Yönetmelik ile düzenleme yapilmasi öngörülmü olup, Maliye Bakanlii'nca da 31.12.2010 tarih ve 27800 sayili Resmi Gazete'de aaidaki dört yönetmelik yayimlanmitir. 1- Vergi nceleme Ve Denetim Koordinasyon Kurulunun Çalima Usul Ve Esaslari Hakkinda Yönetmelik, 2- Vergi nceleme Ve Denetim Planinin Hazirlanmasi, Uygulanmasi Ve Sonuçlarinin zlenmesine likin Usul Ve Esaslar Hakkinda Yönetmelik, 3- Vergi nceleme Ve Denetim Planinin Hazirlanmasi, Uygulanmasi Ve Sonuçlarinin zlenmesine likin Usul Ve Esaslar Hakkinda Yönetmelik, 4- Rapor Deerlendirme Komisyonlarinin Teekkülü le Çalima Usul Ve Esaslari Hakkinda Yönetmelik. 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren vergi incelemesine ilikin kurallar Denetim ve Koordinasyon Kurulu'nca belirlenecektir. Bu Kurul, incelenecek mükellef ve sektörleri belirledikten sonra denetim birimlerince ve vergi incelemesine yetkili olanlarca vergi incelemeleri yapilacaktir. Vergi Usul Kanunu'nun 140 nci maddesinde vergi incelemeleri iki ana balia ayrilmitir. Bunlar; a) Tam nceleme, b) Sinirli ncelemedir. Ancak, Vergi Usul Kanunu'nda her iki incelemenin tanimi yapilmamitir. Ancak, Vergi nceleme Ve Denetim Planinin Hazirlanmasi, Uygulanmasi Ve Sonuçlarinin zlenmesine likin Usul Ve Esaslar Hak78

YARGI KARARLARI

T.C. DANITAY 9. DARE E. 2006/4956 K. 2008/2251 T. 30.4.2008

· YURT DIINDAK MÜTERLER ÇN YAPILAN HZMETLER (Katma Deer Vergisinden stisna Olabilmesi çin Sadece Hizmetin Yurt Diindaki Bir Müteri çin Yapilmasi Yeterli Olmayip Ayni Zamanda Hizmetten Yurt Diinda Faydalanilmasi Gerektii) · KATMA DEER VERGS STSNASI (Yurt Diindaki Müteriler çin Yapilan Hizmetlerin stisna Olabilmesi çin Sadece Hizmetin Yurt Diindaki Bir Müteri çin Yapilmasi Yeterli Olmayip Ayni Zamanda Hizmetten Yurt Diinda Faydalanilmasi Gerektii) · HZMETTEN YURT DIINDA FAYDALANMA ZARURET (Yurt Diindaki Müteriler çin Yapilan Hizmetlerin Katma Deer Vergisinden stisna Olabilmesi çin Sadece Hizmetin Yurt Diindaki Bir Müteri çin Yapilmasinin Yeterli Olmadii) · HZMETN YURT DIINDAK MÜTERLER ÇN YAPILMASI (Katma Deer Vergisinden stisna Olabilmesi çin Yeterli Olmayip Ayni Zamanda Hizmetten Yurt Diinda Faydalanilmasi Gerektii) 3065/m.11/1a,12 ÖZET : Yurt diindaki müteriler için yapilan hizmetlerin katma deer vergisinden istisna olabilmesi için, sadece hizmetin yurt diindaki bir müteri için yapilmasi yeterli olmayip, ayni zamanda hizmetten yurt diinda faydalanilmasi gerektii hakkinda. stemin Özeti : Davaci irketin 2001/Austos, Kasim, Aralik ve 2002/Ocak dönemlerine ilikin katma deer vergisi iade talebinin reddine dair davali idarenin 1.11.2004 tarih ve B.07.4.DEF.0.34.8130/26563 sayili ileminin iptali istemiyle açilan davayi; 3065 Sayili Katma Deer Vergisi Kanununun 11/a maddesinde; ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilikin hizmetler ile yurt diindaki müteriler için yapilan hizmetlerin vergiden müstesna olduu, 12. maddesinin 1. fikrasinda, bir teslimin ihracat teslimi sayilabilmesi için a ) Teslimin yurt diindaki bir müteriye yapilmasi, b ) Teslim konusu malin Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çikarak bir di ülkeye vasil olmasi gerektii, 2. fikrasinda ise,

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

bir hizmetin yurt diindaki müteriler için yapilan hizmet sayilabilmesi için, hizmetin yurt diindaki bir müteri için yapilmi olmasi ve hizmetten yurt diinda faydalanilmasi artlarinin yerine getirilmesi gerektiinin hükme balandii, 32. maddesinde, bu Kanunun 11. maddesi uyarinca vergiden istisna edilmi bulunan ilemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma deer vergisinin mükellefin vergiye tabi ilemleri üzerinden hesaplanacak katma deer vergisinden indirilecei, vergiye tabi ilem olmamasi veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olmasi halinde indirilemeyen katma deer vergisinin Maliye ve Gümrük Bakanliinca tespit edilecek esaslara göre bu ilemi yapanlara iade olunacainin açiklandii, konuya ilikin 26 seri no'lu Katma Deer Vergisi Genel Tebliinin K bölümünde de, hizmetin yurt diindaki bir müteri için yapilmi olmasi, hizmetten yurt diinda faydalanilmi olmasi, fatura ve benzeri nitelikteki belgelerin yurt diindaki müteri adina düzenlenmi olmasi ve hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi artlarinin olumasi halinde hizmet ihracatinin gerçekleeceinin hüküm altina alindii, dosyasinin incelenmesinden; davacinin söz konusu faaliyeti yurt diinda bulunan müterisiyle yaptii sözleme uyarinca gerçekletirdii, bu hizmet kariliinda elde ettii dövizi ülkeye getirdiini faturalar ve döviz alim belgeleriyle tevsik ettii hususlarinda taraflarin mutabik olduu, davacinin TC Maliye Bakanliindan istedii görü üzerine düzenlenen 21.3.2005 tarih ve 01304 sayili yazisiyla da "yurt diinda faydalanilan bu hizmet için 26 seri no'lu Katma Deer Vergisi Genel Tebliinin K bölümünde belirlenen dier artlarin da birlikte gerçeklemesi sonucunda irketin yurt diinda bulunan internet servis salayicilarina düzenledii faturalar üzerinden katma deer vergisi hesaplanmasi gerektii" nin belirtildii olayda, yurt diindaki müterilerinin internet vasitasiyla Türkiye'ye gönderdii elektronik postalari SMS formatina çevirerek müterisinin belirledii çeitli ülkelerdeki çeitli GSM numaralarina kisa mesaj olarak yollayan davaci tarafindan yabanci internet servisi salayicilarina verilen telekomünikasyon hizmetinden yurt diinda faydalanildiinin açikça anlaildii gibi ilgili mevzuat hükümlerinde belirtilen artlar bir arada gerçekletii görüldüünden davacinin katma deer vergisi iade talebinin reddine ilikin olarak tesis edilen 1.11.2004 tarih ve 26563 sayili ilemde hukuka uyarlik bulunmadii, gerekçesiyle kabul eden stanbul 3. Vergi Mahkemesinin 26.6.2006 tarih ve E:2004/2930, K.2006/U55 sayili kararinin; sözkonusu mesajlarin Türkiye'de bulunan kiilerin telefonlarina da gön79

· YARGI KARARLARI

derildiinden, hizmetten yurtdiinda yararlanma artinin gerçeklemedii ileri sürülerek bozulmasi istenilmektedir. Savunmanin Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektii savunulmaktadir. Danitay Savcisi Buket Oral'in Düüncesi : dare ve vergi mahkemelerince verilen kararlarin temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayili dari Yargilama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fikrasinda belirtilen nedenlerin bulunmasi gerekmektedir.

· YARGI KARARLARI

çeklemi sayilamayacaktir. Vergi Mahkemesine her ne kadar hizmetin yurt diinda bulunan firmaya yapildii ve hizmetten yurt diinda faydalanildii gerekçesiyle davanin kabulüne karar verilmi ise de; gerek dava gerekse temyiz aamasinda davali idarece hizmetten Türkiye'de ( yurt içinde ) faydalanildii, bu nedenle söz konusu hizmetin ihracat istisnasi kapsaminda deerlendirilemeyecei ileri sürüldüünden, bu konudaki iddialar aratirilarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle yazili gerekçe ile davayi kabul eden vergi mahkemesi kararinda isabet görülmemitir. SONUÇ : Açiklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, stanbul 3. Vergi Mahkemesinin 26.6.2006 tarih ve E:2004/2930, K:2006/1155 sayili kararin bozulmasina, 30.04.2008 tarihinde esasta ve usulde oyçokluu ile karar verildi. KARI OY : 5345 sayili Gelir daresi Bakanliinin Tekilat ve Görevleri Hakkinda Kanunun geçici 5'inci maddesinde, kurulacak vergi dairesi bakanliklarinin faaliyete geçmesiyle birlikte vergi dairesi müdürlükleri ile gelir müdürlüklerinin ilgili vergi dairesi bakanliina balanmi sayilacai; mal müdürlükleri bünyesinde bulunan bali vergi dairelerinin ise vergi dairesi bakanlii birimi haline dönütürülünceye kadar defterdarliklara bali olarak faaliyetlerine devam edecekleri hükmüne yer verilmitir. Bu durumda, vergi dairesi bakanliklarinin faaliyete geçirildii 16.9.2005 tarihinden sonra açilan davalarda, 5345 sayili Kanunun 24'üncü maddesine göre, vergi uyumazliklarini takip ve yargisal ilem yapma yetkisi, vergi dairesi bakanliklarina, bu bakanliklarin bulunmadii yerlerde vergi dairesi müdürlüklerine ve ayni Kanunun geçici 5'inci maddesi kapsamindaki vergi dairesi müdürlüklerine aittir. 5345 sayili Kanunda, dava takip ve yargisal ilemler yapma yetkisinin, yetkinin sahibi olduunu açikladiimiz idari birimler tarafindan alt idari birimlere devrine izin veren bir düzenleme yoktur. Bu açiklamalar karisinda, dosyada, stanbul Vergi Dairesi Bakanliina bali vergi dairesi müdürlüü olan ve bu nedenle, Vergi Dairesi Bakanliinin faaliyete geçtii 16.9.2005 tarihinden sonra açilan idari davalar ile bu davalarda verilecek kararlara kari gidilen kanun yollarinda taraf olma ehliyeti bulunmayan ve bu konuda kendisine yetki devri de yapilamayacak olan ili Vergi Dairesi Müdürlüünce temyiz isteminde bulunulmasina karin, Mahkemece, herhangi bir inBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazili nedenlerden hiçbirisine uymadiindan, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararinin onanmasinin uygun olacai düünülmektedir. Tetkik Hakimi Ouz Karaki'in Düüncesi : leri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararinin bozulmasini gerektirecek nitelikte bulunmadiindan, temyiz isteminin reddi gerekecei düünülmektedir. TÜRK MLLET ADINA Hüküm veren Danitay Dokuzuncu Dairesince iin gerei görüüldü: KARAR: stem, davaci irketin katma deer vergisi iadesi talebinin reddine dair ilemin iptali istemiyle açilan davayi kabul eden vergi mahkemesi kararinin bozulmasina ilikindir. 3065 sayili Katma Deer Vergisi Kanununun 11/1a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilikin hizmetler ile yurt diindaki müteriler için yapilan hizmetlerin katma deer vergisinden istisna olduu,12. maddesinin 1. fikrasinda, bir teslimin ihracat teslimi sayilabilmesi için a ) Teslimin yurt diindaki bir müteriye yapilmasi, b ) Teslim konusu malin Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çikarak bir di ülkeye vasil olmasi gerektii, 2. fikrasinda ise bir hizmetin yurt diindaki müteriler için yapilan hizmet sayilabilmesi için, hizmetin yurt diindaki bir müteri için yapilmi olmasi ve hizmetten yurt diinda faydalanilmasi artlarinin yerine getirilmesi gerektii hükme balanmitir. Anilan yasal düzenlemeler uyarinca yurt diindaki müteriler için yapilan hizmetlerin katma deer vergisinden istisna olabilmesi için sadece hizmetin yurt diindaki bir müteri için yapilmi olmasi yeterli olmayip ayni zamanda hizmetten yurt diinda faydalanilmasi gerekmektedir. Buna göre, yurt diindaki bir müteri için yapilmi olmakla beraber ayet hizmetten yurt diinda yararlanilmami ise, maddede öngörülen koul ger80

celemeye tabi tutulmaksizin, dosyanin Danitaya gönderildii anlailmitir. Yukarida belirtilen nedenlerle, 2577 sayili dari Yargilama Usulü Kanununun 48. maddesi uyarinca ilem yapilarak, tekemmülünün salanmasindan sonra Danitaya gönderilmek üzere dosyanin, Vergi Mahkemesine gönderilmesi gerektii oyuyla karara usul yönünden katilmiyorum. KARI OY : leri sürülen iddialar Vergi Mahkemeleri kararinin bozulmasini salayacak nitelikte olmadiindan temyiz isteminin reddi gerektii görüüyle karara kariyim.

T.C. DANITAY 7. DARE E. 2007/5116 K. 2009/4267 T. 20.10.2009

· DAMGA VERGS YÜKÜMLÜLÜÜ (Haricen Yapilan Konut Tainmazi Sözlemelerinde Vergiye Tabi Kait Bulunmadii - Resmi Olmayan Sözleme çin Salinan Damga Vergisinin Hukuka Aykiri Olduu) · RESM EKLE UYGUN OLMAYAN TAINMAZ SATI SÖZLEMES (Haricen Yapilan Konut Tainmazi Sözlemelerinde Vergiye Tabi Kait Bulunmadii - Damga Vergisi Salinamayacai) · HARCEN DÜZENLENEN TAINMAZ SATIM SÖZLEMES NEDENYLE DAMGA VERGS SALINMASI (Hukuka Aykiri Olduu) 488/m.1 ÖZET : Davacinin ilemlerinin damga vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, konut satii dolayisiyla alicilar ile birlikte düzenleyip imzaladii sözlemelere ait damga vergisi yükümlülüünü yerine getirmediinin tespit edildiinden bahisle, salinan damga vergisine, kesilen vergi ziyai cezasina ve ayni yil için kesilen özel usulsüzlük cezasina dair ilemlerin iptali istemiyle dava açilmitir. Tainmaz mülkiyetinin devrini konu edinen sözlemeler, ancak resmi ekilde yapilmak kouluyla hukuki deere sahip bulunmaktadir. Olayda olduu gibi, taraflar arasinda hariçte düzenlenen mülkiyet devrini amaçlayan sözlemelerin, ispat ve belli etme gücünün varliindan söz edilmesine hukuki olanak yoktur. Vergiye tabi kait bulunmadiindan; dava konusu tarh ve ceza kesme ilemleriyle, vergi mahkemesi kararinda hukuka uyarlik bulunmamaktadir. stemin Özeti : Davacinin ilemlerinin damga vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, konut

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

satii dolayisiyla alicilar ile birlikte düzenleyip imzaladii sözlemelere ait damga vergisi yükümlülüünü yerine getirmediinin tespit edildiinden bahisle, 2004 yilinin deiik dönemleri için salinan damga vergisine, kesilen vergi ziyai cezasina ve ayni yil için kesilen özel usulsüzlük cezasina dair ilemlerin iptali istemiyle açilan davada; olayda; arsa payi kariliinda kat yapimi iiyle itigal eden davaci irketin kat tahsis sözlemelerine ait damga vergisini ödemedii hususunun vergi inceleme raporu eki tutanakta imzasi bulunan irket yetkililerince kabul edilmi olmasi karisinda, dava konusu tarh ve vergi ziyai cezasi kesme ilemlerinde hukuka aykirilik bulunmadii; öte yandan; damga vergisi yükümlülüünün yerine getirilmemesi nedeniyle Kanunda özel usulsüzlük cezasi öngörülmedii gerekçesiyle özel usulsüzlük cezasi kesilmesi ilemini iptal eden; kismen de davayi reddeden stanbul Dördüncü Vergi Mahkemesinin 26.06.2007 gün ve E:2007/325; K:2007/1592 sayili kararinin redde ilikin hüküm fikrasinin; inceleme raporu eki tutanain tebligat mahiyetinde olmasi sebebiyle imzalandii; sözlemeleri alici sifatiyla imzalayan kiilere ait nüshalarin vergilerinin kendilerinden istenilmesinin hukuka aykiri olduu ileri sürülerek bozulmasi istenilmektedir. Savunmanin Özeti : stemin reddi gerektii savunulmutur. Tetkik Hakimi Abidin LDE'in Düüncesi : Dosyanin incelenmesinden; tainmaz satiina ilikin olarak alicilar ile satici olan davaci arasinda adi yazili ekilde düzenlenen sözlemelere isabet eden damga vergisinin ödenmediinden bahisle ilem tesis edildii anlailmitir. 488 sayili Damga Vergisi Kanununun 1'inci maddesi hükmüne göre, bir kaidin damga vergisine tabi olmasi için, yazilip imzalanmasi veya imza yerine geçen bir iaret konulmasi suretiyle düzenlenmesi ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmesi için ibraz edilebilir nitelikte olmasi gerekir. 2644 sayili Tapu Kanununun 26'nci maddesi ile 1512 sayili Noterlik Kanununun 60'nci maddesi hükümlerine göre ise, tainmaz mülkiyetinin nakli borcunu douran sözlemelerin resmi ekilde yapilmasi zorunludur. Bu ekilde yapilmayan sözlemeler hukuken geçerli olmadiklarindan; dolayisiyla, herhangi bir hususu ispat veya belli etme nitelii taimadiklarindan, damga vergisi yükümlülüü dourmalarina olanak yoktur. Olayda; taraflarin kendi aralarinda adi yazili ekilde düzenledikleri sözlemeler, resmi ekilde yapilmamalari nedeniyle hukuken geçerli olma81

· YARGI KARARLARI

diklarindan, ortada, damga vergisine tabi mukavele mevcut deildir. Bu bakimdan; söz konusu kaitlarin damga vergisine tabi olduundan bahisle tesis edilen tarh ve ceza kesme ilemlerinde hukuka uyarlik bulunmadiindan, mahkeme kararinin davanin kismen reddine dair hüküm fikrasinda isabet görülmemitir. Açiklanan nedenle, mahkeme kararinin temyize konu hüküm fikrasinin bozulmasi gerektii düünülmektedir.

· YARGI KARARLARI

Danitay Savcisi H. Hüseyin TOK'un Düüncesi : dare ve vergi mahkemelerince verilen kararlarin temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayili dari Yargilama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fikrasinda belirtilen nedenlerin bulunmasi gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazili nedenlerden hiçbirisine uymadiindan, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararinin onanmasinin uygun olacai düünülmektedir. TÜRK MLLET ADINA Hüküm veren Danitay Yedinci Dairesince iin gerei görüüldü: KARAR : Dosyanin incelenmesinden; davacinin, ilemlerinin damga vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, konut satii dolayisiyla alicilar ile birlikte düzenleyip imzaladii sözlemelere ait damga vergisi yükümlülüünü yerine getirmediinin tespit edildiinden bahisle, 2004 yilinin deiik dönemleri için salinan damga vergisine, kesilen vergi ziyai cezasina ve ayni yil çin kesilen özel usulsüzlük cezasina dair ilemlerin iptali istemiyle açilan davada, Mahkemece, davanin damga vergisine ve vergi ziyai cezasina ilikin kisminin reddedildii anlailmitir. 488 sayili Damga Vergisi Kanununun 1'inci maddesinin birinci fikrasinda; bu Kanuna ekli ( 1 ) sayili tabloda yazili kaitlarin damga vergisine tabi olduu; ikinci fikrasinda; bu kanundaki kaitlar teriminin, yazilip imzalanmak veya imza yerine geçen bir iaret konulmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanilmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri eklinde oluturulan belgeleri ifade ettii hükme balanmi; Kanuna ekli ( 1 ) sayili Tablonun, "I. Akitlerle ilgili kaitlar" balikli bölümünde de, belli parayi ihtiva eden kaitlardan, mukavelenamelerin, taahhütnamelerin ve temliknamelerin binde 7,5 oraninda damga vergisine tabi olduu açiklanmitir.

82

Bu düzenlemelerden; damga vergisinin, kiiler tarafindan imzalanan kaitlara, Devletçe, herhangi bir hususu ispat ve belli etme gücü taninmasinin karilii olduu; dolayisiyla, bu güce sahip bulunmayan; daha açik olarak, bir hususu ispat ve belli edici nitelik taimayan kaitlarin damga vergisine tabi tutulamayacai anlailmaktadir. Bu bakimdan; dosyadaki uyumazliin çözümü, davaci tarafindan alicilar ile birlikte düzenlenip imzalanan kat tahsis sözlemelerinin açiklanan ekilde hukuki deer taiyip taimadiklarinin belirlenmesine bali bulunmaktadir. 4721 sayili Türk Medeni Kanununun 705'inci maddesinin birinci fikrasinda, tainmaz mülkiyetinin kazanilmasinin tescille olacai öngörüldükten sonra, ayni Kanunun 706'nci maddesinin birinci fikrasinda, tainmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözlemelerin geçerli olmasinin, resmi ekilde düzenlenmi bulunmalarina bali olduu hükmüne yer verilmi; 2644 sayili Tapu Kanununun 26'nci maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan biçiminde de, mülkiyete müteallik resmi senetlerin, tapu sicil muhafizlari veya memurlari tarafindan düzenlenecei belirtilmi; 1512 sayili Noterlik Kanununun 60'nci maddesinde ise, gayrimenkul sati vaadi sözlemesinin yapilmasi noterlerin görevleri arasinda sayilmitir. Görüldüü üzere; tainmaz mülkiyetinin devrini konu edinen sözlemeler, ancak resmi ekilde yapilmak kouluyla hukuki deere sahip bulunmaktadir. Sözlemenin resmi ekilde yapildiinin kabulü ise, tapu sicil görevlilerince veya noter tarafindan düzenlenmi olmasiyla mümkündür. Dolayisiyla; olayda olduu gibi, taraflar arasinda hariçte düzenlenen mülkiyet devrini amaçlayan sözlemelerin, ispat ve belli etme gücünün varliindan söz edilmesine hukuki olanak yoktur. Bu itibarla; ortada, Damga Vergisi Kanununun yukarida sözü edilen 1'inci maddesi anlaminda vergiye tabi kait bulunmadiindan; dava konusu tarh ve ceza kesme ilemleriyle, vergi mahkemesi kararinin aksi yolda verilen temyize konu hüküm fikrasinda hukuka uyarlik görülmemitir. SONUÇ : Açiklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüne; mahkeme kararinin davanin kismen reddi yolundaki hüküm fikrasinin bozulmasina; bozma karari üzerine, Mahkemece, yeniden verilecek kararla birlikte yargilama giderleri de hüküm altina alinacaindan, bu hususta ayrica hüküm tesisine gerek bulunmadiina, 20.10.2009 gününde oyçokluu ile karar verildi. KARI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandii gerekçeler karisinda, vergi

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

mahkemesi kararinin temyize konu hüküm fikrasinin bozulmasini salayacak durumda bulunmadiindan, temyiz isteminin reddi ile sözü geçen hüküm fikrasinin onanmasi gerektii görüü ile karara katilmiyorum.

