x

Read AYAZLI text version

LAZMARKTAN AYAZLIYA

BRAHM TUZCU'NUN KISA HAYAT HKAYES

1956 Yilinda Akçakoca Ayazli mahallesinde dünyaya geldim. lkokulu Barbaros ilköretim okulun da , orta okulunu Akçakoca Lisesinin ortaokul kisminda , liseyi Kdz.. Erelide o zamanin sanat okulu Endüstri Meslek Lisesinde okudum.1973te mezun oldum.Okulun bitiminde Ereli Demir Çelik Fabrikalarinda ibai yaptim.Çeitli kademelerde görev aldim. 2000 yilinda emekli oldum. Sporu çok sevdiimden çeitli kulüplerde çalitim (Düzcespor , Akçakocaspor , YeniAkçakocaspor , Akçakoca dmanyurdu,çeitli görevlerde bulundum , Anta dmanyurdu , Ayazli Tersane spor kulübün kurulmasinda katkim çok fazladir. Bolu merkez hakem komitesinde 2 yil çalitim,Düzce de saha komiserlii yaptim. Çuhalli Çarisi Güzelletirme Derneinin kurulmasinda emeim olmutur..Akçakoca ,Ayazli,Akçakoca nin 43 köye ait kitaplar derledim, 2 çocuk babasi ve az Fransizca bilmekteyim. Akçakoca ve Ayazli aiimdir. ÖNSÖZ Aii olduum Ayazli mahallesinin her yönü ile incelemek istedim. Bu nedenle bu kitap tarihi bir corafya kitabi dir.Bu kitap içinde yaadiimiz bizlerin, atalarimizin yaptii mücadelenin hikayesini anlatan ve örf adetlerini içine alan gelecekteki aratirmacilara iik tutacak belirli balangiç noktalarini belirleyen bir çalimayi içermektedir.Kitabin hazirlanii 3 yil sürmütür. Kitabin hazirlanmasinda bana katkilari olan olum Emrah Tuzcu, Recep Ali Yaman , Ender Savcin, Doç. Zeynel Özlü ,Kenan Okan, Uurlu Köyünden Hakki Erdoan , deerli büyüklerim , Prof. Sergi Makalatia , Muhammed Vaniliili , Ali Tandilava , Doç.Gözde Yirimibeolu ,Recai Özgüne çok çok teekkür ederim.Benim yapmak istediim olay Ayazlinin geçmi insanlarina olan borcumuzu ödemeye çalimaktan baka bir ey deildir.Onlar ki bizim bu günlere gelmemize sebep olmulardir.Unutulmamalidir ki bilgi ve sevgi paylatikça çoalir.Ayazli Mahallesinin ismi daima yaandikça yaatilacaktir. Saygilarimla BRAHM TUZCU

AYAZLI

CORAF BÖLGE: Karadeniz bölgesi L : Düzce LÇES : Akçakoca KAYMAKAMI : Mehmet Ünal TELEFONU : 03806114001 BELEDYE BAK.: Fikret Albayrak TELEFONU : 03806114002 MAHALLE MUH. : Çetin Çakmak TELEFONU : 05434513744 NUFUSU : 4100 nüfusu 1280 hane CORAF DURUMU: Dousu Döngelli,Dadali,Batisi Osmaniye mah.,Güneyi Doancilar la komudur.41.05 Derece Kuzey paraleli,31.07 Dou boylami üzerinde yer alir.Tem otoyolu üzerinde Ankara ya 270 km,stanbul a 235 km mesafededir. Deniz yoluyla stanbula 108,Ereli 18,Zonguldak 40 mil dir. JEOLOJK DURUM

Dere vadi tabanlari alivüyon,yamaçlarin büyük bölümü silis formasyonu tepelerin üst kisimlarinda ise 3. jeolojik döneme ait kumlu,çakilli tabakalar bulunmaktadir,depreme kari salam zeminlidir.Türkiye deprem haritasina göre 3 .derecede tehlikeli bölgededir,dalar,deniz kiyisina paralel uzanir ,kiyilarda yüksek ve dik falezler görülür,kiyilar

düzdür,sahildeki kayalar su tarafindan aindirilarak yalilar meydana gelmitir,çevre ist ve kristalin istlerle kaplidir,dou ve güneyde pal ezik devre ve tersiyer arazilerden ibarettir. YAI Ayazlida her mevsimde bir iklim görülür, yailar genellikle sonbaharda hatta ki aylarinda dier mevsimlere göre daha fazla düer.Ayazlida en fazla yai eylül,kasim,aralik ocak aylardir,kar aralik ocak aylarinda yaar ama uzun süre kalmaz.Mayis haziran da karayel,temmuz,austos ve eylül ayinda poyraz eser ki aylarinda lodos eser temmuz,austos,eylül de güne kendini daha iyi gösterir,aralik ,mart aylari arasi en düük sicaklik gözlenir iliman bir iklime sahiptir RÜZGAR Akçakocada hakim rüzgar ki aylarinda lodos, Mayis-Haziran aylarinda karayel, Temmuz, Austos ve Eylül aylarinda poyraz olup, Temmuz-Austos aylarinda rüzgar hizlari dier aylara oranla daha azdir.Akçakocada mart ayindan itibaren hava isinmaktadir,sicaklik mayis-austos arasinda azamiye erimekte,kasim ayina kadar mutedil bir gidi göstermektedir.1930 yilinda Bolu da sicaklik -31 dereceye dütüü ve 40 derece sicaklia yükseldii görülmütür sicaklik en düük aralik ve mart aylarinda rastlanir .bölgede meydana gelen yailar orografik ve depresonik tir,bu nedenle yailarin dailiinda farkliliklar ortaya çikmaktadir. Akçakocada yillik yai ortalamasi 850.4 mm dir,en fazla ocakta 104.1 mm,ekimde 101.5 mm,ekimde 97.7 mm,aralik ta 97.7 mm dir.Az yailar nisanda 35.6,mayista 37.6 mm dir.Siklon veya konveksiyon yamurlari meydana getiren basinç minimumlari yaz aylarinda da hasil olmakla ve bu mevsimin yaili olmasini salamaktadir.Yaz yailari NW ( karayel) ve 3. depresyonun ki mevsiminden daha fazla Akçakocayi etkilemesinden meydana gelmektedir,ki ve sonbahar yailari ise ege ve Marmara kiyilarindan VDL yoluyla depresyonla gelirler,yailarin bir kismi oto grafik yailaridir,güneyde yüksek kisimlarda daha bol yamur birakirlar.Akçakocada kiin kar yaii ve yerde kalma süresi kisadir yillik ortalama süresi 11 gündür,kar yaii 6.1 dir.Karin yerde kalii ve az yamur yamasi istasyonun deniz kiyisinda ve yüksekliin deniz seviyesinde yakin olmasindan ileri gelmektedir.Akçakocada rüzgar hizi yillik ortalamasi 1.5 m/sec dir.Bölgede NE ( Poyraz),NW ( Karayel) rüzgarlari hakimdir Kaynak : Akç.Kaym.Sit.,ükrü Dönmez-2000,Kenan Okan-1997,Derl.brahim Tuzcu AKARSULAR

Haciz , Orhan Deresi , Limancik deresi , Peti gelii deresi diye 3 dere vardir Haciz ve Orhan deresi Dede dalarindan Deredibi köyünü takip eder.Akçakoca oteli yanindan denize dökülür , limancik deresi Saraybahçeden limancika ulair birde Salyancilarin oradan gelen dere ile birleir denize dökülür bu dere eskiden çok büyüktü ama zamanla kaynaklar azalinca dere akari azalmitir,bu dereye takalar girerdi ayrica bir iskele vardi,peti gelii deresi Dadali köyün altindan Döngelli köyünden sevil boru önünden denize dökülür büyük bir dere idi ama burada da kaynaklar tükenince dere azalmi durumdadir burada da eskiden bir iskele vardi Döngelli köyü bu iskeleyi çok kullanmitir AYAZLI'DA METEOROLOJNN KURULMASI 1950 Yilinda yai istasyonu olarak eski hükümet konai yaninda , 1963 yilinda eski hastane yaninda , küçük klima istasyonu olarak kuruldu. 1965 de Çuhali çarisinda bir binada 1969 ,,da Ayazli mahallesinde imdiki yerinde kurulmutur. Zonguldak Bölge Müdürlüüne bali deniz suyunu ölçer büyük klima istasyonudur. Denizciler için hava tahmin raporunu günlük takip eder. AYAZLI MAHALLESNN ESK TARH VE KURULUU

Bitinyanin deniz kiyisinda yerlemeyi tercih eden Bebrisler, Bitinyalar da olmadii bilinmekte beraber Bebrisler Çanakkalede krallik kuran Bebrisler Akçakoca,Ereli kiyilarina ehir kurarlar,Bebrisler,Frik boyundandirlar.Bitinya kralin kurucusu Bias tir. Biasin ölümünden sonra Bitinyanin 2. Krali Herakliastir.Bu kral Bitinyalilara çok kötü davraniyormu.Zipitis MÖ.298-297 yillarinda Herakliasi zaptetti bu dönemde Akçakocadaki göçebe düzeyinde yaayan halk Bitinyalilara dost olup Akçakoca ehrini kurdu dia Zeusun kenti anlamina gelir Dia ilk adi Tospolistir.Makedonya krali büyük skender ran hükümdarina sava açtii zaman Bitinya ile Heraklias sava halinde idi Akçakoca Ereli arasinda devamli savalar yapilmakta idi, bunu duyan Makedon krali Büyük skender buralara gelip buralari kendi himaye altina alir .skender Babilde ölür bunun yerine bölge komutani olan Antigon geçti daha sonra Lazimark geçti u anda Ayazli Mahallesinin bulunduu yerde göçebe eklinde yaamaya balar daha sonra Lazimark buradan Rum Pontus mparatorluu kurulduunda Trabzona gider orda imparatorluunu devam ettirir.1812 de Ayazli , Döngelli arasindaki imdiki Haydar Çakmak ve Civan Alinin yerlerinin olduu yerde göçerler.Burada yillarca kalirlar Döngelliye 2 ayri yol çikmaktadir. 1878 yilinda burada 12 hane kalir Göçürlüde eski deirmenin olduu yerde bir kilise birde sübyan okulu varmi, Dadali ve Töngelli arasinda oturan Bitinyalilara bu iki yolu kullanarak buraya gelirler bu kilise ve sübyan okulunu göçürlüde oturan Bitinyalilar yapmi,ama uanda deirmen dahil bunlar munkariz olmutur,yalniz bu kilisede hocalik yapan zatin mezari çuhalidaki caminin yanina getirilmitir daha sonrada munkariz olmutur. Burada kisa sürelide olsa imdiki Doancilarda oturan bir veya iki ailede göçürlüden Doancilara göçmütür Töngelli köyünden Sametoullari buraya gelir bu göçerleri buradan kovarlar onlarda imdiki Kapkirli mahallesine gelirler oradan da yarisi Koçullu köyüne göçerler daha sonra Sametoullari buradan Uurlu köyüne göçerler orada da derede boulmalar olur oradan da Töngelli köyüne geri dönerler bu yerde artik hiçbir göçer yok ama hala mezar talari vardir kalintilar kaldirilip findik bahçesi haline getirilmitir.Daha sonra 1876 Rus harbinden Dou Karadenizden zorunlu göç edenler,Metetolu kara yolu üzerinden Amasra,Bolu üzerinden Akçakocaya gelirler Salyancilar Hopa Azlaa köyünden takalarla Sinop,oradan Akçakoca imdiki limancik bölgesine gelirler o zaman dere büyük akarmi takalar dereye girerler oradan imdi oturduklari yere yerleirler kuytu yeri seçerler çünkü artik onlar savatan korkuyorlardi Limancikta bir iskele varmi.Çakmakçilar ise kayabaini küçük bir liman olarak benimserler çok iyi bir kaptan olan dursun reis Kayabaina yerleirler bu 3 aile Batum, Sarp arasinda bulunan Azlaa köyünden gelirler , Azlaa Arapçada temiz su demektir Osmanlicada Esenkiyi demektir Azlaa dilde telakkuzu zor olduu için bunlar Azlaayi Ayazli olarak deitirirler.Halende devam ediyor devam edecektir.Metetolula Mehmet , Osman , Muhittin,Dursun, Zeliha ,brahim,Salyancilarda Ali ve çocuklari Vahit, evket , Kadir,ükrü, M.Ali, Hatice,Gülizar Çakmakçilar Dursun, brahim,Hüseyin,evket,Perihan,Huriye,Hatice dünyaya gelirler .Rus harbinden sonra göçmen yasasina göre hükümet Lazlari zmit,Bursa bölgesine yerletirdi ama bu bölgeler çok bataklik olduu için sitma hastalii olurmu, Lazlar komisyona ramen Akçakocaya eskiden Lazlarin geldiini duyanlarda Akçakocayi tercih etmilerdir,imdiki Osmaniye mah. ,Ayazli mah. ,Töngelli köyü.Edilli köyü.Uurlu köyü ne daha sonrada Göktepe köyü.Kalkin köyü.Nazimbey köyü.Yenice köyüne yerlemilerdir.Azlaa,Liman,Makrial,Sarp.Beleven,Hopa,Arhavi,Findikli,Pazar,Ardeen,de n çok göç almitir.1877de Akçakocaya gelen gürcüler Batumdan imdiki Çiçekpinar köyüne Melenazi köyüne yerleirler.Abazalar Kafkasyadan gelip imdiki Davutaa , Esmahanim, Dilaver köylerine yerleirler. Hopadan gelenler ise da köylerini tercih etmilerdir, Hemin,Karatavuk,Yenice köylerine yerleirler.Dou Karadenizden 2. göç, Birinci Dünya Harbinden hemen sonra olur çünkü Ruslar Dou Anadoluya saldirir,Sarikami igali,Rize igali gibi buradan göç Of, Sürmeneden olur askeriye ve takalarla olur. Sürmeneliler çok iyi bir denizcidirler.Ayazlidaki Akba ailesi 3 ayda kürekle Sürmeneden gelmilerdir,gemi

içinde Rabia hanim doum yapar.Ayrica Karaburuna Rizeden 3 ayda yaya olarak bir kadin 3 çocuu ile gelir vefat eder halen mezari Karaburundadir mezar tainda hitabeler vardir. Fatma Örsolu 1883.1978 dir AYAZLI SM NEREDEN GELYOR.

Köyün adi aslinda "Abuislah"'dir. Bu isim Osmanli Padiahi Yavuz Sultan Selim döneminde konulmutur. Zaten o zamana kadar da köyün ismi yoktur. Bu ismi Yavuz Sultan Selim koymutur. Bu köy üç ismi olan tek köydür."Azlaa,Abuislah,Esenkiyi" Yavuz Sultan Selim o bölgede Ruslarla savairken erzaklari bitmitir.O civardaki köylerden kasabalardan hiç kimse de onlara yardim etmemitir.Sadece bir köy yardim etmitir.O da imdiki Esenkiyi. Ordunun her türlü ihtiyaçlarini karilami karinlarini doyurmulardir. Yavuz Sultan Selim bu durumdan memnun kalmitir. Yavuz Sultan Selim daa çikarak köyün üstüne sofra bezini silkeleyerek adini "ABUSLAH" koymutur. Bu bölgedeki herkes Laz'dir.Gürcistan siniri ayrilirken , Sarp ikiye bölünmütür.Bir tarafi Türkiye'de dier tarafi da Gürcistan da kalmitir.Biz Gürcistan tarafina "Kari Sarp" deriz.Gürcistan da kalan Lazlar kendi benliklerini her zaman korumulardir.O zamandan bu yana hep Laz adetlerini korumulardir.Türkiye tarafinda kalan Lazlar Türkiye tarafinda olduklari için Türkçede konuurlar ancak Gürcistan tarafinda ki Lazlar sadece ama sadece Lazca konuurlar.Gürcistan da kalirlar ama oradaki hiçbir Laz gürcüce konumaz.Artvin iline 70 km, Hopa ilçesine 10 km uzakliktadir.1876 Yilinda Ayazliya ilk gelenler Metetoullaridir. Daha sonra Salyancilar ve Çakmakçilardir.(Yalniz Servet Çakmaklar) Salyancilar , Batum ve Sarp arasinda kalan Azlaa köyünden gelirler , evket Çakmakin babasi Dursun reis Azlaadan kayabai mevkiine gelir,daha önce Lazika olan Ayazli ya , Dursun Çakmak ve Salyancilarin geldikleri Azlaa adinin söylev tarzina uyum gösteremezler. Bu iki aile Azlaa ismini Ayazli olarak deitirirler ve halen bu isim böylece tarihe geçer ,bu isim yaayacak , yaatilacaktir.

KURTULU SAVAINDA AYAZLI

GAZLER 1. 2. 3. 4. 5. ÖMER YAZGAN 1316 ( 1900) HASAN YAZGAN 1316 ( 1900) HÜSEYN YAMAN 1317(1901) HAMD DENZ 1317 ( 1901) HÜSEYN YOMRA 1317(1901)

YELKENCILER 1. 2. 3. 4. 5. 6. HAMZA RES DENZ EMRULLAH DENZ BAYRAM AL KOÇ EMN DREK ÖMER DREK RECEP YAMAN

SANDALCILAR 1. HASAN RES

MAVNACILAR 1. MEHMET KANBER (KANPARA)

ARABA LE CEPHANE TAIYANLAR 1. ÖMER ÇAKMAK 2. AL SALYANCI HACZ JANDARMA TEKLATINDA BULUNANLAR 1-ÖMER ÇAKMAK

PSZ RECEP N AKÇAKOCA KOMUTANI BASO MUSTAFA ÇETESNDE BULUNAN AYAZLILI ÇETE ELEMANLARI 1. 2. 3. 4. ÖMER ÇAKMAK ÖMER SARI MEHMET KESKN BRAHM TUZCU

5. ÖMER YAMAN

1877-1878 GÖÇLER

1877-1878 Osman Rus Savai ki yalilar bunu 93 Harbi olarak bilirler. Plevne savalari, Gazi Osman Paa destani bu döneme aittir. Osmanli-Rus savainda Osmanlilar yenilince en büyük göç dalgasi kendini göstermitir. Bu göçlerde ise stanbul Hükümetinin Dou Karadenizin boaltilmasi karari etkili olmutur. Bunun üzerine sinir köylerinde oturan Laz-Gürcü, Abaza, Çerkez ve Türk köyleri kismen boaltilmitir. Bu durumdan Hopa, Findikli, Ardeen, Pazar, Hemin, Rize, Arhavi köyleri de etkilenmitir. Akçakoca bölgesi devlet arazisi olduundan Göçmen yerletirme komisyonlari kurulmutur.Lazlar önceleri zmit, Bursa bölgesine gelmiler. Kendileri zmite yerletirilmek istenmilerse de bu bölgede sitmanin yayginlii yerlemeyi engellemitir. Lazlar Akçakocaya yerlemeyi tercih etmilerdir. Akçakocada kurulan Göçmen komisyonuna ramen göçmenler Osmaniye Mahallesi (Hacalli)-Ayazli, Döngelli, Edilli, Uurluya yerlemeyi uygun görmülerdir. Ruslarin Artvini igalleri sonucunda Akçakocaya göçen Karadenizliler yeni köyler kurmamilar yerli köylere yakin mahalleler kurup yerlemilerdir. Nüfus arttikça buralari muhtarlik haline dönümütür. Göktepe, Kalkin, Nazim Bey gibi. Bu göçmenler genellikle Hopanin liman, Azlaa, Beleven, Saraf, Makrial köylerinden gelmilerdir. Akçakocaya gelen Gürcüler yine Osmanli Rus Savai sirasinda Batum ve Artvinden göç etmilerdir.Düzce yolu üzerinde ipir ve Doancilar (Acara mahallesi) köylerini kurmulardir. Abazalarin geli yerleri Kafkasyadir. Akçakocada Davutaa ve Esmehanim ve Dilaver isimli köyleri kurmulardir.Hopadan Akçakocaya göçenler daha ziyade da köylerinden gelmilerdir. Hemin, Yenice, Karatavuk köylüleri Hopadan ayni isimleri taiyan yerleme yerlerinden göç etmilerdir. Hemin ve Karatavuk köylerine Hopadan, Yenice köyüne ise Findikli ve Ardeenden gelmilerdir.Karadeniz ve Kafkasyadan gelip yerleen bu halk dainik tip bir yerleme düzeni göstermektedir. Göçmen aileler evleri çevresinde, bahçeyi çeviren çitler içerisinde azda olsa ev ihtiyacini karilayan sebze ve meyve yetitirmeyi yelemilerdir. Bu durum dainik yerlemeyi etkilememektedir. 1877 OSMANLI RUS HARBNDE ANADOLUYA GÖÇ EDEN LAZLAR DÜZCE L: Düzce merkez , Akçakoca merkez köyler , Ballar , Kabalak , Suncuk , ekerpinar , Yayla , Yazlik ( Bu köylerin bainda ilk isimlerinin önünde LAZ kelimesi yer almaktadir) BURSA L: Gemlik merkez köyler, Katirli STANBUL L:Beykoz, Üsküdar Köyler, Dereseki,Kaynarca,Readiye,Ataköy,Kadiköy,Paaköy YALOVA L: Yalova merkez Kaplica,Çinarcik,Vezpinar, Üvezpinar, Delipazari, Kurtköy,Samanli,Akköy,Kadiköy,Yenimahalle,Ortaburun KOCAEL L: zmit merkez,Köyler Çubuklu,Osmaniye,Suadiye,Derbent,Maukiye,Kestanelik,Altinova,Çamçukur,Güzelyali,Ere li,Safiye,Suludere,Yalakdere,Senaiye SAKARYA L: Adapazari merkez köyler Çaybai ,Yeniköy ,Deirmendere , Karata , Akyazi merkez köyler.Hasanbey , Kazanci , Dokurcun , Kayabai , Karapürçek , Hocaköy , Geyve merkez , köyler: Doançay , Maksudiye , Hendek merkez , köyler : Kocadöngel,Sapanca,merkez,köyler:Akçay , Baklaya , Dibekta , Erdemli , Hacimercan , kramiye , Kurtköy , Memmumiye , ükriye , Selamiye ZONGULDAK L: Bartin merkez köyler:Amasra , Çakrazova

Madde I.

1916 GÖÇLER

Birinci Dünya Savai sirasinda Ruslar Dou Anadoluya saldirdi. Sarikami faciasi sonucu Ruslar Dou Anadolu bölgesini igale baladi. Ruslarin Rizeyi igali ile buradan Of Muharebeleri sirasinda Of ve Sürmeneden göç balamitir. Bölge halki kayiklar, takalar, askeri deniz nakliye araçlari ile veya yaya olarak batiya göç ettiler. Ruslar tarafindan Sürmenenin igalinden birkaç saat önce Akba ailesinden 6 kadin 8 çocuk ve 2 ihtiyar üç çift kürekli bir sandalla kürek çeke çeke üç ayda Akçakocaya gelmilerdir. Bir kadin kayikta doum yapmitir. Bu göçerlerin çocuklari Akçakocada hala yaamaktadir. TEFK DEDEMN BABASI HASAN DEDENN ARHAVDEN GÖÇÜ Hasan dede Rus harbi sirasinda Arhaviden Trabzon un Yomra ilçesine gelir orda 2 yil kalir sonra takalarla Kdz.Ereli deki Gülüç irmaina gelir o sirada orda bulunan metetolu Ahmet bunlari görür ve Ayazliya götürür,u anda Fehmi Yomra nin evin olduu yer o zaman cami ve avlusu imi Ahmet Yaman muhtar olduu için Hasan dedeyi buraya yerletirir,camiyi de söküp imdiki yerine yapmilar,daha sonra bu cami yikilip aban Koç tarafindan tekrar yapilir.Hasan dedenin Tefik,Yusuf,HüseyinHacer adinda 4 çocuu olur Ahmet Yaman tikuçi brahim Yamanin babasidir

DEDEMN BABASI MEHMET DEDENN GÖÇER OLARAK GELD HKAYE Mehmet Dede , Ahmet Dede , smail Dede,Hamdi dede .Bu 4 karde Rize erafindan akrabalari olan Sait Aanin babasi smail Aanin gemisinde çaliirlarken gemi o zaman Tunusa Yafaya ticaret için yaz aylarinda Çuhalli çarisindaki iskeleye gemi yanair,bu 3 karde gemide Palvaci olarak görev yapiyorlardi,gemi burada 7 ,8 gün kalir ,ariza yapmitir.1876 yilinda Rus Harbinden dolayi göç eden Lazlarin olduunu Çuhalli da ki kahvede bunlari gören 3 karde gemiden kaçar Osmaniye deki tepeye çikarlar burada Sametolularin (imdiki Aydoanlar) eski barakasinda kalirlar.Sametoullari bunlara çok yardimci olurlar tepeye çikmalarin amaci geminin gidip gitmediini takip etmektir.Gemi 8 gün sonra ayrilir 3 karde kahveye inerler kahvedekiler Ayazliya Salyancilarin geldiini söylerler Mehmet dede ise "Ben Ayazliya gidiyorum" der ve gider .Çünkü Salyancilar akrabalari olur, Ayazliya ilk gelenler Metetolu ( imdiki Yamanlar) Çakmakçiolu Ömer ve Salyancilar dir. Mehmet Dede Salyancilara gider taniirlar çok mutlu olurlar dedem imdiki Tuzcularin bulunduu tepeye çikar oralari temizler ufak bir baraka yapar oturur tepeyi tercih edii eskiden çok sitma hastalii olurmu çukurlarda bu ara dedem Ahmet dedeyi Ayazliya çairir ama kabul etmez ben Osmaniye tepesinde kalacam der .Aydoanlar bize iyi yaptilar,iyi insanlar bize arka çikarlar sen buraya gel der .Mehmet dede dinlemez o Ayazlida kalir, barakayi gören Metetolu Osman , dedeme barakayi sökmesini söyler , dedemde "ben harpten kaçtim kimsem yok" der ama dinlemezler dedemi döverler, nasil olsa bunun arkasi yok diye dedeme rahat vermezler , dedemde uysal insanmi ve sapak mevkiine çikar orada bir kii , 5 adet at ile Ereliye gidiyormu bu kii Abaza Hasan isimli bir kii imi.Dedem sormu bununla beraber Ereliye giderler, 6 ay orda kalir, o zaman Zonguldak Kömür Ocaklarinda talyanlar çaliirmi o zamanin hükümeti talyanlari kovar , ocaa Türklerin alinacaini duyar , oradaki arkadalarla beraber maden ocaina gider çalimaya balar,brahim,smail,Ali adlarinda 3 çocuu olur bu hikayeyi çocuklarina anlatir, dedem zeki ve çalikan biri olduu için babasina,"baba ben Ayazliya gidip yerlerine sahip çikacam" der ama dedem kizar.1919 yilinda Akçakocaya gelir Salyancilara siinir ve onlarda kalir yerlerin

azda olsa geri alir babasini çairir ama çok nefret ettii için Ayazliya geri dönmeyeceini söyler ve gelmez hem ocakta çaliiyormu 1928 de Zonguldakta vefat etmi.Ruhu aad olsun .Halen kabristani Zonguldaktadir.brahim dedem tekrar Akçakocaya gelir burada çalikanlii ile köylünün beenisini kazanir ve 1936 yilinda muhtar olur.smail Olu da çok tembelmi ona hiç i yaptiramazmi ona çonçi(bo findik kabuu) dermi. Ali ise çok yaramaz, cin gibi imi kendi akranlari ile oyun oynar onlari hep soyarmi paralarini alirmi.Babasi da olum sen büyüyünce büyük adam olacaksin dermi.Yine Metetolulari rahat durmuyor memleketten gelenleri rahatsiz ediyor bir gün Dursun Çakmak (brahimin babasi) kayabaina gelirler oralara rahat vermezler Çakmakçilar bunlari geri püskürtürler,daha sonra Abdu Denizin babasi Hamzayi rahatsiz ederler. Hamza Aa bunlari küçük Döngelliye kadar püskürtür.Onlarda buradaki ormanlari açip sahiplenirler ite bu nedenle Mehmet dedem buralara dönmez ama brahim dede bunlari baarir.Ahmet dedeye gelince oda Osmaniye yerleince Ayazlidaki Metetoullarin kizi Zeliha hanimi evlenir,Mehmet dedeye çairir ben onlardan kiz aldim gel der ama yine ikna edemez Ahmet dede Çuhalli Çarisinda bir kereste dükkaninda çalimaya balar ii iyi gider Ömer,Sefer,Rait,Hamdi adinda çocuklari olur.smail dede ise oda kereste dükkaninda çaliir ileri iyi gider maddi durumlari iyi olunca Osmaniye tepesinde o zamanin evlerini yaparlar ve onunda Haydar,Havva,Elmas,Hatice ,Fatma Mustafa adlarinda 6 çocuu olur.Mehmet dedede brahim-Ali-smail çocuklari olur.Neticede brahim Zonguldakta , Ahmet,smail Akçakocada kabristani vardir.Bunlarla gelen Hamdi dede geriye memlekete döner.Rize ve Sarpta balayan serüven Akçakoca ve Zonguldakta biter.

AKÇAKOCA EHRN ÇETELERDEN TEMZLENMES

1920 Sevr antlamasindan sonra Akçaehir , Düzce , Bolu yolu ile Ankara ve iç Anadoluya balaninca en yakin yol bir deniz iskelesidir.ehir merkezi çuhali çarisidir iyi havalarda her gün yolcu vapuru,sayisiz ilepler gelir giderdi.Tahmil ve tahliye ilemi yapilirdi.skeleden Bolu havalisinden çam , köknar ile zahire , hububat getiren develer , hayvanlar ve arabalar yüklerini boaltip dönülerinde gaz tenekeleri , mazot bidonlari , balik yai, tuz , bakkaliye malzemelerini tairlardi. Hareketli bir ticaret merkezi olan Akçakoca ayni zamanda savalarda verdikleri ehitleri ve gazileriyle öhret yapmitir.Onun için devleti erkan bir top hediye etmitir .Akçakocada Milis kuvvetlerin Akçakocada ekiya çetelerin baskilarindan korumak için psiz Recep çetesinden yardim talep etmitir.psiz Recep 1861de Rizede Halda köyünde doar Emiralioularindan dir . 1. Dünya harbinde stanbul igal günlerinde 65 yainda gemicilikle urairdi. Bir ara sabikalaip padiah tarafindan araniyordu. stanbuldan motorla Kefkene kaçti. Rizeli arkadalarini toplayip bir çete kurdu.Ada yakinlarinda gemileri soyar onunla geçimini salardi.Bu ara padiah psiz Recepi yakalatmak için adaya 80 civarinda jandarma gönderir ama psiz Recepi yakalayamazlar.Adaya geri dönerler.Tekrar Fransiz gemisi gelir , püskürtürler.Bunu duyan Ankara Hükümeti psiz Recepe Albay Atif Bey aracilii ile Milli Kuvvetler emrine girer. 120 kiilik çete kurar ve Abazalarin Akçakocayi kuattiklarini duyar ve buraya gelir. Abazalari püskürtür . Bu arada 1915 ,,te Bartin Rumlari Safranboluya, Ereli Rumlari Boluya gönderlidir. Laz Emin çetesi psiz Recepten ayrilir, Fransizlara kari savair kömür ocaklarindaki Fransizlar talyanlari soyarlar. Alaplidaki Rumlari daa kaldirip öldürürler ,Yiilca Alapli köylerindeki Rumlara zulümler yaparmi bu sirada Akçakoca Çayazi köyünden Körolu Mustafa Akçakoca Döngelli köyünden Baso Mustafa Pulyalardan psiz Recepe katilirlar bu üç çete Üskübü bölgesinde Bizanslilardan kalan Kurtsuyu köyüne giderler.Burada Yuvan isimli Rum buralarda soygunculuk , talancilik , hirsizlik yaparmi.Bu üç çete bu köydeki Rumlari oradan kovar. psiz Recep daha sonra Körolu Mustafaya Ereli - Akçakoca karayolu sahil eridini

verir. Baso Mustafaya da Düzce - Akçakoca yolunu emniyete almak için, asker kaçaklarini Ankara Hükümetine bildirmek , dadaki ekiyalari yakalama emrini vermitir .Rum liderlerinden 11 çete Akçakoca karakoluna konur bu arada stanbul hükümetin boluunu doldurup hirsizlik , zina yapanlari psiz Recep kuruna dizerek öldürür , Kefken - Ereli arasindaki bölgeyi eline alir.Yine Akçakoca , Abazalardan olan uayip Ünal bir çete kurar Düzcenin Mengüç köyünden Hasan Aa ile birleir ve Akçakoca Belediyesini basarlar ve igal ederler.Ankara Hükümetini protesto ederek padiah yanlisi olduunu söylerler , bunu duyan psiz Recep hemen harekete geçer , Sakarya kiyisindaki Caferiye ve Karapinardaki Abaza köylerine baskin düzenler , fakat burada bacaindan vurulur,yaninda bulunan Ayazli mahallesinden Ömer Çakmak-Ömer Sari psiz Recepi Ereliye sandalla hastaneye götürürler fakat Abazalar Akçakoca belediyesini kuatmitir hastaneden kaçar ve yine ayni kiiler yardimiyla imdiki Karayollari kampin bulunduu yere gelerek burada karargah kurar sevk ve idareyi buradan yönetir,Abazalari püskürtür ve belediyeyi de igalden kurtarir. Baso Mustafa 1877 Borçka gerii Sagiri köyünden Döngelli köyüne gelmitir.Laz kökenlidir.Yapmi olduu kahramanliktan dolayi ve kalabalik sülale olduklari için Ankara Hükümeti kendilerine Cumhur soyadini vermitir.Halen mezari Döngelli köyündedir.1954 yilinda ölmütür. Körolu Mustafanin da mezari halen daha Çayazi köyündedir.1965 yilinda ölmütür. psiz Recepte Sakarya nehrinin kiyisindaki Yenimahallede ölür.Mezar kalintilari halen vardir Bu üç çete Ereli - Kefken arasindaki bölgeyi en iyi ekilde koruduklari için Ankara hükümeti bunlara baari ödülleri verdii halde kabul etmemilerdir."Biz ülkemiz için yaptik" demilerdir SOKAK SMLER

BAHAR SOKAK BERKN 2 SOKAK BEEVLER 3 SOKAK BURÇAK 4 SOKAK CEYDA 5 SOKAK CEYLAN 6 SOKAK ÇELK 7 SOKAK ÇDEM 8 SOKAK DEFNE 9 SOKAK DENZ 10 SOKAK 1 DOAN 11 SOKAK DÖNGELL 12 SOKAK EMRAH 13 SOKAK EREL 14 SOKAK 15 GAZ SOKAK GONCA 16 SOKAK GÜNEY 17 SOKAK HEDEF 18 SOKAK KABASAKAL 19 SOKAK KADFE 20 SOKAK KARACA 21 SOKAK KARTAL 22 SOKAK KAYABAI 23 SOKAK KENEDY 24 SOKAK KUMLUK 25 SOKAK KÖKNAR 26 SOKAK KÖROLU 27 SOKAK KÜLTÜR 28 SOKAK LMANCIK 29 SOKAK MEHTAP 30 SOKAK MEK 31 MELH SOKAK 41 SOKAK MUAMMER AKSOY TEKR 32 SOKAK 42 SOKAK TEPEL 33 NLÜFER SOKAK 43 SOKAK 34 RÜZGAR SOKAK 35 SALKIM SOKAK 36 SANAY SOKAK 37 SALYANCI SOKAK 38 SONÇA SOKAK 39 SÜLÜN SOKAK 40 AHN SOKAK 44 TUNA SOKAK UMAK 45 SOKAK ÜMRAN 46 SOKAK ÜMTKENT 47 SOKAK YAKIT 48 SOKAK YAMANLAR 49 SOKAK YAZLIK 50 SOKAK Y.AYAZLI 51 SOKAK

AYAZLI MAHALLES SM TÜRKYE'DE BAZI YERLERDE ANILMASI

Ordu Fatsada , Çanakkale Dumluköyde , Trabzonun Arakli ilçesinde , Malatya ,, nin Hekimhan ilçesinde kullanilmaktadir. NUFÜSU Ayazli 1280 hane , 4100 nüfusa sahiptir.1990 yilina kadar göç almayan Ayazli 1990 yilindan sonra sanayinin Ayazlida daha fazla kurulmasi nedeni ile çok göç almitir.Tarim Kredi Kooperatifinin olduu yerde eskiden at yarilari olur , findik hasatindan sonra büyük panayir kurulurdu burasi Akinlarin (Emirhaciolu) idi , burasi daha sonra Bari Sitesi oldu. Ön tarafi ise Faik Keskinlere ait olan yerde misir tarlasi olarak kullanilirdi , burasi da Doa Konutlari olur , eski orman deposu , Dursun Denizlerin yeri de site haline getirilir, Limanciktaki dere üstüne Hamit Hoca Yamanin yerine de Düzceliler tarafindan Bulak Sitesi yapilir.Zonguldaklilar tarafindan Postaci Mustafa Keskin,,in yerine Saray Bahçe Konutlari yapilir.Hamiyet Sevil lköretim okul önü ormanlikti ve buraya da Beyaz Evler ve Belediye Yeil Konutlari ina edilir.Kari cephe findik bahçesi idi buraya da deiik kesimlerden insanlar bir site meydana getirirler.Sapak mevkiin de Mustafa Özdemir (Taçilar)larin yerinede Erdemirliler bir site yaparlar.Burasi da findik bahçesi idi, Ak Evler ve Tunç Motel,,in bulunduu yer ise Metetolularin olup Erdemirde çalianlar tarafindan site haline getirildi.Burada Hidrellez bayrami kutlanirdi.Ayazli mahallesi çok göç almitir findik bahçeleri talan edilip siteler ina edilmitir. Nüfus younluu en fazla yaanan bir yer haline gelmitir AYAZLI MAHALLESNN ESK MUHTARLARI 1. Ahmet Yaman 2. Osman Yaman 3. Ömer Çakmak 4. brahim Tuzcu 5. brahim Çakmak 6. Necati Gümü 7. Hüseyin Direk 8. Haydar Akba 9. Hüseyin Sari 10. brahim Çakmak 11. Çetin Çakmak 12. Çetin Çakmak 1890-1900 1900-1905 1920-1935 1937-1961 1961-1970 1970-1985 1985-1990 1990-1995 1995-2000 2000-2003 2003-2008 2009metedolu ii metedolu ii cuncurii kazhaii papiii ahmadii sameliii momoliii saoliii , tikuçiii kemaleii kemalei

ETM

AYAZLI'DA AÇILAN OKULLAR 1954-Barbaros lkokulu (1972 Barbaros ilk okulu yandi) 1973-Hamiyet Sevil lköretim okulu Ayazli mah. Ereli cad. Akçakoca/Düzce 03806187066-03806188991 1981-Lise ve Endüstri Meslek Lisesi Ayazli mah. Döngelli cad. no:4 Akçakoca/Düzce 03806187060-03806187062 1995-mam Hatip Lisesi Ayazli mah. Ereli cad. Akçakoca/Düzce 03806188932 2001-Anadolu Lisesi Ayazli mah. Ereli cad. Akçakoca/Düzce 0380618867403806188885

SALIK

AYAZLIDA SALIK DURUMU Ayazli mahallesinde hiçbir salik kuruluu yoktur,yalniz mobil salik hizmetinden faydalanmaktadir,Osmaniye mahallesinde bulunan 2 nolu salik ocaindan,ve Akçakocadaki hastaneden faydalanilmaktadir

TARIM

EKONOM Ayazlida Sevil Borunun bulunduu yerde ve az daha ilerde (hacita) çokça pirinç tarlari vardi atalarimiz imece usulü ile arazinin üstünde su kanaletleri meydana getirip pirinç tohumlarini birakip beklemeye alirlar daha sonra büyüünce hasati kaldirir öküz arabasiyla mahalleye getirilir kurutmaya birakilir daha sonra Dadi Havulinin dübek tainda dövülür taneleri ayrilirdi.Ayazlida misircilik çok ön plan da idi.Tarlalar imece usulü 3-4 kere çapa yapilir.tohumlar saçilir büyür büyüyünce yine imece usulü hasat kaldirilir mahalleye getirilir koçanlari ayrilir ba ba yapilir selen derlere asilir kurutmaya birakilirdi.Saplarini da

kurutulur hayvanlara ki yiyecei olarak saklanirdi.Ayazlida aricilik yapilmamitir.Ayazlida hemen hemen her ev kendi bahçesini ekmektedir. Ayazlida sebzecilik gelimitir,meyvecilik azdir ,tarla arazisi fazladir,buyda ekim alani en fazla olan yerler,Dadali,Beyören,Balatli,Kurukavak tir.Meyvecilik en fazla Koçullu,Beyören,Döngelli,Dadali,Altinçay,,Balatli,Akta,Edilli,Uurlu,,Kurukavak,Koçar dir.Sebzecilikte Uurlu, Kalkin,Altunçay yapilmaktadir Elma Kestane,Akça armut Ceviz,stanbula getirilip satilirdi.Ayrica atalarimiz Karasu,Kocaali çevresine gidip Sazliklardan sazlari kesip onlardan iledikleri hasirlari rahmetli Ali Yomra bu hasir ilemeleri alip stanbula getirip satar aileler gelir elde ederlerdi Lahana.Fasulye.Domates.Salatalik.Biber.Maydanoz.Bezelye.Taze soan.Marul.gibi sebzeleri bahçelerimizde görmekteyiz

AVCILIK Göçmenkulari,çulluk,sariku,bildircin,ördek,kaz,kuu,üveyik,tarakçik orukçun,siircik kulari bulunur,son zamanlarda ilaçlamalar yanli avlanmalar dolaysiyla av kulari azalmi yok olmutur.Çevrede karga,karabatak,çokça devamli olan kulardir , tavan , çakal , tilki , domuz , ayi , sansar , kunduz , geyik , karaca bulunurdu.Ne yazik ki günümüzde kalmamitir.Eskiden atalarimiz çullua gece lük üsle gider çuval çuval çulluk getirirlerdi , Harun Sari , Mehmet Tuzcu , Avni Sandal gibi bozbakal , karabakal kularina sarmaiklara at kuyruk kilindan çubuklara takip sarmaiklara konur tuzak yerine,kular çubuklara konar tuzaa yakalanirdi.Birde balik aini sarmaik aacina sarip , içine yemi konurdu ve kular içindeki yemileri yerken aaçta bali olan zil veya teneke çalardi , kular kaçarken alara takilir ve yakalanirdilar.Ördek avina gidilir imdiki sevil borunun olduu yerde pirinç tarlasi vardir , ördekler buralari tercih ederlerdi atalarimiz burada çok ördek avlamilardir,birde domuz avi olurdu misir tarlalarini talan eden domuzlari atalarimiz çok vurmulardir ama maalesef atalarimiz domuz avinda yanlilikla birbirlerini vurmulardir,bu nedenle bu av sonralari birakilmitir.imdilerde ise mahalle çok kalabaliklatii için ve silah atmasi yasaklandii için avlanmada sona ermitir ORMAN Kayin,gürgen,kestane,ihlamur,çinar,mee vardir,ormancilik mahallemizde gelimemitir Akçakoca ve çevresi zengin ormanlarla kaplidir 650 km2 orman alani vardir1640 yilinda deniz kiyilarinda 70 adet kereste dükkanlari olduunu evliya çelebinin Akçakoca seyahatinden örenmekteyiz %50 kayin,% 20 mee,% 10 gürgen,% 10 kestane % zakkum aaçlari vardir % 90 ormanla kapli olduu görülmektedir Akçakocada Osmanli zamaninda gemi yapimi çok önem tekil etmitir,bununla birlikte Sinop,Amasra,nebolu,Cide,Alapli,Ereli de gemi yapimi çok yapilmakta idi .(1450-1750) Gemi yapimi maalesef 1950 yilindan itibaren sona ermi imdilerde sac gemi yapimina hiz verilmitir .Zonguldak iline maden ocaina aaç direi götürmek için melen deresine girilerek aaçlar kesilip buraya sevkiyati yapilmi ve ormanlar talan edilmitir ,ayrica 1919 yilindan itibaren de ormanlar talan edilip findik ekimi yapilmitir. Hasançavu,Hemin,Nazimbey,Esmehanim,Ketmenli,Uurlu köylerinde orman alani yoktur en çok ta Karatavuk,Kurukavak,Çayazi,Akkaya,Dadali,Deredibi,Balatli,BeyörenTepeköy,Altinçay Akta dir Eskiden ormandan aaç kesip ahap evler yapmilar ama u an betonarme binalar yapildii için ahap binalara rabet azalmitir.Zaten denize sifir olduu için orman alani pek yoktur.Halen Töngelli köyünde Fehmi Tan , Ömer Hurmadala ait kereste biçme atölyesi

vardir.imdiki Dursun Denize ait olan villalarin olduu yerde tomruk yükleme boaltma yeri vardi.Ormandan gelen tomruklar siniflara ayrilir istif edilir ,yükleme boaltma hep insan gücü ile yapilirdi bunlardan Debreli Hasan Direk , Hüsnü Yomra , Nihat Yomra , Emin Baaran , Hüseyin Çakmak , Hasan Gümü gibi atalarimiz indirme yükleme iini çok air artlarda yaparlardi.Çuhalli çarida çok kereste dükkanlar mevcuttu ama buralarda teknolojiye yenik dümütür.Ayazlidaki depo daha sonra Çayaizina tainmitir.Ayazlida Limancik mevkiinden Ak evlere kadar deniz kiyisinda az da olsa küçük küçük ormanlar vardir. Baka ormanimiz yoktur deniz kiyisinda olduumuz için pek yoktur.Eskiden tomruklar özel baltalarla yontulur ekil verilirdi.Bunu en iyi Osman ve Hasan Sandal kardeler yapardi.Ayrica keresteler 4 kazik üstüne izgaralar yapilip keresteler buraya çikartilip özel büyük testerelerle bir kii aaidan bir kii yukardan karilikli bir ekilde keserlerdi çok zaman alirdi ama imdi teknoloji bu çalimalari yok etmi yerine makineler almitir. Su hizari nadir kullanilmitir Bitki örtüsü maki dir 500 metreye kadar orman alti bitkiler arasinda ereltiotu,yabani çilek,da çilei yaygindir,defne,piren,kocayemi,ardiç da gülü maki bitki örtüsünü belirtir

HAYVANCILIK Ayazlida eskiden her evde büyük ba hayvani vardi.Sütçülük , et besicilii yapilirdi her evde ail , selender vardi hayvan yiyecei buralarda saklanirdi.1980 yilindan sonra AB kriterlerine göre mahallelerde artik hayvan yetitirilmeyecekti.Ahirlar 2000 yilinda tamamen kapatildi.Artik süt isteyenler sütü köylülerden isteyecekti yada köylülerden alacaktilar.Ayazlida kümes hayvancilii da yapilmaktadir.Yukari Ayazlida Rahmi Direk Koçulluda Hakki Keskin , Mustafa Keskin , Ayhan Baarana ait kümesler vardir.Kümes hayvancilii çok iyi bir ekilde devem etmektedir,ama büyükba hayvancilii tamamen yok olmutur Eskiden süt süz ev olmazdi sütten bakraçlarla yourt,çömlek içinde yayik ayrani yapilir peynir,süzme yourt,ke yapilirdi.Akçakocada 1950 yilinda 8841 saman inek,796 manda,76 at,54 katir,140 eek 960 koyun,711 keçi vardi. FINDIKÇILIK Ayazlida herkesin findik bahçesi vardir.Atalarimiz ormanlari açip Mehmet Arif Madencinin memleketten getirdii findik fidelerini tedarik edip bunlari dikerler Ayazlida en iyi findia smail Çakmak sahiptir .56 randiman gelmektedir.Eskiden timar , çapalama , elle tirpan yapma , toplama , öküz arabalarla taima,sopalarla dövüp elle ayiklama,sik tellerden yapilmi bir aletle incesi kalini yapraini tozunu ayiklama evrelerden geçirilirdi ama imdi toplama ,ilaçlama,gübreleme,timar,motor ile tirpan yapmak,motor ile çapalama,patoz makinesi ile findii harmandan kaldirilir,satia hazir hale getirilir.Bunun içindir ki çok pahalliya mal oluur. Fiskobirliin deerinden düük fiyat verdii için halk artik findikçilia sicak bakmiyor.Ayrica kümes hayvancilii ile Ümran Boru fabrikasinin kurulmasi bir etken olmuturAyrica1900 Yilinda Trabzondan gelen bostanci Haci Ahmet Efendi ilk Akçakocada findik ekmitir.Findik ubat - mart ayinda ekilir. 2-3 yil yetimesi sürerdi. Yetimesi siralar 4x4 ila6x6 arasi olur. 6-8 fidan olur bir ocakta 60-70 cm kuyu açilir dikilirdi. Findikta kökler derine gitmez .Findik çeitleri unlardir,Çakildak , Kargalak , kan , incekara , ku çeidi zayiftir Tombul , palaz , foa , kalinkara , uzunmusa , ortadir. Mincane , cavcana , badem ise en iyi findiktir. Batum göçmeni Hocaolu Ömer Dou Keredeniz sahillerinde gemi ile ticaret yaparken bir gün Giresun Belediye Bakani ve Rum Kaptanin tavsiyesi üzerine findik fidelerini fiçilar içinde Akçakocaya getirir.Daha sonra Yenice köyünden köyün kurucusu

Kibarolu Haci Hurit , Kirikolu Tahir , Keleolu Haci brahim , Ali Olu Tufan Tefik de findik fidelerini Akçakocaya getiriler ama bu findiklar uzun sopalarla dallar dövülerek dökülürmü.Bunlardan yali ,kara,sari findik etkilidir.1922 de Akçakocada 4000 findik fidani varmi.1930 yilinda merkezde bir deirmen kurulur.Sari Hafizlarin Halit Arikan yerinde Haciömer Aydin in kurduu deirmen elle çaliiyordu çok zahmetli idi.Peinden Trabzonlu Abdulrezzak efendi kurdu hem kiriyor hem ihraç ediyordu .Ömer Aydin 1932 de Osmaniye mahallesine daha gelimiini kurdu.1942Diyarbakirli Cemil Efendi Osmaniye mahallesine kurdu,daha sonra Vahit Yöntem 1945 yilinda dizel motoru ile çalian fabrikayi kurdu Osmaniye mahallesinde,bu fabrikalarin buraya kurulmasinin sebebi sahilin düz ve açik olmasi birde iskelenin burada olmasindandir.1947 yilinda arabaci köyünden Hocaolu Ömer köyünde dizelle çalian fabrikayi kurdu.Hüseyin Horoz Deirmen Azinda su gücü ile çalian küçük alternör ilavesiyle Akçakocada ilk akü arjli fabrika kurulmu oluyordu.1954 Fiskobirlik modern bir fabrika kurar.Findiktan ya,leblebi ekeri,helvasi,ve çikolata alaninda kullanilir.Findik yaini ilk Bekir Üstünel çikarmitir.

BALIKCILIK

stavrit ,karagöz,izmarit,mezgit,kefal,zargana,tekir,gelincik,kayacik,dört aiz gümü balii,kirlangiç,küçük köpek balii , kiliç , vatoz , kalkan , iskorpit , çarpan , barbunya , lüfer,çinakop,uskumru,hamsi,palamut avlanir.Eskiden atalarimiz Ayazlida mehur olan yunus balii avcilii yaparlardi.Güzel hava da dalgasiz denizde sandallarla açilip , yunus baliinin su üstüne çiktii zaman,sandalla siya siya gidilir kürekler ile hayvan korkmasin diye tüfekle ate açilir ve vurulur.vurulduu zaman bir insan gibi alar.en çok 10 adet vurulunca kiyiya dönülür.kiyida derisi soyulur ate yakilir , büyük fiçilara atilarak derisinden ya imal edilirdi.Geride kalan eti bazi balikçilar tarafindan yenilirdi.kalorisi çok yüksek olduu için yaindan ilaç ve sabun yapilirdi.hasta çocuklara bu yadan içirilirdi ve deniz kiyilarinda çok curcuna olurdu.stanbuldan adamlar gelir fiçilari kamyonlara yükleyip götürürlerdi.Ayazli halki Ayazliya geldiinde findikçilik ve yunus balii avcilii ile geçinirlerdi.Yunus baliini en çok Harun Sari , Ali Riza Keskin , smail Çakmak , Hüseyin Çakmak ,brahim Çakmak avlarlardi. 1975 yilindan sonra yunus balii avcilii sona erip yerine kalkan ,palamut hamsicilik almitir.yunus balii uan da bulunmasina ramen avlanmasi yasaktir.Artik o ticarette yapilmiyor.Daha sonra atalarimiz aksam namazindan sonra lüküs fenerini

sandalin önüne asarak kepçelerle zargana balik avini yaparlardi.Çok tutarlardi ve bütün herkese daitirlardi.uan da zargana avi yapilmiyor.uskumru oltasinda sari ipek iplikle misinanin ucuna takilir ve 10 kulaç suda uskumru avcilii yapilirdi. 2. en çok avlanan balik idi.Uskumru balii ve kalkan balii çok tutulurdu Cokey Sabri Üzmezin bir arabasi vardi ona yükleyip stanbula gider satilirdi.Paralari sonra Cokey Sabri Üzmez pay ederdi.Uskumru balikciliida sonra erdi.Daha sonra kalkancilik ve palamut balikçilii baladi.Ufak selelerle kilometrelerce ipe oltalar takilarak ufak seleler içine bu alar konur oltanin ucuna salamura palamut balii takilir.Denize açilinir kalkan balii dip balii olduu için air çapalarla denizin dibine birakilir bir hafta bekletilir ve oltalar çekilirdi çok miktarda kalkan avlanirdi.Yine bu güne kadar stanbula götürülür orada satilirdi.Madrabazcilik olayi yoktu. 1975 den sonra Sürmeneli balikçi Sefa Birinci Orhan Bey madrabazcilia baladi.Palamut ve kalkan balii avcilii 1980 yilindan sonra büyük girgirlarla radarli motorlar piyasaya çikti yanli avlanma neticesinde bunlar yok oldu.Olta balikçilii artik yerini büyük girgirlara birakmi oldu.Kalkancilik yapilirken deniz kiyisinda ateler yakilir gece dönüü kim daha çok balik getirecek diye beklenir.sahilde çok güzel görüntüler oluurdu daha sonra palamut alari çikti.lk önce Necmi Özer , Ömer Demirba, Mehmet Tuzcu , brahim Çakmak gibi kiiler bu alari stanbuldan getirecek iledikten sonra denizde avlandilar ama maalesef palamut balii da o zamanlarda yok oldu.Zaman zaman da olsa olta balikçilii yapiliyor.Radarli girgirlar olduu için daha çok balik avlamayi bunlar yapiyorlar.Tirol avcilii bu balikçiliin sonunu hazirladi çok zarari oldu daha dorusu Denizcilik Bakanlii olmadii için denizlerimiz yalniz birakilmitir.Sorumsuzluk had safhadadir.Kayabainda lyas Gümüün evinde kayalik da kefal ,lüfer olurdu durgun bir denizde balik gümü yapar parlardi.Yukaridan gözükürdü ve ellen yukaridan dinamit atilir ses ve basinçlan baliklar ölürdü .Daha sonra baliklar dalma ve kepçe sureti ile baliklar toplanirdi.Lüfere ve istavrite diaridan alarla çevirme yapilirdi.Fakat bu avlanma uan da yapilmiyor.Barbunya lüfer kefal için voli alari atiliyor ama eskisi gibi randiman vermedii için bir iki kii hariç bu ile uramiyor.Kayalik koyunda kayalarda müthi bir ekilde midye vardir.Bizler denizde yüzerken bu midyeleri kayalardan sokup kumda ate yakip onu ayiklar tavada toz biberli yala kizartip yerdik.Ayazlida yaayip da bu midyeyi yemeyen yoktur.Ama imdiki nesil bunu da unutmu durumdadir.Halen daha kayalarimizda midye mevcuttur.1995 yilindan sonra deniz salyangozculuu tüp ile dalma yöntemi ile deniz dibinden toplanir tirlara yüklenip stanbula götürülür.250 derece ate de piirilip eti çikartilip piirilir konserve yapilir.Bunu Avrupada Fransizlar yerdi.Ayazlida bu avcilii halen Yavuz Yomra yapmaktadir.Eskiden süsleme sanati için kiyilarimiz da deniz kabuu ince salyangoz gibi deniz mahsulleri toplanip yapilirdi.Süsleme sanatinda çok güzel eserler meydana gelirdi.Günümüzde hamsi , istavrit , Rus kafali , çinakop , barbunya , palamut halen daha avlanmaktadir.Olta balikçiliinin yerini büyük motorlar aldii için artik i profesyonele dayanmitir.Ayazlida yaklaik 550 kii balikçilikla uramaktadir.Bu balikçilarda 7 metreden küçük 26 beygir gücünde 15 adet tekne mevcuttur.7 metreden büyük tekneler 10 adet tekne mevcuttur.Kiyi balikçiliini yapan 60 adet tekne mevcuttur.Akçakoca kiyilari balik yataklarina sahip deildir.Balik yataklari batida Karasu , douda Alapli , Ereli arasindadir.Akçakocada avlanan baliklar Karadeniz göçmen baliklaridir.Bu baliklar Akçakoca kiyilarinda younlamitir.Genellikle boaz azginda birikmektedir.Alabalik avcilii mahallemizde yoktur.Balikçilikla çok büyük paralar kazanip geçimini salayan Ayazli mahallesi sakinleri çok iyi bir denizcidirler.Kabotaj bayraminda bunu görmekteyiz. lçemizde Melenazi, Kalkin, köyleri ile Merkez Mahallerinden yaklaik 550 kii balikçilikla itigal etmektedir.Bu balikçilarda 7 metre ve daha yukari büyüklükte 18 adet tekne mevcuttur. 7 metreden küçük 10 ile 26 beygir

gücü arasinda motoru bulunan tekne sayisi 150 adettir.Kiyi balikçilii yapan daha küçük teknelerden 60 adet mevcuttur. Dierleri tayfadir.Akçakoca kiyilarinda balik yataklari mevcut deildir. Balik yataklari Batida Karasu douda Alapli, Ereli kiyilarinda rastlanmaktadir.Akçakoca kiyilarinda balik yataklari mevcut deildir. Balik yataklari Batida Karasu dodu Alapli, Ereli kiyilarinda rastlanmaktadir.Akçakocada avlanan baliklar göçmen baliklardir.Karadeniz göçmen baliklari Akçakoca kiyilarinda younlamitir. Genellikle boaz azinda birikmektedir. Göç mevsiminde Akçakoca kiyilari ve açiklari verimli bir avlanma alani olmaya balar.

SANAY

AYAZLI'DA SANAYI Ayazlida ilk sanayi küçük Töngelli mevkiinde Kemal Akdenize ait tersane kuruldu bu tersane daha sonra kaldirildi.Ümran Boru , stanbul Ümraniyenin büyümesi sebebi ile oradan kaldirilmasi gerekiyordu Anadoluda yer araniyordu.Fabrika sahibi Orhan Yavuz o zaman Yaar Aydin ile samimi idiler.Konuyu Akçakocaya taidilar.Akçakocaya girerken Orhan Yavuz Dadali köyü sirtlarini beenir.Köye girerler muhtar Cavit Albayraka daniirlar.Yerimiz pahali deyince vazgeçerler.Sapaa gelirler , denize yakin olduu için imdiki yeri görürler.Orhan Yavuzun houna gider .Ayazli sakinleri de maddi sikintilar içinde idi.Çocuklarinizi da ie alacaiz diye söz verilerek yerleri çok ucuz bir ekilde alarak Ümran Boru sanayisini kurdular.Türkiyenin spiral boru da öncü bir kuruluudur ve mahallenin gururudur.Sapak mevkiinde Fiskobirlik tesisleri vardir 5000 ton kapasiteli Keramettin çaridaki fabrika buraya tainmitir.Küçük Töngelli mevkiinde 300 ton kapasiteli Sevil Boru fabrikasi vardir.Fehmi Yomra yerini satmitir.Daha önce pirinç tarlasi idi.115 tonluk profil fabrikasi ayni bitiiktedir.1500 tonluk Air Haddecilik Makine Sanayi vardir.1998 de 14 tonluk Çinar Boru fabrikasi da Sevil Profilin yaninda kurulmutur. Ümran Boru iki deiik yöntemle üretilmektedir. Toz alti Spiral Kaynak Elektrik Rezistans Boyuna Kaynak[ERW].Bu katalog materyal hazirlanmasi boru iç ve di kaplamasi ve kalite kontrol üzerinde detaylar ile birlikte ÜMF yöntemle üretilen çelik borularini hakkinda bilgi vermektedir. Ümran Boru ÜMRANYE-STANBUL AKÇAKOCA-DÜZCE--. BELÇKA olmak üzere 3 fabrikada gerçeklemektedir. Ümran boru 1987 yilinda üretime geçen Akçakoca fabrikasi deniz airi nakliyatlar için çok uygun konumda Karadeniz sahilinde yer

almaktadir. Bu fabrika 60.000 metrekare kapali , 400.000 metrekare arazi üzerine ina edilmitir.Akçakoca fabrikasinda 2 inçten 16 inçe kadar di çapta boru üretilmektedir.Su, gaz , petrol , sondaj borusu üreterek Akçakoca tesisi yilda 350.000 tonluk üretim kapasitesi ile ülkemiz sanayimizin devlerin arasindadir.Dieri ise Flemalle Fabrikasi Liege de Meuse Nehri yaninda 90.000 metrekare arazi ve 150.000 metrekare kapali alanda ina edilmitir.20inç , 68inç , 5 mm kalinliktadir. SAW spiral kaynakli boru üretimi yapilmaktadir.Ümran hizmeti kendi bünyesinde ÜMRAN TAIMACILIK A..ve genel hatti konstrüksiyonunda uzmanlaan inaat irketi ORYATA ve TCARET tarafindan desteklenmektedir.1967 yilinda Ümraniye.de kurulan fabrika kaldirilmitir. .Daha sonra Akçakoca öteli Ayazli mahallesi mezarlii arasinda büyük gemi yapim atölyeleri vardi bu atölyeler sonra tek kaldi Cideli Mehmet usta yildirim( halen sadir) bu atölyeyi devam ettirmitir. 1985 yilinda oda kapatmitir,Ayazli mahallesinde cami altinda Sami Tana ait bir atölye vardi .1987 yilinda oda kapatip Kefken adasinda halen bu ii sürdürmektedir,Ayazli mahallesinde en son olarak lyas Gümüe ait atölye vardir halen devam etmektedir 1-AIR HADDECLK SAPAK MEVK 2-AKÇABEY PASLANMAZ ÇELK SAPAK MEVK 3-AKÇAKOCA BORU EREL YOLU ÜZER 4-ÇELK EREL YOLU ÜZER 5-ÇINAR BORU EREL YOLU ÜZER 6-MACT BORU EREL YOLU ÜZER 7-MMZ ONUR BORU SAPAK MEVK 8-ÖZBORSAN SAPAK MEVK 9-SEVL BORU EREL YOLU ÜZR 10-ÜMRAN BORU SAPAK MEVK 11-YALÇIN HDROLK SAPAK MEVK 12-HAS MAKNE SAPAK MEVK 13-GÜNSAN GÜNE ENERJ SAPAK MEVK 14-ÖZ METAL SAPAK MEVK 15-ÖZGÜR METAL SAPAK MEVK 16-BAARAN ROMORK SAPAK MEVK 17-ÜNAL ROMORK SAPAK MEVK 18-KURTULU TORNA SAPAK MEVK 19-KOÇ TORNA SAPAK MEVK 20-TEKNK SAPAK MEVK 21-YILDIZ ÇATI LER SAPAK MEVK 22-TOPALOLU FERFORJE SAPAK MEVK 22-KAYIKÇI DEMR DORAMA SAPAK MEVK 23-ALTAN DEMR DORAMA SAPAK MEVK 24-AYKUT DORAMA SAPAK MEVK 25-ÖZDEMR SICAK VE SOYUK DORAMA SAPAK MEVK PETROL

Ayazli mahallesi sanayi bakiminda son yillarda büyük aama göstermitir. Ayazlida 1976 da bulunan doal gaz o zamanin hükümeti tarafindan çikartilmami pahali oluu nedeni ile daha sonra Ayazli ya 9 km uzakta Ayazli -1 Ayazli 2 kuyulari açilir , bu çalimalara haziran 2004 de balanmitir , buna ilaveten Ayazli 2 Ayazli 3 kuyulari da balanir , Ayazli 2 de 920 , 5 ve 1045 metrede 9 milyon feet-gün Ayazli 3 de 747 ve 1067 metrede 8,7 milyon feet-gün gaza rastlanmitir.Toplam Türkiyenin yillik gaz ihtiyacin 30 milyon metreküptür,günde, açilan 14 kuyudan 2 milyon metreküp gaz pompalanmaktadir.843.000 dönüm üzerinde7 ayri petrol aranir 14 kuyu açilir deniz altindan 18 kilometre borular döenerek Çayazinda ki BOTA tesislerine gelen gaz daha sonra ulusal ebekeye balanmak üzere Düzce - Demiraçma köyüne pompalaniyor.

