Read Microsoft Word - cap_03_09.doc text version

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar-Current Approaches in Psychiatry 2011; 3(2):214-231 © 2011, eISSN:1309-0674 pISSN:1309-0658

Salik Çalianlarinin Ruhsal Hastaliklara Yönelik Tutumlari: Son 10 Yilda Türkiye'de Yapilan Çalimalar Attitudes of Health Professionals towards Mental Disorders: Studies in Turkey during the Last Decade

Burcu Arkan1, Kerime Bademli2, Zekiye Çetinkaya Duman3

1 2

Ara.Gör., Dokuz Eylül Üniversitesi Hemirelik YO Psikiyatri Hemirelii ABD, zmir Ör.Gör., Akdeniz Üniversitesi Salik YO Psikiyatri Hemirelii ABD, Antalya 3 Yrd.Doç., Dokuz Eylül Üniversitesi Hemirelik YO Psikiyatri Hemirelii ABD, zmir

ÖZET

Ruh saliinda belirgin bozukluu olan insanlar toplum içerisinde çounlukla farkli olduklarini konuma ve hareketleri ile ortaya koyarken, bu farklilik toplumda onlarla ilgili bazi tutumlarin olumasina neden olmaktadir. çinde yaadii toplumun bir üyesi olan salik çalianlarinin psikiyatri hastalarina kari tutumlari olumsuz olabilmektedir. Salik hizmeti veren ve toplum içinde salik konusunda "daniman" ve "model" ilevi gören salik çalianlarinin hastalari dilayici ve damgalayici yaklaimlari bu hastalarin tedavi için bavurmalarini engelleyici bir rol oynamaktadir. Bu nedenle günümüzde yapilan tutum aratirmalari salik çalianlarinin tutumlarini belirlemeye yönelmitir. Yapilan çalimalarin büyük bir çounluu psikiyatri hekimlerinin, pratisyen hekimlerinin, psikiyatri dii uzman hekimlerinin ve tip fakültesi örencilerinin ve çok az çalima da hemireler ve hemirelik örencilerinin tutumlarini incelemeye odaklanmitir. Bu deerlendirme ile Türkiye'de hemire ve hemirelik örencilerinin de yer aldii salik çalianlarinin psikiyatri hastalarina ve hastaliklarina yönelik tutumlari konusunda son 10 yilda yapilmi olan aratirmalar gözden geçirilerek, konu ile ilgili bilinenleri ve farkliliklari ortaya koymak amaçlanmitir. Yapilan aratirmalar örencilerin ve kurumlarda çalian salik çalianlarinin psikiyatri hastalarina ve hastaliklarina yönelik tutumun son 10 yilda deiiklik göstermediini, hala reddedici ve dilayici olduunu göstermitir. Bu nedenle ülkemizdeki tip ve hemirelik eitiminde ruhsal hastalikla-

Çevrimiçi adresi / Available online at: www.cappsy.org/archives/vol3/no2/ Çevrimiçi yayim / Published online 04 ubat / February 04, 2011

215

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama ra yönelik olumsuz tutumlari azaltmaya yönelik konu içeriklerinin tüm eitim yillarina ve mezuniyet sonrasi eitimlerde de sürekliliine yönelik müfredat içerikleri düzenlenmelidir. Ayrica ruhsal hastaliklara yönelik tutumlari etkileyen faktörlerin daha kapsamli bir biçimde tekrar gözden geçirilmesi, özel eitim ve aratirma programlarinin oluturulmalidir. Anahtar Sözcükler: stigma, damgalama, etiketleme, tutum, baki açisi, ayrimcilik, salik çalianlari

ABSTRACT

People with mental disorders often manifest their extraordinary characters through their speech and behavior, which in turn creates reactionary attitudes in society. In the same manner, health professionals, as members of the society, can express negative attitudes towards psychiatry patients. Since they provide health services and serve as "consultants" and "role models" for the wellbeing of people, their discriminating and stigmatizing attitudes may also preclude the involvement of these patients in medical care. Therefore, attitude researches today primarily focus on to analyze the attitudes of health professionals. While a majority of the studies include psychiatrists, general practitioners, specialists and medical students, only a limited number of studies refer to staff nurses and nursing students. The review of literature in this study, therefore, was limited with the researches carried out in the last decade. The aim of this study was to analyze the attitude researches focused on the attitudes of health professionals, especially those of nursing and nursing students in Turkey, and to clarify the similarities and differences with relevant studies. The results of the review illustrated that the attitudes of health professionals towards psychiatry patients and psychiatric disorders have not changed for the last ten years and remained fundamentally discriminating and refusing. The medical curricula in Turkey should be redesigned so as to raise awareness in the course contents of medicine and nursing schools against the negative attitudes during both undergraduate and postgraduate education. Moreover, a more inclusive review of the factors that may have influenced the attitudes towards mental illnesses should be carried out and specially designed education and research programs should be implemented. Keywords: stigmatization, social stigma, attitude, perspective, discrimination, health professionals

D

amga (stigma), sözcük olarak "yara, iz, iaret" anlamina gelmektedir ancak günümüzde daha çok "kara leke" anlaminda kullanilmaktadir. Damga, bir kii ya da grup için utanilmasi gereken bir durumun varlii ya da normal dii, kabul edilemezliin belirtisi olarak deerlendirilmektedir.[1] Damgalama (stigmatization) ise, kiinin içinde yaadii toplumun

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

216

"normal" saydii ölçülerin diinda sayilmasi nedeniyle, toplumu oluturan dier bireyler tarafindan kiiye sayginliini azaltici bir atifda bulunulmasidir. Bir baka ifade ile damgalama; çevrede farkli olduu düünülen kiiye kari hissedilen duygu beraberindeki önyargili davrani olarak da ifade edilmektedir. Damgalanan kiiye damgalanma nedeniyle gerçee dayanmaksizin, adini kötüye çikaran utanç verici bir özellik yüklenmektedir.[2] Bu önyargili davranilar beraberinde ayrimcilik ve dilama davranilarini getirmektedir.[3] Ruh saliinda belirgin bozukluu olan insanlar toplum içerisinde çounlukla farkli olduklarini, konuma ve hareketleri ile ortaya koyarken, bu farklilik toplumda onlarla ilgili bazi tutumlarin olumasina neden olmutur. Tarihin her döneminde konumalarina, düüncelerine ve hareketlerine bir anlam verilemeyen bu insanlarin çevreleri için tehlikeli ve zararli olacaklari olumsuz düüncesi ile hareket edilmitir.[4] Olumlu tutum hastalari rahatlatici, toplumla bütünletirici tedaviye katilimlarini kolaylatirici rol oynamaktadir. Buna karilik olumsuz tutumlar, ruhsal salik sorunu olan bireylerin sosyallemesini engellerken, evlenme, çocuk sahibi olma ve çalima haklarini, ie alinmalarini, ev kiralamalarini ve dier insanlara yakin yaama, komuluk yapma olanaklarini kisitlamaktadir.[5] Bir baka deyile hasta ile toplum arasindaki uçurumun daha da artmasina, hastanin toplumsal ilikilerden iyice kopmasina ve bunlara bali olarak hastalikla etkin ba edememesine ve tedaviye direnç gelitirilmesine neden olmaktadir.[6,7] Tutum aratirmalari hem bu tutumlarin daha da ayrintili irdelenmesi hem de olumlu yönde deitirilebilmeleri açisindan gereklidir. Toplumun ruhsal bozukluklarla ile ilgili bilgi, tutum ve davranii yillardir üzerinde çaliilan önemli bir konudur. Gerek yurtdiinda, gerekse Türkiye'de yapilan aratirmalarda önceleri halkin tutumuna odaklanmi ve halkin genel olarak ruhsal bozukluklara kari olumsuz baki açisina sahip olduu ve ruhsal bozukluu olanlara yönelik ayrimci ve etiketleyici tutum gösterdii görülmütür.[8] çinde yaadii toplumun bir üyesi olan salik çalianlarinin tutumlari, ruhsal sorunlari olan hastalara kari olumsuz olabilmektedir. Dickerson ve arkadalarinin yaptii çalimada, ruhsal bozukluu olan bireyi; toplum (%61), iveren (%36), ruh salii çalianlari (%20), aile üyeleri (%19), arkadalari (%14) ve e-yakinlarinin (%11) damgaladii belirlenmitir.[9] Ruhsal sorunlari olan hastalar salik çalianlarinin tutumlarina kari çok duyarlidirlar. Salik çalianlarinin olumsuz tutumlari hastalarin gereken yardimi alabilmelerini ve gerektiinde yönlendirilmelerini etkileyen önemli bir etmen olarak ortaya çikabilmektedir. Salik hizmeti veren ve toplum içinde salik konusunda

