x

Read Microsoft Word - teza.doc text version

1

T.C. PAMUKKALE ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ TÜRK D L VE EDEB YATI ANAB L M DALI YEN TÜRK D L B L M DALI

TÜRK YE'DEK LAÇ PROSPEKTÜSLER N N D L ÜZER NE B R NCELEME

YÜKSEK L SANS TEZ

HAZIRLAYAN

Meryem ARSLAN

DANIMAN

Prof. Dr. Haci Ömer KARPUZ

Denizli, 2005

2

T.C. PAMUKKALE ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ TÜRK D L VE EDEB YATI ANAB L M DALI YEN TÜRK D L B L M DALI

TÜRK YE'DEK LAÇ PROSPEKTÜSLER N N D L ÜZER NE B R NCELEME

YÜKSEK L SANS TEZ

HAZIRLAYAN

Meryem ARSLAN

DANIMAN

Prof. Dr. Haci Ömer KARPUZ

Denizli, 2005

SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ MÜDÜRLÜÜ'NE

Bu çalima Türk Dili ve Edebiyati Anabilim Dali Yeni Türk Dili Bilim Dali'nda jürimiz tarafindan Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmitir.

Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN Jüri Bakani

Jüri-Daniman Prof. Dr. Haci Ömer KARPUZ

Jüri Prof. Dr. smail ÇET L

Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun .../..../2005 tarih ve ....../..... sayili karari ile onaylanmitir.

Prof. Dr. Nazim Kadri EK NC Enstitü Müdürü

i

ÖZET Bu tezde Türkiye'de tedavi gruplarina göre en fazla kullanilan 500 ilaç prospektüsünün uyarilar ve önlemler bölümündeki sözcüklerin geçi siklii, yabanci sözcük orani ve anlailirlik düzeyi incelenmeye çaliilmitir. 500 prospektüsün uyarilar ve önlemler bölümünde kullanilan sözcükler, bilgisayar ortaminda belirlenmi ve incelenmitir. 4325 sözcük toplam 64671 kez kullanilmitir. Söz varliini oluturan 4325 sözcüün 1570 tanesi, yaklaik % 36'si Türkçe, 1700 tanesi, yaklaik % 39'u çounluu Yunanca(Grekçe), ve Latince kökenli yabanci sözcüktür. Ayrica 257 tane sözcük (yaklaik % 6) yabanci sözcüklerden Türkçe eklerle türetilmi, 166 tane birleik sözcük (yaklaik % 4), yabanci sözcüklerin yabanci sözcüklerle birletirilmesiyle oluturulmutur. Bunun yaninda, 1 tane Türkçe ile Latince, 2 tane de Türkçe ile Farsçadan oluan birleik sözcük vardir. 629 tane sözcük de (yaklaik % 15) bata ilaç adlari olmak üzere çeitli kisaltmalar, ilaç hammaddeleri ve özel adlari oluturmaktadir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünün anlailirlik düzeyine yönelik anket çalimasinin sonuçlarina göre, uyarilar ve önlemler bölümünde verilen 14 sözcüün yaklaik % 85'i, 10 cümlenin de yaklaik % 48'sinin anlailmadii belirlenmitir.

ANAHTAR SÖZCÜKLER:Tip dili, sözcük varlii, anlambilimi, yazim, klinik dilbilimi.

ii

ABSTRACT

In this thesis, the usage frequency, the rate of foreign words and the level of being comprehended of the words in the section of warnings/ measures in 500 prospectuses used most to treatment groups in Turkiye have been tried studying. The words used in the section of warnings/ measures in 500 prospectuses have been determined and studied in a way of using a computer. 4325 words have been used 64671 times in total. 1570 words approximately 36 % are Turkish, 1700 words almost 39 % are foreing ones the origins of which are Grek/ Latin of related 4325 words forming word existence. In addition, 257 words approximately 6% are derived with Turkish affixes or prefixes from foreing words and 166 compounding words almost 4% are made by compounding foreing words with foreing words. Also there are 2 compound words formed by Turkish and Persian, 1 compound word formed by Turkish and Latin. Also 629 words approximately 15 % are formed by various abbreviations of especially medicine names, raw material names of medicine and private names. According to the results of the survey oriented towards the level of being comprehended of the section of warnings/ measures in prospectuses, it is determined that almost 85 % of 14 words and 48 % of 10 sentences given in that section aren't understood.

KEY WORDS: The language of medicine, vocabular, semantics, spelling, clinical linguistics

iii

Ç NDEK LER Sayfa No ÖZET ÖZET (ABSTRACT) Ç NDEK LER TABLOLAR L STES EK LLER L STES KISALTMALAR ÖN SÖZ GR i ii iii vi vii viii ix 1

B R NC BÖLÜM TIP D L 1. 1. Tip Dili 1. 2. Dilbilim ve Tip Dili 1. 3. Sözlü Dil ve Tip 1. 4. Yazi Dili ve Tip 1. 5. Klinikte Kullanilan Dil 1. 6. Ses Bilim, Dallari ve Konulari 1. 6. 1. Fizyolojik Ses Bilim 1. 6. 2. Söyleyi Ses Bilim 1. 6. 3. Dinleyi Ses Bilim 1. 7. Türk Tip Dilinin Tarihsel Geliimi 1. 8. Prospektüs Nedir? 1. 8. 1. Tanimi, Özellikleri 1. 8. 2. Bölümleri 1. 8. 3. Dili 1. 9. Seçtiimiz Prospektüsler ve Özellikleri 4 5 6 7 8 9 9 10 10 11 15 15 15 17 17

iv

K NC BÖLÜM NCELEME 2. 1. Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünün Söz Varlii 2. 1. 1. Söz Varlii 2. 1. 2. Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünde En Çok Kullanilan 1000 Sözcük Arasinda Sik Geçen Tip Terimleri 2. 1. 3. Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümündeki Türkçe ve Yabanci Sözcük Oranlari 2. 2. Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümündeki Anlatim Bozukluklari 2. 2. 1. Anlam Yanliliklari 2. 2. 1. A Dil Bilgisi Yanliliklari 2. 2. 1. B Noktalama aretleri Yanliliklari 2. 2. 1. C Yazim Yanliliklari 2. 2. 2. Ses ve Ahenk Yanliliklari 2. 2. 2. A. Tekrar Siklii 2. 2. 2. B. Tenafür (Kakafoni, Kulak Tirmalayicilik) 33 34 34 90 105 160 160 165 28 24 19 19

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM PROSPEKTÜSLER N ANLAILIRLII LE LG L ANKET ÇALIMASI

3. 1. Giri 3. 2. Problemin Durumu 3. 3. Amaç 3. 4. Yöntem 3. 5. Bulgular

167 167 168 168 169

v

DEERLEND RME ve SONUÇ KAYNAKLAR EKLER Ek 1 Prospektüslerinden Yararlandiimiz 500 lacin Listesi Ek 2 Anket Sonuçlarina Göre Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünde Geçen Sözcüklerin Bilinme ve Cümlelerin Anlailma Oranlari Ek 3 Bilgi Anketi Ek 4 Sayim Sonuçlarina Göre Nüfusun Dailimi ÖZGEÇM

177 181

184

196 210 214 215

vi

TABLOLAR L STES Sayfa No Tablo 1.1: Tedavi Gruplarina Göre laç Kullanim Oranlari Tablo 2.1: Prospektüslerde Geçen Sözcüklerin Geçi Siklii ve Orani Tablo 2.2: En Çok Kullanilan 1000 Sözcük Arasinda Sik Geçen Tip Terimleri ve Geçi Oranlari Tablo 2.3: Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünde Geçen Sözcüklerin Türkçe ve Yabanci Sözcük Oranlari Tablosu Tablo 3.1: Cinsiyete Göre Sözcüklerin Bilinme Orani Tablo 3.2: Örenim Durumuna Göre Sözcüklerin Bilinme Oranlari Tablo 3.3: Yaa Göre Sözcüklerin Bilinme Orani Tablo 3.4: Cinsiyete Göre Cümlelerin Anlailma Orani Tablo 3.5: Örenim Durumuna Göre Cümlelerin Anlailma Oranlari Tablo 3.6: Yaa Göre Cümlelerin Anlailma Orani Tablo 3.7: Bir laç Aldiinizda Prospektüsü Okur Musunuz? Tablo 3.8: Prospektüslerin Dilinin Anlailirlii Konusunda Ne Düünüyorsunuz? 174 30 170 170 171 172 172 172 174 24 18 20

vii

EK LLER L STES

Sayfa No ekil 3. 1: Tüm Sözcüklerin Genel Bilinme Orani ekil 3. 2: Cümlelerin Genel Anlailma Orani 171 173

viii

KISALTMALAR

bkz. K TDK TS TTS vd Yun.

: Bakiniz. : mlâ Kilavuzu : Türk Dil Kurumu : Türkçe Sözlük : Utkan Kocatürk'ün Açiklamali Tip Terimleri Sözlüü : Ve dierleri : Yunanca

ix

ÖN SÖZ Dil, insanolunun en deerli hazinesidir. nsanlar, örendiklerini,

yaadiklarini onun vasitasiyla birileriyle paylami, acisini, sevgisini ve ihtiyaçlarini onunla dile getirmi ve varolduu müddetçe de getirmeye devam edecektir. Bir milletin baka milletlerle iletiim kurmasi kaçinilmazdir. Çünkü, bilim, teknoloji gibi bilimler nerede üretilirse üretilsin bütün insanlii etkilemektedir. Gelimeler takip edilirken de dilden yararlanilmakta ve dille aktarilmaktadir. Yenilikleri aktaracak olan bilim adamlarimiz, bunlari, Türkçe veya Türkçelemi sözcüklerle, Türkçenin yapisina göre üretilmi yeni sözcüklerle bizlere ulatirirlarsa dilimiz geliecek ve zenginleecektir. Aksi durumda, Türk dili, özenti ve bilinçsizlik sonucu alinan binlerce yabanci sözcüün etkisi altinda kalacak ve kisirlaacaktir. Böylece iletiim, düünce, anlama ve anlatma güçleecektir. Salik konusu tibbin önemini ve gerekliliini gün geçtikçe artirmakta ve bu yönde yapilan çalimalara hiz kazandirmaktadir. Gelimeleri izleyen ve bunlari bizlere ulatiran uzmanlar, kolaylik saladii inanciyla tipta Latince ve Grekçe airlikli ortak tip dilini kullandikça tip dilindeki yabanci sözcüklerin sayisi ve anlailmazlii da günden güne artmaktadir. Bundan dolayi, bu ortak dil, gittikçe dilimize zarar vermekte, çou insan tarafindan anlailmamakta, doktor, salik personeli ve hasta iletiimini -zaman zaman salia da zarar verecek ekildeolumsuz ölçüde etkilemektedir. Dilini seven kiiler bata olmak üzere çou kii tarafindan sürekli eletirilen bu durum, ne yazik ki bir çözüme kavuturulamamitir. Bu çalimada, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki

sözcüklerden yola çikarak sikça eletirilen tip dilini ve anlailirlik düzeyini incelemeye çalitik. Önce sözcüklerin geçi sikliini ve yabanci sözcük oranlarini belirlemeye, sonra prospektüslerin anlailirlik düzeyi ile ilgili 300 kii üzerinde gerçekletirdiimiz bir anket çalimasinin verilerini deerlendirmeye çalitik. Çou tip teriminin Türkçe karilii olmasina ramen, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde sözcüklerin genellikle aslî ekillerinin kullanildii görülmektedir. Ülkesini seven, Türk dilini kullanarak büyüyen ve onunla eitim alan herkesten bu dili yabanci dillerin etkisinden korumasi beklenir. Bu noktada, Ulu Önder Atatürk'ün: `Ülkesin, yüksek istiklâlini korumasini bilen Türk milleti, dilini de

x

yabanci diller boyunduruundan kurtarmalidir.' sözü de akildan çikarilmamalidir. Bu amaçla, çalimamizin, dilimizin zenginletirilmesi ve özellikle tip dilinin Türkçeletirilmesi amaciyla yapilacak çalimalara, öncülük etmesini umuyoruz. Aklimda hiç yokken, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki sözcüklerin geçi siklii ve anlailma orani ile ilgili bir çalimanin dilimiz için çok gerekli olduuna beni inandiran ve bu konuda bana yardimci olan deerli hocam Sayin Haci Ömer KARPUZ'a teekkür etmeyi bir borç bilir, örettiklerinin yolumu aydinlatacaini belirtmek isterim. Çalima esnasinda bana sabreden, maddî ve manevî yardimlarini benden esirgemeyen babaannem, babam ve kardeime, gerek ilaçlarin tasnifinde gerekse tip dili ile ilgili yapilan çalimalar konusunda yardimlarini gördüüm eczacilara (Metin AZ ZOLU, Aye ÇALLICA, Hülya SALDIR AIKÇI'ya), Ulak-bim'de çalianlara, özellikle Ebru SOYUYÜCE'ye, bata Fatma AYÇ ÇEK ve Harun YOLCU olmak üzere bütün mesai arkadalarima, ube müdürüm Sayin Hasan HARKTI'ya, örencilerim Habibe AYDIN ve Özlem TOZLU'ya ve adini sayamadiklarima teekkür ederim.

GR

Aratirmanin Problemi Prospektüs, insan salii için üretilen ilaçlar ve onlarin kullanimlari hakkinda hem üreticiye hem de kullaniciya çeitli yönlerden bilgiler veren tanitmaliktir. Sözü edilen bilgiler dille verildii için bu dilin ilgililer açisindan anlailir olmasi gerekir. Her bilim dalinin kendine özgü terimleri vardir. Prospektüsler de çounlukla alaniyla ilgili terimlerle yazilmaktadir. Bu terimleri, eczacilar ve tip bilimiyle ilgilenenler bilmek zorunda olsalar da ilaçlari kullanan hastalarin terimleri -anlama hakki olmasina ramen- bilme zorunluluu yoktur. Durum böyle olunca ilaçlardaki tip ve eczacilikla ilgili terimleri hastalarin çou anlayamamaktadir. Kullanicilar,

okuduklarini ya da dinlediklerini anlamadiklarindan ikayetçi olsalar da onlarin sorunlari tam olarak çözüme kavuturulamamitir. Biz de çalimamizda çounlukla ikayetçi olunan bu dilin sözcüklerini `Türkiye'de Kullanilan laçlardan Seçtiimiz Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler' bölümünü dikkate alarak inceleyeceiz. Çalimada sirasiyla : `Prospektüslerde Geçen Sözcüklerin Geçi Siklii ve Orani Nedir?' `Prospektüslerde Geçen Sözcüklerin Türkçe ve Yabanci Dil Oranlari Nedir?' sorularina cevaplar arandi. Prospektüslerin anlailirlik düzeyi ile ilgili anket çalimasi deerlendirildi. Aratirmanin Amaci Aratirmamizin temel amaci, Türkiye'de satilan ve kullanilan ilaçlardan seçtiimiz prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki dili ve anlailirlik düzeyini ortaya koymaktir. Çalimada tip tarihi incelemeleri, tip terimlerinin Türkçeletirilmesi çalimalari, doktor-hasta ilikileri ve kullanicilar açisindan sözcüklerin anlailma durumu deerlendirilecektir. Bunun, Türkçe bilim dili ve tip bilimi Türkçesi ile ilgili yapilacak çalimalara katki salamasini diliyoruz.

2

Aratirmanin Önemi Salik, astronomi, matematik, teknolojiyle ilgili bilgilerini günden güne artiran insanolu, elde ettii yeni bilgilerini, hiç kukusuz, sözcüklerle ifade etmitir. Elde edilen gelimeleri paylamak isteyen baka bilim adamlari da bu sözcükleri ya aynen ya çevirerek ya da anadillerinin kurallariyla oluturulan yeni sözcüklerle dillerine aktarmilardir. Bilim ve sanat dalina ait olan yeni sözcüklerin kullanilii birçok dil için sorun olmutur. Sözcük ve terimlerin aynen alinmasi ise bu sorunun iddetini artirmitir. Bilinçli her bilim adaminin yeni bilgileri kendi dillerine uygun olan sözcüklerle karilamasi, bu sorunun çözümüne yardimci olacaktir. Bilim ve sanat dalina özgü olan sözcükler, çounlukla o dalin uzmanlarini ilgilendirmektedir. Bu durum, tip gibi dier insanlari da etkileyen bilim dallari için yeterli olmamaktadir. Tip ve eczacilik bilimlerinde, genellikle Latince ve Grekçe airlikli ortak tip dilinin kullanilmasi, bu alan diindaki kiilerin bu dili anlamasini güçletirmi ve bu yüzden sürekli eletirilmitir. Bu çalimamizda, ikayet edilen bu durumu prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki sözcüklerden yola çikarak somut bir ekilde ortaya koymaya çalitik.

Aratirmanin Hipotezi Bir dilin kullanicilari dillerinde geçen sözcükleri anlamak, yorumlamak ve kullanmak isterler. Çünkü, dil bir iletiim aracidir. Konuan ve dinleyen kiiler birbirlerini anlamazlarsa anlama ve anlama mümkün olmaz. Farkli dili konuan insanlarin birbirlerini anlamamasi buna örnek olarak verilebilir. Ne var ki iletiim sorunu yalnizca farkli dili konuanlar arasinda olmaz, ayni dili konuanlarin da böyle sorunlarla karilamasi mümkündür. Tip alaninda, özellikle alana ait bilgi aktarimlarinda, doktor-hasta-salik personeli arasinda çou zaman salikli iletiimler kurulamamitir. Bunun, tip dilinin Latince ve Grekçe airlikli olmasindan kaynaklandii düünülmü, ama buna yönelik sayisal verilere dayali yeterince çalima yapilmamitir.

3

Bu aratirmamizda, Türkiye'de kullanilan prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki sözcüklerden yola çikarak sürekli eletirilen ortak tip dilinin özelliklerini sayisal verilere dayali olarak incelemeye ve anket çalimasiyla da sözcüklerin anlailirlik düzeyini deerlendirilmeye çalitik. Aratirmanin Sinirliliklari 2003 laç Rehberi'ne göre, Türkiye'de yaklaik 2700 çeit ilaç vardir. Bu sayi ilaçlarin kapsül, tablet, flakon... gibi ekilleriyle yaklaik 4800'e çikmaktadir (Ommaty, 2003). Çalimamizin örneklemi 500 ilaç prospektüsünün uyarilar ve önlemler bölümüyle sinirlandirilmitir. Bu prospektüsler, `Tedavi Gruplarina Göre laç

Kullanim Oranlari' esas alinarak belirlenmitir. Bunlarin da en fazla satilan ilaçlar olmasina dikkat edilmi ve bunun için de eczacilarla birlikte çaliilmitir. Aratirmanin Yöntemi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümleri bilgisayar ortamina aktarildi. Seçilen prospektüsler, tedavi gruplarina göre, kendi içinde alfabetik siraya dizildi. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümlerinde geçen sözcükler sayildi ve bu sözcüklerin kökenleri sözlükler yardimiyla belirlendi. Sayim sonuçlari da tablo, grafik ve yüzde deerlendirmeleriyle desteklendi.

4

B R NC BÖLÜM TIP D L

1.1.Tip ve Dil Tek baina yaayamayacaini anlayan insanlar birbirleriyle anlamak için çeitli yöntemler bulmu ve bunlari zaman içinde gelitirmilerdir. Uzun yillar sonucunda oluturulan ve günden güne gelitirilen en önemli anlama araci ise dildir. Bütün duygularin, düüncelerin, bilgilerin aktarilmasinda olmazsa olmaz bir yere sahip olan dil, tip alani için de çok gereklidir. Tip, bir bilim dalidir. Bilimlerdeki gelimeleri ifade etme gücü gerek yapilarindan gerekse sözcük varliklarindan dolayi her dilde yoktur.Türkçe, bilim dili olmak için yeterli olgunlua ve içerie, yeni sözcükler türetilebilme özelliine sahip köklü bir dildir. Buna ramen, tarihin birçok devresinde yabanci sözcüklerin, terimlerin bilinçsizce kullanilmasina, yapisini ve anlailmazliini etkilemesine, zaman zaman kari koyamamitir. Uygurlar döneminde Sogdca, Çince, Moolca vd dillerden sözcükler alinmaya balami, slamiyet'in kabulünden sonra Arapça ve Farsçadan çok sayida sözcük ve dil kurali Türkçeye girmitir. Tanzimat'la birlikte Fransizca ve talyancanin etkisinde kalan Türkçe, günümüzde ngilizce bata olmak üzere birçok batili dilin etkisi altindadir. Dilimize giren sözcüklerin sayisi da yabanci sözcüklere karilik bulma yetersizlii, bu sözcükleri kullanma meraki, önerilen kariliklarin kullanilmamasi ya da yeni sözcüklerin yeterince duyurulamamasi gibi nedenlerle iyice artmitir. Bilimler, insanlarin daha iyi yaamasi için çaliir. Teknoloji ve bilgi nerede üretilirse üretilsin, gelitirilse gelitirilsin eninde sonunda bütün insanlara ulatirilmaktadir. Tip ise dorudan insan yaamini ve onun en öncelikli boyutta olan saliini ilgilendiren evrensel bir bilimdir. Bu yüzden, bunlar insanlara daha anlailir bir dille aktarilmalidir. Sayin Serdar Sander'in de söyledii gibi: `Dil, onu kullanan herkesindir. Bilimle uraan kiilerin, ben konuur, yazarim; anlayan anlar, anlayiiyla hareket etmemeleri gerekir' (Sander, 2003: 9-10). Aksi takdirde dilimize büyük zarar verilmi olur.

5

Sonuç olarak söylemek gerekirse, ne olursa olsun her insandan, kendi ana dilini kullanmasi, gelitirmesi beklenir. Çünkü, insanlari birlik halinde tutabilen en güçlü ba dildir. Ne kadar hakli olursa olsun, bu bai koparabilecek hiçbir mazeret kabul edilemez. Tip ve eczacilik sahasinda toplumun anlayacai bir dil kullanmanin, sanildii gibi, insanlara zarar vermeyecei, hatta tip uzmanlarinin hastalari bilgilendirme sürelerini kisaltacai ve bilinçli hasta sayisini artiracai için faydali bile olabilecei söylenebilir. Bu görü de tipta anlailir bir dil kullanmadan kanitlanamaz. Maalesef, bu durum, tip uzmanlarinin ve eczacilarin ortak dile siki sikiya sahip çikmalarindan dolayi hiç anlailmami ve böyle devam ederse hiç anlailmayacak bir sorundur. 1.2. Dil Bilim ve Tip Dili Dil, insanlarin bütün etkinliklerini birbirlerine bildirmek için kullandiklari bir iletiim araci iken dil bilim bütün dillerin ortak özelliklerini, sorunlarini, yapilarini inceleyen bir bilim dalidir. Yalniz sesleri, sözcükleri deil; kiilerin duygu, düünce, yaadiklari yer, eitim durumlari ... gibi özelliklerinin dili kullanmalarini, anlamalarini, söz varliklarini ne kadar etkilediini de inceler. Dallarini, toplum bilimden anlam bilime kadar genileten dil bilim, iletiim konusuyla da çok yakindan ilgilenmektedir. letiimin verimli olabilmesi için alicinin da vericinin de birbirini tam olarak ya da tama yakin derecede anlamasi gerekir. Salikli bir iletiimin olmadii yerde hiçbir sorun çözülemez. nsan yaaminda çok önemli bir yeri olan tip alaninda dilin önemi büyüktür. Iil Açikalin'in da doktora tezinde belirttii gibi tip dilindeki terimlerin anlailirlii sanildii gibi hastalarin eitim durumlari, bilgi düzeyleri ile yakindan ilgili deildir. Çünkü, bu dili genellikle bu ve buna yakin bilim dallariyla uraanlar anlamaktadirlar (Açikalin, 1995:27). Her ne kadar tip dili, uzmanlar arasinda kullanilan ortak bir dil olsa da bu durum hastalarin bilgilendirilmeyecei, onlarin gelimelerden haberdar olmayacai anlamina gelmez. Çünkü, salik konusu yalnizca tip uzmanlarini deil, tüm insanlari ilgilendirmektedir. Salik problemleri için salik kuruluuna giden hastalar ile doktorlar, eczacilar ya da dier salik personeli arasinda her zaman iletiim olmaktadir. Bu iletiimde de hasta, iletiimin en önemli ögelerinden biri yani alicisi konumundadir. O da bilgilenmek ve kendi veya

6

yakiniyla ilgili problemi örenmek istemektedir. Bu bilgilendirme ise maalesef, her zaman memnuniyetsizlik ve anlamazlikla sonuçlanmaktadir. Aratirma alanini günden güne gelitiren dil bilim, dildeki sorunlari en aza indirmek için tibbin çeitli alanlarindan yararlanarak kendi çalimalarini

hizlandirmi; hatta tip dilini de ayni yöntemlerle incelemeye bile balamitir. 1.3.Sözlü Dil ve Tip nsanlar, ya sözlü ya da yazili olarak birbirleriyle iletiim kurarlar. Sözlü dil, dilin konuma esnasinda kullanilmi biçimidir. Konuma, hem kolay hem de çounlukla hazirlik gerektirmedii için insanlarin en çok tercih ettii bir iletiim yoludur. Tip alaninda da hastalarin prospektüsleri veya dier tip kaynaklarini okumalarini saymazsak, hastalar ile uzmanlar arasinda genellikle sözlü iletiim gerçekleir. Sözlü dil, günlük konuma dili olduu için, yazi diline göre daha sade ve daha açiktir. Tipta kullanilan sözlü dil, basitçe doktor-hasta, salik personeli-hasta, eczacihasta iletiiminde kullanilan dil olarak ayrilabilir. Doktor-hasta arasinda kullanilan dil de çounlukla hastayla-doktor arasindaki tibbî danimayi içerir. Hastanin doktorla veya dier salik personeli ile salikli iletiim kurmasinda onun kiilik özelliklerinin -eitim seviyesi, sosyal düzeyi gibi- etkili olduu düünülse de tip dilinin genellikle ilgililer tarafindan anlailiyor olmasi buna çounlukla engel olmaktadir. Ayni ekilde tip dilini kullanan doktorun da hastasinin sorularini onun anlayacai ekilde cevap vermemesi ya da verememesi doktor-hasta iletiimini olumsuz yönde etkilemektedir. Sözlü dil, insanin günlük konuma dilidir. Dilimize giren yabanci sözcükler evde, sokakta yani her yerde karilailacak ekilde oldukça artmitir. Tabiiki bunun sonucunda da insanlarin birbirlerini anlamasi da güçlemitir. Terimler, bilimlerin örenilmesini kolaylatirsa da bunlarin bir an önce ana dile çevrilmesi ve kullanilmasi gerekir. Çünkü, çounlukla kendi yazim özellikleriyle dilimize giren sözcükler, dilimizi zenginletirmez, ona zarar verir.

7

1.4. Yazi Dili ve Tip Yazili dil, yazili anlatimda kullanilan dildir. Bu dil, kullanilan sözcüklerin yazilii, noktalama ve yazim özellikleri gibi uyulmasi gereken kurallari olduu için sözlü dil gibi esnek olmayan bir dildir. Yazi dilimizde stanbul Türkçesine uymak zorundayiz. Bu durum, okuma ve yazmada herkesin birbirini anlamasina yardimci olur. Latince, Grekçe, Fransizca, ngilizce ve Arapça sözcüklerin sikça kullanildii Türk tip dilinde ise yazi dili özellikleri farkliliklar göstermektedir. Sözcüklerin farkli ekilde yazilmalari, noktalama iaretlerine dikkat edilmemesi, cümle kurallarina yeterince uyulmamasi bunlarin birkaçidir. Aslinda yazi dili, Yaman Örs'ün de dedii gibi `sözlüe bakma, yazdiklarimizi gözden geçirme, bakalarina danima firsati verdii için' (Örs, 1972: 318) hata oraninin az olmasi beklendii bir dil olmasi gerekirken tip dilinde, bata sözcüklerin yazilimi olmak üzere, genellikle bir birliktelik yoktur. Bu gerçei, Tip'ta Türkçe makalesinde: ` ngilizce, Almanca, Fransizca... gibi dillerde her terimin tek bir biçimi, tek bir yazilii, tek bir okunuu vardir... Bizde ise infeksiyon diyen de var enfeksiyon diyen de. Hipertansiyon diyen de var, haypirtenin diyen de var, hay blad preir diyen de var.' eklinde dile getiren Cengiz Büker sözlerini öyle bitirir: ` ... ama Türk doktoru bunu pek güzel kullanabilmektedir. Çünkü, dil kaygisi yoktur; bu karmaadan da rahatsiz olmamaktadir' (Büker, 1996: 7). Tip dilinin yazilmasinda karilailan bir dier sorun da çeviri Türkçeden kaynaklanan sorundur. Tiptaki gelimelerin alindii diller, Türkçenin yapisindan farkli olduu için çeviri yapan kiilerin dilimizin özelliklerini iyi bilmeleri gerekir. Çevrilen sözcüklerin bazen okunduu gibi bazen de yazildii gibi alinmasi Türk tip dilinde yazim birliinin olumamasinin yaninda onlarin farkli sözcükler eklinde algilanmasina da neden olmaktadir. Hem yazi hem konuma dilindeki tip dili, birbirinden farkli yanlilik ve yabanci sözcükle dolu, belli bir kurali olmayan çok sorunlu bir dildir. Bunlarin tek çözümü de dilimizi sevmekten ve onun özelliklerini bilmekten geçmektedir. Çünkü, insan tanimadiina, bilmediine, özellikle sevmediine sahip çikmaz.

8

1.5. Klinikte Kullanilan Dil Klinik, hastalarin ya yatarak ya da ayakta muayene olduklari yerdir. Türkçe Sözlük'te de: `Hasta bakilan yer, hekim olacak örencilerin hasta bainda

uygulamali olarak ders gördükleri hasta kouu.'(TS, 1988: 880) olarak tanimlanmaktadir. Baka bir deyile klinik, tip biliminden yararlanmak isteyenlerin, tip dilini en fazla duyduklari yerdir. Hatta, buralarda fazlaca bulunmak zorunda olan hastalarin, bazi tip terimlerini bile örenmeye baladiklari bilinmektedir. Bu yüzden, tip dilini duyan insanlar, salikla ilgili bir yerde bulunduklarini, konuanlarin doktor olduunu, kurumun hastane olabileceini rahatlikla söyleyebilmektedirler. Hastalarin doktor ya da dier salik personeliyle birebir iletiim kurduu yer olan klinikte, hasta-doktor veya hasta-salik personeli iletiimi daha çok açiklayici veya genel bilgiye dayanmaktadir. Tip dili Latince ve Grekçe airlikli ortak bir dil olduu için hastanin verilen bilgileri anlamasinda onun eitim durumu, yai gibi özellikleri de çounlukla yararli olmamaktadir. Bundan dolayi ya hastalar doktora veya salik personeline rahatlikla soru soramamakta ya da onlarin verdii bilgileri tam olarak anlayamamaktadir. Bu da klinikte çeitli iletiim sorunlarinin yaanmasina neden olmaktadir. Kullanicilar arasinda anlama ve anlatma kolaylii salayan tip dili, Türkçe kariliklari olsa bile tibbi terimlerin çokça kullanildii, eski ve ölü dil olan Latince ve Grekçenin yaatilmaya çaliildii karma bir dildir. Buna ramen, bu dili, herkes bilmek ve anlamak zorunda deildir. `Kendileri bile zorla örenen doktorlarin' (Örs, 1972: 318) bu dili örendikten sonra, tip dili evrensel bir dildir, anlayiiyla terimlerin Türkçe kariliklarini kullanmamasi ve zaman zaman da kullanmamakta israr etmesi, açiklanmaya muhtaç bir sorundur. Klinikte, doktor-hasta iletiiminde kullanilan tip dili, çou kii tarafindan anlailmamaktadir. Bu durum, ilaçlarin kullanimi hakkinda bilgi veren prospektüsler için de geçerlidir. Tip dilinin anlailmamasi, kullandii ilaçla ilgili bilgi sahibi olmak isteyen hastalarin saliklarini da tehlikeye sokmaktadir. Salik, önemli bir konu olduu için bu sorunun bir an önce giderilmesi ve tip dilinin daha anlailir bir hale getirilmesi gerekir. Türk tip dili ile ilgili yapilan aratirmalarin sonuçlarindan yararlanmak, dilin önemini ve birletirici gücünü kavramak, yabanci sözcükler yerine

9

Türkçe kariliklar kullanmak bu sorunun çözümünü hizlandiracaktir. Yine, tibbî çalimalarin açik bir ekilde yazilmasi da tip dilinin anlailirliina katki

salayacaktir. Yazim kurallari ve noktalama iaretlerine dikkat edilmesi de yazimda birlik oluturacak ve tip dilinin anlailirliini artiracaktir. Tip dilini anlamayan hastalar, anlamadiklari, anlailmadiklari bir yere gitmekten de oldukça çekinmektedirler. Akilli laç Kullanimi Üzerinde Bir Pilot Çalima adli anket çalimasina göre `Hekime bavurmadan ilaç alirim diyenler %75.5; Hekime Bavurmadan laç Almam diyenlerin % 24.5' olmasinin nedeni (Özçelikay, 2001: 13) -ankette söylenmese de- buna balanabilir. 1.6. Ses Bilim, Dallari, Konulari Ses bilim, insan dilinin seslerini ve dillerin ses yönünü inceleyen bir bilimdir. Dorudan doruya sözlü dile, konuulan dile eilen, onun sesleri üzerinde duran geni bir dil bilim dalidir (Aksan, 1998: 9). Tip dilinde de kullanilan sözcükler, seslerden olutuu için bu bölümde ses bilim ve onun, konumuzla ilgili olan, alt dallari hakkinda kisaca bilgi verilecektir. 1.6.1. Fizyolojik ses bilim nsan dilinin inceliklerini kavrayabilmek, seslerini taniyabilmek için konuma ilemini gerçekletiren çeitli organlarin yapisi ve ileyiinin iyice bilinmesi gerekir. Bunun yaninda seslerin nasil olutuu da önemli bir konudur. Anatomi ve kulak, burun, boaz hekimlii alaninda elde edilen bilimsel ve teknik gelimelerle fizik, özellikle akustik dallarinin verilerinden yararlanarak konuma ve iitme konularinda yapilan deneyler birçok bilginlerce ayri bir uzmanlik alani olarak ortaya çikmi ve fizyolojik ses bilimin çatisi altinda birletirilmitir. Fizyolojik ses bilimde özellikle konumayi gerçekletiren organlarin yapisi, nitelikleri incelenmektedir. En az iki kii arasinda gerçekleen konuma ileminde, beyinle konumayi salayan organlar arasinda, seslerin çikarilii, onun dinleyici(ler) tarafindan algilanii yönünden balantilar olmaktadir. Seslerin olumasinda hava, diyafram, girtlak, ses telleri, ses yarii (glottis), damak, yutak, dil rol oynamaktadir (Aksan, 1998: 15-20).

10

1.6.2. Söyleyi ses bilimi Hastalarla tip bilimi uzmanlari arasindaki iletiim, çounlukla konuarak gerçeklemektedir. Konumada da bilindii gibi seslerden yararlanilir. Tip dili, dilimizin yapisindan farkli sözcüklerden olumaktadir. Bu yüzden, toplum, tip dilinde geçen sözcükleri bilmedii gibi, seslendirmekte de zorlanir. Dil bilim, dildeki seslerin özelliklerini de inceler. te, dildeki seslerin çikarili biçimleri ve

niteliklerini inceleyen dil bilim bölümüne söyleyi ses bilimi adi verilmektedir. `Söyleyi, konumayi salayan hareketlerin tümü olarak tanimlanmaktadir. Dar anlamda, dil seslerini çikarma olayidir' (Wangler, 1972: 125). Bu, diyafram, kaburgalar ve göüs kaslari araciliiyla akcierden gelen basinçli havanin soluk borusundan geçip girtlaa ulatii sesleme ilemi ile balamakta, geniz, aiz, damak, dil, di, dudak araciliiyla tamamlanmaktadir (Aksan, 1998: 22-23). 1.6.3. Dinleyi ses bilim Doktorlarin, salik personelinin ve eczacinin tavsiyelerini genellikle

dinleyerek örenen hasta ya da bu bilgileri kullanan kii, iletiimde alici konumundadir. letiimin salikli olabilmesi için de aliciyla vericinin birbirini anlamasi gerekir. Aksi halde bir iletiimden söz etmek mümkün olmaz. Dil bilimin, inceledii konulardan birisi de ses bilimin yeni bir dali olarak benimsenen dinleyi ses bilimidir. Bu alt bilim dali, dil seslerinin duyulmasini salayan duyma organlarimizin yapisi, ileyii ve duyma ileminin nasil gerçekletiini inceler. Dinlenilenin beyne ulamasina duyma denir. Bu da kulain, dikulak, ortakulak, içkulak bölmelerinin yardimiyla oluur (Aksan, 1998: 56). Bu bölümlerin görevini yapamamasi da özellikle sözlü iletiimin gerçeklemesini engeller.

11

1.7. Türk Tip Dilinin Tarihsel Geliimi Salik ile ilgili çalimalarin insanlik tarihi ile baladii düünülse de hastaliklarla ilgili etkenlerin insanlardan önce de dünya üzerinde olduu görüü, kemik fosillerinin incelenmesiyle, airlik kazanmaya balamitir (Castiglioni, 193: 20). Salii bozulan insanolu, onu eski haline getirmek için sürekli kafa yormu ve inançlarindan, sihirden, bitkilerden yararlanarak kendisini tedavi etmeye çalimitir. Bu çalimalarinin sonucunda da çeitli tedavi yöntemleri ortaya çikmi ve tip ve eczacilik bilimleri domutur. Buna ramen günümüzde hâlâ tedavi olmak için tip diinda sürdürülen tedavi araçlarindan, bitkilerden de yararlanilmaktadir. Hastaliklari tedavi etmek için ortaya çikarilan tedavi yöntemleri uzun süre önce sözlü olarak kullanilmitir. Yazili dillerin gelimelerine bali olarak yöntem ve araç bilgilerinin kitaplarda yer almaya baladii görülür. Daha ileri gelimeler tip bilimini ve terminolojisini ortaya çikarmi ve böylece bu bilime özgü terimler domutur. Bugün, Latince bata olmak üzere Bati dillerinin etkisinde olan Türk tip dilinin aksine kültürel zenginliimize bali olarak geçmite dilimizde salikla ilgili pek çok Türkçe sözcük kullanilmitir. Buna bali olarak zengin bir Türk tip dili gelimi ve Türk Dilleri Sözlüü de denilen Divan-i Lügati't-Türk'te Türkçe tip terimlerine de yer verilmitir (Yurdakök, 2002: 91). Ayni zamanda, Uygurlardaki tibbi aratiran Süheyl Ünver de Uygurcada çok sayida Türkçe tip terimi tespit etmitir (Ünver, 1936: 8). slamiyet'in kabulünden sonra ise tip terimleri için Arapça ve Farsça sözcükler kullanilmitir. Bunun sonucunda dönemin Ebubekir Razi, bn-i Sina, Farabi gibi tip bilginleri, eserlerini Arapça ve Farsça sözcüklerle yazmilar ve bundan dolayi da çou aratirmaci tarafindan Arap ve ranli sanilmilardir. Bu durum Osmanli Devleti'nin balangicinda da ayni ekilde devam etmi, hatta o kadar ileri boyuta varmi ki I.Murat ve Yildirim Bayezit döneminin doktoru olan Haci Paa Teshil (Bakilik) adli kitabinin önsözünde, bu kez yapitini herkesin anlamasi için Türkçe yazdiindan dolayi okuyucularindan özür dilemek gereini duymutur (Adivar, 1982: 24). Bunun yaninda, Arapça ve Farsçanin Türkçe üzerinde etkilerinin günden güne artmasindan rahatsiz olan tip bilginlerinden Hekim Bereket, Tuhfe-i

12

Mübariz'de, (Yurdakök, 2002: 96) erafeddin Sabuncuolu da Mücerrebname'de (www.kabatasmezun.com) Türkçe tip terimlerini kullanmaya önem vermilerdir (Baytop, 1984: 31). Yine de bu çalimalar tip dilinin Türkçelemesini salayamamitir. Bati tibbi ile ilgili ilk ilikiler 17. yüzyilda ortaya çikmaya balamitir.

Suphizâde Abdülaziz, bu yüzyilin en önemli doktoru Hermann Boerhave'nin Aforazlari'ni Türkçeye çevirirken Latince terimlerin çounu da olduu gibi dilimize aktarmitir. Buna karin, anizade Ataullah da bazi tip kitaplarini Türkçeye uygun olarak aktarmi ve eserlerini Türkçe yazmitir. Böylece tip dilinin geliimine büyük katki salamitir. II. Mahmut döneminde kurulan Tiphane ve Cerrahname'de tip öreniminin Türkçe yerine Fransizca olmasini padiah öyle açiklamitir: `imdi bizim dilimizde, kitaplarimizda salik bilimi yok mu ki onu yabanci bir dilde okuyalim, sorusunun zihninizde canlandiini biliyorum.Bu konuda size katilmakla birlikte,... bu sorunun yakin bir gelecekte giderilmesini bekliyorum. ... Bizim bir yandan ordu ile ülkenin gereksinme duyduu doktorlari yetitirip gerekli hizmetlerde kullanirken bir yandan da salik bilimini tümüyle dilimize alip gerekli yapitlari Türkçe olarak ortaya koymaya çaliip çaba göstermemiz gerekmektedir' (www.kabatasmezun.com). II.Mahmut'un söyledii ekilde eitim alan doktorlar, Batidaki gelimelere göre yetitirilmi ve gerekli yerlerde kullanilmi olsalar da tip dilinin Türkçeletirilmesi konusunda üzerlerine düen görevleri yeterince yerine getirmemilerdir. Tip dilinin bugünkü durumu bunu, açikça göstermektedir. 1870 yilinda Kirimli Dr. Aziz dris bata olmak üzere birkaç doktorun çabasi sonucunda, tip eitiminin Türkçe olmasina karar verilmitir. O güne kadar, Fransizca olan eitim yerini Türkçeye birakmitir. Bu, anlamli gelimeye ramen, Türkçe, ortak tip dilinin cümlede kullanilmasini salayan bir dil olmaktan öteye geçememitir. I. Dünya savaindan sonra tip dili ngilizcenin etkisi altina girmitir. Tip terimleri ngilizce ekilleriyle alinmaya, söylenmeye ve yazilmaya balamitir. Bunun sonucunda, tip dili, Arapça, Farsça, Fransizca, Latince, ngilizce kariimi karma bir dil olmutur. Bu durum, günümüzde de deimeden devam etmektedir.

13

Tip dilinin karma bir dil olmasi dilciler bata olmak üzere bazi tip uzmanlarini da rahatsiz etmitir. Bunun sonucunda tip dilini Türkçeletirilme çalimalari yapilmitir. Tip dilinin sorunlari dilcilerin ve doktorlarin katildii kurultaylarda tartiilmi ve çözüm yollarina ulailmitir. Bu amaçla Türk Dil Kurumu da tip terimleri kolu kurmu ve terimlerin Türkçeletirilmesi konusunda pek çok doktorla ibirlii yapmitir. Kullandiklari dilin gittikçe airlatiindan endie eden gönüllü doktorlar da tip dili konusunda çalimalar yapip, terimlerin Türkçeletirilmesi gerektiini vurgulamilardir. Bu konuya, Tevfik Salam, Ali Ulvi Elöve, efik brahim çil, Yaman Örs, Rütü Ergun, erafettin Canda, Süreyya Ülker ... gibi doktor ve edebiyat öretmenlerinin büyük katkisi olmutur. Terimleri Türkçeletirme çalimalari sonucunda sözlükler oluturulmu, makaleler ve kitaplar yazilmitir. Saim Ali Dilemre'nin `Hekimlik Dili Terimleri', Zeki Zeren'in `Anatomi Sözlüü', efik brahim çil ve Ali Ülvi Eliöve'nin `Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme'si, TDK çatisi altinda oluturulan `Hekimlik Terimlerini Türkçeletirme Yarkulu'nun hazirladii `Hekimlik Terimleri Kilavuzu', Süreyya Ülker'in `Ülker Tip Terimleri Sözlüü' sözlük eklinde hazirlanan kitaplardan bazilaridir. A. Cengiz Büker'in yazdii `Tip'ta Türkçe', erafeddin Canda'nin kaleme aldii `Tip Dili' ve `Tip Dilinin Türkçeletirilmesi', Yaman Örs'ün doktorlarin dilini ve Türkçeyi anlattii `Tip Dili, Doktorlarin Dili ve Türkçe', Serdar Sander'in dergilerde yayimlanan tibbî makalelerin dilini inceledii `Yazdiimiz Dil' ve Rütü Ergun'un `150 Yillik Hekimlik Dilimize Genel Bir Baki' ... gibi çalimalari, tip dili hakkinda yazilmi makalelerden birkaçidir. Kendisi doktor olmadii halde tip dili ile ilgili çalima yapan Cemal Mihçiolu'nun çalimasi Kültür Bakanliinca `Türk Hekimlik Dili' adi altinda yayimlanmitir. Tip dilini Türkçeletirme çalimalari sonuç vermi tip dilinde Türkçenin kullanilabileceini gösteren çalimalar da yapilmitir. Bir kalp uzmani olan Dinçer Uçak'in 1979 yilinda yazmi olduu `Kalp Yetersizlii' adli kitabi buna bir örnektir. Bu çaba, TDK'nin dikkatinden kaçmami ve kurum, baarisindan dolayi, Dinçer Uçak'i TDK bilim ödülü ile ödüllendirmitir (www.kabatasmezun.com).

14

Kisacasi, Türk tip tarihinde, tibbî eserlerde Türkçe kullanilmasi zaman zaman özendirilse de bu kalici ve sürekli olmamitir. Arapça, Farsça, Fransizcadan sonra günümüzde de ngilizcenin etkisi altina giren Türk tip dili hâlâ anlailmayan ve Türkçeletirilmeyi bekleyen bir dil olma özelliini sürdürmektedir. Terimlerin Türkçeletirilmesi gerekli ama yeterli deildir. Tip bilimi ile ilgili yazilarda ve konumalarda Türkçe terimler kullanildikça ve bunlarin kullanilmalari tevik edildikçe çabalar sonuç vermi olacaktir. Bunun için, de tip uzmanlarina büyük görevler dümektedir.

15

1.8. Prospektüs Nedir? Bu balik altinda prospektüsün tanimi, özellikleri, bölümleri, dili konusunda kisa bilgiler verilecektir. 1.8.1 Tanimi, özellikleri Fransizca kökenli bir sözcük olan prospektüs, Türkçe Sözlük'te, `tanitmalik, tarife' eklinde tanimlanmaktadir (TS, 1988: 1201). 1262 sayili spençiyari ve Tibbi Müstahzarlar Kanunu, 3359 sayili Salik Hizmetleri Temel Kanunu ile 181 sayili Salik Bakanliinin Tekilat ve Görevleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararnameye dayandirilarak hazirlanan Beeri Tibbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme

Yönetmelii'ne göre prospektüs, `Hasta bilgilendirme broüründen farkli olarak beeri tibbi ürünün endikasyonu, kontrendikasyonlari, yan etkiler/ advers etkileri, uygulama yolu ve ekli ile benzeri hususlarda bilimsel bilgileri içerir ekilde uygulayici doktor veya salik personeline yönelik hazirlanmi bilgilendirici ürün materyalidir' (www.saglik.gov.tr. ). Adi geçen yönetmelikte prospektüsün doktor ve salik personeline ait olduu yazilmakta ise de Hekim baka türlü tavsiye etmemise ya da Beklenmedik bir etki gördüünüzde doktora daniiniz gibi ifadeler kullanicilari içine almaktadir. Bundan dolayi, kullanicinin da ilaç konusunda bilgilenmesini salayacak bir açiklamanin ilaçla birlikte kullaniciya verilmesi gerekir. 1.8.2. Bölümleri Ambalajlama Yönetmelii'ne göre, hasta bilgilendirme broüründen farkli olarak hazirlanan prospektüste, aaida verilen bilgiler bulunmak zorundadir: a) Ürünün ismi ve farmasötik ekli, b) Formülü, c) Farmakolojik özellikleri (Farmakodinamik ve farmakokinetik özelliklerin kisa bir özeti), d) Endikasyonlari ve kontrendikasyonlari, e) Uyarilar/ önlemler, gerekiyorsa çocuklar, gebeler, emzikliler, yalilar ve özel durumlar için ek uyarilar, f) Yan etkiler/Advers etkiler,

16

g)"BEKLENMEYEN B R ETK BAVURUNUZ" uyarisi,

GÖRÜLDÜÜNDE DOKTORUNUZA

h) laç etkilemeleri ve dier etkilemeler, i) Varsa geçimsizlikleri, j) Kullanim ekil ve dozu, -Dozu, yetikinler ve endike ise çocuklar için bir defalik doz ve doz aralii belirtilerek, ilacin özelliine göre çocuk dozlari mg/kg, mg/cm2 veya yaa göre bildirilecektir. Gerektiinde tedavi süresi, "doktor tarafindan baka ekilde tavsiye edilmedii takdirde" kaydi bulunacaktir. - Maksimal doz, - Uygulama yolu ve ekli, - Uygulama siklii ve varsa spesifik uygulama zamani, - Tedavi süresinin sinirlanmasi gerektiinde tedavi süresi, - Doz atlandiinda ne yapilmasi gerektii, - Gerekiyorsa, ilacin kesilmesi sirasinda izlenecek yol, - Kullanima ilikin uyarilar, k) Doz aimi halinde alinacak tedbirler ve varsa özel antidotu, l) Saklama koullari, m) Ticari takdim ekli ve ambalaj muhtevasi, n) Piyasada mevcut dier farmasötik dozaj ekilleri, o) Ruhsat sahibinin isim ve adresi, p) Ruhsat tarihi ve numarasi, r) malat yeri isim ve adresi, s) Reçeteye tableti olup olmadiina dair ibare, t) Prospektüsün son güncellenme tarihi (Akalin, 1996: 122).