TURZM

Ayazlida brahim ve rfan kardelere ait 4 yildizli bir otel vardir.Küçük Döngellide 1 yildizli otel vardir.Emrullah deniz plaji (Akçakoca oteli yani) burada eskiden yabanci turistler gelir çadir kurar ve denize girerlerdi.Çakmakçi oullarinin kayabai plaji , kuytu sakin temizdir eskiden atalarimiz gürelere çok merakli idiler burada sik sik güreler tutulurdu ayrica futbol ,voleybol oynanirdi.Yomralarin kayalik plaji kuytu,sakin,temizdir burada midye çikartilir yazin hemen,hemen herkes midye toplar orda piirir yerdi,deniz salyangozu istiridye,deniz boncuu bunlar kiyida toplanir süsleme sanatinda kullanilmak için satilir gelir elde edilirdi,ama maalesef imdi kaybolmu durumdadir,gençlerde ilgi göstermiyorlar zaten,ayrica kayalarin çok olmasi nedeniyle atalarimiz burada 4-5-metre uzunluunda sirik ucunda yazin hemen,hemen herkes midye toplar orda piirir yerdi,deniz salyangozu istiridye,deniz boncuu bunlar kiyida toplanir süsleme sanatinda kullanilmak için satilir gelir elde edilirdi,ama maalesef imdi kaybolmu durumdadir,gençlerde ilgi göstermiyorlar zaten,ayrica kayalarin çok olmasi nedeniyle atalarimiz burada 4-5-metre uzunluunda sirik ucunda 4-5 olta olan balik avlama metodu ile balik avlarlardi,Limancik plaji ise yabanci turistler gelir çadir kurarlar denizde günelenirlerdi,çok uzun kumsali vardi ama maalesef Akçakocaya liman yapilinca karayel rüzgari estii zaman deniz kumu getirmedii için plaj eski özelliini yitirmi durumdadir, o gün bu gün burasi hep taliktir,bulak site sakinleri rahat bir ekilde denize giremezler çok az miktarda kumsal var vatandalar burayi fazla tercih etmezler,eskiden atalarimiz yine kayabai plajinda olduu gibi burada da güre,futbol,voleybol,çelik çomak oynanir,atalarimiz balikçii yaparken burayi daha fazla kullanirlardi.Küçük Töngelli plaji halen mükemmel bir plajdir uzun kumsali temiz deniz var burayi Ereli Demir Çelik Fabrikalarinda çalianlar tarafindan daha çok kullaniliyor.Emrullah deniz kumsalinda iskele vardi çok ilekti Limancikta bir iskele vardi çok ilekti atalarimiz bu iskeleyi kullanirlardi Küçük Töngelli iskelesini dou Karadeniz göçünden gelen Töngelli sakinlerlince yapilmitir burayi en çok Töngelli sakinleri kullanmilardir.Töngelli köyüne buradan ulatiklari için buraya bu ad verilmitir.Ayazliya yazin çok turist gelir çari içinde denize girilme imkani az olduu için ayazli plajlari daha uygun daha sakin ve temiz olduu için tercih ediliyor,Ayazlida pansiyonculuk hiç yoktur,ak evler ve çevresinde kurulan siteler,limancikta kurulan siteler , Akçakoca otelinin yanina kurulan Bari Sitesi , Dursun Denize ait kurulan siteler vardir.Ayazlida limancikta eskiden kartal yuvasi diye gazino çay bahçesi olup buraya amatör futbol kulüpleri kampa gelirdi.Küçük Töngelli kesiminde Yaar Aydina ait bungalov tipi ev ve çay bahçesi var,ali aydina ait gazino var,ak evlerde çay bahçesi ve kafeteryasi mevcuttur.Bari Sitesi önünde 1 adet tenis kortu ,1 adet basket , voleybol sahasi , kafeteryasi,çok güzel yürüyü parkuru vardir.Ayazli turizm de plaji yürüyü parkuru , doa manzarasi , oteli ile cennet bir mahalledir

TURZM SLETME BELGEL KONAKLAMA TESSLER

TESSN ADI OTEL AKÇAKOCA (****) DAPOLS OTEL (****) VAD OTEL (**) PEK OTEL (*) TEZEL KAMPNG PAN. TELEFON 6114525 6113741 6188484 6113828-5843 6114115 FAX 6114440 6113790 6187053 --ADRES Ereli Cad.23 nönü Cad. Sapak Mevki Haci Yusuflar Mh. Esentepe Yolu Üzeri

MAHALL DARELERDEN BELGEL KONAKLAMA TESSLER RESM KURUMLAR TESSN ADI TELEFON FAX 6113701 ADRES Esentepe Yolu Üzeri

ÖRETMENEV 6114106-9279

OTELLER TESSN ADI AKÇAEHR OTEL BAYRAKTAR OTEL DAS OTEL ESENTEPE OTEL GÜNBATIMI TESSLER KOÇAN OTEL MELENAZI OTEL MESEN OTEL PRESTJ APART OTEL SEZGN OTEL TELEFON 6119306 FAX -ADRES stanbul Cad. No:178 Atatürk Cad. Yali Mah. Esentepe Kale Yolu Üzeri gören Cad. Melenazi Köyü Edilli Çanak Mevkii Flamingo Atatürk Cad.

6116777-6677 --6117879 --

6119161-9162 -6112122 6286540 6114436 6116431 6114162 6112194 6286542 ----

YILMAZ OTEL 6114741

6114742

Atatürk Cad. No:30

PANSYON VE BUNGALOWLAR

TESSN ADI AKÇAAR PANSYON ALSA BUNGALOW EV. BAHAR PANSYON BAYRAM PANSYON CAN APART PANSYON ÇAMLIK PANSYON ÇINAR PANSYON EMEL PANSYON GÜÇLÜ PANSYON HUZUR

TELEFON FAX 6217178 6286444 6114535 6286257 6119665 6224132 6286288 6114682 6115843 6224262 6217422 6286443 ---------

ADRES Kumpinar Mevkii Karaburun Mevkii Çinar Sok.No:4 Karaburun Mevkii Kale Yolu Üzeri Kalkin Köyü Mevkii Karaburun Mevkii Ankara Cad. Deirmenazi Mevkii Kalkin Köyü

BUNGALOW EV. KAR BUNGALOW EV. KIZILIRMAK PANSYON MERCAN PANSYON MUTLU PANSYON DEMR PANSYON TUNÇ PANSYON

Mevkii 6286223 6286546 6118746 6116655 6286261 6187160 ------Karaburun Mevkii Karaburun Mevkii Çuhalli Çarisi No:15 Çinar Sok. Karaburun Mevkii Tersane Mevkii

KAMPNGLER TESSN ADI HAMBURG KAMPNG SKELE KAMPNG HELLO KAMPNG MARTI KAMPNG TELEFON NO 6112991-6116577 6187546 628 6247 6187650 ADRES Deirmenazi Mevkii Ereli Yolu Mevkii Karaburun Sahili Çayazi Köyü Sahili

LOKANTA VE PDE SALONLARI

TESSN ADI AKBEY RESTAURANT AL BABA PDE SALONU ANTEP SOFRASI BALIKEV BARINAK BALIK LOKANTASI BÜLENTN PDE SALONU

TELEFON NO 6113233 6112474 6119191 6114369 6118730 6117197

ADRES Atatürk Cad. nönü Cad. Cumhuriyet Meydani Balikçi Barinai Yani Balikçi Barinai Kumpinar Mevkii Koçar Köyü Cumayani Mesire Yani Misafir Sokak Deirmenazi Mevkii Balikçi Barinai Yani nönü Cad.

ÇINAR ALABALIK TESSLER 627 8267 DOA RESTAURANT EVM MUTFAI GURME ET BALIK LOKANTASI HAMS BALIK LOKANTASI HAYDAR USTA KÖFTE SALONU 6114747 6118274 6118320 611 8291 6115950

HUZUR LOKANTASI HÜLYAM IZGARA SALONU SKELE RESTAURANT KADIOLU KIR PDES KAMELYA RESTAURANT KANTN LOKANTASI KARDELER LOKANTASI ÖMÜR LOKANTASI ÖZGÜNEY KEBAP SALONU YEN LMAN RESTARUANT

6118500 - 6117900

6112352 6112658 6113223 6113033 6116131 6114115 6112637 6115335 6112424

Servet Bilgi Sk. Balikçi Barinai Bahadir Yalçin Cad. Atatürk Cad. Misafir Sokak Cumhuriyet Meydani

Misafir Sk. Balikçi Barinai Deirmenazi Mevkii

ZEKA'NN YER BALIK LOK. 6117903

TARH YERLER

Ayazlida Haydar Çakmaka ait Koçulu da ki findik bahçesinde ve Mehmet Arif , Civanalilerin bulunduu findik bahçelerinde Akçakocanin ilk kurulu yeri olan eski Bitinya Kralliin yaadii M .Ö. 296 Da bu yerlerde halen eski kalintilar vardir. Dadali ve Döngelli köyü arasinda yaayan Bitinya lilar eski deirmenin ve kiremit ocain orda sübyan mektebine ve kiliseye gitmek için Dadalidan buraya bir yol yaparlar ayrica ticaret ve denize inmek için bir yol yaparlar imdiki sanat okuluna çikan yol bu yollar halen kullanilmaktadir. Bu yollar Bolu ve Düzceden gelen nakliyatlar bu yollardan yapilirdi imdiki yol yoktu ,Çuhalli, Beyveren ,Balatli tepelerinden Çilimliye 4 saatte yaya olarak çikilirdi birde Çuhalli Dadali Altunçay dalarini aip Düzce Tavuk köyden Beçiyörüklerden ,Melen deresi geçilerek Düzceyeye varilirdi.Daha sonra Bolu vilayetinde Kabalak köyünden fen memuru vardi bu zatin Kabalak köyün kalkinmasi için yeni yolu buradan geçirmeyi baarmitir Akçakoca Deredibi Haciz Kabalak Üskübü ve Düzce ye balanmi imdilerde de yol otoban olarak son eklini almitir .Eski yol 1903 yilinda yapilmiti mühendisi ve mutahiti Zeki efendidir Bolu erafindan Duhani zade ailesindendir .2 adet su kuyusu bulunmaktadir. Yomralarin kayaliinda tam burun kisminda betondan yapilmi bir dehliz bulunmaktadir.Bu dehlizlerin biri Çayazi deresinin denize aktii uçta Saray Tepededir.Birde Karaburundadir.Bu dehlizler Ruslar Akçakocayi bombalarken bu dehlizlerden makineli tüfeklen karilik veriliyordu.(1878-1916) Telefon baz direklerin bulunduu aban Koçun yerinin karisindaki Mehmet Kambere ait yerde 1961 yilina kadar jandarma karakolu vardi ve bu karakol zamanla çöktü ve talan oldu. Ayrica Salyancilarin tepesinde de jandarma karakolu vardi burasi da münkariz olmutur Koçulluda ki mezar kalintilar aratirilirsa daha da tarihin derinliklerine gidileceine inaniyorum.Eski deirmenin olduu yerde Lazimark tarafindan yapilan kilise ve sübyan mektebi u anda kestane aaci dibinde bir adet mezar tai kalintisi

vardir bu bize bu kilisenin burada var olduunu gösteriyor buralarinda incelenmeye alinmasi gerekmektedir.uan Sevil borunun bulunduu yerde Fadillar köyü vardi bu köy 1620 yilinda Akkazak korsanlari tarafindan yok edilmitir,Döngelli köyün kurululuda 1878 de burada olmutur daha sonra sivrisinek ve su yüzünden köy daha yukari tainmitir,imdilerde ise profil fabrikalari mevcuttur,1878 yilinda deniz kenarinda iskele vardi bu iskele 1936 yilinda deniz tarafindan tahrip edilmitir,buraya bundan dolayi atalarimiz iskele denirdi,keza bu iskeleyi kurtulu savainda psiz Recep çok kullanmitir.Ayrica Bitinya,Büyük skender,ran,Osmanli Ayazli sahillerinde yillarca savalar yapmilardir,imdilerde Dursun Denize ait villalarin olduu yerde jandarma karakolu vardi psiz Recep bu hapishaneyi çok kullanmitir,daha sonra buraya Bolu,Düzce,Akçakoca köylerinden gelen kereste ve maden direkleri burada toplanir buradan Zonguldaa sevkiyati yapilirdi.uanda bari sitesin inin bulunduu yerde at yarilari yapilirdi,daha sonra panayirlar yapilirdi,bunlar tarih olunca burasi bir site haline gelmitir

AKÇAKOCA OTEL

YATAK : 170 ODA : 7 4

YILDIZ :

Hava alani uzaklii : stanbul Sabiha Gökçen 190 km,Atatürk 250,Ankara Esenboa 250 km dir Otogara uzaklik : Otobüs Firmalarin ehir içi servisleri vardir Denize uzaklik : Denize sifir Plaj özellikleri : 5000 metrekare kumsal özel plaji,ezlong plaj havlusu hizmetleri Dier bilgi : Merkezi isitma,kara tarafi balkon yok kara tarafi ilave yatak açi Dier bilgi : Merkezi isitma,kara tarafi balkon yok kara tarafi ilave yatak açi ULAIM

Bati Karadenizin önemli turizm merkezlerinden biri alan Akçakoca; stanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli gibi metropollere 2.5 ­ 3 saat uzaklik da olup otoyolla çok kolay bir ulaima sahiptir.Hangi yönden gelinirse gelinsin D.100 otoyolunun Düzce ili turnikelerinde çiki yapilarak Akçakoca yoluna girilir. 35 km.lik ehirlerarasi yolu yeillikler içinde kat ederek Akçakocaya varilir. Akçakocaya stanbul ve Ankaradan düzenli olarak otobüs seferleri vardir. Belli bali firmalar: Üstün Erçelik , Metro , Ulusoy... Ayrica Bursa üzerinden Antalya ­ zmir seferlerini yapan Kdz. Ereli balantili otobüslerden bu istikamette seyahat edecekler yararlanabilirler.

AKÇAKOCA'YA ULAIM SALAYAN FRMALAR VE TELEFON NUMARALARI stanbul Ulusoy stanbul Metro stanbul Üstün Erçelik Ankara Metro Ankara Üstün Erçelik zmir Metro zmir Üstün Erçelik Bursa Metro Bursa Üstün Erçelik = 0 212 664 06 40 - 0 216 388 77 22 = 0 212 658 07 71 - 0 216 333 29 37 = 0 212 658 01 20 - 0 216 333 27 82 = 0 312 224 07 85 - 0 312 224 07 86 = 0 312 224 16 67 = 0 232 486 55 70 = 0 232 435 30 07 = 0 224 261 50 52 = 0 224 254 99 93

AKÇAKOCADAN ANADOLUYA TAIMACILIK YAPAN FRMALAR

Peron Otobüs Firmasi Telefonu No Otobüs Kalki Otobüs Vari Otobüs Firmasi Web Sitesi Bolu, Kdz.Ereli, Alapli, Zonguldak, zmitGebze, stanbul, Ankara, AntalyaAlanya, www.duzceguven.com.tr BursaGemlik, BalikesirBandirmaErdek, Eskiehir, Kütahya, Afyon, Burdur, Denizli,

0380 444 67 81 Otogar: 512 29 25DÜZCE GÜVEN KOOP. 512 29 20 Düzce Düzce Faks: 512 37 33 Akçakoca: 618 72 72

Aydin, Akhisar, Bodrum, Yalova 0380 444 61 55 AYDOAN Otogar: Düzce TURZM Düzce 512 09 45 merkez: 523 39 33 BARI 0380 444 TURZM Düzce 00 34 Düzce

Bafra, Samsun

www.aydoganturizm.com

Elazi, Tunceli, Zara, Erzincan

www.baristurizm.com

0380 444 00 10 Otogar 1: 514 17 17 Akçakoca- 514 14 Bursa, zmit, 34 Adapazari Otogar 2: 514 66 53 DüzceAkçakocaEFE TUR Düzce Çari: 514 Kdz.Ereli, www.efetur.com.tr Düzce 66 53 Zonguldak, 524 48 82 zmit, Bursa, Yalova, Akçakoca zmir Otogar: 618 91 50 Akçakoca Çari: 611 84 44 0380 444 0 Aksaray, HAS TURZM 631 Düzce Adana, www.hasturizm.com.tr Düzce Otogar: Hatay 514 17 17 stanbul, Adapazari, Düzce, Bolu, Ankara, HAS stanbul- Aksaray, DYARBAKIR 0380 444 Diyarbakir Pozanti www.hasdiyarbakir.com.tr SEYAHAT 11 21 Güzergahi Adana, Düzce Gaziantep, anliurfa, Siverek, Diyarbakir Trabzon, KANBEROLU Akçakoca: Akçakoca TURZM Düzce 0380 618 Rize www.kanberoglu.com.tr

72 72 Bolu, Samsun, Ordu, Giresun, Gümühane, stanbul, zmitwww.luksgumustur.com GölcükKaramürsel, Yalova, OrhangaziGemlikBursa stanbul, Ordu, Trabzon- Of, Rize, Hopa, Artvin, Bingöl, Mu, www.metroturizm.com.tr Bitlis, Siirt, Van, Kayseri, Malatya, Elazi, Diyarbakir Trabzon, Rize, www.ozlemardahan.com ArdahanÇildir Amasya, Erzincan, Erzurum www.palandokenturizm.com.tr

LÜKS 0380 444 GÜMÜHANE 44 29 TURZM Düzce

Düzce

0380 444 34 55 METRO Otogar: Düzce TURZM Düzce 523 02 92524 18 61

ÖZLEM ARDAHAN SEYAHAT Düzce

Otogar: 0380 523 39 33

Düzce

0380 444 PALANDÖKEN 000 9 No: 7 Düzce TURZM Düzce Otogar: 523 02 92 PATNOS Otogar: 0380 523 Düzce TMAT TURZM Düzce 39 33

Patnos- Ari www.patnositimat.net stanbul, zmitGölcükKaramürsel, Sakarya, www.sakaryavib.com.tr Ankara, Çorum, Samsun, Ordu, Giresun,

0380 444 SAKARYA VB 54 54 Düzce TURZM Düzce Otogar: 523 39 33

Trabzon

Otogar: S.S SNAY 57 0380 523 TURZM Düzce 39 33 SÜZER TURZM Düzce

ÜSTÜN ERÇELK TURZM Düzce

VAN ERC TMAT TURZM Düzce

VARAN TURZM Düzce/Akçakoca

YEN MDYAT SEYAHAT Düzce

Karabük, Düzce Kastamonu, www.sinay57.com.tr Sinop Samsun, Otogar: Ordu, 0380 523 Düzce www.suzerturizm.com Giresun, 02 92 Trabzon Kdz.Ereli, Kozlu, Zonguldak, Bolu, AdapazariOtogar: Hendek, 0380 524 stanbul48 82- 524 Tuzla, 42 50 Ankara, Akçakoca DüzceAntalyawww.ustunercelik.com.tr Merkez: Akçakoca Manavgat, 611 32 30 Balikesir, Akçakoca Bursa, Sapak: zmir, 618 75 85Bilecik, 618 85 75 Kütahya, Isparta, zmitGölcük, Marmaris 0380 444 00 87 Düzce Van- Erci www.vanercisitimat.com.tr Otogar: 523 35 61 0380 444 8 Kdz.Ereli, 999 Kozlu, Akçakoca Otogar: Akçakoca Zonguldak, www.varan.com.tr 618 91 50 Düzce, Çari: 611 stanbul 84 44 Otogar: 0380 524 Düzce www.yenimidyatseyahat.net Midyat 48 82

KÜLTÜR

KÜLTÜR AYAZLI'DA EV TPLER Akçakocada Meskenler yapili tarihlerine göre üç tiptir. 1-En Eski Tip Evler

Bu meskenler, tek katli, dikdörtgen planli, yan odalari küçük, mutfaklari genitir. Bazilarinda eve yakin yapilmi firin bulunur. Kasabaya ve ana yollara yakin köylerde bu tip evler azalmitir. 2-kinci Tip Evler ki katlidir. Kareye yakin dikdörtgen planlidir. Odalarda ocaklar bulunur. Üst katta sofralar diariya çikintilidir. (Musandira) Helalar ikinci katta, evlerin arka yüzlerinde ve diariya çikinti oluturur. Pencereler dar ve çok sayidadir. Giri ön cephededir. Evler ta temel üzerine ahap karkas ve badadi ina edilmitir. Di yüzün birinci kati sivali, ikinci katlar tahta kaplamadir. Geni tahta çardaklar bulunur.

3-Üçüncü Tip Evler Yakin tarihte ina edilmilerdir. Pencereler geni tavanlar daha alçak ve yapi malzemeleri farlidir. Evlerin di yüzü sivanmaktadir. Döeme ve tavan tahtadir.

ÖRF VE ADETLER

Kiz ve Erkein Tanimasi Ayazlida misir bitkisinin fazla ekildii, findii kozalarindan ayirma makinelerinin daha ortaya çikmadii dönemlerde misir soyma, findik ayiklama imeceleri yapilirdi. Bu imecelere kiz ve erkekler bir arada katilirlardi. Misir çapalama, findik toplama ileri de imece eklinde yapilirdi. Akçakocali kiz ve erkek gençler birbirlerini bu imecelerde, kasabaya inme sirasinda, dereye suya giderken, nian, düün gibi elencelerde tanirdi.Kiz ve erkein ortaklaa güvendikleri bir kadini araci olarak kabul eder ve sevgi nianelerini birbirlerine bu aracilar ile gönderildi. Bu günde buna benzer olaylara ahit olunmaktadir. Çou kez kiz erkee, kendi iledii bir mendili, olanda kiza gülyai, eker, lokum, küpe, yüzük gibi hediyelerde gönderirdi. Sevdalik Günleri Ayazli gençleri arasinda sevdalik günleri çok önemliydi. Sevenlerin arkadalari vardir. Bu arkadalar erkek ise, hep seven erkein etrafindadir, arkadalari için pervane olurlar, hep beraber gezerler. Bakalari seven erkekmi izlenimi yaratirlar. Örnein; Sevdii kiz salincaa binerse, önce aik olan silahini boaltir. Bunun anlami: Bu "Seni bakasi severse onu öldürürüm" anlamina bir mesajdir. Ardindan aiin arkadalari silahlarini boaltirlar. Bunun da anlami: "Bir arkadaimizin arkasindayiz" demektir Durum herkes tarafindan anlailir, kimse kimsenin sahasina girmez. Erkek evlenme arzusunu ailesindeki kadinlara açar. Zaman içinde gelien olaylar olanin anasi tarafindan babasina iletilir. Günler ve gecelerce ne olup olmayacai, aileler arasinda düünülüp tartiilir. Sonunda kiz tarafinin kiramayacai bir elçi bulunur. Elçi baba ve annenin azini arar. Olumlu yanit alinca kizi istemek için giriimlerde bulunur.Toplum kiz isteme konusunda çok duyarlidir. stenilen bir kizin verilmemesi ya da söz kesiminden sonra dönülmesi erkek tarafindan hakaret kabul edilir. Bu tür olaylar genellikle kan davasi gibi olaylara sonuçlanir. Sira Gözetme . Ablasi bekar olan, evlenme çaindaki erkek bu kurali bozup evlenebilir. Erkek toplunda kadindan önce gelir. Erkek kardeler arasinda da sira gözetilir. Miras taksiminde kizin payi erkee göre yok gibidir. (Bu gelenek Lazlarda daha çoktur.)Son zamanlarda Bölgede kizlar arasinda sira gözetme gelenei vardir. Büyük kiz varken küçük kiz evlenmesi ayiplandii gibi baba buna kesinlikle kari koyar herkes hakkini yava yava alma yolunu tutmaya baladi.

Balik Parasi Ayazlida balik parasi vermek hemen hemen yok gibidir. Yalniz fakir ailelerde kizina çeyiz yapabilmek için bir miktar para ödenir. Balik parasi verme Laz ve Gürcü ailelerde, Rizeli toplumlarda daha az uygulanir. Abazalarda balik parasi alinmaktadir.

Kiz Kaçirma Olaylari Abazalarda düün çok masrafli olduu için, özellikle birbirini seven çiftler kaçarlar. Bu daniikli döütür. Kiz kaçirilmadan önce nüfus cüzdani kaçirilir. Kizin yai on sekizden küçük ise kiz kaçirilinca erkein akrabalarindan birinin evinde saklanir. Daha sonra aileler arasinda anlamaya gidilir. Kaçirilan kizin yaninda kiza yakinlii ile bilinen kizin arkadai ile kaçirilir. Bu kiza tasavize denir. Kiz emin bir ailenin yanina misafir edilir. Düün yapilincaya kadar kiz o evde kalir. O evde her akam elence yapilir. Bunun adina taamhara denir. Kizerkek anlaarak kaçmilarsa iki tarafin aileleri bir müddet birbirleriyle görümez. Daha sonra aracilar yardimiyla taraflar baritirilir. Ancak yillar süren küskünlükler söz konusudur. Kiz kaçirmada kizin rizasi yoksa olay kan davasina kadar gidebilir. Kiz steme Gelenei Ön hazirliklar tamam olunca kiz babasinin sevdii birisi erkek tarafi ile birlikte kiz istemeye gider. Erkek tarafindan azi laf yapan biri sözü açar."Biz Allahin emri, Peygamberin kavli ile kiziniz ...............yi olumuz ..............ya istemee geldik" der. Baba da;Allah yazdiysa olur. Amma bir düünelim. Soracak adamlarimiz var onlara soralim" der. Bu biraz naz etmek ve kendi akrabalarina paye çikarmak için söylenmi bir sözdür. Bir müddet biçilir. Bu arada istiyorlarsa, el altindan erkek tarafini cesaretlendirecek haberler iletilir.Bu dönemde, kiz ile erkek karilatiklarinda ka göz iaretleri ile birbirlerine cesaret verirler. Kiz belli bir süre sonra istenir. Söz Kesme ve Nian Olayi Eskiden erkek askere gitmeden nianlanirdi. Nianlik süresi, askerlik, para yokluu ile ilgili olarak 2-3 hafta ile bir yil arasinda deiir. Yerli halk arasinda beik kertmesi kesinlikle yoktur. Göçmen köylerinde beik kertmesine rastlandii söylenmekte ise de tespit edemedim.Kiz istemede erkek tarafindan hediye olarak getirilen "kutu ekeri" ertesi gün iade edilmez açilirsa, kizi erkee verildiine iarettir.Taraflar tarafindan söz kesiminden sonra olan tarafindan akrabalari kizin evine yüzük, kutu ekeri ile elbiseler, çorap ve terlik alip giderler. Nianda yüzükler takilir. Bazi köylerde nianda erkein bulunmadii, akrabasi tarafindan kizin parmaina yüzük takildii söylenmekte ise yerli köylerde böyle bir gelenek bulunmamaktadir.Bir süre sonra kiz tarafi, yüzük, bir kat çamair, kaynanaya elbise alip olan evine getirirler. Çeyiz Gelenei Çeyiz olarak sandik, yatak, yorgan, yelek, alvar, bakirdan mutfak eyasi, elde dokunmu yer hasiri, hasir seccade, ottan duvar yastii, kanaviçe iler ve örtüler vardir. Çeyizin miktari ailenin mali durumu ile ilgilidir. Yerli halkta çeyiz eyasi, Dou Karadeniz kökenli ailelerde olduu kadar fazla olmakla beraber, kizlar mirasta erkek kadar hakka sahiptir.

Kina Gecesi Düün geleneinin ilk kademesi kina gecesidir.Kina gecesi Çaramba günü yapilir. Kina gecesi için erkek tarafi beraberlerinde taraftarlari ile birlikte yanlarina kina alip gelin evine gidilir. Dört kiz çaraf veya büyük bir yazmanin altina gelini alirlar. Bir kiz gelinin eline tabaktan kina yakar. Elleri temiz beyaz bezlerle yumruklari balanir. Bir taraftan da maniler söylenir. Hem gelin alar, hem etrafindakiler. zzet ve ikramdan sonra erkek tarafi evlerine gelir. Damadin evi önünde büyük bir ate yakilir. Kiz tarafi tavuk istemee gelir. Her evden birer tavuk alinir. Ate yaninca baklavalar getirilir. kramlar yapilir. Kiz tarafi dariltilmadan uurlanir.Kina gecesi bayramlik elbiselerini giyen genç kizlar çiftetelli, topal oyunu, orta oyunu gibi oyunlar yali bir kadin denetiminde oynanir Düün Günü Düün genellikle niandan en az bir yil sonra yapilir. Bindalli ve benzer gelenekler yoktur. Eskiden gelin renkli ve temiz ipekli elbise damat ise don pantolon üzerine beyaz gömlek ve ilemeli yelek giyerdi. Güvey fakirse beyaz elbise ödünç alinirdi.Eskiden olduu gibi gelin kayin baba ve yakin akraba arasina giderdi. Gelin evden çikarken, kiz kardelerden biri, yoksa akraba kizlardan biri çeyiz sandii üzerine oturup sandik haraci isterdi. Ayrica kapidan çikarken erkek karde, kapi haraci olarak bir miktar para talep eder.Köylerde, genellikle bir öküz arabasi süslenirdi. Üstüne hali ve kilimlerle bir örtü yayilir. Araba çan ve zillerle bezenir, köylüler ik giysilerini giymi, arabanin önündü, ardinda, yaninda yürüyerek giderlerdi. kide birde araba durdurulur:- Ala ala hay... diye bairarak düün evine varilir. Yolda devamli halaylar çekilir. Kasap oyunu, Kastamonu zeybei gibi oyunlar oynanir. Gelin alayi, çeitli yollardan dolaarak damat evine varirdi.Gelin alinmadan o köylülere veya mahalleliye pilavlik parasi verilir. Gelin arabaya binmeden bolluk ve bereketli olsun diye ya damadin babasi veya yakini bozuk paralar içinde ekerler, budaylar serper, çocuklarda bunlari birbiri üzerine yiiarak kapi kapi toplardi.Köyden çikincaya kadar çeitli yollardan dolaarak damat evine varilir. Gelin arabadan inmez, bahi ister. Bir inek ya da tosun getirilir. Kulai kesilerek iaret verilir. Kapi önünde kurulan bir masada kiz tarafi tatli, eker, sigara, mermi gibi isteklerde bulunur. Bu istekler karilanincaya kadar gelin bekletilir. Bu durum bazen üç dört saat kadar sürer.Gelin eve girerken eilip eii öper. Bolluk getirmesi düünülerek misir, buday, eker, bozuk para atilir. Akraba ve komular balarinda birer tepsi baklava alarak erkek evine giderler. Tepsiler üst üste kümelenir.Erkeklerde evin önünde yakilan ate etrafinda oynarlar. Bu oyunlar kadin kiyafetine girmi köçekler tarafindan oynanir. Eer aile varlikli ise dört köçek, dört davul, dört zurna ve dört keman bulunur.Dier köylerden geleneklerde kafileler halinde düüne katilirlar. Kimileri koç, kimileri koyun getirir. Meydanda ikramlar yapilir.Yenip içilir. Sonunda köylüler misafirlerini evlerine götürürler.Hoca nikahi yapilir, bu adet yaygindir. Hoca nikahi yapilirken gelinin yaninda dadi veya bibi (teyze, hala) denilen kadinlar bulunur.Gürcü köylerinde düün gecesi, güveyin gerdee girmesi yasaktir. O akam kizin akrabasi olan kizlar sabaha kadar beklerler. Düünün ertesi günü gerdee girilir. Düün genellikle üç gün devam eder. Lazlar ve Heminlilerde de benzer gelenekler vardir.Dier köylerde ise hoca nikahi kiyilir. Sonunda güveyi arkadalarinin kolunda gelinin odasini getirilir. Arkasindan yumruklanarak odaya itilir. Damat odaya girer. Hazir bulunan seccadede iki rekat namaz kilip duasini yapar ve gelinle tanimaya gider. Damat bu arada gelini konuturmaya çaliir. Ona hediyeler verip konuturur. Konuturulunca da pencereyi açip iki el silah atar. Bundan sonra herkes dailip gider.Gelinle damat, gidip kayinvalidenin elini öperler. Tekrar odalarina giderler. Orada baklava yerler. Bazense baklava kesmelerinin yarisini yiyip birakirlar. Ertesi gün bunlari evlenmemi erkek ve kizlar yer. Darisi sizin bainiza gibi bir gelenektir bu. Ertesi gün sabah, köçekler, davetliler

düün evinin önüne gelirler. Oyunlar oynanir. Damat elinde bir tepsi baklava ile herkese birer kesme baklava sunar. Sonra da herkes dailip gider. Ev kadinlarla dolar. Duvak günü damat sadiçla gider. Gelinle sabahtan ikindiye dek oyunlar oynanir, arkilar söylenir ve derken düün biter

Duvak Güvey gecesi sabah gelini elendirmek için elence düzenlenir. Gelin oynar ve etrafa para atar.Bekar kizlar gelinin duvaindan teller koparirlar. Duvaktan sonra erkek ve kiz evlerinde yemekli davetler yapilir. Düün Davetleri Bütün akraba ve hisimlar gelin ile damadi davet ederler. Bunlar taima davetleridir. Her gidilen eve gelinin yaptii bir el ii ileme götürülür. Onlarda onlara çeitli hediyeler verirler. Doum Olayi Genellikle ilk çocuun erkek olmasi istenir. Çocuklar genellikle beikte büyütülür. Çocuun adi üç gün içinde yali bir erkek veya hoca tarafindan üç defa kulaina okunarak konulur. simden sonra ezan okunur. Komular ve akraba lousaya evvela geçmi olsun derler sonrada hediyeler getirirler. Doumun kirkinci günü çocuk ve lousa yikanir. Buna çocuk kirklandi denilir. Di Çikarma Küçük çocuklarin di çikarmalari aile için ayri bir sorun olur. Ailenin bireyleri yeni çikan dii görmeyi uur sayarlar. Onun içinde sik sik çocuk güldürülür, azina bakilir. Hatta bazilari ekmek kabuunu gevrettirmek suretiyle diin çabuk çikmasinin salarlar. Bazilari da parmaini rakiya batirarak çocuun di etlerini ovalar. Çocuk bundan çok holanir.Diin çiktiini gören kii mutlaka di çikaran çocua ya elbise alir ya entarilik alsinlar diye anne babasina para verir. Sünnet Olayi Ayazli bölgesinde kirvelik olayina rastlanmaz. Eskiden gezginci sünnetçilerin gelmesiyle hiçbir hazirlik yapilmaksizin çocuklar sünnet edilirdi. Günümüzde elenceler düzenlemektedir. Sünnetçiye, bazen para almadii için sabun, havlu gibi eyler verilirdi.

BAYRAMLAR VE ELENCELER

Dini Bayramlar Dini bayramlarin Akçakoca örf ve adetleri içinde çok büyük yeri vardir. Üç aylar girince Recep, aban ve Ramazan gelinceye kadar bazi kimseler ramazana alimak için ayda bir belli oruçlar tutar, kutsal geceler, cumalar yava yava ayri bir kalabalik olmaya ve cemaat artmaya balar.Ramazana hazirlik olmak üzere, makarnalar kesilir, eriteler yapilir. Yufkalar açilir, kuskuslar hazirlanir. Mevsime göre çeit çeit reçeller, hoaflar ve uruplar hazirlanir.

Hele bayram gecesi yeni esvaplar giyilir, Provalar biter. Küçükler giyeceklerini balarinin altina koyar. Ayakkabilarini yatain içine yerletirir. Herkes banyosunu yapip yatar. Küçük erkek çocuklar sabahleyin sabah namazina herkesle birlikte camiye gider. Namazdan sonra vaiz dinlerler. Bayram namazi kilinir. Hoca dikilir, en yali adam hoca ile bayramlair, ondan sonraki hoca ile yali bayramlair ve yerini alir. Böylece siralanir. Cemaatin en yalisi ile en genci bayramlaincaya kadar sürer. Sonra birlikte hoca dua eder. "Bu bayrama eritiren Allaha senalar ve amin" denilip çikilir. Yolda görülenlerle bayramlairlar. Mezarliklara gidilir. Ölülere dua edilir. Hastalar ziyaret edilir." Her köyün ramazaninda davulcular bahi toplar. Birinin elinde bir sirik, birini elinde bir sepet. Davulcu davulu çala çala her evin önünde maniler söyler. Bahi; havlu, mendil, yazma siria balanir. Baklavalar, el altida tepsi bulunan sepete konur. Paralarda davulcunun cebine konur. Bayramlar Yerli köylerde bayram sözcüü elence anlamina gelir. Bayram olacai gece, bayrami bilen köydeki misafirler, bayramin olacai köye yakin e dost ve akrabalar ile birlikte giderler. O akam onlara misafir olurlar. Kadin ve kizlar yemekten sonra daha geni evlerde, erkekler ya kahvede ya da baka bir evde toplanirlar. Erkekler orta oyunlari yaparlar. Mutaassip olmayan yerlerde içkide içilir. Gramofon çalinir ve Cide kemençesi ve tepsi çalarak oyunlar oynanir. Genellikle oyunlar iki kiilik eler halinde yapilir. En revaçta olan oyunlar topal oyunudur. Bu oyun Akçakocaya özgü bir oyundur Elenceler Eskiden patoz makineleri yokken, findik harmanda kurutulur, sabahlari tirmiklar vurulur, sonrada altindan tanesi alinirdi. Kalan findiklarda kabuklarindan ellenmek suretiyle bulunup ayrilirdi. Köylerde bu iler imece halinde yapilirdi. Kabuk ayirma ii erken bitimi, orasi düün evine döner, oyunlar arkilar, gülme, elence, yeme içme balardi. Kizlar erkekleri, erkekler kizlari burada seçerdi. Çalikan mi? Tembel mi? Dili tatli mi? Nobran mi? aka kaldirir mi? Yoksa içine kapanip arpaci kumrusu gibi düünür mü? Yapicimi yikici mi? Hepsi burada denenirdi. Bu elencelerde maniler söylenirdi. Atmaca tabir edilen karilikli mani atmalari da yapilirdi.

KAP ­ KACAK SMLER

AAÇ KAPLAR: Kepçe, Kaik, Yayik, Tekne, Elek, Un kürei, Kalbur. TOPRAK KAPLAR: Pilaki,Güveç,Çanak,Küp. BAKIR KAPLAR: Bakraç,Güüm, Süzgü, Leen, brik, Cezve, Çaynik, Kevgir, Sahan, tas,Tepsi, Tencere, Tava, Teti, Marapa, Maa, Egi, Sitil.

AYAZLI DA LAZ KÜLTÜRÜ

Eski Abhazya nin bir bölgesi olan Tuapse ve Kolkhide de toplum adi olarak geçen Lazos dan gelir eski dili Kolkhi dilidir Lazin kökeni Lezgi dir. Mavi gözlü,kumral saçli,pembe tenli demek Laz demektir Laz ismi buradan dolayi domutur,Lazlarda Hiristiyanlardan dönmedir o zaman yaadiklari bölgeye Lazika adi verilmitir, Lazika kirali Gobozes dir, Lazistan sancai günye idi kazalari, Pazar (Atina), Ardeen (Artain) Findikli(Viçe) Hopa (Makreali) Akrabi (Arhabiidi). 1878de sancak Rize olur ve Bati Karadenize göç balar. Zonguldak, zmit, Bolu, Bursa ya gelinir. Akçakoca çuhalli iskelesine gelen Lazlar denizci olduklari için deniz kenarlarini seçerler denize yakin yerde ikamet ederler Döngelli,Ayazli,Göktepe,Edilli,,Osmaniye,Akta,Uurlu köyüne yerleirler .Akçakoca adi Bizans zamaninda Dia polis Osmanli zamaninda Akçaar cumhuriyet zamaninda (1934) Akçakoca olur.Lazlar, Gürcü (BER) kavminin bir koludur. (1) Bu açidan her ikisi de Yafetik irktandir. Yani Türkler ile akrabadir. Atalarimiz birdir, aynidir. En eski Grek yazarlar Laz diye bir topluluktan bahsetmez. Lozoi kelimesine ancak Hiristiyanliin ilk devirlerinden itibaren rastlanabilir. Plinius, Arianus, Preplus, Batlamyus'un yazilarinda Lozoi kelimesi, belki eski bir ehir olan Lazos veya Lahikadir. Kiessing'e göre, Lozoi, Kerketay halkinin bir koludur. Kerketay lar ise Gürcü'dür. Bunlar Hiristiyanliin ilk döneminde kendilerine Adige (Adzige) diyen Zygonin (Çerkez) halkinin baskisi ile güneye göç etmek zorunda kalmilardi. Hakikatte ise Lozoi halki Arrianus zamaninda (M.S. 2. asir yazari ) Suhumda yaamakta idiler. Trabzon'un dousundaki sahillerde oturan dier halklar ise sirasiyla unlardi: Kolçi (Sannoi ), Maçolenes, Hennioçi, Zyderitae, Romaya tâbi kral Malasus'un teb'asi Lazai Apsilae, Abazki(Abaza), ve Suhumcivarinda Sanigae. Sonraki asirlarda Lazlar önem kazaninca, bütün eski Kolçi ülkesine Lazika dendi. Diokletian (M.S. 284­303) döneminde Kimmer (Bosfor) Krali Sauramatus, bütün Lazai topraklarini igal etti. O tarihte Lazika'ya tâbi olanlar Prokopios, Aboskoiyi Suania ve Sykmnia halklari idi. Bu sebeple, Lazika adinin hâkim bir grup (Lazlar) ve onlara bali bir kaç kabileye iaret etii düünülebilir. Lazlar, 500'lerde Hiristiyanlatilar. mparator Justinyen (527­565) bölgede "Kudüs Çölü" diye bilinen yerdeki bir Laz mabedini tamir ettirmitir. (Prokopius, De aedificiis, V, 9) Lazlar komularina papaz bile göndermekteydiler. (Prokopius, Bell, Gct, IV, 2) .Kolçi'deki Lazlar, Roma imparatoru tarafindan kendi içlerinden tayin edilen krallarca idare edilirlerdi. Bu krallarin görevi, Kafkasya'nin bati geçitlerini kuzeyden gelen göçebelere kari koruma idi. Yani Roma'nin bir nevi üçbeyi eklinde idiler. Kral kelimesi bizi yaniltmamalidir, sahip olduu toprak ancak beylik kadardir. Bu görev deil de, Romalilarin ticareti inhisarlarinda tutmalari Kolçi halkini tedirgin ediyordu. Bu yüzden Kral Gobozes, M.S. 458'den itibaren Sasani hükümdari 2. Yezdicürd'in yardimina bavurdu. Bu yüzden M.S. 539-562 tarihleri arasinda Bizans mparatoru Justinyen ile ran ahi 1. Hüsrev arasinda Lazika topraklarinda savalar oldu. Ordu kumandani Belisarius'un seferlerine itirak eden yazar Prokopius'un bildirdiine göre, o tarihte Lazlar, PhasisIrmai'nin iki sahilinde yaamaktaydilar. Ne var ki, Archaeopolis, Sebastopolis, Pitius, Skanda, Sarapanis Rhodopolis, Morchoresis gibi Laz ehirleri nehrin hep kuzey yakasinda idi. Nehrin sol tarafi issizdi. Lazlar'in ellerindeki topraklar ancak atla bir gün yol tutardi. Daha ötesinde Trabzon'a kadar Roma pontikleri vardi ki, bu da o topraklarin Lazlara ait olmadiini, dorudan doruya mparatorlua bali olduunu gösterir. Bundan sonraki (600ler­1200) Laz tarihi karanliktir. 1204'de Gürcistan kraliçesi Tamara'nin verdii askerî yardim ile Alexis Kommenoes adinda biri Trabzon mparatorluu'nu kurdu!.. Bu imparatorluun tarihi ki ömrü 1204­1461 yillari arasindadir, Kuzey Kafkasya ile yakindan ilgilidir. Burada dikkat edilmesi gereken iki husus var. Birincisi, adi "imparatorluk"tur ama hükmünün geçtii topraklar bir beylik kadar küçüktür kincisi, Alexis Kommones, bir Laz deil; bir Bizans prensidir. Bizans mparatoru Andronikos Kommenos'un oludur. Yani, kurulan devlet; Latinler'in (katolik Hiristiyanlar) haçli seferi bahanesiyle gelip stanbulu ele geçirmeleri ve imparatoru kovmalari, orada bir Latin krallii kurmalari sonucu olumutur. Kaçan imparator znik'te varliini sürdürmeye çaliti, bu arada

bir kisim Bizanslilar da Trabzon'a kaçmilardi. te kurulan "imparatorluk" onlara aittir.Yazar Gregroas'a göre, Kommenos'un ilk ii Kolçi halkinin ve Lazlar'in topraklarini zapt etmek oldu!.. 1282'den itibaren Johannes Kommenos, "dounun, berya'nin (Gürcistan), ve deniz airi ülkelerin imparatoru" unvanini aldi! Yani ortada ne Laz krali kaldi, ne de Lazistan!.. 'in Rumlar idaresi altinda yaayan Laz halki kaldi, o kadar!..Ancak Bizans usulü iktidar kavgalari sürdüü için, 1341'de Laz halkinin destei alan Bizansli prenses Anna Anakhutlu tahta çikti. O dönemde Trabzon mparatorluu'na bali topraklarin Makrial'ye kadar uzandii, Gonianin ise mahalli hükümdarlar (bey statüsünde) elinde kaldii sanilmaktadir. Gürcüler, Lazlara Çan, i der, Lazlar bunu pek bilmez. Kelime bir ihtimal Grekçe Sannoi/Tzannoi kelimesinden gelmedir. Tarihî bakimdan Ça'niler ile Lazlar arasinda bir akrabalik var ise de, kopmu görülmektedir. Arrianus zamaninda Sanoiler, Trabzona komu idi. . Eskilerden PROKOPUS, "Tzannoi diye anilan yerin eskiden Sannoi olduunu ve Çoruh vadisini denizden ayiran dalarin sahil yakasinda bulunduunu " belirtir. (Balhar dalari )... Koch, "Of ahalisinin özel bir dil ile konutuunu", Marr da "Honiin ahalisinin anlailmaz bir dil konutuunu" söyler.... Yani bölgede farkli bir halk vardir. N.marr'in tespitlerine göre Ça'niler (TZANNO ), önceleri Çoruh havzasinda geni bir sahayi igal etmekte idiler. Burasini kisa bir süre için Ermeniler, sonra Gürcüler (KHARTHL ) almiti.Trabzon tarihçileri Lazlari Tsinaidler'den ayri tutmaya devam etmilerdir.... Tsinaidler, Müslümanlar ile birleerek 1348'de Trabzon topraklarina hücum ettiler. Sonra Trabzon mparatoru tarafindan cezalandirildilar. (1377) Bu dönemde Canik (Samsun) Sancai tarafinda olduklari saniliyor. Kisacasi, Gürcüler iki halki (Lazlar ileTsinaidler) birbirine karitirdiklari için Lazlara Ça'ni demeye balamitir... Hakiki Ça'niler iki grup halinde Lazistan denen bölgenin güneyinde ve batisinda yaarlar. Bunlardan biri sonradan Trabzon'un batisina göç etmitir. 1461' de hayati boyunca 17 devlete son vermi olan Fatih Sultan Mehmet, Trabzon'u zapt etti. Böylece o tarihe kadar Rum hükümdarlara tabi olan Laz halki Osmanlilarin idaresine girdi ve slamiyetle'le taniti. Lazlar, nasil oldu bilinmez, afi mezhebini kabul ettiler. Aslinda bu Mezhep dier Kafkas halklari arasinda da yaygindir. Belki onlardan gelmitir. Lazlar en geç Müslüman olan Kafkas topluluklarindandir. Gürcüler bile, aai yukari yüz yil önce gruplar halinde Müslüman olmaya balamilardi. (N. Marr, Bulletin de l'Academia de St. Petersburg, 1917, sf. 415-446) 1519'da, Yavuz Sultan Selim döneminde, Batum'un da ilavesiyle Trabzon ayri bir eyalet haline getirildi. Bölgeyi 1640'da dolami olan Evliya Çelebi, 5 sancak bulunduunu açiklar: Canik, Trabzon, Günye(GONA), aai Batum ve yukari Batum... Lazlar'in yaadii yerin merkezi Günye idi. Evliya Çelebi, Trabzona, "eski Lezgi vilâyeti" der... Halbuki, hem o, hem Katip Çelebi, hem de yabanci yazar Vivien De ste. Martin yanilmilar, ses benzerliinden Laz ile Lezgi (3) kelimelerini ayni sanmilardir. Hele Kâtip Çelebi, bölge kavimlerine Lezgi adini verdikten sonra alt kabileleri öyle sayar: Megrel, Gürcüler, Abhaz (Abaza), Çerkez, Laz. Arkasindan Lazlar'in Trabzon bölgesinde oturduklarini söyler. Ayrica Trabzon'un güneydousunda Çepni dalarindaki "ran ahina Allah gibi tapan" ii Türk boylarindan söz eder... Hem o, hem de Evliya Çelebi, Trabzon'un 41 nahiyesinden çounun "itaatsizlii"ni dile getirir. (Kâtip Çelebi, Cihannüma, sf.429; Evliya Çelebi, cilt 2, sf. 81, 83) Bundan bu nahiye beylerinin bir ölçüde Devlet otoritesi tanimadiklari, bildikleri gibi hareket ettii anlailmaktadir. 1814-1817, 1818-1821 ve 1832-1834'de bölgede devlet'e kari ayaklanmalar oldu. Bu dere beylere ilk darbe Trabzon Valisi Osman Paa tarafindan indirildi. Ancak dalik arazi yüzünden Laz derebeyleri tam kontrole alinamadi ve Osman Paa'dan sonra, tipki Güneydou Anadolu'daki Kürt beyleri gibi, balarina buyruk harekete devam ettiler. Bölgeyi dolami olan Koch, serbestiyetleri kisitlanmi olmasina ramen bu derebeylerin çounu yerinde bulduunu belirtir ve 15 derebeylik sayar: Athina (Pazar), Bulep, Artian (Ardeen), Viçe, Kapisite, Arhavi, Kisse, Hopa, Hemin, Makria (Makrial ), Gonia (Günye), Batum, Maradit (Maradidi), Perlevan ve Çat. Bu nahiyelerden bir kisminda Gürcüler'in hâkim olduu

görülmektedir. (Batum Arhavi) .Bir kismi da Lazistan diye tanimlanan bölgenin sinirlari diinda, Çoruh Nehri üzerinde idi. (Maradit, Perlevan, Çat) ... Heminde yaayan halk ta dierlerinden farklidir.1851'de Acara bölgesi, Yukari Gurya ile birlikte Lazistan sancai haline getirildi, Batum sancak merkezi oldu. 1878'de Batum Ruslar'in eline geçince, Rize sancak merkezi yapildi. Rize, Atina (Pazar), Hopa ve 6 nahiye, 364 köy bu sancaa bali idi. Cumhuriyet ile birlikte Lazistan sancai daitildi, Pazar, Ardeen, Findikli ilçeleri Rize'ye, Arhavi, Hopa da Artvin'e balandi. Laz tabiri bugün, halk arasinda ayirim yapilmaksizin Karadeniz bölgesinin güneydou kisminda yaayan herkes için kullanilir. Ancak gerçek Lazlar sadece Pazar ve Hopa ilçelerinde yaayanlar ve buradan göç edenlerdir. Batum'un güneyinde kalan bölgedeki az sayida Lâz da 16.3.1921 tarihli antlama ile Türkiye'ye alinmitir.Dierleri yanli olarak "Laz" sanilan baka boylardandir. Laz kökenli vatandalarimiz iyi denizcidirler, hamsiye dükünlükleri mehurdur.Çay, tütün, misir, kara lahana yetitirirler, meyvecilikle urairlar. Firincilik yaygin meslektir. Eskiden Rusya'ya gider, ekmek piirirler, evlenip Müslüman yaptiklari Rus kadinlarla ülkeye dönerlerdi. imdi Rus kadinlar bölgeye geliyor, ve gene bizimkilerle evleniyor!.Laz kökenli vatandalarimiz slam'a taassup derecesinde balidirlar. Lazca, iki gruba ayrilir: Dou Lazcasi, Bati Lazcasi.Ayrica küçük kollar vardir, meselâ Çala lehçesi.Ancak Lazca batan baa Türkçe kelimelerle doludur. Lazcanin yazisi yoktur. Yazili bir Lazca edebiyat yoktur. Bu da Lazcanin bir dil deil; "aiz" olduunu ortaya koyar.Yine de Reit Hilmi Pehlivanolu gibi bazi airler yetimitir. Lazlar zamanla bu azi unutmular, Kendilerine has bir ive ile Türkçe konumaya balamilardir. Bu bölümü hazirlarken Nilgün Altiniik'in 1996 yilinda hazirladii Akçakoca Folkloru adli Lisans bitirme tezinden yararlanildi. Akçakoca merkez ve Edilli Köyünde kalabalik bir gurup olutururken dier köylerde de küçük guruplar oluturur. Vedia Emirolu, Edilli köyünün kültürel boyutunu incelemi ve "Edilli Köyünün Kültür Deimesi Bakimindan incelemesi " adi ile 1972 yilinda kitap halinde yayinlanmitir. Bu kitaptan yararlanarak kendi gözlemlerimizi de katarak Laz folkloru hakkinda bilgi vermeye çaliacaim.

a. Giyim ve Kuam

Edilli Köyünde 25-30 yil öncesine göre kiyafette önemli deimeler olmutur.Erkekler tamamen ehir kiyafetini benimsemilerdir. Erkeklerde gündelik kiyafetlerden baka önemli günlerde, törenlerde giyilen ve içine beyaz earp balanan lacivert takim elbise en beenilen giyim eyasidir. Ancak yali erkeklerden bazilari köy içinde geleneksel kiyafetle ilgili olarak paçalari dar pantolon, üzerine gömlek ve yelei giymeye devam etmektedirler. Kösele kunduranin yaninda lastik ayakkabi, plastik ayakkabi, özellikle çocuklarda çok görülmektedir. Erkeklerde pijama, apka, emsiye

kullanilan giyim eyalari arasindadir. Burada dikkati çeken husus pijamanin yatak kiyafeti olmaktan baka, bazen i kiyafeti olarak kullanilmasi suretiyle ikinci bir i görmü olmasidir.Kadin giyimi erkeklere oranla daha az deimitir.Eskiden kadinlar evlerde basit tezgahlarda keten ve kendirden giysiler dokurdu. Bugün ise köylüler malzemesi köy diindan salanan koyu renkli alvar ve üzerine bluz giymekte, balarina lacivert örtü (örtme) örtmektedirler. Kadin giyiminde di görünü bakimindan erkee nazaran deime daha azdir. Evde elbisesi ile dolanan bazen baini örtmeyen kadin, sokaa çikinca elbisesinin üzerine alvar giymekte ve baini örtmektedir.Genç kadinlar arasinda elbise giyenler, balarini örtmeyenler az da olsa bulunmaktadir..Köyde gündelik kiyafette olduu gibi gelin ve güvey kiyafatide tamamen ehirlemitir. Ancak köyde giyilenler, kasabadan ucuz salanan ve nispeten eski model olan giysilerdir.Kadin ve çocuklarin kismen evde hazirlanan giysilerinin kumalari diaridan satin alinmaktadir.

DN

Köy hayatinda pek çok düünce ve görüü hala dini açidan deerlendirme eilimi vardir.Yalandikça dine kari ilgi artmaktadir.Toplumda hacilar dinsel bakimindan en fazla deer kazanir ve itibar görürler. Hazirlik kiiye sosyal prestij salamaktadir.

ALE VE AKRABALIK LKLER

Edillide ailelerin çounluu, geni aile geleneinin çeitli tiplerini göstermektedir. Dar aile tiplerinin sayisi günden güne artmaktadir.Edillide eskiden baba soyundan olan akraba ile evlenme ekli çok yaygindi.Akrabayla evlilikte amca olu, amca kizi öncelik tairdi. Bugün gençler eskisi gibi bu geleneklere uymamaktadirlar Bu gün, köy diindan evlenmeler ve köy diina kiz vermeleri ve kiz almalar eskiye oranla artmitir. Bu toplumda boanma olayi nadir görülmektedir.

LAZLARIN HALK OYUNLARI

Lazlarin yerel oyun gruplari sözlüdür. 5-6 kiilik iki grup oluturulur. El ele tutmu oyuncular seri ayak hareketleriyle birbirine yaklaip uzaklairlar. Her grupta bir türkü söyleyen vardir. Türkücü kari gruba, türkülü deyiler dokundurmaktadir. Bu oyunda önemli olan, türkü sözleriyle karidakini mat etmektir.

GELNO

Laz oyunlarindandir. Kina gecesinde kadinlar daire eklinde oynarlar. Kadinlar ait yakarak gelini evin içinde dolatirarak en son mutfaa götürürler. Orada bu oyunu oynayarak oyunu bitirirleri.

Lazlarin yerel oyun gruplari sözlüdür. 5-6 kiilik iki grup oluturulur. El ele tutmu oyuncular seri ayak hareketleriyle birbirine yaklaip uzaklairlar. Her grupta bir türkü söyleyen vardir. Türkücü kari gruba, türkülü deyiler dokundurmaktadir. Bu oyunda önemli olan, türkü sözleriyle karidakini mat etmektir. Gelino ; Laz oyunlarindandir. Kina gecesinde kadinlar daire eklinde oynarlar. Kadinlar ait yakarak gelini evin içinde dolatirarak en son mutfaa götürürler. Orada bu oyunu oynayarak oyunu bitirirler. Oyunun Kurulu Formu (A) A1 (Sa ayakla üçleme) A2 ( Sa ayak yerinde adim) Oyunun biçimsel formu tipki "Topal" oyununda olduu gibidir. Rize- Hemin Üç Ayak Oyunu;Laz oyunlarindandir. Dairede oynanan horondur. Hemin, Rize ve Üçayak Horonlari 2/4 lük veya 4/4 lük ezgiler halinde çalinir. Oyun kurulu formu: Adim cümlesi ( Sa ayakta üçleme) Adim cümlesi ( Saa ve sola yürüyü) Oyun indeksi: (A) A1- (Sa ayakta üçleme) A2 ( Sa ayak yerinde adim) (B) B1- (Saa yürüme) B2- (Sol ayak yerinde adim ) B3- (Sola yürüme) B4- (Sa ayak yerinde adim) Gürcü Folkloru Vaha Hey ; Düün elencesinde daire eklinde oynanir. Bunlar misafirlerden oluur. Ve oynayarak düün sahibinden bazi eyler isterler. Örnein: Tavuk gelsin, vaha hey. çki gelsin Vaha Hey. Ortaya bir tepsi konur ve gelen istekler tepsinin içine birakilir. En sonunda gelin ile damat çarilarak oyun bitirilir. Oyun daire yönünde, daire içine, el çirparak ve çökerek oynanir. KULLANILAN ENSTÜMANLAR

DAVUL : Davul sava sirasi,sonrasi,askere giderken,törenlerde,ramazanlarda,güre yapilirken çalinir.Davulun eski adi Tavuldur,Çaatay Türkleri tarafindan yapilmitir,bir haber aracidir ZURNA: Davul ve zembeleklerle çalinir aaç maden, boynuzdan yapilir ,7 üstte 5 altta delii vardir,Avrupaya Türkler tarafindan götürülmütür,Ouz Türkleri Anadoluya getirmitir,kemençe ve davula elik eder,4000 yildan beri devam eden bir enstrümandir.Davul,Kaval,Zurna,göçer enstrümandir,köyde son zamanlarda bunlarin yerini taverna müzii almitir org ile çalinan müzik aletidir eski nee eski düünler artik tarihe gömülmütür,evlerde yapilan düünler artik düün salonlarina tamitir KEMENÇE :Klasik ve Karadeniz kemençesi olmak üzere iki türü vardir.Akçakoca da Karadeniz kemençesi çalinir,ince uzundur,sol el ile havada tutularak çalinir,kemençenin telleri çeliktendir.Akortlari la,re,sol,mi,yahut sol,re,la,mi veya 3 telli için re,la,mi dir,tellerin üzerine basilarak,tek olarak çalinir.Sazin ekli bir takayi andirir,gövde kismi dut ve ceviz aaçlarindan oyularak yapilir,ses tablasi ise 1,5-2 mm kalinliinda ladin veya köknar aacindan yapilir,kisa sapi ve çelikten üç teli vardir re-la-mi sesleri akort edilir,bir buçuk

oktav çalar.Yayinin killari gevek olarak takilir ve sol el ile havada veya dize dayanmi olarak tutularak kemençenin 3 teline ayni anda sürülerek çalinir.Kemençe anadoluya ouz Türklerinden gelmitir Kemençe ,Özbekistan,Kirgizistan ada Anadoluda iklik göbekli kemençe olarak çalinir Arapçada Keman Türkçede ç demektir bu iki kelime birlemesinden Kemençe domutur ,Kipçak Türkleri tarafinin dan Misira götürülmütür Özbeklerin girjasi kemençeye benzer, kiyak kemençe denir.Trabzon dada Gagavuz Türkleri kemençeleri vardir,Trabzonda kemençeye kiyak denir,Türkmenistan,Özbekistan, Kirgizistan Gagavuz Türklerin kemençeleri vardir 2 sesle çaliir 2 telden ses alinir 4-6-7 araliklidir. TULUM: Tulum Karadeniz bölgesinde kullanilan nefesli halk sazidir,deri,nav ve aizlik olmak üzere 3 kisimdan oluur.Deri,tulum olarak anilir, tulum,koyun veya olak derisinin tüyleri temizlendikten sonra ayaklari yukardan kesilir,sa ön ayak ile arka sol ayain diinda kalan delikler hava kaçirmayacak ekilde sikica balanir,ön ayaa bir tahta boru,arka ayaa da üzeri delikli iki boru tespit edilir.Deri hava ile Delikli borulardan ses çikmaya balar,koltuk altina yerletirilen tulum zurna analik üzerindeki parmaklar delikleri açip kapamak suretiyle istenen ezginin çalinmasini salar,nav sazin zurna dediimiz kisimdir,aizlik ise hava üflenen kisimdir KAVAL: Orta asyadan gelmitir Balasau Türkleri icat etmitir,Çaatay Turan Türkleri haval derdi Karadenize bunlar getirmitir ,bir göçebe çalgisidir Of,Tokat,kavali mehurdur. Tulum Türkçe kelimedir Çaatay Türkleri icat etmitir Anadoluya Peçenek Turan Türkleri Karadenize getirmilerdir Kipçiklarda tuluk,duluk geçer MIZIKA : Armonika, üflemeli bir çalgidir. ngilizce harmonica kelimesinden türemitir, daha çok mizika olarak bilinir. Nefes ve dil ile çalinan delikli bir çalgidir. Blues, Country ve Western gibi müzik dallarinda oldukça yaygindir.Diatonik Mizika Diatonik Mizikalar daha çok Blues ve Rock müzisyenleri tarafindan kullanilir. Her farkli ton arki için farkli Diatonik mizika kullanmak gerekir. Diatonik mizikanin tonu ilk delii üflediinizde çikan sestir. Blues mizikasi farkli pozisyonlardan çalinabilir. Birinci pozisyon; birinci delikten üflenerek balanan gamdir ve mizikanin tonu ile aynidir. kinci pozisyon; ikinci delii çekerek balanan gamdir ve mizikanin tonunun be yarim ton pesidir.(crossharp) Üçüncü pozisyon; üçüncü delii çekerek balayan gamdir ve mizikanin tonunun iki yarim ton tizidir.Diatonik mizikada, lk örenilmesi gereken teknik, Tek ses çikarmaktir. Üç çeit tek ses teknii vardir; Dil Kapama, Dil Kivirma, Dudak Büzme. kinci örenilmesi gereken teknik ise Ses Bükmedir. Ses bükme Üfleyerek bükme ve Çekerek bükme olarak ikiye ayrilir. Diatonik mizikanin ilk 6 delii çekerek bükülebilir, son üç delii ise üflenerek bükülebilir. Üfleyerek veya çekerek bükmek o deliin orjinal sesinin yarim ton ile üç yarim ton arasi pelemesini salar. Kromatik Mizika :Bir yayli mekanizma ile delikler kapatilip açilir. Kromatik gamdaki her ses üfleyerek veya çekilerek çikartilabilir. Tek mizika ile her ton arki çalinabilir.AKERDON :Kafkas müziin vazgeçilmez çalgisidir,tek tua basarak akort çikabilecek körüklü ilginç enstrümandir,soleli kullanarak çalinir iin en zor yani budur,sol elin altindaki minik tular,ilk sira kontrbaslar,2ci sir baslar,3-3-4 siralar majör minör ve 7 li akortlardir,bazi akerdiyonlarda 6 sira olarak eksik 7 ler vardir,sesin çikmasi körüün açilip kapanmasi ile oluan hava basincinin metal dilciklere çarpmasi,titremesi sonucunda salanan körüklü bir çalgidir Akordeonun ilkel eklinin 1822'de Berlin'de Christian Friedrich Ludwig Buschmann tarafindan icat edildiine inanilir. Ama yakin zamanda akordeon olarak adlandirilabilecek bir enstrümanin 1816'da veya daha önceki bir tarihte Nürnbergli Friedrich Lohner tarafindan kullanildii saptanmitir.Akordeon ismine ilk patent ise 1829'da, Viyanali org ve piyano yapimcisi Cyrillus Demian tarafindan günümüzdeki akordeona çok da benzemeyen tek klavyeli küçük bir çalgi alindi. Kisa sürede, birçok firma bu yenin çalginin üretimine giriti. "Diyatonik akordiyon" denilen ve diyezli ya da bemollü sesleri veremeyen bu çalgi, köylere

kadar yayildi. 1880'de,iki klavyeli kromatik akordiyon gerçekletirildi. Diyezli ve bemollü sesleri de verebilen bu yeni akordiyon, kisa sürede çok tutundu. 1940'da daha da geliti ve konser akordiyonu adini aldi. George Auric ve Jean Françaix gibi besteciler bu çalgi için birçok parça bestelediler.Ülkemizde Kafkas halklarinin veya Romanlarin çalgisi olarak bilinir. Özellikle Çerkes kültüründe büyük yer tutar: Çerkes düünlerinin ve toplantilarinin en ünlü çalgisidir.Özellikle Sivas'in Yavuz Köyünde çokça kullanilir.Türkiye'de virtüöz Ciguli sayesinde kismen yeniden popülerlik kazanmitir. DÜÜN Düün genelde niandan 1 yil sonra olur , gelin renkli ipekli temiz elbise,damatta pantolon üstüne beyaz gömlek,ilemeli yelek giyerdi.Gelin evden çikarken kiz kardei veya biri çeyiz sandii üstüne oturur,sandik harci ister.Erkek karde kapida durur kapi harci ister.Öküz arabasi süslenir üstüne hali kilim atilir,zil ve çan takilir gelin arabaya biner,binmeden önce damadin babasi geline bolluk bereket getirsin diye bozuk para , eker , buday serper çocuklar da bunlari toplardi.Gelin , damat evine gelince arabadan inmez bahi ister , gelin eve girerken eii öper eve girer , komular tepsi tepsi baklava ve tavuk getirir , erkeklerde evin önünde yakilan atein önünde halay , horon oynarlar bo zamanlarda koç kesip daitilir.Düün bitiminde hoca nikahi yapilir , damat iki rekat namaz kilar duasini yapar gelinle taniir , hediyelerini verir.Damat cami açar iki el silah atar sonra herkes dailir , gelinle damat kayinvalidesinin elini öper tekrar odalarina geri dönerler , baklavanin yarisini yerler yarisi tepside kalir ertesi gün evlenmemi kizlar bunu yer darisi sizin bainiza diye.1980 yilindan sonra salon modasi çikinca ne yazik ki tulum , kemençe mizikanin yerini salon müzikleri alir , artik gelenekler artik yitirilmitir.Eski düünlerden eser kalmamitir.Seviyeli,neeli,yemekli,sert,çevik ve silahlar atilir bir panayir havasi olurdu , imdi herkes ah bir düün olmasin diyor.Ayazlida Ali Riza Keskin , Faik Keskin çok iyi bir mizika çalar oynarlardi , erkekler diarida Laz horonlarini sert çevik ekilde oynar kizlar evin içinde Laz horon kurarlar hele "cilvenoy nanaydayi" çok güzel biçimde yorumlarlardi bu maniler hiç kulaklardan çikmazdi,hemen hemen her aile horon bilirdi.Laz kizlari Laz erkeklerini düünlerde marifetlerini göstererek birbirlerine kur yaparlardi,ayazli geçleri dier köy düünlerin hepsine giderlerdi akrabaliklar daha sicak olurdu ama maalesef imdi bunlari görmek mümkün deil. SPOR Ayazli mahallesinde 1965 yilindan beri Melenazi ,Sürmene Göçerleri yukari mahalleden Birinciler , Ayazli , Osmaniye dmanyurdu ve yeni çari Gençlik Kulübü arasinda zaman zaman zevkli çekimeli sandal yarilari yapilirdi.Kaptan evket Çakmak ,Turan Lokum nezaretinde bu yarimalar olurdu,imdilerde ise tatsiz tuzsuz bir ekilde yapiliyor,katilimcilar yok i profesyonele yöneldii için zevksiz olmaya baladi.Ayazli mahallesinin yali direkte gururu olan amcam Sami Tuzcu her yil yali direkte birinci olur hatta Erelideki yali direk birincilikleri 5 adettir.Burada para yardimi ve kupalar verirdi.Ayrica Sami amcamin sandali vardi erafettin Çakmakin zaferin aynisi idi burada 4 kez birincilikler alir.Akçakocada çok birincilikler alir ama burada yalniz kupa verilirdi.Bu yali direk yarimasinda imdilerde Serkan Özer idame ettirmektedir.Ayazlinin gururu olan erafettin Çakmak Zafer 1. , Sami Tuzcu Zafer 2 sandali idi.Sürmene Göçerleri Birincilerle zaman zaman çok çekimeler olur ama Ayazliyi kürekçiler hep birincilikler alirdi.Kürekçiler inasi Tan , Harun Sandal , Rahmi Tan , Hasan Özer , Kadir Özer Ali Riza Keskin , Hayrettin Genç vb. gibi kürekçiler Ayazlinin gururu oldular.Daha sonra Ayazlikli gençler dier amatör futbol takimlarinda

oynuyorlardi.Ben bunu hazmedemedim beden terbiyesi bölgesi ile aram iyi olmasi nedeniyle konuyu Ayazlili büyüklerime açtim Faik Keskin , Selahattin Eskikan , Cafer Çakmak , Mehmet Tuzcu , Kemal Akdeniz , Cokun Akdeniz , brahim Tuzcu , Hayri Akba bu müteebüs heyet toplandi ve forma rengini o zaman Brezilya Dünya ampiyonu olmutu forma rengi sari mavi idi bizde karar alarak sari mavi yaptik.1982 de Federe olarak Ayazli Tersane spor olarak kulübü kurduk.Tersane Kemal Akdeniz sponsor olduu için koyduk.imdiki Tunç Motelin olduu yerde tersane vardi u anda yoktur.1982 de ben brahim Tuzcu dernekler kanununu hazirlayip Faik Keskin amca o zaman sikiyönetim vardi.Bolu Komando Tugayinda onaylatip kulüp spor müsabakalar yapmayi hak kazandi.lk sene 5 ayri dalda müsabakalarda mücadele etti,bütün dallarda ampiyon oldu bu bir rekordu artik ayazli tersane herkes tarafindan taniniyor seviliyor Ayazlinin gururu olmutu.Futbolda Düzce 2. amatörde ampiyon , 2 yil sonra Düzce 1. amatörde ampiyon olur.Bölgeler arasi ampiyonlara katilir ama baarili olamaz, günete , Akin Özer , Hayri Sandal , Ordulu Salim , Bolu Bölge ampiyonu oldu.Voleybol da , Düzce birincisi , deniz ve yüzmede gençlerimiz takim halinde ampiyon oldu.Atletizm de Akçakoca birincisi , Düzce 3 cüsü oldu.Takim halinde ite Ayazli Tersane spor Ayazli mahallesinin gururu olmutur.Daha sonra maddi imkansizliklar nedeniyle kulüp Osmaniye Ant a idman yurdu ile birleme karari aldilar ama fazla dayanamadan kulüp kapatilir,kulüp artik Akçakocaspor olarak deitirilir.3. lige terfi eder daha sonrada ligden düer u anda Düzce Süper Amatör Liginde mücadelesini sürdürmektedir.Ayazlili gençler u an hiçbir sporla ilgilenmemektedir. HIDIRELLEZ 6 Mayis günü kutlanir,imdiki Tunç motelin olduu karayollari kampin olduu yerde salincaklar kurulur yemekler piirilir,ip atlanir,salincaklara binilir,yakan topu oynanir,kizlar erkeklere,erkekler kizlara bakar orda birbirlerine bakar birbirlerini beenirlerdi her yil kutlanirdi. Karayollari ve Tersane kurulduktan sonra bu gelenek sona erdi ELENCEL OYUNLAR .