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

217

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

"daniman" ve "model" ilevi gören salik çalianlarinin hastalari dilayici ve damgalayici yaklaimlari bu hastalarin tedavi için bavurmalarini engelleyici bir rol oynamaktadir.[10] Bu nedenle günümüzde yapilan tutum aratirmalari salik çalianlarinin tutumlarini belirlemeye yönelmitir.[11] Yapilan çalimalarin büyük bir çounluu psikiyatri hekimlerinin, pratisyen hekimlerinin, psikiyatri dii uzman hekimlerinin ve tip fakültesi örencilerinin tutumlarini incelemeye ya da karilatirmaya odaklanmitir. Öte yandan, hemireler ve hemirelik örencileri ile yapilan çalimalar oldukça azdir. Oysa psikiyatri hemireleri, ruhsal bozukluu olan bireyle, hastanede yattii süre içerisinde en çok iletiime geçen salik çalianlarindan biridir. Hemirelerin tutumlari, bu hastalar üzerinde dorudan etkili ve klinikteki terapötik ortamin düzenlenmesinde belirleyici olmaktadir. Bu nedenle Türkiye'de hemire ve hemirelik örencilerinin de içinde yer aldii salik çalianlarinin ruhsal hastaliklara ve hastalara yönelik tutumlari konusunda son 10 yilda yapilmi olan aratirmalar gözden geçirilerek, konu ile ilgili bilinenleri ve farkliliklari ortaya koymak amaciyla bu literatür incelenmesi yapilmitir. Ülkemizde ruhsal hastaliklara ilikin tutumlar konusunda yapilan çalimalara ulamak için Türk Tip Veri Tabani, Türk Psikiyatri Dizini, Türk Medline, Yüksek Örenim Kurumu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi veri tabanlari ile Türkiye'de on-line tam metnine ulailabilen kaynaklar taranmitir. Tarama yapilirken 2000­2010 yillari arasinda, Türkçe anahtar kelime olarak "stigma, damgalama, etiketleme, tutum, baki açisi, ayrimcilik" anahtar sözcükleri kullanilmitir. Ulailan kaynaklardan örnekleminde salik çalianlarinin (hekimler, hemireler, ebeler, tip fakültesi, hemirelik ve salik memurluu yüksekokulu örencileri) tutumlarinin incelendii Türkçe olarak 20002010 yillari arasinda yayinlanan 20 aratirma ele alinmitir. Çalimaya dâhil edilen aratirmalar örneklem, yöntem, kullanilan ölçüm araci ve elde edilen sonuçlar açisindan deerlendirilmitir.

Çalimalarin Özellikleri

Örneklem

Çalimaya alinan salik çalianlarinin ruhsal hastaliklara ilikin tutumlari ile yapilan aratirmalarin örneklem sayilari birbirinden farklilik göstermektedir. Saillard'in 2010 yilinda yaptii niteliksel (kalitatif) çalima 17 kii ile en küçük örneklemi,[12] Geniol ve arkadalarinin 2003 yilinda yaptii niceliksel (kantitatif) çalima 1012 denek ile en büyük örneklemi oluturmutur.[13]

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

218

Çalimaya alinan aratirmalarin örneklemi hastaneler, ruh salii hastaneleri, salik ocaklari, üniversiteler ve salik yüksekokullarindan belirlenmi olup, örneklem grubunu; hekimler, hemireler, ebeler, tip fakültesi, hemirelik, ebelik ve salik memurluu yüksekokulu örencileri oluturmutur. Örencilerle yapilan aratirmalarda; tip fakültesi 1. 2. 4. 5. ve 6. sinif örencileri, hemirelik yüksekokulu 1. 2. 3. ve 4. sinif örencileri ile çaliilmitir. Ebelik ve salik memurluu örencilerinin ise siniflari açiklanmamitir. Hekimlerle yapilan aratirmalarda; psikiyatri uzmanlari ve asistanlari, psikiyatri dii uzman hekimler (dahiliye, jinekoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon, onkoloji) pratisyen hekimler ve aile hekimleri, hemirelerle yapilan çalimalarda psikiyatri kliniinde çalian hemireler, birinci basamak salik hizmetlerinde görev alan ebe ve hemireler aratirmalarin örneklemini oluturmutur. Çalima kapsamina alinan aratirmalardan 1'i intihar, 1'i alkol baimlilii, 2'si depresyon, 8'i izofreni, dier 8 çalima ise genel ruhsal hastaliklara kari tutumlari deerlendirmitir. 19 aratirma Türkiye'de yürütülürken Öncü ve arkadalarinin 2005 yilinda yaptii aratirma Türkiye ve Slovenya'da çalian psikiyatri hekimleri üzerinde yürütülmütür.[14]

Yöntem

Çalima kapsamina alinan aratirmalarin 2'si niteliksel 18'i ise niceliksel aratirma olup, 18 niceliksel aratirmanin 17'si tanimlayici, 1'i ise yari deneysel aratirmadir.

