Read 4.pdf text version

TAR<H 6

ÜN<TE IV

ORTA ASYA VE YAKIN DO/U'DA KURULAN D</ER DEVLETLER Bu ünitede; II. ünitede ö¤renmifl oldu¤unuz Türk-<slam devletlerinden baflka Orta Asya ve Yak>n Do¤u'da kurulmufl olan Fat>mîler, Eyyûbiler, Memlûkler, Mo¤ol <mparatorlu¤u, Timur ve Babür devletlerinin siyasi tarihleri ile kültür ve uygarl>klar> hakk>nda bilgi edineceksiniz. <Ç<NDEK<LER 1. 2. 3. 4. 5. 6. FATIMÎLER EYYUBÎLER MEMLÛKLER MO/OL <MPARATORLU/U T<MUR <MPARATORLU/U BABÜR <MPARATORLU/U

TAR<H 6

BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI

Bu üniteyi çal>flt>¤>n>zda; * Tarihi olaylar>n sosyal, hukuki, ekonomik, dinî, fikrî sorunlar bütünü oldu¤unu kavrayacak, * Türklerin çeflitli zamanlarda ve yerlerde ayr> ayr> devletler kurmalar>na ra¤men, kendilerine özgü kültür ve medeniyetlerini bozmad>klar>n>, gittikleri yerlerde de yayd>klar>n> ve günümüze kadar uzanan millî bir kültür meydana getirmifl olduklar>n> görecek, * Tarihi olaylara yön veren kiflilerin, yerinde ve zaman>nda gösterdikleri uzak görüfllülük, yüksek kavray>fl, cesaret, fedakârl>k ve kahramanl>klar> veya uza¤> göremeyiflleri ve bilinçsiz davran>fllar> sebebiyle olaylar>n ve tarihin ak>fl>n> nas>l etkilediklerini ö¤reneceksiniz.

* * * * *

NASIL ÇALIfiMALIYIZ?

Ünitede yer alan konular>n isimlerini ö¤reniniz. Konulara çal>fl>rken gerekiyorsa özet ç>kararak çal>fl>n>z. Konulara çal>fl>rken kitab>n>zdaki haritalardan ve tarih atlas>n>zdan yararlan>n>z. Konular>n içerisinde verilen sorular> cevapland>r>n>z. Ünite sonundaki özeti okuyup, de¤erlendirme sorular>n> cevapland>r>n>z.

110

TAR<H 6

ÜN<TE IV ORTA ASYA VE YAKIN DO/U'DA KURULAN D</ER DEVLETLER 1 ­ FATIMÎLER (909­1171) Fat>mî Devleti'nin Kuruluflu ve Siyasi Geliflimi Fat>mî Devleti, Ebu Muhammet Ubeydullah taraf>ndan 909 y>l>nda Tunus'ta kurulmufltur. Kendilerini Hz. Ali soyuna ba¤l>yan Fat>mîler , devletlerine de Hz. Ali'nin han>m> ve ayn> zamanda Hz. Muhammed'in k>z> olan Fât>ma (Fatma)'dan dolay> bu ismi vermifllerdir. Fakat onlar Hz. Ali soyundan geldiklerini iddia etmifllerse de, bunu do¤rulayacak herhangi bir delile rastlanmam>flt>r. Ebu Muhammet Ubeydullah, Fat>mî Devleti'ni kurmadan önce M>s>r'da yafl>yordu. fiiî propagandalar> sayesinde çevresine çok say>da taraftar toplam>flt>. Sünni Abbasi Halifesi, M>s>r'da bulunan fiiîleri s>k>flt>r>nca M>s>r'dan ç>kmak zorunda kalm>fllar, 909 y>l>nda Tunus'taki Aglebiler Devleti'ni y>karak Fat>mî Devleti'ni kurmufllard>r (Harita 4-1). Ubeydullah kendisine önce Kayrevan flehrini baflkent yapm>flsa da, daha sonralar> kurdu¤u el-Mehdiye'yi baflkenti yapm>flt>r (921) (Harita 4­1).

Harita 4­1 : Fat>mîler

Fat>mîler ilk dönemlerinde iç kar>fl>kl>klar, salg>n hastal>klar ve k>tl>kla mücadele etmifllerdir. Bu dönemde, Haricîlerin büyük deste¤ini alan Ebu Yezit isyan ederek birçok Fat>mî flehrini iflgal etmifl ve baflkent Mehdiye'yi de kuflatm>flt>. Tam bu s>rada Halife Ubeydullah ölmüfl (934) ve yerine o¤lu Mansur geçmifltir. Ebu Yezit'e karfl> Mansur'da mücadeleye devam etmifl ve onu yapt>¤> bir savaflta öldürerek ülkede ç>kan iç isyanlar> sona erdirmifltir.

111

TAR<H 6

Fat>mîlerin en büyük hedefleri M>s>r'> ele geçirmekti. Bunun için M>s>r'a birçok askerî seferler düzenlemelerine ra¤men, o zamanlarda M>s>r'a hâkim olan <hflido¤ullar>n>n fliddetli direniflleri nedeniyle baflar>ya ulaflamam>fllard>r. Fat>mîler, el-Mu'izz Döneminde (953­975) gerek M>s>r yönünde, gerekse Akdeniz'deki Sicilya adas> üzerine baflar>l> ak>nlar yapm>fllard>r. Sicilya'ya gönderilen Ahmet ad>ndaki emir, Taormina'y> alarak, buran>n ad>n> el-Mu'izziye olarak de¤ifltirmifltir. Daha sonra Rametta flehrini de ele geçiren Fat>mîler, bu flehir civar>nda yap>lan savaflta, Bizansl>lar> yenilgiye u¤ratm>fllard>r. Emir Ahmet, ayr>ca denizde de Bizans donanmas>na karfl> baflar>l> zaferler elde etmifltir. Bu seferler sonucunda Sicilya, Fat>mîlerce ele geçirilmifltir. Halife el-Mu'izz Döneminde M>s>r üzerine yap>lan seferlerde ordunun bafl>na baflar>l> bir komutan olan Cevher'in getirilmesiyle üst üste baflar>lar elde edilmifltir. <hflido¤ullar>n>n zay>f durumundan yararlanan Cevher, baflkent Fustat'> ele geçirerek, <hflidilere son vermifltir (969). M>s>r'> alan Fat>mîler, Müslümanlarca kutsal say>lan Hicaz bölgesindeki Mekke ve Medine'yi almak için harekete geçmifller ve bunda da baflar>l> olmufllard>r. Daha sonra Suriye'ye yönelen Fat>mîler, Halife el-Aziz Döneminde (975­996) fiam'> alm>fllard>r. Suriye'deki Fat>mî yönetimi, en kuzeyde yer alan Trablus'a kadar ilerleyerek bu bölgeleri de ele geçirmifllerdir. Fat>mîler en genifl s>n>rlar>na Halife el-Mustans>r (1036­1094) zaman>nda ulaflm>fllard>r. Halife el-Mustans>r, Fat>mîlerin en uzun süre iktidarda kalan hükümdar> olmufltur. Onun zaman>nda da Filistin, Suriye ve Yemen bölgeleri al>nm>flt>r. Halife el-Mustans>r Döneminde Türk ve Berberîler aras>nda kanl> çat>flmalar yaflanm>fl, ordudaki düzen bozulunca da ülkede iç kar>fl>kl>klar ç>km>flt>r. Fat>mîler, Ba¤dat'taki fiiî Büveyho¤ullar> Devleti'ni, Abbasi halifesine karfl> desteklemelerine ra¤men sonunda baflar>ya ulaflamam>fllard>r. Çünkü Büyük Selçuklu Sultan> Tu¤rul Bey, Abbasi halifesini korumufl ve Büveyho¤ullar>n> Ba¤dat'tan ç>kararak halifeyi onlar>n bask>s>ndan kurtarm>flt>r. Böylece Fat>mîlerin Suriye topraklar> üzerindeki nüfuzlar> azalm>flt>r. Selçuklu Sultan> Tu¤rul Bey, ülkesine döndükten sonra Türk komutanlar>ndan olan Arslan Besasirî, Ba¤dat'a girerek hutbeyi Fat>mî halifesi ad>na okutmufltu. Bunun üzerine ikinci defa Ba¤dat'a gelen Tu¤rul Bey, Arslan Besasirî'yi etkisiz hale getirmifltir (1055). Selçuklu hükümdar> Sultan Alp Arslan, Fat>mî Devleti'ni ortadan kald>rmak amac>yla Suriye'ye girerek Halep'i alm>flt>r. Fakat tam bu s>rada Romen Diyojen'in Do¤u Anadolu'ya do¤ru ilerledi¤i haberini al>nca seferini yar>da keserek geri dönmek zorunda kalm>flt>r (1071).

112

Fat>mî Devleti nerede ve kim taraf>ndan kurulmufltur? Büveyho¤ullar> Devleti, Fat>mîler taraf>ndan niçin desteklenmifltir? Cevher kimdir? M>s>r'daki hangi devletin hâkimiyetine son vermifltir?

TAR<H 6

Fat>mîlerin Tarihteki Önemleri ve Bat>nîlik Propagandalar> fiiîlik, yani Hz. Ali taraftarl>¤> olarak bafllayan hareket, Sünnili¤e çok yak>n >l>ml> ak>mlar ile Hz. Ali'ye çok farkl> anlamlar ve kimlikler isnat edecek kadar ileri giden afl>r> ak>mlar halinde geliflmifltir. Hz. Ali taraftarlar>n>n bafllang>çtaki amaçlar>, Hz. Ali soyundan birini halife yapmakt>. Fakat bu siyasi amaçlar>n>, k>sa bir süre sonra dinî bir platforma çekerek fikir sistemi halinde ifllemeye bafllam>fllard>r.

Sünnilik: Dini, sosyal ve siyasi hayat> düzenleyen, kurallar>n> ortaya koyan ve Hanefi, Maliki, fiafii ve Hambeli mezhepleri olmak üzere dört mezhep halinde ortaya ç>kan sistem 765 y>l>nda Hz. Ali soyundan 6. <mam Cafer-i Sad>k ölmüfl ve yerine büyük o¤lu <smail'in imam olmas> kararlaflt>r>lm>flt>. Fakat bilinmeyen nedenlerden dolay> bundan vazgeçilerek küçük kardefl Musa imam yap>lm>flt>r. Bu da fiiiler aras>nda ilk kesin ayr>l>¤a neden olmufltur. Musa'n>n taraf>n> tutanlar fiiîli¤in >l>ml> bir kolunu oluflturmufllar, buna karfl>n <smail taraftarlar> da <smailîlik ad> alt>nda bir araya gelmifllerdir. <smailîler, Kur'an-> Kerim'in aç>k anlamlar>na inanmayarak kendilerine göre ayetlere baflka anlamlar yüklemifllerdir. Onlara göre Kur'an'>n, bir görünen aç>k anlam>, bir de bat>n yani gizli anlamlar> bulunuyordu. Bu çerçevede <smailîlere, Kur'ana tamamen ters davran>fllar>ndan dolay> Bat>nîler de denmifltir. IX. yüzy>l>n ikinci yar>s>ndan itibaren Bat>nîler, fikirlerini yaymak ve taraftar kazanmak için her tarafa daîler (propagandac>lar) göndermifllerdir. Bat>nîlerin ilk büyük baflar>lar>, çokça taraftar bulduklar> Kuzey Afrika'da Fat>mî Devleti'ni kurmak olmufltur. Fat>mî Devleti'nin kurulmas>yla <slam dünyas> fikrî ak>mlar yan>nda, fiili olarak da ikiye bölünmüfl oldu. Çünkü Fat>mîler, Sünni Abbasi halifesini tan>mam>fllar, kendilerinin de halifeli¤i temsil etti¤ini iddia etmifllerdir. Fat>mîler, fiiîli¤i yaymak için daîler yetifltirmek üzere Dârül-Hikme ad>nda yüksek okullar açm>fllard>r. Dâilerini de özellikle Sünnili¤e ve dolay>s>yla Abbasi halifesine ba¤l> olan Selçuklu topraklar>na göndermifllerdir. Selçuklular buna karfl>l>k ülkelerinde birçok medrese açarak daîlere karfl> önlem almaya çal>flm>fllar, Fatimîlere de ayn> yolla karfl>l>k vermek üzere din adamlar> ve müdderisler yetifltirmifllerdir. Bat>nîli¤i benimseyen en ünlü daîlerden birisi Hasan Sabbah't>. <ranl> olan Hasan Sabbah, 1072 y>l>nda, e¤itilmek üzere Fatimî halifesinin yan>na gönderilmifl, 1081 y>l>nda da <ran'a geri dönmüfltü. 1090'l> y>llarda Hazar Denizi'nin güneyindeki Alamut Kalesi (Kartal Yuvas>)'ni ele geçirdikten sonra, buray> kendisine merkez yaparak propagandalar>na bafllam>flt>r. Fat>mî Devleti'nin d>fltan yapt>¤> mücadeleyi Selçuklu ülkesine sokmay> baflaran Hasan Sabbah, daha sonralar> Fat>mîlerle olan iliflkisini keserek, Selçuklular aleyhine çal>flmaya bafllam>flt>r. Kendi faaliyetlerine karfl> ç>kanlar>, adamlar> sayesinde birçok suikast düzenleterek ortadan kald>rtm>flt>r. Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk ve Abbasi Halifesi el-Müsterflid gibi devlet adamlar>n> da öldürtmüfltür. Hasan Sabbah, adamlar>n>n cesaretlerini art>rmak ve kolayl>kla yönetmek için onlara haflhafl (afyon) yedirmesinden dolay>, Bat>nî hareketi taraftarlar>na Hafliflîler de denmifltir.

113

TAR<H 6

Fat>mîlerin uygulad>klar> bu y>k>c> ve bölücü propagandalar, Büyük Selçuklu Devleti'ni olumsuz yönde etkilemifltir. Bat>nîli¤in beyni olarak kabul edilen Alamut Kalesi, 1256'da <lhanl> hakan> Hülagü taraf>ndan ele geçirilmifl ve buradakileri öldürterek Bat>nîlere son vermifltir.

<slam'da ilk ayr>l>k ne zaman bafllam>flt>r? Fat>mîler daî ad> verilen propagandac>lara niçin ihtiyaç duymufltur? Hasan Sabbah kimdir? Alamut Kalesi'ni niçin ele geçirmifltir? Bat>nîler kimlerdir? Bunlara ayr>ca niçin Hafliflîler de denilmifltir? Fat>mî Devleti'nin Y>k>l>fl> I. Haçl> Seferi sonunda Haçl>lar, Kudüs'ü ele geçirerek burada Kudüs Krall>¤>'n> kurmufllard>. Fat>mîler Haçl>larla zaman zaman iflbirli¤i yapm>fl olsalar da, onlarla uzun y>llar mücadele etmifllerfakat bunda baflar>l> olamam>fllard>r. Fat>mîlerin son dönemlerinde yönetimde vezirler etkili olmufl ayr>ca Kudüs Krall>¤> ile de mücadele edilmifltir. Bu durum karfl>s>nda Fat>mî veziri fiaver'in Musul atabeyi Nurettin Mahmut Zengi'den yard>m istemesi üzerine, o da komutanlar>ndan fiirkuh'u bir ordu ile M>s>r'a göndermifltir. fiirkuh, yap>lan yard>m>n sonucunda M>s>r'da vezirli¤i tekrar ele geçirmiflse de k>sa bir süre sonrahayat>n> yitirmifltir. Bunun üzerine fiirkuh'un ordusunda yer alan ye¤eni Selâhattin, onun yerine geçmifltir. Selâhaddin, hiçbir etkinli¤i kalmayan Fat>mî Devleti'ne 1171 y>l>nda son vererek, M>s>r'da Eyyubî Devleti'ni kurmufltur. Hutbeyi de Abbasi halifesi ad>na okutturmufltur.

Haçl>lar, Kudüs'ü hangi olay sonunda ele geçirerek Kudüs Krall>¤>'n> kurmufllard>r? Fat>mî Devleti ne zaman ve kim taraf>ndan y>k>lm>flt>r? Fat>mîlerde Kültür ve Uygarl>k Devlet Yönetimi: Fat>mîler, Abbasi halifeli¤ini tan>mayarak ikinci bir halifelik kurmufllard>r. fiiî bir devlet olan Fat>mîlerin kurucusu olan Ubeydullah, kendisini halife ilan etmifltir. Halifeler, devlet baflkan> olarak görev yap>yorlard>. Ülke, ilk halifeler döneminde çok iyi yönetilmifltir. Fakat daha sonralar> çocuk yaflta ve deneyimsiz halifelerin bafla geçmesinden dolay> etkinliklerini kaybetmifllerdir. Bunun sonucunda da yönetimde vezirler ve güçlü komutanlar etkili olmaya bafllam>flt>r. Bunlardan baz>lar> yönetimde büyük baflar>lar göstermifller, devletin ömrünü uzatmaya çal>flm>fllard>r. Ordu: Fat>mî ordusu co¤rafi flartlar gere¤i, Berberî (Kuzey Afrika'da Berberistan halk>), Habefl ve Türklerden olufluyordu. Zamanla Türklerin ordu içindeki güçleri artm>flt>r. Fat>mî ordusunu oluflturan bu gruplar zaman zaman birbirleriyle de mücadele ediyorlard>. Bu mücadeleler esnas>nda devlet zor durumda kal>yor, düflman kuvvetleri de baflkente kadar sokulabiliyordu. Ekonomi: Fat>mîler, M>s>r d>fl>nda Kuzey Afrika'ya, Hicaz bölgesine ve Suriye çevresine hâkim olmalar>ndan dolay>, milletleraras> ticaretin geliflmesi için de çal>flm>fllard>r. Fat>mîler böylece ticaretten büyük gelirler elde etmifllerdir. Fakat ekonomideki bu düzelmeler, gelir da¤>l>m>ndaki büyük adaletsizlikten dolay> halka pek

114

TAR<H 6

yans>m>yor, devlet gelirlerinin büyük bir bölümü yöneticilere, subaylara ve memurlara ayr>l>yordu. Bunlar bolluk ve lüks içinde yaflarken, halk ise yoksulluk içinde yaflamaya çal>fl>yordu. Özellikle Nil Nehri'nin yeterince taflmad>¤> y>llarda tar>m üretimi azal>yor, bu yüzden s>k>nt> ve yoksulluk da bir kat daha art>yordu. Bu gibi durumlar, zaman zaman ülkede ç>kan iç isyanlar>n da en büyük nedenlerini oluflturuyordu. Sanat: Fat>mîler, <slam sanat>na bir yandan Kuzey Afrika, bir yandan da <ran etkilerini kazand>rm>fllard>r. En ünlü Fat>mî eserlerinden birisi olan Mehdiye Camisi'nde, Sasanî eyvanlar>na ve Roma zafer taklar>na benzer bölümlere rastlanmaktad>r. Kahire'nin kurulmas>ndan sonra infla edilen ünlü Ezher Cami'sinde ise <ran sanat>n>n etkileri belirgindir (Resim 4­1).

Resim 4­1 : Kahire'deki El-Ezher Camii

XI. yüzy>lda yap>lan El-Cuyuflî Camisi'nin mimari yap>s>, di¤erlerinden farkl>d>r. Bu caminin üst üste dört köfleli iki kulesi, küçük kubbeli sekiz köfleli de bir minaresi vard>r. Bu tarz, daha sonralar> yap>lan M>s>r camilerine de örnek olmufltur. Kahire Surlar> da günümüze kadar ulaflan Fat>mî eserlerinden birisidir. Kahire'nin do¤usunda bulunan, Büyük fiark (do¤u) Saray> ile Halife Aziz'in yapt>rd>¤> Küçük Garp (bat>) Saraylar> günümüze kadar ulaflamam>flt>r. Fat>mîler mimaride ana malzeme olarak tafl kullanm>fllard>r. Fat>mîlerden kalma ünlü kap>lar ise Bâb el-Nasr, Bâb el-Futûh ve Bâb Zuvayla'd>r. Fat>mîler yapt>klar> yap>lar>n d>fl yüzeylerini nifllerle (camilerdeki kubbelerde b>rak>lan küçük yuvarlak aç>kl>k, girinti) süslemifllerdir. Ayr>ca mimaride çini de kullanan Fat>mîler, yap>lar>n> kufi yaz>lar, geometrik ve bitkisel motiflerle süslemifllerdir. Fat>mî mimarisinin etkilerini XII. yüzy>lda Sicilya'da yap>lan saraylarda, flatolarda ve kiliselerde de görmek mümkündür.

115

TAR<H 6

Bilim ve Kültür: Fat>mîler e¤itim ve ö¤retime büyük önem vermifllerdir. Fat>mî halifesi el-Hâkim, Kahire'de Dârü'l Hikme ad>yla bir medrese yapt>rm>flt>r. Bu medresede okuma salonlar>, kütüphaneler ve çok say>da ders çal>flma odalar> mevcuttu. Bütün bilimlerin okutuldu¤u bu medresede, birçok bilim adam> da görev yap>yordu. Yine Kahire'de yap>lan El-Ezher medresesi de, devrin ünlü e¤itim kurumlar>ndan birisi idi. Ayr>ca bu dönemde zengin kütüphaneler de kurulmufltur. Ayr>ca Fat>mîler, Kahire'de bir de rasathane (gözlem evi) kurmufllard>r.

Fat>mî ordusunun insan kaynaklar> kimlerdi? Fat>mîler, e¤itim ve ö¤retim konular>nda M>s>r'da neler yapm>fllard>r? Fat>mîlerin M>s>r'da infla ettikleri en önemli mimari eserler nelerdir? 2 ­ EYYUBÎLER (1174­1250) Eyyubî Devleti'nin Kuruluflu Filistin ve M>s>r bölgesini elinde bulunduran Fat>mîler, bu bölgeleri Haçl>lara karfl> iyi koruyamam>fllar ve I. Haçl> Seferi sonunda Haçl>lar Kudüs'ü ele geçirerek Kudüs Krall>¤>'n> kurmufllard>. Haçl>lar ayr>ca M>s>r'a da sald>rmaya kalk>fl>nca, Fat>mî vezirlerinden fiaver, Musul Atabeyi Nurettin Mahmut Zengi'den yard>m istemiflti. Nurettin Mahmut Zengi'de etkinli¤ini art>rmak ve M>s>r'a hâkim olabilmek amac>yla komutanlar>ndan fiirkûh'u bir ordu ile M>s>r'a göndermiflti. fiirkûh'un yard>m>yla yeniden vezir olan fiaver, daha önce Nurettin Mahmut Zengi'ye verdi¤i sözü unutarak, bu sefer de Kudüs Krall>¤> ile iliflki kurup onlardan yard>m istemiflti. fiirkûh'un ordusunda bulunan ye¤eni Selâhaddin ve arkadafllar>, fiaver'i öldürerek yerine fiirkûh'u vezir yapt>lar. Göreve geliflinden k>sa bir süre sonra ölen fiirkûh'un yerine Selâhaddin, Fat>mî veziri olmufltur (1171). Musul Atabeyi Nurettin Mahmut Zengi, Selâhaddin'e haberciler göndererek M>s>r'da okunan hutbenin Abbasi halifesi ad>na okunmas>n> istemifl, Selâhaddin'de bu iste¤e uyarak hutbeyi Abbasi halifesi ad>na okutmufltur. fiiî olan Fat>mî halk>n>n büyük bir k>sm>, zamanla kendi istekleri ile Sünnili¤i benimsemifllerdir. Selâhaddin M>s>r'da gittikçe güçlenmeye ve ba¤>ms>z bir hükümdar gibi davranmaya bafllay>nca, Musul Atabeyi Nurettin Mahmut Zengi ile aras> aç>lm>flt>r. Nurettin Mahmut, M>s>r'a sefer haz>rl>¤> içinde iken ölmüfltür (1174). Bunun üzerine serbest kalan Selâhaddin, M>s>r'da ba¤>ms>zl>¤>n> ilan etmifltir. Merkezi Kahire olan bu devlete, Selâhaddin'nin babas> Necmeddin Eyyûb'den dolay> Eyyubî Devleti denilmifltir (Harita 4­2).