T.C. DANITAY VERG DAVA DARELER KURULU E. 2008/623 K. 2009/96 T. 20.3.2009

· ONAYSIZ BLGSAYAR KAYITLARININ KANIT DEER OLMADII (Hangi Veri Ortaminda Üretildii Üretildii Koullar ve Dayanaklari Konusunda Bakaca Kanit Sunulmayan) · KANIT DEER (Hangi Veri Ortaminda Üretildii Üretildii Koullar ve Dayanaklari Konusunda Bakaca Kanit Sunulmayan Onaysiz Bilgisayar Kayitlarinin Kanit Deeri Olmadii) · ZAY BELGES ALINMAMASI (Yanginda Defter ve Belgelerin de Yanmi Olabilecei - Davacinin Deftere Kayit Koulu Diindaki Koullari Kanitlamasi Halinde KDV'yi Yüklendiini Kanitlamak Kouluyla ndirim Konusu Yapabilecei) · KATMA DEER VERGS NDRM (Yanginda Defter ve Belgelerin de Yanmi Olabilecei Davacinin Deftere Kayit Koulu Diindaki Koullari Kanitlamasi Halinde KDV'yi Yüklendiini Kanitlamak Kouluyla ndirim Konusu Yapabilecei) 3065/m.29,34 ÖZET : 1- Hangi veri ortaminda üretildii, üretildii koullar ve dayanaklari konusunda bakaca kanit sunulmayan onaysiz bilgisayar kayitlarinin kanit deeri yoktur. 2- Zayi belgesi alinmamisa da i yerinde meydana gelen ve bir itfaiye görevlisinin yaamini yitirdii yanginda defter ve belgelerin de yanmi olabilecei sonucuna ulaildiindan, davacinin deftere kayit koulu diindaki koullari kanitlamasi halinde katma deer vergisini gerçekten yüklendiini kanitlamak kouluyla indirim konusu yapabilecei ancak, ibraz edilecek faturalar hakkinda vergi idaresinin görüü alindiktan sonra hüküm kurulmasi gerekir. TÜRK MLLET ADINA Hüküm veren Danitay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gerei görüüldü: KARAR : 3065 sayili Katma Deer Vergisi Kanununun 29'uncu maddesinin l'inci fikrasinin ( a ) bendinde; mükelleflerin, yaptiklari vergiye tabi ilemler üzerinden hesaplanan katma deer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadikça, kendilerine yapilan teslim ve hizmetler dolayisiyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benze-

T.C. DANITAY VERG DAVA DARELER KURULU E. 2007/697 K. 2009/111 T. 20.3.2009

· EMTA TESLMNE DAYANMAYAN FATURALAR (Maliyetleri Yüksek Göstermek ya da Belgesiz Alilari Belgelendirmek Amaciyla Kayitlara Dahil Edilebilecei) · MALYETLER YÜKSEK GÖSTERMEK (Emtia Teslimine Dayanmayan Faturalarin Maliyetleri Yüksek Göstermek ya da Belgesiz Alilari Belgelendirmek Amaciyla Kayitlara Dahil Edilebilecei) · KATMA DEER VERGS NDRM (Kabul Edilmemesinden Dolayi Yapilan Vergilendirmelere Kari Açilan Davalarda Her ki Tarafin Defterlerindeki Kayitlarin Yeterli Olmadii) · VERGLENDRMELERE KARI AÇILAN DAVALAR (KDV ndirimlerinin Kabul Edilmemesinden Dolayi Yapilan Vergilendirmelere Kari Açilan Davalarda Her ki Tarafin Defterlerindeki Kayitlarin Yeterli Olmadii) 3065/m.29,31 213/m.3,229 ÖZET : 1- Emtia teslimine dayanmayan faturalarin maliyetleri yüksek göstermek ya da belgesiz alilari belgelendirmek amaciyla kayitlara dahil edilebilecei, 2- Katma deer vergisi indirimlerinin yukaridaki nedenle kabul edilmemesinden dolayi yapilan vergilendirmelere kari açilan davalarda, her iki tarafin defterlerindeki kayitlarin yeterli olmadii, zira katma deer vergisi indirimi yapilabilmesi, faturadaki teslimin gerçekten ve faturada gösterilen konu, birim fiyat ve tutarla faturayi düzenleyen tarafindan yapilmasina balidir. SONUÇ : Açiklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, Adana 2. Vergi Mahkemesinin, 21.9.2007 günlü ve E:2007/1372, K:2007/1175 sayili israr kararinin bozulmasina, yeniden verilecek kararda karilanacaindan, yargilama giderleri hakkinda hüküm kurulmasina gerek bulunmadiina, 20.03.2009 gününde oyçokluuyla karar verildi.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

83

· YARGI KARARLARI

ri vesikalarda gösterilen katma deer vergisini indirebilecekleri, 34'üncü maddede ise, indirilecek katma deer vergilerinin, ali faturasi veya benzeri vesikalar üzerinde ayrica gösterilmesi ve bu vesikalarin kanuni defterlere kaydedilmesi gerektii kurala balanmitir. 213 sayili Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin ( B ) bendindeki; vergilendirmede, vergiyi douran olay ve bu olaya ilikin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabilecei, vergiyi douran olayla ilgisi tabii ve açik bulunmayan tanik ifadesinin ispatlama vasitasi olarak kullanilamayacai; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayin özelliine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunmasi halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduu hüküm altina alinmitir. Mükellefler tarafindan katma deer vergisi indirimi yapilabilmesi için vergisi indirim konusu yapilacak ilemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarin gerçei yansitmasi ve bu fatura ve vesikalarda gösterilerek indirim konusu yapilan katma deer vergisinin, gerçekten ödenmi, yani indirim konusu yapan tarafindan yüklenilmi olmasi gerekmektedir. Gerçeklememi teslim ve hizmetler dolayisiyla bir katma deer vergisi ödenmesi, dolayisiyla yüklenilmi bir katma deer vergisi söz konusu olamayacaindan vergi indirimi de yapilamaz. Bu nedenle vergi indirimine dayanak tekil eden faturalarin gerçekten yapilmi bir teslime ilikin olup olmadiinin tespiti önem taimaktadir. ... Petrol Limited irketi tarafindan düzenlenen motorin faturalarinin gerçek bir emtia teslimi yapilmaksizin düzenlendii hem Mahkemece hem de Danitay Üçüncü Dairesince kabul edilmi ve bu konuda davaci tarafindan hakkinda düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan saptamalar yönünden bir iddia da ileri sürülmemitir. Davaya, söz konusu faturalar diinda kalan alilara ilikin faturalarda yer alan katma deer vergisi indirimlerinin kabul edilmemi olmasi konu edilmitir. Davaci tarafindan, muhasebecisine ait tasdiksiz bilgisayar kayitlari da mahkemeye sunulmu ise de, hangi veri ortaminda üretildii, üretildii koullar ve dayanaklari konusunda bakaca bir kanit sunulmayan onaysiz bu kayitlarin kanit olarak kabulüne olanak yoktur. Türk Ticaret Kanununun 68'inci maddesinde öngörülen zorunlulua karin zayi belgesi de alinmami ise de ube i yerinde bir itfaiye erinin de ölümüyle sonuçlanan

büyük bir yangin yaandii ve yanginda ihtilafli yasal defter ve belgelerin de yanmi olabilecei sonucuna ulaildiindan, katma deer vergisi indirimlerinin tümü kabul edilmeyen davacinin deftere kayit koulu diindaki koullari kanitlamasi halinde gerçekten yapilmi bir teslime dayanmak ve yüklenilmi vergilerden olumak kouluyla yaptii indirimlerin kabulü gerektii sonucuna ulailmitir. Bu nedenle dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve ibraz edilemedii için vergi dairesi tarafindan evvelce incelenememi olan ... Petrol Limited irketinin düzenledii motorin faturalari diindaki emtia ve hizmet alimlarina ilikin faturalar ile muhasebe ve noterlik hizmetlerini belgeleyen serbest meslek makbuzu örnekleri ve ibraz edilebilecek dier faturalar hakkinda davali vergi idaresinin görüü alindiktan sonra hüküm kurulmasi olayin özelliine uygun düecek ve vergiyi douran olayin gerçek mahiyetinin saptanmasina olanak salayacaktir. SONUÇ : Açiklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, Adana 2. Vergi Mahkemesinin, 19.2.2008 günlü ve E:2008/59; K:2008/143 sayili israr kararinin bozulmasina, yeniden verilecek kararda karilanacaindan, yargilama giderleri hakkinda hüküm kurulmasina gerek bulunmadiina, 20.03.2009 gününde oyçokluu ile karar verildi. KARI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar israr kararinin bozulmasini gerektirecek nitelikte bulunmadiindan istemin reddi gerektii oyu ile karara katilmiyoruz.

· YARGI KARARLARI

lgili Kanun / Madde 4857 S. K/24,41 T.C. YARGITAY 9. HUKUK DARES Esas No. 2007/37108 Karar No. 2008/6384 Tarihi: 25.03.2008

· ÜCRETN ÖDENMEMES OLGUSUNUN GEN ANLAMDA ÜCRET KAPSAMASI · FAZLA ÇALIMALARINDA BU KAPSAMA GRMES · ÇNN HAKLI NEDENLE FESH · BRM AMR OLARAK ÜSTÜ BULUNAN ÇNN ÇALIMA SAATLERN KENDS BELRLEYEN ÜST DÜZEY YÖNETC OLARAK KABUL EDLEMEYECE ÖZET: 4857 sayili Kanunu'nun 24/e maddesine göre, "içinin ücretinin kanun hükümlerine (asgari ücretin altinda ya da en geç ayda bir ödeme kuralim ihlal edecek ekilde) veya sözleBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

84

me hükümlerine göre ödenmemesi" içiye i sözlemesini hakli nedenle fesih hakki vermektedir. Burada geçen ücret kavrami geni anlamda ücrettir, ikramiye, primi, yakacak yardimi, giyecek yardimi, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacaklarin da ödenmemesi bu kapsamda deerlendirilmelidir. Davali iverenin Anonim irket olduu, Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bulunduu, Genel Müdür ve temsile yetkili kiilerle ilemlerini yürüttüü tartimasizdir. Bu iyerinde mutfak bölümünde görev yapan ve görevi mutfak efi olan davacinin bu tür bir irkette üst düzey bir yönetici olduunu ve mesailerini kendisinin tanzim ettiini kabul etmek, doru deildir. Görevi gerei emrindekilerin mesai çizelgelerini tanzim eden davacinin, mesai çizelgelerinden kendisine yer vermemesi, fazla mesai yapmadii anlamina gelmedii gibi, bu alacai talep hakki olmayacai sonucunu da dourmayacaktir. DAVA: Davaci ve kari davali kidem tazminati ile kullandii yillik ücretli izinleri, fazla mesai ve genel tatil çalimalari karilii ücret alacaklarinin, davali ve kari davaci ise birletirilen davada ihbar tazminatinin tahsiline karar verilmesi davasinin yapilan yargilamasi sonunda; ilamda yazili nedenlerle asil davarim reddine kari davanin gerçekleen miktarin faiziyle birlikte davalidan alinarak davaciya verilmesine ilikin hüküm süresi içinde durumali olarak temyizen incelenmesi davaci avukatinca istenilmesi üzerine dosya incelenerek iin durumaya tabi olduu anlailmi ve duruma için 25.3.2008 Sah günü tayin edilerek taraflara çari kaidi gönderilmiti. Duruma günü davali adina Avukat D K ile kari taraf adina Avukat M Y geldiler. Durumaya balanarak hazir bulunan avukatlarin sözlü açiklamalari dinlendi. Durumaya son verilerek Tetkik Hâkimi B.Kar tarafindan düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gerei konuulup düünüldü: 1.Dosyadaki yazilara, toplanan delillerle kararin dayandii kanuni gerektirici sebeplere göre, davacinin aaidaki bendin kapsami diinda kalan temyiz itirazlari yerinde deildir. Davaci-kari dava vekili, davacinin içilik haklarinin ödenmemesi nedeni ile noter kanali ile i sözlemesini hakli olarak feshettiini, mutfak efi olan davacinin her gün 05.00­20.00 arasi çalitiim, tatillerde çalitiim, kullanmadii izinleri olduunu, iverenin servisi ile ie gidip geldiini, BÇM i müfettiliine ikâyette bulunduunu belirterek kidem tazminati ile yillik ücretli izin

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

fazla mesai ve tatil çalimalari karilii ücret alacaklarinin hüküm altina alinmasini talep etmitir. Davali-kari davaci vekili, açibai olarak ie alman ve 2001 yilina mutfak efi olan davacinin daha iyi artlarda i bulmasi nedeni ila haksiz olarak i sözlemesini feshettiini, ücreti ve kullanmadii izinleri karilii ücretinin havale yolu ile ödendiim, davacinin kidem tazminati almak için bu yola bavurduunu, davacinin hiçbir fazla çalima alacai olmadiim, iveren vekili konumunda olduunu, kendi emrinde çalian 100 içiden sorumlu olduunu, çalima saatlerim kendisinin belirlediini, böyle bir iddiada bulunmasinin hakkin kötüye kullanilmasi olduunu, davaciya konumu nedeni ile dolgun ücret ödendiini, iyerinde fazla mesai yapilmasi için içiden fazla mesai talep formu ve onay istendiini, fazla çalimasi olmadiim, tatil günleri çalima olmadiim, davacinin önel vermeden ayrildii için ihbar tazminati ödemesi gerektiim belirterek davarim reddini savunurken, birletirilen kari dava ile davaci içiden ihbar tazminatinin tahsiline karar verilmesini istemitir. Mahkemece davacinin iyerinde mutfak efi olarak görev yaptii, görevi gerei mutfakta çalian tüm personelin mesaisini belirledii, fazla mesai çizelgesini bizzat davacinin tanzim ettii, davacinin bu çizelgelerde adinin olmadii, davacinin mesaisini kendisinin belirledii, kendi inisiyatifinde olduu, iverene bildirmesi gerektii, bildirmedii, davacinin mesaisini denetlemekle görevli ve yetkili baka bir birimin olmadii, çizelgelerde mesai için bildirimde bulunmayan davacinin fazla mesai ve tatil çalimalari karilii ücretini isteyemeyecei, davacinin fazla mesai alacai isteme hakki olmadii ve i sözlemesinin feshinin hakli nedene dayanmadii gerekçesi ile davaci-kari davali içinin davasinin reddine, davali kari davaci iverenin ihbar tazminati isteminin kabulüne karar verilmitir. Fazla çalima yapildiim, genel, resmi ve bayram tatillerinde çaliildiim içinin, kari iddiayi ve özellikle ücreti ödendiini ise iverenin kanitlamasi gerekir. lke olarak içi fazla çalima yaptiini veya tatillerde çalitiim tanikla kanitlayabilir. Fazla mesainin ve tatil çalimalarinin ispatlanmasinda tanik beyanlari, ücret ve fazla mesai bordrolarinda fazla mesai ve tatil sütununun bulunmasi, içinin fazla mesai ödemesi bulunan bordrolari çekincesiz imzalamasi, iin ve içinin nitelii, mevsim gerei gibi unsurlar ve kanitlar önem içerir.

85

· YARGI KARARLARI

Özellikle tanik anlatimlarinin tarafsiz olmasi, tanik beyanlari arasinda çeliki var ise giderilmesi gerekir, iyerinde çalima düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan taniklarin anlatimlarina deer verilemez. Tanik sözlerinin deerlendirilmesi açisindan, gerektiinde fazla çalitii iddia olunan iin, nitelii yönünden fazla çalimaya elverili bulunup bulunmadii konusunda bilirkii incelemesi yapilmalidir. Bordrolarda fazla çalima ve tatil sütunu bulunduu halde bu sütunun bo birakilmi olmasi, içinin fazla çalima yapmadiinin kaniti olarak kabul edilemez. Üzerinde fazla çalima ve tatil sütunu bulunan ve ayin bazi günleri fazla çalima yapildii, tatilde çaliildii öngörülen bordrolari ihtirazi kayit koymadan imzalayan içi, bordroda fazla mesai ve tatil ücreti ödemesi göründüünden, sondadan fazla çalima ve tatil ücreti talep edemez. Ancak fazla mesai yapildiina veya tatilde çaliildiina dair kayit var ve bu kayda göre eksik Ödeme söz konusu ise, o zaman içi aradaki farki isteyebilecektir. yerinde en üst düzey konumda çalian içinin görev ve sorumluluklarinin gerektirdii ücretinin ödenmesi durumunda ayrica fazla çalima ücretine hak kazanilmasi olanakli deildir. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan içiye ayni yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da irket ortai bulunmasi durumunda, içinin çalima gün ve saatlerini kendisinin belirlediinden söz edilemeyeceinden yasal sinirlamalari aan çalimalar için fazla çalima talep hakki doar. sözlemelerinde fazla çalima ücretinin aylik ücrete dâhil olduu yönünde kurallara sinirli olarak deer verilmelidir. Dairemiz, yilda 90 gün ve 270 saatle sinirli olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduunu kabul etmektedir. O halde içinin anilan sinirlamalarin ötesinde fazla çalimayi kanitlamasi durumunda fark fazla çalima ücretinin ödenmesi gerekir. Fazla çalimanin belirlenmesinde 4857 sayili Kanununun 68. maddesi uyarinca ara dinlenme sürelerinin dikkate alinmasi gerekir. Fazla ve tatil çalimalarinin uzun bir süre için hesaplanmasi ve miktarin yüksek çikmasi halinde Yargitay'ca son yillarda hakkaniyet indirimi yapilmasi gerektii istikrarli ekilde vurgulanmitir. Gerçekten de içinin izin, hastalik, mazeret nedeni ile ie gidememesi, iin mevsim ya da siparie göre azalmasi veya younlamasi ve bu gibi nedenlerden dolayi uzun süre ayni ekilde fazla mesai yapmasi, tatillerde çalimasi hayatin olaan akiina uygun dümemektedir.

86

4857 sayili s Kanunu'nun 24/e maddesine göre, "içinin ücretinin kanun hükümlerine (asgari ücretin altinda ya da en geç ayda bir ödeme kuralim ihlal edecek ekilde) veya sözleme hükümlerine göre ödenmemesi" içiye i sözlemesini hakli nedenle fesih hakki vermektedir. Burada geçen ücret kavrami geni anlamda ücrettir, ikramiye, primi, yakacak yardimi, giyecek yardimi, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacaklarin da ödenmemesi bu kapsamda deerlendirilmelidir. Somut uyumazlikta, davali iyerinde mutfak efi olup, görev taniminda "davacinin mutfak bölümünde emrindeki görevlilerin mesaini düzenleme görevi yaninda, amirinin verdii dier görevleri de yapacai" belirtilmitir. Nitekim dosyaya sunulan mesai çizelgelerinde, davacinin emrindeki içilerin mesaisini tanzim ettii, bu çizelgelere göre iyerinde fazla mesai yapildii, ancak çizelgelerde davacinin adinin yer almadii anlailmaktadir. Esasen bu olgu uyumazlik diidir. Dier taraftan davacinin yillik ücretli izin belgelerinin amir konumundaki kii tarafindan onaylandii da belgelerden görülmektedir. Davali iverenin Anonim irket olduu, Ticaret Kanunu hükümlerine tabi bulunduu, Genel Müdür ve temsile yetkili kiilerle ilemlerini yürüttüü tartimasizdir. Bu iyerinde mutfak bölümünde görev yapan ve görevi mutfak efi olan davacinin bu tür bir irkette üst düzey bir yönetici olduunu ve mesailerini kendisinin tanzim ettiini kabul etmek, doru deildir. Görevi gerei emrindekilerin mesai çizelgelerini tanzim eden davacinin, mesai çizelgelerinden kendisine yer vermemesi, fazla mesai yapmadii anlamina gelmedii gibi, bu alacai talep hakki olmayacai sonucunu da dourmayacaktir. Davacinin iyerinde birim amirinin olduu, bu birim amiri tarafindan denetlendii, dolayisi ile mesailerini kendisinin belirlemedii sabittir. Davacinin iyerinde fazla mesai yaptii ve ücretinin davali iveren tarafindan ödenmedii, bu ödenmeme nedeni ile davacinin i sözlemesini feshinin 4857 sayili i Kanunu'nun 24/e maddesi uyarinca hakli nedene dayandii anlaildiindan, davacinin fazla mesai ücret alacai ve kidem tazminatinin kabulü, kari dava ihbar tazminati isteinin ise reddi gerekir. Yazili ekilde karar verilmesi hatalidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararin yukarida yazili sebepten BOZULMASINA, Davaci yararina takdir edilen 550 YTL duruma avukatlik parasinin kari tarafa yükletilmesine pein alinan temyiz harcinin istek halinde ilgiliye iadesine, 23.3.2008 gününde oybirlii ile karar verildi.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· YARGI KARARLARI

ÖZELGE

T.C. GELR DARES BAKANLII Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Bakanlii (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüü) Sayi:B.07.1.GB.04.99.16.01/01VUK-228/MUK- 10 27.01.2010*3081