Kullanilan Ölçüm Araçlari

Çalima kapsamina alinan be aratirmada Psikiyatrik Aratirma ve Eitim Merkezi Dernei (PAREM) tarafindan "Ruhsal Hastaliklar ile ilgili Halkin Tutumunun Aratirilmasi (RUTUP) projesi için gelitirilen anket formu kullanilmitir. RUTUP ile toplumun ruhsal sorunlara baki özelliklerinin, tutumlarinin ve önyargilarinin aratirilmasi hedeflenmitir. Bu amaçla, Özmen ve Aker tarafindan 143 maddeden oluan bir anket formu gelitirilmitir. Anket formu be ayri bölümden olumaktadir. Bunlar demografik ve salik bilgileri (18 madde), depresyon (33 madde), izofreni (32 madde), deprem sonrasi ruhsal durum (31 madde) ve sigara-madde alikanliklarini (29 madde) içermektedir. Son 4 bölümde, ilgili taniya yönelik olarak Ruhsal Bozukluklarin Tanisal ve statistiksel El Kitabi (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders - DSM IV) tani ölçütlerini karilayan bir olgu tanimlanmitir. Her bölümde önce DSM-IV'de tanimlandii ekilde ilgili ruhsal bozukluun bulunduu olgu örnei verilerek, bu olgu ile ilgili baki açilarinin, inançPsikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

219

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

larin ve tutumlarin örneklendii maddeler okunmakta ve denekten bu ifadelere ne ölçüde katildiini belirleyen seçeneklerden birisini seçmesi istenmektedir. Olgu örnei ile ilikili maddelerin ardindan, verilen olgunun tanisi söylenerek, bu taniya ilikin tutum, yaklaim ve inançlari ölçmeye yönelik maddeler okunmakta, ardindan bu maddelere yanitlayicinin ne ölçüde katildii deerlendirilmektedir.[15,16] Çalima kapsamina alinan 8 aratirmada aratirmacilar tarafindan hazirlanan anket formu kullanilmitir. Bu 8 aratirmanin 3'ünde gelitirilen anket formu, PAREM tarafindan RUTUP projesi için gelitirilen anket formunu temel almitir.[15-17] Birdoan ve Berksun, tip fakültesi 1. ve 6. sinif örencilerinde psikiyatrik hastaya yönelik tutumlari belirlemek amaciyla Opinions about Mental Illness (Akil Hastaliklari Hakkinda Kanaat Ölçei - OMI) ölçeini kullanmilardir.[18] OMI Ölçei Cohen ve Struening tarafindan 1961 yilinda gelitirilmitir. Ölçein Türkçe formunun psikometrik özellikleri 1986 yilinda Arikan tarafindan yapilmitir. Arikan pek çok aratirmacinin OMI'yi psikiyatri alaninda ruh hastalarina ilikin tutumlarin ölçümünde kullanilan en güvenilir ve geçerli araç olduunu vurgulami ve bu nedenle ölçein oldukça yaygin bir kullanima sahip olduunu belirtmitir. Ölçek yöntemsel açidan ruhsal bozukluu olan hastalara ilikin düünce ve tutumlarin çok boyutlu olduu; bundan dolayi da çok faktörlü bir analize dayali olarak tanimlanma gerektii varsayimina dayanilarak oluturulmutur. Likert tipi 51 maddeden oluan ölçek tutumlari 5 faktörde deerlendirmitir. Bu faktörler; otoriterlik (Faktör A), koruyuculuk, kollayicilik (Faktör B), ruh salii ideolojisi (Faktör C), sosyal kisitlayicilik (Faktör D) ve ruh hastaliinin özellikle çocukluk çaindaki bozuk ana baba ve çocuk ilikisine dayali olarak ortaya çiktii inancini yansitan kiilerarasi etiyoloji (Faktör E)'dir.[18] Salik personelinin ruhsal sorunlari olan bireylere yönelik tutumlarini aratirdii aratirmada Ruhsal Sorunlu Bireylere Yönelik Toplum Tutumlari Ölçei kullanilmitir.[19] Ölçein geçerlilik ve güvenirlik çalimasi Ba ve Ekinci tarafindan yapilmitir. Ruhsal Sorunlu Bireylere Yönelik Toplum Tutumlari Ölçei'nin yapilan analizler sonucunda 40 maddelik biçimiyle Türk toplumunun yapisina uymadii anlailmitir. Yapilan istatistiksel analizler sonucunda ölçek 21 maddelik bir biçime dönütürülmütür. Yapilan faktör analizi sonucunda toplam varyansin % 41'ini açiklayan üç faktör saptanmitir. Uzman kiilere daniilarak ve yapilan literatür incelemesi sonucunda, alt boyutlari oluturan her bir madde dikkatle incelenerek faktör 1'in "Toplum Ruh

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

220

Salii deolojisi", faktör 2'nin "yi Niyet" ve faktör 3'un "Korku/Dilama" olarak adlandirilmasina karar verilmitir.[20] Öncü ve arkadalarinin çalimasinda Türkiye ve Slovenya'da psikiyatri uzmanlarinin intihara yönelik tutumlarini inceledii aratirmada ntihara Yönelik Tutumlar Ölçei (YTÖ) kullanilmitir.[14] YTÖ'de intihara yönelik tutumlari farkli boyutlariyla belirlemeye yönelik çounluu beli likert tipindeki sorulardan oluan tutum maddelerinin yani sira (1= kesinlikle katilmiyorum, 3= kararsizim, 5 = kesinlikle katiliyorum), kiinin yakinlarinin intihar davrani öyküsü (intihar düüncesi, giriimi ve tamamlanmi intiharlar), yaam doyumu, ölüm istei ve kendi intihar davraniiyla ilgili sorular bulunmaktadir. Tutum sorularindan iki tanesi farkli puanlanmaktadir. Bunlar; kiinin gelecekte kendisinin intihar etme olasilii (1=gelecekte intihar edebilirim; 2=belli durumlarda düünebilirim; 3=emin deilim, 4=asla), ve intiharin hangi durumlarda engellenebilecei (1=hepsi engellenebilir; 2=birkaç istisna diinda çou engellenebilir; 3=bazi durumlarda engellenebilir, bazi durumlarda engellenemez; 4=hiç bir ekilde engellenemez) hakkindadir. Ayrica intiharin en önemli nedeninin ne olduu ve intihari önlemek için neler yapilmasi gerektiinin sorulduu iki açik uçlu soru bulunmaktadir.[14] Sari ve arkadalarinin çalimasinda Akil Hastalarina Kari Tutum Ölçei kullanilmitir.[21] Arkar ve Eker tarafindan 1992 yilinda ülkemizde geçerlilik güvenirlilik çalimasi yapilan ölçek, belirli bir psikopatoloji tipinin tanimlandii örnek olgu ile sosyal mesafe, beklenebilecek yük, ruh salii sorunu olan bireyi tanima, tedavinin gereklilii, prognozu ve tercih edilen tedavi türünü soran sorulardan olumaktadir.[21] Çam ve arkadalarinin 30 ebe ve hemire üzerinde yapilan çalimada ise verilerin deerlendirilmesinde; Ruh Salii Hastaliklarina Yönelik Tutum Anketi, letiim Becerilerini Deerlendirme Ölçei, Hemirelik Doyumu Ölçei kullanilmitir.[22] Ruh Salii-Hastaliklarina Yönelik Tutum Anketi, Savair tarafindan gelitirilmi olup, iki formdan olumaktadir. Birinci form, sekiz vaka hikâyesinden olumakta, ikinci form ise, ebe/hemirelere "Bir tanidiinda veya bir komunda aaidaki durumlardan birine rastlarsan bu durum hakkinda ne düünür, sana sorulduu takdirde ne önerirsin?" gibi sorular içermektedir. Birinci formdan alinacak toplam puan ortalamasi 1 ile 24 arasinda olup yüksek puan olumlu tani ve öneri durumunu göstermektedir. kinci formun ise, toplam puan ortalamasi olmayip sayi ve yüzde dailimlarina göre 1 olumsuz, 2 nötr, 3 olumlu görüler eklinde deerlendirilmitir.[23]

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

221

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

Tablo.1. ncelemeye Alinan Aratirmalarin Özellikleri

#

1

Ref.