116

Fat>mî vezirlerinden fiaver, niçin Musul Atabeyi Zengi'den yard>m istemifltir? Eyyubî Devleti ne zaman ve kim taraf>ndan kurulmufltur? Niçin devletin ad> Eyyubî olmufltur?

TAR<H 6

Harita 4­2: Eyyubîler

Selâhaddin Eyyubî Dönemi Selâhaddin Eyyubî, daha ba¤>ms>zl>¤>n> ilan etmeden önce kardefli Turan flah'> Yemen'i fethetmesi için göndermiflti. Turan flah' da 1176'da Yemen'i fethederek burada 1228 y>l>na kadar siyasi yaflam>n> sürdürecek olan Yemen Eyyubî kolunu kurmufltur. Selâhaddin Eyyubî hükümdar olur olmaz, önce Suriye'yi ele geçirmifl, daha sonra da Irak topraklar>n>n büyük bir k>sm>n> fethetmifltir. <ste¤i üzerine Abbasi halifesi onun saltanat>n> onaylayarak elindeki topraklar>n hâkimiyetini tan>m>flt>r. S>n>rlar>n> F>rat'a kadar geniflleten Selâhaddin' in as>l amac> Kudüs'ü Haçl>lar>n elinden kurtarmakt>. Kudüs, 1099'da I. Haçl> Seferi sonucunda Haçl>lar taraf>ndan ele geçirilmiflti. Büyük bir ordu haz>rlayan Selâhaddin Eyyubî, Filistin'e girerek Taberiye flehrini ülkesinin topraklar>na katt>. Daha sonra Kudüs Kral> ile H>ttin'de yapt>¤> savafl> kazanan Selâhaddin, Kudüs'ü Haçl>lar>n elinden kurtarmay> baflard> (1187). Böylece Eyyubîler, H>ttin zaferiyle Kudüs ve Filistin'i ele geçirmifl oldular. Kudüs ve Filistin'nin fetihleri <slam dünyas>nda ve Bat>'da Selâhaddin Eyyubî'ye büyük ün kazand>rm>flt>r. Kudüs'ün Müslümanlar>n eline geçmesi üzerine Papa, Avrupa devletlerine bir ça¤r>da bulunarak, kendi aralar>ndaki çat>flmalar> durdurup, Kudüs'ü kurtarmak için büyük bir Haçl> ordusu kurmalar>n> istemifltir. Tarihte III. Haçl> Seferi (1189­1192) olarak bilinen bu sefere; Alman <mparatoru Frederik Barbaros (Friedrich Barbarossa), Fransa Kral> Filip Ogüst (Philippe Auguste) ve <ngiltere Kral> Arslan Yürekli Riflar (Richard) kat>lm>fllard>r. Alman <mparatoru Frederik, Tarsus yak>nlar>nda ölünce ordusu da¤>lm>flt>r. <ngiltere ve Fransa krallar> Akka Kalesi'ni kuflatt>lar (1189). Uzun bir kuflatmadan sonra Akka Kalesi'ni almay> baflaran Haçl>lar, Kudüs'ü ise alamadan geri dönmek zorunda kalm>fllard>r. <ngiltere Kral> Arslan Yürekli Riflar, Selâhaddin Eyyubî ile bir antlaflma yaparak Avrupa'ya geri dönmüfltür.

117

TAR<H 6

Antlaflmaya göre, Hristiyan Avrupal>lar, Kudüs'ü silahs>z olarak ziyaret edebilme hakk>n> elde etmifllerdir. Selâhaddin Eyyûbî 1193 y>l>nda öldü (Resim 4­2). Onun zaman> Eyyubî Devleti'nin ekonomik, kültürel ve sanat alanlar>nda ileri gitti¤i bir dönem olmufltur. Selâhaddin, bilginleri ve sanatç>lar> koruyarak ülkesinin kalk>nmas>na ve halk>n>n mutlu olmas>na gayret göstermifltir. Ayr>ca onun döneminde Do¤u Anadolu'nun bir k>sm>, Güneydo¤u Anadolu'nun tamam>, Kuzey Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin'in büyük bir bölümü, Ürdün, Hicaz, Yemen, M>s>r ve Libya fethedilerek Eyyubî Devleti'nin s>n>rlar> içine al>nm>flt>. Selâhaddin Eyyubî, Avrupa edebiyat>nda Saladin ad> ile tan>nm>fl ve Orta Ça¤ <ngiliz, Frans>z ve <talyan fliirlerine konu olmufl ayr>ca flövalyeli¤in ve adaletin timsali olarak da kabul edilmifltir. Selâhaddin Eyyubî, sa¤l>¤>nda ülkesini o¤ullar> ve kardeflleri aras>nda paylaflt>rm>flt>. Onun ölümüyle ülke topraklar>nda dört ayr> devlet kurulmufltur. Kardefli Turanflah Yemen'de, di¤er kardefli Melik Âdil Ürdün ve Kuzey Mezopotamya'da, Selâhaddin'in o¤ullar>ndan el-Aziz M>s>r'da, el-Zahir de Halep'te (Suriye) kendi devletlerini kurmufllard>.

118

Resim 4­2 : Selâhaddin Eyyûbi'nin Mezar> (fiam)

H>ttin Savafl> ne zaman ve kimler aras>nda yap>lm>flt>r? Eyyubîler, hangi savafl>n sonunda Kudüs ve Filistin'i Haçl>lar>n elinden alm>fllard>r? III. Haçl> Seferi'nin sebebi nedir? Selâhaddin Eyyubi'nin, ülkeyi o¤ullar> ve kardeflleri aras>nda paylaflt>rmas>n>n ne gibi sonuçlar> olmufltur?

TAR<H 6

Eyyubî Devleti'nin Y>k>l>fl> Selâhaddin Eyyûbî'nin ölümü sonras>nda, o¤ullar> birbirleriyle geçinemeyerek iktidar savafl>na girmifllerdir. Bundan yararlanan Selâhaddin'in kardefli Melik Âdil, ye¤enlerini etkisiz hale getirerek, tüm Eyyûbî topraklar>na hâkim oldu. Ülkede birlik ve düzeni sa¤layan Melik Âdil, Haçl>lara karfl> da baflar>l> mücadelelerde bulunmufltur. Melik Âdil de ülkeyi o¤ullar> aras>nda paylaflt>r>nca, küçüklü büyüklü birçok Eyyûbî devletleri ortaya ç>km>flt>r. V. Haçl> Seferi'nde Eyyûbî ordusundaki düzensizlik yüzünden Haçl>lar, Dimyat'> ele geçirdikleri s>rada Melik Âdil öldü (1218). Melik Âdil'in ölümünden sonra Eyyûbî Devleti birli¤ini koruyamad>. M>s>r, Suriye ve Yemen'de Eyyûbî devletleri kuruldu. Bunlar>n içinde en önemlileri M>s>r'a hâkim olan Kamil ile fiam'a hâkim olan Eflref'in kurdu¤u devletlerdir. Bu devletlerin her biri kendi aralar>nda iktidar mücadelesi yapt>¤> için Eyyûbî hükümdarlar>ndan hiç biri Eyyubî birli¤ini tekrar sa¤layamam>fllard>r. Alman <mparatoru II. Frederik yeni bir Haçl> ordusuyla (VI. Haçl> Seferi) Akka'ya gelmiflti. Eyyûbîlerin içinde bulundu¤u durumdan yararlanmak isteyen II. Frederik, M>s>r Eyyubîlerinin bafl>nda bulunan Kamil ile bir antlaflma yapt>. Bu antlaflmaya göre Haçl>lar, savaflmadan Kudüs'ü ele geçirdiler (1229). Ancak Eyyubî hizmetine giren Harzem Türklerinin de yard>m>yla Eyyubîler Kudüs'ü geri alm>fllard>r. Eyyubîlerin aras>ndaki iç kar>fl>kl>klar> f>rsat bilen Haçl>lar, Kudüs'ü tekrar ele geçirebilmek için VII. Haçl> Seferini gerçeklefltirdiler. Bu s>rada Kamil ölmüfl, yerine o¤lu Salih geçmiflti. Salih, Eyyubî birli¤ini sa¤lamak için K>pçak Türklerinden bir Memlûk Ordusu kurdurdu. Fakat Salih, VII. Haçl> ordusunun bafl>nda bulunan Fransa Kral> Sen Louis'in (Saint-Louis) , Dimyat'> almas>n> önleyememifltir. Salih'in ölümü sonras>nda yerine o¤lu Turanflah geçti. Turanflah, Kahire üzerine yürüyen Sen Louis'i Mansure'de yenerek kral> esir ald> (1250). Kral Sen Louis'le anlaflma f>rsat> yakalayan Turanflah, Dimyat'> geri almay> baflard>. Ayr>ca Sen Louis, Turanflah'a yüksek miktarda kurtulufl fidyesi ödeyerek serbest kald>. Turanflah'>n Haçl>larla antlaflma yapmas> ordu içinde huzursuzluk ç>kmas>n> sa¤lad> ve K>pçak Türklerinin harekete geçmesine neden oldu. Sonunda Memlûk komutan> Aybek, Turanflah'> öldürttü (1250). Bu olay Eyyubî Devleti'nin y>k>l>fl> olarak kabul edildi. Türk Memlûklar>n>n komutan> olan Aybek, Turanflah'>n annesiyle evlenerek Eyyubî saltanat>na son verdi ve M>s>r'da Memlûk Devleti'ni kurdu (1250). Eyyubî Devleti'nin kollar> olan fiam, Halep, Hama ve Meyyâfar>kin (Silvan) Eyyubîleri, Mo¤ollar taraf>ndan y>k>lm>flt>r. H>sn-> Keyfâ Eyyûbîleri ise 1524 y>l>nda Osmanl>lar taraf>ndan, Humus, Baalbek ve Kerek Eyyûbîlerine de Memlûklar son vermifllerdir. Selâhaddin Eyyubî, Fat>mî Devleti'ne son vererek Müslümanlar aras>ndaki mezhep kavgalar>n> büyük ölçüde önlemifl, <slam dünyas>ndaki birlik ve beraberli¤i tekrar sa¤lam>flt>. Kudüs'ü Haçl>lardan geri alarak <slam dünyas>na kazand>rm>flt>r. Böylece Suriye ve Filistin üzerindeki Hristiyan üstünlü¤üne son vermifltir. Eyyubîler kültürleri

119

TAR<H 6

ile de Haçl>lar> etkilemifllerdir. Avrupal> flövalyeler, Eyyubî ordusunun kulland>¤> arma sistemini örnek alarak kendi armalar>n> oluflturmufllard>r. Eyyubî Devleti'nin son hükümdar> kimdir? Eyyubî Devleti ne zaman ve kim taraf>ndan y>k>lm>flt>r? Eyyubî Devleti'nin kollar>ndan olan H>sn-> Keyfâ Eyyubîleri'ni hangi devlet y>km>flt>r? Eyyubîlerin tarihteki rolleri nelerdir? Eyyubîlerde Kültür ve Uygarl>k Devlet Yönetimi: Eyyubîler, mali teflkilat yönünden Fat>mîler ve Suriye atabeyliklerinden, devlet teflkilat>nda da Büyük Selçuklulardan etkilenmifllerdir. Eyyubî Devletinin bafl>nda sultan bulunurdu. Halk>n refah ve mutlulu¤unu sa¤lamak, adaletli bir flekilde ülkeyi yönetmek, orduya komuta etmek, yeni yerler fethetmek ve divan toplant>lar>na baflkanl>k yapmak sultan>n belli bafll> görevlerindendi. En yetkili kifli olan sultan>n emirleri kanun hükmünde idi. Fakat verdi¤i emirler <slami kurallara ve geleneklere ters düflemezdi. Sultan>n hükümdarl>k alâmetleri; hutbe okutmak, para bast>rmak, saray>n kap>s>nda günde befl defa nevbet çald>rmakt>. Sultandan sonra ülkenin üst dereceli yöneticileri ise hanedana mensup emirler, vezir, valiler, kale komutanlar> ve saray görevlileri idi. Saray>n idaresine ve ifllerine bakan bafll>ca görevliler ise flunlard>r: Üstaddâr: Saray a¤as>, saraya giren ve ç>kan her fleyden sorumlu görevli idi. Hâcip: Sultanla görüflmek isteyen kiflileri görüfltürür, sultan>n korunmas>n> sa¤lard>. Silahdar: Sultan>n silahlar>n>n ve silah deposunun bak>m> ve törenlerde sultan>n silahlar>n> tafl>makla görevli idi. Emir-i Âhûr: Sultan>n atlar> ile ilgilenirdi. Tafltdar: Sultan>n içeceklerinden sorumlu görevli idi. Sultan>n saray>nda ayr>ca nevbetler çalan görevliler, musiki gruplar> ve müzisyenler de bulunurdu. Eyyûbî Devletinde çok say>da divan da bulunuyordu. Bu divanlar>n en önemlileri <nflâ, Mâl ve Ceyfl divanlar> idi: <nflâ Divan>: Bürokrasinin merkezi olan inflâ divan>n>n baflkan> vezir idi. Her türlü iç ve d>fl yaz>flmalar, tayin ve görevden almalar, nakiller, posta ve istihbarat iflleri bu divan>n görev alan> idi. Mâl Divan>: Devletin bütün mali ifllerinden sorumlu divand>. Ceyfl Divan>: Bu divanda da askerî iktalar>n da¤>t>m>, askerlerin maafllar>n>n ödenmesi ile ilgili ifller yürütülürdü.

120

TAR<H 6

Devlet yönetiminde etkili olan di¤er görevliler aras>nda; M>s>r ve fiam nâipleri, emirler, valiler, reisler, fl>hneler, muhtesipler, elçiler ve hazinedâr bulunmaktayd>: M>s>r ve fiam nâipleri: Sultan>n olmad>¤> veya seferde oldu¤u zamanlarda onun yetkisini geçici bir süre kullanan görevliler. Emirler: M>s>r ve fiam nâiplerinden sonra en yetkili kifliler olan emirler, kendilerine sultan taraf>ndan verilen iktalarda yaflarlard>. Vali: fiehirlerin kale veya garnizon komutan> idiler. Valiler, emirler aras>ndan seçilen yöneticilerdi. Bazen valiler fl>hnelik görevini de yürütürlerdi. fi>hne: fiehirlerde bu günkü polis ve jandarman>n görevini yapan teflkilat>n bafl>d>r. Muhtesip: Belediye hizmetlerini yapan birimin bafl>d>r. Reisler: Sanatkâr ve meslek gruplar>n>n veya cemaatlerin bafl>nda bulunan kiflilerdir. Reisler, bafl>nda bulunduklar> grup ile devlet aras>ndaki iliflkileri düzenlerlerdi. Ordu: Eyyubî Devleti gücünü ordudan alan bir devletti. Ordudaki askerlerin ço¤unlu¤unu K>pçak Türkleri (memlûk) olufltururdu. Askerler daimî askerler ve gönüllüler olmak üzere iki gruba ayr>l>rd>. Esas Eyyubî ordusu, mesle¤i askerlik olan daimî askerlerden olufluyordu. Ço¤unlu¤unu süvarilerin oluflturdu¤u daimî askerler de hassa askerleri ve memlûklardan meydana gelmekteydi. Eyyubîler, Kafkaslardan K>pçak Türklerini memlûk (köle) olarak al>p, özel bir e¤itimden geçirerek gulam-asker olarak yetifltirirlerdi. Gulamlar>n baz>lar> azat edilerek sultan ve emirlerin hassa kuvvetlerini olufltururdu. Eyyubî ordusunun büyük bölümü ayl>kl> asker olan memlûklardan oluflurdu. Eyyubî ordusundaki daimi askerler iktal> idi. Selçuklu ikta sistemini örnek al>p uygulayan Eyyubîlerde ikta sahibi olan her emir, belli miktarda savafla haz>r asker yetifltirmek ve savafl giderlerine katk>da bulunmakla görevli idiler. Bu askerlerin say>lar>, silahlar> ve ald>klar> maafllar Divan el-Ceyfl'teki defterlere yaz>l>rd>. Gönüllüler ise sadece ihtiyaç oldu¤u zaman silahalt>na al>nan, di¤er zamanlarda da kendi iflleriyle u¤raflan kiflilerdir. Eyyubî askerlerinin kulland>¤> silahlar; k>l>ç, kalkan, ok ve yay, balta ile nacakt>. Eyyubîler donanma gücüne de sahiplerdi. Dimyat ve <skenderiye'de kurulan tersanelerde, ordunun ihtiyac> olan gemiler yap>l>rd>. Adlî teflkilat: Eyyubîlerde adalet teflkilat> her türlü siyasi ve askerî bask>dan uzakt>. Kadi'l-Kudât, ülkedeki bütün kad>lar>n baflkan>, baflkad> idi. Ordu içinde meydana gelen davalara askerî mahkemeler bakard>. Bu mahkemelerin baflkan> ise kad>asker (kazasker) idi.

121

TAR<H 6

Ayr>ca önemli davalar>n görüflüldü¤ü ve halk>n flikâyetlerinin dinlendi¤i, haftada iki gün toplanan Mezâlim Mahkemesi de vard>. Mezâlim Mahkemesi'ne sultan veya nâip baflkanl>k ederdi. Baflkad> ve kazasker sultan taraf>ndan tayin edilerek görevlendirilir, onlarda di¤er kad>lar>n atamalar>n> yaparlard>. Dil ve Edebiyat: Eyyubîlerde, dil ve edebiyat üzerine çal>flmalar daha çok Arap dili ve edebiyat> üzerine olmufltur. Bu dönemde Arap düz yaz>s> (nesir) ve fliiri en parlak dönemlerinden birini yaflam>flt>r. Maliye ve Ekonomi: Eyyubî Devleti düzenli bir maliye teflkilat>na sahipti. Devletin tüm mali ifllerini Mâl Divan> yürütmekte idi. Devletin bafll>ca gelir kaynaklar>n> haraç, cizye, öflür, zekât, ganimetlerin beflte biri, ba¤l> devlet ve beyliklerden al>nan vergiler, hediyeler, küçük iflletmelerden ve darphaneden al>nan vergiler oluflturuyordu. Eyyubî Devleti'nin para birimi dinar (alt>n para) idi. Selâhaddin Eyyubî, kendi ad>na bak>r, gümüfl ve alt>n paralar bast>rm>flt>r. Halep ve fiam gibi merkezlerde darphaneler kurulmufltu. Devletin yan>nda özel kifliler de para bast>rabilirdi. Devlet para bast>ran kiflilerden belli oranda vergi al>rd>. Devlet elde etti¤i bu gelirleri, görevlilerin maafllar>n>n ödenmesinde, ulafl>m için gerekli yollar>n yap>m> ve bak>m>nda, bay>nd>rl>k ifllerinde ve savafl giderlerinin karfl>lanmas>nda kullan>rd>. Eyyubîlerde tar>m ve ticaret çok geliflmiflti. Tar>m>n geliflmesinde, Nil Nehri'nin ve bu nehrin üzerine kurulan sulama kanallar>n>n önemi büyüktü. Ayr>ca M>s>r'daki ticaretin geliflmesinde, ülkenin Baharat ve <pek yollar>n>n kavflak noktas>nda bulunmas>n>n da etkisi büyüktür. Eyyubîler K>br>s Lâtin Krall>¤>, Bizans ve çeflitli Avrupa devletleri ile ticaret yapm>fllard>r. Yabanc> tüccarlar için gerekli ticarî emniyet sa¤lanm>flt>. fiehirlerde ticaret yap>lan merkezler ise çarfl>lar, pazarlar ve ticaret hanlar> idi. Ticaretle u¤raflanlar ve sanatkârlar da birlikler (lonca) ve flirketler halinde örgütlenmifllerdi. Eyybîler silah ve madenî eflya yap>m> ile dokumac>l>kta da çok ilerlemifllerdi. Ülkede pek çok kâ¤>t ve cam imalâthaneleri aç>lm>flt>. Avrupa'ya cam eflyalar, fleker ve silahlar ihraç edip, karfl>l>¤>nda M>s>r da az bulunan demir, kereste, zift, gemi ve savafl malzemeleri yap>m>nda kullan>lan hammaddelerini al>rlard>. Bilim ve Sanat: Eyyubîler bilim adamlar>n> ve sanatç>lar> koruyarak onlara büyük önem vermifllerdir. Tarihçiler, Kudüs'ün fethini ve Selâhaddin Eyyübi'nin hayatlar>n> anlatan eserler yazm>fllard>r. Ünlü tarihçi Abdüllâtif el- Ba¤dadî, Siretü Hayatî adl> eserinde Selâhaddin Eyyübi dönemini anlatm>flt>r. <bn-i fieddâd'da dönemin bir di¤er ünlü tarihçisidir. Dönemin ünlü felsefe âlimi olan fiahabeddin el-Suhreverdi ise Hikmet el ­ <flrak adl> eserini yazm>flt>r. Dönemin ünlü t>p bilgini olan <bn Meymûn ayn> zamanda felsefe, matematik, astronomi alanlar>nda da birçok eserler yazm>flt>r. Dönemin bir di¤er ünlü simas> da <bn Yunus'tur. <bn Yunus, Ba¤dat Nizamiye Medresesi'nde ö¤renim görmüfltür. O, matematik, mant>k, felsefe, astronomi, f>k>h, kelam, tarih, edebiyat, t>p ve musiki konular>yla ilgilenmifltir.

122

TAR<H 6

Eyyubîler kuyumculuk, oymac>l>k, bak>r ve cam iflçili¤i, kâ¤>t ve silah yap>m> gibi el sanatlar>nda da ileri bir düzeye ulaflm>fllard>. A¤aç ifllerinde Halepliler çok ünlü idiler. Eyyubîlere ait flamdanlar, tabaklar ve birçok eserler, günümüzde dünyan>n ünlü müzelerinde sergilenmektedir. Eyyubîler mimari alanda da ileri bir düzeyde idiler. Selçuklu mimarisi örnek al>narak çok say>da cami, medrese hastaneler yapm>fllard>r. Yap>larda ana malzeme olarak tu¤la kullan>lm>flt>r. Kudüs, Haçl>lardan geri al>nd>ktan sonra Kubbet-üs-Sahra ve Mescid-i Aksa tamir ettirilmifltir. Kudüs ve Kahire'de kaleler, burçlar, gözetleme kuleleri ve surlar yapm>fllar, Nil Nehri ve kollar> üzerinde de birçok köprüler infla etmifllerdir. Bu dönemden günümüze ulaflan en önemli mimari eserlerden baz>lar>, <mam-> fiafiî Türbesi, Ebu Mansur <smail Türbesi, Sultan Salih Necmeddin Eyüp Medresesi, Halep'deki iç kale (Resim 4­3) ile birçok köprü, hamam ve hastane kalm>flt>r.

Resim 4­3 : Eyyûbi Sultan> Melik Zahir Gazi'nin Halep'te Yapt>rd>¤> <ç Kale

Eyyubî saray>ndaki görevlilerden olan Hâcip, Emir-i Âhûr ve Tafltdar hangi ifllerden sorumlu idiler? <nflâ ve Ceyfl Divanlar>n>n görev alanlar> nelerdir? Eyyubî ordusunun özellikleri nelerdir? Eyyubîlerde baflkad> ve kazasker kim taraf>ndan tayin edilirdi? Eyyubî Devleti'nin bafll>ca gelir kaynaklar> nelerdir? Eyyubîler döneminin ünlü felsefe âlimi olan fiahabeddin el-Suhreverdi'nin eserinin ad> nedir? Eyyubîlerden günümüze ulaflan en önemli mimarî eserler hangileridir?