17

1.8.3. Dili Prospektüsler, doal olarak tip ve eczacilikla ilgili terimlerin çok fazla

kullanildii tanitmaliktir. Prospektüslerin dili ile ilgili gelimelere bakildiinda önceleri Grekçenin sonralari Latincenin etkisi görülür (Cankur, 2002: 30). Bu durum Türk tip dilini de dorudan ilgilendirmektedir. Reçeteli veya reçetesiz olarak satilan tüm ilaçlarin prospektüslerinde birçok tibbi terim vardir ve bunlarin bazilari hayati öneme sahiptir. Bu tür sözcüklerin anlailmamasi, zaman zaman insan saliini da tehlikeye düürmektedir. Anlailmamaya bali sorunlarin en aza indirilmesi için tip dilinin Türkçeletirilmesi gerekir. Her ne kadar uzmanlar, prospektüslerde anlailir bir Türkçe kullanmanin bazi durumlarda hastalari endielendireceini savunsa da özellikle kullaniciya yönelik bilgilerde, Türkçe terimlerin kullanilmasinin bilinçli hasta sayisini artiracaina ve onlarin bilgileri kolaylikla anlamasini salayacaina inaniyoruz. Yakin dönemlerde basinda, prospektüslerin Türkçeletirilecei konusunda haberler (Çelebi, 1998: 1; www.istabip.org.tr.; www.zaman.com.tr.) çikmitir. Buna ramen, tip terimlerinin Türkçe kariliklari prospektüslerin çounluunda hâlâ kullanilmamaktadir. Yine bu haberlerde, ilaçlarda hasta kullanma talimati ile tipla ilgili tüm bilgilerin anlailir bir ekilde yazilacai Salik Bakanliinca bildirilmitir, ama bu deiiklikler de prospektüslerde görülmemektedir. Tüm olumsuzluklara ramen, tip terimlerine yönelik Türkçeletirme çalimalari dilimiz adina umut vericidir. Bunun bir an önce uygulamaya konulmasi bata ilaç kullanicilari olmak üzere dilini seven herkesi sevindirecektir. 1.9. Seçtiimiz Prospektüsler ve Özellikleri ncelememizde kullandiimiz 500 prospektüsü `Tedavi Gruplarina Göre laç Kullanimi'na göre oranlayarak seçtik. Bu tablo aaidaki gibidir:

18

Tablo 1.1:Tedavi Gruplarina Göre laç Kullanim Oranlari

Tedavi Gruplari Antibiyotikler Ari Kesiciler Romatizma laçlari Souk Alginlii ve Öksürük laçlari Vitamin, Mineral, Kan Yapici laçlar Deri Hastaliklari laçlari Sindirim Sistemi laçlari Kalp ve Damar Hastaliklari laçlari Hormonlar Kulak, Burun, Boaz ve Göz Hastaliklari laçlari Sinir Sistemi laçlari Spazm Çözücüler Astim laçlari Antihistaminikler Laksatif Tansiyon Düürücü ve Diüretik laçlar Antidiabetik Parazit Dier

Yillar 1999 20,4 13,2 10,2 8,9 7,2 5,2 5,0 4,4 4,0 4,1 2,9 1,7 1,3 1,4 1,0 1,0 0,9 0,8 6,3

2000 19,0 12,0 11,0 8,6 7,3 5,3 5,3 4,8 4,3 4,2 3,2 1,7 1,4 1,3 1,0 1,0 1,0 0,8 6,8

2001 18,2 12,1 11,6 7,9 6,5 5,4 5,2 5,5 4,5 4,4 3,5 1,7 1,5 1,3 1,1 1,1 1,1 0,7 6,7

www.ieis.org.tr `Türkiye'de laç Endüstrisi Geliim Projeksiyonu' Aratirmamizda belirlediimiz 500 prospektüsü, bu oranlari dikkate alarak gruplandirdik. Bu oranlama sonucunda, incelememizde, 91 tane antibiyotik, 58 tane ari kesici, 42 tane romatizma ilaçlari, 32 tane souk alginlii ve öksürük ilaçlari, 34 tane vitamin, mineral, kan yapici ilaçlar, 30 tane deri hastaliklari ilaçlari, 31 tane sindirim sistemi ilaçlari, 25 tane kalp ve damar hastaliklari ilaçlari, 18 tane hormon, 25 tane kulak, burun, boaz ve göz hastaliklari ilaçlari, 19 tane sinir sistemi ilaçlari, 8 tane spazm çözücüler, 8 tane astim ilaçlari, 12 tane antihistaminik ilaçlar, 7 tane laksatif grubu ilaçlar, 16 tane tansiyon düürücü ve diüretik ilaçlar, 5 tane antidiyabetik ilaçlar, 4 tane parazit grubu ilaçlar, 34 tane dier ilaçlarin prospektüsleri kullanilmitir ( laçlar hakkinda detayli bilgi için bkz. ek 1'e). Bu prospektüslerin, en fazla satilan ilaçlarin prospektüsü olmasina dikkat edilmi ve bunun için de üç eczaciyla çaliilmitir.

19

K NC BÖLÜM NCELEME

Çalimamizin inceleme bölümünde, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünün söz varlii, bu bölümde geçen sözcüklerin Türkçe ve yabanci sözcük oranlari deerlendirilmeye çaliilacaktir. 2.1. Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünün Söz Varlii Bu balik altinda prospektüslerde kullanilan sözcükler, bunlarin geçi sikliklari ve oranlari incelenmeye çaliilacaktir. 2.1.1.Söz varlii Dil, bir milletin kültür, bilim ve ideallerinin saklandii kiymetli bir hazinedir. Bundan dolayi, bir milleti tanimak için diline bakmak genellikle yeterlidir. Çünkü, dile yansimayan hiçbir deiiklik yoktur. te, bir dilin sahip olduu atasözü, deyim, terim, kaliplami sözlerin hepsine söz varlii denilmektedir. `Bir dilin söz varlii, yüzyillar boyunca ortaya çikan ses, biçim, söz dizimi ve anlam deiikliklerini yansitmakta, hangi dillerin etkisiyle, ne türden deiimlerin gerçekletiini göstermektedir' (Aksan, 1996: 11). `Bir dil, yerli ve yabanci sözcüklerden olumutur. Yerli sözcüklere temel söz varlii ya da çekirdek sözcükler de denilmektedir' (Aksan, 1996: 26). Temel söz varliindaki sözcükler, insan yaaminda birinci derecede önemli olan, insana ve çevresine ilikin önemli kavramlari yansitan sözcüklerdir: Gitmek, yemek, uyumak, akrabalik adlari gibi. Bir dildeki yabanci sözcükler, o dili kullanan kiilerin hangi uluslarla iliki kurduunun kanitidir. Dilimize giren yabanci sözcüklerin bir kismi tamamen Türkçelemi yabanci biçimleriyle kullanilirlar. Sayin Doan Aksan bunlari: `Sözcükbilimde aliilmi terimleriyle yerlemi yabanci sözcükler duvar (<Far. dîvar), surat (Ar. sûret), ortanca (< Holl. Hortensia) gibi ve yerlememi yabanci sözcükler yani dilin ses eilim ve kurallarina uymayan, yabanciliini hemen hissettiren öeler (oksijen, devalüasyon, lokomotif ... gibi)' (Aksan, 1996: 29) olarak

20

ikiye ayirmaktadir. Bilim, sanat, matematik, edebiyat gibi alanlarda kullanilan özel sözcükler olan terimler de bir dilin söz varliini oluturan ögelerdendir. Terimlerin bazilari günlük konuma içerisine girerek terim özelliklerini yitirmilerdir. Prospektüslerde, Latince ve Grekçe sözcüklerin yaninda Arapça, Fransizca, ngilizce sözcükler de kullanilmaktadir. Adi geçen dillerin yapilarinin dilimizin yapisindan farkli olmasi, onlarin anlailmasi, seslendirilmesi, örenilmesini güçletirmi ve bu da her zaman sorun olmutur. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde 4325 sözcük toplam 64671 kez geçmitir. Bu sözcüklerin bazilari bir kez kullanilirken bazilari da- ve balaci gibi- iki binin üzerinde kullanilmitir. Biz aaidaki listede en sik kullanilan yüz sözcüün geçi sikliklari ve oranlarini verdik. Bütün sözcüklerin geçi sikliini vermek mümkün olsa da çou sözcüün az sayida kullanilmi olmasi, onlarin genel toplam içinde çok küçük deerli kalmasina neden olduundan ayrica gösterilmemi toplu olarak dierleri içinde deerlendirilmitir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en sik geçen 100 sözcüün geçi siklii ve orani aaidaki tablodaki gibidir:

Tablo 2.1: Prospektüslerde Geçen Sözcüklerin Geçi Siklii ve Orani NO SÖZCÜKLER GEÇ SAYISI GEÇ ORANI %

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18

ve oltedavi hasta kullanilkullanim bu ilaç veya gebeIik ile doz bir(B.Sif.) etki ediIdurum anne görül-

2229 2092 1136 1062 940 806 751 734 734 585 562 542 495 486 446 431 407 400

0,0344 0,0323 0,0175 0,0164 0,0145 0,0124 0,0116 0,0113 0,0113 0,0090 0,0086 0,0083 0,0076 0,0075 0,0068 0,0066 0,0062 0,0061

21

19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63

neden gibi yapilböbrek dikkat dikkatli dier süt fonksiyon reaksiyon karacier sira çocuk uzun daha bir(sayi) da+ de uygulangerekya veriliçin kullanrisk geçbozukluk öneriIemzirda yetmezlik süre airi göz hastalik bulundönem özellikle ancak doktor sonra kesilçalima yüksek klinik yol

399 390 377 340 333 331 327 323 319 316 307 285 281 278 273 265 257 257 250 250 249 247 245 244 240 238 225 220 218 212 208 205 201 200 195 194 192 191 188 185 184 183 181 179 178

0,0061 0,0060 0,0058 0,0052 0,0058 0,0051 0,0050 0,0049 0,0049 0,0048 0,0047 0,0044 0,0043 0,0042 0,0042 0,0040 0,0039 0,0039 0,0038 0,0038 0,0038 0,0038 0,0037 0,0037 0,0037 0,0036 0,0034 0,0034 0,0033 0,0032 0,0032 0,0031 0,0031 0,0030 0,0030 0,0029 0,0029 0,0029 0,0029 0,0028 0,0028 0,0028 0,0027 0,0027 0,0027

22

64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100

bildirilönce kan birlikte süreli kullanilma emzirme alt hamilelik orta kontrol belirti ciddi etalinherhangi hamiIe gerekli çok kii renal algün hal kortikosteroid yali uygun gebe antibiyotik ya gösterkalp kadin üzerinde tavsiye penisilin duyarlilik Toplam Dier Genel Toplam

175 174 172 171 170 169 168 165 162 162 160 159 159 157 155 154 153 146 145 144 144 143 142 140 139 139 137 136 135 135 134 132 131 130 129 126 120 31830 32841 64671

0,0027 0,0026 0,0026 0,0026 0,0026 0,0026 0,0025 0,0025 0,0025 0,0025 0,0024 0,0024 0,0024 0,0024 0,0023 0,0023 0,0023 0,0022 0,0022 0,0022 0,0022 0,0022 0,0021 0,0021 0,0021 0,0021 0,0021 0,0020 0,0020 0,0020 0,0020 0,0020 0,0020 0,0020 0,0019 0,0019 0,0018 0,4921 0,5078 1000.0

23

Deerlendirme: Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen 4325 sözcüün genel toplami 64671, bu bölümlerde en fazla geçi sikliina sahip olan yüz sözcüünün geçi toplami 31830, 4325 sözcükten geriye kalan 4225 sözcüün geçi toplami ise 32841'dir. Sonuçlara göre, prospektüslerin adi geçen bölümünde en sik kullanilan yüz sözcüün toplami, geri kalan 4225 sözcüün toplam puanina çok yakindir. Bu da prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki çou sözcüün çok az kullanildiini göstermektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en sik geçen yüz sözcüün içinde en fazla geçi oranina sahip olan ve balacidir ve bu da 2229 kez kullanilmitir. Bunu, 2092 puanla ol- eylemi izlemektedir. Tabloda verdiimiz sözcükler incelendiinde, en fazla geçen sözcüklerin çounun Türkçe ya da Türkçelemi sözcükler olduu görülecektir. Bu da Türkçeyi, Latince ve Grekçe (Yunanca) olan Türk tip dilinde ve, ile, veya gibi balaçlarla ve alin-, et-, ol-, kullanil-, yapil- gibi eylemlerle sinirlandirmitir. Bunun yaninda, tedavi, hasta gibi yabanciliklari unutulmu sözcükler de çok fazla kullanilmitir. Kortikosteroit, doz, klinik gibi tibbi terimlerin de çok kullanilmi olmasi bunlarin dilimizde yerletiini ve herkes tarafindan kullanildiini düündürmektedir.

24

2.1.2. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en çok kullanilan 1000 sözcük arasinda sik geçen tip terimleri

Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki en çok kullanilan bin sözcüü belirledik. Bunlarin içinde en sik geçen tip terimlerini ve bunlarin geçi oranlarini aaidaki tabloda vermeye çalitik. Tablo 2.2:En Çok Kullanilan 1000 Sözcük Arasinda Sik Geçen Tip Terimleri ve Geçi Oranlari No Sözcük Sayi % 1 tedavi 1136 0,0175 2 hasta 1062 0,0164 3 ilaç 734 0,0113 4 gebeIik 585 0,0090 5 böbrek 340 0,0052 6 karacier 307 0,0047 7 göz 201 0,0031 8 hastalik 200 0,0030 9 doktor 188 0,0029 10 hamiIe 153 0,0023 11 renal 144 0,0022 12 kalp 132 0,0020 13 oral 111 0,0017 14 enfeksiyon 109 0,0016 15 fetüs 100 0,0015 16 hekim 98 0,0015 17 kolit 90 0,0013 18 laktasyon 86 0,0013 19 hepatik 83 0,0012 20 alerjik 82 0,0012 21 gastrointestinal 82 0,0012 22 astim 73 0,0011 23 ülser 67 0,0010 24 östrojen 62 0,0009 25 hipertansiyon 60 0,0009 26 hipotansiyon 54 0,0008 27 psödomembranöz 45 0,0006 28 süperenfeksiyon 45 0,0006 29 diyare 42 0,0006 30 toksisite 41 0,0006 31 depresyon 40 0,0006 32 kardiyak 39 0,0006 33 anafilaktik 37 0,0005

25

34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78

diyabet enjeksiyon intravenöz kardiyovasküler adrenalin alerji anemi endikasyon mide epilepsi ülserasyon glokom konvülsiyon parenteral pediyatrik plasenta komplikasyon nekroz cerrahi glikoz diyabetik hipokalemi ok tiroid ürtiker aritmi enfarktüs hematopoetik itrah trimestir iritasyon lezyon trombosit agranülositoz progestojen prostat sarilik tehis akcier fatal kanser lens miyokart perforasyon siroz

36 36 35 34 33 33 33 33 29 28 28 27 27 27 27 26 25 25 24 24 23 23 23 23 23 22 22 21 21 21 20 20 20 19 19 19 19 19 18 18 18 18 18 18 18

0,0005 0,0005 0,0005 0,0005 0,0005 0,0005 0,0005 0,0005 0,0004 0,0004 0,0004 0,0004 0,0004 0,0004 0,0004 0,0004 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0003 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002

26

79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123

anamnez arteriosus fertilite hipertansif ventriküler adrenal hipoglisemi nazal prematüre vajinal disfonksiyon gastrik karin migren trisiklik uterus entübasyon koroner ülseratif absorbsiyon arter diyabetli geriatrik hipertiroidizm hipertrofi tromboembolik tüberküloz anafilaksi anjin bradikardi fetal hemodiyaliz hipovolemi rinit Hiperkalsemi kulak nefrotik tani tansiyon taikardi dehidratasyon hipersensitivite intrakraniyal kornea lökosit

17 17 17 17 17 16 16 16 16 16 15 15 15 15 15 15 14 14 14 13 13 13 13 13 13 13 13 12 12 12 12 12 12 12 11 11 11 11 11 11 10 10 10 10 10

0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002

27

124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142

oliguri osteoporoz periferik tromboz yenidoan artrit beyin bronkospazm burun dehidrogenaz dekompansasyon epileptik hepatit intersitinal skemik pulmoner sekresyon terapi tolere Toplam Dier Genel Toplam

10 10 10 10 10 9 9 9 9 9 9 9 9 9 9 9 9 9 9 8498 56173 64671

0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0002 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,0001 0,13 0,87 100.0

Deerlendirme Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en sik geçen bin sözcük, tip terimleri açisindan taranmi ve tespit edilen sözcüklerin geçi siklii ve oranlari tablo eklinde verilmitir. Bu sonuçlara göre, 1136 kez geçile tedavi sözcüü ilk sirada yer almaktadir. Geçi orani ise % 0,0175'tir. Bunu, 1062 kez kullanimiyla hasta sözcüü, 734 kez kullanimiyla ilaç sözcüü izlemektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde unutulmu ya da unutulmaya yüz tutmu cenin, müstahzar, habis gibi Arapça sözcükler de kullanilmitir. Enfeksiyon, diyare, glikoz, diyabet, hipertansiyon ... gibi tip terimlerinin çok kullanilmasi bunlarin dilimize yerlemeye baladiini düündürmektedir. Bu tür sözcüklerin çounluk tarafindan anlailmasini kullanim fazlaliiyla açiklamak mümkündür. Bunun yaninda pulmoner, sekresyon ... gibi çounluk tarafindan anlailmayan çok fazla tip terimi de kullanilmitir.

28

2.1.3. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki Türkçe ve yabanci sözcük oranlari Türkler, tarih boyunca bilim ve sanat alanlarindaki gelimeleri yakindan izlemilerdir. Bu esnada pek çok ulusun kültürünü etkilemi ve bir o kadar da kültürden etkilenmilerdir. Bu etkileimlerin yaandii önemli kültürel alanlardan birisi de dildir. Özellikle etkileimin bilim ve sanat dilinde daha çok olduu görülür. Dil etkileimi çounlukla sözcük aliveriiyle olmaktadir. Nesnel bir gerçekliin kavranmasina yardimci olmak için yeni bir sözcüe ihtiyaç duyulduunda birkaç yol denenmitir. Sanat alani yaninda bilim alanlarinda da sözcük ihtiyaci ya yeni sözcükler türetme ya kullanilan mevcut sözcüklerden yararlanma, ya da yabanci dillerden Türkçeletirilerek veya aynen alinma yollariyla karilanmitir. Bunlardan özellikle yabanci sözcüklerin aynen alinmasi hem Türkçeye zarar vermi hem de anlama sorunlari yaanmasina neden olmutur. Türkler, geçmite birçok deiik kültürle karilami ve onlardan

etkilenmilerdir. Dile de yansiyan bu etkilenme, doal olarak söz varliimizi ilgilendirmektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki Türkçeyi daha iyi anlamak, söz varliini belirlemek için bu deiimlerin bilinmesinin de faydali olacaina inaniyoruz. Dünyadaki birçok dilde söz varlii ile ilgili çalimalarin günden güne artmasina ramen, dilimizde yeterince çalima bulunmamaktadir. Yapilan çalimalar belli dönemlere ait belli eserler üzerinde younlamaktadir. Bu çalimalarin artmasi, Türkçenin söz varliini daha belirgin hale getirecektir. 7. ve 8. yy'larda dilimizde yabanci sözcük yok denecek kadar azdir yani dilimizde % 1 oraninda Çince etkisi görülmektedir. Ne yazik ki bu oran zaman içinde korunamami ve dilimize bir hayli yabanci sözcüün girmesine engel olunamamitir. Uygurlar döneminde, Çince, Sanskritçe gibi dillerin Türkçeye etkisi bazi eserlerde %12'yi bulmutur. slamiyet kabul edildikten sonra, Arapça ve Farsça sözcükler, yazim kurallariyla birlikte dilimize girmitir. Bu sözcükler, slamiyet'in kabul edildii yillarda % 2 oraninda iken 15. ve 16. yüzyillarda % 65'e (Baki'de) kadar yükselmitir. Uzun yillar boyunca, Arapça ve Farsçanin etkisinde kalan Türkçe, Tanzimat'tan sonra Fransizcanin etkisi altina girmi ve dilimizdeki yabanci sözcüklerin orani Namik Kemal'de % 62, emsettin Sami'de % 64, Ahmet Mithat'ta

29

% 57 olarak tespit edilmitir (Aksan, 1996, 126-129). Yabanci sözcüklerin dilimize zarar verdii anlailinca, dilimiz sadeletirilmeye çaliilmi; hatta 1965'te % 25'lere kadar düürülmü ( mer, 1973: 190), ama bu da soruna bir çözüm getirememitir. Günümüzde ise, dilimiz özellikle II. Dünya Savai'ndan sonra ngilizcenin etkisi altinda kalmi ve bilinçsizce, büyük bir özenti ile kalmaya devam etmektedir. Biz bu çalimada tip Türkçesinde yer alan sözcüklerin tamamini deerlendiremedik, ancak buna bir kapi aralamak için prospektüslerde yer alan uyarilar ve önlemler bölümünün Türkçe özelliklerini ve sözcük daarciini incelemeye çalitik. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen sözcüklerin kökenleri Okyanus Sözlüü (Tulaci, 1971), Almanca-Türkçe Sözlük (Önen, 1993), Tip Sözlüü (Kazancigil, 1978), Açiklamali Tip Sözlüü (Kocatürk, 2000), Türkçe Sözlük (TDK, 1988)'ten yararlanilarak belirlenmitir. Çou sözlükte, tip terimlerinin kökeni çounlukla Fransizca olarak verilmitir, ama çalimamizda bunlarin Latince ve Grekçeden geçen eski ekilleri esas alinmitir. Prospektüslerde geçen sözcükler, Türkçe sözcükler, yabanci sözcükler, yabanci sözcük + Türkçe yapim ek, yabanci sözcük + yabanci sözcük, Türkçe sözcük + yabanci sözcük ve dier eklinde gruplandirilmitir. Elde edilen sonuçlar, aaidaki tabloda gösterilmitir.

30

Tablo 2.3: Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünde Geçen Sözcüklerin Türkçe ve Yabanci Sözcük Oranlari Tablosu

Diller Türkçe Sözcükler Yunanca Latince Arapça Fransizca Farsça Geçi Siklii Oran k.o 1570 586 527 310 201 41 18 11 3 1 1 1 1700 109 56 40 23 16 5 3 3 1 100.0 0,42 0,22 0,16 0,09 0,06 0,02 0,01 0,01 0,004 0,004 100.0 100.0 100.0 0,37 0,31 0,10 0,10 0,04 0,0004 0,0004 0,0004 0,06 0,39 100.0 0,34 0,31 0,18 0,12 0,03 0,01 0,006 0,002 g.o 0,36

Yabanci Sözcükler

ngilizce talyanca Almanca Rumca spanyolca Çince TOPLAM Arapça + Türkçe Yunanca (Grekçe)+ Türkçe Farsça + Türkçe Latince + Türkçe Fransizca + Türkçe

Yabanci Sözcükler+Türkçe Yapim Eki

Yunanca+Latince+Türkçe ngilizce + Türkçe talyanca + Türkçe Latince+Yunanca+Türkçe

Yunanca+Fransizca.+Yun.+Türkçe 1 TOPLAM Yabanci sözcük+Türkçe sözcük Türkçe+Yabanci Sözcükler Yabanci Sözcük+Yabanci Sözcük Latince + Türkçe Türkçe + Farsça Yunanca + Latince Latince+ Yunanca Yunanca+Yunanca+Latince Yunanca + Fransizca Fransizca + Latince Latince + Fransizca Arapça + Farsça Arapça + Latince Arapça+Türkçe+Farsça Arapça + Yunanca Arapça + Fransizca 257 1 2 61 51 17 16 6 4 3 1 1 1 1

31

Farsça + Arapça Fransizca + Yunanca Yunanca+Fransizca+Yunanca Yunanca+Latince+Fransizca TOPLAM laç adi laç maddesi Dier Kisaltma Özel ad TOPLAM GENEL TOPLAM

1 1 1 1 166 298 187 92 52 629 4325

100.0 0,47 0,30 0,04

0,15 0,08 100.0 0,15 100.0

32

Deerlendirme Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde 4325 çeit sözcük geçmitir. Bu sözcüklerin 1570 tanesini % 36'lik kullanim oraniyla Türkçe sözcükler oluturmaktadir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen yabanci sözcüklerin toplam sayisi 1700'dür. Bunun tüm sözcükler içindeki orani % 39'dur. Yabanci sözcüklerin içinde en fazla (586 tane) Yunanca yani eski Grekçe sözcük kullanilmitir. Bunu sirasiyla Latince (527 tane), Arapça (310 tane), Fransizca (201 tane) sözcükler takip etmektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, yabanci sözcüklerden Türkçe eklerle, özellikle -li, -li, -lu, -lü addan ad yapim ekiyle, türetilmi sözcükler de kullanilmitir. Bu sözcüklerin toplami 257'dir. Bu yolla yapilan sözcüklerin içinde en fazla Arapça (109 tane) kullanilmitir. Bunu, sirasiyla 56 tane kullanimla Yunanca (Grekçe), 40 tane kullanimla Farsça, 23 tane kullanimla Latince sözcükler izlemektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, Türkçe sözcükle kurulmu immünoyetmezlik gibi birleik sözcük de vardir. Bu sözcük ­bir tane bile olsa daortak tip dilinin Türkçe ile etkileimini göstermektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, yabanci sözcüklerin yabanci sözcüklerle oluturduu toplam 166 tane birleik sözcükler de vardir. 166 tane sözcüün içinde en fazla Yunanca (Grekçe) ve Latince sözcüklerden oluan 61 tane birleik sözcük kullanilmitir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, ilaç adlari ve onlarin etkin maddeleri, özel adlar ve kisaltmalar da geçmektedir. Bunlarin da toplami 629'dur. Bu sözcüklerin genel toplam içindeki orani ise %15'tir. Bu bölümde en fazla (298 tane) ilaç adi geçmektedir. Bunu, 187 tane ilaç etkin maddesi ve 92 tane kisaltma, 52 tane de özel adin kullanimi izlemektedir.

33

2.2. Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümündeki Anlatim Bozukluklari

Prospektüslerdeki anlatim bozukluuna geçmeden önce kisaca anlatim bozukluunun ne olduunu açiklamak istiyoruz. Bir duyguyu, bir düünceyi, bir konuyu söz ve yaziyla bildirme iine anlatim denir. Anlatimda yapilacak yanliliklar, deiik yargilarin çikmasina, anlatilmak istenilenin anlailmamasina neden olabilir. Gerek yazida gerekse konumada sözcük ve cümlelerin ses, ahenk ve anlam bakimindan kusurlu olmasiyla oluan yanliliklara da anlatim bozukluu adi verilmektedir. Anlatim bozukluklari denince akla, öncelikle cümle gelmektedir. Cümleler salam ve düzgün olmazsa, anlatimin düzgün olmasi kesinlikle beklenemez. Bir yazidaki cümleler dilbilgisi kurallarina uygun deilse, anlatim bozuk demektir. Çünkü, o zaman, salam bir anlama, gerçek bir iletiim kurulamaz. Anlatim bozukluklari, bazi kitaplarda anlatim yanliliklari, biçimsel yanliliklar, dil bilgisi yanliliklari, yazim ve noktalama yanliliklari eklinde gruplandirilirken (Akta, 2002: 115) bazi kitaplarda tenafür, tekrar siklii, ses ve ahenk kusurlari, aykiri gramer ekilleri, aykiri yardimci fiiller, garabet, anlam kusurlari,eksiklik, sira yanlilii, uyumsuzluk, cümle düzeyindeki yanliliklar olarak siniflandirilmitir (Korkmaz, 1997: 199-202). Prospektüslerdeki anlatim bozukluklari incelenirken yukaridaki tasniflerden yararlanildi. Bulunan yanliliklar da anlam yanliliklari, ses ve ahenk yanliliklari alt balii altinda ayrintili bir ekilde incelenmeye çaliildi.Yanlilik bulunan cümle, altili çizili olarak gösterilip, hangi ilaçtan alindii parantez içinde belirtildi. Örnek verilen cümlenin yazim özellikleri genellikle korunmutur. Bu tür yanliliin olduu dier ilaçlar da italik olarak cümlenin altinda verildi.

34

2.2.1. Anlam yanliliklari Anlam yanliliklari, anlamin zor anlailmasina neden olan yanliliklardir. Bunun da sözcüklerin yanli yerde ve yanli anlamda kullanilmasi, tamlamalarin yanli veya eksik kurulmasi, cümlelerin bozuk olmasi, özne-yüklem uyumsuzluu, noktalama iaretlerinin eksiklii veya yanli noktalama iaretlerinin kullanilmasi gibi çeitli sebepleri vardir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde tibbi terimlerin çounun yabanci sözcüklerden olumasi, bu konuda eitim almayan kiilerin prospektüslerde geçen cümleleri anlamasini zorlatirmaktadir. Buna bir de yukarida sayilan sebepler elik ettiinde anlamlandirma iyice güçlemekte; hatta bazi cümlelerin tamamen anlailmamasina neden olmaktadir. Anlamlandirmada güçlük oluturan sebepleri, bu bölümde örnekleriyle birlikte açiklamaya çaliacaiz. A. Dil bilgisi yanliliklari Dil bilgisi yanliliklari, dil bilgisi kurallarinin bilinmemesi veya bu kurallarin uygulanmamasindan kaynaklanmaktadir. Bu bölümde, sözcüklerin ve eklerin kullaniminda yapilan yanliliklar, gereksiz sözcük kullanimi, söz dizimi gibi yanliliklar ele alinacaktir. 1. Sözcüklerin ve eklerin kullanimi ile ilgili yanliliklar Bu balik altinda, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen sözcüklerin kullanimi incelenecektir.

35

a) Gereksiz sözcük ve eklerin kullanimi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde gereksiz olarak kullanilan sözcük ve ekler aaida verilmitir. 01. ancak/ sadece Sinirlama bildiren ancak ve sadece sözcüklerinin birisi kullanilabilirdi.

`Ancak sadece juvenil artritte, 5 yaindan büyük çocuklarda 10 mg/kg/gün dozda, 12 saat ara ile kullanilabilir (Kapnax)'. 02. cerrahi giriim/ ameliyat Cerrahi giriim de ameliyat da ayni anlama geldii için cümlede birisinin kullanilmasi yeterli olurdu.

`Bu hastalar majör cerrahi giriimlerin ameliyat sirasinda ve sonrasinda air kan kaybi olasilii nedeniyle yüksek risk altindadir (Tilcotil)'. 03. eer/ -sa Eer de -se eki de art bildirdiinden cümlede birisinin kullanilmasi yeterli olurdu.

`Eer, allerji reaksiyonu oluursa, ilacin uygulanmasi derhal durdurulup hasta dier ajanlar ile, örnein epinefrin, presör aminler, antihistaminik, kortikosteroidler ve oksijen ile tedavi edilmelidir.' (Penadur l-a)

andazol, asist (urup, kapsül), ator, calpol, clin, corsal, dermovate, desal ampul, divina, diapam, diprospan, duoderm, duocid, efferalgan, eksofed, eritrosef, exelderm, exen fort, felden jel, kenacort-a, kursept, lamictal, livial, lo/ovral, mikoderm, minulet, miyadren, mobic, monodoks, noral, oksamen, one-alpha, parafon, parlodel, pharmaton, premarin, primobolan, primperan, pritor, psovate,

36

pursennid, relifex, remoxil, reox, siprogut, spalt, steocin, strepsils, streptomagma, sulbaksit, sultamat, talozin, tetradox, tienam, tigal, tofranil, visine, wintus, zeloxim, zinnat 04. etkili `Toksik, sözcüü zehirli, toksik maddeye bali' (Kocatürk, 2000: 883) anlamlarina geldiinden cümlede ... toksik deildir. demek yeterli olurdu.

`Önerilen (Amikozit)'.

dozlarda

uygulandiinda

Amikozit

toksik

etkili

deildir

05. herhangi bir/ dier Herhangi, dier anlamini da içerdii için cümlede birisinin kullanilmasi yeterli olurdu.

`Görme ile ilgili rahatsizliklar da dahil olmak üzere sersemlik veya dier santral sinir sistemi bozukluklari gelien hastalar araç veya herhangi dier bir makine kullanmamalidirlar (Cataflam)'. 06. itrah ` trah, diari atma, diari atilma' (TS, 1988: 669) anlamlarina geldiinden idrar yoluyla yerine idrardir denilebilirdi. Ayni durum idrar vasitasiyladir için de geçerlidir.

`Sulbaktam ve ampisilinin oral uygulamadan sonra oral uygulamadan sonra balica itrah yolu idrar yoluyladir (Duocid)'.

sultamat

37

07. mevcut ol-/ olYeterli bilginin yokluu, ol- eylemi ile belirtilebilirdi. Ayni zamanda mevcut ol- yerine bulun- eylemi de kullanilabilirdi.

`Yeterli bilgi mevcut olmadiindan gebelikte ve çocuklarda kullanilmamalidir (Vasoserc)'. 08. tibbî zaruret diinda/ gerekmedikçe Tibbi zaruret diinda ve gerekmedikçe sözcükleri sinirlama bildirdiinden, cümlede birinin kullanilmasi yeterli olurdu.

`Kortikosteroidlerin gebelikte kullanimi ile ilgili yeterli klinik çalima olmadiindan gebelikte, gebe kalma ihtimali olanlarda ve.süt verme döneminde tibbi zaruret diinda gerekmedikçe kullanilmamalidir (Kenacort)'. 09. uzun Yillardir, sürenin uzunluunu anlattii için uzun sifatinin kullanilmasina gerek yoktur.

`Spazmol uzun yillardir kullanimda olmasina ramen, insanlarda gebelik sirasinda, hiçbir zararli etkisi gözlenmemitir (Spazmol)'. 10. yalnizca/ kesinlikle Yalnizca ve kesinlikle sinirlama bildirdiinden cümlede birisinin kullanilmasi yeterli olurdu.

`Gebe kadinlar üzerinde yeterli ve kontrollü bir inceleme bulunmadiindan bu ilaç gebelikte, yalnizca kesinlikle gerekli olduu durumlarda kullanilmalidir (Cefizox)'.

38

11. yetmezlii Tamlama karacier ve böbrek yetmezlii eklinde kurulsaydi, yetmezlik sözcüünün iki kez kullanilmasina gerek kalmazdi.

`Karacier yetmezlii, böbrek yetmezlii ve anemisi olanlarda dikkatle ve kisa süreli uygulanmalidir (Termacet plus)'. b) Gereksiz Yardimci Eylem Kullanimi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde gereksiz yardimci eylem kullanimi da görülmektedir. Bunlar bu balik altinda, aaida incelenmeye çaliilacaktir. 01. alimi durdurulmalidir/ alinmamalidir lacin alinmamasi gerektiini bildiren alimi durdurulmalidir yerine alinmamalidir yüklemi kullanilabilirdi. Çünkü, -mali/ -meli gereklilik kipi, eylemin yapilip yapilmayacaini bildirir.

`Geçmiinde depresyon geçirmi olan kiiler çok dikkatle izlenmeli ve çok ciddi derecede depresyonun tekrari görülürse ilaç alimi durdurulmalidir (Lo/Ovral)'.

minulet 02. alimi kesilmelidir/ alinmamalidir -mali/ -meli gereklilik kipi, eylemin yapilip yapilmayacaini bildirdii için ilacin alinmamasi gerektiini bildiren alimi kesilmelidir yerine alinmamalidir yüklemi kullanilabilirdi.

`Alerjik bir reaksiyon meydana gelmesi halinde ilaç alimi kesilmeli ve uygun bir tedaviye geçilmelidir (Deposilin)'.

39

03. emzirme kesilmelidir/ emzirilmemelidir Tedavi sirasinda emzirilmemesi gerektiini anlatan bu cümlede, emzirme kesilmelidir yerine ayni anlama gelen emzirilmemelidir eylemi kullanilabilirdi. Çünkü, -mali/ -meli gereklik kipi, genellikle, eklendii eylemin yapilip yapilmamasi gerektiini bildirir.

`Tedavi sirasinda emzirme kesilmelidir (Klindan)'. 04. emzirme yapilmamalidir/ emzirilmemelidir Emzirme yapilmamalidir, ilaç kullanirken, emzirilmemesi gerektiini anlatmaktadir. Bu yüzden, bunun yerine ayni anlama gelen emzirilmemelidir yüklemi kullanilabilirdi. Bunun yaninda, emzirme ile yap- yardimci eyleminin kullanilmasi aliilmi bir kullanim deildir.

`Süte geçtiinden ya ilaç kesilmeli ya da emzirme yapilmamalidir (Rifcap)'.

klindan, muscoril 05. görülmesi olasidir/ görülebilir -ebil- yardimci eylemi olasilik da bildirdii için görülmesi olasidir yerine görülebilir denilebilirdi.

`10 günün üzerinde alinmasi durumunda toksisite görülmesi olasidir (Medafein)'.

40

07. kaçmamasi salanmalidir/ kaçirilmamalidir lacin göze kaçirilmamasi gerektiini vurgulayan kaçmamasi salanmalidir yerine kaçirilmamalidir yüklemi kullanilabilirdi. Çünkü, -mali/ -meli gereklik kipi bir iin yapilip yapilmamasi gerektiini bildirir.

`Glokoma neden olabileceinden göz kapaklarina uygulanacaksa, göze kaçmamasi salanmalidir (Psovate)'. 08. kesmek gerekir/ kesilmelidir Kesmek gerek yerine kesilmelidir sözcüü kullanilabilirdi. Cümle de ... tedavi kesilmelidir eklinde kurulabilirdi.

`Tedavi esnasinda deride tahri görülürse tedaviyi kesmek gerekir (Algesal)'. 09. kullanimi kesilmelidir/ kullanilmamalidir Cümlede, ilacin alinmamasi gerektiini bildiren kullanimi kesilmemelidir yerine kullanilmamalidir denilebilirdi.

`Yine de adi geçen belirtiler görüldüünde, ilaç kullanimi kesilmelidir (Diclomec ampul)'

eritrosif, felden jel 10. sonlandirilmasi yapilmalidir/ sonlandirilmalidir Cümle, ... tedavi, dozun kademeli olarak azaltilmasiyla, sonlandirilmalidir. eklinde kurulsaydi hem bir sözcük eksilirdi hem de anlatimin karmaiklii giderdi.

`Adrenal

yetmezlik

tablosu

gözönünde

bulundurularak

tedavinin

sonlandirilmasi doz kademeli olarak azaltilarak yapilmalidir (Prednol-l)'.

41

c) Sözcüklerin Yanli Anlamda Kullanilmasi

Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde sözcüklerin yanli anlamda kullanildii da belirlenmitir. Bunlar aaida incelenmeye çaliilacaktir. 01. alerjik/ alerjisi Alerjik sözcüü `alerji ile ilgili olan' (TS, 1988: 49) ve alerji sözcüü ise `bazi canlilarin birtakim yiyeceklere, ilaçlara, toz, koku gibi nesnelere hastalik derecesinde gösterdikleri airi tepki' (TS , 1988: 49) eklinde tanimlanmitir. Cümlede de ilaçlara tepki verme anlami söz konusu olduundan ilaçlara alerjik olan yerine ilaçlara alerjisi olan denilmesi gerekirdi.

`Herhangi bir maddeye ve özellikle ilaçlara allerjik olan hastalara antibiyotik verilirken dikkatli olmalidir (Cefizox)'.

kenacort, zimaks 02. alinma/ alma Suyu alacak olan belli olduu için, alinmasi sözcüünün cümlede, etken ekilde yani almasi eklinde kullanilmasi gerekirdi.

`Kristalüri ve ta oluumunu engelleyebilmek için tedavi sirasinda hastanin yeterli idrar oluumunu salamak amaciyla bol su alinmasi önerilir (Kemoprim Fort)'. 03. baimli/ bali Bali sözcüü genellikle artli durumlar için kullanilmaktadir. baimli ise, tek baina bir ey yapamamaktir yani art anlami yoktur. Bu yüzden cümlede bali sözcüünün kullanilmasi gerekirdi.

`Nöbetlerin ortaya çikmasi, doza baimli gözükmektedir (Tofranil)'.

42

04. bozulma/ bozukluk Görme ilevindeki bozulma genellikle bozukluk sözcüü ile anlatilmaktadir. Bu yüzden görme bozulmasi yerine görme bozukluu denilmeliydi.

`Airi duyarli kiilerde görme bozulmasi olabilmesi halinde gerekli önlemler alinmalidir (Thilomide)'. 05. bulunan/ anlatan Hikaye sözcüü ile anlatil- eylemi kullanilmaliydi.

`Gastrointestinal hastalik hikayesi bulunan hastalara yakin bir takip altinda verilmelidir (Nurofen)'.

cefamezin, naprosyn cr 06. bulun-/ olTS'de bulun-, `bir ey elde etmek, kaybedilen bir eyi yeniden ele geçirmek' (TS, 1988: 229); ol- eylemi ise `varlik kazanmak, meydana gelmek, nitelik kazanmak' (TS, 1988: 1106) anlamlarina gelmektedir. Bu tanimlara göre, cümlede, ol- eyleminin kullanilmasi gerekirdi.

`Kalp yetmezlii bulunan hastalar yakindan takip edilmeli, gerekirse doz ayarlamasi yapilmalidir (Aprowell)'.

43

07. elimine etElimine, `atilma, uzaklatirmak' (Kocatürk, 2000: 275) anlamlarina gelmektedir. Bu cümledeki elimine et-`in ne anlamda kullanildii tam olarak anlailmamaktadir. Gebelik olasiliini elimine et-, gebeliin olmamasi mi, gebeliin olmayacaini düünmek mi demektir?

`Proluton Depot ile tedaviye balamadan önce, (memeleri ve servikal smeari de içine alan) derinine bir jinekolojik muayenenin yapilmi olmasi ve daha aaida sözü edilen nedenlerle bazi endikasyonlarda gebelik olasiliinin da elimine edilmesi gereklidir (Proluton)'. 08. elik et-/ ortaya çikElik et-, ayni amaç dorultusunda birlik olmak, ayni amaca hizmet etmek, anlamlarina gelir. Psödomembranöz kolit, antibiyotiklerin yan etkisi yani istenmeyen etkisi olarak ortaya çiktii için cümlede, bu anlama gelen eylemlerin kullanilmasi gerekirdi.

`Psödomembranöz

kolitin,

geni

spektrumlu

bütün

antibiyotiklerin

(makroidler, yari sentetik penisilinler ve sefalosporinler dahil) kullanimina elik edebildii bildirilmitir, bu nedenle uzun süreli antibiyotik kullaniminda diyare gelien hastalarda bu olasiliin akilda tutulmasi yerinde olur (Dynabac)'. 09. fatal sonuçlanabilen/ ölümle sonuçlanabilen Fatal sözcüü, ölüme götüren, `ölümle sonuçlanan, öldürücü' (Kocatürk, 2000: 313) anlamlarina gelir. Bu anlamlar dorultusunda, fatal sonuçlanan kullanimi anlamsiz olmaktadir. Bu yüzden, fatal sonuçlanabilen yerine ölümle sonuçlanabilen denilebilmesi daha doru olurdu.

`Penisilin tedavisi uygulanan hastalarda ciddi, hatta fatal sonuçlanabilen anafilaktoid airi duyarlilik reaksiyonlari bildirilmitir (Alfasid flakon)'.

44

10. geçir-/ olGeçir-, `herhangi bir durumu yaami olmak' anlamina gelir (hastalik geçirmek gibi) (TS, 1988: 531). Bu tanima göre, ameliyat geçirecek kullanimi yanlitir. Çünkü, gelecek zaman eki -ecek, geçir-`teki geçmilie uymamitir. Geçmilik, geçirmi gibi ona uygun olan bir zaman eki ile anlatilmaliydi. Ameliyat ile ol- yardimci eyleminin kullanilmasi daha iyi olurdu.

`Bu nedenle karacier fonksiyonlari .bozuk olanlarda ve ameliyat geçirecek hastalarda dikkatle kullanilmalidir (Enter-sal)'. 11. geli-/ geçirAlerji varsa ve ilerleyen günlerde iddeti artmisa geli-; ama daha önce ortaya çikmisa geçir- eyleminin kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, geli- eylemi, `büyüyüp boy atmak, yetimek, ilerlemek, genilemek' (TS, 1988: 535) anlamlarina gelir. Bu cümlede de, alerjinin gelimesi deil geçirilmesi anlami vardir.

`Antibiyotikler ve bu arada Dynabac, daha önce herhangi bir alerji ve özellikle de ilaç alerjisi gelimi olan hastalarda dikkatle kullanilmalidir (Dynabac)'. 12. görül-/ kontrol etBelli araliklarla, inceleme ve denetim amaçli yapilan görülme iine kontrol etmek denir. Bu yüzden, cümlede görül- yerine kontrol et- eylemi kullanilmaliydi.

`Hastalar, özellikle idame tedavisi sirasinda düzenli araliklarla görülerek ekstrapiramidal ya da depresif semptomlarin erken tanisi konulmali ve tedavi kesilmelidir (Sibelium)'.

45

13. hikaye ver-/ hikaye anlatHikayesi ver- yerine hikayesinden söz et- ya da hikayesi anlat- eylemlerinin kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, hikaye sözcüü anlat- eylemi ile kullanilmaktadir.

`Enter-sal draje normal tabletlere oranla daha az bir mide iritasyonu oluturur; ancak, kanama ve ülserasyon hikayesi veren hastalarda bir risk söz konusudur (Enter-sal draje)'.

Betaksim 14. gebelerde doan/ gebelerden doan Do- eylemi, -dan/-den ayrilma hal eki ile birlikte kullanilir. Bu yüzden gebelerde doan yerine gebelerden doan denilmeliydi.

`Yüksek

doz

kortikosteroid

kullanmi

gebelerde

doan

çocuklar

hipoadrenalizm açisindan dikkatle gözlenmelidir (Kenacort-a)'. 15. geçmiteki/ hastanin Olup olmadii ikilemesi, aratirilan bilginin geçmile ilgili olduunu hissettirmektedir. Bu yüzden, geçmiteki sözcüünün yerine hastanin sözcüü kullanilirsa, hem cümledeki, kimin geçmiindeki eksiklii gitmi olacak hem de geçmie dair iki sözcükten biri eksilmi olacak.

`Bu yüzden penisilin tedavisinden önce geçmiteki penisilin, sefalosporin ve dier allerjenlere duyarlilik reaksiyonlari olup olmadii dikkatle soruturulmalidir (Combicid)'.

duocid

46

16. görülen/ görüldüü Görülen sözcüündeki -an/-en sifat-fiil eki geni zaman bildirmektedir. Sözü edilen vakalara geçmite bizzat ahit olunduu için, eylemde buna uygun olan ek kullanilmaliydi. Bu ek de -dii/-dii görülen geçmi zaman bildiren sifat-fiil ekidir. Buna göre, sözcüün görülen deil görüldüü eklinde olmasi gerekirdi.

`Topikal kortikosteroid kullanan çocuklar arasinda, HHA supresyonu, Cushing sendromu ve intrakraniyal hipertansiyon görülen vakalar bildirilmitir (Kenacort-a)'. 17. güçletirebilir lacin ba dönmesine neden olmasi arabanin kullanilmasini güçletirmez, hastanin arabayi kullanabilme yeteneini olumsuz etkiler. Bu yüzden cümlenin buna uygun ekilde kurulmasi gerekirdi. Örnein, ... ve tait kullanirken dikkatli olunmalidir gibi.

`Ba dönmesi yapabileceinden taitlarin ve makinalarin kullanilmasini güçletirebilir (Surgam)'. 18. güvence/ güvenirlik Ve ile balanan ögeler arasinda ortaklik vardir. Bununla birletirilen güvence ve etkinlii sözcüklerinin arasinda da böyle bir birliin olmasi için güvence yerine güvenirlik sözcüünün kullanilmasi gerekirdi. Cümleyi çocuklarda güvence(si) kesin olarak saptanmi .../ çocuklarda etkinlii kesin olarak saptanmi deildir eklinde kuracak olursak bu uyumsuzluu daha iyi görmü oluruz.

`Çocuklarda güvence ve etkinlii kesin olarak saptanmi deildir (Famoser)'.

47

19. için/ kari çin edati genellikle amaç bildirir. Bu cümlede, amaç anlamindan ziyade kari anlami vardir. Çünkü belirtilerin gözlenmesi deil, ona kari dikkatli olunmasi gerektii vurgulanmaktadir. için edatinin da TS'de kari anlami olmadiindan, bunun yerine kari sözcüünün kullanilmasi gerekirdi.