5 ,, er kii iki takim halinde 70 - 80 cm sopa ile 25 ,,cm lik ufak sopa uçlari ters yönleri yontulmutur.Yerdeki sopada 70 - 80 ,,cm dir. 3 sopa vardir oyuncu büyük sopa ile mile vurur yerdeki sopaya yakin yere düerken rakip oyuncu o mili eline alarak yerdeki sopaya doru atar , mil sopaya deerse rakip oyuncular yanar ve sira dier oyunculara geçer, böylelikle münavebeli bir ekilde oyun devam eder 5 kii bitinceye kadar o takim ceza alir dierleri ödüllendirilir. LUNÇ OYUNU Genellikle deniz kenarinda oynanir.36 ta vardir. 18 tai birisi , 18 tai birisi alir. Karilikli 3 ,,er kuyu açilir , bu kuyulara talar pay edilir.Oyuna balayacak oyuncu önündeki kuyudan aldii tai sira ile kari kuyuya koyar ve dier oyuncuda ayni ilemi yapar.lk oyuncunun kuyuya son biraktii ta çift olursa hepsini alir. 2. kural ise son tai rakip kuyusundaki iki tain yanina kendi , 3. taini koyarsa lunç olur.Lunç tabir edilen o kuyuda biriken talar hepsi o oyuncunun olur. Rakiplerin tai bitinceye kadar oyun devam eder. YAKAN TOPU

Karilikli takim halinde oynanir birde top vardir. Kura ile ebe belirlenir.Ortaya bir çizgi çizilir ve cezali takim o çizgiyi geçmeyecek ekilde topun kendisine dememesi için toptan kaçar , eer top kendisine deerse cezalanir.Oyundan ihraç edilir cezali takim eksilinceye kadar oyun devam eder. KREMT TAI DOMNOSU OYUNU 12 adet kiremit parçasi ve birde ufak bezden yapilmi top vardir. 5er kii iki takim halinde oynanir.Kura çekilir , 5 mt uzaktan çizgi çizilir domino tain etrafina daire çizilir.Rakip ebe topu domino taina atar ta yikilir.Daireden taarsa dier ebe topu alir rakip ebeye topu atar top deerse oyundan ihraç olur. 5 kii bitinceye kadar oyun devam eder. YÜZÜK BULMA OYUNU Kalabaliin durumuna göre bir yüzük , birde 50 - 60 cmlik havludan yapilmi bez kamçi olur.Ebe seçimi yapilir , ebe yüzüü avuçlari kapali bir ekilde oyunculara dolatirirken oyuncunun bir tanesine gözükmeyecek ekilde teslim eder.Ebe herhangi bir oyuncuya sorar yüzük kimdedir diye oyuncu bilemezse ebe kamçi ile oyuncuya vurur oyuncularin yüzüü bulana kadar oyun devam eder. GÖKTE AY VAR Bir oyuncu seçilir bu oyuncu bir hasir veya haliya sarilir oyuncunun kafasi hali veya hasirdan aaidadir. 15 20 ,,cm kafasi aaidadir.Odanin iii söndürülür.Bir sürahi su hazirlanir , ebe oyuncuya seslenir "Bak yukarida gökyüzünü görüyor musun?" der , ebe "Hani ay may yok karanlik var" der dier ebe suyu dier ebeye kafasina boaltir."Al ay burada" der ebe neye uradiina airir hali veya hasirdan kurtularak kaçar. ARAP KIZI GELD OYUNU Bir Oyuncu , bir ebe , bir alti isli tava , tavanin içinde de su vardir.Ebe oyuncuya sorar "Yanina bir Arap kizi gelsin ister misin? oda "isterim" der tavanin alti islidir , ebe oyuncuya "Sakin gözünü açma açarsan Arap kizi gelmez " der bu arada oyuncu bir elini tavanin içine sokar sonra tavanin altina elini sürer eli is olmutur.Bunu ebe bilmez oyuncu elini ebenin suratina sürer her Arap kizini sordukça ebenin surati kapkara olur ebe sonunda isyan eder "Hani Arap kizi" der , gözünü açar oyuncu ebeye "git aynanin yanina Arap kizi orda" der ebe gider bakar ki surati kapkara orda" hemen suratini yikar, bu oyunu bilmeyen dier ebelere de uygulanir ve böyle devam eder. LAZ YEMEKLER Çirbuli ( Çilbir) Pilai (Pilav) Makarina( makarna) Luku (Kara lahana) Aani Lobiya (Taze Fasülye) Kumhi Lobiya( Kuru fasülye) Kotumei dolma(Tavuk dolmasi) Princoni( Pirinç kavurmasi) Papa( Mamalika) Patlicani Taanei ( Patlican kizartmasi) Dudeyi ( Mancar yemeyi) Luncaheyi( Kara lahana dövmesi) Termoni (Aure) Kapça getaaneyi ( Tavali hamsi) Kapça geçveyi (Pilekide hamsi) Kapçon mçkudi ( Hamsili ekmek) Makvali getaaneyi ( Yumurta kizartmasi) YYECEK-ÇEÇEK

Akçakoca bölgesinde köyden köye çeitli mahalli yemekler bulunmaktadir. Bunlarin bir kismi dier illerde de ve özellikle Karadeniz kiyilarindaki yerleme bölgelerinin yemeklerine benzeyebilir. Tespit edebildiimiz yemekler ve yapililari öyledir: Kalçak Mancari, Kizilca Mancari, Isirgan Mancari, Lahana Mancari, Tekne Mancari, Un Mancari, Çirakta Baba Kaygana, Keli Kaygana, Sebzeli Kaygana, Kuskus Makarnasi, Kaik Makarnasi, Findik Makarnasi, Tembel Kari Makarnasi, Mamalika, Mamursa, Kamakam Ekmei, Köy Ekmei, Dizleme Ekmei, Bazlama, Kirtil, Mancarli pide, Mantar Yemei, Kaldirak BALIK YEMEKLER

Baliklarin çok çeitli piirili ekilleri vardir. Bunlari genellikle herkes bilir. Izgara, tava, lahana vb salatalar, çiroz, firinda balik vb. Kiremitte Palamut, Hamsi Pilavi, Buulama (Hamsi, Palamut, Mezgit), Sirkeli Hamsi, Yumurtali Sebzeli Kaygana, Kirlangiç veya Mezgit Çorbasi, Hamsili Börek, Sigara Börei, Hamsi Salatasi, sli Balik

TATLILAR

Melengüçcei

Akçakocanin Melengüçcei aslinda tatli olarak da tuzlu olarak da tüketilebilen ve adini da Melen deresinden alan bir yiyecek. Genellikle bölgenin tanitildii gazete yazilarinda tatli olarak adlandirilsa da üzerine urup dökülmedii durumlarda tuzlu olarak da yenilebiliyor. Akçakocada deiik ekilde hazirlanan birkaç tür Melengüçcei tatlisi olmasina ramen evlerden yenildii zaman Akçakocanin da çilei reçeli ile ikram ediliyor. Akçakocada bu tatlinin kaymakla fistikla ikram edilmesi deiik bir tat kazandirsa bile yörede bolca bulunan da çileinden yapilan reçel ile servis edilmesinin yöresel damak kültürünü daha iyi yansitacai inancindayiz.

Laz Börei

Malzeme; Baklava hamurunun aynisi olacak,38 yumak olacak..Muhallebisi; 14 kaik eker1 paket vanilya, 3 yemek kaii un, 1 lt süt, 3 yumurta. Yumurta hariç tüm malzeme karitirilip muhallebi gibi piirilir. yice souduktan sonra 3 yumurta ile çirpilip bir tarafta bekletilir. Yapilii; Her yumak açilip tepsiye dizilip her kati yalanir.19.cu yumak serildikten sonra muhallebi konulup kenarlari üzerine katlanir ki muhallebi tepsinin kenarlarina yapimasin. Dier 19 adet yumak da ayni ekilde açilip tepsiye serilir.lem bittikten sonra da dilimler halinde kesilip yalanip atete 2 saat piirilir.Souduktan sonrada üzerine pudra ekeri serpilir.

Güllaç

Ramazan sofralarinin vazgeçilmez tatlisi olan güllacin yapilii son derece basit. Malzeme;1 litre sütü 1 bardak eker ile kaynatin. Zevkinize göre ekeri daha az yada daha çok koyabilirsiniz. Daha sonra almi olduunuz güllaci kat kat açarak tepsiye birer birer yerletirin. Bu esnada tepsiye yerletirdiiniz her bir kat güllaç üzerine daha önceden kaynatmi olduunuz ekerli sütü kaikla yayarak dökün. Bu ilemi her kat için yaparken, her üç katta bir araya döülmü ceviz ya da findik serpitirin. En üstüne de ceviz ve/veya findik serptikten sonra, güllacin sütü tamamen içine almasina kadar bekleyin. Düzce ve dier çevre ilçelerde olduu gibi Akçakoca da lezzetli da çilei ile ünlü. Reçel yapimi sirasinda çevreye yayilan ho koku gerçekten itah açici. Kirazlari da bir o kadar mehur.

GELENEKSEL GYM VE KUAMLAR Yerli halkin örnek kiyafetleri genellikle Orhangazi Mahallesinde daha çok görülmektedir.

BAYAN GYSLER

alvar Her tür kadifeden olur. Bir alvar 90 cm eninde üç boy kumatan çikar. Gençler daha ziyade eflatun, pembe, yalilar ise koyu renklileri (kahverengi, lacivert) renk kumalari tercih ederler. Genelde çimen yeili, zeytin yeili tercih edilen renklerdir. Düz yollu olanlari vardir. alvarin içine havasalik (ç alvar) giyilir. Havasalik pamuklu veya ile bezi gibi kumalarda yapilir.Uçkur kismi ve ayak bilekleri sirma ilemelidir. Ainin boyu ayak bileine kadardir. Mintan alvarin üzerine mintan giyilir. Mintan ve alvar ilemelidir. Kadife, kutnu, janjanli ve yollu kumalardan kullanilir. Hirka Uzun kollu, yuvarlak yaka, önü dümeli olurdu. Kadifeden çiçekli ya da desenli olurdu.Boyu bele kadardir. Belden kalçalara kadar ayri kumatan volan olurdu. Yelek Kadinlarda iki tür yelek olurdu. Kolsuz olanina mintan, kollu olanina yelek denirdi. Mor, kirmizi, beyaz, yeil, mavi, lacivert, düz kadife ya da boynu çizgili kadifeden olurdu. Kadifeden yapilanlara kutnu alvar, kutnu yelek denirdi. Kol uçlari, cep aizlari, ilik kisimlari sirma ilemeli olurdu. Baörtüleri Kare eklindedir. kiye katlanarak üçgen ekline getirilip, ensede balanip, uçlari boynun iki yaninda öne doru sarkitilirdi. Oyali beyaz veya desenli, ta baskili olurlardi. Kenar kisimlari mutlaka beyaz olurdu. Etrafina genellikle oyalar ilenirdi. Örtüler Kara eklindedir. Üzeri baka teknii ile ilenmitir. Çiçek desenlidir. (yazma) Don Erkek donu gibi fakat paçali ve uçkursuzdur.

Çorap Kadin çoraplarinda daima çiçek, naki gibi süslemeler yapilirdi. Bunlar çeitli renklerde yün ipliklerden yapilirdi. Ayakkabilar Ev içinde giymek için çedik denilen terlikleri örerlerdi. Konçsuz ayain ekline göre örülürdü. Rugan ayakkabilar ve ayrica çarik giyilir Aksesuar Boyundaki ipek kurdeleye dikili altinlar olurdu. Altinlar kulplu olurdu. Büyük altinlar öne, daha sonra küçükler arkaya doru dizilirdi. Bilezik takilirdi. Kizlar bilezik takmaz veya gümü bilezikler takarlardi.

ERKEK GYSLER

1-Erkek Di Giyimi

Yelek ve zipka

Kafkasya ve Dou Karadeniz bölgesinden gelen halkin giyim özellikleri farklilik gösterir. Kafkas kökenli halkin bulunduu köylerde özelliklede düün, elence ve törenlerde kalpak, dik yakali gömlek, siyah satenden yapilmi diz boyu elbise ve yumuak deriden çizme giyilir. Elbisenin üzerinde diaridan fieklik, kama ve kemer gibi ayrintilar süsler. Kadinlar isi simli motiflerle süslenmi kadife elbiseler giyerler. Karamandol Kalin kumatan yapilirdi. Siyah yada koyu renktedir. Beli uçkurludur. Üst kismi geniçe, alt kisma inildikçe daralir. Fakat tamamen oturmaz. Boyu ayak bileklerine kadar iner.

Yelek-1

Ekonomik duruma göre her türlü kumatan yapilirdi. Boyu bele kadardir Üzeri kaytan ilidir. ki yanda cepleri olurdu. Koltuk kismi, cep aizlari sirma ilemelidir.

Yelek-2

Yabana giderken erkekler baka bir yelek giyerlerdi. O yelek sadece diari giderken giyilirdi. Gri, siyah, kahverengi renklerde olup, önü kuma, arkasi astardan olurdu. Beli arkadan tokaliydi. Kolsuz ,boyu bele kadar. Önü dümelerle kapanirdi. ki yanda cepleri olurdu. Bu ceplerin birinde altin lira, dierinden ise köstekli saat sarkardi. Trablus Kuak Beyaz yün, ipek, yollu veya düz olanlari vardir. Bele sarilir ve içine biçak veya kama sokulurdu.

Balik

Baa takke takilirdi. Üzerine beyaz veya yollu yünden yapilmi abaniye sarik sarilir, uç kismi bain yaninda aaiya sarkitilirdi.

Çorap Ayaa yün çorap giyilirdi. Yün , tabii renkte ve sade olurdu.

Ayakkabi (Bartin yemenisi)

Çi deriden tam tabaklanmami, topuksuz, koncu yüksek, bazilari boyali ve parmak ucu kismi sivridir.

Hirka

Siyah karamandoladan olurdu. Astar ve karamondolun arasina yün konur, yorgan diker gibi ditan baklava dilimi eklinde dikilir ve palto olarak giyilirdi 2-Erkek ç Giyimleri

Gömlek

Yakasiz, uzun kollu, kol aizlari uçkurlu olurdu. Gerektiinde eller suya sokulursa kollar uçkurlar sayesinde daha yukariya balanabiliyordu. Gömlek beyaz ketenden olurdu. Boyu diz veya bel hizasinda olurdu.

ç donu

Be ve ayak bilekleri uçkurluydu. Beyaz ketenden olurdu. Rahatlik salamasi için bol olurdu.

Yatak takkesi

Beyaz keten ya da örme yünden yapilirdi. ç kismina, tüm çevresine siyah yünden naki yapilirdi.

Para kesesi

Bozuk para için herkesin boynundan kuak arasina uzanan bir ip, ucunda iki kese olurdu. Kadife karamondol veya beyaz keten üzerine ilemeli olurlardi.

Gümülü kayi

Üzerine savatla ilemeler yapilirdi.

Dier Aksesuarlar

Biçak, kama, çifte biçak, palaska, tabanca

AYAZLIDA LK CAMLER

Ayazlida ilk cami imdiki Metin Yomranin oturduu yerde idi Metetolulari , Yomralolularini Ereli, Gülüç deresinden Yomralolularini getirdikleri zaman bunlari caminin olduu yere yerletirirler hemen dier camiyi de imdiki yere yaparlar aaçtandir. Daha sonra Haci aban Koç 1977- 1978 yilinda 150 kiilik betonarme cami yaptirdi. 150 kiilikdir. Yukari Ayazli camisini de 1967 yilinda Haci Yakup Kalayci yaptirdi.Ayrica Haci Yakup kalayci 350 kiilik sapak camisini de yaptirdi KABRSTANLAR

Ayazlida 3 adet kabristan vardir sekenesi münkariz olan Göçürlü(( Koçullu) imdiki Haydar Çakmakin bahçesinde Elhaç ,Usta brahim Olu Mustafa , Haci Salih Aa Yourtçuzade Mehmet Aa,Haci smail Aa,Molla Ahmet,Molla akir,Haci Çelebizade,brahim Aa,Haci Mustafa,Mehmet aa,Hamide Hanim,mezar talari vardir.Aai Ayazli kabristani imdiki sanat okulu önüdür.1877 yilindan sonra yapilan mezarliktir,eski mezarliktir,Yukari Ayazli mezarlii yeni mezarliktir imdiki Hamiyet Sevil lkokulun yani baindadir.Ayrica Ali Çakmak aile kabristani, Topalolu kabristani da halen mevcuttur. imdiki caminin önünde bir mezarlik vardi ama burada u anda bir adet mezar tai olmasina ramen burasi da munkariz olmutur Sekenesi munkariz olan kabristan Lazimarkin kurduu mezarliktir.1812 yeni mezarlik karma bir mezarliktir Aai Ayazli mezarlii yol çalimasi nedeni ile tahribata uramitir .Bütün atalarimizin ruhu aad olsun. 19- Sekenesi münkariz olan Ayazli Mezarlii 1. El haç Mehmet aa 1157 Hicri 2. El haç Mehmet 1169 hicri 3. Usta brahim olu Mustafa'nin olu merhum Mustafa efendi 1197 4. Merhum brahim aanin kizi Fatma kadin 1195 Hicri 5. Haci Salih aa olu Mehmet aa 1228 Hicri 6. Haci Salih aanin validesi merhum Emine Ha- tun 1219 Hicri 7. Yourtçu zade Mehmet Aa (Küçük biraderinin adi Ahmet aadir. Bu zatin müvellidi Af tunu süfla karyesi olup Keramettin mahallesine nakli hane etmitir.) 8. Haci smail olu Haci Mustafa 1203 Hicri 9. Haci smail olu Haci Mustafa 'nin olu Mehmet aa 1214 Hicri 10. Molla Ahmet bin Haci Mustafa 1207 Hicri 11. Haci Mustafa olu Molla akir 1216 Hicri 12. Haci Çelebi zade Ahmet Aanin kerimesi Ha- mide hanim 1228 Hicri 20- Sekenesi münkariz olan Ayazli Mezarlii 1. 2. 3. 4. 5. El haç Mehmet aa 1157 Hicri El haç Mehmet 1169 hicri Usta brahim olu Mustafa'nin olu merhum Mustafa efendi 1197 Merhum brahim aanin kizi Fatma kadin 1195 .Hicri Haci Salih aa olu Mehmet aa 1228 hicri

6. Haci Salih aanin validesi merhum Emine Ha- tun 1219 Hicri

AYAZLI'YA LK GELEN SÜLALELER

AYAZLI'YA YERLEEN SÜLALERIN ETNIKI VE GELDIKLERI YERLER SOYADI LAKAP ETNK GELD YER 1. DREKLER SAMEL LAZ RZE MERKEZ 2. CAN KARACEMAL ARAP SNOP 3. KUMULAR RZE 4. GÜVENLER RZE 5. GENÇLER RZE 6. TOPALOLU GÜRCÜ BATUM 7. TOSLAR GÜRCÜ BATUM 8. DENZLER KÜRT RZE 9. ÇAKMAKLAR FANDO LAZ HOPA-AZLAA 10. YAMANLAR METEDOLU(CN) LAZ HOPA-MAKREAL 11. ÖZERLER ÇEMLER-ÇEMO FRANSIZ ASILLI FRANSIZ SUBAYI Hopa da görev yaparken bir gürcü kizina aik olur ve evlenirler.Subay sünnet olur müslümanlii kabul eder.Bundan Özer sülalesi türenir.Baba Fransiz , ana Gürcüdür. 12. YOMRALAR LAZ ARHAV 13. KOÇLAR KAÇALAR KÜRT RZE 14. YILMAZLAR TÜRK ORDU 15. TUZCUOLU KAZHA LAZ SARP-AZLAA 16. ÇAKMAKLAR HAVULU TÜRK GRESUN 17. YAZGANLAR LAZ MAKREAL 18. YAMANLAR METEDOLU LAZ MAKREAL 19. SALYANCILAR LAZ SARP-AZLAA 20. ÖZVERLER DALAMANA LAZ SARP-AZLAA 21. BEKARLAR LAZ SARP-AZLAA 22. TANLAR KUKUL LAZ HOPA-MAKREAL 23. KANBERLER KANPARA LAZ HOPA-MAKREAL 24. SARILAR (HZ. Ömer in bir neferi Karas bey randan Hopaya kaçar ve yerleir .6 çocuu olur orada barinamaz, yarisi Makreali ve yarisi Hopa ya yerleirler.Göktepe deki Sari, yukari Ayazlidaki Sari , aai Ayazlidaki Sari lar,ayni sülaledir.Arap kökenlidirler.Makreali den gelmilerdir.) 25. KESKNLER FINDIKLI LAZ FINDIKLIÇATALMAHA 26. TEPELER RZEL 27. SANDALCILAR RZEL 28. GÜMÜLER AHMAT LAZ HOPA-MAKREAL 29. ESKKANLAR LAZ HOPA-MAKREAL 30. AKBALAR MOMOL RZE MERKEZ 31. YILDIZLAR MAKNANIN TÜRK TRABZONKARAOSMAN 32. KALAYCILAR RZEL 33. ABAZA HASAN ÇECLER LAZ HOPA-MAKREAL 34. ÖZDEMRLER LAZ FINDIKLI 35. NEBOLULULAR TÜRK NEBOLU

36. TAÇILAR 37. POYRAZLAR

LAZ LAZ

FINDIKLI HOPA-MAKREAL

AYAZLI'NIN LAZCA SOKAK SMLER SALYANCIPE TEPE MANÇGHA KUKULPE KAZHAPE TEPE BALIKLI DUZ TOSPE TEPE YANIMER DÜZ DNAPE DÜZ TANIN YER 9. PETGEL 10. HACITA PRNÇLK 11. KUZHE 12. 3ZEL DUZ 13. SAMEL DUZ 14. YANDUM DUZ 15. CN DUZ 16. SALTAT DUZ YANI 17. KOÇULLU DUZ 18. SAULUOLU DUZ 19. PALAZA 20. AZLAA 21. GHIGABAZABA 22. KAMPARA 23. POYRAZI 24. STAH 25. KHO 26. JNEL AYAZLI 27. MOMOL TEPE 28. OÇANAI TEPE 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. YÜKSEKLERN YER TEPE YÜKSEKLERN YER ESK SU TANLARIN YER TUZCULARIN YER MAM HATP N OLDUU YER BAARANLARIN YER SU KESER HAKKI KESKNN YER TÖNGELLYE GDEN YOL OSMAN SEVL BORUNUN OLDUU YER SEVL BORUNUN OLDUU YER HAKKI YOMRA NIN YER KESKNLERN YER KARAKOL YANI DREKLERN YER AL YOMRANIN YER YAMANLARIN YER ESK SU DEPOSUNUN HAPSANE SU KERES ESK MEZARLIK ESK SU DEPOSUNUN YER DURSUN ÜRKMEZN YER ESEN KIYI ÖMER BÜYÜKBALARIN YER KAMBARLARIN YER LMANCII GEÇNCE MDK CAMNN YER KÜÇÜK TÖNGELL YUKARI AYAZLI YILDIZLARIN OLDUGU YER ÜMRAN BORUNUN OLDUGU YER.

AKÇAKOCA NIN KÖYLER Akkaya, Deredibi, Hemin, Melenazi, Akta, Dereköy, Kalkin, Nazimbey, Altunçay, Dilaver, Karatavuk, Ortanca, Arabaci, Doancilar, Kepenç, Paalar, Balatli, Döngelli, Kinik, Sariyayla, Bayhanli, Edilli, Kirazli, Subai, Beyören, Esmahanim, Koçar, Tahirli, Çayazi, Fakilli, Koçullu, Tepeköy, Çiçekpinar, Göktepe, Küpler, Uurlu, Dadali, Hasançavu, Kurugöl, Yenice, Davutaa, Kurukavak, Yeilköy 43 köyü vardir AKÇAKOCA NIN MAHALLELER Ayazli mah,Osmaniye mah.,Yukari mah.,HaciYusuflar mah.,Yenimahalle,mah.,Orhangazi mah.,Cumhuriyet mah.,Yali mah. 8 mahallesi vardir

AKÇAKOCADA YOK OLAN ESK KÖYLER FADILLI KÖYÜ GER KEBR KÖYÜ GER SAGR KÖYÜ DÖNGELL ARASI GÜNEL KÖYÜ HAMZAKÖY CNCKÖY HASANCIK KÖYÜ KOÇULLU,LAZMARK, EMRKÖY KIRGIZLAR HEKMOLU DERMENKÖY TAZEKÖY TOPÇUKÖY HACIKÖY YUKARIKÖY DAKÖY GÖKÇE EL ANTYES KIRAN DÜZCEKÖY ERENLER SARAYKÖY AYAZLI MAH. SEVL BORU YUKARISI DÖNGELL KÖY,SEVL BORU ARASI DÖNGELL KÖY,MDK LMAK VE ÇÇEKPINAR,-FAKILLI ARASI DADALLI,-ÇÇEKPINAR ARASI DEREDB,- BEYÖREN ARASI ÇÇEKPINAR AYAZLI MAH. KINIK- KOÇAR ARASI ARABACIKÖY-CUMAYANI ALTUNÇAY AFTONU SULFA ALTUNÇAY AFTONU SALFA SUBAIKÖY---AFTONU ULVA SUBAIKÖY - AFTONU ULVA SUBAIKÖY - AFTONU ULVA SUBAIKÖY -AFTONU ULVA SUBAIKÖY AFTONU ULVA AYAZLI,DOANCILAR ARASI( TEK L.) UURLU,ESMEHANIM ARASI HASANÇAVU ,KALKIN ARASI NAZIMBEY,HASANÇAVU ARASI NAZIMBEY,UURLU ARASI

Buköylerden,Geriikagir,Geriisagir,Hamzaköy,Gökçeeli,Koçulu,Cinciköy,Hasancik,G üneli,Fadilli köylerini 1620 yillarinda Akkazak korsanlari tarafindan yok edilmilerdir.Akkazak korsanlari gemilerle gelip bu köyleri yok etmilerdir 1632 yilinda Osmanli bu korsanlari Karadenizden kovmulardir.Bu 9 köy yerine yeni köyler kurulmutur.Akkazak korsanlari ayrica imdiki foto Oktay ile Armutçuazi arasinda bu korsanlardan korunmak için 2 mt.geniliinde,3 mt. Yüksekliinde sur yapmilardir,bu sur Bizanslilar zamaninda yiktirilmitir. Sarayköy,Erenler,Düzceköy,Kiran,Daköy,Topçuköy,Tazeköy bu köyleride Cenevizliler tarafindan yok edilmitir buralara kendi köylerini kurmulardir

18. YÜZYILDA DVAN DEFTERNDE BULUNAN YERLEM BRMLER AKKAYA - ARABACI - DADALI - EFTUN - FAKILLI - KARKIN - KIRAMCA KLSE - KERAMEDDN - HACI YUSUFLAR - KABAKÇILAR - YUKARI MAHALLE KOÇKÖY - AAI MAHALLE - TAHRL - KABAKLI DIR

AKÇAKOCA'DAK KURUMLAR

Akçakoca Kaymakamlii Askerlik ube Bakanlii Akçakoca Belediye Bakanlii D.Ü.Yük.Ok.Müdürlüü Adliye Emniyet Müdürlüü Jandarma Akçakoca Müftülüü Tapu Sicil Müdürlüü Gençlik ve Spor lçe Müdürlüü Meteoroloji stasyon Müdürlüü D.T.S. Denetmenlii Nüfus Müdürlüü Özel dare Müdürlüü

Sivil Savunma Müdürlüü Mal Müdürlüü Vergi Dairesi Müdürlüü Milli Eitim Müdürlüü Salik Grup Bakanlii P.T.T. Müdürlüü Tarim lçe Müdürlüü Orman letme Müdürlüü SEDA letme Bamühendislii Halk Kütüphanesi Müdürlüü Turizm Danima Müdürlüü T.C. Ziraat Bankasi Müdürlüü T. Halk Bankasi Müdürlüü T. Bankasi Müdürlüü

Fisko Müdürlüü Huzurevi Müdürlüü Ticaret ve Sanayi Odasi Bakanlii Esnaf ve Sanatkarlar Odasi Bakanlii oförler ve Otomobilciler Odasi Bakanlii Akçakoca Eitim ve Kalkinma Vakfi

KÖYLERMZ

AKÇAKOCA BELEDYES NDE BAKANLIK YAPMI KLER 1- AHMET ZÜHTÜ EFEND 2- BRAHM BEY 3- MUSTAFA EFEND 4- MEHMET KIZILTAN 5- HAMD EFEND 6- MEHMET YAREN 7- MEHMET HÜSNÜ TÜZE 8- AHMET TERZBAOLU 9- MEHMET HÜSNÜ TERZOLU

1889 1895 1897 1900-1914 1907-1910 1910-1911 1911-1912 1914-1916 1916-1920

10-MEHMET LÜTFÜ GÖREN 1925-1926 11-SADULLAH TERZOLU 1926-1927 12-AHMET AÇIOLU-1927 1938-1940-1948-1950*1955-1956 16-VASIF PEKER 1946-1948 17-MUSTAFA UUR 1950-1952 18-VASIF PEKER 1952-1955 19-ORHAN MADENC 1956-1957 20-AYDIN TERZBAOLU 1957-1958 21-AL HASAN GÜR(VEKL) AS.B.BA. 1960-1961 22-MEHMET FINDIKOLU(VEKL) KAYMAKAM-1961-1963 23-MEHMET AKIN 1963-1973 24-AHMET ÖZBAKIR 1973-1977 25-HÜSEYN YANMAZ 1977-1980-1987-1994 26-EKREM KUDOLU(AST.SB.) VEKL 1981-1982 27-HÜSNÜ GONCA (ÖRT.) VEKL 1982-1984 28-MEHMET GÜNDÜZ 1984-1989 29-EROL SOLAK 1994-2002 30-GROL KBAR(VEKL) 2002-2004 31-NAZM ÇLOLU 2004-2009 32-FKRET ALBAYRAK 2009-

AKÇAKOCADA GÖREV YAPAN KAYMAKAMLAR 1-AL OKAY 2-NECDET BAAT 3-DOAN ULUERGÜVEN 4-FUAT AKNA 5-CABBAR DEMRKALE 6-HASP AKSOY 7-FUAT ÜST 8-DÜNDAR EFK SOYER 9-TEFK KURMA 10-HÜSEYN RAGIP UURAL 11-CAHT SONBAY 12-TAHSN AKSOYOLU 13-SAMM GÖKYAR 14-HASAN GÜR 15-SAMM GÖKYAR 16-AHMET ENOY 17-MEHMET FINDIKOLU 18-FAHR YÜCEL 19-KAZIM ZÜLFÜKAR 20-NURETTN TURAN 21-BAK UÇMAN 22-HÜSEYN IRMAK 23-TARIK KIRAÇ 24-CEMAL BARUTÇU 25-SABAHATTN EREN 1934 1942 1944 1945 1946 1946 1947 1949 1950 1951 1953 1953 1957 1960 1960 1960 1961 1964 1966 1966 1966 1967 1967 1967 1968

26-KAMER DRBA 27-AVN KIZILASLAN 28-MUZAFFER KURTULMUOLU 29-M.EBRAR BERK 30-MUZAFFER KURTULMUOLU 31-ALTAN TUNA 32-HÜSEYN SOYAR 33-YÜZ. FKRET TMUR 34-CEZM GÖÇER 35-KUTLUAY ÖKTEM 36-METN ALP 37-ABDÜLKADR BAKAN 38-SITKI ASLAN 39-RECEP YAZICIOLU 40-SMAL EROLU 41-MURAT HAMZAOLU 42-AHMET ERTAN YÜCEL 43-HASAN ENSES 44-EFK AYDIN 45-VASP AHN 46- AL USLANMAZ 47-SAVA TUNCER 48- MEHMET ÜNAL

1969 1970 1972 1972 1972 1972 1976 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1983 1984 1984 1989 1993 1997 1999 2002 2005 2009

1996 YILI DÜZCE DEPREMNDE DÜZCE VE LÇELERNDE ÖLÜ VE YARALI DURUMU LÇE MERKEZ GÖLYAKA CUMAYER ÇLML GÜMÜOVA AKÇAKOCA YIILCA KAYNALI TOPLAM ÖLÜ 118 105 30 54 124 0 0 O 270 YARALI 813 1250 7 8 65 14 0 0 1157

1999 YILI DÜZCE DEPREMNDE DÜZCE VE LÇELERNDE ÖLÜ VE YARALI DURUMU LÇE MERKEZ GÖLYAKA CUMAYER GÜMÜOVA ÖLÜ 463 1 0 4 YARALI 1849 67 22 34

ÇLML AKÇAKOCA YIILCA KAYNALI TOPLAM

0 2 0 316 782

25 96 42 544 2678

ESK VE YEN SMLERYLE YÖRE YÖRE DOU KARADENZ ARTVN:HOPA LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM AMÇZSE AZLAA-ABUSLAH ANCOROH ANÇZHOR ARDALA BUÇA ZALONA MASKOPUTE MAKRAL MHG PAHÇOL PERONT JURPC SUMCUMA ANA ÇZKARST ÇZANCAHUMA GHOBAZOBA YEN SM YUKARIKULEDB ESENKIYI ALMSLAH PINARLAR EMEKAYA GÜVERCNLK KOYUNCULAR DEREÇ KEMALPAA BAKÖY YELKÖY ÇAMLI YOLDERE ÜÇKARDE KAYA SUBAI ÇAMURLU BÜYÜKBAI

ARTVN:BORÇKA LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM JURHNC SAHANDRO ÇHALA YEN SM ÇFTEKÖPRÜ FINDIKLI DÜZKÖY

ARTVN :ARHAV (AKRAB) LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM KAPSTONA ÇZARMAT BAHTA GDREVA YEN SM KALE MAH. CUMHURYET MAH. KREÇL DEREÜSTÜ

DURMAD KAMPARNA KOPTONE KORDELT LOMA NOBALEN YAKOVT OTALAHE PHAPHLAT JLEN KAPSTONA JLEN KUTUNTI JLEN NAPT JLEN POTOCUR PLARGET KUÇZUBET 3ALEN KUTUT 3ALEN NAPT 3ALEN POTOCUR ÇZUKALVAT GYAZEN

ULA DKYAMAÇ GÜRGENLK KONAKLI YOLGEÇEN YILDIZLI KAVAK SIRTOBA ARILI GÜNGÖREN TEPEYURT Y.AHNLER SOUCAK BOYUNCUK ULUKENT VE BALIKLI KÜCÜK KÖY EN KÖY AAI AHNLER DÜLGERL KESTANEALAN KEMERKÖY

RZE: FINDIKLI ( VZÇE) LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM ABUSUFLA GESYA VZÇEROA ÇATALMAÇHA KURTUME.GOR MANASTR.GAVRA MEKSKR PAÇVA.KALO MÇKADU ABUULYA GURUPT MZUU SUMLU TREVEND PÇHMHALSUFLA PÇHMHALANULYA AYNA ÇUKULTI.ABAXEMN ÇZAT CZUPE ÇANAPET ÇZURCZAVA YEN SMLER AKSU MAH. TATLI SU MERKEZ MAH. LMAN ILICA MAH. HÜRRYET MAH. SAHL YEN MAH. ÇALAYAN YENKÖY SULAK SÜMER DERBENT ANILI GÜRSU ILHAMURLU PEYNRCLER SAAT BEYDERE MEYVALI ÇINARLI

RZE: ARDEEN( ARTAEN) LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM YEN SM METST BARI MAH. NOA MERKEZ MAH OHORDULE YAYLA STAT CAM AEN BEYAZ KAYA BAKOZ YAMAÇ DERE DUTHE TUNCA PUTRA BAHAR MAH KVANÇARER ELMALIK ÇZÇZAVET ENTEPE CBSTAS KAVAKLIDERE FURTUNO DÜZ HH. AVAN SESL KAYA GHOKOVAT ESENTEPE CELASKUR KRAZLIK TMSVAT KÖPRÜKÖY TOLKÇET DUYGULU MEENET ENYURT MUTAF GÜNDOAN NOOCEN MAMGANEZ YANVAT BAYIRCIK OMCORE GÜNEY PALVAT SNAN SFAT PRÇLK PLEGEVAT AKKAYA GERA IIKLI ANGUL DOANAY GLANEN.ZEM AAI DURAK ÇUMADA ESK ARMUTLUK GHOCBAD AKDERE CLEN.ZEM YUKARI DURAK RZE:PAZAR(ATNA) LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM DUDUVAT TUDEN BULI KUKULAT.LAROZ NOA NOADHA KVAKÇE LERT ÇN BULEPE YEN SM GÜZELYALI MAH. KRAZLIK KZTEPE MERKEZ CUMHURYET MAH. BEYAZ TA MAH. SOUKSU MAH. ZAFER

AVRAMT ARANA APSO AÇAPA BONA DADVAT KUUHUMA:ESK TRABZON VENE ZANAHAT ZELE TORDOVAT ÇZTAT KOSKOVAT KOSTANVAT KUZKA LANO MAMAÇVAT MELESKUR MELYAT MELMENAT NOHLAMSU PAPAT PAPLAT SAPU STOR SKEFENVAT SULET SURMANT TALVAT ULVAT HUKTA HAKU HAMKUR HAÇAPHT HORT HUNAR CABAT CCBAT MESEMT ÇNGT XUDA

GÜNEY DARILI SUÇATI BUCAK ENDERE HANDAI HAMDYE ÖRNEK DERNSU BALIKÇI SVRKAELE AKTEPE HSARLI DERNEK ELMALIK YÜCEHSAR IRMAK ORTAYOL MERDVENL AKBUCAK HASKÖY PAPATYA SESSZDERE OCAK KAYANTA SVRTEPE DADB KUZAYCA TÜTÜNCÜLER ENTEPE DEREBAI EHTLK ALÇILI SUBAI KOCAKÖPRÜ AKTA SULAK AKMESCT TOPLUCA URAK KESK KÖPRÜ

RZE: ÇAMLHEMN LÇESNE BALI KÖYLERN LAZCA VE TÜRKÇE SMLER ESK SM YEN SM

ABÇXO MEKAESKRT MZANU KOMLO VAND

KÖPRÜBAI DKKAYA TOPLUCA MURATKÖY ÇAYIRDÜZÜ

LAZLARIN TARH

Küreselleme ve Yeni Dünya Düzeni dayatmasinda kendini gösteren etnik kimlik tartimasindan soyut bir süreç ileterek `Lazlarin tarihi'ne geçmezden önce, özellikle "Tarih"in tanimlanmasi ve belirlenmesi konusuna kisaca deinmek gerektiini

düündüm: "Tarih geçmie ilikin, olaylari yer ve zaman göstererek ve sebepsonuç(determinist) ilikisine bali kalarak; insanlari etkileyen olaylari anlatan, inceleyen bilim dali... nsan kayitlarina ve yazili - sözlü kaynaklara dayanir. Akademik olmayan ,,Sözlü kaynaklari Tarihçiler pek güvenilir bulmadiklari için; birincil kaynak olarak kullanmaya yanamazlar. Fakat yine de bilginin gerçek kaynaina ulamak için bu yöntemden faydalanirlar. Sözlü kaynaklar, sözlü tarih adi verilen alt disipline temel oluturur. Her olayin sebepleri ve sonuçlari vardir ve tarihteki olaylar bir zincirin halkalari gibidir.Tarihteki bir durum, bir önceki durumun sonuçlari arasinda ve bir sonrakinin sebepleri arasindadir. Sebep-sonuç ilikisinin, tarihin tanimlanmasinda büyük bir yeri vardir. Önceki olayi bilmezsek, sonraki olayi kavrayamaz ve olay-olgu bütünsellii içinde tarihi gerçekleri yakalayamayiz. Olay: nsanlari ilgilendiren sosyal, ekonomik, kültürel, dini ve benzeri alanlarda meydana gelen oluumlardir. Olgu: Oluum süreci içinde ya da baka bir eyin belirtisi olarak gözlemlenmi olaylardan ibarettir. Osmanlinin Dou kara denizi fethetmesi olaydir. Dou Karadenizi slamlatirmasi ve Türkletirmesi olgu'dur." Biz genellikle Lazlari olgular çerçevesinde tanimlayarak, kültürel zenginliiyle bütün evrensel kimliine kari duyarsiz kalmiiz. Lazlarin tarihine ,,Olay-Olgu çerçevesinde bakilmasi ve hazirlanmasi gerekir. Bu demek deildir ki, bugüne dek yapilanlar yadsinsin. Fakat son 10 yildir Lazlarin tarihi ile ilgili kitaplarin Gürcü ve Rus tarihçilerinden tercümelere dayandii, özgün bir çalimanin olmadiini söylemek olasi. Genelde her fetih seferinde imparatorlarin veya krallarin yanlarinda bulundurduklari M.Ö- M.S sinin antik ça tarihçilerinin seyahatnamelerinden

ve çaimiz tarihçilerin yapitlarindan faydalanarak hazirlanmi kitaplarin tercümelerini sunmuuz halka. Örnein; Sokratesin örencisi Ksenofon ya da Xenophon ( M.Ö. 430? M.Ö. 355?, Amasyali tarihçi Strabon(M.Ö. 64- M.S. 21) ve zmitli Lucius Flavius Arrianus Ksenophon( M.Ö. yaklaik 86) gibi antik çain tarihçi, corafyaci ve filozoflari ile çaimizin; W.D. Allen, A.Bryer, R. Beninghaus, Michael A.Meeker, G. Dumézil, V.Minorsky. Hep bunlardan faydalanmiiz. Elbetteki antik ça tarihçi ve corafyaci filozoflarin yaninda deil ama çaimiz kaynak sahipleri arasinda bizim tarihçilerimiz olamaz miydi? En iyi tarihçi dediimiz sayin F. Kirziolu bile Laz adinin nerede geldii konusunda: "...Laz adi ise, Kafkaslar bölgesindeki birçok corafya ve kavim hatta kii adlari baindaki seslinin yutulmu biçimiyle söylenen adlar gibi, bainda bir sesli bulunan Alaz (Alas) idi. Buna, iki irmaa adini veren Alazlar anlamindaki Alazondan öreniyoruz..." diyerek; Alazia, Alazonia ve Alazonlar gibi Mysia yöresi tarihsel corafyasinin adlarindan "Laz" olgusunu saptamasi hiç doyurucu gelmiyor bana. Salt kirziolu deil elbet ; Prof. Michael A.Meekerin, S.Deligiorgisin anlattiklarini aktararak: "... Laz terimi Rumlar tarafindan, hiçbir ekilde Türkler ya da Lazlarla ilgili olarak düünülmez, tam tersine, onun özellikle, Rumca bir terim olduu öne sürülür. Lazin ,,Yaasin Yunanistanin bozuk bir söylenii olduu inanci vardir..." demesi ile: "Dou Karadeniz bölgesine yerleme hadisesi çok eski tarihlere uzanmaktadir. Aratirmalar bölgeye ilk olarak M.Ö.III. bin ile II. bin yillari arasinda Ouzlarin öncü kollarindan biri olarak kabul edilen "Gas/Kas" ve "Gud/Gutiler" in yerlemeye baladiklarini ve bunlarin Anadolu ve Azerbaycanda ilk Bozkir kültürünü yaayan Proto(ilk)-Türkler olduunu göstermektedir.." diyen yabanci tarihçilerin kendi irk airlikli yaklaimlari da doyurucu deil. Tüm bunlarin yaninda: "Güney Kafkasyada Zengin ve nüfuslu bir beyin Laziro ve Gür isminde iki olu varmi. Laziro çok sevdii atini satinca küsmü ve Ailesini alip Karadenize inmi. Ondan türeyenler Laz, kardei Gürden türeyenler de Gürcü halkini oluturmu..te Laz ve Gürcü akrabalii buradan geliyor." Söylenceyi doru kabul etmemiz de olasi deil. Bu varsayimlar ve söylenceler tarihi belirleyemez. Bugün halk arasinda söylenen daha tutarli ve mantikli bilgiler vardir. Kim bilir kaç bin yildir akip gelen bilgilerdir. Önemli olan onun odaina inebilmektir. Her ne kadar; ,, Karadeniz'in dou sahillerinde, bölgenin doal yapisi gerei, tarih boyunca aaç ve ahap kültürünün airlikta olmasi, en eski dönemlere ait kalintilarin günümüze ulamasini büyük ölçüde olanaksiz kilmitir. Deniyorsa da, Dou Karadeniz halki ile (özellikle Lazlar) ilgili bilgiler kesin bir yerlerde gizemini koruyordur. Ciddi ve kapsamli ve de geni zamanli aratirmalarla ulailabilir. 150 milyon dokümana sahip Osmanli arivi; deil uluslarin yerdeki karincanin tarihini gizlediine inaniyorum. Bilim adami özentisine girip; bilginin ve insan eyleminin kaynaini ve ilkelerini inceleyen düünceler bütünü içinde davranilarla; tarihin felsefesini yapacak deilim,ama yaadiklarim ve gözlemlediklerimle özgün çalimalara kaynak olmasi balaminda; yazilisözlü kaynaklarla harmanladiim sunumda bulunmak istiyorum. Kisacasi; yazili-sözlü tarih bütününde olaylari ve olgulari harmanlayarak konuyu ilemeye çaliacaim: Karadeniz ile hazar denizi arasinda dou-bati paralelinde uzanan ve yükseklii orta kisimlarinda be bin metreyi aan siradalarin adi; Kafkaslar. Ortaça slam gezginlerinin seyahatnamelerinde ve çeitli eski Türk kaynaklarinda Kafkasya ya da Kafkaslar adina rastlanmaz. Kafkasya adinin bir bölge adi olarak kullanilmasi 19. Yüzyil balarina rastlar. Ünlü tarihçi Prof. Dr. Mehmet Fahrettin Kirziolundan (1917 Kars2005); Kafkasya adinin 1856 yilindan itibaren Türk kaynaklarinda yer aldiini öreniyoruz. Tarihçi olaylari daha iyi anlamak için geçtii yeri bilmek zorundadir. O yerin dalarini, nehirlerini, toprak özelliklerini v.b. bilgileri ona corafya bilimi verir. Corafyacilarin aaidaki belirlemeleri; Kafkasyanin Tarihiyle örtüüp-örtümediini tartiir hale getirdiini, bu nedenle tarihçileri ikilem de biraktiini söyleyebiliriz: Corafyacilar Kafkasyayi kuzey ve güney olmak üzere ikiye bölmüler. Bölgenin tarihî, etnik, sosyolojik yapisi bu iki tanima göre belirlenmi. ,,Kuzey Kafkasya denildiinde, bugün Rusya federasyonu sinirlari içinde kalan sözde özerk Adige, KaraçayÇerkez, Kabardin-Balkar, Kuzey Osetya, Çeçenistan, nguetya ve Daistan cumhuriyetleri-Güney Kafkasya denince de; Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan Cumhuriyetleri ile Abhazya, Acara, Dalik Karaba, Nahçivan özerk cumhuriyetleri ve

Güney Osetya bölgesi akla gelmektedir. Ki dorudur. ,,Fakat Kafkas halklari dendiinde ise; Adige, Abhaz-Abazin, Kabardey, Karaçay-Malkar, Oset, Çeçen-ngu ve Daistan halklari akla gelmesine karin, Lazlar ise akla gelmemektedir. Neden Lazlarin yaadii etnik ve kültürel corafyanin adi konmaz, anlami deilim!?. Birilerine göre tek bir Kafkasya vardir, o da bugün pek çok çevre tarafindan Kuzey Kafkasya olarak adlandirilan bölgedir. Bu sinirlandirma eksik kalmaktadir. Çünkü bugün siyasî açidan Gürcistan bali olan Abhazya ve Güney Osetya da, etnik ve kültürel açidan Kafkasyanin bir parçasidir ve tarih itibariyle de Güney Kafkasyaya dâhildir. Birilerine göre, Güney Kafkasya tabiri tamamen uydurmadir. Onlara göre bölgenin literatürdeki asil adi "Kafkas Ötesi." Bu anlamda, Ruslar bu bölgeye "Zakavkaz", ngilizler "Transcaucasus", Osmanli ve Araplarin ise "Mavera-i Kafkasya(Öteki Kafkasya)" demektedirler. te bu mantiktir ; Daistan halklarindan 19 bin kiilik Agullari Kafkas halki kabul eden ve bir milyona yaklaan nüfusuyla Lazlari ötekiletiren. Oysa ki; Megrelleri de kattiinizda Lazlar akrabalariyla 5 milyonu bulmaktadir. Böylesi yaklaim, "Onlar da kim? Bir buçuk millet ite!" Mantiinin irkçi yansimasindan baka bir ey deildir. Sadece Düzceye bali 30 u akin köy ve mahallesinde Agular kadar göçmü Laz olduunu özellikle vurgulamak isterim. Bilindii gibi salt Düzcede deil; 93 harbi diye adlandirilan 1877-78 Osmanli -Rus savai sirasinda göç edilen Marmara bölgesinde Akçakoca, Sapanca, Yalova, Karamürsel, Gölcük, Düzce, zmit kentlerinde en az Düzcedeki kadar Laz köyünün ve mahallesinin olduu unutulmasin! Unutulmasin ki; 1810'larda Laz nüfusu 600 bini akin bir nüfusa sahipti. XVII.yüzyilda tarihçilerin saptamalarina göre; Lazistan sancainda sadace 100 aile Ermeni varken, Trabzon sancaina

bali illerden; Trabzonda 20555, Samsunda 22000, Gümühanede 900 ve toplam 43500 ermeni orta ve Dou Karadenizde yaamaktaydi. Lazistan, Trabzon ve çevresine oranla

böylesi daha homogen bir yapiya sahipken, Laz nüfusu nasil saptanamaz?!

LAZ SOYUNUN KÖKEN M.Ö.12.Yüzyilda Kafkasyadaki Kolheti ve Ergisi toplumunun Kuban kültürü Adige Abhaz halkinin kültürüdür.Kolheti kültürü Mergel Laz halkin kültürüdür. Gürcülerde de vardir. Lazlar Gürcü kökenli bir halk gurubudur.Lazlarin soyu Lezgi lerden gelmektedir.Lazlarin ilk soyu TAO kabilelerinden Vizigat ve Peçenek kökenlerinden gelmektedir. Lazlar Torgananin 8 olundan ya sirasina göre 6. oludur.Egerostten türemi bir topluluktur. Türkler ise Nuhun 3 olundan biri olan YAFES soyundandir.Türklerden baka Fransadaki SAVOLER , HIRVATLARIN , FNLERN , AUVERGE , BAVYERALILAR ,,da bu irktan olduu anlailmaktadir.Lazlar M.Ö. 8.yüzyilda Dou Karadeniz kiyilarina hükmetmi devletin adi Kolheti kralliidir.Lazlar 6. yüzyilda Çoruh nehri kiyisina yerleirler.Megreller Rion Vadisine yerleirler.Bu iki kardei ayiran bu günkü Guria sirtlarindan geçmekte idi. Megrel kardeler büyük krallik kurup Laz kardelerini geçerler.Bu krallik da Kolheti kralliidir. Trabzona kadar uzanirdi ama Roma mparatorluu buraya yerleince Kolheti krallii biter , bu arada Romalilar Lazlara özgürlük tanidilar ve kendi himayeleri altina aldilar.Bu krallia da Lazika Krallii dendi.Lazikalarin bakenti Arkeopolisti , Lazika krallii monari yapi içinde deildi.Seçimle i baina gelinilirdi. Romalilar tarafindan onay verilirdi. Lazika krali ne vergi ne asker verirdi. Romalilara kari bir tek görevleri vardi oda sinir bekçilii idi. Romalilara saldiracak kavimlere kari korumakti ama bu arada ran presleri Romaya saldiriyorlardi , Lazlar çok zayiat veriyordu.Roma ve Lazlar presleri malup ettiler bir antlama yaparlar, Lazika Romalilara tekrar geri verilir , beryayi da preslere birakiliyordu,daha sonra ranlilar berya kralliini yok edip ,Gürcüstani topraklarina katarlar , bu arada Romalilar bo durmazlardi , Lazika kralliini ellerine geçirmek için çok baskilar uygularlar , Roma , Pres , berya arasinda kalan Lazlar yine çok zayiat vermi ayrica bunlar tarafindan kullanilmilardir.Lazlar Hiristiyan ,ranlilar putperest Mazdeistir ler , Lazika krali Gubaz , Roma Krali Yohanne tarafindan alçakça kahpece silahsiz

bir ekilde kiliçla dorar öldürür ve Lazika Krallii çok ey kaybeder.Gubazin yerini alan ayeti ranlilarla birleelim der.Bir baka kahraman olan Dartozeye Romayi ikayete stanbula giderler.Yohanne ve Rustikeyi Roma hükümetine ikayet ederler.Roma hükümet ide bunlari Arkoepoliste halkin önünde infaz ederler.Romalilar Gubarin yerine kardei Tsateyi kral yaparlar bundan sonra Romalilar Lazikayi küçük küçük beyliklere bölerler.Yine bu arada 7. yüzyilda Araplar Mergellere saldirir , Gürcüleri Müslüman yapmak için ayrica Lazikaya da saldirirlar Lazika ile Araplar arasinda büyük savalar yaanir.Bunu firsat bilen Romalilar Abhazya kavimlerini Lazikalarin olduu yerlere kale ve surlarin içine yerletirirler.Lazika krallii bunlarin altinda ezilerek en sonunda dailirlar artik ergisi Lazika yerine Abazya kavimleri oturtturulur.Bizanslilar Lazikayi ikiye böler , Lazikanin bir bölümü Viçe , Hopa , Gonia bir kismi Trabzona dayanir.te bu sirada Gürcü kraliçesi Tamara iktidara geçer.1204 yilinda Lazika Trabzon liman , Samsun , Sinop , Giresun , Kotiora , Ordu Amasra , Ereklia , Ereli , tüm Pontusu kisa zamanda ele geçirir.Lazlarin savai 1453te Osmanlinin stanbulu ele geçirmesi ile son bulur.Lazlar , yillarca Romalilarin Hiristiyanlatirma politikasindan bikmiti ki , bu sirada Osmanlilar Gürcülere ait her eyi yok ettiler.Gonio civarina Kürtler , Avarlar , Heminliler , Ermeni müslüman halkini buralara yerletirdiler.Rize Mepuriye Müslümanlilatirilmi Rumlar yerletirildiler.Lazlar Anadolunun uzak yerlerine sürüldüler.Lazlarin vilayeti artik Trabzondur .850.000 kadar çeitli etnik guruplar yaamaktadirlar.Burada Yunanli diye nitelendirilen insanlar Yunanli deildir.Eski Hiristiyan Lazlardir .Lazistan 5 ayri bölgeye ayrilmitir.Hopa , Gonia , Arhavi , Pazar Hemindir.Lazlar , 1810 yilinda 600.000 kii , 1450 de 400.000 kii göçe zorlanarak uzaklatirilmilardir.Kalan 200.000 kiide halen ayni yerde yaamaktadirlar.1822 - 1829 Osmanli Rus harbinde Kirim savainda Lazlar çok kan kaybettiler.Bu arada veba , sitma hastalii da büyük zayiat yapmitir.En son 1876 ,,da Rusya Osmanliya sava açar.Osmanli yenilir , Kars , Ardahan , Artvin , Batum gibi yerler Ruslara kalir.1877 ­ 1878de Dou Karadenizde büyük göç yaanir.Bursa , Yalova , Karamürsel , zmit , Adapazari , Sapanca Bolu Düzce , Akçakoca , Amasra , Zonguldaka yerleirler.Halen bu kültürü devam ettiriyorlardir.Birinci Dünya Savai 1914te balami , 4 yil 3 ay 10 gün sürmütür. Osmanli , 10 ordusu ile 4 cephede savair.Galiçya , Filistin , Irak , Suriye Kafkas cepheleridir. Kafkas cephesi zor savatir.Cephedeki paalar Hafiz Hakki Ahmet zzet , Enver Paa , Kemal Paa , Fevzi Paadir.8 milyon kii ölmütür.18 milyon kii yaralanmitir.7 milyon kii de esir dümütür. Osmanli bu savaa 29 milyon kii ile katilmitir.Bu savata 400 bin kii ölür , 600 bin kii yaralanir. 300 bin kii esir düer.Harcanan para 1 milyar 500 milyondur. Osmanli çok büyük kayip vermitir.Asker ve sivil 25 bin kii ölmütür.Hatta Allahu Ekber dalarinda 80 bin kiilik askerden yüzde doksani donarak ölür.Moskova antlamasi ile Kars , Ardahan , Artvin milli sinirlar içerisine girer.Batum 1920ye kadar ngiliz igalinde kalmi daha sonra da Gürcistan yönetimine girmitir. Batum - Sarp sinir olur. Batumda ki Lazlari Gücüler sürgüne gönderirler.Batumda Laz kalmaz.1810 yilinda laz nüfusu 600 bin civarindadir , 1877 harbinde 241 aile Anadoluya göç etmitir. Günümüzde Acaristanin Batum , Abhazyanin çeitli bölgelerinde , Romanyanin Lazu kasabasinda , Yunanistanin kuzey bölgesinde , spanyanin Bask bölgesinde , Özbekistan , Kirgizistan , Türkmenistan , Ukraynanin bir kisminda , Anadoluda halen Lazlarin var olduu anlailmaktadir.Anadoluda 1 milyon kii Laz vardir. 250 bini halen Lazca konumaktadir.Gürcistanda 1 milyon kii Laz var ,1938de Lazlarin bütün faaliyetlerine son verilerek nüfus kayitlarina Gürcü diye geçilir.Geçmeyenler topluca Kazakistana gönderilir.

Kolh=Laz/Kolheti=Lazika "M.S. 1.yüzyildan itibaren Kolh yerine Laz olarak adlandirilan Lazlar (=Megreller), önce Pontus Kiralliina ve daha sonra da Roma mparatorluuna kari baimsizlik savai balattilar. 69-79 yillarinda, Lazlarin bainda bulunan Anicetus26, halkini Romalilara kari

ayaklandirdi. Romalilar, stratejik bir bölge olan Lazikayi birakmak istemiyorlardi. Ancak Lazlarin özgürlük mücadelesi karisinda Lazikayi terk etmek zorunda kaldilar. Lazika Kirallii giderek güçlendi ve bugün Bati Gürcistan olarak bilinen bölgede hakim oldu.Lazikanin güçlenmesi, Laz akinlarinin Çoruhu aarak Güneydou Karadeniz

Bölgesine yönelmesi ve Lazlarin bu bölgeye kitlesel göçleri, Pontus Kirali 2.Polemonu tedirgin etti. 2.Polemon, kralliini Lazlardan koruyabilmek için, hükümetini Romalilara teslim etti. Kirallii, Romanin bir eyaleti haline geldi. Bu eyalete Pontus Polemonyakos27 adi verildi. Trabzonun dousundan Çoruh yataina kadar olan bölge de Lazlarin youn olarak yaadii bölge haline gelmesine ramen Lazika Kralliinin yönetimi diinda kaldi." Dönemin dengeleri ve Lazika Kirallii

"2. yüzyildan balamak üzere, Romalilarin Lazika adini verdii Egrisi Kirallii güçlendi ve 4. yüzyilda yönetim alanini Trabzona kadar geniletemediyse de etki alani içine aldi. Lazika Kralliinin güçlenip genilemesi, görünürde Roma mparatorluu açisindan bir tehdit oluturmuyordu. Doudaki Roma varliinin Persler, Gotlar ve daha sonralari da Hunlar tarafindan bertaraf edilmek istenmesi, Lazika Kralliini bu bölgede Roma mparatorluu için doal müttefik haline getirdi. Lazika Kralliinin güçlenmesinde, Roma mparatorluunun gerilemesi de etkili oldu.28Üçüncü yüzyila kadar oldukça genileyen Roma mparatorluu, batida Atlas Okyanusundan, douda Kafkas Dalarina ve Dicle Nehrine, kuzeyde Ren ve Tuna nehrine, güneyde ise Büyük Sahraya kadar uzanmaktaydi. Bu sinirlar diinda kalan ve Romalilar tarafindan barbar olarak adlandirilan kavimler (Germenler, Gotlar, Slavlar, Hunlar), Roma mparatorluunun çeitli sinirlarina sik sik akinlar yapiyorlardi. Kavimler Göçü, Roma mparatorluunu büyük ölçüde zaafa uratti. 395 yilinda Roma mparatorluu ikiye ayrildi. Dou Romanin merkezi Bizans olduu için, bu imparatorlua Bizans dendi. Lazika Kralliinin güçlenmesi ve genilemesi de bu döneme rastlar.29Bizans mparatorluu, Lazika Kralliinin baimsizlia yönelmesini ve bölgesel yayilmasini kabullenmek zorundaydi. Bu fiili durum, milattan sonraki ilk yüzyildan itibaren, douda balami olan Roma mparatorluunun güç kaybetmesinin, Laz stratejisiler tarafindan çok iyi deerlendirilmi olmasinin da bir göstergesidir.

28. Nodar Lomouri, Ali hsan Aksamaz (çev.). Egrisi/Lazika Kiralliinin Tarihi, Ogni Kültür Dergisi, s.5, Temmuz-Austos 1994. 29. N.Lomouri, a.g.y.

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.15, Ali hsan, Aksamaz)

Lazika Kirallii'nin etkileri

"Lazika Kirallii, günümüzde Bati Gürcüstan olarak bilinen Kolhetiyi iktisadi, siyasi ve askeri açilardan birletirdi. Lazika, bir Bizans vasali olmasina ramen, kendisine de bali vasallari vardi. Abazgiya, Svanetya ve bali dier bölgelerin de yönetiminde bulunanlar, Lazika krallari tarafindan ataniyordu. Lazikaya vergi ödemek ve kuzey sinirlarinin korunmasi için asker vermek zorundaydilar.Lazika Kiralliinin 4. ve5. yüzyillardaki iktisadi geliimi konusundaki bilgi kisitlidir. Arkeolojik bulgular ve bazi yazili kaynaklar bu dönem hakkinda bilgi edinmemize yardimci olabilmektedir. O dönemlere ait yüksek tarim uygulamasi, ürünü ve bacilik büyük bir öneme sahipti. Hayvancilik ve ormancilik da gelikin bir düzeydeydi.Sohumi ve Pitsunda bölgelerinde ele geçirilen arkeolojik bulgular, Pontik Sinopeden, Egeden amfora, çanak, çömlek ve dier dou ve bati merkezlerinden (Köln, skenderiye) cam eyalarin salanmi olduunu göstermektedir.2. ve 3. yüzyil, özellikle de 4. yüzyil karilatirildiinda seramik ithalinde bir düü görülmektedir. Bunun nedenlerinden biri olarak Got istilasindan sonra üretim merkezlerindeki düü gösterilebilir. thalattaki gerilemenin bir nedeni olarak da, Lazikada yerel seramikçiliin geliimi düünülebilir.30

30. N.Lomouri, a.g.y.(Dil

Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.16, Ali hsan, Aksamaz)

Lazika'da kentsel geliim "Güçlenen Lazika Kirallii, kentsel geliimi de hizlandirdi. 4. ve 5. yüzyillarda, Lazikanin tevik ettii, kiyi kentlerindeki üretim ve ticaret önemli ölçüde geliti. Got ve Hun istilalarinin Bosfurus kentlerinde yol açtii gerilemeler, Lazika kentlerinde etkili olamadi. Bunun en önemli nedeni, Lazikanin kendi öz kaynaklarina dayanarak ithal ürünlerini ikame edebilmesidir.4. ve 5. yüzyillarda Lazikada feodal ilikilerin youn geliiminden söz etmek mümkündür. Kirallii siyasi yapisi, Kilisenin iktisadi geliimi ve Hiristiyanliklin yayilmasi ve kalici olmasi, bu gelimelerin göstergelerindendir.Lazikadaki kentsel ve kirsal geliim Helenlik modeli izlemitir. Kolheti antik kültüründeki yerel gelenekler, Bati, Roma ve Bizans kültür unsurlariyla bir sentez oluturmutur. Seramikte Roma ve Bizans çeit ve ekillerinden etkilenmek söz konusuysa da, toprak ürünlerinde yerel motifler belirgindir.Roma ve Bizans etkileri, kentsel yapilarda ve Kilise mimarisinde kolaylikla görülebilir.Lazika Kirallii sinirlari içindeki Phasis (=Poti) kentinde önemli bir kültür merkezi bulunmaktaydi. Buradan yetien ünlü filozoflara örnek olarak 4.yüzyil Grek filozofu Themistius gösterilebilir.31"

31. .Tevzadze. a.g.y.