123

TAR<H 6

3- MEMLÛKLER (1250­1517) Memlûk Devleti; 1250 y>l>ndan 1517 y>l>na kadar M>s>r ve Suriye'de egemenlik kurmufl bir devlettir. Bu devletin bir di¤er ismi de Kölemenlerdir. Arapça bir kelime olan memlûk, mal edinilmifl, sat>n al>nm>fl köle anlam>nda kullan>lm>flt>r. Memlûk Devleti'nin Kuruluflu Türkler, memlûk olarak Arap dünyas>nda, Abbasi halifesi Harun Reflid'in o¤ullar> zaman>ndan itibaren görülmeye bafllam>fllard>r. Halife Memun, Samano¤ullar> Devleti'nden ödedikleri verginin bir k>sm>n>n yerine Türk esirleri göndermesini istemifltir. Kardefli Mutas>m ise sat>n al>nan Türklerden güçlü bir ordu meydana getirerek, onlar için Türk ordugâh flehri olan Samarra'y> kurdurmufltur. Bu ordu M>s>r'da ç>kan isyanlar>n bast>r>lmas>nda büyük rol oynam>flt>r. Asker olarak yetifltirilmek için köle olarak al>nan bu Türk gençleri, askerî yetenekleri sayesinde devlet kademeleri ile orduda önemli görevlere getirilmifllerdir. Toluno¤lu Devleti'nin kurucusu olan Toluno¤lu Ahmet'te memlûk sisteminde yetiflmifl bir asker idi. Eyyubîler de Abbasiler gibi Türklerden yararlanm>fllard>r. Eyyubî Sultan> Salih, Kafkasya'daki K>pçak Türklerini köle olarak sat>n alm>fl ve bunlar> Nil Nehri üzerinde bulunan Ravza adas>ndaki k>fllada e¤itilmelerini sa¤lam>flt>. Eyyubîler, bu flekilde yetiflen Türk askerlerine memlûk (kölemen) ad>n> vermifllerdir. Zamanla kiflisel yeteneklerini göstererek azat da olabilen memlûk askerleri, görevlerinde yükselerek devlet hizmetinde önemli görevlere gelebiliyorlard>. Eyyubîlerin son zamanlar>nda memlûk komutanlar>, büyük güç kazanm>fllar ve devlet idaresi ile ordu da kontrolü tamamen ellerine geçirmifllerdi. <flte bu komutanlardan biri olan Aybek (Aybey), Eyyubî sultan> Turanflah'>n öldürülmesinden sonra, Türk memlûk askerlerinin de deste¤ini alarak Eyyubî Devleti'ne son vermifl ve M>s>r'da Memlûk (Kölemen) Devleti'ni kurmufltur (1250). ( Harita 4­3). Memlûk Devleti'nin siyasi tarihi iki bölümde incelenebilir: Birincisi 1250 kurulufl y>l>ndan 1382 y>l>na kadar geçen dönem Türk Memlûkleri (Bahri Memlûkler), ikincisi de 1382 y>l>ndan 1517 y>l>na kadar ki geçen dönem de Çerkez Memlûkleri olarak adland>r>l>r.

Memlûk Devleti nerede ve nas>l kurulmufltur? Memlûk ad> ne anlama gelmektedir?

124

TAR<H 6

Harita 4­3 : Memlûkler

Türk Memlûk Devleti'nin Güçlenmesi Aybey, M>s>r'daki yerini sa¤lamlaflt>rd>ktan sonra Suriye ve Filistin civar>nda kurulmufl olan Eyyubîler ve Haçl>larla savaflm>flt>r. Ülke içinde huzuru sa¤layan Aybey, Memlûk komutanlar>ndan Aktay'>n giderek artan gücünden çekinerek onu öldürtmüfltür (1254). Aybey'in ölümü sonras>nda tahta 15 yafl>ndaki o¤lu Ali geçti. Ali'nin küçük yaflta olmas>ndan dolay> devleti, naibi olan K>pçak Türkü Kutuz ile birlikte yönetmifltir. Bu s>rada Memlûkler için en büyük tehlike Mo¤ollard>. Çünkü <lhanl> Mo¤ollar>ndan Hülâgü Han, Abbasi halifeli¤ine son vererek Suriye flehirlerini iflgale bafllam>flt> (1258). Yaklaflan Mo¤ol tehlikesini bahane eden emirler, Ali'yi tahtan indirip yerine saltanat naibi olan Kutuz'u hükümdar ilan etmifllerdir (1259). Kutuz, Filistin'e giren <lhanl>lar> durdurmak amac>yla ordusunu toplayarak harekete geçti. Mo¤ol ve Memlûk ordular> Ayn-Calud denilen yerde karfl>laflt>lar (1260). Yap>lan savafl>n sonunda Mo¤ollar yenilmifl ve geri çekilmek zorunda kalm>fllard>r. Böylece Sultan Kutuz, Suriye ve M>s>r'> Mo¤ol istilâs>ndan kurtarm>fl, ayr>ca Mo¤ollar>n M>s>r'> ele geçirerek Haçl>larla iflbirli¤i yapmalar>n> önlemifltir. Ayn-Calud zaferinin kazan>lmas>nda önemli rol oynayan komutanlardan birisi de Baybars idi. Kutuz, bu savafl s>ras>nda yapaca¤> yard>mlar>na karfl>l>k Baybars'a Halep valili¤ini vaat etmiflti. Fakat savafl sonras> vaadini yerine getirmeyince Baybars, Sultan Kutuz'la siyasi mücadeleye girmifltir. Sonunda mücadeleyi kazanan Baybars Memlûk taht>na oturmufltur (1260).

125

TAR<H 6

Baybars tahta ç>kt>¤>nda Memlûk Devleti zor durumda idi. Çünkü Mo¤ol tehlikesi henüz atlat>lamam>flt>. Suriye ve Filistin'deki Haçl> kal>nt>lar> da Mo¤ollarla iflbirli¤i içinde idi. Ayr>ca küçük Eyyubî devletleri de Memlûklere karfl> idiler. Baybars, ilk ifl olarak Mo¤ollar>n Ba¤dat bask>n>ndan kaçarak M>s>r'a s>¤>nm>fl olan Abbasi halifesi el-Mustans>r'> Kahire'de Halife ilan etti. Böylece Baybars, halifeyi M>s>r'a getirmekle hem onun dinî nüfuzundan yararlanmak, hem de hükümdarl>¤>n> meflrulaflt>rmak istemifltir. Hükümdarl>¤>n>n Abbasi Halifesi taraf>ndan onaylanmas>, Baybars'a <slam dünyas>nda ün kazand>rm>flt>r. Tahttaki yerini sa¤lamlaflt>ran Baybars, Güney Anadolu ve Suriye'ye yönelerek buralardaki Haçl> varl>¤>na son vermifltir. Bu s>rada Anadolu Selçuklular> tamamen <lhanl> Mo¤ollar>n>n hâkimiyeti alt>na girmiflti. Anadolu beyleri, Mo¤ollara karfl> Memlûklerden yard>m istemifllerdi. Bunun üzerine ordusuyla Anadolu'ya geçen Baybars, 1277 y>l>nda Elbistan'da Mo¤ollar> yenerek Kayseri'ye kadar ilerlemifl ve ad>na hutbe okutturmufltur. Ancak kendisinden yard>m isteyen Türk beylerinden gerekli yard>m ve ilgiyi göremeyen Baybars, M>s>r'a geri dönmüfltür. Sultan Baybars ayn> y>l içinde de ölmüfltür (1277). Sultan Baybars iyi bir yönetici ve komutand>. Mo¤ollar>n M>s>r ve Suriye'yi ele geçirmelerini engelleyen Baybars, Yak>n Do¤u'da yüzy>llarca süren Haçl> iflgalini de sonland>rm>fl, ayr>ca 1268 y>l>nda da Antakya'y> Haçl> iflgalinden kurtarm>flt>r. Baybars'>n ölümünden sonra o¤ullar> Memlûk sultan> olmufllarsa da bu dönem k>sa sürmüfltür. Taht> ele geçiren Kalavun, Memlûk sultan> olmufltur (1279). Sultan Kalavun'da Haçl>larla mücadeleye devam etmifl ve Haçl>larla birleflen Mo¤ollar> Humus yak>nlar>nda yenilgiye u¤ratm>flt>r (1282). Ayr>ca Trablus'ta bulunan Haçl> Kontlu¤u'nu ortadan kald>ran Kalavun, Kudüs Haçl> Krall>¤>'n>n merkezi olan Akka Kalesi'ni de kuflatm>flt>r. Ancak bu kuflatma s>ras>nda ölmüfltür (1290). Kalavun'dan sonra Memlûk taht>na o¤lu Melik-ül Eflref Halil geçmifltir. Onun zaman>nda Akka Kalesi al>narak, bütün Suriye sahili Haçl>lardan temizlenmifltir (1291). Memlûk ordusu içindeki emirler ancak kendi yetenekleri ve ordunun deste¤iyle sultan olabiliyorlard>. Bunun için Türk Memlûk Devleti'nde Kalavun'a kadar hanedanl>k kurulamam>flt>r. Daha sonraki y>llarda Kalavun'un soyundan gelenler, Ermenilerle mücadele ederek Kilikya'daki Küçük Ermeni Krall>¤>'na son vermifllerdir. Fakat devlet içindeki taht kavgalar> ülkenin zay>flamas>na neden olmufltur. Bu f>rsattan yararlanmak isteyen K>br>s hâkimi I. Peter donanmas>yla <skenderiye'ye gelerek bu kenti ya¤malam>flt>r (1365). Sultan Kalavun, Türk Memlûklerinin bask>s>ndan korunmak için Kafkasya'dan ve Güney Rusya'dan Çerkez çocuk ve delikanl>lar> sat>n alarak, onlardan oluflan Kahire'de bir hassa ordusu kurdurmufltur. Eyyubî ordusundaki Türk memlûkleri kendilerini yetifltiren Eyyubî Devleti'ni nas>l y>km>fllarsa, Türk memlûklerinin yetifltirdi¤i Çerkez memlûkleri de Türk memlûklerinin egemenli¤ine son vermifllerdir. Sonunda Berkuk adl> bir Çerkez, Türk Memlûk Devleti'nin hâkimiyetine son vermifltir (1382). Türk Memlûklerine son veren Berkuk, Suriye'de isyan eden valilerin ayaklanmalar>n> bast>rmaya çal>fl>rken, Malatya ve Halep valilerinin kendisine karfl> birleflmeleri üzerine

126

TAR<H 6

mücadeleyi kaybetmifl ve Kahire'den kaçm>flt>r. Daha sonra bu valilerin kendi aralar>ndaki mücadelelerinden yararlanarak ikinci kez Memlûk taht>n> ele geçirmifltir. Bu s>rada <lhanl> Devleti y>k>larak Mo¤ol tehlikesi sona ermiflti. Fakat bu seferde Timur tehlikesi ortaya ç>km>flt>. Berkuk, Timur ile iyi iliflkiler kurmaya özen göstermifltir. Timur'un Ankara Savafl>'nda Osmanl> hükümdar> Y>ld>r>m Bayezid'i yenmesi, Memlûkleri Osmanl> tehdidinden kurtarm>flt>r. Bir süre sonra da Timur'un ülkesine dönüp 1405'de ölmesiyle Memlûkler, bu sefer de Timur tehlikesinden kurtulmufllard>r.

Memlûk Devleti'nin siyasî tarihini kaç bölüme ay>rabiliriz? Bunlar nelerdir? Kutuz kimdir? Ayn-Calûd Savafl>'n>n Memlûkler aç>s>ndan önemi nedir? Sultan Baybars döneminde Memlûk-Mo¤ol iliflkileri nas>l geliflmifltir? Hangi Memlûk sultan> döneminde Suriye sahillerinin tamam> haçl>lardan temizlenmifltir? Memlûk Devleti'nin Y>k>lmas> S>n>rlar> F>rat Nehri'nden Bingazi'ye, Toros da¤lar>ndan da Yemen'e kadar uzanan Memlûkler, Osmanl> Devleti ile de savaflm>fllard>r. Ankara Savafl>'ndan (1402) sonra k>sa bir sürede kendilerini toparlayan Osmanl>lar, II. Mehmet'in de <stanbul'u fethetmesiyle (1453), Memlûklere rakip bir güç haline gelmiflti. Memlûklerin himayesinde olan Dulkad>ro¤ullar> Beyli¤i, Memlûklerle Osmanl>lar aras>nda tampon bir devlet durumunda idi. Fatih'in hac yolu üzerindeki su bentlerini ve kuyular>n> tamir ettirme teklifi, Memlûk Sultan> Kay>tbay taraf>ndan iç ifllerine müdahale olarak alg>lam>fl ve reddedilmiflti. Böylece Memlûk-Osmanl> iliflkileri ilk defa Fatih Sultan Mehmet döneminde bozulmufl oldu. Memlûkler, II. Bayezid'in kardefli Cem Sultan ile yapt>¤> taht kavgas>nda Cem Sultan> desteklemifllerdi. Ayr>ca Dulkad>ro¤ullar> Beyli¤i üzerinde iki taraf>nda söz sahibi olmak istemeleri, gerginleflen iliflkileri savafla dönüfltürmüfltür. II. Bayezid döneminde alt> y>l süren Osmanl>-Memlûk savafllar> yap>lm>flt>r (1485). Bu savafllarda Osmanl>lar, Tarsus ve Adana'y> alm>fllarsa da, Dulkad>ro¤ullar>n>n Memlûklerin yan>nda yer almalar>, Osmanl> kuvvetlerinin yenilmesine neden olmufltur. Bu savafllar>n sonucunda her iki tarafta birbirlerine karfl> bir üstünlük sa¤layamam>fllar ve Tunus hükümdar>n>n arabuluculu¤u sayesinde bar>fl yap>lm>flt>r (1491). Yavuz Sultan Selim'in Çald>ran Zaferi (1514) dönüflü Dulkad>ro¤ullar> Beyli¤ine son vermesi (1515) iliflkilerin yeniden bozulmas>na neden olmufltur. M>s>r seferine ç>kan Yavuz Sultan Selim, Halep civar>nda Mercidab>k denilen yerde, Memlûk Sultan> Kansu Gavri (Gurî)'nin ordusu ile yapt>¤> savafl> kazanarak onu yenmifltir (1516). Bu savafl s>ras>nda Kansu Gavri ölmüfl, Halep ve fiam da ele geçirilerek Suriye Osmanl> topraklar>na kat>lm>flt>r. Ordusunu yeniden düzenleyen Yavuz Sultan Selim ertesi y>l tekrar M>s>r seferine ç>km>flt>r. Bu s>rada Memlûk taht>nda Tumanbay (Tomanbay) bulunuyordu. Kahire'nin

127

TAR<H 6

do¤usunda Ridaniye'de yap>lan savafl> yine Osmanl>lar kazanm>flt>r (1517). Böylece Devlet-üt-Türkiye de denilen Memlûk Devleti y>k>lm>flt>r. Yap>lan bu savafl>n sonucunda M>s>r topraklar> Osmanl>lar>n eline geçmifltir.

Memlûk-Osmanl> iliflkileri ilk defa hangi Osmanl> hükümdar> döneminde bozulmufltur? Osmanl> hükümdar> II. Bayezid döneminde yap>lan Osmanl>-Memlûk savafllar>n>n sebepleri nelerdir? Osmanl> hükümdar> Yavuz Sultan Selim'in M>s>r seferinin sonuçlar> nelerdir? Ridaniye Savafl> ne zaman ve kimler aras>nda yap>lm>flt>r? Sonucu nedir? Dulkad>ro¤ullar> Beyli¤ine hangi devlet son vermifltir? Memlûklerde Kültür Ve Uygarl>k Devlet Yönetimi: Memlûkler, devlet yönetiminde Büyük Selçuklular ile Mo¤ollar> örnek alm>fllard>r. Osmanl>lar hariç tutulursa Türk tarihindeki en güçlü yönetim teflkilat>n> Memlûkler kurmufllard>r. Devlet yönetimindeki esas teflkilatlanmay> ise Sultan Baybars gerçeklefltirmifltir. Memlûkler askerî bir yönetim kurmufl olmalar>ndan dolay>, Memlûk sultanlar> tamamen Türklerden oluflan Memlûk ordusunun önde gelen komutanlar> taraf>ndan seçilirdi. Bu seçimin bir sonucu olarak da sultanl>k, babadan o¤luna geçemezdi. Sultan seçiminde âdil, bilgili, erdemli, cesur ve cengâver olma gibi özellikler aran>rd>. <lk önceleri Abbasi halifeleri, Sultan Baybars'tan sonra da Kahire halifeleri menflur vermek suretiyle Memlûk sultanlar>n>n sultanl>klar>n> onaylam>fllard>r. Memlûk sultanlar>n>n yaz>l> emirlerine sultaniyet denilirdi. Sultaniyetlerin alt>na sultan>n ismini belirten ve imzas> yerine geçen tu¤ralar> çekilirdi. Sultanlar, Kahire yak>nlar>ndaki Kalatü'l Cebel Saray>'nda yaflarlard>. Bu saray>n etraf> surlarla çevrili idi. Surlarla çevrili olan kalede 12 k>flla bulunuyordu. Her bir k>fllada da yaklafl>k 1000 asker olmak üzere toplam 12.000 asker yafl>yor ve saray>n güvenli¤ini sa¤l>yordu. Memlûk sultanlar>, Erbab-> seyf (k>l>ç sahipleri) denilen yüksek dereceli emirlerden meydana gelen divan ile devlet ifllerini yürütürlerdi. Tamam> komutanlardan oluflan erbab-> seyfin yönetti¤i bafll>ca önemli memurluklar flunlard>r: Naib-i saltanat: Sultan vekili idi. Emir-i Kebir: M>s>r'da bulunan ordunun baflkomutan>d>r. Reis-i nevbet: Sultana ait memlûk askerlerinin (kap>kulu askerlerinin) komutan>d>r. Emir-i silah: Sultan>n silahlar>n> tafl>yan ve silahhaneyi koruyan görevlidir. Emir-i meclis: Sultan>n protokol görevlisidir. Devâddâr veya Dividdâr: Sultan taraf>ndan baflkalar>na yaz>lan mektup ve di¤er yaz>flmalar> yazan görevlidir. Üstadüddâr: Sultan>n gelir ve giderlerine bakan ve hizmetçilerin yöneticisi olan kiflidir. Hacibülhüccap: Askerlerle ilgili tüm iflleri kontrol eden ve emirlerle askerler aras>nda ç>kan anlaflmazl>klar> çözümleyen görevlidir. Emir-i Âhûr: Sultan>n atlar>na bakan görevlidir. Nakibülceyfl: Törenlerde ve yoklamalarda askerlerin düzenleri ve k>yafetlerinden sorumlu idi. Mihmandar: Sultana gelen elçileri ve di¤er misafirleri karfl>layarak onlarla ilgilenen görevli idi.

128

TAR<H 6

Memlûklerde devlet yönetiminde sivil memurlar da bulunuyordu. Bunlara erbab-> kalem (kalem sahipleri) denilirdi. Kalem sahipleri ordu, maliye, vak>f ve yaz> ifllerini yürütürlerdi. Bu görevlere Müslümanlardan baflka Hristiyan ve Musevilerden de al>nanlar olurdu. Erbab-> kalem grubundan baz> görevliler flunlard>r: Vezir: Devletin mali iflleri ile ilgilenirdi. Ayr>ca sultan>n fermanlar>na tu¤ras>n> çekerdi. S>r kâtibi: Önemli bir sivil memurluk olan s>r kâtipli¤i, dönemin bilginleri aras>ndan seçilirdi. Bu kiflilerin güvenilir ve s>r saklayan kifliler olmas>na dikkat edilirdi. Tayin kararnameleri, elçilik yaz>flmalar>, yaz>lar>n ilgili dairelere gönderilmesi s>r kâtiplerinin görevleri aras>nda idi. Naz>r-> ceyfl: Hassa kuvvetlerinin (sultan köleleri-kap>kulu askerleri) giyim, kuflam ve maafllar> ile ilgilenirdi. Müflrif-i memalik: Devlet dairelerindeki ifllerin kanunlara uygun yap>l>p yap>lmad>¤>n> kontrol eden görevli idi. Memlûk Devleti'nin topraklar> eyaletlere (valiliklere) ayr>lm>flt>. En önemli eyaletler baflta fiam olmak üzere, Halep, <skenderiye, Hama, Trablusflam, Safed ve Kerek idi. Bu eyaletlerin bafl>na, sultan taraf>ndan naib-i sultan denilen genel valiler atan>rd>. Eyaletlerde de baflkentte bulunan teflkilat>n bir benzeri bulunurdu. Eyaletler sancak ve kazalara ayr>l>yordu. Bunlar>n bafl>ndaki yöneticilere de naip deniliyordu. Ordu: Memlûk ordusunun esas>n> Kafkasya ve K>pçak bozk>rlar>ndan getirilen Türk gençleri oluflturuyordu. Memlûk ordusu sultan>n muhaf>z birli¤i, t>marl> askerler, emirlerin askerleri ve yard>mc> kuvvetlerden meydana geliyordu. Nil Nehri üzerinde bulunan Ravza adas>nda yetifltirilen ve saray köleleri de denilen muhaf>z birlikleri ordunun çekirde¤ini oluflturuyordu. Sultana hizmet eden memlûkler iki s>n>ft>. Birinci s>n>f, sultan>n flahs>na ait memlûklerdi. Sultan tahttan indirildi¤inde veya öldü¤ünde bu memlûkler de görevden al>n>r, saraydan uzaklaflt>r>larak di¤er emirlerin hizmetine verilirdi. <kinci s>n>ftaki sultan memlûkleri ise saltanat hizmetinde bulunurlar, sultan de¤iflti¤inde veya öldü¤ünde görevlerinde kal>rlard>. T>marl> askerler, t>mar sahiplerinin özel olarak yetifltirdi¤i askerlerdi. Kendilerine t>mar (ikta) verilen sultan>n komutanlar> ve emirlerin çocuklar> topraklar>ndan elde ettikleri gelirlerinin üçte biri ile geçinirler, üçte ikisi ile de asker yetifltirirlerdi. Memlûk ordusunun en kalabal>k bölümünü, emirlerin yetifltirmek zorunda bulunduklar> köle askerler (T>marl> askerler ) olufltururdu. Bunlar>n d>fl>nda beylerin besledikleri askerler de vard>. Bunlarda iktal> idiler. Ayr>ca valiler de düzenli asker beslemek zorunda idiler. Memlûk Devleti'nin Akdeniz ve K>z>ldeniz'de donanma gücü de vard>. Fakat bu donanmalar kara ordusu kadar güçlü de¤ildi. Savafl kararlar>, sultan>n baflkanl>¤>n> yapt>¤> flûra taraf>ndan verilirdi. Orduya bizzat sultan veya emirlerden biri komuta ederdi. Memlûk ordusu tamamen atl> birliklerden olufluyordu. Ayr>ca gerek askerî teflkilatta, gerekse devlet yönetiminin çeflitli alanlar>nda düzenli olarak iflleyen bir posta teflkilat> kurulmufltu. At, çok h>zl> gidebilen hecin develeri ile güvercinlerin kullan>ld>¤> posta teflkilat>, o dönem için oldukça ileri düzeyde idi. Toprak Yönetimi: Memlûk Devleti'nde çöller, batakl>klar, tar>ma elveriflli olmayan araziler ile mülk arazi d>fl>nda kalan yerlere devlet topra¤> anlam>na gelen arazi-i emirîye denirdi. Bu arazilerin mülkiyeti devlete aitti. Bu topraklar askerlere