18

Yöntem

Tanimlayici

n

100

Örneklem Grubu

Tip Fakültesi Örencileri Uzman Dr. Salik YO Örencisi Salik YO Örencisi Pratisyen Hekim

Tutum Ölçei

Akil Hastaliklari Hakkinda Kanaat Ölçei Özgül Anket Formu PAREM tutum anketi (uyarlanmi) PAREM tutum anketi (uyarlanmi) Psikotik Bozukluklar Tutum ve Deerlendirme Formu Özgül Anket Formu PAREM tutum anketi PAREM tutum anketi PAREM tutum anketi (uyarlanmi) Özgül Anket Formu

Ruhsal hastalik

Ruhsal bozukluklar

2 3 4 5

16 15 36 28

Tanimlayici Tanimlayici Tanimlayici Tanimlayici

681 321 321 262

Ruhsal bozukluklar izofreni Depresyon Psikotik Bozukluklar

6 7 8

13 24 4

Tanimlayici Tanimlayici Tanimlayici

1012 57 187

9 10

17 26

Tanimlayici Tanimlayici

272 224

11 12 13

14 21 19

Tanimlayici Tanimlayici Tanimlayici

185 129 315

Tip Fakültesi Örencileri Tip Fakültesi Örencileri Tip Fakültesi Örencileri ve Hemireler Salik YO Örencileri Tip Fakültesi ve Üniversite Hazirlik örencileri Psikiyatri Uzmanlari Salik Hizmetleri YO örencileri Hemire ve doktorlar

Alkol kullanimi izofreni izofreni

Depresyon-izofreni izofreni

14 15

30 22

Tanimlayici YariDeneysel Niteliksel Tanimlayici Tanimlayici Tanimlayici Niteliksel Tanimlayici

543 30

Hemire Ebe Hemire

16 17 18 19 20

27 11 29 25 12

62 100 327 59 17

Tip Fakültesi Örencileri Hemire Aile Hekimi Hemirelik Örencileri Psikiyatristler

ntihara Yönelik Tutumlar Ölçei Akil Hastalarina Kari Tutum Ölçei Ruhsal Sorunlu Bireylere Yönelik Toplum Tutumlari Ölçei PAREM tutum anketi Ruh Salii Hastaliklarina Yönelik Tutum Anketi Odak grup görümesi PAREM tutum anketi Özgül Anket Formu PAREM tutum anketi Nitel Görüme Teknii

ntihar Ruhsal bozukluklar Ruhsal bozukluklar

izofreni Ruhsal bozukluklar

izofreni Depresyon izofreni izofreni Ruhsal bozukluklar

Ref: Kaynak no; YO: Yüksekokul

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

222

Elde Edilen Sonuçlar

Çalimaya alinan aratirmalarin sonuçlari örenciler ve kurumlarda çalian salik çalianlari ile yapilan çalimalar baliklari altinda incelenmitir. Örenciler ile Yapilan Çalimalar Çalimaya alinan 20 aratirmadan 11'i tip fakültesi, hemirelik, ebelik ve salik memurluu yüksekokulu örencileri ile yapilmitir. Bu 11 aratirmanin 5'inde tip fakültesi, 6'sinda hemirelik, ebelik ve salik memurluu yüksekokulu örencileri ile çaliilmitir. Birdoan ve Berksun tip fakültesi 6. sinif örencilerinin 1. sinif örencilerine göre psikiyatrik hastaya kari daha olumlu tutumlara sahip olduunu ve 1. sinif örencilerin de 6. sinif örencilerine göre psikiyatri hastalarini toplum için daha fazla tehlikeli olarak algiladiklarini ve normal insandan daha aai olarak gördüklerini saptamitir.[18] Öte yandan Yanik ve arkadalari 2003 yilinda tip fakültesi örencilerinin izofreniye kari tutumlarina psikiyatri eitiminin etkisini incelemek amaciyla psikiyatriyle ilgili teorik ve uygulamali eitim almami 4. sinif örencileri, yalnizca teorik eitim almi 5. sinif örencileri, teorik ve uygulamali eitim almi 6. sinif örencilerini incelemilerdir. Aratirmada örencilerin izofreni hastalarinin toplum içinde yaami ile ilgili maddelerin çounluunda gruplar arasinda farklilik bulunmazken, bazi maddelerde psikiyatri eitimi alanlarin daha olumsuz tutuma sahip olduklari belirlenmitir. Sadece izofreninin tedavisi ve çare arama davranii bölümlerinde psikiyatri eitimi alanlarda tutum iyilemesi olduu saptanmitir.[24] Bu aratirmanin benzerini Kayahan 2009 yilinda 2. 3. ve 4. sinif hemirelik bölümü örencileriyle yapmitir. Bu aratirmada da elde edilen sonuçlar tip fakültesi örencilerinden elde edilen sonuçlarla benzerdir. Hemirelik örencilerinin izofreni olgu örneini kavrama açindan gruplar arasinda farklilik bulunmazken, bazi maddelerde psikiyatri eitimi alanlarin daha olumsuz tutuma sahip olduklari belirlenmitir. Sadece izofreninin tedavisi ve çare arama davranii bölümlerinde psikiyatri eitimi alanlarda tutum iyilemesi olduu saptanmitir.[25] Akdede ve arkadalarinin 159 tip fakültesi 1. ve 2. sinif örencileri ve 65 üniversiteye hazirlik örencileri üzerinde yaptii çalimada bu sonuçlarla paralellik göstermektedir. izofreni tanisinin söylenmesi sonrasinda, aratirmaya katilan örencilerin olguya yönelik olumlu düüncelerinin ve tutumlarinin belirgin bir ekilde azaldii, psikiyatri hastalarina yaklaim açisindan tip fakültesi örencileri ve üniversiteye hazirlik örencileri arasinda anlamli bir farklilik saptanmadii bulunmutur. Tip fakültesi örencilerinin %63'ü, üniversiteye hazirlik örencilerinin ise %38'i hasta eer ailesinden biri