`Dier antibiyotiklerin kullaniminda olduu gibi mantarlar dahil duyarli olmayan organizmalarin airi üreme belirtileri için devamli gözlem gereklidir (Combicid)'. 20. kesin/ kesinlikle Kesin sözcüü sifattir. Cümlede ise gerek- eylemini nitelediinden sifat olarak deil zarf olarak kullanilmasi gerekirdi. Kesin sözcüünün zarf ekli ise kesinlikledir.

`Bu nedenle kesin gerekmedikçe kullanilmamalidir (Aprazol)'. 21. kullanip/ kullaninca Cümleye göre duyarlilik, ilaç kullanildii zaman ortaya çikmaktadir. Bu yüzden, kullan- eyleminde tarz bildiren zarf-fiil eki deil, zaman bildiren -inca/ -ince zarf-fiil eki kullanilmaliydi. Cümlenin ... kullaninca airi duyarlilik gösteren hastalar ... eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Gümü sulfadiazin kullanip, airi duyarlilik gösteren hastalar bu ilaci çok dikkatli kullanmalidir (Silvadiazin)'.

48

22. kullanma-/ alinmaKullan- eylemi, `bir eyden belli bir amaçla yararlanmak' (TS, 1988: 925) demektir. Buna göre, cümledeki alkol kullanmanin alkolden yarar salamak anlamina gelmesi gerekiyor. Cümlede ise alkolün içilmemesi vurgulandii için, eylemin kullanma- deil alinma- olmasi gerekirdi.

`Tedavi süresince alkol kesinlikle kullanilmamalidir (Dorsilon)'. 23. kullanilmakta iseler/ kullanilsalar Uzun süreden beri,-makta/ -mekte süreklik bildiren fiil çekim eki ile ayni görevdedir. Bu yüzden, kullanilmakta iseler yerine kullanilsalar denilebilirdi.

`Psödoefedrin, triprolidin ve dekstrometorfan uzun süreden beri belirgin olumsuz sonuçlar görülmeden yaygin bir ekilde kullanilmakta iseler de bunlarin erken gebelik döneminde kullanimlari ile ilgili spesifik veriler bulunmamaktadir (Actidem)'. 24. müdahale yap-/ müdahale etMüdahale, et- yardimci eylemiyle kullanilmaliydi. Çünkü, TS'de müdahale yap- deil müdahale et- (TS, 1988: 1051 ) eklinde yazilmitir.

`Bu nedenle hastalar tedavi süresince iyi takip edilmeli ve süperenfeksiyon oluursa gerekli müdahale yapilmalidir (Alfasid tablet)'. 25. neden olarak/ ek olarak Cümleden, titreme ve huzursuzluun stimülasyon etkisiyle mi, yoksa ona ek olarak mi ortaya çiktii, `uyarma, uyarilma hali' demek olan (Kocatürk, 2000: 810) stimülasyon yerine uyarma konulsa bile tam anlailmiyor. Cümleye göre, titreme, huzursuzluun uyarmaya ek olarak ortaya çikmasi gerekiyor. Çünkü, sinirler uyarilinca, sinir hücreleri fazla çaliacak ve bu da farkli yan etkilere neden olacaktir.

49

Neden olarak zarfi cümlenin böyle anlailmasini engellemektedir. Bu sorun, neden olarak yerine ek olarak birleik sözcüünün kullanilmasiyla giderilebilir.

`Kinolonlar santral sinir sistemi stimülasyonuna neden olarak titreme, huzursuzluk, sersemlik, hallüsinasyon, konfüzyon gibi yan etkilere yol açabilir (Cipro)'. 26. neden ver-/ neden olCümlede, ilacin kazaya sebep olabileceinden bahsedilmektedir. Bir eyin olmasina yol açmak ise neden vermek deil neden olmaktir. TS'de de neden oleklinde geçmektedir.

`Klorfeniramin maleat, sedatif etkisi nedeniyle dikkat gerektiren makinalarda çalianlarda, tehlikeli ve/veya yüksek yerlerde çalianlarda veya vasita kullananlarda kazaya neden verebileceinden dikkatli kullanilmali ve hasta bu konuda uyarilmalidir (Corsal)'. 27. pediyatrik hastalarda/ çocuk Pediatrik, `çocuk hastaliklari ile ilgili', (TS, 1988: 633) anlamina gelir. Cümlede, pediatrik sözcüünün e anlamini kullandiimizda, pediyatrik hastalarda sözcük grubu anlamsiz olmaktadir. Bu yüzden, pediyatrik hastalarda yerine çocuklarda sözcüünün kullanilmasi daha iyi olurdu.

`Pediyatrik hastalarda güvenilirlii ve etkinlii kanitlanmamitir (Vioxx)'.

50

28. risk/ olasilik laci kullanan kiilerin gebe kalacai kesin deildir, yani bu bir olasiliktir. Bu yüzden, risk yerine olasilik sözcüü kullanilmaliydi. Ayni zamanda riskin anlami da cümleyle uyumamaktadir.

`Tamoxifen kullananan premenopozal kadinlarin gebe kalma riski vardir çünkü Tamoxifen ovülasyona neden olur (Tamoxifen)'.

29. salan-/ dönülÖnceye zarfi ile dönül- eyleminin kullanilmasi gerekirdi, çünkü salaneylemi zarfa uygun dümemitir. Ayni zamanda sala- eylemi ile tedavi öncesi durumu kimin ve neyin salayacai tam olarak anlailmamaktadir.

`Bu nedenle Dicloflam kullanilirken bir önlem olarak böbrek fonksiyonlarinin takibi önerilmektedir. Tedavi kesildiinde, tedavi öncesi durum salanir

(Dicloflam)'. 30. son/ sonuç TS'de son, `bir eyin en arkadan gelen bölümü, bitimi/ en arkada olan' (TS, 1988: 1325); sonuç ise `bir olayin dourduu baka bir olay veya durum, netice' (TS, 1988: 1327) eklinde tanimlanmaktadir. Bu cümlede, Ceclor'un kullanimi mikroorganizmalarin üremesine neden olduu için son yerine sonuç sözcüü kullanilmaliydi.

`CECLOR'un

uzun

süre

kullanimi

sonunda

duyarli

olmayan

mikroorganizmalar üreyebilir (Ceclor)'.

51

31. sonuçlandiril-/ sonuçlanEttirgenlik eki -dir ile yapilan sonuçlandir- eylemi, `sonucun olmasi, kesinlemesi' (TS, 1988: 1327) anlamlarina gelir. - ebil- yardimci eylemi de olasilik bildirdii için, kök ile yardimci eylem arasinda anlam uyumazlii vardir. Çeliki, eylemin sonuçlanabilecek eklinde, kullanilmasi ile giderilebilir. Ayni zamanda hipovoleminin olmasi amaçlanmadii için de sonuçlandirilabilecek sözcüü kullanilmamaliydi.

`... sendrom ve klinik böbrek hastalii bulunan vakalar, diüretik kullananlar ya da hipovolemiyle sonuçlandirilabilecek büyük cerrahi giriimlerin uygulanacai hastalar bu tip reaksiyon risklerinin artmi olduu vakalardir (Zeloxim)'. 32. ans/ risk Olumlu olasiliklar için ans, olumsuzluklar için risk sözcüü

kullanilmaktadir. Bu cümlede ise, olumsuzluk söz konusu olduu için ans yerine risk sözcüü kullanilmaliydi.

` leri derecede karacier ve böbrek yetmezlii bulunan hastalarda ilacin yan etkilerinin ortaya çikma ansi fazladir (Vasoplan)'. 33. tavsiye ol-/ tavsiye etTS'de `bir eyin yapilmasini veya yapilmamasini öütlemek' anlamina gelen sözcük tavsiye et- eklinde geçmektedir (TS, 1988: 1430). Bu yüzden, tavsiye sözcüünün ol- yerine et- yardimci eylemiyle kullanilmasi gerekirdi.

`Dolayisiyla, bu hastalarda serum sulfadiazin konsantrasyonlarin kontrol altinda tutulmasi tavsiye olunur (Silvadiazin)'.

52

34. telkin et-/ düündürTelkin et-, `bir duyguyu, bir düünceyi ailamak' anlamina gelir (TS, 1988: 1446). Bu cümlede ise, karacier fonksiyon bozukluunu düündürmek, böyle bir bozukluu hatirlatmak anlami vardir. Telkin et- eyleminin böyle bir anlami olmadii için onun yerine düündür-, hatirlat- eylemlerinin kullanilmasi gerekirdi.

`Karacier fonksiyon bozukluunu telkin eden herhangi bir semptom görülürse ... (Panadol)'. 35. uzun süreli/ uzun süre Cümlede, 3 günü geçen her gün uzun olduu için, süre, belirlilik kazanmitir. Bu yüzden zamani belirsiz olan uzun süreli yerine uzun süre zarfi kullanilmaliydi.

`Doktor tarafindan gerekli görülmedikçe ate düürücü olarak 3 günden daha uzun süreli kullanimi önerilmez (Corsal)'. 36. vaka/ hasta Hipertiroidizm ve siroz hastalik olduu için, cümlede vaka yerine hasta sözcüünün kullanilmasi gerekirdi. Ayni zamanda, `olay, hadise' (TS, 1988: 1548) demek olan vakanin e anlamlari da cümleyle uyumamaktadir.

`Hipertiroidizm ve sirozu olan vakalarda kortikosteroidlerin etkileri artar (Kenacort)'.

timosol, zeloxim

53

37. yap-/ gösterBelirti sözcüü genellikle, göster- eylemi ile kullanilmaktadir. Çünkü, `alamet, nian, niane' anlamlarina gelen belirti (TS, 1988: 167) yapilmaz, görülür. Bu yüzden, belirti yap- yerine belirti göster- denilmeliydi.

`Özellikle küçüklerde, atropin nedeniyle hassasiyet (taikardi, hipertermi, üriner retansiyon, deride kuruma ve kizarma) ve zehirlenme belirtileri yapabilir (Lomotil)'.

38. yapilan/ yapilmi -an sifat-fiil eki, geni zaman bildirir (Ergin, 1997: 334). Cümlede ise, yapilan çalimalar geçmite kaldii için, yapil- eyleminin yapilmi eklinde kullanilmasi gerekirdi.

` nsanlarda yapilan kontrollü çalimalar bulunmamaktadir (Antepsin)'. 39. yararlik/ yarar Yararlik, `yararli çalima' anlamina gelir (TS, 1988: 1598). Cümlede ise, yararli çalimadan deil ilacin faydasindan bahsedildii için, yararlik yerine yarar sözcüünün kullanilmasi gerekirdi.

`Akut miyokard enfarktüsünün ilk günlerde yararlii tam olarak tespit edilmemitir ( sordil)'.

54

2. Söz dizimi yanliliklari Bu balik altinda yanli söz dizimi, nesne eksiklii, nesne ­ yüklem ve özne yüklem uyumsuzluundan meydana gelen yanli kullanimlar incelenmeye

çaliilacaktir.

a) Bozuk anlatimlar Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde bozuk anlatimlarla da karilailmaktadir. Belirlediimiz bu anlatimlar aaida örneklendirilecektir. 01. -da üreme çalimalari/ -daki üreme... Üreme çalimalarinin hayvanlarla ilgili olmasi için anlatimin hayvanlardaki üreme çalimalari eklinde olmasi gerekirdi. Çünkü, -ki eki geldii adin kimle ve neyle ilikili olduunu belirtir (TS, 1988: 869).

`Hayvanlarda üreme çalimalari, sultamisiline bali olarak hiçbir fertilite bozukluu veya fetusa zarar belirtisi olmadiini göstermitir (Duocid)'. 02. ... fonksiyonlari bozukluu/ ... fonksiyonlarinin bozukluu Bozukluu saptanan nesne belli olduu için anlatimin fonksiyonlarinin bozukluu eklinde olmasi gerekirdi. Çünkü, bu sirali cümlede ortak olarak kullanilan fonksiyonlar sözcüü bozukluu ile uyumamaktadir. Bunu, ... fonksiyonlari bozukluu saptandiinda eklinde açacak olursak daha rahat görebiliriz.

`Uzun süreli tedavilerde karacier fonksiyonlari izlenmeli, bozukluu saptandiinda, ilaç kesilmelidir (Dolorex tablet)'.

55

03. görüldüünde kesilmelidir Cümlede nadiren gastrointestinal ... ülserasyon görüldüü ve bunlar görüldüünde de ilacin kesilmesi gerektii eklinde bir anlatimin olmasi gerekirdi. Çünkü, cümlenin yapisindaki uyumsuzluun giderilmesi için buna ihtiyaç vardir.

Voltaren SR 75 alan hastalarda nadiren gastrointestinal kanama veya ülserasyon görüldüünde ilaç kesilmelidir (Voltaren sr)'. 04. lerkanidipin ile ... kullanimi/ lerkanidipin kullanimi Lerkanidipin ile ilgili yeterli çalima uyumludur, ama lerkanidipin ile ... kullanimi uygun deildir. Çünkü, cümleye göre, kullanimi sözcüü, lerkanidipin ile ilgilidir. Bu ilginin tam olarak anlailmasi için sözcüün lerkanidipinin eklinde olmasi gerekirdi. Cümle `Hamilelik döneminde insanlarda lerkanidipinin kullanimi ile ilgili yeterli çalima bulunmamaktadir.' eklinde kurulsa daha iyi olurdu.

`Lerkanidipin ile insanlarda hamilelik dönemlerinde kullanimi ile ilgili yeterli çalima bulunmamaktadir (Lercadip)'. b) Mantiksal yanliliklar Sözcüklerin asil bulunmasi gereken yerlerde bulunmamasi, cümlede çelikili sözcüklerin kullanilmasi, cümlenin anlamini zayiflattii gibi ondan farkli anlamlarin çikmasina neden olmaktadir. Bu durum okuyucunun anlama ve anlamlandirmasini da olumsuz olarak etkilemektedir. Anlatimin açik ve doru olmasi için cümledeki sözcüklerin çelikili olmamasi, yanli yerlerde kullanilmamasina dikkat edilmelidir. Bu balik altinda, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde yapilan bu tür yanliliklar incelenmeye çaliilacaktir.

56

1. Çelikili sözcük kullanimi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde az da olsa çelikili sözcükler kullanilmitir. 01. belirtilerle beraber ... belirtilerle veya olmaksizin sözcük grubundaki sözcüklerin birbirleriyle çelimemesi için cümlenin ...belirtilerle veya belirtiler olmaksizin eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Bu advers etkiler tedavi sirasinda herhangi bir zamanda, uyarici belirtilerle beraber veya olmaksizin ortaya çikabilirler (Dicloflam)'. 02. orta ve ciddi Orta iddette ve ciddi vaka sözcük grubundaki orta ve ciddi sözcüklerinin anlamlari birbirleriyle çelimektedir.

`Orta iddette ve ciddi vakalarda ise sivi, elektrolit ve protein destei salanmali, Clostridium difficile kolitinde klinik olarak etkili bir antibakteriyel ile tedaviye balanmalidir (Alfasid tablet)'. 2. Sözcüün yanli yerde kullanimi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde sözcüklerin yanli yerlerde kullanildii görülmütür. A) Sifat ve zarflarin yanli yerde kullanimi Prospektüslerde sifat ve zarflarin olmasi gereken yerlerde kullanilmadii da saptanmitir.

57

a) Sifatlarin yanli yerde kullanimi Yanli yerde kullanildii belirlenen sifatlar aaida verilmitir. 01. bazi kii Bazi sözcüünün kullanim yeri tamlamayi yorumlama konusunda çelikiye dümememize neden olmutur. Bazi, alerji belirtilerinin bazilarini mi; yoksa alerji belirtilerinin görüldüü bazi kiileri mi nitelemektedir?

`Bazi alerji belirtilerine sahip kiilerde ve özellikle ilaç alerjisi olanlarda antibiyotikler uygulanirken dikkatli olunmalidir ( espor)'. 02. lokal atrofi Cümleden lokal atrofinin ... enjeksiyonla daha fazla görüldüü anlami çikarilmaktadir. Bu yüzden lokal atrofinin deil ... enjeksiyonla sözcük grubunun vurgulanmasi gerekirdi. Vurgulu ögenin yükleme yakin olmasi gerektiinden cümle: `Lokal atrofi, deltoid bölgesine enjeksiyonla daha fazla görülmektedir.' eklinde kurulmaliydi.

`Deltoid bölgesine enjeksiyon ile lokal atrofi daha fazla görülmektedir (Kenacort-a)'. 03. sürekli Tamlamanin sürekli hekim kontrolü eklinde deil, hekimin sürekli kontrolü altinda eklinde kurulmasi gerekirdi. Çünkü, sürekli sifati kontrol ismini nitelemekte ve onu vurgulamaktadir.

`Ülseratif kolit ve regional enterit vakalarinda sürekli hekim kontrolü altinda tatbik edilmelidir (Duobak)'.

58

04. yakin Hastalarin yakin hekim denetiminde deil, hekimin yakin denetiminde bulunmasi gerekir. Çünkü, vurgulanan denetimin yakinliidir, hekimin deil.

`Epileptik hastalarda epilepsi eiinin azalabilmesi nedeniyle, bu hastalar yakin hekim denetiminde bulunmalidir (Largactil)'. b) Zarflarin yanli yerde kullanilmasi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, yanli yerde kullanildii belirlenen zarflar aaida verilmitir. 01. nadiren Cümlede, steroidin kesilmesi, belirtileri nadiren ortaya çikarir anlami varsa da nadiren, steroid sözcüünü vurguluyor gibi gözükmektedir. Bu yüzden, nadiren, ortaya çikar- eylemine yakin kullanilmaliydi.

`Nadiren steroid kesilmesi belirtileri ortaya çikabilir; bu durumda sistemik kortikosteroidlerle takviye gerekir (Kenacort-a)'. 02. uzun süreli Uzun süreli zarftir. Zarflar, eylem, sifat ve kendilerinin anlamini deitiren sözcüklerdir. Bu zarf, kullanildii yerden dolayi, bu cümlede yüksek sifatini belirtiyor gibi gözükmektedir. Halbuki, uzun süreli zarfinin uygula- eylemi ile ilgili olmasi gerekirdi. Çünkü, tamlamadan uzun süreli yüksek deil uzun süreli uygulama anlami çikarilmaktadir. Bu yüzden, tamlama yüksek dozun uzun süreli uygulamasi eklinde kurulmaliydi.

`Uzun süreli yüksek doz uygulamasi böbrek harabiyetine yol açabildiinden böbrek yetmezliinde uzun süreli kullaniminda kümülasyon tehlikesini önlemek için doz aralii böbrek fonksiyonuna göre ayarlanmalidir (Molit plus)'.

59

B) Vurgu yanlilii Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, sözcüklerin kullanilmasi gereken yerlerde kullanilmamasi vurgu yanliliina neden olmutur. Bu kullanimlar aaida verilmitir. 01. alkol ile Cümlede, alkol ile birlikte alinmama vurgulanmaliydi. Çünkü, ilaca ek olarak alinacak olan alkoldür. Bu yüzden cümle: ... özellikle alkol ile birlikte alindiinda ... eklinde kurulmaliydi.

`Bu durum özellikle birlikte alkol alindiinda söz konusudur (Ciflosin)'. 02. az miktarda Cümlede, sütün azlii deil, maddenin süte az miktarda geçtii

vurgulanmaktadir. Bu kullanimda, az miktarda zarfi anne sütünü niteliyor gibi gözükmektedir. Halbuki, zarflar, genellikle eylemlerin özelliklerini belirtir. Bu yüzden, cümle, Anne sütüne az miktarda geçtiinden... eklinde kurulmaliydi.

`Az miktarda anne sütüne geçtiinden; süt veren kadinlarda dikkatle davranilmalidir (Cezol)'. 03. cefozin Bu cümlede cefozinin prematüre ve ... çocuklarda kullanilmamasi vurgulanmaktadir. Cefozinin baka yerde kullanilmasi cefozin prematürelerin bir tamlama gibi görünmesine neden olmutur.

`Cefozin prematürelerde ve bir aydan küçük çocuklarda kullanilmasinin güvenilirlii ve etkinlii henüz bildirilmemitir (Cefozin)'.

60

04. gözde takili deilken Cümlede, ilacin kontakt lensler gözde yokken kullanilmasi gerektii vurgulaniyor. Vurgulanan ögenin yükleme yakin olmasi gerektii için cümlenin laç, kontakt lensler gözde takili deilken kullanilmalidir. eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Kontakt lensler gözde takili deilken ilaç kullanilmalidir (Viscotears)'. 05. hemen Hemen zarfi, uygun tedavi ile deil balan- eylemi ile ilgili olduu için vurgunun buna göre yapilmasi gerekirdi. Bu yüzden, cümle, ... uygun tedaviye hemen balanmalidir eklinde kurulmaliydi.

`Allerjik bir reaksiyon oluursa ilaç kesilmeli hemen uygun tedaviye balanmalidir (Combicid)'. 06. genel olarak Genel olarak kullanmakla, reçetesiz kullanmak mi kastediliyor yoksa genel olarak kullanmanin baka bir anlami mi var? Bu, açik deildir.

`Asetil salisilik asite kari allerjik reaksiyon gösteren kiiler genel olarak kullanirken dikkatli olmalidir (Suprafen)'. 07. nadir olarak Cümleden anlaildiina göre, fatal hipersensitivite reaksiyonlari ilk dozdan sonra çikabilirmi. Bu yüzden, sözcüklerin bunu vurgulayacak ekilde öyle dizilmesi gerekirdi: ... ilk dozdan sonra nadir olarak hipersensitivite reaksiyonlari bildirilmitir.

`Sistemik kinolon kullanimina bali nadir olarak ilk dozdan sonra fatal hipersensitivite reaksiyonlari bildirilmitir (Siprogut)'.

61

08. timosol Cümleden anlaildiina göre, glokom tedavisine, timosol eklenmektedir. Bu yüzden, tümleç tedaviye timosol eklendiinde eklinde kurulmaliydi. Çünkü vurgulanan ögenin yükleme yakin olmasi gerekir.

`Glokom tedavisi için birkaç ilaç kullanan hastalarda Timosol tedaviye eklendiinde gerekli düzenlemeler yapilmalidir (Timosol)'.

c) Özne yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde özne yanliliklari da varir. 01. antikoagülan ilaç ve oral antidiyabetikler Birlikte uygulanmamasi gereken, antikoagülan ilaç ve oral

antidiyabetiklerdir. Bu yüzden, bu öznenin yoksadan sonra cümleye eklenmesi gerekir.

`Antikoagülan ilaç ve oral antidiabetik alan hastalar yakinen izlenmeli eer izlenme olasilii yoksa, birlikte uygulanmamalidir (Oksamen)'. 02. artril jel Kullanilmamasi gereken artril jelin deil artril jel olduu için, ve balacindan sonra artril jel sözcük grubunun kullanilmasi gerekirdi.

`Gebeliin son trimesterinde Artril jelin sistemik etkileri aratirilmami olduu için geni yüzeylere uygulanmamali ve uzun süre kullanilmamalidir (Artril jel )'.

62

03. doktor Cümleye göre kimin dikkatli olmasi gerektii belli deildir. Anlailir gibi gözükse de bunun cümlede belirtilmesi gerekirdi.

`Bu nedenle nebülize salbutamol ile nebülize antikolinerjiklerin kombine kullaniminda dikkatli olmalidir (Ventolin nebules)'.

04. enjeksiyonun bu bölgeye uygulanmasi Fakat balacindan sonra ... enjeksiyonun bu bölgeye uygulanmasi öznesinin cümleye yerletirilmesi gerekir. Çünkü, sistemik etkilerin görülmesi ve lokal etkilerin elde edilememesi bu bölgeye yapilan enjeksiyondan kaynaklanmaktadir.

` ntraartiküler enjeksiyonun dikkatsizce eklem civarindaki yumuak dokuya uygulanmasinin büyük bir zarari olmaz, fakat sistemik etkilerin görülmesiyle sonuçlanabilir ve istenilen lokal etkilerin elde edilmemesinin en sik nedenidir (Kenacort-a)'. 05. hasta Kontrol altinda tutulmasi gereken hastaya deil hastadir. Bu yüzden, bulundurulmalidir yüklemi ile hasta öznesinin kullanilmasi gerekirdi.

` ntihar fikirlerinin depresyon iyice düzelinceye kadar devam edecei gözönünde tutulmali, hastaya fazla ilaç yazilmamali ve kontrol altinda

bulundurulmalidir (Desyrl)'.

63

06. hastalar Bilgi, hastalara verilebilir, ama uyarilmasi gereken hastalardir. Çünkü, hastalara uyarilmaz, olmaz. Bu yüzden, uyarilmalidir yüklemi ile hastalar sözcüünün kullanilmasi gerekirdi.

`Hastalara ilaçlarin doru uygulamasi hakkinda bilgi verilmeli ve çözelti veya nebülize damlaciklarin (mist) göze kaçmamasina dikkat etmeleri konusunda uyarilmalidir (Ventolin nebules)'.

07. kullanimi Cümlede önerilmeyen nesnenin ne olduunun belirtilmesi gerekirdi. Örnein, ilacin kullanimi önerilmez gibi.

`Yalilarda göz tansiyonu yükselmesine meyil olduundan önerilmez (Klipaks)'. 08. rahatsizliklar Cümleye göre, görülebilen, rahatsizliklara deil rahatsizliklardir. Bu yüzden, veden sonra rahatsizliklar sözcüünün kullanilmasi gerekirdi.

`NSAI ilaçlarla tedavi sirasinda dispepsi gibi minör üst gastrointestinal rahatsizliklara sik rastlanir ve tedavi sirasinda herhangi bir zamanda görülebilir (Raxtane)'. ç) Özne-Yüklem Uyumsuzluu Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde karilailan özne-yüklem uyumsuzluklari aaida verilmitir.

64

01. eritromisin, ... esterleri/ eritromisinin ... esterleri Eritromisin'den sonra kullanilan virgül, onun özne olabileceini

düündürmektedir. Bu durum, deiik tuz ve esterler sözcük grubunun eritromisine ait olarak görülmesini engellemektedir. Cümleye göre, deiik tuz ve esterler, eritromisine aittir. Bu kariikliin olmamasi için, cümlenin açik ve anlailir biçimde kurulmasi gerekirdi.

`Eritromisin, deiik tuz ve esterleri ile fare ve tavanlar üzerinde yapilan çalimalar sonunda cenin üzerinde eritromisinin herhangi bir tahribati görülmemitir (Eritrosif)'. 02. ... glikozidleri ... geçerler/ ... glikozidleri ... geçer

Cansiz varliklarin çoulu olan öznelerin yüklemi tekil olur. Bu yüzden, yüklemin geçer eklinde olmasi gerekirdi.

`Senna glikozidleri anne sütüne geçerler fakat bu miktar tedavi dozlarinda çocuu etkilemeyecek kadar azdir (Pursennid)'. 03. kortikoidler ... olabilirler/ kortikoidler ... olabilir Özne, cansiz varliin çoulu olduu için yüklemin tekil olmasi gerekirdi.

`Topikal kortikoidler (özellikle potent olanlar) ciltte geni alanlara uygulanirsa, airi miktarda tüketilirse veya uzun süre kullanilirsa emilimleri artarak hipotalamus - hipofiz-adrenal eksen supresyonu gibi ciddi sistemik yan etkilere neden olabilirler (Dermatop)'.

65

04. oflaksasin oluturabilirler/ oflaksasin oluturabilir Tekil özne tekil yüklemle kullanilir. Bu yüzden, cümlenin yüklemi oluturabilir olmaliydi. Reaksiyonlar, cümlenin öznesi deil nesnesidir.

`Tüm kinolonlar gibi ofloksasin de tedavi süresinde ve hatta tedavinin ilk günlerinde, seyrek olsa bile ölümcül alerjik reaksiyonlar (anafilaktik/anaflaktoid) oluturabilirler, kardiyovasküler kollaps, hipotansiyon, ok, epilepsi, bayilma, anjioödem (dil, larenks, yüz), bronkospazm ile birlik te solunum yollari obstrüksiyonu, deri reaksiyonlari izlenebilir (Menefloks)'. 05. reaksiyonlar ... meydana gelirler/ reaksiyonlar ... meydana gelir Özne, cansiz varliin çoulu olduu için yüklemin tekil olmasi gerekirdi. Bu yüzden, yüklem meydana gelir eklinde olmaliydi.

`Bu reaksiyonlar daha ziyade geçmiinde penisilin ve/veya multipl allerjenlere airi duyarlilii olan kiilerde meydana gelirler (Duocid)

Pencain-k d) Tamlama Yanliliklari Bu bölümde, ad ve sifat tamlamalarinda tamlayan ile tamlayanin yanli yerde kullanilmasi veya tamlayanin eksiz kullanilmasindan doan anlatim bozukluklari incelenmeye çaliilacaktir. I. Ad Tamlamasi Yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde belirlenen ad tamlamasi yanliliklari aaida verilmitir.

66

01. 6 ya alti/ 6 yain alti 6 ya alti belli olduu için tamlamanin 6 yain alti eklinde kurulmasi gerekirdi.

`6 ya altindaki çocuklarda Salbutol Tabletin kullanim güvenirlilii ve etkinlii saptanmamitir (Salbutol)'. 02. azitromisin plesantaya .../ azitromisinin plesantaya ... Tamlamanin azitromisin plesantaya geçtii eklinde deil azitromisinin plesantaya geçtii ekilde kurulmasi gerekirdi. Çünkü, maddenin plesantaya geçtii belli iken bu durumun, belirtisiz (belli olmayan) ad tamlamasiyla anlatilmasi zitlik oluturmutur.

`Azitromisin plasentaya geçtii gösterilmi ancak fetusa hiçbir zarar belirtisi bulunmamitir (Azomax)'.

03. eritromisin, ... esterleri/ eritromisinin ... esterleri Cümleye göre, deiik tuz ve esterler, eritromisine aittir. Eritromisinden sonra kullanilan virgül, bunun açik bir ekilde anlailmasina engel olmaktadir.

`Eritromisin, deiik tuz ve esterleri ile fare ve tavanlar üzerinde yapilan çalimalar sonunda cenin üzerinde eritromisinin herhangi bir tahribati görülmemitir (Eritrosif)'.

67

04. ... fonksiyonlari bozukluu/ ... fonksiyonlarinin bozukluu Bozukluu saptanan nesne belli olduu için tamlamanin fonksiyonlarinin bozukluu eklinde kurulmasi ve fonksiyonlarinin sözcüünün de ve balacindan sonra cümleye eklenmesi gerekirdi.

`Uzun süreli tedavilerde karacier fonksiyonlari izlenmeli, bozukluu saptandiinda, ilaç kesilmelidir (Dolorex tablet)'. 05. ... hastalar izlenme olasilii/ ... hastalarin izlenme olasilii Cümleye göre, izlenme olasilii bulunmayan, ... hastalardir. Bu yüzden tamlamanin bu hastalarin izlenme olasilii yoksa biçiminde kurulmasi gerekirdi. Çünkü, cümlede kimin izlenme olasiliinin bulunmadii belirtilmemitir.

`Antikoagülan ilaç ve oral antidiabetik alan hastalar yakinen izlenmeli eer izlenme olasilii yoksa, birlikte uygulanmamalidir (Oksamen)'. 06. hastalarda kanlarinin/ hastalarin kanlarinin Sirali cümlelerde ortak olarak kullanilan ögelerin dier cümlelerle de uyumlu olmasi gerekir. Çünkü, uyumsuzluu anlatim bozukluuna neden olur. Bu cümlede, ortak olarak kullanilan hasta sözcüü hastalarda kullanilmali da uyumlu, ama hastalarda kanlarinin da uyumlu deildir. Bu yüzden, tamlamanin hastalarin kanlarinin eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Aprol Film Kapli Tablet uzun süre kullanacaklarda veya böbrekleri bozuk olan hastalarda dikkatle kullanilmali, kanlarinin kimyasal analizleri, böbrek fonksiyon testleri periyodik olarak yapilmalidir. Herhangi bir bozukluk saptandii takdirde tedavi derhal kesilmelidir (Aprol)'.

68

07. lokal doku atrofisinin/ lokal doku atrofisi Cümleye göre, önle- cümleciinin nesnesi lokal doku atrofisi olmalidir. Belirtili ad tamlamasinin tamlayani olan ... atrofisinin tamlananinin cümlede bulunmamasi da bu görüü desteklemektedir.

` ntramüsküler kortikosteroid enjeksiyonlari, lokal doku atrofisinin önlemek amaciyla büyük kas kitlelerinin içine derin olarak yapilmalidir (Diprospan)'. 08. kullanimin Hekime birakilan tercih, ilacin kullanilmasidir. Cümlede ise, eksiklii hissedilen bu durumun belirtilmesi gerekirdi. Bu yüzden kullanimin tamlamayaninin cümleye eklenmesi gerekir.

`Gebeliin ilk üç ayinda kullanilmamasi veya hekimin tercihine birakilmasi önerilir (Osmolak)'. 09. mexitilin kullanilmasi anne için zorunluysa/ anne mexitili kullanmak zorundaysa Kullanil- eylemi edilgendir yani öznesi kesin olarak belli deildir. Cümlede, ilaci kullanacak kii bilindii için cümlenin ...anne mexitili kullanmak zorundaysa... eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Bu

nedenle,

Mexitil'in

kullanilmasi

anne

için

zorunluysa

bebei

beslemesinde baka bir yöntem uygulanmalidir (Mexitil)'.

010 parasetamolun ... kullanimdan/ parasetamolun ... kullanimindan Ad tamlamalarinda tamlayana gelen -(n)In ekinin tamlanandaki karilii (s)Idir. Bu yüzden tamlamanin parasetamolun ... kullanim eklinde deil parasetamolun ... kullanimi eklinde kurulmasi gerekir. Çünkü, parasetamol her iki cümlede de ortak olarak kullanilan bir sözcüktür.

69

`Parasetamolun terapotik dozlarindan sonra nefrotoksisite çok nadirdir, ancak uzun süreli kullanimdan sonra papiller nekroz bildirilmitir (Calpol)'. 11. ... pürülan enfeksiyonlari/ ... pürülan enfeksiyonlarinin Aktiviteleri artacak olan pürülan enfeksiyonlarinin olduu için, ikinci cümleye bu tamlayanin eklenmesi gerekirdi. Çünkü, ortak olarak kullanilmak istenen pürülan enfeksiyonlari tamlamasi aktiviteleri sözcüü ile uyumlu deildir. Bunu ... pürülan enfeksiyonlari aktiviteleri artabilir ekilde açacak olursak daha rahat görebiliriz.

`Göz ve kulain tedavi edilmemi akut pürülan enfeksiyonlari steroid tedavisi ile maskelenebilir veya aktiviteleri artabilir (Fml)'. 12. ... emptomlari gerçeklemesi/ ... emptomlarin gerçeklemesi ... bulgu ve semptomlarin gerçeklemesi beklendii için tamlamanin belirtili ad tamlamasina uygun olacak ekilde ve balacindan sonra ... semptomlarin tamlayani kullanilarak kurulmasi gerekirdi.

`Hastalar ciddi gastrointestinal rahatsizlik bulgu/ semptomlari ile ilgili ve gerçeklemesi durumunda yapilmasi gerekenler konusunda bilgilendirilmelidir (Raxtane)'.

70

13. tedavi sirasinda herhangi bir zamanda/ tedavinin herhangi bir zamaninda Tedavi sirasinda herhangi bir zamanda sözcük grubu yerine tedavinin herhangi bir zamaninda tamlamasi kurulabilirdi. Çünkü, cümledeki kullanim, anlam bakimindan tamlamaya benzese de, yapi yönünden benzememektedir. Zaman bildiren iki ifadenin varlii (... sirasinda ve zaman) da tamlamayi olumsuz etkilemitir.

`Gastrointestinal kanama veya ülserasyon/perforasyon tedavi sirasinda herhangi bir zamanda, uyarici belirtilerle beraber veya olmaksizin veya daha önceki hikayesinde varsa ortaya çikabilirler (Cataflam)'. 14. trentilin retard bebee ... ihtimali/ trentilin retardin bebee ... ihtimali Ve, veya balaci ile balanilan, ortak olarak kullanilan sözcüklerin her iki taraf için de uyumlu olmasi gerekir. Bu cümledeki uyumsuzluk, ve balaci ile balanilan ortak öge, her iki tarafta da kullanildiinda daha iyi görülecektir: `trentilin retard süte geçtii ve (trentil retard) bebee zarar verme ihtimali bulunduu'. Bu yüzden, ve balacindan sonra gelen tamlamada t. retardin tamlananinin kullanilmasi gerekirdi.

`Trentilin Retard süte geçtii ve bebee zarar verme ihtimali bulunduu için kullanilmamali, ancak anne salii için zorunlu ise o zaman çocuu emzirmemelidir (Trentilin retard)'.

71

15. tüm ... tedavileri ... cevabindan/ tüm ... tedavilerinin ... cevabindan Cümleye göre, tedavilerdeki deikenlikler, ilgililer tarafindan bilinmektedir. Bu yüzden, belli olan durumun belirtisiz ad tamlamasi ile deil, belirtili ad tamlamasi ile anlatilmasi gerekirdi. Bu çeliki, tamlamanin tüm ... tedavileri ... cevabindan yerine tüm ... tedavilerinin ... cevabindan eklinde kurulmasiyla giderilebilir.

`Tüm antiepileptik ilaç tedavileri kiilere göre deikenlik gösteren cevabindan dolayi, hastalar araba kullanma ve epilepsi konusunu kendi hekimine danimalidir (Lamictal)'. II. Sifat Tamlamasi Yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde sifat tamlamasi yanliliklari belirlenmi, bunlar aaida verilmitir. 01. air hasta/ durumu air hasta Air hasta tamlamasi, hastanin kilosunu da akla getirdiinden, tamlamanin hastaliin iddetini vurgulayacak ekilde kurulmasi gerekirdi. Bunun için durumu ciddi ya da durumu air eklinde bir tamlama kurulabilirdi.

`Air hasta, yali kiiler diyareyi daha güç tolere edebilmektedirler (Clin)'. 02. bir Tamlamadan, birin sayi mi, yoksa belirsizlik anlaminda mi olduu anlailmamaktadir.

`Enter-sal draje normal tabletlere oranla daha az bir mide iritasyonu oluturur; ancak, kanama ve ülserasyon hikayesi veren hastalarda bir risk söz konusudur (Enter-sal)'.

72

03. birçok ilaçlar/ birçok ilaç Birçok sözcüü çokluk bildirdiinden, -lar çokluk ekinin kullanilmasina gerek yoktur.

`Ancak birçok ilaçlar süte geçtiinden ... (Osmolak)'. 04. hastalarda Glokom, myastenia gravis, non-spesifik ülseratif kolit ... tamlayanlari ile hasta tamlanani uyumamaktadir. Bu durum, glokom hastalarda/ myasthenia gravis hastalarda ... kolit hastalarda eklinde açilacak olursa daha rahat görülecektir. Ayni zamanda glokom hastalarda, kolit hastalarda gibi tamlamalar anlamsizdir (Örnein, glokom, göz tansiyonu, demektir. Glokom hastalarda yani göz tansiyonu hastalarda gibi). Bundan dolayi, her biri hastalik adi olan bu sözcüklerin bir yardimci eylem eliiyle tamlama kurmasi gerekirdi (Glokomu olan hasta gibi).

`Glokom, myastenia gravis, non-spesifik ülseratif kolit, divertikülit, yeni barsak anastomozu yapilmi hastalarda ihtiyatla kullanilmalidir (Dekort ampul)'. 05. kullanilacak hasta/ kullanacak hasta laci kullanacak kiinin belli olmasindan dolayi tamlamanin kullanilacak deil kullanacak olmasi gerekirdi. Çünkü, kullanil- edilgen bir eylemdir, yani öznesi belli deildir.

`Özellikle yali hastalarda etkili olan en küçük dozun uygulanmasi ve uzun süre kullanilacak hastalarda kalp ve böbrek fonksiyonlarinin izlenmesi önerilir (Dolorex draje)'.

73

e) Tümleç Yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde görülen tümleç yanliliklari, aaida verilecektir. 01. araba ve makine kullanmaya Cümlenin yapisina göre gösterilmelidir yüklemiyle araba ve makine kullanmaya tümleci kullanilmaliydi. Eksik olan bu tümlecin cümleye eklenmesi gerekir.

`Bazi hastalarda, özellikle tedavinin ilk günlerinde bazen hipotansif reaksiyonlar oluabileceinden ve sonunda dikkat azalabileceinden araç kullanirken ya da makinada çaliirken özel bir özen gösterilmelidir (Parlodel)'. 02. arttiinda Kendisiyle uyumlu olmasi artiyla, bir yüklemin birden fazla tümleci olabilir. Bu cümlede, tümleçlerin yüklemle uyumadiini görüyoruz. Tümleçleri ayri ayri yükleme balarsak bunu, daha rahat görebiliriz: `... ari ve bölgesel iliin artmasi (tedaviye balanmalidir)/ ... hareketliinin daha da kisitlanmasi balanmalidir)/ ate ve kirginlik saptandiinda (tedaviye (tedaviye balanmalidir).'

Tümleçlerin, saptan- yüklemine balandii düünülse bile, onlar, bu yüklemle de uyumamaktadir. Bu yüzden tümleçlerin yüklemle uyumlu olacak ekilde kurulmasi gerekirdi: `... ari ve bölgesel ilik arttiinda gibi'.

`Septik artritin göstergesi olan arinin ve bölgesel ikinliin artmasi, eklem hareketliliinin daha da kisitlanmasi, ate ve kirginlik saptandiinda, uygun bir antimikrobik tedaviye balanmalidir (Diprospan)'.

74

03. bazi kiilere Cümleye göre, etki etme- eyleminin kimlere yönelik olduunun belirtilmesi gerekirdi. Örnein, bazi kiilere tümleci kullanilabilirdi.

`Etki iddeti kiilere göre deiebilecei için nadirende olsa etki etmeyebilir (X-M)'. 04. ... belirtiler ....uyarici belirtilerle ... çikabilir eklinde bir anlatim olsa bile uyarici belirtilerle olmaksizin ... çikabilir eklinde bir anlatim olmaz. Çünkü, belirtilerle sözcüü belirtinin olduunu, olmaksizin sözcüü ise belirtinin olmadiini anlatir. Bu yüzden tümlecin uyarici belirtiler olmaksizin eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Gastrointestinal kanama veya ülserasyon/ perforasyon tedavi sirasinda herhangi bir zamanda, uyarici belirtilerle beraber veya olmaksizin veya daha önceki hikayesinde varsa ortaya çikabilirler (Cataflam)'.

dicloflam 05. böyle bir durumda ki cümlenin birbiriyle ilgili olmasi için ve balacindan sonra böyle bir durumda gibi bir tümlecin kullanilmasi gerekirdi.

`Astim kontrolündeki ani ve ilerleyici kötüleme potansiyel olarak yaami tehdit edicidir ve kortikosteroid tedavisine balanmasi veya dozunun artirilmasi düünülmelidir (Ventolin nebules)'.

75

06. bu belirtiler olduunda Dozun düürülmesi için, sözü edilen belirtilerin bulunmasi gerektiinden düürül- eylemi ile bu belirtiler olduunda tümleci kullanilmaliydi. Cümlenin: `Yalilarda ve dükünlerde atipik etkiler olabilir, bu belirtiler olduunda, derhal doz düürülmeli, belirgin bir durum görülüyorsa, doz ona göre verilmelidir.' eklinde kurulmasi gerekirdi.

`Yalilarda ve dükünlerde atipik etkiler olabilir, derhal doz düürülmeli, belirgin bir durum görülüyorsa, doz ona göre verilmelidir (Lomotil)'. 07. bu hastalarda Cümleye göre ketasidoz hastalarda gelimektedir. Bu yüzden, ve balacindan sonra bu hastalarda tümlecinin kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, Diyabetik hastalar ... ketasidoz geliimi bildirilmitir. eklinde bir cümle olmaz.

`Diabetik hastalar bu durumu dengeleyemeyebilirler ve ketasidoz geliimi bildirilmitir (Ventolin urup)'. 08. bu koullarda (bu koullar varsa) Uygulamanin ne zaman yapilacai bu koullarda gibi bir tümleçle belirtilebilirdi.

`Bu koullar COZAAR ile tedaviye balanmadan önce düzeltilmeli veya daha düük bir balangiç dozu uygulanmalidir (Cozaar)'.

76

09. bunlarin birlikte kullanilmasina Dikkat göster- eylemiyle bunlarin birlikte kullanilmasina gibi bir tümlecin kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, dikkat göster- eyleminin bir nesneye yönelik yapilmasi gerekir.

`Akut iddetli astimda bu etki ksantin türevleri, steroidler, diüretiklerin birlikte kullanimi ve hipoksi nedeniyle iddetlenebileceinden özel dikkat gösterilmelidir (Ventolin nebules)'. 10. diyete Kisitlama diyette, ilave diyete yapilacai için ilave gerek- eylemi ile diyete sözcüünün kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, ... diyette ilave gerekebilir olmaz.

`Diyette tuz kisitlamasi ve potasyum ilavesi gerekebilir (Kenacort-a)'. 11. ...dönemlerinde Tedavinin balangiç dönemleri sözcük grubunun sebep bildirmesi için ...dönemlerinde eklinde kurulmasi gerekirdi. Çünkü, cümlede, böyle bir yapiya ihtiyaç vardir.

`Bu durum, özellikle tedavinin balangiç dönemleri baka ilaçlardan bu tedaviye geçerken ve alkol alindii zamanlarda geçerlidir (Accuzide)'.

77

12. ... geçtiinden ve balacindan önce yüklemle uyumlu olan, neden bildiren ... geçtiinden

tümleci kullanilmitir. Cümlenin yapisina göre balaçtan sonraki cümlenin de neden belirtecek ekilde kurulmasi gerekirdi. Çünkü, cümleyi okuyan kii, ikinci cümlede de böyle bir nedenin olmasini beklemektedir.

`Birçok ilaç anne sütüne geçtiinden ve prostaglandin sentezini inhibe eden ilaçlarin süt çocuu üzerinde oluturabilecekleri istenmeyen etkiler ve tedavinin gereklilii göz önünde bulundurularak emzirmenin ya da tedavinin kesilmesi arasinda seçim yapilmalidir (Reox)'. 13. hastada Ya da balacindan dolayi hastanin durumu öznesi meydana gelirse yüklemi ile de ilgilidir. Meydana gelen semptomlar, hastanin durumunda deil hastada olacaindan meydana gel- yüklemi ile hastada tümlecinin kullanilmasi gerekirdi.

`Eer hastanin durumu, tedavinin balangicindan 24-48 saat içinde bir iyileme göstermiyorsa ya da dehidratasyon semptomlari meydana gelirse, derhal bir doktora daniilmali ve gerekli önlemler alinmalidir (Streptomagma)'. 14. hastalara Sirali cümlede ortak olarak kullanilan hastalar sözcüü, takip edilyükleminin öznesi ama ... müdahale yapil- yükleminin tümlecidir. Bu yüzden ... müdahale yapil- yüklemiyle hastalara tümlecinin kullanilmasi gerekirdi.

`Bu nedenle hastalar tedavi süresince iyi takip edilmeli ve süperenfeksiyon oluursa gerekli müdahale yapilmalidir (Alfasid tablet)'.

78

15. hastalara hastalar yakinen izlenebilir ama diyet hastalara uygulanir. Bu yüzden cümleye hastalara tümlecinin eklenmesi gerekirdi.

`Bu gibi durumlarda hastalar yakinen izlenmeli ve/ veya gerekli diyet uygulamasi yapilmalidir (Prednol-l)'. 16. hastalarda ... hastalar yakindan takip edilebilir, ama hastalar ... doz azaltilarak kullanilmalidir olmaz. Bu yüzden ikinci cümlede ... böyle hastalarda tümlecinin kullanilmasi gerekirdi.

` buprofen balica böbrek yolu ile atildii için böbrek fonksiyonlari ileri derecede bozuk hastalar yakindan takip edilmeli ve doz azaltilarak kullanilmalidir (Nurofen)'. 17. idrari renklendirebilecei için Cümlede, yan cümle ile temel cümle arasindaki iliki daha belirgin olmaliydi. Çünkü, fazla miktarda su içilmesinin nedeni idrarin renklenmesidir. Bu yüzden cümle : ` drari renklendirebilecei için (renklendirebileceinden), fazla miktarda su içilmelidir.' eklinde kurulmaliydi.

` drari renklendirebilir, fazla miktarda su içilmelidir (Pursennid)'.

79

18. ilaca kari ...alerjik reaksiyon bir maddeye kari ortaya çiktii için cümleye ve balacindan sonra ilaca kari tümleci eklenmeliydi.

`Bu gibi hastalarda kullanilirken dikkatli bir aratirma yapilmali ve alerjik reaksiyon görüldüünde ampisilin tedavisi kesilerek bu durumlarda genellikle kullanilan antihistaminikler, presöraminler ve kortikosteroidler ile uygun tedaviye balanmalidir (Ampisina)'. 19. ilaci kullanirken Cümlede ... alevlenebilme riskinin ne zaman göz önünde bulundurulacainin belirtilmesi gerekirdi. Bunun için ilaci kullanirken gibi bir tümleç kullanilabilirdi.