129

TAR<H 6

geçimlerini sa¤lamak amac>yla dirlik olarak verilirdi. Ayr>ca vak>f topraklar> da vard>. Vak>f arazileri hanedan üyeleri ile varl>kl> kiflilerin hay>r amac>yla vakfettikleri topraklard>. Bu topraklar sat>lamaz, devredilemez ve amac>n>n d>fl>nda kullan>lamazd>. Mülk arazisi ise sultan>n baflar>l> gördü¤ü yöneticilere, miri araziden verdi¤i topraklard>. Bu topraklar özel mülkiyet oldu¤u için al>n>p sat>labilir ve miras olarak da b>rak>labilirdi. Memlûk topraklar>n>n büyük bir k>sm> has ve t>marlara ayr>l>r; hükümdar, emir, bey ve reislere ikta olarak verilirdi. Bunlara da sahib-i arz denilirdi. Bu iktalar, sahip-i arza ya ömür boyu ya da belli bir süre için verilirdi. <ktalarda yaflayan halkta öflür ad> verilen vergisini ikta sahibine verirdi. XIV. yüzy>l ortalar>ndan itibaren ikta al>m sat>mlar>n>n bafllamas> nedeniyle bu sistem bozuldu. Zamanla arazi-i emirîyeler küçüldü. Bu durum Memlûk ordusundaki asker say>s>n> da azaltt>. Devlete ait olan topraklar>n flah>slar>n ellerine geçmeye bafllamas>yla devletin gelirleri de azalm>flt>r. Adalet Teflkilat>: Memlûk sultanlar> haftan>n belli günlerinde Divan-> Mezalim'de bulunur, burada halk>n flikâyetlerini dinlerdi. Bu mahkemeye ayn> zamanda Dârül adl'da denirdi. Darül adl, Memlûklerde en yüksek mahkeme idi. Bu mahkemeye fiafiî, Hanefî, Malikî ve Hanbelî mezheplerinin imamlar> da kat>l>rd>. Bunlara Kad-il Kudat denirdi. Kad-il kudat en yüksek dinî makamd>. Görev alan>na fleri ve hukuki davalar girerdi. Bu mahkemelerde ayr>ca dört mezhebin müftüleri de bulunurdu. Onlarda fleri ifller hakk>nda fetva vermekle görevli idi. Ordudaki askerlerle ilgili davalara da kad> askerler bakard>. Dil: Memlûk Devleti'nin resmi dili Arapça idi. Sarayda ve orduda ise Türkçe konuflulurdu. Halk>n ço¤u Arap oldu¤undan en çok konuflulan dil de Arapça idi. Ekonomi: Memlûk Devleti'nin bafll>ca gelir kaynaklar> tar>m ürünlerinden al>nan öflür, cizye, emlak vergisi, ticaretten al>nan vergiler ve gümrük gelirleri idi. Devlet savafl zamanlar>nda ve ekonomik aç>dan zor durumda kald>¤>nda halk>n mallar>na el koyabiliyor, bu mallar> istedi¤i fiyattan sat>n alabiliyordu. Devlet, elde etti¤i gelirleri askerlerin ve memurlar>n maafllar>n>n ödenmesinde, ulafl>m yollar>n>n yap>lmas> ve onar>lmas>nda, köprülerin ve su kaynaklar>n>n yap>lmas>nda, savafl giderlerinin karfl>lanmas> ile mimari eserlerin yap>m>nda kullan>rd>. Memlûk ekonomisinin güçlü olmas>n>n nedeni ticaretti. Çünkü ülke topraklar> Hindistan'dan Avrupa'ya uzanan Baharat Yolu üzerinde bulunuyordu. Avrupal> tüccarlar, do¤u ülkeleri ile Hindistan'dan ald>klar> mallar> M>s>r üzerinden kara ve deniz yolu ile ülkelerine götürüyorlard>. Bu mallar içinde devlete gümrük ödüyorlard>. Özellikle Trablusflam, <skenderiye, fiam, Yafa, Akka ve Kahire önemli ticaret merkezleri idi. XI. yüzy>l sonlar>nda Avrupal>lar>n Ümit Burnu yoluyla Hindistan'a ulaflmalar> Baharat Yolu'nun eski önemini kaybetmesine neden olmufltur. Böylece M>s>r ve Suriye limanlar> eski canl>l>klar>n> kaybetmifltir. Bunun sonucunda hazine büyük bir gelirden mahrum kalm>fl ve bu da Memlûk Devleti'nin y>k>lmas>nda en büyük etkenlerden biri olmufltur. Ayr>ca Memlûklerde el sanat> da geliflmiflti. Memlûk halk> dokumac>l>k, demircilik, dericilik ve cam iflçili¤i ile silah yap>m>ndan da geçimini sa¤larlard>.

130

TAR<H 6

Bilim ve Sanat: Memlûkler döneminde Türkçe, M>s>r ve Suriye'de yayg>n bir dil haline gelmiflti. Resmî yaz>flmalar Arapça olmakla birlikte, konuflma dili Türkçe idi. Türkçe bilmeyen kiflilerin devlet yönetiminde yükselmesi mümkün de¤ildi. Bu dönemde sultanlar ad>na Türkçe eserler yaz>ld>¤> gibi, di¤er dillerden de Türkçeye çeviriler yap>lm>flt>r. Memlûk Sultan> Kansu Gavri, Türkçe yazd>¤> fliirleriyle tan>n>rd>. Memlûkler döneminde mimari çok geliflmiflti. Bugün Kahire'de bulunan pek çok mimari eser, Memlûkler taraf>ndan infla edilmifltir. Memlûkler dönemine kadar mimari alanda <ran etkisi egemen iken, Memlûklerle birlikte bu alanda Türk etkisi daha a¤>r basm>fl ve M>s>r ile Suriye'de yap>lan mimari eserlerde kendini göstermifltir. Memlûk mimarisinin en güzel örnekleri türbeler, camiler, medreseler, hastaneler, hamamlar, su kemerleri ve çeflmelerdir. Bilime önem veren sultanlar ve devlet adamlar>, açt>klar> medreseler sayesinde bilimin geliflmesi için gayret göstermifllerdir. Sultan Baybars kendi ad>yla an>lan camiyi ve Kahire'deki Zahiriye Medresesi'ni yapt>rm>flt>r. Sultan Kalavun ise Kahire de Moristan ad>yla büyük bir külliye infla ettirmifltir (Resim 4­4). Moristan'da; türbe, medrese, cami ve hastane gibi mimari eserler vard>. Sultan Hasan taraf>ndan yapt>r>lan külliye de cami ve medreseden olufluyordu.

Resim 4­4 : Kahire'deki Kalavun Moristan>

Memlûklerden kalma di¤er önemli eserler aras>nda Sultan Berkuk Türbesi ve Medresesi (Resim 4­5), Sultan Kay>tbay Camii ve Medresesi ile Nasiriye Medresesi, Müeyyed Camisi ile Kahire, Halep, Birecik Kaleleri say>labilir. Memlûk mimarisinde kullan>lan tafl, mermer ve tu¤la ile çok renkli ve hofl bir görünüm kazanm>flt>r. Memlûkler, yapt>klar> mimari yap>lar>n d>fl cephelerini kabartmalar ve oymalarla süslemifllerdir. Ahflap iflleri genellikle sedef ve fildifli kakmal> ve geometrik bezemelidir.

131

TAR<H 6

Resim 4­5 : Kahire'deki Sultan Berkuk Türbesi ve Medresesi

Sultaniyet nedir? Erbab-> seyfin yönetti¤i bafll>ca önemli memurluklar hangileridir? Memlûklerde sivil memurlardan olan s>r kâtibinin özellikleri ve görevleri nelerdir? Memlûk sultan>n>n vekili kimdir? Nakibülceyfl ve Mihmandar isimli memurlar>n görevleri nelerdir? Memlûk Devleti'nin en önemli eyaletleri hangileridir? Memlûk ordusunu hangi s>n>flar oluflturuyordu? Arazi-i emirîye nedir? Dârül adl nedir? Memlûk Devleti'nin bafll>ca gelir kaynaklar> nelerdir? Memlûklerden kalan en önemli mimari eserler nelerdir? 4­ MO/OL <MPARATORLU/U Mo¤ollar Türklerin genellikle Tunguz ad>n> verdi¤i Mo¤ollar, güneyde Çin Seddi'nden kuzeyde Baykal Gölü'ne kadar olan sahada, siyasi birlikten yoksun olarak kabile hayat> yafl>yorlard>. Avc>l>k ve hayvanc>l>kla geçinen bu kabileler, uzun y>llar Hun, Göktürk ve Uygur Türklerinin egemenlikleri alt>nda yaflam>fllard>r. XII. yüzy>l>n sonlar>nda Mo¤olistan ve civar>ndaki bölgelerde yaflayan ve birbirleriyle mücadele halinde olan en güçlü boylar Keraitler, Naymanlar, Merkitler, Oyratlar ve Mo¤ollard>. Mo¤ollar, ilk zamanlarda di¤er boylar aras>nda güçlü ve tan>nm>fl bir boy olmamakla birlikte, bu kabileler Cengiz Han taraf>ndan bir yönetim alt>na al>nd>ktan sonra, genel bir millî isim olarak Mo¤ol ismi kabul edilmifltir.

132

TAR<H 6

Cengiz Han ve Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun Kuruluflu As>l ad> Temuçin olan Cengiz, 1155 y>l>nda Mo¤olistan'da do¤mufltur. Mo¤ol kabile reislerinden Yesügey'in o¤lu olan Temuçin, babas> öldü¤ünde henüz 12 yafl>nda idi. Babas>ndan hiç bir fley kalmayan Temuçin, annesi Ulunike ve kardeflleriyle çok zor günler yaflam>flt>r. Devletinin temelini çok geç atabilen Temuçin, bu yüzden fetihlere de geç bafllayabilmifltir. Boylar aras>ndaki savafllarda baflar>l> olan Temuçin, daha sonra Merkitleri, Keraitleri ve Noymanlar> yenmifltir. Çeflitli Mo¤ol kabilelerinin birleflerek, Temuçin'e karfl> hükümdar olarak seçtikleri Camuka'y> 1204 y>l>nda etkisiz hale getirerek Mo¤olistan'>n tamam>na hâkim olmufltur. 1206 y>l>nda Mo¤ol reislerinin bir araya geldi¤i kurultayda Temuçin, Çingiz (Cengiz) ismini ve han unvan>n> alarak Mo¤ol Devleti'ni kurmufl, kendisine de Karakurum flehrini merkez yapm>flt>r (Harita 4 - 4).

Harita 4 - 4 : Mo¤ol <mparatorlu¤u

Mo¤ollar ilk zamanlarda nerelerde yaflam>fllard>r? En önemli Mo¤ol boylar>n>n isimleri nelerdir? Cengiz Han kimdir? Nas>l ve ne zaman ka¤an seçilmifltir? Mo¤ol Devleti'nin baflkenti neresidir? Cengiz Han'>n Fetihleri Cengiz Han, düzenli ve disiplinli ordusu ile k>sa zamanda, Mo¤olistan'daki hâkimiyetini güçlendirdikten sonra, K>rg>zlar> itaat alt>na ald> ve 1209 y>l>nda da Do¤u Türkistan'daki Turfan Uygur Devleti'ne son verdi. Karluklar ise savaflmadan Cengiz Han'>n hâkimiyetini tan>m>fllard>r. 1211 y>l>nda Merkit ve Nayman adl> iki Mo¤ol kabilesini de hâkimiyeti alt>na alan Cengiz Han, böylece Harzemflahlar Devleti ile komflu olmufltur.

133

TAR<H 6

Cengiz Han, 1211­1216 y>llar> aras>nda Çin'e karfl> birçok sefer düzenlemifltir. Kuzey Çin'deki Hitay ve Tangutlar> yenerek baflkentleri Pekin (Hanbal>k)'i 1211 y>l>nda fethetmifltir. Cengiz Han baflkenti Karakurum'a dönerken Çin'in zenginliklerini ve bilim adamlar>n> da yan>nda götürmüfltür. 1218 y>l>nda Cengiz Han, Harzemflahlar Devleti'nin hükümdar> Muhammed Harzemflah döneminde bir Mo¤ol ticaret kervan>n>, ticaret yapmak düflüncesi ile Harzemflahlara göndermifltir. Ancak Harzemflahlar>n Otrar valisi <nalc>k, kervandakilerin casusluk yapt>klar> düflüncesiyle hepsini öldürtmüfl ve mallar>na da el koydurmufltur. Bu olay> haber alan Cengiz Han, Harzemflahlar>n hükümdar> Muhammed Harzemflah'tan, Otrar valisini cezaland>rmak için kendisine verilmesini ve zarar>n da tazmin edilmesini istemifltir. Ancak bu teklif Harzemflahlarca reddedilmiflti. Bunun üzerine Cengiz Han'da 1219­1220 y>llar>nda Harzem Seferi'ne ç>kt>. Bu seferde Otrar, Buhara, Semerkant ve Gürgenç gibi flehirler al>narak tahrip edildi. Yoluna devam eden Cengiz Han Maveraünnehir'i geçerek Hazar Denizi'nin güney ve kuzeyinden iki kol halinde Do¤u Avrupa'ya kadar gitmifltir. Burada da Alanlar> ve K>pçaklar> yenen Cengiz Han, daha sonra da Horasan ve Gazne üzerinden <ndus k>y>lar>na inerek Pençap'> (Kuzey Hindistan) istila etmifltir. Güney Çin'deki kar>fl>kl>klar üzerine Mo¤olistan'a dönen Cengiz Han, 1227 y>l>nda ölmüfltür. Cengiz Han öldü¤ünde, kurdu¤u devletinin s>n>rlar> do¤uda Çin Denizi'nden bat>da Almanya s>n>rlar>na, kuzeyde Sibirya'n>n orta bölgelerinden güneyde Himalaya da¤lar>na kadar uzan>yordu. Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun Parçalanmas> Cengiz Han, ölmeden önce ülkesini dört o¤lu aras>nda paylaflt>rm>flt>. Mo¤ol töresine göre en büyük o¤ul ülkenin en uzak k>sm>n>, en küçük o¤ul da ata oca¤>n> al>rd>. Cengiz, büyük o¤lu Cuci'ye Ukrayna'dan Aral gölüne kadar uzanan Do¤u Avrupa ve Kuzey Türkistan topraklar>n>, Ça¤atay'a Do¤u Türkistan ve Maveraünnehir'i, Ögeday'a ülkenin do¤u topraklar> olan Çungarya'y>, Tuluy'a da baba oca¤> yani Mo¤olistan ve Kuzey Çin'i vermiflti. Cengiz Han ölünce yerine, vasiyeti gere¤i o¤lu Ögeday geçti. Ögeday döneminde Kore al>nd>. Kuzey Çin tamamen <mparatorlu¤a ba¤land>. Rusya ve bütün Do¤u Avrupa istila edildi. 1241 y>l>nda Ögeday'>n ölümüyle ülkeyi 1246 y>l>ndaki Kurultay toplant>s>na kadar kar>s> Töregene yönetmifltir. Daha sonra Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun bafl>na, ka¤an seçilen Tuluy'un o¤lu Mengü geçmifltir. Mengü, kardeflleri Kubilay ve Hülâgü ile Çin ve Orta Do¤u'nun fethine devam etmifltir. 1258 y>l>nda Cengiz Han'>n torunu Hülâgü, <ran ve Irak'a sefer düzenleyerek Abbasi halifeli¤ini ortadan kald>rm>flt>r. Cengiz'in torunu Kubilay'>n devlet merkezini Karakurum'dan Pekin'e tafl>mas> ve merkezi otoritenin de giderek zay>flamas>yla, Mo¤ol <mparatorlu¤u topraklar> üzerinde dört büyük devlet ortaya ç>km>flt>r. Cengiz Han'>n o¤ullar> ve torunlar> taraf>ndan kurulan bu devletler; Kubilay Hanl>¤>, Ça¤atay Hanl>¤>, Alt>n Orda Devleti ve <lhanl> Devleti'dir (Harita 4­5).

134

TAR<H 6

Harita 4­5 : Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun Parçalanmas>

Cengiz Han hangi devlet ve kabilelerle siyasi iliflkiler kurmufltur? Cengiz Han'>n Harzem Seferi'nin nedeni nedir? Cengiz Han, ülkesini çocuklar> aras>nda ne flekilde paylaflt>rm>flt>r? Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun topraklar> üzerinde kurulan yeni devletler hangileridir? Kubilay Hanl>¤> (1280­1368) Cengiz Han, ülkenin do¤u topraklar>n> Ögeday'a b>rakm>flt>. Ögeday'>n ölümünden sonra o¤lu Kiyûk ka¤an seçildi. Kiyûk'un anî ölümü üzerine 1251'de toplanan kurultayda Tuluy'un o¤ullar> olan Mengü ve Kubilay bafla geçtiler. Büyük Ka¤an Mengü'nün 1259'da ölümüyle yerine geçebilecek olan kardeflleri Kubilay, Hülâgü ve Ar>k Bu¤a aras>nda taht kavgas> ç>km>fl ve bu mücadeleyi Kubilay kazanm>flt>r. Çin'e yerleflen Kubilay, Çin âdetlerini benimsedi. Devlet merkezini Karakurum'dan Pekin'e tafl>d>. Cava ve Malay yar>madas>n> ele geçirdi. Güney Çin'e seferler düzenledi ve hâkimiyeti alt>na ald>. Kubilay, büyük ka¤an oldu¤undan dolay>, di¤er Mo¤ol topraklar>n> da kendisine ba¤l> kabul ediyordu. Ancak onun Çin'den d>flar> hiç ç>kmamas>, di¤er Mo¤ol hanlar>n>n hofluna gitmiyordu. Bu yüzden Kubilay'a karfl> bafllat>lan savafllar, Kubilay'>n 1294 y>l>nda ölümünden sonra da devam etmifltir. Sonunda Kubilay Hanl>¤>; Alt>norda, <lhanl> ve Ça¤atay Hanl>¤>yla olan ba¤lar>n> kopararak tamamen ba¤>ms>z hareket etmeye bafllam>flt>r. Kubilay Hanl>¤>, Çin'de kuruldu¤u için Türkleflmeyen ve <slamiyeti kabul etmeyen tek Cengiz koludur. Buna karfl>l>k Kubilay Hanl>¤>nda Budizm, Hristiyanl>¤>n Nasturi ve Katolik mezheplerine inananlar ço¤unlukta idi.

135

TAR<H 6

Venedikli gezgin Marko Polo (Marco Polo), Papan>n mektubunu Kubilay Han'a getiren babas> ve amcas> ile birlikte Çin'e gelmifl ve uzun süre Mo¤ollar>n diplomat> ve elçiliklerinde üye olarak çal>flm>flt>r. 20 y>la yak>n bir süre Çin'de kalan Marko Polo, Çin'i gezme imkân> da bulmufl ve 1295 y>l>nda Venedik'e döndükten sonra yazd>¤> ünlü seyahatnamesinde gezdi¤i yerleri anlatm>flt>r. 1368'de vatansever Çinliler, Mo¤ollara karfl> bafllatt>klar> mücadele sonunda, Çin'deki Mo¤ollar> ülkelerinden ç>kararak Kubilay Hanl>¤>'na son vermifllerdir.

Kubilay Han döneminde nereler ele geçirilmifltir? Kubilay Han'>n Çin'e yerleflmesinin sonuçlar> neler olmufltur? Marko Polo (Marco Polo) kimdir? Kubilay Hanl>¤> ile ilgisi nedir? Ça¤atay Hanl>¤> (1227­1369) Cengiz Han'>n paylaflt>rd>¤> topraklardan olan Do¤u ve Bat> Türkistan o¤lu Ça¤atay'>n pay>na düflmüfltü. Bu topraklar>n içerisinde Maveraünnehir, Balkafl Gölü ve çevresi ile Uygurlar>n ülkesi olan Beflbal>k'>n bat> k>s>mlar> yer al>yordu. Ça¤atay ve ailesi ilk zamanlarda yönetimde söz sahibi de¤ildi. Bu dönemde Ça¤atay'>n pay>na düflen topraklar, büyük ka¤an ad>na emirler ve komutanlar taraf>ndan yönetilmifltir. Mo¤ol Ka¤an> Mengü'nün ölümünden sonra, Ça¤atay'>n çocuklar> 1264 y>l>ndan itibaren Maveraünnehir'e yerleflerek, Horasan'dan Mo¤olistan'a kadar uzanan topraklarda büyük bir devlet kurmufllard>r. Cengiz'in o¤ullar>ndan sadece Ça¤atay'>n ad> devlete isim olmufltur. Ça¤atay taht>na geçen Tarma fiirin (1326­1333) döneminde <slamiyet kabul edilerek, Ça¤atay Hanl>¤>'n>n resmî dini olmufltur. <slamiyetin kabulü ile birlikte Ça¤atay Hanl>¤> h>zl> bir flekilde Türk Devleti haline gelmifl, XIV. yüzy>ldan itibaren de Mo¤olcay> b>rakarak Türkçeyi benimsemifllerdir. 1346 y>l>ndan sonra hanlar ile komutanlar aras>nda bafllayan mücadeleler, merkezî otoritenin zay>flamas>na neden olmufltur. Devletin bafl>nda her ne kadar Cengiz ailesine mensup bir han bulunmas>na ra¤men, yönetim emirlerin ve komutanlar>n elinde olmufltur. Ça¤atay Hanlar>ndan <lyas Hoca zaman>nda Timur, devletin içinde bulundu¤u kar>fl>kl>¤> f>rsat bilerek, devleti egemenli¤i alt>na alm>flt>r. 1369 y>l>nda Timur, Belh flehrinde düzenledi¤i bir törenle kendisini tüm Ça¤atay topraklar>n>n emiri ilan etmifltir. Fakat Timur, Cengiz soyundan olmad>¤> için Ça¤atay soyundan gelen Suyurgutmufl'u tahta ç>karm>fl ve ona fleklen ba¤l> kalm>flt>r. Suyurgutmufl'un ölümünden sonra tahta ç>kan o¤lu Mahmut'ta, her ne kadar Timur taraf>ndan han ilan edilmiflse de, Timur'un bir komutan> olmaktan ileri gidememifltir.

136

Ça¤atay Hanl>¤> <slamiyeti hangi hükümdar döneminde kabul etmifltir? Ça¤atay Hanl>¤> kim taraf>ndan y>k>lm>flt>r?

TAR<H 6

Alt>n Orda Devleti (1227­1502) Cengiz Han, büyük o¤lu Cuci'ye <rtifl Nehri'nin bat>s>nda kalan bölgeyi vermiflti. Cuci'nin babas>ndan önce ölmesi nedeniyle, Cengiz Han'da bu bölgenin yönetimini torunu Batu'ya vermifltir. Batu Han ve kardeflleri bu bölgeleri kendi aralar>nda paylaflm>fllard>r. Böylece ülkenin do¤u k>sm> Ak Orda'n>n, K>pçak Türklerinin topraklar> Batu Han'>n, <til Nehri'nin orta ve kuzey kesimleri Toktam>fl (Türk Temur)'>n ve Ural da¤lar>ndan Güney Sibirya'ya kadar olan bölge de fi>ban Han'>n pay>na düflmüfltü. Batu Han, Hazar Denizi'nin kuzeyindeki Saray fiehrini baflkent yaparak Alt>n Orda Devleti'ni kurmufl, kardeflleri de Batu Han'>n hâkimiyetini tan>m>fllard>r. Cengiz Han'>n ölümünden sonra 1235 y>l>nda toplanan kurultay, Do¤u Avrupa topraklar>n>n fethedilmesi karar>n> alm>fl, bu amaçla haz>rlanan ordunun bafl>na da Cuci'nin o¤lu Batu Han getirilmiflti. Bulgarlar>, Kumanlar>, Ruslar> ve Almanlar> yenilgiye u¤ratan Batu Han, <til Bulgar Devleti'ni ortadan kald>rarak (1237) Moskova, Don ve Dinyeper bölgelerini ele geçirmifltir. Ayr>ca 1240 y>l>nda Kiev'i ele geçiren Batu Han Polonya, Macaristan ve Dalmaçya k>y>lar>na kadar uzanan bir sefer düzenleyerek bat> seferini tamamlam>flt>r. Batu Han'dan sonra yerine Berke Han (1255­1266) geçmifltir. Berke Han döneminde devlet en parlak dönemini yaflam>flt>r. Ayr>ca Berke Han'>n <slamiyeti kabul etmesiyle Alt>n Orda Devleti Müslüman bir devlet olmufltur. Alt>n Orda Devleti, <slamiyeti kabul eden ilk Cengiz koludur. Türkistan ile kurulan ticari iliflkiler sonucunda, ülkenin gelir seviyesi artarak devletin ekonomik durumu güçlenmifltir. Bu dönemde Mo¤ol <mparatorlu¤u ile olan iliflkilerin zay>flam>fl olmas>n> f>rsat bilen Berke Han, Alt>n Orda Devleti'nin ba¤>ms>zl>¤>n> ilan etmifltir. 1312 y>l>nda bafla geçen Özbek Han ve ondan sonra tahta ç>kan kardefli Canibek Han dönemlerinde devlet mevcut gücünü korumufltur. Özbek Han zaman>nda tüm Alt>n Orda halk> Müslüman olmufltur. Canibek Han'da <lhanl>larla yapt>¤> baflar>l> savafllar sonucunda ünlenmifltir. Canibek Han'dan sonra ülkede ç>kan iç kar>fl>kl>klar Alt>n Orda Devleti'ni zay>flatm>flt>r (1380). 1380 y>l>nda Toktam>fl Han (1376-1395), Timur'un yard>mlar>yla tahta ç>km>flt>r. Ülkenin birli¤ini yeniden sa¤layan Toktam>fl Han, Ruslar> ve Litvanyal>lar> yenilgiye u¤ratarak, devletini eski güçlü dönemlerdeki durumuna getirmeye çal>flm>flt>r. Ancak, Timur ile anlaflmazl>¤a düflen Toktam>fl, Timur'la yapt>¤> Terek Savafl>'nda yenilerek Litvanya'ya kaçm>flt>r (1395). Timur'un Alt>n Orda Devleti'ne yapt>¤> sald>r>lar sonucunda devlet zay>flam>fl, bu da Ruslar>n zaman içinde güçlenerek ilerlemelerini kolaylaflt>rm>flt>r. Yo¤un iç kar>fl>kl>klara ra¤men Alt>n Orda Devleti birdenbire y>k>lmam>fl, zaman zaman kendini toparlamaya çal>flm>flsa da, topraklar> üzerinde K>r>m ve Kazan hanl>klar>n>n kurulmas>yla parçalanmaktan kurtulamam>flt>r (1502). Alt>n Orda Devleti'nin parçalanmas> sonucunda topraklar>nda ortaya ç>kan di¤er hanl>klar ise Sabir, Astarhan, Özbek, Buhara, Nogay, Hive, Hokand ve Kas>m d>r. En sonunda 1502'de K>r>m Han> Mengli Giray'a yenilen fieyh Ahmet'in ölümüyle Alt>n Orda Devleti y>k>lm>flt>r.