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

223

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

olursa tutumunu deitirebileceini ifade etmitir.[26] kiiik'in 62 tip fakültesi 1. ve 6. sinif örencileri ile damgalamayi niteliksel olarak deerlendirdii çalimada hem 6. siniflarda, hem 1. siiflarda, akil hastaliinin daha damgalayici bir tanimlama olduu bildirilmitir. Ayrica izofreni hastaliinin etiyolojisi, tedavisi, prognozu konularinda, her iki sinifta da farkli seviyelerde bilgi eksikliinin ve izofreni hastaliina yönelik damgalamanin daha çok hastayla olan sosyal mesafe konusunda olduu belirlenmitir. Bunun temelinde yatan inançlar ve önyargilarin daha çok hastalarin tehlikeli, saldirgan olarak algilanmasi ve örencilerin bu algilamalarinin oluumunda yaadiklari deneyimlerinin, duyduklarinin, psikiyatri staji sirasinda yaadiklarinin, görsel ve yazili basinda okuyup izlediklerinin etkisi ile ilikili olduu saptanmitir.[27] Çalima kapsamina alinan aratirmalardan bir dieri de; Geniol ve arkadalarinin 2003 yilinda 5 farkli ehirdeki yedi ayri tip fakültesi örencisinin alkol kullanimi ile ilgili önyargi ve tutumlari belirledikleri çalimadir. Bu çalima sonucunda da örencilerin yaklaik %40'i alkol problemi olan bir kiiyi tibbi tedaviye yönlendirmeyi düünmezken, örencilerin hastalarina daha iyi hizmet verebilmeleri için bu konuda daha kapsamli bir eitim almalari gerektii de saptanmitir.[13] Takin ve arkadalarinin 2003 yilinda yaptiklari iki ayri çalimada 123 hemirelik, 113 ebelik, 85 salik memurluu örencilerinin hem izofreniye hem de depresyona yönelik tutumlari incelemilerdir. Örencilerin izofreni ve depresyon hastaliina yönelik tutumlari birbirinden farklilik göstermektedir. Örencilerin izofrenili hastalarla bireysel yakinlik kurma konusunda isteksiz ve genel halktan daha fazla reddedici ve dilayici bir tutuma sahip olduklari, eitim sürecindeki psikiyatri stajinin, izofreni için daha olumlu tutumlari salamadii yönünde belirlenirken, örencilerin depresyonlu olgu örneine bir ruhsal hastalik olarak baktii, depresyonlu olgu örneine baki açisinin genelde olumlu olduu görülmütür.[15] Ayni aratirmacilar 2004 yilinda "ruhsal hastalik" ve "akil hastalii" kavramlarindan hangisinin daha damgalayici anlam içerdiini aratirmak amaciyla 272 salik yüksekokulu örencisini deerlendirmitir. Bu aratirmada da elde edilen sonuçlar dier iki aratirmanin sonuçlariyla benzerlik göstermektedir. Örencilerin akil hastalii ve ruhsal hastalik kavramlarinin farkli anlamlar taiyacak ekilde kullanildiini ve akil hastalii kavraminin daha damgalayici anlamlar taidii belirlenmitir. izofreni olgu örneini örencilerin %65'i ruhsal hastalik olarak, %26'si akil hastalii, depresyon olgu örneini %78'i ruhsal hastalik, % 0.8'i akil hastalii olarak belirtmitir. izofreni olgu örneini akil hastalii olarak niteleyen örencilerin, ruhsal hastalik olarak niteleyen örencilere oranla hastalarin toplum

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

224

içinde serbest dolamalari, izofren bir hastayi komu olarak kabul etme ve evlerini kiraya verme konusunda daha olumsuz tutumlara sahip olduu ve bu örencilerde izofren hastalarin saldirgan olduu inancinin daha fazla bulunduu saptanmitir.[17] Akil hastalii kavraminin aratirildii bir salik yüksekokulu örencilerinde aratirildii bir baka çalimada da, normal bir olgu ile birlikte verilen iki psikiyatrik etiket, psikiyatrik etiket eklenmemi olgu ile kiyaslandiinda anlamli olarak daha fazla akil hastalii olarak algilandii ve örencilerin %88'inde daha fazla sosyal mesafe ve tedaviye ihtiyaç olduu inancina neden olduu gözlenmitir.[21] Özyiit ve arkadalarinin hemirelerin ve hemirelik örencilerin izofreniye ilikin tutumlarina yönelik yaptii aratirmada, katilimcilarin özellikle hemirelik örencilerinin en fazla kiisel yakinlik gerektiren evlenme, birlikte çalima gibi durumlarda belirgin olmak üzere izofreni hastalarina kari reddedici tutum içinde olduklari belirlenmitir. Yaça daha büyük olma, evli olma, psikiyatrik hastalikla yakin çevresinde taniik olma ve çaliiyor olma olumlu tutumlarla anlamli düzeyde ilikili bulunmutur.[4] Kurumlarda Çalian Salik Çalianlari ile Yapilan Çalimalar Çalimaya alinan 20 aratirmadan 9'u kurumlarda çalian salik çalianlari ile yapilan aratirmalardir. Dokuz aratirmanin 5'i hekimler ile 3'ü hemire ve ebeler ile 1'i de hem hekim hem de hemireler ile çaliilmitir. Özmen ve arkadalarinin 681 uzman doktor (iç hastaliklari, kadin doum, fizik tedavi ve rehabilitasyon, onkoloji) üzerinde yaptii aratirmada; aratirmaya katilan uzman hekimler gördükleri hastalarin % 20'sinde ruhsal sorun olduunu düündüklerini, ruhsal sorunu olan hastalarin ise % 10'unu bir psikiyatri uzmanina sevk ettiklerini, gördükleri hastalarin %10'una depresyon, %10'una anksiyete, %10'una somatizasyon tanisi koyduklarini belirtmilerdir. Ayrica hekimlerin %70'i depresyonun tibbi bir hastalik olduunu, %43'ü ise antidepresan ilaçlarin baimlilik yapabileceini düünmektedir. Hekimler ruhsal bozukluklar ve ruhsal bozukluklarin tedavisi konularinda kendilerini orta düzeyde yeterli olduklarini ve bu nedenle eitim alma gereksinimi duyduklarini belirtmilerdir.[16] Yildiz ve arkadalari birinci basamak salik hizmetlerinde çalian 262 pratisyen hekimin psikotik bozukluklar ve tedavisine yönelik tutumlarini deerlendirmitir. Aratirmaya katilan pratisyen hekimlerin psikotik bozukluu olan hastalarla düük oranda da olsa karilatiklari, bu hastalarin tedavilerinde de pek istekli olmadiklari, ancak tani ve tedavide kendilerini daha yeterli hissetmek için eitim almaya istekli olduklari saptanmitir.[28] Aker'in 327 aile