` lerleyici ya da ciddi periferik veya merkezi nörolojik bozukluu olan hastalarda, hastaliin alevlenebilme riski göz önünde bulundurulmalidir (Flagyl)'. 20. ilaç kullanilirken Cümlede, dozun ne zaman ailmayacai, hastanin ne zaman bol su alacai belirtilmeliydi. Bunlar büyük ihtimalle, ilaç kullanilirken yapilacaktir.

`Her ne kadar Siprofloksasin kullanan ahislarda kristalüri nadiren görülmüse de, önerilen günlük doz ailmamali, hidratasyonun salanabilmesi için hasta bol sivi almali, idrarin alkalilemesi önlenmelidir (Ciflosin)'.

80

21. ilaçtan Ve balacindan sonra yenidoanin neden etkilenecei ilaçtan/ etken maddelerden etkileneceinden gibi tümleçlerle belirtilebilirdi.

`Özellikle yenidoanlarda renal fonksiyon tamamen gelimediinden ve yenidoan etkilenebileceinden, bu durum göz önüne alinmalidir (Duocid)'. 22. ... kiilere Kiilerde dikkatle kullanilabilir, ama uygulama kiilere yapilmalidir. Çünkü, uygula- eyleminin bir eye dönük yapilmasi gerekir. Bu yüzden, uygulanmalidir yüklemine (böyle) kiilere tümleci eklenebilirdi.

`Diflunisal balica böbrekler yoluyla elimine edildii için renal fonksiyon bozukluu olan kiilerde dikkatle kullanilmali, daha düük dozlar uygulanmalidir (Dolphin)'. 23. ... kullanimiyla Cümlenin yapisina göre, uzun süreli ... kullanimi öznesi, kolaylaabilir yüklemiyle uzun süreli ... kullanimiyla eklinde tümleç olarak kullanilmasi gerekirdi.

`Uzun süreli kortikosteroid kullanimi posterior subkapsüler katarakt ve glakom oluturabilir; optik sinir zedelenmesi ya da fungal veya viral enfeksiyon oluumu kolaylaabilir (Prednol-l)'.

81

24. kusma ve diyare Sayilmalidir yükleminin öznesi kusma ve diyare eklinde belirtilmeliydi. kusma ve diyarede ... sayilmalidir uyumlu deildir.

`Volüm kaybinin dier nedenleri olan kusma ve diyarede kan basinci ileri düzeyde düebileceinden, hekime bavurmayi gerektiren koullardan sayilmalidir (Kaptoril)'. 25. reaksiyonlarla Reaksiyonlar görülebilir ama reaksiyonlar karilailmaz. Bu yüzden, karilail- eylemi ile reaksiyonlarla tümlecinin kullanilmasi gerekirdi.

`Bu anafilaktik reaksiyonlar parenteral tedavi sirasinda daha sik görülürse de oral tedavide de karilailabilmektedir (Remoxil)'. 26. semptomlara rastlandiinda Cümlenin yapisina göre, ve balacindan sonra tedavinin kesilme nedeni belirtilmeliydi. Örnein, semptomlara rastlandiinda denilebilirdi.

`Hastalar, özellikle idame tedavisi sirasinda düzenli araliklarla görülerek ekstrapiramidal ya da depresif semptomlarin erken tanisi konulmali ve tedavi kesilmelidir (Sibelium)'. 27. ikayetlere ikayetler ... iyilemeyebilir anlatimi olur, ama ikayetler ... yenileri eklenir olmaz. Çünkü, eklenme ikayetlere yapilir. Bu yüzden, yenileri eklen- eylemi ile ikayetlere tümleci kullanilmaliydi.

`Ate 3 günden fazla sürer, 5 gün içinde ikayetler iyilemez, yenileri eklenir veya ikayetlere ate elik ederse doktora daniilmalidir (Tylol cold)'.

82

28. ... tedavide Rastlanmamitir, yüklemine Ne zaman? sorusu sorulacak olursa, ... tedavi deil ... tedavide cevabi alinacaktir. Bu yüzden, rastlanmami yüklemi ile ... tedavide tümlecinin kullanilmasi gerekirdi.

`Nistatin ile tedavi hamilelerin yenidoan çocuklarinda herhangi bir istenmeyen reaksiyona veya komplikasyona rastlanmamitir (Fungostatin)'. 29. tedaviye baladiktan sonra Tedaviye balamadan sonra olamayacai için, ve balacindan sonra tedaviye baladiktan sonra tümlecinin kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, -madan/ -meden zarffiil eki, henüz eylemin balamadiini bildirir. Bu yüzden, bununla önce sözcüünün kullanilmasi gerekirdi.

`Karacier fonksiyon testlerinin tedaviye balamadan önce ve sonrasinda periyodik olarak yapilmasi tavsiye edilir (Ator)'. f) Yüklem Yanlilii Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde yüklem yanliliklari da vardir. Belirlenen bu yanliliklar, aaida incelenmeye çaliilacaktir. 01. alinmaktadir/ alinmalidir Cümledeki yüklemlerin kipleri birbirine uymamaktadir. Birinci cümlenin yüklemi gereklilik, ikinci cümlenin yüklemi ise imdiki zaman kipindedir. Cümlenin yapisina göre, alin- eylemi alinmalidir eklinde kullanilmaliydi.

`Karacier fonksiyon bozukluu olan hastalarda dikkatle kullanilmali ve serum alkalin fosfataz düzeylerinde geçici yükselmelere neden olabilecei göz önüne alinmaktadir (Aleve)'.

83

02. azalt-/ azaltilCümlenin temel yüklemi kullanil- edilgen, yan cümlenin eylemi azalt- ise etkendir. Cümlenin yapisina göre azalt- eyleminin de edilgen olarak yani (doz) azaltil- eklinde kullanilmasi gerekirdi.

`Böbrek

fonksiyonu

bozuk

hastalarda

dikkatle

ve

dozu

azaltarak

kullanilmalidir (Resital)'. 03. deiebilir/ deitirebilir Flora kendi kendine deil bir etken vasitasiyla deitii için, eylemin ettirgen ekiyle kullanilmasi gerekirdi. Bu nedenle, dei- yerine deitir- denilmeliydi.

`Antibakteriyel ilaçlarla tedavi kolonun normal florasi deiebilir ve Clostridia türlerinin airi çoalmasina yol açabilir (Croxilex)'. 04. dikkatli olmalidir/ dikkatli olunmalidir Cümlenin yan cümlesi ile temel cümlesi arasinda uyumsuzluk vardir. Yan cümlenin yüklemi olan veril- eylemi edilgen, cümlenin temel yüklemi olan dikkatli ol- ise etkendir. Cümlenin anlatmak istediine göre temel yüklemin dikkatli olunmalidir eklinde edilgen olmasi gerekirdi.

`Herhangi bir maddeye ve özellikle ilaçlara allerjik olan hastalara antibiyotik verilirken dikkatli olmalidir (Cefizox)'.

84

05. dikkatli yapilDozlama sözcüü yeni bir sözcüktür. Bu sözcüü, dilimize kazandiran firmaya teekkür ederiz. Çünkü, bu sözcük bile, tip dilindeki terimlerin Türkçeletirilebileceine dair küçük bir kanittir. Yapisindan dolayi, sözcüün doz düzenleme ii, doz ayarlama ii gibi anlamlara gelmesi gerekir. Örnein, balama, balamak ii; toplama, toplama iidir. Bu cümlede ise yapisindan farkli olarak doz artirimi anlaminda kullanilmitir. Dikkat sözcüü et- yardimci eylemiyle kullanilmaliydi. Çünkü, TS'de, dikkat sözcüü et- yardimci eylemi ile kullanilmaktadir.

`Özellikle u durumlarda dozlama dikkatli yapilmalidir; karacier fonksiyon bozukluklarinda (Örnein kronik alkol tüketimininde) (Molit)'. 06. durmali/ durulmali Sirali cümle eklinde kurulmasina ramen hiçbir ortak ögesi bulunmayan bu cümlenin yüklemleri arasinda da uyumsuzluk vardir. Yüklemlerden durmalidir etkenken, verilmelidir edilgendir. Cümlenin tümleci de eksiktir; çünkü

fototoksisitenin kimde görülecei belirtilmemitir. Yine de cümlede, dur- eyleminin edilgen ekli durul- kullanilabilirdi.

`Bu nedenle airi güne iiindan uzak durmali ve fototoksisite görülürse tedavi kesilmelidir (Cipro)'. 07. edilmelidir/ etmelidir Bu, sirali cümle eklinde kurulan ama ortak ögesi bulunmayan bir cümledir. Kaçinmali yüklemi dönülü (etken), edilmelidir yüklemi ise edilgendir. Cümledeki bu sorunlar, ikinci cümlenin ... almaya ... dikkat etmelidir eklinde kurulmasi ile giderilebilir. Böyle olursa, hem cümlelerin ortak bir ögesi olacak (hastalar) hem de yüklemlerin kipleri uyumlu olacaktir.

85

`Kristalüri riski nedeniyle airi idrardan kaçinmali, yeterli miktarda sivi alimina dikkat edilmelidir (Cipro)'. 08. geciktirebilir/ geciktirebilecei Yapisina göre, bu cümlenin: `Hamileliin son üç ayinda doumu geciktirebilecei ve fetüs kardiyovasküler sistemini etkileyebilecei için

kullanilmamalidir.' eklinde kurulmasi gerekirdi. Çünkü, doumu geciktiren de fetüsü etkileyen de ayni ilaçtir. laç, bu etkilerinden dolayi kullanilmayacai için, geciktirebilir sözcüünün de için edatina balanmasi gerekirdi. Bu yüzden de geciktirebilir yükleminin geciktirebilecei eklinde kullanilmasi gerekirdi.

`Hamileliin son üç ayinda doumu geciktirebilir ve fetüs kardiyovasküler sistemini etkileyebilecei için kullanilmamalidir (Napren-s)'. 09. gereinden/ gerektiinden Gerektiinden kullanilmaktadir. sözcüü gereinden sözcüüne göre daha fazla

`Ebeveynler, bu müstahzari çocuklarinin aizlarina götürmemeleri ve ilaci uyguladiktan sonra kendi ve çocuklarinin ellerini yikamalari gereinden haberdar edilmelidir (Tropamid)'. 10. geriye dön-

Düme görevinde kullanilmi olan geriye dön- eylemi, yükselme sözcüü ile uyumlu olmamitir. (... yükselme geriye döner) Bu yüzden geriye dön- yerine düeyleminin kullanilmasi gerekirdi.

`Transaminazlardaki yükselmeler tedavinin kesilmesi ile geriye döner (Miyadren)'.

86

11. görüldüünde/ gördüünüzde Cümlenin temel yüklemi bavur-, etken, yan cümlenin yüklemi görüledilgendir. Cümle içinde kullanilan eylemlerin çatilarinin da uyumlu olmasi gerektii için görüldüünde yerine gördüünüzde sözcüü kullanilmaliydi. Böylece

gördüünüz eylemindeki kii eki, doktorunuza ve bavurunuz sözcüklerindeki kii ekiyle de uyumlu olacaktir.

`Beklenmeyen etki görüldüünde doktorunuza bavurunuz (Kursept)'.

12. kaçinmalidir/ kaçinilmalidir Bu cümlede, yüklemlerin çatilari birbirine uymamaktadir. Tutul- eylemi edilgen, kaçin- eylemi etkendir. Cümlenin yapisina göre, iki yüklemin de edilgen olmasi gerekirdi, yani kaçin- eylemi kaçinil- eklinde kullanilmaliydi.

`Her ne kadar Setirizin alkol etkisini potansiyalize etmezse de yan etkilerinin alkolünküne eklenecei hatirda tutulmali ve alkolle birlikte kullanmaktan kaçinmalidir (Resital)'. 13. örterek/ örtülerek Yan cümlenin yüklemi olan ört- eylemi etken, temel yüklem olan artiril- ise edilgendir. Bu uyumsuzluk, cümlede, örtül- edilgen eyleminin kullanilmasiyla giderilebilir.

`Bazi dirençli lezyonlarda, lezyonu geçirgen olmayan bir materyal ile örterek Beklazon Losyon'un etkisi daha da artirilabilir (Beklazon)'.

87

14. salan-/ dönülBir durumun öncesi, geride kalmitir. Geriye dönüldüü için, salan- yerine dönül- eylemi kullanilmaliydi.

`Tedavi kesildiinde, tedavi öncesi durum salanir (Cataflam)'. 15. salanSalan- yüklemi, oksijen, i. steroidler, entübasyon, hava yollarinin açik tutulmasi nesneleriyle uyumlu deildir. Cümleyi ... oksijen (salanmalidir)/ intravenöz (salanmalidir)/ entübasyon (salanmalidir)/ hava yollarinin açik tutulmasi (salanmalidir) eklinde açtiimizda bunu daha iyi görürüz. Cümle, öznelere uygun yüklemle kurulmaliydi. Çünkü, oksijen (takilir) verilir; i. steroidler verilir; entübasyon yapilir; hava yolu açik tutulur.

`Ayrica oksijen, intravenöz steroidler ve entübasyon dahil hava yollarinin açik tutulmasi salanmalidir (Combicid)'. 16. salgila-/ geçlaçla birlikte vücuda giren ampisilin ve sulbaktam maddeleri anne sütüyle atilabilir, anne sütüne geçebilir, ama anne sütüyle salgilanamaz. Çünkü, bu maddeleri insan vücudu yapmaz. Bu yüzden, salgila- yerine -hangisi vurgulaniyorsa- geç- ya da atil- eylemlerinden birisi kullanilabilirdi.

`Emzirme sirasinda düük younluklarda ampisilin ve sulbaktam anne sütüyle birlikte salgilanabilir (Duobaktam)'.

88

17. sapta-/ kanitlaSapta-, `bir eyi belirgin kilmak, tespit etmek', demektir (TS, 1988: 1259). Saptamadan önce kanitlamak gerektii için, cümlede kanitla- eyleminin kullanilmasi gerekirdi. Kanitlamanin olmadii, henüz zarfindan anlailmaktadir.

`Hamilelikte güvenle kullanimi henüz saptanmamitir (Clin)'. 18. saptanama-/ saptanmaSaptanama- eylemi saptamaya güç yetirememek demektir. Bu yönden bakarsak cümleyi, ilacin fötüs üzerinde zararli etkisi var, ama bunu bir türlü saptayamiyoruz, eklinde de anlayabiliriz. Burada vurgulanmak istenen, çeitli aratirmalar sonucunda ilacin zararli etkisinin saptanmadiidir. Eylemi

saptanmamitir ekilde kullanirsak, bu çelikiyi giderebiliriz.

`Hayvan

deneylerinde

ilacin

fötus

üzerinde

olumsuz

bir

etkisi

saptanamamitir (Üropan urup)'. 19. tayin et-/ kanitlanTayin et- eylemi, `belli etmek, göstermek' anlamlarina gelmektedir (TS, 1988: 1432). Bu anlamlari, cümlede tayin et-'in yerine koyduumuzda, anlamlarin cümleye tam olarak oturmadiini görürüz. Çünkü, cümlede, ilacin zararli etkisinin kanitlanmadii anlami vardir. Hem bu yüzden, hem de kanitlan- eyleminin, `bir eyin gerçek yönünü kanitla ortaya koymak, ispat etmek' (TS, 1988: 780) anlamlarina geldiinden cümlede, tayin et-' yerine kanitlan- eyleminin kullanilmasi gerekirdi.

`Gebelikte kullanim emniyeti tayin edilmemitir (Klindan)'.

89

20. tespit edil-/ kanitlanTespit et-, `bir durumu kukuya düürmeyecek ekilde göstermek, belirlemek' (TS, 1988: 1463); kanitla- ise `bir eyin gerçek yönünü kanitla ortaya koymak, ispat etmek' (TS, 1988: 780) anlamlarina gelmektedir. Cümleden, kullanim emniyetinin kanitlanmadiini anliyoruz. Tespit etme de bir durum kanitlandiktan sonra olacai için tespit et- yerine kanitlan- eyleminin kullanilmasi gerekirdi.

` nsan da gebelik ve laktasyondaki kullanim emniyeti tespit edilmemitir (Azomax)'. 21. uygulan-/ kullanUygulan-, `kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek' (TS, 1988: 1522), kullanil- ise `bir eyden belli bir amaçla yararlanmak' (TS, 1988: 925) demektir. Cümlede, eritromisinden yarar salama anlami olduu için yüklemin uygulan- deil kullanil- olmasi gerekirdi.

`Fakat gebe kadinlar üzerinde eritromisinle herhangi bir çalima yapilmami olmasindan dolayi gebelik sirasinda eritromisin, hekim gerekli görüyorsa uygulanmalidir (Eritrosif)'.

90

B) Noktalama iaretleri yanliliklari Noktalama iaretlerinin kullanildii yerler ile bilgiler TDK yayinlarindan olan mlâ Kilavuzu'ndan ( K, 1996) ve TDK'nin internet sitesindeki mla Kilavuzu'ndan (tdk.org.tr/imla) alinmitir. I. ki nokta yanliliklari

ki noktanin kullanimiyla ilgili yanliliklar bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir. a) Kullanilmasi gerektii halde kullanilmamasi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde iki noktanin kullanilmamasi gerektii yerlerde kullanildii belirlenmi ve aaida gösterilmitir. 01. ... durumlar Kendisinden sonra örnek verilecek ifadelerden sonra (:) kullanilir. ... durumlardan sonra açiklama yapilip örnek verildii için burada (:)'nin kullanilmasi gerekirdi.

`Sistemik

absorpsiyona

katkida

bulunan

durumlar,

yüksek

potensli

steroidlerin kullanilmasi, geni yüzeylere uygulanmasi, uzun süreli kullanim ve kapali uygulamadir (Kenacort pomad)'. 02. ... gerekir Kendisinden sonra örnek verilecek ifadelerden sonra (:) kullanilir, (.) deil. Bu yüzden, bu cümleden sonra (:) kullanilmaliydi.

`Yan etkiler arasinda ve dikkat edilmesi gereken hususlarda unlara önem vermek gerekir. Hipotansiyon: Komplikasyonsuz hipertansif hastalarda airi hipotansiyona çok az rastlanir (Enalap)'.

91

b) Yanli kullanimi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde iki noktanin yanli kullanildii yerler belirlenmi ve aaida gösterilmitir. 01. ari durumlarda Ari durumlarda sözcük grubu, kullanilmamalidir yüklemi ile ilgilidir yani bu yüklemin tümlecidir. E görevli sözcük ve sözcük gruplarindan sonra (:) deil, (,) konulmaliydi. (:)'nin kullanilabileceini düünsek bile, (:)'dan sonra, cümleye büyük harfle balanmasi gerekirdi.

`Arili durumlarda: çocuklarda 5 günden daha uzun, yetikinlerde 10 günden daha uzun süre doktora daniilmadan kullanilmamalidir (Medafein)'. II. Nokta 01. 6-12 Sayilar, sira bildiriyorsa, bunlardan sonra nokta konur ve bu da -inci/ -inci anlamina gelir. Cümlede geçen sayilardan sonra da (.)'nin kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, bu sayilar, tedaviden sonraki aylarin sirasini vermektedir.

`Bu nedenle tedavinin ilk 6-12 ayinda karacier enzimleri izlenmelidir (Glucobay)'. III. Noktali virgül Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde noktali virgül ile ilgili kullanim yanliliklar bu balik altinda incelenmeye ve incelenmeye çaliilacaktir.

92

a) Cümle bai balayicilarindan önce Çünkü, ama, fakat, bundan dolayi gibi cümle balayicilarindan önce noktali virgül, virgül veya nokta kullanilabilir. 01. çünkü Noktali virgül veya virgülün çünkü sözcüünden önce kullanilmasi gerekirdi. Bu yüzden, buradaki (;) kullanim yanlitir.

`Mide ülserinden üphe edildiinde habis bir durum olup olmadii aratirilmalidir (Degastrol)'. 02. çünkü Çünkü sözcüünden önce virgül, noktali virgül veya nokta kullanilabilirdi. çünkü; tedavi, semptomlari düzelterek taniyi geciktirebilir

`Tamoxifen kullananan premenopozal kadinlarin gebe kalma riski vardir çünkü Tamoxifen ovülasyona neden olur (Tamoxifen)'. 03. fakat Fakat balacindan önce noktali virgül, virgül veya nokta kullanilmaliydi.

`Senna glikozidleri anne sütüne geçerler fakat bu miktar tedavi dozlarinda çocuu etkilemeyecek kadar azdir (Pursennid)

93

b) Yanli kullanildii yerler Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, noktali virgülün kullanim yanlilii bu balik altinda, incelenmeye çaliilacaktir. 01. ... bulunmadiindan ... bulunmadiindan sözcük grubu, ... kullanilmalidir yükleminin tümlecidir. Yüklemden uzak dümü ögeleri belirtmek için (;) deil (,) kullanilir. Bu yüzden, ... bulunmadiindan sonra kullanilan (;)'ün kullanimi yanlitir.

`Hamilelikte kullanim ile ilgili yeterli ve uygun çalimalar bulunmadiindan; yarar-zarar ilikisi ve fetusda oluabilecek zarar gözönünde bulundurularak, doktor kontrolü altinda kullanilmalidir (Metpamid)'. 02. ... devrelerde Bu cümlede, ... devrelerde sözcüünden sonra kullanilan noktali virgülün kullanimi yanlitir. Burada (;) yerine (,) kullanilmaliydi.

`Tedavinin ilk devrelerinde (özellikle plazma kalsiyum düzeyleri relatif olarak yüksek düzeyde bulunurken) ve kemiin iyilemesinin saptanabildii son devrelerde; sik sik izleme yapilmasi gereklidir (One-alpha)'. 03. döküntü E görevli sözcüklerden sonra (;) deil virgül kullanilir. Bu yüzden, döküntü sözcüünden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Döküntü; ate, lenfadenopati, fasiyal ödem ve kan ve karacier anormallikleri gibi çeitli sistemik semptomlarla birlikte görülen hipersensitivite sendromunun bir belirtisi olarak da bildirilmektedir (Lamictal)'.

94

04. hiperkalsemi riski Yüklemden uzak olan ögeleri belirtmek için (;) deil (,) kullanilir.

`Hiperkalsemi riski; mineralizasyon bozukluunun düzeyine, renal fonksiyon ve kullanilan One-Alpha dozu gibi faktörlere balidir (One-alpha)'. IV. Virgül Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde virgülün kullanimiyla ilgili belirlenen yanliliklar bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir. a) E görevli sözcükler arasina Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, virgülün e görevli sözcükler arasinda kullanim durumu bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir. 01. ... görünen ve açiklanamayan ... görünen ve açiklanamayan sözcükleri kas arisinin sifatlaridir. kisi de ayni görevi paylatii için, burada virgül kullanilmaliydi.

`Özellikle halsizlik veya ate ile beraber görünen açiklanamayan kas arisi, hassasiyeti veya zayiflii olmasi durumunda hastalarin durumu ivedilikle bildirmeleri öütlenmelidir (Lipitor)'. 02. ... kullanilir Haricen kullanilmak da içilmemek de ilacin alimiyla ilgilidir. Bu yüzden, burada virgül kullanilmaliydi.

`Haricen kullanilir içilmez (Aromer)'.

95

03. uygulanan Yüksek doz uygulanan ile ... tedavisi gören hastalar sözcüünün sifatlaridir. E görevli sözcük ve sözcük gruplari arasinda virgülün kullanilmasi gerekirdi.

`Özellikle yüksek doz uygulanan uzun süreli penisilin tedavisi görenlerde renal ve hematopoetik fonksiyonlar periyodik olarak kontrol edilmelidir (Penicilin)'. 04. ... yetmezliinde ... yetmezliinde ile ... olanlarda arasinda virgülün kullanilmasi gerekirdi. Çünkü, ikisi de kullanilmalidir yükleminin tümlecidir.

`Karacier ve böbrek yetmezliinde peptik ülseri olanlarda dikkatle kullanilmalidir (Ambrol)'. b) Özellikle belirtilen ögelerden sonra Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, virgülün özellikle belirtilen ögelerden sonraki kullanimi bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir. 01. ancak ... halinde Ancak ...dümesi halinde sözcük grubu özellikle belirtildii için burada virgülün kullanilmasi gerekirdi.

`Her ne kadar Seftriakson kullanimi ile serum kreatinin düzeylerinde geçici yükselmeler görülmüse de böbrek yetmezlii mevcudiyetinde ayrica bir karacier yetmezlii de yoksa, doz ayarlamasina gerek yoktur ancak kreatinin klirensinin 10 ml/dakikanin altina dümesi halinde uygulanacak günlük doz 2 g'i amamalidir (Desefin)'.

96

02. ancak ... halinde Ancak ödem olumasi halinde özellikle belirtildii için, bu ifadeden sonra (,)'ün kullanilmasi gerekirdi.

`Diüretikler hamilelikte ancak ödem olumasi halinde hekim kontrolünde kullanilabilir (Aldactone)'. 03. ancak ... olan Cümlede, ortaya çikan laboratuar bulgusu, ancak ... olan sözcük grubu ile özellikle belirtildii için burada virgül kullanilmaliydi.

`Klinik deneylerde ortaya çikan ancak ilaç uygulamasi ile sebep - sonuç ilikisi saptanmami olan laboratuar bulgularindaki deimeler unlardir (Tremac)'. 04. ... çikarsa Özellikle belirtilen ögelerden sonra (,) kullanilir, (;) deil. Bu cümlede de ... anormalleirse/ ... çikarsa özellikle belirtilen ögelerdir. Bu yüzden, burada (;) deil (,) kullanilmaliydi.

`Eer tromboembolik olay geliirse karacier fonksiyon testlerinin sonuçlari anormalleirse ya da kolestatik sarilik ortaya çikarsa; tedavi kesilmelidir (Livial)'. 05. özellikle ... ayinda Özellikle hamileliin üç ayinda sözcük grubu özellikle belirtildii için burada virgülün kullanilmasi gerekirdi.

`Özellikle hamileliin son üç ayinda doum sonrasi bebeklerde yoksunluk sendromunun görülme olasilii nedeniyle kullanilmamalidir (Doladamon)'.

97

06. özellikle mantar Özellikle mantarlarin virgül ile belirtilmesi gerekirdi. Çünkü, özellikle belirtiliyor.

`Cleocin kullanimini takiben duyarli olmayan mikroorganizma özellikle mantar sayisinda arti olabilir (Cleocin)'. 07. özellikle ... yükselirse Cümledeki özellikle ... yükselirse sözcük grubunun virgülle ayrilmasi gerekirdi.

`Bu nedenle genel durumlarda beklenmedik bir bozukluk olursa özellikle aiz, burun, boazda arili mukoza deiiklikleri görülür veya ate dümez, aksine yükselirse laboratuar sonuçlari beklenmeden ilacin kullanimina derhal son verilmelidir (Devaljin)'. 08. vücudun ... yüzde Cümlede vücudun dier bölümlerinden çok yüzde sözcük grubu özellikle belirtildii için burada virgülün kullanilmasi gerekirdi.

`Güçlü lokal kortikosteroidlerle uzun süreli tedavide vücudun dier bölümlerinden çok yüzde atrofik deiikler görülebilir (Dermovate)'.

98

c) Sözcüklerin birbiriyle ilgili olmadiini belirtmek için Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, virgülün sözcüklerin birbiriyle ilgili olmadiini belirtme özellii bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir. 01. azro Azro'dan sonra virgül kullanilmamasi azro normal dozu gibi bir tamlamanin anlailmasina neden olmutur. Bu tamlama her doz deil, azro normal dozu eklinde de anlamlandirilabilir. Bu yüzden, azrodan sonra virgülün kullanilmasi gerekirdi.

`Kreatinin klirensinin 40 mL/dakika'nin üzerinde olduu hafif böbrek yetmezlii durumlarinda, Azro normal dozunda kullanilabilir (Azro)'. 02. bu Bu sözcüü, cümlede yenidoani nitelememekte, ilaç ya da baka bir nesne yerine geçmektedir. Bunu, anlamdan çikarmak mümkündür. Eer noktalama iareti kullanilmazsa, bu yenidoanlarda sifat tamlamasi eklinde anlailabilir. Tamlama, baka yenidoanlarda deil, sadece, iaret edilen yenidoanlarda gibi de anlailabilir. Bu yüzden, bu zamirinden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Bu yeni doanlarda özellikle prematürelerde önemlidir (Combicid)'. 03. lorabid Lorabid ile böbrek yetmezlii sözcük grubunun ilgisi yoktur. Bunun virgül kullanilarak belirtilmesi gerekirdi. Çünkü, bu ekilde lorabid böbrek yetmezlii, sifat tamlamasi gibi anlailmaktadir.

`Lorabid böbrek yetmezlii olanlarda dikkatli kullanilmali ve günlük doz kreatinin klirensi 50 mL/dakikanin altinda olan hastalarda gerektii oranda azaltilmalidir (Lorabid)'.

99

04. ... niasta Cümleye göre niasta sözcüü iyot sözcüüyle ilgili deildir. Bu yüzden niasta sözcüünden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Sodyum tiyosülfat ve niasta iyodu inaktive eder (Biokadin)'. 05. rofekoksib Rofekoksib, infeksiyonlu komplikasyonlarla ilgili deildir. Bu yüzden, bu sözcükten sonra virgül kullanilmaliydi.

`Rofekoksib

infeksiyonlu

komplikasyonlarin

diagnostik

bulgularini

maskeleyebilir (Raxtane)'. 06. ... sari renk ... sari renk, terkibindeki sözcüü ile ilgili olmadiindan ... sari renkten sonra virgül kullanilmaliydi.

`Histogenol Vitamin urup alinmasindan sonra görülebilen idrardaki sari renk terkibindeki B vitamini mevcudiyetinden ileri gelmektedir (Histogenol vitamin urup)'.

100

ç) Virgülün kullanilmamasi gereken yerler Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, virgülün kullanilmamasi gerektii yerler belirlenmi ve aaida incelenmeye çaliilmitir. 01. akut Akut miyopati sözcükleri miyopatinin akut ekli anlamina gelen bir tamlamaya benziyor. Akut sözcüünden sonra kullanilan virgül, bunun tamlama olarak anlailmasina engel oluyor. Virgülün kullanimi doruysa akut sözcüünün özne olmasi gerekir, çünkü genelde özneden sonra virgül kullanilir. Akut sözcüünün özne de olmamasi virgülün yanlilikla kullanilmi olabileceini akla getirmektedir. Cümlenin doru anlailmasi için, (,)'ün kaldirilmasi gerekir.

`Akut, miyopatiyi düündürecek ciddi durumlari olan hastalarda veya rabdomiyolize sekonder olarak böbrek yetmezlii oluma eilimini artiracak predispozan bir faktörü (örnein, ciddi akut enfeksiyon. hipotansiyon, önemli cerrahi müdahale, travma, ciddi metabolik, endokrin ve elektrolit bozukluklari ve kontrol edilemeyen krizler) olan hastalarda atorvastatin tedavisi geçici olarak veya tamamen kesilmelidir (Lipitor)'.

02. alerji

Çapraz alerji olduundan tümleçtir. Bunun tümleç olarak anlailmasi için ... alerjiden sonra virgülün kullanilmamasi gerekirdi.

`Sefalosporinler ile penisilinler arasinda çapraz allerji, olduundan bir gruba kari alerji mevcudiyetinde dier grubun kullanimi ile de ciddi alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir (Cezol)'.

101

03. roksitromisinin Roksitromisinin yarilanma süresi, belirtili ad tamlamasidir. Bunun tamlama olarak anlailmasini ise tamlamanin ögeleri arasinda kullanilan virgül engel olmaktadir. Bu yüzden burada virgül kullanilmamaliydi.

`Yai 65'in üzerinde olan hastalarda roksitromisinin, yarilanma süresi uzamaktadir.' (Roksolit) 04. sonuçlanan ... sonuçlanan ... dekompansasyon tamlamasinin ögeleri arasinda virgül kullanilmamaliydi.

`Böbree gelen kan miktari ve kan hacmi azalmi olan hastalarda bu ilaçlarin kullanilmasi, tedavinin durdurulmasindan sonra tipik olarak tedavi öncesindeki duruma dönülmesiyle sonuçlanan, klinik renal dekompansasyona neden olabilir (Exen fort)'. d) Yüklemden uzak düen ögeyi belirtmek için Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, yüklemden uzak düen ögelerin virgülle belirtilip belirtilmeme durumlari bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir.

102

01. ... antihistaminik Yüklemden uzak dütüü için, cümlenin öznesi olan ... antihistaminikten sonra virgül kullanilmaliydi. Ayni zamanda e görevli olan dikkat ile refleks kaybi arasinda da virgül kullanilmaliydi.

`Preparatin içerdii antihistaminik reaksiyon kabiliyetini azaltip, uyuukluk, dikkat refleks kaybi ve uyku oluturacaindan araba kullananlar, yüksek, tehlikeli yerlerde ve dikkat gerektiren aletlerle çalianlar tarafindan kullanilmamalidir (Benylin)'. 02. ... antijen tayini ...antijen tayini öznesi yüklemden uzak dütüü için, bu özneden sonra virgül kullanilmasi gerekirdi.

`Dijital rektal muayene ve gerektiinde prostat spesifik antijen (PSA) tayini tedavi öncesinde ve daha sonrasinda düzenli araliklarla gerçekletirilmelidir (Flomax)'. 03. cefozin Özne olan cefozin, yüklemden uzak dütüü için bu sözcükten sonra virgül kullanilmaliydi.

`Cefozin prematürelerde ve bir aydan küçük çocuklarda kullanilmasinin güvenilirlii ve etkinlii henüz bildirilmemitir (Cefozin)'.

103

04. ... çalima Emziren ... çalima öznesi yüklemden uzak dütüünden özneden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Emziren 12 anne ile yapilan bir farmakokinetik çalima emziren anne tarafindan alinan dozun %1'inden daha azinin anne sütüne geçtiini göstermitir; bu nedenle annenin terapotik dozlari almasi bebek için herhangi bir risk oluturmaz (Calpol)'. 05. ... demir Yüklemden uzak dütüü için ... demirden ögesinden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Enfeksiyona ya da malignansiye bali anemilerde yerine konulan demir retiküloendotel sistemde depolanir ve ancak primer hastalik tedavi edildikten sonra kullanilabilir (Maltofer)'. 06. ... perforasyon Yüklemden uzak dütüü için gastrointestinal ... perforasyon öznesinden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Gastrointestinal kanama veya ülserasyon/ perforasyon tedavi sirasinda herhangi bir zamanda, uyarici belirtilerle beraber veya olmaksizin veya daha önceki hikayesinde varsa ortaya çikabilirler (Cataflam)'.

104

07. urup Yüklemden uzak dütüü için özne olan urup sözcüünden sonra virgül kullanilmaliydi.

`urup antihistaminik etkisi nedeniyle uyuukluk, uyuklama hali ve refleks kaybina neden olabileceinden tehlikeli makina ve motorlu araç kullanimi, yüksek yerlerde çalimak gibi durumlarda dikkatli kullanilmalidir (Gayaben)'. 08. ventolin Ventolin öznesi yüklemden uzak dütüü için özneden sonra virgül kullanilmaliydi.

`Bütün dier beta-adrenoseptör agonistlerinde olduu gibi, Ventolin kan ekeri düzeylerinin artii gibi revelsibl metabolik deiiklikleri indükleyebilir (Ventolin nebules)'.

105

C) Yazim yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen sözcüklerin yazimi bu balik altinda incelenmeye çaliilacaktir. I. Bazi sözcük, ek ve kisaltmalardaki yazim farkliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen sözcüklerin farkli yazililari aaida gösterilmitir. a) Sözcüklerdeki yazim farkliliklari Sözcüklerdeki yazim farkliliklari, TDK'nin mlâ Kilavuzu ve Utkan

KOCATÜRK'ün Açiklamali Tip Terimleri Sözlüü'den yararlanilarak belirlenmitir. Bu sözlük, alani ile ilgili kapsamli çalimalardan biri olduu ve dier sözlüklere göre yaygin bir ekilde kullanildii için tercih edilmitir. Tip terimleri sözlüklerinin çounda, terimler, Latince ve Grekçe aslî yazim ekilleriyle geçmektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen tip terimleri aslî ekilleriyle deil genellikle Türkçe söyleyiiyle yazilmitir. Türkçe söyleyiler de terimlerin açiklamasinda verildii için sözcüklerin yazimi konusunda bu açiklamalar esas alinmi ve sözcüklerin yazim özellikleri buna göre deerlendirilmitir. Sözcüklerin K ve TTS'de geçen ekilleri verilmitir. Bazi sözcüklerin K'da bazilarinin da TTS'de bulunmadii durumlarda sözcüün geçtii yerin yazim ekli belirtilmitir. 001. agranulositoz/ agranülositoz TTS'de `agranülositoz' (Kocatürk, 2000: 25) eklinde yazilmitir. Bu sözcük K'da yoktur.

`... granulositopeni, trombositopeni, pansitopeni ve agranulositoza neden olabilir (Andazol)'.

`... tamamen düzelen lökopeni, agranülositoz ... (Pre-par)'.

106

andolor (ampul), andolor (tablet), bakton, devaljin, insomin, kemoprim fort, kemoprim süspansiyon, noral, novapyrine, , opridon, rilace 002. aksesuvar TTS'de olmayan bu sözcük, K'da `aksesuar' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... kalpteki aksesuvar uyaran iletimi yollarina elik eden aritmileri ... (Zomig)'.

003. albumin/ albümin K'da (tdk.org.tr/imla ) ve TTS'de (Kocatürk, 2000: 26) `albümin' eklinde yazilmitir.

`... plazma hacmini genileten solüsyonlar, human albumin, tam elektrolit çözeltisi ... (Andolor ampul)'.

`... azalmakla beraber albümine bali olmayan serbest fraksiyon artmi olabilir (Synax)'.

novosef, tilcotil

107

004. allerjen/ alerjen TTS'de `allerjen' (Kocatürk,2000: 29), K'da `alerjen' eklinde yazilmitir.

`... yaz aylarinda anormal seviyede alerjen maddelerin etkisine ... (Flixonase Aqueous)'.

alfasid(flakon), ampisina, cliacil, croxilex, deposilin, duobaktam, flixonase, klamoks, largopen, maksiporin, orfasil, penbisin, pencain-k, penicilin, remoxil, sulbaksit, sulcid

`... özellikle birçok allerjene duyarlilii olan kiilerde ve parenteral uygulamada ... (Alfoxil)'.

amoklavin, ampisid, atoksilin, combicid, duocid, sultamat, penadur l-a 005. allerji/ alerji K'da `alerji', TTS'de (Kocatürk,2000: 29) `allerji' eklinde yazilmitir.

`... çeitli allerji ve bronial astim hallerinde de dikkatle kullanilmalidir (Bakton)'.

buumentol, cezol, fludex, muskazon, parafon, penadur l-a, p. gifrer, sedaperidol

`... arasinda çapraz alerji söz konusu olduundan sefalosporin ... (Ceclor)'.

ceclor, cefozin, cezol, dynabac, iespor, kemoprim fort, lorabid, novosef, oroceftin, orfasil, pencain-k, enter-sal, aspirin, diprospan, aspoirin c, hazmolin

108

006. allerjik/ alerjik K'da `alerjik' (tdk.org.tr/imla), TTS'de `allerjik' (Kocatürk, 2000: 29) eklinde yazilmitir.

`Allerjik bir reaksiyon oluursa ilaç kesilmeli ... (Combicid)'.

aksef, cebedex, cezol, danitrin, dicloflam, dikloron, duocid, epargriseovit, klinoksin, neurogriseovit, parafon, penadur l-a, pharmaton, silverdin, streptomagma, suprafen, sultamat, tienam, travazol, vi-fer, zinnat

`Tedavi sirasinda alerjik bir reaksiyon gelitii takdirde ilaç hemen birakilmali ve uygun tedaviye balanmalidir (Alfasid tablet)'.

accuzide, amikozit, ampisid, ampisina, azomax, betaksim, biokadin, cataflam, ceclor, cezol, cleocin, cliacil, corsal, croxilex, deposilin, dikloron, duobak, duobaktam, flixonase, furaderm, kenacort, klamoks, klindan, lorabid, maksiporin, menefloks, miyadren, novofam, oraceftin, oxxa, penbisin, pencain-k, penicilin, penos, relifex, remoxil, silvadiazin, sulbaksit, sulcid, unicap, urikoliz, voltaren, wilkinson, zimaks 007. allo-purinol/ allopurinol K'da olmayan bu sözcük, TTS'de `allopurinol' (Kocatürk, 2000: 30) eklinde yazilmitir.

`... allo-purinol, prokainamid ve lityum kullanimi ... (Accuzide)'.

`... Ayrica tedaviye 100 mg allopurinol ile balanilmasi ve serum ... (Ürikoliz)'.

109

008. anaflaktik/ anafilaktik K'da olmayan bu sözcük, TTS'de `anaflaktik' (Kocatürk, 2000: 40) eklinde yazilmitir.

`... fatal airi duyarlilik ( anaflaktik ) reaksiyonlar bildirilmitir (Duocid)'.

ampisid, beloc, cipro, depo provera, devaljin, dicloflam, diclomec (tablet), diclomec (ampul), duocid, kenacort, klindan, sultamat

`... da anafilaktik ok dahil ciddi airi duyarlilik reaksiyonlari bildirilmitir (Maksiporin)'.

alfoxil, cataflam, clin, combicid, deposilin, duobak, menefloks, minoset, neurogriseovit, raxtane, remoxil, sulbaksit, sulcid 009. angina/ anjin/anjina K'da (tdk.org.tr/imla) ve TTS`de (Kocatürk, 2000: 45) `anjin' eklinde yazilmitir.

`... instabil angina pektoris ve dier ciddi ... (Piptalin)'.

danitrin, isordil, kardisentin, levotiron

`... hipertrofik kardiyomiyopatiye bali anjini airlatirabilir. (Monolong)'.

`... emniyetle kullanilmi fakat bazi anjina ... (Trentilin)'.

tromboliz, vasoplan

110

010. anginali/ anjinli Sözcüün kökü, K'da (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de (Kocatürk, 2000: 45) `anjin' eklinde yazildii için anjinli eklinde yazilmasi gerekirdi.

`Anginali hastalarda yapilan klinik çalimalarda nitratlarla tedavinin kesilmesinden ... ( sordil)'.

`Anjinli hastalari ilgilendiren bir klinik deneyde ... (Monolong)'. 011. angiografi K'da anjiografi sözcüü deil yalnizca `anjiyo' sözcüü bulunmaktadir. (tdk.org.tr/imla) Ayni sözcük, TTS'de `anjiyografi' (Kocatürk, 2000: 46) eklinde yazilmitir.

`Gebelik, ameliyat ve angiografilerden önce ve bunalim sirasinda, emzirme dönemi ... (Glukofen/ retard)'. 012. anjionörotik K'da yalnizca `anjiyo' sözcüü bulunmaktadir. (tdk.org.tr/imla) TTS'de, `anjiyonörotik' (Kocatürk, 2000: 47) eklinde yazilmitir.

`Anjionörotik Ödem (Rilace)'.

111

013. anjio-ödem/ angioödem/ anjioödem K'da olmayan bu sözcük, TTS'de `anjiyoödem' (Kocatürk, 2000: 46) eklinde yazilmitir.

`... eritromisin ve dier makrolidlerde olduu gibi angioödem ... (Azomax)'.

`... anjioödem oluturduu hastalara oksamen film tablet verilmemelidir. (Oksamen)'.

`... dudaklarda, ciltte, glottis ve/veya larinkste anjio-ödem olabilecei bildirilmitir (Rilace)'.

menefloks 014. anjiotensin/ anjiyotensin TTS'de `anjiyotensin' (Kocatürk, 2000: 48) eklinde yazilmitir.

`... renin salgilanmasina yardimci anjiotensin II oluumunu bloke ... (Rilace)'.

`Renin anjiyotensin sisteminin inhibisyonunun bir sonucu ... (Cozaar)'.

pritor

112

015. antibiotik/ antibiyotik K (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de `antibiyotik' (Kocatürk, 2000: 54) eklinde yazilmitir.

`... antibiotik yalniz air enfeksiyonlarda kullanilmali ... (Klinoksin)'.

ciflosin, monodoks

`... dahil olmak üzere, hemen her antibiyotik psödomembranöz kolite yol açabilir (Klaromin)'.

aksef, alfasid, amikozit, ampisina, azomax, azro, betaksim, cebedex, ceclor, cefamezin, cefizox, cezol, cipro, clin, combicid, croxilex-bid, depo-medrol, deposilin, desal(ampul), desefin, dramamine, duobaktam, duocid, dynabac, fucidin,genta (ampul), genta (damla), gentagut, iespor, kenacort, klamoks, klaromin, k. streptomisin, largopen, laricid, lorabid, maksiporin, multisef, novosef, oraceftin, penadur l-a, prednol, remoxil, rif, roksolit, roxin, siprogut, stafine, sulbaksit, sulcid, surgam, tavanic, terramycin, tetradox, thiocilline, tienam, tobrased, üropan,zimaks, zinnat 016. antidiabetik/ antidiyabetik K (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de `antidiyabetik' (Kocatürk, 2000: 55) eklinde yazilmitir.

`... antidiabetiklerle karbon hidrat metabolizmasinda deiiklik ... (Cabral)'.

di-pro, estandron, oksamen, triquilar

`... ilaç ve oral antidiyabetik alan hastalar ... (Oksamen-l)'.

diamicron, glukofen&retard, menefloks, tenoksan

113

017. antikoagulan/ antikoagülan TTS'de `antikoagülan' (Kocatürk, 2000: 55) eklinde yazilmitir.

`... özellikle antikoagülanlarla tedavi gören hastalarda sindirim sistemi ile .... (Surgam)'.

aleve, apranax, betanorm, cabral, darvolin, dolven, dolorex, etol, exen fort, glucophage, ibufen,indocolir, kenacort, mobic, nurofen, oksamen, oksamen-l, pedifen, suprafen, surgam, tenoksan, trental trentilin, zeloxim

`Antikoagulan alan hastalarda dikkatle kullanilmalidir (A-ferin urup)'. 018. astma/ astim Hem K (tdk.org.tr/imla) hem de TTS'de `astim' (Kocatürk, 2000: 89) eklinde yazilmitir.

`... bron astmasi gösteren hastalarin ... (Vasoserc)'.

a-ferin forte, aspirin, aspirin c, andolor (tablet), andolor (ampul), dikloron, dispril, duobak, enter-sal, kemoprim fort, novalgin (tablet), novapyrine, oledro hot, tylol cold

`... bronial astim hallerinde de dikkatle kullanilmalidir (Bakton)'.

andolor (ampul), avmigran, bricanyl, corsal, cycladol, depo privera, devaljin, divina, eksofed, ibufen, lo/ovral, minoset, minulet, oksamen, oksamen l, oxxa, pedifen, penadur l-a, piptalin, premarin, proluton-depot, rantudil retard, raxtane, reox fort, relifex, streptomagma, triquilar, ventolin urup, ventolin nebulise, vioxx, wintus draje

114

019. atrial/ atriyal TTS'de `atriyal' (Kocatürk, 2000: 93) eklinde yazilmitir.

`... lidokain atrial fibrilasyonu olan hastalara ... (Aritmal)'.

`... hastalarda atriyal prematüre kontraksiyon ve sinüs taikardisi ... (Permax)'. 020. atrio-ventriküler/ atriyoventriküler TTS'de `atriyoventriküler' (Kocatürk, 2000: 93) eklinde yazilmitir.

`... uzatmadan atrio-ventriküler nodül refraksiyon süresini uzatabilir (Diltizem)'.

`... iddetteki bir atriyoventriküler ileti bozukluunun ... (Beloc)'. 021. atrium/ atriyum TTS'de `atriyum' (Kocatürk, 2000: 93) eklinde yazilmitir.

`...ile birlikte atrium fibrilasyonu veya atrium ... ( soptin)'.

022. barsak/ bairsak K'de `bairsak' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... durumda barsak hareketlerini engelleyen ilaçlar ... (Tavanic)'.

aprol, aprowell, betaksim, cefizox, cleocin, clin, dekort, laricid, libalaks, pursennid, reox fort, rheumon, vermazol

`... geçmiinde mide veya bairsak ülseri görülen hastalarda ... (Cataflam)'.

115

dikloflam, fleet enema, raxtane, x-m 023. bilirubin/ bilirübin TTS'de `bilirübin' (Kocatürk, 2000: 109) eklinde yazilmitir.

`... sirasinda orta derecede bilirubin ve/veya transaminaz yükselmesi ... (Rifcap)'.

`... kreatinin bilirübin ve alkalen fosfataz seviyelerini ... (Bakton)'.

genta(20mg), novosef, tremac, salazopyrin 024. birçok/ bir çok K'da `birçok' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`Bir çok ilaç anne sütüne geçtiinden ... (Reox)'.

monolong 025. blokör/ bloker TTS'de `bloker' (Kocatürk, 2000: 116 ) eklinde yazilmitir.

`Kalsiyum kanal blokerleri ve organik nitratlar birlikte ... (Monolong)'.

`Tüm kalsiyum kanal blokörlerinde olduu gibi kalp yetmezlii ... (Dilopin)'.

116

026. bronial/ broniyal TTS'de `broniyal' (Kocatürk, 2000: 123) eklinde yazilmitir.

`... allerji ve bronial astim hallerinde de dikkatle ... (Bakton)'.

ibufen, asist urup

`... alerjisi veya broniyal astmasi olanlanda dikkatle kullanilmalidir (Kemoprim fort)'.

andolor (ampul), asist kapsül, cycladol, devaljin, pedifen, streptomagma 027. candida/ kandida TTS'de `kandida' (Kocatürk, 2000: 123) eklinde yazilmitir.