137

TAR<H 6

Batu Ka¤an kimdir? Batu Han döneminde nereler ele geçirilmifltir? Hangi hükümdar döneminde Alt>n Orda halk>n>n tamam> Müslüman olmufltur? Terek Savafl> kimler aras>nda ne zaman yap>lm>flt>r? Sonucu ne olmufltur? Alt>n Orda Devleti'nin parçalanmas>yla topraklar> üzerinde kurulan hanl>klar hangileridir? Alt>n Orda Devleti ne zaman kim taraf>ndan y>k>lm>flt>r? <lhanl> Devleti (1256­1336) Merkezi Tebriz olan <lhanl>lar Devleti, Cengiz'in torunu Hülâgü taraf>ndan <ran'da kurulmufltur. Devlet k>sa zamanda <ran, Irak, Azerbaycan ve Anadolu'ya hâkim olmufltur. Hülâgü Han, büyük hana ba¤l> oldu¤u için <l-Han unvan>n> alm>fl, bu nedenle kurdu¤u devlete de <lhanl>lar denmifltir. <lhanl>lar topraklar>n> geniflletmek amac>yla, Azerbaycan topraklar>n> elde etmek için Alt>n Orda Devleti'yle, Türkistan topraklar> için de Ça¤atay Hanl>¤> ile savaflm>fllard>r. <lhanl>lar 1243 y>l>nda yap>lan Köseda¤ Savafl>'yla Anadolu Selçuklular>n> yenerek hâkimiyetleri alt>na alm>fllard>r. Daha sonra Suriye ve Filistin'e yönelerek buralardaki beylikleri de ele geçirmifllerdir. Bundan sonra Orta Do¤u'da Memlûk-Mo¤ol mücadelesi bafllam>flt>r. 1260 y>l>nda Ayn Calûd Savafl>'nda Memlûkler, <lhanl>lar> yenilgiye u¤ratarak, onlar>n bat>ya do¤ru ilerleyifllerini durdurmay> baflarm>fllard>r. Hülâgü, 1258 y>l>nda Ba¤dat'> ele geçirerek Abbasi halifeli¤ine son vermifltir. Ba¤dat'ta büyük tahribat yapan Mo¤ollar, binlerce kifliyi öldürerek kütüphaneleri ve camileri de y>km>fllard>r. Ba¤dat'>n Mo¤ollarca istilas> bütün <slam dünyas>n> üzmüfltür. Ba¤dat'>n ele geçirilmesinden sonra Suriye'deki beylikler de <lhanl>lar>n egemenliklerini tan>m>fllard>r. <slam dünyas>na büyük zarar veren Hülâgü'nün Müslümanlara en büyük yarar>, Alamut Kalesi'ni ele geçirip Hasan Sabbah'> öldürerek Bat>nîleri da¤>tmas> olmufltur (1256). <lhanl>lar, Ahmet Teküdar (Tekudor) döneminden (1282­1284) itibaren <slamiyeti kabul etmeye bafllam>fllar, Gazan Mahmut Han (1295­1304) zaman>nda da <slamiyeti tamamen kabul ederek Müslüman bir devlet olmufllard>r. Ebû Said Bahad>r Han (1316­1335) zaman>nda bafllayan iç çat>flmalar nedeniyle devlet güç kaybetmeye bafllam>fl, Ebû Said Bahad>r'>n ölümüyle de devlet y>k>lm>flt>r (1336). Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun Dünya tarihindeki bafll>ca etkileri flunlard>r: <slam dünyas>nda ve Do¤u Avrupa'daki kar>fl>kl>klara son vererek, siyasi birlik ve istikrar> sa¤lam>fllard>r. Mo¤ol hâkimiyetinin sa¤lanmas> s>ras>nda pek çok flehir ve ülkeyi tahrip etmifller, fakat daha sonra ise yak>l>p y>k>lan flehirleri yeniden infla etmifllerdir. Ticaretin geliflmesi için çal>flm>fllard>r. <stila ve savafllar nedeniyle kapanan <pek Yolu'nu eski canl>l>¤>na kavuflturmufllard>r. Do¤u ve Bat> aras>ndaki ticaret karfl>l>kl> kültür al>fl verifline neden olmufl, Avrupal> tüccarlar ve misyonerler, <ran limanlar>ndan Hindistan limanlar>na ve Çin'e giden deniz yolundan yararlanm>fllard>r.

138

TAR<H 6

-

Maveraünnehir ve Horasan halk>n> Çin s>n>rlar>na yerlefltiren Mo¤ollar, <slamiyetin Orta Asya ve Uzak Do¤u'da yay>lmas>n> sa¤lam>flt>r. Mo¤ol istilas> ile Asya'dan Anadolu'ya yo¤un bir Türk göçü bafllam>fl, bunun sonucunda da O¤uz Türkleri ile Anadolu'daki Türk nüfusu ço¤alm>flt>r. Mo¤ollar devlet yönetimi konusunda da çeflitli milletlere örnek olmufllard>r. Mo¤ollar, bilim ve sanat>n geliflmesi için çal>flm>fllard>r. Özellikle <lhanl>lar ve Ça¤atay Hanl>¤> döneminde <slam kültür ve medeniyeti çok geliflmifltir.

<lhanl> Devleti nerede ve kim taraf>ndan kurulmufltur? Ayn Calûd Savafl> kimler aras>nda ve ne zaman yap>lm>flt>r? Alamut Kalesi'ni ele geçirip Hasan Sabbah'> öldürerek Bat>nîleri da¤>tan <lhanl> hükümdar> kimdir? <lhanl>lar, hangi hükümdar zaman>nda <slamiyeti kabul etmeye bafllam>fllard>r? Mo¤ollar>n Dünya tarihindeki etkileri nelerdir? Mo¤ol <mparatorlu¤u'nda Kültür ve Uygarl>k Devlet Yönetimi: Mo¤ollarda devlet yönetimi <slamiyetten önce kurulan Türk devletlerinde uygulanan ilkelere göre düzenlenmiflti. Ka¤an veya Han diye isimlendirilen Mo¤ol hükümdarlar> kurultay taraf>ndan seçilirdi. Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun k>sa zamanda geliflip büyümesinde, Cengiz Han taraf>ndan haz>rlanan Cengiz Yasas>'n>n önemli rolü olmufltur. Bu yasan>n esas>n> kat> bir disiplin ve ahlak anlay>fl> oluflturmaktayd>. Mo¤ollarda ve daha sonra kurulan Türk-Mo¤ol devletlerinde hükümdarl>k babadan o¤luna geçerdi. Bu, Tanr>'n>n hükümdar olan kimseye bahfletti¤i kut anlay>fl>ndan, kutun da kan yolu ile erkek çocuklar>na geçti¤inin kabul edilmesi inanc>ndan kaynaklanan eski Türk anlay>fl>na dayanmaktad>r. Hükümdar>n o¤ullar>ndan hangisi güçlü ise o tahta geçerdi. Türklerde oldu¤u gibi Mo¤ollarda da kurultay önemli bir devlet organ> idi. Kurultay>n baflkan> hükümdard>. Kurultayda savafl ve bar>fl konular>, halktan toplanacak vergiler ve hükümdar seçimleri görüflülürdü. Ka¤an>n ölümüyle yeni ka¤an>n seçilerek tahta ç>kar>lmas> töreninin yap>ld>¤> kurultay toplant>s> aras>ndaki süre bazen çok uzun olabilirdi. Bu sürede devleti ölen ka¤an>n kar>s> yönetirdi. Hakan>n yard>mc>s>na vezir denilirdi. Mo¤ollar aileye yasun derlerdi. Yasunlar>n birleflmesiyle aymag ve oboglar (obalar), oboglar>n birleflmesiyle irgen denilen afliretler (boylar>), afliretlerin birleflmesiyle de millet (el) olufluyor, millet de devleti meydana getiriyordu. Yasun ve oboglar> noyanlar idare ederdi. Noyan, genellikle komutan anlam>nda kullan>lm>flt>r. Noyan önceleri hem sivil, hem askerî yöneticileri ifade ederken, daha sonralar> sadece komutan anlam>nda kullan>lm>flt>r. Noyanlar>n yard>mc>lar>na da nöker denirdi. Mo¤ol <mparatorlu¤u'nda köleler de bulunurdu. Köleler genelde savafl esirleri idi ve bunlar kendi boylar>n>n özelliklerini korurlard>. Yararl>l>k gösteren köleler serbest b>rak>labilirdi.

139

TAR<H 6

Mo¤ol toplumunda kad>na gereken sayg> gösterilmifltir. Baba öldü¤ünde anne; aileyi, mal> ve mülkü idare ederdi. Koca ölünce kad>n onun hukukundan istifade edebilirdi. Hanedana mensup kad>nlar törenlere, ziyafetlere hatta bazen kurultaya da kat>labiliyorlard>. Törenlerde kad>nlar, hanedan içerisindeki konumlar>na göre hükümdar>n ve taht>n yan>nda yer al>rlard>. Mo¤ollarda devlet, hanedan>n ortak mal> say>ld>¤>ndan topraklar, ka¤an taraf>ndan hanedan>n erkek üyelerine köbegün (prens) paylaflt>r>l>rd>. Hanedan üyeleri de emirleri alt>ndaki noyanlarla büyük hana ba¤l> olarak bu topraklar> yönetirlerdi. Mo¤ollarda komuta zinciri; ka¤an-köbegün-noyan-nöker fleklinde idi. Köbegünler, kendilerine verilen topraklar>n sahibi olmakla birlikte vergiyi toplayamazlard>. Topraklar>n vergilerini, ka¤an taraf>ndan görevlendirilen darugaçin adl> memurlar toplard>. Darugaçinler toplad>klar> verginin belli bir miktar>n> köbegüne verirlerdi. Mo¤ollarda adalet ifllerine yarguc> denilen hâkimler bakard>. Cinayet, h>rs>zl>k, büyü, zina, kötülük yapmak ve çal>nm>fl mal saklaman>n cezas> idamd>.

Mo¤ollarda aileye ne isim verilmifltir? Noyan ve Nöker kimlere denilmektedir? Mo¤ollarda komuta zinciri nas>ld>r? Mo¤ollarda darugaçin adl> memurun görevi nedir? Ordu: Mo¤ol ordu sistemi, Büyük Hun <mparatoru Mete Han taraf>ndan bulunan onlu sisteme dayan>yordu. En büyük askerî birlik olan tümen, on bin kifliden meydana geliyordu. Tümenlerde bin, yüz ve on kiflilik gruplardan olufluyordu. Bu birliklerin bafl>nda da tümenbafl>-binbafl>-yüzbafl> ve onbafl> denilen komutanlar bulunurdu. En büyük askerî birlik olan tümenlerin bafl>nda genellikle hanedan ailesinden biri veya boy ve kabile beylerinden biri olan deneyimli bir komutan bulunurdu. Mo¤ol ordusunun ço¤unlu¤unu atl> birlikler (süvari) oluflturmakta ve ordu komutanlar>na da noyan ad> verilmekte idi. Mo¤ol ordusu de¤iflik iklim flartlar>nda ve arazide görev yapabilme yetene¤ine sahipti. Mo¤ol askerinin en çok kulland>¤> silahlar> ise k>l>ç, balta, demir gürz, kancal> m>zrak, ok ve yayd>. Çok disiplinli ve e¤itimli olan Mo¤ol ordusu, savafllarda Türklerin Turan takti¤ini baflar>l> bir flekilde uygularlard>. Kuflatma s>ras>nda direnen flehirler ele geçirilince, günlerce ya¤malan>r ve halk> da k>l>çtan geçirilirdi. Bar>fl dönemlerinde ordunun savaflç>l>k yeteneklerini korumas> için üç aya kadar süren sürek avlar> düzenlenirdi.

140

Mo¤ol ordusu nas>l teflkilatlanm>flt>r? Mo¤ollar hangi savafl takti¤ini baflar>l> bir flekilde uygulam>fllard>r?

TAR<H 6

Dil ve Edebiyat: Mo¤ollar ilk dönemlerde resmî dil olarak Mo¤olcay> kullanm>fllard>r. Mo¤ollar>n hâkim oldu¤u topraklardaki halk>n ço¤unlu¤unun Türk olmas>, k>sa zamanda Türkçenin yayg>nlaflmas>n> sa¤lam>flt>r. Ayr>ca Cengiz'in o¤lu Ça¤atay'>n topraklar>nda geliflen Türkçeye Ça¤atay Lehçesi denilmifltir. Ça¤atay Lehçesi, Orta Asya Türkçesinin k>smen Mo¤olcayla birleflmesiyle ortaya ç>km>fl bir lehçedir. Mo¤ollar, Cengiz Han döneminden bafllayarak en çok Uygur alfabesini kullanm>fllard>r. <slamiyetin kabulünden sonra da Arap alfabesi, Uygur alfabesi ile birlikte uzun süre kullan>lm>flt>r. Özellikle <lhanl> Mo¤ollar>nda Türk dili, Türk tarihi ve genel olarak Türk kültürü aç>s>ndan önemli eserler ortaya konmufltur. <lhanl>lar, <slamiyete girdikten sonra Müslüman - Hint hikâyeleri olan Kelile ve Dimne'yi Mo¤olcaya tercüme etmifllerdir. Ça¤atay Hanl>¤> döneminde yaflayan Rabguzî, Orta Asya Türkçesinin Harzem bölgesindeki önemli yazar> idi. O, K>sasü'l-Enbiyâ adl> eserinde peygamberlerin hayat hikâyelerini anlatm>flt>r. Alt>n Orda Devleti döneminde yaz>lan Husrev'ü fiirin Mesnevîsi'ni Kutup mahlas>n> (takma ad) kullanan bir flair yazm>flt>r. Mo¤ol devri edebiyat>n>n güzel bir örne¤i olan Husrev'ü fiirin Mesnevîsi, Alt>n Orda han> Tini bek Han ve kar>s> ad>na yaz>lm>flt>r. Bu eserde din d>fl> duygu ve düflünceler ile di¤er konular ifllenmifltir. Mesnevi: Her beyti ayr> uyakl> bir divan edebiyat> naz>m biçimi. Mo¤ollar zaman>nda tarih bilimi ve tarih yaz>c>l>¤> da geliflmifl ve önemli eserler meydana getirilmifltir. Türk ve Mo¤ollar>n genel tarihi olan ve <lhanl> vezirlerinden Reflîdüddin (1248­1318) taraf>ndan yaz>lan Cami-üt-Tevarih ile Cüveynî'nin üç cilt halinde Farsça yazd>¤> Tarih-i Cihangûfla bu dönemin ünlü eserlerindendir. Reflîdüddin eseri Cami-üt-Tevarih'te Türk, Mo¤ol, Çin, Hint ve bat> Avrupa kavimlerinin tarihlerini yazm>flt>r. Mo¤ol diliyle yaz>lan bu eserde ayr>ca O¤uz Ka¤an Destan>'ndan da bahsedilmifltir. Daha sonra bu eserin Farsça ve Arapça nüshalar> da yaz>lm>flt>r. Cüveynî ise eserlerini Mo¤olca, Farsça ve Arapça yazm>flt>r. Cüveynî, Hülâgü Han döneminin devlet adamlar>ndan birisidir. Üç cilt halinde yaz>¤> eseri Tarih-i Cihangûfla'n>n birinci cildinde Mo¤ollar>, ikinci cildinde Harzemflahlar tarihini ve onlarla Karahitaylar aras>nda yap>lan savafllar>, üçüncü cildinde de Hülâgü'nün <ran'a geliflini ve Bat>nîlerle olan iliflkilerini yazm>flt>r. Mo¤ollar>n Gizli Tarihi adl> eser ise son zamanlarda ortaya ç>kar>lm>flt>r. Ögeday Ka¤an zaman>nda (1243) yaz>lan bu eserde Cengiz Han'>n hayat> anlat>lmaktad>r. Mo¤ol devrinde yaflayan bir baflka tarihçi de Vassaf't>r. Vassaf, Mo¤ollar>n hizmetinde çal>flm>fl ve Tecziyet el-Emsâr ve Tecziyet el-â'sâr adl> eserini <lhanl> hükümdarlar>na sunmufltur. <lhanl>lar>n hizmetinde bulunmufl olan bir baflka tarihçi de Hamdullah Müstevfi'dir. Onun yazd>¤> eserler aras>nda; Tarih-i Güzide, manzum olarak kaleme ald>¤> Zafer-nâme ve co¤rafya ile ilgili Nüzhet el-Kulub say>labilir.

141

TAR<H 6

Mo¤ollar hangi alfabeleri kullanm>fllard>r? Ça¤atay Hanl>¤> döneminde yaflam>fl olan Rabguzî'nin eserinin ad> nedir? <lhanl> vezirlerinden olan Reflîdüddin'in yazd>¤> eserinin ad> ve konusu nedir? Cüveynî'nin üç cilt halinde yazd>¤> eseri Tarih-i Cihangûfla'n>n konusu nedir? <lhanl>lar döneminde yaflam>fl olan tarihçi Hamdullah Müstevfi'nin yazd>¤> eserlerin adlar> nelerdir? Toprak Yönetimi: Mo¤ollar askerî ikta topraklar> ile mülk olarak verilen topraklara suyurgal ad>n> vermifllerdir. Ayr>ca boylar>n kendi mülkleri olan topraklar> da vard>, bunlara da nutuk (yurd) derlerdi. Yeni fethedilen topraklar ka¤an>n mülkü say>l>rd>. Ka¤an>n hanedan üyelerine verdi¤i topraklara ise inçü (inci) deniliyordu. <kta olarak verilen bu inçü denilen topraklar>n vergilerini hanedan üyeleri toplayamazd>. Vergileri ka¤an taraf>ndan görevlendirilen darugaçin denilen görevliler toplard>. Ka¤anlar, komutanlar ve baflar>l> kiflilere mükâfat olarak toprak verebilirdi. Bu tür verilen araziye de kop> denirdi. Mo¤ollar askerî ikta sistemini uygulam>fllard>r. Askerî iktalara çerig yurdu ad>n> veren Mo¤ollar, bu topraklar>n gelirleriyle askerî birlikler at, cephane, silah, yiyecek, çad>r gibi ihtiyaçlar>n> karfl>larlard>. Askeri iktalar>n gelirini toplamaya sivil yönetim kar>flamazd>. Askerî iktalar üzerinde yaflayan köylüler, ürettikleri ürüne göre vergi verirlerdi. Askerler, belirlenen vergi d>fl>nda fazla vergi toplayamazlar, üretilen mallara da el koyamazlard>. Askerî iktalardaki düzeni bitikçi denilen görevliler kontrol ederdi. Halktan al>nan vergilerin bafl>nda arazi ve emlak vergileri gelirdi. Halk önceleri vergisini nakdî de¤il, hububat veya kumafl gibi fleylerle öderdi. Bu sistem Cengiz Han'>n ölümünden sonra da uzun süre uygulanm>flt>r. Çiftçilerden ürettikleri ürünün onda biri olarak al>nan vergiye kalan, göçebe halktan ise kopçur vergisi (yüz koyunda-bir koyun) al>n>rd>. Tamga vergisi ise tüccarlardan ve pazara getirilen mallardan al>n>rd>.

Nutuk, inçü ve kop> kavramlar>n> tan>mlay>n>z. Mo¤ollar döneminde halktan al>nan vergilerin bafll>calar> nelerdir? Ekonomik Hayat: XI. ve XIII. yüzy>llarda Mo¤ollar göçebe olarak yaflam>fllar, çobanl>k ve avc>l>kla geçinmifllerdir. Göçebeler genelde s>¤>r, koyun, keçi ve at beslerlerdi. Mo¤ollar>n bafll>ca serveti at sürüleri idi. Mo¤ollar at> ulafl>mda, savaflta ve avda kullan>rlard>. Keçe, kay>fl, urgan, araba, kap kacak gibi baz> eflyalar> kendileri yapan Mo¤ollar; eyer, koflum tak>mlar>, ok, yay, k>l>ç, z>rh, süngü gibi savafl araç ve gereçlerini de haz>rlarlard>. Mo¤ol <mparatorlu¤u'nun kurulmas>ndan sonra Mo¤olistan'>n ekonomisi de de¤iflmifltir. Mo¤ollar genifl topraklar üzerinde siyasi birli¤i sa¤lad>ktan sonra, uzun y>llar savafl ve istilalar nedeniyle kapanan <pek Yolu'nu yeniden canland>rm>fllard>r. Ticaret yollar> üzerinde güvenlik önlemlerini art>ran Mo¤ollar, yollara da kervansaraylar ve köprüler infla etmifllerdir.

142

TAR<H 6

Alt>n Orda Devleti zaman>nda özellikle Asya ile Güney Do¤u Avrupa ve Bat> Avrupa aras>nda yap>lan ticaret geliflmifltir. Kubilay Han, Cava ve Malay yar>madas>n> ele geçirdikten sonra <ran, Uzak Do¤u ve Hindistan aras>ndaki deniz ticaretinin geliflmesi için de çal>flm>flt>r. Mo¤ollar ticaretin yan> s>ra sanayi ve tar>ma da önem vermifllerdir. <lhanl>lar, tar>m>n geliflmesi için sulama kanallar> açm>fllar, köylüye tohumluk vererek onlar> teflvik etmifllerdir. Uygurlardan kâ¤>t para ve çek kullanmas>n> ö¤renen Mo¤ollar, al>flveriflte gümüfl külçeler de kullanm>fllard>r. Özellikle göçebeler aras>ndaki al>m sat>mlarda kumafl parçalar> para yerine kullan>lm>flt>r. Ayr>ca Mo¤ollar, devlet sermayesine dayal> ortak ad> verilen ticaret flirketleri kurmufllard>r. Devlet hazinesinden kredi alan bu ortaklara, büyük ticari kolayl>klar gösterilmifl ve onlar>n a¤>r vergiler alt>nda ezilmemeleri için gerekli olan önlemleri alm>fllard>r.