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

225

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

hekiminin izofreni hastalarina kari tutumlarini ve hekimlik uygulamalarini inceledii aratirmada da benzer sonuçlar bulunmutur. Aile hekimlerinin, toplumda yaygin olarak var olan izofreni hastalarina kari sosyal mesafe istei ve sosyal izolasyon taleplerinin toplumla birlikte paylailmakta olduu, izofreni etiyolojisi ve tedavisi konusundaki görülerinin bilimsel temelli olduu, izofreni hastalarini takip ve tedavi etmek konusunda istekli olmadiklari, birinci basamak salik hizmetleri içinde izofreni hastalarina yönelik hizmetlerin yeterince yer almadii belirlenmitir.[29] Saillard ruhsal hastalara yönelik damgalamaya ilikin 9 psikiyatri uzmani ve 8 psikiyatri asistaninin görü ve önerilerini niteliksel olarak deerlendirmitir.[12] Psikiyatristler psikiyatrik taninin damgalamadaki rolü üzerinde farkli görüler ileri sürmülerdir. Bir kismi reçetelere ya da sevklere izofreni tanisini yazmaktan kaçindiklarini ifade ederken, dier bir kismi taninin adini deitirmenin bir çözüm olmadii görüündedir. Psikiyatristlerin çounluu psikiyatri dii hekimlerin damgalayici tutumlara sahip olduklarini bildirmilerdir. Damgalamayla baa çikma konusunda psikiyatrlaristler bilgilendirici ve direnmeci bir tutum içinde kendilerinin aktif rol aldii, çeitli kesimleri hedefleyen ve farkli kurumlarla ibirliini gerekli kilan eitim stratejileri önermilerdir. Psikiyatri dii salik hizmetlerine eriimde karilailan damgalamaya kari ise, tip eitimi sirasinda psikiyatri stajinin uzun tutulmasi, psikiyatri dii hekimlere yönelik hizmet içi eitim ya da seminerlerin düzenlenmesi ve konsültasyon-liyezon uygulamasinin yayginlatirilmasini önermilerdir.[12] Ergun'un psikiyatri servislerinde çalian hemirelerin izofren tanisi almi bireylere baki açilarini deerlendirmek amaciyla 185 Eitim ve Aratirma Hastaneleri (EAH) Psikiyatri Klinikleri, 358 Ruh Salii ve Hastaliklari Hastanelerinde (RSHH) çalian hemireler ile yaptii aratirmada hekimlerle yapilan çalimalara benzer sonuçlar elde edilmitir. Tüm hemireler izofreni tanisi almi bir bireyle evlenmeyeceini, izofren bir komusu olmasindan rahatsiz olmayacaini, izofreninin tam olarak düzelmeyeceini ve izofreninin tedavisinde kullanilan ilaçlarin ciddi yan etki ve baimlilik yaptiini belirtmitir. EAH'deki hemirelerin çounluu izofreninin sosyal nedenlerle ortaya çikmadiini, izofren bir bireyle birlikte çaliabileceini, izofreninin psikoterapi ile düzelebileceini, izofren hastalarinin saldirgan olduunu ifade ederken, RSHH'deki hemirelerin çounluu izofreninin sosyal sorunlar nedeniyle ortaya çiktiini belirtmilerdir. Ayrica hemirelerin eitim düzeyleri incelendiinde lisans veya üzeri eitim alan hemirelerin, izofrenin hastalarina sosyal mesafe açisindan daha olumlu yaklaim sergiledikleri saptanmitir.[30]

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

226

Öncü ve arkadalari dier aratirmalardan farkli olarak 185 (79 Sloven, 106 Türk) psikiyatri uzmaninin intihara yönelik tutumlarini deerlendirerek Türkiye ve Slovenya sonuçlarini karilatirmilardir. Türk hekimlerin intihara yönelik tutumlari Sloven hekimlere göre daha reddedici ve ötenaziye de daha olumsuz yaklamakta olduu, Sloven hekimlerin Türk hekimlere göre intihar krizi içinde bulunan bir kiiye onunla iletiim kurarak yardimci olmak için kendisini hazir hissettii ve intiharin kiisel bir hak olduunu düündükleri belirlenmitir.[14] Ekinci ve Ba tarafindan 160 hemire 155 doktor üzerinde ruhsal sorunlari olan bireylere yönelik tutumlarin deerlendirildii aratirmada, eitim düzeyi yüksek olan salik personelinin ruhsal sorunlari olan bireylere yönelik daha iyi niyetli bir tutum içinde olduklari belirlenmitir. Ruhsal sorunlu bir bireyle ayni i yerinde çalimak istemeyeceini ifade eden salik personelinin, psikiyatri hastalarindan korktuu saptanmitir.[19] Esizolu ve Arisoy Bakirköy Ruh Salii Hastanesi'nde çalian 70, ili Etfal Hastanesi'nde çalian 30 hemire ile yaptiklari çalimada; Bakirköy grubu depresyonu hastalik olarak deerlendirirken, ili grubu depresyonu hastalik olarak deil, zaman zaman herkesin içine dütüü bir durum olarak deerlendirmitir. ili grubu Bakirköy grubuna göre daha fazla oranda depresyonun sosyal sorunlar nedeniyle ortaya çiktiini düünmektedir. ki grup depresyonu olan kiileri tehlikeli bulmamakta, depresyonu olan kiilere kari sosyal mesafe koymamakta, depresyonun düzelebileceini düünmekte, ortam deiikliinin depresyonun düzelmesine önemli katkilarda bulunabileceini belirtmekte ve sosyal sorunlar düzelmeden depresyonun düzelmeyeceini ifade etmilerdir.[11] Çam ve arkadalari 30 ebe ve hemireye iki haftada bir defa, üçer saat olmak üzere toplam 40 saat ruh salii hastaliklari konusunda eitim programi düzenlemiler ve ebe ve hemirelerin ruhsal hastaliklara yaklaimlarina, iletiim becerilerine ve i doyumlarina etkilerini incelemilerdir. Eitime katilan hemire ve ebelerin eitim sonrasi ruh hastaliklarini tanilama, iletiim becerileri, i doyumu toplam puan ortalamalari eitim öncesi puan ortalamalarina göre daha yüksek bulunmu, ebe-hemirelerin eitim sonrasi bilgi puan ortalamalari ile olumlu yaklaimlarinin arttii saptanmitir.[22]

Tartima

Çalimaya alinan aratirmalarin sonuçlari örenciler ve kurumlarda çalian salik çalianlarinin son 10 yilda halen psikiyatri hastalarina yönelik reddedici, dilayici, ayrimci ve kisitlayici tutumlarinin deimeden varliini sürdürmekte

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

227

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

olduunu göstermektedir. Bu sonuçlar örencilerin ve kurumlarda çalian salik çalianlarinin tutumlarinin genel halkin sahip olduu tutumlardan farkli olmadiini da ortaya koymaktadir.[8,31] Ruhsal hastaliklarin etiyolojisi, prognozu ve saaltimi konusunda 1970'lerden bu yana elde edilen bilgi artii hastalarin salik çalianlari tarafindan kabulü konusunda çok önemli bir farka neden olmamitir.[32] Bu çalimadan elde edilen bulgular; örencilerin ve kurumlarda çalian salik çalianlarinin psikiyatri hastalariyla aralarinda belli bir mesafe olmasini istedii anlailmaktadir. Özellikle kiisel yakinlik gerektiren ve sosyal sorumluluk isteyen durumlarda bu sosyal mesafe gereksinimi ve hasta kii ile etkileimi azaltma ya da kesme eilimi artmaktadir.[21,27,29] Salik çalianlarinin psikiyatri hastalarini dilayici ve damgalayici bu yaklaimlari psikiyatri hastalarinin tedavi için bavurmalarini engelleyici bir rol oynayabilir ve hastalarin damgalanma korkusu nedeni ile psikiyatrik saaltimdan kaçinmalarina, bu hastalarin hastalikla etkin ba etme, bakimi yönetme ve yaam niteliklerine önemli bir engel oluturmalarina neden olabilir.[6,32,33] Salik alaninda çalianlar da toplumun bireyleri olarak, bu tür yargilara sahip olabilir. Toplumun öteki bireylerinden farkli olarak, salik çalianlari, biyopsikososyal bütünlük içeren bir bakim süreci içinde davrani vb. sorunu olan hastalara hizmet verme durumunda kalabilir. Tutumlar, davranilari ve yaklaimlari etkiledii için, bu gibi hastalara bakimda veya hizmette güçlük çekebilir ya da sakinabilirler. Ayrica salik çalianlarindan, toplumda bu hastalara olumlu tutum gelitirilmesinde model olmasi, toplumu olumlu yönde etkilemeleri beklenmektedir.[23] ncelemeye alinan aratirmalardan salik çalianlarinin olumlu tutumlariyla ilikili deikenleri; yaça daha büyük olma, evli olma, psikiyatrik hastalikla yakin çevresinde taniik olma belirlenmitir.[4] Bilge ve Çam ise kadin olmanin, daha genç ve inançli olmanin, yüksek eitim, üst düzey meslek, yüksek sosyo-ekonomik düzeyin olumlu tutumlarla ilikili olduunu belirtmitir.[33] Çalimaya alinan aratirmalar gözden geçirildiinde; psikiyatri hastalarina ilikin tutumlari etkileyen en önemli etmenlerden birinin psikiyatrik hastalik tipinin olduu görülmütür.[15,25,26,30] izofreni ya da daha "air" olarak algilanan hastalara salik çalianlari daha fazla reddedici davranmakta ve hastalarla aralarinda daha fazla mesafe olmasini istemektedir. Özellikle "önceden kestirilemeyen davranilar" ve "hastalarin saldirgan olabilecei" düüncesi olmasi istenen sosyal mesafeyi en fazla etkileyen deikenler olarak görülmektedir. Damgalanmanin altinda yatan en önemli düünce psikiyatri hastalarinin tehlikeli olduu, kendisine zarar verebilecei inancinin neden olduu korkuwww.cappsy.org