Konu :Yurt dii seyahatlerinde internet ortaminda alinan e-bilet fii, uçu/rezervasyon/ ödeme konfirmasyonu, uçu yolculuk plani gibi belgelerin gider belgesi olarak kayitlara alinip alinamayacai hk. ...................................... lgi: .................01/2010 tarihli dilekçeniz. lgide kayitli dilekçenizde irket yöneticilerinizce ticari faaliyetleriniz dorultusunda yurt içi ve yurt dii i seyahatleri yapildii, söz konusu seyahatler için anlamali seyahat acenteleri vasitasiyla bilet temin edildii ve uçu maliyetlerinin bu araci kurumlar tarafindan irketinize fatura edildii, ancak yöneticilerinizin yurt diinda bulunduklari sirada oluan ani gelimeler neticesinde bir noktadan dierine uçmak zorunda kaldiklarini, planlanan durumlarin diinda gelien bu uçular için yöneticilerinizin internet üzerinden `elektronik bilet' temin ettikleri ve bu biletlerin irketiniz adina fatura edilmesinin teknik olarak mümkün olmadii, e-ticket receipt, flight/booking/payment confirmation, flight itinerary gibi isimlerle anilan elektronik biletlerde unvan, adres gibi irkete ait bilgilere yer verilmesinin bazen mümkün olmadii bu durumda e-ticketlerde sadece personelinizin isminin bulunduu belirtilerek, kredi karti ile ödenen bu elektronik biletlerin, kredi karti slipleri ve ekstreleriyle ödendiinin ispatlanmasi durumunda kayitlariniza gider belgesi olarak intikal ettirilip ettirilemeyecei hususunda Bakanliimiz görüü talep edilmektedir. Bilindii üzere, 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazanci üzerinden hesaplanacai ve safi kurum kazancinin tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkindaki hükümleriBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

nin uygulanacai belirtilmi olup, ayni Kanunun 8. maddesinde de ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancinin tespitinde, mükelleflerin bu maddenin alt bentlerinde siralanan giderleri hasilatlarindan indirebilecekleri hüküm altina alinmitir. Bununla birlikte, 193 sayili Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinin 1. bendinde; ticari kazancin elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapilan genel giderlerin, 4. bendinde ise; ile ilgili ve yapilan iin önem ve genilii ile orantili seyahat ve ikamet giderlerinin (seyahat amacinin gerektirdii süreyle sinirli olmak artiyla), safi kazancin tespitinde gider olarak indirilmesinin kabul edilecei, belirtilmitir. Yine söz konusu Kanunda, yurt diinda yapilan masraflarin belgelendirilmesi ve yasal defterlere kaydiyla ilgili özel hükümler bulunmamakla birlikte, belgelendirme ve kayit ile ilgili esaslar genel mahiyette olup, hem yurt içindeki hem de yurt diindaki harcamalarin belgelendirilmesi ve kaydedilmesi açisindan geçerlidir. Dier taraftan, 213 sayili Vergi Usul Kanununun 3. maddesinde "........ Vergi kanunlari lafzi ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzin açik olmadii hallerde vergi kanunlarinin hükümleri, konuluundaki maksat, hükümlerin kanunun yapisindaki yeri ve dier maddelerle olan balantisi göz önünde tutularak uygulanir." hükmü yer almaktadir. Belge düzenine ilikin hükümler anilan Kanunun 227-242 maddeleri arasinda düzenlenmi olup, 227. maddenin 1. fikrasinda; "Bu kanunda aksine hüküm olmadikça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü ahislarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayitlarin tevsiki mecburidir...." hükmü yer almaktadir. Söz konusu kayitlarin ise ayni Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde de belge düzeni ile ilgili düzenlemelere yer verilmi olup; söz konusu maddelerde kayitlarin fatura, gider pusulasi, müstahsil makbuzu, perakende sati fii, giri ve yolcu taima biletleri........ eklindeki belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerektii bildirilmitir. "Dier Vesikalar" balikli 242. maddesinde ise tüccarlarin, evvelki maddelerin diinda kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabinda bir hakkin ispatina delil olarak kullanilabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamlari gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzlari gibi vergi evrakini dosyada

87

· ÖZELGELER

muhafaza etmeye mecbur olduklari belirtilmitir. Konuyla ilgili olarak Vergi Usul Kanununun mükerrer 257'nci maddesinin Bakanliimiza verdii yetkiye istinaden yayimlanan 334 Sira Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliinde, uluslararasi tarifeli havayolu taimacilii yapan IATA (Uluslararasi Hava Taiyicilari Birlii) üyesi hava yolu irketleri tarafindan, IATA standartlarina göre düzenlenen ve havacilikla ilgili uluslararasi mevzuata uygun olarak, bilet üzerinde bulunmasi zorunlu bilgileri içeren, IATA standartlarina göre basimi gerçekletirilen ve fatura yerine geçen elektronik yolcu bileti düzenlenebilecei açiklanmi olup, bahsi geçen elektronik biletlerde bulunmasi gereken asgari bilgilerin neler olduu yine ayni teblide belirtilmitir. Yukarida belirtilen hüküm ve açiklamalar çerçevesinde; Yurt diindan alinan hizmet nedeniyle yüklenilen tutarlarin iin mahiyetine göre gider unsuru olarak dikkate alinabilmesi için Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmekte olup, aksi durumda gider unsuru olarak dikkate alinabilmesi, ancak yurt diindan alinan söz konusu belgelerin hizmetin alindii ülkede uygulanan vergi mevzuati çerçevesinde muteber bir belge olduunun kabulü halinde mümkün bulunmaktadir. Bu itibarla, her ne kadar dilekçenizde bahsi geçen e-ticket receipt, flight/booking/payment confirmation, flight itinerary gibi isimlerle anilan elektronik biletler ve bunlara ait kredi karti slipleri, gerek Vergi Usul Kanununda yer alan ispat edici vesikalar arasinda yer almayip gerekse de 334 Sira Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliinde belirtilen IATA standartlarda düzenlenecek elektronik biletlere ilikin asgari bilgileri içermese de; söz konusu belgelerin ilgili ülke mevzuatina göre muteber bir belge sayilmasi ve elektronik ortamda alinan bu belgelerin çiktilarinin yapilan ödemeyi gösterir banka kredi karti slip ve ekstreleri ile birlikte muhafaza ve ibrazi ile alinan hizmetin ticari iin bir gerei olarak alindiinin tevsik edilmesi durumunda yapilan ödemelerin gider olarak kaydedilebilecei tabiidir. Bilgi edinilmesini rica ederim.

T.C. GELR DARES BAKANLII ZMR VERG DARES BAKANLII Gelir ve Kurumlar Vergileri Müdürlüü Sayi:176200-Z/1269-4530 20.05.2009

Konu :5746 sayili Kanun kapsaminda yapilan ve ilgili dönemde kazanç yetersizlii nedeniyle indirim konusu yapilamayan Ar-Ge harcamalarinin sonraki dönemlere devredilmesinin mümkün olduu hk. (Gelir daresi Bakanlii'ndan alinan 04.08.2009 tarih ve B.07.1.GB.0.40./4035-492/75249 sayiliyazi ile görüümüzün uygun bulunduu bildirilmitir.) ................................ lgide kayitli dilekçenizde; ..........Vergi Dairesi Müdürlüü'nün ............ vergi kimlik numarali mükellefi olduunuz, .........2007 tarihinde balayip .........2008 tarihinde sona eren ............ Ar-ge Balangiç Destek programi kapsaminda ......... numarali .......... sistemi projesi ile Ar-Ge faaliyetinde bulunduunuz, TÜBTAK'tan alinan olumlu rapor uyarinca anilan kurumdan Ar-Ge harcamalari karilii hibe destei aldiiniz, 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanunu ile söz konusu kanuna ilikin açiklamalarin yer aldii 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Teblii'nde, matrah yetersizlii nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapilamayan Ar-Ge ndirimi tutarinin sonraki hesap dönemlerine devredebileceine ilikin hüküm ve açiklamalar bulunmasina ramen gelir vergisi mükellefleri için Gelir Vergisi Kanununda herhangi bir hüküm bulunmadii belirtilerek, 2008 yilinda matrah yetersizlii nedeniyle indirim konusu yapilamayan Ar-Ge harcamasi tutarlarinizin sonraki hesap dönemlerine devretmesinin mümkün bulunup bulunmadii hususundaki Bakanliimiz görüü talep edilmektedir. 193 sayili Gelir Vergisi Kanunu'nun 89'uncu maddesinde; `'Gelir vergisi matrahinin tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aaidaki indirimler yapilabilir: ... 9. Mükelleflerin, iletmeleri bünyesinde gerçekletirdikleri münhasiran yeni teknoloji ve bilgi arayiina yönelik (5746 sayili Kanunun 5'inci maddesiyle deien bent) aratirma ve gelitirme harcamalari tutarinin % 100'ü oraninda hesaplanacak "Ar-Ge indirimi". Aratirma ve gelitirme faaliyetleri ile do-

· ÖZELGELER

88

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

rudan ilikili olmayan giderlerden ve tamamen aratirma ve gelitirme faaliyetlerinde kullanilmayan amortismana tabi iktisadi kiymetler için hesaplanan amortisman tutarlarindan verilen paylar üzerinden Ar-Ge indirimi hesaplanmaz. Ar-Ge indiriminden yararlanilacak harcamalarin kapsami ile uygulamadan yararlanilabilmesi için gerekli belgeleri ve usulleri belirlemeye Maliye Bakanlii yetkilidir.'' hükmü yer almaktadir. 5746 sayili Aratirma ve Gelitirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkinda Kanunun 3'üncü maddesinin 1'inci fikrasinda; `'Ar-Ge indirimi: Teknoloji merkezi iletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kurululari ile kanunla kurulan vakiflar tarafindan veya uluslararasi fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, rekabet öncesi ibirlii projelerinde ve teknogiriim sermaye desteklerinden yararlananlarca gerçekletirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarinin tamami ile 500 ve üzerinde tam zaman edeer Ar-Ge personeli istihdam eden ArGe merkezlerinde ayrica o yil yapilan Ar-Ge ve yenilik harcamasinin bir önceki yila göre artiinin yarisi, 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanununun 10'uncu maddesine göre kurum kazancinin ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayili Gelir Vergisi Kanununun 89'uncu maddesi uyarinca ticari kazancin tespitinde indirim konusu yapilir. Ayrica bu harcamalar, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayili Vergi Usul Kanununa göre aktifletirilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilir, bir iktisadi kiymet olumamasi halinde ise dorudan gider yazilir. Kazancin yetersiz olmasi nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapilamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlar, takip eden yillarda 213 sayili Kanuna göre her yil belirlenen yeniden deerleme oraninda artirilarak dikkate alinir.''hükmüne yer verilmitir. 28/02/2008 tarihli ve 5746 sayili Aratirma ve Gelitirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkinda Kanunun uygulamasina ve denetimine ilikin usul ve esaslarin düzenlendii ve 31.07.2008 tarih ve 26953 sayili Resmi Gazete'de yayimlanan `'Aratirma ve Gelitirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine likin Uygulama ve Denetim Yönetmelii'' nin `'Ar-Ge indirimi uygulama esaslari'' balikli 8'inci maddesinde; (1) Teknoloji merkezi iletmelerinde, Ar-Ge

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

merkezlerinde, kamu kurum ve kurululari ile kanunla kurulan vakiflar tarafindan veya uluslararasi fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile rekabet öncesi ibirlii projelerinde ve teknogiriim sermaye desteklerinden yararlanan iletmelerce gerçekletirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarinin tamami 31/12/2023 tarihine kadar Kurumlar Vergisi Kanununun 10'uncu maddesine göre kurum kazancinin ve Gelir Vergisi Kanununun 89'uncu maddesi uyarinca ticari kazancin tespitinde indirim konusu yapilir. ... (3) Kanun kapsaminda Ar-Ge indiriminden yararlananlar, Gelir Vergisi Kanununun 89'uncu maddesinin (9) numarali bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10'uncu maddesinin birinci fikrasinin (a) bendi hükmünden ayrica yararlanamazlar. (4) Hesaplanan Ar-Ge indirimi, yillik gelir ya da kurumlar vergisi beyannameleri ile geçici vergi beyannamelerinin ilgili satirina yazilir. (5) lgili dönemde kazancin yetersizlii nedeniyle indirim konusu yapilamayan Ar-Ge indirimi tutari sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlardan Kanunun yürürlüe girdii tarihten sonraki dönemlere ait olanlar, takip eden yillarda Vergi Usul Kanununa göre her yil belirlenen yeniden deerleme oraninda artirilarak dikkate alinir. (6) Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamindaki harcamalar ayrica, Vergi Usul Kanununa göre aktifletirilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilir." denilmektedir. Anilan yönetmeliin "Ar-Ge ndiriminin Uygulamasinda zlenecek Yöntem" balikli 9'uncu maddesinde; "(1) Ar-Ge indiriminden yararlanacak iletmeler, yillik gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi ekinde aaida belirtilen belgeleri bali bulunulan vergi dairesine verirler. Bu belgelerin, ArGe ve yenilik projeleriyle teknogiriim sermayesi desteinden yararlanan iletmeler için destek veren kamu kurumu, kuruluu, idaresi veya kanunla kurulan vakif; Ar-Ge merkezleri ile rekabet öncesi ibirlii projeleri için bavuru yapilan kamu kurumu; teknoloji merkezi iletmeleri için Teknoloji Merkezi Müdürlüü; Türkiye'nin antlamalarla taraf olduu ikili ya da çok tarafli uluslararasi Ar-Ge ibirlii programlari fonlarindan malî olarak desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri için ise

89

· ÖZELGELER

TÜBTAK tarafindan onaylanmi olmasi gerekir. a) ..... proje esasli Ar-Ge indiriminden yararlanacak olanlardan ise teknik kurulularca düzenlenmi olan "Ar-Ge ve Yenilik Projesi Deerlendirme Raporu" veya "Rekabet Öncesi birlii Projesi Deerlendirme ve Denetim Komisyonu Karari" veyahut proje sözlemesi istenir. Ancak, Ar-Ge Merkezi Belgesini veya Ar-Ge ve Yenilik Projesi Deerlendirme Raporunu daha önce vergi dairesine vermi olup ayni kapsamda Ar-Ge indirimine devam eden iletmelerden, izleyen vergilendirme dönemlerinde bu belgelerin yeniden ibrazi istenmez. ....... (2) Ar-Ge merkezlerinde ve rekabet öncesi ibirlii projelerinde Ar-Ge indiriminin uygulanabilmesi için birinci fikrada belirtilen belgeleri de içeren yeminli malî müavir tasdik raporunun ilgili mevzuatta belirtilen süre içinde bali bulunulan vergi dairesine verilmesi zorunlu olup, Ar-Ge merkezleri ve rekabet öncesi ibirlii projeleri için yukarida sayilan belgelerin beyannameyle birlikte ayrica verilmesi istenilmez. (3) Ar-Ge indirimine ilikin birinci fikrada belirtilen belgelere tam tasdik raporu ekinde yer verilmi olmasi durumunda, Ar-Ge indirimine ilikin olarak ayrica tasdik raporu düzenlenmesine gerek bulunmamaktadir." açiklamalarina yer verilmitir. Yukarida yer alan hüküm ve açiklamalar uyarinca; 5746 sayili Aratirma ve Gelitirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkinda Kanun kapsaminda yapilan ve ilgili dönemde kazanç yetersizlii nedeniyle 2008 takvim yili Gelir Vergisi Beyannamenizde indirim konusu yapilamayan Ar-ge harcamalarinizin, Aratirma ve Gelitirme Faaliyetlerinin Desteklenmesine likin Uygulama ve Denetim Yönetmeliin 9'uncu maddesinin 1'inci fikrasinin (a) bendinde yer alan belgeler ile 2'nci fikrada belirtilen Yeminli Mali Müavir Tasdik Raporu'nun ibrazi halinde, sonraki hesap dönemlerine devredilebilmesi mümkün bulunmaktadir. Ancak, söz konusu Ar-Ge ndiriminin 193 sayili Gelir Vergisi Kanunu'nun 89/9'uncu maddesine göre yapilmasinin tercih edilmesi halinde, kazanç yetersizlii nedeniyle 2008 yilinda yapilamayan ArGe indiriminin sonraki hesap dönemlerinde indirim konusu yapilmasi mümkün bulunmamaktadir. Bilgi edinilmesini rica ederim.

90

T.C. GELR DARES BAKANLII stanbul Vergi Dairesi Bakanlii (Mükellef Hizmetleri Katma Deer Vergisi Grup Müdürlüü) Sayi:KDV.MUK.B.07.1. GB.4.34.17.01.35.25-38403 04.12.2009*12271

Konu :ndirimli oranda vergiye tabi mallarin iadesi hk. UYGULAMA TAMM NO: KDV-2009/163 3065 Sayili Katma Deer Vergisi (KDV) Kanunu'nun 1/1. maddesinde; Türkiye'de ticari, sinai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapilan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduu, 10 maddesinin (a) bendinde; vergiyi douran olayin mal teslimi ve hizmet ifasi hallerinde, malin teslimi veya hizmetin yapilmasi, (b) bendinde; Malin tesliminden veya hizmetin yapilmasindan önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sinirli olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi aninda meydana geldii, 29/2. maddesinde; Bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplaminin, mükellefin vergiye tâbi ilemleri dolayisiyla hesaplanan KDV toplamindan fazla olduu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunacai ve iade edilmeyecei, u kadar ki, 28. madde uyarinca Bakanlar Kurulu tarafindan vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekletii vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutari Bakanlar Kurulunca tespit edilecek siniri aan verginin, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçlari ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarina ya da döner sermayeli kurulular ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlasi kamuya ait olan veya özelletirme kapsaminda bulunan iletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilikin borçlarina mahsuben ödenecei, yili içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yil içinde talep edilmesi artiyla nakden veya mükellefin yukarida sayilan borçlarina mahsuben iade edilecei, Bakanlar Kurulunun, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet gruplari ile sektörler itibariyla, iade hakkini kis-

· ÖZELGELER

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

men veya tamamen ya da amortismana tabi iktisadi kiymetler dolayisiyla yüklenilen KDV ile sinirli olmak üzere kaldirmaya; Maliye Bakanlii, bu fikranin uygulanmasina ilikin usul ve esaslari belirlemeye yetkili olduu, 35. maddesinde ise; mallarin iade edilmesi, ilemin gerçeklememesi, ilemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta deiiklik vuku bulduu hallerde, vergiye tabi ilemleri yapmi olan mükellefin bunlar için borçlandii vergiyi; bu ileme muhatap olan mükellefin ise, indirme hakki bulunan vergiyi deiikliin mahiyetine uygun ekilde ve deiikliin meydana geldii dönem içinde düzeltecei, u kadarki; iade olunan mallarin fiilen iletmeye girmi olmasi ve bu giriin defter kayitlari ile beyannamede gösterilmesinin art olduu, Hükümleri yer almitir. Öte yandan, indirimli orana tabi ilemlerden doan KDV alacaklarinin nakden veya mahsuben iadesine ilikin usul ve esaslar 74, 76, 85, 99, 101, 105 ve 106 Seri No.lu KDV Genel Teblileri ve 41 No.lu KDV Sirküleri ile belirlenmitir. Yukarida yapilan açiklamalar çerçevesinde mükelleflerin indirimli oranda vergiye tabi teslimleri ile ilgili yüklendikleri ve ilemin gerçekletii dönemde indirim yoluyla gideremedikleri verginin yili içerisinde mahsuben, yili içinde mahsuben iade edilemeyen kisminin ise izleyen yilda nakden veya mahsuben iadesinin talep edilmesi mümkün bulunmaktadir. Dier taraftan, satin alinan indirimli oranda vergiye tabi mallarin alicilari tarafindan satici firmaya iade edilmesi halinde, alici firmalarin iade edilen mallarla ilgili satici firma adina fatura düzenlemesi ve bu faturada satin alinan malin ait olduu oranda KDV hesaplanmasi gerekir. Ancak, satin alinan mallarin geri iadesi ileminin satin alindii vergilendirme döneminde yapilmasi halinde, faturanin iptal edilmesi suretiyle de ilemin düzeltmesi mümkün bulunmaktadir. Her iki halde de satii yapildiktan sonra geri iade edilen mallarin tekrar satilmasi durumunda fatura düzenlenmesi ve malin ait olduu oranda KDV hesaplanarak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilip ödenmesi gerekir. Buna göre; Satilari 1- ndirimli oranda vergiye tabi teslimlerle ilgili yüklenilen vergi henüz nakden veya mahsuben iade edilmeden, satilan indirimli oranda

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

vergiye tabi mallarin alicilari tarafindan geri iade edilmesi halinde, iade edilecek KDV net satilar üzerinden hesaplanacaktir. 2- Satilan mallarin geri iadesi mahsuben iadenin talep edildii vergilendirme döneminde gerçeklemi olmasi halinde, indirimli oranda vergiye tabi teslim gerçeklememi sayilacaindan iade edilecek KDV düzeltilerek net satilar üzerinden yeniden hesaplanacaktir. 3- ndirimli oranda vergiye tabi malin alicilari tarafindan, bu mala ilikin verginin nakden veya mahsuben iadesinden sonra geri iade edilmesi halinde, geri iade edilen mal için ait olduu oranda vergi hesaplanmasi gerekmektedir. Bu durumda, saticiya iade edilen vergi, alici tarafindan mallarin geri iade edildii dönemde hesaplanan vergi olarak beyan edileceinden, iade tutarinda bir deiiklie sebebiyet vermeyecek olup, iade edilen tutarla ilgili düzeltme ilemi yapilmasina da gerek bulunmamaktadir. Bilgi edinilmesini rica ederim.