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.16, Ali hsan, Aksamaz) Bizansin Lazikayi etkisizletirme ve bölme süreci

"Lazika krallarinin, kendilerine sadakat göstermeyeceini ve Trabzonun dousundaki Laz nüfusun da kendileri için ileriye yönelik potansiyel bir tehlike olduunu bilen Bizanslilar, Lazika Kirallii yönetim altindaki Abhaz-Abaza halklarini ve Svanlari Lazikadan ayirma planlarini uygulamaya koydu. Bizansin amaci, Lazikanin etno oluumlarini ve siyasal etkinliini kirarak, bu kirallii süreç içinde tarih sahnesinden silmekti. Bizanslilar, gerektiinde de, Abhaz-Abaza, Svan halklarini hem Lazlara ve hem de birbirlerine kari savatirmayi hesapliyordu.Bizanslilarin bu politikalarinin sonucu, 5.yüzyilin 70li yillarinda Svanlar35, Lazikadan ayrildi. 6.yüzyilin ikinci yarisinda da Bizanslilar, Abhaz-Abaza halklarindan bazilarini destekleyerek, Lazika yönetiminden ayrilmalarini saladilar. Lazikanin siyasi sinirlari daraldi, kendi etnik sinirlari içinde bir devlet haline geldi. Bizans, Abhaz-Abazalari36, Lazika ile ayni statüde kendine baladi.Trabzonun dou kesiminden Çoruh yataina kadar olan bölgedeki Laz nüfusun younluu da, Çoruh ötesindeki Lazikadan Svan, Abhaz-Abazalarin ayrilma eilimlerinin Bizans tarafindan desteklenmesinde etkili oldu.Belirli bir süreç sonucunda da, o dönemde sadece Lazlardan oluan Lazika Kirallii, Abhazya Kiralliina katildi. 8.yüzyila gelindiinde artik Lazika Kirallii da yoktu.8.yüzyilda, Lazika Kiralliinin eski etkinlik alaninda, nüfusunu AbhazAbazalar, Svanlar, Megrel-Lazlar ve bölgeye Kartliden sonradan göç eden Gürcülerin oluturduu Abhazya Kirallii tarih sahnesine çikmiti. 780lerde Abhazya Kiralliinin sinirlari kuzeybatida Nikopsiaya (=Tuapse), güneyde ise Çoruh yataina uzaniyordu. Kendisini Abhazya kirali ilan eden Leon, 8.yüzyilin sonunda, kiralliini Bizans egemenliinden kurtardi. Eski Lazika Kiralliinin Çoruh Vadisinden Trabzona kadar olan Lazlarla meskun etkinlik bölgesi ise, yine Bizanslilarin elinde kaldi. Bizans mparatorluu'nun sonu "Lazlarin, Bizanslilarla olan mücadelesi, 1453te Osmanlilarin Bizans mparatorluuna son vermeleriyle bitti. Sultan 2. Mehmet, Karadenizi bir Osmanli gölü haline getirmek istiyordu47. Tahta çikar çikmaz 1451de Dou Karadeniz kiyilarina 50 kadirga gönderdi. Batumi ve Sohumide etkinlik kurarak, bu bölgelerde yaayan Abhaz-Abazalari, MegrelLazlari ve Gürcüleri yönetimi altina almaya baladi. Böylelikle, bugün Bati Gürcüstan olarak bilinen bölge, Osmanli yönetimine bir anlamda girdi. Bu yeni durumla, Trabzon Kirallii da dousundan kuatilmi oldu. Soçiden balayan, kuzeybatiya doru, Karadeniz

kiyilari ise, Kirim Hanliinin kontrolü altindaydi. Trabzonun dou kesimlerinde, bugün olduu gibi o dönemde de yaayan Rumlarla çatima ve sürtüme içindeydiler. Lazlar, bir bakima Trabzon Kiralliini ele geçirmek isteyen Osmanlilarin müttefiki durumundaydi.1461de Osmanlilarin, Trabzon Kiralliini ele geçirmeleriyle birlikte, Trabzonun dousundaki Lazlar da yava yava Osmanli yönetimine girmeye baladi48. Batumi dolayindaki Lazlar, kuzeydeki Megrel-Lazlar ise 10 yil kadar önce Osmanli yönetimiyle temasa geçmilerdi.Trabzondan Batumiye kadar olan bölgede yaayan Lazlar, 1461 yilinda, Trabzon Kiralliinin Osmanlilar tarafindan ele geçirilmesinden çok sonralari da, Osmanlilarin müttefiki olarak görüldüklerinden, fiili baimsizliklarini korudu. Ancak 1580den sonra balayan bir süreçle slamiyete geç(iril)di. 1840lara 49 kadar da derebeylerinin yönetiminde özerk bir yapi içinde yaadilar."

47 Yilmaz Öztuna, Osmanli Devleti Tarihi, cilt 1, s.122, Faisal Finans Kurumu Yayini, stanbul, 1986.

Osmanli yönetimi ve Laz derebeyleri "1519da Trabzon, Batuminin de dahil edilmesiyle, ayri bir eyalet haline getirildi. Bu bölgeyi 1640da dolami olan Evliya Çelebiye göre, eyaletin be sancai unlardi: Canik, Trabzon, Gönye(=Gonia), Aai Batumi ve Yukari Batumi, Lazistanin merkezi Gönye idi. Kazalari ise, Atina (=Pazar), Sumla, Viçe/Biçe (=Witse) ve Arhavi idi 50.Osmanli yönetimi, Güneydou Karadeniz Bölgesini yönetsel birimlere ayirdi. Koch, 15 Laz derebeylii sayar: Atina (=Pazar, iki), Bulep, Artain (=Ardeen), Viçe, Kapiste, Arhavi, Kisse, Hopa, Makria (=Makriali), Gonia (Gönye), Batumi, Maradit (=Maradidi), Perlevan ve Çat derebeylikleri. Son üç derebeylik topraklari, Çoruh üzerinde, bu nehir vadisini asil Lazistandan ayiran dain ardinda idi51.Bölgenin, Osmanli yönetimine geçmesiyle, gerek Trabzonun dousundan balamak üzere Batumiyi de içine alan topraklarda yaayan Lazlar ve gerekse kuzeydeki Megrel_lazlar ayni yönetimin tebasi oluyorlardi."

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.21, Ali hsan, Aksamaz)

Yeni Lazistan Sancai

"1851de Acara çevresi, Aai Gurya ile birlikte, kurulmu olan Lazistan Sancaina balandi54. 1877-1878 Osmanli Rus savalari sonucu Batuminin Ruslarin eline geçmesiyle birlikte, Lazistan Sancainin merkezi olan Batumiden Rizeye taindi. emseddin Sami Kamus-ul Alâmda bu yeni sancak alaninin sahil uzunluunun 120 km. ve geniliinin 25-30 km. arasinda olduunu, Lazistan Sancainin Rize, Atina, Hopa isimleriyle üç kazaya, 6 nahiyeye ve 364 köye ayrildiini yazar55."

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.22, Ali hsan, Aksamaz) Müslüman Lazlarin Osmanli topraklarina göçü "1877-1878 Osmanli Rus Savai sonucunda, yerlisi olduklari bölgelerin ve Batuminin Ruslarin eline geçmesinden sonra, Müslüman Lazlarin bir kismi Osmanli topraklarina kitlesel olarak göç etti ve zmit Sancai içinde bulunan ve bugün de yaadiklari bölgelere yerletirildi56. Osmanli-Rus savalarinda Laz gönüllüler Ruslara kari Osmanlilarin safinda çarpiti57.1880-1920 yillari arasinda yarim milyon kadar Laz, Batumiden balamak üzere, Krasnodar, Odesa ve Ukraynaya kadar uzanan kiyi eridinde

yaamaktaydi. 1926 nüfus sayimlarina göre, Abhazyada 1875 Müslüman Laz yaamaktaydi58."

56. "... Batum çevresinde oturan Lazlardan göç edenler zmit Sancai dahilinde yerletirilmilerdir (ki toplam 24 aile Laz... )" 1887-88 yillarina ait "Muhacirin Arazi Defterleri" (.Ü. Küt. TY, 9126b ve 9129/b)... 1899da 100 nüfus daha gelmitir (Yil. Ar. S.R.M. 2470de). Kafkasyadan Anadoluya Göçler, Nart Yayincilik, istanbul, 1993.

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.22, Ali hsan, Aksamaz) Deien sinirlar ve Müslüman Lazlar "Osmanli Devleti ve müttefikleriyle, Rusya Bolevik Hükümeti arasinda imzalanan, 3 Mart 1918 Brest-Litovsk Anlamasi ile 1877-78 Osmanli-Rus Savai tazminatinin bir kismina karilik olarak Rusyaya birakilan Batumi, tekrar Osmanli yönetimine geçince, bu yörede yaayan Müslüman Lazlar tekrar Osmanli tebaasi oldu. 30 Ekim 1918de Mondros Mütarekesini imzalayan Osmanli Devleti, mütareke artlarinin 2.maddesi uyarinca Batumiden çekildi. Batumi 1920 Temmuzuna kadar ngiliz yönetiminde kaldi. ngilizler, igal altinda tuttuklari bütün Kafkasya ile birlikte Batumiyi de boalttiklari zaman, buraya Gürcüstan Hükümeti el koydu. Bir süre Menevik Gürcü Hükümetinin yönetiminde kalan Batumi Lazlari, 16 Mart 1921de Ardahan ve Artvinle birlikte Türk yönetimine girdi. Türk yönetimine giren bu sancakta yapilan seçim sonucu, be kii Batumi milletvekili olarak Birinci Büyük Millet Meclisine katildi. Ayni tarihte, Moskovada imzalanan Türkiye-Rusya Muhadenet Anlamasinin ikinci maddesi, Batumi ehir ve limaniyla, Batumi Sancai bölgesinin bir kismi üzerindeki Türkiyenin metbuiyet hakkini, burada yaayan ahalinin geni bir özerklie sahip olmasi ve Türkiyenin Batumi Limanindan serbestçe yararlanmasi kaydiyla, Gürcüstana birakmasiyla, 19 Martta Türk Ordsu Batumiden çikti. Dier halklarla birlikte Lazlar da Gürcü yönetimine girdi. Sovyetler Birlii, anlamanin hükümlerine uyarak bu bölgede Acarya (=Acaristan) Özerk Cumhuriyetini kurdu ve Batumi de bu yönetimin merkezi oldu63. 16 Mart 1921 Türk-Rus Anlamasi üzerine, bir kisim Müslüman Laz Türkiyeye göç etmek zorunda kaldi64."

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.24, Ali hsan, Aksamaz) Lazlar'in Kurtulu Savai'na ve cumhuriyete katkilari "Lazlarin, küçük kayiklariyla olan denizcilik faaliyetleri, Türkiyenin Kurtulu Savai sirasinda oldukça ünlüdür. Araliklarla gelen engellemelere ramen büyük miktarda silah ve mühimmat Batumiden Samsuna Laz takalariyla taindi 67.Lazlar, dier Osmanli tebaalari gibi, Cumhuriyetin kurulmasinda fedakarlikta bulundular, emek verdiler.çerçevesinde Lazistan Sancai lavedildi. Eskiden Lazistan Sancai içinde yer alan ve günümüzde Lazlarin younlukla yaadii, Pazar, Ardeen ve Findikli Rize iline, Arhavi ve Hopa ilçeleri de Artvin iline balandi. Bu yörelerdeki tarihsel yerleim birimlerinin adlari deitirildi68." Kültürel Yaam1 "Lazlar, bir veya iki Gürcü ve Rus dilbilimcisi diinda, yüzeysel olarak bile incelenmemilerdir. Dilleri, gelerek ve görenekleri, sahillerinin arkeolojisinin titiz, bilimsel bir çalimayla incelenmesi tarihsel birçok soruna iik tutacaktir2.Geçtiimiz yüzyil

(19.yy.), Kuzey Kafkasya ve Transkafkasyada yapilan arkeolojik kazilar, Argonotikada korunan, Bronz Ça döneminde, Karadenizin dou sahilleri etrafinda varolan refah ve uygarlik hakkindaki hikayeyi teyit etmitir3.Lazlarin maddi ve manevi kültürlerinin, günümüzde Bati Gürcüstan olarak bilinen bölgeyle siki ilikisi vardir4.Lazlarin madde ve manevi kültürlerine ilikin veriler, alan çalimasi yapacak yerli ve yabanci bilim adamlarinin ilgisini oldukça çekecek zenginliktedir. Lazlar'da Yapicilik "Lazlarin çou yapi ustasidir. Esas olarak yari kâgir tipte yaptiklari evler birer sanat eseridir. Sekize kadar varan direkler üzerine kurulan erzak depolari hemen göze çarpar5.19.yüzyila kadar, Laz yapilari genellikle yontulmami, yuvarlak kereste ile yapilirdi. Bina temeli tala örülür, toprak yüzeyinde yeteri kadar yükseltildikten sonra, kereste ile duvarlar oluturulurdu. Bu duvarlar üzerine, tam ortadan boydan boya kalas uzatilirdi. Çati, bu kalasin iki tarafinda oluturulurdu.Yeni bitirilen bir evde, ocain ilk tututurulmasi ilemi büyük önem tairdi. Atei tututuracak olan kiinin, anne ve babasi sa bir kiz çocuu olmasi uurlu sayilirdi.Eski Laz evleri, çok zarif, ince el oymacilii örnekleriyle bezelidir. lenen motifler arasinda, üzüm çubuu motifi oldukça yaygindir. Ta üzerine bitki ve hayvan motifleri ilemek Lazlarin binlerce yillik geleneklerindendir6.Laz ustalar tarafindan yapilan ve geleneksel motiflerle bezenmi evlere Acarya, Gurya, Megrelya ve meretyada günümüzde bile siklikla rastlamak mümkündür."

6. Muhammed Vanilii/Ali Tandilava, Hayri Hayriolu (çev.), Lazlarin Tarihi, s.106, Ant Yayinlari, stanbul 1992.

Lazlar ve Müslümanlik

"Lazlarin Müslümanlikla tanimasi, Osmanli mparatorluunun yöreyi etki altina almasindan sonra, 1461 yilindan balamak üzere olmutur8. Lazlarin zorla Müslümanlatirildiklari eklinde birtakim iddialar varsa da, bu iddialar9 Osmanli mparatorluunun bölge dengelerine özen gösteren yaklaimlariyla çeliir gözükmektedir.Lazlarin Müslümanlii kabul etmeleri, bu yörenin fethedilmesinden çok sonraki bir zaman dilimine rastlar10. Lazlarin Müslüman olmalarinda, Hiristiyanlara konulan, her geçen gün daha az ailenin ödeyebilecei balik vergisi önemli bir rol oynamitir11.1523 tarihli Tapu Tahrir-387.defterin 734-743. sayfalarina dayanarak, bu konuda bilgi veren Mehmet Bilgin, Rize, Atina (=Pazar) ve Arhavi kazalarina ait nüfus verilerinde, Rize kazasina bali 6.467si Hiristiyan, 561i Müslüman olmak üzere toplam 7.028 hane; Atina Kazasina bali yerlerde 3.096si Hiristiyan, 584ü Müslüman olmak üzere 3.680 hane olduunu; Arhavi kazasina bali Findiklidan Çoruh nehri azina kadar olan bölgede 2.659u Hiristiyan, 310u Müslüman olmak üzere toplam 2.969 hane bulunduunu yazmaktadir12.Dolayisiyla bu rakamlar, 1523 yilinda Rize kazasina bali yerlerde nüfusun yüzde 92sinin Hiristiyan, yüzde 8inin Müslüman, Atina kazasina bali yerlerde yüzde 84ünün Hiristiyan, yüzde 16sinin Müslüman; Arhavi kazasina bali yerlerde yüzde 89,5 Hiristiyan, yüzde 10,5 Müslüman bulunduunu göstermektedir13.1923te imzalanan Lozan Anlamasi ile bölgedeki Hiristiyan Rumlarin Yunanistana gönderilmesi olayi da, bu bölgedeki zorla Müslümanlatirma iddialariyla çelimektedir.ddia edildii gibi,

sistemli bir Müslümanlatirma olsaydi, 1923e kadar bu bölgede Hiristiyan nüfusun varlii söz konusu olamayacakti14. Ayrica, Ortodoks Hiristiyan olan Lazlarin, stanbul Fener Partikliinin, 15.yüzyildaki politikalarina hizmet etmemeleri, çelikilerinin bulunmasi, Osmanli yönetiminin, bu bölgeyi ele geçirdikten çok sonralari bile göz ardi edemeyecei bir realiteydi.Bugün tamami Müslüman olan Lazlar içinden, Türkiyenin hemen her yöresinden eyh, ih çikmi olmasina ramen, "bu tür din adamlari" çikmamitir. Bunun

en önemli nedeni, Müslümanlii yakin bir zaman diliminde kabul etmi olmalaridir. Yörenin dalik, engebeli ve bireycilie dayali doasinin da bu konuda önemli bir faktör olduu söylenebilir.Lazlar az rastlanabilen bir dini hogörüye sahiptir. slam Ansiklopedisinin iddia ettii gibi, Lazlarin fanatik Müslümanliindan bahsetmek mümkün deildir15." (Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.41, Ali hsan, Aksamaz) Laz tiplemesi* "Geleneksel Türk Tiyatrosu tiplemeye dayanir. Geleneksel Türk Tiyatrosunun Laz tiplemesiyle özelliinin, günümüz sözde TV parodi ve skeçlerinde, tiyatro yaptiini sanan ve bilimsellikten uzak bazi sözde sanatçilar tarafindan Laz karakterine dönütürülmesi, bu konu üzerinde durmanin önemini ortaya çikarmaktadir1.Dr. Sokullu, yaptii aratirmada u görülere yer vermektedir: ,,Karagöz oyunlarinda çok sik yapilan alay, insanin hayvansal yanini eletirmeye, dürtüsel davranilari göstermeye yönelmitir. Fakat bu gülünçlemenin aailama, küçültme gibi bir amaçla yapilmadii, seyirciye kari bir tavir takindiracak bir gülünçleme yönteminin kullanilmadii fark edilir2Oysa gerçek durum çok daha farkli görünmektedir. Kukla, Karagöz, Meddah ve Ortaoyununda insanlar meslekleriyle, olumsuz ve komik kiisel özellikleriyle ve toplum kariti dier özellikleriyle karakterize edilmezler. Bunun yerine ive, lehçe, deyi gibi etnik özellikleri abartilarak tiplenirler. Görünüte bu özelliklerle gülünçleme yapiliyor gibi geliyorsa da, oyunlardaki Laz, kendisini deil, tüm Lazlari temsil etmektedir! Yani, Laz, Geleneksel Türk Tiyatrosunda her yönüyle (!) geldii etnik kökeniyle yansitilir. Geleneksel Türk Tiyatrosunu izleyen kii, hayatinda hiç Laz görmemise, gördüü Laz tiplemesiyle, oyundan tüm Lazlari tüm özellikleriyle taniyarak ayrildii izlenimine kapilabilir. Oyunun görünmeyen esas amaci da böylece gerçeklemi olur.Metin Andin da tipleme konusundaki görüleri öyledir: ,,Kukla, Karagöz ve Ortaoyunu kiilerinin en büyük özellii tip olmalaridir. Bunlar duraan ve deimez genellemelerdir; kendi istemlerini kullanma güçleri yoktur, bu yüzden sürekli olarak kendilerini yinelerler. 3Laz tiplemesi, ,,azi kalabalik, karisindakine konuma firsati vermeyen bir tiplemedir4. Laz, bu özelliinden hiç vazgeçmez, vazgeçirilemez ve hep insanlari kendisine güldürür. Ona gülünmesinin gerçek nedeni sadece ,,azi kalabalik oluu mudur? Hayir. Ancak Kukla, Karagöz, Meddah ve Ortaoyununda rolü bellidir. Kendini bilmez ve ayni zamanda da zayif durumdadir.5 Bunun sonucunda da alay konusu olup, aailanmasi kaçinilmazdir. Bu görüü slam Ansiklopedisi de paylamaktadir: ,,Türk atasözleri ve Karagöz oyunlari çok zaman Lazlari alay mevzuu olarak ele alir.6Dr. Sokullu, ,,gülünçlemenin aailama, küçültme gibi bir amaçla yapilmadiini belirtme ihtiyaci hissediyorsa da, ,,Yöresel halk temsilcilerinin beeri zaafindan çok tipik soy özelliklerinin karikatürletirildiini de belirtmektedir. 7Dr. Sokullu, ,,Tipik soy özellikler derken, ,,ive, deyi özelliklerini kastediyor olmali.Kukla, Karagöz, Meddah, Ortaoyununda Lazin kendisine gülünmesini salayan nedir? Acelecilik ve gevezelik gibi belirli kaliplami davranilar mi? Kiza kiz, amcaya emice, tamama, temem, diyerek genellikle adan sonra u; idan sonra u getirmesi mi? Yoksa sevdii kadina tatli sözler söylemesi gerektiinde, ,,Baklaca , sarii burma, kaymakli ekmek kadaifi...8 demesi mi?Lazin kendisine güldürdüü ne ivesidir, ne de ne de acele konumasi, Laza gülmelerinin nedeni tiplemede kendisine yüklenen akli kitliktir. Ona yüklenen, ondan istenen akli kit bir tutum sergilemesidir. Zayif durumdaki kendini bilmeyen9 tiplendirmesiyle komik duruma düürülmektedir. Çünkü Lazin kendi istemlerini kullanma gücü yoktur.Lazlar, Geleneksel Türk Tiyatrosunda ve günümüz sözde tiyatro ve TV skeç ve parodilerindeki tiplemelerden çok farkli özelliklere sahiptir. Nüfus corafyasi uzmanlarinin yaptiklari bilimsel aratirmalara göre, Lazlarin youn olarak yaadii Güneydou Karadeniz Bölgesi insanlarin yaamalarina, üremelerine ve gelimelerine son derece uygundur10.

*Ayrica bkz. Selma Koçiva, Laz Fikralariyla Üstümüze Gelenler, Özgür Politika, 11 Ekim 1998. 1. "...Türk gölge tiyatrosundaki Laz tipi, iyi kalpli, saf ve her zaman kavga etmeye hazir bir kii olarak canlandirilmakta, Türkiyede Lazlarin aptallii(!) üzerine sayisiz saçma fikra anlatilmakta. Lazlari böyle yanli deerlendirmenin Bizans dönemine kadar uzanan bir gelenei vardir... Yunanistanda da Dou Pontustan sürülenler Lazoi olarak adlandirilmakta ve onlarin sözde aptalliklariyla da alay edilmekte." (Wolfgang Feurstein,

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, s.45, Ali hsan, Aksamaz) Yerleim ve nüfus dailimi "Lazlarin otokton halk olduklari ve toplu olarak yaadiklari, Rize ve Artvinin ilçelerine bali yerleim bölgeleri, deitirilen eski ve yeni adlariyla unlardir1: Hopa: Amcie: Yukari Kuledibi; Azlaa/Abuisla: Esenkiyi; Anciroxi: Pinarli; Ardala: Emekaya; Buça:Güvercinli; Zalona: Koyuncular; MAUSKOPUE: Dereiçi; Makriali/Noedi: Kemalpaa; Mxii: Baköy; Pançoli: Yeilköy; Peroniti: Çamli; Jurpici: Yoldere; Sumcuma:Üçkarde, ana: Kaya/köy; 3karisti: Subai; Çançaxuna: Çamurlu; Xigoba: Baoba/Büyükbai, Borçka: Jurxinci: Çifteköprü; Saxandro: Findikli; Çxala: Düzköy. Arhavi (Arkabi) : Kapistona: Kalle Mahallesi; Çarmati: Cumhuriyet mahallesi; Baxta: Kireçlik; Gidvera: Dereüstü; Durmati: Ula; Kamparna: Dikyamaç; Koptone: Gürgenlik; Kordoliti: Konakli; Loma: Yolgeçen; Nobaleni: Yildizli; Yakoviti: Kavak; Otalaxe: Sirtoba, Papilati: Arili, Jilen Kapistona: Güngören; Jilen Kutuniti: Tepeyurt; Jilen Napiti: Yukari ahinler; Jilen Potocuri: Soucak; Parexi: Boyuncuk; Pilargeti: Ulukent ve Balikli; Ku3ubeti: Küçükköy; 3alen Kutuniti: enköy; 3alen Napiti: Aai ahinler; 3alen Potocuri: Dülgerli; Çukalvati: Kestanealan; Giazeni: Kemerköy, V3E (Findikli) : Abusufla: Aksu Mahallesi; Gesiya: Tatlisu Mah.; Vi3enoa: Merkez Mah.; Çatalmançxa: Liman Mah.; Kurtume, Gori: Ilica Mah.; Manastiri, avra: Hürriyet Mah.; Mekiskiri: Sahil Mah.; Paçva, Kalo, Mçkadu: Yeni Mah.; Abuulya: Çalayan; Gurupiti: Yeniköy; Mzuu: Sulak/Aai Zuu; Sumla: Sümer; Trevendi: Derebent; Pi3xalasufla: Arili; Pi3xalaulya: Gürsu; Gayna: Ihlamurlu/Yukari Zuu; Zuu: Çukuliti;Abuxemini: Aslandere/Peynirciler; 3ati: Saat; 3upe: Beydere; Çanapeti: Meyvali; Çurçava: Çinarli; Artaeni (Ardeen): Metisti: Bari Mah., Noa: Merkez Mah., Okordule: Yayla Mah., Siati: Ba Mah., Cami Mah., Kahveciler Mah., Kuzey Mah., Aeni: Beyazkaya; Bakozi: Yamaçdere; Dutxe: Tunca; Putra: Bahar Mah., Kvançareri: Elmalik; Çiçivati: entepe, Cibistasi: Kavaklidere Mah., Müftü Mah., Yeni Mah., Futona: Düz Mah., Aveni: Seslikaya; Xokovati: Esentepe; Celaiskuri: Kizarlik Mah., Timisvati: Köprüköy; Tolikçeti: Duygulu; Mexeniti: enyurt; Mutafi: Gündoan; Nooceni: Manganez; Yanivati: Bayircik; Omcore: Güney; Palivati: Sinan; Sifati: Pirinçlik; Pilgevati: Akkaya; era: Iikli; anguli: Doanay; 3aleni Zemi: Aaidurak; Cumaida: Eskiarmutluk; Xocibadi: Akdere; Cileni Zemi: Yukaridurak. Çamlihemin (Vija): Abiçxo: Köprübai; Mekleskiriti: Dikkaya; M3anu: Topluca; Komilo: Muratköy; Gvandi: Çayirdüzü. Atina (Pazar): Duduvati: Güzelyali Mah., Tudeni Bulepi: Kirazlik Mah., Kukulati: kiztepe Mah., Noa: Merkez Mah., Noadixa: Cumhuriyet Mah., Kvakçe: Beyazta Mah., ileriti: Souksu Mah., Cini Bulepi: Zafer Mah., Avramiti: Güney; Aranai: Darili; Apso: Suçati; Açaba: Bucak; Bogina: Tekta-endere; Dadivati: Handai; Ku3uma/Eski Trabuzani, Hamidiye; Venei: Örnek; Zanahati: Derinsu; Zelei: Balikçi; Tordovati: Sivrikale; Çitati: Aktepe; Koskovati: Hisarli; Kostanivati: Dernek; Kuzika: Elmalik; Lamo: Yücehisar; Mamaçivati: Irmak; Meleskuri: Ortayol; Melyati: Merdivenli; Melmenati: Akbucak; Noxlamsu: Yavuz/Hasköy; Papati: Papatya; Papilati: Sessizdere; Sapu: Ocak; Sitori: Kayaanta; Skefenivati: Sivritepe; Suleti: Dadibi; Surminati: Kuzayca; Talvati: Tütüncüler; Fulivati: entepe; Çingiti: Urak; 3ukita: Derebai; Xaku: ehitlik; Xançkuri:Alçili; Xaçapiti: Subai; Xotri: Kocaköprü; Xudisa: Kesikköprü; Xunari: Akta; Cabati: Sulak-Gürgöze; Cacivati: Akmescit; Mesemiti: Topluca.

Ruslarin Kafkasyada hakimiyet kurmalarindan sonra; 1877-782 Osmanli-Rus harbinden sonra ve 16 Mart 1921 Türk-Rus anlamasindan sonra, Türkiye sinirlari diinda kalan ve otokton olduklari bölgelerden kitlesel olarak göç eden Lazlar, Türkiyenin bati bölgelerinde de kitlesel olarak yaamaktadirlar. Bu yerleim bölgelerinden bazilari da unlardir 3: Bolu: Akçakoca (Merkez), Düzce (konuralp), Ballar, Kabalak (Lazhamidiye), Osmanca, Suncuk (Lazsuncuk), ekerpinar (Lazekerpinar), yayla (Lazerefiye), Yazlik (Lazyazlik). Bursa :Gemlik (Merkez), Katirli. stanbul: Beykoz (Merkez), Dereseki, Kaynarca Mah., Üsküdar (Merkez), Readiye, Yalova (Merkez): Akköy, Kadiköy, Kurtköy, Safran (Paaköy), Üvezpinar, Delipazar, Kaplica, Çinarcik, Ortaburun. Kocaeli (Merkez): Çubukluosmaniye, Suadiye (Çepni), Derbent, Maukiye, Kestanelik, Karamürsel (Merkez): Altinova, Çamçukur, Güzelyali (Ereli/Güzelkiyi), Osmaniye (Uzundere), Safiye (Çiftlik), Suludere, Yalakdere, Senaiye (Bakiraz). Sakarya (Merkez): Çaybai, Yeniköy (Lazçaybai), Deirmendere, Karata, Akyazi (Merkez): Hasanbey, Kazanci, Dokurcun, Kayabai, Karapürçek, Hocaköy, Geyve: Doançay, Maksudiye, Hendek (Merkez): Kocadöngel (Kocatöngel): Sapanca (Merkez): Akçay, Balkaya, Dibektai, Erdemli (Ulviye/stanbuldere), Fevziye, Hacimercan, kramiye, Kurtköy, Memnuniye, ükriye, Selamiye. Zonguldak: Bartin, Amasra, Çakrazova.

.) Lazlar kimdir?

"emseddin Sami unlari yaziyor: ,,Karadenizin cenub-arkisi sev ahilinde (Güneydou kiyilarinda) memalik-i Osmaniyenin (Osmanli Ülkesinin) Trabzon vilayetinde ve Rusya Devletine tâbi (bali) Batum cihetinde (yöresinde) sakin (oturan) bir kavim olup esasen akvam-i Kafkas iyeden (Kafkas kavimlerinden) olmakla, Gürcülerle (Gürcülerle) karabet-i cinsiyetleri (soy akrabaliklari) vardir.Lazlar simaca tamamiyla irk-i Kafkas iyeye mensup (Kafkas irkindan) olup, kafalari büyük ve armudi (armut biçiminde), alinlari vasi (açik), burunlari düz ve bazen azicik kemerli, saçlari ekseriya kestane veya kumral, gözleri ela veya mai (mavi) ve kametleri mevzun (boylari ölçülü) ve mey (yürüyü) ve hareketleri levendanedir (hizlidir).. Kendileri cesur ve cest (atak) ve çalak (çevik), çalikan ve zeki ademler (kiiler) olup, harp esnasinda yamaya meyilleri varsa da, ite pek namuslu ve sadik ademlerdir (kiilerdir). Gemicilikte maharetleri dahi mehur olup, Osmanli donanmasinin en iyi neferat (askerleri) ve zabitani (subaylari) bunlardandir...65Lazlardan, adlariyla ilk bahseden Pliniustur66. Arrianus, Ptolemeus, Priskos, Prokopius, Agathias, Menandros ve Theophanes gibi birçok yazar Lazlardan, Lazlarin komulari ve Roma/Bizans ve Pers devletleriyle olan ilikilerinden bahseder67.Altinci yüzyil Bizans tarihçisi Prokopius, ,,eskiden kullanilan Kolh adinin, Laz adiyla ye deitirdiini68 belirtirken çadai Agathias da, ,,... çok eski çalarda Lazlara Kolh69 dendiini yazmaktadir.Kolh ülkesi anlamina gelen Kolheti hakkinda B.Umar, ,,Anadolunun kuzeydou ucu da dahil olmak üzere, Dou Karadeniz kiyilari...70, Hayri Ersoy ve Aysun kamaci, ,,Kolkhide kültür alaninin sinirlari Batidaki Psov nehri, kuzeyde Kafkas sira dalari, douda Suram etekleri, güneyde ise Karadenizi izleyerek Trabzona uzanir...71 demektedir.Kolheti adindan ilk kez M.Ö. 8. yüzyila ait Urartu Yazitlarinda bahsedilmitir72.M.Gololu, Lazlar hakkinda unlari yaziyor: ,,... Miladin birinci yüzyili içinde, Roma mparatoru Avgustos ile Neronun hükümdarliklari arasindaki zamanda, Kafkaslardan batiya doru, kiyi boyunca, yeni ve büyük bir göç oluyor, Lazlar Dou Karadeniz Bölgesine gelip yerleiyor... te, büyük ihtimalle, birinci yüzyilin ilk yarisinda Lazlarin bu göçleri karisinda ülkesini savunamayacaini anlayan Polemon II, miladin 63.yilinda hükümetini Romalilara teslim etti. Dou Karadeniz Bölgesi de Romanin yeni bir vilayetinin içine girdi ve bu vilayette Pontus Polemonyakos Vilayeti dendi...73"

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, S.70, Ali hsan Aksamaz) Lazia Tema'si ve Lazistan Sancai nedir? "1204te kurulan ve 1461e kadar yaayan Lazia Temasi 82, bölgenin Osmanli yönetimine girmesinden sonra da deiik bir adla devam etti. 1519da Trabzon, Batumun da dahil edilmesiyle ayri bir eyalet haline getirildi.83Bu bölgeyi 1640ta dolami olan Evliya Çelebi, eyaletin be sancai bulunduunu yazar: Canik, Trabzon, Gönye (Gonio), Aai Batum ve Yukari Batum, Lazistan Sancainin merkezi Gönye idi. Kazalari ise, Atina, Sumla, Viçe ve Arhavi idi. Koch, 15 Laz derebeylii sayar: Atina (Pazar, iki), Bulep, Artein, Viçe, Kapiste, Arhavi, Kisse, Hopa, Makriali, Gonio, Batumi, Maraditi, Perlevan ve Çat derebeylikleri.,,... Acara Bölgesi... Aai Guria ile birlikte 1851de, yeni kurulmu olan Lazistan Sancaina balandi...84 1877-78 (1893) Osmanli Rus harbi sonucu, Batumun Ruslarin eline geçmesiyle birlikte, Lazistan Sancainin merkezi Rizeye taindi.85"

Doç. Dr. Metin Erten, Lazca-Türkçe, Türkçe-Lazca Sözlük, Anahtar Kitaplar, stanbul, 2000.

(Dil Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, S.72, Ali hsan Aksamaz) Sonuç "Yukarida zikredilen terimlerin, ifade ettikleri yapilarin ortaya çiktiklari kabul edilen zamandan günümüze kadar olan zaman dilimleri içinde, daralan veya genileyen anlamlar taidiklari görülmektedir. Bu yapilari her bakimdan homojen görmek veya göstermek ve dönem farkliliklarini; üretim ilikilerini ve milletin tanimlanmasinda önemli bir faktör olan dini göz ardi etmek konuyu daha da içinden çikilmaz ve spekülasyonlara açik bir hale sokmaktadir.O.Türkdoanin, ,,... Dou Roma mparatorluunun hakim olduu topraklara-bilindii üzere- Romania, halkina da Romanis denilmiti. Araplar ise bu sözü Rum eklinde belirtiyorlardi. Arif Müfit Mansele göre, Rum deyiminin bugünkü ile hiçbir ilgisi yoktur...86 ve ,,... Patrik Eren Erol... bir milyondan fazla Türk Ortodoksunun Lozan Anlamasi ile ­gaflet ve ihmalle- Yunanistana gönderildiine iaret etmektedir...87 ifadeleri oldukça dikkat çekicidir.. Yaayamamak, yani kendini ifade edememek... 88, ,,... Ezelden beri birtakim önyargilara sahip olan belli çevreler böylesi bir çalimayi ,,Türkiyenin bütünlüünü bozmaya yönelik olarak deerlendireceklerini biliyorum..., 89 ,,...tarihi tahrif etmek suçtur, düzenbazliktir...90 diye yazanlarin, ,,...Miletliler Pontosta koloniletiklerinde yerli kavimleri de aralarinda eritmiler, onlara kültürlerini, dinlerini kabul ettirmiler,... Ticarette, bilimde ve sanatta Yunanca egemen dil oldu...91, ,,... Her ne hikmetse bu neeli insanlar (Lazlar) kazandiklari öhretle Karadenizin bir zamanlar Lazistan olarak anilmasini salami, bu söylentiyi günümüze kadar taimilar. Oysa tarihin hiçbir döneminde Karadenize egemen bir Laz kirallii kurulmami, böyle bir tanimlamayi gerektirecek bir nüfus younluu da saptanamami. Bazi Romali tarihçilere atfen ileri sürülen Laz kirallii hakkinda günümüze somut hiçbir kanit ulamami... 92 gibi büyük laflar etmeleri tam bir tezattir.M.Gololunun tespiti bugün de geçerlidir 93. Bataki alintilarda ifade edilmek istenenlerle94, Ö.Asanin çeitli makalelerinde dillendirmeye çalitii bilgiler(!) ayni resmi ideoloji ve tarihe hizmet etmektedir.Pontus denilen bölgede çeitli dönemlerde ortaya çikmi siyasi yapilari zaman, mekan, etnik yapi vb. gözetmeksizin bir kesintisizlik ve homojenlik içinde deerlendirmek, Dou Karadenizde ortaya çikmi Lazika (Egrisi) Kirallii ve sonradan oluturulan Lazia Temasi ve Lazistan Sancaini yok saymak tarihi ve sosyolojik gerçeklerin inkari anlamina gelmektedir.Ortaya konulmaya çaliildii üzere, bugün Pontuslu/Rum terimleriyle ifade edilen insanlarin, Laz olarak ifade edilen insanlarla, Pontusça/Rumca olarak ifade edilen dilin Lazca ile bir akrabalii bulunmamaktadir.Aslinda konu gayet açikken, özgürlük savaçilari, asparagas haber yazanlar ve benzerlerinin, lazlari ve Lazcayi yok sayma noktasinda bulumalari, Lazlari Rum ve Lazcayi Rumca olarak gösterme çabalari düündürücü bir durumdur.üphesiz Rum olmanin veya Rumca konumanin olumsuz bir tarafi yoktur.

Ancak, binlerce yillik sosyolojik gerçeklerin farkli anlamlar yüklenen kavramlarla çarpitilmasi dikkat çekicidir."

.(Dil

Tarih Kültür ve Gelenekleriyle Lazlar, S.72, Ali hsan Aksamaz

LAZCADA VELER

Lazlarin tarihi incelendiinde, bir zamanlar krallikla yönetilen bu toplumun kökünün taa KOLHETlere kadar uzandiini görürüz. Milattan öncesine dayanan ve son yillara kadar kiisel çalimalarin diinda yaziya dökülmeden günümüze kadar gelmeyi baaran bu lisanin, her yerde aynen muhafaza edilebilmesi elbette ki mümkün deildi. Doal olarak,bir dalganin sönümlenmesi gibi merkezden uzaklaip di etkilere maruz kaldikça yava yava dejenerasyon balami ve yer yer iveler ortaya çikmitir.Bu iveler incelendiinde esas farkliliklarin; alfabedeki harf sayisinda, gelecek zaman kipinin çekiminde ve ismin hallerinde olduu ortaya çikar.Günümüzde, köyler arasinda bile farkliliklar gösterdiini görmekte olduumuz bu dilin ivelerini biz yukarida belirttiimiz ana kriterlerden yola çikarak, yapisal olarak iki ana grupta toplayabiliriz. BRNC GRUP: Bu grup ikiye ayrilir. 1- HOPA-SARP ivesi: Bu yörelerde konuulmakta olan Lazcada 38 ses mevcuttur. Bu grupta, gelecek zamana ait fiil çekiminde, (istemek) yardimci fiilinden istifade edilmektedir. Ayrica ismin halleri 8 tanedir. (Yalin hal, hali, K hali, S hali, i hali, a hali, en hali, Ten hali) 2-ÇKESMLER: Yurdumuzda 93 Harbi olarak anilan 1897 Osmanli-Rus savaindan sonra Türkiyeye gelerek çeitli yörelerde yerleenlerin konumakta olduklari ive,bazi kelimelerin telaffuzu diinda HOPA-SARP ivesinin aynidir. - Birinci gruba ait bütün fiil çekimleri belli kurallara göre yapilabilmektedir. - Bu gruptaki hiçbir Lazca kelimede "H" harfi kullanilmamaktadir (KO=HO diinda). H harfi kullanilan kelimeler ya Lazca deildir veya Lazcaya yerlemi kelimelerdir. Bu grupta (H) harfinin yerine (X) kullanilmaktadir. KNC GRUP: Bu grup da ikiye ayrilir. 1- ARHAV-FINDIKLI ivesi: Bu yörelerde ismin halleri, genelde birinci grupta olduu gibi 8 tane, alfabe ise 37 harftir. (Q sesi kullanilmamaktadir.) 2-ARDEEN-PAZAR ivesi: Yer yer ismin halleri 5e kadar dümektedir. (K, S ve EN halleri yoktur) kinci grupta konuulan ivelerin hiçbirinde, (Q)harfi ile ifade edilen ses kullanilmamaktadir. 37 sesten ibaret olan bu ivede (H) harfi de sadece iaret sifati ve iaret zamirlerinde yer almakta olup bazi yörelerde, "G ve Z`" harfleri de kullanilmamaktadir. - kinci grupta yapilan fiil çekimleri, geçmi zamanda; (DO...REN=VE....D ile DO....RT`U=VE....DR ) yardimci kelimelerinden istifade edilerek yapilmakta olup bu kelimeler; "DOREN ve DORT`U" eklinde bitiik olarak kullanilmaktadir.

- Bu gruptaki gelecek zamana ait fiil çekimleri de o fiilin art kipindeki çekimine; "RE" eki ulanarak yapilmaktadir. - Bu gruptaki kelimeler, daha yumuak ve yuvarlak bir ekilde konuulmaktadir. Dier bir deyile, daha kolay konuulmasi amaciyla Lazca dilinin erozyona uradiini söylemek mümkündür. Zira, tüm Kafkas dillerinde ve Lazca'nin da içinde bulunduu dil ailesinden olan Megrelce ve Gürcüce'de de yer aldii gibi birinci grupta da konuulmakta olan "Q" sesi bu grubun tamamindan dümü olup, "H"sesinin de sadece iaret sifatlari ve zamirlerinde yer almasi, bu harfin bu iveye sonradan girdiini göstermektedir

1877-1878 Osmanli-Rus Savai

From Artvin Ansiklopedisi 1877-1878 Osmanli-Rus savainda Rus askerleri 1877-1878 Osmanli-Rus Savai, Rumi takvime göre 1293 yilina denk geldiinden "93 Harbi" olarak da bilinir. Padiahi II. Abdülhamit döneminde Ruslara kari verilen bir savatir. Hem Tuna Cephesi'nde, hem de Kafkasya Cephesi'nde savailan 93 Harbi, Osmanli Devleti için büyük bir yenilgiyle sonuçlandi. Bu sava, Osmanli Devleti için hem büyük bir toprak kaybina neden olmu, hem de Rus ordusunun stanbul'un eiine (Yeilköy, Bakirköy) kadar gelerek Osmanli Devleti'nin varliini tehdit etmesiyle sonuçlanmitir.

Savai hazirlayan koullar

93 Harbi'nin en önemli nedenleri arasinda Rusya'nin Osmanli Devleti'nin Balkanlar'daki Ortodoks vatandalari üzerindeki etkisini arttirma amaci sayilabilir. ngiltere ve Fransa Ruslarin güçlenmesini istemediinden Osmanlilarin yaninda olmayi tercih etmitir.Ayrica Osmanli hazinesi Sultan Abdülmecit'in döneminden beri yapilan airi harcamalar sonucu Avrupa'ya kari air bir ekilde borçlanmiti ve bu borçlari ödeyebilmek için Balkanlardaki vergiler yükseltilmiti. Bu air vergiler Balkan halklari arasinda honutsuzluk yaratmiti. Kafkaslar'dan Ruslar tarafindan göçe zorlanan Çerkez, Abhaz gibi Müslüman gruplar Balkanlar'da yerletirilmi; bu göçmenlerle Balkanlar'da yaayan Hiristiyanlar arasinda büyük bir dümanlik ortaya çikmiti. Nisan 1876 yilinda ortaya çikan Bulgar isyanlari bu Müslüman göçmenlerin yardimiyla bastirildi ama isyanlarin bastirilmasi sirasinda ölen Bulgarlar için Avrupa'da büyük bir sempati olutu. syanlar sirasinda ölen Müslümanlarin sayisini hiçe sayan Avrupa basini Osmanli Devleti'ne kari çok olumsuz bir hava oluturdu. Osmanli Devleti'ni Bulgarlar, Sirplar ve Romenlere daha geni bir özerklik vermeye zorlamak için stanbul'da bir konferans toplandi.Tersane Konferansi adi verilen bu konferansin kararlarini yumuatmak için tahta yeni çikmi olan II. Abdülhamit konferansin toplandii 23 Aralik 1876 günü alelacele I. Merutiyet'i ilan ettiyse de, konferans Osmanli Devleti'ne kari çok air kararlarla sonuçlandi. Bu kararlarin Osmanli Devleti'nce reddedilmesi üzerine Rusya, Paris Antlamasi'nin (1856) Karadeniz'de tersane ve sava gemisi bulundurulmayacaina ilikin hükümlerini tanimadiini bildirdi. Ardindan da Ortodoks uyruklarina söz konusu antlamadaki hükümleri uygulamasi için Osmanli Devleti'ne baskida bulunmaya baladi. Bu sirada ngiltere, Rusya'nin Osmanlilara sava ilan etmesini önlemek amaciyla Londra Konferansi'nin toplanmasina önayak oldu. Ama Osmanlilar konferansta hazirlanan protokolü içilerine müdahale sayarak reddettiler. Ülkedeki Panslavist akimlarin etkisiyle protokolün reddini bir sava nedeni sayacaini önceden bildirmi olan Rusya 24 Nisan 1877'de Eflak ve Budana girerek Osmanlilara sava açti. Osmanlilar, Kafkasya ve Tuna olmak üzere iki cephede, kendilerinden üstün durumdaki Rus ordusuna kari zorlu bir savunma savai vermek zorunda kaldilar.

Kafkasya cephesi

Ahmet Muhtar Paa Kafkasya cephesinde Ahmet Muhtar Paa komutasindaki Osmanli birlikleri, General Mihail Tarieloviç Loris-Melikov komutasindaki Ruslara kari uzun süre direndi. Nisan-Mayis 1877'de Doubeyazit ve Ardahan Ruslarca igal edildi. Ama Halyaz ve Zivin'de Rus ordulari yenilgiye uradi. Gedikler (25 Austos) ve Yahniler (4 Ekim) çarpimalari Osmanlilarin zaferiyle sonuçlandi. Ruslarin 15 Ekim'deki Alacada Çarpimasi'nda kazandii zaferle Kafkas cephesindeki Osmanli kuvvetleri çözülmeye baladi. Kasim 1877'de Kars'i ele geçiren Rus Ordulari, Erzurum'a yöneldi. Ahmet Muhtar Paa, Kars-Erzurum arasinda kurduu savunma hattinda ki koullarini iyi deerlendirerek üstün bir savunma savai verdi. Nene Hatun ve dier Erzurumlu vatandalarin Aziziye tabyasinda büyük bir cesaretle yaptiklari savunma 93 Harbi'nin unutulmayan anlarini oluturdu. Erzurum Ruslarin eline geçti. Savain bitmesinden sonra Rus ordusu Erzurum'dan geri çekildi ama Kars ve Ardahan Berlin Antlamasi'yla Rusya'ya birakildi. Bu ehirler Brest-Litovsk Antlamasi'na kadar Rusya'nin elinde kaldi.

Tuna cephesi

Gazi Osman Paa Tuna Cephesinde ise Çirpanli Abdülkerim Nadir Paa komutasindaki Osmanli kuvvetleri, Rusçuk, Silistre, umnu ve Varna arasinda bulunan Dou Tuna Ordusu, Vidin'de üslenen Bati Tuna Ordusu ve ikisinin arasinda yer alan Balkan Ordusu olmak üzere üç ordudan oluuyordu. Tuna Cephesi savalari Ruslarin 21 Haziran 1877'de saldiriya geçmesiyle baladi. Tirnova ve Nibolu'yu alan osip Gurko komutasindaki Rus birlikleri 19 Temmuz'da stratejik açidan büyük önemi olan ipka Geçidini ele geçirdiler. Süleyman Hüsnü Paa komutasindaki Osmanli birlikleri ipka Geçidi'ni geri almak için çarpiirken Grandük Nikolay Nikolayeviç komutasindaki Rus birlikleri, Osmanli ordusunu Plevne'de abluka altina aldilar. Gazi Osman Paa'nin 145 gün boyunca cesaretle sürdürdüü Plevne Savunmasi ezici bir sayi üstünlüü bulunan Rus ve Romen ordulari karisinda 10 Aralik 1877'de baarisizlikla sonuçlandi. Plevne'nin dümesinden sonra Sirplar da Osmanlilara kari youn saldiriya geçtiler. Hizla ilerleyen Rus ordulari Kazanlik, Samokov, Yeni Zara, Çirpan, Tirnova ve Filibe'yi aldiktan sonra Meriç Nehri'ni geçti. 20 Ocak 1878'de Edirne dütü. Ruslar Silivri'yi de alarak Ayastefanos'a (Yeilköy) kadar ilerlediler. Sava Osmanlilarin istei üzerine imzalanan Ayastefanos Antlamasi'yla son buldu. Ama Avrupa'da dengenin Rusya lehine bozulduunu gören Avusturya, ngiltere, Fransa ve Almanya bu antlamaya kari çiktilar. Berlin'de uluslararasi bir konferans toplandi ve 13 Temmuz 1878'de imzalanan Berlin Antlamasi'yla sava sona erdi.

Savain sonuçlari

93 Harbi, Osmanli Devleti'nin dailma sürecini balatan ilk önemli olaylardan biri sayilir. II. Abdülhamit'in, yenilgiden sorumlu tuttuu Meclis-i Mebusan'i süresiz tatil ederek Kanun-i Esasi'yi askiya almasi, ayrica sava sonrasinda Balkanlar'la Kafkasya'dan Anadolu'ya gelen 1 milyonu akin göçmenin yol açtii toplumsal ve ekonomik bunalim öbür önemli sonuçlaridir. Balangiçtaki baarilara karin ordunun donatim eksiklii ve teknik yetersizlikleri, özellikle

Tuna cephesindeki komutanlar arasinda görülen geçimsizlik ile II. Abdülhamit'in dorudan ve yanli müdahaleleri yenilginin balica nedenleri arasinda gösterilir. "

Savai hazirlayan koullar

93 Harbi'nin en önemli nedenleri arasinda Rusya'nin Osmanli Devleti'nin Balkanlar'daki Ortodoks vatandalari üzerindeki etkisini arttirma amaci sayilabilir. ngiltere ve Fransa Ruslarin güçlenmesini istemediinden Osmanlilarin yaninda olmayi tercih etmitir. Ayrica Osmanli hazinesi Sultan Abdülmecit'in döneminden beri yapilan airi harcamalar sonucu Avrupa'ya kari air bir ekilde borçlanmiti ve bu borçlari ödeyebilmek için Balkanlardaki vergiler yükseltilmiti. Bu air vergiler Balkan halklari arasinda honutsuzluk yaratmiti. Kafkaslar'dan Ruslar tarafindan göçe zorlanan Çerkez, Abhaz gibi Müslüman gruplar Balkanlar'da yerletirilmi; bu göçmenlerle Balkanlar'da yaayan Hristiyanlar arasinda büyük bir dümanlik ortaya çikmiti. Nisan 1876 yilinda ortaya çikan Bulgar isyanlari bu Müslüman göçmenlerin yardimiyla bastirildi ama isyanlarin bastirilmasi sirasinda ölen Bulgarlar için Avrupa'da büyük bir sempati olutu. syanlar sirasinda ölen Müslümanlarin sayisini hiçe sayan Avrupa basini Osmanli Devleti'ne kari çok olumsuz bir hava oluturdu. Osmanli Devleti'ni Bulgarlar, Sirplar ve Romenlere daha geni bir özerklik vermeye zorlamak için stanbul'da bir konferans toplandi. Tersane Konferansi adi verilen bu konferansin kararlarini yumuatmak için tahta yeni çikmi olan II. Abdülhamit konferansin toplandii 23 Aralik 1876 günü alelacele I. Merutiyet'i ilan ettiyse de, konferans Osmanli Devleti'ne kari çok air kararlarla sonuçlandi. Bu kararlarin Osmanli Devleti'nce reddedilmesi üzerine Rusya, Paris Antlamasi'nin (1856) Karadeniz'de tersane ve sava gemisi bulundurulmayacaina ilikin hükümlerini tanimadiini bildirdi. Ardindan da Ortodoks uyruklarina söz konusu antlamadaki hükümleri uygulamasi için Osmanli Devleti'ne baskida bulunmaya baladi. Bu sirada ngiltere, Rusya'nin Osmanlilara sava ilan etmesini önlemek amaciyla Londra Konferansi'nin toplanmasina önayak oldu. Ama Osmanlilar konferansta hazirlanan protokolü içilerine müdahale sayarak reddettiler. Ülkedeki Panslavist akimlarin etkisiyle protokolün reddini bir sava nedeni sayacaini önceden bildirmi olan Rusya 24 Nisan 1877'de Eflak ve Bodan'a girerek Osmanlilara sava açti. Osmanlilar, Kafkasya ve Tuna olmak üzere iki cephede, kendilerinden üstün durumdaki Rus ordusuna kari zorlu bir savunma savai vermek zorunda kaldilar

LAZ TARHNDE KISA KISA KRONOLOJLER M.Ö.12-11.yy.. Kolheti kültürünün olumaya balamasi( Kolheti kültür ve yönetim alani,batidaki Psov nehri , kuzeyde Kafkas siradalari , douda Surami etekleri , güneyde ise Karadenizi izleyerek Trabzona kadar uzaniyordu) 8.yy.: Kolh ve Kolhetiden Urartu yazitlarinda bahsedilmesi. 7.yy:Grek kolonicilerin ,Trabzon Batumi , Poti , Sohumi , Pitsunda gibi ticaret merkezlerini dou ve güney dou Karadenize de kurmaya balamalari. 4.yy:Dou ve güney Karadenizden ordusuyla geçen Ksenoponun onbinlerin dönüü Anabasis adli eserinde yöre kavimleri hakkinda bilgi vermesi. 3.yy:Rodoslu Apolloniusun Argonotika adli eserinde Kolh ve Kolhetiden bahsetmesi 1.yüzyil:Kolheti( Ergisi-Lazika)ve Kartli(berya-Gürcistan) kralliklari arasinda birbirleri üzerine egemenlik kurmayi amaçlayan sürekli savalarin yaanmaya balamasi.Roma imparatorluunun 66-67 de Albanayi 65de Kartliyi 64-63de Kolhetiyi ele geçirmesi

M.S .69-67: Miladla birlikte Kolh yerine Laz olarak adlandirilan Lazlarin liderleri Anicetus önderliinde önce Pontus kralliina sonrada Romalilara kari baimsizlik savai balatmalari.Pliniusun ilk defa Laz etnik adiyla Lazlardan bahsetmesi , Dou Karadeniz bölgesine Kafkasyadan gelen büyük Laz göçünden tedirgin olan , Pontus Krali 2. Polemonun hükümetini Romaya teslim etmesi ve Romanin bir eyaleti haline gelmesi . 2.yy:Kolhetide Etno oluumun tamamlanmasiyla birlikte , Lazika(Ergisi),Apsilla , Abasgia prensliklerin ortaya çikmasi 3.yy:Romalilarin Lazika , Abhazalarin ve Gürcülerin Ergisi adini verdikleri kralliin güçlenmesi 4.yy:Roma imparatorluunun ikiye bölünmesi Kolhetinin dorudan mirasçisi olduu çeitli tarihi kaynaklarda belirtilir.Lazikanin Apsilialilari , Abasgalari , Avanlari yönetimi altina almasi. 5.yy: Perslerin ve Bizanslilarin aralarindaki amansiz mücadelenin balamasi ve Kolheti corafyasina yönelmeleri. 465: Lazika da , Bizans kariti mücadelenin sona ermesi, Laz krali Gubazin tahtan indirilerek yerine Tsatenin geçirilmesi , Abasgialarin Lazikadan ayrilarak , Lazlarla ayni statüde Bizansa balanmalari. 6.yy: Svanlarin , Lazikadan ayrilmalari , Lazikanin sinirlari daralarak , sadece etnik Lazlardan oluan bir krallia dönütürülmesi. 523: Lazikanin Hiristiyanlii resmi din olarak benimsemesi , Lazikada Hiristiyanliin 1.yyda Havari Endrü tarafindan yayilmaya balandiina inanilir.Perslerin kendilerine bakaldiran Kartli krali Gurgenin Lazikaya siinmasini bahane ederek Kolheti corafyasina saldirmasi 528:Lazikaya yeni bir pers saldirisinin olmasi 532:Persler ve Bizanslilar arasinda , Lazikaya ilikin bir anlamanin imzalanmasi. 542-555 : Abhaz - Abazave Mergel-Laz halklarinin yardim istei üzerine Kolheti corafyasina Perslerin gelmesi ve Bizansa kari 13 yil sürecek savalarin balamasi.Laz krali Gubazin katledilmesi , süren savalar sonucunda Lazikanin persler ve Bizanslilarin arasinda pay edilmesi , Güney Kafkasya da ki corafyalarindan Güney - Dou Karadenize büyük Laz göçlerin olmasi , Lazlarin , Lazika topraklarinda kalanlarin Mergel , göç edenlerin Laz olarak adlandirilmasi , Lazlarin boalttiklari yörelere Gürcülerin yerlemesi ve Mergellerle Lazlar arasinda ayrilmalar olmasi 622-629:Tüm iddetiyle devam eden Pers-Bizans savalarinda Mergel-Laz , Gürcüler , Abazalarin yer almasi 689:Lazikanin etkinliinin azalmaya balamasi 697:Abasgialilar ve Mergel-Lazlarin Bizanstan baimsizliklarini ilan etmeleri ve Araplari , Kolheti corafyasina yardim için çairmalari.Bölgenin 40 yil Arap igalinde kalmasi. 8.yy ve 7.yyda güçlenmeye balayan Abhazya prensliinin Lazikayi, Abhazya sinirlarina katmasi. Bu yüzyilda, Bizans yönetimi diarida Araplarla savamaktan, içerde ise isyanlarla uramaktan yiprandii için Abhazya prensi bunu firsat bilip baimsizlik ilan etti. Abhaz prensi Leon, 780lerde sinirlarini Nikosiadan Çoruh Irmaina, Karadenizden Surami siradalarina kadar geniletti. Bu kralliin sinirlari içinde Abhaz-Abazalar, Mergel-Lazlar ve bölgeye sonradan yerleen gürcüler yaiyorlardi. Bugünkü Trabzonun dousundan balayarak Çoruha kadar olan bölgede yaayan Mergel-Lazlar Bizans yönetiminde kalmiti. Abhazya krallii, bugünün standartlari içinde bir ulus devlet deil bir anlamda gönüllü birlie dayanan bir yapiydi. 10.yy: Abhazya krallii, en parlak dönemini bu yüzyilda yaadi. Ermenistan krallii ile Abhazya krallii arasinda günümüzde Dou Gürcistan denilen, Gürcistana sahip olma mücadelesi baladi. 904te Ermeni krallii yikilinca Gürcistan , Kahetya , Eretya ve Güney Kafkasyanin tamaminda Abhazya krallii güçlendi.

1184:Gürcistan tarihinin yüz aki olan kraliçe Tamaranin Güney Kafkasya Birleik Kralliinin baina geçmesi.Tamaranin kraliyet unvani , Abhaz , Ran , Kahet , Somet kraliçesi idi.Mergel-Lazlar , Abhaz yönetiminde idi.Kraliçe Tamara bu corafyayi yönetmeye baladiinda , Bizans en kariik dönemlerinden birini yaiyordu.1204de Latinlerin stanbulu igal etmeleri. Bu tarihlerde Bizansin parçalanmasi , bu gelimenin güney Kafkasyalilarin için önemli rol oynamasi.Güney Kafkasya Birleik ordularinin Paflongayi ele geçirmeleri ve Trabzon yöresine de Lazlarin yerletirilmeleri. 1204: Kommenoslar Aleksios Davidin Trabzon devleti kurmasi , yine ayni tarihte , 1461e kadar yaayacak olan Trabzon-Batum arasinda Lazia Themasi oluturulmasi 13.yy:Mool istilalari 14.yy:kinci Mool istilasi 1451: 2.Mehmet , tahta çikar çikmaz Karadenizi bir Osmanli gölü haline getirmek için dou Karadeniz kiyilarina 50 kadirga göndererek Batümi ve Sohümi civarinda etkinlik kurmaya çalimasi 1453:stanbulun Osmanlilarin eline geçmesi 1461: Osmanlilarin, Trabzon kralliini ele geçirmesi 16.yy: Ruslarin Astirahan hanliini ele geçirmeleri ve kendilerine hazar yolunun açilmasi 1519: Trabzon , Batumininde dahil edilmesi ile ayri bir eyalet haline getirilmesi 1580:Lazlarin bu tarihe kadar özerk bir yapida yaamasi 1774: Osmanli-Rus antlamasi ile Osmanlilarin Kirim üzerindeki haklarini kaybetmesi 1783: Kirimin Ruslarin eline geçmesi , Ruslarin , Gürcülerle Georgievsk Antlamasini imzalamamasi.Böylelikle Hiristiyan Otesya ile Hiristiyan Gürcü askeri yolunun açilmasi.Bu dönemde Gürcistan corafyada üç krallik bulunuyordu.Bakenti Tiflis olan Kartli krallii kuzey douda Katehya krallii ve batida Kutayisi civarini elinde bulunduran meretya krallii idi.Bu kralliklardan ilk iki tanesi ranlilar , sonuncusu da Osmanlilar tarafindan denetleniyordu. Karadeniz kiyilari , adi geçen bu üç kralliin egemenlik alani diinda idi. Kuzeyde ,Soçi-Sohumi arasi Abhazyaya Sohumi-Poti arasi Mergelyaya , güneyde PotiBatumi arasi Guryaya aitti , bu üç prenslik , Osmanliya haraçla bali idi.Güney ­ batida Samstre ve Saatabego prenslikleri vardi bu prensler zamanla slamiyeti benimsediler ve Osmanliya dorudan bali birer valilik haline geldiler 19.yy.Son Gürcü krali ölürken , 1802de yaptii bir vasiyette kralliini Rusyaya birakmasi.1803 Demergelya , 1804de meretya ve Gürya Ruslarin eline geçmesi , 18141817-1818-1821-1832-1834 de dou ve güney-dou Karadenizde Tuzcuolu isyanlarin yaanmasi. LAZCA'DA KU SMLER

01. 02. 03. 04. 05. 06. 07. 08. 09. 10. 11. 12. 13. Sifûeri - Atmaca Zaanozi - ahin Mekotoni - Kizil ahin Kuri - Aladoan Anüeaini - Gökdoan Mavramaûe - Boz doan Uça anüe - Delice doan Anüe - Kerkenez Mcaci - Kizil çaylak Mu - Alaca bayku Ololi - Kulakli orman baykuu Kyorüui - çobanaldatan kuu Üuüu - Guguk kuu

14. Quri - Kuzgun kuu 15. Qvari - Le karkasi 16. 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. 24. 25. 26. 27. 28. 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. 37. 38. 39. 40. 41. 42. 43. 44. 45. 46. 47. 48. 49. 50. 51. 52. 53. 54. 55. 56. 57. 58. 59. 60. 61. 62. 63. 64. 65. 66. Qvaroci - Kara karga Mçiki - Kestane kargasi Vasili - Gökkuzgun Malue - Arikuu Opampe - bibik Müudi - Küçük aaçkakan Uça müudi - Kara aaçkakan Oûriüe - Bildircin Ngola kotume - Orman horozu Ngola kotume - Orman tavuu Kakabi - Hu tavuu Zemsku - Kara tavuk uani - Siircik Macaca - Öter ardiç kuu Msirida - Kizil ardiç kuu Maöaôule - Ökse ardiç kuu Wiôwiôili - Benekli sinekkapan Üudeluça - Tarla ardiç kuu Uça öoxöoxi - Kara toygar Kraoloni - Kulakli toygar Üudelikçe - Kuyrukkakan 3ana - Kizilgerdan kuu Çai üinçi - çivgin Malimbori - Akgerdanli ötleen Öuröa sica - Kami bülbülü vamöita - Ketenkuu Mkiri - Batankara kuu Möuröa - çit kuu Tiasôura - Saka kuu Öiröiri - Kara iskete Öilizi - Karabali iskete kuu Ôurmoli - Florya kuu Mçxu ôurmoli - Kocaba kuu Üaxi - spinoz kuu Ngola üaxi - Da ispinozu Simsiüoüari - Ak kuyruksallayan Wimwimi - Da kuyruksallayan Tipi üinçi - Kiraz kuu Ciceeni - çekirge kuu(dii) ira - çekirge kuu(erkek) Ûoüoüoro - Büyük örümcek kuu ilidoni - Ev kirlangici Dixaira - Takuu Tiuça - Karabali ötleen Baulya - Serçe Masôinale - Da bülbülü Üiüilibunki - çaprazgaga kuu(dii) Üudelisari - Da kizilkuyruu Fiyo - akrak kuu Malaude - Sariasma kuu Öinüa mamjvabule - Leylek

67. 68. 69. 70. 71. 72. 73. 74. 75. 76. 77. 78. 79. 80. 81. 82. 83.