`... mantarlarla (candida) süperenfeksiyon ihtimali unutulmamalidir (Alfasid flakon)'.

croxilex, duobaktam, largopen, orfasil, penbisin, remoxil

`Tedavi süresinde mikotik (Kandida) ya da bakteriyel ... (Ampisina)'.

028. dehidrogenaz/ dehidrojenaz

TTS'de `dehidrojenaz' (Kocatürk, 2000: 219) eklinde yazilmitir.

`Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz yetersizlii olanlarda hemoliz görülebilir (Bakton)'.

117

`Glikoz-6-fosfat dehidrojenaz eksiklii olan kiilerde hemoliz görülür (Kemoprim fort)'.

029. depressan/ depresan

TTS'de `depresan' (Kocatürk, 2000: 223) eklinde yazilmitir.

`... sinir sistemi depressanlarinin birlikte kullanimi sersemlii artirabilir (Parafon)'.

diapam, sedaperidol

`... alkol depresan etkiyi artiracaindan kullanilmalidir (Gayaben urup)'.

klipaks 030. diabet/ diyabet K'de (tdk.org.tr/imla), TTS'de `diyabet' (Kocatürk, 2000: 229) eklinde yazilmitir.

`Diabet: Beta-blokerler, akut hipogliseminin bazi önemli ön ... (Talozin)'.

di-pro, divina, peditus, e. prolongatum

`... verikoz damar, kalp ve damar hastaliklari ve diyabet ... (Lo/ovral)'.

actidem, a-ferin, benical, corsal, flupamid, gerakon, minulet, piyeloseptil, prednol, tylol hot, wintus draje

118

031. diabetik/ diyabetik TTS'de `diyabetik' (Kocatürk, 2000: 229) eklinde yazilmitir.

`... diabetiklerde böbrek fonksiyonlarinin bozulduu aamada ... (Tenoksan)'.

desal (tablet), levopront, ventolin urup, ventolin nebules

`... hipoglisemik ilaç kullanan diyabetik hastalarda hipoglisemi ... (Kozoksin)'.

lo/ovral, menefloks, minulet, redoxon, tavanic 032. diagnostik/ diyagnostik TTS'de `diyagnostik' (Kocatürk, 2000: 230) eklinde yazilmitir.

`Rofekoksib infeksiyonlu komplikasyonlarin diagnostik bulgularini ... (Raxtane)'.

premarin, proluton, üropan 033. diare/ diyare TTS'de `diyare' (Kocatürk, 2000: 231) eklinde yazilmitir.

`... gastrointestinal bozukluk ve diare oluturabilir (Biokadin)'.

`... veya diyare gelien hastalarda ilacin kesilmesi ... (Aksef)'.

accuzide, alfasid(tablet), bakamsilin, betaksim, ceclor, cefamezin, cleocin, clin, croxilex, dynabac, iespor, k. telitromisin, klaromin, klinoksin, laksofenol,

119

largopen, laricid, lithuril, maksiporin, menefloks, multisef, novosef, oraceftin, pritor, sulbaksit, talozin, tavanic, termacet, tremac, tienam, üropan, vermazol, zimaks 034. dijitalis/ dijital/ digital TTS'de `dijital' (Kocatürk, 2000: 234) eklinde yazilmitir.

`... kalp hastalari, dijitalis tedavisi gören hastalar ... (Fludex)'.

`Dijital glikozitleri kullanan hastalarda ... (Libavit b6)'.

flomax

`...digital ile daha da artabilir (Altizem)'. 035. ductus/ duktus TTS'de `duktus' (Kocatürk, 2000: 259) eklinde yazilmitir.

`... ductus arteriosus'un kapanmasini ... (Felden)'.

cataflam, dicloflam, etol, raxtane, synax, tilcotil, vioxx

`... duktus arteriyozusun erken kapanmasina ... (Kapnax)'.

apraljin, apranax, aprol, aprowell, miyadren, naprosyn, reox, voltaren 036. egzama/ ekzama K'da `egzama' (tdk.org.tr/imla), TTS'de hem `ekzema' hem de `egzama' (Kocatürk, 2000: 270) eklinde yazilmitir.

`... atopik ekzama, saman nezlesi, ürtiker, astma gibi ... (Duobak)'.

120

037. egzemali/ egzamali Sözcük, K'da `egzama' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazildii için addan ad yapim eki `-lI' ile türetildikten sonra egzamali eklinde yazilmaliydi.

`Açik yara ve egzemali cilt bölgelerine tatbik edilmemelidir (Thermoflex)'. 038. endometrial/ endometriyal TTS'de `endometriyal' (Kocatürk, 2000: 282) eklinde yazilmitir.

`Tamoxifen ile tedavide hiperplazi, polip ve endometrium kanseri gibi endometrial deiimlerin oluumundaki arti gözlenmitir (Tamoxifen)'. 039. endometriosis/ endometriyoz TTS'de `endometriyoz' (Kocatürk, 2000: 282) eklinde yazilmitir.

`... endometriosis estrojen tedavisi esnasinda airlaabilir (Myralon)'.

di-pro 040. endometrium/ endometriyum TTS'de `endometriyum' (Kocatürk, 2000: 282) eklinde yazilmitir.

`... kullanan kadinlarda meme, endometrium, yumurtalik ... (Minulet)'.

tamoxifen

121

041. enflamasyon/ inflamasyon TTS'de, `enflamasyon' (Kocatürk, 2000: 428) eklinde yazilmitir.

`... zerk edilirse lokal enflamasyon oluabilir (Angiodel)'.

blephamide

`... solunum yolu inflamasyonunda ari ve inflamasyonun ... (Felden)'. 042. enterobacter/ enterobakter TTS'de `enterobakter' (Kocatürk, 2000: 285) ekli yazilmitir.

`... bakteriyel patojenler (enterobacter, pseudomonas) ve mantarlarla ... (Alfasid flakon).

alfoxil, amoklavin, atoksilin, penbisin, remoxil

`(Kandida) ya da bakteriyel (Enterobakter, Pseudomonas) süperenfeksiyonlar geliebilir (Ampisina)'.

largopen 043. enterstisyel/ interstisyel TTS'de `interstisyel' (Kocatürk, 2000: 436) eklinde yazilmitir.

`... böbrek dokusunda iltihap (enterstisyel nefrit) gibi geçici ... (Devaljin)'.

`NSAI ilaclar interstisyel nefrit, glomerülit ... (Felden)'.

exen fort, mobic, zeloxim

122

044. entolerans/ intolerans TTS'de `entolerans' (Kocatürk, 2000: 437) eklinde yazilmitir.

`... ilaçlara entoleransi bulunanlarda, özellikle parenteral yoldan ... (Devaljin)'.

novalgin, novopyrine

`Pritor kalitsal fruktoz intoleransi olan hastalar için uygun deildir (Pritor)'.

andolor 045. entübasyon/ intübasyon TTS'de `intübasyon' (Kocatürk, 2000: 439) eklinde yazilmitir.

`... steroidlerin kullanimini ve intübasyon dahil hava yollarinin açik tutulmasina ... (Croxilex)'.

`... intravenöz steroidler ve entübasyon dahil solunum yollarina müdahale ... (Duobaktam)'.

alfasid (flakon), alfoxil, amoklavin, ampisina, atoksilin, combicid, desefin, klamoks, largopen, lorabid, maksiporin, remoxil, sulbaksit, sulcid

123

046. ergotism/ ergotizm TTS de `ergotizm' (Kocatürk, 2000: 293) eklinde yazilmitir. `Ergotism riski nedeniyle migren profilaksisi için kullanilmamalidir (Avmigran)'.

`Ergotizm gelimesi olasilii yüzünden, Azro ergot türevleriyle birlikte ... (Azro)'. 047. eritematoz/ erythematosus/ eritematöz TTS'de `eritematöz' (Kocatürk, 2000: 294) eklinde yazilmitir.

`... (lupus erythematosus) fetüste adrenal hipoplazi görülebilir (Depo medrol)'.

`... hastalarda, eritematöz ralar glandüler atele ilikilendirilmitir (Augmentin)'.

amoksilav 048. estrogen/ estrojen/ östrojen/ östrogen K (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de `östrojen' (Kocatürk, 2000: 297) eklinde yazilmitir.

`... endojen veya eksojen estrojenlerin rezidüel etkilerine bali olabilir (Livial)'.

tamoxifen

`... kanamalarin kontrol altina alinmasi amaciyla uzun süreli östrojen kullanimi önerilmez (Depo provera)'.

124

divina, levotiron

`... iddetli varis varliinda, östrogen içeren preparatlarin ... (Di-pro)'.

e. prolongatum

`... oral estrogen/progestogen içeren ovulasyon inhibitörleri ... (Primolut)'.

049. extrapiramidal/ ekstrapiramidal

TTS'de `ekstrapiramidal' (Kocatürk, 2000: 306) eklinde yazilmitir.

`Ekstrapiramidal belirtilerin görülmesinin tardif diskinezi ... (Risperdal)'.

metpamid, primperan, sibelium, stilizan

`... çocuklar üzerindeki extrapiramidal yan etkileri ... (Norodol)'. 050. fetal/ fötal TTS de `fetal' (Kocatürk, 2000: 316) eklinde yazilmitir.

`... fetüste ve embriyo-fetal geliim üzerinde ... (Klaromin)'.

cozaar, dermatop, flupamid, m. sülfat, monodoks, nidazol, tamoxifen, tetradox, tilcotil

`... çalimalarda herhangi bir fötal risk gösterilmemitir (MaltoferfFol)'.

pre-par

125

051. fetüs/ fetus/ fötus TTS'de `fötüs' ve `fetüs' (Kocatürk, 2000: 316) eklinde geçmektedir.

`... salamasi beklenen yarari fetüse olan olasi bir riskten ... (Ventolin urup)'.

asist (urup), asist (kapsül), azro, beklazon, benical, cefamezin, combicid, depo medrol, enalap, helicol, k. telitromisin, klaromin, klorhex, maltofer for, naprens, penadur l-a, rennie, rifcap, tienam, vasocard

`... fertilite veya fetus üzerinde, hayvan ... (Oraceftin)'.

actidem, alfasid(tablet), amoksilav, andazol, apranax, aprowell, avicap, azomax, bepanthene, cozaar, decort, deposilin, desal, diclomec (tablet), difenak, dikloron, dramamine, duocid, flagyl, insomin, kaptoril, k. streptomisin, laricid, lioresal, lithuril, metiler, metpamid, miyadren, monolong, mukoral, naaxia, naprosyn sr, opridon, ornisid, primperan, pritor, rennie duo, reox fort, rilace, salazopyrin, silvadiazin, spazmotek, stilizan, terramycin, tetradox, tilcotil, tofranil, ürispas, vermazol, vioxx, zomig

`... verilmesinin üreme fonksiyonlari ve fötüs üzerine herhangi ... (Klamoks)'.

monodoks

`... ilacin fötus üzerinde olumsuz bir etkisi saptanamamitir (Üropan urup)'.

126

052. gangren/ kangren TTS'de `gangren' ve `kangren' (Kocatürk, 2000: 345), IK'da `kangren' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... ve parmaklarda ampütasyonu gerektiren gangren, enjeksiyon ... (Deposilin)'. 053. gliclazide/ gliklazide TTS'de `gliklazide' (Kocatürk, 2000: 354) eklinde yazilmitir.

`... annelerde, gliclazide'in anne sütüne geçip geçmedii belirlenmemitir (Betanorm)'.

054. glukoz/ glikoz K'de `glikoz' (tdk.org.tr/imla), TTS'de `glükoz' (Kocatürk, 2000: 356) eklinde yazilmitir.

`... solüsyonu ile yapilan glukoz testlerinde yanli pozitif sonuçlar alinabilir (Ampisina)'.

bakton, cefozin, cezol, cytotec, di-pro, e. prolongatum, flupamid, glucohage, kozoksin, salazopyrin, silverdin, tavanic, tremac, vitabiol

`Fehling solüsyonlari ile bakilan glikoz hatali pozitif sonuç verebilir (Ceclor)'.

ceclor, depo provera, furacin, iespor, kemoprim fort, kemoprim, lioresal, menefloks, pre-par, redoxan, tavanic

127

055. glukozüri/ glikozüri

K (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de `glikozüri' (Kocatürk, 2000: 356) eklinde yazilmitir.

`... glukozüri, hipokalemi, gastrik rahatsizliklar ... (Dekort ampul)'.

kenacort ampul, prednisolon 056. gurup/ grup K'da küme, öbek anlamina gelen grup sözcüü, `grup' eklinde (tdk.org.tr/imla) yazilmitir.

`18 yain altindaki hasta gurubunda rofekoksib'in ... (Reox)'. 057. halusinasyon/ halüsinasyin/ hallüsinasyon TTS'de `hallüsinasyon' (Kocatürk, 2000: 356) eklinde yazilmitir.

`...

çocuklarda

halusinasyon,

konvulsiyon

ve

ölüme

yol

açabilir

(Dramamine)'.

menefloks, pencain-k, permax

`... vertigo, halüsinasyon ya da konfüzyon gözlenirse tedavi kesilmelidir (Flagyl enjektabl)'.

eksofed, oksabron, lioresal

`... sersemlik, hallüsinasyon, konfüzyon gibi yan etkilere yol açabilir (Cipro)'.

128

058. hematopoetik/ hemopoetik/ hemopoietik TTS'de `hemopoetik' (Kocatürk, 2000: 376) eklinde yazilmitir.

`... böbrek, karacier ve hematopoetik sistemlerin periyodik olarak ... (Combicid)'.

amoklavin, ampisid, ampisina, atoksilin, cipro, croxilex, klamoks, largopen, monodoks, penbisin, penicilin, remoxil, sulcid

`... hemopoetik sistem fonksiyonlari periyodik olarak kontrol edilmelidir (Duobak)'.

`Hemopoietik sistem hastaliklari, böbrek ve karacier ... (Theraflu)'. 059. hiçbir/ hiç bir K'da `hiçbir' (tdk.org.tr/imla) bitiik yazilmitir.

`... barsakta tedavinin herhangi bir aninda hiçbir bulgu ve semptom ... (Reox)'.

actidem, azomax, benical, blephamide, bricanyl, cefamezin, duocid, lioresal, lipitor, maltofer fol, parlodel, proluton-depot, prosek, risperdal, salazopyrin, silvadiazin, spazmol, sulcid, talozin, viscotears

`Nonsteroid antienflamatuarlarla uzun süre tedavi edilenlerde hiç bir ön belirti olmadan ... (Dikloron)'.

fml

129

060. hidrasyon/ hidratasyon TTS'de `hidrasyon' (Kocatürk, 2000: 392) eklinde yazilmitir.

`... günlük doz ailmamali, hidratasyonun salanabilmesi için ... (Ciflosin)'.

`... hidrasyonunun endike olan ekilde arttirilmasini ... (Genthaver)'. 061. hipertroidizm/ hipertiroidizm TTS'de `hipertiroidizm' (Kocatürk, 2000: 402) eklinde yazilmitir.

`... bozukluu hastaliklari, hipertroidizm, bron sekresyonu ... (Spazmotek)'.

actidem, üropan urup

`Hipertiroidizm, sepsis (Avmigran)'.

ve

anemi hallerinde dikkatli

kullanilmalidir

a-ferin, biokadin, combivent, divina, kenacort ampul, oledro hot, tofranil, ventolin nebules 062. hipotroid/ hipotiroid TTS'de `hipotiroid' (Kocatürk, 2000: 409) eklinde yazilmitir.

`Siroz ve hipotroid durumlarinda kortikosteroid ... (Prednol-l)'.

130

063. infarktüs/ enfarktüs TTS'de `infarktüs' ve `enfarktüs' (Kocatürk, 2000: 426) K'da `enfarktüs' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... miyokard infarktüsünü takiben hayati tehlike arz eden ... (Talozin)'.

combivent, hyperium

`...düük tansiyona yol açabileceinden, miyokard enfarktüsü ... (Trental)'.

akineton, andolor ampul, glukofen, isordel, kardisentin, novopyrine, parlodel, pritor, rilace, risperdal, trental, zomig 064. infeksiyon/ enfeksiyon

TTS'de

(Kocatürk,

2000:

426)

ve

K'da

`enfeksiyon'

(tdk.org.tr/imla).eklinde yazilmitir.

`VIOXX, infeksiyonun bir bulgusu olan atei maskeleyebilir (Vioxx)'.

kenacort a pomat, prednisolon, raxtane, zinnat

`... enfeksiyonlari olan kiilerde ... (Andolor tablet)'.

andolor ampul, asiviral, avmigran, beklazon, betaksim, blephamide, cataflam, cebedex, cefizox, clin, dekort ampul, dekort tablet, depo medrol, deposilin, dequadin, dermatop, dermovate, desyrl, di-pro, diprospan, duobaktam, e. prolongatum, endol, fml, flagyl, flixonase, furacin, genta (damla), genthaver, glucophage, k. telitromisin, kaptoril, klinoksin, lamictal,lipitor, maltofer fol, monodoks, myralon, neturone, novalgin, novopyrine, onadron, opridon,orfasil, penadur l-a, penicilin, pen-os, prednol-l, prednisolon, pre-par, psovate, purinol,

131

silvadiazin, stilex, surgam, terramycine, tetradox, tilcotil, travacort, tremac'ultralan, üropan, vermazol, visine, voltaren 065. influenzae/ enfluenza K'da `enflüanza' (tdk.org.tr/imla), TTS'de `inflüenza' (Kocatürk, 2000: 428) eklinde yazilmitir.

`Haemophilus influenzaenin pozitif olmaya devam ... (Zinnat)'.

066. injeksiyon/ enjeksiyon TTS'de (Kocatürk, 2000: 430) ve K'da `enjeksiyon'

(tdk.org.tr/imla).eklinde yazilmitir.

`... gereklilik halinde injeksiyonun tekrari ya da infüzyon ... ( soptin)'.

`... hizli i.v. enjeksiyonu hipotansiyon ... (Diapam)'.

andolor ampul, bakamsilin, dekort ampul, deposilin, diprospan, genta 20mg, kenacort ampul, k. streptomisin, pencain k, prednisolon, vitabiol, zinnat 067. insulin/ ensulin TTS'de `ensülin' ve `insülin' (Kocatürk, 2000: 433) (tdk.org.tr/imla).eklinde yazilmitir. K'da `ensülin'

`... reaksiyonlari önlemek için insülin doz ve emasini deitirme ... (Primperan)'.

betanorm, di-pro, glucophage, kozoksin, menefloks, pre-par

`... glukoz toleransini azaltabilir ve insulin ya da dier ... (E.prolongatum)'.

132

068. intra-abdominal/ intraabdominal TTS'de `intra-abdominal' (Kocatürk, 2000: 437) eklinde yazilmitir.

`... batin arisi ya da intra-abdominal kanama belirtileri ... (Myralon)'.

`... olgularda da ciddi intraabdominal kanamalara ... (Primobolan)'.

069. intra-oküler/ intraoküler TTS'de `intraoküler' (Kocatürk, 2000: 438) eklinde yazilmitir.

` ntra-oküler basinç düzenli araliklarla kontrol edilmelidir (Akineton)'.

`... iskemik kalp hastalii, yüksek intraoküler basinç, renal ... (Eksofed)'. 070. irritasyon/ iritasyon TTS'de `iritasyon' (Kocatürk, 2000: 442) eklinde yazilmitir.

`Böbrek irritasyon belirtileri ... (Genthaver)'.

biokadin, canesten, clozol, felden jel, fucidin, genta damla, k.streptomisin, monodoks, nerisona, stafine, travazol, tuba nasir, undo-pate

`... daha az bir mide iritasyonu oluturur; ancak, kanama ... (Enter-sal)'.

bepanthene, duoderm, exelderm, kenacort a

133

071. iyod/ iyot K'de `iyot' (tdk.org.tr/imla).eklinde yazilmitir.

`... iyod içeren bileikler ve salisilatli bileiklere ... (Levotiron)'.

biokadin 072. kardiak/ kardiyak TTS'de `kardiyak' (Kocatürk, 2000:140) eklinde yazilmitir.

`... önemi nedeniyle, kardiyak veya renal fonksiyon ... (Cataflam)'.

altizem, diclomec ampul, diclomec tablet, dikloflam, difenak, dikloron, diltizem, dolphin, dolorex, flupamid, ixel, levotiron, majezik, miyadren, parol, prednol l, premarin, pre-par, proluton, talozin, timosol, tofranil, üropan, ventolin nebules, voltaren sr, xefo

`... renal, kardiak fonksiyonlari azalmi hastalarda ve yalilarda ... (Synax)'.

oledro hot, piptalin, permax, teokap 073.kardiovasküler/ kardiyovasküler TTS'de `kardiyovasküler' (Kocatürk, 2000: 141) eklinde yazilmitir.

` ntravenöz süratli enjeksiyonlar kardiovasküler kolaps yapabilir (Dekort ampul)'.

`... fetus kardiyovasküler sistemini etkiler ... (Naprosyn sr)'.

134

aritmal, a-ferin, benical, bricanyl, burnil, eksofed, gaviscon, isoptin, levotiron, largactil, orgametril, pritor, raxtane, risperdal, salbutol, sedaperidol, teokap, tofranil, ventolin nebules 074. kolaps/ kollaps TTS'de `kollaps' (Kocatürk, 2000: 180) eklinde yazilmitir.

`... enjeksiyonlar kardiovasküler kolaps yapabilir (Dekort ampul)'.

prednol l

`... kardiovasküler kollaps yapabilir, bu ... (Prednisolon)'.

buumentol, desal, eksofed, kardisentin, menefloks 075. kollodium/ kolodyum TTS'de `kollodyum' ve `kollodyon' (Kocatürk, 2000: 181) eklinde yazilmitir.

`... ile yikayip, çöken kollodiumu uzaklatirip 15 dakika süreyle ... (Duoderm)'. 076. kordun/ kordon K'de (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de (Kocatürk, 2000: 194) `kordon' eklinde yazilmitir.

`... olgularinda umblikal kordun klampindan ya da müdahaleden ... (Betaksim)'.

`... uygulandiinda, kordon kanindaki ilaç düzeyi, anne kanindaki ... (Cefamezin)'.

135

077. laboratuar/ laboratuvar TTS'de `laboratuar' (Kocatürk, 2000: 459), K'de `laboratuvar'

(tdk.org.tr/imla).eklinde yazilmitir.

`... (Monodoks)'.

sistemlerinin

periodik

laboratuar

deerlendirmesi

yapilmalidir

betanorm, devaljin, e. prolongatum, karazepin, kenacort a, levotiron, myralon, reox fort, tremac

`... organ sistemlerinin periyodik laboratuvar deerlendirmeleri yapilmalidir (Tetradox)'.

accuzide, di-pro, isordil, k. streptomisin, lioresal, lorabid, maksiporin, oroferon, relifex 078. larinks/ larenks TTS'de `larinks' ve `larenks' (Kocatürk, 2000: 463) eklinde yazilmitir.

`... glottis, larinks olduu taktirde deri altindan ... (Enalap)'.

enalap, rilace

`... anjio-ödem (dil, larenks, yüz) ... (Menefloks)'.

dikloron

136

079. makine/ makina

K'de `makine' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`Otomobil

ve

makine

kullananlar,

yüksekte

çalianlar

bu

konuda

uyarilmalidir (Cipro)'.

actidem, aritmal, avmigran, beloc, bricanyl, cal-d-vita, cataflam, ciflosin, cycladol, danitrin, desyrl, diprospan, enalap, epidosin, erdostin, exen fort, flomax, forza, gerakon, hyperium, indocolir, ixel, kloroben, k.telitromisin, largactil, lercadip, lioresal, lipitor, luminaletten, minoset, monoket, norodol, oledro hot, pre-par, pritor, prosek, roxin, rheumon, risperdal, sibelium, spazmol, spazmotek, sistral, stilizan, thilomide, tilcotil, tofranil, viscotears, voltaren sr, xefo,tigal, zeloxim, zomig

`... araçlarin ve makinalarin kullanimindan kaçinilmalidir (Flagyl)'.

a-ferin, corsal, dicloflam, difenak, gayaben, hitrizin, ixel, klipaks, kozoksin, lamictal, miyadren, miyorel, mobic, parlodel, primperan, resital, sedaperidol, semprex, surgam, tavanic, üripan, ürispas, wintus 080. meyva/ meyve K'de `meyve' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... bol miktarda sivi (su, meyva suyu) ile alinmasi ve yine dozlarin gündüz ... (Monodoks)'.

`... içilmeyi kolaylatirmak için meyve suyu, çay veya suda... (Pankreoflat)'.

137

081. miotik/ miyotik TTS'de `miyotik' (Kocatürk, 2000: 521) eklinde yazilmitir.

`... tercihen topikal bir miotikle kombine edilmelidir (Timosol)'.

`... hemen miyotik bir damla damlatilmali ... (Combivent)'. 082. miyastenia/ myastenia/ miyasteni TTS'de `miyasteni' (Kocatürk, 2000: 547) eklinde yazilmitir.

`... osteoporoz ya da miyastenia gravisi olan hastalarda ... (Diprospan)'.

prednol-l, stilizan

`... kanser ve myastenia gravis olan hastalarda kullanilmalidir (Kenacort-a)'.

dekort, genthaver 083. miyokard/ miyokart K'de `miyokart' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... yakinlarda geçirilen bir miyokard infarktüsü ... (Combivent)'.

andolor ampul, isordil, kardisentin, monolong, novopyrine, parlodel, rilace, talozin, trental, zomig

`Risperdal kardiyovasküler hastalii, miyokart enfarktüsü ... (Risperdal)'.

138

084. mutad/ mutat K'de `mutat' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`... klidinyumun mutad dozlarina eksitasyon ... (Klipaks)'.

andolor ampul, devit-3, miyadren, nidazol, pencain-k, premarin, primolut 085. mükoid/ mukoid TTS'de `mukoid' (Kocatürk, 2000: 528) eklinde yazilmitir.

`... mükoid salgilarin birikmesi, kontakt lens takan ... (Tofranil)'. 086. nasal/ nazal TTS'de `nazal' (Kocatürk, 2000: 554) eklinde yazilmitir.

`... nasal spray kullanilmadan ilacin ... (Flixonase)'.

dispril, steocin

`Astma, nazal polip ve alerji triadi bulunan bireylerde ... (Enter-sal)'.

aspirin, aspirin c, rantudil, raxtane

139

087. norolojik/ nörolojik

TTS'de `nörolojik' (Kocatürk, 2000: 574) eklinde yazilmitir.

`... kaynaklanan norolojik tepkiler ... (Ametik damla)'.

`... yapilan enjeksiyonlar kalici nörolojik hasar meydana getirir (Deposilin)'.

flagyl, kenacort ampul, lamictal, natabec, nidazol, penadur l-a, tienam, zomig 088. obesite/ obezite TTS'de `obezite' (Kocatürk, 2000: 588) eklinde yazilmitir.

`... olarak obesite tedavisinde kullanilmitir (Levotiron)'. 089. oligohidram/ oligohidraminos/ oligohidramnios TTS'de `oligohidramnios' (Kocatürk, 2000: 592) eklinde yazilmitir.

`... yeni doanlarda oligohidram, hipotansiyon ... (Enalap)'.

`... yeni doanlarda oligohidraminos, hipotansiyon ... (Rilace)'.

`... yeni doanlarda oligohidroamnios, hipotansiyon, oliguri, anüri vakalari ve kafatasi kemiklemesinde ... (Kaptoril)'.

140

090. oliguri/ oligüri TTS'de `oligüri' (Kocatürk, 2000: 593) eklinde yazilmitir.

`... hipotansiyon, oliguri, anüri vakalari ve kafatasi kemiklemesinde ... (Kaptoril)'.

`O halde oligüri 24 saatten fazla sürerse ... (Desal tablet)'.

desal ampul, devaljin, genthaver, pritor 091. pankreatitis/ pankreatit TTS'de `pankreatit' (Kocatürk, 2000: 617) eklinde yazilmitir.

`... lupus eritematosus, pankreatitis geçirenlerde dikkatle ... (Desal)'.

`...

hastalarda,

plazma

trigliseridlerinde

pankreatite

veya

dier

komplikasyonlara ...(Premarin)'.

092. pediatri/ pediyatri

TTS'de `pediyatri' (Kocatürk, 2000: 633), K'da `pediatri' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilmitir.

`Pediatride etkinlik ve güvenirlii henüz kesinlik kazanmamitir (Monoket)'.

ator, drisentin, famoser, kenacort a, m. sülfat, onadron

141

093. perferasyon/ perforasyon/ periforasyon TTS'de `perforasyon' (Kocatürk, 2000: 638) eklinde yazilmitir.

`... bulunanlarda kullanildiinda perforasyon, abse ve piyojenik ... (Prednol-l)'.

`... perforasyon oluabilecei unutulmamalidir (Cebedex)'.

aleve, apranax, cataflam, dicloflam, diclomec, dikloron, diprospan, felden, kenacort, naprosyn, raxtane, reox, vioxx 094. periyod/ periyot TTS'de (Kocatürk, 2000: 641) ve K'de (tdk.org.tr/imla) `periyot' eklinde yazilmitir.

`... somnolans periyodlari gibi yan etkilerin azaltilmasi için ilacin ... (Diapam)'.

Andolor ampul, vermidon, prednol l, premarin

142

095. periodik/ periyodik TTS'de (Kocatürk, 2000: 641) ve eklinde yazilmitir. K'de (tdk.org.tr/imla) `periyodik'

`... sistem disfonksiyonu yönünden periodik kontroller tavsiye edilir (Duocid)'.

di-pro, e.prolongatum, monodoks

`... sistemlerin periyodik kontrolleri yapilmalidir. (Cipro)'.

aprol, ator, diapam, difenak, dikloron, endol, genta 80mg, genthaver, kaptoril, kenacort pomad, klindan, kozoksin, levotiron, lipitor, lioresal, lo/ovral, miyadren, nature, minulet, myralon, onadron, orgametril, parlodel, penadur, penicilin, piyeloseptyl, premarin, pritor, purinol, raxtane, remoxil, rifcap, rilace, sulcid, sultamat, tamoxifen, tetradox, urfamycin 096. placenta/ plasenta/ plesanta TTS'de `plasenta' (Kocatürk, 2000: 661) eklinde yazilmitir.

`Bu ilaç Placentanin geliinden önce verilmemelidir. (Metiler)'.

`Sulbaktam plasentadan geçer (Sulbaktam)'.

azomax, bakamsilin, depo medrol, doladamon, efferalgan, genthaver, kaptoril, kardisentin, k.streptomisin, kemoprim, lioresal, medafein, monodoks, m. sülfat, nidazol, ovadril, penadur, pre-par, rilace, termalgine, tetradox, teokap, ulcuran, vermidon

143

097. porfiria/ porfiri TTS'de `porfiri' (Kocatürk, 2000: 681) eklinde yazilmitir.

`Porfiria: Hepatik porfiriali hastalar diklofenak kullanmaktan ... (Miyadren)'.

`Hepatik porfirisi olan hastalarda ... (Voltaren sr)'. 098. posteriyor/ posterior TTS'de `posterior' (Kocatürk, 2000: 683) eklinde yazilmitir.

`... tedavileri, posteriyor subkabsüler ... (Diprospan)'.

`... kullanimi; posterior subkapsüler katarakt ... (Kenacort ampul)'.

blephamide, deposilin, fml, prednol

099. pseudomembranöz/ psödomembranöz TTS'de `psödomembranöz' (Kocatürk, 2000: 703) eklinde yazilmitir.

`... ilaçlarla pseudomembranöz kolit geliebilme olasilii mevcuttur (Croxilex)'.

iespor, penbisin

`...

edici

düzeye

kadar

deien

iddette

psödomembranöz

kolit

görülebilmektedir (Deklarit)'.

aksef, alfasid tablet, azro, betaksim, ceclor, cefamezin, cefozin, cezol, ciflosin, cipro, cleocin, clin, deklarit, k.telitromisin, largopen, laricid, lorabid, maksiporin,

144

menefloks, multisef, novosef, oraceftin, penbisin,sulbaksit, tavanic, tienam, tremac, zimaks 100. psöriasiz/ psoriasis TTS'de `psoryaz' (Kocatürk, 2000: 704) eklinde yazilmitir.

`... eritematozus ve psöriasiz gibi hastaliklarda kapali ... (Beklazon)'.

`... durum psoriasis, diskoid, lupus eritematozus ... (Dermovate)'.

psovate 101. rinitis/ rinit TTS'de `rinit' (Kocatürk, 2000: 745) eklinde yazilmitir.

`... antienflamatuar ilaçlara kari astim rinitis ve ürtiker ... (Pedifen)'.

`... ürtiker veya rinit geçirmi hastalarda ... (Vioxx)'.

cycladol, flixonase, ibufen, minoset, oksamen, oksamen l, rantudil, reox, steocin 102. rosacea/ rozasea TTS'de `rozasea' (Kocatürk, 2000: 751) eklinde yazilmitir.

`... perioral dermatit ve rosacea'nin tedavisi için uygun deildir (Nerisona C)'.

`Perioral dermatit ve rozasea tedavisi için uygun deildir (Travazol)'.

145

103. supresyon/ süpresyon TTS'de `süpresyon' (Kocatürk, 2000: 826) eklinde yazilmitir.

`... kortikosteroidlerin supresyonuna sebep olarak da yan etkiler meydana getirir (Beklazon)'.

dekort, dermatop, dermovate, dicloflam, kenacort-a, libavit b6, ogastro, psovate, travazol

`... adrenal süpresyon riski nedeniyle, tedavi ... (Onadron)'.

beklazon 104. takdir/ taktir K'de `taktir' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilidir.

`Diritromisin kullanilmalidir. (Dynabac)'.

gebelerde

sadece,

açikça

ihtiyaç

duyulduu

takdirde

alfasid (tablet), aprol, augmentin, ator, altizem, aritmal, bakamsilin, blephamide, beloc, cataflam, calcium sandoz, canesten, cebedex, dermatop, desyrl, dicloflam, dramamine, difenak, endol, exen, famoser, genthaver, gentagut, isordil, karazepin, k. streptomisin, lercadip, maksiporin, maltofer, mobic, monolong, naprosyn, nerisona, norodol, onadron, orgametril, parlodel, penicilin, piyeloseptyl, rif, salofalk, semprex, tigal, undo-pate, vioxx, zeloxim

`Yüksek dozlarda uzun süre kullanildii taktirde kan sayimi yaptirilmalidir.' (Panalgine)

enalap, kursept, ogastro, vermidon

146

105. transvers/ transfer K'de (tdk.org.tr/imla) ve TTS'de (Kocatürk, 2000: 887) `transfer' eklinde yazilidir.

`... kalici paraliziye yol açan transvers miyelit ... (Penadur l)'. 106. trigliserid/ trigliserit TTS'de `trigliserid' (Kocatürk, 2000: 895) eklinde yazilidir.

`... periyodik serum trigliserit ve kolesterol ölçümleri yapilmasi ...' (Tamoxifen)'.

`... hastalarda, plazma trigliseridlerinde pankreatite veya ... (Premarin)'.

glucophage 107. trimestir/ trimester TTS'de `trimestir' (Kocatürk, 2000: 895) eklinde yazilidir.

`750 mg Tablet'in özellikle ilk ve üçüncü trimestirde kullanimi, hastaya... (Naprosyn cr)'.

`... gebelikte (özellikle ilk trimesterde) kullanimindan kaçinilmalidir. (Amoklavin)'.

artril, cozaar, kaptoril, maltofer, pritor, raxtane, rilace, xefo, vioxx'

147

108. troid/ tiroid K'de `tiroit' (tdk.org.tr/imla) TTS'de `tiroid' (Kocatürk, 2000: 875) eklinde yazilidir.

`... diyabet ve troid hastalii olanlarda ancak doktor ... (Gerakon)'.

`Tiroid, diabetes mellitus veya hipertansiyonu olan hastalar tibbi bir ... (Rhinopront)'.

benical, biokadin, corsal kapsül, dispril, enter-sal, levotiron, tofranil, tylol cold, wintus

109. vaginal/ vajinal TTS'de `vaginal' ve `vajinal' (Kocatürk, 2000: 923) eklinde yazilidir.

`Ara kanamalari ve her türlü düzensiz vaginal kanamalarda organik nedenler de akla gelmelidir (Depo provera)'.

`Abdominal ya da vajinal histerektomi, gastrointestinal ... (Betaksim)'.

flagyl tablet, livial, minulet, myralon, premarin, tamoxifen

148

110. vak'a/ vaka K'de `vaka' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilidir.

`... air vak'alarda sivi ve elektrolit tedavisini ...'( espor)'.

clin, croxilex, desyrl, nidazol, orgametril penbisin, rilace, trentilin retard

`... kolit vakalari genellikle antibiyotik tedavisinin ... (Alfasid tablet)'.

alfasid tablet, angiodel, benical, bepanthene, betanorm,cebedex, cefamezin, cipro, cleocin, depo provera,dequadin, devaljin, diltizem, di-pro, dispril, duobak, dynabac, enalap, exen fort, flagyl enjektabl, flixonase, geralgine, ixel, kapnax, kaptoril, kardisentin, kenacort a, klamoks, klaromin, klinoksin, kozoksin, lamictal, laricid, levopront, lo/ovral, maksiporin, meresa, minoset, minulet, mobic, norodol, novosef, oraceftin, parol, parlodel, prednol, primperan, purinol, raxtane, relifex, rennie tablet, salbutol, synax, teokap, tigal, timosol, tofranil, üropan, ventolin, volpan, voltaren, zeloxim, zomig 111. yada/ ya da K'de `ya da' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilidir.

`... bulunan yada kalbin çalimasi bozukluk arzeden ... (Aprol)'.

combicid, miyorel, oxxa

149

112. yeni-doan/ yeni doan/ yenidoan K'de `yeni doan' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilidir.

`Yeni-doanlarda metilergobasin'in eliminasyonu uzayabilir (Metiler)'.

`... yenidoanlarda renal fonksiyon tamamen gelimediinden ve yenidoan ... (Duocid)'.

beloc, cefamezin, duocid, klaromin, novosef, pre-par, tofranil, ventolin nebules

`... hamilelerin yeni doan çocuklarinda herhangi bir ... (Fungostatin)'.

bricanyl, cefozin, combicid, diapam, enalap, genthaver, kaptoril, majezik, napren-s, pharmaton, sulcid, tetradox, undo-pate, urfamycin 113. zaafiyet/ zafiyet K'de `zafiyet' (tdk.org.tr/imla) eklinde yazilidir.

`... nedeni ile kas zaafiyetini iddetlendirebileceklerinden ... (Genta 80 mg)'.

`... kullanmadan önce deveran zafiyetine hakim olmak ... (Kardisentin)'.

150

b) Dikkatsizlik sonucu oluan yazim yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde, dikkatsizlik sonucu oluan yazim yanlilarina da rastlanmi, bunlar aaida gösterilmitir. 01. belirgenletir/ belirginletir Belirgenletir- eylemi TS'de yoktur. Bu sözcük belirginletir- eklinde yazilmaliydi.

`Özellikle alkalen fosfataz olmak üzere karacier fonksiyonuna ait bazi parametreler ile ilgili dalgalanmalar, kronik enflamatuar hastalii olan bazi vakalarda siklikla görülmektedir; Relifex'in bu dalgalanmalari belirgenletirdiine ait herhangi bir kanit yoktur (Relifex)'. 02. edimelidir/ edilmelidir `Göz içi basinci sik sik kontrol edimelidir (Fml)'.

03. karaceer/ karacier `... belirtileri ortaya çikarsa, ayirici tanida bir karaceer tümörü ... (Primobolan)'. 04. olarbilir/ olabilir `... balantili belirtiler ve semptomlar yanli tanilara neden olarbilir (Ametik Damla)'.

151

05. topital/ topikal Cümlenin akiina ve metnin dier bölümlerine göre topital sözcüünün topikal olmasi gerekir.

`Topital

uygulanan

tetrasiklinlerin

anne

sütüne

geçip

geçmedii

bilinmemektedir (Terramycin)'.

c) De balaci ve eklerin yazimi Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde de balacinin, tamlayan ekinin yanli yazilimlariyla da karilatik. Bunlari aaida incelemeye çalitik. A) de/ da balacinin yazimi

De/ da balaci sözcükten ayri yazilir ( K, 1996: 16) 01. nadirende olsa Nadirende olsa sözcük grubu nadiren de olsa eklinde yazilmaliydi.

`Etki iddeti kiilere göre deiebilecei için nadirende olsa etki etmeyebilir (X-M)'. 02. olmasada Olmasada sözcüü olmasa da eklinde yazilmaliydi.

` nsanlardaki bulgular yeterli olmasada tamoxifenin hayvanlarda karsinojenik olduu bildirilmitir (Tamoxifen)'.

152

B) Tamlayan ekinin yazimi

Tamlayan eki, ünsüzle biten sözcüklerin sonuna -In, ünlüyle biten sözcüklerin sonuna da -nIn eklinde yazilir (Ergin, 1997: 230).

01. bid'nin

`Amoksilav BID'nin mental ve/veya bedensel etkileri için özel bir uyari yoktur (Amoksilav)'.

02. gliclazide'in

`Süt

veren

annelerde,

gliclazide'in

anne

sütüne

geçip

geçmedii

belirlenmemitir (Betanorm)'.

153

ç) Kisaltmalar Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen mg, kg, l, IV, IM, NSAE ... gibi çeitli kisaltmalarin yaziminda da bir birlik yoktur. Bu duruma, IV ve NSAE kisaltmalariyla aaida örnek verilmitir. A. ntravenözün Kisaltimi Damar yolu anlamina gelen intravenöz sözcüü TTS'de IV eklinde (Kocatürk, 2000: 969) kisaltilmitir.

`Bu yüzden I.V. tatbikler 10 dakikalik bir sürede, yava olarak yapilmalidir. (Dekort ampul)'.

atoksilin, prednol-l

`... gereinde oksijen ve .V. yoldan steroidler ... (Desefin)'.

alfasid flakon, largopen, neurogrisovit

`Novosef 1 g IV., penisiline ... (Novosef)'.

`150 mg oral veya 6OO mg V uygulanim sonrasi anne sütünde ... (Klindan)'.

`... kullanimi i.v. sivi tedavisi ile trakeal entübasyonu gerektirebilir (Lorabid)'.

aritmal, diapam, m.sülfat, raxtane, reflor

`Cerrahi ya da ivp veya iv anjio gibi ... (Glucophage)'.

`... haftasinda oral veya i.v kortikosteroidler kullanilmasi ... (Andazol)'.

154

`IV yoldan adrenalin ... (Andolor ampul)'.

desal, duobak, penicilin, remoxil, sulcid B) Non-steroid anti-enflamatuarin kisaltimi TTS'de NSAID eklinde (Kocatürk, 2000: 971) kisaltilmitir.

`Uzun süre NSAE ilaç kullanan hastalarda daha önce ... (Miyadren)'.

`NSAI ilaclar interstisyel nefrit ... (Felden)'.

diclomec, kapnax, voltaren sr

`... bazi NSA ilaçlardan farkli olarak, oral antikoagülan ... (Dolorex)'.

etol, prednol-l, raxtane, reox fort

`... dier NSAID-nedenli astim, ürtiker ... (Relifex)'.

tilcotil

`NSA D sinifi dier ilaçlarda olduu gibi ... (Synax)'.

155

II. Büyük harflerin kullanimi (`), genellikle özel adlardan sonra gelen bazi iyelik ve hal eklerini ayirmak için kullanilir ( K, 1996: 66). Özel adlar, büyük harfle yazildii için (`)'nin kullanildii sözcüün büyük harfle yazilmasi gerekir. 01. enalapril maleat `Hayvan deneylerinde enalapril maleat'in süte ve salgilara geçtii ... (Enalap)'. 02. fenobabital `... fenobarbital'e airi hassasiyeti olanlarda dikkatle kullanilmalidir (Luminaletten)'. 03. gliclazide `Süt veren annelerde, gliclazide'in anne sütüne geçip geçmedii

belirlenmemitir. (Betanorm)'. 04. hipopituitarizm `... ve adrenal yetersizlik veya hipopituitarizm'li hastalar antidiyabetik ... (Diamicron)'. 05. levodopa `Piridoksin (B6 vitamini) levodopa'nin etkilerini azaltarak dozunu artirmayi gerektirebilir (Nuritrex)'. 06. metilergobasin `Yeni-doanlarda metilergobasin'in eliminasyonu uzayabilir (Metiler)'.

156

07. pace-maker `... hastalarda propafenon altinda pace-maker'in uyari oluturma ... (Rytmonorm)'. 08. pamoat `2 yaindan ufak çocuklarda pirantel pamoat'la sinirli tecrübeye sahip ... (Kontil)'. 09. polipropilen `Krem kendi kabinda muhafaza edilmeli, kabin deitirilmesi zorunlu ise cam veya polipropilen'den yapilmi kaplar kullanilmalidir (Silverdin)'. 10. pripedil `... çalimanin olmamasi sebebiyle tedbir mahiyetinde olmak üzere pripedil'in hamilelerde kullanilmamasi ... (Trivastal)'.

11. rofekoksib `Yapilan hayvan çalimalarinda rofekoksib'in süte geçtii anlailmitir. (Reox)'. 12. skotoma `... görmede bulaniklik, skotoma'da ve renk belirlemesinde ... (Suprafen)'. 13. spironolakton `Süt veren annelerde spironolakton'un bir metaboliti olan canrenone ... (Aldactone)'.

157

14. sulfadiazin `Hayvanlar üzerinde gümü sulfadiazin'in deiik konsantrasyonlari ... (Silvadiazin)'.

III. Ünsüzlerin yazim özellikleri Bu balik altinda ünsüzlerin tonsuzlama,ünsüz uyumu, yumuama özellikleri ele alinacak ve prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen sözcükler bu yönlerden deerlendirilecektir. a) Tonsuzlama Anlam ayirici olarak kullanilan birkaç örnek diinda, (od/ ot gibi) Türkçe sözcüklerin sonunda yumuak ünsüzler (b, c, d, g )bulunmaz. Bunun yerine süreksiz sert ünsüzler (ç, k, p, t) bulunur. Tonsuzlama adi verilen bu kurala -birkaçi hariçalinti sözcüklerde de uyulmaktadir ( K, 1996: 9). 01. asid Asid deil asit eklinde yazilmaliydi.

`Amoksisilin Klavulanik asid ile yapilan hayvan çalimalarinda herhangi bir teratojenik görülmemitir (Amoklavin)'.

desal, ferro sanol, vi-fer 02. antiasid Antiasid deil antiasit eklinde yazilmaliydi.

`Antasidlerle birlikte kullanilirsa etkisi azalabilir (Osmolak)'.

158

03. bakterisid Bakterisid deil bakterisit eklinde yazilmaliydi.

`Bir bakteriyemi söz konusu olduunda, serum seviyelerinin bakteriyemi neden olan mikroorganizmaya bakterisid etki gösterecek konsantrasyonlarin altina düürülmemesi gerekir (Rif)'. 04. iyod yod deil iyot eklinde yazilmaliydi.

`... iyod içeren bileikler ve salisilatli bileiklere ... (Levotiron)'. 05. mutad Mutad deil mutat eklinde yazilmaliydi.

`... klidinyumun mutad dozlarina eksitasyon... (Klipaks)'. b) Ünsüz uyumu Dilimizde sert ünsüzle biten sözcüklere gelen ekler sert ünsüzle balar ( aaçdan deil, aaç-tan ya da kitap-dan deil, kitap-tan eklinde) ( K, 1996: 9). 01. fetusda Fetusda deil fetusta eklinde yazilmaliydi.

`... bulunmadiindan; yarar-zarar ilikisi ve fetusda oluabilecek zarar gözönünde bulundurularak, doktor kontrolü altinda ... (Metpamid)'.

159

02. fetüsde Fetüsde deil fetüste eklinde yazilmaliydi.

`Tüm antihipertansifler gibi, beta-blokerler de fetüsde, yenidoan ... (Beloc)'. 03. temasdan Temasdan deil temastan eklinde yazilmaliydi.

`Yalnizca aiz içinde kullanilir, gözler ve kulaklar ile temasdan kaçinilmalidir (Kloroben)'. c) Yumuama (sedalilama)

Türkçede sözcük sonunda bulunan ç, k, p, t ünsüzleri iki ünlü arasinda yumuar. Sözcük sonundaki, sert ve süreksiz ünsüzlerin iki ünlü arasinda yumuatilmasi Türkçeye geçmi yabanci sözcüklere de uygulanir; ama Türkçe sözcüklerdeki kadar yaygin deildir (Ergin, 1997: 63-64; K, 1996: 9). 01. asiti Asiti deil asidi eklinde yazilmaliydi.

`Bazi yüksek risk gruplarinda yalilarda ve/ veya beslenme bozukluu olanlarda ve/ veya çok sayida ilaç alanlarda ödemi ve asiti olan sirozlu (GS) hastalarda, koroner arter hastalii ve kalp yetmezlii olan hastalarda ... (Flupamid)'.

andolor ampul

160

2.2.2. Ses ve Ahenk Yanliliklari Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki ses ve ahenk yanliliklari aaida verilmitir. A) Tekrar siklii Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde tekrarlarla da karilailmi, bunlar, aaida gösterilmitir. 01. ancak `Ancak, hamileler üzerinde bu tip çalimalar olmadiindan ve hayvanlar üzerinde yapilan üreme çalimalari insan üzerinde ayni sonuçlari vermediinden. hamilelerde ancak çok gerekli olduunda kullanilmalidir (Silvadiazin)'. 02. asetil salisilik asit Gerekli olsa da olan, hasta, asetil salisilik asit sözcükleri çok fazla kullanilmitir.