T.C. GELR DARES BAKANLII stanbul Vergi Dairesi Bakanlii (Mükellef Hizmetleri Katma Deer Vergisi Grup Müdürlüü) Sayi: KDV.MUK.B.07.1. GB.4.34.17.01.30/b.25-35788/ 04.12.2009*12278

Konu :Firmalarca, müterilerine promasyon amaçli olarak çekilile verilen binek otomobillerinin aliinda ödenen KDV'nin indirim konusu yapilip yapilamayacai hk. UYGULAMA TAMM NO: KDV-2009/165 3065 sayili Katma Deer Vergisi (KDV) Kanununun; 1/1. maddesinde; Türkiye'de ticari, sinai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapilan teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduu, 2/1. maddesinde; Teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkinin malik veya onun adina hareket edenlerce aliciya veya adina hareket edenlere devredilmesi olduu, 29/1 maddesinde; Mükelleflerin, yaptiklari vergiye tabi ilemler üzerinden hesaplanan KDV'den,

91

· ÖZELGELER

bu Kanunda aksine hüküm olmadikça, faaliyetlerine ilikin olarak, kendilerine yapilan teslim ve hizmetler dolayisiyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri, 30/b maddesinde de; Faaliyetleri kismen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanmasi veya çeitli ekillerde iletilmesi olanlarin bu amaçla kullandiklari hariç olmak üzere iletmelere ait binek otomobillerinin ali vesikalarinda gösterilen KDV'nin mükelleflerin vergiye tabi ilemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecei,

· ÖZELGELER

ve düük oranda vergiye tabi bir malin yaninda yüksek oranda vergiye tabi bir malin promosyon ürünü olarak verildii hallerde promosyon olarak verilen mallarin ticaretini yapan firmalar açisindan haksiz rekabet sorunu ortaya çikmaktadir. Kanunun 29/4. maddesi ile vergi indirimi uygulamasinda doabilecek aksakliklari vergi mükerrerliine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek ekilde, bu kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esaslari düzenleme konusunda Bakanliimiza yetki verilmi bulunmaktadir. Bu yetki çerçevesinde, promosyon ürünü olarak verilen malin (ayni iletmede imal veya ina edilenler dahil) tabi olduu KDV oraninin, - Satii yapilan mala ait KDV oranina eit veya daha düük oranda olmasi halinde promosyon ürünü için yüklenilen KDV'nin tamaminin indirim konusu yapilmasi, - Satii yapilan malin tabi olduu KDV oranindan yüksek olmasi halinde ise promosyon ürünü için yüklenilen KDV'den, satii yapilan malin tabi olduu orana isabet eden kismin indirim konusu yapilmasi, kalan kismin gelir veya kurumlar vergisi açisindan gider veya maliyet olarak dikkate alinmasi, uygun görülmütür. ..." açiklamalarina yer verilmitir. Binek otomobillerinin KDV'si ile ilgili olarak da 23 Seri No.lu KDV Genel Tebliinin (I) bölümünde de, mükelleflerin iletme amaci diinda iktisap ettikleri binek otomobillerinin ali vesikalarinda gösterilen KDV'nin evvelce olduu gibi indiriminin mümkün olmadii, indirim konusu yapilamayan bu verginin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlari çerçevesinde iin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alinabilecei açiklanmitir. Buna göre; Firmalarin müterilerine promosyon amaçli olarak çekilile verecei binek otomobillerinin teslimi sirasinda KDV hesaplanmasina gerek bulunmamaktadir. Ancak, söz konusu binek otomobillerinin aliminda ödenen KDV'nin KDV Kanununun 30/b maddesi gereince indirim konusu yapilmasi mümkün olmayip, indirim konusu yapilamayan KDV'nin iin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alinmasi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Hükümlerine yer verilmitir. Promosyon ürünlerinin KDV karisindaki durumuyla ilgili olarak 50 Seri No.lu KDV Genel Tebliinin (A/1) bölümünde; "Ticari hayatta, ticareti yapilan mallara olan talebin artirilmasi amaciyla birtakim pazarlama teknikleri gelitirilmekte, satii yapilan malin yaninda baka bir malin ayrica bir bedel alinmaksizin verilmesi de sikça karilailan bir pazarlama teknii olarak ortaya çikmaktadir. Bir malin tasarruf hakkinin malik veya adina hareket edenlerce aliciya veya adina hareket edenlere devri olarak tanimlanan teslim hükümleri çerçevesinde ticari bir iletmenin yaptii bedelsiz teslimler de KDV'ye konu olmaktadir. Ancak, firmalarin iktisadi faaliyetlerini geniletme, emsal iletmelerle rekabet edebilme, üretim veya satiini yaptiklari mallara olan talebi koruma veya artirma amaciyla bir malin yaninda baka bir mal verilmesi eklinde gerçekleen ilemlerde promosyon ürünü açisindan bir bedelsiz teslim söz konusu olmamaktadir. Zira, firmanin genileyen faaliyetiyle balantili olarak iletmede yaratilan katma deer artmaktadir. Nitekim piyasadan satin alinan veya ithal edilen mallarin promosyon ürünü olarak müterilere verilmesi, mükellefler açisindan pazarlama gideri niteliini taimakta ve bu mallarin ali bedelleri Gelir Vergisi Kanunu'nun 40 inci maddesinin 1 no.lu bendine göre gider olarak kaydedilebilmektedir. Dolayisiyla, firmanin yarattii KDV'den vergilenen promosyon mallarinin müterilere verilmesi sirasinda KDV hesaplanmasina gerek bulunmamakta ve bu ürünler için yüklenilen KDV'nin ise prensip olarak indirim konusu yapilmasi gerekmektedir. Bu durum, KDV sistemindeki farkli oran uygulamasi nedeniyle bazi sorunlara neden olmakta

92

T.C. GELR DARES BAKANLII Antalya Vergi Dairesi Bakanlii Gelir ve Kurumlar Vergileri Müdürlüü Sayi: B.07.1.GB.4.07.16.01/GVK ÖZ.09.79/

Konu: irket müdürünün ikametgah olarak kullandii konutun iyeri olarak da kullanilmasi durumunda stopaj lgi: ...... tarihli dilekçeniz lgide kayitli dilekçenizde; ............... Vergi Dairesi Müdürlüünün ................ vergi numarasinda kayitli Kurumlar Vergisi mükellefi olduunuzu, irket müdürünüzün ikametgâh olarak kullandii konutun bir baka ahistan kiralandiini ve bu konutun ayni zamanda iyeri olarak da kullanildiini belirterek, bu yerin kira stopajinin kiranin tamami üzerinden mi? Yoksa % 50'si üzerinden mi? Yapilacai konusunda özelge talep ettiiniz anlailmitir. Bilindii üzere, 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanununun 6. Maddesinin (1) ve (2) no'lu fikralarinda, "Kurumlar Vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazanci üzerinden hesaplanir. Safi kurum kazancinin tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkindaki hükümleri uygulanir." Hükmü yer almaktadir. Dier taraftan, 193 sayili Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesinde; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret irketleri, i ortakliklari, dernekler, vakiflar, dernek ve vakiflarin iktisadi iletmeleri, kooperatifler, yatirim fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabi, zirai kazançlarinni bilanço eya zirai iletme hesabi esasina göre tespit eden çiftçiler aaidaki bentlerde sayilan ödemeleri (avans olarak ödennenler dahil) nakden veya hesaben yaptiklari sirada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mmahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." Hükmüne yer verilmi olup, ayni maddenin 5/a bendinde ise; anilan kanunun 70'inci maddesinde yazili mal ve haklarin kiralanmasi kariliinda yapilan ödemelerden % 20 oraninda gelir vergisi tevkifati yapilacai hükme balanmitir. Yine konu ile ilgili olarak yayimlanan 128 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Teblii'nin "Vergi TevBÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

kifati ve Esaslari" balikli X'uncu bölümünün a fikrasinin 4'üncü bendinde; 193 sayili Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesi gereince vergi tevkifati yapmaya mecbur olan gerçek ve tüzel kiilerin ayni zamanda hem iyeri hem ikametgah olarak kiraladiklari gayrimenkuller vergi mevzuatimiz açisindan iyeri olarak kabul edileceinden, bu gayrimenkuller için ödenecek kiralarin amami üzerinden tevkifat yapilmasi gerektii belirtilmitir. Bu açiklamalara göre; ikametgâh olarak kiralami olduunuz konut iyeri olarak deerlendirileceinden, konuta ilikin yapacainiz ödemelerin tamami üzerinden Gelir Vergisi Tevkifati yapilarak muhtasar beyanname ile beyan etmeniz gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim.

T.C. GELR DARES BAKANLII Bursa Vergi Dairesi Bakanlii Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüü Tarih: 23.10.2009 Sayi: B.07.1.GB.4.16.16.01/GV-09182/3964

Konu: Vergi Muafiyeti (Çocuk bakicilii) Bakanliimiza verilen 22.10.2009 tarihli dilekçede, ikametgahhinizda bir çocuk baktiinizi belirterek, bu iiniz nedeniyle gelir vergisinden muaf olup olmadiiniz konusunda bilgi talep edilmektedir. 193 sayili Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde ücret, "iverene tabi ve belirli bir iyerine bali olarak çalianlara hizmet karilii verilen para ve ayinlar ile salanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir..." eklinde tarif edilmitir. Ayni Kanunun 23 üncü maddesinin (6) numarali bendinde; hizmetçilerin ücretlerinin (Hizmetçiler özel fertller tarafindan evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmayan sair yerlerde orta hizmetçilii, süt ninelik, dadilik, bahçivannlik, kapicilik gibi özel hizmetlerde çalitirilannlardir.) (Mürebbiyelere ödennen ücretler istisna kapsamina dahil deildir.) gelir vergisinden istisna edilecei hükme balanmi olup, maddede geçen "dadi" ifadesi, çocuk bakimi ile görevli kadinlari ifade etmektedir. Buna göre; Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü

93

· ÖZELGELER

maddesinin (6) numarali bendinde belirtilen artlari taimaniz halinde, çocuk bakicilii ii kariliinda aldiiniz ücretler nedeniyle, ücret istisnasindan yararlanmaniz mümkün bulunmaktadir. Bilgilerinizi rica ederim.

deerlendirilmesi ve tarafiniza yapilan ödemelerden, ödemeyi yapannlarca ayni Kanunun 94/1 maddesine göre gelir vergisi tevkifati yapilmasi gerekmektedir. Dier taraftan, elde ettii gelir ücret olarak deerlendirilen bilirkiiler, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fikrasinda tevkifat yapmak mecburiyetinde olanlar arasinda sayilmadiindan, bilirkiilik görevinizle ilgili olara hazirlayacainiz dosyalari incelemek ve rapor düzenlemek amaciyla kiralayacainiz iyeri için yapacainiz kira ödemelerinden gelir vergisi tevkifati yapmaniza gerek bulunmamaktadir. Bilgilerinizi rica ederim.

· ÖZELGELER

T.C. GELR DARES BAKANLII Bursa Vergi Dairesi Bakanlii Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüü Tarih: 22.10.2009 Sayi: B.07.1.GB.4.16.16.01.GV-09180/3910

Konu: Bilirkiinin elde ettii ücretin vergilendirilmesi ve kiraladii iyeri için yapacai kira ödemelerinden gelir vergisi tevkifati yapilip yapilmayacai lgi: 07.10.2009 tarihli dilekçeniz. lgide kayitli dilekçenizde; Bursa Adliyesinde bilirkii olarak görev yaptiinizdan bahisle, sadece bu görevinizden elde edeceiniz bilirkii ücretinin ne ekilde vergilendirilecei ve görevinizle ilgili olarak hazirlayacainiz dosyaalari incelemek ve rapor düzenlemek amaciyla kiralayacainiz iyeri için yapacainiz kira ödemelerinden gelir vergisi tevkifati yapip yapmayacainiz konusunda bilgi istennilmektedir. 193 sayili Gelir Vergsii Kanununun "Ücretin Tarifi" balikli 61 inci maddesinin birinci fikrasinda; ücretin, iverene tabi ve belirli bir iyerine bali olarak çalianlara hizmet karilii verilen parave ayinlar ile salanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduu belirtilerek, maddenin (5) numarali bendinde bilirkiilere ödenen veya salanan para ayin ve menfaatlerin ücret sayilacai hüküm altina alinmitir. Ayni Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fikrasinda, "Kamu idare ve müesseseleri" yaptiklari ödemelerden tevkifat yapmak mecburiyetinde olanlar arasinda sayilmi olup, maddenin (1) numarali bendinde hizmet erbabina ödennen ücretler ile 61 inci maddede yazili olup ücret sayilan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104'üncü maddelere göre, gelir vergisi tevkifati yapilacai belirtilmitir. Bu hükümlere tiiniz mahkeme la elde ettiiniz Kanununun 61/5

94

MALYE BAKANLII ÖZELGES Tarih: 26.01.2009 Sayi: B.07.1.GB.0.01.55/5501-3145/7833 KVK Md. 4 KDVK Md. 17/4-r

KOOPERATFN TASFYE NEDENYLE ARSA SATIINDA KURUMLAR VERGS VE KATMA DEER VERGS Tasfiyesine karar verilen konut yapi kooperatifinin elinde bulunan arsalarin satiinin ve söz konusu satitan oluan tasfiye artii gelirlerin üyelere daitilmasi hususunun vergi mevzuati bakimindan deerlendirilmesi hk. Kayitli yazinizla, liniz mükelleflerinden (...) Konut Yapi Kooperatifinin, üyelerine sahil ve dinlenme özellii gösteren yerlerde sihhi, ucuz konut yapmak amaciyla kurulmasina ramen, bu amacinn gerçekletirilememesi üzerine 18.06.2006 tarihinde Genel Kurul Karari ile tasfiye karari alinmasi ve kooperatifin elinde bulunan arsalarin satiinin ve söz konusu satitan oluan tasfiye artii gelirlerin üyelere daitilmasi hususunun vergi mevzuati bakimindan deerlendirilmesi istenilmi olu konuyla ilgili açiklamalara aaida yer verilmitir. IKURUMLAR VERGS YÖNÜNDEN

göre, Bursa Adliyesinde yapbilirkiilii göreviniz dolayisiygelirin, 193 sayili Gelir Vergisi maddesi uyarinca ücret olarak

Bilindii üzere, 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 36. Maddesi ile 01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükten kaldirilan mülga 5422 sayili Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7. Maddesinin (16) numarali bendinde kooperatifler kurumlar vergisinden muaf tutulmutur. Söz konusu muafiyet uygulamasi 5520 sayili Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4. Maddesinin birin-

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ci fikrasinin (k) bendinde de hüküm altina alinmi olup anilan bentte, tüketim ve taimacilik kooperatifleri hariç olmak üzere, kooperatiflerin ana sözlemelerinde; Sermaye üzerinden kazanç daitilmamasi, Yönetim kurulu bakan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, Sadece ortaklarla i görülmesi (Yapi kooperatiflerinin kendilerine aitt arsalarini kat karilii vererek her bir hisse için bir i yeri veya konut elde etmeleri ortak dii ilem sayilmaz.) artlarinin yazili bulunmasi ve fiilen bu artlara uyulmasi halinde kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf tutulacaklari hükme balanmi olup yapi kooperatiflerinde bu artlara ek olarak kuruluundan inaatin bitim tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarinda, söz konusu inaat ilerini kismen veya tamamen üstlenen gerçek kiilerle tüzel kii temsilcilerine veya Kanun'un 13. Maddesine göre bunlarla ilikili olduu kabul edilen kiilere veya yukarida sayilanlarla içi ve iveren ilikisi içinde bulunanlara yer verilmemesi ve yapi ruhsati ile arsa tapusunnun kooperatif tüzel kiilii adina tescil edilmi olmasi gerekmektedir. Öte yandan tasfiye; kurumlar fesih ve infisahini teminen, kurum mevcutlarinin, alacaklarinin ve borçlarinin tayin ve tespiti ile alacaklarinin tahsili, mevcutlarinin nnakde çevrilerek borçlarinin ödenmesi ve geri kalan nakdin ortaklara kanun ve ana sözleme hükümlerine göre daitilmasini temin eden ilem sürecidir. Tasfiye süreci, kurumun faaliyet süreci ile ilgili tedarik ilemlerinin durdurulmasinin yani sira iletmede bulunan emtia stoklari veya dier döner ve sabit deerlerin elden çikarilmasi veya bu varliklarin iletme sahiplerince iletmeden çekilmesi, tüzel kiilie haiz mükelleflerin ayrica ticaret unvanlarinin ticaret sicilinden silinmesi ile son bulmaktadir. Kurumlar Vergisi uygulamalarinda tasfiye dönemi, kurumun tasfiyeye girdii tarihten itibaren balamakta olup tasfiyenin sona erdii tarihe kadar devam etmektedir. Tasfiye balangiç tarihinden ayni yil sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yili baimsiz bir tasfiye dönemi sayilmakla birlikte, bu baimsiz tasfiye dönemlerinde de tasfiye süreci devam etmektedir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Dolayisiyla, kooperatifin tasfiyeye tabi tutularak aktifinde bulunan arsalarin satii ve bu sati sonucu doan tasfiye karinin ortaklara daitilmasi halinde, yukarida yazili olan "sadece ortaklarla i görülmesi" ve "sermaye üzerinden kazanç daitilmamasi" artlari ihlal edilmi olacaindan kooperatifin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmmesi gerekmektedir. Dier taraftan, Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. Maddesinin ikinci fikrasinin (2) numarali bendinde itirak hisselerinden doan kazançlarin menkul sermaye iradi olduu ve kooperatiflerin daittiklari kazançlarin da bu zümreye dahil olduu, ayni Kanun'un 94. Maddesinin (6) numarali bendinin (b-i) alt bendinde ise tam mükellef kurumlar tarafindan; tam mükellef gerçek kiilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara daitilan, 75. Maddenin ikinci fikrasinin (2) numarali bendinde yazili kâr paylarindan vergi kesintisi yapilacai hükme balanmi olup, maddede yer alan yetkiye istinaden 2006/10731 sayili Bakanlar Kurulu Karari ile vergi kesintisi orani % 15 olarak belirlenmitir. Yukarida yapilan açiklamalar çerçevesinde, söz konusu kooperatifin elinde bulunan arsalarin ihale ile satiindan elde ettii kazancin tasfiye kârina dahil edilerek kurumlar vergisine tabi tutulmasi, vergi sonrasi kârin ortaklara daitilmasi aamasinda da % 15 oraninda kâr daitimina bali vergi kesintisi yapilmasi gerekmektedir. II- KATMA DEER VERGS YÖNÜNDEN Katma Deer Vergisi Kanunu'nun 1/1. Maddesine göre Türkiye'de yapilan ticari, sinai ve zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapilan teslim ve hizmetler katma deer vergisine tabidir. Dier taraftan Kanun'un 17/4-r maddesiyle kurumlarin aktifinde en az iki tam yil süreyle bulunan tainmazlarin satii suretiyle gerçekleen devir ve teslimler katma deer vergisinden istisna edilmitir. Buna göre, yazinizda bahsi geçen kooperatifin elindeki arsalari satmasi prensip olarak katma deer vergisine tabi olmakla birlikte, sati esnasinda Kanun'un 17/4-r maddesinde yer alan "aktifinde en az iki tam yil bulunan" artinin gerçeklemesi halinde sati ilemi katma deer vergisine tabi olmayacaktir.

95

· ÖZELGELER

PRATK BLGLER

VERG

DAMGA VERGS ORANLARI Ücretlerde Sözlemeler, taahhütnameler ve temliknameler Kira mukavelenameleri (Mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden) Yillik gelir vergisi beyannameleri Kurumlar vergisi beyannameleri Katma deer vergisi beyannameleri Muhtasar beyannameler Dier vergi beyannameleri (Damga vergisi beyannameleri hariç) Gümrük idarelerine verilen beyannameler Belediye ve il özel idarelerine verilen beyannameler Sosyal güvenlik kurumlarina verilen sigorta prim bildirgeleri Bilançolar Gelir tablolari letme hesabi özetleri 2010 Yili (Binde 6,6) (Binde 8,25) (Binde 1,65) 27,90 TL 37,25 TL 18,55 TL 18,55 TL 18,55 TL 37,25 TL 13,75 TL 13,75 TL 21,55 TL 10,55 TL 10,55 TL 2011 Yili (Binde 6,6) (Binde 8,25) (Binde 1,65) 30,00 TL 40,10 TL 19,90 TL 19,90 TL 19,90 TL 40,10 TL 14,80 TL 14,80 TL 23,20 TL 11,30 TL 11,30 TL

· PRATK BLGLER

DORUDAN GDER YAZILABLECEK PETEMALLIK, ALET, EDAVAT, MEFRUAT VE DEMRBA BEDELLERNDE SINIR Yil 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 EK MAL TABLOLARI DÜZENLEME ZORUNLULUU 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 TL'ni yilina yilina yilina yilina yilina yilina yilina (aktif Dönemi Aktif Toplami Net Satilar Toplami ait ek mali tablolar için - (2011 yilinda verilmesi gereken) 9.800.300 21.778.200 ait ek mali tablolar için - (2010 yilinda verilmesi gereken) 9.099.600 20.221.200 ait ek mali tablolar için - (2009 yilinda verilmesi gereken) 8.903.700 19.785.900 ait ek mali tablolar için - (2008 yilinda verilmesi gereken) 7.949.700 17.666.000 ait ek mali tablolar için - (2007 yilinda verilmesi gereken) 7.415.800 16.479.500 ait ek mali tablolar için - (2006 yilinda verilmesi gereken) 6.879.200 15.287.100 ait ek mali tablolar için - (2005 yilinda verilmesi gereken) 6.265.200 13.922.700 toplami veya net satilari toplami) aan mükellefler ek mali tablolari düzenlemek zorundadir. EMLAK VERGS ORANLARI Normal yörelerde Büyükehir belediye sinirlari çinde Mesken Binde 1 Binde 2 yeri Binde 2 Binde 4 Arazi Binde 1 Binde 2 Arsa Binde 3 Binde 6 Tutar 700 TL 680 TL 670 TL 600 YTL 560 YTL 520 YTL 480 YTL

EMLAK VERGS DEER YILLIK ARTI ORANLARI Yil 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2010 yili vergi Genel Tarh ve 2008 yili vergi 2007 yili vergi 2006 yili vergi Genel Tarh ve 2004 yili vergi deerine Tahakkuk deerine deerine deerine Tahakkuk deerine Açiklama uygulanacak arti orani uygulanacak arti orani uygulanacak arti orani uygulanacak arti orani uygulanacak arti orani Arti Orani % 3,85 % 6 % 3,6 % 3,9 % 5,6

96

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

GECKME ZAMMI ORANLARI Dönemi 19.10.2010 19.11.2009 21.04.2006 02.03.2005 12.11.2003 31.01.2002 29.03.2001 Tarihinden itibaren ­ 18.10.2010 Tarihleri ­ 18.11.2009 Tarihleri - 20.04.2006 Tarihleri - 01.03.2005 Tarihleri - 11.11.2003 Tarihleri - 30.01.2002 Tarihleri arasi arasi arasi arasi arasi arasi GEÇC VERG ORANLARI Gelir Vergisi Mükelleflerinde 01.01.2004 tarihinden itibaren % 20 01.01.2005 tarihinden itibaren % 20 Kurumlar Vergisi Mükelleflerinde 01.01.2005 tarihinden itibaren % 30 01.01.2006 tarihinden itibaren % 15

· PRATK BLGLER

Aylik % 1,40 % 1,95 % 2,5 % 3 % 4 % 7 % 10

Yillik % 16,80 % 23,40 % 30 % 36 % 48 % 84 % 120

01.01.2004 tarihinden itibaren % 33

01.01.2006 tarihinden itibaren % 20

GELR VERGS TARFES (2011 takvim yili gelirlerine uygulanmak üzere) Gelir vergisine tabi gelirler; 9.400 TL'ye kadar 23.000 TL'nin 9.400 TL'si için 1.410 TL, fazlasi 53.000 TL'nin 23.000 TL'si için 4.130 TL (ücret gelirlerinde 80.000 TL'nin 23.000 TL'si için 4.130 TL), fazlasi 53.000 TL'den fazlasinin 53.000 TL'si için 12.230 TL (ücret gelirlerinde 80.000 TL'den fazlasinin 80.000 TL'si için 19.520 TL), fazlasi oraninda vergilendirilir. (2010 takvim yili gelirlerine uygulanmak üzere) Gelir vergisine tabi gelirler; 8.800 TL'ye kadar 22.000 TL'nin 8.800 TL'si için 1.320 TL, fazlasi 50.000 TL'nin 22.000 TL'si için 3.960 TL, (ücret gelirlerinde 76.200 TL'nin 22.000 TL'si için 3.960 TL) fazlasi 50.000 TL'den fazlasinin 50.000 TL'si için 11.520 TL, (ücret gelirlerinde 76.200 TL'den fazlasinin 76.200 TL'si için 18.594 TL) fazlasi oraninda vergilendirilir. (2009 takvim yili gelirlerine uygulanmak üzere) Gelir vergisine tabi gelirler; 8.700 TL'ye kadar 22.000 TL'nin 8.700 TL'si için 1.305 TL, fazlasi 50.000 TL'nin 22.000 TL'si için 3.965 TL, fazlasi 50.000 TL'den fazlasinin 50.000 TL'si için 11.525 TL, fazlasi oraninda vergilendirilir. KAZANÇLARDA BEYAN SINIRI 2007 Konut kira gelirlerinde Tevkif yoluyla vergilendirilmi bulunan menkul sermaye iratlari ve vergi alacai dahil kurumlardan elde edilen kar paylarinda Tevkif yoluyla vergilendirilmi bulunan gayrimenkul sermaye iratlarinda Deer arti kazançlarinda GVK 82. Maddesinde belirtilen bazi arizi kazançlarda 2.300 YTL 19.000 YTL 19.000 YTL 6.400 YTL 15.000 YTL 2008 2.400 YTL 19.800 YTL 19.800 YTL 6.800 YTL 16.000 YTL 2009 2.600 TL 22.000 TL 22.000 TL 7.600 TL 17.900 TL 2010 2.600 TL 22.000 TL 22.000 TL 7.700 TL 18.000 TL 2011 2.800 TL 23.000 TL 23.000 TL 8.000 TL 19.000 TL % 15 % 20 % 27 % 35