Mawiwile - Erguvani balikçil Üuüuda - Kiz kuu ara - Bildircin kilavuzu Üuüulina - Kara boyunlu bataan Zua üinçi - Gümüi marti Mûüori kotume - çulluk Üiüiliginâe - Küçük su çulluu Naöiöineri - Su çulluu Warizemsüu - Dere karakuu Noa ûoroci - Kaya güvercini anauli ûoroci - Tahtali güvercin Mûüori ûoroci - Gökçe güvercin Üurâuli - Kumru Bibi - Ördek oroci - Kaz Kotume, Mamuli - Tavuk, Horoz Üuüui - Hindi

LAZCA'DA BTK SMLER

01. 02. 03. 04. 05. 06. 07. 08. 09. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. 24. 25. 26. 27. 28. 29. 30. 31. Möüoni - Mee aaci Öuburi - Kestane Duéxu - Ihlamur aaci Wipuri - Kayin aaci 3xemuri - Gürgen aaci Txomu - Kizilaaç Mula - Karaaaç Telamui - Ulmus Glabra Xçe ca - Kavak Öadari - Çinar aaci Zevidi - Salkim söüt Ncakçe - Sorgun Barna - Akçaaaç Nuzu - Dou Ladini Anüra - Porsuk Aaci 3elti - Adi Ardiç oröi - Ku Üvezi Kortura Mula - Akçaaaç Mtuti Méxuli - Gilaburu Mkeri - Komar Kçe müeri - Kafkas Orman Gülü Yeli - Zifin Leûa oüuri - Epigaea Gaultheroides 3anaqo - Büyük ayi üzümü Üanéxanaqo - çoban üzümü Luüumxa - Barut aaci Çxarazi - Frenk üzümü Xaali - aaci Txaüaüali - Patlak Mûüuri üaüali - Yalankoz Üorwoxuli - Amberbaris

32. 33. 34. 35. 36. 37. 38. 39. 40. 41. 42. 43. 44. 45. 46. 47. 48. 49. 50. 51. 52. 53. 54. 55. 56. 57. 58. 59. 60. 61. 62. 63. 64. 65. 66. 67. 68. 69. 70. 71. 72. 73. 74. 75. 76. 77. 78. 79. 80. 81. 82. 83. 84.

Mowo - Osmanthus Decorus Baéxili - Iilgan aaci Cayüandu - Kocayemi Coori mwüo - Pontik defnesi Çai - çay Üamôara - Boylu mürver nöiri - Bodur mürver Süipindri - Çiçirgan Pinöo - Funda Mzana - imir aaci Méxuli - Armut Ôanûa - Ahlat Ukiri - Elma Mûüuri ukiri - Yabani elma Bia - Ayva Qomuri - Erik Coorqomuri - Çakal erii Buli - Kiraz Mûüuri buli - Ku kirazi Vine - Vine Çabe xurma - Trabzon hurmasi Uva - Trabzon hurmasi Anûama - eftali Lui - incir 3ximunûuri - Mumula Mumula - Malta Erii Mjoli - Dut Berweuli - Nar Neâi ­ Ceviz Txiri - Findik Mûüuri txiri - Yabani findik Mwüo - Karayemi Ôozi - Karayemi türü Binexi - Üzüm asmasi Üivi - Kivi Aranâi - Narenç Limoni - Limon Mandalina - Mandalina Porûiüali - Portakal Ürepsi - Bergamot Dadali - Gül Üiciri - Kuburnu Duruni - Böürtlen Kçe duruni - Rubus discolor Daâi üandu - Aaççilei Ansüili - Saparna Dinana qurâeni - Yaban yasemini Leûa binexi - Orman asmasi Bardi - erbetçi otu Msuci - Orman sarmaii Manüo - Köpek pençesi Mardi - Boyatan sarmaik Mûuri mali - Sarmaik

85. Öabu - Ökseotu 86. Zurmexi - Zirmek 87. Lazuûi - Misir 88. Diüa - Buday 89. Keri - Arpa 90. Paûi - Ak dari 91. Pencgire - Kocadari 92. Kurumi - Bir dari türü 93. Brinci - Pirinç 94. Ulafi - Yulaf 95. Növavi - çavdar 96. Tipikçe - Su otu 97. Öanga - Domuz ayrikotu 98. Durwa - Setaria Pumila 99. siri - Molinia Caerulea 100. sûri - Carex Pendula 101. Üaryanesi - Yumak otu 102. Möipe üaryanesi - Elymus Caninus 103. Üazai tipi - Bir çayir türü 104. Nosule - Festuca Altissima 105. Layöi tipi - Agrostis Stolonifera 106. Bawari - Poa Nemoralis 107. Kçe tipi - Holcus Lanatus 108. Paûi tipi - Microstegium Vimineum 109. Avi nçairi - Juncus Trifidus 110. Laüai - Su kamii 111. Wu - Saz otu 112. Üromi - Soan 113. Ôrasüa - Pirasa 114. Leri - Sarimsak 115. Coori leri - Yabani sarimsak 116. Ndai üromi - Yabani soan 117. Öuria - Akyildiz soani 118. Mûüuri leri - Kardelen 119. Leûa urâeni - Sümbül 120. Néxeni öibri - Salep 121. Alimorci - Çide 122. Mtuti lazuûi - Güz çidemi 123. Barabura - Patates 124. Baldurcani - Patlican 125. Üaüa - Domates 126. Cooréanaüo - t üzümü 127. Tutuni - Tütün 128. Ôiôeri - Biber 129. Mturi p´ip´eri- Güney feneri 130. Luqu - Kara lahana 131. Öaxala - Pancar 132. Soûolia - Kirmizi pancar 133. Buleüi - Turp 134. Redisi - Havuç 135. Rebu - Yer elmasi 136. Targami - algam 137. Lobya - Fasülye 138. Frasuli - Bezelye

139. 140. 141. 142. 143. 144. 145. 146. 147. 148. 149. 150. 151. 152. 153. 154. 155. 156. 157. 158. 159. 160. 161. 162. 163. 164. 165. 166. 167. 168. 169. 170. 171. 172. 173. 174. 175. 176. 177. 178. 179. 180. 181. 182. 183. 184. 185. 186. 187. 188. 189. 190. 191. 192.

Soya lobya - Soya fasülyesi Xacivaüa lobia - Bakla Nuxuûi - Nohut Mûüuri farsuli - Bayai küne Qoqore - Kabak loni feli - Cucurbita Pepo Üarôuzi - Karpuz Üavuni - Kavun uüa - Hiyar Langaxia uüa - Acur alamso - Maydanoz Kinâi - Kini 3rinci - 3rinci Auli mûa - Baldira Minta - Nane Mûuri minta - Yabani nane 3xuüuburi - Su teresi Piûili - Arum Italikum Wiwila urzeni - Arum Maculatum Buri - Hodan Ançxoli - Kafesotu Persengi - Perten Laôaza - Lapaza çiçei Çaxaöi - Tavancil otu Müyapu bui - Vebaotu Warmaxi - Ak çöpleme Buzimca - Cicerbita Bourgaei valo - Kuzukulai bitkisi Loresima - Papatya Moi - Ranunculus Dissectus Dandageri - Kirlangiç otu Oruba üina - Dokunmabana Ûuüi - Çançiçei Mûuri ûuki - Gentiana Asclepiadea Elasvoni - Primula Megaseifolia Üvarili - Siklamen Mjora toli - Hypericum Androsaemum Mjora osule - Kantaron Çxe öami - Kirmizi kantaron Purçuma - Yapikan adaçayi Psardaüi - Polygonum Persicaria Ngola lu - Kurtpençe 3xenii üudeli - Polygonum Orientale Alimôo - Horoz ibii Kçe mcumeni - Chenopodium Album Mcumeni - Sirken Diöüici - Isirgan otu Duduka - Crassocephalum Crepidioides arduvali - Lapsana Communis Bruzina - Commelina Communis Tati - Arslanpençesi Öandidi - Zerevent Mûüuri zurmexi - Boumluca otu 3alaxvari - Eek marulu

193. 194. 195. 196. 197. 198. 199. 200. 201. 202. 203. 204. 205. 206. 207. 208. 209. 210. 211. 212. 213. 214. 215. 216. 217. 218. 219. 220. 221. 222. 223. 224. 225. 226. 227. 228. 229. 230. 231. 232. 233. 234. 235. 236. 237. 238. 239. 240.

Moloki - Hatmi Üepri - Kendir Su - Keten Pordiüi - Linum Austraicum Mûüuri üepri - Su keteni 3kiôili - Bidens Tripartita Lamôera - Galinsoga Parviflora Laöi üudeli - Çakal otu Aôuûraüi - Boru çiçei Bambaüi - Pamuk Papaxi - Ayçiçei Pero - ekerci boyasi Méigura - Pitrak Ûopuri - Yonca Ngola ntxiri - Ngola ntxiri Sûiôoôi - Eki yonca Üandu - Çilek Mûuri üandu - Duchesnea Indica Mçxaüu - Ku otu Üapça nçxaüu - Kaya koruu Ngola çai - Kekik aüaile - Kara hindiba Xoci üoüai - Leontodon Hispidus Cauleci - Sinirotu Macvidia - Yilan dili Jayla - Sütleen Leûa üromi - Gelin parmai Aura - Ölmez çiçek Limboéa - Erkek erelti otu Tomaryali limboéa - D.wallichiana Limxona - Kartal ereltisi Oâeliüi - Osmunda Claytoniana Let´a çaçala - Osmunda Regalis Oçarçaloni - Pteris Cretica Puci nena - Geyik dili Wiwila oéxeci - Blechnum Spicant Saôu - Yosun Leûa saôu - Kurt pençesi Markvala - Kanlica mantar Guguli oz´- Kayin mantari Wiwila kudi - emsiye mantari Xaladida üundi - Misir rastii Müyapu ksini - Scleroderma Citrinum Üavi - Polyporus Fomentarius Wefa - Liken Obredoni - Tarla sarmaii Üenia - Impatiens balsamina Zevidi - Ak söüt

LAZCA'DA HAYVAN SMLER

Mtuti Boz ayi 02. eci Domuz 03. Coori Köpek 04. Mgeri Kurt 05. Müyapu Çakal 06. Meli Tilki 07. Eremi Geyik 08. Mskveri Karaca 09. Ntxamûüori da keçisi 10. Puci Siir, inek 11. 3xeni At 12. Guruni Eek 13. Üuluni Kulan 14. Cori Katir 15. Dombai Manda 16. Çxuri Koyun 17. Txa Keçi 18. Abaza uroni ( Capra hircus ) 19. Mékviûura Tavan 20. Üaûu Kedi 21. Üaûumûuri Yaban kedisi 22. Munçki Porsuk 23. Wvinari Su samuru 24. ali üaûu Kunduz 25. Danâoloni Kirpi 26. Üvenuri Aaç sansari 27. Dadalibu Gelincik 28. Çikilaze Sincap 29. uûu uûu Findik faresi 30. Mtugi Ev faresi

31. 32. 33. 34. 35. 36. 37. 38. 39. 40. Xuxuli Köstebek Burbu Yarasa Mxuluri Kertenkele Qveri Yilan kertenkele Uça wiwila Yari sucul yilan Üantxa Hopa engerei Maöabule Küçük semender Mjvabu Siilli kurbaa Maqaqi Kafkas kurbaasi Ca maqaqi Aaç kurbaasi

LAZCA'DA BALIK SMLER

01. 02. 03. 04. 05. 06. 07. 08. Kapça Hamsi balii Azmarida zmarit balii St´avriûi stavrit balii Barboni Barbunya balii Üraöa Gümü balii Gilare Kefal balii Sipari Uskumru Lelema Karadeniz mezgiti

09. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. 24. 25. 26. 27. 28. 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 35. 36. 37. 38. 39. 40. 41. 41. 42.

Levreki Levrek Luferi Lüfer Kyotei Kötek Ûiriwa Tirsi balii Ôlaûozi Karagöz balii Sparo spari, isparoz Mavrokini kina balii Öipura Çipura balii Sargana Sargan balii Traüonli Trakunya Üovidi Kaya balii Delpina Yunus balii Mutiüa Domuz balii Veaôi Balina Laç´i çxomi Mahmuzlu camgöz Okonozi Orkinos, ton balii Ôalamuti Palamut balii Muruna Morina balii Zutxi Yildizli mersin balii Fanusa Gelincik balii oöüo skorpit balii Siaüi Kalkan balii vato Vatoz balii Loko Yayin balii nexi Deniz alasi Üalmaxa Alabalik Malebe 1. Sazan Malebe 2. Ak kefal Ponwo Biyikli balik orâgo Taalti balii Ûabalayçxomi Tahta balii 3xaôala Tatli suda yaayan Öaana Yengeç Maxanwa 1. Midye Maxanwa 2. Deniz salyangozu Zua çuri Denizanasi

LAZCA'DA BÖCEK SMLER Kçe parpali Lahana kelebegi 02. Cavuri parpali (Vanessa atalanta) 03. Üudeloni parpali Kirlangiçkuyrugu 04. Cazi parpali Büyük tavus kelebegi 05. Heni parpali (Amata phegea) 06. Meûaksisi munûuri Ipek böcegi 07. Üuûumzumu (Colotois pennaria) 08. Üuxi Misir piralinin larvasi 09. Buöi munûri Agaç kurdu 10. Üarüalamûaxu Yusufçuk 11. wari bobola Tas sinegi

12. Goüo Kabuklu pire türü 13. öiüame Karinca aslani 14. Sivri Bezelye tohum güvesi 15. Üiöaöi Süne 16. çiçi Tahta kurdu 17. Maksinale Osurukböcegi 18. çiçxili Mayis böcegi 19. 3axoci (Cerambyx cerdo) 20. Txirwiwi Kulagakaçan 21. Bobonöva Hamam böcegi 22. Dumöüu Karinca 23. Maôazule Ates böcegi 24. Xavana Ugur böcegi 25. Üartofi bobola Patates böcegi 26. Mwüiri nana (Leptura quadrifasciata) 27. Bobolia Örümcek 28. Buûüuci Bal arisi 29. Ma3hopxe (Vespula germanica) 30. Mjuju Esek arisi

31. 32. 33. 34. 35. 36. 37. 38. 39. 40. 41. 42. 43. 44. 45. Badomei Yaban arisi Möaci Sinek Layöi möaci Les sinegi Badi üamüuli Bir sinek türü Môuri At sinegi Üogono Sivrisinek Mûi Bit çuri mûi Am biti Mwüiri Pire Gaöüa Kene Müorida Tahtakurusu Budi Ari biti Badara Bir tür çekirge Isina müoli çekirdge türü Üoli çayir çekirgesi

46. wigveli Sülük 47. wiwi Solucan 48. Oyrenci Akrep 49. Gvaôa Danaburnu böcegi 50. Penwe Sümüklü böcek

Ndalepe/Günler

Tutaçxa - Pazartesi üinaçxa - Sali Cumaçxa - Çaramba Çaçxa - Perembe Ôarasüe - Cuma

Sabaûoni - Cumartesi Mjaçxa - Pazar

Tutape / Aylar

Wanagani - Ocak Üundura - ubat Marûi - Mart Aôrili - Nisan Maisi - Mayis Mbulora - Haziran Kéala - Temmuz Mariaina - Austos Çxalva - Eylül Guma - Ekim Wilva - Kasim Xrisûana - Aralik

Droepe/Mevsimler

Pukrinora - lkbahar Monöinora - Yaz Stveli - Sonbahar nuva - Ki Oüoreéxu/Rakam 1 ar 2 jur 3 sum 4 otxo 5 xut 6 ai 7 üit 8 ovro 9 nçxoro 10 vit 11 viûvar 12 viûojur 13 viûosum 14 viûotxo 15 viûoxut 16 viûvai 17 viûoüit 18 viûovro 19 viûonçxoro 20 eçi 21 eçidoar 30 eçidovit 40 jurneçi 50 jurneçidovit 60 sumeneçi 70 sumeneçidovit 80 otxoneçi 90 otxeneçidovit

100 oi 101 oidoar 500 xuûoi 1000 ilya / viûoi

Not:Bu bölüm hazirlanirken

LAZ ALFABES - LAZUR ALBON (38 HARFL) - (SARPEN ATNAA) Harf A a B b Ç ç D d F f X x J j K` k` L l Örnek Arguni antarma Bombula badi Çorçi çarbi Dixa dika Feli felengi eci ali Xaçka xinci Jureneçi jilendo K`alati k`izi Lande lemi Türkçesi Balta eftali Örümcek yali Hafif dudak Toprak, yer odun Kabak kizak Domuz dere Kültür Köprü Kirk yukaridan Sepet kaik Gölge ine Harf A` a` C c Ç` ç` E e G g H h i K k Q q M m Örnek Ga`knu ga`txozu Cilari cumanoba Ç`exni ç`umen Elakteyi ekole Ginz`e guri Ho hele stifitili k`inaçxa Kart`ali kotume Qvinçi qvali Mapa Monç`va Türkçesi Tuttu kovaladi Kefal kardelik Siftah yarin Çevrik o taraftan Uzun Kalp, yürek Evet hele Hucumbot sali Kait tavuk Ku peynir Kral anaç tavuk

N n Ö ö P` p` S s T t U u V v Z z 3 3

Nek`na noderi Gölapi göktimu P`ilili p`ici Sabat`oni svaruli Txiri troni U3`k`areli ubabelli Vi3`e Vit`ojur Zeni zoa 3xik`i 3udi

Kapi imece Batir devirmek Kaval yüz, çehre Cumartesi dergi Findik iskemle Susuz babasiz çocuk Findikli oniki Düzlük deniz çali çirpi yalan

O o P p R r T` t` Ü ü Y y Z` z` 3` 3`

Onçamure okosule Pimpili pi3ari Ragi ruba uka ura T`alaxi t`ut`uli Gülva künti Yulva yano z`abela 3`ana 3`inek`i

Dibek süpürge Sakal tahta ku tuzai boaz (Yer) hiyar, salatalik koku Toprak tavuk butu Bati tembel Dou geç kalma zayif, ciliz Yil çorap

Z`abunoba Hastalik

LAZCA SÖZLÜK

a

abano: kaplica abanozi: abanoz aaci ademi: adem adeti: adet afati: afet aa: aa, bey aani: yeni aanmordale: delikanli, yeni yetme, genç au: zehir aviri: gem, yular ajdiari: ejderha ak: burada, buraya, burasi akole: bu taraf(a) akolen(do): buradan ak(ona)en: buradan akonai: burada, buraya, burasi akonais: burada, buraya akoni: burali, bu yerli akonuri: burali ak'o: bu kadar, u kadar ak'ok'a: pencere (camsiz ekilde) ak'rep'i: akrep ak't'i: akit, antlama ak't'ivit'e: aktivite ala: ama, fakat, lakin albani: arnavut

albania: arnavutluk alboni: alfabe alima: ikembe yai alioni: marti am: bu (iaret sifati) amazu: airi derecede aç kalmak amazeri: airi derecede aç kalmi kii amaqonu: sokmak (canliyi diaridan içeriye doru) amaxtima: giri amaxtimeri: girmi amaxtimoni: giri amaxtimu: girmek (içeriye doru) amat'k'va3u: habersiz ekilde aniden bir yere gelmek vb ambari: haber ambari meçamu: haber vermek ambari otkvalu: haber söylemek ambari otkvapu: haber söylettirmek ambari yezdimu: haber almak amç'umani: bu sabah amk'ata: böylesi amk'elendo: bu taraftan, u yönden amus: bun(d)a amu: bunun amueni: bunun için, bu sebepten (dolayi/ötürü) amuk'ule: bundan sonra andazi: atasözü anda: bugün andaneri: bugünkü angi: kap, çanak, kaik vb mutfak eyasi ank'ene: ilgi, alaka animse: yeen ank'e: kerkenez ank'esi: misina anonimuri: anonim a(n)i: alti antepe: bunlar, unlar antepek: bunlar, unlar (ergatif) antepes: bunlar(a), unlar(a) (datif) ant'ama: eftali ant'ik'a: antika anzavuri: köyaasi an3'i: bu sene, bu yil an3'ineri: imdiki, bu seneki, bu yilki apxazi: abhaz apxazia: abhazya apxazuri: abhazca ap'rili: nisan ar: bir araba: araba arabagza: araba yolu, araç yolu aranz'i: greyfurt arçkva: bir daha, bir kez daha arçkvaxolo: tekrar, bir sefer daha, bir kez daha vb arçkvaneris: bir dahakinde, birdahaki sefer(d/e) arç'it'a: birazcik arfara: bir sefer, bir defa arguni: balta aris: birin(d)e arkabi: arhavi arkaburi: arhavili

arkivi: ariv ark'ele: bir yan(dan), bir taraf(dan), bir yönde(n) ark'ereli: tek bir türlü, ayni çeit ark'uçxoni: bir ayakli armitxani: birisi, bir kimse armitxanik: birisi, bir kimse (ergatif) armitxanis: bir kimseye, birisine (datif) armt'k'o: bir avuç, bir kari, az miktarda armutxani: bir ey, herhangi birey armutu: herhangi birey, birey, bir nesne vb arm3ika: birazcik arsotxani: herhangi bir yer arsotxanis: herhangi bir yerde arsotxanien: herhangi bir yerden arvacis: aniden, bir anda, bir solukta arteri: bir tek, bir tane artikarti: birbirini(zi) artikartis: birbirlerine, birbirinize artimajura: birbirini(zi) artimajuras: birbirlerine artoba: birlik, beraberlik artot: beraber, birden artotoburi: ortak artotoburoba: ortaklik artneri: ayni art'aeni: ardeen art'aenuri: ardeenli askeri: asker ask'ili: yaban gülü astaxolo: tekrar, hemen, derhal asteri: böyle(si) ao: böyle, öyle aopete: böylelikle, böylece aote: böylece, bu ekilde atina: pazar avrop'ai arto(no)ba: avrupa birlii avt'orit'e: otorite aya: bu, u (iaret zamiri) azerbaycanuri: azerbaycanli, azerbaycan dili azeri: azeri a3'i: imdi a3'ik'ule: bundan sonra a3'ie: eek arisi

b

baba: baba babai oqopinu: baba olmak babaant'ii: üvey baba baba3'a: oyuncak bebek baba3'aroni: benzer oyun badi: ihtiyar adam, ihtiyar (erkek) baderi: ihtiyarlami (erkek), domu badeburi: ihtiyarca, ihtiyar erkeklere ait badoba: yalilik (erkein yalilik hali) bak'ok'obale: çiftlik, ahirlar topluluu bageni: merek bai: ba bau: ambar baxçii: bahi bak'i: ahir bak'lava: baklava

balan3ia: denge balu3ai: domates bandaleri: sendeleyerek, tökezleyerek bandara: bayrak bardi: misir sapi yiini barem: nasil olsa bayrami: bayram bazi: bazen beca: böürtü beciti: mühim, önemli bedi: baht, talih, ans bediava: bele, para vermeden bedigoç'veri: talihsiz, bahtsiz, bahti yanik, anssiz bedixaman3a: bahti yanik, aptal, savsak, budala bekim: belki bere: çocuk, erkek evlat bere bari: çoluk çocuk bereburi: çocukça, çocua ait bereketi: bereket bereketoni: bereketli berei oqopinu: çocuk (sahibi) olmak bergi: çapa, kazma ber3'euli: nar beti: çirkin bibi: ördek biç'eburi: erkee özgü biç'i: erkek çocuk, erkek biç'iaanmordale: delikanli biga: denek, dayak, çubuk bilon3a: gövdesiz erelti otu binexi: asma binexepuna: asmalik birapa: türkü, arki birapape: türküler, arkilar bireri: söyleyerek (arki, türkü vb) bit'oni: beton blez'ga: bulanti, fenalik, mide ekimesi bresti: boz bri3'eri: yirtik birtum: her zaman, sürekli, daima bloqinu: geirmek bobonç'va: hamamböcei boçi: koç boderi: oyalanmi boxça: bohça bolaki: inallah, umarim, keke bombola: örümcek bonca: harf boneri: yikanmi bonz'ola: çok fazla tüylü borci: borç boziperi: boz rengi bozo: kiz, kiz çocuk bozoba: kizlik bozobiç'i: ibne bozoburi: kiza özgü breli: çok brest'i: gri bri3'eri: yirtik bulbuli: bülbül

bulek'i: turp buli: kiraz bulora: kiraz ayi bulti: futbol topu bumbuli: güvercin tüyü bunda: tüy bunduri: tembel burbu: yarasa burç'uli: aybalta burgili: diz bureri: küflenmi buri: geni yaprakli taze filizlerininden turu yapilan bitki buruli: diz kapai busti: toparlak, top gibi, yuvarlak buti: but but'k'a: yaprak but'k'uci: ari buz'gineri: uyuuk buz'i: meme (hayvan) buz'i koçu: emzirmek buz'i o3'vapu: emzirmek bu3xa: tirnak bu3xoni: tirnakli bu3xi: tirmik

c

ca: aaç cacgveri: yamuk yumuk cadalozi: cadaloz cadi: cadi ca(l)epuna: aaçlik came: cami camudani: bavul cebiri: cebir cennemi: cehennem cenneti: cennet cervi: damar ceza: ceza cgiala: çailti, gürültü cgialeri: ses çikararak çarçabuk ekilde cgina: zafer, kazanim cginale: güre, dövü cgiri: iyi cat'a: mavi, cirtlak renkli olan nesne, göze ho gelmeden iildayan cimeri: ezik, ezilmi conapa: havale, gönderi, ileti coneri: gönderilmi cidaxi: kolay cidaxeburi: kolayca cigeri: cier cixa: kale cixaoci: sur cinci: kök, dip ciniki: boyun, ense cino: marti cinsi: cins cirek'i: di eti, kütük ciroxi: iri yari olan cogi: küme, halka coori: köpek coxina: çari, davet

coxo: isim coxomengaperi: benzer isimli, ada coxomengapoba: isim benzerlii coxomine: ada coxoni: isimli coxo gedumu: isim vermek, söz kesmek cori: katir cuabi: cevap cuma: erkek karde, yetikin erkeklerin birbirine hitap sözü cumaçxa: çaramba cumadi: amca, dayi cumo(ne)ri: tuzlanmi, tuzlu cumu: tuz cuncuri: uyuuk, miskin

ç'

ç'aba: meyve salkimi ç'aberi: yapimi, kenetlenmi ç'aç'a: atik, posa ç'aana: yengeç ç'ak'a ç'uk'a: abuk subuk ç'ami: ilaç, hap ç'anç'axepuna: çamurluk, bataklik ç'anç'axi: çamur, çamurlu toprak, balçik ç'anç'axoni: balçikli ç'anda: düün, davet, nian, elence ç'angi: pençe ç'aranoba: edebiyat ç'areri: yazili ç'e: yetikin erkekler için tanidii bir kimse tarafindan seslenme sözcüü ç'ela: özlem, merak ç'ereli: alaca(li) ç'eri: çati, tavan ç'eidi: çeit ç'epxe: ince aaç dali çubuu ç'ingane: çingene ç'iç'ami: maydonaz ç'iç'it'a: küçücük, minicik ç'ilili: kemençe ç'inç'qvala: gidim ç'ink'a: küçük sevimli peri/cadi kiz ç'ino: marti ç'it'a: küçük ç'it'a nisa: küçük gelin ç'it'(an)obas: evvel zamanda küçük haldeyken ç'it'anoa: küçük ehir, kasaba ç'k'aderi: çakili ç'k'omeri: yemi, yemi halde ç'k'omura: yeyici ç'k'oni: mee ç'k'vala: tükürük ç'k'valeri: tükürerek ç'k'emi: tohum ç'k'iala: gicirti ç'k'int'i: taze süt misiri ç'k'ireri: kesilmi ç'k'oderi: kopuk, kopmu ç'k'vin(ap)eri: kizitirilmi, yakilmi (tavada vb) ç'k'ua: akil ç'k'uoni: akilli ç'opina: av, avlama, yakalama

ç'opineri: yakalanmi ç'uburi: kestane ç'uburiperi: kahverengi ç'uç'uli: civciv ç'uk'i: kazan ç'umaneri: sabahki, sabah vakti ç'umani: sabah ç'umaniakis: sabaka kadar ç'umanien doni: sabahtan beri ç'umanii: sabahtan, yarin sabah ç'umen: yarin ç'urç'a: çalikuu, serçe, tavus kuu ç'uvali: çuval ç'vari: taze süt misiri ç'veri: yanik ç'vina: aci, sizi

d

da: kiz karde daçxiri: ate daçxironi: ateli dadali: gül dadi: hala, teyze da do cuma: kiz ve erkek karde daduli: tavuk (yumurtlamaya balamami), dii ku daduli3'i: bir ku türü, atmaca dageri: kisim kisim eklinde gagalanmi veya bir cisimle vurulmu damtire: kaynana daraba: duvar daz'epuna: dikenlik daz'i: diken daz'ik'ando: böürtlen defteri: defter dek'ik'e: dakika demirxana: demirhane depina: yunus derdi: dert derdoni: dertli dergi: küp destani: destan da: gün dadoda: günlerce daginz'ei: erefe daleri: gündüz, gündüzleyin daleuri: gündüzleyin duleri: erimi dura: az önce dibaderi: yalanmi, domu diç'k'ici: isirgan otu didi: büyük didituta: büyük ay didnoa: büyük ehir, metropol didnooba: büyük ehir(ci)lik, metrpol(cü)lük dido: çok didopete: çoklukla, çounlukla didvela: mucize, büyük yardim dixa: arazi, yeryüzü, tarla, toprak dixabadi: cüce adam, cüce dixaçayi: çay tarlasi, çaylik dixamarkvali: patates, yer yumurtasi dixa(ne)buri: yerel, lokal

dixaskidala: yerleim yeri dixak'ank'ala: deprem, zelzele dik'a: buday dik'u: kol eklem yeri dimç'k'u: karinca dinana: büyükanne, nine dip'loma3ia: diplomasi dika: odun dika op'in3'k'olu: odunu ince ince parçalara ayirmak divi: dev diyaneri: geç kalmi halde di3xiri: kan di3xironi: kanli do: ve dobaderi: domu dobadona: vatan, yurt, ülke dobadonamqorope: vatansever dobadonamine: vatanda dobaine: yeterince, yeteri kadar dobainoba: yeterlilik dobau: yetmek, yettirmek, yetinmek doberi: dökük dobu: dökmek dobu: akmak, dökmek docinu: yere yatirmak, yere sermek doçitu: odun yarmak doç'k'inderi: yorgun, bitkin doç'k'indu: yorulmak dodgina: duru, düüncenin veya bir kararin arkasinda durmak dodginale: duraan, durulacak, beklenecek veya durulan yer dodginaloba: duraanlik dodginu: durmak, durdurmak (amadginu: düz durmak, yakindan bir yere baki vaziyeti amadgir do mot i3'k'er?/durup neden bakiyorsun?) (gamadginu: düz durmak, bir yere uzaktan veya uzak bir yere baki vaziyeti gamadgin do mis o3'k'en?/durup kime bakiyor?) (geladginu: yüksekte durmak, üstünde durmak oberis kogeladgin do i3'k'en/çeperde (çeperin üstünde) durup bakiyor) (ge3'adginu: altinda durmak, kapali bir eyin altinda durmak, örtülü bir eyin altinda durmak 3'ap'a tude e3'adgin/damlanin (çatinin) altinda duruyor) (gejodginu: yüksek bir yerde durmak, yüksek bir yerde var omak, yüksek biryerde mevcut olmak, yüksek bir yerin üzerinde üzerinde durmak mxucis mo megejamodgir/omuzumun üzerinde durma/omuzuma yüklenme) (dolodginu: aaida durmak, çukur bir yerde durmak, çukur bir yerde var olmak, çukur bir yerde mevcut olmak ukirik 3'ale dolodgin/elma (aaci) aaida duruyor) (ejodginu/ejodgitu: üzerinde durmak, ön tarafinda dik vaziyette durmak, üzerine titremek, üzerine titiz ekilde ilgilenmek am berek mot ejomodgin/bu çocuk neden üzerime duruyor/bu çocuk önümde dik vaziyette duruyor cuma çkimi oxori jin ejomodgin/kardeimin evi benim (üst katimda) üzerimde/üst kattaki ev kardeimin berobas nana çkimik ma dido ejamidgitu/çocukluumda annem benim üzerime çok titrerdi) (eadginu: arasinda durmak am berek okenas mot eadgin?/bu çocuk neden arada duruyor?) (goladginu/goladgitu: yanda durmak, önünde durmak, önünü kesmek am k'oçik mot gelamidgitun?/bu adam önümü neden kesiyor?/bu adam önümde niye duruyor?) (goadginu: kapali bir yerde durmak, kapali bir yerde var olmak çayis qomuri goadgin/çayin ortasinda erik var (mevcut)) (go3'adginu: ön tarafta durmak, önünde durmak, önünde var olmak

berek nek'nas go3'adgin do gicoxops/çocuk kapinin önünde durup seni çairiyor) (meadginu: kapali bir yerde gizli bir ekilde durmak, kapali bir yerde bulunmak, kapali bir yerde var olmak ont'ules meadgin(an) do çkin misimina(pa)n i?/tarlanin içinde durup bizi mi dinliyorlar?) (mejodginu: üzerinde durmak, bayir bir yerde durmak, bayir bir yerde bulunmak, bayir bir yerde var olmak ç'e bere oktis mo mejadgir, melaginon/ey evlat dönemeçte durma, düeceksin) (moladginu: kapali bir yerde durmak, kapali bir yerde bulunmak, kapali bir yerde var olmak oç'k'omalepe odas moladginan/ yiyecekler odada duruyor) (mok'adginu: yandan bulunmak, arkasinda bulunmak, arkasinda durmak, arkasinda var olmak m3udiii mo mok'amidgir, igzali ekole!/bou bouna durma arkamda git o tarafa/ bou bouna durma yanimda git o tarafa) (ok'odginu: bir arada durmak, birarada bulunmak, birarada var olmak, birbirine geçirmek, yüzletirmek va micertna emu k'ala ok'omidgitit/bana inanmiyorsaniz onunla yüzletirin beni oxoris ok'odginan do iris notkvapan/evde birarada duruyorlar ve herkes hakkina kötü yorumlarda bulunuyorlar) dodgitu: durmak, ayakta durmak, kalmak dodgu: kurmak, koymak doginz'oci: eyanin uzunlari doguroni: örenilecek, örenilmesi gereken, okul doxedu: oturmak (amaxedu/gamaxedu: oturmak m3udiii amaxedut'es/bou bouna oturuyordular) (gexedu: yüksek yerde oturmak, yüksek bir yerde durmak berek qas kogexedu/çocuk dala oturdu) (gelaxedu: yüksek yerde oturmak berepek oberis gelaxet'es/çocuklar çitte oturuyordular) (geaxedu: yüksek (aaç vb) yerde oturmak cai dudis kogeaxedes/aacin zirvesinde oturdular) (gejaxedu: üzerinde oturmak cas gejaxen/aaçta oturuyor) (doxedu: oturmak ek mo doxedur/orada oturma) (doloxedu: derin bir yerde oturmak, oturmak k'uyis doloxedut'es/kuyuda (kuyunun içinde) oturuyordular) (ejoxedu: üstüne oturmak, üzerinde oturmak, daral getirmek, bunaltmak uris mo ejamixedur/bunaltma beni/yüreimin üzerine oturma) (eaxedu: arada oturmak, arasinda oturmak txirepunas eaxet'es/findikliin içinde duruyorlardi/ findikliin ortasinda duruyorlardi/findikliin ortasinda oturuyorlardi) (elaxedu: yan(da) oturmak, kenarda oturmak çuçuna svas elaxet'u/serin yerde oturuyordu) (e3'axedu: altinda oturmak cai tude e3'axet'u/aacin altinda oturuyordu) (goxedu: siviya veya çamura batmak, saplanmak, batmak, üzerine konmak t'alaxis kogoxederen/çamura batmi/çamura oturmu berek but'k'ucik guxedui eo p'at'i 3'iruki giçkinki nena memamt'i/ari çocua konunca çocuk öyle zor çilik atti ki zannedersin ki dilimi yuttum/çocuk kendine ari konunca öyle bir çilik atti ki az daha dilim damaima kariti) (golaxedu: paralel istikamette oturmak, oturmak k'vinçepek qas gelaxet'es/kular dalda oturuyorlardi) (goaxedu: arada oturmak, avarece bo bo oturmak, ardisira oturmak qonas goaxet'es do m3udiii aralapt'es/ tarladaydilar ve bou bouna konuuyordular) (go3'axedu: önüne oturmak, ön tarafinda oturmak nap'iris kogo3'amixedu do ordoen doçodinu/tarlada (ite) benle beraber (benim önümde) ie koyuldu ve erkenden iini bitirdi) (meaxedu: kapali bir yerde saklanmak, kamufle olmak, kapali yerde oturmak txirepunas lap'ardepek meaxet'es/findiklikta çakallar vardi (duruyordu)) (molaxedu: kapali bir yerde oturmak, kapali bir yerde mevcut olmak, kapali bir yerde var olmak pucepek bak'is molaxet'es/inekler ahirda duruyordular (idiler))

(mok'axedu: arka tarafta oturmak k'ap'ulas komok'amixedu/arkama oturdu) (ok'oxedu: topluca oturmak, karilikli oturmak, arka tarafta oturmak, istikametinde oturmak ok'oxenenan do m3udiii arpalapan/karilikli oturuyorlar ve bou bouna konuuyorlar) doxore: saray doxuneri: oturarak doxunu: oturmak, oturtmak (go3'axunu/go3'axedu: ön tarafa oturmak, ön tarafina oturmak nap'iris dulya vikipt'ii moxtu do kogo3'amixedu/ekinekte (tarlada) i yaparken geldi ve önüme oturdu) (go3'alu: önüne doru dümek, rastgelmek soti mo imt'er, 3'oxle go3'amili/hiçbir yere kaçma, dü önüme) (doxunu/doxedu: oturmak oxoris aani kiraci kodoxunes/eve yeni kiraci oturttular) ((g)amaxedu: içeride avarece oturmak, içeride oturmak oxoris amaxen do m3udiii aralaps/evin içinde oturuyor eve gereksiz yere konuuyor) (gelaxunu: yüksek bir yerde oturmak, yüksek bir yerde durmak, bir eyin üzerime oturmak qas gelaxen do quraps/dalda oturup bairiyor) (ge3'axunu: örtülü bir yerin altinda oturmak nca tude mo go3'axedur/aacin altinda durma (oturma)) (gejaxunu: üzerin(d)e oturmak ç'eri jin gejaxen/çatinin üzerinde oturuyor) (doxunu: oturmak bere ek doxunap/çocuu oraya oturtma) (doloxvu: yikmak oxori kodolixvereren tabi, nakvineri oxoris çkva mu aodenki!/ev yikilmi tabi ki, terk edilmi evin baina baka ne gelebilir ki!) (elaxunu: bir köede oturmak, bir yerde oturmak, yüksekte oturmak, oturmak ak elaxen do gyari imxors/burada oturuyor yemek yiyor (yer)/burada oturup yemek yiyor (yer)) (e3'axunu: örtülü bir yerin altinda oturmak mç'ima moxtui saçai tude e3'apxedit/yamur gelince saçain altinda oturduk) (golaxunu: bir yerde oturmak, birlikte veya hep beraber oturmak, ardisira oturmak ek golaxenan do aralapan/orada oturuyorlar ve konuuyorlar) (goaxunu: arasinda oturmak, içinde otur(t)mak oxoris goaxen do muç'o eo oxorcalepe steri aralaps/evin içinde oturuyor ve tipki kadinlar gibi konuuyor) (go3'axunu/go3'axedu: önünde oturmak 3'oxle kogo3'amixedu/önümde durdu/önüme oturdu hele bere igzali ekole mo go3'amixedur/hele çocuk git öteye önüme oturma) (meaxunu: kapali bir yerde oturmak, içinde oturmak mtugik xaros meaxen do txiri imxors/fare dolaba girmi ve findik yiyor) (molaxunu: kapali bir yerde oturmak, içeride oturmak, kapali bir yere hapsetmek odas komoloxunes/odaya kapattilar/odaya hapsettiler) (mok'axunu: arka tarafta oturmak k'ap'ulak'ele mo mok'amixedur/arka tarafimda oturma) (ok'oxunu: biraraya gelip oturmak, birarada oturmak, topluca oturmak oxorcalepek gale ok'oxenan/kadinlar diarida topluca oturuyorlar/birarada oturuyorlar) doxvu: gömmek dolobu: doldurmak dolocinu: yere dümek doloqlant'eri: çukurlami, gamzeli doloqlant'u: çukurlamak doloqvant'a: gamze doloxe: içeri(si), içeride doloxeni: içerdeki doloxveri: yikik, dökük doloxvu: yikmak, yikilmak dolokit'inapu: kucaklatirmak dolokit'inu: kucaklamak, birbirine sarilmak dolokunu: giymek, giyinmek, giysi, giyecek

dolokuneri: giyinmi dololu: içeriye doru dümek, dümek (kapali bir yere) dolomar3'eri: küsmü dolomar3'u: küsmek dolongonu: niyetlenmek, gönlünü almak, aklina koymak dolot'k'oçu: içeriye doru atmak dolo3igale: toplu ine dolvabonu: bela olmak, musallat olmak dolvaktu: rest çekmek doni: beri donoç'k'inde: yorgun doragaderi: darmadaan halde, künfeyekün halde dorineri: dourulmu, dourarak dorinale: doumyeri, doumhane doskidu: kalmak dot'alu: ardina birakmak dorinoburi: doumsal dorinu: dourmak drik'eri: bükük, eik dork'ineri: azaltilmi dork'inu: azaltmak dro: mevsim droepe: mevsimler dudgedvala: balik dudi: zirve, ba, kafa dudit'ani t'et'eli: açik saçik dudk'anoni: anayasa dudmaxvenci: müdür, yönetici dudmak'vate: cellat dudmamç'arapale: bayazar dudmamç'arapaloba: bayazarlik dudmamgurapale: baöretmen dudmamgurapaloba: baöretmenlik dudmamgure: baörenci dudmamguroba: örenci temsilcilii, ba örencilik dudmaoxo3'onapale: ba açiklayici dudmaoxo3'onapaloba: sözcülük dudmavele: bayardimci, bayaver dudmoletineri: hür, baimsiz, özgür dudmoletinoba: baimsizlik, baimsiz olmak dudmo3'onda: gurur, kibir dudmo3'onderi: gururlu, kibirli dudnaziri: babakan dudnoç'are: bayazi dudp'axi: bay, beyefendi dulmenceli: i gücü dulya: i, görev durteri: pay edilmi, daitilmi durtu: paylamak, daitmak du3xu: ihlamur dvaç'iroba: gereklilik dvaç'iru: lazim olmak, gereksinmek dvak'line: bulaici dvak'lineri: bulami dvak'linu: bulamak dvark'ineri: kaybetmi halde, azaltmi halde vb dvark'inu: kaybetmek, azaltmak

e

ebzali: kibrit ecilli: cin, peri

eçi: yirmi erinderi: azgin, kudurmu erindu: azmak, kudurmak extimapa: çiki (yukariya) ek: orda ekole: o taraf(a) ekolendo: o tarafda(n) ek(ona)en: oradan ekoni: orali ekonuri: orali eksale: kuzen ekseri: genelde, çoklukla, çounlukla, çou zaman ek'o(nari): o kadar elaqonu: bir kiiye elik ederek onu yukariya doru çikarmak elaxaçku: etraflarini kazimak, bir yerin parçalarini kazimak elakteri: deiik, ters, dönük elbet: elbette, herhalde elabaderi: yalanmi (bay) elabadu: yalanmak (bay) elaçamu: tahrik etmek, bulamak (rahatsiz etmek) elaxçineri: yalanmi (bayan) elaxçinu: yalanmak (bayan) elam3kvineri: imartilmi, yüz verilmi elam3kvinu: imar(t)mak, yüz vermek elapatxeri: aklini yitirmi, aklini kaybetmi elapatxu: aklini yitirmek, aklini kaybetmek, bir köede silkelemek elerte: geçici (olarak) elemit'a: kizamik emk'ata: öyle(si), öyle(si) emk'ele: o taraf(ta) emti: yukari, bayir emuk: o (ergatif) emus: ona, onda (datif) emueni: onun için emui: onun, onunki emoras: o vakit emti: yukariya doru encami: nasil olsa entepe: onlar entepek: onlar (ergatif) entepes: onlara/onlarda (datif) epçi: yetikin erkekler için kendisini taniyan tarafindan bir hitap ekli eperi: bayai, bol miktarda epi: ucuz epoba: ucuzluk epumu: ucuzlamak, ucuz hale gelmek estvineri: çilgin estvinu: çilginlamak, çilgin hale gelmek, akli baindan çikmak eau/eiu: içeriden diariya doru seçip ayirmak, yukariya doru çikarmak eaqonu: canli bir eyi yukariya doru çikarma eatxozu: kesilmi bir aaç vb nesneyi dallarindan ayirma ilemi eexvarçala: havuz eo: öyle eobura: icabet eopete: öylelikle, öylece et'a met'a: abuk subuk eya: o e3xala: ereti, siradii, marjinal e3'alu: yüzyüze karilamak e3'azdu: kaldirmak (yukariya doru) e3'odginu: kari kariya getirmek, karilikli yüzletirmek vb

e3'odgitu: önüne doru koymak, önüne doru durmak e3'orçu: altina sermek

f

fabrik'a: fabrika fak'la: meale, asetilen lamba faidai oqopinu: faydali olmak fara: kere, defa farsuli: farsça fai: poti (samargalo'da bir ehir) feluk'a: filika, kayik fik'iri: fikir fik'ironi: fikirli, fikir sahibi fila: dilim fitne: fitne flora: bitki örtüsü foduli: cömert fork'a: yelek, hirka franguli: kilit frasuli: bezelye fuk'ara: fakir, garip, mazlum furt'una: firtina

g

gagna: söylem gale: di(ari), diariya, diarida gale gamaxtimu: diari çikmak, büyük hacet yapmak galendo: diaridan galendulya naziroba: diileri bakanlii galeni: di, diaridaki galenuri: disal gamaçameri: satilmi gamaçamoni: satilik gamaçamu: satmak gamaçamui: satilacak, satilmasi gereken gamaçkvale: yayin, yayin eseri gamaçkvalu: yayin yapmak, yayina hazirlamak, yayinlamak gamaç'k'aderi: çakili, yerinden oynamayacak halde sertçe çakili gamaç'k'adu: çakmak, çakili olmak, yerinden oynamayacak halde sertçe çakili olmak, verim vermemek, mahsul vermemek, ander kalmak (meyve vermek) gamaareri: çizilmi, yirtik gamaqazeri: sivriletilmi, yontulmu gamaqazu: sivriltmek, yontmak gamaqonu: çikarmak (canli bir varlii içeriden diariya doru çikarmak) gamaxçaneri: beyazlami gamaxtimu: çikmak (diariya doru çikmak) gamaxireri: çalinti gamaxomineri: kurumu, kurutulmu gamaxtima: çiki gamaxtimeri: çikmi gamaxtimoni: çiki gamaxtimu: çikmak gamaxvapu: deldirtmek gamaxveri: delik, delinmi gamaxvu: delmek gamakteri: ters, dönük gamalasireri: bilevlenmi gamamala: üretim gamamalu: üretmek, çikarmak gamanç'ereli: alacali gamantanu: kültürel aydinlanmak, rönesans, eitim vermek, aydin görüe ulamak,

aydinlanmak gamasap'areri: soluk benizli ve renksiz, çelimsiz insan veya yaratik gamaoru: daitmak, dailma(k) (kati maddeler vb) gamantaneri: eitimli, aydinlanmi, aydin gamantanoba: aydinlanmak, eitimlilik, entelektüellik gamatxvu: kiz çocuu evlendirme suretiyle evden göndermek, kiz çocuu evlendirmek gamatkvala: destan garant'uri: garanti gazeta: gazete gebaz'geri: dayanmi, basilmi (ayak), bastirilimi vb gebaz'gu: dire(n)mek (ayak diremek vb) gebureri: yamali geburu: yama yapmak gecginapa: kazani gecgineri: kazan(il)mi, yen(il)mi gecginoba: zafer kazanmak, zafer üzerine olsun, merhaba gecginu: kazanmak geçaçxaloni: elale, çalayan geçaçxalu: çalamak geçamu: vurmak (k'uçxe mo geçap/ayaini vurma) geç'areri: para geç'k'ala: balangiç geç'k'apineri: balatilmi geç'k'apu: balatmak geç'k'apule: balangiç geç'k'apuroni: ilk balangiç, balangiç olarak geç'k'apuroni doguroni: ilkokul, balangiç okulu geç'areri: para, yazili geç'k'eri: balanmi geç'k'apu: balatmak geç'k'u: balamak geç'veri: yanik (yemek vb) gedgitu: durmak, basmak gedgu: kurmak, koymak, basmak gedumu: üzerine katmak, üzerine koymak, ilave etmek gedvalu: koymak, üzerine birakmak gedvu: ilave etmek, üzerine katmak gegaperi: aliik gegapineri: alitirilmi, alimi, aliik gegapinoba: alikanlik gegapinu: alimak, baiiklik kazanmak geginu: alitirmak ge(mal)u: aaiya indirmek gexçaneri: beyazlami gexçanu: beyazlamak gexedu: binmek, oturmak gextimapa: ini (aaiya doru), ini yolculuu gextimu: inmek gexunu: binmek (at vb) gexveri: dökük gejadu: üzerine atmak, katmak, üzerine ilave etmek gektala: devrim gektaloba: devinim gektalu: devirmek gekt(in)u: devirmek gek'idu: asmak gelaçamu: müzik çalmak (müzik aleti vb) gelaqonu: bir kiiye elik ederek onu aaiya doru indirmek (canli) gelaxtimoni: merdiven, inilecek(li) gelaxunoni: oturak, heybe

gelamti: bayir aai, rampa aai, yoku aai (bayir) gelastveri: kopuk gelazdu: aaiya indirmek (cansiz/pantolon vb) arvali gelizdi/pantolonu(nu) indir) gelon3'u: bandirmak gelu: bir nesnenin yere dümesi, inmek gemabire: arkici gemaxvenci: binici, binek ge(mal)u: aaiya indirmek, aaiya götürmek gemti: aaiya doru gemzuli: üzgün, üzgün boynu bükük vaziyette gemzuloba: boynu büküklük, eziklik gemzulu: üzgün olmak, boynu bükük olmak, ezik olmak genç'k'apu: beddua ettirmek genç'k'eri: bedduali genç'k'u: beddua etmek gendani: yarindan bir sonraki gün generaluri: genel generelurot: genellikle, genel olarak geni: dana genk'ap'u: komak, koumak, isirma vb suretiyle dalmak) genk'ap'u genomskide: ardina kalan genomskidu: ardina kalmak gen3'k'omilu: baki, bakmak gendani: öbür gün gerçapule: örtü, çaraf germa: da germak'oçi: daadami, laz mitoloji karakteri germania: almanya germanuri: almanca geskidu: kalmak (sinifta vb) gesvaroni: döeme, dizilecek nesne getanap'ici: akam vakti getasule: bostan gez'inu: üzerinde durmak, üzerinde mevcut olmak ge3ada: deneme ge3adale: deneme iine yarayan alet, deneme yeri ge3ade: denek, kobay ge3'opxa: kurulu sistem, kurulu düzen, düzeltme, yeniden derleme vb giberi: pimi giçkinki: zannedersin ki (hayret sözcüü), biliyorsun ki gideli: meyve sepeti gigant'uri: devasa, dev gimua: ekim gingili: sümük gingiloni: sümüklü ginz'e: uzun girini: eek gobangeri: aptal, salak, ahmak, apal, pasakli gobu: dökmek, serpmek gobi: hamur teknesi, ekmek teknesi gobri3'eri: yirtik pirtik gobu: sivi akitmak, dökmek (su vb sivi) gocuncu: miskin olmak, uyuuk olmak vb goçumu: kandirmak, birisinden istifade etmek goçveri: aldatilmi, kandirilmi goçvu: aldatmak, kandirmak, saa sola göndermekle kandirmak goç'angeri: tirnaklanmi, pençe atilmi goç'ereli: alacali bulacali goç'k'ondu: unutmak

godageri: musallat olmu, musallat olunmu, musallatli, belali gogaç'ara: sana yazilayim, kurbanin olayim gogixta: kurbanin olayim goqonu: gezdir(t)mek (canli), araba gezdirmek, araba kullanmak goxadu: kilmak, eylemek, dönütürmek goxanç'eri: yeillenmi goxanç'u: yeille(n)mek goxtimu: gezmek, dolamak goxunu: (ortasina batirmak veya saplamak (biçak vb)) goxveri: budanmi, apal, sakar, dainik goxvu: budamak, yapraklarini dökmek (amaxvu: içeriye atmak, içeriye almak (odun vb)) dikape doloxe kamaxvi/odunlari içeri al (at)) (gamaxvu: delmek, diari almak, diari atmak (odun vb) am daraba mat'k'ap'ite kogamamixvi/bu duvari matkapla del bana dikape gale kogamaxverenan/odunlari diari atmilar (almilar)) (goxvu: budamak, yapraklarini dökmek nca kogoxvi/aaci buda ncapei but'k'apek mteli xolo koguixveren/aaçlarin yapraklari tamamen dökülmü) (doxvu: gömmek riza anda doxvasunonan/rizayi bugün gömecekler) (gelaxvu: aaiya doru itelemek, aaiya doru yuvarlamak (odun vb) dikape kogelaxves/odunlari yuvarladilar (aaiya doru itelediler)) (gejaxvu: yukaridan aaiya doru ve bayirdan, yukaridan aaiya doru rampadan itelemek, yukaridan aaiya doru yuvarlamak, yukaridan aaiya doru bayirin veya rampanin üzerinden itelemek veya yuvarlamak, üzerine atarak baka yere aktarmak (toprak vb) let'a kogejaxverenan/ toprai aktarmilar/toprai kaziyip aai doru dökmüler) (doloxvu: yikmak, dökmek dikape kodoloxverenan/ odunlari dökmüler/odunlari yikmilar) (gelaxvu/yexvu: rampa veya dik bir yerden aaiya doru itelemek veya dökmek dikape gemtumani kogeloxvi/odunlari aaiya doru dök (salla/gönder) jimok'ai let'a oxori k'ap'ulas yexverenan/ evin arkasindaki rampanin topraini evin arkasina dökmüler) (eaxvu: alttan yukariya doru çikarmak, alttan yukariya doru atmak, alttan yukariya doru aktarmak (toprak/odun vb) dikape emtumani keaxvi/odunlari yukariya doru at (aktar) (yexvu: aaidan (tümsek bir yerin altindan) tümsek bir yere aktarmak tipi emtumanis kexvu/otu yukariya doru atti (aktardi)) (goaxvu: delmek, yuvarlaklatirmak, bir aletten yardim olarak dikmek xaarepe lomite kogoaxvi/siriklari demir sille dik) (mexvu: atmak, rastgele dökmek jindolen komexvi/yukaridan at (dök)) (mejaxvu: yukaridan aaiya dökmek, bir eyin üzerinden yukaridan aaiya doru dökmek (atmak/aktarmak) jindolen komejaxveren/yukaridan dök(ül)mü) goint'eresu: enterese etmek, merak etmek, ilgi duymak gokteri: dönük, çevrik, çevrilmi goktu: çevirmek, döndürmek gok'iru: balamak, sarmak gok'u3x(in)u: uyanmak, uyandirmak gok'vançxu: sulu yemee ekmek vb bir ey katarak karitirmak, bulamak gola: yayla golagilu: uramak, geçivermek golaxt(im)eri: geçmi golaxtimu: geçmek golakteri: çevrik, ters golamamuli: çavukuu, ibibik goleberi: kirli golebu: kirlenmek, kirletmek golejveri: salyali, salyalanmi

goloktu: çevirmek, ters hale getirmek golonkinu: rastgele sallamak, sallamak golonsvareli: sirali, ardi sira dizilmi golonsvaru: dizmek golvaktu: baka yerden dolamak, rest çekmek gomçumale: soyguncu, sahtekar gomç'it'aneri: kirmizili, kizarmi gomç'it'anu: kizarmak gominu: bulanmak gomineri: bulanmi gomorgva: alan, meydan, saha gomormjora: merhaba gompineri: serilmi, yayilmi (findik, çay vb) gompinu: sermek, yaymak (yere sermek, yere yaymak) goncaxeri: dövülmü, kirip daitilmi, azi burnu dailmi, azi burnu daitilmi, aptal, avanak, salak, ahmak, budala goncaxu: kirip dökme suretiyle daitmak, kirip daitmak gonç'ela: özlem, merak gonç'elu: özlemek, umurunda olmak gonç'k'ireri: uyanik, dikkatli, pürdikkat gonç'k'iru: uyanik olmak, dikkatli olmak, pürdikkat olmak gonç'inapu: payina düürtmek gondginu: abartmak, lafi uzatmak, meseleyi uzatmak gondinapa: gider, kayip gondineri: kayip, kaybedilmi, kaybetmi gondinu: kaybetmek, kaybolmak, kaybetmek, yitirmek gergin: gondvala gondvu: asmak, dizmek (germek (ip vb) yerden yüksek bir halde ip vb nesneye dizmek) gongrixeri: üst üste elbise giyinmi gongrixinu: üst üste elbise giyinmek gonk'vateri: art koulmu, pein pein art koulmu, mutabakata varilmi, söz verilmi gonk'vatu: art komak, pein pein art komak, tedbir almak, mutabakata varmak, söz vermek gonoine: hatira, ani gonpineri: yere serilmi, yere yayilmi gonpinoba: yayilimcilik, sergicilik gonpinu: çepe çevre yere sermek, çevre düzenlemesi yapmak, yaymak, sergilelemek gontanu: yamur, firtina, kar vb meteoroloji vakasindan sonra havanin düzelip tekrar eski haline gelmesi gotanu: aydinla(n)mak, aydinlanma(k), gün doumu gontximeri: yayilmi, serilmi gontxinu: yaymak, sermek gontxu: bir nesneyi yerde açip uzatma ekliyle üzerine baka bir bir ey sermek veya yaymak gonzd(in)u: germek, uzatmak, asmak k'uçxe mo gonzdip/k'uçxe mo guinzder/ayaini uzatma gon3'k'areri: sulan(diril)mi gon3'k'aru: sulandirmak, su katarak rengini açmak, su katmak, su ilave ederek katiliini azaltmak gon3'k'ima(pa): açili gon3'k'imeri: açik gon3'k'(im)u: açmak gookroneri: altinlami gookronu: altinlamak gopinteri: kirlenmi gopseri: ienmi gopuceri: otlatilmi, kandirilmi (insanlar için kullanilir), inekletirilmi gopucu: inek gibi otlatmak, inek haline getirmek, inek gibi kandirmak gop'et'k'eleri: kellemi, saçsiz kalarak, saçsiz kalmi gop'et'k'eloba: kellik gop'et'k'elu: kellemek

gosalu: laf sallamak, herhangi bir nesneyi sallamak gosrialapu: yerde süründürtmek, kizakla kaydirtmak gosrialu: yerde sürünmek, kizakla kaymak vb goabgeri: daitilmi, dainik, yarim akilli dangalak adam goobu: daitmak googora: arayi googoru: aratirmak goau: içersinden seçmek, seçip çikarmak, ayirmak, ortaya çikarmak, içeriden diariya doru seçip ayirmak goozeri: yaygin ekilde, salgin halde goozu: yayilim, salgin goaqonu: canli bir varlii kapali bir yerden yukari doru çikarma goastu: kopmak, yerinden çikmak (kol vb) goamalu: içeriden diariya doru seçip ayirmak goantxeri: abuk subuk vaziyette, perian halde dolama hali, araya laf sokuturarak goantxu: laf sokuturmak, araya sokuturmak goau: air(t)mak goiben: dailiyor goinapu: hatirlatmak goinu: hatirlamak, hissettirmek goitiru: avarece dolamak, sada solda sürtmek gooba: daitim goobu: daitmak googoru: aratirmak googzoba: salgin googzeri: tututurulmu, yakilmi googzu: tututurmak, yakmak (ate, odun vb) gookaçu: sikimak, bunalmak goorç'ak'u: araya siki(tir)mak gooru: dailma(k), kati maddelerin dailmasi gotxozu: ardina devam etmek, peinden devam etmek, ardindan takip etmek gotirapu: gezdirtmek, süründürtmek gotiru: gezdirmek, süründürmek gotitizeri: titizlenmi halde, titizlenmi ekilde, titizlenmi gotole: pencere got'alaxeri: çamurlu, çamurlami got'ibineri: kaynatilmi, isitilmi (su vb) got'k'eri: balanmi (tainacak herhangi bir nesneye ip balanmi) got'k'u: balamak (tainacak herhangi bir nesneye ip balamak) got'u3aneri: isitilmi, sicaklatirilimi (su vb sivi) got'u3anu: isitmak, sicaklatirmak (su vb sivi) gouçaneri: siyahlami, morlami, mosmor olmu gouçanu: siyahlamak, morlamak, siyahlamak, morlamak gouçanoba: zencilik goup(on)eri: terlemi, terlemi halde, terlemi vaziyette goyilu: etrafini dolamak, etraflica dolamak, dolamak go3xank'u: gagalamak go3xik'u: ince çubukla ve/veya cisimle batirmak, saplayip çikarmak go3'ak'idui: aski, asilacak go3'ak'iri: petemal, bala (azini, yüzünü vb) go3'ak'iru: tülbent, petemal go3'alu: önüne geçmek go3'k'omila: aratirma, bakim, baki go3'k'omileri: bakilmi, aratirilmi go3'o: önceki yil, geçen yil go3'obu: salik durmak, asili durmak go3'oberi: dökük, serilmi (ön tarafa doru) go3'obu: yere doru ön tarafa dökmek, dökmek (yere doru dökmek), bir nesnenin altinda veya yaninda tekil/çoul halde mevcut olma go3'odginu: kari kariya getirmek, karilikli yüzletirmek

go3'oqonu: geri almak coori kogo3'avuqoni/köpei ondan geri aldim go3'ok'idu: asmak, asilmak (insan) go3'onconeri: gönderilmi, öncü, lider, devrimci go3'oneri: önceki yil(ki) go3'onconeroba: öncülük, liderlik, devrimcilik go3'ostu: kayarak kopmak (heyelan vb) go3'o3'ox: geçmi yildan bir önceki yil gramat'ik'a: gramer guda: tulum guguli: guguk kuu gugulitipi: bir ot türü gudastvire: tulumcu guxtimu: çepe çevre sarmak (onu vb), diklenmek, kari gelmek gumatuta: ekim gumers: çepeçevre etraflica çapaliyor, seyreltiyor (misir vb), dolatiriyor gumorz'gua: merhaba gurapa: öretim guri: yürek, cier, kalp, cesaret gurixeleba: coku, sevinç, yürek cokusu guri ktala: mide bulantisi guri ktalu: midesi bulanmak guri mendvalu/gondvalu: teselli etmek, telkin etmek, gönül almak gurimoxtimapa: ilham, yürekten gelen guri molaxtimu: yüreinden geçmek, hissetmek, tahmin etmek, kalibine domak, içine domak guri oktalu: midesi bulanmak guri opatkalu: yürei kanatlanmak, heyecanlanmak guroba: cesurluk, cesaret guroni: cesur, yürekli, kahraman gurp'eci: kati yürekli gurp'ici: sine, yürek gverdi: yarim gyak'nu: tutmak (el, kol vb) gyacinapu: bastirtmak gyacinu: bastirmak, kuvvet vermek, ikinmak vb (amacinu/gamacinu: yatmak, uzanmak, yüzü koyun yatmak odas amacans/odanin için yatiyor arxvala amacans do gamacans, çkva mutu skani va ikips/sadece yatiyor uzaniyor, baka hiçbirey yaptii yok) (gyacinu: bastirmak, kuvvet vermek k'uçxe mo gyomacinap/bana ayaini bastirma) (gelacinu: kucaina oturmak, yanlamasina yatmak, paralel istikamette uzanmak, paralel istikamette yatmak oncires gelacans/yatakta uyuyor p'odias mo gelamicinap/kucaima uzanma) (ge3'acinu: ön tarafindan yatmak, ön tarafindan uzanmak 3'oxle mo ge3'aminer/önüme uzanma) (dolocinu: yere dümek gemti gelit'ui kodolicinu/aaiya doru inerken düüverdi) (elacinu: yan istikamette yatmak, yan istikamette uyumak, herhangi bir köede uyumak, herhangi bir köede yatmak coorik tude elacans/köpek yerde yatiyor) (e3'acinu: ön taraftan bastirmak mo e3'amicinup/bana ön tarafindan bastirma (yüklenme)) (ke3'acinu: alt taraftan bastirmak tude ke3'acinu/altan destek verdi (altina yatti)) (golocinu: yatay istikamette yatmak oncires golacans/yatakya uyuyor) (goacinu: ortada bir yerde oturmak, ortada bir yerde yatmak

oncires goacans/yatain içinde yatiyor/yatain ortasinda yatiyor (oturuyor)) (go3'acinu: ön mevkide (kapi vb) oturmak coorik ç'eri tude go3'acans/köpek çatinin altinda yatiyor) (meacinu: kapali bir yerde yatmak, arada yatmak k'at'uk daz'epunas meacans/kedi dikenliin içinde yatiyor) (molacinu: kapali bir yerde yatmak, kapali bir yerde kapatmak, kapali bir yerde hapsetmek odas komolicines/odaya tikitilar/odaya dolutular odas komolicines/onu odaya tikitirdilar (attilar) odas molacans/odanin içinde uyuma süretiyle mevcut) (mok'acinu: arka tarafta oturmak, yan istikamette oturmak gale kogamaxtu do beres mok'ucoxu/diari çikti ve çocuun arkasindan ona seslendi (çocuu çairdi)) (ok'ocinu: sertçe cevap ermek mo mok'amicinup/bana sertçe cevap verme) gyaqven: ona o ekilde oluyor/olur gyak'ibinu: dilemek, isirmak gyak'nu: (elinden/kolundan vb) tutmak gyak'viru: hayiflanmak, hayrete dümek gyamxvu: diz üstü çömelmek gyamkveri: takatten dümü, yalanmi gyamkvu: basmak (sel basmak, su baskini), çömelmek, çökmek (yalanmak), takatten ve kuvvetten dümek gyam3kvu: övünmek, kibirlenmek, kendini beenmek gyam3'k'iru: titizlenmek gyantxeri: yere dümü, mahvolmu, iflas etmi gyantxoba: mahvolmak, iflas etmek, tükenmek, makam mevki kaybetme gyantxu: dümek (yere doru dümek), tepetaklak dümek gyant'oneri: batik, batmi gyant'onu: batmak gyari: yemek, katik gyobiru: yama yapmak gyoç'k'apu: balattirmak gyoç'k'(in)u: balamak gyoç'k'vinapu: sivi kizitirtmak (ya vb) gyoç'k'vinu: sivi kizitirmak (ya vb) gyokt(in)u: devirmek gyok'ideri: asili gyok'idu: asmak gyok'itxeri: küfür edilmi gyok'itxu: küfür etmek gyoginu: alitirmak gyolapu: yutmak (lokmayi mideye indirmek vb), kamufle etmek veya üzerine örtmek (toprak vb) gyolibinu: sicak suya batirmak, durulamak (elbise, çamair vb) gyok'idu: asmak (elbise vb) (gok'idu: asmak mtutieni xaaris bezepe kogok'iderenan/ayi için siria bezler asmilar çanta gok'ideri mot gulur?/çanta asili neden geziyorsun?) (gyok'idu: asmak, askiya asmak dolokunepe gale kogyok'ides/eyalari diariya astilar) (gelak'idu: asmak, askiya asmak askis dolokunepe kogelok'ides/askiya eyalari astilar) (gejak'idu: asmak (aaca asmak vb), üst bir yerde asili ekilde takilmak ncas bezepe kogejok'iderenan/aaca bezleri asmilar/aacin üzerine bezleri asmilar) (dolok'idu: takmak, asmak, asilmak (boaz vb) qalis belui kodolok'ides/boazina beibinlik astilar) (golonk'idu: ardisira asmak, yan yana asmak, ardisira yan yana yola koyulmak (insan vb) oxorcalepek kogolonk'iderenan do noaa nulunan/kadinlar ardi sira yola koyulup çariya gidiyorlar) (golok'idu: ardi sira asmak, pepee asamak, asmak manto kogelok'idi/mantoyu as) (go3'ok'idu: asmak, asilmak, asili halde mevcut olmak