`Bu tür asetil salisilik asit hassasiyeti olan hastalarda, asetil salisilik asit ve dier NSA ilaçlar arasinda, bronkospazm dahil, çapraz duyarlilik bildirilmi olmasi nedeniyle rofekoksib bu tür asetil salisilik asit hassasiyeti olan hastalara verilmemelidir ve daha önceden astimi olan hastalarda dikkatle kullanilmalidir (Raxtane)'. 03. azalabilir Cümle, sirali cümle eklinde kurulsaydi azalabilir sözcüü az kullanilirdi.

`Birlikte barbitüratlar, fenitoin veya rifampisin verilirse metabolizma hizlanarak kortikosteroidin tesiri azalabilir, antikoagülanlara cevap azalabilir (Kenacort-a ampul)'.

161

04. bozukluu Tamlama böbrek ya da karacier bozukluu eklinde kurulsaydi bozukluu sözcüü az kullanilirdi.

`Dynabac, böbrek bozukluu ya da hafif karacier bozukluu olan hastalarda dozaj ayarlanmasina ihtiyaç kalmadan kullanilabilir (Dynabac)'. 05. enjeksiyon Enjeksiyon sözcüü çok kullanilmitir. Cümle, `Tekrarlanan enjeksiyonlarin yerleri mutlaka deitirilmelidir.' eklinde kurulabilirdi.

`Tekrarlanan enjeksiyonlarda ayni bölgeye enjeksiyondan kaçinmak için enjeksiyon yerleri deitirilmelidir (Pencain-k)'. 06. fonksiyon bozukluu Cümle `Kalp, böbrek, karacier fonksiyon bozukluu ile kalp yetmezliinde dikkatle kullanilmalidir.' eklinde kurulsaydi, fonksiyon bozukluunun sik sik kullanilmasina gerek kalmazdi.

`Kalp yetmezlii veya fonksiyon bozukluu, böbrek fonksiyon bozukluu ve karacier fonksiyon bozukluu olanlarda dikkatle kullanilmalidir (Apraljin)'.

apranax, napren-s 07. günden daha uzun Günden daha uzun sözcük grubu çok kullanilmitir.

`Çocuklarda 5 günden daha uzun, yetikinlerde 10 günden daha uzun süre doktora daniilmadan kullanilmamalidir (Medafein)'.

162

08. hasta Hasta sözcüü çok kullanilmi.

`Tedavinin balangicinda, kalp yetmezlii, karacier sirozu, nefrotik sendrom, diüretik kullanan hastalar, kronik böbrek yetmezlii olan hastalar ve özellikle yali hastalarda idrar miktari ve böbrek fonksiyonlari dikkatle takip edilmelidir (Surgam)'.

`Gastrointestinal hastalik belirtileri gösteren veya geçmiinde gastrik veya intestinal ülserasyonu düündüren bir hikayesi olan hastalarda, ülseratif kolit veya Crohn hastalii olan ve karacier fonksiyon yetmezlii olan hastalarda yakin medikal takibi zorunludur (Voltaren tablet)'.

09. hastalari Hastalari sözcüü çok kullanilmi. Kalp, eker, tiroid hastalari eklinde bir tamlama kurulsaydi hastalari sözcüü az kullanilmi olurdu.

`Yüksek tansiyonu olanlar, kalp hastalari, eker hastalari, tiroid hastalari ve prostat hipertrofisi olanlar; hekim önermedikçe Nurofen Cold/Flu tableti kullanmamalidirlar (Nurofen)'. 10. olanlarda Cümle: `iddetli alerjisi veya broniyal astmasi, folat yetersizlii, böbrek ve karacier fonksiyon bozukluu olanlarda dikkatle kullanilmalidir.' eklinde kurulsaydi, olanlarda sözcüü az kullanilirdi.

`Böbrek ve karacier fonksiyonlari bozuk olan hastalarda, folat yetersizlii olanlarda, iddetli alerjisi veya broniyal astmasi olanlarda dikkatle kullanilmalidir (Kemoprim fort tablet)'.

163

11. olan-hastalar Cümle `Astim ve kronik solunum yollari enfeksiyonlarindan (...) ikayetçi ve analjezik ve antienflamatuar ilaçlara airi duyarli olan hastalar (...) avmigran film tableti kullanmadan önce doktora danimalidir.' eklinde kurulsaydi olan ve hastalar sözcüü az kullanilirdi.

`Astim veya kronik solunum yollari enfeksiyonlarindan (özellikle saman nezlesi benzeri semptomlarla ilikili) ikayetçi olan hastalar (TS) ve analjezik ve antienflamatuar ilaçlara airi duyarlii olan hastalar (analjezikler'in neden olduu astim nöbeti) AVMIGRAN FILM TABLET kullanmadan önce doktora

danimalidirlar (Avmigran)'.

`Gastrointestinal rahatsizliklari olan veya geçmiinde mide veya bairsak ülseri görülen hastalarda, ülseratif kolit veya Crohn hastalii olanlarda ve karacier fonksiyon bozukluu olan hastalarda yakin tibbi gözetim arttir (Cataflam)'. 12. olan-kii `Narkotiklerin solunumu deprese edici etkileri ve beyin omurilik sivi basincini artirma kapasiteleri, kafa yaralanmasi ya da zedelenmesi olan veya dier intrakraniyal lezyonlari olan kiilerde ya da daha önceden intrakraniyal basinci artmi olan kiilerde bu belirtilerin artmasina neden olabilir (Doladamon)'. 13. seviyesi Tamlama lityum'un terapötik ve toksik seviyesi eklinde kurulsaydi, seviyesi sözcüü az kullanilmi olurdu.

`Lityum'un terapötik seviyesi ve toksik seviyesi arasindaki marj dar olduundan lityum serum düzeyinin sürekli izlenmesi gereklidir (Lithuril)'.

164

14. veya Kisa bir cümlede veya balacinin iki kez kullanilmasi kulaa ho gelmemektedir.

`Arter veya sinir içine veya yakinina enjekte edilmez (Deposilin)'.

`Gastrointestinal kanama veya ülserasyon/ perforasyon tedavi sirasinda herhangi bir zamanda, uyarici belirtilerle beraber veya olmaksizin veya daha önceki hikayesinde varsa ortaya çikabilirler (Cataflam)'. 15. ya da Ya da balaci tekrar edilmi.

`Uzun süreli kortikosteroid tedavileri, posteriyor subkabsüler katarakt ya da göz sinirinin de zedelendii glokoma neden olabilir ya da mantar ve virüslere bali oküler enfeksiyonlari kolaylatirabilir (Diprospan)'. 16. yetmezlii Tamlama karacier ve böbrek yetmezlii eklinde kurulsaydi yetmezlii sözcüü az kullanilmi olurdu.

`Karacier yetmezlii, böbrek yetmezlii ve anemisi olanlarda dikkatle ve kisa süreli uygulanmalidir (Termacet süspansiyon)'.

`Peptik ülserli, osteoporozlu, psikozu veya air psikonevrozu olanlarda ancak hayat kurtarici olduu zaman; konjestif kalp yetmezlii, kronik böbrek yetmezlii, diabetes mellitus, enfeksiyon haslalii olanlarda ve yali kiilerde ise dikkatle kullanilmalidir (Dekort ampul)'.

prednisolon

165

B) Tenafür (kakafoni, kulak tirmalayicilik) Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen bazi tip terimlerinin seslendirilmesindeki güçletirmitir. 01. dengelemeyebilirler `Diabetik hastalar bu durumu dengeleyemeyebilirler ve ketasidoz geliimi bildirilmitir (Ventolin urup)'. 02. dekompansasyona `Böbree gelen kan miktari ve kan hacmi azalmi olan hastalarda bu ilaçlarin kullanilmasi, tedavinin durdurulmasindan sonra tipik olarak tedavi - öncesindeki duruma dönülmesiyle sonuçlanan, klinik renal dekompansasyona neden olabilir (Exen Fort)'. zorluk cümlenin okunmasi ve anlamlandirilmasini da

03. hipoparatiroidism

`Hipoparatiroidism gibi kemik ile önemli bir balantisi olmayan hastaliklarin balangiç tedavilerinde de plazma kalsiyumu, düzenli olarak izlenmelidir (Onealpha)'. 04. hiperprotrombinemide `Hiperprotrombinemide aspirin ve dier NSA kullanilmalidir (Prednol-l)'. 05. inhibitörleri `Opipramol ile MAO inhibitörlerinin birlikte kullanimi hakkinda yeterli deneyim olmadiindan, bu tür bir kullanimdan kaçinilmalidir (Opridon)'. ile birlikte çok dikkatli

166

Deerlendirme Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki cümleler, anlatim ve anlailma yönünden incelendi ve inceleme sonucunda pek çok anlatim bozukluu bulundu. Bazi anlatim bozukluklarinin tip dilinin özelliinden bazilarinin da Türkçenin dil bilgisi, yazim kurallari ve noktalama iaretleri gibi özelliklerinin tam olarak bilinmemesinden kaynaklandii düünüldü. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en fazla, yazim farkliliklari ile karilailmitir. Bu durum, sözcük, kisaltma ve terimlerin yazimi konusunda bir birlik salanmadiini göstermektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen Türkçe sözcüklerin çou K'ya dikkat edilmeden yazilirken Latince ve Grekçe airlikli çou tip terimi de farkli söylenileriyle yazilmitir. Bu da yazan kiinin K'daki yazim özelliklerini tam olarak bilmediini ve çou terimi kendi söyleyiine göre yazdiini düündürmektedir. Prospektüslerle ilgili

yönetmelie uyulmadaki hassasiyetin yazim konusunda gösterilmemesi dikkat çekicidir. Uyarilar ve önlemler bölümündeki çou cümlenin uzun olmasi ve cümlelerdeki bazi sözcüklerin sikça tekrar edilmesi cümlelerin zor anlailmasina, hatta bazen hiç anlailamamasina neden olmutur. Sözcüklerden bazilarinin yanli anlamda kullanilmasi da anlamlandirmayi güçletirmitir. Cümlenin yapisina dikkat etmek artiyla, sirali cümle ve balaçlardan yararlanilmasi, anlatimin kisa ve öz olmasini salar. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki cümlelerin bazilarinda bu yapiya dikkat edilmemitir. Bazi cümledeki balaçlarin da hangi ögeleri birbirine baladii anlailmamaktadir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki cümlelerde bulunan tümleç ve sifatlarin çou, olmasi gereken yerlerde kullanilmamitir. Açik, anlailir olmasi beklenen prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde karilailan bu durum, cümlelerin birkaç ekilde anlailmasina da neden olmaktadir. Bazi tip terimlerinin çok uzun olmasi, çou terimin de Türkçenin yapisindan farkli olmasi sözcüklerin söyleniini güçletirmi, cümlelerin ahengini bozmutur.

167

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM PROSPEKTÜSLER N ANLAILIRLII LE LG L ANKET ÇALIMASI

3.1.Giri Prospektüsler, ile ilgili bilgiler yukarida verilmitir. (bkz. Prospektüsün tanimi, özellikleri, bölümleri) 3.2.Problem Durumu laçlar hakkinda bilgi vermek için hazirlanan prospektüsler, genellikle Latince, Grekçe, Arapça ve Fransizcanin airlikta olduu karma bir dille yazilmaktadir. Prospektüsler, her ne kadar doktor ve salik personelini ilgilendirse de hastalari veya ilaç kullananlari da ilgilendiren özellikleri bulunmaktadir. Bu aratirmada incelemeye çalitiimiz uyarilar ve önlemler bölümündeki `Beklenmeyen bir etki görüldüünde doktorunuza bavurunuz ve `... doktora danimalidir.' veya `... konusunda hekime danimadan çocuk ve gençlerde kullanilmamalidir.' gibi cümleler dorudan kullanicilari ilgilendirmektedir. Yönetmelikte, prospektüslerin doktor ve salik personeli için yazildii söylense de kullanicilara yönelik ifadelere de rastlanmaktadir. Kendisine yönelik bir uyariyi anlamayan, ona dikkat etmeyen bir kullanicinin zaman zaman hayati da tehlikeye girmektedir. laci kullanan kii ve yakinlarinin bu tehlikeden kurtulmasi için prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünü dikkatle okumasi gerekmektedir. Bu yüzden, çalimamizda prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki dili ve özelliklerini incelemenin daha iyi olacaini düündük. Bu bölümdeki sözcüklerin bilinme oranini ortaya koymak ve cümlelerin anlailirlik düzeyi hakkinda fikir sahibi olabilmek için ilaç kullanicilarina yönelik bir anket çalimasi yaptik ve onu bu bölümde deerlendirmeye çalitik. 3.3. Amaç

Amacimiz, öncelikle prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünden seçtiimiz sözcüklerin bilinme ve cümlelerin anlailma oranlarini ortaya çikarmak ve

168

bunlari deerlendirmektir. Çalimamizin bu bölümünden çikan sonuçlarini dier bölümlerdeki bulgularla birletirmeyi ve bununla daha salikli sonuçlar elde etmeyi amaçladik. 3.4. Yöntem Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki anlailirlik oranini belirlemek için hazirladiimiz anket `Bilgi ve Aratirma Anketi' olmak üzere iki bölümden olumaktadir. Bilgi anketi bölümü, anketi uygulayan kiilerin, cinsiyeti, yai, örenim durumu gibi bilgilerine yönelik sorulardan olumaktadir. Aratirma anketimiz prospektüslerin okunup okunmadii, okunuyorsa en çok hangi bölümlerinin okunduu ile ilgili sorularla balamaktadir. Bu bölümdeki dier, sorular prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünden seçilen 14 sözcüün ve 10 cümlenin bilinmesi ve anlailmasi ile ilgilidir (Anket sorularinin tamami için bkz. Ek3'e). Anketle ne ölçüde bilindiini ölçtüümüz 14 sözcüün çou prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en sik kullanilan sözcüklerdendir. Bunun yaninda, bu sözcüklerin içinde unutulmaya balami, cenin, müstahzar gibi sözcükler de vardir. Ankette anlailip anlailmadiini belirlemeye çalitiimiz 10 cümle de, prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde en sik geçen sözcüklere göre seçilmitir. Bunun için de prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünün söz varlii ile ilgili çalimamizin verilerinden yararlanilmitir. Prospektüslerin incelemeye çalitiimiz bölümündeki cümleler, genellikle çok uzun ve karmaiktir. Bu yüzden, anket için seçtiimiz cümlelerin orta uzunlukta, anlailir ve kisa cümlelerden olmasina özen gösterilmitir. Hazirlami olduumuz anket, Türkiye'deki eitim oranina (www.die.gov.tr; bkz. Ek-4).göre seçilen 135 kadin ve 165 erkek olmak üzere toplam 300 kiiye uygulanmitir kullanilmitir. Aratirmanin deerlendirilmesinde uygulayicilarin, cinsiyetleri, örenim durumlari ve yalari dikkate alinmitir. Bilgi toplamada anket yöntemi kullanilmitir. Kiilerin seçiminde tabakalama ve random yöntemleri de

169

Verilerin deerlendirilmesinde SPSS paket programindan yararlanilmitir. Uygulama 2004 Haziran- Temmuz-Austos aylarinda gerçekletirilmitir. 3.5. Bulgular Bu çalimadan elde edilen bulgular, sözcüklerin cinsiyete, örenim durumuna, yaa göre bilinmesi; cümlelerin cinsiyete, örenim durumuna, yaa göre anlailmasi eklinde tablolara dönütürülmütür. Her bir sözcüün ve cümlenin bilinmesi ve anlailmasi ile ilgili tablolarin tamami Ek-2'de verilmitir. Tüm sözcük ve cümlelerin bilinme ve anlailma oranlari öyledir:

170

a) Tüm sözcüklerin bilinme orani Tablo 3.1: Cinsiyete Göre Sözcüklerin Bilinme Orani Kadin Erkek Cinsiyete Cevap Genel lar Sayi % Sayi % Sayi a 1059 56 1355 59 2414 b 403 21 475 21 878 c 133 7 146 6 279 d 295 16 334 14 629 Toplam 1890 100.0 2310 100.0 4200

Göre % 57 21 7 15 100.0

a) Hiç Duymadim, b) Duydum Anlamini Bilmiyorum, c) Anlamini Biliyorum, Açiklayamiyorum, d) Anlamini Biliyorum ve Sözcüü Kullaniyorum

Ankete katilan kadinlarin % 56'si, erkeklerin % 59'u verilen sözcükleri hiç duymamitir. Buna karin, kadinlarin % 16'si, erkeklerin % 14'ü sözcüklerin anlamini bilip cümlede kullanmaktadirlar. Verilen sözcüklerin genel duyulmama orani % 57, bilinip cümlede kullanilma orani da % 15'tir; yani sözcükler, çounlukla hiç duyulmamitir.

Tablo 3.2: Örenim Durumuna Göre Sözcüklerin Bilinme Oranlari .M O.M L.M Y. ve Ü. O.Y.D. Örenim Cevap Durumuna lar Göre Genel Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % a 690 70 653 65 566 53,5 504 44 1 7 2414 57 b 183 19 225 22 249 23,5 214 19 7 50 878 21 8 126 11 4 29 279 7 c 35 4 35 3 79 304 26 2 d 72 7 95 9 156 15 14 629 15 100.0 100.0 1008 100.0 1050 100.0 1148 100.0 14 100.0 4200 Toplam 980

a) Hiç Duymadim, b) Duydum Anlamini Bilmiyorum, c) Anlamini Biliyorum, Açiklayamiyorum, d) Anlamini Biliyorum ve Sözcüü Kullaniyorum .M: lkokul Mezunu, O.M: Ortaokul Mezunu, L.M.:Lise Mezunu, Y. Ve Ü.: Yükseokul ve Üzeri, O.Y.D.: Okur-Yazar Deil

Örenim durumuna göre, sözcükleri en fazla ilkokul mezunlari (% 70) duymamitir. Sözcükleri en fazla bilen ve cümlede kullananlar ise yüksekokul ve üzeri mezunlari olmutur.

171

Tablo 3.3: Yaa Göre Sözcüklerin Bilinme Orani Cevaplar 10-20 21-30 31-40 41-50 Sayi 87 24 7 8 126 % 69 19 6 6

100.0

51 ve Ü. % 56 19,4 6,2 18,4

100.0

a b c d Toplam

Sayi 794 290 81 193 1358

% 58,4 21,3 6 14,2

100.0

Sayi 776 301 88 193 1358

% 57,1 22,1 6,4 14,2

100.0

Sayi 554 193 64 183 994

Sayi 203 70 39 52 364

% 56 19 11 14

100.0

Yaa Göre Genel Sayi % 2414 57 878 21 279 7 629 15 4200 100.0

a) Hiç Duymadim, b) Duydum Anlamini Bilmiyorum, c) Anlamini Biliyorum, Açiklayamiyorum, d) Anlamini Biliyorum ve Sözcüü Kullaniyorum

Tablo 3.3'e göre sözcükleri, en fazla 10-20 ya arasindakiler hiç duymamitir. Bunun orani yaklaik % 69'dur. Bu sözcükleri en fazla bilen ve cümlede kullanan grup ise 41-50 ya arasindakilerdir. Bu da yaklaik % 18,4 oranindadir.

15%

7%

a b 57% c d

21%

ekil 3.1: Tüm Sözcüklerin Genel Bilinme Orani

a) Hiç Duymadim, b) Duydum Anlamini Bilmiyorum, c) Anlamini Biliyorum, Açiklayamiyorum, d) Anlamini Biliyorum ve Sözcüü Kullaniyorum

172

b) Tüm cümlelerin anlailma orani Tablo 3.4: Cinsiyete Göre Cümlelerin Anlailma Orani Cevaplar Kadin Erkek Genel Sayi % Sayi % Sayi a 274 20 439 27 713 b 421 31 440 27 861 c 305 23 392 24 697 d 292 22 324 19 616 e 58 4 55 3 113 1350 1650 Toplam 100.0 100.0 3000

% 24 29 23 21 3 100.0

a) Anladim, b) Kismen anladim, c) Hiçbir ey anlamadim, d) Bilinmeyen sözcüklerden anlamadim, e) Cümle uzun olduu için anlamadim.

Cümlelerin cinsiyete göre anlailma oranina göre, cümleleri en fazla erkekler anlamitir. Bunun orani % 27'dir. Kadinlarin anlama orani ise % 20'dir. Hiçbir ey anlamadim diyenlerin sayisi erkeklerde % 24 kadinlarda % 23'tür. Tablo 3.5: Örenim Durumuna Göre Cümlelerin Anlailma Oranlari .M O.M L.M Y. ve Ü. O.Y.D. Cevap Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % lar a 105 15 91 13 244 32,5 273 33 b 198 28,2 234 33 187 25 240 29 2 20 c 205 29,2 173 24 178 23,5 139 17 2 20 d 157 22,4 167 23 132 18 156 19 4 40 5 55 7 9 1 12 2 2 20 e 35 100.0 720 100.0 750 100.0 820 100.0 10 100.0 Toplam 700

Genel Sayi % 713 861 697 616 113

3000

24 29 23 20,5 3,5

100.0

a) Anladim, b) Kismen anladim, c) Hiçbir ey anlamadim, d) Bilinmeyen sözcüklerden anlamadim, e) Cümle uzun olduu için anlamadim. .M: lkokul Mezunu, O.M: Ortaokul Mezunu, L.M.:Lise Mezunu, Y. Ve Ü.: Yükseokul ve Üzeri, O.Y.D.: Okur-Yazar Deil

Cümleleri, örenim durumuna göre en az anlayanlar % 15 oranla ilkokul mezunlari iken en fazla anlayanlar % 33 oranla yüksekokul ve üzeri mezunlaridir. Tablo 3.6: Yaa Göre Cümlelerin Anlailma Orani Yaa Göre 10-20 21-30 31-40 41-50 51 ve Ü. Genel Cevaplar Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % Sayi % a 20 22,2 253 26 206 21 189 27 45 17 713 24 24,4 280 29 273 28 211 30 75 29 861 29 b 22 c 18 20 236 24,3 233 24 150 21 60 23 697 23 d 28 31 177 18,2 212 22 130 18 69 27 616 21 e 2 2,2 24 2,4 46 5 30 4 11 4 113 3 100.0 970 100.0 970 100.0 710 100.0 260 100.0 3000 100.0 Toplam 90 a) Anladim, b) Kismen anladim, c) Hiçbir ey anlamadim, d) Bilinmeyen sözcüklerden anlamadim, e) Cümle uzun olduu için anlamadim.

173

41-50 ya arasi grup cümleleri %27; 51-ü ya grubu ise %17 oraninda anlamitir.

4% 21% 24% a b c d e 23% 28%

ekil 3.2: Cümlelerin Genel Anlailma Orani a) Anladim, b) Kismen anladim, c) Hiçbir ey anlamadim, d) Bilinmeyen sözcüklerden anlamadim, e) Cümle uzun olduu için anlamadim.

174

Ankete aldiimiz sorulardan bazilari prospektüslerin okunmasi, anlailirlik düzeyi ile ilgili alt problemleri içeriyordu. Prospektüslerin okunmasi ve anlailirlik düzeyi ile ilgili bilgi vermesi açisindan bunlarin yalnizca cinsiyete göre dailimlari aaidaki tablolarda verilecektir. Tablo 3.7: Bir laç Aldiinizda Prospektüsü Okur Musunuz? Bir laç Aldiinizda Prospektüsü Okur Musunuz? Her zaman Genellikle Ara sira Yan etkide Hiçbir Cinsiyet zaman Sayi Oran Sayi Oran Sayi Oran Sayi Oran Sayi Oran Kadin 93 47 23 40 8 32 6 55 5 50 Erkek 103 53 35 60 17 68 5 45 5 50 Genel 196 100.0 58 100.0 25 100.0 11 100.0 10 100.0 Tablo 3.8: Prospektüslerin Dilinin Anlailirlii Konusunda Ne Düünüyorsunuz? Prospektüslerin Dilinin Anlailirlii Konusunda Ne Düünüyorsunuz? Cinsiyet Kadin Erkek Genel

Kesinlikle Deil Anlailir Kismen Anlailir Bizi lgilendirecek Kadar Anlailir Bütünüyle Anlailir

Sayi 68 71 139

Ora n 49 51 100. 0

Sayi 56 69 125

Ora n 45 55 100. 0

Sayi 7 20 27

Oran 26 74 100.0

Sayi 4 5 9

Oran 45 55 100.0

Sonuçlar

Aratirmamizdan

çikan

sonuçlara

göre,

verdiimiz

sözcüklerin

hiç

duyulmama orani % 57'dir. Bunun yani sira duyulup anlaminin bilinmeme orani %21 ve anlami bilinip açiklanamama orani % 7'dir. Bu üç ikka verilen cevaplari birlikte deerlendirdiimizde oran % 85 olmaktadir. Bu sonuç sözcüklerle ilgili gerçek bilinmezlii göstermektedir ve oldukça yüksek bir orandir. Buna karilik anlami bilinip bir cümlede kullanilma ikkinin orani ise % 15'tir. Cümlelerin genel anlailma oranlari ise öyledir: % 24'ü anlailmi, %29'u kismen anlailmi, % 23'ü hiç anlailmami, % 21'i bilinmeyen sözcüklerden dolayi anlailmami, % 4'ü de cümle uzun olduu için anlailmamitir. `Kismen anladim'i bir yana birakacak olursak, cümlelerin % 24'ünün anlaildiini, % 48'sinin ise anlailmadiini söyleyebiliriz.

175

Yaptiimiz anket sonuçlarina göre prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen sözcüklerin büyük çounluunun anlailmadii görülmütür. Ayni durumun, prospektüslerin dier bölümleri için de geçerli olduu düüncesindeyiz. Yönetmeliklerde, prospektüslerin doktorlar ve salik personeli için hazirlandii söylense de bunlarin hastalari da ilgilendiren bölümleri vardir. Özellikle bizim incelediimiz uyarilar ve önlemler bölümünün yaninda ilaçlari kullanma zaman ve dozlariyla ilgili bölümler ve ayrica ... doktorunuza bavurunuz veya ... bir hekime daniiniz gibi uyarilar, ilaçlari kullanan hastalari ilgilendirmektedir ve beklenmeyen bir durum görüldüünde hastalarin doktoru haberdar etmesi, ona danimasi için yazilmitir. imdi bunlarin hastayi ilgilendirmediini kim ileri sürebilir? Bizce bu durum bir çeliki oluturmaktadir. Kaldi ki prospektüsün ilaçla birlikte hastaya verilmesi zaten yönetmelikte ileri sürülen görüle de çelimektedir. Bu yüzden, prospektüslerdeki bilgilerin yanli anlailmamasi ve bundan doacak olumsuz durumlarin en aza indirilmesi için prospektüslerde anlailir bir Türkçe kullanilmasina özen gösterilmesi ya da prospektüsten ayri olarak yalnizca hastayi ilgilendiren bir kullanici kilavuzunun ilaçla birlikte hastaya verilmesi gerekir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki sözcüklerin yaziliinda da bir birlik yoktur (alerjik/ allerjik; infeksiyon/ enfeksiyon. gibi.). Bu durum da bilmeyenler için güçlük çikarmaktadir. Prospektüslerde, çounlukla tip ve eczacilikla ilgili alan bilgisine yönelik sözcükler kullanilmaktadir. Genellikle tip çevresindeki kiilerin anladii tip dili, kullandii ilaçla ilgili bilgi sahibi olmak isteyen hastalari zor durumda birakmaktadir. Bu hastalarin, yakininda daniacai bir uzmanin olmamasi onlarin

bilgilenememesine, hatta yanli bilgilenmesine neden olmaktadir. Tip dilini sadeletirme çalimalari da bu dilin Türkçelemesini salayamamitir. Hastalarin bilgilenmesi, kullandiklari ilaçlarla ilgili bilgilerinin artmasi, bilinçli ilaç kullanmalari ve hatta bilgilenmek için hem eczacilari hem doktorlari hem de salik personelini fazla megul etmemeleri için Latince ve Grekçe kökenli sözcüklerin yerine Türkçe kariliklarinin kullanilmasi daha yararli olacaktir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünün anlailirliini,bu bölümdeki sözcükler de cümlelerin uzunluu da olumsuz yönde etkilemitir. Cümlelerde yazim

176

özelliklerine dikkat edilmemesi, sözcüklerin yaziliinda bir birliin olmamasi, anlamlandirmada güçlük çikarmitir. Bu yüzden, prospektüslerdeki cümlelerin kisa ve anlailir olmasina özen gösterilmesi gerekir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde kullanilan balaçlar da cümlelerin anlailmasini güçletirmi, bazi cümlelerin birkaç ekilde

yorumlanmasina neden olmutur.

177

DEERLEND RME ve SONUÇ

Türkiye'deki prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümüyle ilgili yaptiimiz bu incelemede 500 prospektüsten yola çikarak çeitli dil özelliklerini belirlemeye çalitik. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde 4325 sözcük 64671 kez geçmitir. Prospektüslerdeki söz varliina göre 2229 kez kullanimla ve balaci en fazla kullanilan sözcük olmutur. Bunu, 2092 kullanimla ol- eylemi, 1136 kez kullanimla tedavi sözcüü izlemitir. En sik kullanilan 100 sözcüün çou, Türkçe veya Türkçelemi sözcüklerdir. Bunlar çounlukla ve, veya, ile, de, da gibi balaçlarla ol-, kullan-, al-, edil-, gerek- gibi eylemlerdir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki Türkçe ve yabanci sözcük oranina göre sözcüklerin % 36'sini Türkçe ya da Türkçelemi sözcükler oluturmaktadir. Prospektüslerde kullanilan dil, çounlukla tip çevresinde kullanilan ortak tip dilidir. Bu dilin içindeki Türkçe, genellikle tip terimlerinin cümlede kullanilmasini salayan sözcük ve eklerden olumaktadir. Buna karilik tip terimlerinin kullanim sayisi az, ama çeidi fazladir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki tip terimlerinde yalnizca yabanci sözcüklerin kullanilma orani %39'dur. Bunlarin içinde Yunancanin yani Grekçenin kullanilma orani % 34'tür. Bunu % 31'lik kullanim orani ile Latince takip etmektedir. Arapçanin kullanilma orani % 18, Fransizcanin kullanilma orani ise %12'dir. Tip terimlerini ifade etmekte kullanilan Yunanca (Grekçe), Latince, Arapça, Fransizca gibi dillerin yapisinin Türkçeden farkli olmasi terimlerin söyleniini de zorlatirmitir. Bundan dolayi, çou kullanici, terimlerin birçounu anlayamadii gibi okumakta ve söylemekte de güçlük çekmektedir. Prospektüslerde kullanilan yabanci sözcüklerin orani, yabanci sözcüklerle Türkçe eklerden olumu sözcükleri de yabanci sözcük sayarsak % 64'tür. Bu oranin, söz varlii ile ilgili çalimalardaki verilerle karilatirildiinda çok yüksek olduu görülecektir.

178

Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde % 18 oraninda kullanilan Arapça sözcüklerin çou genel olarak bilinen sözcüklerdir. Bunun yaninda cenin, müstahzar, habis, habaset...gibi birkaç Arapça sözcük bugün çounlukla anlailmamaktadir. Bu durumu Türkçe sözcük kullaniminin yayginlamasina ve Eski sözcüklerin genel kullanimda yava yava terk edilmesine balayabiliriz. Unutulmaya yüz tutmu bu sözcüklerin Türkçe kariliklarinin kullanilmamasi gerçekten düündürücüdür. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde yabanci sözcüklerin yabanci sözcüklerle kurulmasi sonucu oluturulmu birleik sözcüklerin orani % 4, yabanci sözcüklerin Türkçe eklerle, -özellikle -li, -li, lu, lü addan ad yapim eki ile- kurulmu sözcüklerin orani % 6'dir. Bunun haricinde immünoyetmezlik gibi yabanci sözcüün Türkçe sözcükle kurmu olduu bir birleik sözcük de vardir. Bu sözcüü ve sözcüün kökü anlailmadii için anlamlandirmada bir etkisi olmasa da addan ad yapim eki ­II ile yapilan eflamasyon/ enflamasyonlu; infeksiyon/ infeksiyonlu gibi sözcükleri Latince ve Grekçe airlikli tip dilinin Türkçeyle etkilemeye baladiinin belirtisi olarak yorumlamaktayiz. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde geçen ilaç maddeleri, ilaç adlari, kisaltmalar ve özel adlarin kullanimi % 15 oranindadir. Bu sözcükler ve kisaltmalarin ne anlamda kullanildii çou kullanici tarafindan anlailmamaktadir. Kisaltmalarin yaziliinda da çou tip teriminin yaziliinda olduu gibi bir birlik yoktur. Bu da kullanicilarin farkli yazilitaki her kisaltmayi farkli ekilde algilamalarina neden olabilir. Çou tip teriminin yazimi konusunda bir birlik salanamamitir. Bazi prospektüslerde anaflaktik, angina, antibiotik olarak yazilan sözcükler bazilarinda anafilaktik, anjin, anjina, antibiyotik eklinde yazilmitir. Bu durum, sözcüklerin çounu bilmeyen kullanicilari yaniltacak ve bunlarin ayri bir sözcük gibi algilanmasina neden olacaktir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde yalnizca tip terimlerinde deil Türkçe ve Türkçelemi sözcüklerin yaziminda da bir birlik yoktur. Bir çok/ birçok, yeni doan/ yenidoan, ya da/ yada, barsak/ bairsak eklinde örneini çoaltabileceimiz bu yazim farkliliklari sözlük ve yazim kilavuzu kullanma alikanliinin olmadiini göstermektedir. Farkli prospektüsler bir yana ayni

179

prospektüs içinde de bu tür yazim ve noktalama özellikleriyle karilamak, metinleri yazan kiilerin Türkçeyi kullanma konusunda yeterli bilgiye sahip olmadiklarini ya da Türkçe kurallari önemsemediklerini düündürmektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki cümlelerde gördüümüz anlatim bozukluklari, çounlukla gereksiz sözcük kullanmaktan, tekrarlardan, sözcüklerin yanli anlamda kullanilmasindan, tümleç, sifat ve zarflarin doru yerlerde kullanilmamasindan kaynaklanmaktadir. Sifat, zarf ve tümleçlerin yanli yerlerde kullanilmasi cümleleri birkaç ekilde yorumlamaya da neden olmutur. Tedaviyi kolaylatiran, ilaç hakkinda bilgi veren prospektüslerde farkli yorumlara açik cümlelerin bulunmasi salik açisindan tehlikeler oluturmaktadir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümündeki cümlelerde deiik anlatim biçimleri de vardir. Prospektüslerin bazilarinda sözcüün Türkçesi kullanilirken bazilarinda asli ekli kullanilmaktadir (Hemapoietik yerine kan yapici sistemler ya da fonksiyon yerine ilev gibi). Yine bazi prospektüslerde süt verme dönemi, laktasyonda, gösünden besleme yapan annelerde, emzirenlerde gibi, benzer durumlari anlatan deiik anlatimlar da vardir. Bunlar, prospektüslerin yazim ve anlatim konusunda bir birlie sahip olmadiini bir baka açidan göstermektedir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde kullanilan balaçlar, bazi cümlelerin anlailmasini güçletirmi, hatta birkaç ekilde anlailmasina neden olmutur. Prospektüslerde, deiik yorumlara açik cümlelerin bulunmasi salii da tehlikeye düürebilecei için cümlelerin kisa ve anlailir olmasi gerekir. Prospektüslerin uyarilar ve önlemler bölümünde uyari ve önlem ön planda olduu için gereklilik kipi ve bildirme çekimi siklikla kullanilmitir. Bunun yaninda, imdiki zamandaki süreklii bildiren -mekte/ -makta, geni zaman, duyulan geçmi zaman çekimi de vardir. Bu bölümde geçen eylemler de genellikle edilgen ekildedir. Prospektüslerde, çounlukla tip ve eczacilikla ilgili alan bilgisine yönelik sözcüklerin kullanilmasi, kullandii ilaçla ilgili bilgi sahibi olmak isteyen hastalari zor durumda birakmaktadir. Hastalarin yakin çevresinde daniacai bir uzmanin olmamasi onlarin yanli davranilar yapmasina da neden olmaktadir. Tip dilini sadeletirme çalimalari sonucunda, kimi tibbî terimlere Türkçe kariliklar bulunmutur. Hastalarin bilgilenmesi, kullandiklari ilaçlarla ilgili bilgilerinin artmasi, bilinçli ilaç kullanmalari ve hatta bilgilenmek için hem eczacilari hem doktorlari hem

180

de salik personelini fazla megul etmemeleri için prospektüslerdeki Latince ve Grekçe kökenli sözcüklerin yerine Türkçe kariliklarinin kullanilmasi daha faydali olacaktir. Çalimamiz esnasinda prospektüslerin Türkçe yazilacai ile ilgili haberler çikmi ve bunun hemen uygulamaya konulacai bildirilmitir. Bu tür çalimalarin yapilmasi dilimiz adina sevindiricidir. Tip terimlerinin Türkçelemesinin ortak tip diline zarar vereceini düünmüyoruz. Çünkü, tip dilinin en azindan hastalara yönelik bilgilerde Türkçeletirilebileceine inaniyoruz. Buna karin hastalara açiklama yapilirken ya da hastaliklarla ilgili bilgi verilirken kullanilmamasinin nedeni belki tibbi bir gelenektir. Buna ramen, uzmanlarin anlailmaz terimlerle iletiim kurmaya çalimalari hem kendileri hem de hastalar bakimindan sakincalar ortaya çikarmaktadir. Latince ve Grekçe airlikli tip dilini kullanan tip bilimi uzmanlari dil çalimalarini geriden takip etmekte, kendileri de bu dili örenirken zorluk çekseler de bunu zamanla unutmakta ve ortak dili rahatlikla kullanmaktadirlar. Bu, Türkçe kariliklar kullanilmasinin ortak dile zarar verecei düünüldüü için mi yapilmiyor? sorusuyla beraber Acaba, tip terimleri örenilirken Türkçe mi unutuluyor? sorusunu da akla getirmektedir. Sorular her ne kadar tartiilmaya ve cevaplanmaya açik olsa da tip dünyasinin dili günden güne anlailmazlia doru gitmektedir. Türk tip dilinde tip terimlerinin Türkçe kariliklarinin kullanilmasinin bu anlailmazlii ortadan kaldiracaina inaniyor ve dilini seven ve onun öneminin farkinda olan herkesten bu konuda hassas olmalarini bekliyoruz. Çalimamizin da bu konuyla ilgili yapilacak çalimalara öncülük etmesi bizleri sevindirecektir.

181

KAYNAKLAR

Açikalin, I. (1995). `A Linguistic Analysis of Turkish Medical Language and Doctor Patient Communication' (Basilmami Doktora Tezi), Hacettepe University Institute of Social Sciences, Ankara. Adivar, A. (1982). Osmanli Türklerinde lim: Remzi Kitabevi s. 20-21'den ........., (12.09.2004). Türk Tip Dilinin Tarihsel Geliimi , www.kabatasmezun.com/turkce/182-197.htm (12.09.2004, sa:14.00) Akalin, K. (düz.) (1996). laç ve Eczacilik Uluslar Arasi Anlamalar, Kanunlar, Yönetmelikler, Genelgeler, Geniletilmi 2. Baski, Ankara: laç Eczacilik Genel Müdürlüü Yayini. Aksan, D. (1998). Her Yönüyle Dil (Ana Çizgileriyle Dilbilim), III Cilt, Ankara: TDK Yayinlari. Aksan, D. (1996). Türkçenin Söz Varlii, Ankara: Engin Yayinevi. Akta, . vd, (2002). Yazili ve Sözlü Anlatim/ Kompozisyon Sanati, 3. Baski, Ankara: Akça Yayinlari. Baytop, T. (1999). Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi, Geçmite ve Bugün, laveli II. Baski, Ankara: Nobel Tip Kitabevi. .............., (07.05.2004). Beeri Tibbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmelii, www.saglik.gov.tr, (07.05. 2004, sa:22.00) Büker, A.C. (1996, Aralik). Tip'ta Türkçe, Çada Türk Dili, Cilt:IX, S:106, s.7-9. Canda, M.. (ubat 1983). Tip Dilinin Türkçeletirilmesi, Türk Dili, Cilt: XLVI, S: 374, s.95-96. Canda,M.., (1982), Tip Dili, Türk Dili, Cilt: 44, S: 362, s.113-115. Cankur, N.. (2002). Tip Eitiminde Dil:I, Önemi, Gelimesi ve Gelecei, Uluda Üniversitesi Tip Fakültesi Dergisi, Cilt: 28, Sayi: 1, s.29-32. Castiglioni, A. (1931). Histoire de la medecine 20, Paris'ten Turhan Baytop, (1999) Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi, Geçmite ve Bugün, laveli II. Baski, Ankara:Nobel Tip Kitabevi. Çelebi, E. (27.10.2004). Türkçe Prospektüs Viagrayla www.arsiv.huriyetim.com.tr (27.10.2004, sa:22.00) Geliyor,

Dilemre, S.A. (1945). Hekimlik Dili Terimleri, Ankara: TDK Yayinlari.

182

Eren, H. vd, (haz.) (1998). Türkçe Sözlük, Yeni Baski, 2 Cilt, Ankara: TDK Yayinlari. Ergin, M. (1997). Türk Dil Bilgisi, stanbul: Bayrak Yayim. Ergun, R. (1982)., 150 Yillik Hekimlik Dilimize Genel Bir Baki, Türk Tip Dernei Dergisi,Cilt: 48, s.77-111. mer, K. (1973). Türk Yazi Dilinde Dil Devriminin Balangicindan 1965 Yili Sonuna Kadar Özleme Üzerine Sayima Dayanan Bir Aratirma, Türkoloji Dergisi, V/1, 175-190'dan Doan Aksan (1996). Türkçenin Söz Varlii, Ankara:Engin Yayinevi. ............., (10.03.2005). mlâ Kilavuzu,http://tdk.org.tr/imla (10.03.2005, sa.22.00.) ............, (1996). mlâ Kilavuzu, Ankara: TDK Yayinlari. çil, . . vd, (1944), Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme, Bursa: TDK Yayinlari. Kazancigil, A. (1978). Tip Sözlüü, Yayinlari. ngilizce-Türkçe, Ankara:Güven Kitabevi

Kocatürk, U. (2000). Açiklamali Tip Terimleri Sözlüü, Geniletilmi Dokuzuncu Basim, Ankara: Nobel Tip Kitabevi. Korkmaz, Z. vd, (1997). Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, 14. Baski, Ankara: Yükseköretim Kurulu Matbaasi. ............., (07.05.2004). Okuryazarlia Göre Nüfus 1935-2000, www.die.gov.tr (07.05.2004, sa:17) Mihçiolu, C. (1997). Türk Hekimlik Dili, Ankara: Kültür Bakanlii Yayinlari. Ommaty, R. (2003). Vademecum, Modern laç Rehberi + ATC Index, 23. Baski, Ankara: Matsa Basimevi. Önen, Y. vd, (1993). Almanca-Türkçe Sözlük, 2 Cilt, Ankara:TDK Yayinlari. Örs, Y. (Ekim 1972). Tip Dili, Doktorlarin Dili ve Türkçe, Çocuk Salii ve Hastaliklari Dergisi, Cilt:15, Sayi:4, s.317-327. Özçelikay, G. (2001). Akilli laç Kullanimi Üzerinde Bir Pilot Çalima, Ankara Üniversitesi Eczacilik Fakültesi Dergisi, (Ayri Baski), Cilt:30, Sayi:2, s.:918.

183

Öztürk, O., vd, (1980). Hekimlik Terimleri Kilavuzu, 2. Baski, Ankara: TDK Yayinlari. Sander, S. (2003). Yazdiimiz Dil, Pediatrik Cerrahi Dergisi 17, s. 6-11. Singer, C. (1928). A Short History of Medicine, Introducing Medical Principles to Students and Non-medical Readers, Oxford: Clarendon Pres, Düzeltmeli Basim 1944, s.360'dan Yaman Örs (Ekim 1972), Tip Dili, Doktorlarin Dili ve Türkçe, Çocuk Salii ve Hastaliklari Dergisi, Cilt:15, Sayi:4, s.317327. ............., (27.10.2004). TDK, Salik Terimlerine Türkçe Karilik Buluyor, www zaman.com. tr (27.10.2004, sa.22.00). .............., Tip Terimleri Sözlüü, Efexor XR Venlafaksin Yayinlari. (Cd-Rom) Tulaci, P.(1978). Tip Sözlüü, 3. Baski, stanbul: Pars Yayinlari. Tulaci, P. (1971). Okyanus Ansiklopedik Türkçe Sözlük, 6 Cilt, stanbul: Pars Yayinlari. ............, (12.09.2004). Türk Tip Dilinin Tarihsel www.kabatasmezun.com/turkce/182-197 (12.09.2004, sa:14) Geliimi,

............., (10.12.2004). `Türkiye'de laç Endüstrisi Geliim Projeksiyonu, www.ieis.org.tr (10.12.2004, sa: 17.00).

Uçak, D. (1979). Kalp Yetersizlii, stanbul: Cerrahpaa Tip Fakültesi Yayinlari. Ülker, S. (2004). Ülker Tip Terimleri Sözlüü, Latince-Türkçe, Türkçe-Latince, Açiklamali 3. Baski, stanbul: Erkam Matbaasi. Ünver, A.S. (1936). Uygurlarda Tababet, La Medecine Chez les Oigours, No.3: Tip Tarihi Enstitüsü'nden Süheyl Ünver (1940) Osmanli Tababeti ve Tanzimat Hakkinda Yeni Notlar, stanbul: Maarif Matbaasi. Yurdakök, M. (2002). Pediatrik Terminoloji, Ankara: Alp Ofset Yayini. Zeren, Z. (1946). Latince-Türkçe-Osmanlica Anatomi Sözlüü ve Türk Anatomi Terimleri, stanbul: Hüsnütabiat Basimevi. Wangler, H.H. (1972). Physiologische Phonetik, Eine Einführung, Marburg, s. 125'den, Doan Aksan (1998). Her Yönüyle Dil (Ana Çizgileriyle Dilbilim), II. Cilt, Ankara: TDK Yayinlari.