% 15 % 20 % 27 % 35

% % % %

15 20 27 35

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

97

KATMA DEER VERGS TEVKFAT ORANLARI Tevkifata Tabi Mal ve Hizmetler

l

Tevkifat Orani

Tevkifattan Sorumlu Olanlar

Ticari letmeye Dahil Olmayan Mal ve Haklarin Kiralama lemleri KDV mükellefi olanlarin, KDV mükellefi olmayanlardan, ticari iletmeye dahil olmayan (KDV Kanunun 17-4/ d) ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 70'nci maddesinde sayilan mal ve haklari kiralama ilemleri, (KDV Genel Teblii Seri No: 30, 31) Hesaplanan KDV'nin Tamami Kiraya verenin baka faaliyetleri nedeniyle gerçek usulde KDV mükellefiyetinin bulunmamasi, kiralayanin gerçek usulde KDV mükellefi olmasi, artlarinin birlikte varolmasi halinde kiralayan tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

· PRATK BLGLER

l

Reklam Verme lemleri Hesaplanan KDV`nin Tamami Reklami alanlarin gerçek usulde Katma Deer Vergisi mükellefi olmamalari halinde, reklami verenler tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Gerçek usulde KDV mükellefi olan iletmelerin profesyonel veya amatör spor kulüplerine oyuncularinin formalarinda gösterilmek, ahislara veya kurululara ait bina, arsa, arazi gibi yerlerde duvarlara yazilmak, pano olarak yerletirilmek, dergi, kitap gibi yazili eserlerde yayinlanmak ve benzeri ekillerde reklam verme ilemleri, (KDV Genel Teblii Seri No: 30)

l

Hurda Metal Teslimleri Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin % 90'i Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

(Hurda metal teslimleri Katma Deer Vergisi Kanununun 17/4-g maddesi uyarinca katma deer vergisinden istisnadir. Ancak, Katma Deer Vergisi Kanunu'nun 18'nci maddesi uyarinca hurda mal tesliminde bulunan mükellefin istisnadan vazgeçmesi halinde tevkifat yapilacaktir.) Gerçek usule tabi mükelleflerden yapilacak Demir, bakir, alüminyum, pirinç, kurun, teneke, çelik, çinko, pik, sari, bronz, nikel, kizil, lehim, mangantutya antimon ve benzeri her türlü metal hurdalari ile bu metallerin alaim, bileim ve cüruflari, imalathane ve fabrikalarda imalat sirasinda elde edilen metal kirpinti, döküntü ve talalar ile standart dii çikan metal ürünler, izabe tesislerinden çikan standart dii metal hammaddeler, yari mamuller, hadde bozuklari ve benzerleri hurda metal kabul edilerek tevkifata tabi tutulacaktir. Ancak ilenmemi elektrolit olan külçe çinko, birincil (primer) alüminyum, rafine edilmi kurun, elektrolitik bakirdan gibi birincil metal mahiyetindeki ürünlerin teslimi tevkifata tabi deildir. thal edilen hurda metallerin yurt içindeki ilk sati ve teslimleri, satici tarafindan düzenlenecek faturada bu hususa ilikin erh düülmesi ve ithalata ilikin belgelerin bir fotokopisinin aliciya verilmesi suretiyle tevkifat yapilmayacaktir. (Genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunlarin tekil ettii birlikler ve kamu iktisadi teebbüsleri (tarimsal amaçli kooperatifler hariç) sermayelerinin % 51 veya daha fazlasi kamuya ait iletmeler ile özelletirme kapsamindaki kurulular tarafindan yapilan hurda metal teslimleri katma deer vergisi tevkifati diinda birakilmitir. Bu kurum ve kurulularin, verginin konusuna giren teslimlerinde hesaplanan katma deer vergisinin tamami bahsi geçen kurululara ödenerek genel esaslara göre ilem yapilacaktir.) (KDV Genel Teblii Seri No: 51, 53, 58, 70, 85, 86, 87, 89, 91, 97)

98

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

l

KDV'siz thal Edilen Akaryakit Teslimleri Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin % 90'i Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

thalatçilar, rafineriler, akaryakit daitim firmalari ve akaryakit bayileri diinda kalan saticilar tarafindan Katma deer vergisi ödenmeksizin yurda getirilen petrol ürünlerinin (motorin, benzin ve fuel oil) gerçek usule tabi katma deer vergisi mükellefleri ile kamu kurum ve kurulularina yapilan teslimleri tevkifata tabi tutulacaktir. (KDV Genel Teblii Seri No: 68, 85)

l

Atik Kâit, Hurda Plastik, Lastik, Kauçuk ve Hurda Cam Teslimleri Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 90'i % Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

· PRATK BLGLER

(Kait, Plastik ve cam hurda ve atiklarinin teslimleri Katma Deer Vergisi Kanununun 17/4-g maddesi uyarinca katma deer vergisinden istisnadir. Ancak, Katma Deer Vergisi Kanunu'nun 18'nci maddesi uyarinca hurda mal tesliminde bulunan mükellefin istisnadan vazgeçmesi halinde tevkifat yapilacaktir.) Hurda veya kirpinti kaitlar, hurda plastik maddeler ve atik cam teslimleri, Bu uygulamada hurda kavrami; her türlü plastik, kait ve cam hurdasini, bunlarin hurda halindeki kariimlarini, aynen veya onarilmak suretiyle üretim amaçlarina uygun olarak kullanilamayacak haldeki plastik, kait ve cam karakterli her türlü ham, yari mamul ve mamul maddeyi ifade etmektedir. Genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunlarin tekil ettii birlikler ve kamu iktisadi teebbüsleri (tarimsal amaçli kooperatifler hariç) sermayelerinin % 51 veya daha fazlasi kamuya ait iletmeler ile özelletirme kapsamindaki kurulular tarafindan yapilan atik kait, hurda plastik ve hurda cam teslimleri katma deer vergisi tevkifati diinda birakilmitir. Bu kurum ve kurulularin, verginin konusuna giren teslimlerinde hesaplanan katma deer vergisinin tamami bahsi geçen kurululara ödenerek genel esaslara göre ilem yapilacaktir. (KDV Genel Teblii Seri No: 81, 86, 91,97)

l

Yapi Denetim Hizmetleri Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/2'si Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/6'si Hizmet Alanlar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Yapi denetim kurulularinin sunduu yapi denetim hizmetleri (KDV Genel Teblii Seri No: 93, 99)

l

Hizmet Alimlari Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve bunlarin tekil ettikleri birlikler, Döner sermayeli kurulular, Kanunla kurulan kamu kurum ve kurululari, Kamu kurumu niteliindeki meslek kurululari, Üniversiteler (vakif üniversiteleri hariç), Kanunla kurulan veya tüzel kiilii haiz emekli ve yardim sandiklari, Bankalar ve özel finans kurumlari Kamu iktisadi teebbüsleri (Kamu ktisadi Kurululari, ktisadi Devlet Teekkülleri), Özelletirme kapsamindaki kurulular Organize sanayi bölgeleri ile menkul kiymetler, vadeli ilemler borsalari dahil bütün borsalar, Hisse senetleri stanbul Menkul Kiymetler Borsasina kote edilmi irketler (bunlar yalnizca "yapim ileri", "temizlik, çevre ve bahçe bakim hizmetleri", "özel güvenlik hizmetleri" ile "yemek servis hizmetleri"ne ait katma deer vergisini tevkifata tabi tutacaklardir.), Yaridan fazla hissesi dorudan yukarida sayilan kurum ve kurululara ait olan (tek baina ya da birlikte) kurum, kurulu ve iletmeler, Birbirlerine kari ifa ettikleri hariç olmak üzere, söz konusu hizmetlerde katma deer vergisi tevkifati yapmakla zorunludur.

Yapim ileri ile bu ilere ilikin mühendislik mimarlik ve etüt-proje hizmetleri, Yapim ileri; bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimani, rihtim, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapi, boru iletim hatti, haberleme ve enerji nakil hatti, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak islahi, takin koruma ve dekapaj gibi her türlü inaat ileri ve bu ilerle ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, tamamlama, (boya badana dahil) her türlü onarim, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yikma, güçlendirme ve montaj ileri ile benzeri yapim ilerini kapsamaktadir. Ayrica, yapim ileri ile birlikte ifa edilen mimarlik ve mühendislik, etüt ve proje, harita ve kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar plani hizmetleri ve benzeri hizmetlere de tevkifat uygulanacaktir. Ancak, bu hizmetler yapim ilerinden ayri olarak danimanlik ve benzeri hizmetler adi altinda verildii takdirde bu bölümün Danimanlik ve Denetim Hizmetleri kapsaminda deerlendirilecektir. Öte yandan, yüklenicileri tarafindan tamamen veya kismen alt yüklenicilere (taeronlara) veya daha ait yüklenicilere devredilmi ve devredilecek yapim ilerinde, ii devreden her yüklenicinin, kendisine ifa edilen hizmete ait katma deer vergisi üzerinden tevkifat yapmasi gerekmektedir. (KDV Genel Teblii Seri No: 91, 95, 99)

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

99

Temizlik hizmetleri, Temizlik hizmetleri sektörünün yaygin olarak sunduu hizmetler; Bina temizlii, Salik kurulularinin hijyenik temizlii ve hastane atiklarinin imhasi, Çöp toplama ve toplanan çöplerin imhasi, Park ve bahçeler ile mezarlik alanlarinin temizlii ve bakimi, Haere mücadelesi, Demiryolu ve kara nakil vasitalarinin temizlii ve benzeri ilerden olumaktadir. Bina temizliine; binalarin mütemilat ve eklentileri dahil iç ve di cephesinin temizlii ve her türlü mefruatinin (hali, perde, koltuk, süs eyasi vb.) bina içinde veya diinda yaptirilan temizlii dahildir. Ayrica, havlu, çaraf, elbise, çamair gibi eyalarin kuru temizlettirilmesi veya yikattirilmasi da temizlik hizmetleri kapsaminda tevkifata tabi olacaktir. (KDV Genel Teblii Seri No: 91, 95)

Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 2/3'si

Hizmet alan (bu bölümde yukarida belirtilen) kurum ve kurulular tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

· PRATK BLGLER

Bahçe ve çevre bakim hizmetleri, Park ve bahçeler ile bulvar, refüj, göbek, rekreasyon alanlari ve havuzlarin bakimi, bitkilendirilmesi, sulanmasi ve haere mücadelesine ilikin hizmet alimlari, (KDV Genel Teblii Seri No: 91, 95)

Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/2'si

Hizmet alan (bu bölümde yukarida belirtilen) kurum ve kurulular tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Özel güvenlik hizmetleri, Güvenlik hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren iletmeler kendilerine bali güvenlik görevlileri marifetiyle genel olarak; sabotaj, yangin, hirsizlik, soygun, yama, yikma tehditlerine kari caydirici ön tedbirleri almaktadirlar. Bunun yaninda söz konusu irketler giri çiki kontrolü, danima hizmeti, santral, trafik hizmeti, yanginla mücadele, deerli evrak, nakit, maden gibi kiymetlerin bir yerden baka bir yere tainmasi, ikaz-ihbar, ilk yardim, alarm izleme ve koruma hizmetlerini de sunmaktadirlar. Yukarida sayilanlar ile benzeri tüm hizmetler özel güvenlik hizmetlerinin içinde kabul edilecektir (KDV Genel Teblii Seri No : 91, 95,104)

Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 4/5'i

Katma Deer Vergisi Mükellefleri, Hizmet alan (bu bölümde yukarida belirtilen) kurum ve kurulular tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Makine, teçhizat, demirba ve taitlara ait tadil, bakim ve onarim hizmetleri, Tevkifattan sorumlu tutulan kurum ve kurululara ait veya bu kurum ve kurululara tahsis edilen ve faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanilan makine, teçhizat, demirba ve taitlara ait tadil, bakim ve onarim hizmetlerine ilikin bedel üzerinden hesaplanan katma deer vergisi de tevkifata tabi tutulacaktir. Makine, teçhizat, demirba ve taitlarin bakim hizmetleri, bunlarin kendinden beklenen görev ve ilevleri salamak için belli araliklarla veya gerektii zaman yapilan faaliyetlerdir. Bu hizmet sirasinda bakimi yapilan eyin belli aksam ve parçalarinin deitirilmesi de hizmetin ayrilmaz bir parçasidir. Makine, teçhizat, demirba ve taitlarin onarimi ise bozulmu, eskimi araçlarin kullanilabilir hale getirilmesinden ibarettir. Bakim hizmetinde olduu gibi onarim hizmetinde de onarilan eye ait bazi parçalarin deitirilmesi iin tabii bir sonucudur. Dolayisiyla, makine, teçhizat, demirba ve taitlara ait bakim ve onarim hizmetlerinin yalnizca içilik hizmetinden ibaret sayilmasi söz konusu olmayip, bu hizmetin gerei olarak yapilan mal, malzeme ve parça teslimleri de bakim ve onarim hizmetine dahil bulunmaktadir. (KDV Genel Teblii Seri No: 91) 100

Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/3'ü

Hizmet alan (bu bölümde yukarida belirtilen) kurum ve kurulular tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Yemek Servis Hizmetleri, Tevkifattan sorumlu tutulan kurum ve kurulularin personel, örenci, hasta, müteri, misafir, yolcu sifati taiyan kiilerin yemek ihtiyaçlarini karilamak amaciyla yapacaklari hizmet alimlarini kapsamaktadir. Ayrica bu kurulularin kokteyl, davet, toplu yemek vb. hizmet alimlari da tevkifata tabidir. Bu amaçla yapilan hizmet alimlarinin tevkifat yapmakla sorumlu kurum veya kurululara ait bir yerde hazirlanmasi (piirilmesi) veya tüketilmesi hazir halde temin edilmesi tevkifat uygulanmasina engel deildir. Bazi irketlerin üreterek pazarladiklari ve oluturulan sisteme dahil iyerlerinde yeme içme hizmeti teminine imkan veren yemek (karne-bilet) çeklerinin bedeli üzerinden hesaplanan katma deer vergisi tevkifata tabi tutulmayacaktir. Ancak, yemek servis hizmetinin hizmeti alan kuruluun bünyesinde ve dorudan yemek çekini satan firma tarafindan verilmesi halinde tevkifat uygulanacai tabiidir. Öte yandan, tevkifat yapmak zorunda olan kurum ve kurulularin kendi personeli marifetiyle hazirlanacak yemekler için piyasadan yiyecek maddeleri ve bu ile ilgili çeitli malzemeleri satin almasi tevkifata tabi deildir. (KDV Genel Teblii Seri No : 91, 95)

Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/2'si

Hizmet alan (bu bölümde yukarida belirtilen) kurum ve kurulular tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Danimanlik ve denetim hizmetleri, Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danimanlik ve denetim hizmetleri üzerinden hesaplanan katma deer vergisi tevkifata tabi tutulacaktir. Tevkifat yapmakla sorumlu kurum veya kurululara sunulan piyasa etüt-aratirma ve ekspertiz hizmetleri ile bu kurululara yapilan herhangi bir teslim ya da hizmet kapsaminda veya bu teslim ya da hizmetin devami niteliinde verilen ve bedeli ayrica belirlenen eitim hizmetleri danimanlik hizmeti kapsaminda görülecektir. Avukatlarin hukuki ihtilaflarla ilgili olarak yargi mercileri nezdinde veya yargi kararlarinin sonuçlari ile ilgili olarak vekalet akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri hizmetler prensip olarak tevkifat kapsamina girmemektedir. Avukatlarin verdikleri danimanlik hizmetleri ise tevkifata tabidir. Avukatlarla yapilan sözlemede avukatlik ve danimanlik hizmetleri birlikte yer aliyorsa bu iki unsur ayri ayri ücretlendirilmedii takdirde yapilan toplam ödeme üzerinden tevkifat uygulanacaktir. (KDV Genel Teblii Seri No : 91, 95)

Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/2'si

Hizmet alan (bu bölümde yukarida belirtilen) kurum ve kurulular tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

101

· PRATK BLGLER

l

gücü Hizmeti Alimlari gücü Hizmetini Alanlar, Katma Deer Vergisi Mükellefi olmasalar bile aaida sayilan kurulular, (Ancak, bu kurum ve kurululardan satin alinan igücü hizmetleri tevkifata tabi tutulmayacaktir.) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve bunlarin tekil ettikleri birlikler, Döner sermayeli kurulular

letmelerin mal veya hizmet üretimlerine ilikin Hizmete bedeli üzerinden olarak ihtiyaç duyduklari igücünü kendilerine hizmet hesaplanan akdi ile bali ücretli statüsünde hizmet erbabi çalitirarak temin etmek yerine, alt iverenlerden KDV`nin veya bu alanda faaliyette bulunan dier kurum, % 90'ini kurulu veya organizasyonlardan satin almalari,

(KDV

Genel Teblii Seri No : 96, 97)

· PRATK BLGLER

Kanunla kurululari,

kurulan

kamu

kurum

ve

Kamu kurumu kurululari,

niteliindeki

meslek

Üniversiteler (vakif üniversiteleri hariç), Kanunla kurulan veya tüzel kiilii haiz emekli ve yardim sandiklari, Bankalar ve özel finans kurumlari, Kamu iktisadi teebbüsleri (Kamu ktisadi Kurululari, ktisadi Devlet Teekkülleri), Özelletirme kapsamindaki kurulular, Organize sanayi bölgeleri ile menkul kiymetler, vadeli ilemler borsalari dahil bütün borsalar, Hisse senetleri stanbul Menkul Kiymetler Borsasina kote edilmi irketler (bunlar yalnizca "yapim ileri", "temizlik, çevre ve bahçe bakim hizmetleri", "özel güvenlik hizmetleri" ile "yemek servis hizmetleri"ne ait katma deer vergisini tevkifata tabi tutacaklardir.), Yaridan fazla hissesi dorudan yukarida sayilan kurum ve kurululara ait olan (tek baina ya da birlikte) kurum, kurulu ve iletmeler, Tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

l

Hurda Metallerden Elde Edilenler Diindaki Bakir, Çinko ve Alüminyum Külçelerinin Teslimleri Hurda metallerden elde edilenler diindaki bakir, çinko ve alüminyum külçelerinin teslimleri tevkifata tabi bulunmaktadir. (Katma Deer Vergisi Kanununun 17/1 maddesinde sayilan kurum ve kurulular (tarimsal amaçli kooperatifler hariç), sermayelerinin % 51 veya daha fazlasi kamuya ait iletmeler ve özelletirme kapsamindaki kurulular ile bu ürünlerin ilk üretici veya ithalatçilarinin bu kapsamdaki teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktir.) (KDV Genel Teblii Seri No: 95, 97, 104) Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin % 90'i Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

102

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

l

Bakir, Alüminyum ve Çinko Ürünleri Teslimleri Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin % 90'i Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Bakir ve alaimlarindan, çinko ve alaimlarindan, alüminyum ve alaimlarindan mamul anot, katot, her çeit takoz (biyet), slab, platina, kütük, granül, filmain, levha, boru, prinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerlerinin teslimleri tevkifata tabi bulunmaktadir. Alüminyum profil ve alüminyum levha teslimlerinde bunlari dorudan slab, billet, külçe gibi hammaddeden imal edenler tarafindan yapilacak ilk teslimleri ile bunlari ithal edenler tarafindan yapilacak ilk teslimlerinde tevkifat uygulanacak, profil ve levhanin ilk üreticileri ve ithalatçilarindan sonraki safhalardaki teslimleri kdv tevkifatina tabi tutulmayacaktir. Levha ve profil diinda kalan dier alüminyum mamullerinin her safhasinda KDV tevkifati uygulanacaktir. (Katma Deer Vergisi Kanununun 17/1 inci maddesinde sayilan kurum ve kurulularin (tarimsal amaçli kooperatifler hariç), sermayelerinin % 51 veya daha fazlasi kamuya ait iletmelerin ve özelletirme kapsamindaki kurulular ile bu ürünlerin ilk üretici (cevherden üretim yapanlar) veya ithalatçilarinin bu kapsamdaki teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktir.) (KDV Genel Teblii Seri No : 96, 97, 104, 105)

l

Fason Olarak Yaptirilan Tekstil ve Konfeksiyon leri Tekstil ve konfeksiyon ilerinde fason imalatin arti, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde bata olmak üzere hammaddelerin fason i yaptiranlarca temin edilmesidir. Fason ilerde mamul bir bütün olarak imal ettirilebilecei gibi, üretim aamalari itibariyle kismi olarak fason ii yaptirilmasi da mümkündür. Fason i yapanlarin, bakalarina fason i yaptirmalari, her iki fason i bakimindan tevkifat uygulamasina engel deildir. (KDV Genel Teblii Seri No : 51, 53, 58, 107) Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/2'si Fason i yaptiranlar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

l

Pamuk, Tiftik, Yün ve Yapai le Ham Post ve Deri Teslimleri Kütlü ve elyaf pamuk, linter pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapai ile Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 41.01 pozisyonundaki siir ve atlarin, 41.02 pozisyonundaki koyun ve kuzularin (astragan veya karakul, persaniye, breitschwanz ve benzerleri, Hint, Çin, Moolistan ve Tibet kuzulari hariç), 41.03 pozisyonundaki keçi ve olaklarin (Yemen, Moolistan ve Tibet keçi ve olaklari hariç) ham post ve derilerinin tesliminde alicilar tarafindan tevkifat uygulanacaktir. Saticilar, tevkifat uygulanan satilari ile sati yaptiklari alicilara ait bir listeyi izleyen ayin 15 inci gününün mesai saati bitimine kadar bali olduklari vergi dairesine vermek zorundadirlar. (KDV Genel Teblii Seri No : 107, 108) Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin % 90'i Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

103

· PRATK BLGLER

l

Büyük ve Küçükba Hayvanlarin Et, Sakatat ve Bairsaklarinin Teslimleri Büyük ve küçükba hayvanlarin etlerinin (sakatat ve bairsak dahil) gerçek usulde KDV mükellefleri ile 91 seri no.lu KDV genel tebliinin (A/2) bölümünde sayilan kurum ve kurululara teslimlerinde tevkifat uygulanacaktir. Saticilar, tevkifat uygulanan satilari ile sati yaptiklari alicilara ait bir listeyi izleyen ayin 15 inci gününün mesai saati bitimine kadar bali olduklari vergi dairesine vermek zorundadirlar. Teslim bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 1/2'si Alicilar tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir. -Gerçek usulde KDV Mükellefleri, -Genel bütçeye dahil daireler, -Katma bütçeli idareler, -il özel idareleri, -Belediyeler ve bunlarin tekil ettikleri birlikler, -Döner sermayeli kurulular, -Kanunla kurulan kamu kurum ve kurululari, -Kamu kurumu niteliindeki meslek kurululari, -Üniversiteler (vakif üniversiteleri hariç), -Kanunla kurulan veya tüzel kiilii haiz emekli ve yardim sandiklari, - Bankalar ve özel finans kurumlari, -Kamu iktisadi teebbüsleri (Kamu ktisadi Kurululari, ktisadi Devlet Teekkülleri), -Özelletirme kapsamindaki kurulular, -Organize sanayi bölgeleri ile menkul kiymetler, -Vadeli ilemler borsalari dahil bütün borsalar, Yaridan fazla hissesi dorudan yukarida sayilan kurum ve kurululara ait olan (tek baina ya da birlikte) kurum, kurulu ve iletmeler,

· PRATK BLGLER

(KDV Kanununun 17/1 inci maddesinde sayilan kurum ve kurulularin (tarimsal amaçli kooperatifler hariç), sermayelerinin % 51 veya daha fazlasi kamuya ait iletmelerin ve özelletirme kapsamindaki kurulularin bu bölümde belirtilen teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktir.) (KDV Genel Teblii Seri No: 108, 110)

l Turizm

Acentesi, Rehber ve Benzerleri Tarafindan Verilen Bazi Hizmetler Turizm acentesi, rehber ve benzerleri tarafindan turist kafilelerini aliveri etmeleri için belirli dükkânlara/maazalara götürme kariliinda bu iletmelerden alinan bedeller üzerinden hesaplanan KDV tutarina tevkifat uygulanacaktir. Saticilar (turizm acentesi, rehber ve benzerleri), tevkifat uygulanan satilari ile sati yaptiklari alicilara ait bir listeyi izleyen ayin 15 inci gününün mesai saati bitimine kadar bali olduklari vergi dairesine vermek zorundadirlar. (KDV Genel Teblii Seri No: 110) Hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin 2/3'ü letmeler (komisyon ödeyen) tarafindan sorumlu sifatiyla beyan edilecektir.