uk'ape kogo3'ik'iderenan/salataliklar asilmilar/salataliklar meyve vermiler) (mejok'idu: üzerinden, üsten aaiya doru sarkitmak, üstten aaiya doru asilmak pencereen xali komejik'ides/pencereden hali astilar) (mojok'idu: asmak, asilmak, sarkmak, sarkilmak, sirtlanmak, üzerne almak, omzuna almak (sepet, yorgan vb) otvale komojok'idi/yorgani as/yorgani sirtina al) gyok'itxu: küfür etmek gyok'ordinu: azaltmak gyolu: akmak (sivi akmasi) gyomp'oneri: aili, ailanmi gyomp'onu: ailamak (meyva vb) gyont'unu: batmak gyoskidu: mirasçi kalmak, ardina kalmak gyoskineri: mikilmi (tavuk, ku vb) gyoskinu: mikmek (horozun, kuun vb kanatli türlerin) gyokvu: yutmak gyotxozinu: ardi sira takip etmek gyotxozu: kovmak, takip etmek gyo3'in3'u: asilmak (ip vb), germek, gerilmek gyo3'k'omilu: bakmak, bakinmak gyulva: bati gyulvanuri: batili gyunaxi: günah gyut'alu: ardina birakmak gza: yol gzak'ina: demiryolu gzamine: yolda gzanana: anayol gzas gedgitu: yola koyulmak, yola çikmak gza noguru: yol göstermek

aç'o: çekirge kuu ali: dere, nehir anç'k'a: kene ara: iz areri: çizilmi, rastgele çizilmi, karalanmi arala: konuma bildirisi ari: çiz, rastgele yaz, rastgele karala aribi: garip, madur, ihtiyaç sahibi aperi: renk deitirmi aralgedvala: beyan (konuma ile alakali) ecepuna: domuz bulunan yer, domuzluk eci: domuz encgiri: sakiz aaci, zamk, yapikan eri: misir sapi ireri: hirlama haliyle irsi: kiymet, eder, deer lep'i: çamur oberi: çit, çeper oci: duvar, köe, evin girii oç'k'o: kaya balii oman: dün omamci: dün akam omaneri: dünkü oma3'oxle: dünden bir önceki gün omu: lapa, kalin, youn, muhallebi oroci: kaz orma: delik ormoti: allah ula: yan, yamuk

umini: sizinti ura: ölüm uramedgineri: ölüm kapisina dayanmi uramedginoba: yok olma tehlikesi, ölüm tehlikesi uramedginu: ölümün eiine gelmek ureburi: ölümcül, ölümle alakali ureri: ölü, ölmü urxure: ceset urni: deirmen oluu urz'uli: bela ur3uli: zehir va: yanak, alin vamç'ita: kirmiz yanakli vap'a: danaburnu vari: yamur suyu akii ve/veya oluu, yamur oluu vini: arap

h

hayde: hayde hidrop'lani: deniz seviyesi, deniz sathi hip'erboli: hiberbol hip'ot'ezi: varsayim, hipotez ho: evet hududi: hudut, sinir hukumeti: hükümet

i

igbali: baht igrik'a: nisan ixi: rüzgar, yel ik'inaçxa: sali inç'iri: yaban mürveri, yaban mersini ijdoni: don, iç çamairi ink'ip'azi: kabiz ink'raxi: kin, nefret, kati ekilde holanmama ink'raxii: nefret edilen, melun, garabet insan ink'raxoba: nefretlik int'erviu: söylei, röportaj ipti: ilk iri: her irixolo: herey irik: herkes (ergatif) irien dido: en fazla irien k'ai: en iyi irora: her zaman iroras: her zaman(da), sürekli isinci: ok isiri: yaylada yetien bir ot türü imari: iaret imarii oxvenu: iaret etmek imarinena: iaret dili istok'inu: elleçleme izmoce: rüya, hayal

j

jile: üst, üstte jilendo: üst tarafa, üstte, yukari tarafta, üstte jilendok'elen: üst taraftan jileni: üstteki, üst taraftaki jilentuna: kuzey jimok'a: evin arka tarafindaki bayir, tümsek

jin: yukari, üst jindole(n): üst taraf(tan) jindoleni: üst taraftaki jin(el)dudoqopinoba: üstkimlik, üstvarlik jini: üstteki jindole: üst taraf(tan) jindolen: üst taraftan jindoleni: üst taraftaki jur: iki jurdogverdi: ikibuçuk jurneçi: kirk juroi: ikiyüz jurp'iconi: ikiyüzlü, riyakar jururoni: iki canli, hamile

k

k: ergatif ek kaçaçi: inein ayak tabaninin sert yeri kalamani: çarik kança: sirnaik, yalaka kandara: bir tür atmaca avlama yapilandirmasi, aptal, avanak, budala kan3'ami: kirpik kapçia: hamsi kapi cici: çürümü aaç kökü karmate: deirmen kart'ali: kait, mektup kelimskvu: imarmak keri: arpa kerki: aaç kabuu ker3ela: elenmi misir ununun artan kabuklu kismi, ölçek, ölçü (buday/misir unu vb) keuri: buhar kiana: dünya kimoceri: evli (kadin) kimoci: e, koca kimoli: erkek e, erkek adam kimoloba: erkeklik kinz'i: dereotu kireri: soumu ko: evet koçu: yedirmek ko ko: evet evet, tabi tabi korba: karin, mide korbala: obur, çok yiyen korbaloni: karinli, göbekli korbaçxala: karin gürültüsü, ishal korbai oqopinu: hamile olmak kortona: gürcistan kortu: gürcü kortuli: gürcüce koori: insan, ayi veya köpek tarafindan birakilan irice bok kotume: tavuk kra: boynuz kraloni: boynuzlu kra geçamu: boynuz atmak ktira: deiim kudi: balik, kalpak kukuda: ipek böcei kozasi kuni: beyin, kafa kun3xi: tepe kuri: ahin kuvali: ekmek, buday ekmei

kva: ta, kaya kvaepuna: talik, kayalik kvam3'k'ili: sivri ta, sivri kaya kvanç'ala: yuvarlak deniz tai, deniz çakili, çakil kvanç'alapuna: çakillik kvan3'a: su testisi kyoç'k'odu/keç'k'odu: yok olmak, ortadan kaybolmak, kopmak kyoselu: uyandirmak, kaldirmak kyume: üzüm sucuu kyume xvani: üzüm sucuu aski düzenei kyunti: sal bacak, hantal

k'

k'afe: kafe k'afesi: kafes k'ai: iyi k'ai guri: iyi yürek k'ai guroni: temiz kalpli, iyi yürekli k'aixea: güzelcene, iyicene k'ainoba: iyilik k'ainoboni: olumlu k'aii oqopinu: iyi olmak k'ak'ali: ceviz, buket, adet k'ala: ile, beraber, pudra k'alai: güneyden esen ilik rüzgar k'alati: sepet, çember, pota k'alivi: uzaktaki misir vb tarla kulubesi k'almaxa: alabalik k'amçi: kamçi k'ando: çilek k'ank'eri: tahta kaikla dövülerek yapilan bir tür lahana yemei, bir cisimle dövülerek veya vurularak ezilmi, ince ince parçalar ayirilmi halde olan k'ank'aleri: titreyerek k'antari: kantar k'antxa: hopa engerei (vipera kaznakovi: kafkas engerei) k'ant'o: pul, balik pulu k'ap'asit'e: kapasite k'ap'et'i: salam, sert k'ap'ineri: koarak, koma haliyle k'ap'ina: kou k'ap'inoba: kros, kou k'ap'ula: sirt (insan sirti), arka, ard k'ap'ulak'ele(n): arka tarfta(n) k'aravi: gemi k'ardala: kazan k'ardi: kalinca toprak parçasi (toprai bellemeden sonra ortaya çikan kalinca toprak parçasi) k'arfi: çivi k'ark'aleri: gidaklama haliyle k'arp'uzi: karpuz k'arta: her, tamami, hepsi k'artak: (ergatif) herkes, tamami, hepsi k'arvanale: peteklik, petek yeri k'arvani: petek, ari kovani k'at'u: kedi k'aveperi: kahverengi k'avk'asuri: kafkasyali k'avk'asuroba: kafkasyalilik k'a3axuri: öz suyu kalmi erik marmelati k'a3xanak'a: likapa, da çilei k'a3'an3'ela: meteliksiz, dilenci k'era: ocak (aile, sülale) k'eremuli: kiremit

k'erk'eli: simit k'erk'esi: akbaba k'erk'eta: airi sert, (mecazi anlamda çetin ceviz) k'et'i: çubuk k'eza: kaza k'ibiri: di k'ibiri oçxapu: di firçalattirmak k'ibiri oçxu: di firçalamak, di temizlemek, di yikamak k'ibiri oxri3ku: di firçalamak k'ida: oda k'idala: kurum, kurulu k'ideri: kurul, kurulmu (ev vb) k'iderkva: dikilita k'idi: aaçkakan k'ik'ili: gaga, tohumun yeeren filizi k'ila: anahtar k'ina: demir k'ineri/k'ik'oneri: seyreltilmi/temizlenmi (bitkilerin etrafini seyreltme iinin yapilmi hali) k'inura: çapalama zamani, mayis k'irç'ole: banyo kesesi k'ireri: balanmi, bali k'irk'oleri: kivirciklatirilmi, kivircik halde k'iti: parmak k'iti geçamapu: parmak bastirtmak, imza attirtmak k'iti geçamu: parmak basmak, imzalamak k'itxa(la): soru k'itxeri: okumu, eitim görmü, okumu halde k'izi: kaik k'libi: klip k'limura: bulaici k'obo: ham, olmami (meyve vb), olgunlamami k'oçdelpini: yunus adam, balik adam, dalgiç k'oçi: adam, insan k'oçineburi: insancil k'oçinoba: insanlik, insan severlik k'oçinoboni: insanlikli, canayakin, sevecen, sempatik k'oçumçane: beyefendi, bay k'oxlidi: midye k'ok'ari: kanca k'ok'i: ada k'ok'i3'a: bomaca (hastalik türü bomaca) k'olxi: kolh (laz-margal), laz-margal'larin atalarinin ismi k'olxoba: kolhluk, laz-margal olma uuru veya bilinci k'olxuri: kolhali, kolkha özgü, laz-margal'a özgü, kolkhça k'oli: çekirge k'oliba: kulübe k'oloni: kolon k'oma: duman k'oment'ari: yorum, kritik k'omer3iuli: ticari k'omer3ialoba: ticaret(çi)lik k'onai: konak k'onari: ...kadar k'onk'oraxi: dö kemii k'op'a: kepçe k'op'ç'a: eteklik veya sütyen kancasi k'op'ele: piç k'orada: hopa yöresinde rizeli türklere hitap sözcüü k'oroni: sivrisinek k'orida: tahta kurusu

k'oroba: toplama, derleme, biriktirme k'orobale: derleyi, biriktirme yeri, derleme yeri, toplama yeri, derleme çalimasi k'oroberi: toplanmi, topluca, biraraya gelerek, toplanmi vaziyette, birlikte k'oro3xa: sayim k'oro3xala: ait k'oro3xu: saymak, sayiklamak k'oro3xalu: ait yakmak, sayiklamak k'oro3xeri: sayilmi, sayili k'romepuna: soanlik k'romi: soan k'ruxini: inleti, inilti, hastanin inleme sesi k'uçxe: ayak k'uçxebulti: futbol k'uçxe obaz'gu: ayak diremek, yerinden kipirdamamak k'uçi: mide k'udelxaari: sirik kuyruklu, kuyruu uzun k'udeli: kuyruk k'udelmak'asi: kirlangiç k'udeloni: kuyruklu k'ui: kuyu k'uk'ulina: karabatak k'uk'uma: güüm k'ulani: yetikin kiz, genç kiz k'um3xi: kenar k'undi: bok (insan boku) k'undiskindina: bok böcei, bok hayvani k'undura: ubat k'un3xi: dikkat k'un3'uli: uç k'uri: kuzgun k'urk'a: meyva çekirdei k'urumi: kurun k'urta: kadin donu, geleneksel uzunca bayan iç çamairi k'urump'i: tomurcuk k'usuri: kusur k'ut'u: penis k'varçxani: sel k'varuli: kisir horoz k'vata: iskele, merdiven (aaca, çatiya tirmanmak için), kalaslari ara bölmelere koyma eklinde oluturulan çit kapisi k'vateri: kesik, kesilmi k'vatura: keskin k'venuri: zerdava k'veri: kör yilan k'vikva: ari kuu k'vinçi: ku k'vinç'axi: bir ku türü k'vint'eli: sari k'vint'eloba: sariinlik

l

labea: asalak ladre: gür, taze launa: ciklet, sakiz launeri: çineyerek, çinenmi lak'at'k'a: sapan lak'ot'i: köpek yavrusu laleri: afkurarak, afkurma vaziyetinde langoma: asalak, çapsiz insan, uyuuk insan, hiçbir ie yaramayan insan languri: çekiç lande: gölge

lapa: asalak, ie yaramaz insan, uzun çeneli lap'a: lapa lap'arde: dii çakal lasireri: bilevlenmi last'ik'i: lastik laari: kuduz laaroni: iri yari köpek, köpek gibi insan, kuduzlu lavai: ince hamur ekmei lazi: laz lazma: inek boku lazoba: lazlik lazona: laz diyari, laz memleketi, lazistan lazuri: lazca, laza özgü lazut'i: misir lebi: kir leboni: kirli leeni: leen lexti: mezarin üst tarafinin iki yanina toprain çökmemesi için konulan kalas lejveri: salya lejveroni: salyali leksik'oni: sözlük lemi: ine lemi geçamu: ine yapmak lenç'k'va: tükürük leri: sarimsak lersi: iir leki: dudak let'a: toprak lilve: sebze lima: sava limci: akam limxana: ereltiotu limxanapuna: ereltiotluu linci: bakir lit'erat'ura: edebiyat lobia: fasülye loqa: tatli, fazla ekerli loqanoba: tatlilik lomi: aslan, demir sil loriginz'e: havuç loskeri: yalanmi loskoba: yalakalik lui: incir luqu: lahana luqubrinconi: pirinçli lahana çorbasi luquk'ank'ari: tahta bir aletle dövme veya ufalama suretiyle lahanadan yapilan bir tür yemek lukuna: mum luk'umxa: bir bitki türü (bodur bir cins aaç)

m

ma: ben maambare: haberci maana: bahane maange: mutfak eyacisi, züccaciyeci maanani: altinci maartani: birinci mabae: baci mabaxe: dövücü, döven, boksör mabalan3e: dengeci mabire: türkücü, arkici macginale: kazanan, baaran, kazanici, galip macat'e: iildayan, göz ho gelmeyen iildayici

macoxine: çairici, tellal, mübair maçxome: balikçi maçkinere: uzman maçkinoba: bilgelik maçodinale: sonuncu, sonlandirici, sonlandiran, bitirici maçxa: pinar suyuna yapilan tahta oluk maçxonope: rahmetçi, rahmetini esrgemeyen maçxorani: dokuzuncu maç'ame: ilaçci, eczaci maç'ope: avci, yakalayici madulyartoba: ibirlikçilik madulyartobe: ibirlikçi madulye: içi mafut'bole: futbolcu magalgamaçame: disatici, ihracatçi magamaçkvale: yayinci magamamale: imalatçi, üretimci magektale: devrimci magenomskide: artikçi mage3adapale: denetmen mage3ade: denetçi magnolia: imir aaci magoxtime: dolaici, gezici magolokte: çevrimci, tercüman magoobe: daitimci magoobopale: daitman, daitan magoogore: aratirmaci magurape: öretici, eitimci maguri: tasma magyare: açi, yemekçi magzak'ine: demiryolcusu magzale: yolcu maali: zirve, yüksek maalidoguroni: yüksekokul maaligurapa: yükseköretim maaloba: yükseklik maara: maara, in mavine: arapçi maqaqi: su kurbaasi maqoropale: aik maizmoce: hayalci, hayalperest maxaçke: kazici, çiftçi, emekçi maxande: çalikan maxant'e: ressam maxesap'e: hesapçi, muhasebeci, hesaplayici maxtime: gidici, seyyah maxutani: beinci maxut'ale: yayci maxut'ine: horlayici, horlayan maxva: kül, köz maxvai t'aroni: köz gibi hava, köz gibi parlayan veya sicak hava maxvale: öksüren, sürekli öksürüp duran maxvat'epale: kemirgen maiptinale: ilkinci, ilklendirici, ilklendiren majurak'elendo: dier tarafdan majurani: öteki, ikinci, dieri majuranik'ele: öbür tarafa, öteki tarafa majuranii: ötekinin, dierinin makart'ale: kaitçi, mektupçu, postaci maktirale: deitirici, takasci, trampaci

makudale: kalpakçi, balikçi mak'ature: katilimci, üye mak'erk'ele: simitçi mak'ide: kurucu mak'idu: taciz etmek, takilmak, tecavüz etmek mak'vande: dilenci mak'vate: kesici, makas mak'vint'ele: sarici, metal sektöründe sari iiyle uraan malaure: sariasma kuu malave: yerinde durmayan çitten çeperden atlayan etrafa ziyan veren malave puci: çitten çeperden atlayip duran ziyanli inek malerse: air mali: mal maloske: yalamaci, yalaka mamaalgurape: yükseköretimci mamçvale: bekçi, bekleyici, bekleyen mamç'arapale: yazar mamç'are: yazar, yazici mamgurapale: öretmen, muallim mamgure: talebe, örenci mamjvare: yeilci, yeilayci, çevre dostu mamordale: yetitirici, büyütücü mamp'ile: öldürücü, zalim, cani mamp'ilu: öldürücü, cani mamt'ine: kaçakci mamuli: horoz mamuli3'i: bir atmaca türü mamzue: denizci mance: sahip manceneri: sahipli mancoba: sahiplik, aidiyet mandaboli: patiska mandvala: lokma manebra: arkada manenaçkinere: dilbilimci mangali: orak mangana: araba mani: acele, çabuk mani mani: çabuk çabuk, acele acele mania: hizli, çabucak manioba: çabukluk, hiz, sürat manodgite: direniçi manoxonde: dayanikli, dayanikçi manot'ale: saldirgan mano3'ile: mahsülcü, rençber, çiftçi man3'ipure: sincap manz'ageri: komu ma(o)dude: veri toplayicisi, kaynakçi ma(o)gnape: duyurucu, ilanci ma(o)ktepale: çevirmen, çevirici ma(o)k'onokte: caydirici ma(o)k'onoktepale: caydiran ma(o)k'orte: bölücü, ayirici maok'rebule: merkezci, merkeziyetçi ma(o)k'vatapale: kesen ma(o)nç'qole: yaralayici maoeani: yüzüncü m(a)ovace: dinlendirici maotxani: dördüncü maovrani: sekizinci

m(a)ovare: inkarci ma(o)zime: ölçümcü m(a)oz'apule: doyuran maoz'e: doyumcu, doyduran m(a)o3'k'edale: seyirci, bakici mapa: kral mapxa: yaz günei mapi3are: keresteci, tahtaci, aaççi mapoba: krallik mapxa: yaz, sicaklik zamani mapinte: pisleyici, pisleyen, çöpçü mapsime: (psimura) ieyici, ieyen mapalia: bülbül maputxe: pilot, uçucu mara: fakat, ama, lakin març'a: ardisira üst üste dizmek, ardisira dizilmi odun birikintisi mardi: teekkür mardii otk(val)u: teekkür etmek mardoba: teekkür sunma, teekkür margali: margal (lazlarin ikiz boyu) margaluri: margalca margaloba: margallik margalona: margalya, margalistan, margal diyari mariaina: austos markvali: yumurta markvali xeç'ep'a: yumurta kabuu markvaloni: yumurtali markvanale: yumurtalik, yumurtlama yeri mark'ine: güreçi martini: mart'ini mart'i: mart marz'gvani: sa marz'gvanoba: sacilik masaale: oyuncu masalidare: dayanimaci masari: kazik masendik'e: sendikaci masiminale: dinleyici mastarepuna: fiiller sözlüü mastari: fiil mastere: oyuncu mastvine: islikçi, hakem masumani: üçüncü, öbürü masumanoba/masumane: üçüncülük mailyani: bininci makurinale: korkak makvidale: boucu, boan makvitani: yedinci mauroletine: cankurtarici mauroletinepale: cankurtaran mavele: yardimci mat'k'ap'azi: dolandirici, üçkaitçi, sahtekar mavitani: onuncu mayasili: basur mayeç'ope: alici, müteri mazue: denizci, tayfa maz'abuno3'k'edale: hastabakici maz'irale: ahit ma3xene: atçi, seyis ma3xovare: hayvanci ma3'k'indi: yüzük

ma3'opx(anal)e: derleyici, derleyen mbuli: kiraz mbulepuna: kirazlik mbulora: haziran mcixi: avuç mcveeburi: eskice(ne), eskiye ait, eski tarzda mcvei: eski mcveora: eski zaman, eski vakit mçxu: kalin mçumu: bekçi mçxuri: koyun mçxutoloni: kalin gözlü, iri gözlü mçxvapa: sicak, hararet mçiki: kestane kargasi mçire: geni mç'aci: sinek mç'aru: yazici mç'ima: yamur mç'imoni: yamurlu mç'ipaa: özentili, ufakça mç'ipaai: inceden, inceden inceye, teferruatlica mç'ipe: ince mç'ipetoloni: ince gözlü, küçük gözlü mç'ita: kirmizi mç'ita k'ant'o: kirmizi pul mç'itamuru3xi: kizilyildiz mç'itoni: kirmizili mç'itoba: kirmizilik mç'k'eri: balanmi, balatilmi, eitilmi, terbiye edilmi mç'k'ei: çoban mç'k'equrz'eni: çoban üzümü, yaban mersini mç'k'idi: misir ekmei mç'k'irula: kesici mç'k'omu: yeyici, yiyen mç'oxa: eki mç'u: bairsak mç'umçxu: kalin bairsak mdura: biraz önce, demin mebaz'geri: dayanmi, dayatilmi meberi: dökük, dökülmü, önüne atilmi mebu: dökmek mebusi: milletvekili meçameri: verilmi meçamu: vermek meçeti: cami meçkinu: kendine ayirmak, kendine veya bakasina tahsis etmek, bilmek, yer seçmek meçkineri: ayirilmi, tahsis edilmi meçodu: bitmek meç'abu: yapimak, dalinda yetimek, dalinda mevcut olmak (findik vb) meç'aberi: yapimi, dalinda yetimi, dalinda mevcut olmu (findik vb) meç'ireri: zorlu, zorca, zor, zahmetli, sikinti meç'iroba: mecburiyet, zor(unlu)luk, sikinti meç'irderi: sikilmi halde meç'irdu: sikilmak meç'iru: sikinti çekmek, zorlanmak, zahmet görmek meç'iu: arkasindan komak, arkasindan yetimek meç'k'aderi: çakili, çakilmi (çekiç vb) meç'k'adu: çakmak (çekiç vb) meç'k'ireri: kesilmi meç'k'iru: kesmek

meç'k'irui: kesimlik meç'k'odu: kopmak, yok olmak (gelaç'k'odu: yukaridan aaiya kopmak, kirilmak, kopmak (dal vb), airi derecede inat etmek qa kogelaç'k'odu/dal koptu/dal kirildi gelaç'k'odu do noaa idu/inat etti ve çariya gitmedi) (keaç'k'odu: aaidan yukariya kopmak, çekip veya siki halde koparmak, çekip veya siki halde kopmak anç'k'a keoç'k'vidi/keneyi kopar) (yeç'k'odu: kopmak, hiç kalmadan kopuvermek, yok olmak, soyu tükenmek, ulailamamak an3'i m3xuli yeç'k'odu/bu sene armut olmadi) (elaç'k'odu: yandan çatlamak, yandan kopmak modvalu elamiç'k'odu/ayakkabim koptu) (goç'k'ondu: unutmak mot gogoç'k'ondu/neden unuttun) (golaç'k'odu: sirali kopuvermek, dizili kopuvermek, uzunca bir nesnenin kopmasi, kopmak, patlamak, kopuvermek duvari kogolaç'k'oderen/duvar patlami/duvar kopmu) (goaç'k'odu: kapali bir yerden kopmak, aradan kopmak, aradan kopuvermek, aradan patlamak porçai ast'i'i gouç'k'oderen/elbisesinin lastii patlami/elbisenin lastii kopmu) (go3'aç'k'odu: ön taraftan kopmak veya çekmek, ileminden sonra kopuvermek tok'i go3'aç'k'odu/ip koptu) (meç'k'odu: kopmak, arasina kopmak, çekme ileminden sonra kopuvermek mo 3'in3'up, tok'i komek'odun/asilma, ip kopar) meç'k'vidala: yok olan, yok olma, çok bulunur durumda olma, çok bulunur olan meç'k'vidu: kopmak, koparmak, kurtulmak (beladan vb) medi: umut, beklenti, istek medik'uri: tip megabre: arkada megabroba: arkadalik megargu: yaramak, faideli olmak megere: meer(sem) meqoneri: götürülmü (canli biri götürülmü) meqonu: götürmek (canli birini götürmek), ardina gitmek, ardina götürmek meqvaperi: mayalanmi yourt, maya katilmi, mayalanmaya birakilmi meqvapu: yourt yapmak, yourt mayalamak, yourt mexçanu: beyazlamak, beyazlamak mexoleri: yaklaarak, yaklama haliyle mexoloba: yaklaim(ci)lik mexolu: yanina yaklamak mexolapu: yanina yaklatirmak mexsus: mahsus mextimu: gitmek mexvat'u: kemirmek mexvat'eri: kemirerek, kemirilmi mejaç'k'videri: kopuk, kopmu, kaymi, heyelanli mejaç'k'vidu: kopmak, kaymak, heyelan mejaxveri: kaykik, kopuk (toprak vb) mejaxvu: yüksek yerden aaiya doru yuvarlamak, yüksek yerden aaiya doru atmak mejixu: yüksek yerden kopmak (toprak vb), yüksek yerden dümek mejilu: amak, üzerinden amak, üzerinden geçmek mejodvu: üzerine katmak, ilave etmek mejolapu: airtmak, üzerinden airtmak, üzerinden geçirtmek mejoxu: üzerinden kaymak, üzerinden dökmek mejot'k'oçu: yukariya atmak, yukariya savurmak mekosu: süpürmek, temizlemek mektebi: okul mek'axt(im)u: geçmek (kariya geçmek, kari tarafa geçmek) mek'alaperi: iyilemi, atlatmi (hastalii atlatmi) mek'alapu: iyilemek, hastalii atlatmak mek'arberi: yok edilmi, soyu tüketilmi, ortadan kaldirilmi

mek'arbinu: yok etmek, ortadan kaldirmak, soyunu tüketmek mek'ardu: (nik'ardu) tenezzül etmek, kendine yeterli görmek, kendine layik görmek mek'aru: iyilemek mek'idu: asmak, takilmak, takmak, (elbise, para vb) mek'iru: sarmak, balamak mek'vandu: dilenmek, istemek mek'vateri: kesik, kopuk, kesilmi mek'vatu: kesmek mele: kari meleni: karidaki meleni p'ici: kari sahil, kari yön meli: tilki melu: dümek memskvaneri: güzelcene, yakiarak, usulüne uygun memskvanu: yakimak, güzellemek mem3xveri: ekli, ilaveli mem3xvu: ilave etmek, eklemek, yama yapmak menconeri: gönderilmi menconu: göndermek menceli: derman, güç, takat menceloba: kuvvetlilik, güçlülük menceluri: kuvvetlice, güçlüce menceloni: güçlü, kuvvetli, dermanli mençxvareri: azi burnu dailmi, azi burnu kirilmi mençxvaru: (azini burununu) kirmak, daitmak mendaxtimu: gitmek menda3'k'omila: gözetme menda3'k'omileri: gözeterek, bakarak, bakilmi menda3'k'omileri menda3'k'omileri: baka baka, bakina bakina mendi: ileri mendili: mendil mendoçkv(in)u: göndermek, canli bir varlii göndermek mendra: uzak mendrane: uzakta olan, uzaktaki, yabanci mendraneri: uzaktaki, uzaklami mendrani: uzaktaki, uzak olan mendranoba: uzaklik mendraen: uzaktan mendvalu: telkin etmek, gönül almak mendrik'eri: bükük, eik mendrik'u: bükmek, bükülmek, emek mengaperi: benzer mengapinoba: benzerlik mengap(in)u: benze(t)mek ment'ru3eri: kopmu (toprak) , heyelanmi, dizlerin üzerine çökmü ment'ru3u: toprak kaymasi, dizlerin üzerine çökmek menyadoloxe: yurtiçi menyagale: yurtdii men3axeri: yapitirilmi, yapimi men3axu: yapitirmak, yapimak men3'u: tututurmak, tutumak merami: dert, meram merçeri: serili, serilmi merçona: sergi merçu: sermek mergya: zerzevat, katik mesxi: ahiskali meskireri: sönük, sünmü meskiru: sönmek, söndürmek mestiku: parçalamak

mestveri: kopuk mestvinu: islik çalmak mestvu: kopmak meaxt(im)u: içeriye doru girmek meakaçu: sikimak, sikilmak, araya sikimak meobu: içeriye doru doldurmak, içeriye doru atmak, insani doldurua getirmek meoberi: içeriye doru doldurulmu, içeriye doru atilmi, doldurua getirilmi insan meoxunu: içeriye doru tikmak, içeriye doru oturtmak, içeriye doru sokmak, içeriye doru var olmak meolapu: bir nesnenin içerisine doru sokma suretiyle gizlemek megale: elenti, zaman geçirme eylemi megalu: bir eyle oylanma usuluyle zaman geçirmek mevena: beklenti mevenu: ummak, zannetmek, beklentide bulunmak metxozu: kovmak, ardindan gitmek metkvale: deyi, vecize, söylem met'a: den baka met'aksi: ipek met'aksi skindina: ipek böcei met'ak'siimunt'uri: ipek böcei met'k'oçeri: atilmi, birakilmi, terkedilmi met'k'oçu: atmak, savurlamak met'k'omilu: atmak, savurlamak met'k'omileri: atik, atilmi, savruk, savrulmu met'k'va3eri: patlami, çatlami, patlatilmi, çatlatilmi met'k'va3u: patlamak, çatlamak mezdu: kapamak, örtmek (kapi kapamak, kapiyi örtmek vb) mezxep'i: mezhep mezmoneri: düünceli mez'abuneri: hastalanmi, hastalia yakalanmi, hastalia tutulmu me3ade: deneyici me3xank'eri: gagalanmi me3xank'u: gagalamak me3xont'u: siçramak, ziplamak me3xot'u: ayiklamak (balik ayiklamak vb) me3igale: kancali ine me3igeri: saplami, batirilmi me3igu: saplamak, batirmak me3'qvinu: def etmek, baindan savmak me3'qvineri: def edilmi me3'in3'u: asilmak, asilmak suretiyle kendine doru çekmek (yukaridan aaiya doru) me3'k'apura: geçim me3'k'eri: sökük, sökülmü me3'k'u: sökmek mgara: ait, alayi, alama mgarineri: alayarak, alama haliyle mgarinace: alayip sizlayan mgarineri mgarineri: alaya alaa, alaya sizlaya mgeri: kurt mgvana: gübre mgvaneri: etli butlu, imanlami, tombullami, gübreli miri: bulanik mireri: bulanmi, bulanik miru: bulanmak morineri: böürerek, bairarak (hayvan) morinu: böürmek, bairmak (hayvan) mxirace: hirsiz mxuci: omuz mxuci meçamu: omuz vermek, yardim etmek, yardimlamak mi: kim

mi(e)pe: kimler mi(e)pek: kimler (ergatif) mi(e)pes: kimler(d)e) (datif) mi(e)peen: kimlerden mik: kim (ergatif) minci: süzme minoba: var olma bilinci, kimlik bilinci, benlik, bilinç mipea: kimlere mirk'ani: mart mis: kim(d)e (datif) misa: sakin misia: misyon misixurma: hurma (ki hurmasi) mia: kime mien: kimden mitxanepe: kimseler mitxanepek: kimseler (ergatif) mitxanepes: kimseler(d)e (datif) mitxanepeen: kimselerden mitxani: kimse, herhangi biri mitxanik: kimse (ergatif) mitxanis: herhangi birine, kimseye (datif) miti: kimse mitik: kimse (ergatif) mitis:kimseye, kimsede (datif) mitiskani: hiç kimse mitia: kimseye mitien: kimseden mja: süt mjaçxa: pazar günü mjari: eki mjoli: dut mjora: güne mjvabu: toprak kurbaasi mjvari: yeil mjvaroni: yeilli mkiri: un mkveri: öütülmü mkuri: topuk mk'idale: kurucu mk'oli: çekirge mk'olo: aci (biber vb) mk'ule: kisa mk'ule(no)ba: küçük boyluluk, ufak boylu olmak, kisalik mk'vatura: keskin, bilevli, kesici mk'yapu: erkek çakal moadgile: daniman moçodu: boaltma(k), indirmek, aktarmak moçxant'eri: parlak, parlami moçxant'u: parlamak moçxu: yikamak, durulamak (bulaik, sebze meyve vb) moçiteri: kurtulmu halde, yarilmi (yarilmi odun) moçitu: kurtulmak, odun yarmak moçitoba/moçita: kurtulu moç'k'va: balangiç moç'k'vidu: çubuk veya denekle vurmak, tokat atmak, vurmak (tokat atmak, çubukla vurmak) (moç'k'vidu: cisimle vurmak, vurmak, çarpmak, kuvvetlice vurmak, çubukla veya denekle vurmak nek'na mot moç'k'vidup?/kapiyi neden çarpiyorsun?) (geçamu: vurmak

beres mo geçap/çocua vurma) (mojoç'k'vidu: vurmak, üzerine vurmak, planlayip bir hedefe vurmak, cisimle vurmak berei cinikis mojoç'k'videren/çocuun ensesine vurmu) (go3'oç'k'vidu: vurmak, ön tarafindan vurmak, tokat atmak nunk'us kogo3'oç'k'videren/yüzüne tokat atmi) (oxoç'k'odu: panik halde koarak bir yere gitmek, panik halde bir yere komak, panik halde yarima ilemi, bir eyi yapmamak veya bireyi yapmamak için inat etmek, yirtinip durmak, debelenip durmak oxorcak koxoç'k'odu/kadin panik halde gitti/kadin inat etti berek koxoç'k'odu do mkea va eaxtu/çocuk inat etti, debelendi ve mkeye çikmadi) (ok'oç'k'odu: birbirinden kopmak, birbirinden çatlamak, birbirinden çatlayivermek, inat etmek, birbirinden kiskanmak em puci eni kok'oç'k'odes do ar xvala eya yeç'opes/o inek için inat ettiler ve sadece onu satin aldilar) (doloç'k'vidu: vurmak, üzerine bir cisimle vurmak 3'i3'ilas bigate kodoloç'k'vides do ordoen doqviles/yilanin sirtina (beline) çubukla vurdular ve hemencecik öldürdüler) (yeç'k'vidu: koparmak, kurtulmak, aniden hiddetlenip tepki göstermek pucik tok'i yiç'k'videren/inek ipini koparmi berek yiç'k'vidu do nana muis guxtu/çocuk hiddetlenip annesine kari geldi) (golaç'k'vidu: bir cisimle vurmak, rastgele savurup (uzunca bir cisimle) vurmak, vurmak pucis xaarite goloç'k'vides/inekle sirikla vurdular) (meç'k'vidu: kopmak, kopuvermek, bitirmek, defetmek mundeakis aralap, dogibaun komeç'k'vidi/ne zaman kadar konuuyorsun, yeter artik (yeter sana) bitir (sus)) modvalu: ayakkabi modvu: giymek, giyinmek mogapa: gelir, kazanç mogiberi: piirilmi, pimi mogibu: piirmek, halamak moginz'oni: uzunca moginz'u: uzatmak mogzeri: tututurulmu (odun) mogzu: yakmak, tututurmak (odun vb) moaperi: getirttirilmi moapu: getirtmek mou: götürmek, getirmek moqonu: canli bir varlii getirmek moxtanora: gelecek moxtima: geli (geli göstergesi) moxtimapa: geli moxtimoba: gelilik, gelmelik moxtimu: gelmek moxva: rastlanti, ans, uygun moxvaderi: rastlami, rastgelmi moxvadu: rastlamak, rastgelmek moilu: üzerini kaplamak, üzerine kaplanmak (bitki vb), üzerini veya üzerine örtmek (battaniye vb), içine girmek (yatakta yorganin içine girmek) mojadvalu: üzerine koymak, tek omuzuna koymak mojadvaleri: üzerine koyulmu, tek omuzuna koyulmu mojomskide: artan mojonome: kaymak mojok'idu: sirtina almak, sirtlanmak, üzerine asmak mojok'ideri: sirtina almi vaziyette, asili halde, asilmi mojvat'u: üzerine dümek, üzerine düme sebebiyle isabet etmek mokteri: devrik, devirilmi, aktarilmi moktu: devirmek, aktarmak mok'ideri: sirtina almi halde, sirtina almi vaziyette, sirtlanmi mok'idu : yüklemek, sirtlamak mok'irk'a: burgu

mok'itxeri: ziyaret edilmi, hal hatir sorulmu mok'itxa: ziyaret mok'itxale: ziyaret odasi, salon mok'itxu: ziyaret etmek, hal hatir sormak mok'useri: inleyerek mok'useri mok'useri: inleye ineye mok'usu: inlemek moladgu: içine koymak, içine yerletirmek moladumu: atmak (azindan içeri atmak) moladvu: herhangi bir nesneyi kapali bir yere atmak veya birakmak molapu: örtmek, kamufle etmek molainu: tekrardan konuyu gündeme getirmek, tekrardan hatirlatmak, anmak moloxunale: hapishane moloxuneri: mahkum, hapsedilmi moloxunk'oçi: mahkum moloxunu: hapsetmek, içeriye kapatmak, içeriye tikmak, içeride var olmak (oturmak), içeri tikmak (canli birini içeri tikamak) momaleri: getirilmi momalu: getirmek mompinale: serme yeri, serilen yer mompineri: yere serilmi, yere yayilmi, serilmi mompinu: sermek, yere yaymak monç'elu: umurunda, umurumda olmak monç'els: umurunda monç'eri: yetimi, olgunlami (meyve vb) monç'inoba: olgunlama zamani, yaz monç'inora: yaz mevsimi monç'u: olgunlamak, yetimek (meyve vb) monç'va: kuluçka monç'valu: tükürmek mongonu: niyetlenmek, aklina koymak, keyfi gelmek moni: boncuk monk'a: air monoe: mor montxeri: çarpilmi montxu: vurmak, çarpmak, çarpma ekinde vurmak mont'k'ori: isiri otundan yapilmi yayla yatai monzik'u: paçayi sivamak, elbisenin kolllarini katlamak monz'inu: art(tir)mak, zamlamak monz'ineri: art(tiril)mi, zamlanmi mop'ecura: eyanin kalinlari mop'ecu: katilamak, kalinlamak, kati ekilde morçi: filiz morçeri: filizlenmi, filiz açmi mordale: gelikin, yetikin mordapu: yetitir(t)mek, büyüttür(t)mek morda(pe)ri: büyütülmü, büyüttürülmü mordu: büyümek, büyütmek morgu: ekmek, dikmek morgapu: ektir(t)mek, diktir(t)mek mosa: a mosela: sahur mosela yeselu: sahura kalkmak moseleri: kalkik moau: ayirmak, içerisinden seçmek, içerisinden seçip çikarmak moamu: içinden çikarmak moinapu: andirmak, yad ettirmek moinu: anmak, yad etmek, tekrardan hatirlatmak moletinu: kurtarmak, kurtulmak mouxtu: içeriye doru girmek (akil vb), dellenmek

movacinale: dinlemme yeri, soluklama yeri, tatil yeri, tatil mevkii movacinoni: dinlentili, dinlendiren movacu: dinlenmek, soluklanmak, nefes almak mot: neden mota: torun motali: yavru hayvan motitxoni: eyanin ince türleri motveri: örtük motvu: örtmek motvaleri: örtülmü, örtülü mot'axu: kirmak mot'axeri: kirik, kirilmi mot'aleri: isabet etmi, isabet ettirilmi mot'alu: sallamak, isabet ettirmek mot'iberi/mot'ibineri: isitilmi, isinmi, kaynatilmi mot'ib(in)u/got'ibinu: kaynatmak (su vb sivi), isitmak, isinmak movaru: inkar etmek mozari: dii yavru hayvan (inek) mozdu: samak, çekmek (giysi vb), geri çekmek mozinu: ölçmek mo3'qvu: barimak mo3'ipxeri: süslenmi, donatilmi (ev vb bina) mo3'ipxu: süslemek, donatmak (ev vb bina) mo3'ona: beeni mo3'one: hayran mo3'on(d)oba: hayranlik mo3'ondu: beenmek mpinale: sergi, kermes mpineri: serilmi mpuleri: kamufle edilmi, kamufle edilerek, saklanmi mp'oli: istanbul mraleri: üreyerek, türeyerek mralura: üreyen, türeyen mseli: sidik msicepuna: sarmaiklik msici: sarmaik msirida: siircik kuu mskibu: deirmen mskva: güzel mskvanoba: güzellik mskveri: geyik msursu: eski insan msva: kanat mkerepuna: orman güllüü mkeri: yaban gülü, orman gülü mkirdoni: kirlangiç mkironeri: aç mkironoba: açlik mkurinace: korkak mumu: içici mumoba: içicilik, baimli içicilik mtelixolo: herey, tamamiyla mteli: hepsi, tamami, bütün, büsbütün, herey mtelm3udiii: tamamen bou bouna, tamamen yalandan yere mtinale: hakikaten mtini: gerçek mtinoba: gerçeklik, realite mtiri: kayinpeder mtugi: fare mtuti: ayi

mtutiperi: ayi rengi mtutiluqu: ayiotu mtviri: kar mtvirora: kar vakti mtviriburti: kartopu mt'eri: düman mt'eroba: dümanlik mt'i: bit mt'ioni: bitli mt'inale: kaçak mt'ineri: kaçkin, kaçmi mt'k'a: orman mt'k'a(lepuna): orman mt'k'ak'oçi: orman adami, margal mitoloji karakteri mt'k'akotume: çulluk, orman tavuu mt'k'o: kari, avuç mt'k'uri: yabani mt'ura: az kalsin mt'ut'a: köz mt'ut'oni: közlü mt'veri: köz, toz mt'veriperi: kül rengi mu: ne muçkvi: porsuk muç'o eo: sanki, tipki muç'oi: nasil muxuxi: köstebek muxvalaminapu: isabet ettirtmek muxvalaminu: isabet ettirmek muk: kendisi (ergatif) muk'o: ne kadar, kaç muk'onoba/rak'ami: rakam, belirti muk'onari: ne kadar mumuleri: kendi kendine söylenerek munçkvi: kunduz mundes: ne zaman mundea: ne zamana (kadar) mundeakis: ne zamana kadar mundeen doni: ne zamandan beri, ne zamandir mundi: göt mundixomula: kuru götlü, aailama sözü, küçük çocuklar için bir ihtam mundik'undoni: götü boklu, aailama hitap ekli munt'uri: meyva kurdu, kurtçuk, böcek munt'uri geçamu: kurtçua bürünmek, çürümek muperi: ne biçim(de), ne gibi murgvali: yuvarlak muri: erkek ari muru3xi: yildiz mus: kendisine (datif) musafiri: misafir must'eari: müstear muebura: kendi kendine mueni: n(e)için muenida: sebebi ise muenido: çünkü, sebebi, nedeni mutepe: kendileri mutepek: (ergatif) kendileri mutu: birey mutuskani: hiçbirey mutxani: nesne, birey

muzik'a: müzik muzma: ne kadar mzaxali: akraba mzesku: karatavuk kuu mzguci: kötü kadin mzguderi: bitkili mzik'eri: mikik, mikilmi mzimale: ölçme iine yarayan, ölçme aleti mzoare: tayfa mu3'u3'i: yavru fare m3xade: realite, gerçek m3xodari: sedir m3xuk'uburi: dereotu m3xuli: armut m3ika: biraz m3ika çkvai: biraz sonra, birazdan m3ika k'ule: birazdan m3kvit'ura: tavan m3udela: yalanci m3udi: yalan m3udiii: yalandan yere, bouna, bou bouna m3udi mok'idu: yalan yere suç atmak, yalan yere suç yüklemek, iftira etmek m3udi otku: yalan söylemek m3udi otkvapu: yalan söylet(tirt)mek m3'k'ili: sivri, ince m3'k'ili k'ik'iloni: sivri gagali m3'k'iri: pire m3'k'o: karayemi m3'k'upi: karanlik m3'ola: is, duman, soba borusunun veya dumaninin isi m3'utxe: tuzlu

n

na: art son eki, bazi tamlamalarda kullanilan ön ek naaani: altida bir nacinu/nocinu: bastirmak, yüklenmek (kuvvet vermek) naçxovrani: dokuzda bir nafak'a: geçim kaynai naqona: devam naxutali: bete bir naxveri: yikanmi nak'limeri: bulami nak'limu: bulamak (hastalik bulamak) nak'otxani: birkaç namk'ele: hangi tarafa, hangi yöne namk'elendo: hangi tarafdan namtini: bazen, bazikere, bazi namu: hangisi namus: hangisin(d)e (datif) namua: hangisine namutxani: hangisi, herhangi bir ey nana: anne nanç'inerot: yaklaik, tahmini olarak nanadixa: anakara nananena: anadil nana'ant'ii: üvey anne nandidi: büyükanne, nine nandobadona: anavatan nandoguroni: anaokul naotxani: dörtte bir naovrani: sekizde bir

nantxeri: çarpmi, demi nantxu: çarpmak, demek nari: dert naroni: dertli nasumani: üçte bir nakvinu: birakmak, azat etmek, özgür kilmak, salivermek, terk etmek nakvitani: yedide bir navitani: onda bir naziri: bakan na3iaonaluri xe3ela: hakimiyeyi milliye na3ionaluri: milli, ulusal na3ionalurot: ulusal olarak, ulusal ekilde na3'ile: parça ncaxeri: ses getirerek vurulmu, ses getirerek dövülmü, ses getirerek yourulmu nciri: uyku nciriguda: uyku küpü, çok fazla uyuyan, uyku baimlisi nçaxeri: çalkalanmi nçamina: kainti nçamineri: kainarak, kainmi, kainma haliyle nç'operi: yakalanmi, tutsak edilmi ndri3'eri: ii airdan alarak, uyku sonrasi gerilerek ndri3'eri ndri3'eri: gerile gerile, kasila kasila, zorla zorla, istemeye istemeye nduraloba: sairlik neferi: bir tür atmaca avlama yapilandirmasi nek'na: kapi nena: dil, söz, kelam nenaçkina: gramer, dilbilgisi nenapuna: sözlük nena gamaqopinapu/gamaqominapu: söylenti çikarttir(t)mak nena gamaqopu/gamaqominu: söylenti çikartmak nenagektira/cuabi: cevap nenagektiru/ cuabi meçamu: cevap vermek nergi: fide nergona: fidelik nez'i: ceviz, ceviz aaci ngrimoneri: yuvarlanarak, yuvarlama haliyle niabi: kalip nik'aleri: türleme haliyle nik'ardinu: beenmemek, burun kivirmak, hafife almak nisa: gelin nisaa: bir kadinin erkek kardeinin hanimi nisanoba: gelinlik niza: tartima, münakaa nk'ileri: kapali, kapatilmi nobargene: yaam yeri, yerleim yeri nobargenesva: yerleim mevkii, yerleim yeri nobargeri: yerlemi, mesken edinmi nobu(nu): yüksek bir yerde asili durmak (amobu/amobinu: içeride olmak, içeride durmak, yukarida asili olmak, yukarida durmak, asili olmak, asili durmak odas dolokunepe amobun/odada elbislere asili) (gamobu/gamobinu: diariya doru asili halde olmak (elbise, göbek vb) dolokunepe gale gamobun/elbiseler diarida asili) (gobu: dökmek 3'k'ari gelamibi (gemibi)/bana su dök 3'k'ari gobu va giçkini?/su dökmeyi bilmiyor musun?) (gelabu/gelobinu: dökmek (ele vb), eyalari sicak suya veya deterjanli suya batirmak, sicak veya deterjanli suyla durulamak) dolokunepe gelubines/eyalari sicak suya bastirdilar/eyalari duruldilar) (gejobu/gejobinu: üzerinde asili halde mevcut olmak, bir kapa sicak su ilave etmek

k'uk'umas 3'k'ari kogejobi/güüme su ilave et) (dolobinu/dolobu: doldurmak, bardaa su doldurmak, kaba su doldurmak, kuyuya su doldurmak, kaba su dökmek k'uk'umas 3'k'ari kodolubi/güüme su doldur) (ejobinu/ejobu: üzerine dökmek, üzerine su ilave tmek (su vb sivi) ç'uk'is 3'k'ari ejubi/kazana su ilave et) (go3'obinu/go3'obu: ön tarafta üzerinde mevcut olmak, yukarida üzerinde asili halde mevcut olmak oxorcas ek'o didi buz'i mu go3'obut'u eo/kadinda o ne büyük meme vardi öyle gidelik ncai dudis go3'obun/meyva toplama sepeti aacin zirvesinde asili (mojobu: üzerine dökmek, üstüne dökmek, üzerine mevcut olmak, üstünde mevcut olmak oberis masari mojobun/çeperin üstünde kazik mevcut (var) berepek dolokunepe oncire jin komojoberenan/çocuklar elbiseleri yatain üstüne atmilar (yaymilar)) (meobu: kapali yere dökmek, araya dökmek ormas 3'k'ari komeobi/delie su dök) noç'are: yazi, tabela noç'u/naç'u: acimak, içi gitmek noçkinu: musallat olmak, israr etmek, üstelemek, bela olmak, bela aramak noderi: imece nodgitu: kari durmak, diklenmek, girimek nodvinu: tututurmak, yakmak (iik, lamba, sigara vb) noa: çari, merkez, ehir noame: damat adayi, damat (nianlilik sürecindeki) noamisa: gelin adayi noira: hedef, amaç, gaye noiru: iaret etmek, parmak göstermek nouri: ehirli noqonu: devam ettirmek, devam etmek, arkasindan gitmek noxanç'k'ule: odun kirintisi noxant'e: tablo noxap'ule: odun kirintisi noxmare: demirba, kullanilmi noxokte: kariim, alaim noxondoba: dayaniklilik noxondu: sabretmek, dayanmak noxurapu: rest çekmek, defetmek, kovmak nokterisa: kuma noktira: takas, trampa noktu: bürünmek nok'ate: mahsup nok'i: iplik nok'limu: bulamak nok'uçxeni: ayak izi nok'u3xinu: dikkat çekmek, uyarmak nok'u3xinoba: farkina varmak nok'vate: indirim, makas nomera: numara nomxvacu: omuz vermek, destek vermek noseri: akilli nosi: akil nosi gedumu/nosi meçamu: akil koymak, akil vermek noi koxodvu: aklini yitirmek nosi meçamu: akil vermek nosi oguru: akil öretmek, yol yordam göstermek nosi omt'inu: çildirmak, aklini yitirmek nosi o3xont'inu: aklini yitirmek, delirmek nosii oqopinu: akilli olmak noskidale: yaam yeri, yerleim yeri nokeri: kömür

nostoni: lezzet, tat noi gamaqonu: aklini çikartmak nokeri: airi yanik, kömür nokvidapu: bodurtmak nokvidu: bomak notkvame: deyi, vecize no3xe: borç, ödünç no3xu: borç almak, borç vermek, adak adamak no3in3xale: ince ince odun parçalari no3in3xolu: odunu incecik parçalara ayirmak no3'ile: mahsul nt'k'aberi: istif edilmi nt'rineri: sidirilmi nufok'useri: odaklanmi halde nufok'usu: odaklanmak nunk'u: surat, aiz, yüz nzik'eri: siyirilmi (gömlek vb), ezilmi büzülmü

o

obadgalu: debelenmek obadu: domak, yalanmak (bay) obaxu: dövmek, dayat atmak obalan3u: dengelemek, dengeye oturtmak obandalu: sendelemek, tökezlemek obandaru: bayrak eklini almak obangu: davul vb nesnelere vurarak ses çikartmak obarbalu: yüksek sesle anlamsiz saçma sapan konumak obardu: misir sapi yiini yima obargu: yerlemek, konulanmak, yerli yerine düzeltmek, tainmak, yeni bir yere yerlemek, yerlemek, toparlamak (ev eyasi vb) obaru: esmek (rüzgar vb), iirmek, imek obaz'gu: dayamak (destek vermek), basmak (elle bastirmak), bastirmak obecu: yüksek sesle ireti bir ekilde bairmak, nara atmak obelu: bellemek obergu: çapalamak, kazma ile kazimak obe: yuva obu: dökmek, serpmek (amobu: içine atmak, içine doldurmak guguli tipi bagenis komobes/guguli otunu meree doldurdular) (gamabu: diari dökmek, diari atmak dik'a gale kogamobi/odunu diari at (dök)) (gobu: dökmek çayis gyubre kogubes/çaya gübre döktüler) (gelabu/gelobu: biryere veya yan tarafa dökmek, bir eyin üzerine dökmek (odun vb) kinaris txiri kogelobes/kenara findii attilar (döktüler)) (goobu: daitmak let'a mo goobup!/toprai daitma!) (gejobu: üzerine dökmek, tekrardan bir kat daha dökmek gelaxunonis dika kogejoberenan/oturain üzerine odun sermiler (atmilar/dizmiler) çonçis kogejoberenan/kuru yapraklarin üzerine atmilar (sermiler)) (dobu: dökmek punçxa doberi doberi mo gulur/ekmek kirintisi döke döke gezme) (ejobu: üzerine ilave etmek txiris ejoberenan/findiin üzerine atmilar) (keobu: yukariya doru çikarmak, kapali bir yerden çikartip bir tarafa aktarmak mskibu urnis keoberenan/deirmen tainin oluuna doldurmular) (meobu: kapali veya gizli bir yere doldurmak mtugik seri gverdis xut'ulas txiri komeoberen/fare gece yarisinda delie findik doldurmu) (elobu: yandan biriktirmek, paralel istikamette biriktirmek, doldurmak, bir kenara biriktirmek bir kenara doldurmak, bir kenara atmak berepek kinaris k'vanç'alape keloberenan/çocuklar kenara çakil talarini biriktirmiler)

(e3'obu: ilave ederek doldurmak (ate), altina dökmek altina sermek, altina doldurmak, kapali bir yerin altina biriktirmek balk'oni tude dika e3'oberenan/balkonun altina odun dizmiler (biriktirmiler) daçxiris dika mo e3'ubap/atee odun ilave etme) (go3'obu: önüne doru sermek, önüne doru vermek (inek vb), önüne doru dökmek, önüne doru ilave etmek txiri p3xunupt'ii arçkva xolo go3'omibes/findik ayiklarken tekrar önüme ilave ettiler) (mebu/nobu: ince ince sebzeler için tohum ekmek, dökmek, üzerine aktarmak, üzerine dökmek, bir yerden baka bir yere aktarmak mo memobap/üzerime dökme ç'k'emi konobes/tohum ektiler) (mok'obu: arka tarafa dökmek, arka tarafa biriktirmek dika oxorii k'ap'ulak'ele komok'ubes/arka tarafa biriktirdiler (getirdiler)) (ok'obu: herhangi bir açik arazide biriktirmek, herhangi bir yerde biriktirmek, herhangi bir yerde biraraya getirmek, biraraya getirmek, biriktirmek ont'ules tipi kok'obes/ otu tarlada biraraya getirdiler (topladilar)) obiru: türkü söylemek, arki söylemek obixa: cuma oblez'gu: midesi bulanmak, midesi ekimek obodale: megale, vakit geçirme yeri obodu: uramak, oyala(n)mak, zaman geçirmek obau: yetmek, yetinmek obonale: hamam obonu: banyo yapmak, yikamak (canliyi yikamak), yikanmak, banyo olmak obonz'olu: bolca tüylemek, bolca tüylü olmak obri3'u: yirtmak, parçalamak obundolu: tüylemek, tüylenmek, yolmak obundulu: saldirma suretiyle bir kimsenin saçini baini daitmak oburu: küflenmek oburu: yama yapmak, yamalamak obutu: uyuuk olmak, uyuuklamak obuzalu: yürümek (karinca, böcek vb hayvanlarin yürümesi) obuz'g(in)u: uyumak, burumak obu3xu: tirmakla tarla vb eyleri düzeltmek, tirmiklamak, tirnaklamak ocacgu: ince ince parçalara ayirmak, saçmalamak, gereksiz yere ses çikarmak, gereksiz yere konumak, cac cac ses çikarmak (seste) ocera: inanç oceru: inanmak, iman etmek ocai: ocak ocgialu: uultu çikarmak, çalamak, dere, irmak, nehir vb akii veya akarken çikardii gürültü, gürültü (seste) ocginu: yenmek, zafer kazanmak ocat'u: göze ho gelmeden iildamak, cirtlak renkte olmak ocoxinapu: seslendirtmek, çairttirmak ocox(in)u: seslenmek, çairmak (amacoxinu: yukari doru seslenmek, yukari doru çairmak emtumani amucoxi/yukari tarafa doru (ona) seslen) (gamacoxinu: aaiya doru seslenmek, aai doru çairmak gemtumani gamucoxi/yukari doru (ona) seslen) (gelacoxinu: aaiya doru seslenmek gemtumani gelavucoxi/aai doru (ona) seslendim) (eacoxinu: yukari doru seslenmek emtumani eavucoxi/yukariya seslendim) (elacoxinu: aai doru seslenmek gemtumani elavucoxi/aaiya doru (ona) seslendim) (e3'acoxinu:bir eyin altindan veya alt tarafindan yukariya doru seslenmek, yukari mevkideki üst bir yere seslenmek ç'eris gexet'ui e3'avucoxi/o çatidayken ona seslendim) (mok'ocoxinu: arkasina seslenmek, yüzüne doru sertçe konumak melendo kamuk'ucoxi/kari taraftan seslen

nena mok'omicoxup/yüzüme sertçe konuma) (ok'ocoxinu: karidan kariya veya karilikli seslenmek, karidan kariya çairmak, karilikli teyitlemek, karilikli sözlemek mkea kok'ovicoxit/ mkede bulumak üzere teyitletik) ocok'oçi: daadami, margal mitoloji karakteri ocund(in)u: öpmek, öpümek oc(vin)u: otlamak, otlatmak oçaçxalu: çalamak, çaildamak (seste) oçaçku: ince ince doramak, ince ince parçalara ayirmak, saçmalamak, çaç çaç ses çikarmak oçalamuru: gözü yaarmak oçaliu: çalimak oçxant'u: parlamak, iildamak oçanu: meyve vermek, mevcut olmak (meyvenin dalinda mevcut olmasi) (amaçanu: (cansiz) alt mevkide mevcut olmak (meyve vb) , alt kesimde mevcut olmak (meyve vb) muperi mskva m3xuli amaçans/ne güzel armut var (dalinda)) (gamaçanu: (cansiz) uzak yerde mevcut olmak, yukarida mevcut olmak (meyve vb) dudis m3xuli gamaçans/yukarida (aacin zirvesinde) armut mevcut) (goçanu: (cansiz) meyvenin mevcut olmasi, meyvenin yeyimesi mç'ipe mç'ipe txirepe koguiçanu/ufak ufak findiklar yeyiti (dalinda mevcut oldu)) (gelaçanu: (cansiz) dalinda mevcut olmak (meyve vb) txiri qapes kogeliçaneren/findik dalinda mevcut olmu (dalinda yetimi)) (doloçanu: (cansiz) derin bir yerde mevcut olmak (ot vb), batirmak, saplamak (ot vb) oxori tude daz'ik'ando doloçanu/evin altinda böürtlen yetimi) (eaçanu: (cansiz) arasinda mevcut olmak, ortasinda mevcut olmak, mevcut omak, açmak (çiçek vb), sürümlemek (ot, yaprak vb) pukirepe keiçaneren/çiçekler açmi) (elaçamu: yandan ilavelenmek, yanan mevcut omak (meyve vb), bela olmak, rahatsiz etmek tipi eliçaneren/ot türemi beres mo elaçap, raxati naçkvi (koxukvi)/çocuu rahatsiz etme, rahat birak) (golaçanu: yandan mevcut olmak, paralel istikamette mevcut olmak (ot vb), filizlenmek (çay vb)) çayepe kogeliçaneren/çaylar filizlenmi (yetimi)) (goaçanu: mevcut olmak, açmak, sürülmemek, seyrek seyrek ekilde mevcut omak (ot vb) em muperi mskva pukirepe goiçaneren eo/o ne güzel çiçekler açmi öyle çayepe eo ao goaçans/çaylar ara ara (seyrek seyrek) mevcut) (meçanu: mevcut olmak (meyve vb) qas m3xuli meçans/dalda armut mevcut) (meaçanu: (cansiz) arada örtülü veya kamufleli bir yera mevcut olmak (ot vb), ara ara seyrek çekilde mevcut olmak daz'epuna doloxe k'andope meaçans/dikenliin içinde böürtlenler mevcut alis buri meaçans/derede buri bitkisi mevcut) (moçanu: ayakkabiyi giyinmek, yerde veya alt mevkide mevcut olmak modvalu komoiçani/ayakkabiyi giyin) (mok'oçanu: yandan mevcut olmak, arkadan mevcut olmak (meyve vb) k'ap'ulak'elen gyuli komok'oçaneren/arka tarafta gul yeyimi (mevcut olmu)) (mojoçanu: üzerinde mevcut olmak (ot vb), örtmek (kapak vb) pot'lik'as k'apai komojoçani/ieye kapai tak) (ok'oçanu: yan yana mevcut olmak, beraber ekilde mevcut olmak (ot vb) gyulepe ok'oiçanerenan/gülleri üzerine takmilar (yakasina vb)) oçxap'alu: su siçratmak, siçratmak, suyun içinde su siçratma haliyle yüzmek vb oçxap'u: siçratmak oçxnonapu: rahmetli etmek, rahmetli olmak oçxrialu: gürüldemek (su vb sivi) oçxu: yikamak (bulaik, sebze meyve vb) (gamaçxu: yikamak oxori kogamçxes/evi yikadilar) (gyoçxu: yikamak xe mo gyoçxap/elini yikama) (gelaçxu: aaiya doru yikamak merdiveni kogelaçxi/merdiveni yika)