184

Ek 1:Prospektüslerinden Yararlandiimiz 500 lacin Listesi

Tür aksef alfasid alfasid alfoxil amikozit amoklavin amoksilav bid ampisid ampisina atoksilin augmentin­bid azomax azro bakamsilin bakton betaksim biteral ceclor cefamezin ANT B YOT KLER cefizox cefozin cezol ciflosin cipro cleocin cliacil clin combicid croxilex-bid deklarit deposilin desefin duobak duobaktam duocid dynabac eritrosif exelderm flagyl flagyl fungostatin genta 80 mg genta 20 mg laç Adi film tablet tablet flakon oral süspansiyon flakon flakon film tablet flakon flakon tablet oral süspansiyon oral süspansiyon tablet film tablet süspansiyon flakon ampul süspansiyon flakon flakon flakon flakon film tablet flakon kapsül film tablet ampul oral süspansiyon film tablet oral süspansiyon ampul flakon flakon flakon oral süspansiyon enterik kapli tablet kapsül krem film tablet enjektabl oral süspansiyon ampul ampul Tip nobel fako fako abfar eczacibai deva ilsan mustafa nevzat mustafa nevzat atabay glaxosmithkline koçak eczacibai koçak ilsan mustafa nevzat roche lily eczacibai eczacibai bilim deva deva biofarma eczacibai aventis i.e. ulagay bilim i.e.ulagay deva i.e.ulagay deva koçak eczacibai pfizer abdi ibrahim sifar abdi ibrahim eczacibai eczacibai nobel i.e.ulagay i.e.ulagay Firma

185

gentreks genthaver helmobleu iespor kemoprim fort kemoprim ketek telitromisin klamoks klaromin klindan klinoksin kozoksin k. streptomisin sülfat largopen laricid lorabid maksiporin menefloks monodoks multisef ANT B YOT KLER neturone nidazol novosef oraceftin orfasil ornisid fort ornitop penbisin pencain-k penicillin g potasyum pen-os piyeloseptyl purinol remoxil rif rifcap roksolit roxin sulbaksit sulcid sultamat tavanic tetradox tremac tienam

ampul ampul draje ampul tablet süspansiyon tablet oral süspansiyon film tablet ampul kapsül film tablet flakon tablet film tablet kapsül flakon film tablet kapsül flakon efervesan granül oral süspansiyon flakon oral süspansiyon kapsül film tablet film tablet flakon flakon flakon oral süspansiyon oral süspansiyon efervesan granüle tablet ampul kapsül film tablet film tablet flakon oral süspansiyon oral süspansiyon film tablet kapsül film tablet flakon

bilim biosel koz i.e. ulagay i.e.ulagay i.e.ulagay aventis bilim eczacibai bilim deva biokem i.e.ulagay bilim biofarma lilly fako mustafa nevzat deva mustafa nevzat liba i.e.ulagay eczacibai fako ordu ilaç abdi ibrahim toprak i.e.ulagay bilim i.e.ulagay eczacibai biofarma yeni ilaç i.e.ulagay koçak koçak eczacibai i.e. ulagay tüm-ekip i.e. ulagay atabay aventis fako sanovel msd

186

urfamycin ürispas zimaks zinnat

flakon film tablet oral süspansiyon flakon

bilim fako bilim glaxosmithkline

aleve algesal andolor andorol apraljin apranax&fort aprol aprowell avmigran calpol cataflam darvolin devaljin dicloflam difenak dikloron dispril dolphin ARI KES C LER dolven dolorex dorsilon efferalgan enter­sal felden felden geralgine-p ibufen kalidren kapnax fort medafein minoset miyadren miyadren retard miyorel molit plus muskazon napren-s fort noral novalgin novopyrine

film tablet pomad/ jel ampul tablet film tablet tablet film kapli tablet tablet film tablet süspansiyon draje tablet tablet draje enterik tablet tablet efervesan tablet film tablet pediatrik urup draje tablet efervesan tablet draje tablet jel tablet pediatrik urup film tablet tablet tablet tablet ampul film tablet tablet tablet tablet film tablet pediatrik urup tablet ampul

mecom dr.f.frik i.e. ulagay i.e.ulagay deva abdi ibrahim bilim ali raif i.e.ulagay glaxosmithkline novartis eczacibai deva santa farma terra deva ali raif sanovel eczacibai mecom ilsan bristol myers mustafa nevzat pfizer pfizer münir ahin knoll/abdobt fako koz koçak roche fako fako sanofi adeka kurtsan ilsan i.e.ulagay aventis biosel

187

nurofen panadol panalgine parol pirofen profenid pedifen ARI KES C LER parafon relifex rolan fort sibelium spalt termacet plus tylol plus vermidon volpan vioxx zomig

draje film tablet tablet tablet suppozituar jel pediatrik urup tablet film tablet kapsül kapsül tablet süspansiyon tablet tablet tablet tablet film tablet

abdi ibrahim glaxosmithkline atabay atabay deva eczacibai atabay santa farma glaxosmithkline nobel janssen-cilag santa farma toprak nobel ilsan hüsnü arsan msd astra zenega

artril aspirin cabral cycladol dekort depo-medrol diclomec l diclomec diclomec diprospan ROMAT ZMA LAÇLARI endol etol 300 mg exen fort gamaflex kenacort kuiflex majezik mobic naprosyn naprosyn cr oksamen oksamen-l penadur l-a prednisolon prednol-l rantudil retard

je tablet draje tablet ampul flakon ampul jel tablet ampul suppozituar tablet tablet tablet ampul draje tablet tablet jel tablet tablet ampul flakon ampul ampu kapsül

eczacibai bayer dr.f.frik i.e. ulagay deva eczacibai mecom mecom mecom schering ploughe deva nobel sanovel abdi ibrahim bristol myers abdi ibrahim sanovel boehringer ingelheim abdi ibrahim abdi ibrahim mustafa nevzat mustafa nevzat wyeth fako mustafa nevzat bayer

188

raxtane reox fort rheumon suprafen salazopyrin ROMAT ZMA LAÇLARI surgam synax tenoksan termalgine plus thermoflex tilcotil ultralan voltaren voltaren sr 75 xefo zeloxim

tablet tablet ampul draje tablet tablet tablet kapsül tablet krem suppozituar tablet emulgel tablet tablet tablet

sanovel nobel bayer atabay eczacibai aventis biofarma drogsan novartis santa farma roche schering novartis novartis abdi ibrahim bilim

actidem a-ferin a-ferin ambrol asist asist aspirin c plus benical cold SOUK ALGINLII VE ÖKSÜRÜK LAÇLARI benylin buumentol corsal corsal eksofed fluibron forza gayaben gerakon kalamin katarin kloroben levopront mukoral mukotik nurofen cold flu oksabron hot oledro hot oxxa peditus

urup film tablet pediyatrik urup pediyatrik urup urup kapsül efervesan tablet tablet ekspektoran urup buu urup kapsül ekspektoran urup pediatrik urup tablet urup tablet urup kapsül gargara öksürük urubu urup urup tablet öksürük urubu efervesan granül granül urup

glaxosmithkline hüsnü arsan hüsnü arsan deva hüsnü arsan hüsnü arsan bayer roche pfizer warner drogsan i.e. ulagay i.e. ulagay hüsnü arsan santa farma ali raif ilsan münir ahin ilsan biofarma drogsan abdi ibrahim biofarma koçak abdi ibrahim deva drog-san toprak ilsan

189

rhinopront sekrol therafluc toclase tusilin tylol hot tylol cold wintus draje

süspansiyon urup draje urup urup granül urup draje

abdi ibrahim bilim novartis ucb mecom nobel nobel ilsan

avicap bemiks biolectra calcia calcium sandoz cal-d-vita devit-3 dodex epargriseovit ester-vit ferro-sanol ferrum V TAM N, M NERAL, KAN YAPICI LAÇLAR gyno-tardyferon histogenol libavit b6 fort magnesium diasporal magnezyum sülfat maltofer fol megadyn natabec nature made calcium nerox-b neurogriseovit nuritrex oroferon one-alpha pharmaton polivit redoxon supradyn unicap therapeutic vi-fer vitabiolc vitadyn zinco

yumuak kapsül draje efervesan tablet çineme tableti tablet efervesan tablet oral damla ampul ampul tablet kapsül urup depo draje urup ampul pastil ampul çineme tableti çineme tableti kapsül film tablet film tablet ampul ampul depo draje ampul kapsül urup ampul draje draje kapsül ampul draje kapsül

koçak eczacibai sentez assos novartis roche deva deva deva bilim adeka firatlar pierre fabre biofarma liba med haver abdi ibrahim mecon parke-davis abdi ibrahim abdi ibrahim deva organon koçak farma abdi ibrahim abdi ibrahim abdi ibrahim roche roche eczacibai deva i.e. ulagay bilim berko

190

avil beklazon bactrobam bepanthene plus bepanthene canesten clozol dermatop fucidin furacin DER HASTALIKLARI LAÇLARI furaderm fitokrem hametan kenacort-a lasonil mikoderm nerisona psovate silverdin silvadiazin stafine terramycin tigal travazol travocort tuba nasir yakisi undo-pate ürederm lipo wilkinson

deri merhemi losyon pomad krem merhem krem pomad solüsyon pomad pomad pomad krem pomad pomad pomad solüsyon krem merhem krem krem pomad deri merhemi tablet deri kremi krem yaki pomad emülsiyon pomad

hoechst bilim glaxosmithkline roche roche bayer ilsan hoechst abdi ibrahim eczacibai toprak abdi ibrahim abdi ibrahim bristol mayers bayer adeka schering kurtsan deva toprak koçak bilim sanovel bilim schering kurtsan ilsan orva mega-farma

antepsin aprazol asidopan plus LAÇLARI cytotec debridat fort degastrol eucarbon famoser flaton gastrofam 40 mg gaviscon hazmolin helicol

süspansiyon mikropellet kapsül çineme tableti tablet tablet mikropellet kapsül tablet film tablet enterik kapli tablet film tablet liquid film tablet mikropellet kapsül

bilim hüsnü arsan wyeth ali raif abdi ibrahim deva santa farma biofarma bilim atabay ali raif münir ahin eczacibai

S ND R M S STEM

191

kontil magnezi kalsine magnokal metsil nevofam-l LAÇLARI ogastro pankreoflat piptalin primperan prosek ranitab rennie duo rennie salofalk talcid ulcuran zandid zoprol

süspansiyon toz toz çineme tableti ampul mikropellet kapsül granül pediatrik oral damla ampul mikropellet kapsül ampul süspansiyon çineme tablet enterik tablet süspansiyon ampul film tablet mikropellet kapsül

hüsnü arsan istanbul ilaç saba hüsnü arsan mustafa nevzat abbot dr. f. frik deva biofarma eczacibai deva roche roche ali raif bayer abfar koçak toprak

S ND R M S STEM

altizem angiodel aritmal daflon danitrin diltizem-l drisentin KALP VE DAMAR HASTALIKLARI LAÇLARI ecopirin enalap 10 mg isoptin isordil sublingual kaptoril kardisentin mexitil monoket monolong rilace rytmonorm seremaks talozin tebokan trental trentilin retard tromboliz vasoplan

mikropellet kapsül ampul ampul film kapli tablet tablet ampul tablet enterik tablet tablet ampul tablet tablet draje kapsül tablet mikropellet kapsül tablet film kapli tablet film tablet tablet film tablet draje film tablet draje ampul

nobel organon biosel servier deva mustafa nevzat sanovel abdi ibrahim saba knoll fako deva koz eczacibai adeka ali raif sanovel knoll hüsnü arsan adeka abdi ibrahim aventis berksam koçak mustafa nevzat

192

depo provera di-pro divina estandron prolongatum farlutal levotiron livial HORMONLAR lo/ovral minulet myralon orgametril parlodel premarin primobolan primolut-n proluton­depot steocin triquilar

flakon ampul tablet ampul tablet tablet tablet draje draje tablet tablet tablet tablet depot ampul tablet ampul nasal sprey draje

eczacibai organon abdi ibrahim organon deva abdi ibrahim organon wyeth wyeth organon organon novartis wyeth schering schering schering drogsan schering

benoxinate blephamide cebedex dequadin efemoline fml KULAK, BURUN, BOAZ VE GÖZ HASTALIKLARI genta gentagut indocolir klorhex naaxia onadron physiologica gifrer sikloplejin siprogut strepsils c tanflex tanflex thilomide thiocilline timosol tobrased tropamid viscotears

göz damlasi damla göz/ kulak damlasi pastil göz damlasi damla göz/ kulak damlasi göz/kulak damlasi göz damlasi oral sprey göz damlasi göz/kulak damlasi damla göz damlasi göz damlasi pastil. oral sprey gargara göz damlasi göz pomad göz damlasi göz merhemi göz damlasi oftalmik solüsyonu

liba abdi ibrahim abdi ibrahim glaxosmithkline novartis abdi ibrahim i.e.ulagay bilim abdi ibrahim drogsan novartis i.e.ulagay abdi ibrahim abdi ibrahim bilim abdi ibrahim abdi ibrahim abdi ibrahim liba abdi ibrahim bilim bilim bilim novartis

193

visine

göz damlasi

pfizer

akineton desyrel diapam insomin ixel LAÇLARIAÇLARI karazepin lamictal largactill lioresal lithuril luminaletten meresa norodol opridon permax risperdal sedaperidol stilizan tofranil

tablet tablet ampul draje kapsül tablet çineme tableti ampul tablet kapsül tablet kapsül ampul film tablet tablet film tablet ampul draje draje

knoll santa farma biosel tripharma pierre fabre terra glaxosmithkline eczacibai novartis koçak bayer dolorgiet ali raif deva lilly janssen-cilag biosel dr.f.frik novartis

S N R S STEM

doladamon p SPAZM ÇÖZÜCÜLER duspaverin epidosin klipaks meteospasmyl spazmol spazmotek üropan

draje draje ampul draje kapsül ampul ampul urup

i.e.ulagay bio-kem dr.f.frik i.e. ulagay ali raif deva bilim koçak

bricanyl bricanyl turbuhaler ASTIM LAÇLARI bronkolin combivent salbutal teokap sr ventolin ventolin

urup turbuhaler inhalatör tablet aerosol tablet mikropellet kapsül urup nebules

astra zeneca astra zeneca adeka boehringer ilsan nobel glaxosmithkline glaxosmithkline

194

dekort fenistil fexofen ANT H STAM N KLER flixonase aqueous hitrizin hitrizin kalmosan ressital ovadril semprex sistral stilex

tablet jel film tablet nasal spray oral damla film tablet cilt losyonu film tablet losyon kapsül ampul jel

deva novartis sanovel glaxosmithkline deva deva kurtsan ilaçlari biofarma toprak glaxosmithkline i.e.ulagay abdi ibrahim

fleet enema laksafenol LAKSAT FLER libalaks osmolak pursennid ricilaks x-m

lavman tablet lavman solüsyon draje emülsiyon solüsyon

-liba liba biofarma novartis yeni ilaç yeniehir

accuzide TANS YON DÜÜRÜCÜ VE D ÜRET K LAÇLAR aldactone amlodis 10 amlokard beloc cozaar desal desal dilopin fludex flupamid sr hyperium lercadip pritor vasocard

film tablet tablet tablet tablet film tablet film tablet tablet ampul tablet draje tablet tablet film tablet tablet tablet

pfizer ali raif eczacibai sanovel astra zeneca msd biofarma biofarma münir ahin servier sanovel servier fako glaxosmithkline abfar

betanorm ANT D ABE T KLER diamicron glukofen&retard glucobay glucophage

tablet tablet tablet tablet tablet

ali raif servier koz bayer msd

195

andazol PARAZ T anti-bit sitraks vermazol yomesan

film tablet ampuani draje çineme tableti tenya ilaci

biofarma eczacibai sanofi i.e.ulagay bayer

ator 20 mg ametik arcalion aromer asiviral biokadin burnil canderel coraspin diafuryl dramamine duoderm erdostin flomax mr kursept lipofen sr D ER lipitor lomotil metiler metpamid muscoril nutraplus pre-par postadoxine reflor rinizol streptomagma tantum verde tamoxifen transamine trivastal retard ürikoliz vasoserc

film tablet damla draje solüsyon krem solüsyon burun damlasi ali raif enterik kapli tablet kapsül tablet solüsyon kapsül kapsül krem kapsül film tablet tablet ampul tablet ampul losyon ampul tablet kapsül burun damlasi tablet gargara tablet kapsül tablet tablet tablet

sanovel kurtsan servier aroma terra kansuk kurtsan tablet bayer abdi ibrahim ali raif orva ilsan boehringer orva nobel pfizer ali raif adeka sifar sanofi liba solvay ucb sanofi bio-kem wyeth santa farma med fako servier ilsan mecom

196

Ek-2: Anket Sonuçlarina Göre Prospektüslerin Uyarilar ve Önlemler Bölümünde Geçen Sözcüklerin Bilinme ve Cümlelerin Anlailma Oranlari Tablo-1: Cinsiyete Göre Sözcüklerin Dailimi 01 02 03 04 G GS O O GS O GS O S

K a d i n A B C D

05 GS

98 24 5 8

135

06 O

72,6 17,8 3,7 5,9

100,0

07 O

52,6 33,3 3,7 10,4

100,0

08 O

1,5 16,3 19,3 63,0

100,0

09 O

41,5 32,6 5,9 20,0

100,0

10 O

46,7 26,7 11,9 14,8

100,0

11 O

73,3 14,1 4,4 8,1

100,0

12 O

81,5 8,1 5,2 5,2

100,0

13 O

71,9 12,6 4,4 11,1

100,0

14 O GS

102 19 10 4

135

Toplam O

75,6 14,1 7,4 3,0

100,0

GS

71 45 5 14

135

GS

2 22 26 85

135

GS

56 44 8 27

135

GS

63 36 16 20

135

GS

99 19 6 11

135

GS

110 11 7 7

135

GS

97 17 6 15

135

G S

76 38 9 12

135

GS

1059 403 133 295

1890

O

25 10 3 7

45

91 30 5 9

135

67,4 22,2 3,7 6,7

100,0

49 55 15 16

13 5

36,3 40,7 11,1 11,9

100,0

106 19 5 5

135

78,5 14,1 3,7 3,7

100,0

39 24 10 62

135

28,9 17,8 7,4 45,9

100,0

56,3 28,1 6,7 8,9

100,0

T

E r k e k

A B C D

114 36 7 8

165

69,1 21,8 4,2 4,8

100,0

61 71 15 18

16 5

37,0 43,0 9,1 10,9

100,0

124 29 4 8

165

75,2 17,6 2,4 4,8

100,0

67 23 10 65

165

40,6 13,9 6,1 39,4

100,0

122 25 5 13

165

73,9 15,2 3,0 7,9

100,0

86 48 9 22

165

52,1 29,1 5,5 13,3

100,0

25 18 25 97

165

15,2 10,9 15,2 58,8

100,0

87 48 11 19

165

52,7 29,1 6,7 11,5

100,0

89 36 18 22

165

53,9 21,8 10,9 13,3

100,0

123 23 8 11

165

74,5 13,9 4,8 6,7

100,0

128 24 5 8

165

77,6 14,5 3,0 4,8

100,0

113 29 9 14

165

68,5 17,6 5,5 8,5

100,0

98 42 11 14

165

59,4 25,5 6,7 8,5

100,0

118 23 9 15

165

71,5 13,9 5,5 9,1

100,0

1355 475 146 334

2310

32 11 4 7

55

T G e n e l

A B C D

205 66 12 17

300

68,3 22,0 4,0 5,7

100,0

11 0 12 6 30 34

30 0

36,7 42,0 10,0 11,3

100,0

230 48 9 13

300

76,7 16,0 3,0 4,3

100,0

106 47 20 127

300

35,3 15,7 6,7 42,3

100,0

220 49 10 21

300

73,3 16,3 3,3 7,0

100,0

157 93 14 36

300

52,3 31,0 4,7 12,0

100,0

27 40 51 182

300

9,0 13,3 17,0 60,7

100,0

143 92 19 46

300

47,7 30,7 6,3 15,3

100,0

152 72 34 42

300

50,7 24,0 11,3 14,0

100,0

222 42 14 22

300

74,0 14,0 4,7 7,3

100,0

238 35 12 15

300

79,3 11,7 4,0 5,0

100,0

210 46 15 29

300

70,0 15,3 5,0 9,7

100,0

174 80 20 26

300

58,0 26,7 6,7 8,7

100,0

220 42 19 19

300

73,3 14,0 6,3 6,3

100,0

2414 878 279 629

4200

58 21 7 15

10 0

T

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12: Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 2: Cinsiyete Göre Cümlelerin Dailimi

197

K a d i n E r k e k G e n e l a b c d e a b c d e a b c ç d 1. Cümle GS % 16 11,9 50 37,0 28 20,7 19 14,1 22 16,3

135 100,0

2. Cümle GS O 55 40,7 59 43,7 13 9,6 6 4,4 2 1,5

135 100,0

3.Cümle GS O 44 32,6 43 31,9 15 11,1 30 22,2 3 2,2

135 100,0

4.Cümle GS O 38 28,1 24 17,8 44 32,6 19 14,1 10 7,4

135 100,0

5. Cümle GS O 18 13,3 42 31,1 43 31,9 30 22,2 2 1,5

135 100,0

6. Cümle GS O 17 12,6 29 21,5 43 31,9 44 32,6 2 1,5

135 100,0

7. Cümle GS O 26 19,3 44 32,6 29 21,5 35 25,9 1 ,7

135 100,0

8.Cümle GS O 24 17,8 44 32,6 29 21,5 32 23,7 6 4,4

135 100,0

9. Cümle GS O 13 9,6 21 15,6 43 31,9 52 38,5 6 4,4

135 100,0

10.Cümle GS O 23 17,0 65 48,1 18 13,3 25 18,5 4 3,0

135 100,0

Toplam GS O 274 20 421 31 305 23 292 22 58 4

1350 100.0

Toplam

34 44 42 18 27

165

20,6 26,7 25,5 10,9 16,4

100,0

73 58 15 17 2

165

44,2 35,2 9,1 10,3 1,2

100,0

74 34 14 43 165

44,8 20,6 8,5 26,1 100,0

39 31 62 22 11

165

23,6 18,8 37,6 13,3 6,7

100,0

30 49 51 33 2

165

18,2 29,7 30,9 20,0 1,2

100,0

30 29 60 43 3

165

18,2 17,6 36,4 26,1 1,8

100,0

48 54 28 33 2

165

29,1 32,7 17,0 20,0 1,2

100,0

46 45 38 34 2

165

27,9 27,3 23,0 20,6 1,2

100,0

29 33 45 54 4

165

17,6 20,0 27,3 32,7 2,4

100,0

36 63 37 27 2

165

21,8 38,2 22,4 16,4 1,2

100,0

439 440 392 324 55

1650

27 27 24 20 3

100.0

Toplam

50 94 70 37 49

300

16,7 31,3 23,3 12,3 16,3

100,0

128 117 28 23 4

300

42,7 39,0 9,3 7,7 1,3

100,0

118 77 29 73 3

300

39,3 25,7 9,7 24,3 1,0

100,0

77 55 106 41 21

300

25,7 18,3 35,3 13,7 7,0

100,0

48 91 94 63 4

300

16,0 30,3 31,3 21,0 1,3

100,0

47 58 103 87 5

300

15,7 19,3 34,3 29,0 1,7

100,0

74 98 57 68 3

300

24,7 32,7 19,0 22,7 1,0

100,0

70 89 67 66 8

300

23,3 29,7 22,3 22,0 2,7

100,0

42 54 88 106 10

300

14,0 18,0 29,3 35,3 3,3

100,0

59 128 55 52 6

300

19,7 42,7 18,3 17,3 2,0

100,0

713 861 697 616 113

3000

24 29 23 20 4

100.0

Toplam

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e.

Tablo 3a: Sözcüklerin Örenim Durumuna Göre Dailimi (Kadin)

198

01

Kadin

02

%

77,4 16,1 3,2 3,2 100,0

03

%

54,8 38.7 6..5 100,0

04

%

90,3 3,2 3,2 3,2 100,0

05

%

41,9 29,0 9,7 19,4 100,0

06

%

83,9 9,7 3,2 3,2 100,0

07

%

51,6 41,9 6,5 100,0

08

%

3,2 22,6 22,6 51,6 100,0

09

%

58,1 29,0 12,9 100,0

10

%

54,8 29,0 16,1 100, 0 57,6 27,3 6,1 9,1 100, 0 39,4 24,2 21,2 15,2 100, 0 36,8 26,3 18,4 18,4 100. 0 46,7 26,7 11,9 14,8 100. 0

11

%

80,6 9,7 9,7

100,0

12

%

93,5 3,2 3,2 100,0

13

%

87,1 3,2 3,2 6,5 100,0

14

%

64,5 29,0 3,2 3,2 100,0

Toplam %

83,9 3,2 9,7 3,2 100,0

GS

A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T T o p . A B C D T

24 5 1 1 31

GS

17 12 2 31

GS

28 1 1 1 31

GS

13 9 3 6 31

GS

26 3 1 1 31

G S

16 13 2 31

GS

1 7 7 16 31

G S

18 9 4 31

G S

17 9 5 31

G S

25 3 3 31

GS

29 1 1 31

GS

27 1 1 2 31

G S

20 9 1 1 31

G S

26 1 3 1 31

GS

287 82 19 46 434

%

66 19 4 11

100 .0

a

b

26 5 2

78,8 15.2 6.1

9 21 3

27,3 63.6 9.1

26 6 1

78,8 18,2 3,0

20 4 1 8

60,6 12,1 3,0 24,2

23 9 1

69,7 27,3 3,0

15 15 3

45,5 45,5 9,1

1 4 8 20

3,0 12,1 24,2 60,6

12 18 1 2

36,4 54,5 3,0 6,1

19 9 2 3

27 4 1 1

81,8 12,1 3,0 3,0

30 2 1

90,9 6,1 3,0

26 3 2 2

78,8 9,1 6,1 6,1

17 13 1 2

51,5 39,4 3,0 6,1

28 4 1

84,8 12,1 3,0

279 117 16 50

60 25 3 11

100 .0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

33

100,0

462

c

20 11 2

60.6 33.3 6.1

12 9 6 6

36,4 27,3 18,2 18,2

23 8 1 1

69,7 24,2 3,0 3,0

2 7 2 22

6,1 21,2 6,1 66,7

24 8 1

72,7 24,2 3,0

17 11 2 3

51,5 33,3 6,1 9,1

7 4 22

21,2 12,1 66,7

15 9 3 6

45,5 27,3 9,1 18,2

13 8 7 5

24 8 1

72,7 24,2 3,0

26 5 1 1

78,8 15,2 3,0 3,0

23 7 1 2

69,7 21,2 3,0 6,1

21 9 2 1

63,6 27,3 6,1 3,0

22 8 2 1

66,7 24,2 6,1 3,0

242 115 31 74

52 25 7 16

100 .0

33 21 9 4 4 38 91 30 5 9 135

100,0 55.3 23.7 10.5 10.5 100.0 67,4 22,2 3,7 6,7 100.0

33 11 13 9 5 38 49 55 15 16 135

100,0 28,9 34,2 23,7 13,2 100..0 36,3 40,7 11,1 11,9 100.0

33 29 4 3 2 38 106 19 5 5 135

100,0 76,3 10,5 7,9 5,3 100.0 78,5 14,1 3,7 3,7 100.0

33 4 4 4 26 38 39 24 10 62 135

100,0 10,5 10,5 10,5 68,4 100.0 28,9 17,8 7,4 45,9 100.0

33 25 4 4 5 38 98 24 5 8 135

100,0 65,8 10,5 10,5 13,2 100.0 72,6 17,8 3,7 5,9 100.0

33 23 6 3 6 38 71 45 5 14

100,0 60,5 15,8 7,9 15,8 100.0 52,6 33,3 3,7 10,4 100.0

33 4 7 27 38 2 22 26 85 135

100,0 10,5 18,4 71,1 100.0 1,5 16,3 19,3 63,0 100.0

33 11 8 4 15 38 56 44 8 27

100,0 28,9 21,1 10,5 39,5 100.0 41,5 32,6 5,9 20,0 100.0

33 14 10 7 7 38 63 36 16 20

33 23 4 5 6 38 99 19 6 11

100,0

33 25 4 5 4 38 110 11 7 7 135

100,0 65,8 10,5 13,2 10,5 100.0 81,5 8,1 5,2 5,2 100.0

33 21 6 2 9 38 97 17 6 15 135

100,0 55,3 15,8 5,3 23,7 100.0 71,9 12,6 4,4 11,1 100.0

33 18 7 5 8 38 76 38 9 12

100,0 47,4 18,4 13,2 21,1 100.0 56,3 28,1 6,7 8,9 100.0

33 26 6 5 1 38 102 19 10 4 135

100,0 68,4 15,8 13,2 2,6 100.0 75,6 14,1 7,4 3,0 100.0

462 251 89 67 125 532 1059 403 133 295 1890

d

60,5 10,5 13,2 15,8

100.0

47 17 13 23

100 .0

73,3 14,1 4,4 8,1

56 21 7 16

100 .0

135

135

135

135

100.0

135

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12:Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 3b: Sözcüklerin Örenim Durumuna Göre Dailimi (Erkek)

199

Erkek A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D 01

GS

28 9 2 39 35 4 39 28 10 1 3 42 22 13 4 5 44 1 1 114 36 7 8 165

02

%

71.8 23.1 5.1 100.0 89.7 10.3 100.0 66.7 23.8 2.4 7.1 100.0 50.0 29.5 9.1 11.4 100.0 100.0 100.0 69,1 21,8 4,2 4,8 100.0

03

%

61,5 35,9 2,6 100.0 25,6 59,0 10,3 5,1 100.0 28,6 42,9 14,3 14,3 100.0 34,1 34,1 9,1 22,7 100.0 100.0 100.0 37,0 43,0 9,1 10,9 100.0

04

%

89,7 10,3 100.0 82,1 15,4 2,6 100.0 66,7 26,2 2,4 4,8 100.0 65,9 15,9 6,8 11,4 100.0 100.0 100.0 75,2 17,6 2,4 4,8 100.0

05

%

56,4 25,6 17,9 100.0 69,2 10,3 20,5 100.0 33,3 16,7 14,3 35,7 100.0 9,1 4,5 6,8 79,5 100.0 100.0 100.0 40,6 13,9 6,1 39,4 100.0

06

%

87,2 10,3 2,6 100.0 84,6 15,4 100.0 71,4 16,7 4,8 7,1 100.0 56,8 18,2 4,5 20,5 100.0 100.0 100.0 73,9 15,2 3,0 7,9 100.0

07

%

66,7 30,8 2,6 100.0 59,0 30,8 2,6 7,7 100.0 54,8 23,8 7,1 14,3 100.0 31,8 31,8 9,1 27,3 100.0 100.0 100.0 52,1 29,1 5,5 13,3 100.0

08

%

28,2 15,4 20,5 35,9 100.0 20,5 10,3 10,3 59,0 100.0 4,8 11,9 21,4 61,9 100.0 9,1 4,5 9,1 77,3 100.0 100.0 100.0 15,2 10,9 15,2 58,8 100.0

09

%

61,5 35,9 2,6 100.0 51,3 41,0 5,1 2,6 100.0 61,9 21,4 4,8 11,9 100.0 38,6 20,5 13,6 27,3 100.0 100.0 100.0 52,7 29,1 6,7 11,5 100.0

10

%

76,9 15,4 5,1 2,6 100.0 61,5 25,6 5,1 7,7 100.0 52,4 21,4 16,7 9,5 100.0 29,5 25,0 15,9 29,5 100.0 100.0 100.0 53,9 21,8 10,9 13,3 100.0

11

O

87,2 10,3 2,6 100.0 94,9 5,1 100.0 66,7 21,4 7,1 4,8 100.0 54,5 18,2 9,1 18,2 100.0 100.0 100.0 74,5 13,9 4,8 6,7 100.0

12

O

92,3 7,7 100.0 82,1 15,4 2,6 100.0 76,2 16,7 2,4 4,8 100.0 63,6 15,9 6,8 13,6 100.0 100.0 100.0 77,6 14,5 3,0 4,8 100.0

13

O

87,2 12,8 100.0 74,4 20,5 5,1 100.0 64,3 21,4 7,1 7,1 100.0 52,3 13,6 13,6 20,5 100.0 100.0 100.0 68,5 17,6 5,5 8,5 100.0

14

O

76,9 15,4 5,1 2,6 100.0 76,9 15,4 5,1 2,6 100.0 52,4 35,7 7,1 4,8 100.0 36,4 31,8 9,1 22,7 100.0 100 100.0 59,4 25,5 6,7 8,5 100.0

Toplam

O

89,7 10,3 100.0 87,2 2,6 7,7 2,6 100.0 71,4 19,0 2,4 7,1 100.0 43,2 20,5 11,4 25,0 100.0 100 100.0 71,5 13,9 5,5 9,1 100.0

GS

24 14 1 39 10 23 4 2 39 12 18 6 6 42 15 15 4 10 44 1 1 61 71 15 18 165

GS

35 4 39 32 6 1 39 28 11 1 2 42 29 7 3 5 44 1 1 124 29 4 8 165

GS

22 10 7 39 27 4 8 39 14 7 6 15 42 4 2 3 35 44 1 1 67 23 10 65 165

GS

34 4 1 39 33 6 39 30 7 2 3 42 25 8 2 9 44 1 1 122 25 5 13 165

GS

26 12 1 39 23 12 1 3 39 23 10 3 6 42 14 14 4 12 44 1 1 86 48 9 22 165

GS

11 6 8 14 39 8 4 4 23 39 2 5 9 26 42 4 2 4 34 44 1 1 25 18 25 97 165

GS

24 14 1 39 20 16 2 1 39 26 9 2 5 42 17 9 6 12 44 1 1 87 48 11 19 165

GS

30 6 2 1 39 24 10 2 3 39 22 9 7 4 42 13 11 7 13 44 1 1 89 36 18 22 165

GS

34 4 1 39 37 2 39 28 9 3 2 42 24 8 4 8 44 1 1 123 23 8 11 165

GS

36 3 39 32 6 1 39 32 7 1 2 42 28 7 3 6 44 1 1 128 24 5 8 165

GS

34 5 39 29 8 2 39 27 9 3 3 42 23 6 6 9 44 1 1 113 29 9 14 165

GS

30 6 2 1 39 30 6 2 1 39 22 15 3 2 42 16 14 4 10 44 1 1 98 42 11 14 165

GS

35 4 39 34 1 3 1 39 30 8 1 3 42 19 9 5 11 44 1 1 118 23 9 15 165

GS

403 101 16 26 546 374 108 27 37 546 324 134 48 82 588 253 125 59 179 616 1 7 4 2 14 1355 475 146 334 2310

O

74 18 3 5 100.0 68,3 19,7 5 7 100.0 55 23 8 14 100.0 41 20 10 29 100.0 7 50 29 14 100.0 59 21 6 14 100.0

a

b

c

d

e

T

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12: Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 3c: Sözcüklerin Örenim Durumuna Göre Dailimi (Genel)

200

01 G S

a A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T e A B C D T A B C D 52 14 3 1 70 61 9 2 72 48 21 1 5 75 43 22 8 9 82 1 1 205 66 12 17 300

02 %

74,3 20,0 4,3 1,4 100,0 84,7 12,5 2,8 100,0 64,0 28,0 1,3 6,7 100,0 52,4 26,8 9,8 11,0 100,0 100.0 100.0 68,3 22,0 4,0 5,7 100,0

03 %

58,6 37,1 1,4 2,9 100,0 26,4 61,1 5,6 6,9 100,0 32,0 36,0 16,0 16,0 100,0 31,7 34,1 15,9 18,3 100,0 100.0 100.0 36,7 42,0 10,0 11,3 100,0

04 %

90,0 7,1 1,4 1,4 100,0 80,6 16,7 2,8 100,0 68,0 25,3 2,7 4,0 100,0 70,7 13,4 7,3 8,5 100,0 100.0 100.0 76,7 16,0 3,0 4,3 100,0

05 %

50,0 27,1 4,3 18,6 100,0 65,3 11,1 1,4 22,2 100,0 21,3 18,7 10,7 49,3 100,0 9,8 7,3 8,5 74,4 100,0 100.0 100.0 35,3 15,7 6,7 42,3 100,0

GS

41 26 1 2 70 19 44 4 5 72 24 27 12 12 75 26 28 13 15 82 1 1 110 126 30 34 300

GS

63 5 1 1 70 58 12 2 72 51 19 2 3 75 58 11 6 7 82 1 1 230 48 9 13 300

GS

35 19 3 13 70 47 8 1 16 72 16 14 8 37 75 8 6 7 61 82 1 1 106 47 20 127 300

GS

60 7 2 1 70 56 15 1 72 54 15 2 4 75 50 12 6 14 82 1 1 220 49 10 21 300

%

85,7 10,0 2,9 1,4 100,0 77,8 20,8 1,4 100,0 72,0 20,0 2,7 100,0 61,0 14,6 7,3 17,1 100,0 100.0 100.0 73,3 16,3 3,3 7,0 100,0

06 G S

42 25 3 70 38 27 1 6 72 40 21 5 9 75 37 20 7 18 82 1 1 15 7 93 14 36

300

07 %

60,0 35,7 4,3 100,0 52,8 37,5 1,4 8,3 100,0 53,3 28,0 6,7 12,0 100,0 45,1 24,4 8,5 22,0 100,0 100.0 100.0 52,3 31,0 4,7 12,0 100,0

08 %

17,1 18,6 21,4 42,9 100,0 12,5 11,1 16,7 59,7 100,0 2,7 16,0 17,3 64,0 100,0 4,9 7,3 13,4 74,4 100,0 100.0 100.0 9,0 13,3 17,0 60,7 100,0

GS

12 13 15 30 70 9 8 12 43 72 2 12 13 48 75 4 6 11 61 82 1 1 27 40 51 182 300

GS

42 23 5 70 32 34 3 3 72 41 18 5 11 75 28 17 10 27 82 1 1 143 92 19 46 300

%

60,0 32,9 7,1 100,0 44,4 47,2 4,2 4,2 100,0 54,7 24,0 6,7 14,7 100,0 34,1 20,7 12,2 32,9 100,0 100.0 100.0 47,7 30,7 6,3 15,3 100,0

09 G S

47 15 2 6 70 43 19 4 6 72 35 17 14 9 75 27 21 14 20 82 1 1 15 2 72 34 42

300

10 %

67,1 21,4 2,9 8,6 100,0 59,7 26,4 5,6 8,3 100,0 46,7 22,7 18,7 12,0 100,0 32,9 25,6 17,1 24,4 100,0 100.0 100.0 50,7 24,0 11,3 14,0 100,0

11 %

84,3 10,0 5,7 100,0 88,9 8,3 1,4 1,4 100,0 69,3 22,7 4,0 4,0 100,0 57,3 14,6 11,0 17,1 100,0 100.0 100.0 74,0 14,0 4,7 7,3 100,0

12 %

92,9 4,3 1,4 1,4 100,0 86,1 11,1 1,4 1,4 100,0 77,3 16,0 2,7 4,0 100,0 64,6 13,4 9,8 12,2 100,0 100.0 100.0 79,3 11,7 4,0 5,0 100,0

GS

59 7 4 70 64 6 1 1 72 52 17 3 3 75 47 12 9 14 82 1 1 222 42 14 22 300

GS

65 3 1 1 70 62 8 1 1 72 58 12 2 3 75 53 11 8 10 82 1 1 238 35 12 15 300

GS

61 6 1 2 70 55 11 2 4 72 50 16 4 5 75 44 12 8 18 82 1 1 210 46 15 29 300

O

87,1 8,6 1,4 2,9 100,0 76,4 15,3 2,8 5,6 100,0 66,7 21,3 5,3 6,7 100,0 53,7 14,6 9,8 22,0 100,0 100.0 100.0 70,0 15,3 5,0 9,7 100,0

13 G S

50 15 3 2 70 47 19 3 3 72 43 24 5 3 75 34 21 9 18 82 1 1 17 4 80 20 26

300

O

71,4 21,4 4,3 2,9 100,0 65,3 26,4 4,2 4,2 100,0 57,3 32,0 6,7 4,0 100,0 41,5 25,6 11,0 22,0 100,0 100 100.0 58,0 26,7 6,7 8,7 100,0

14 G S

61 5 3 1 70 62 5 3 2 72 52 16 3 4 75 45 15 10 12 82 1 1 22 0 42 19 19

300

Toplam O

87,1 7,1 4,3 1,4 100,0 86,1 6,9 4,2 2,8 100,0 69,3 21,3 4,0 5,3 100,0 54,9 18,3 12,2 14,6 100,0 100 100.0 73,3 14,0 6,3 6,3 100,0 GS 690 183 35 72 980 653 225 35 95 1008 566 249 79 156 1050 504 214 126 304 1148 1 7 4 2 14 2414 878 279 629 4200 O 70 19 4 7 100.0 65 22,3 3,4 9,3 100.0 53 24 8 15 100,0 44 18 11 27 100,0 7 50 29 14 100.0 57 21 7 15 100,0

b

c

d

T

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12: Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 4a: Cümlelerin Örenim Durumuna Göre Dailimi (Kadin)

201

Kadin a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e T 1. Cümle GS 3 9 7 4 8 31 2 4 12 3 12 33 5 15 5 7 1 33 6 22 4 5 1 38 16 50 28 19 22 135 O 9,7 29,0 22,6 12,9 25,8 100.0 6,1 12,1 36,4 9,1 36,4 100.0 15,2 45,5 15,2 21,2 3,0 100.0 15,8 57,9 10,5 13,2 2,6 100.0 11,9 37,0 20,7 14,1 16,3 100,0 2. Cümle GS O 8 25,8 16 51,6 16,1 5 2 6,5 31 100.0 5 15,2 69,7 23 3 9,1 3,0 1 1 3,0 33 100.0 21 63,6 24,2 8 1 3,0 2 6,1 1 3,0 33 100.0 21 55,3 12 31,6 4 10,5 1 2,6 38 55 59 13 6 2 135 100.0 40,7 43,7 9,6 4,4 1,5 100,0 3. Cümle GS 7 9 4 10 1 31 6 7 4 15 1 33 17 11 4 1 33 14 16 3 4 1 38 44 43 15 30 3 135 O 22,6 29,0 12,9 32,3 3,2 100.0 18,2 21,2 12,1 45,5 3,0 100.0 51,5 33,3 12,1 3,0 100.0 36,8 42,1 7,9 10,5 2,6 100.0 32,6 31,9 11,1 22,2 2,2 100,0 4. Cümle GS 4 5 12 6 4 31 3 4 20 2 4 33 13 9 8 3 33 18 6 4 8 2 38 38 24 44 19 10 135 5. Cümle O 12,9 16,1 38,7 19,4 12,9 100.0 9,1 12,1 60,6 6,1 12,1 100.0 39,4 27,3 24,2 9,1 100.0 47,4 15,8 10,5 21,1 5,3 100.0 28,1 17,8 32,6 14,1 7,4 100,0 2 9 14 6 31 5 13 9 5 1 33 5 8 13 7 33 6 12 7 12 1 38 18 42 43 30 2 135 6,5 29,0 45,2 19,4 100.0 15,2 39,4 27,3 15,2 3,0 100.0 15,2 24,2 39,4 21,2 100.0 15,8 31,6 18,4 31,6 2,6 100.0 13,3 31,1 31,9 22,2 1,5 100,0 6. Cümle 2 8 13 8 31 1 5 13 13 1 33 6 7 10 10 33 8 9 7 13 1 38 17 29 43 44 2 135 6,5 25,8 41,9 25,8 100.0 3,0 15,2 39,4 39,4 3,0 100.0 18,2 21,2 30,3 30,3 100.0 21,1 23,7 18,4 34,2 2,6 100.0 12,6 21,5 31,9 32,6 1,5 100,0 7. Cümle 2 10 11 8 31 4 17 4 7 1 33 12 9 6 6 33 8 8 8 14 38 26 44 29 35 1 135 6,5 32,3 35,5 25,8 100.0 12,1 51,5 12,1 21,2 3,0 100.0 36,4 27,3 18,2 18,2 100.0 21,1 21,1 21,1 36,8 100.0 19,3 32,6 21,5 25,9 ,7 100,0 8. Cümle 2 10 11 6 2 31 2 17 6 6 2 33 6 9 9 8 1 33 14 8 3 12 1 38 24 44 29 32 6 135 6,5 32,3 35,5 19,4 6,5 100.0 6,1 51,5 18,2 18,2 6,1 100.0 18,2 27,3 27,3 24,2 3,0 100.0 36,8 21,1 7,9 31,6 2,6 100.0 17,8 32,6 21,5 23,7 4,4 100,0 9. Cümle 2 5 10 14 31 1 7 8 15 2 33 7 2 13 9 2 33 3 7 12 14 2 38 13 21 43 52 6 135 6,5 16,1 32,3 45,2 100.0 3,0 21,2 24,2 45,5 6,1 100.0 21,2 6,1 39,4 27,3 6,1 100.0 7,9 18,4 31,6 36,8 5,3 100.0 9,6 15,6 31,9 38,5 4,4 100,0 10. Cümle 4 22 1 3 1 31 2 20 5 4 2 33 8 9 7 9 33 9 14 5 9 1 38 23 65 18 25 4 135 12,9 71,0 3,2 9,7 3,2 100.0 6,1 60,6 15,2 12,1 6,1 100.0 24,2 27,3 21,2 27,3 100.0 23,7 36,8 13,2 23,7 2,6 100.0 17,0 48,1 13,3 18,5 3,0 100,0 Toplam 36 103 88 67 16

310

a

12 33 28 22 5

100.0

T

b

31 117 84 71 27

330

9,2 35,4 25,4 22 8

100.0

T

c

100 87 76 62 5

330

30 26 23 19 2

100.0

T

d

107 114 57 92 10

380

28 30 15 24 3

100.0

T

Top.

274 421 305 292 58

1350

20 31 23 22 4

100.0

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e. GS: Geçi Siklii; O: Oran

Tablo 4b: Cümlelerin Örenim Durumuna Göre Dailimi (Erkek)

202

Erkek a b c d e T a b c d e T a b c d e T a b c d e T a b c d e T a b c d e 1. Cümle GS O 3 7,7 5 12,8 18 46,2 6 15,4 7 17,9 39 100,0 15,4 6 4 10,3 17,9 7 2 5,1 20 51,3 39 100,0 11 26,2 15 35,7 26,2 11 11,9 5 42 100.0 14 31,8 20 45,5 5 11,4 5 11,4 44 100.0 _ 1 1 34 44 42 18 27 165 100.0 100.0 20,6 26,7 25,5 10,9 16,4 100.0 2. Cümle GS 11 15 5 6 2 39 9 21 6 3 39 23 12 2 5 42 30 10 2 2 44 1 1 73 58 15 17 2 165 O 28,2 38,5 12,8 15,4 5,1 100,0 23,1 53,8 15,4 7,7 100,0 54,8 28,6 4,8 11,9 100.0 68,2 22,7 4,5 4,5 100.0 100.0 100.0 44,2 35,2 9,1 10,3 1,2 100.0 3. Cümle GS O 33,3 13 10 25,6 5 12,8 11 28,2 39 100,0 10 25,6 4 10,3 5,1 2 23 59,0 39 100,0 69,0 29 6 14,3 11,9 5 2 4,8 42 100.0 22 50,0 14 31,8 2 4,5 6 13,6 44 100.0 1 1 74 34 14 43 165 100.0 100.0 44,8 20,6 8,5 26,1 100.0 4. Cümle GS O 5 12,8 3 7,7 20 51,3 11 28,2 39 100,0 5 12,8 10,3 4 23 59,0 5,1 2 5 12,8 39 100,0 10 23,8 31,0 13 11 26,2 4 9,5 4 9,5 42 100.0 19 43,2 11 25,0 8 18,2 5 11,4 1 2,3 44 100.0 1 1 39 31 62 22 11 165 100.0 100.0 23,6 18,8 37,6 13,3 6,7 100.0 5. Cümle 2 11 16 8 2 39 4 15 12 8 39 8 11 13 10 42 16 12 10 6 44 1 1 30 49 51 33 2 165 5,1 28,2 41,0 20,5 5,1 100,0 10,3 38,5 30,8 20,5 100,0 19,0 26,2 31,0 23,8 100.0 36,4 27,3 22,7 13,6 100.0 100.0 100.0

6. Cümle 5 4 14 14 2 39 5 9 10 15 39 10 7 17 8 42 10 9 19 6 44 1

1

7. Cümle 12,8 10,3 35,9 35,9 5,1 100,0 12,8 23,1 25,6 38,5 100,0 23,8 16,7 40,5 19,0 100.0 22,7 20,5 43,2 13,6 100.0 100.0

100.0

8. Cümle 20,5 30,8 17,9 28,2 2,6 100,0 17,9 38,5 20,5 20,5 2,6 100,0 35,7 31,0 14,3 19,0 100.0 40,9 29,5 15,9 13,6 100.0 100.0 100.0

9. Cümle 23,1 30,8 25,6 17,9 2,6 100,0 12,8 28,2 23,1 33,3 2,6 100,0 31,0 26,2 23,8 19,0 100.0 43,2 22,7 20,5 13,6 100.0 100.0 100.0

10. Cümle 12,8 15,4 33,3 33,3 5,1 100,0 7,7 25,6 15,4 48,7 2,6 100,0 33,3 7,1 33,3 26,2 100.0 15,9 31,8 25,0 25,0 2,3 100.0 100.0 100.0

Toplam 69 95 117 90 19

390

a

b

c

d

8 12 7 11 1 39 7 15 8 8 1 39 15 13 6 8 42 18 13 7 6 44 1 1

9 12 10 7 1 39 5 11 9 13 1 39 13 11 10 8 42 19 10 9 6 44 1 1

5 6 13 13 2 39 3 10 6 19 1 39 14 3 14 11 42 7 14 11 11 1 44 1 1

8 17 9 3 2 39 6 24 6 3 39 11 9 13 9 42 11 13 9 11 44 1 1

20,5 43,6 23,1 7,7 5,1 100,0 15,4 61,5 15,4 7,7 100,0 26,2 21,4 31,0 21,4 100.0 25,0 29,5 20,5 25,0 100.0 100.0 100.0

18 24 30 23 5 15 30 23 25 7 34 24 24 17 1 37 29 18 15 1 20 20 40 20 27 27 23 20 3

100.0

60 117 89 96 28

390

144 100 102 70 4

420

166 126 82 64 2

440

e

2 2 4 2 10

Top.