Tevkifat Uygulama Siniri Tevkifat kapsamina giren her bir ilemin bedeli Vergi Usul Kanununa göre (hesaplanan KDV ile birlikte) o yil için geçerli fatura düzenleme sinirini amadii takdirde hesaplanan katma deer vergisi tevkifata tabi tutulmayacaktir. Fatura düzenleme siniri 2011 yili için 700 TL. olduu dikkate alindiinda; bu tutari geçmeyen ilemler için tevkifat uygulanmasi söz konusu deildir. Ancak, fatura düzenleme sinirini aan ilemlere ait katma deer vergisi; tevkifat zorunluluundan kaçinmak amaciyla bedeli parçalara ayrilmayacak, ayni ileme ait bedellerin toplami üzerinden tevkifat yapilacaktir.

104

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

PERAKENDE SATI F, YAZAR KASA F, FATURA DÜZENLEME SINIRI Dönemi 01.01.2011 - 31.12.2011 Dönemi 01.01.2010 - 31.12.2010 Dönemi 01.01.2009 - 31.12.2009 Dönemi 01.01.2008 - 31.12.2008 Dönemi 01.01.2007 - 31.12.2007 Dönemi 01.01.2006 - 31.12.2006 Dönemi 01.01.2004 - 31.12.2005 Dönemi REESKONT VE AVANS LEMLERNDE UYGULANACAK FAZ ORANLARI Dönemi 30.12.2010 - tarihinden itibaren 22.12.2009 - 29.12.2010 Tarihleri arasi 12.06.2009 - 21.12.2009 Tarihleri arasi 09.04.2009 - 11.06.2009 Tarihleri arasi 28.12.2007 - 08.04.2009 Tarihleri arasi 20.12.2006 - 27.12.2007 Tarihleri arasi 20.12.2005 - 19.12.2006 Tarihleri arasi 25.05.2005 - 19.12.2005 Tarihleri arasi 13.01.2005 - 24.05.2005 Tarihleri arasi 15.06.2004 - 12.01.2005 Tarihleri arasi TECL FAZ ORANLARI Dönemi 21.10.2010 - Tarihinden itibaren 21.11.2009 - 20.10.2010 Tarihleri arasi 28.04.2006 - 20.11.2009 Tarihleri arasi 04.03.2005 - 27.04.2006 Tarihleri arasi 12.11.2003 - 03.03.2005 Tarihleri arasi 02.02.2002 - 11.11.2003 Tarihleri arasi 31.03.2001 - 01.02.2002 Tarihleri arasi TCARET SCL HARÇLARI Gerçek Kiilere ve kooperatiflere Ait letmelerde I- Kayit ve Tescil Harçlari; (Ticari letme Rehni Dahil) 1. Ticari iletmenin ve unvaninin tescil ve ilaninda: 2. Temsile yetkili kilinan kiilerin tescil ve ilaninda (her kii için): 3. Ticaret siciline tescil edilmi olan vakalardaki deiikliklerin tescilinde: (Ticari iletme rehini ile ilgili vakalar dahil) (muhteva ile ilgili bulunmayan düzeltmelerde harç alinmaz.) 4. Kayit silinmesinde : (Ticari iletme rehni kaydinin silinmesi dahil) 136,20 TL 67,60 TL 67,60 TL 26,40 TL 390,40 TL 96,80 TL 96,80 TL 38,20 TL 879,60 TL 214,10 TL 214,10 TL 67,60 TL ahis irketlerine Ait letmelerde Sermaye irketlerine Ait letmelerde Aylik % 1 % 1,583 % % 2 2,5 % 3 % 5 % 6 Yillik % 12 % 19 % % 24 30 Reeskont % 14 % 15 % 18 % 19 % 25 % 27 % 23 % 28 % 32 % 38 Avans % 15 % 16 % 19 % 20 % 27 % 29 % 25 % 30 % 35 % 42

· PRATK BLGLER

Tutar 700 TL 680 TL 670 TL 600 YTL 560 YTL 520 YTL 480 YTL

% 36 % 60 % 72

ubelerin herbiri (Yabanci müesseselerin Türkiye'deki ubeleri dahil) ayrica ayni harca tabidir. II- Kayit ve Belge Suretleri ve Tasdikname Harçlari 1. Bir ticari iletmeye ait sicil esas defterindeki kayitlarin tamaminin veya bir kisminin veya memurlukta saklanan bütün belgelerin örneinin beher sayfasinin (Ticaret Sicili Tüzüü Madde 11/1) 6,80 TL 2. Tasdiknamelerden (Ticaret Sicili Tüzüü Madde 11/2, 104, 105) 22,60 TL 105

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

BEYANNAME MZALATMA ZORUNLULUU · mzalatma Kapsamindaki Mükellefler 2010 yili faaliyet döneminde; Aktif toplami 4.694.000 Net satilar toplami 9.386.000 TL' ni amayan kurumlar vergisi veya ticari, zirai ve mesleki kazanci nedeniyle gerçek usulde vergilendirilen Gelir Vergisi mükellefleri 2011 yili beyannamelerini meslek mensuplarina imzalatmak zorundadirlar · mzalatma Kapsami Diinda Kalan Mükellefler 1- 2010 yili faaliyet döneminde; -Serbest meslek faaliyetinde bulunanlardan gayrisafi hasilatlari -II. sinif tacirlerden Alim satim veya imalat faaliyetinde bulunanlardan satilari -II. sinif tacirlerden yukarida yazili olanlar diindaki ilerle uraanlardan gayrisafi i hasilatlari -Zirai kazanci iletme hesabi esasina göre tespit edilen çiftçilerden hasilatlari TL' ni amayan mükelleflerin, 2- Noterlerin, 3- Özel kanunlarina göre kurulan kooperatifler ile bunlarin oluturduklari birliklerin, 4- Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan mükelleflerin, beyannamelerini meslek mensuplarina imzalatma zorunluluu bulunmamaktadir. Yil 2010 2009 2008 2007 2006 YENDEN DEERLEME ORANLARI Oran Yil % 7,7 2005 % 2,2 2004 % 12 2003 % 7,2 2002 % 7,8 2001 Oran % 9,8 % 11,2 % 28,5 % 59 % 53,2

110.000 157.000 79.000 157.000

· PRATK BLGLER

SOSYAL GÜVENLK- ÇALIMA MEVZUATI

Dönemi 01.01.2011 01.07.2011 01.07.2010 01.01.2010 01.07.2009 01.01.2009 01.07.2008 01.01.2008 01.07.2007 01.01.2007 01.01.2006 01.01.2005 30.06.2011 31.12.2011 31.12.2010 30.06.2010 31.12.2009 30.06.2009 31.12.2008 30.06.2008 31.12.2007 30.06.2007 31.12.2006 31.12.2005 ASGAR ÜCRET TUTARLARI 16 Yaindan Büyükler çin Aylik Brüt 796,50 TL 837,00 TL 760,50 TL 729,00 TL 693,00 TL 666,00 TL 638,70 YTL 608,40 YTL 585,00 YTL 562,50 YTL 531,00 YTL 488,70 YTL 16 Yaindan Küçükler çin Aylik Brüt 679,50 TL 715,50 TL 648,00 TL 621,00 TL 589,50 TL 567,00 TL 540,60 YTL 515,40 YTL 491,40 YTL 476,70 YTL 450,00 YTL 415,80 YTL

ÇIRAK VE ÖRENCLERE ÖDENECEK ASGAR ÜCRET (iletmelerde Mesleki Eitim Gören) Dönemi 01.01.2011 01.07.2011 01.07.2010 01.01.2010 01.07.2009 01.01.2009 01.07.2008 01.01.2008 01.07.2007 01.01.2007 01.01.2006 01.01.2005 30.06.2011 31.12.2011 31.12.2010 30.06.2010 31.12.2009 30.06.2009 31.12.2008 30.06.2008 31.12.2007 30.06.2007 31.12.2006 31.12.2005 16 Yaindan Büyükler Aylik 238,95 251,10 228,15 218,70 207,90 199,80 191,61 182,52 175,50 168.75 159,30 146,61 çin TL TL TL TL TL TL YTL YTL YTL YTL YTL YTL 16 Yaindan Küçükler çin Aylik 203,85 TL 214,65 TL 194,40 TL 186,30 TL 176,85 TL 170,10 TL 162,18 YTL 154,62 YTL 147,42 YTL 143,01 YTL 135,00 YTL 124,74 YTL

STEE BALI SGORTA PRM ORANI Prim Orani % 20 % 12 % 32

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Malûllük, yalilik ve ölüm sigortalari primi Genel salik sigortasi primi Toplam 106

SZLK ÖDENE VE SÜRES Günlük isizlik ödenei, sigortalinin son dört aylik prime esas kazançlari dikkate alinarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancinin yüzde kirkidir. Bu ekilde hesaplanan isizlik ödenei miktari, 4857 sayili Kanununun 39 uncu maddesine göre onalti yaindan büyük içiler için uygulanan aylik asgari ücretin brüt tutarinin yüzde seksenini geçemez. sizlik Ödenei Süresi 180 gün 240 gün 300 gün

600 gün isizlik sigortasi primi ödemi olan isizlere 900 gün isizlik sigortasi primi ödemi olan isizlere 1080 gün isizlik sigortasi primi ödemi olan isizlere süre ile sizlik ödenei verilir.

sizlik ödenei almaya hak kazanilmasi için gerekli artlar; -Hizmet akdinin sona erdii tarihten önceki son 3 yil içinde en az 600 gün sigortali olarak prim ödenmi olmasi, - akdinin feshedildii tarihten geriye doru sürekli 120 gün prim ödenmi olmasi, -Hizmet akdinin, sizlik Sigortasi Kanununun 51'inci maddesinde sayilan hallerden birisine dayali olarak sona ermi olmasi, -Sigortali isizin, ten Ayrilma Bildirgesi ile birlikte; hizmet akdinin feshedildii tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde KUR'un ilgili birimine dorudan veya elektronik ortamda bavurmasi, KEND ADINA VE HESABINA BAIMSIZ ÇALIANLAR ÇN PRM ORANI Malûllük, yalilik ve ölüm sigortalari primi Kisa vadeli sigorta kollari primi Genel salik sigortasi primi Toplam SGORTA PRM VE SZLK SGORTASI PRMNE ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI Dönemi 30.06.2011 31.12.2011 31.12.2010 30.06.2010 31.12.2009 30.06.2009 31.12.2008 30.06.2008 31.12.2007 30.06.2007 31.12.2006 31.12.2005 Alt Sinir Günlük Aylik 26,55 TL 796,50 TL 27,90 TL 837,00 TL 25,35 TL 760,50 TL 24,30 TL 729,00 TL 23,10 TL 693,00 TL 22,20 TL 666,00 TL 21,29 YTL 638,70 YTL 20,28 YTL 608,40 YTL 19,50 YTL 585,00 YTL 18,75 YTL 562,50 YTL 17,70 YTL 531,00 YTL 16,29 YTL 488,70 YTL SOSYAL GÜVENLK DESTEK PRM ORANLARI · Hizmet Akdine Bali Çalian Emekliler çin (4/a) Prim Orani çi % 7,5 % 7,5 veren % 22,5 % 1 - 6,5 % 23,5 - 29 Toplam % 30 % 1 - 6,5 % 31 - 36,5 Üst Sinir Günlük Aylik 172,58 TL 5.177,40 TL 181,35 TL 5.440,50 TL 164,77 TL 4.943,25 TL 157,95 TL 4.738,50 TL 150,15 TL 4.504,50 TL 144,30 TL 4.329,00 TL 138,39 YTL 4.151,70 YTL 131,82 YTL 3.954,60 YTL 126,75 YTL 3.802,50 YTL 121,88 YTL 3.656,40 YTL 115,05 YTL 3.451,50 YTL 105,89 YTL 3.176,70 YTL Prim Orani % 20 % 1 - 6,5 % 12,5 33,5 ­ 39

01.01.2011 01.07.2011 01.07.2010 01.01.2010 01.07.2009 01.01.2009 01.07.2008 01.01.2008 01.07.2007 01.01.2007 01.01.2006 01.01.2005

-

Sosyal güvenlik destek primi Kisa vadeli sigorta kollari primi Toplam

· Kendi Adina ve Hesabina Baimsiz Çalian Emekliler çin (4/b) Prim Orani 2008 Yilinda % 12 2009 Yilinda % 13 2010 Yilinda % 14 2011 ve sonrasi % 15 107

Emekli Aylii Üzerinden

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· PRATK BLGLER

BLDRM SÜRELER VE HBAR TAZMNATI Hizmet Süresi Bildirim Süresi 6 aydan az sürmü içi için 2 hafta 6 aydan 1,5 yila kadar sürmü olan içi için 4 hafta 1,5 yildan 3 yila kadar sürmü içi için 6 hafta 3 yildan fazla sürmü içi için 8 hafta SZLK SGORTASI PRM ORANLARI Prime Esas Aylik Brüt Kazanç Üzerinden 01.01.2002 Tarihinden tibaren 01.06.2000 - 31.12.2001 Tarihleri arasinda Dönemi - 30/06/2011 - 31/12/2010 - 30/06/2010 - 31/12/2009 - 30/06/2009 - 31/12/2008 - 30/06/2008 - 31/12/2007 - 30/06/2007 - 31/12/2006 - 30/06/2006 - 31/12/2005 - 30/06/2005 ÖZÜRLÜ VE ESK HÜKÜMLÜ ÇALITIRMA ORANLARI

· PRATK BLGLER

hbar Tazminati 2 haftalik ücret 4 haftalik ücret 6 haftalik ücret 8 haftalik ücret

çi Payi % 1 % 2 KIDEM TAZMNATI TAVANI

veren Payi % 2 % 3

Devlet Katki Payi % 1 % 2 Tutar 2.623,23 2.517,01 2.427,04 2.365,16 2.260,04 2.173,18 2.087,92 2.030,19 1.960,69 1.857,44 1.770,63 1.727,15 1.648,90 yeri

01/01/2011 01/07/2010 01/01/2010 01/07/2009 01/01/2009 01/07/2008 01/01/2008 01/07/2007 01/01/2007 01/07/2006 01/01/2006 01/07/2005 01/01/2005

TL TL TL TL TL YTL YTL YTL YTL YTL YTL YTL YTL

stihdami Zorunlu Olan Özürlü içi Eski Hükümlü

Özel % 3 -

Kamu % 4 % 2

SUÇ VE CEZALAR

BRNC VE KNC DERECE USULSÜZLÜK CEZALARI 2010 Mükellef Gruplari Sermaye irketleri Sermaye irketleri diinda kalan birinci sinif tüccar ve serbest meslek erbabi kinci sinif tüccarlar Yukaridakiler diinda kalip beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar Kazanci basit usulde tespit edilenler Gelir vergisinden muaf esnaf Birinci Derece Usulsüzlükler 90,00 TL 57,00 TL 28,00 TL 14,00 TL 7,70 TL 3,50 TL kinci Derece Usulsüzlükler 50,00 TL 28,00 TL 14,00 TL 7,70 TL 3,50 TL 2,00 TL 2011 Birinci Derece Usulsüzlükler 96,00 TL 60,00 TL 30,00 TL 15,00 TL 8,00 TL 3,70 TL kinci Derece Usulsüzlükler 53,00 TL 30,00 TL 15,00 TL 8,00 TL 3,70 TL 2,15 TL

Bu cetvel de mükellef grubu: Gelir, Kurumlar Vergilerinden baka, Gider, stihlak letme ve Di Seyahat Harcamalari Vergilerine ait usulsüzlükler hakkinda da esas tutulur. l Emlak Alim, Gayrimenkul Kiymet Artii, Veraset ve ntikal Vergisi, Tait Alim ve Motorlu Taitlar Vergilerine ait usulsüzlükler ile Damga Vergisinin, beyanname verilmek suretiyle ödenecei hallerde beyannamenin süresinde verilmemesine ilikin usulsüzlükler bu cetvelin mükellef gruplari sütununun 3'üncü sirasinda göre cezalandirilir. l Emlak vergisine ait usulsüzlükler, bu cetvelin mükellef gruplari sütununun 3'üncü sirasina göre cezalandirilir. l Kamu dare ve müesseseleri ile dernek ve vakiflarin yaptiklari usulsüzlükler (Bunlarin iktisadi iletmelerine ait usulsüzlükler hariç) bu cetvelin mükellef gruplari sütununun 3'üncü sirasina göre cezalandirilir. l Yukaridakiler diinda kalan dier vergi, resim ve harçlara ait usulsüzlükler bu cetvelin mükellef gruplari sütununun 4'üncü sirasina göre cezalandirilir.

l

108

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI 2010 Fatura, gider pusulasi, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunun verilmemesi, alinmamasi ile dier ekil ve usul hükümlerine uyulmamasi (2011yilinda her belge için 170 TL'den az, cezalar toplami 80.000 TL'den fazla olamaz.) l Perakende sati fii, ödeme kaydedici cihazla verilen fi, giri ve yolcu taima bileti, sevk irsaliyesi, ve benzeri evrak verilmemesi ile dier ekil ve usul hükümlerine uyulmamasi (2011 yilinda her bir tespit için 8.000 TL'ni ve yillik toplam 80.000 TL'ni aamaz.) l VUK'un 232'nci maddesinin 1-5.bentlerinde sayilanlar diinda kalan kiilerin fatura, gider pusulasi, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, Perakende sati fii, Ödeme kaydedici cihaz fii ve yolcu taima bileti almadiklarinin tespitinde l Maliye Bakanliinca tutulma ve günü gününe kayit edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; bulundurulmamasi, günü gününe kayit yapilmamasi, yetkililere ibraz edilmemesi ile levha bulundurma ve asma mecburiyetine uyulmamasi l Belirlenen muhasebe standartlarina, tek düzen hesap planina ve mali tablolara ilikin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarinin üretilmesine ilikin kural ve standartlara uyulmamasi l Kamu kurum ve kurululari ile gerçek ve tüzel kiilerce yapilacak ilemlerde kullanilma zorunluluu getirilen vergi numarasini kullanmaksizin ilem yapanlara, l Belge basimi ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kismen yerine getirmeyen matbaa iletmecilerine l 4358 sayili Kanun uyarinca vergi kimlik numarasi kullanma zorunluluu getiren kurululardan yaptiklari ilemlere ilikin bildirimleri, belirlenen standartlarda ve zamanda yerine getirmeyenlere l VUK.'nun127 nci maddenin (d) bendi uyarinca Maliye Bakanliinin özel iaretli görevlisinin ikazina ramen durmayan aracin sahibi adina

l

2011 % 10

% 10

160 TL

170 TL

32 TL 160 TL 3.500 TL 190 TL 570 TL 770 TL 570 TL

34 TL 170 TL 3.700 TL 200 TL 600 TL 800 TL 600 TL

BLG VERMEKTEN ÇEKNENLER LE 256, 257 VE MÜKERRER 257 NC MADDE HÜKMÜNE UYMAYANLARA UYGULANACAK ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI 1 - Birinci sinif tüccarlar ile serbest meslek erbabi hakkinda 2 - kinci sinif tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazanci basit usulde tespit edilenler hakkinda 3 - Yukaridaki bentlerde yazili bulunanlar diinda kalanlar hakkinda özel usulsüzlük cezasi kesilir. 1.070 TL 530 TL 260 TL

· Kanuni Süserinden Sonra Elektronik Ortamda Verilen Beyannameler çin Ceza Uygulamasi; Beyannamenin kanuni verilme süresinin sonundan balayarak -Birinci sinif tüccarlar ile serbest meslek erbabi hakkinda -kinci sinif tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazanci basit usulde tespit edilenler hakkinda -Yukarida yazili bulunanlar diinda kalanlar hakkinda özel usulsüzlük cezasi kesilir. · Kanuni Süresinden Sonra Düzeltme Amaciyla Elektronik Ortamda Verilen Bildirim ve Formlar çin Ceza Uygulamasi; lk 10 Gün çinde Verilmesi Ceza yok Ceza yok Ceza yok Takip Eden 15 Gün çinde Verilmesi 214 TL 106 TL 52 TL lk 30 Gün çinde Verilmesi 107 TL 53 TL 26 TL kinci 30 Gün çinde Verilmesi 214 TL 106 TL 52 TL Sonrasi Verilmesi 1.070 TL 530 TL 260 TL

Bildirim veya formun düzeltme amaciyla kanuni verilme süresinin sonundan balayarak -Birinci sinif tüccarlar ile serbest meslek erbabi hakkinda -kinci sinif tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazanci basit usulde tespit edilenler hakkinda -Yukarida yazili bulunanlar diinda kalanlar hakkinda özel usulsüzlük cezasi kesilir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Sonrasi Verilmesi 1.070 TL 530 TL 260 TL