(ge3'açxu: ön tarafi yikamak (su vb sivi ile) oxori 3'oxle koge3'açxerenan/evin önünü yikamilar) (dolobunu: musallat olmak, bela olmak oç'arui kodolomabonu/yazi yazilmasi gereken eyden ötürü belaya kaldim/ona yazi yazma iiyle belaya kaldim) oçxvinu: durulamak oçiçk(an)u: yumuamak oçiçu: güvelemek, güvelenmek oçildre: kuzey oçildr(on)uri: kuzeyli oçilu: evlenmek (bay) oçilui: evlenmekle alakali, evlenmesi gereken oçinçolu: tahta vb maddelerin güvelenip eskimesi veya çürümesi oçinadu: tembih etmek oçinu: tanimak oçitapu: yardirtmak oçitu: yarmak (odun vb), uzun uzun parçalara ayirmak oçkinu: bilmek, yer seçmek, kendine ayirmak, tahsis etmek, sanmak, zannetmek oçkv(in)u: yollamak, göndermek (canli varlii göndermek) (amoçku: içeri göndermek, içeri almak, içeri sokmak puci doloxe mo amoçkumer/inei içeriye alma/inei gönderme (sokma)) (gamoçku: diari çikarmak, diari almak, diari göndermek geni gale kogamoçkvi/danayi diariya çikart) (goçku: göndermek, gezdirmek berepe goçkvi/çocuklari gezdir mangana gogaçkveni?/araba kullanabilir misin?) (geloçku: aaiya doru indirmek, aaiya doru göndermek berepe gemtumani gelovoçkvi/çocuklari aaiya doru gönderdim) (doloçk(v)u: derin bir yere sokmak, derin bir yere indirmek, derin bir yere göndermek, kapali bir yere indirmek, kapali bir yere göndermek, kapali bir yere sokmak bere alis kodoloçkves/çocuu dereye indirdiler (soktular)) (eloçk(v)u: yukaridan göndermek, yukariya göndermek bere jilendo keloçkves/çocuu yukariya gönderdiler) (mok'oçk(v)u: yan taraftan göndermek, yan taraftan getirmek bere komok'oçkveren/çocuu göndermi) (keoçk(v)u: yukariya doru çikartmak, yukariya doru göndermek bere jile mot keoçkvi/çocuu yukariya niye gönderdin bere cas mot keoçkvi/çocuu aaca niye çikarttin) oçod(in)u: bitmek, bitirmek oçu: korumak oçuçunu: iliklamak, iliklamak oçumu: beklemek, kollamak oçunçolu: ufalamak oçvala: bekleyi oçvale: bekleme yeri, durak oçvalu: beklemek oçvapu: bekletmek oçvu: beklemek, korumak oç'abu: yapimak (sivinin yapimasi), musallat olmak ve/veya olunmak oç'aç'u: ezilmek, ezilmek büzülmek, ezilip büzülmek oç'anç'axu: balçikla(n)mak, çamurla(n)mak oç'and(in)u: müzik çalmak, müzik vb yayini yapmak oç'angu: tirnak ve/veya pençe atmak oç'aru: yazmak oç'qip'u: ayaklariyla ezmek veya ayak topuklariyla ezmek, çise yamasi, çiselemek oç'xak'u/oçxik'u: ezilmek, arasina kalip ezilmek, ezilip büzülmek oç'ik'ç'ik'u: cikciklemek oç'ik'onu: yolup parçalamak oç'inaxu: çinemek (ayakla), ezmek (ayakla) oç'inç'qvalu: gidimlamak

oç'irt'olu: sessizce konumak, kulaa fisildamak oç'iru: lazim olmak oç'iu: arkasindan komak, ardindan kovalamak oç'it'anu: küçülmek, küçültmek oç'k'adu: çakmak (tahta vb) oç'k'ap'u: su siçratmak, su siçratmak, deniz suyunun ta veya kayalara çarpmasi (dalganin kayalara vurmasi ile oluan su çarpmasi veya siçramasi vb) oç'k'iralu: gicirdamak oç'k'irapu: doratmak, doratirmak, kestirmek, kestirtmek oç'k'iru: doramak, biçmek, kesmek, yourdun mayalanmasi vb yourt olma süreci oç'k'omale: yiyecek, katik, besin oç'k'omu: yemek yemek oç'opinale: av yeri, av diyari, tutma yeri, av sahasi oç'opu: yakalamak, tutuklamak oç'u: yakmak, tututurmak oç'umare: sabah, sabak vakti oç'utura: evin di tarafindaki merdiven eii oda: oda oç'vinu: kavurmak, kizdirmak (ya vb) odagu: musallat olmak, illetlenmek, ince ince kesmek, ince ince doramak, ince ince kesmek suretiyle daitmak odelu: delirmek oderdu: dertlenmek odgu: birisine airi derecede palavra atmak, kurmak, koymak (gamodgu: aaiya doru gitmek, aaiya doru durmak, yola koyulmak gamadgin do nulun/ayaklanmi gidiyor (yola koyulmu)) (ge3'adgu: arka tarafindan basmak, basmak (ayak vb) k'uçxes mo ge3'amdgir/ayaima basma) (geadgu: araya koymak, içine koymak (soba vb) pekos tencere kogeadgi/sobaya tencere koy) (gejadgu: üzerine koymak, üzerin(d)e durmak k'uçxes mo gejamdgir/ayaimin üstünde durma) (dodgu: kurmak, koymak saat'i dodges/saati kurdular) (dodginu: durdurmak gzas kagexti do ar mangana kododginu/yola in ve bir araba durdur) (dolodgu: içeriye veya kapali mekana koymak, içeriye veya kapali bir mekana birakmak, dik vaziyette koymak ç'uvalis pekos bezepe kodolodgu/çuvalin (içine) soba bezlerini koydu) (dodvu: koymak omale tude kododvi/yükü yere koy) (ejodvu: üzerin(d)e koymak peko jin tencere kogejodverenan/sobanin üstüne tencere koymular) (eadgu: araya koymak, araya doldurmak pekos dika eadgerenan/sobaya odun sokmular) (meadgu: araya koymak, içine koymak taros k'avanozi komeadgi/kilere (taroya) kavanoz koy) (eladgu: yandan koymak, yanina koymak troni kinaris keladgi/sandalyeyi kenara k oy) (e3'adgu: altina koymak, altina dur(dur)mak, örtülü bir eyin altina birakmak bageni tude t'ik'ina e3'adges/merein altina sepet koydular) (goladgu: yandan koymak, yandan dur(dur)mak troni kogoladgi/sandalyeyi koy) (goadvu: araya koymak, araya sokmak, araya geçirmek, durdurmak lemis nok'epe goamidgi/ineye ip sok/ ineye ip geçir/ ineye ip tak/ineye benim için ip tak ofut'es troni kogoadgu/tarlaya sandalye soktu/sandalyeyi tarlaya soktu) (go3'adgu: önünde durmak, altina koymak, altina ilave etmek parças tude parça go3'amidgi/ parçanin altina parça ilav et benim için 3'oxle mo go3'amidgir/önümde durma pucis xomula guguli go3'udges mara va nik'ardu/inein önüne kuru guguli otu koydular fakat

beenmedi) (medgu: koymak, ilave etmek, eklemek, yama yapmak parças konudgi/parçaya yama yap) (meadgu: içine koymak k'van3a xaros meadgi/su testisini dolaba koy) (mejodgu/mejodvu: üzerine koymak, üzerine katmak (para vb), üzerine ilave etmek oktis kva komejodgi/dönemece ta koy da çkimis para ejovudvii do dolokunu yeç'opu/kiz kardeime para kattim ve elbise aldi) (moladvu (cansiz)/moloxonu: kapali bir yere koymak, kapali bir yere birakmak, kapali bir yere hapsetmek, esir etmek moloxunales komolodves (komoloxunues)/(onu) hapishaneye attilar) (mok'adgu/mok'odgitu: yandan durmak, arkadan koymak, arkadan durmak, arkadan ilave etmek mo mokamidgi(tu)r, ar m3ika kelanç'i/önümde durma az biraz çekil kenara) (ok'odgu: biribirine ek yapmak, birbirine yakinlatirma, karilikli yüzletirmek quci ok'odges do aralapan/kulaklarini birbirine yakinlatirdilar ve konuuuyorlar çayi bezik'ala kok'odges/çay bezinin yaninda bir araya getirdiler) odidanu: çoalmak, büyümek odude: veri, done, kaynak oduzanu: düzlemek, düzeltmek odvinu: tututurmak, tututurmak, yakmak (lamba, sigara, iik vb) ofarfalu: alevlenmek (atein sert bir ekilde ses çikararak parlamasi vb) ofilu: dilimlemek ofi3ialuri: resmi ofi3ialuroba: resmiyetçilik ofloru: bitki örtüsüne bürünmek ogagu: karilamak ogargu: yaramak, faideli olmak ogibu: piirmek ogigant'u: dev olmak, dev gibi olmak oglicu: sivazlamak (avuç vb) oginz'anu: uzamak ogoru: aramak ognapa: duyuru, ilan ognapu: duyurtmak ognu: duymak ogricu/ogriu: temizlemek, paspaslamak (döeme vb tahtalari bezle temizleme ilemi) ogri(mo)nu: yuvarlamak ogulu: gezmek, dolamak, etraflica çevirmek, kari durmak, diklenmek ogumu: çepeçevre etraflica çapalamak, seyreltmek (misir vb), dolatirmak oguru: örenmek, öretmek ogvap'u: birbirine geçmek, sarma dola olmak (ip vb), birbirine dolanmak ogverdu: yari hale getirmek, yarimlamak ogyagu: alimak ogyare: yemekhane, yemek vakti ogzala: tututurulan, tututurma iine yarayan, gitme iine yarayan ogzalu: yollanmak, gitmek ogzu: yakmak, tututurmak oabu: kalip eklini almak, kaliba bürünmek oaminu: hazimsizlik (balik vb yedikten sonra) oapu: getirtmek, götürtmek, renk deitirmek oaralu: konumak oaribu: madur olmak, gariplemek, garip olmak oaru: çizmek, rastgele çizmek, karalamak oerdinu: kandirmak, aldatmak oinde: engel oindu: engellemek, ali koymak, mani olmak oirolu: ellemek (eya vb nesneleri ellemek) oirsu: deerle(n)mek, kiymetle(n)mek oiru: hirlamak

omale: yük omalu: götürmek, taimak omalui: götürülecek, götürme ile alakali, götürülmesi gereken, getirilmesi gereken, yük onosu: akillanmak, akli yerine gelmek oobu: çitle çevirmek, etrafini çevirmek, çembere almak ooderi: edilmi, davranilmi oodoba: davrani, hal, durum oodu: davranmak, etmek ou: götürmek, getirmek (amau: (cansiz) içeri almak, içeri götürmek, içeri getirmek dika kamii/odun getir/odunu içeri al tipi bak'is amii/otu ahira al) (gamau: (cansiz) diari almak, diari çikarmak, diari getirmek, diari götürmek odaen dika gamierenan/odadan odun çikarmilar dolokunepe gale kamii/eyalari diarii çikart) (gou: (cansiz) çepeçevre çevirmek, çepeçevre çevrelemek, etrafini çevirmek ont'ulei luqu kogues/tarladaki lahanayi çepeçevre sarmilar (etrafini sarmilar) luqus kogues/lahananin etrafini çevirdiler/lahanayi çevirdiler) (gelau: (cansiz) aaiya indirmek, aaiya taimak omale kogelavii/ yük indirdim/aaiya doru yük taidim gyari kogelii/yemek indir) (keau: yukari çikarmak, yukari almak, yukari götürmek, yukari getirmek dika emtumani keavii/odunu yukari doru çikardim oç'k'omale keii/yemek çikar (yukari çikar () (gejadgu: (cansiz) üzerine koymak, üzerine almak, üzerine koymak sobas k'uk'uma kogejadgi/sobanin üzerine güümü koy) (dolou: çukur bir yere indirmek, dip bir yere indirmek, dip bir yere sokmak, derin veya kuyu bir yere indirmek, kapali bir yere sokmak (el vb) k'uyis xe kodolovii/kuyuya elimi indirdim (soktum) xe mo doloap/elini sokma) (eau: (cansiz) aaidan yukariya doru çikarmak mgvana muepeten na eavii ar kogiçkit'ik'on!/gübreyi ne zorlukla yukariya çikardiimi bir bilseydin! dika keii/odunu çikar (odunu yukari)) (elau: (cansiz) yukariya çikarmak, yukariya götürmek, yukariya getirmek e k'ulani, omale keii/e kizim, yükü çikar(iver) arguni kelii/baltayi yukari çikar) (goau: (cansiz) arasindan seçmek, ortasindan çikarmak, ortasindan seçmek, arasindan seçip çikarmak, arasindan seçip ayiklamak (ot vb) lazut'i doloxe tipi kogoies/misirin içinde(ki) otu çikardilar (temizlediler/seçtiler) tipi goies/otu seçip çikardilar (ayikladilar)) (go3'au: almak (para almak, borç para almak vb), geri almak, önünden almak anda osmanien para kogo3'avui /bugün osmandan para aldim/ bugün osmandan ödünç para aldim) (onau/gonau/gomau: engel olmak, mani olmak, ayak altina dolanip bela olmak, musallat olmak ey gidi bere mo gomaer/ey gidi çocuk bana ayak bai olma/ey gidi çocuk baima bela olma k'uçxes mo gomaer/ayak altinda dolama/ayaima dolanma) (mou: getirmek 3'k'ari komomii/bana su getir) (mejoxu: yüksek bir yerden yuvarlanmak, bayir bir yerden yuvarlanmak, rampa bir yerden yuvarlamak, rampa bir yerden dökmek, rampa bir yerden itelemek dika komejoxves/odunu yuvarladilar) (mok'au: arka tarafa veya baka tarafa aktarmak, arka tarafa veya baka bir yere getirmek (götürmek), günein batmasi oxori 3'ale leta mok'ues/evin altina toprak taidilar mjorak komok'uu/güne batti) (moau: arasindan/aradan çikarmak, aradan seçip çikarmak dika moaui miunan/çikartmamiz gereken odun(lar) var/odun çikartma iimiz var) (mojoxu: yik(il)mak (ev vb), yüksek bir yerden yuvarlanmak, bayir bir yerden yuvarlanmak, rampa bir yerden yuvarlamak veya dökmek, rampa bir yerden itelemek, yikilmak

oxori mojixveren/ev yikilmi) (ok'ou: biraraya getirmek, biriktirmek geç'areri kok'oes/para biriktirdiler) oulu: yanlamak ouminu: sizmak ourapu: öldürtmek ouru: ölmek ovanç'u: makasla veya kesici bir aletle kait vb nesneyi kesme suretiyle ince ince parçalara ayirmak ovaru: olukla()mak (su vb) oqazu: yontmak, siviriletirmek (aaç vb) oqinoba: soukluk, souk vakti, souk zamani oqinoreri: donuk, mat, souk (souk halde), soumu oqinu: üümek, soumak, souklamak oqiru: ötmek (horoz vb kanatli hayvanlarin ötmesi) oqomeqonu: zincirleme, zincirleme kaza oqomeqonu k'eza: zincirleme kaza oqominu: kurak olmak, kuraklamak oqond(in)u: beklemek, oyalanmak, gereksiz yere zaman geçirmek oqonu: götürmek (canli) (amaqonu: içeriye doru götürmek, içeri sokmak (canli) berepe doloxe amiqones/çocuklari içeriye soktular pucepe bak'is amaqonu va giçkini?/inekleri ahira almayi bilmiyor musun?) (gamaqonu: diariya doru çikartmak, diari götürmek (canli) berepe gale gamiqones/çocuklari diariya çikardilar pucepe bak'ien kogamiqonerenan/inekleri ahirdan çikartmilar) (goqonu: etraflica gezdirmek, gezdirmek, dolatirmak (canli) em berek, arabai goqonu dido k'ai uçkin/o çocuk araba sürmeyi çok iyi biliyor berepe gale kogoqones/çocuklari diarida gezdirdiler) (moqonu: getirmek (canli) manz'agerepe ak komuqoni/komulari buraya getir ekole goqoni, akole moqoni aya mu tkvala ren a3'i!/o tarafa gezdir, bu tarafa getir bu demektir imdi!) (gelaqonu: bir kiiye elik ederek onu aai doru indirmek (canli) k'oçik mzaxali mui memet'i oxoria kogelaqonu/adam akrabasini mehmet'in evine indirdi) (eaqonu: canli bir varlii yukariya doru çikarmak (canli) pucepe qonaa keiqoni/inekleri tarlaya (yukaridaki tarlaya) çikart pucepe qonaa keaqones/inekleri tarlaya (yukaridaki tarlaya) çikarttilar) (elaqonu: bir kiiye veya canliya elik ederek onu yukari doru çikarmak txalepe keliqoni/ keçileri yukari doru çikar) (golaqonu: yan tarafa (paralel istikamette) gitmek, ardi sira gitmek (canli) berepek eo akirite golaqones/çocuklar öyle paralel istikamette (istikamet boyunca) gittiler) (goaqonu: bir eyi veya bir varlii kapali bir yerden yukariya doru çikarmak qonas 3'k'ari kogoaqones/ yukaridaki tarlada su çikardilar (su buldular)) (go3'oqonu: geri almak coori kogo3'avuqoni/köpei ondan geri aldim) (moaqonu: bir eyi veya bir canliyi kapali bir yerden bulup yukari doru çikarmak kvai tude(le) qap'a moiqonu/tain altindan danaburnunu (bulup) çikardi) oqopinu: müktedir olmak oqopu: olmak, sinmek oqore: kabak (bal kabai) oqoropu: aik olmak, sevdalanmak, sevmek oqoz(din)u: boazini sikmak oqucale: küpe oqucu: kulak vermek, dinlemek oquru: bairmak oqvaru: kisirlatirmak oqvilapu: öldürtmek oqvilu: öldürmek oqvinçu: dermani gelmek, kulamak

oxaçkoni: kazilacak, kazilmaya müsait oxaçku: kazimak (amaxaçku: içeri doru kazimak let'a amoxaçki/toprai kazi/toprai içeri doru kazi) (gamaxaçku: diari doru kazimak aori kogamixaçki/yamur oluklarini (patikayi) diari doru kaziyiver) (goxaçku: etraflica kazimak, paralel istikamette kazimak nergepes guxaçki/fidelerin etrafini kazi) (gelaxaçku: aaiya doru kazimak, kazimak merdiveni kogelaxaçki/merdiveni (aaiya doru) kazi/merdiveni kazima suretiyle aaiya doru temizle) (ge3'axaçku: bir eyin altini kazimak, alt tarafini kazimak tumbi tude kogu3'uxaçki/rampanin altini kazi) (oxoxaçku: tohum vb eyleri kazimak, etraflica kazimak lugu nergepes koxuxaçki/lahana fidelerini kazi/lahana fidelerinin etrafini kazi) (doloxaçku: aaiya doru derince kazimak k'uyi doloxaçkes/kuyu kazidilar) (yexaçku/kexaçku: küçük bir bölgeyi kazimak, darca bir etrafi kazimak, kaizmak steoi tipepe arm3ika kexaçki/avlunu otlarini birazcik kazi) (golaxaçku: etrafini kazimak, etraflica kazimak, yandan veya paralel istikamette kazimak ont'ule mç'ipaai kogelaxaçki/tarlayi güzelcene etraflica kazi) (goaxaçku: etrafini kazimak, tek siradan kazimak ont'ules kogouxaçkes/tarlayi etraflica kazidilar/tarlayi tek sira halinde kaziyiverdiler) (go3'axaçku: ön tarafini kazimak dido p'at'i domaç'k'indu, si kogo3'amixaçki/çok kötü yoruldum, önümü (ön tarafimdaki yeri) sen kaziyiver) (mexaçku: kazimak, kazima ilemi m3udiii mo mexaçkup/bou bouna (yalandan yere) kazima) (mejaxaçku: tekrardan kazimak, üzerini kazimak ofut'e arçkva xolo (tekrar) komojaxaçki/ tarlayi yeniden kazi) (mok'axaçku: arka tarafi kazimak ukiri komok'uxaçki/elmanin arkasini kazi/elmanin etrafini kazi) oxak'aru: bir cisimle kazima suretiyle temizleme, kazili ekilde temizleme (tabak, çanak vb) oxalu: yakmak, kavurmak (yemek vb) oxaman3u: budalalamak, aptallamak, savsaklamak oxampu: zenginlemek oxandu: çalimak (air bir ite çalimak) oxank'ana: hareket, eylem, kimildama oxat'iru: özür dilemek oxant'u: resim yapmak oxarcapu: harcatmak oxarcu: harcamak oxarxalu: fokurdamak oxaru: yirtmak oxaziru: hazirla(n)mak oxçanu: beyazlamak oxçinu: yalanmak (bayanin yalanmasi) oxelalu: helal etmek oxelu: sevinmek oxen3ale: devlet oxerxu: biçmek oxer3elu: ortaya çikarmak, ortaya koymak, olumak oxesap'u: hesap etmek, hesaplamak oxin3'u: hizli hizli sivi içmek oxircinu: zirhlanmak, sava kiyafetleri giymek oxirxinapu: güldür(t)mek, kahkata attir(t)mak oxirxinu: gülmek, yüksek sesle gülmek, kahkaha atmak, kinemek oxiroba/maxiroba: hirsizlik oxiru: çalmak oxit'inu: gidikla(n)mak

oxit'onu: kurcalamak oxizmet'oni: hizmet edilmesi gereken, hizmete muhtaç oxizmet'u: hizmet etmek oxlip'u: pervasizca yutmak, yudumlamak oxmarapu: kullandirtmak oxmare: demirba, alet oxmaru: kullanmak oxodu: mikmek oxoxu: sürünmek oxokteri: kariik oxoktu: karitirmak oxol(os)u: yakinlamak, yakin durmak oxomç'k'eale: alitirma yeri oxomç'k'ei: alitirma, antreman, deneme oxomç'k'(in)u: ali(tir)mak oxomineri: kurutulmu oxominapu: kuruttur(t)mak oxominu: kurutmak oxomu: kurumak oxonaru: seslemek oxondu: sabretmek oxonk'anu: yerinden oynatmak, kipirda(t)mak, kimildamak oxon3u: gök gürlemesi, gök gürlemek oxorca: kadin oxorcoba: kadinlik oxorç'k'ura: evin akillisi oxordorinale: doumhane, doumevi oxorgamamçkumala: yayinevi oxorgamaçkvala: matbaa, yayinevi oxori: ev oxork'era: evin ocai oxork'ina: demirhane oxormance: ev sahibi oxormancoba: ev sahiplii oxoroxomç'k'e: evcil oxoronu: horon oynamak oxosaru: gözetlemek, göz ucuyla süzmek (amaxosaru: içeriyi gözetlemek, gözetlemek, bakmak berek bak'i pencereen pucepes amaxosaru/çocuk ahirin kapisindan ineklere bakti) (gamaxosaru: diariya doru gözetlemek, gözetlemek, bakmak pencereen gale gamaxosaru/pencereden diariyi seyretti/pencereden diariya bakti) (gelaxosaru: yukaridan aaiya gözetlemek, bakmak gemtumani kogelaxosares/aaiya doru (rampa aai) bakiniverdiler (bakindilar/baktilar)) (e3'axosaru: aaidan yukariya doru gözetlemek (bir hedefe doru) mot e3'amixosarup/beni neden aaidan yukari doru gözetliyorsun/neden bana aaidan yukariya doru bakiyordun (bakiniyordun)) (keaxosaru: yukari doru gözetlemek, yukari doru bakmak, yukari doru bakinmak, aaidan yukari doru herhangi bir eyi arama niyetiyle etrafi süzme niyetiyle bakmak, bakinmak balk'onis gelaxen k'ulanis mot keaxosarup/balkonda oturan kiza neden bakiniyorsun (bakiyorsun)) (gejaxosaru: üzerinde bakmak, üstünde bakmak, bir hedefin üzerine bakmak, bir hedefin üzerine gözetlemek k'oçik ç'uç'ulepes kogejoxosaru/adam civcivleri gözetledi) (doloxosaru: derin bir yere bakmak, çukur bir yerden bakmak, kapali bir yer(d)e(n) bakmak kapali bir yerden bakmak, kapali bir yerden gözetlemek, kapali bir yerden incelemek, kapali bir yerden irdelemek k'uyis kodoloxosares/kuyuya baktilar/kuyuyu incelediler) (meaxosaru: kapali bir yere bakip gözetlemek, gözetlemek, göz ucuyla bakmak bak'is komeoxosares/ahiri gözetlediler/ahira göz ucuyla baktilar) (ok'oxosaru: bir arada bakmak, beraberce bakmak, karilikli ekilde bakmak, karilikli

gözetlemek, karilikli incelemek artikartis kok'oxosares/birbirlerine karilikli bakindilar (baktilar)) oxoskidu: payina kalmak, payina dümek, ardina kalmak oxorkaguri: evin ortagöbei oxokveri: baimsiz, serbest birakilmi oxokvoba: baimsizlik oxokvu: salik vermek, salmak, birakmak oxraskiri: kayin (kocanin kardei) oxrasure: evli erkein kiz kardei oxormeureri: evi ölmü, sitem sözcüü oxorz'abune: hastahane oxo3'ona: anlam, anlayi, mana oxo3'onapu: anlatmak, anlattirmak, açiklamada bulunmak, açiklama(k) oxo3'onu: anlamak oxrak'u: kömürletirmek, kavurmak oxraskiri: kocanin erkek kardei oxrasule: görümce (kocanin kiz kardei) oxre3'u/oxve3'u: yalvarmak oxriç'k'u/oxriç'u: oxri3kapu: ovdurtmak, aindirtmak oxri3ku: ovmak, sürtmek, ainmak oxro3ku: gebermek oxruk'u: kuru hale gelerek kötülemek, kabuuna çekilerek ufalmak veya küçülmek, pörsümek oxurgu: setlemek oxurxu: genizle(n)mek oxusuravu: özür dilemek oxtimu: gitmek (amaxtimu: içeri girmek oxoris amaxtu do gyari ç'k'omu/eve girdi ve yemek yedi) (gamaxtimu: diari çikmak gale kogamaxti do ar m3ika goxti/diari çik ve birazcik gez (dola)) (gelaxtimu: aaiya inmek, aaiya doru inmek, aai istikamette inmek 3'alendo kogelaxtes/aaiya doru indiler) (keaxtimu: yukariya çikmak germas keaxtes do dika k'vates/daa çikip odun kestiler) (doloxtimu: kapali bir yere inmek (girmek), derin bir yere inmek (girmek), çukur bir yere inmek (girmek) alis kodoloxtes/dereye indiler (girdiler)) (yextimu: yukari çikmak, yukari tirmanmak ncas kayextes/aaca çiktilar (tirmandilar)) (eaxtimu: yukariya çikmak rak'anis keçaxtes/tepeye çiktilar) (elaxtimu: yukariya çikmak, yukariya gitmek emtumani elaxti/yukariya çik (git)) (e3'axtimu: altina girmek (yük vb) omales ke3'uxti/yükün altina gir) (goxtimu: gezmek mkes kogoxtes/mkede gezdiler) (golaxtimu: önünden geçmek, /önden geçmek, önüne geçmek, geçmek, yari yapmak ma mania va malen, golamixti/ben hizli gidemem beni geç (önüme geç)) (go3'axtimu: önünden geçmek, önden geçmek, ön tarafin(d)a(n) geçmek, geçmek, önünden çekilmek rak'anok'vaçxes mevit'ii go3'amixtu do igzalu/rakanokvaçxede giderken önüm(d)e(n) geçti ve gitti) (mextimu: gitmek, varmak, uramak anda noaa gextai maazaati komexti/bugün çariya inince dükkana da ura) (meaxtimu: içeriye girmek, kapali bir yere girmek, girmek mtugik ormas komeaxtu/fare delie girdi) (mendaxtimu: gitmek xopaa mendaxtes/hopa'ya gittiler) (moxtimu: gelmek

ak komoxti/gel buraya) (mok'axtimu: kari tarafa geçmek, yandan geçmek, geçmek meleni oxoria kamok'axti/karidaki eve gel (geç)) (moaxtimu: kapali bir yerden çikmak, gizli bir yerden diari çikmak 3'i3'ilapek obe mutepeien komoaxterenan/yilanlar yuvalarindan çikmilar) (ok'oxtimu: bir araya gelmek, toplanmak ok'oxtes do noderi doqves/biraraya gelip (toplanip) imece yaptilar) (goxunu: batirmak, saplamak (biçak vb) (k'oçis xami kogoxunes/adama biçak sapladilar) oxukumeri/oxokveri: serbest birakilmi, azad edilmi oxukvinu: serbest birakmak oxut'inu: horlamak oxvalapu: öksürttürmek oxvalu: öksürmek oxvalui: öksürme ile alakali, öksürük ile ilgili oxvame: ibadethane oxvamu: dua etmek, kutsamak oxvat'apu: kemirtmek oxvat'u: kemirmek oxelu: sevinmek, sevindirmek oxvenu: yapmak, ifa etmek oxvenui: yapilacak oxve3'inapu: yalvartmak, yalvarttirmak oxve3'(in)u: yalvarmak oxzabune: hastahane ox3apu: çürütmek ox3u: çürümek oigbalu: bahtlanmak oirkiane: uluslararasi ojilu/mejilu: amak, üzerinden airmak, üzerinden geçmek, üzerinden dümek ojodvu/mejodvu: üzerine katmak, ilave etmek okaçu: tutmak, yakalamak (amakaçu: aaidan yukariya doru tutmak, yukariya doru yola koyulmak mkek'ele emtumani amukaçu/mke istikametinde yukariya doru yola koyuldu) (gamakaçu: yukaridan aaiya tutmak, yukaridan aaiya doru yola koyulmak mkek'ele gemtumani gamukaçu/mke istikametinde aaiya doru yola koyuldu) (elakaçu: yandan tutmak, paralel istikamette tutmak bere kelikaçeren/çocuu tutmu) (e3'akaçu: altina tutmak, kucainda tutmak bere ke3'uaçun/ kucainda (ellerinde) çocuu tutuyor) (goakaçu: ortasina tutmak, ortaya sikimak, ortaya tutuvermek berek oncires kogoikaçu/çocuk yataa sikiti/çocuk yatain ortasinda sikiti) (go3'akaçu: kucainda tutmak (çocuk vb), ön tarafinda tutmak oxorcak bere go3'akaçeri mulun/kadin kucainda çocuk tutmu halde geliyor) (meakaçu: iki elini çapraz ekilde tutmu halde yapitirarak tutmak, sikilmak, daralmak, daral gelmek, kapali yerde sikitirmak, kapali bir yerde sikimak mk'yapu germas komeakaçes/çakali dada sikitirdilar berek oxoris dido komolikaçu/çocuk evde çok fazla sikildi) (molokaçu: kapali bir yerde kapatarak tutmak, sikilmak, daral gelmek berek oxoris dido komolikaçu/çocuk evde cok sikildi) okançu: sirnamak, yalakalamak oker3elu: kesme ilemini yerine getiremeyerek eskimek, eskimek (di vb bazi cansiz maddeler) oki: madem okiçolu: misir ayiklamak, ufalamak, ufacik parçalara ayirmak okiminu: hamur yourmak okimocu: evlenmek (bayan) okimolu: adam olmak, adamlamak, kabadayilik yapmak okirçolu: gözü açip kapama vaziyetinde bakmak okiru: soumak (sivinin soumasi veya iliklanmasi, yemein soumasi vb) okitu: katlamak, elbiseleri katlayip istif etmek

okosale: süpürge okosapu: süpürttürmek okosu: süpürmek, temizlemek (amakosu: içeriye doru süpürmek, içeride süpürmek oxori amakosu/ evi süpürdü/evin içini süpürdü) (gamakosu: diariya doru süpürmek, diarida süpürmek steo gamakosu/avluyu süpürdü) (gelakosu: etraflica süpürmek, aaiya doru süpürmek oxori kogelakosi/evi süpür) (gukosu: bir nesnenin etrafi süpürmek, süpürmek sobas gukosi/sobayi sil (temizle)) (go3'akosu: üst bir mevkii temizlemek tavani (gen3xodore) go3'akoses/tavani süpürdüler (temizlediler)) (gejakosu: üst tarafi temizlemek, üst tarafi süpürmek soba jin kogejakosi/sobanin üstünü temizle) (elakosu: bir köeyi temizlemek, silip süpürüp bir köeye toparlamak kinaris kelakosi/süpürüp bir kenara toparla) (golakosu: paralel vaziyette (duvar vb) temizlemek veya süpürmek duvari kogolakos/duvari temizle (süpür)) (goakosu: arayi temizlemek, ara bölgeyi temizlemek oxori okena kogoakosi/evin ortasini süpür) (mekosu: bir eyin üst tarafini silmek, silmek, süpürmek duvari komekosi/duvari sil (süpür)) (mojakosu: üzerinden temizlemek, süpürmek ç'eri komejakosi/çatiyi temizle) (ok'ok'osu: karilikli süpürmek, topluca süpürmek, orta yeri temizlemek, bir yere süpürüp toparlamak kok'okosi do gale mendii/süpür ve diari götür) k'ulanepek steo dido mç'ipaai kok'okoses/kizlar avluyu teferruatlica (güzelcene) süpürdüler) okooru: büyükçe siçmak okotumale: kümes okro: altin oktaloba: idarecilik, yöneticilik oktalu: yönetmek, idare etmek okti: viraj, dönemeç, çevir (emir kipi) oktironi: deitirilecek, deitirilmesi gereken oktiru: deitirmek, takas etmek oktu: çevirmek, döndürmek ok'amçu: kamçilamak ok'ank'alu: titremek ok'ank'u: çitlatmak, tiklatmak (kapi vb) ok'an3'ure: salincak ok'an3'uroni: sallanan, sallanma iine yarayan ok'an3'uru: sallanmak, salincakta sallanmak ok'ap'et'anu: sertletirmek, sertlemek ok'ap'et'u: sertlemek ok'arbu: yok etmek, yok olmak ok'arfu: çivilemek ok'ark'alu: gidaklamak ok'aroba: iyiletirme, salik ok'arobai maalidoguroni: salik yüksekokulu ok'aru: iyilemek ok'at'ast'rofu: kazaya kalmak ok'atu: katmak, karimak, katilmak ok'atui: malzeme, katilmasi gereken, katma iine yarayan ok'idu: ina etmek, kurmak (ev) ok'idui: ina edilmesi gereken, kurulmasi gereken ok'imbinu: iliklemek ok'inu/ok'ik'onu: çapalama ilemi ile tarladaki bitkileri seyreltme ilemi, bitki temizleme ve

seyreltme vb ilemleri yapmak ok'irç'olu: keselemek ok'iru: balamak ((g)amak'iru: balamak tok'i kogomak'iri/ipi bala tok'is kogamavik'iri/ipe dolandim) (gelak'iru: yandan balamak, balamak go3'ik'iri kogelamik'iri/petemali bana bala/petelami bala) (gejak'iru: üzerinden balamak t'ik'ina jin ar mutxani kogelak'iri/sepetin üstüne/üzerine herhangi bir ey bala) (elak'iru: yandan balamak t'ik'inas yandan keluk'iri do komendii/sepeti yandan bala ve götür) (dolok'iru: dibini balamak, balamak ok'an3'uronis tok'i dolok'iri/salincaa ip bala) (gok'iru: balamak ali kogek'iri/al tak (bala)) (goak'iru: ortadan balamak, orta yerden balamak puci nap'iris kogeak'iri/inei ekinee bala) (mek'iru: balamak puci konok'iru/inei bala) (molak'iru: kapali yere balamak, balamak geni bak'is komolak'irerenan/danayi ahira balamilar) (mok'iru: balamak dika mok'irerenan/odunu balamilar) (mojok'iru: üstünde balamak, üstüne balamak k'uk'umas komejak'iri/gügüme bala (güümün üzerine bala)) (go3'ak'iru/go3'ik'iru: önden balamak, ön tarafindan balamak, tülbent (petamal) balamak go3'ak'iri koge3'ak'iri/petamal(ini) tak (bala)) (ok'ok'iru: birbirine balamak nok'epe kok'ok'iri/ipleri birbirine bala) ok'isk'anu: kiskanmak ok'itxa: danima ok'itxu: okumak, sormak ok'itu: parmaklamak ok'limu: bulamak, bulatirmak ok'oambaru: birbirinden haber almak, haberlemek ok'obala: topluluk, ahali, cemaat ok'oberi: biriktirilmi, biraraya getirilmi, topluca, toplu ekilde ok'obu: biriktirmek, biraraya getirmek ok'odginu/ok'odgitu: yüzletirmek, birarada durmak, birarada bulunmak, birarada var olmak, karilikli durmak ok'odvu: gözleri kapamak (mojodvu: üzerine koymak, üzerine balamak (kaymak vb), üzerine örtmek mjas mojonome komojodu/sütü kaymak baladi) (ok'odvu: biribirine örtmek, karilikli örtmek, gözlerini kapamak toli kok'odvu do liru/gözünü kapadi ve uyukladi (uyudu)) ok'oxtala: toplanti ok'oxtu: biraraya gelmek, uymak (cansiz varlik vb), bulumak ok'oxu: bozmak ok'oxvala: bozgun ok'oxveri: bozuk, bozulmu ok'oxvoba: bozukluk, arizali olma ok'ok'ateri: beraber(ce), birlikte ok'ok'edinu: kavga etmek, dövümek ok'ok'orobu: biraraya getirmek, toplamak ok'olorapu: kolaylatirtmak ok'olaru: kolaylatirmak ok'ellekt'ifu: kollektif olmak, hepberaber dayanima içinde çalimak ok'omalu/ok'ou: biriktirmek, biraraya getirmek (para biriktirmek) ok'omç'k'u: beraberce, birbirine bitiik ekilde beraberce, birlikte beraberce gitmek, kendi

kafasina göre gitmek ok'onauru: bayilmak ok'onaureri: baygin ok'onç'u: birbirine çekmek, yanina çekmek, birbirine yaklatirmak, birbirine yakinlatirmak, yaklatirmak, yakinlatirmak ok'ondrik'eri: bükük, ikibüklüm ok'ondrik'u: karilikli bükmek, karilikli bükülmek, bükmek, bükülmek ok'orçoni: sergi bezi, serilmesi gereken, serilme iine yarayan ok'orçu: karilikli sermek, karilikli yanyana vb ekilde sermek, sermek ok'orobu: toplamak, biriktirmek (ok'orobu: biriktirmek, toplamak, biraraya getirmek mkes eaxterenan do txiri dok'oroberenan/mkeye çikmikar ve findik toplamilar) (amak'orobu: içeride biraraya getirmek biraraya toplamak dika mç'ipe mç'ipe dopçiti do oxoris amap'k'orobi/odunu ince ince parçalara ayirdi (böldüm) ve eve doldurdum) (gelak'orobu: aaida toplamak, yerde toplamak, yerde biriktirmek (findik vb), ardi sira toplamak nap'iris txiri kogelak'orobi/ekinekte findik topla) (geak'orobu: orta yerde toplamak, ortasinda toplamak, ortasinda biriktirmek, aaida toplamak, yerde toplamak (findik vb) çayis txiri kogeak'orobi/çayda (çayin arasinda) findik topla) (gejak'orobu: üzerinden toplamak, üzerinden almak, üzerinden biriktirmek (findik vb) qurz'eni kogejak'orobi/üzüm topla (üzerinden ala ala üzüm toplayiver) (dok'orobu: biriktirmek, yerden bir ey toplamak kotumepek punçxape ar k'ai dok'orobe/tavuklar ekmek kirintilarini bir güzel biriktirdiler (yediler)) (dolok'orobu: çukur yerde toplamak, derin bir yerde(n) toplamak, derin bir yerde biriktirmek kvape k'uyi tude kodolop'k'robi/talari kuyunu altinda biriktirdim) (keak'orobu: arada biriktimek, kapali bir yerde biraraya getirmek, tamamini almak, ardina hiçbir ey birakmamak em na ren k'ak'alii mteli xolo keak'oroberenan do mutu skani va nakverenan/o mevcut olan cevizin tamamini toplamilar ve hiçbir ey birakmamilar) (e3'ak'orobu: alttan toplamak, aaidan toplamak, aaidan biriktirmek txiri patxi do e3'amik'orobi/findii silkele ve önümde(n) topla) (gok'orobu: toplamak, toplanmi bir eyi tekrar toplamak txiri arçkva xolo gok'orobi/findii tekrar (bir sefer daha) topla berepek dika gok'orobes/çocuklar findik topladilar) (golak'orobu: yandan toplamak, paralel istikamette toplamak, toplamak, ardi sira toplamak dolokunepe golak'orobu/elbiseleri topladi) (kelak'orobu: yukaridan toplamak, toplamak dika kelak'oroberenan/odunu toplamilar) (goak'orobu: arada toparlamak, bir istikamette toparlamak, yandan toparlamak, bir yerde toparlamak lazut'i(s) goak'orobes/misir topladilar) (go3'ak'orobu: önünde toplamak, altinda toplamak limxana kogami3'ak'orobi/önümdeki erelti otunu topla) (mek'orobu: herhangi bir yerde rastgele toplamak, toplamak k'ak'ali komek'oroberenan/ceviz toplamilar) (meak'orobu: kapali bir yrede toplamak, kapali bir yerde biriktirmek, gizli bir yerde toplamak, gizli bir yerde biriktirmek, gizli bir yerde toplamak, yer yer toplamak, yere yere biriktirmek, arada biriktirmek, arada toplamak, toplamak, kapali bir yerdeki bir eyi toplama haliyle almak çayepe kinari kinari komeak'orobi/çaylari kenar(ini) kenar(ini) topla odas ukirepe kome'ak'orobes/odaya elma doldurdular (biriktirdiler) odai ukirepe ar k'ai kome'ak'oroberenan/odadaki elmalari bir güzel almilar (alip götürmüler)) (mejak'orobu: tümsek bir yerde toplamak, tümsek bir yerde biriktirmek, rampa yerde toplamak, rampa bir yerde biriktirmek, yüksek bir yerde üzerinden toplamak, yüksek bir yerde üzerinden biriktirmek, yüksek bir yerde üzerinden almak tumbis nez'epe komejak'orobi/rampada cevizleri topla) (ok'ok'orobu: biraraya getirmek, biriktirmek

tipi kok'ok'orobi/otu biraraya getir/ot topla (biraraya getirme haliyle)) ok'orteri: pay edilmi, paylanmi, bölünmü ok'ortu: bölmek, paylamak, pay etmek ok'oro3xu: sayi saymak, saymak ok'ostiku: yirtilmak, yirtip parçalamak, beraberce yirtip parçalamak ok'osu: birbirine sürmek veya sürtmek ok'osvaru: karilikli dizmek, dizmek, saymak ok'otku: karilikli akitlemek, anlamak, karilikli sözlemek, teyitlemek ok'ozderi: sikica balanmi, sikilmi (boaz vb), tasarruflu ok'ozdu: sikmak, boazini sikmak, tasarruf etmek ok'o3'k'apu: ayirtmak, söktürmek ok'o3'k'u: bölünmek, birbirinden ayrilmak, ayirmak ok'rebule: ocak tai, merkez ok'riç'u/oxriç'u: keselemek ok'rit'ik'u: kritik yapmak, eletirmek ok'ruxu: hastanin inlemesi, hastanin aci çekmesi, inlemek ok'um3xu: eklemek, ilave etmek, dizleri üzerine çömelmek ok'um3vale: ek, ilave edilen, çömenilen yer ok'und(on)u: boka bürünmek, boklanmak ok'unk'ulu: kendi kendine ikayet ederek veya serzenite bulunma vaziyetinde söylenmek ok'un3xu: dikkat çekmek, dikkat etmek ok'urump'u: tomurcukla(n)mak ok'usu: inlemek ok'vandinapu: dilendirtmek, istettirmek ok'vaçxe: daha sonra ok'vançxeri: bir ey kataraktan karitirilmi (çorba vb) ok'vançxu: bir ey kataraktan karitirmak (çorba vb) ok'vandu: dilenmek, istemek ok'vate: makas, kesme iine yarayan ok'vatu: kesmek (amak'vatu: yukariya doru kesmek, kesivermek nap'iris dika kamek'ates/ekinekte (diarida) odun kestiler) (gamak'vatu: kesivermek dika gamak'vates/odun kestiler) ok'vatui: kesilmesi gereken, kesme iine yarayan, kesilecek ok'vinçe: bir tür atmaca avlama yapilandirmasi ok'vint'el(an)u: sarilamak, sarilamak ok'viru: hayiflanmak, hayrete dümek olabunu: musallat olmak, illet olmak olagu: oluruna getirmek, halletmek, ii gerçekletirmek, hayvanlari doyurmak, hayvanlari samak, çocuklari doyurmak olaunu: çinemek olalu: afkurmak, havlamak olandu: gölgele(n)mek olap'u: lapala()mak olasiru: bilevlemek, sivriletmek olaaru: kuduzlanmak ole: penis, yetikin penisi olebu: kirlenmek, kirletmek olimcu: geceye kalmak, gecelemek oliru: uyuklamak, oturduu yerde uyuya kalmak oloqu: yalamak (insan) olosku: yalamak ololi: bayku olu: gitmek (amamalu: içeri girebilmek ont'ules amamalu/bahçeye girebildim odas amamaleni va miçkin/odaya girebilirmiyim bilmiyorum) (gamamalu: diari çikabilmek, üretmek, üretim gale va gamamalu/diari çikamadim (kabiz oldum miçamadim)

an3'i oxenlai oqopinot dido gamamamului voret/bu sene ülke olarak çok üretmemiz lazim) (gelamalu: aaiya indirmek, aaiya inmek 3'ale va gelamalu/aaiya inemedim) (keamalu: yukari çikmak, yukari çikarmak anda dido dulya miut'es do emueni mkes va keamales/bugün çok iimiz vardi ve onun için mkeye çikamadik) (dolomalu: girmek (dere vb), derin bir yere gitmek, derin bir yere girmek, çukur bir yere girmek, alt bir yer(d)e girmek, alt bir yerde girdirmek, alt bir yere inmek, alt bir yere indirmek, kapali bir yere sokmak (el vb) ç'uk'is xe mo dolumer/kazana elini indirme (sokma) ali ek'o irderet'u ki va dolomales/dere o kadar büyümütü ki içine giremedik) (yemalu: yukari çik(art)mak yukari tai(t)mak, yukari tirmanmak ncas va yemalu/aaca çikamadim) (eamalu: yukari doru çikarmak omale eamalu va giçkini?/yük çikarai (yukari doru) bilmiyor musun?) (elamalu: yukari doru çikarmak, yukari çikmak dika elamalui ren/odunlarin yukari çikarilmasi lazim) (e3'amalu: önüne dümek, önüne çikmak, önüne rastgelmek gzas mevit'ii ke3'amalu/yolda giderken önüme çikti (dütü/yüzyüze karilatim) (gomalu: gezdirmek xopas dido va gogalu na em oras mot mendaxti?/hopa'da fazla gezemediysen o zaman neden gittin oraya?) (go3'amalu: almak (süt vb), önünden almak, geri almak, önünden bir anda geçmek mja go3'amalui voret/süt almamiz lazim) (mok'amalu: yandan getirmek, yandan geçmek, yandan götürmek ali ek'o dirderet'u ki mkeen keriçxanaa va komok'amales/mek'anales/dere o kadar büyümütü ki, mkeden kireçhaneye geçemedik) (ok'omalu: birikitirmek (para vb), bir araya getirmek geç'areri ok'omalu va giçkini?/para biriktirmeyi bilmiyor musun?) omakvale: yumurtalik, yumurtlama yeri omak'asu: makaslamak omalu: getirmek, götürmek omamkvu: bürünmek, yalanip güçten dermandan dümek, çaptan dümek, bulanmak (sidie vb siviya), çullanmak (yemee vb) omancu: sahip olmak omardu: teekkür etmek omat'u: demek, çarpmak, isabet etmek ombolanu: bollanmak omcveu: eskimek omçxvanu: kalinlamak, büyütmek (insan büyütmek) omçxvapu: hararet basmak, sicak basmak, isinmak omçinoce: damizlik omçinocu: hamile olmak (hayvan) omçinu: haber göndermek omçiru: genilemek, geni alana yayilmak vb omç'imu: yamur yamak omç'(in)u: derdi olmak, hastalia veya musibete sahip olmak, herhangi bir zoru veya problemi olmak omç'itanu: kizarmak, kirmizlamak omç'k'eu: çoban (gibi) olmak, çobanlamak omelu: dümek omemnunu: memnun olmak omencelu: güçlenmek, kuvvetlenmek omendranu: uzaklamak omerau: meraklanmak omet'u: bahetmek, esirge(me)mek omgaru: alamak omgvanu: imanlamak, tavlanmak omondinu: meyvenin airi olgunlamasi, armut vb meyvenin içinin cierlemesi veya kahverengilemesi

omonk'anu: airlamak omgarau: alatmak omgar(in)u: alamak omgvanapu: imanlattirmak omgvanu: imanlamak, kilo almak omiru: bulanmak omor(in)u: bairmak (hayvanin bairmasi) omxucu: omuz vermek, destek olmak, destek vermek omjore: güney, güne alan mevki, güne alan yer omjore(nu)ri: güneyli omjore(nu)roba: güneylilik omjoreyulva: güneydou omjoreyulvanuri: güneydoulu omjoru: günelenmek omkoru: esnemek omkvu: öütmek omk'asu: kapali bir nesneye ve yere sikitirarak yüklemek (sepet vb) omk'itu: titizlenmek omk'ulaneri: kisaltilmi omk'ulanu: küçülmek, kisalmak, kisaltmak omk'ulanoba: küçül(t)me ilemi omodu: giyinmek veya giymek (ayakkabi vb) omogapu: kazandirtmak omogu: kazanmak omonç'u: olgunlama, yetime (meyve, meyvenin dalinda olgunlamasi) omonç'vu: kuluçka olmak, kuluçkalamak omonk'anu: airlamak omonou: morlamak, morlamak omorçu: filizlemek, sürümlemek omordu: kalkinmak, gelimek, büyü(t)mek omotu: örtmek ompinale: serme yeri, serme mevkii, sergi ompinu: sermek (yere sermek) ompulu: kamufle etmek, gizlemek omralu: üremek, çoalmak omskvanu: güzellemek omkironu: acikmak omtilanu: gerçeklemek, sahi zannetmek omtu: yamak (kar, dolu vb yamasi) omt'inu: kaçmak, kaçirmak omt'inui: kaçirilacak, kaçirilmasi gereken omudu: ümitlenmek omumulu: kendi kendine sitem eder vaziyette bir eyler söylenmek omzgudu: otlarin yeermesi, bitkilemek omzik'u: mikmek, mikimek, çiftlemek omzinu: artma, arttirmak om3xvu: ilave etmek, eklemek om3ikanu: kisitlamak om3kvinapu: övündürtmek om3kvu: övmek, övünmek, met etmek om3'k'upu: kararmak, hava kararmasi om3'uranu: onarmak, tamir etmek onadu/madu/nadu: daral gelmek, sikilmak onagu/nag(in)u/mag(in)u: karilamak, kari kariya gelmek, rastla()mak onagnu: anlamak onanç'u: yaklamak, yakinlamak onandu: tembit etmek, ismarlamak onargu: yaramak, faideli olmak onaxoni: yikanilacak onaxu: yikamak (elbise yikamak vb)

onaxui: yikanilacak, yikanmasi gereken onanç'u: yaklamak onandvu: tembih etmek, ismarlamak onant'ru: yetinme(k), razi gelmek onargu: faydalanmak, yaramak onaru: dertlenmek oncaxu: bir nesneye vurma eylemiyle ses çikarmak, ses getirerek vurmak, ses getirerek dövmek (seste) oncubalu: kapiivermek, kapimak oncumoru: tuzlamak oncgimu: gereksiz yere tartimak, gereksiz yere dalamak vb oncimu: ezmek, ezilerek paramparça olmak, ayakla ezmek, ayak topuklariyla ezmek, ezerek ufak ufak parçalara ayirmak onconu: göndermek (gelanconu: asai doru göndermek mkiri kogelaminoni/bana un gönder) (ge3'anconu: bir yere giderken birisinin önüne elik etmek qonaa mevulur, 3'oxle ge3'amanconi/uzaktaki tarlaya gidiyorum, dü önüme (önüme katil)) (eanconu: yukariya doru göndermek, paralel istikamette göndermek qonaa oç'k'omale keaminconi/uzaktaki tarlaya bana yemek çikart (gönder)) (mok'onconu: göndermek, paralel istikamette göndermek, yandan göndermek noaen mç'k'idi komok'onconu/çaridan ekmek gönderdi melendo komok'onconi/karidan gönder noaen ekeri komok'aminconi/çaridan bana eker gönder) oncoro: ayip, utanç oncoro oçkinu: utanma bilmek, utanmak oncoro oqopinu: utanmak, mahçup olmak oncor(in)u: utanmak, hayiflanmak oncirale: yatakhane, oda oncire: yatak onciru: uyumak, yatmak (amanciru: içeride uyumak, sirt üstü uyumak odas amancireren/odanin içinde uyumu) (gamanciru: dia doru uyumak, geç saate kadar uzunca süre uyumak balk'onis kogelancireren/balkonda uyumu) (gelanciru: yaninda, yan tarafta uyumak doloxe kogelancireren/içeride uyumu (uzanmi)) (ge3'anciru: altina uyumak, alt tarafina uyumak, örtülü bir eyin altinda uyumak txalarik otves tude koge3'ancireren/kertenkele saçain altinda uyumu (uyuyakalmi)) (gejanciru: üzerin(d)e uyumak, üst tarafinda uyumak coorik tipi jin kogejincireren/köpek otun üstünde uyumu) (golonciru: ardisira uyumak, pe pee haldeu uyumak 3'i3'ilapek golunsarerenan do kogolincirerenan/yilanlar peisira dizilmiler bu ekilde uyumular) (goanciru: arada uyumak, ortasinda uyumak, ortada uyumak mtutik lazut'i ortas kogoincireren/ayi misirin ortasinda uyumu) (go3'anciru: ön tarafina uyumak, ön tarafinda uyumak coorik nek'nas kogo3'uncireren/köpek kapinin önün(d)e uyumu) oncore: ayip oncoroi oqopinu: ayibina gitmek, utanmak oncoru: utanmak oncirale: yatakhane, oda, yatma yeri oncire: yatak, döek oncumonu: tuzlamak (balik vb) oncvinu: otla(t)mak onçaxu: çalkalamak, kibrit çakmak vb onçaminapu: kaindirtmak onçaminu: kainmak onçamure: deirmen tai, dibek tai onçxalu: saçmalamak, çxa çxa ses çikarmak (dere aki sesi vb), silkelemek (aaç vb), sirikla

veya çubukla aaca vurma suretiyle silkelemek onçxvaru: daitmak/kirip dökmek/darmadain etmek (aiz, burun vb) onçvinu: göndermek, gönderilmek, sürgün edilmek, zorla kovulmak, istemeye istemeye gönderilmek onçviru: yüzmek onç'elu: umurunda olmak, enterese etmek, özlemek onç'qolu: yaralamak onç'imou: gerilmek (insanin gerilmesi), ii airdan almak, airmak, debelenmek (insan) onç'inu: ii gereksiz yere uzatmak, airdan almak, oyalamak, savsaklamak o(n)ç'iu: koumak, ardindan komak, ardindan yetimek, kovalamak onç'u: yakinlatirmak, kendine/herhangi bir yöne doru çekmek, payina dümek (anç'u), payina kalmak (anç'u) (amonç'u: içeriye doru yaklatirmak, yaklatirmak, içeri(de) yakla(ti)rmak, içeriye girmek (kafasini sokarak içeri gitmek vb), iteleyip yaklatirmak troni amonç'i/sandalyeyi yaklatir odas mo aminç'er/odaya girme/kafani sokma) (gamanç'u: diari yaklatirmak diari uzatmak, diari çikartmak nena mo gamanç'ap/dilini diari çikartmak) (gyanç'u: çömelmek gyanç'u do dok'orobu/çömelip topladi) (dolonç'u: derin bir yere, içeriye doru salivermek, içeriye doru indirmek k'uyis tok'i kodolonç'es/kuyuya ipi indirdiler) (yonç'u: yukariya doru çekmek, yukariya doru aktarmak tok'iten k'umi kyonç'i/iplen kumu yukariya çek) (eanç'u: tirmanmak, zirveye doru çikmak, zirveye doru ulamak, aaidan yukariya çekmek, aaidan yukariya doru kaldirma (ba vb), yukariya doru aktarmak ti keanç'u/kafasini kaldirdi rak'anok'vaçxesekis keinç'es/rakanok'vaçxeye kadar tirmandilar) (elanç'u: yukariya doru yaklamak, yana doru yaklamak, ileriye doru az miktarda gitmek veya yaklamak ar ç'it'a kelanç'i/biraz git öteye) (goinç'u/goanç'u: ara ara veya seyrek seyrek yüksek bir yerde meyvenin yetimesi veya olgunlamasi qurz'eni eo ao kogoinç'eren/üzüm öyle böyle seyrek seyrek olgunlami) (monç'u: yetimek (meyve), olgunlaçmak (meyve), meyvenin yetimesi ukiri va imonç'eren/elma olgunlamami) (mek'anç'u/mok'anç'u: yanina yaklamak, arkaya yaklamak, öte tarafa gitmek veya uzaklamak ar ç'it'a komek'anç'i/biraz git o tarafa/biraz yakla o tarafa ar m3ika mok'aminç'i/birazcik yakla bana) (ok'onç'u: yan yana yaklatirmak, beraberce yaklatirmak, bir tarafa toplamak veya biriktirmek, bir tarafa yaklatirmak dika kok'onç'es/odunu yaklatirdilar/odunu bir araya getirdiler ar svas kok'onç'i/bir tarafa yaklatir/bir tarata topla) (gelonç'u: yukaridan aaiya doru indirmek, yukaridan aaiya uzatmak, yukaridan aaiya doru salivermek troni kogelonç'i/sandalyeyi yaklatir qa kogelonç'i/dali indir) (gyonç'u: aaiya doru indirmek, aaida doru sarkitmak, surat asmak tok'i kogyonç'es/ipi indirdirdiler bere mutepeis am m3ika vuqurii ordoen p'ici kogyonç'es/çocuklarina birazcik kizdiimda hemen surat astilar) (ge3'anç'u: üsten aaiya indirmek, dizlerinin üstüne çömelmek mo ge3'anç'er/çömelme) (dolonç'u: içine batirmak, içine indirmek, içine sarkitmak, kapali veya derin bir yere indirmek, kapali veya derin bir yere elini sokmak k'uyis k'et'i kodolonç'u/kuyuya çubuk soktu/kuyuya çubuk sarkitti) (yenç'u: yukariya çikarmak, yukariya çekmek berepek yinç'enan ginç'enan, esteri antepes va dvaç'k'idenani?/çocuklar iniyorlar çikiyorlar, bunlar yorulmak nedir bilmezler mi (bunlar yorulmuyorlar mi)?)

(meanç'u: bir kenara veya bir yere oturmak, bir kenara veya bir yere girmek, araya girmek, araya sokulmak, araya oturmak, araya simak, araya sikimak berepek gelaxunanis xet'esi ar çkvaneri berek komoxtu entepes komevanç'u/çocuklar bankta otururken baka bir çocuk geldi ve aralarina girdi (oturdu)) onç'valu: tükürmek, inekleri yemleme sama vb ilemler onç'varu: keserek temizlemek (tarla vb), budamak/kesmek (diken vb) ondaru: darlatmak onderi: ölen onderis: ölenleyin, ölende onderi gverdi(s): ölen ortasi(nda) ondulu: erimek, eritmek ondri3'u: ii airdan almak, uyku sonrasi gerilmek, kasilmak ondruk'u: bükmek, bükülmek ondure: sair onduroba: sairlik onduru: sair olmak ondvalu: telkin etmek, gönül almak ondvinu: yakmak (lamba vb), tututurmak (ate, sigara) onforma3iu: bilgi vermek, açiklama yapmak ongap(in)u: benze(t)mek ongoru: yerde yuvarlanmak, yerde uzanip çeitli hareketler yapmak ongrimonu: yuvarlamak onik'alu: türlemek onkinu: salllamak (balta vb), tarla, ba, bahçe ilerini yaparken elindeki nesneyle yere veya baka bir nesneye vurmak onkore: esnek onkoru: esnemek onkviru: keyif bailamak/laf öütmek (nena onkviru)/laf bombardimanina tutmak onk'anu: sallamak (amonk'anu/gamonk'anu: sallamak mundeakis amonk'anup gamonk'anup, esteri va dogaç'k'induri?/ne zamana kadar sallayip sallayip dutuyorsun, yorulmadin mi?) (gonk'anu: sallamak, hizlanmak, hareketlenmek ek kodoxedi, m3udii biga mo gonk'anup/ otur orada, bou bouna çubuk (denek) sallama arm3ika guyink'ani/birazcik silkelen (hizlan/kendine gel)) (gok'an3'uru: sallanmak mo goyik'an3'ur, memskvaneri (ment'k'aberi) goxti/sallanma, güzelce (doru dürüst) gez) onk'ap'(in)u: komak, dalmak (insan boazina vb) (gamonk'ap'u: diari atlamak, diari firlamak, hizlica içeri girmek, hizlica dalmak/hizlica atlayivermek (boaz vb), bir eyi bakasindan almak veya kapmak oxorien gamunk'ap'u/evden diari firladi (çikti/atladi)) (gonk'ap'u: komak, kouvermek, kouturmak mo gonk'ap'ur/koma) (gelonk'ap'u: hizlica aaiya doru komak, rampa aai komak jindolek'elen kogeovunk'ap'i/ona yukari taraftan kotum/ona doru yukaridan kotum 3'ale 3'k'aqeniapea gelunk'ap'i do ar qvali keamii/aaiya doru 3'k'aqenialara ko/aaiya çabucak git de bana peynir çikar (getir)) (amonk'ap'u/gamonk'ap'u: içeri atlamak, içeri hizlica girmek (oda vb), hizlica kapmak, çabucak komak, hizli ekilde komak, aniden elinden kapmak odas kamunk'ap'u/odaya hizlica girdi am berepek kiana uz'iramu renani, em muç'oi kuvali amink'ap'es eo!/bu çocuklar dünya görmemiler mi, o ne biçim ekmee kouverdiler öyle! berepek ç'umanien seriakis amunk'ap'es gamunk'ap'es do osteruten ar k'ai diz'es/çocuklar sabahtan akama kadar kotular kouturdular ve oynamakla (oyuna) bir güzel doydular mu gaodu esteri kuvali mot gamamink'ap'up/allah akina ne oldu sana böyle, ekmeimi neden almaya (kapmaya) çaliiyorsun) (ge3'unk'ap'u: öne doru atlamak, öne doru hamle yapmak, öne doru hizlica atlamak ge3'unk'ap'i do k'ap'ineri komoxti/öne doru bir hamle yap ve hizlica gel) (gejank'ap'u: hizlica komak, aniden üzerine atlamak ordoen komoxtu do oç'k'omale kogejank'ap'u/çabucak (erkenden) geldi ve yemei kapti)

(go3'onk'ap'u: ön taraftan hizlica dalmak, ön taraftan atlamak, ön taraftan almak, ön taraftan kapmak ek'o zori kogo3'avunk'ap'iki mati va miçkin mu na maodu!/o kadar zor kaçtim ki (ön tarafindan ayrildim ki) bana ne olduunu ben de bilmiyorum!) (mok'ank'ap'u: yan veya arka taraftan komak, yan taraftan atlamak (komak, koumak) k'ap'ineri mok'unk'api/hizlica ko k'ap'ineri mok'amink'ap'i/beni hizlica takip et/bana doru hizlica ko) (golonk'ap'u: yandan veya paralel istikamette koçmak, ardi sira koçmak veya koumak berepek gale kogolunk'apes/çocuklar diarida (diariya) kotular (koutular)) (mojonk'ap'u: üzerinden komak, üzerinden atlamak jin mejo3xont'u do mojamink'ap'u/üste siçradi ver üzerime doru uçtu (kotu)/ yukari siçradi ve üzerimden atladi) onk'ilu: kapatmak, kitlemek (onk'ilu: kapatmak nek'na menk'ili/kapiyi kapa) (mek'ilu: geçmek k'ulanik ekole mek'ilu: kiz o tarafa geçti) (molank'ilu: içeri kapatmak, kapali yere balamak, kapali yere kapatmak bak'is puci komolonk'ilerenan/ahira inei balamilar) onk'ip'azu: kabiz olmak, kabizlamak onk'linu: bulamak (hastalik vb) onk'raxu: (ink'arixi oodu, ink'arixi oqopinu) nefret etmek onantxu: çarpmak onodge: dik ekilde ononu: arzu etmek, istemek ont'alu: yanlilikla karitirmak, gözünden kaçma suretiyle farkina varamamak, dalginlik suretiyle anlayamamak ont'k'abu: damaini apurdatmak, istif etmek, katlamak, yapitirmak/apurdatmak (dil vb), güzelce yordaminda i yapmak ontxapu: itelettirmek, emir vaki kilmak ontxiu: ii zoraki yapiverme, airdan almak ontxomu: irin balamak, kizilaaç haline bürünmek ontxoru: kusmak ontxu: (gontxu) itmek, çarpmak, sermek, itelemek ontkirapu: soldurtmak ontkiru: solmak, rengi bezi gitmek ont'k'ob(in)u: gizlemek, saklanmak ont'r(in)u: simak, sidirmak ont'ru3u: toprak kaymasi, dizlerin üzerine çökmek ont'ule: tarla (evin yakinindaki tarla) onvalu: imek çakmak onzik'u: siyirmak (gömlek vb) onz'gipu: sikitirmak, tikitirmak (onz'gipu: sikitirmak, tiki(tir)mak, kapamak (delik vb) ormapes konunz'gipi/delikleri kapa) (amanz'gipu: kapali bir yerde sikitirmak, yüksek bir yerde sikitirmak pekoi ormas amunz'gipi/sobanin deliini sikitir) (gamanz'gipu: kuvvetlice sikitirmak, diari doru sikitirmak ormape k'ai kogaminz'gipi/delikleri iyicene kapa (ört/sikitir)) (gonz'gipu: etraflica sarmak, etraflica sikitirmak nek'na tude k'ai kogonz'gipi/kapinin altini iyicene sikitir) (gelanz'gipu: içine sikitirmak, içine katlamak parça geluvinz'gipi/parça sikitirdim (ona) arvali gelavinz'gipi/pantolumun paçasini katladim) (geanz'gipu: içine doru kapali bir nesneye sikitirmak veya katlamak berek mt'k'alepunas kogeanz'gipu/çocuk ormanda sikiti) (dolonz'gipu: derin bir yerde sikitirmak, çukur bir yerde sikitirmak, delie sikitirmak veya örtmek mskibui urni kodolonz'gipi/deirmen taini sikitir) (eanz'gipu: arada bir yerde sikimak, örtülü bir yerde sikimak veya sikitirmak

kotumek omakvales keanz'giperen/yavuk yumurtalikta sikimi) (elanz'gipu: yandan sikimak, yan taraftan sikimak, herhangi bir taraftan sikimak veya kapamak, gömlei kollarini vb eyleri sivamak oxorcak porça elunz'gipu do angepe doçxu/kadin gömleini sivazladi ve bulaiklari yikadi bere mu gaodu, ak mueni elinz'giper!/çocuk ne oldu sana buraya niye sikiiyorsun!) (gyonz'gipu: tikamak, sokmak k'arvanis k'et'i kogyonz'gipes/petee çubuk soktular xe mo golonz'gipup/elini sokmak (sikitirma) (goanz'gipu: araya sikitirmak, araya tikamak xe nekn'as geaminz'gipu/elim kapiya sikiti) (menz'gipu: siki(tir)mak, tikamak mo menz'gipup/sikitirma) (meanz'gipu: araya siki(tir)mak, sikitirmak xe komeaminz'gipu/elim sikiti) (mejanz'gipu: üst yerde siki(tir)mak, üzerinden siki(tir)mak ç'eris mejanz'gipes/çatida sikitilar) (nonz'gipu: yandan sikitirmak, tikamak ormas mo nonz'gipup/delii tikama) (monz'gipu: sikitirmak, üzerinden kapamak, üzerinden örtmek (güüm vb) k'uk'umas k'apai komonz'gipi/gügümün kapaini ört) (molanz'gipu: kapali bir yerde sikitirmak, kapatmak, tikamak berepe odas komolonz'gipes/çocuklari odaya sikitirdilar (tik(a)dilar)) (mok'anz'gipu: yan yana yakin bir yerde sikimak, arka tarafa sikimak mo mok'unz'giper/sikima) (moanz'gipu: dar bir yerde siki(tir)mak, araya bir yere siki(tir)mak veya atmak (atee odun veya sobaya odun vb) daçxiris dika mo meonz'gipap/atee odun atma (sikitirma)) on3axu: yapimak, yapitirmak (gon3axu: yapimak, yapitirmak, tokat atmak eo k'ai kogon3axu/öyle iyi yapitirdi beres ar k'ai kogon3axu/çocua bir iyi yapitirdi/çocua bir güzel tokat atti) (gelan3axu: yapitirmak, yandan yapimak, paralel istikamette yapitirmak let'as but'k'a kogelan3axeren/topraa yaprak yapimi) (dolon3axu: içine doru yapitirmak, yapitirmak k'ut'is kodolon3axerenan/kutuya yapitirmilar) (ok'on3axu: birbirine yapimak, birbirine yapitirmak, karilikli yapitirmak, bebaberce yapitirmak, birlikte yapitirmak artikartis dolokites do kok'on3axes/birbirlerine sarildilar ve yapiiverdiler) on3ale: sallama iine yarayan on3alu: sallamak, biçmek (kesip uçurma suretiyle biçmek) on3xoni: tavan on3irale: elek on3ire: elek on3iroba: eleminasyon on3iru: elemek, süzmek on3'qoru: sulanmak, sulandirmak, su katmak, su ilave etmek on3'irale: süzgeç on3'iru: eziyet çekmek, zulum görmek, aci çekmek, süzmek on3'eli: beik on3'opulu: ikna etmek on3'u/dolon3'u: daldirmak, batirmak, bandirmak, tututurmak (ate vb) opau: temizlemek opamparu: ibikleme, ibiklemek opampe: çavukuu, ibibik oparpalu: kelebeklemek oparu: daitmak, pay etmek opasu: fiyatlamak opau: parçalamak, paramparça etmek opatkalu: kanat çirpmak, çirpinmak opatxu: silkelemek

(ejopatxu: üzerine doru silkelemek tis kejamapatxu/kafama doru silkeledi) (eapatxu: üzerine silkelemek, aaiya doru silkelemek t'ik'ina keapatxi/sepeti asai doru silkele) opa3xalu: kipirdamak, elini kolunu kipirdatmak, yerde debelenip durmak, emeklemek, çirpinmak opelu: bir ie yaramak, faydali olmak operpu: kabasini almak, kolaylamak opintu: pisle(n)mek, kirlenmek opsapu: iet(tir)mek ops(im)u: iemek opucu: (gopucu) ineklemek, inek gibi olmak opuçinu: kulaa fisildama haliyle konumak opukiru: çiçek açmak, çiçekle(n)mek opunçx(ol)u: kirintilamak, ince ince parçalara ayirmak (ekmek vb) opupulu: çibanla()mak oputxu: uçmak opurçolu: kulaina fisildamak, kirintilamak opurçu: yemin etmek, söz vermek oputx(in)u: uçmak, uçurtmak (amaputxu: uçmak, uçuvermek k'vinçik pencereen amaputxu/ku pencereden uçtu (kaçti)) (gamaputxu: uçmak, uçuvermek kotumek okotumaleen kogamaputxu/tavuk kümesten uçtu) (gelaputxu: yukaridan aaiya uçmak t'orocik ç'erien kogelaputxu/güvercin çatidan uçtu) (go3'aputxu: ön istikametten uçmak, yerden uçarak atlamak but'k'ucik (3'oxle çkimien) go3'amiputxu/ari önümden uçtu) (geaputxu: bir eyin üzerine atlamak mamulik k'oçis kogeaputxu/horoz adamin üzerine atladi) (gejaputxu: bir eyin üzerine atlamak, üzerinden atlamak t'orocik txiris kogejaputxu/güvercin findia uçtu k'vinçik ti çkimien kogejamiputxu/ku kafamin üzerinden uçtu) (doloputxu: kapali bir yere uçmak, derin bir yere uçarak atlamak parpalik 3'k'aris kodoloputxeren/kelebek suya uçmu) (yeputxu: yerden yukariya doru uçmak, kanatlanmak, uçmak, insanin aniden airi sinirlenmesi, uçma giriimi, kizmak, köpürmek, airi derecede kizmak kotumek t'ik'arien keputxeren/tavuk çitten uçmu (otlami)) (eaputxu: aaidan yukariya doru uçmak but'k'ucik keaputxeren/ari uçuvermi (uçmu)) (elaputxu: yandan uçmak, yanlamasina uçmak mç'acik elaputxeren/sinek uçmu) (e3'aputxu: ön tarafindan uçmak, ön taraftan uçmak, aaidan yukariya doru uçmak mamulik e3'amiputxu/horoz bana ön tarafimdan uçtu (saldirdi)) (goaputxu: araya doru uçmak mamulik ofut'es kogoaputxu/horoz bahçenin içine doru uçtu) (go3'aputxu: önüne doru uçmak, paralel istikamette uçmak daleri rak'anok'vaçxes mevit'ii sifterik kogo3'amiputxu/gündüzleyin rakanokvaçxe'de giderken önümden atmaca uçtu) (mejaputxu: kapali bir yere doru uçmak, üzerinden uçmak, tümsekten uçmak kotumek getasules komejaputxu/tavuk bostana uçtu (atladi)) (mok'aputxu: yan taraftan uçmak, arka taraftan uçmak meleni k'vinçik komok'aputxu/kariki ku uçtu (kari tarafa doru uçtu)) (mojaputxu: üzerinden uçmak pxaçkupt'ii k'vinçik komojamiputxu/(tarla) kazarken üzerimden ku uçtu) oput'e: köy oput'uri: köylü opu3xolu: eelemek op'aramitu: masal anlatmak op'arp'alu: anlailmaz ekilde yükse sesle (p'ar p'ar) konumak (seste)

op'aruxu: esmerlemek, airi esmerlemek op'auru: masal anlatmak op'at'k'alu: bir nesneye (sallama haliyle) vurma suretiyle pat pat ses çikarmak op'at'u: kötülemek, kötü olmak, bozumak op'ecu: katilamak, kalinlamak op'era3ia: operasyon op'et'elu: melemek (dana vb) (seste) op'et'k'elu: kellemek, saçsiz kalmak, saçi dökülmek op'içu: oruç tutmak op'ilu: öldürmek op'in3'k'olu: ince ince ufacik parçalara ayirmak (odun vb) op'lanu: planlamak op'ro3u: meyve soymak ora: zaman, vakit, süre oragadu: darmadaan etmek, künfeyekün etmek, airi derecede daitmak oraxat'u: rahatlamak orak'alu: zil sesi çikarmak, zil çalmak oran3'k'ironi: çingirak oran3'k'iru: çingirdamak orai oqopinu: zamani olmak, müsait olmak orazu: razi olmak orçu: sermek orç'ak'u: sikimak, araya sikiik halde ezilmek (meorç'ak'u: araya sikitirmak, araya sikimak ormas k'et'i komeorç'ak'es/delie çubuk sikitirdilar) ordu: büyü(t)mek ordo: tez, acil ordonurot: erken olarak, erken eklinde ordoen: acil olarak, tez elden, acele ordapu: büyüttürtmek, gelitirtmek, yetitirtmek ordo: erken, tez ordonali: erken olumu ordu: büyümek, gelitirmek, yetitirmek orezilu: rezil olmak orgu: dikmek, ekmek (meyve ekmek vb) ork'ine: eksik ork'inoba: eksiklik ortvali: battaniye, balik, örtü oruba: irmak, küçük dere orzo: sandalye, taht osairu: sair olmak, sairlamak osau: canlanmak osalidaru: dayanima yapmak osap'aru: rengi bezi gitmek, uyuuklama osap'ru: sabretmek osarxou: sarho olmak, sarholamak osaru: sarilamak oseramonu: merasim düzenlemek osimadu: düünmek osiminu: dinlemek osincu: ok atmak oskidu: yaamak, kalmak oskinu: sessiz kokulu ekilde osurmak oskiru: sönmek osku: yumurtlamak oso3ialu: sosyallemek osalu: sallamak osaru: sarilamak, sarilamak oseti: oset, asetin osetia: osetya

oseturi: osetce osimadu: düünmek osiminu: dinlemek oselapu: kaldirtmak oselu: kalkmak osincu: ok atmak, sinamak oskedinu: geçinmek, yaamak osrimu: oynamak, mek etmek osteramoni: oynanilacak, oyuncak oster(am)u: oynamak ostibinapu: susturtmak osterapu: oynattirmak ostibu: susmak, sessiz kalmak ostiku: yolmak, parçalamak osto(mi)lu: atmak (kurun atmak vb) ostvinu: islik çalmak ostvu: kopmak, kaymak osubukanu: hafifle()mek osumu: (osvu) sürmek osuri: hanimefendi, bayan, kadin osurp'at'oni: hanimefendi osuv(er)u: yol yordam göstermek osvare: sayma yeri, dizme yeri osvaru: saymak, dizmek (amasvaru/gamasvaru: dizmek, siralamak, terefferuatlica anlatmak, aktarmak (laf vb), sir vermek mutu va ptkviakis mteli xolo kogamamisvaru/bir ey demeye kalmadan her eyi bana açikladi mteli xolo dikape gale amasvarerenan/bütün odunlari diarya dizmiler) (gosvaru: dizmek mteli xolo kogosvarerenan/tamamini dizmiler) (gelasvaru: üst üste dizmek, yan yana ardi sira dizmek berepek gale kogelinsvarerenan/çocuklar diari ardi sira dizilmiler) (keasvaru: dizmek, bir araya getirmek, bir araya toplamak, teferruatlica aktarmak, teferruatlica aktarmak dika keasvarerenan/odunu dizmiler m3udiii mo keamisvarup/bana bouna açiklama yapma) (gejasvaru: üzerine dizmek març'a steri dika kogejasvarerenan/ardi sira dizilmi odun birikintisi eklinde odunlari üst üste dizmiler) (dolosvaru: derin bir yerde dizmek, çukur yere (yerde) dizmek ali p'icis dika kodolosvarerenan/dere kenarin(d)a odun dizmiler yaik'is dolokunepe kodolosvarernan/sandia elbiseleri dizmiler) (easvaru: dizmek, biraraya toplamak, teferruatlica açiklama yapmak mu bodaminon ma, m3udiii mo eamisvarup/ne yapacaim ben, bou bouna bana anlatma (bana açiklama yapma)) (elasvaru: üst üste dizmek, yan yana dizmek em beres mundes na bu3xa uk'vat'an xe elasvareri golun/o çocuun ne zaman tirnaklarini kesseler tirnaklarini avucuna dedirmeden gezer (parmaklarini kullanamaz)) (e3'asvaru: örtülü bir yerin altinda dizmek 3'ap'a tude tuulape e3'asvares/damlanin latina (çatinin altina) tulalari dizdiler) (gosvaru: etrafini çevirmek, dikçe durumda dizmek oxorii gomorgva ncalepete kogosvares/evin etrafi aaçlarla çevirdiler) (golasvaru: yan yana dizmek, sirasiyle dizmek dika akiri kogolasvarerenan/odunu yandan dizmiler) (goasvaru: yan yana dizmek, ardisira dizmek getasules k'et'epe kogoosvarerenan/bostana çubuklari saplamilar) (mesvaru: yan yana dizmek, sirasiyla dizmek kva komesvarasunon/ta dizecek) (mosvaru: seçmek (içine doru seçmek) mu isvari do brinci 3xuni?/ne seçtin de pirinç ayikladin?)