Arkan ve ark.

228

dur.[1,10,17,33,34] Ancak tüm psikiyatrik hastaliklarin tehlikelilik ile ilikilendiriliyor olmasi uygun bir yaklaim deildir. Çünkü bazi psikiyatrik hastaliklarda, davrani ve görünüm tehlikeli olabilecek bir kii izlenimine neden olabilir, ancak psikopatoloji açisindan, böyle bir görünüm ya da tablo ile hiç ilgisi olmayan kiiler bile, ruhsal hastalik etiketi taidiklarinda, tehlikeli olarak algilanmaktadirlar. Bu durumun nedenlerinden biri eitim ya da bilgi eksiklii olabilir. Fakat özellikle izofreni hastaliinin üzerindeki damga sadece eitim ya da bilgi eksikliiyle açiklanamayacak kadar karmaik bir sosyal olgudur. Yapilan incelemede de alinan psikiyatri eitiminin izofreni ve dier psikiyatri hastalarina olan tutumu deitirmediini belirten çalimalar [15,24-26] olmasina karin, deitirdiini gösteren çalimalar da [18,19,30] bulunmaktadir. Ancak gerek toplumun, gerekse salik çalianlarinin doru bilgilendirilmesi, hastalarin damgalanmasini ve buna dayali ayirimcilii azaltmada en etkili yöntem olarak görünmektedir.[22] Salik çalianlarinin, ruhsal bozuklua sahip bireylerle ilgili düünceleri, bu hastalara yönelik tutum ve davranilarini yansitmalari açisindan oldukça önemlidir. Salik çalianlarinin damgalamaya ilikin görü ve önerilerinin niteliksel olarak deerlendirildii bir çalimada; damgalamayla baa çikma konusunda psikiyatristler, bilgilendirici ve direnmeci bir tutum içinde kendilerinin aktif rol aldiini, çeitli kesimleri hedefleyen ve farkli kurumlarla ibirliini gerekli kilan eitim stratejilerini önerdiklerini belirtmilerdir.[12] ncelemeye alinan aratirmalar deerlendirildiinde ruhsal hastaliklari tanimlayan "ruhsal hastalik", "akil hastalii" gibi terimler salik yüksekokulu örencileri tarafindan birbirinin edeeri olarak algilanmadii görülmütür.[17,21] Özellikle "akil hastalii" tanimlamasi dierlerine oranla daha fazla damgalayici içerik taimaktadir ve bu tanim daha fazla sosyal mesafe ve daha fazla saldirganlik beklentisi ile ilikilidir. Bu açidan deerlendirildiinde ruh salii çalianlarinin "akil hastalii" terimini kullanmamasi daha uygun gibi görünmektedir. Birçok çalimada aratirmacilar tarafindan gelitirilmi anketlerin ya da ölçeklerin kullanildii, bu anket ya da ölçekteki maddelerin ya dorudan ruhsal hastaliin adi verilerek ya da olgu örnekleri verilerek yanitlanmasinin istendii görülmektedir.[16,17,26] Ruhsal hastaliklara yönelik tutumlari nasil ölçülecei konusunda görü birlii içinde olunan bir yöntem bulunmamaktadir. Ayni zamanda tutumlarin sosyal, kültürel, demografik ve bireysel etmenlerden etkilenmesinin yaninda ölçme araçlarinin özelliklerinden ve aratirmanin bilgi toplama süreçlerinden de etkilenebiliyor olmasi bu konudaki tartimalarin belli bir sonuca balanmasini önlemektedir.[32]

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

229

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

Çalimaya alinan aratirmalarin birçounun salik çalianlari ve örencilerin ruhsal hastaliklara yönelik (özellikle izofreni ve depresyona yönelik) tutumlari ve bunu etkileyen faktörleri belirlemek amaciyla niceliksel aratirmalar olduu belirlenmitir. Bu konuda yapilan niteliksel aratirma sayisi oldukça azdir. Tutumlarin altinda yatan nedenlerin ve tutum deiiklii yaratan faktörlerin daha iyi açiklanabilmesi için niteliksel aratirmalara gereksinim duyulmaktadir.[35]

Sonuç

Salik konusunda eitim alan örencilerin ve kurumlarda çalian salik çalianlarinin ruhsal hastaliklara ve hastalara yönelik tutumun son 10 yilda bir deiiklik göstermemesi ve hala reddedici ve dilayici olmalari; ülkemizdeki tip ve hemirelik eitiminin tekrar gözden geçirilerek, psikiyatri eitim programlarina bilgi, inanç, tutum ve davrani deitirmeye yönelik konularin eklenmesi ve ruh salii, ruhsal hastaliklar ve damgalanma konularinda salik personelinin eitim gereksinimlerinin karilanmasini ve salik çalianlarinin katilacai damgalamayla mücadelede aratirma programlarinin oluturulmasini zorunlu kilmaktadir. Ayrica genel tanimlar kullanmak yerine her hastalik için o hastaliin adini kullanilmasi, tutumlari ölçme yöntemi hakkinda bir görü birliinin salanmasi (önceden ölçek gelitiren ya da uyarlayan aratirmacilar bir araya gelerek yeni bir ölçek gelitirebilir ya da var olan ölçeklerden birini düzeltebilir) gerekmektedir.

Kaynaklar

1. 2. 3. 4. Takin EO. Damgalama, ayrimcilik ve ruhsal hastalik. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi 2004; 12(Ek 3):5-12. Soygür H, Özalp DE. izofreni ve damgalanma sorunu. Türkiye Klinikleri Dahili Tip Bilimleri Psikiyatri Dergisi 2005; 1(12):74-80. Raingruber, B. Client and provider perspectives regarding the stigma of and nonstigmatizing interventions for depression. Arch Psychiatr Nurs 2002; 16:201-204. Özyiit E, Sava HA, Ersoy MA, Yüce S, Tutkun H, Sertba G. Hemirelerin ve hemirelik örencilerinin izofreniye ilikin tutumlari. Yeni Symposium 2004; 42:105-112. World Health Organization. World Health Report (2002). http:// www.who.int/ whr/2002/en/ whr02_en.pdf (Nisan 2010'da ulaildi). Çam O, Bilge A. Ruh hastaliina yönelik inanç ve tutumlar Anadolu Psikiyatri Dergisi 2007; 8:215-223. Bilge A, Çam O. Toplum ruh salii hizmetlerinde rehabilitasyon ve hemirelik. Salik ve Toplum Dergisi 2002; 12:33-37.