109

· PRATK BLGLER

DAR PARA CEZALARI (4857 Sayili Kanunu) Fiil Mad. Ceza Mad. Tutar (TL) Ceza Uygulanan Fiil yerinin Açilmasini, Devir alinmasini, Çalima Konusunun Kismen veya Tamamen Deitirilmesini, Kapatilmasini Bir Ay çinde Bölge Müdürlüüne Bildirmemek Bildirme yükümlülüüne aykiri davranan iveren veya iveren vekiline çalitirilan her içi için Air ve tehlikeli i kapsamindaki iyerlerinde bildirme yükümlülüüne aykiri davranan veren veya iveren vekiline çalitirilan her içi için yerini muvazaali olarak bildiren asil iveren ile alt iveren veya vekillerine ayri ayri Para cezasinin kesinlemesinden sonra bildirim yükümlülüüne aykiriliin sürmesi halinde takip eden her ay için ayni miktar ceza uygulanir çilere Eit Davranma lkesine Aykiri Davranita Bulunmak veren veya veren vekiline bu durumdaki her içi için Geçici likisine likin Yükümlülüklere Uymamak veren veya veren vekiline bu durumdaki her içi için Yazili Sözlemesi Yapilmayan Hallerde ki Ay çinde Çalima Koullarina likin Belgeyi çiye Vermemek veren veya veren vekiline bu durumdaki her içi için Çari Üzerine Çalima Hükümlerine Aykiri Davranmak veren veya veren vekiline bu durumdaki her içi için ten Ayrilan çiye Çalima Belgesi Vermemek, Belgeye Gerçee Aykiri Bilgi Yazmak veren veya veren vekiline bu durumdaki her içi için Toplu çi Çikarma Hükümlerine Aykiri Olarak çi Çikartmak çi çikaran iveren veya iveren vekiline iten çikarilan her içi için Özürlü ve Eski Hükümlü Çalitirma Yükümlülüüne Uymamak veren veya iveren vekiline çalitirmadii her özürlü ve eski hükümlü ve çalitirilmadii her ay için Ücret, Prim, kramiye Ve Bu Nitelikteki Her Çeit stihkakin Zorunlu Tutulduu Halde Özel Olarak Açilan Banka Hesabina Ödememek veren, iveren vekili ve üçüncü kiiye bu durumda olan her içi ve her ay için Ücret le Kanundan, TS'den Veya Sözlemesinden Doan Ücret Ödemelerini Süresi çinde Kasten Ödememek Veya Eksik Ödemek veren, iveren vekili ve üçüncü kiiye bu durumda olan her içi ve her ay için Ücret Hesap Pusulasi Düzenlememek Ücrete ilikin hesap pusulasi düzenlemeyen iveren veya iveren vekiline Yasaya Aykiri Ücret Kesme Cezasi Vermek Veya Kesintinin Sebep ve Hesabini Bildirmemek Yasaya aykiri ücret kesme cezasi veren veya yaptii kesintinin sebebini ve hesabini bildirmeyen iveren veya iveren vekiline Asgari Ücret Ödememek veya Eksik Ödemek, Ücret, Prim, kramiye ve Bu Nitelikteki Her Çeit stihkaki Zorunlu Tutulduu Halde Özel Olarak Açilan Banka Hesabina Ödememek veren, iveren vekili ve üçüncü kiiye bu durumda olan her içi ve her ay için Fazla Çalima Ücretini Ödememek, çiye Hak Ettii Serbest Zamani Alti Ay çinde Kullandirmamak Veya çinin Onayini Almadan Fazla Çalima Yaptirmak veren veya iveren vekiline bu durumda olan her içi için Yüzde le lgili Belgeyi Temsilciye Vermemek. Yüzde usulü uygulanan iyerlerinde her hesap pusulasinin genel toplamini gösteren belgeyi içilerin seçtii temsilciye vermeyen iveren veya iveren vekiline 2010 2011

3

98

114 1.144 11.446

122 1.232 12.327

· PRATK BLGLER

5 7 8 14 28 29

99/a 99/a 99/b 99/b 99/c 100

100 100

107 107

100 100

107 107

100 411

107 442

30

101

1.552

1.671

32

102/a

114

122

32

102/a

114

122

37

102/b

411

442

38

102/b

411

442

39

102/a

114

122

41

102/c

204

219

52

102/b

411

442

110

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

56

103

57

103

59

103

60

103

63

104

Yönetmelikle belirlenen çalima sürelerine aykiri olarak içilerin çalitiran iveren veya iveren vekiline

1.034

1.113

64

104

68

104

69

104

71

104

Telafi Çalimasi Usullerine Uymamak Telafi çalimasi usullerine uymayan iveren veya iveren vekiline bu durumda olan her içi için Ara Dinlenmesini Yasa Hükümlerine Göre Uygulamamak Ara dinlenmelerini yasa hükümlerine göre uygulamayan iveren veya iveren vekiline çileri Geceleri 7,5 Saatten Fazla Çalitirmak, Gece ve Gündüz Postalarini Deitirmemek Gece süresi ve gece çalimalari konusunda kanun hükümlerine uymayan iveren veya iveren vekiline Çalitirma Yai ve Çocuklari Çalitirma Yasaina Aykiri Davranmak

204

219

1.034

1.113

1.034

1.113

Çalitirma yai ve çocuklari çalitirma yasaina aykiri davranan iveren veya iveren vekiline

1.034

1.113

72

104

73

104

Yer ve Sualtinda Çalitirma Yasaina Uymamak Yer ve su altinda onsekiz yaini doldurmami erkek ve her yataki kadinlari çalitiran iveren veya iveren vekiline Çocuk ve Genç çileri Gece Çalitirmak Veya lgili Yönetmelik Hükümlerine Aykiri Hareket Etmek

1.034

1.113

Sanayie ait ilerde onsekiz yaini doldurmami çocuk ve genç içileri gece çalitiran, kadin içilerin gece postalarinda çalitirilmasina ilikin yönetmelik hükümlerine uymayan iveren veya iveren vekiline

1.034

1.113

74

104

75 76

104 104

77

105/c

Doum Öncesi - Sonrasi Sürelerde Kadin çiyi Çalitirmak, Ücretsiz zin Veya Süt zni Vermemek Yasa hükmüne aykiri olarak doum öncesi ve sonrasi kadin içiyi çalitiran ücretsiz izin veya süt iznini vermeyen iveren veya vekiline çi Özlük Dosyasini Düzenlememek çi özlük dosyasini düzenlemeyen iveren veya iveren vekiline Çalima Sürelerine likin Yönetmelik Hükümlerine Uymamak Çalima sürelerine ilikin yönetmelik hükümlerine uymayan iveren veya iveren vekiline Salii ve Güvenlii Hükümlerine Aykiri Davranmak

1.034

1.113

1.034 1.034

1.113 1.113

salii ve güvenlii hükümlerine aykiri davranan iveren veya iveren vekiline

1.144

1.232

78

105/a

Salii ve Güvenlii Yönetmeliklerindeki Hükümlerine Uymamak Yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan iveren veya iveren vekiline alinmayan her i salii ve güvenlii önlemi için

228

245

Alinmayan önlemler için izleyen her ay ayni miktar

78

105/c

letme Belgesi Almadan yeri Açmak Veya Belgelendirilmesi Gereken ler Veya Ürünler çin Belge Almamak

letme belgesi almadan iyeri açan veya belgelendirilmesi gereken iler veya ürünler için belge almayan iveren veya iveren vekillerine

1.144

1.232

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

111

· PRATK BLGLER

Yillik Ücretli zni Yasaya Aykiri ekilde Bölmek Yillik ücretli izni yasaya aykiri bölen iveren veya iveren vekiline bu durumda olan her içi için Yillik zin Ücretini Yasaya Aykiri ekilde Ödemek Veya Eksik Ödemek Yillik izin ücretini yasada belirtilen usule aykiri olarak ödeyen veya eksik ödeyen iveren vekiline bu durumda olan her içi için Sözlemesi Herhangi Bir Nedenle Sona Eren çiye Hak Kazanip da Kullanmadii Yillik zin Sürelerine Ait Ücreti Ödememek sözlemesinin sona ermesinde içiye kullanmadii iznin ücretini ödemeyen iveren veya iveren vekiline bu durumda olan her içi için Yillik zin Yönetmeliinin Esas ve Usullerine Aykiri Olarak zni Kullandirmamak Veya Eksik Kullandirmak Yillik ücretli izinleri yönetmelik hükümlerine uygun kullandirmayan veya eksik kullandiran iveren veya iveren vekiline bu durumda olan her içi için Çalima Sürelerine ve Buna likin Yönetmelik Hükümlerine Uymamak

204

219

204

219

204

219

204

219

79

105/c

80

105/c

81

105/c

85

105/d

85

105/d

86

105/b

87

105/b

88

105/c

89

105/c

90

106

92/2

107/a

96

107/b

107/2

Faaliyeti Durdurulan i zin Almadan Devam Ettirmek, Kapatilan yerini zinsiz Açmak Faaliyeti durdurulan ii izin almadan devam ettiren veya kapatilan iyerini izinsiz açan iveren veya iveren vekiline Salii ve Güvenlii Kurullarinin Kurulmasi ve Çalitirilmasi le lgili Hükümlere Aykiri Davranmak, Kurullarca Alinan Kararlari Uygulamamak salii ve güvenlii kurullarinin kurulmasi ve çalitirilmasi ile ilgili hükümlere aykiri davranan, i salii ve güvenlii kurullarinca alinan kararlari uygulamayan iveren veya iveren vekiline Salii ve Güvenlii Hizmetleri le lgili Yükümlülükleri Yerine Getirmemek yeri salik ve güvenlik birimi oluturma, iyeri hekimi ve dier salik personeli görevlendirme ve sanayiden sayilan ilerde i güvenlii uzmani görevlendirme yükümlülüünü yerine getirmeyen veren veya iveren vekillerine Air ve Tehlikeli lerde Mesleki Eitim Almami çi Çalitirmak Air ve tehlikeli ilerde mesleki eitim almami içi çalitiran iveren veya iveren vekiline her içi için Air ve Tehlikeli lerde 16 Yaindan Küçükleri Çalitirmak Veya Yönetmelikte Gösterilen Ya Kayitlarina Aykiri çi Çalitirmak Air ve tehlikeli ilerde küçükleri veya yönetmelikte gösterilen ya kayitlarina aykiri içi çalitiran iveren veya iveren vekiline her içi için Air ve Tehlikeli lerde Çalianlar çin Salik Raporu Almamak Air ve tehlikeli ilerde çalian içilere doktor raporu almayan iveren veya iveren vekiline bu durumda olan her içi için 18 Yaindan Küçük çiler çin Salik Raporu Almamak 18 yaindan küçük içiler için doktor raporu almayan iveren veya iveren vekiline bu durumdaki her çocuk için Gebe ve Emzikli Kadinlar Hakkindaki Yönetmelik Hükümlerine Uymamak Gebe ve emzikli kadinlar hakkindaki yönetmeliklerde gösterilen artlara ve usullere uymayan veren veya iveren vekillerine Kanununa Göre Çikartilan Çeitli Yönetmeliklerine Aykiri Davranmak Yönetmeliklerde gösterilen artlara ve usullere uymayan iveren veya iveren veya iveren vekillerine ve çi Bulmaya Aracilik Faaliyetini -Kur'dan zin Almadan Yürütmek -Kur'dan izin almadan faaliyet gösteren iverene Müfettilerinin Davetine Gelmemek, fade ve Bilgi Vermemek Gerekli Olan Belge ve Delilleri Göstermemek Veya Vermemek, Görevlerini Yapmalari çin Gerekli Kolaylii Göstermemek Tefti ve denetleme sirasinda çairildiklari zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli belge ve delilleri göstermek yükümlülüünü yerine getirmeyen iveren veya iveren vekillerine Müfettileri tarafindan fade ve Bilgilerine Bavurulan çilere verenlerce Telkinlerde Veya Kötü Davranilarda Bulunmak fade ve bilgilerine bavurulan içilere gerçei saklama, deitirme yönünde telkinde bulunan, ilgili makamlara bavurmalari üzerine kötü davranan iveren veya iveren vekillerine Müfettilerinin Kanunlardan Doan Tefti ve Denetim Görevlerini Yapmalarini ve Sonuçlandirmalarini Engellemek müfettilerinin tefti ve denetim görevlerini yapma ve sonuçlandirmaya engel olan kimselere

1.144

1.232

1.144

1.232

1.144

1.232

· PRATK BLGLER

572

616

1.144

1.232

228

245

228

245

1.144

1.232

1.144 11.446

1.232 12.327

9.157

9.862

9157

9.862

9157

9.862

Bu Kanunda öngörülen idari para cezalari, 101 ve 106 nci maddelerdeki idari para cezalari hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalima ve Sosyal Güvenlik Bakanlii Bölge Müdürünce verilir. 101 ve 106 nci maddeler kapsamindaki idari para cezalari ise, dorudan Türkiye Kurumu l Müdürü tarafindan verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 nci maddeye göre verilecek idari para cezasi için, 4904 sayili Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alinir. (Madde:108) dari para cezalari her takvim yili baindan geçerli olmak üzere o yil için VUK mükerrer 298 inci maddesi hükmü uyarinca tespit ve ilan edilen yeniden deerleme oraninda artirilarak uygulanir. Bu suretle idari para cezasinin hesabinda bir Türk Lirasinin küsuru dikkate alinmaz. Bu hüküm nispi nitelikteki idari para cezalari açisindan uygulanmaz. (5326 sayili Kanun Madde:17)

112

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

DAR PARA CEZALARI (Sosyal Sigortalar ve Genel Salik Sigortasi Kanunu) 5510 - Madde: 102 Kurumca dayanai belirtilmek suretiyle;

l yeri Bildirgesinin Süresinde Veya Kurumca Belirlenen ekle ve Usule Uygun Verilmemesi (102/1-b)

01-06/2010

Dönem / Ceza Tutari 07-12/2010 01-06/2011

07-12/2011

yeri Bildirgesini, kurumca belirlenen ekle ve usule uygun vermeyenler veya kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduu halde, anilan ortamda göndermeyenler veya bu kanunda belirtilen süre içinde kuruma vermeyenlere; Kamu idareleri ile bilânço esasina göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç kati.................................... Dier defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki kati .......................................................................... Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylik asgari ücret......................................................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l yeri Bildirgesinin Süresi Geçtikten Sonra lgililerce Kendiliklerinden Verilmesi (102/2)

2.187,00 TL 1.458,00 TL 729,00 TL

2.281,50 TL 1.521,00 TL 760,50 TL

2.389,50 TL 1.593,00 TL 796,50 TL

2.511,00 TL 1.674,00 TL 837,00 TL

Mahkeme kararina, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmi memurlarinca yapilan tespitler veya dier kamu idarelerinin denetim elemanlarinca kendi mevzuatlari gereince yapacaklari soruturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alinan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere; bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde öngörülen cezalar üçte ikisi oraninda uygulanir. Yasal süresi geçtikten sonra iyeri bildirgesinin ilgililerce kendiliklerinden verilmesi durumunda; Kamu idareleri ile bilânço esasina göre defter tutmak zorunda olanlar için ................................................................ Dier defterleri tutmak zorunda olanlar için ...................... Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için .......................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Sigortali e Giri Bildirgesi le Genel Salik Sigortasi Giri Bildirgesinin Süresinde Veya Kurumca Belirlenen ekle ve Usule Uygun Verilmemesi (102/1-a-1)

1.458,00 TL 972,00 TL 486,00 TL

1.521,00 TL 1.014,00 TL 507,00 TL

1.593,00 TL 1.062,00 TL 531,00 TL

1.674,00 TL 1.116,00 TL 558,00 TL

Sigortali e Giri Bildirgesi ile Genel Salik Sigortasi Giri Bildirgesini; bu kanunda belirtilen süre içinde ya da kurumca belirlenen ekle ve usule uygun vermeyenler veya kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduu halde anilan ortamda göndermeyenler hakkinda her bir sigortali için asgari ücret ..........................................

l

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

Sigortali e Giri Bildirgesinin Verilmediinin Kurumca Tespit Edilmesi (102/1-a-2) Sigortali e Giri Bildirgesi'nin verilmediinin, mahkeme kararindan veya kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarinca yapilan tespitlerden ya da dier kamu idarelerinin denetim elemanlarinin kendi mevzuatlari gereince yapacaklari soruturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kurulular, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kurululardan alinan bilgi ve belgelerden anlailmasi halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkinda her bir sigortali için asgari ücretin iki kati ............................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir. 113

1.458,00 TL

1.521,00 TL

1.593,00 TL

1.674,00 TL

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

· PRATK BLGLER

l Sigortali e Giri Bildirgesinin Verilmemesi Fiilinin Bir Yil çerisinde Yeniden Tekrarlanmasi (102/1-a-3)

· PRATK BLGLER

yeri esas alinmak suretiyle Sigortali e Giri Bildirgesinin verilmediine ilikin; mahkemenin karar tarihinden, kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarinin tespit tarihinden, dier kamu kurum ve kurulularinin denetim elemanlarinin rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kurulular, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kurululardan alinan bilgi veya belgelerin kuruma intikal tarihinden itibaren bir yil içinde yukaridaki paragrafta sayilan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediinin anlailmasi halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkinda bu defa her bir sigortali için asgari ücretin be kati tutarinda ............................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Aylik Prim ve Hizmet Belgesinin Süresinde Veya Kurumca Belirlenen ekle ve Usule Uygun Verilmemesi (102/1-c-1,2)

3.645,00 TL

3.802,50 TL

3.982,50 TL

4.185,00 TL

Asil veya ek Aylik Prim ve Hizmet Belgesini, kurumca belirlenen ekilde ve usulde vermeyenler ya da kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduu halde anilan ortamda göndermeyenler veya kanunda belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; Belgenin asil olmasi halinde aylik asgari ücretin iki katini geçmemek kaydiyla belgede kayitli sigortali sayisi baina, aylik asgari ücretin bete biri................................................. Belgenin ek olmasi halinde, aylik asgari ücretin iki katini geçmemek kaydiyla her bir ek belgede kayitli sigortali sayisi baina, aylik asgari ücretin sekizde biri............................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Aylik Prim ve Hizmet Bulundurulmamasi (102/1-f)

145,80 TL

152,10 TL

159,30 TL

167,40 TL

91,12 TL

95,06 TL

99,56 TL

104,63 TL

Belgesinin

yerinde

Asili

Aylik prim ve hizmet belgesinin kurumca onaylanan bir nüshasini sigortalinin çalitii iyerinde, birden fazla iyeri olmasi halinde ise sigortalinin çalitii her iyerinde ayri ayri olmak üzere, kuruma verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden balanarak, müteakip belgenin verilme süresinin sonuna kadar, sigortalilar tarafindan görülebilecek bir yere asma zorunluluunu yerine getirmeyen iverenlere aylik asgari ücretin iki kati ............................................................ tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Sigortalilarin Otuz Günden Az Çalitiini Gösteren Bilgi ve Belgelerin Süresinde Verilmemesi Veya Verilen Belgelerin Kurumca Geçerli Sayilmamasi (102/1-c-3)

1.458,00 TL

1.521,00 TL

1.593,00 TL

1.674,00 TL

Sigortalilarin otuz günden az çalitiini gösteren bilgi ve belgelerin aylik prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin kurumca geçerli sayilmamasi ek belgenin kurumca re'sen düzenlenmesi durumunda, aylik asgari ücretin iki katini geçmemek kaydiyla her bir ek belgede kayitli sigortali sayisi baina, aylik asgari ücretin yarisi .............................................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l ten Ayrili Bildirgesinin (4/A Kapsamindaki Sigortalilara likin) Süresinde Kuruma Verilmemesi (102/1-j)

364,50 TL

380,25 TL

398,25 TL

418,50 TL

Sigortalilii sona erenlere ilikin (4/a'lilar) bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen ekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduu halde anilan ortamda göndermeyenler hakkinda, her bir sigortali için asgari ücret......................................................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir. (01.08.2009 tarihinden geçerli olmak üzere) 114

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

l ten Ayrili Bildirgesinin (4/B Kapsamindaki Sigortalilara likin) Süresinde Kuruma Verilmemesi (102/1-g)

l Genel Salik Sigortalilarinin Bakmakla Yükümlü Olduklari Kiilere Ait Bilgi Girilerinin Süresinde Yapilmamasi Veya Bakmakla Yükümlü Olunan Kii Olmayanlara Ait Bilgi Girii Yapilmasi (102/1-k)

Genel salik sigortalilarinin bakmakla yükümlü olduklari kiilere ait bilgi girilerini süresinde yapmayan, bakmakla yükümlü olunan kii olmayanlara ait bilgi girii yapan kamu idarelerine, iverenlere ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fikrasinin (b) bendine tabi sigortalilara asgari ücretin yarisi ............... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Sigortalilarla lgili Hizmet Veya Kazançlarin Bildirilmediinin Veya Eksik Bildirildiinin Kurumca Tespit Edilmesi (102/1-c4)

364,50 TL

380,25 TL

398,25 TL

418,50 TL

Belgenin mahkeme karari, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmi memurlarinca yapilan tespitler veya dier kamu idarelerinin denetim elemanlarinca kendi mevzuatlari gereince yapacaklari soruturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kurulular, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kurululardan alinan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançlari Kuruma bildirilmedii veya eksik bildirildii anlailan sigortalilarla ilgili olmasi halinde, belgenin asil veya ek nitelikte olup olmadii, iverence düzenlenip düzenlenmedii dikkate alinmaksizin, aylik asgari ücretin iki kati .............................................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l

1.458,00 TL

1.521,00 TL

1.593,00 TL

1.674,00 TL

d)

Eksik çilik Bildirildiinin Kurumca Tespit Edilmesi (102/1-

Kurumun defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle görevlendirilmi memurlari tarafindan veya serbest muhasebeci malî müavirler ile yeminli malî müavirlerce düzenlenen raporlara istinaden, kuruma bildirilmedii tespit edilen eksik içilik tutarinin mal edildii her bir ay için, aylik asgari ücretin iki kati ................................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l yerine Ait Defter Belge Kayit ve Belgelerin Süresinde braz Edilmemesi (102/1-e-1,2,3)

1.458,00 TL

1.521,00 TL

1.593,00 TL

1.674,00 TL

yeri defter, kayit ve belgelerini Kurumca yapilan yazili ihtara ramen onbe gün içinde mücbir sebep olmaksizin tam olarak yerine getirmeyenlere; Bilânço esasina göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylik asgari ücretin oniki kati .......................................... Dier defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylik asgari ücretin alti kati .......................................................... Defter tutmakla yükümlü deil iseler, asgari ücretin üç kati.... ................................................................................ tutarinda idari para cezasi uygulanir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