Göçebe Mo¤ollar>n ekonomileri neye dayan>yordu? Mo¤ollar ekonominin geliflmesi için ne gibi önlemler alm>fllard>r? Din ve <nan>fl: Mo¤ollar, Cengiz Han'dan önce ve Cengiz Han döneminde fiamanizm, Budizm, Hristiyanl>k ve Putperestlik inançlar>na sahiptiler. Cengiz Han'>n ölümünden sonra kurulan devletler, yavafl yavafl <slamiyetin etkisine girmifllerdir. XIII. yüzy>lda Alt>n Orda ve Ça¤atayl>lar, XIV. yüzy>lda da <lhanl>lar Müslüman olmufllard>r. Mo¤ollar>n büyük bir k>sm> Müslüman olduktan sonra zamanla Türkleflmifllerdir.

Mo¤ol halk> hangi dinleri benimsemifltir? Alt>n Orda ve Ça¤atay Hanl>¤> kaç>nc> yüzy>lda Müslüman olmufllard>r? Bilim ve Sanat: Cengiz Han dönemine ait sanat ve bilim ad>na herhangi bir eserden söz etmek oldukça zordur. Ancak Mo¤ol Devleti'nin parçalanmas> sonucunda ortaya ç>kan Türk-Mo¤ol devletlerinde, sanat ve bilim ile ilgili önemli eserler ortaya konmufltur. Mo¤ollarda, Müslüman olmaya bafllad>ktan sonra t>p, matematik, astronomi gibi bilim dallar>nda geliflmeler görülmüfltür. <lhanl> hükümdar> Hülâgü Han, Azerbaycan'>n Meraga flehrinde zaman>n en modern aletleri ile donat>lm>fl bir rasathane yapt>rm>flt>r. Nâs>rüddin Tûsi ve di¤er bilim adamlar> burada çal>flm>fllard>r. Mo¤ollar, bat>ya do¤ru yapt>klar> seferler s>ras>nda birçok ülke ve flehiri tahrip etmifllerse de, daha sonralar> tahrip olan bu flehirlerin yerlerine yenilerini kurmufllard>r. Tebriz, Rey ve Semerkant gibi yak>l>p y>k>lan flehirleri onarm>fllar, Tebriz ve Tarhan aras>nda Sultaniye ad>nda yeni bir flehir kurmufllard>r. XIV. yüzy>lda Mo¤ollar, <slam mimari tarz>n> kendilerinin ufak katk>lar>yla devam ettirmeye çal>flm>fllard>r. Mo¤ollar türbeler, Budist mabetleri, kervansaraylar, sulama kanallar>, köprüler ve medreseler infla etmifllerdir. Sultaniye flehrinde Olcaytu Han Türbesi, Tebriz'de Vezir Ali fiah Mescidi, Meraga yak>nlar>nda Serçem Kervansaray> Mo¤ol dönemi mimari eserlerinden en önemlileridir.

143

TAR<H 6

<lhanl>lar mimarinin yan>nda resim sanat>n>n geliflmesine de katk>da bulunmufllard>r. Bu dönemde yap>lan resimler, Çin ve Uygur etkisinde kalm>flt>r. Ayr>ca bu dönemde yap>lan çinilerde de Uygur ve Karahanl> etkilerinin a¤>r bast>¤> görülmektedir.

Mo¤ollar döneminde geliflen sanat dallar> nelerdir? Mo¤ollar>n Tebriz-Tarhan aras>nda kurmufl olduklar> flehrin ad> nedir? Mo¤ol dönemine ait mimari eserlerden en önemlileri hangileridir? 5­ T<MUR DEVLET< (1369­1507) Timur'un Ortaya Ç>k>fl> ve Timur Devleti'nin Kuruluflu Devletin kurucusu Timur, 1336 y>l>nda Semerkant yak>nlar>ndaki Kefl flehrinde do¤mufltur (Resim 4­7). Timur'un babas> olan Turagay, Ça¤atayl>lar içerisinde yer alan Barulas (Barlas) boyunun beyi idi. Timur'un do¤du¤u y>llarda Ça¤atay Hanl>¤> kar>fl>kl>klar içinde idi. Ülkenin hâkimiyeti Ça¤atay soyundan gelen emirlerin elinde bulunuyordu. Bu emirlerden birisi olan Emir Kazgan Semerkant'a tamamen hâkimdi. Timur'da bu s>rada Emir Kazgan'>n emrinde bulunuyordu.

Resim 4­6 : Timur Devleti Bayra¤>

Resim 4­7: Timur Han'>n Do¤du¤u fiehirdeki Heykeli

144

TAR<H 6

XIV. yüzy>l>n ikinci yar>s>nda Maveraünnehir bölgesi, hanlar aras>ndaki mücadeleye sahne olmufltu. Do¤u Türkistan'da hüküm süren Tu¤lak Timur Han, bu durumdan yararlanarak Maveraünnehir'i iflgal etmifl, bunun üzerine Timur'da Tu¤lak Timur'a ba¤l>l>¤>n> bildirerek onun hizmetine girmiflti. Daha sonra Timur, Kefl flehrinin emirli¤ine getirilmifltir. Bir süre sonra, Maveraünnehir'de tekrar kar>fl>kl>klar>n ç>kmas> üzerine Tu¤lak Timur Han, yeniden Maveraünnehir'e gelerek o¤lu <lyas Hoca'y> bu bölgeye vali tayin etmifl, Timur'u da onun atabeyi yapm>flt>. <lyas Hoca'n>n emrine verilen Timur, onun zalimce davran>fllar> karfl>s>nda kay>nbiraderi Emir Hüseyin ile birlikte Horasan'a gitmifltir. Büyük bir devlet kurma arzusu Timur'u Maveraünnehir'e geri döndürmüfltür. Timur, Emir Hüseyin ile birleflerek Kefl flehrini ele geçirip Maveraünnehir'e hâkim olmufllarsa da, daha sonra Timur'un Emir Hüseyin ile aras> aç>lm>flt>r. Bunun üzerine Belh'i kuflatan Timur, Emir Hüseyin'i etkisiz hale getirerek kendisini emir ilan etmifl ve hükümdarl>k taht>na oturmufltur (1369) (Harita 4­6) (Resim 4-6).

Harita 4­6: Timurlular

Timur kimdir? Timur'un babas> hangi boyun beyi idi? <lyas Hoca kimdir? Timur onunla niçin geçinememifltir? Timur, hangi kentte ne zaman kendisini emir ilân etmifltir? Timur'un Fetihleri Timur, devletini kurduktan sonra ilk seferini, Ça¤atay Hanl>¤>'na ba¤l> Harezm (Harzem) üzerine yapm>flt>r. 1371­1379 y>llar>nda aras>nda yapt>¤> seferlerle Harezm ve Horasan'> topraklar>na katm>flt>r. Timur'un yard>m>yla Alt>n Orda taht>n> ele geçirmifl olan Toktam>fl, Timur'un Harezm ve Horasan'> almas>yla aralar> bozulmufltu. Toktam>fl, Timur'un seferde olmas>ndan yararlanarak Maveraünnehir'i iflgal etmifltir. Bu durumu ö¤renen Timur, derhal Semerkant'tan hareketle bölgeye gelerek Toktam>fl'la mücadeleye bafllam>flt>r. Timur, 1391 y>l>nda Ural Nehri'nin bat>s>nda Kondurca'da Toktam>fl'la yapt>¤> savafl> kazanm>flt>r. Toktam>fl Han'>n Timur'a karfl> yapt>¤> mücadeleden

145

TAR<H 6

vazgeçmemesi üzerine Timur, 1395'de Alt>n Orda üzerine ikinci defa sefere ç>km>flt>r. Terek'te yap>lan bu savafl sonunda Alt>n Orda Devleti parçalanm>flt>r. Alt>n Orda Devleti'nin parçalanmas> Ruslar>n ifline yaram>fl ve Ruslar>n güçlenmesine sebep olmufltur. Timur, 1393 y>l>nda <ran'da <lhanl>lardan sonra kurulmufl olan Muzaffero¤ullar> Devleti'ni ortadan kald>rm>flt>r. Yine ayn> y>l Ba¤dat'> alarak buradaki Celâyirlilere de son vermifltir. Bu faaliyetlerinin sonunda Timur, <ran, Kafkasya ve Azerbaycan'> ele geçirerek topraklar>na katm>flt>r. 1398 y>l>nda Hindistan üzerine sefere ç>kan Timur, Delhi'ye kadar uzanan topraklar> fethederek pek çok ganimet ve fil ele geçirmifltir. Bu arada Celâyirliler Ba¤dat'> tekrar ele geçirmifllerdi. Bunun üzerine Timur, Ba¤dat'a ikinci bir sefer düzenleyerek buray> tekrar topraklar>na katm>flt>r. Timur, Karakoyunlu Devleti'nin topraklar>n> ele geçirince, Celâyir hükümdar> Ahmet ve Karakoyunlu hükümdar> Kara Yusuf, Osmanl> Devleti'nin hükümdar> Y>ld>r>m Bayezid'e s>¤>nm>fllard>. Timur, 1400 y>l>nda Anadolu'ya geçerek Sivas'> alm>fl ve tahrip etmifltir. Bu arada Memlûkler iç kar>fl>kl>klar içinde idi. Bu durumdan yararlanmak isteyen Timur, güneye yönelerek Halep, Hama, Humus ve fiam'> ele geçirerek Suriye'yi topraklar>na katm>flt>r. Daha sonra Kahire üzerine yürümekten vazgeçen Timur, Ba¤dat üzerinden Tebriz'e geri dönmüfltür. Sivas'>n tahrip edilmesinden dolay> Timur'la aras> aç>lan Y>ld>r>m Bayezid, Sivas'> yeniden ele geçirerek Erzurum'a kadar ilerledi. Timur, Suriye Seferi s>ras>nda Y>ld>r>m Bayezid'e gönderdi¤i mektuplarda baz> isteklerde bulunarak; kendi hâkimiyetini tan>mas>n>, Karakoyunlu hükümdar> Kara Yusuf'un kendisine teslim edilmesini, flehzadelerden birinin rehine olarak kendisine gönderilmesini ve Anadolu beylerinden al>nan topraklar>n eski sahiplerine geri verilmesini bildirmiflti. Timur'un isteklerini Y>ld>r>m Bayezid'in reddetmesi üzerine Timur, büyük bir ordu ile Anadolu'ya girmifl, Kayseri ve K>rflehir üzerinden Ankara'ya gelerek flehri kuflatm>flt>r. Bayezid'de Osmanl> ordusu ile Ankara'ya do¤ru harekete geçti. Bunun üzerine Ankara kuflatmas>n> kald>ran Timur, Ankara yak>nlar>ndaki Çubuk Ovas>'na gelerek burada savafl düzeni ald>. <ki ordu aras>nda yap>lan savafl> Timur kazanm>flt>r (28 Temmuz 1402). Ankara Savafl>'n>n sonunda Anadolu Türk birli¤i bozulmufl, Bizans <mparatorlu¤u elli y>l daha varl>¤>n> sürdürme f>rsat> bulmufltur. Ayr>ca Osmanl>lar>n Balkanlarda yapt>¤> fetihler durmufl, Y>ld>r>m Bayezid'in o¤ullar> aras>nda taht kavgalar> da bafllam>fl ve Osmanl> Devleti fetret devrine girmifltir. Timur, Anadolu'daki beylikleri ve Osmanl> Devleti'ni kendine ba¤lad>ktan sonra Y>ld>r>m Bayezid'in o¤ullar>ndan fiehzade Mustafa'y> da yan>na alarak baflkent Semerkant'a dönmüfltür. 1405 y>l>nda Timur, Çin seferine haz>rlan>rken Otrar'da ölmüfltür. Timur'un türbesi Semerkant'tad>r (Resim 4­8).

146

TAR<H 6

Resim 4­8 : Timur'un Semerkant'taki Türbesi

Timur, Türk tarihindeki büyük cihangirlerden biri idi. Ayn> zamanda zekâs> ve teflkilatç>l>¤> ile de ün yapm>flt>. Timur zaman>nda devletin s>n>rlar> bat>da Bursa ve <zmir'e, güneydo¤uda Delhi'ye ve kuzeyde de <rtifl Nehri'ne kadar uzan>yordu.

Timur kimlerle savaflm>flt>r? Timur'un Osmanl> Devleti ile aras> niçin bozulmufltur? Ankara Savafl> ne zaman ve kimler aras>nda yap>lm>flt>r? Sonucu nedir? Timur Devleti'nin Parçalanmas> Timur'un Cihangir, Ömer fieyh, Miranflah ve fiahruh ad>nda dört o¤lu vard>. Timur'un büyük o¤lu Cihangir ile di¤er o¤lu Ömer fieyh kendisinden önce ölmüfllerdi. Bu yüzden Timur'da kendinden sonras> için, Cihangir'in o¤lu Pir Muhammed'i veliaht göstermiflti. Bu s>rada ülke içinde iç kar>fl>kl>klar ç>km>fl, Timur'un o¤ullar> ve torunlar> aras>nda da taht mücadeleleri bafllam>flt>. Yap>lan bu taht mücadelelerini Timur'un o¤lu fiahruh kazanm>fl ve devleti toparlayyarak Timur taht>na ç>km>flt>r (1405­1447). fiahruh, iktidar> süresinci Orta ve Güney <ran'a seferler düzenleyerek hâkimiyetini geniflletmifltir. fiahruh'un ölümünden sonra da taht kavgalar> tekrar bafllam>flt>r. fiahruh'tan sonra yerine o¤lu Ulu¤ Bey (1447­1449) geçmifltir. Ulu¤ Bey döneminde Semerkant büyük bir kültür merkezi durumuna gelmifltir (Resim 4­9). Ulu¤ Bey zaman>nda Maveraünnehir, Cuci soyundan olan Özbeklerin ak>nlar>na u¤ram>flt>. Di¤er taraftan Timurlular, Akkoyunlu ve Karakoyunlularla da savafl halinde idiler. Do¤uda ise Ça¤atay Mo¤ollar>n>n Timurlulara karfl> bask>lar> artm>flt>. Ulu¤ Bey'den sonra Ebu Said iktidara geçerek durumu düzeltmeye çal>flm>flsa da baflar>l> olamam>flt>r. Timurlulardan sadece Hüseyin Baykara, Horasan ve Maveraünnehir'de tutunabilmifltir. Bu dönem daha çok sanat ve edebiyat>n geliflme gösterdi¤i bir dönem olmufltur. Kendisi de büyük bir flair olan Hüseyin Baykara, Türkçe yazd>¤> fliirlerle ün

147

TAR<H 6

yapm>flt>r. Hüseyin Baykara'n>n ölümünden sonra Özbekler (fieybanîler) Herat'a girerek Horasan'> ele geçirerek 1507 y>l>nda Timurlular>n saltanat>na son vermifllerdir.

Resim 4­9 : Semerkant'taki Ulu¤ Bey Medresesi

Timur'un o¤ullar>n>n ismi nedir? Timur Devleti'nin saltanat>na kaç tarihinde kimler son verilmifltir? Timurlularda Kültür ve Uygarl>k Devlet Yönetimi: Timurlulardaki devlet yönetiminde, eski Türk anlay>fl> hâkim olmufl ve ülke hükümdar ailesinin ortak mal> say>lm>flt>r. Timur, Cengiz soyundan olmad>¤> için emir unvan>n> kullanm>fl, Cengiz ailesinden birisini fleklen de olsa hükümdar yapm>flt>r. Timurlularda da daha önceki Türk devletlerinde oldu¤u gibi belli bir veraset sistemi yoktu. Ülke topraklar> hükümdar ailesinin ortak mal> say>l>rd>. Devletin bafl>nda bulunan hükümdardan baflka, devlet yönetiminde hanedana ba¤l> di¤er erkek üyeler de görev al>rd>. Mirza denilen bu hanedan üyeleri, eyalet merkezine gönderilirlerdi. Timur, devlet yönetiminde hem Türk idari geleneklerini hem de Cengiz Yasas>'n> beraberce kullanm>flt>r. Daha sonraki hükümdarlar zaman>nda <slamiyetin kabulüyle birlikte devlet yönetiminde, <slami kurallar da etkili olmufltur. Timurlularda, flehir ve bölgelerin idari ve askerî ifllerinden darugalar (hâkimler) sorumluydular. Darugalar>n bafll>ca görevleri aras>nda bulunduklar> yerlerdeki adlî iflleri yürütmek, savafla kat>lmak, bazen de vergi toplamak vard>. Büyük merkezlerde kale komutan> görevinde bulunan kutvaller bulunurdu. <slamiyetin kabulünden sonra kurulan Türk devletlerinin saray teflkilatlar>nda görev yapan memurlar>n ço¤u, Timurlular>n saray teflkilat>nda da bulunuyordu.

148

TAR<H 6

Merkezde yani Semerkant'ta askerî, mali ve idari ifllere bakan iki divan vard>. Devlet askerî karakter tafl>d>¤>ndan, askerî divan olan Tavac> Divan> daha önemli idi. Bu divan>n bafl>nda bulunan emirler, ordunun düzeni ve disiplini ile ilgilenirler, asker toplarlar ve savafl sonras>nda da ganimetten pay al>rlard>. Di¤er divan ise mali ve idari konulara bakan Maliye Divan> idi. Bu divana ayr>ca Divan-> Mal da denirdi. Ordu: Timur Devleti'nde ordu teflkilat> onlu sisteme göre düzenlenmiflti. Ordu onlu, yüzlü, binli ve onbinli birliklerden olufluyordu. On bin kifliden oluflan en büyük birli¤e tümen denirdi. Ayr>ca hükümdar>n bin kifliden oluflan hassa (kavçin) alay> da vard>. Timurlular>n ordusu atl> (süvari) ve yaya birliklerden meydana geliyordu. Timur ordusunda disiplin ve e¤itime büyük önem verilirdi. Sefere ç>kmadan önce sefer yap>lacak ülkeye casuslar gönderilerek, o ülke ile ilgili çeflitli bilgiler elde edilir ve ona göre haz>rl>klar yap>l>rd>. Ordunun silah ihtiyac> cebehane denilen merkezlerden karfl>lan>rd>. Baflkent Semerkant'ta devaml> z>rh, kalkan, mi¤fer, ok ve yay yapan sanatkârlar çal>fl>rd>. Timur ordusunun en önemli özelliklerinden birisi de, iyi e¤itilmifl yüzlerce file sahip olmas>yd>. Savafl s>ras>nda düflman> korkutmak için boru çal>n>r, kös (davul) vurulurdu. Savafl öncesi askerlere moral vermek için hediyeler da¤>t>l>rd>. Savafllarda kahramanl>k gösterenlere suyurgal denilen iktalar verilirdi. Suyurgal verilen kifli, devlete verilen vergileri önceden toplama hakk>na sahip olurdu. Timurlularda askerî ifllerle Tavac> Divan> ilgilenirdi. Dil ve Edebiyat: Timur Devleti zaman>nda dil ve edebiyat alan>nda büyük ilerlemeler olmufltur. Timurlular>n ilk zamanlar>nda edebiyat dili Farsça, bilim dili Arapça idi. XV. yüzy>l>n ilk yar>s>ndan sonra Do¤u Türkçesi (Ça¤atayca) daha da geliflmifl ve bu lehçe ile eserler yaz>lmaya bafllanm>flt>r. XV. yüzy>l>n ilk yar>s>ndan sonra devletin siyasi ve kültür hayat>na Hüseyin Baykara ve Ali fiir Nevâi damgalar>n> vurmufllard>r. Sultan Hüseyin Baykara (1469­1506) zaman>nda dil ve edebiyat alan>nda büyük geliflmeler olmufltur. Hüseyin Baykara ayn> zamanda büyük bir Türk flairidir. Hüseynî mahlas> ile Farsça ve Türkçe fliirler söylemifl ve yazm>flt>r. Türkçe divan> ölümünden sonra düzenlenmifltir. Farsça da yazan Ali fiir Nevaî, as>l Türk flairi olarak ün yapm>flt>r. Ali fiir Nevâi (1441­1501) Herat'ta do¤mufltur. Hüseyin Baykara'n>n okul arkadafl> olup, ölene kadar yan>nda kalm>flt>r. Ali fiir Nevaî, Ça¤atay Türkçesinin en büyük flairi olarak kabul edilir. Türkçenin Farsçadan üstün oldu¤unu ispatlamak için Muhâkemet'ül-Lügateyn (<ki Dilin Karfl>laflt>r>lmas>) adl> eserini yazm>flt>r. Bu eserde Ali fiir Nevaîi, Türkçe ve Farsçay> çeflitli yönleriyle karfl>laflt>rm>flt>r. Bu esrinden baflka Ali fiir Nevaî'nin divanlar>, manzum romanlar>, tarih, edebiyat, ahlak, siyaset ve tasavvufa ait birçok eseri de vard>r. Ali fiir Nevaî'den önce Timur döneminin Do¤u Türkçesi ile fliir yazan en ünlü flairi Lütfî idi. Onun ünlü eseri ise Gül ve Nevruz adl> mesnevisidir. Bunlar>n d>fl>nda

149

TAR<H 6

Kad>zâde-i Rumî, Kaflhanl> Cemflid, Ebul Gazi Bahad>r Han ve fiekkakî bu dönemin ünlü flair ve yazarlar>d>r. Maliye ve Ekonomi: Timur Devleti'nde maliye ile ilgilenen divana Divan-> Mal (maliye divan>) denirdi. Bu divan>n bafl>nda divan beyi bulunurdu. Görevi vergi ifllerine bakmak, üretimi art>r>c> tedbirler almak, flehirlerin imar>n> sa¤lamak, para bast>rmak, gelir gider hesaplar>n> tutmak ve bu konularla ilgili flikâyetleri çözümlemekti. Timur Devleti'nin resmî para birimi tümendi. Ancak bunun d>fl>nda dinar ve dirhem gibi para birimleri de kullan>lm>flt>r. Devletin bafll>ca gelir kaynaklar> öflür, haraç, cizye ile tüccar ve sanatkârlardan al>nan tamga ad>ndaki vergi idi. Timur Devleti'nde flehirler kurulup imar edilirken tar>m da ihmal edilmemifltir. Timur, fethetti¤i yerlerin halk>n> baflka yerlere göç ettirerek bofl olan pek çok sahay> iskâna açm>flt>r. Timur, su kanallar> yapt>rmak suretiyle yeni tar>m sahalar> açt>rm>flt>r. Timurlular tah>l>n yan> s>ra pamuk, pirinç, elma, üzüm, erik, kavun, fleker kam>fl> ve portakal da yetifltirmifllerdir.Timur Devleti, Çin'den bat>ya do¤ru uzanan <pek Yolu'nun güzergâh>nda bulundu¤u için ticaret de geliflmiflti. Kervanlardan al>nan vergiler, ülkenin en önemli gelir kayna¤>n> oluflturmaktayd>. Hazar Denizi k>y>lar>ndan Tebriz'e getirilen ipekler <ranl>, Cenevizli ve Venedikli tüccarlar eliyle Suriye, Anadolu ve Karadeniz'e ulaflt>r>l>yordu. Hürmüz ve civar>ndaki adalar ise uluslararas> ticaretin merkezi idi. Farkl> dinlere mensup tüccarlar buraya gelerek mal al>p sat>yorlard>. Küçük sanayi olarak dericilik, dokumac>l>k, fleker üretimi ve tafl iflçili¤i geliflmiflti. Firuze, elmas, demir ve kurflun iflletilen madenler aras>nda idi. Bilim ve Sanat: Timur Devleti döneminde bilim ve sanat alan>nda da büyük bir geliflme yaflanm>flt>r. Fethedilen flehirlerdeki bilim adamlar> ve sanatkârlar Semerkant'a getirilerek, bunlar>n çal>flmalar> hükümdarlarca korunarak desteklenmifltir. Astronomi bilimi en parlak devrini Timur'un torunu Ulu¤ Bey döneminde yaflam>flt>r. Ulu¤ Bey'in kendisi de astronomi bilgini idi. Semerkant'ta kurdu¤u rasathanede astronomi ile ilgili gözlemlerde bulunmufl (Resim 4­10) ve Y>ld>zlar>n Fihristi Cetvelleri adl> eserini yazm>flt>r. Devrin bilginlerinden Ali Kuflçu'da Ulu¤ Bey'in ö¤rencisi idi. O da önemli bir matematik ve astronomi bilgini idi. Daha sonralar> Fatih Sultan Mehmet Han döneminde <stanbul'a gelerek Osmanl> hizmetine girmifl ve pek çok ö¤renci yetifltirmifltir. Timurlular döneminde mimari, resim, süsleme sanatlar> ve müzik alanlar>nda da geliflmeler sa¤lanarak güzel eserler ortaya konmufltur.