18,2 29,7 30,9 20,0 1,2

100.0

30 29 60 43 3

165

18,2 17,6 36,4 26,1 1,8

100.0

48 54 28 33 2

165

29,1 32,7 17,0 20,0 1,2

100.0

46 45 38 34 2

165

27,9 27,3 23,0 20,6 1,2

100.0

29 33 45 54 4

165

17,6 20,0 27,3 32,7 2,4

100.0

36 63 37 27 2

165

21,8 38,2 22,4 16,4 1,2

100.0

439 440 392 324 55

1650

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e. GS: Geçi Siklii; O: Oran

Tablo 4c: Cümlelerin Örenim Durumuna Göre Dailimi (Genel)

203

1. Cümle GS O a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e 6 14 25 10 15

70

2. Cümle GS O 19 31 10 8 2

70

3.Cümle GS O 20 19 9 21 1

70

4.Cümle GS O 9 8 32 17 4

70

5. Cümle GS O 4 20 30 14 2

70

6. Cümle GS O 7 12 27 22 2

70

7. Cümle GS O 10 22 18 19 1

70

8.Cümle GS O 11 22 21 13 3

70

9. Cümle GS O 7 11 23 27 2

70

10.Cümle GS O 12 39 10 6 3

70

G.Toplam GS O 105 198 205 157 35

700

a

8,6 20,0 35,7 14,3 21,4

100,0

27,1 44,3 14,3 11,4 2,9

100,0

28,6 27,1 12,9 30,0 1,4

100,0

12,9 11,4 45,7 24,3 5,7

100,0

5,7 28,6 42,9 20,0 2,9

100,0

10,0 17,1 38,6 31,4 2,9

100,0

14,3 31,4 25,7 27,1 1,4

100,0

15,7 31,4 30,0 18,6 4,3

100,0

10,0 15,7 32,9 38,6 2,9

100,0

17,1 55,7 14,3 8,6 4,3

100,0

15,2 28,2 29,2 22,4 5 12,5 32,5 24 23 8 33 25 24 17 1 33,2 29,2 17 19 1,4 20 20 40 20 23 29 23 21 4

b

8 8 19 5 32

72

11,1 11,1 26,4 6,9 44,4

100,0

14 44 9 4 1

72

19,4 61,1 12,5 5,6 1,4

100,0

16 11 6 38 1

72

22,2 15,3 8,3 52,8 1,4

100,0

8 8 43 4 9

72

11,1 11,1 59,7 5,6 12,5

100,0

9 28 21 13 1

72

12,5 38,9 29,2 18,1 1,4

100,0

6 14 23 28 1

72

8,3 19,4 31,9 38,9 1,4

100,0

11 32 12 15 2

72

15,3 44,4 16,7 20,8 2,8

100,0

7 28 15 19 3

72

9,7 38,9 20,8 26,4 4,2

100,0

4 17 14 34 3

72

5,6 23,6 19,4 47,2 4,2

100,0

8 44 11 7 2

72

11,1 61,1 15,3 9,7 2,8

100,0

c

16 30 16 12 1

75

21,3 40,0 21,3 16,0 1,3

100,0

44 20 3 7 1

75

58,7 26,7 4,0 9,3 1,3

100,0

46 17 9 3 75

61,3 22,7 12,0 4,0 100,0

23 22 19 7 4

75

30,7 29,3 25,3 9,3 5,3

100,0

13 19 26 17 75

17,3 25,3 34,7 22,7 100,0

16 14 27 18 75

21,3 18,7 36,0 24,0 100,0

27 22 12 14 75

36,0 29,3 16,0 18,7 100,0

19 20 19 16 1

75

25,3 26,7 25,3 21,3 1,3

100,0

21 5 27 20 2

75

28,0 6,7 36,0 26,7 2,7

100,0

19 18 20 18 75

25,3 24,0 26,7 24,0 100,0

d

20 42 9 10 1

82

24,4 51,2 11,0 12,2 1,2

100,0

51 22 6 3 82

62,2 26,8 7,3 3,7 100,0

36 30 5 10 1

82

43,9 36,6 6,1 12,2 1,2

100,0

37 17 12 13 3

82

45,1 20,7 14,6 15,9 3,7

100,0

22 24 17 18 1

82

26,8 29,3 20,7 22,0 1,2

100,0

18 18 26 19 1

82

22,0 22,0 31,7 23,2 1,2

100,0

26 21 15 20 82

31,7 25,6 18,3 24,4 100,0

33 18 12 18 1

82

40,2 22,0 14,6 22,0 1,2

100,0

10 21 23 25 3

82

12,2 25,6 28,0 30,5 3,7

100,0

20 27 14 20 1

82

24,4 32,9 17,1 24,4 1,2

100,0

91 234 173 167 55 720 244 187 178 132 9 750 273 240 139 156 12 820 2 2 4 2 10 713 861 697 616 113 3000

e

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

1 1

100.0 100.0

Top.

50 94 70 37 49

300

16,7 31,3 23,3 12,3 16,3

100.0

128 117 28 23 4

300

42,7 39,0 9,3 7,7 1,3

100.0

118 77 29 73 3

300

39,3 25,7 9,7 24,3 1,0

100.0

77 55 106 41 21

300

25,7 18,3 35,3 13,7 7,0

100.0

48 91 94 63 4

300

16,0 30,3 31,3 21,0 1,3

100.0

47 58 103 87 5

300

15,7 19,3 34,3 29,0 1,7

100.0

74 98 57 68 3

300

24,7 32,7 19,0 22,7 1,0

100.0

70 89 67 66 8

300

23,3 29,7 22,3 22,0 2,7

100.0

42 54 88 106 10

300

14,0 18,0 29,3 35,3 3,3

100.0

59 128 55 52 6

300

19,7 42,7 18,3 17,3 2,0

100.0

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e. GS: Geçi Siklii; O: Oran

Tablo 5a: Yaa Göre Sözcüklerin Dailimi (Kadin)

204

Kadin A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D 01 GS 4 4

a

% 100 100,0

02 GS 3 1

4

% 75,0 25,0

100,0

03 GS 4 4

% 100 100,0

04 GS 3 1

4

% 75,0 25,0

100,0

05 GS 2 2 4

% 50,0 50,0 100,0

06 GS 2 2 4

% 50,0 50,0 100,0

07 GS 3 1

4

% 75,0 25,0

100,0

08 GS 2 1 1

4

% 50,0 25,0 25,0

100,0

09 GS 1 3 4

% 25,0 75,0 100,0

10 GS 2 2 4

% 50,0 50,0 100,0

11 GS 2 2 4

% 50,0 50,0 100,0

12 GS 3 1 4

O 75,0 25,0 100,0

13 GS 3 1 4

O 75,0 25,0 100,0

14 GS 4 4

O 100 100,0

Toplam GS O 32 57 16 29 4 7 4 7

56 100.0

b

34 15 7

56

60,7 26,8 12,5

100,0

19 19 10 8

56

33,9 33,9 17,9 14,3

100,0

42 9 2 3

56

75,0 16,1 3,6 5,4

100,0

13 10 4 29

56

23,2 17,9 7,1 51,8

100,0

40 9 1 6

56

71,4 16,1 1,8 10,7

100,0

33 13 1 9

56

58,9 23,2 1,8 16,1

100,0

1 8 12 35

56

1,8 14,3 21,4 62,5

100,0

26 16 2 12

56

46,4 28,6 3,6 21,4

100,0

24 14 7 11

56

42,9 25,0 12,5 19,6

100,0

42 6 4 4

56

75,0 10,7 7,1 7,1

100,0

44 5 2 5

56

78,6 8,9 3,6 8,9

100,0

36 8 4 8

56

64,3 14,3 7,1 14,3

100,0

31 13 5 7

56

55,4 23,2 8,9 12,5

100,0

41 10 4 1

56

73,2 17,9 7,1 1,8

100,0

426 155 58 145

784

54,3 20 7,3 18,4

100.0

c

31 10 4 2

47

66,0 21,3 8,5 4,3

100,0

18 21 2 6

47

38,3 44,7 4,3 12,8

100,0

38 5 2 2

47

80,9 10,6 4,3 4,3

100,0

14 10 4 19

47

29,8 21,3 8,5 40,4

100,0

34 8 3 2

47

72,3 17,0 6,4 4,3

100,0

22 18 4 3

47

46,8 38,3 8,5 6,4

100,0

10 6 31

47

21,3 12,8 66,0

100,0

13 19 4 11

47

27,7 40,4 8,5 23,4

100,0

20 15 6 6

47

42,6 31,9 12,8 12,8

100,0

31 9 2 5

47

66,0 19,1 4,3 10,6

100,0

37 4 4 2

47

78,7 8,5 8,5 4,3

100,0

33 7 1 6

47

70,2 14,9 2,1 12,8

100,0

21 20 3 3

47

44,7 42,6 6,4 6,4

100,0

33 7 4 3

47

70,2 14,9 8,5 6,4

100,0

345 163 49 101

658

52.4 24.7 7,4 15,2

100.0

d

18 4 1 23

78,3 17,4 4,3 100

10 10 2 1

23

43,5 43,5 8,7 4,3

100

17 5 1 23

73,9 21,7 4,3 100

11 1 1 10

23

47,8 4,3 4,3 43,5

100

17 5 1 23

73,9 21,7 4,3 100

11 10 2

23

47,8 43,5 8,7

100

1 4 4 14

23

4,3 17,4 17,4 60,9

100

10 9 1 3

23

43,5 39,1 4,3 13,0

100

15 3 3 2

23

65,2 13,0 13,0 8,7

100

20 2 1

23

87,0 8,7 4,3

100

22 1

23

95,7 4,3

100

21 1 1

23

91,3 4,3 4,3

100

17 3 1 2

23

73,9 13,0 4,3 8,7

100

20 1 2 23

87,0 4,3 8,7 100

210 58 17 37

322

65 18 5 12

100.0

e

4 1 5

80,0 20,0 100.0

2 2 1 5

40,0 40,0 20,0 100.0

5 5

100 100.0

1 1 3

5

20,0 20,0 60,0

100.0

5 5

100 100.0

3 2 5

60,0 40,0 100.0

1 4

5

20,0 80,0

100.0

5 5

100 100.0

3 1 1

5

60,0 20,0 20,0

100.0

4 1

5

80,0 20,0

100.0

5 5

100 100.0

4 1 5

80,0 20,0 100.0

4 1 5

80,0 20,0 100.0

4 1 5

80,0 20,0 100.0

49 8 4 9

70

70 11 6 13

100.0

T

91 30 5 9

135

67,4 22,2 3,7 6,7

100.0

49 55 15 16

135

36,3 40,7 11,1 11,9

100.0

106 19 5 5

135

78,5 14,1 3,7 3,7

100.0

39 24 10 62

135

28,9 17,8 7,4 45,9

100.0

98 24 5 8

135

72,6 17,8 3,7 5,9

100.0

71 45 5 14

135

52,6 33,3 3,7 10,4

100.0

2 22 26 85

135

1,5 16,3 19,3 63,0

100.0

56 44 8 27

135

41,5 32,6 5,9 20,0

100.0

63 36 16 20

135

46,7 26,7 11,9 14,8

100.0

99 19 6 11

135

73,3 14,1 4,4 8,1

100.0

110 11 7 7

135

81,5 8,1 5,2 5,2

100.0

97 17 6 15

135

71,9 12,6 4,4 11,1

100.0

76 38 9 12

135

56,3 28,1 6,7 8,9

100.0

102 19 10 4

135

75,6 14,1 7,4 3,0

100.0

1059 403 133 295

1890

56 21 7 16

100.0

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12: Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 5b: Yaa Göre Sözcüklerin Dailimi (Erkek)

205

Genel A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D 01 GS 5 5

a

% 100 100,0

02 GS 2 2 1 5

% 40,0 40,0 20,0 100,0

03 GS 5 5

% 100 100,0

04 GS 3 1 1

5

% 60,0 20,0 20,0

100,0

05 GS 4 1 5

% 80,0 20,0 100,0

06 GS 5 5

% 100 100,0

07 GS 2 3

5

% 40,0 60,0

100,0

08 GS 5 5

% 100 100,0

09 GS 5 5

% 100 100,0

10 GS 5 5

% 100 100,0

11 GS 5 5

% 100 100,0

12 GS 5 5

O 100 100,0

13 GS 4 1 5

O 80,0 20,0 100,0

14 GS 5 5

O 100 100,0

Toplam GS O 58 83 5 7 3 4 4 6

70 100.0

b

31 7 1 2

41

75,6 17,1 2,4 4,9

100,0

17 21 1 2

41

41,5 51,2 2,4 4,9

100,0

34 7 41

82,9 17,1 100,0

15 10 2 14

41

36,6 24,4 4,9 34,1

100,0

34 6 1 41

82,9 14,6 2,4 100,0

28 12 1

41

68,3 29,3 2,4

100,0

5 8 7 21

41

12,2 19,5 17,1 51,2

100,0

23 14 2 2

41

56,1 34,1 4,9 4,9

100,0

24 12 4 1

41

58,5 29,3 9,8 2,4

100,0

32 5 2 2

41

78,0 12,2 4,9 4,9

100,0

32 8 1 41

78,0 19,5 2,4 100,0

31 9 1 41

75,6 22,0 2,4 100,0

27 11 1 2

41

65,9 26,8 2,4 4,9

100,0

35 5 1

41

85,4 12,2 2,4

100,0

368 135 23 48

574

64 24 4 8

100.0

c

37 10 2 1

50

74,0 20,0 4,0 2,0

100,0

21 22 4 3

50

42,0 44,0 8,0 6,0

100,0

37 10 3

50

74,0 20,0 6,0

100,0

22 5 3 20

50

44,0 10,0 6,0 40,0

100,0

38 7 1 4

50

76,0 14,0 2,0 8,0

100,0

25 15 4 6

50

50,0 30,0 8,0 12,0

100,0

10 6 8 26

50

20,0 12,0 16,0 52,0

100,0

27 16 3 4

50

54,0 32,0 6,0 8,0

100,0

28 9 5 8

50

56,0 18,0 10,0 16,0

100,0

41 6 3

50

82,0 12,0 6,0

100,0

43 4 1 2

50

86,0 8,0 2,0 4,0

100,0

33 10 3 4

50

66,0 20,0 6,0 8,0

100,0

30 12 3 5

50

60,0 24,0 6,0 10,0

100,0

39 6 2 3

50

78,0 12,0 4,0 6,0

100,0

431 138 39 92

700

61,5 20 5,5 13

100.0

d

29 12 3 4

48

60,4 25,0 6,3 8,3

100,0

16 18 5 9

48

33,3 37,5 10,4 18,8

100,0

32 9 2 5

48

66,7 18,8 4,2 10,4

100,0

20 4 1 23

48

41,7 8,3 2,1 47,9

100,0

30 8 3 7

48

62,5 16,7 6,3 14,6

100,0

17 15 3 13

48

35,4 31,3 6,3 27,1

100,0

10 2 3 33

48

20,8 4,2 6,3 68,8

100,0

19 13 4 12

48

39,6 27,1 8,3 25,0

100,0

23 11 5 9

48

47,9 22,9 10,4 18,8

100,0

33 8 3 4

48

68,8 16,7 6,3 8,3

100,0

32 9 2 5

48

66,7 18,8 4,2 10,4

100,0

30 6 4 8

48

62,5 12,5 8,3 16,7

100,0

25 12 5 6

48

52,1 25,0 10,4 12,5

100,0

28 8 3 9

48

58,3 16,7 6,3 18,8

100,0

344 135 46 147

672

51 20 7 22

100.0

e

12 7 1 1

21

57,1 33,3 4,8 4,8

100,0

5 8 4 4

21

23,8 38,1 19,0 19,0

100,0

16 3 2 21

76,2 14,3 9,5 100,0

7 3 4 7

21

33,3 14,3 19,0 33,3

100,0

16 3 2

21

76,2 14,3 9,5

100,0

11 6 2 2

21

52,4 28,6 9,5 9,5

100,0

2 5 14

21

9,5 23,8 66,7

100,0

13 5 2 1

21

61,9 23,8 9,5 4,8

100,0

9 4 4 4

21

42,9 19,0 19,0 19,0

100,0

12 4 3 2

21

57,1 19,0 14,3 9,5

100,0

16 3 1 1

21 128

76,2 14,3 4,8 4,8

100,0

14 4 1 2

21

66,7 19,0 4,8 9,5

100,0

12 6 2 1

21

57,1 28,6 9,5 4,8

100,0

11 4 4 2

21 118

52,4 19,0 19,0 9,5

100,0

154 62 35 43

294

52 21 12 15

100.0

114

T

36 7 8

165

69,1 21,8 4,2 4,8

100.0

61 71 15 18

165

37,0 43,0 9,1 10,9

100.0

124

29 4 8

165

75,2 17,6 2,4 4,8

100.0

67 23 10 65

165

40,6 13,9 6,1 39,4

100.0

122

25 5 13

165

73,9 15,2 3,0 7,9

100.0

86 48 9 22

165

52,1 29,1 5,5 13,3

100.0

25 18 25 97

165

15,2 10,9 15,2 58,8

100.0

87 48 11 19

165

52,7 29,1 6,7 11,5

100.0

89 36 18 22

165

53,9 21,8 10,9 13,3

100.0

123

23 8 11

165

74,5 13,9 4,8 6,7

100.0

24 5 8

165

77,6 14,5 3,0 4,8

100.0

113

29 9 14

165

68,5 17,6 5,5 8,5

100.0

98 42 11 14

165

59,4 25,5 6,7 8,5

100.0

23 9 15

165

71,5 13,9 5,5 9,1

100.0

1355

475 146 334

2310

59 21 6 14

100.0

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12: Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 5c: Yaa Göre Sözcüklerin Dailimi (Genel)

206

Genel A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D T A B C D 01 GS 9 9

a

% 100 100,0

02 GS 2 5 1 1

9

% 22,2 55,6 11,1 11,1

100,0

03 GS 9 9

% 100 100,0

04 GS 3 4 2

9

% 33,3 44,4 22,2

100,0

05 GS 6 3 9

% 66,7 33,3 100,0

06 GS 7 2 9

% 77,8 22,2 100,0

07 GS 5 4

9

% 55,6 44,4

100,0

08 GS 7 1 1

9

% 77,8 11,1 11,1

100,0

09 GS 6 3 9

% 66,7 33,3 100,0

10 GS 7 2 9

% 77,8 22,2 100,0

11 GS 7 2 9

% 77,8 22,2 100,0

12 GS 8 1 9

O 88,9 11,1 100,0

13 GS 7 2 9

O 77,8 22,2 100,0

14 GS 9 9

O 100 100,0

Toplam GS O 87 69 24 19 7 6 8 6

126 100.0

b

65 22 1 9

97

67,0 22,7 1,0 9,3

100,0

36 40 11 10

97

37,1 41,2 11,3 10,3

100,0

76 16 2 3

97

78,4 16,5 2,1 3,1

100,0

28 20 6 43

97

28,9 20,6 6,2 44,3

100,0

74 15 2 6

97

76,3 15,5 2,1 6,2

100,0

61 25 1 10

97

62,9 25,8 1,0 10,3

100,0

6 16 19 56

97

6,2 16,5 19,6 57,7

100,0

49 30 4 14

97

50,5 30,9 4,1 14,4

100,0

48 26 11 12

97

49,5 26,8 11,3 12,4

100,0

74 11 6 6

97

76,3 11,3 6,2 6,2

100,0

76 13 3 5

97

78,4 13,4 3,1 5,2

100,0

67 17 5 8

97

69,1 17,5 5,2 8,2

100,0

58 24 6 9

97

59,8 24,7 6,2 9,3

100,0

76 15 4 2

97

78,4 15,5 4,1 2,1

100,0

794 290 81 193

1358

58,4 21,3 6 14,3

100.0

c

68 20 6 3

97

70,1 20,6 6,2 3,1

100,0

39 43 6 9

97

40,2 44,3 6,2 9,3

100,0

75 15 2 5

97

77,3 15,5 2,1 5,2

100,0

36 15 7 39

97

37,1 15,5 7,2 40,2

100,0

72 15 4 6

97

74,2 15,5 4,1 6,2

100,0

47 33 8 9

97

48,5 34,0 8,2 9,3

100,0

10 16 14 57

97

10,3 16,5 14,4 58,8

100,0

40 35 7 15

97

41,2 36,1 7,2 15,5

100,0

48 24 11 14

97

49,5 24,7 11,3 14,4

100,0

72 15 2 8

97

74,2 15,5 2,1 8,2

100,0

80 8 5 4

97

82,5 8,2 5,2 4,1

100,0

66 17 4 10

97

68,0 17,5 4,1 10,3

100,0

51 32 6 8

97

52,6 33,0 6,2 8,2

100,0

72 13 6 6

97

74,2 13,4 6,2 6,2

100,0

776 301 88 193

1358

57,2 22,2 6,4 14,2

100.0

d

47 16 4 4

71

66,2 22,5 5,6 5,6

100,0

26 28 7 10

71

36,6 39,4 9,9 14,1

100,0

49 14 3 5

71

69,0 19,7 4,2 7,0

100,0

31 5 2 33

71

43,7 7,0 2,8 46,5

100,0

47 13 4 7

71

66,2 18,3 5,6 9,9

100,0

28 25 3 15

71

39,4 35,2 4,2 21,1

100,0

11 6 7 47

71

15,5 8,5 9,9 66,2

100,0

29 22 5 15

71

40,8 31,0 7,0 21,1

100,0

38 14 8 11

71

53,5 19,7 11,3 15,5

100,0

53 10 3 5

71

74,6 14,1 4,2 7,0

100,0

54 9 3 5

71

76,1 12,7 4,2 7,0

100,0

51 7 4 9

71

71,8 9,9 5,6 12,7

100,0

42 15 6 8

71

59,2 21,1 8,5 11,3

100,0

48 9 5 9

71

67,6 12,7 7,0 12,7

100,0

554 193 64 183

994

56 19,4 6,2 18,4

100.0

e

16 8 1 1

26

61,5 30,8 3,8 3,8

100,0

7 10 5 4

26

26,9 38,5 19,2 15,4

100,0

21 3 2 26

80,8 11,5 7,7 100,0

8 3 5 10

26

30,8 11,5 19,2 38,5

100,0

21 3 2

26

80,8 11,5 7,7

100,0

14 8 2 2

26

53,8 30,8 7,7 7,7

100,0

2 6 18

26

7,7 23,1 69,2

100,0

18 5 2 1

26

69,2 19,2 7,7 3,8

100,0

12 5 4 5

26

46,2 19,2 15,4 19,2

100,0

16 4 3 3

26

61,5 15,4 11,5 11,5

100,0

21 3 1 1

26

80,8 11,5 3,8 3,8

100,0

18 4 2 2

26

69,2 15,4 7,7 7,7

100,0

16 7 2 1

26

61,5 26,9 7,7 3,8

100,0

15 5 4 2

26

57,7 19,2 15,4 7,7

100,0

203 70 39 52

364

56 19 11 14

100.0

T

205 66 12 17

300

68,3 22,0 4,0 5,7

100,0

110 126 30 34

300

36,7 42,0 10,0 11,3

100,0

230 48 9 13

300

76,7 16,0 3,0 4,3

100,0

106 47 20 127

300

35,3 15,7 6,7 42,3

100,0

220 49 10 21

300

73,3 16,3 3,3 7,0

100,0

157 93 14 36

300

52,3 31,0 4,7 12,0

100,0

27 40 51 182

300

9,0 13,3 17,0 60,7

100,0

143 92 19 46

300

47,7 30,7 6,3 15,3

100,0

152 72 34 42

300

50,7 24,0 11,3 14,0

100,0

222 42 14 22

300

74,0 14,0 4,7 7,3

100,0

238 35 12 15

300

79,3 11,7 4,0 5,0

100,0

210 46 15 29

300

70,0 15,3 5,0 9,7

100,0

174 80 20 26

300

58,0 26,7 6,7 8,7

100,0

220 42 19 19

300

73,3 14,0 6,3 6,3

100,0

2414 878 279 629

4200

57 21 7 15

100.0

Açiklama: A, Hiç duymadim; B, Duydum anlamini bilmiyorum; C, Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum; D, Anlamini biliyor ve kullaniyorum. GS: Geçi Siklii; O: Oran Sözcükler : 01. Advers, 02: Analjezik, 03: Anafilaktik, 04: Dehidratasyon, 05: Diyare, 06: Enjeksiyon, 07: Fetus, 08: Gastrointestinal, 09: Kontrendike, 10: Laktasyon, 11: Cenin, 12: Habaset, 13: Müstahzar, 14: mmünoyetmezlik.

Tablo 6a: Yaa Göre Cümlelerin Dailimi (Kadin)

207

a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e 1. Cümle GS O 1 25,0 1 25,0 1 25,0 1 25,0 4 100.0 12,5 7 25 44,6 17,9 10 10 17,9 4 7,1 56 100.0 4 8,5 19 40,4 7 14,9 4 8,5 13 27,7 47 100.0 4 17,4 3 13,0 10 43,5 2 8,7 4 17,4 23 100.0 2 40,0 2 40,0 1 20,0 5 100.0 16 11,9 50 37,0 28 20,7 19 14,1 22 16,3 135 100,0 2. Cümle GS O 4 100 4 100.0 26 46,4 39,3 22 6 10,7 3,6 2 56 100.0 19 40,4 23 48,9 3 6,4 2 4,3 47 100.0 5 21,7 12 52,2 3 13,0 3 13,0 23 100.0 1 20,0 2 40,0 1 20,0 1 20,0 5 100.0 55 40,7 59 43,7 13 9,6 6 4,4 2 1,5 135 100,0 3.Cümle GS 1 2 1 4 20 26 7 3 56 13 11 5 16 2 47 8 4 3 8 23 2 2 1 5 44 43 15 30 3 135 O 25,0 50,0 25,0 100.0 35,7 46,4 12,5 5,4 100.0 27,7 23,4 10,6 34,0 4,3 100.0 34,8 17,4 13,0 34,8 100.0 40,0 40,0 20,0 100.0 32,6 31,9 11,1 22,2 2,2 100,0 4.Cümle GS 1 1 1 1 4 23 11 13 7 2 56 12 7 17 7 4 47 2 4 12 4 1 23 1 1 1 2 5 38 24 44 19 10 135 O 25,0 25,0 25,0 25,0 100.0 41,1 19,6 23,2 12,5 3,6 100.0 25,5 14,9 36,2 14,9 8,5 100.0 8,7 17,4 52,2 17,4 4,3 100.0 20,0 20,0 20,0 40,0 100.0 28,1 17,8 32,6 14,1 7,4 100,0 5. Cümle GS O 1 25,0 3 75,0 4 100.0 12,5 7 16 28,6 42,9 24 9 16,1 56 100.0 7 14,9 14 29,8 11 23,4 14 29,8 1 2,1 47 100.0 3 13,0 11 47,8 6 26,1 3 13,0 23 100.0 1 20,0 2 40,0 1 20,0 1 20,0 5 100.0 18 13,3 42 31,1 43 31,9 30 22,2 2 1,5 135 100,0 6. Cümle GS O 1 25,0 3 75,0 4 100.0 11 19,6 23,2 13 23 41,1 16,1 9 56 100.0 5 10,6 9 19,1 11 23,4 20 42,6 2 4,3 47 100.0 1 4,3 5 21,7 8 34,8 9 39,1 23 100.0 1 20,0 1 20,0 3 60,0 5 100.0 17 12,6 29 21,5 43 31,9 32,6 44 2 1,5 135 100,0 7. Cümle GS O 1 25,0 1 25,0 2 50,0 4 100.0 10 17,9 20 35,7 19,6 11 15 26,8 56 100.0 9 19,1 14 29,8 12 25,5 11 23,4 1 2,1 47 100.0 6 26,1 7 30,4 5 21,7 5 21,7 23 100.0 2 40,0 1 20,0 40,0 2 5 100.0 26 19,3 44 32,6 29 21,5 35 25,9 ,7 1 135 100,0 8.Cümle GS 1 3 4 11 16 15 13 1 56 7 14 10 11 5 47 5 11 4 3 23 3 2 5 24 44 29 32 6 135 O 25,0 75,0 100.0 19,6 28,6 26,8 23,2 1,8 100.0 14,9 29,8 21,3 23,4 10,6 100.0 21,7 47,8 17,4 13,0 100.0 60,0 40,0 100.0 17,8 32,6 21,5 23,7 4,4 100,0 9. Cümle GS O 1 25,0 1 25,0 1 25,0 1 25,0 4 100.0 10,7 6 10 17,9 37,5 21 16 28,6 3 5,4 56 100.0 3 6,4 5 10,6 16 34,0 20 42,6 3 6,4 47 100.0 13,0 3 4 17,4 4 17,4 12 52,2 23 100.0 1 20,0 1 20,0 3 60,0 5 100.0 9,6 13 21 15,6 43 31,9 52 38,5 6 4,4 135 100,0 10.Cümle GS O 1 25,0 3 75,0 4 100.0 10 17,9 46,4 26 7 12,5 21,4 12 1 1,8 56 100.0 7 14,9 23 48,9 7 14,9 7 14,9 3 6,4 47 100.0 5 21,7 14 60,9 3 13,0 1 4,3 23 100.0 2 40,0 1 20,0 2 40,0 5 100.0 23 17,0 48,1 65 18 13,3 25 18,5 4 3,0 135 100,0 G.Toplam GS O 30 12 7 17,5 3 7,5 17 42,5 1 2,5 40 131 23 185 33 24 137 96 17 2 11 560 86 18 139 30 99 21 23 110 36 8 470 42 18 75 33 58 25 22 50 5 2 230 3 6 15 30 8 16 19 38 5 10 50 274 20 421 31 305 23 292 22 58 4 1350

a

b

c

d

e

Top.

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e. GS: Geçi Siklii; O: Oran

Tablo 6b: Yaa Göre Cümlelerin Dailimi (Erkek)

208

a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e 1. Cümle GS O 1 20,0 4 80,0 5 100.0 9 22,0 14 34,1 11 26,8 2 4,9 5 12,2 41 100.0 11 22,0 13 26,0 14 28,0 4 8,0 8 16,0 50 100.0 18,8 9 11 22,9 12 25,0 6 12,5 10 20,8 48 100.0 4 19,0 2 9,5 5 23,8 6 28,6 4 19,0 21 100.0 20,6 34 44 26,7 42 25,5 18 10,9 27 16,4 165 100.0 2. Cümle GS O 2 40,0 3 60,0 5 100.0 51,2 21 11 26,8 5 12,2 7,3 3 1 2,4 41 100.0 20 40,0 20 40,0 12,0 6 8,0 4 50 100.0 22 45,8 17 35,4 2 4,2 6 12,5 1 2,1 48 100.0 8 38,1 7 33,3 2 9,5 4 19,0 21 100.0 73 44,2 35,2 58 15 9,1 17 10,3 2 1,2 165 100.0 3.Cümle GS 5 5 21 5 5 10 41 22 12 2 14 50 19 13 5 11 48 7 4 2 8 21 74 34 14 43 165 O 100,0 100.0 51,2 12,2 12,2 24,4 100.0 44,0 24,0 4,0 28,0 100.0 39,6 27,1 10,4 22,9 100.0 33,3 19,0 9,5 38,1 100.0 44,8 20,6 8,5 26,1 100.0 4.Cümle GS 2 2 1 5 10 7 15 6 3 41 13 8 20 7 2 50 13 8 18 5 4 48 3 6 7 4 1 21 39 31 62 22 11 165 O 40,0 40,0 20,0 100.0 24,4 17,1 36,6 14,6 7,3 100.0 26,0 16,0 40,0 14,0 4,0 100.0 27,1 16,7 37,5 10,4 8,3 100.0 14,3 28,6 33,3 19,0 4,8 100.0 23,6 18,8 37,6 13,3 6,7 100.0 5. Cümle GS O 1 20,0 1 20,0 3 60,0 5 100.0 9 22,0 14 34,1 11 26,8 6 14,6 1 2,4 41 100.0 6 12,0 13 26,0 19 38,0 12 24,0 50 100.0 13 27,1 16 33,3 12 25,0 6 12,5 1 2,1 48 100.0 2 9,5 5 23,8 8 38,1 6 28,6 21 100.0 30 18,2 49 29,7 51 30,9 33 20,0 2 1,2 165 100.0 6. Cümle GS O 60,0 3 2 40,0 5 100.0 22,0 9 6 14,6 15 36,6 26,8 11 41 100.0 10 20,0 5 10,0 42,0 21 14 28,0 50 100.0 10 20,8 10 20,8 14 29,2 12 25,0 2 4,2 48 100.0 4,8 1 8 38,1 7 33,3 4 19,0 1 4,8 21 100.0 30 18,2 29 17,6 60 36,4 43 26,1 1,8 3 165 100.0 7. Cümle GS O 2 40,0 1 20,0 2 40,0 5 100.0 9 22,0 12 29,3 8 19,5 11 26,8 2,4 1 41 100.0 17 34,0 11 22,0 12 24,0 10 20,0 50 100.0 16 33,3 20 41,7 4 8,3 7 14,6 1 2,1 48 100.0 6 28,6 9 42,9 3 14,3 3 14,3 21 100.0 48 29,1 54 32,7 28 17,0 33 20,0 2 1,2 165 100.0 8.Cümle GS 1 2 2 5 12 10 11 7 1 41 10 14 14 12 50 18 14 8 7 1 48 6 6 3 6 21 46 45 38 34 2 165 O 20,0 40,0 40,0 100.0 29,3 24,4 26,8 17,1 2,4 100.0 20,0 28,0 28,0 24,0 100.0 37,5 29,2 16,7 14,6 2,1 100.0 28,6 28,6 14,3 28,6 100.0 27,9 27,3 23,0 20,6 1,2 100.0 9. Cümle GS O 1 20,0 2 40,0 2 40,0 5 100.0 8 19,5 7 17,1 11 26,8 14 34,1 1 2,4 41 100.0 4 8,0 14 28,0 13 26,0 19 38,0 50 100.0 29,2 14 8 16,7 10 20,8 13 27,1 3 6,3 48 100.0 3 14,3 3 14,3 9 42,9 6 28,6 21 100.0 29 17,6 20,0 33 45 27,3 54 32,7 4 2,4 165 100.0 10.Cümle GS O 1 20,0 80,0 4 5 100.0 34,1 14 9 22,0 7 17,1 26,8 11 41 100.0 7 14,0 24 48,0 26,0 13 6 12,0 50 100.0 13 27,1 19 39,6 7 14,6 7 14,6 2 4,2 48 100.0 2 9,5 10 47,6 6 28,6 3 14,3 21 100.0 36 21,8 63 38,2 37 22,4 27 16,4 2 1,2 165 100.0 G.Toplam GS O 16 8 30 15 30 15 22 11 2 1 50 30 122 23 95 24 99 20 81 3 13 410 24 120 27 134 27 134 20 102 2 10 500 31 147 28 136 19 92 17 80 5 25 480 20 42 28,5 60 25 52 23,5 50 3 6 210 26,5 439 26,5 440 24 392 20 324 3 55 1650

a

b

c

d

e

Top.

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e. GS: Geçi Siklii; O: Oran

Tablo 6c: Yaa Göre Cümlelerin Dailimi (Genel)

209

a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e a b c d e 1. Cümle GS O 2 22,2 5 55,6 1 11,1 1 11,1 9 100.0

a

2. Cümle GS O 6 66,7 3 33,3 9 100.0

3.Cümle GS 6 2 1 9

O 66,7 22,2 11,1 100.0

4.Cümle GS 1 3 3 2

9

O 11,1 33,3 33,3 22,2

100.0

5. Cümle GS O 1 11,1 1 11,1 1 11,1 6 66,7 9 100.0

6. Cümle GS O 1 11,1 33,3 3 5 55,6 9 100.0

7. Cümle GS O 1 11,1 3 33,3 1 11,1 4 44,4 9 100.0

8.Cümle GS 1 1 2 5 9

O 11,1 11,1 22,2 55,6 100.0

9. Cümle GS O 1 11,1 2 22,2 3 33,3 3 33,3 9 100.0

10.Cümle GS O 1 11,1 1 11,1 44,4 4 3 33,3 9 100.0

b

16 39 21 12 9

97

16,5 40,2 21,6 12,4 9,3

100.0

47 33 11 5 1

97

48,5 34,0 11,3 5,2 1,0

100.0

41 31 12 13 97

42,3 32,0 12,4 13,4 100.0

33 18 28 13 5

97

34,0 18,6 28,9 13,4 5,2

100.0

16 30 35 15 1

97

16,5 30,9 36,1 15,5 1,0

100.0

20 19 38 20 97

20,6 19,6 39,2 20,6 100.0

19 32 19 26 1

97

19,6 33,0 19,6 26,8 1,0

100.0

23 26 26 20 2

97

23,7 26,8 26,8 20,6 2,1

100.0

14 17 32 30 4

97

14,4 17,5 33,0 30,9 4,1

100.0

24 35 14 23 1

97

24,7 36,1 14,4 23,7 1,0

100.0

c

15 32 21 8 21

97

15,5 33,0 21,6 8,2 21,6

100.0

39 43 9 4 2

97

40,2 44,3 9,3 4,1 2,1

100.0

35 23 7 30 2

97

36,1 23,7 7,2 30,9 2,1

100.0

25 15 37 14 6

97

25,8 15,5 38,1 14,4 6,2

100.0

13 27 30 26 1

97

13,4 27,8 30,9 26,8 1,0

100.0

15 14 32 34 2

97

15,5 14,4 33,0 35,1 2,1

100.0

26 25 24 21 1

97

26,8 25,8 24,7 21,6 1,0

100.0

17 28 24 23 5

97

17,5 28,9 24,7 23,7 5,2

100.0

7 19 29 39 3

97

7,2 19,6 29,9 40,2 3,1

100.0

14 47 20 13 3

97

14,4 48,5 20,6 13,4 3,1

100.0

d

13 14 22 8 14

71

18,3 19,7 31,0 11,3 19,7

100,0

27 29 5 9 1

71

38,0 40,8 7,0 12,7 1,4

100,0

27 17 8 19 71

38,0 23,9 11,3 26,8 100,0

15 12 30 9 5

71

21,1 16,9 42,3 12,7 7,0

100,0

16 27 18 9 1

71

22,5 38,0 25,4 12,7 1,4

100,0

11 15 22 21 2

71

15,5 21,1 31,0 29,6 2,8

100,0

22 27 9 12 1

71

31,0 38,0 12,7 16,9 1,4

100,0

23 25 12 10 1

71

32,4 35,2 16,9 14,1 1,4

100,0

17 12 14 25 3

71

23,9 16,9 19,7 35,2 4,2

100,0

18 33 10 8 2

71

25,4 46,5 14,1 11,3 2,8

100,0

e

4 4 5 8 5

26

15,4 15,4 19,2 30,8 19,2

100.0

9 9 3 5 26

34,6 34,6 11,5 19,2 100.0

9 4 2 10 1

26

34,6 15,4 7,7 38,5 3,8

100.0

3 7 8 5 3

26

11,5 26,9 30,8 19,2 11,5

100.0

2 6 10 7 1

26

7,7 23,1 38,5 26,9 3,8

100.0

1 9 8 7 1

26

3,8 34,6 30,8 26,9 3,8

100.0

6 11 4 5 26

23,1 42,3 15,4 19,2 100.0

6 9 3 8 26

23,1 34,6 11,5 30,8 100.0

3 4 10 9 26

11,5 15,4 38,5 34,6 100.0

2 12 7 5 26

7,7 46,2 26,9 19,2 100.0

Top.

50 94 70 37 49 300

16,7 31,3 23,3 12,3 16,3 100.0

128 117 28 23 4 300

42,7 39,0 9,3 7,7 1,3 100.0

118 77 29 73 3 300

39,3 25,7 9,7 24,3 1,0 100.0

77 55 106 41 21 300

25,7 18,3 35,3 13,7 7,0 100.0

48 91 94 63 4 300

16,0 30,3 31,3 21,0 1,3 100.0

47 58 103 87 5 300

15,7 19,3 34,3 29,0 1,7 100.0

74 98 57 68 3 300

24,7 32,7 19,0 22,7 1,0 100.0

70 89 67 66 8 300

23,3 29,7 22,3 22,0 2,7 100.0

42 54 88 106 10 300

14,0 18,0 29,3 35,3 3,3 100.0

59 128 55 52 6 300

19,7 42,7 18,3 17,3 2,0 100.0

G.Toplam GS O 22 20 22 24 18 20 28 31 2 3 100.0 90 253 26 280 29 24 236 177 18 3 24 970 206 21 273 28 233 24 22 212 46 5 970 189 27 211 30 150 21 18 130 30 4 710 17 45 29 75 23 60 27 69 4 11 260 713 23 861 29 697 23 616 21 113 4 3000

Açiklama: Cümleler için bkz. Ek-3'e. GS: Geçi Siklii; O: Oran

B LG ANKET Açiklama: Bu anketteki sorulari durumunuza uygun seçenein önüne (X) iareti koyarak ve gereken yere yazarak cevaplayiniz. Aratirmada deerlendirmeler tek tek deil, gruplara göre yapilacaktir. Sonuçlarin güvenilir olmasi sorularin samimiyetle cevaplandirilmasina balidir. Lütfen her soruyu cevaplandiriniz. Teekkür ederim. 1- Cinsiyetiniz: ( ) a) Kadin ( ) b) Erkek

2- Yainiz ? ( ) a) 10­ 20 ( ) b) 21­ 30 ( ) c) 31- 40 ( ) d) 41­50 ( ) e) 51 ve üzeri Örenim Durumunuz: ( ) a) Okur yazar deil ( ) b) lkokul mezunu ( ) c) Ortaokul mezunu ( ) d) Lise mezunu ( ) e)Yüksekokul ve üzeri 3- Mesleiniz: ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( )

a)Örenci b) Esnaf, Zanatkar c) Memur d) çi e) Öretmen f) Baka (Belirtiniz)

4) Hayatinizin büyük kismini nerede geçirdiniz ? ( ( ( ( ) ) ) ) a) Köyde (Nüfusu 2000'den az) b) Kasabalarda (Nüfusu 2000 - 20 000 arasi) c) Küçük ehirlerde (20 000 - 200 000 arasi) d) Büyük ehirlerde (200 000'den çok)

5) Anlamini bilmediiniz bir sözcükle karilatiinizda ne yaparsiniz ? ( ( ( ( ) ) ) ) a) Hemen sözlükten anlamini bulmaya çaliirim. b) Bilen birine sorarim. c) Konuya bali olarak anlamaya çaliirim. d) Anlamadan geçerim.

211

6) Evinizde ders kitabi ve ansiklopediler diinda ne kadar kitap bulunmaktadir? ( ( ( ( ( ) ) ) ) ) a) 1 - 10 adet b) 10 ­ 100 adet c) 100 ­ 500 adet. d) 500 ­ 1000 adet e) Daha fazla (Belirtiniz)

ARATIRMA ANKET

Açiklama: Bu bölümde sizin prospektüslerin uyari ve önlemler bölümünü anlama becerinizi ölçmeye yönelik bazi uygulamalar bulunmaktadir. Sorulari ve örnekleri dikkatli okuyup cevaplandirmaniz aratirmanin güvenilir sonuçlara ulamasinda faydali olacaktir. Deerlendirme tek tek deil toplu olarak yapilacaktir. Yardim ve katkilariniz için teekkür ederim. 7) Bir ilaç aldiinizda prospektüsü (tanitmalii) okur musunuz? ( ) a) Her zaman ( ) b) Genellikle ( ) c) Ara sira ( ) d) Yan etki gördüüm zaman ( ) e) Hiçbir zaman okumam 8) Prospektüsün (tanitmaliin) öncelikle hangi bölümünü okursunuz? ( ) a) Kullanim yerlerini ( ) b) Yan etkilerini ( ) c) Son kullanma tarihini ve saklama koullarini ( ) d) Kullanim ekli ve dozu ( ) e) Uyarilar ve önlemler bölümünü 9) Prospektüslerin (tanitmaliklarin) dilinin anlailirlii konusunda ne düünüyorsunuz? ( ) a) Kesinlikle anlailir deil. ( ) b) Kismen anlailir. ( ) c) Bizi ilgilendirecek kadar anlailir. ( ) d) Bütünüyle anlailir. 10) Prospektüslerin (tanitmaliklarin) dilinin anlailir olmasi için neler yapilmasini önerirsiniz ? ( ) a) Yabanci sözcüklerin yanina Türkçe kariliklarinin yazilmasi. ( ) b) En azindan hastalarla ilgili kisimlarin sadeletirilmesi. ( ) c) Yalnizca Türkçe sözcüklerin kullanilmasi. ( ) d) Kullaniciya yönelik bilgilerin, anlailir olarak, farkli balik altinda yazilmasi 11) Prospektüsün (tanitmaliin) sadelemesi için bir giriiminiz oldu mu ? ( ) a) Niçin sadelemiyor diye kizdim ama hiçbir ey yapmadim. ( ) b) Sadelemesi için Salik Bakanlii'na dilekçe yazdim. ( ) c) Doktor ve eczacilarla fikir ali veriinde bulundum. ( ) d) Prospektüsün dilinin sadeletirilmesine kariyim.

212

Aaidaki 12 -21. sorular sözcüklerin anlamlarinin bilinip bilinmediiyle ilgilidir. Bunlarin cevaplari (a. Hiç duymadim, b. Duydum anlamini bilmiyorum, c. Anlamini biliyorum ama açiklayamiyorum, d. Anlamini biliyorum ve sözcüü kullaniyorum) a b c d 12) advers .................................................... ( ) ( ) ( ) ( ) 13) analjezik................................................. ( ) ( ) ( ) ( ) 14) anafilaktik............................................... ( ) ( ) ( ) ( ) 15) dehidratasyon......................................... ( ) ( ) ( ) ( ) 16) diyare...................................................... ( ) ( ) ( ) ( ) 17) enjeksiyon............................................... ( ) ( ) ( ) ( ) 18) fetus........................................................ ( ) ( ) ( ) ( ) 19) gastrointestinal....................................... ( ) ( ) ( ) ( ) 20) kontrendike............................................ ( ) ( ) ( ) ( ) 21) laktasyon................................................ ( ) ( ) ( ) ( ) Aaidaki 22 - 31. sorular cümlelerin anlamlarinin anlailip anlailmadiiyla ilgilidir. Bunlarin cevaplari (a) Anladim, b) Kismen anladim, c) Hiçbir ey anlamadim, d) Bilmediim sözcüklerden dolayi anlamadim, e) Cümle uzun olduu için anlamadim ) 22) Ofloksasin dahil tüm kinolonlar merkezi sinir sistemi üzerinde uyarici bir etki yaptiklarindan, daha tedavinin ilk günlerinde tremor, ajitasyon, anksiyete, halusinasyon, sinirlilik, huzursuzluk, konfüzyon, paranoya, kabus ve insomnia gibi reaksiyonlar oluturabilirler. (Menefloks) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 23) Cilt reaksiyonlari (kizariklik, döküntü vb.) ve dier advers etkiler ilk ortaya çiktii anda ilaç derhal kesilmelidir. (Kemopirim Fort) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 24) Çocuklarda ve gençlerde grip ve su çiçeine elik eden yüksek atete reye sendromu konusunda hekime daniilmadan kullanilmamalidir. (Aspirin Tablet) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 25) Gastrointestinal kanama veya ülserasyon / delinme, tedavi sirasinda herhangi bir zamanda uyarici bir belirti ile veya belirtisiz olarak veya daha önce böyle hikayesi olanlarda veya olmayanlarda görülebilir. (Voltaren SR) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 26) Hepatik nekroz parasetamolün airi dozunda doza bali olarak görülen bir komplikasyondur. (A-ferin urup) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 27)Pediatrik ve geriatrik hastalarda dikkatle kullanilmalidir. (Aritmal) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 28) Sigara içmek tromboz riskini arttirir. (Divina) ( )a ( )b ( ) c

( ) d

213

29) Yüksek dozlarda ve uzun süre alindiinda hipervitaminoza yol açabilecei unutulmamalidir. (Polivit urup) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 30) Fetotoksik etki olasilii oldukça düüktür. (Bepanthene Merhem) ( )a ( )b ( ) c ( ) d 31) Düük miktarlarda milnasipranin anne sütüne geçmesinden dolayi, ilaci kullanan annelerin çocuklarini emzirmesi kontrendikedir. ( xel) ( )a ( )b ( ) c ( ) d

215

Ek-4: Sayim Sonuçlarina Göre Nüfusun Dailimi Sayim Yili 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 2000 Toplam

19 366 996 22 542 012 25 664 797 29 273 361 33 530 605 37 523 623 43 112 337 49 163 110 59 859 243

Toplam Nüfus Kadin Erkek

9 547 428 11 050 832 12 591 279 14 475 325 16 274 192 18 524 522 21 311 483 24 306 582 29 613 798 9 819 568 11 491 180 13 073 518 14 798 036 17 256 413 18 999 101 21 800 854 24 856 528 30 245 445

Okuma Yazma Bilmeyen Nüfus Toplam Kadin Erkek

11 392 958 13 625 082 13 138 956 12 817 836 12 144 188 12 197 323 9 703 662 9 587 981 7 589 657 7 078 529 8 300 718 8 450 391 8 424 341 8 048 078 8 394 868 6 770 698 6 808 809 5 732 525 4 314 429 5 324 364 4 688 565 4 393 495 4 096 110 3 802 455 2 932 964 2 779 172 1 857 132

Okuma Yazma Bilen Nüfus Toplam Kadin Erkek

7 915 238 8 901 006 12 505 021 16 455 525 21 331 366 25 311 211 33 321 762 39 555 483 52 259 381 2 436 472 2 743 164 4 132 941 6 050 984 8 212 708 10 123 133 14 497 065 17 488 623 23 875 115 5 478 766 6 157 842 8 372 080 10 404 541 13 118 658 15 188 078 18 824 697 22 066 860 28 384 266

215

ÖZGEÇM 21 Mayis 1978'de Denizli'nin Honaz ilçesinde dodum. lk ve orta

örenimimi köy ve kasabamda tamamladiktan sonra Denizli Salik Meslek Lisesi'ni kazandim. Lise örenimimi tamamladiim 1997 yilinda Pamukkale Üniversitesi'nin Eitim Fakültesi'nin Türk Dili ve Edebiyat Öretmenlii'ni kazandim ve 2001 yilinda Türk Dili ve Edebiyat Öretmeni olarak mezun oldum. 2002 yilinda Denizli'nin Honaz ilçesinde yani ilçemde Türkçe öretmeni olarak göreve baladim ve hâlâ ayni yerde çalimaya devam ediyorum. Fakülteden mezun olduum sene Pamukkale Üniversitesi'nin açmi olduu yüksek lisans sinavlarinda baarili olunca hem i hem de okul yaamimi birlikte götürmeye çalitim. Meslekî çalimalarim lisans ve yüksek lisans eitimi süresince ödev niteliinde hazirladiim makale ve aratirmalarla sinirlidir.

Meryem ARSLAN

Information

Microsoft Word - teza.doc

228 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

416099