8.748,00 TL 4.374,00 TL 2.187,00 TL

9.126,00 TL 4.563,00 TL 2.281,50 TL

9.558,00 TL 4.779,00 TL 2.389,50 TL

10.044,00 TL 5.022,00 TL 2.511,00 TL

115

· PRATK BLGLER

Köy ve mahalle muhtarlari, ticari kazanç veya serbest meslek kazanci nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayitli olanlar, anonim irketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklari, sermayesi paylara bölünmü komandit irketlerin komandite ortaklari, dier irket ve donatma itiraklerinin ise tüm ortaklari ile tarimsal faaliyette bulunanlardan, sigortaliliklari sona erenlerin durumlari kendileri ve sözü edilen faaliyetin sona erme halinin bildirildii kurulular veya vergi daireleri tarafindan, en geç on gün içinde kuruma bildirilir. Bildirim yükümlülüünü yerine getirmeyen kurum ve kurulular ile tüzel kiilere aylik asgari ücret .................................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

l Defter Kayitlarinin Geçersiz Sayilmasi (102/1-e-4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarini amamak kaydiyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmi olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kismi, içilikle ilgili giderlerin ilenmemi olduu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabina esas tutulan kazançlarin kesin olarak tespitine imkân vermeyecek ekilde usulsüz veya noksan tutulmu defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabina esas tutulmasi gereken kazançlarin ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancin ödemeye bali olduu durumlar dahil) o ayin dahil bulunduu hesap dönemine ait defterlere ilenmemi olmasi halinde, o aya ait defter kayitlari geçerli sayilmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekletii her bir takvim ayi için, aylik asgari ücretin yarisi..................... tutarinda idari para cezasi uygulanir. l Defterlerin Tasdiksiz Olarak Tutulmu Olmasi (102/1e-4) Kullanilmaya balanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduu halde tasdiksiz tutulmu olan defterler geçerli sayilmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alinarak;

· PRATK BLGLER

364,50 TL

380,25 TL

398,25 TL

418,50 TL

-Bilanço esasina göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylik asgari ücretin oniki kati ......................................... -Dier defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylik asgari ücretin alti kati .......................................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir. l Defterlerin Bilanço Esasina Göre Tutulmasi Gerekirken letme Hesabi Esasina Göre Tutulmasi (102/1-e-4) Vergi Usul Kanunu gereince bilanço esasina göre defter tutulmasi gerekirken iletme hesabi esasina göre tutulmu defterler geçerli sayilmaz ve tutmakla yükümlü bulunduu defter türü dikkate alinarak aylik asgari ücretin oniki kati .... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Aylik Ücret Tediye Bordrosunun Geçersiz Sayilmasi (102/1e-5)

8.748,00 TL 4.374,00 TL

9.126,00 TL 4.563,00 TL

9.558,00 TL 4.779,00 TL

10.044,00 TL 5.022,00 TL

8.748,00 TL

9.126,00 TL

9.558,00 TL

10.044,00 TL

verenler tarafindan ibraz edilen aylik ücret tediye bordrosunda; iyerinin sicil numarasi, bordronun ilikin olduu ay, sigortalinin adi, soyadi, sigortalinin sosyal güvenlik sicil numarasi, ücret ödenen gün sayisi, sigortalinin ücreti, ödenen ücret tutari ve ücretin alindiina dair sigortalinin imzasinin bulunmasi zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza arti yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanaliyla yapilan ödemeler hariç) ücret tediye bordrolari geçerli sayilmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylik asgari ücretin yarisi .............................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l braz Süresi Geçirildikten Sonra ncelemeye Sunulan Defter ve Belgelerin Geçersiz Sayilmasi (102/1-e-5)

364,50 TL

380,25 TL

398,25 TL

418,50 TL

braz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrica geçersizlik fiilleri için idari para cezasi uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alinarak; -Bilânço esasina göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylik asgari ücretin oniki kati ......................................... -Dier defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylik asgari ücretin alti kati .......................................................... -Defter tutmakla yükümlü deil iseler, asgari ücretin üç kati.... ................................................................................ tutarinda idari para cezasi uygulanir. 8.748,00 TL 4.374,00 TL 2.187,00 TL 9.126,00 TL 4.563,00 TL 2.281,50 TL 9.558,00 TL 4.779,00 TL 2.389,50 TL 10.044,00 TL 5.022,00 TL 2.511,00 TL

116

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

l Asgari çilik Uygulamasi Kapsaminda Kamu Kurum ve Kurululari le Bankalardan Kurumca stenecek Bilgi ve Belgelerin Süresinde Verilmemesi (102/1-f)

Kamu idareleri, döner sermayeli kurulular kanunla kurulan kurum ve kurulular ile bankalar, asgari içilik uygulamasiyla ilgili kurumca istenilecek bilgileri ve belgeleri yazili olarak en geç bir ay içinde vermeye mecburdur. Söz konusu bilgi ve belge verme yükümlülüünü belirtilen sürede yerine getirmeyenlere aylik asgari ücretin iki kati............................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Vazife Malullüüne Sebep Olan Olayin lgili Mercilere Süresinde Bildirilmemesi (102/1-g)

1.458,00 TL

1.521,00 TL

1.593,00 TL

1.674,00 TL

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l

g)

haleli lerde Bildirim Yükümlülüüne Uyulmamasi (102/1-

Kamu idareleri ile döner sermayeli kurulular ve 5411 sayili Bankacilik Kanunu kapsamindaki kurulular, kanunla kurulan kurum ve kurulular, ihale yolu ile yaptirdiklari her türlü ileri üstlenenleri ve bunlarin adreslerini onbe gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yükümlülüünü belirtilen sürede yerine getirmeyenlere aylik asgari ücret .................. tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Sigortalilii Bulunmayan Kiilerle lgili Kamu dareleri le Bankalarin Bildirim Yükümlülüünü Yerine Getirmemesi (102/1-g)

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

Kamu idareleri ile bankalar, kurumca salanacak elektronik altyapidan yararlanmak suretiyle, kurumca belirlenecek ilemlerde, ilem yaptii kiilerin sigortalilik bakimindan tescilli olup olmadiini kontrol etmek sigortasiz olduunu tespit ettii kiileri, kuruma bildirmekle yükümlü tutulmulardir. Bildirim yükümlülüünü yerine getirmeyen kamu idareleri ile bankalara yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüü için aylik asgari ücretin onda biri tutarinda..................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Ticaret Sicil Memurluklarinca Bildirim Yükümlülüünün Yerine Getirilmemesi (102/1-h)

72,90 TL

76,05 TL

79,65 TL

83,70 TL

verenlerce irket kurulu aamasinda ticaret sicil memurluklarina bildirilen çalitirilacak sigortali sayisi ile bunlarin ie balama tarihlerinin en geç on gün içinde kuruma bildirilmemesi halinde kurululara yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüü için aylik asgari ücret.......................................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l Ruhsat ve Ruhsat Nitelii Taiyan Bilgi ve Belgeleri Vermeye Yetkili Makamlarca Bildirim Yükümlülüünün Yerine Getirilmemesi (102/1-h)

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili dier kamu ve özel hukuk tüzel kiileri, yapi ruhsati ve dier tüm ruhsat ve ruhsat nitelii taiyan ilemlerine ilikin bilgi ve belgeleri verildii tarihten itibaren bir ay içinde kuruma bildirmemeleri halinde yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüü için aylik asgari ücret.......................................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

729,00 TL

760,50 TL

796,50 TL

837,00 TL

117

· PRATK BLGLER

Kamu idareleri vazife malullüüne sebep olan olayi, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatina göre yetkili mercilere derhal, kuruma da en geç onbe i günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yükümlülüünü yerine getirmeyen kurum ve kurulular ile tüzel kiilere aylik asgari ücret.........................................................................

l nceleme ve Soruturma Görevlerini Yerine Getiren Kurum Elemanlarina Engel Olunmasi (102/1-i-1)

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmi memurlarinin kanunun uygulanmasindan doan inceleme ve soruturma görevlerini yerine getirmeleri sirasinda iverenler, sigortalilar, iyeri sahipleri ve bu ile ilgili dier kiiler görevlerini yapmasina engel olamazlar; engel olanlar hakkinda eylemleri baka bir suç olutursa dahi, asgari ücretin be kati............................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l nceleme ve Soruturmayi Engellenmek Amaciyla Kurum Elemanlarina Cebir ve Tehdit Kullanilmasi (102/1-i-2)

3.645,00 TL

3.802,50 TL

3.982,50 TL

4.185,00 TL

· PRATK BLGLER

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmi memurlarinin görevlerini yapmasini engellemek amaciyla cebir ve tehdit kullanan iverenler, sigortalilar, iyeri sahipleri ve bu ile ilgili dier kiiler fiil daha air bir cezayi gerektiren ayri bir suç tekil etmedii takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci fikrasina göre cezalandirilir. Bu suçu ileyenler hakkinda ayrica asgari ücretin on kati........................................... tutarinda idari para cezasi uygulanir.

l

7.290,00 TL

7.605,00 TL

7.965,00 TL

8.370,00 TL

Bilgi ve Belgelerin Süresinde Verilmemesi (102/1-i)

Kanunun 100 maddesi kapsaminda Kurum tarafindan istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksizin vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kurulular, kanunla kurulmu kurum ve kurulular ile dier gerçek ve tüzel kiiler hakkinda aylik asgari ücretin be kati.......................... stenen bilgi ve belgelerin geç verilmesi halinde aylik asgari ücretin iki kati............................................................. tutarinda idari para cezasi uygulanir. (Sigortalinin istirahatli olduu dönemde iyerinde çalimadiina ilikin bildirimin süresinde yapilmamasi halinde, SGK'nca bildirimin yapilmasi konusunda iverene gönderilecek yazininin tebli tarihinden itibaren be igünü içerisinde yapilmayan bildirimler için 5 asgari ücret tutarinda, süresi geçirildikten sonra yapilan bildirimler için 2 asgari ücret tutarinda idari para cezasi uygulanir. Ancak iyerlerinde Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarinca yapilacak denetim ve kontrollerde söz konusu bildirimin geç yapildiinin tespiti halinde ise idari para cezalari kurumca tebligat yapilmadan uygulanir. (2010-66 SGK Genelgesi)

3.645,00 TL 1.458,00 TL

3.802,50 TL 1.521,00 TL

3.982,50 TL 1.593,00 TL

4.185,00 TL 1.674,00 TL

l dari l

para cezasi uygulanmasinda sanayi kesiminde çalian onalti yaindan büyük içiler için fiilin olutuu tarihte uygulanan asgari ücret esas alinir. darî para cezasi uygulanmasi yeri Bildirgesi, Sigortali e Giri Bildirgesi ve Aylik Prim ve Hizmet belgelerinin kuruma verilmesi yükümlülüünü kaldirmaz.

l darî

para cezalari ilgiliye tebli ile tahakkuk eder. Tebli tarihinden itibaren onbe gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarina yatirilir veya ayni süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. tiraz takibi durdurur. Kurumca itirazi reddedilenler, kararin kendilerine tebli tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine bavurabilirler. Bu süre içinde bavurunun yapilmami olmasi halinde, idari para cezasi kesinleir. darî para cezalarinin, Kuruma itiraz edilmeden veya yargi yoluna bavurulmadan önce tebli tarihinden itibaren onbe gün içinde pein ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Pein ödeme idari para cezasina kari yargi yoluna bavurma hakkini etkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemi olan dörtte birlik ceza tutari, 89 uncu maddenin ikinci fikrasi hükmü de dikkate alinarak tahsil edilir.

l

l

Mahkemeye bavurulmasi idari para cezasinin takip ve tahsilini durdurmaz. Tebli tarihinden itibaren onbe gün içinde ödenmeyen idari para cezalari, 89 uncu madde hükmü gereince hesaplanacak gecikme cezasi ve gecikme zammi ile birlikte tahsil edilir. para cezalari on yillik zamanaimi süresine tabidir. Zamanaimi süresi, fiilin ilendii tarihten itibaren balar.

l darî

118

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

DER

ARAÇ MUAYENE ÜCRETLER Otobüs, kamyon, çekici ve tanker Otomobil, Minübüs, kamyonet, özel amaçli tait, arazi taiti, römork, yari römork Traktör (römorklu ve römorksuz), motosiklet, motorlu bisiklet KARILIKSIZ ÇIKAN ÇEKLERDE MUHATAP BANKALARIN ÖDEME YÜKÜMLÜLÜÜ (28.01.2011 tarihinden geçerli olmak üzere) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici diindaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprai için; a) Kariliinin hiç bulunmamasi hâlinde, -Çek bedeli altiyüzellibe Türk Lirasi veya üzerinde ise ................................................................................ 655,00 -Çek bedeli altiyüzellibe Türk Lirasinin altinda ise çek bedelini, b) Kariliinin kismen bulunmasi hâlinde, -Çek bedeli altiyüzellibe Türk Lirasi veya altinda ise, çek bedelini amamak kouluyla, kismî karilii altiyüzellibe Türk Lirasina tamamlayacak bir miktari, -Çek bedeli altiyüzellibe Türk Lirasinin üzerinde ise, çek bedelini amamak kouluyla, kismî karilia ilave olarak altiyüzellibe Türk Lirasini, ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasinda çek defterinin teslimi sirasinda yapilmi olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözlemesi hükmündedir. 20.10.2010 tarihinden önce yayimlanan Teblilere göre bastirilan çeklerden ötürü muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin kariliinin bulunmamasi halinde her çek yaprai için beyüzkirkbe Türk Lirasina kadar ve kismen kariliinin bulunmasi halinde ise bu miktari her çek yaprai için beyüzkirkbe Türk Lirasina tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. TÜRKYE STATSTK KURUMU TOPTAN EYA FYATLARI GENEL ENDEKS (TEFE) (1994=100) MART NSAN MAYIS HAZRAN TEMM. AUS. EYLÜL 181,72 TL 135,70 TL 69,62 TL

YIL OCAK UBAT 2011 13254,42 2010 11962,11 12161,10 12397,44 12689,09 12543,26 2009 11253,10 11384,56 11417,60 11491,59 11485,84 2008 10429,14 10696,37 11035,44 11531,83 11776,07 2007 9797,71 9890,38 9986,64 10066,38 10105,89 2006 8957,94 8980,93 9003,20 9177,76 9432,06 2005 8328,42 8326,55 8503,6 8675,43 8647,64 2004 7576,5 7700,6 7862,2 8070,5 8067,8 2003 6840,7 7055,7 7281,8 7410,0 7364 2002 5157,4 5289,5 5387,9 5485,5 5508,4 2001 2686,8 2757,6 3035 3470,8 3689,6 2000 2094 2179,3 2246,8 2300,5 2339,5 1999 1258,6 1301 1352,9 1424,4 1469,9 1998 839,10 877,40 912,70 949,30 980,20 1997 435,80 462,80 490,70 517,90 544,80 1996 244,80 259,10 277,30 299,70 312,10 1995 148,50 159,00 167,80 176,40 179,70 5079 Sayili Kanun'un 11'nci maddesi ile 01.01.2006 mükerrer 298'inci maddesinin sonuna aaidaki (c c) Vergi kanunlarinda yer alan toptan eya fiyatlari "ÜFE" olarak uygulanir.

EKM

KASIM

ARALIK

12480,04 12460,64 12604,31 12668,24 12821,25 12781,02 12948,40 11594,31 11512,42 11560,55 11631,67 11664,71 11815,57 11893,15 11814,14 11961,40 11681,96 11577,08 11643,17 11639,58 11227,24 10095,11 10101,58 10187,78 10291,22 10277,57 10369,52 10385,32 9811,35 9896,12 9822,13 9799,14 9843,68 9814,95 9802,74 8677,15 8655,06 8804,91 8950,24 9009,11 8805,20 8785,74 7982,7 7861,6 7923,5 8069,7 8330,1 8392,7 8403,8 7222,2 7183,5 7169,4 7173,3 7213,4 7336,2 7382,1 5572 5720,7 5842,8 6024,6 6213,3 6314,3 6478,8 3795,6 3920,6 4059,5 4276,7 4564,5 4755,5 4951,7 2346,4 2370,5 2393 2448,3 2516,7 2577,2 2626 1496,5 1556 1606,8 1700,8 1780,1 1852,7 1979,5 995,50 1020,70 1045,30 1101,20 1146,80 1185,70 1215,10 563,40 593,10 624,60 663,70 708,00 747,60 787,70 320,60 328,20 340,60 358,00 377,60 396,90 412,50 182,00 186,10 190,30 199,10 206,50 213,80 223,10 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu'nun ) fikrasi eklenmitir. genel endeksi ibaresi "üretici fiyat endeksi" ve "TEFE" ibaresi

TÜKETC FYATLARI ENDEKS (TÜFE) (2003 = 100) YIL 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 OCAK 182,60 174,07 160,90 146,94 135,84 123,57 114,49 104,81 94,77 UBAT 176,59 160,35 148,84 136,42 123,84 114,51 105,35 96,23 MART 177,62 162,12 150,27 137,67 124,18 114,81 106,36 98,12 NSAN 178,68 162,15 152,79 139,33 125,84 115,63 106,89 99,09 MAYIS 178,04 163,19 155,07 140,03 128,20 116,69 107,35 100,04 HAZR. TEMM. AUS. 177,04 163,37 154,51 139,69 128,63 116,81 107,21 100,12 176,19 163,78 155,40 138,67 129,72 116,14 107,72 99,93 176,90 163,29 155,02 138,70 129,15 117,13 108,54 100,09 EYLÜL 179,07 163,93 155,72 140,13 130,81 118,33 109,57 101,44 EKM 182,35 167,88 159,77 142,67 132,47 120,45 112,03 102,38 KASIM ARALIK 182,40 170,01 161,10 145,45 134,18 122,14 113,50 103,68 181,85 170,91 160,44 145,77 134,49 122,65 113,86 104,12 119

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Endeks

· PRATK BLGLER

ÜRETC FYATLARI ENDEKS VE DEM ORANLARI (ÜFE) (2003 = 100) YIL 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 YIL 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 YIL 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 YIL 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 YIL 2011 2010 2009 2008 2007 2006 2005 2004 2003 OCAK 184,51 166,52 156,65 145,18 136,39 124,70 118,64 107,17 96,99 OCAK 2,36 0,58 0,23 0,42 -0,05 1,96 -0,41 3,77 OCAK 2,36 0,58 0,23 0,42 -0,05 1,96 -0,41 3,77 OCAK 10,80 6,30 7,90 6,44 9,37 5,11 10,70 10,50 OCAK 8,89 1,14 12,81 6,08 9,68 5,45 14,55 UBAT MART NSAN MAYIS HAZRAN TEMM. AUS. EYLÜL EKM KASIM ARALIK

· PRATK BLGLER

169,29 158,48 148,90 137,68 125,02 118,77 107,40 99,12 UBAT

172,58 158,94 153,62 139,02 125,33 120,27 108,03 100,84 MART

176,64 159,97 160,53 140,13 127,76 121,72 110,49 100,02 NSAN

174,61 159,89 163,93 140,68 131,30 121,96 115,50 99,04 MAYIS

173,73 161,40 164,46 140,53 136,58 121,38 116,43 98,80 HAZRAN

173,46 160,26 166,51 140,62 137,76 120,48 115,56 99,16 TEMM.

175,46 160,93 162,62 141,82 136,73 121,73 116,69 99,70 AUS.

176,35 161,92 161,16 143,26 136,41 122,68 117,53 99,61 EYLÜL

178,48 162,38 162,08 143,07 137,03 123,52 120,43 100,66 EKM

177,92 164,48 162,03 144,35 136,63 122,35 120,43 102,80 KASIM

180,25 165,56 156,29 144,57 136,46 122,30 119,13 103,28 ARALIK

Endeks

1,66 1,17 2,56 0,95 0,26 0,11 0,21 2,20 UBAT

1,94 0,29 3,17 0,97 0,25 1,26 0,59 1,73 MART

2,35 0,65 4,50 0,80 1,94 1,21 2,27 -0,82 NSAN

-1,15 -0,05 2,12 0,39 2,77 0,20 4,54 -0,98 MAYIS

-0,50 0,94 0,32 -0,11 4,02 -0,48 0,80 -0,24 HAZRAN

-0,16 -0,71 1,25 0,06 0,86 -0,74 -0,74 0,36 TEMM.

1,15 0,42 -2,34 0,85 -0,75 1,04 0,97 0,54 AUS.

0,51 0,62 -0,90 1,02 -0,23 0,78 0,72 -0,09 EYLÜL

1,21 0,28 0,57 -0,13 0,45 0,68 2,47 1,06 EKM

-0,31 1,29 -0,03 0,89 -0,29 -0,95 0,00 2,12 KASIM

1,31 0,66 -3,54 0,15 -0,12 -0,04 -1,08 0,47 ARALIK

Bir Önceki Yilin Aralik Ayina Göre Deiim %

Aylik Deiim %

2,25 1,40 3,00 0,89 2,22 -0,30 3,99 UBAT

4,24 1,70 6,26 1,88 2,48 0,96 4,60 MART

6,69 2,35 11,04 2,69 4,46 2,18 6,98 NSAN

5,47 2,30 13,39 3,09 7,36 2,38 11,84 MAYIS

4,93 3,27 13,76 2,98 11,68 1,89 12,73 HAZRAN

4,77 2,54 15,18 3,05 12,64 1,14 11,89 TEMM.

5,98 2,97 12,49 3,93 11,80 2,18 12,99 AUS.

6,52 3,60 11,48 4,98 11,54 2,98 13,80 EYLÜL

7,80 3,90 12,11 4,84 12,04 3,69 16,60 EKM

7,47 5,24 12,08 5,78 11,72 2,71 16,60 KASIM

8,87 5,93 8,11 5,94 11,58 2,66 15,35 ARALIK

Yillik Deiim (Bir Önceki Yilin Ayni Ayina Göre Deiim) %

6,82 6,43 8,15 10,13 5,26 10,58 8,36 UBAT

8,58 3,46 10,50 10,92 4,21 11,33 7,13 MART

10,42 -0,35 14,56 9,68 4,96 10,17 10,47 NSAN

9,21 -2,46 16,53 7,14 7,66 5,59 16,62 MAYIS

7,64 -1,86 17,03 2,89 12,52 4,25 17,84 HAZRAN

8,24 -3,75 18,41 2,08 14,34 4,26 16,54 TEMM.

9,03 -1,04 14,67 3,72 12,32 4,32 17,04 AUS.

8,91 0,47 12,49 5,02 11,19 4,38 17,99 EYLÜL

9,92 0,19 13,29 4,41 10,94 2,57 19,63 EKM

8,17 1,51 12,25 5,65 11,67 1,60 17,15 KASIM

8,87 5,93 8,11 5,94 11,58 2,66 15,35 ARALIK

Oniki Aylik Ortalamalara Göre Deiim %

1,20 12,63 5,94 10,08 5,04 14,70

1,63 11,99 5,95 10,63 4,49 15,03

2,52 10,65 6,39 11,01 4,09 14,96

3,50 8,96 7,20 10,95 4,27 13,97

4,30 7,34 8,39 10,09 4,97 12,78

5,33 5,47 9,76 9,03 5,82 11,72

6,18 4,19 10,68 8,29 6,49 10,65

6,89 3,22 11,29 7,77 7,06 9,54

7,71 2,20 12,03 7,23 7,76 8,16

8,27 1,37 12,56 6,75 8,60 6,89

8,52 1,23 12,72 6,31 9,34 5,89 14,57

120

BÜLTEN · EYLÜL-EKM 2010

Information

120 pages

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

353593


You might also be interested in

BETA
15. Olaan (Sešimli) Genel Kurul