150

TAR<H 6

Resim 4­10 : Semerkant'taki Ulu¤ Bey Rasathanesi

Timur Devleti'nde mimarideki geliflme, Avrupa'da Timurlu Rönesans'> deyiminin ortaya ç>kmas>na sebep olmufltur. Bu dönemde <slam mimarisine yenilik olarak kazand>r>lanlar binalar>n yüksek yap>lmas> ve bütün yüzeylerde renkli çinilerin kullan>lmas>d>r. Binalar>n görülebilen bütün yüzeylerinde renkli çiniler kullan>lm>fl, kubbe ve minarelerin iç hacimleri de genifl tutulmufltur. Armut fleklinde kubbeler yap>lm>flt>r. Yap>lan mimari eserlerin bafll>calar> saraylar, camiler, medreseler, kervansaraylar, türbeler, köprüler, hamamlar ve hastanelerdir (Resim 4­11).

Resim 4­11 : Semerkant'taki fiirdari Medresesi

Timur, Semerkant'ta flehrin bir ucundan di¤er ucuna uzanan bir cadde yapt>rm>flt>. Bu caddenin iki yan>na da dükkânlar yapt>r>larak ticaretin geliflmesi teflvik edilmifltir. Bibi Han>m Mescidi ad> verilen Semerkant Camisi ve türbesi flehirdeki yap>lar>n en güzeli idi (Resim 4­12).

151

TAR<H 6

Resim 4­12 : Semerkant'taki Bibi Han>m Mescidi'nin Minaresi ve Türbesi

Gök Saray da Timur taraf>ndan yapt>r>lan eserlerden birisidir. Buras> daha çok devlet hazinesinin saklanmas> yan>nda, hapishane olarak kullan>l>yordu. Timur'un Kefl flehri yak>nlar>nda yapt>rd>¤> Ak Saray, çinileri ve alt> metre yüksekli¤indeki kap>s> ile tan>nmaktad>r. Timurlular döneminde imar edilen di¤er bir flehir de Herat idi. fiahruh burada bir hastane yapt>rm>flt>r. Kar>s> Gevher flad da Meflhed'de bir cami, Herat'ta da medrese ve türbe infla ettirmifltir. fiahruh'un o¤lu Ulu¤ Bey'de, kendi ad>yla an>lan bir medrese yapt>rarak bütün bilim dallar>n>n tan>nm>fl bilginlerini Semerkant'ta toplam>flt>r. Ali fiir Nevaî'de Herat ve Horasan'da üç yüz yetmifl hay>r müessesesi yapt>rarak, bunlar>n iflletilmesi için büyük bir servet vakfetmifltir. Ayr>ca Özbekistan'daki fiah-> Zinde Külliyesi Timurlular döneminden kalma önemli eserlerden birisidir (Resim 4­13).

Resim 4­13 : Özbekistan'da fiah-i Zinde Külliyesi

152

TAR<H 6

<slam dünyas>nda resim sanat> Ba¤dat, Tebriz ve fiiraz okullar>nda gelifltirilmiflti. Timur, bu kentleri ele geçirince buradaki sanatkârlar> Semerkant'a götürmüfltür. Bu sanatç>lar sayesinde Herat'ta <slam minyatürcülü¤ü çok ilerlemifltir. Sanatç>lar Ali fiir Nevaî ve Hüseyin Baykara taraf>ndan korunmufltur. Tabiat manzaralar>n> gelenekçi unsurlarla birlefltiren Kemalettin Bihzad, kitap ressaml>¤>na yenilik getirmifl olan dönemin ünlü ressam> idi. Çini sanat>nda ise renkler uyum içinde kullan>lm>flt>r. Mimari eserlerin ön yüzeyleri ayetlerle ve bitki motifleri ile süslenmifltir. Hat sanat> denilen Arap alfabeli süslü yaz> yazma sanat> da bu dönemde çok geliflmifltir. Timur'un Semerkant'a götürdü¤ü sanatkârlar aras>nda müzisyenler de vard>. Do¤unun yetifltirdi¤i en büyük bestekârlardan olan müzik bilgini, ses ve saz üstad> Abdülkadir Merâgi (Meragal> Abdülkadir) Timur ve daha sonraki dönemde yaflam>flt>r. Herat'ta fiahruh ad>na ünlü eseri Camiü'l-Elhan'> (1415) yazm>flt>r. Endicanl> Yusuf'ta dönemin çalg>c>l>kta ve flark> söylemekte ünlü simalar>ndan birisi idi. fiahruh zaman>nda yaflam>fl bir di¤er sanatç> da Ahmedî'dir. O, Do¤u Türkçesi ile Sazlar Münazaras> adl> bir eser yazm>flt>r. Eserinde Timur devrinin muzik aletleri hakk>nda bilgi vermifltir.

Darugalar kimlerdir? Görevleri nelerdir? Timurlularda askerî ve idari-mali ifllerle ilgilenen divanlar hangileridir? Tavac> Divan>'n>n görevleri nelerdir? Do¤u Türkçesinin en büyük flairi kimdir? Muhâkemet'ül-Lügateyn adl> eser kimindir? Bu eserin konusu nedir? Timur Devleti'nin gelir kaynaklar> nelerdir? Y>ld>zlar>n Fihristi Cetvelleri adl> eseri kim yazm>flt>r? Timur Devleti döneminde mimariye getirilen yenilikler nelerdir? fiahruh zaman>nda yaflam>fl olan sanatç> Ahmedî'nin yazd>¤> eserinin ad> nedir? 6­ BABÜR DEVLET< (1526­1858)

Resim 4­14: Babür Devleti Bayra¤>

Babür'ün Ortaya Ç>k>fl> ve Babür Devleti'nin Kurulmas> Timur Devleti'nin zay>flay>p y>k>lmas>ndan sonra Türkistan'da fieybanîler, <ran'da Safeviler, Hindistan'da da Delhi Türk Sultanl>¤> gibi devletler kurulmufltu. Babür Devleti de, Delhi Türk Sultanl>¤>'ndan sonra Hindistan'da kurulan ikinci Türk devletidir (Resim 4-14).

153

TAR<H 6

Babür Devleti'nin kurucusu olan Zahîrüddin Muhammed Babür, baba taraf>ndan Timur'un torunudur (Resim 4­15). Annesi ise Ça¤atay hükümdar> Yunus Han'>n k>z>d>r. Babür'ün babas> Ömer fieyh Mirza, Timurlular>n Fergana valisi idi. Babas>n>n 1494 y>l>nda ölümü üzerine onbir yafl>nda onun yerine geçerek Fergana valisi oldu. Babür, saltanat>n>n ilk y>llar>nda Timuro¤ullar>ndan di¤er beylerle mücadele etmifltir. Babür, iç kar>fl>kl>klar ve Özbek hücumlar> sonucunda 1501 y>l>nda taht>n> kaybederek, kendine ba¤l> az bir kuvvetle Horasan'dan güneye do¤ru gitmek zorunda kalm>flt>r. Ancak mücadeleden vazgeçmeyen Babür, Timur Devleti'ni yeniden canland>rmak istiyordu. 1504 y>l>nda Kabil'i Afgan beylerinin elinden almay> baflaran Babür, ele geçirdi¤i topraklar> kendisini yaln>z b>rakmayan mirzalara ve beylere da¤>tarak küçük bir devlet kurmufltur.

Resim 4­15: Babür'ün Bir Minyatürü

1509­1511 y>llar>nda Türk dünyas>na egemen olmak isteyen üç büyük devlet vard>. Bunlar Özbek Hanl>¤>, Osmanl> Devleti ve <ran Safevî Devleti idi. Babür, kendi gücüyle Türkistan'a egemen olamayaca¤>n> anlayarak Safevî hükümdar> fiah <smail'den yard>m istedi. fiah <smail'de Türkistan'da etkili olabilmek için bu iste¤i kabul etti. Babür fiah, <smail'den ald>¤> yard>mla Buhara, Semerkant, Taflkent ve Fergana'y> Özbeklerden almay> baflararak topraklar>n> geniflletti ve Timur'un taht>na oturdu (1511). fiah <smail de böylece Babür'ün sayesinde Türkistan'a egemen olmufltu. Ancak Türkistan Türkleri, Babür'ün fiah <smail'in etkisinde kalmas>ndan rahats>zl>k duyduklar>ndan Babür'e karfl> cephe ald>lar. Bu durumdan yararlanmak isteyen Özbekler de Babür'e karfl> harekete geçtiler. fiah <smail'in yard>m>na ra¤men mücadeleyi kaybeden Babür, Türkistan'dan ç>kmak zorunda kalm>flt>r. Bunun üzerine Babür, Timur ülkesini ele geçirme ümidini kaybedince yönünü Hindistan'a çevirmifltir. Babür, Delhi Sultanl>¤>na karfl> yard>m isteyen Afgan beylerinin daveti üzerine 1517 y>l>nda Hindistan'a gelmiflti. Uzun mücadelelerden sonra Kandehar ve Pencap flehirlerini ele geçirmeyi baflaran Babür (1524), Panipat'da 1526 y>l>nda Delhi Sultan> <brahim Lodi ile yapt>¤> savafl> kazanarak Delhi ve Agra flehirlerini ele geçirmifltir. Böylece kendisini hükümdar ilan eden Babür, Hindistan'da kendi ad>n> tafl>yan devletini kurdu (1526) (Harita 4-7).

154

TAR<H 6

Harita 4­7 : Babür Devleti

Babür Devleti'nin Geliflmesi K>sa sürede Afgan emirlerini ve Hindu prenslerini yenerek Kuzey Hindistan'>n fethini tamamlayan Babür, 1530 y>l>nda Agra'da öldü. Babür'ün yerine vasiyeti gere¤i o¤lu Hümayun (1530­1556) geçmifltir. Hümayun döneminde Gücerat hükümdar> yenilgiye u¤rat>larak topraklar> ele geçirilmifltir. Hümayun'un karfl>laflt>¤> en büyük tehlike Bihar Sultan>'n>n atabeyi olan fiir Han'la yapt>¤> mücadeledir. fiir Han, 1539 y>l>nda bir gece bask>n>yla Hümayun'u a¤>r bir yenilgiye u¤ratarak sultanl>¤> ele geçirmiflti. Daha sonra fiir Han'la mücadele eden Hümayun ve kardeflleri baflar>l> olamayarak <ran'a s>¤>nmak zorunda kalm>fllard>r. 15 y>l süre ile taht>n> kaybeden Hümayun, Safevîlerden ald>¤> yard>mla tekrar taht>na sahip olmufl ve kardefllerini de etkisiz hale getirmeyi baflarm>flt>r (1555). Hümayun, taht>na sahip olduktan k>sa bir süre sonra da ölmüfltür (1556). Hümayun'dan sonra 13 yafl>ndaki o¤lu Ekber (1556­1605) Babür tah>na geçmifltir. Sultan Hümayun'un tecrübeli komutanlar>ndan olan Bayram Han da Ekber'in atabeyi olmufltur. Sultan Ekber, hâkimiyetini sa¤lamlaflt>rmak için, ülkeyi yeniden ele geçirmek ve fetihlerde bulunmak zorunda kalm>flt>r. Gücerat, Ganj Vadisi, Bengal, Kâbil, Keflmir ve Kandahar'> alarak topraklar>n> geniflleten Sultan Ekber, ülkesinde birlik ve düzeni sa¤lam>fl, halk>na da dinî hoflgörü göstermifltir. Ekonomik alanda da yeni düzenlemeler yapan Sultan Ekber, Safevîler, Özbekler, Osmanl>lar ve Portekizlilerle ticari iliflkiler kurmufltur. Sultan Ekber'den sonra o¤lu Selim "Cihangir" unvan> ile tahta oturmufltur (1605­1627). Cihangir, babas> Ekber'in aksine zay>f karakterli ve e¤lenceye düflkün bir hükümdard>. Onun zaman>nda <ngilizler, Hindistan ticaretine el atm>fllard>r (1613). Cihangir'den sonra o¤lu Hürrem, "fiah Cihan" ad> ile hükümdar olmufltur (1628­1658). Bu dönemde Tibetlilerle yap>lan mücadeleler sonucunda baflar>l> olunarak s>n>rlar geniflletilmifltir. fiah Cihan zaman>nda devlet, özellikle sanat ve mimarl>k alanlar>nda

155

TAR<H 6

geliflme göstermifltir. Dünyan>n en güzel ve gösteriflli an>tlar>ndan biri olan Tac Mahal'i fiah Cihan, ölen kar>s> Mümtaz Mahal (Ercümend Banu Begüm) için yapt>rm>flt>r. Tac Mahal'>n yap>m> yaklafl>k 22 y>l sürmüfltür. An>t>n mimar> Mimar Sinan'>n ö¤rencilerinden olan <stanbullu Mehmet <sa Efendi'dir. Yap>da tamamen ak mermer kullan>lm>flt>r. An>t>n yine ak mermerden dört minaresi vard>r. Kubbenin mimar> ise <stanbul'dan gelmifl olan <smail Efendi'dir. Mermer duvarlara yüz binlerce akik, sedef, firuze gömülmüfltür. Ayr>ca bunlar>n içinde 42 zümrüt, 142 yakut, 625 p>rlanta, 50 tane de çok büyük inci vard>r. fiah Cihan'da 1666'da yine bu an>ta gömülmüfltür. I. Alemgir (1658­1707), babas> fiâh Cihan'>n ölümünden sonra kardeflleri ile yapt>¤> mücadeleyi kazanarak tahta ç>km>flt>r. I. Alemgir döneminde, <ngilizlerden sonra Hollandal>lar da Gücerat limanlar>nda ticari imtiyaz elde etmifllerdir. I. Alemgir, buradaki yabanc> flirketlerin sömürücü tutumlar>n> önlemeye çal>flm>fl, gümrük vergilerini art>rm>flt>r. Halk>n Hindulaflmamas> için de büyük çaba harcam>flt>r.

Babür kimdir? Safevî Devleti'nin Babür'ü desteklemesinin nedenleri nelerdir? Panipat Savafl> kimler aras>nda ve ne zaman yap>lm>flt>r? Önemi nedir? Hümayun döneminin en önemli siyasî olay> nedir? Sultan Ekber döneminde nereler ele geçirilmifltir? Tac Mahal kim taraf>ndan yapt>r>lm>flt>r? Özellikleri nelerdir? Babür Devleti'nin Zay>flamas> ve Y>k>l>fl> I. Alemgir'in 1707'de ölmesiyle Babür Devleti gerilemeye bafllam>flt>r. Devlette taht kavgalar> ve dinî nitelikli büyük ayaklanmalar ç>km>flt>r. Bu mücadeleler sonucunda Afganl>lar, ba¤>ms>zl>klar>n> kazanm>fllard>r. Böylece Babür Devleti, 1723 y>l>nda Delhi ve Haydarabat devletleri olmak üzere ikiye bölünmüfltür. Bu durumdan yararlanmak isteyen Safevî hükümdar> Nadirflah, 1738 y>l>nda Kandahar'> ertesi y>l da Delhi'yi ele geçirmifltir. Nadirflah, <ndus'un bat>s>ndaki topraklar>n <ran'a b>rak>lmas> ve devlet hazinesinin de kendisine verilmesi flart>yla, Babür hükümdar> Muhammet fiah'> taht>nda b>rakm>flt>r. 1766 y>l>nda <ngilizler, Babür hükümdar> fiah Alem ile Allahabat Antlaflmas>'n> imzalayarak, Hindistan'daki iktisadi hâkimiyeti ele geçirmifllerdir. 1857 y>l>nda <ngilizlere karfl> ç>kar>lan Sipahi <syan> Babür Devleti'nin sonunu getirmifltir. Sipahi isyan>n>n temel nedenleri flunlard>r: - Ekonomik durumun bozuk oluflu, - fiehirlerdeki iflsizlik oran>n>n ço¤almas>, - Hindular>n misyoner faaliyetleri sonucunda, ülkenin yar>m yüzy>l sonras>nda Hristiyanlaflt>r>laca¤>na inan>lmas>, - Müslümanlar>n ülkedeki egemenli¤in <ngilizlere kapt>r>lm>fl olmalar>ndan dolay> duyduklar> rahats>zl>k, - Müslümanlar>n Hristiyan misyonerlerine karfl> duyduklar> tepkiler, - <ngilizlere karfl> düflmanl>k duygular>n>n geliflmesi, halk>n II. Bahad>r fiah etraf>nda toplanmas>na sebep olmufltur.

156

TAR<H 6

Sipahiler Delhi'yi ele geçirerek II. Bahad>r fiah'> resmî hükümdar ilan etmifllerdir. Sipahiler, bulduklar> tüm <ngilizleri öldürmüfllerse de, sonuçta <ngilizlere karfl> bir baflar> elde edememifllerdir. <syan> bast>ran <ngilizler, Hindistan'a tamamen hâkim olmufllar ve II. Bahad>r fiah'> isyanlarda rolü oldu¤u suçlamas>yla yarg>layarak sürgün etmifllerdir. II. Bahad>r fiah 1862'de ölmüfltür. <ngilizler, 1858 y>l>nda Hindistan'> <ngiltere <mparatorlu¤u'na ba¤layarak sömürgelefltirmifllerdir. Böylece Hindistan'daki son Timurlu hanedanl>¤> da sona ermifl oldu. Babürlüler, Hindistan'>n büyük bir k>sm>na hâkim olarak bu genifl ülkede yaflayan halk> ayn> çat> alt>nda birlefltirmeyi baflarm>fllard>r. Ayr>ca Hindistan'da <slamiyetin geliflip yay>lmas>nda da büyük rol oynam>fllard>r. Babür Devleti taraf>ndan infla edilen mimari eserlerin birço¤u, günümüzde hâlâ ayaktad>r.

Babür Devleti kaç y>l>nda ikiye bölünmüfltür? Sipahi <syan>'n>n nedenleri nelerdir? Babür Devleti'ni kimler kaç y>l>nda y>km>fllard>r? Babür Devleti'nde Kültür ve Uygarl>k Devlet Yönetimi: Babür Devleti'nin bafl>nda bulunan hükümdar için padiflah, flehinflah, flah ve hakan unvanlar> kullan>lm>flt>r. Babür hükümdarlar> Delhi ve Agra'daki saraylarda otururlard>. Bu saraylar duvarlarla çevrili olup, askerler taraf>ndan da korunurdu. fiehzadelerin devlet yönetim tecrübesi kazanmalar> ve yetiflmeleri için büyük illerde ve ordular>n bafl>nda görevler verilirdi. Devlet yönetiminde hükümdardan sonra en yetkili kifli vekil-i mutlak denilen hükümdar vekili idi. O, bütün sivil ve askeri ifllerde hükümdar>n vekili durumundayd>. Fakat güçlü hükümdarlar döneminde bu makama görevli atanmam>fl, hükümdar devleti kendisi yönetmifltir. Devletin mali ifllerine bakan kifli ise vezir idi. Vezir ayn> zamanda en büyük divan olan Divan-> Âla'n>n da baflkan> idi. Bu divan>n bafll>ca görevleri, devletin giderlerini denetlemek, devletin bütün gelir ve gider defterinin tutulmas>n> sa¤lamak ve hükümdarlar> mali ifller konusunda ayd>nlatmakt>. Babür Devleti'nde ülke, yönetim bak>m>ndan vilayetlere (flube) ayr>lm>flt>r. Bu vilayetlerin bafl>nda hem vali hem de komutan olan flubedar bulunurdu. fiubelerdeki güvenlik ifllerinden kutval sorumlu idi. Babürlülerde flubeler kazalara (serkar), kazalar da kasabalara (nahiye=pergene) ayr>lm>flt>. Babür Devleti'nde saray ve devlet ifllerinde çal>flan, yönetimde etkili di¤er görevliler de flunlard>r: Mühürdar: Hükümdar>n mührünü tafl>yan görevlidir. Mir bahfli: Ordunun yönetiminden ve mali ifllerden sorumlu kiflidir. Mir bahr: Deniz, >rmak ve liman ifllerinin bafl>d>r. Bar beyi: Saray>n bafl teflrifatç>s>d>r. Ayr>ca dilekçeleri alan ve saraya gelen kiflileri hükümdara takdim eden görevlidir. Hansalar: Sofrac> bafl>d>r. Ahta Beyi: Ah>r beyidir ve hükümdar>n atlar>ndan sorumludur. Kur Beyi: Hükümdarl>k alâmetlerini muhafaza eden görevlidir. Münfli: Hükümdar>n baflkâtibidir. Kad>-ül-kuzzat: Adalet ifllerinin bafl>d>r.

157

TAR<H 6

Ordu: Babür ordusunun büyük bir k>sm> tuyul (ikta) sahibi kiflilerin besledi¤i askerlerden olufluyordu. Devlet, bir beye toprak veya para verir, beyde bunun karfl>l>¤>nda belirli say>da asker besleyerek savafla haz>rlard>. Ayr>ca hükümdarlar>n güvendi¤i kiflilerden oluflan hassa askerleri de vard>. Ordunun idari ve mali ifllerinin sorumlusu mir bahfli denilen görevli idi. Babür ordusu atl> ve yaya askerlerinden olufluyordu. <lk zamanlar ordu da filler de yer alm>fl, fakat topun kullan>lmas> ile ordudaki fillerin say>s> gittikçe azalt>lm>flt>r. Toprak Yönetimi ve Maliye: Babür Devleti'nde topraklar iki bölüme ayr>lm>flt>. Birincisi do¤rudan do¤ruya hükümdara veya hazineye ait topraklard>. Bunlara halise topraklar denirdi. <kincisi de hizmetleri karfl>l>¤>nda çeflitli idarecilere ikta olarak verilen topraklard> ki bunlara da tuyul topraklar ad> verilmifltir. Halise ve Tuyul topraklar d>fl>nda süyûrgal ve altamga topraklar da vard>. Süyûrgallar; âlimlere, dünyadan elini ete¤ini çekmifl fleyhlere ve yoksullara verilen topraklard>. Geçici hizmet karfl>l>¤> daimî olarak verilen topraklara da altamga denirdi. Babür Devleti'nin bafll>ca gelir kaynaklar>; deniz tafl>mac>l>¤>ndan elde edilen gelirler, tuzlalar>n ve gümrüklerin gelirleri, toprak ve toprak ürünlerinden al>nan vergiler, cizye, hükümdara sunulan hediyeler ile yar> ba¤>ms>z devletlerin ödedikleri vergilerdi. Babür Devleti'nin para birimi de rupi denilen gümüfl para idi. Ayr>ca al>flveriflte gümüfl paran>n yan> s>ra alt>n ve bak>r paralar da kullan>l>rd>. Din, <nan>fl ve Hukuk: Babür hükümdarlar> Hindistan'da <slamiyetin yay>lmas> için çok çal>flm>fllard>r. Hükümdarlar din adamlar>na büyük sayg> duymufllar ve din adamlar>n>n çok iyi yetiflmeleri için de gayret göstermifllerdir. Dinî konularda hoflgörülü olan Babür hükümdarlar>, ülkelerinde fleri hukukun yan>nda örfi hukuku da kullanm>fllard>r. Babür Devleti'nde din ifllerine Sadr denilen din adamlar> bakard>. Sadrlar>n bafl>ndaki görevliye de Sadrü's südûr denilirdi. Devlet merkezinde adalet ifllerinin bafl>ndaki görevliye de kad>-ül-kuzzat denilmifltir. Her vilayet merkezinde ve kazalarda kad>lar bulunurdu. Kad>lar davalar> fleriata göre sonuçland>r>rlard>. Hükümdarlar da belli günlerde davalara bakarlar ve yanlar>ndaki kad>lara dan>flarak hüküm verirlerdi. Bilim, Dil ve Edebiyat: Babür hükümdarlar> bilime, bilim adamlar>na, flair ve sanatç>lara büyük önem verip onlar> korumufllard>r. Özellikle Ekber fiah döneminde e¤itime büyük önem verilmifl ve onun zaman>nda birçok medrese aç>lm>flt>r. Medreselerde ahlak, matematik, astronomi, tar>m, ölçme bilgisi, ev idaresi, siyaset ve idarecilik, mant>k, t>p, tarih ve dinî bilimlerle ilgili dersler okutulmufltur. Babür Devleti'nin resmî dili Farsça idi. Saray ve orduda ise Türkçe konuflulurdu. Ekber fiah döneminde pek çok eser Farsçaya tercüme edilmifltir. Tarihçi Ebul Fadl Allâmî, Ekber fiah ad>na Ekbernâme ve Ayin-i Ekberî adlar>nda iki de¤erli eser yazm>flt>r. Hoca Nizamüddin Ahmet'in yazd>¤> Tabakat-> Ekber adl> kitab> da, Hindistan tarihini anlatan önemli eserlerden birisidir.