5. 6. 7.

www.cappsy.org

Arkan ve ark.

8.

230

9. 10. 11. 12. 13. 14.

15. 16.

17. 18. 19. 20.

21. 22.

23. 24. 25. 26.

Takin EO, en FS, Aydemir Ö, Demet MM, Özmen E, çelli . Türkiye'de kirsal bir bölgede yaayan halkin izofreniye ilikin tutumlari. Turk Psikiyatri Derg 2002; 13:205-214. Dickerson FB, Sommerville J, Origoni AE, Ringel NB, Parente F. Experiences of stigma among outpatients with schizophrenia. Schizophr Bull 2002; 28:143-155. Yüksel EG, Takin EO. Türkiye'de hekimler ve tip fakültesi örencilerinin ruhsal hastaliklara yönelik tutum ve bilgileri. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2005; 6:113-121. Esizolu A, Arisoy Ö. Hemirelerin depresyona ve depresyon hastalarina kari tutumlari: karilatirmali bir çalima. Dicle Tip Dergisi 2008; 35:167-176. Saillard EK. Ruhsal hastalara yönelik damgalamaya ilikin psikiyatrist görüleri ve öneriler. Turk Psikiyatri Derg 2010; 21:14-24. Geniol E, Yargiç , Saka Ö, Sivri F, Güleryüz , Iil G ve ark. Tip örencilerinde alkol kullanimi ile ilgili önyargi ve tutumlari. Baimlilik Dergisi 2003; 4:53-56. Öncü B, Zadravec T, Zavasnik A, Grad O, Sayil I. Psikiyatri uzmanlarinin intihara yönelik tutumlari: Türkiye ve Slovenya'nin karilatirilmasi. Kriz Dergisi 2005; 13(3):1-8. Takin EO, Özmen D, Özmen E, Demet MM. Salik yüksekokulu örencilerinin izofreni ile ilgili tutumlari. Nöropsikiyatri Arivi 2003; 40(1-2):5-12. Özmen E, Ögel K, Saduyu A, Tamar D, Boratav C, Aker T. Psikiyatri dii uzman hekimlerin ruhsal bozukluklar konusunda bilgi ve tutumlari. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2003; 4:5-12. Özmen E, Takin EO, Özmen D, Demet MM. Hangi etiket daha damgalayici: Ruhsal hastalik mi? Akil hastalii mi? Turk Psikiyatri Derg 2004; 15: 47-55. Birdoan SY, Berksun EO. Tip fakültesi 1. sinif ve 6. sinif örencilerinde psikiyatrik hastaya yönelik tutumlar. Kriz Dergisi 2002; 10(2):1-7. Ba B, Ekinci M. Salik personelinin ruhsal sorunlari olan bireylere yönelik tutumlarinin aratirilmasi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi 2005; 3(11):107-127. Ba B, Ekinci M. Ruhsal sorunlu bireylere yönelik toplum tutumlari ölçeinin (RSTTÖ) Türk toplumunda geçerlilik ve güvenirliinin deerlendirilmesi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi 2006; 5(15): 63-83. Sari Ö, Arkar H, Aklin T. Influence of psychiatric label attached to a normal case on attitudes towards mental illness. Yeni Symposium 2005; 43:28-32. Çam O, Pekta ., Bilge A. Ebe/Hemirelere verilen ruh salii ve hastaliklari eitiminin ruhsal hastaliklara yaklaimlarina iletiim becerilerine ve i doyumlarina etkilerinin aratirilmasi. Atatürk Üniversitesi Hemirelik Yüksekokulu Dergisi 2007; 10(3):715. Bilge A. Ruhsal hastalia yönelik inançlar ölçei geçerlilik ve güvenirlik çalimasi (Doktora Tezi). zmir, Ege Üniversitesi, 2006. Yanik M, imek Z, Kati M, Nebiolu M. Tip fakültesi örencilerinin izofreniye kari tutumlari ve psikiyatri eitiminin etkisi. Yeni Symposium 2003; 41:194-199. Kayahan M. Hemirelik örencilerinin izofreniye karsi tutumlari ve psikiyatri eitiminin etkisi. Harran Üniversitesi Tip Fakültesi Dergisi 2009; 6:27-34. Akdede BBK, Alptekin K, Topkaya Ö, Belkiz B, Nazli E, Özsin E ve ark. Gençlerde izofreniyi damgalama düzeyi. Yeni Symposium 2004; 42:113-117.

Psikiyatride Güncel Yaklaimlar - Current Approaches in Psychiatry

231

Ruhsal Hastaliklara Yönelik Damgalama

27. kiisik H. Tip fakültesi örencelerinde izofreniye yönelik damgalamanin (stigmatizasyonun) deerlendirilmesi: niteliksel bir çalima (Yüksek Lisans Tezi). stanbul, Marmara Üniversitesi, 2008. 28. Yildiz M, Önder ME, Tural Ü, Balta H, Koçalim N. Birinci basamak salik hizmetlerinde çalian pratisyen hekimlerin psikotik bozukluklar ve tedavisine yönelik tutumlari. Turk Psikiyatri Derg 2003; 14:106-115. 29. Aker S. Samsun ilinde aile hekimlerinin izofreni hastalarina kari tutumlari ve hekimlik uygulamalari (Doktora Tezi). Samsun, Ondokuz Mayis Üniversitesi, 2008. 30. Ergün G. Psikiyatri servislerinde çalian hemirelerin izofren tanisi almi bireylere baki açilari (Yüksek Lisans Tezi). Antalya, Akdeniz Üniversitesi, 2005. 31. Saduyu A, Aker T, Özmen E, Ögel K, Tamar D. Halkin izofreniye bakii ve yaklaimi üzerine bir epidemiyolojik aratirma. Turk Psikiyatri Derg 2001; 12:99-110. 32. Takin EO, Özmen E. Ruhsal hastaliklarla ilikili tutumlar: Türkiye çalimalarinin gözden geçirilmesi. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi 2004; 12:229-238. 33. Özmen E, Takin EO. Ruhsal hastaliklara yönelik tutumlarin ruh salii hizmetlerine etkisi. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi 2004; 12(Ek 3):83-92. 34. Bahar A. izofreni ve damgalama. Firat Salik Hizmetleri Dergisi 2007; 2:101-110. 35. Özmen E, Takin EO. Ruhsal hastaliklara yönelik tutum aratirmalarinda yöntem sorunlari. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi 2004; 12(Ek 3):93-96. 36. Özmen E, Özmen D, Takin O, Demet MM. Salik yüksekokulu örencilerinin depresyona yönelik tutumlari. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2003; 4:87-97.

Yazima Adresi/Correspondence: Burcu Arkan, Dokuz Eylül Üniversitesi Hemirelik Yüksekokulu Psikiyatri Hemirelii Anabilim Dali, zmir, Turkey. E-mail: [email protected]

www.cappsy.org

Information

Microsoft Word - cap_03_09.doc

18 pages

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

412159