158

TAR<H 6

Sultan Babür, yo¤un iflleri aras>nda bilim ve sanatla da u¤raflm>flt>r. Babür, iyi saz çalm>fl ve besteler yapm>flt>r. O ayn> zamanda çok iyi bir hattatt>. Hatt-> Bâburî ad>yla bir yaz> da icat etmifltir. Babür'ün Ça¤atay Türkçesi ile yazd>¤> eserlerden baz>lar>; Babür name, Aruz Risalesi, Mübeyyen, Risale-i Validiye Tercümesi ile fliirlerini toplad>¤> bir de Divan'> vard>r. Sultan Babür'ün seyahat ve hat>ra kitab> olarak yazd>¤> Vekayi adl> eseri, genelde Babürname olarak bilinir. Eser sade ve aç>k bir Türkçe ile yaz>lm>flt>r. Babür eserinde idari, ahlaki, fikrî ve edebî hayat>n> anlatm>flt>r. Ayr>ca gezip gördü¤ü yerlerin sosyal ve kültürel özelliklerine de de¤inmifltir. Sultan Hümayun'un k>z kardefli Gülbeden Begim, Hümayun name ad>nda Farsça bir tarih kitab> yazm>flt>r. Sultan Cihangir taraf>ndan yaz>lan Tüzük-i Cihangiri adl> hat>rat da önemli bir eserdir. Sultan fiah Cihan döneminin en ünlü tarihçisi de Abdülhamit Lahverî'dir.Yazd>¤> eserinin ad> Padiflahname'dir. Sultan Alemgir devrinin ünlü flairi ise Mirza Abdülkadir Bedil'dir. Sultan Alemgir, döneminin olaylar>n>n yaz>lmas>n> bilinmeyen bir nedenle yasaklam>flt>r. Onun tarihçisi olan Münfli Muhammed Kaz>m'>n kaleme ald>¤> Alemgirnâme'si bu nedenle onuncu y>lda kesilmifltir. Özellikle Sultan Ekber ve Cihangir devrinde Hindulara büyük kolayl>klar gösterilmesi nedeniyle, Hindular taraf>ndan çok güzel edebî ürünler ortaya konulmufltur. Ekonomi: Babürlüler, Hindistan'> bay>nd>r hale getirmek, ticareti canland>rmak ve tar>m üretimini art>rmak için tedbirler alm>fllard>r. Topraklar ifllenmifl, sulama kanallar>n>n yard>m>yla tar>msal üretim art>r>lm>flt>r. Babür Devleti'nde üretilen bafll>ca tar>m ürünleri bu¤day, pirinç, pamuk ve dar>d>r. Avrupa'ya ihraç ettikleri tar>m ürünleri ise afyon, çivit, biber ve çeflitli baharatlard>r. Babür Devleti'nde pamuklu dokuma, gemi yap>m>, fleker ve ya¤ sanayisi ile kuyumculuk, alt>n, gümüfl, fildifli ve oymac>l>k gibi el sanatlar> da geliflmiflti. Babür Devleti güçlü bir ihracat potansiyeline sahip bir ülke idi. Barut yap>m>nda kullan>lan güherçile, ihraç edilen mallar>n bafl>nda geliyordu. Alt>n ve gümüfl gibi de¤erli madenler Hindistan'da az olmas>ndan dolay> d>flar>dan temin edilmifltir. Ordunun ihtiyac>n> karfl>lamak için Türkistan, <ran ve özellikle de Arabistan'dan çok say>da at getirilmifltir. Babür Devleti'nde kara ticareti Türkistan, Horasan ve <ran ile Lahor, Kabil, Kandahar üzerinden kervanlarla yap>l>rd>. Co¤rafi keflifler sonucu Ümit Burnu yoluyla Hindistan'a ulafl>l>nca, bu kervan yolu eski önemini yitirmifltir. Daha sonralar> Avrupal> tüccarlar Hindistan ticaretinde etkili olmufllard>r. Özellikle <ngilizler, tüccarlar> için Faktory (Fektori) denilen bölgeler elde ederek, buralarda yerli tüccarlardan ald>klar> mallar> depoluyorlar, ticari gemileri gelir gelmez de bu mallar> gemilerine yüklüyorlard>. Önceleri ticari amaçla Hindistan'a yerleflen <ngilizler, daha sonralarda ise Hindistan'> <ngiliz Sömürge <mparatorlu¤u'nun bir parças> durumuna getirmifllerdir.

159

TAR<H 6

Sanat: Babür Devleti'nde mimari, resim ve süsleme sanatlar> geliflmifltir. Hindistan'da yap>lan eserlerde yontulmam>fl k>rm>z> kum tafl> ve ak mermer bolca kullan>lm>flt>r. Sultan Babür, Hindistan'da befl y>l gibi k>sa bir süre bulunmas>na ra¤men, yine de birçok eser yapt>rm>flt>r. Panîpat zaferini ebedilefltiren Kâbil flah Camii, Sambhal Camii ile Agra Camisi bunlardan baz>lar>d>r. Sultan Hümayun devrinde birçok eser yapt>r>lm>flsa da, bugün bunlardan çok az> ayakta kalabilmifltir. Sultan Hümayun, Agra'da y>k>k bir cami ile Fethâbât Camisi'ni infla ettirmifltir. Sultan Ekber, uzun süren saltanat> s>ras>nda pek çok mimari eser yapt>rm>flt>r. Bu eserlerin bafll>calar>, Hümayun Türbesi, fiemseddin Eteke Han Türbesi, Agra Kalesi, Lahor Kalesi, Givalyor'da Muhammed Gavs Türbesi, Cavnpur Köprüsü ve Agra'n>n bat>s>nda yapt>rd>¤> Fetihpur Sikri fiehri'dir. Fetihpur Sikri, her türlü ihtiyac>n karfl>land>¤> bir flehir olup, içinde camiler, türbeler, hanedan han>mlar> için saraylar yap>lm>flt>r. Sultan Cihangir'in mimarl>k alan>ndaki çal>flmalar>, di¤erlerine göre azd>r. Onun döneminde yap>lan eserler aras>nda Lahor'da Motî Mescid (<nci Cami) ile tamam>na yak>n> beyaz mermerden infla edilmifl olan, kay>npederi <timâd ed-Devle için Agra'da yapt>rd>¤> türbesidir. fiah Cihan devrinde Babürlü mimarisi en parlak devrini yaflam>flt>r. Bu devirde yap>lan eserlerin en önemlisi Tac Mahal'dir. fiah Cihan, ölen kar>s> Mümtaz Mahal (Ercümend Banu Begüm) için yapt>rm>flt>r. Tac Mahal'in çok güzel bir bahçesi ve yak>n>nda da bir camisi vard>r (Resim 4­16). fiah Cihan devrinin en önemli eserlerinden birisi de Delhi Kalesi'dir (Resim 4­17). <stanbul'daki Topkap> Saraylar toplulu¤unun bir benzeridir. Sultan Alemgir devrinde mimari yönden bir çöküfl bafllam>fl olsa da buna ra¤men yine de baz> eserler yapt>r>lm>flt>r. Bunlar Lahor'daki Padiflahî Cami'si ve Delhi kalesindeki Motî Mescit'idir. Babür Devleti'nde süsleme sanatlar> içerisinde özellikle kakmac>l>k çok geliflmifltir. <nfla edilen mimari eserlerin iç ve d>fl yüzeyleri, genellikle mermere kak>lan renkli de¤erli tafllarla çeflitli flekiller meydana getirilerek süslenmifltir. Ayr>ca Babürlerde minyatür sanat> da çok geliflmifltir.

160

TAR<H 6

Resim 4­16 : Tac Mahal

Resim 4­17 : Delhi Kalesi

161

TAR<H 6

ÖZET Fat>mî Devleti, Ebu Muhammet Ubeydullah taraf>ndan 909 y>l>nda Tunus'ta kurulmufltur. Fat>milerin kurucular>, soylar>n> Hz. Ali ve Hz.Fatma'ya kadar götürmüfl olsalar da, bu iddiadan öteye gidememifltir. fiiî olan Fat>mîler, Bat>nîli¤i yaymaya çal>flm>fllard>r. Daha sonralar> <hflidileri y>karak M>s>r'a yerleflmifllerdir. 1171 y>l>nda Selâhaddin Eyyûbi taraf>ndan y>k>lm>fllard>r. M>s>r'da Fat>mîlerden kalan önemli mimari yap>lar aras>nda Dar-ül Hikme (Yüksek <slam Okulu), El-Ezher Medresesi ve Camisi, El-Cuyûfl Camisi ile Büyük fiark ve Küçük fiark Saraylar>d>r. M>s>r ve Suriye'de kurulmufl olan bir di¤er Türk devleti de Eyyûbilerdir. Fat>mîlerin veziri olan Selâhaddin Eyyûbi'nin ayaklanarak fiiî Fat>mî Devleti'ne son vermesiyle 1174'de kurulmufltur. Selâhaddin Eyyûbi, zamanla M>s>r d>fl>nda Filistin, Suriye, Irak, Güney ve Do¤u Anadolu, Hicaz ve Yemen topraklar>n> ele geçirmifltir. Eyyûbilerin as>l baflar>s> Haçl>lara karfl> kazand>klar> zaferlerdir. Haçl>lar> H>ttin Savafl>'nda (1187) yenen Selâhaddin Eyyûbi Kudüs'ü ele geçirmifltir. Eyyûbiler devlet teflkilat> konusunda Büyük Selçuklular> örnek alm>fllard>r. Devletin bafl>nda sultan bulunurdu. Hutbe okutmak, para bast>rmak ve nevbet çald>rmak hükümdarl>k alametlerinden say>l>rd>. Eyyûbi Devleti'nin gelir kaynaklar> haraç, cizye, öflür, zekât, ganimetlerin beflte biri, ba¤l> devlet ve beyliklerden al>nan vergi ve hediyelerdi. Eyyûbilerden günümüze ulaflan en önemli mimari eserler Sultan Salih Necmeddin Eyyûb Medresesi, Ebu Mansur <smail Türbesi ve <mam-> fiafi Türbesi'dir. Eyyûbi ordusunun baflkomutan> Aybey taraf>ndan Eyyûbi Devleti y>k>lm>fl ve yerine Memlûk Devleti kurulmufltur (1250). Mo¤ollar, 1258 y>l>nda Ba¤dat'> alarak Abbasi Devleti'ne son vermifllerdir. Memlûk sultan>, Abbasi ailesinden birini M>s>r'da halife ilan etmifltir. Memlûk sultan> Kutuz, XIII. yüzy>lda Asya'n>n ortas>nda bir devlet kurarak, çok kanl> ve y>k>c> bir flekilde yay>lan Mo¤ollar>, Ayn Calud'da yenmifltir. Sultan Baybars komutas>ndaki Memlûk ordusu Mo¤ollar> Elbistan'da yap>lan savaflta da ma¤lup etmifltir (1277). Böylece Mo¤ollar> Suriye'de durdurmay> baflaran Memlûkler, Mo¤ollar>n daha fazla yay>lmalar>n> engellemifllerdir. Ayr>ca Haçl>larla da baflar>l> bir flekilde mücadele etmifllerdir.Anadolu Selçuklular>ndan itibaren Suriye ve Anadolu ile yak>ndan ilgilenen Memlûkler, bu politikalar>n> Osmanl>lar döneminde de devam ettirmifllerdir. <zledikleri bu politika, Osmanl>lar>n <stanbul'u almalar> sonras>nda Osmanl>-Memlûk gerilimine neden olmufltur. Memlûklerle II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde uzun süren savafllar yaflanm>flt>r. Sonunda Yavuz Sultan Selim'in M>s>r'>n fethi s>ras>nda Memlûklerle yapt>¤> Mercidab>k (1516) ve Ridaniye (1517) savafllar> sonucunda Memlûkler y>k>lm>flt>r. Memlûkler devlet yönetiminde Selçuklulardan ve Mo¤ollardan etkilenmifllerdir. Memlûkler askerî bir yönetim oluflturmufllard>r. Yönetimde asker kökenli emirlerin etkisi fazla olmufltur. Memlûk devlet teflkilat>nda askeri memurlar>n yan>nda sivil memurlar da görev alm>fllard>r. Memlûk ordusu sultan>n muhaf>z birli¤i, t>marl> askerler, emirlerin askerleri ve yard>mc> kuvvetlerden meydana gelirdi. Memlûk

162

TAR<H 6

devletinin resmî dili Arapça idi. Sarayda ve ordu da Türkçe konuflulmufltur. M>s>r'>n ekonomisi tar>m ve ticarete dayan>rd>. <pek ve Baharat yollar>n>n kesiflti¤i yerde yer almas> devlete büyük miktarlarda gümrük gelirleri kazand>rm>flt>r. Memlûklerden kalma mimari eserler ise Baybars Camii, Kalavun Camii, Sultan Hasan Camii, Kay>tbay Camii, Berkuk Türbesi, Halep ve fiam camileridir. XIII. yüzy>l bafllar>nda Mo¤ol ve Türk boylar>n> bir araya getiren Cengiz Han (Temuçin) taraf>ndan 1206 y>l>nda kurulmufltur. Türklerle iç içe yaflayan Mo¤ollar, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda Türklere çok benzerlerdi. Böylece Türk ve Mo¤ol kabileleri birbiri içinde erimifllerdir. Mo¤ollar k>sa sürede Asya'n>n büyük bir bölümü ile Avrupa'n>n do¤usunu egemenlikleri alt>na alm>fllard>r. Mo¤ollar>n baflkentleri Karakurum'du. Cengiz Han Türk gelene¤ine uyarak daha hayatta iken devletini dört o¤lu aras>nda paylaflt>rm>flt>r. Bu paylafl>ma göre; o¤lu Cuci'ye ülkenin kuzeybat> topraklar>n>, Ö¤eday'a ülkenin do¤u topraklar>n>, Ça¤atay'a Türkistan'> ve küçük o¤ul Tuluy'a da baba oca¤> olan Mo¤olistan'>n do¤u k>sm>n> vermiflti. Cengiz Han'>n ölümünden sonra merkezi otoritenin zay>flamas> sonucunda imparatorluk topraklar>nda dört büyük devlet ortaya ç>km>flt>r. Bunlar; Karadeniz'in kuzeyinde kurulan Alt>n Orda Devleti, Mo¤olistan ve Çin'de kurulan Kubilay Hanl>¤>, Türkistan'da kurulan Ça¤atay Hanl>¤> ve <ran'da kurulmufl olan <lhanl>lard>. Bu devletler egemen olduklar> bölgelerde güçlü siyasi yap>lar oluflturmufllar ve özellikle de Uygur Türklerinden etkilenerek, onlar>n yard>m>yla sanat ve ticarette geliflmifllerdir. Mo¤ollar, Çin, <slam dünyas> ve Do¤u Avrupa'da kar>fl>kl>klara son vererek bu co¤rafyadaki etnik gruplar> ve boylar> egemenlikleri alt>na alm>fllard>r. <pek Yolu'nu canland>rarak Asya ve Avrupa aras>ndaki ticareti gelifltirmifller, böylece Do¤u­Bat> kültürünü ticaret yoluyla birbirinden etkilenmesini sa¤lam>fllard>r. Mo¤ollar ilk dönemlerinde resmî dil olarak Mo¤olcay> kullanm>fllarsa da hâkim olduklar> co¤rafyada Türklerin ço¤unlukta olmas> nedeniyle, Türkçe yayg>n hale gelmifltir. Mo¤ollar Cengiz Han döneminden itibaren Uygur harflerini kullan>fllard>r. Mo¤ollar XIV. yüzy>lda türbeler, Budist mabetleri, kervansaraylar, sulama kanallar>, köprüler ve medreseler yapt>rm>fllard>r. Sultaniye'de Olcaytu Han Türbesi, Tebriz'de Vezir Ali fiah Mescidi, Meraga yak>nlar>nda Serçem Kervan Saray> Mo¤ol dönemi mimari eserlerinin en önemlileridir. Timur Devleti'nin kurucusu olan Timur, 1336 y>l>nda Kefl flehrinde do¤mufltur. Babas> Barlas boyunun beyi Turgay'd>r. Barlas boyunun beyi oldu¤u dönemlerde Timur, Ça¤atay Hanl>¤> kar>fl>kl>klar içerisinde idi. Bu durumdan yararlanan Timur, Ça¤atayl>larla yapt>¤> mücadeleyi kazanarak, Maveraünnehir bölgesini iflgal edip bu bölgenin emiri olmufltur. Daha sonra, Ça¤atay Devleti'nin bütün topraklar>n> ele geçiren Timur, 1369 y>l>nda Belh flehrinde törenle bu bölgenin emiri olmufltur. Kurdu¤u devletin baflkenti Semerkant't>r. Devletinin topraklar>n> k>sa sürede geniflleterek, Kuzey Hindistan, <ran, Irak ve Anadolu'ya kadar olan yerleri fethetmifltir. Timur, Alt>n Orda ve Osmanl> Devleti'ne büyük darbeler vurmufltur. Bunlar>n sonucunda Alt>n Orda

163

TAR<H 6

Devleti parçalanm>fl, Rusya'n>n güçlenmesine sebep olmufltur. Alt>n Orda Devleti'nin parçalanmas>yla topraklar>ndan Sibirya, Ejderhan, Kazan, Nogay ve K>r>m Hanl>klar> kurulmufltur. Osmanl> Devleti'ni de, 1402 Ankara Savafl>'nda yenen Timur, Osmanl> Devleti'nin fetret dönemine girmesine sebep olmufltur. Bu savafl>n sonucunda ayr>ca Anadolu Türk birli¤i bozulmufl ve Osmanl>larda taht kavgalar> yaflanm>flt>r. Timur'un 1405 y>l>nda ölümünden sonra ülkede taht kavgalar> yaflanarak devlet parçalanm>flt>r. 1507 y>l>nda Özbekler taraf>ndan da y>k>lm>flt>r. Timurlular döneminde yetiflen önemli bilim adamlar>; Ulu¤ Bey, Ali Kuflçu, Kad>zade Rumî'dir. Ali fiir Nevaî'de Timurlular döneminde yaflam>fl ve Ça¤atay Türkçesi ile eserler vermifl olan en büyük flairlerden birisidir. En ünlü eseri "<ki Dilin Karfl>laflt>r>lmas>" anlam>na gelen Muhâkemet'ülLûgateyn'dir. Timur dönemi mimarisinde <ran etkisi görülür. Binalar yüksek ve d>fl yüzeyleri boydan boya çini kaplamal>d>r. Timur'un yapt>rd>¤> eserler aras>nda Ak Saray, Bibi Han>m Mescidi ve Gök Saray vard>r. Timur soyundan olan Babür, Hintlileri Panipat Savafl>'nda yenerek Delhi ve Agra'y> ele geçirdi ve kendisini hükümdar ilan etti (1526). Devletinin baflkenti Agra idi. XVIII. yüzy>l>n sonlar>nda Hindistan'> sömürgelefltirmek isteyen <ngilizler, Babürlüler üzerinde büyük ölçüde hâkimiyet kurdular. Daha sonra Babür topraklar> <ngiliz sömürgesi haline getirilmifltir (1858). Babürlüler döneminin en önemli eserleri flunlard>r: Babürnâme: Babür fiah'>n hayat>n> anlatan bir eserdir. Eseri Türkçe yazm>fl ve Türk olmas>yla övünmüfltür. Babürnâme Farsça, <ngilizce ve Frans>zcaya da tercüme edilmifltir. fiah Cihan zaman>nda Agra'da yap>lan Tac Mahal, dünyan>n en güzel mimari an>tlar>ndan biridir. fiah Cihan, ölen kar>s> Mümtaz Mahal için yapt>rm>flt>r. Babürlülere ait di¤er mimari eserler ise Delhi yak>nlar>ndaki Hümayun Türbesi, yine Delhi'de Ataka Han Türbesi, Ekber fiah taraf>ndan Agra'n>n bat>s>nda yap>lan Fetih Pur'dur.

164

TAR<H 6

DE/ERLEND<RME SORULARI 1. Darül-Hikme ad>ndaki medrese, afla¤>daki hangi devlet taraf>ndan kurulmufltur? A) B) C) D) Fat>mîler Eyyûbiler Timurlular Toluno¤ullar>

2. Selâhaddin Eyyûbi döneminin en önemli siyasi olay> afla¤>dakilerden hangisidir? A) Arap fliirinin en parlak dönemini yaflamas> B) Ülke topraklar>n>n paylaflt>r>lmas> C) Kudüs'ün ele geçirilmesi D) Türk devlet teflkilat>n>n uygulanmas> 3. Afla¤>daki devletlerden hangisi Devlet-üt-Türkiye'de denilen Memlûk Devleti'ne son vermifltir? A) B) C) D) Babür Devleti Timur Devleti Fat>mî Devleti Osmanl> Devleti

4. Memlûk sultanlar>n>n yaz>l> emirlerine ne isim verilmifltir? A) B) C) D) Tu¤ra Sultaniyat Mihmandar Tuyul

5. Cengiz Han'>n kurdu¤u Mo¤ol Devleti'nin merkezi hangisi flehirdir? A) B) C) D) Karakurum Belh Semerkant Buhara

165

TAR<H 6

6. Afla¤>dakilerden hangisi Cengiz Han'>n o¤ullar>ndan biri de¤ildir? A) Ögeday B) Cuci C) Pir Muhammed D) Ça¤atay 7. Afla¤>daki boylardan hangisi Mo¤ol boylar>ndan biri de¤ildir? A) B) C) D) Keraitler Merkitler Naymanlar Vandallar

8. Afla¤>daki eserlerden hangisi Ça¤atay Türkçesinin en büyük flairi olarak kabul edilen Ali fiir Nevaî'nindir? A) B) C) D) Gül ve Nevruz Muhâkemet'ül- Lûgateyn Tarih-i Cihangûfla Kelile ve Dimne

9. Alt>n Orda Devleti'nin y>k>l>fl>, afla¤>dakilerden hangisinin güçlenmesine ve do¤uya do¤ru genifllemesine zemin haz>rlam>flt>r? A) B) C) D) Rus Çarl>¤> K>r>m Hanl>¤> Ça¤atay Hanl>¤> Babür Devleti

10. Babür fiah'>, Timur Devleti'ni yeniden kurma faaliyetleri s>ras>nda Özbeklere karfl> destekleyen devlet, afla¤>dakilerden hangisidir? A) B) C) D) <lhanl> Osmanl> Safevî Eyyubî

166

Information

4

58 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

939822