(molasvaru: biriktirip kapali bir yere koymak veya dizmek/biriktirmek (ot vb) bak'is tipi komolosvarerernan/ahira otu doldurmular (dizmiler)) (mok'asvaru: arkasina dizmek k'ap'ulak'ele tipi komok'osvarerenan/arka tarafa ot dizmiler) (mojosvaru: üzerine dizme, dolu bir eyin iç tarafindan üzerine dizmek t'ik'inas tipi komojosvarerenan/sepetin üzerine ot dizmiler) (ok'osvaru: bir arada dizmek, beraber dizmek kvape kok'osvarerenan/talari dizmiler) osvu: sürmek, el dedirmek oalu: kötülemek, kötü referans vermek oatxu: silkelemek (çali cirpi vb), kipirdatma haliyle islakliini almak veya sallamak (çali çirpi vb) oexvarçalu: havuz eklini almak oenu: enlenmek, enletmek oetxu: ayaz vurmak oi: yüz oignu: iitmek oikyaru: kiymete binmek, yok derecede az olmak/bulunmak, ulailamamak, ulailamayacak hale gelmek vb oik'inu: hiçkirmak oinaxu: saklamak oinu: anmak, hatirlamak oirapu: aindirtmak oiralu: irildamak, iril iril ses çikarmak (seste) oiroleri: karmakariik oirolu: sistemi bozmak, karmakaritirmak, daitmak vb oiru: ainmak, irildamak, yormak, erimek oiolu: elleyip bozmak, elleyip karitirmak, karitirmak, daitmak, birbirine geçmek oit'inu: hapirmak okai: ortanin okena: orta, meydan, alan, saha okenani: ortanca okenas gamaqonu: ortaya çikarmak, ortaya koymak okena seri: ortanca akam okenapu: ortalatmak okenu: ortalamak oku: yutmak okurinu: korkmak, korkutmak okuroni: korkulacak okvidu: bomak, boulmak oletinu: kandirmak, kurtarmak olu: esirgemek omaru: iaret etmek oolapu: islattirmak oolu: islatmak ou: ilemek oumei: biyik oumoni: kizilacak, kizmayla alakali, içilecek, içmeyle alakali, içilmesi gereken oumu: sinirlenmek, kizmak ourati: can yeri, kritik yer ouru: koklamak ovapu: içtirtmek, ilettirmek ovelapu: yardim ettirmek ovelu: yardim etmek ovu: örmek, içmek (su vb) o3'ana: yüzyil, asir o3'aneri: yüz yillik, yüz yainda o3'anura: yüzyil, yüzyillarca otamamu: tamamlamak otanu: aydinla(n)mak, aydinlanma(k), gün doumu

otasu: ekin ekmek otexu: gurbetçi olma(k) (gurbette yaamak), gurbetçilik yapmak otescilu: tescil etmek, tescillemek otekilu: tekil etmek, oluturmak otxialu: fokurdamak otxo: dört otxooi: dörtyüz otxozu: taramak, kovmak otxu: yün ipi yapmak otirale: tainma iine yarayan otirapu: taittirmak otirtinu: titremek otiru: taimak, sürünmek/sürüklemek (yerde sürünmek veya sürüklenmek) (amatiru: içeriye doru sürüklemek, içeri doru almak, içeri doru taimak dikape doloxe kamatiru/odunlari içeri aldi (sürükledi/taidi)) (gamatiru: diariya doru sürüklemek, diariya doru almak, diariya doru taimak çayi bezepe gale kogamatiru/çay sergilerini diariya sürükledi (taidi/aldi)) (gelatiru: aaiya doru sürüklemek, aaiya doru taimak anda nonç'onaen dikape kogelatiru/bügün nonçonadan odunlari aai doru sürükledi (taidi/indirdi)) (dolotiru: aaiya doru sürüklemek, aaiya doru taimak, derin bir yereden baka bir yere nakletmek, derin bir yerden baka bir yere taimak (sürüklemek/çekmek) paxuratien kyutuepe kodolotires/paxuratiden kütükleri çektiler (taidilar)) (eatiru: aaidan yukariya çikarmak, derin bir çukurdan veya bir yerden yukariya çikarmak, yukariya doru sürüklemek ar giçkit'at'ik'on, bere muepete alien na keatires!/bir bilseydin çocuu nelerle dereden çikardiklarini!) (elatiru: aaidan yukariya sürüklemek, aaidan yukariya aktarmak, aaidan yukariya çekmek, aaidan yukariya taimak kyutui jindole elatiru/kütüü yukariya sürükledi (çikardi/taidi)) (e3'atiru: yerde sürterek sürüklemek terlui e3'atirups do gulun/terlii yere sürtüyor ve öylelikle geziyor) (gotiru: gezdirmek, götürmek, sürüklemek, taimak bere mo gotirup/çocuu sürükleme (gezdirme)) (goatiru: bo bo avarece dolamak m3udiii mo goitire/bou bouna dolama mutu skani va qverenan do ar xvala elole akole goitirerenan/hiçbirey yapmamilar ve sadece orda burada sürtmüler goatirute mutu skani va gaqven/avarece dolamakla hiçbir eye sahip olamazsin) (meatiru: ara bir yere girmek, ara bir yerde sürüklemek, bir yere doru sürüklemek, sürüklemek, bir ara yere sokmak, bir ara yere sürüklemek coorik gyak'nu do movvalu bagenis komeatiru/köpek ayakkabiyi aldi (isirdi) ve meree sürükledi (götürdü)) (motiru: yerde sürüklemek, sürüklemek, getirmek dika mot motiri?/odunu niçin getirdin (sürükledin)?) (mok'atiru: yandan/arkadan sürüklemek veya getirmek gyak'ni do jimok'aen 3xik'i komok'atiri/tut (al) ve evin arkasindan çali getir (sürükle)) (moatiru: kapali bir yerden çikarmak, kapali bir yerden sürüklemek, kapali bir yerden getirmek germaen dika komeatiri/dadan odun çikar (getir)) (ok'otiru: yerde sürüklemek, sürükleyip bir araya getirmek bezepe 3'in3'i do ar svas kok'otvi/bezleri çek ve bir yere topla (getir/sürükle)) otirui: tainma iine yarayan, tainmasi gereken otitizu: titizlenmek otku: söylemek, demek otkui: söylenilecek, söylenmesi gereken otkvapu: söylettirmek otragu: örterekten gizlemek, saklamak otvu: örtmek (gejatvu: üzerine örtmek beres otvale kogejotvi/çocuun üzerine battaniye ört) (mejotvu: üzerine örtmek

k'oçis yorani komejotvi/adama yorgan ört) (motvu: örtmek ç'eris k'eremidi komotverenan/çatiya kiremit örtmüler) (mojotvu: üzerine örtmek çayi jin bezi komojotvi do va xomas/(taze yoplanmi yeil çayin) üzerine bez ört ve kurumasin) (ok'otvu: yan yana örtmek, üst üste örtmek txiri kok'otvi/(bezin üzerne serlmi) findii ört) ot'aanapu: kavurtmak ot'aanu: kavurmak, kizartmak (balik vb) ot'axapu: kirdirtmak ot'axu: kirmak, kirilmak ot'axui: kirma/kirilma ile alakali, kirilacak, kirilmasi gereken ot'ak'u: azini buruturmak ot'alaxu: çamurla(n)mak ot'alu: atmak (bir hedefe doru atmak), sallamak, isabet ettirmek, ardina birakmak, birisine ayirmak (amat'alu: yukariya doru atmak, bir hedefe doru yukari istikamette atmak m3xulis ka amut'alu/armuta ta atti/artmut aacina ta isabet ettirdi) (gamat'alu: aaiya doru atmak, bir hedefe doru aai istikamette atmak, atmak suretiyle aai istikamete göndermek varangelite gemtumani gamut'alu/teleferikle aaiya doru gönderdi arguni tumbi 3'ale gamut'alerenan/baltayi rampanin altina savurlamilar) (got'alu: bir hedefe sallamak, rastgele saa sola sallamak ekole akole mo gut'alep, dulya skani mç'ipaai qvi/oraya buraya savurlayip durma, iini düzgünce yap) (gelat'alu: aaiya doru sallamak, ardina (ardindan) veya arkasina (arkasindan) birakmak gemtumani kva gelut'ales/aaiya doru ta salladilar/aaiya doru ona doru ta salladilar) (geat'alu: üst bir yerde herhangi bir ey birakmamak, üst bir yere veya yikariya doru herhangi bir nesnenin arasina bir ey (eyler) karitirmak çayi jin mutu mo geat'alup/çayin üzerine bir ey katma (karitirma)) (gejat'alu: üzerine atmak, üzerine katmak dika kogejamit'alu/üzerime odun dütü/üzerime odun atti) (dot'alu: ardina birakmak çkimieniti kodomit'ali/benim içinde ayir (birak)) (dolot'alu: yukaridan aaiya doru yere atmak, ardina birakmak, dibinde birakmak, dibinde bir ey birakmak kvadidi gemt'i dolot'ales/kayayi aaiya doru itelediler (attilar)) (ejat'alu: üzerine atmak, üzerine isabet ettirmek istoli do kejut'ali/at ve üzerine isabet ettir) (ke3'at'alu: arkasina atmak, önüne atmak, ardina birakmak gzas mevit'ii k'ap'ulas k'at'i k'e3'at'amit'ales/yolda giderken arkama (arkamdan) çubuk salladilar) (golat'alu: hedefe doru yan taraftan sallamak pi3ari kogolamit'ales/bana tahta attilar/bize tahta attilar) (goat'alu: araya laf sokmak, uzaktan atmak, araya atmak, araya sokuturmak osiminu giçkit'as, m3udiii nena mo goamit'alup/dinlemeyi bil (bilesin) bou bouna bana laf sokma ormas bezi koguut'ales/delie bez soktular tude na norçun çayis daz'i koguut'ales/yerde serili olan çaya diken karitirdilar kva kogout'ales/ta attilar/ona ta attilar) (go3'at'alu: önüne atmak, önüne karitirmak, önüne tikamak gzas mevit'ii topi kogo3'amit'ales/yolda giderken bana top isabet ettirdiler/yolda giderken önüme top attilar) (meat'alu: herhangi bir gizli yere atmak, araya atmak bere odas komeut'ali/çocuu odaya gizle) (mojot'alu: üzerine airarak sallamak, üzerine airarak atmak k'ardi mojamit'ales/üzerime (üzerimden) kalinca toprak attilar) (mot'alu: atmak, isabet ettirmek pistolite mut'ales/tüfekle isabet ettirdiler/ona silah attilar/ona ate açtilar) ot'amaxu: kiskanmak, çekememek

ot'ast'ik'u: tasdik etmek, onaylamak ot'et'elu: çiplakla(tir)mak, çiril çiplak soymak ot'ibinu: isitmak (su vb sivi), isinmak ot'ionu: ovmak (kafayi ovmak), insan kafasini cimcikleme eklinde masaj yapmak ot'k'ap'u: apurdatmak, diliyle apur upur ses çikarmak, vurmak (kemerle vb) ot'k'ialu: anlailmayacak ekilde saçma sapan konumak, tir tir ses çikarak abuk subuk konumak (seste) ot'k'oçu: atmak, savurlamak, sallamak (amat'k'oçu: içeriye doru atmak dika doloxe amat'k'oçu/odunu içeriye atti) (gamat'k'oçu: diariya doru atmak bere oxorien kogamat'k'oçes/çocuu evden attilar) (gelat'k'oçu: aaiya doru atmak dika kogelat'k'oçes/odunu attilar) (gejat'k'oçu: üzerine atmak, rastgele biçimde üzerine atmak, rastgele biçimde yukariya atmak tipis daz'i kogejat'k'oçerenan/otun üzerine diken atmilar/ota rastgele diken atmilar) (mojat'k'oçu: üzerine atmak lazut'is tipi mojat'k'oçes/misirin üzerine ot atmilar) (dolot'k'oçu: içeriye doru atmak, kapali derin bir yere doru atmak k'uyis eri kodolot'k'oçu/kuyuya misir sapi atti) (elat'k'oçu: yan tarafa atmak, paralel istikamette ativermek, para veya herhangi bir eyi bir köeye atma eylemiyle biriktirmek para dido mo imxor, ar sotxanis elat'k'oçi dobaine eni/çok fazla para yeme, bir köeye ativer (bir köede biriktir) yetecek kadar dika ar sotxanis elat'k'oçes/odunu herhangi bir yere attilar (sallayiverdiler)) (go3'at'k'oçu: önüne doru atmak 3'oxle kogo3'avut'k'oçi/onun önüne doru attim/ona doru attim) (mejat'k'oçu: yukaridan aaiya doru atmak (ativermek) jindole ka komejavut'k'oçi/üst taraftan ona ta attim/ona doru üst tarafina ta attim) (molat'k'oçu: kapali bir yere rastgele atmak axiri dika komolavut'k'oçi/onun için ambara odun attim/ambarlik odunu onun için atma süretiyle doldurdum) ot'k'omile: atma iine yarayan, cephane ot'k'omilu: atmak, sallamak, savurlamak, bir kenara baibo halde birakmak ot'k'ominale: atma ilerinin yapildii yer, cephanelik ot'k'orinu: osurmak ot'ra3'u: sivi eklinde siçmak ot'rik'e: bildircin ot'roxu: kir(il)mak ot'ut'onu: butlamak ot'u3anu: isitmak, sicaklatirmak ot'va3apu: çatlattirmak ot'va3u: çatlamak, çatlatmak, patlamak ovalu: sallamak (el, dil vb) ovro: sekiz ovrooi: sekizyüz ovroilya: sekizbin ovromilyoni: sekizmilyon ovulu: örneklemek, örnek vermek oyanu: geç kalmak, gecikmek oyaralu: yarala(n)mak oyasaxu: yasaklamak ozdu: çekmek (gelazdu: aaiya indirmek (cansiz/pantolon vb) arvali gelizdi/pantolonu(nu) indir ijdoni gelizdi/donunu indir) (ke3'azdu: yukariya kalmak, yukariya kaldirmak (pantolan vb), isyan etmek dudi ke3'azdu/kafasini kaldirdi/isyan etti) (yezdimu: almak (yerden yukari doru kalmak), tempo attirmak (ayakla) k'uçxe yizdi/tempo arttir)

(eazdu: yukari çekmek lambas eizdi/lambayi yak) (elazdu: aaiya indirmek onlui kelizdi/önlüü indr) (e3'azdu: yukariya kaldirmak toma e3'amazdu/saçim diklendi) (golonzdu: uzatmak, yanlamamasina uzatmak k'uçxe mo golonzdip/ayaini uzatma) (golozdu: kapatmak, kesmek (musluk vb), çevirmek (musluk vb), örtmek (perde vb) perde golozdi/perdeyi ört muslui mo golozdup/musluu kapatmak (çevirme)) (mok'ozdu: aaiya doru çekmek (ip vb) gyak'ni do mok'uzdi/tut ve çek (onu)) (ok'ozdu: sikmak, kuvvetlice beraber halde sikmak, sikimak, sikitirmak qalis kok'ozdes/boazini siktilar qurz'eni ok'ozdi do don3iri/üzümü sik ve süz) (ge3'azdu: aaiya indirmek (bir hedefi vb) qa ge3'uzdi do çk'omi/dali aaiya indir de ye) (geazdu: (bir aradan) aaiya doru indirmek qa geazdi/dali indir) (dolozdu: aaiya indirmek (lamba vb) lambas doluzdi/lambayi kapa/lambanin dümesini aaiya doru indir) (yezdimu: almak, kaldirmak (yukariya doru) pi3ari yezdi/tahtayi kaldir) (keazdu: yukariya çikarma/yukariya çekmek (lamba vb) lambas keazdi/lambanin fitilini yukariya çek) (elazdu: yukariya çekmek jdoni elazdi/donunu yukariya çek (e3'azdu: bir eyi yukariya doru kaldirmak ti e3'azderen/baini kaldirmi) (golazdu: yana doru çekmek, yana doru kapatmak (pencere vb) pencere golozdi/pencereyi kapa) (go3'azdu: ön taraftan çekmek, ön tarafindan kaldirmak, ön tarafindan çekilmek, ön tarafindan kapatmak nek'na go3'amizdi/önümdeki kapiyi kapat) (mok'azdu: yandan veya arkadan kapatmak, yandan veya arkadan örtmek/çekmek nek'na mok'ozdi/kapiyi kapa (ört)) (moazdu: diari doru çekmek, diari doru açmak çekmece moazdi/çekmeceyi aç (çikar)) ozenginu: zenginlemek ozimoni: ölçme iine yarayan, ölçülmesi gereken ozimu: ölçmek oziyanu: ziyan olmak ozmonu: düünmek ozu: ezmek ozop'onu: demek oz'abunu: hastalanmak oz'angu: gagalamak oz'gu: siçmak oz'apule: doyuracak (lokma vb), doyulan yer oz'u: doymak oz'inu: mevcut olmak, üzerinde durmak oz'irapu: göründürmek, göstermek oz'ir(am)u: görmek, görünmek oz'iz'ginu: titremek oz'i3inoni: gülünç, komik oz'i3(in)u: gülmek o3adu: test etmek, sinamak, denemek o3edale: deneme yeri, denethane o3xank'u: gagalamak

o3xap'u: siçratmak (su/çamur vb) o3xip'olu: cimciklemek o3xoci: tarak o3xone: tavan o3xont'u: siçramak, ziplamak, hoplamak, atlamak, dalmak (ama3xont'u: içeriye doru siçramak, aniden birdenbire var olmak, aniden birdenbire oluvermek, aniden birdenbire bitivermek mç'acik nek'na va gom3'k'iakis ama3xont'u/sinek kapiyi açmami beklemeden siçrayiverdi) (gama3xont'u: diariya doru siçramak k'oçik nek'na a gom3'k'iais gale kogama3xont'u/adam kapiyi açmami beklemeden diari doru siçrayiverdi (atildi)) (gela3xont'u: aaiya doru bir hedefe siçramak ofut'ea jilendo kogela3xont'u/bahçeye ist taraftan siçradi) (gea3xont'u: yukaridan aaiya doru siçramak maqaqepek kogea3xont'es/su kurbaalar aaiya doru siçradilar) (ea3xont'u: yukariya doru siçramak maqaqik alien kea3xont'u/su kurbaasi dereden yukariya doru siçrayiverdi) (dolo3xont'u: yukaridan aaiya doru kapali bir yere doru su topluluuna veya su birikintisine atlamak veya siçramak berek alis kodolo3xont'u/çocuk dereye atlama suretiyle daliverdi) (e3'a3'xont'u: bir eyin altindan yukariya doru ziplamak veya siçramak ncas e3'a3xont'u do qape kogoatxu/aacin altindan aaca siçradi ve dallari silkeledi) (ye3xont'u: yukariya doru iddetli bir biçimde atlamak, yukaridan aaiya iddetli bi biçimde ziplamak, yukaridan aaiya iddetli bir biçimde saldirmak berek ye3xont'u do gen3xodorei lamma kogot'axu/çocuk siçradi ne tavandaki lambayi kirdi) (go3'a3'xont'u: öne doru atlamak, öne doru ziplamak seri nonç'onas mevit'ii mk'yapuk kogo3'ami3xont'u/gece nonçona'da giderken çakal önüme doru siçra(yiver)di (düüverdi/önüme çikti)) (me3xont'u: ziplamak tumbien mep3xont'i/rampadan atladim) (mea3xont'u: araya atlamak, kapali bir yere (yerde) araya atlamak veya ziplamak kotumek okotumales komea3xont'u/tavuk kümese atladi (kümese) uçtu) (meja3xont'u: üzerinden atlamak, bir engelden atlamak tumbien komeja3xont'u/rampadan (setten) atladi) (mok'a3xont'u: karidan kariya atlamak, yandan atlamak, yan istikametten atlamak k'oçepek ak alik'elen komok'a3xont'es/adamlar buraya dere tarafindan siçradilar) o3xont'(in)u: siçramak, ziplamak o3xonu: taramak o3xop'u: kesilmi dal budak vb eyleri gövdelerinden ayirmak (aaç, dal vb) o3xot'u: ayiklamak (balik vb) o3xuk'u: burumak, buruturmak o3xunu: ayiklamak, seçmek o3xunui: ayiklanacak, ayiklanmasi gereken o3igu: saplamak, batirmak (gama3igu: saplamak, saplayivermek, takmak veya dizmek (findik vb) txirepe gama3igi/ findiklari sapla (diz/tak)) (gelo3igu: yanina saplamak, üzerine saplamak, üzerine takmak (gül vb) ceketis vardi gelo3igu/cekete gül takti) (dolo3igu: batirmak, derince saplamak, saplamak k'oçis xami dolo3iges/adama biçak sapladilar) (ela3igu: yanina saplamak, yan tarafina saplamak, yan tarafa dikmek lobias xaari kela3igi/fasülyeye sirik dik) (go3igu: saplamak getasules kogo3iges/bostana sapladilar (diktiler)) (goa3igu: araya sapla(n)mak, araya dikmek oberii kas kogui3iges/çeperin arasina sikitilar (saplandilar)) (me3igu/no3igu: saplamak me3igale kono3igi/kancali ineyi (ona) tak) (mea3igu: araya saplamak, araya dikmek k'et'i komeo3iges/çubuk sapladilar (sikitirdilar))

o3ingolu: meyvenin bolca mevcut olmasi o3onu: iplik vb nesneye dizmek o3'alu: yüz yüze karilamak o3'ap'u: damlamak o3'ilaxu: sikma suretiyle suyun almak (çamair, meyve vb), yourmak (meyve, çamair vb) o3'ilae: meyve toplama cihazi o3'ilu: dalindan koparmak suretiyle toplamak (meyve, çay vb) (go3'ilu: toplamak, bir cisim üzerindeki ürünü koparma eklinde toplamak m3xuli kogo3'ili/armut topla) (gela3'ilu: yandan toplamak, paralel istikamette toplamak, toplamak nap'iri kogela3'ili/parael istikamette topla/ekinei topla) (gea3'ilu: toplamak, üsten/üstünden toplamak, üzerinden ara ara veya seyrek seyrek toplamak çayi kogoa3'iles/çayi topladilar/çayi üsten üsten topladilar) (dolo3'ilu: çukur bir yerde toplamak, derince toplamak, derince koparmak (maydanoz vb), toplamak ç'iç'ami dido derini kodolo3'ilerenan/maydanozu çok derin toplamilar (koparmilar)) (mea3'ilu: içinden toplamak, yer yer toplamak, toplamak txiri kome3'iles/fidii topladilar) (mok'o3'ilu: arka taraftan toplamak, yan taraftan toplamak, toplamak k'ap'ulak'ele komok'o3'iles/arka taraftan topladilar) (ok'o3'ilu: karilikli toplamak, kari kariya toplamak, beraberce veya bir arada toplamak, toplamak ont'ulei lazut'i ok'o3'iles/tarlanin misirini (hep beraber) topladilar) (gola3'ilu: ardi sira toplamak, paralel istikamette toplamak, toplamak berepek em gemti setii çayi mç'ipaai kogola3'iles/çocuklar o bayir setin çayini güzelcene topladilar) o3'ilui: toplanilacak, toplanmasi gereken o3'inu: tartmak o3'in3'u: tutup çekmek (yukaridan aaiya), asilmak, kendine doru çekmek (aaiya doru) o3'iru: çilik atmak, göstermek o3'ip'olu: cimciklemek, yara/kabuk/sivilce vb eyleri ellemek/koparma veya tirnaklamak o3'k'edapu: baktirtmak o3'k'edu: bakmak (ama3'k'edu: içeri bakmak, içeri bakinmak, içeri aralayip kaçamak veya bakmak (kapidan vb), gözleriyle süzmek nek'na gon'k'es do ama3'k'edes/kapiyi açtilar gizlice naktilar) (gama3'k'edu: diari bakmak berek pencereen kogamin3'k'edu/çocuk pencereden bakindi/çocuk pencereden diari bakti) (go3'k'edu: bakmak, yukariya bakmak pencereen gama3'k'edes/pencereden baktilar ncalepes kogo3'k'edes/aaçlara baktilar) (gela3'k'edu: yukaridan aaiya bakmak jindolen gela3'k'edes/yukaridan baktilar) (gyo3'k'edu: aaiya bakmak, tepeden tirnaa boylu boyunca bakmak, tepeden tirnaa boylu boyunca süzmek, çocuklara bakmak, çocuklara bakicilik yapmak, bakarak kontrol etmek gyaris kogyo3'k'edes/yemee baktilar/yemei kontrol ettiler) (kea3'k'edu: yukariya bakmak rak'anis kea3'k'edes/tepeye baktilar (bakindilar)) (e3'a3'k'edu: aaidan bakmak, çabucak yukariya bakmak, bir nesnenin cismin altindan yukariya bakmak, bir hedefe bakmak pencereen vo3'k'ert'ii e3'ami3'k'edes/pencereden bakarken bana aaidan yukariya doru baktilar) (dolo3'k'edu: bakmak, kapali bir yere veya derin bir yere bakmak, kapali bir yerin içine bakmak, kapali bir eyi açip bakmak (dolap vb) berepek tuvaletii k'uyis kodolo3'k'ederenan/çocuklar tuvalet kuyusuna bakmilar) (ejo3'k'edu: üzerinden bakmak, üstünden bakmak dikas ejo3'k'edes/odunun üzerine baktilar/üst taraftan odunun üzerine baktilar) (ea3'k'edu: araya veya arasindan bakmak, aaidan yukariya bakmak, aaidan yukariya bir hedefe doru bakmak ç'eris ea3'k'edes/çatiya baktilar)

(ela3'k'edu: bakmak, yukariya bakmak, yukariya çikip bakmak hele ar k'ela3'k'edi, mu ikips?/hele bir bak bakalim ne yapiyor?) (kea3'k'edu: yukari bakmak, yukari bakinivermek, yukari bakarak, yukariyi süzmek, bir eye alt taraftan bakarak göz ucuyla süzmek berek tudendo kei3'k'edu/çocuk alt taraftan bakiniverdi (bakti)) (go3'k'edu: bakmak, açip bakmak, açip kontrol etmek luqus kogo3'k'edi/lahanaya bak/lahanayi kontrol etmek) (goan3'k'edu: toplu veya birikmi bir nesnelere bakmak veya bakinivermek, çepeçevre bakinivermek, etrafini süzmek, etrafina bir seferde öylesine bakmak mt'k'as amaxtai ipti ar k'ayi kogoin3'kedi, pat'ii skindina va na çkva mutu va rt'as/ormana girerken ilk bata bir bakiniver, kötü hayvan veya baka bir ey olmasin) (go3'a3'k'edu: ön tarafina bakmak, bakinivermek, irdelemek, bakip incelemek ar mitxanik nit'ui kogo3'a3'k'edu/bir adam giderken ön tarafina doru bakti) (menda3'k'edu: bakmak, bakinivermek ar menda3'k'edi hele, mu gorups/bir bak hele, ne ariyor) (ok'o3'k'edu: karilikli bakmak, bir arada bakmak, bir arada bakinmak ok'i3'k'edes do entepes iz'i3es/hep birlikte onlara baktilar ve güldüler) o3'k'omilu: bakmak, bakinmak o3'k'u: sökmek o3'k'unu: arimak o3'onu/a3'onu: zannetmek o3'opxu: derlemek, herhangi bir göreve seç(il)mek veya atanmak vb (çkva mu ginon, dudmamxunale dogi3'opxerenan ya!/daha ne istiyorsun seni bakan seçmiler/kabul etmiler/yapmilar ya!) o3'u3'onu: emmek

p

padiaxi: padiah paeri: temizlenmi pai: temiz paoba: temizlik pak'la: meale palo: yavan, katiksiz paluri: alev pampari: ibik pangara: büyükçe ate para: para para oxarcu: para harcamak, masraf etmek parpali: kelebek pasi: bedel paeri: parçalanmi, paramparça edilmi patxeri: silkelenmi patkaleri: çirpinarak pazari: pazaryeri pa3xa: sazdan ev pa3xi: tirmik pencere: pencere pen3'o: sümüklü böcek, salyangoz peri oktiru: renk deitirmek perpu: kolay pekiri: havlu peko: soba pxeni: çorap ipi ile yapilan ahap düzenek pimpili: sakal pimpiloni: sakalli pintepuna: çöplük pintala: pislik, pis atik pinti: pis pintigenomskide: pis artik, çöp pintoba: pislik kavrami, kirlilik pintoni: kirli pirali: ekiya

pimani: piman pimanoba: pimanlik pi3ari: tahta porça: gömlek, elbise posti: post poa: çingene pot'a: pota pot'lik'a: ie prensi: prens puci: inek pukiri: çiçek pukirepuna: çiçeklik pukrinora: ilkbahar, çiçek vakti pukinaru: patlayan misir pukvela: akça aaç punçxa: ekmek kirintisi, kuru gida kirintisi vb punçu: vajina pun3kuli: misir püskülü, püskül pupuli: yara, çiban pupuloni: çibanli purpu: akcier putxa: uçak putxadixa: hava meydani

p'

p'ant'a: daima, sürekli, devamli p'ap'axi: kalpak, balik, apka p'ap'uli: dede, ata p'aradoksi: çeliki p'aramiti: hikaye, masal p'araske: cuma p'ark'i: misir koçani p'aruxa: esmer p'aura: hikaye p'at'i: kötü p'at'(in)oba: kötülük p'at'i oxorca: kötü kadin p'at'ii oqopinu: kötü olmak p'auri: çi p'eci: kati, kalin, youn p'ici: aiz, yüz p'ici gama(ma)lu: dili damai kurumak, airi susamak, dili diariya çikmak p'ici meçameri: yüz verilmi, imarik p'ici meçamu: yüz vermek, imartmak p'ilili: kaval p'inç'k'u: ateböcei p'ira: acaba p'ivot'i: pivot p'odia: kucak (insan kucai) p'oeti: air p'ot'e: hiçbir zaman, asla p'raskia: pirasa p'rezident'i: cumhurbakani p'rizi: ödül p'rizmogaperi: ödül kazan(dir)mi, ödül kazan(dir)an p'rizimogapu: ödül kazan(dir)mak p'rooni: üvey, üvey evlat p'rope3ia: meslek p'rope3ia maalidoguroni: meslek yüksekokulu p'ro3eri: kabuu soyulmu (kabuu soyulmu meyve vb) p'ula: bulut

p'up'uzi: sivilce p'urzi: büyük sivrisinek, at sinei

q

qa: dal qali: boaz (insan boazi) qaligonzderi: uzun boazli, ince uzun boazli insan qali oqozdu: boazini sikmak qaloni: boazli qilo: kaplan qini: souk qini ge(ma)du/oqinu: üümek qineri: soumu qinora: souk mevsim, ki qirqint'oni: kursak qomineri: kurakça qomini: kurak qomuri: erik qona: (uzaktaki tarla) tarla qondineri: oyalanarak, gereksiz yere zaman kaybetmi halde qondineri qondineri: oyalana oyalana qoropa: ak, sevgi qoroperi: sevgili, aik quci: kulak quci meçamu: kulak vermek, dikkatini vermek quci palaska: kepçe kulakli quc(i)uogne: sair, kulai duymayan quc(i)uognoba: sairlik qude: ev qureri: bairarak qurz'eni: üzüm qva: ...yapasin qvaci: testis qvali: peynir qvaneri: bir tür lahana yemei qvan3'i: bardak, kadeh qvareli: kisir horoz qvari: karga qveri: kör yilan qvili: kemik qvileri: öldürülmü qviloni: kemikli

r

ragi: ku yakalama kapani raxat'i: rahat rak'ani: tepe rayoni: bölge, ilçe, rayon rdala: büyüme durumu, büyüme hali ren: var renciberi: rençber renciberoba: çiftçilik rek't'ori: rektör rek't'oroba: rektörlük rizini: rize rizinali: rizeli ruba: vadi run3xi: gökkuai

s

sabat'oni: cumartesi

saani: tabak salidaroba: dayanima samargalo: margalya sapule: mezar sapulepuna: mezarlik sap'ara: rengi bezi gitmi, soluk benizli, uyuuk sap'aroba: uyuukluk hali sap'oni: sabun selami: selam seramonia: seramoni serenti: serender seri: gece seri daleri: gece­gündüz serokena: gecenin ortasi si: sen sica: damat, enite sifteri: atmaca simadgamantane: çada, aydin görüe sahip simadgamantanoba: çadalik simaderi: düünceli, dalgin sinori: sinir, hudut skanebura: kendi kendine skani: senin skanik'ala: seninle, seninle beraber skanisteri: senin gibi skidala: yaam, hayat skidaldixa: yerleim yeri, yaam yeri skidaluri: yaamsal skindina: hayvan skinale: osurukçu (sessiz ve kokulu osuran) skini: sessiz osuruk skinura: osuruk böcei, osurukçu skiri: evlat, erkek evlat skironi: evlatli skit'a: sari skuafi: sakal tra biçai so: nereye sok'ala: nerede solaani: dalga sole: nereye, ne tarafa solendo: ne tarafta(n) soleakis: nereye kadar someriakis: nereye kadar sonuri: nereli soa: ne tarafa, hangi tarafa, nereye sotxani: herhangi bir yer sotxanien: herhangi bir yerden soti: herhangi bir yer, sakin, sakin ha! steo: avlu steri: gibi stveli: sonbahar stvineri: islik çalarak stvina: islik st'aroina: eylül subuka: hafif, hafifce sum: üç sumeneçi: altmi sumoi: üçyüz sut'ulia: pazi suveri: yordam, tarz, teknik, biçim

sva: yer svanobargene: yerleim yeri sveri: sürülmü, sürtülmü, boyanmi

a: elinde geldiince, yapabildiin kadar, maksimum olarak akis: kadar ak'a: aka alapatxa: apal, airi düzensiz veya dainik ant'i: üvey, öz olmayan arba: baörtüsü eit'ani: eytan eni: için etxi: ayaz islaklii, ayaz ik'ina: hiçkirik ik'ineri ik'ineri: hiçkira hiçkira iligogia: bir ku türü ilya: bin ilya 3'ana: bin yil ilya ilya 3'anape: binlerce yil ina: ani, yad inaxa: gizem, sir inaxeri: gizli ineri: anilmi, yadedilmi ip'i: damar ira: dul iraleri: iril iril ses çikarma hali, irildama haliyle ka: bel, orta kaburi: ortalama kurna: korku kembe: ikembe kvit: yedi kvitdamari: yedidamar (bir ot türü) kvito: yediyüz oleri: islanmi, islak orola: apal, dainik, pasakli, düzensiz u: islak, ayazli uk'a: salatalik, hiyar umeri: kizgin urai omat'u: koku duymak, koku almak urgedgineri: canli uri: can, nefes urieri: saygideer, deerli uriguri: canim cierim urimine: canda uri ondaru: sikilmak, daralmak, nefesi tikanmak, cani sikilmak uri ovalu: nefes almak uroletine: cankurtaran ursaoba: cansalii, sihhat uri dolozdimu: derinden nefes almak uri onadu: nefesi tikanmak, sikilmak, daral gelmek uri ovamu: nefes almak uri otragu: nefesi tikanmak uroni: kokulu vela: yardim

t

tamo: yava tamo tamo: azar azar, yava yava tanura: ate böcei tapala: alçak boylu, yere yakin, bücür, kisa boylu, bodur

tasi: tohum, sperm te: iik texi: gurbet termoni: aure txa: keçi txalari: kertenkele txiburbali: ince kabuklu yuvarlak ekilde irice findik txibut'k'uci: ince kabuklu küçük yuvarlak ekildeki findik türü tximasari: sivri uzunca findik türü tximjari: kalin kabuklu geç gelen findik txinisa: kalin kabuklu iri olmayan tez gelen findik txiri: findik txirepuna: findiklik txomu: kizilaaç txomuri: iltihap txora: bulanti txozeri: tarali, taranmi ti: ba, kafa, sonek (artikil) tiaspiyoni: saka kuu tibageni: merek kafali, koca kafali tik'ani: keçi yavrusu, kuzu tik'op'ali: baaai tik'uçxe: ba-ayak t'ik'undali: ba aai, baliklama, yüzükoyun halde, ba aaiya, baliklama vaziyette timamxunale: müdür, yönetici timangana: koca kafali, aptal, anlamasiz insan timçxu: koca kafali, yüksek mevki memuru veya görevlisi, kodaman timoletineri: baimsiz, özgür timo3'onderi: kendini beenmi, gururlu tim3'k'ili: sivrikafali, komünist tipepuna: otluk, otlak tip'et'k'eleri: kel, bai kel tipi: ot tipimç'k'omura: ot yiyen, otçul, ot yeyici tireri: tainarak, tainmi tireri tireri: taiya taiya, yerde sürte sürte ti gendrik'u: boyun emek, ba emek ti gokt(al)u: bai dönmek ti gon3iru: baini iirmek ti moumu: ba kaldirmak, isyan etmek vb titxu: seyrek, sivi tito: birer tito tito: birer birer, teker teker tiuça: siyah kafali, esmer veya kara insan tkvala: deyi, deyim, anlam tkvan: siz tkvani: sizin, sizinki tok'i: ip, sicim toli: göz toliula: yangözlü toliqvera: yilan gözlü (köryilan gözlü), yilan bakili (airi uyanik vb) tolik'opa: irigözlü, kocaman gözlü tolimçxu: kalin gözlü, iri gözlü tolimoni: boncuk gözlü insan toli oqopinu: gözü olmak (herhangi bir eyde gözü olmak) toli omat'u: nazar dedirmek tolukurne: gözüpek, atilgan toluz'e: gözü doymami, aç gözlü toma: saç, tüy, kil tomak'irk'oleri: kivircik saçli

tomoni: saçli topuri: bal trageri: kamufleli, sakli, gizli, örtülü trenigza: tren yolu troni: sandalye tude: alt(in(d))a tudeni: alttaki tumbi: hafif engebe, evin arka bayiri turki: türk turkia: türkiye turkuli: türkçe tuta: ay tutaçxa: sali tutamorderi: ocak ayi tutamk'ule: ubat tutaste: ayiii tutuni: tütün

t'

t'abu: iki ayakli ahap iskemle, ayak tabani t'aani: tava, tabak t'axeri: kirik, kirilmi t'axerkvanç'ala: çakil, kirilmi deniz tai t'ak'eri: buruturarak, apurdatarak, buruturma haliyle (aiz vb) t'alaxi: çamur, çamur pislii, çamur lekesi t'alaxoni: çamurlu t'amt'ra: trabzon t'angi: bakir t'ani: gövde, boy, endam t'aroni: hava, hava durumu t'at'i: avuçiçi t'epuri: tepsi t'et'eli: çiplak t'iba: su birikintisi, göl t'ibina: isinti, isi, ilik t'ibu: ilik, yeterince isinmi tik'ep'a: kel insan veya adam t'ik'ina: sepet t'k'aberi: istif edilmi t'k'ebi: deri, post t'k'oberi: gizli t'ikari: çit kapisi t'k'ubi: ikiz t'kva3eri: çatlak t'okseri(s): geçen(lerde) t'oroci: güvercin t'ra3'a: ishal t'roxeri: kirik, kirilmi t'rik'i: bacak, baldir t'u: vardi t'ufei: tüfek t'ura: az kalsin, az daha (hayret sözcüü) t'ut'a: kül t'ut'uli: tavuk butu, tavuk kalçasi t'u3a: sicak, ilik t'va3ura: çatlayan

u

uba: koyun (insan koynu), sine ubeduri: bahtsiz, anssiz ubereli: çocuksuz

ubonu: yikanmami, yikanmadan ucgii: daha iyi ucumoni: tuzsuz uça: siyah uçapurpu: karacier uçilu: bekar, evlenmemi erkek uçinapu: tanimadan, taninmadan uçkimeli: bensiz uçkinapu: bilmeden, bilinmeden uçkine: cahil uçoni: siyahli uç'aru: yazilmami, yazilmadan udinoni: dinsiz udobadonamine: vatansiz udodginu: durmadan, durmaksizin udoxunu: oturmadan, oturmaksizin udulye: isiz ugagnoni: söylemsiz, abuk subuk, saçma ugamaqazu: yontulmami, sivriltilmemi ugeçamu: vurmadan, vurmaksizin ugeç'areri: parasiz, bedava, para vermeden ugenç'k'e: bedduasiz ugibu: pimemi, pimeden ugoç'k'onde: unutulmayan, unutmadan, unutulmami ugoç'k'ondinoni: unutulmamasi gereken, unutulmayacak ugon3'k'e: açmaz, açilmaz, açilmami ugyare/ugyaroni: yemeksiz, katiksiz unose: akilsiz uormotoni: ateist uqopumu: olmaksizin uquconi: kulaksiz uqvaru: kisirlatirlmami, sünnetsiz uxereli: elsiz uxmare: kullanilmami uxvat'u: kemirilmemi uxvenu: yapilmami uigbaloni: bahtsiz, anssiz ukiminu: yorulmami, yorulmadan ukimoce: bekar, evlenmemi kadin uk'açxe: daha sonra uk'itxeri: okumami, sorulmami, cahil uk'uni: geri uk'uniktale: iade umçane: daha büyük umç'k'u: balanmami, aliilmami, acemi umek'vatu: kesmeden, kesilmemi umiteli: kimsesiz umk'ilai: daha genç umogapa: (umogu) kazançsiz umonç'u: olgunlamami, olgunlamadan (meyvenin dalinda olgunlamami hali) umo3'onoba: beenmemek, anti hayranlik ump'a: göbek delii unaxveri: yikanmami unane(li): annesiz unciru: uykusuz unçak'oçi: beyefendi unodge: yatay ekilde veya yan unoxonde: dayanilmaz uoncore: arlanmaz, utanmaz unonç'ele: (uank'ene) ilgisiz, alakasiz insan

upi: ter upi geçameri: terli, terlemi, terlemi halde upimpile sakalsiz, köse upi geçamu: terlemek uponi: terli upu: dolmami, dolmadan, bo urumi: rum urusi: rus usimadgamantane: çadii, aydin görüe sahip olmayan uskaneli: sensiz ust'a: usta uegnapu: duyulmami, duyulmadan ukiri: elma uuroni: nefessiz, cansiz utole: gözsüz, kör uz'u: aç, doymami

u

uba: koyun (insan koynu), sine ubeduri: bahtsiz, anssiz ubereli: çocuksuz ubonu: yikanmami, yikanmadan ucgii: daha iyi ucumoni: tuzsuz uça: siyah uçapurpu: karacier uçilu: bekar, evlenmemi erkek uçinapu: tanimadan, taninmadan uçkimeli: bensiz uçkinapu: bilmeden, bilinmeden uçkine: cahil uçoni: siyahli uç'aru: yazilmami, yazilmadan udinoni: dinsiz udobadonamine: vatansiz udodginu: durmadan, durmaksizin udoxunu: oturmadan, oturmaksizin udulye: isiz ugagnoni: söylemsiz, abuk subuk, saçma ugamaqazu: yontulmami, sivriltilmemi ugeçamu: vurmadan, vurmaksizin ugeç'areri: parasiz, bedava, para vermeden ugenç'k'e: bedduasiz ugibu: pimemi, pimeden ugoç'k'onde: unutulmayan, unutmadan, unutulmami ugoç'k'ondinoni: unutulmamasi gereken, unutulmayacak ugon3'k'e: açmaz, açilmaz, açilmami ugyare/ugyaroni: yemeksiz, katiksiz unose: akilsiz uormotoni: ateist uqopumu: olmaksizin uquconi: kulaksiz uqvaru: kisirlatirlmami, sünnetsiz uxereli: elsiz uxmare: kullanilmami uxvat'u: kemirilmemi uxvenu: yapilmami uigbaloni: bahtsiz, anssiz ukiminu: yorulmami, yorulmadan ukimoce: bekar, evlenmemi kadin uk'açxe: daha sonra

uk'itxeri: okumami, sorulmami, cahil uk'uni: geri uk'uniktale: iade umçane: daha büyük umç'k'u: balanmami, aliilmami, acemi umek'vatu: kesmeden, kesilmemi umiteli: kimsesiz umk'ilai: daha genç umogapa: (umogu) kazançsiz umonç'u: olgunlamami, olgunlamadan (meyvenin dalinda olgunlamami hali) umo3'onoba: beenmemek, anti hayranlik ump'a: göbek delii unaxveri: yikanmami unane(li): annesiz unciru: uykusuz unçak'oçi: beyefendi unodge: yatay ekilde veya yan unoxonde: dayanilmaz uoncore: arlanmaz, utanmaz unonç'ele: (uank'ene) ilgisiz, alakasiz insan upi: ter upi geçameri: terli, terlemi, terlemi halde upimpile sakalsiz, köse upi geçamu: terlemek uponi: terli upu: dolmami, dolmadan, bo urumi: rum urusi: rus usimadgamantane: çadii, aydin görüe sahip olmayan uskaneli: sensiz ust'a: usta uegnapu: duyulmami, duyulmadan ukiri: elma uuroni: nefessiz, cansiz utole: gözsüz, kör uz'u: aç, doymami

v

va: olumsuzluk öneki vak'ufi: vakif vardi: gül va ren: yok vaa: sakin (sakin ha!) velen3a: kiyamet veziri: vezir vit: on vi3'e: findikli vi3'uri: Findiklili

x

xaci: haci xacoba: hacilik, hac vakti xaçkeri: kazili, kazilmi xaçkapuna: ekinek, kazi yeri xalat'i: halat xalali: helal xaleri: yanik (yemek vb), kavruk xamami: hamam xami: biçak xampa: zengin xamreli: hamlanmi, airi yorgun

xanç'a: yeil xapisxana: hapishane xarami: haram xarci: harç xarxaleri: fokurdami halde xarxai: lahana yapraininin bütün haliyle yapilan yemek türü xark'i: halk, elalem xaro: hububat çukuru xarsuva: tövbe, istifar xaari: sirik xavla: helva xayvani: hayvan xaziri: hazir xeç'ep'a: üzüm vb meyve kabuu veya salkimi xçe: beyaz, ak xçepurpu: akcier xçini: yali veya ihtiyar (kadin) xe: el xeç'ep'a: kabuk veya salkim (findik vb) xek'limeri: el(in)den tutulmu vaziyette xek'uçxe: elayak xelak'aoba: merhaba xeleba: sevinç, nee xeleberi: sevinçli xelessa: imecelerde geleneksel haykirma nidasi xelosnuri: endüstriyel xemili: heminli xen3'k'eli: el sepeti xerxi: testere xes: el(d)e xe arguni: el baltasi xebulti: basketbol xe gedumu: el sürmek, dokunmak xe gedvu: dokunmak, el sürmek, el koymak xei: ele gelen, ele ait xemenceloba: el gücü, i gücü xemoxtima(pa): el becerisi xenoxvene: sanat, el yapimi xe ontxu: el vurmak, el sürmek xe osumu: el(ini) gezdirmek, el sürmek, dokundur(t)mak xe yeç'opu: el sikmak xeupu: elibo xezdimeri: cimri, eli çekilmi xezmetkyari: hizmetkar xixint'oni: geniz, girtlak xilafi: yanli xili: meyve xinci: köprü xirci: zirh xireri: çalinti, çalinmi xirxineri: gülerek, kahkaha atarak xlip'i: yudum xmareri: kullanilmi xoci: boa, öküz xocik'a: tosun, yavru öküz xolo: tekrar, yeniden, yine xolos: yakin, yakinda xolosuri: yakinsal xolo(s)a: yakina xomula: kuru

xomulaçai: kuruçay xonari: ses xonari mestikeri: kisik sesli xonari mestikoba: ses kisiklii xonari ostu: sesi kisilmak xopa: hopa xopuri: hopali xop'e: kürek xop'e osiru: kürek çekmek xoroni: horon xorok'ali: dolu xor3i: et xor3imç'k'omura: etçil, et yeyici, etyiyen xor3oni: etli xrak'a: kömür renkli, yanik xrak'eri: kömürlemi, yanik xra3kela: açgözlü, gözü doymak bilmeyen xrist'ana: aralik xruk'eri: kuru hale gelerek kötülemi xtimeri: gidilmi xtima: gidi xuxuli: köstebek xulexi: balik oltasi xupa: avuç xupati: hopa'nin eski ismi xura: vucüt, anatomi xurgi: baraj xurxi: geniz, boaz, girtlak xuri: sinir xurma: hurma xut: be xutoi: beyüz xut'ali: yay xut'ini: horultu xut'ula: in, delik xvali: öksür, öksürük xvala: yalniz, sadece, tek xvalaxvala: yapayalniz xvaleri: öksürerek, öksürmü halde xvaleri xvaleri: öksüre öksüre xvalura: sürekli öksürüp duran, öksüren xvama: dua, kutsama xvameri: kutsal, duali, kutsanmi xvani: kalas aski düzenei xvat'eri: kemirilmi xvat'oni: kemirgen xvat'ura: kemiren, kemirgen, kemirmeye yarayan xveneri: yapilmi x3ala: temmuz, çürük ay x3aperi: çürük

y

yali: ayna yano: geç yaik'i: sandik yebargu: hasat zamani, eylül yeçkinu: türemek, yaratmak yoçkindu: yaratmak, yaratilmak yeç'k'vadu: aniden hiddetlenmek, tükenmek yeç'opinu: satinalmak yeç'opinu-gamaçamu: satinalmak-satmak, aliveri

yoç'k'vadalu: yokolmak, sonuna gelmek yonk'ap'u: aniden firlamak, komak, kouturmak yextimu: çikmak, tirmanmak yexu: yikmak, alt taraftan yukariya doru aktarmak yeperi: tami (süt vb sivinin tami hali) yeri: yer yeri konoçkinu: yerli yerine koymak, yer göstermek yezdimu: almak, yukariya doru almak yolu/yelu: çikmak, tirmanmak yonç'(in)u: yukariya doru çekmek yopa: dolu yoperi: doldurulmu, dolu yopu(mu): dolmak, doldurmak yopu/yepu: tamak (süt tamasi vb) yoputxu: uçmak, kanatlarak uçmak, aniden iddetlice sinirlenmek yoselu: kalkmak, kaldirmak, uyandirmak yulva: dou

z

zanatkyari: sanatkar zendidi: büyük düzlük, ova zeni: düzlük, ova zerdeva: sansar ziraat'i: ziraat zua: deniz zuap'ici: sahil, deniz kenari zuaperi: mavi, deniz rengi

z'

z'abungecinale: hasta yatai z'abuni: hasta z'angapa: gaga vuruu z'egne: lakap z'eri: tok, doymu z'igara: sigara z'ikva: pantolon z'irapa: görüme z'iz'gini: titreyi z'i3ineri: gülerek z'i3ina: gülü

3

3a: gök 3aderi: denenmi, sinanmi 3an3a: çoban çantasi 3adixa: hava meydani 3axon3a: gök gürlemesi 3aot'k'ap'u: gök gürültüsü 3aperi: gök rengi 3xemunt'uri: yenidünya, töngel, mumula 3xemurepuna: istiriç ormani 3xemuri: gürgen, istiriç 3xenoni: atli 3xeni: at 3xik'i: çali çirpi 3xovari: hayvan 3xuk'eri: burumu 3xuk'ineri: buruturulmu 3xuneri: ayiklama haliyle, seçerek, seçilmi, ayiklanmi 3ila: yumurta aki 3ira: kiz

3ire: erkek 3i3i: meme (insan) 3omi: hamur 3oneri: elenmi 3onoba: eleminasyon 3ume: inek memesi

3'

3'alami: direk 3'ale: aai, alt 3'alendo: aai taraftan, alt kisimdan, alt taraftan 3'aleni: aaidaki, alltaki 3'alentuna: güney 3'alona: ülke, vatan 3'am3'ami: kirpik 3'ana: yil, sene 3'anaani: ocak, yeniyil 3'anamo3'ana: yillarca, yillar boyunca 3'aneri: ,,,yainda, senelik, yillik 3'apa: damla 3'ap'eri: damlami, damlama haliyle 3'ap'eri 3'ap'eri: damlaya damlaya 3'a3'ibeli: çerkez tavuu 3'qanara: teker teker 3'k'ari: su 3'k'ark'op'ali: su kurbaasi yavrusu 3'k'aroni: sulu 3'k'int'ili: burun pislii (insan), tavuk boku 3'k'orgurmoxtimapa: ilham kaynai 3'k'uneri: arima halinde, arili, sizili 3'k'uni: ari, sizi 3'ileri: toplanmi (meyve vb) 3'ilva: kasim 3'iminde: harikulade, fevkalede, hakiki, has 3'inek'i: çorap 3'ineri: tartilmi 3'int'ali: kedi yavrusu 3'ipuri: kayin aaci, halk dilinde gürgen aaci 3'ip'ili: yavru balik 3'ip'oleri: cimciklenmi, ellenmi/el sürülmü/tirnaklami (yara, çiban veya sivilce vb) 3'ireri: süzülmü 3'irori: çilik atarak 3'irori 3'irori: çilik ata ata 3'i3'i: solucan 3'i3'ila: yilan 3'i3'inati: ateböcei 3'oxle: ön, eskiden, önce 3'oxleneri: geçen seferki, eski zaman(da)ki, geçmi zaman(da)ki 3'oxlenora: evvel zaman 3'ola: duman, is 3'opxeri: derlenmi, oluturulmu, seçilmi, tayin edilmi, bellenmi 3'opula: okul 3'ori: doru, gerçek, hakikat 3'or3'ola: airi derecede ufak 3'una: dii köpek 3'urak'a: orospu, fahie 3'urakgamaç(al)e: pezevenk

KAYNAKLAR AYAZLI TARH VE KURULUU: RECEPAL.YAMAN ­ BRAHM TUZCU ­ HOPALILAR NTERNET STES AYAZLI SM NEREDEN GELMTR : RECEPAL YAMAN ­ HAKKI ERDOAN ­ HOPALILAR NTERNET STES AYAZLI'NIN NUFÜSU: AYAZLI MAH. MUHT.-AKÇ.NÜFUS MD. AYAZLI ESK MUHTARLIKLAR: AKAÇAKOCA NUFÜS MÜD. AYAZLI'NIN CAMLER: RECEPAL YAMAN - BRAHM TUZCU AYAZLI'NIN KABRSTANLAR: RECEPAL YAMAN - BRAHM TUZCU AYAZLI'NIN OKULLARI: AKÇAKOCA M.E.MD. AYAZLI'NIN TARH YERLER: RECEPALAL YAMAN ­ BRAHM TUZCU AYAZLI'YA YERLEEN SÜLALELER VE GELDKLER YERLER: RECEPAL YAMAN ­ DURSUN POYRAZ ­ BRAHM TUZCU ­ HOPALILAR NTERNET STES AYAZLI'DA LAZCA SOKAK SMLER: RECEPAL YAMAN ­ BRAHM TUZCU AYAZLI GAZLER: KENAN OKAN AYAZLI YELKENCLER: KENAN OKAN AYAZLI'DAK MAVNACILAR: KENAN OKAN AYAZLI'DA SANDALCILAR: KENAN OKAN AYAZLI'DA CEPHANE TAIYANLAR: KENAN OKAN AYAZLI HCZ JANDARMA TE.BULUNANLAR: KENAN OKAN AYAZLI'DA DÜÜN: RECEPAL YAMAN-BRAHM TUZCU AYAZLIDA SPOR: BRAHM TUZCU HIDRELLEZ: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU AVCILIK: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU ORMANCILIK:

RECEPAL YAMAN ­BRAHMTUZCU HAYVANCILIK: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU TARIM: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU TURZM: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU FINDIKCILIK: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU BALIKÇILIK: RECEPAL YAMAN ­BRAHM TUZCU SANAY: BRAHM TUZCU AYAZLI'NIN JEOLOJK YAPISI: AKÇ.METEOROLOJ MÜD. AYAZLI'DA YAI: AKÇ.METEOROLOJ MÜD. RÜZGAR: AKÇ.METEOROLOJ MÜD. METEROLOJ'NN KURULUU: AKÇ.METEOROLOJ MÜD. AKARSULAR: BRAHM TUZCU AYAZLI SOKAK SMLER: AKÇ.BELEDYES AYAZLI SMNN TÜRKYE GENELNDE ANILMASI: VKPED NTERNET STES ELENCEL OYUNLAR: BRAHMTUZCU ­ AL. TUZCU AKÇAKOCA'DA ETM KURUMLARI: AKÇ..M.MD AKÇAKOCA 1916 GÖÇLER: AKÇ..KAYMAKAMLIK STES AKÇAKOCA 1877 GÖÇLER: OGN DERGS AKÇAKOCA GÖÇ ANILARI: OGN DERGS AYAZLI LAZ FOKLÖR KÜLTÜRÜ: KENAN OKAN AYAZLI'DA LAZ YEMEKLER VE KÜLTÜRÜ: LAHANA DERGS LAZ GYM VE KUAM KÜLTÜRÜ: LAHANA DERGS AKÇAKOCA'DA KURUMLARI: AKÇ..KAYMAKAMLIK STES TURZM VE KONAKLAMA TESSLER: AKÇ..KAYMAKAMLIK STES

AKÇAKOCA'DA ULAIM: AKÇ..KAYMAKAMLIK STES AKÇAKOCA BELEDYESNDE BAKANLIK YAPMI KLER: AKÇ. BELEDYES AKÇAKOCA'DA KAYMAKAMLIK YAPMI KLER: AKÇ. KAYMAKAMLIK STES KURTULU SAVAINDA AKÇAKOCA'YA SEVKYAT YAPAN GEMLER: KENAN OKAN AKÇAKOCA JANDARMA TE.: KENAN OKAN AKÇAKOCA'DA KAP-KACAK SMLER: KENAN OKAN AKÇAKOCA'DA HAYVAN LAKAPLARI: KENAN OKAN AKÇAKOCA'DA KTABELER: KENAN OKAN AKÇAKOCA'DA ÇME SULARI: KENAN OKAN AKÇAKOCA'DA TÜRBELER: KENAN OKAN AKÇAKOCA'DA CENEVZLLER DÖNEM : AKÇ..KAYM.ST. OSMANLILAR DÖNEM: AKÇ..KAYM.ST AKÇAKOCA'DA 1908-1923 DÖNEM: AKÇ.KAYM.ST. AKÇAKOCA'DA LK BOYLAR: AKÇ.KAYM.ST. AKÇAKOCA'NIN KÖYLER: AKÇ.KAYM.ST. AYAZLI'DA KULLANINAN MÜZK ALETLER: AKÇ.KAYM.ST DÜZCE DEPREMLER: DÜZCE BELEDYES AYAZLI'DA PSZ RECEP ÇETESNDE BULUNANLAR: KENAN OKAN LAZ TARH: LAZUR STES LAZ SOYUNUN KÖKEN: LAZUR STES LAZ YEMEKLER: LAZUR STES 1978'DE OSMANLI ­ RUS SAVAINDA ANAOLU GÖÇÜ: FAK ATE ­ OGN DERGS ESK VE YEN ADLERI LE DOU KARADENZ: OGN DERGS LAZ TARHNDE KISA KISA KRONOLOJ:

OGN DERGS LAZ ­ KAFKAS HALKLARI: SLAM ANSKLOPEDS LAZKA KRALININ ETKLER: A.HSAN AKSAMAZ BZANSIN SONU: LAZUR DERGS OSMANLI YÖNETM VE LAZ DEREBEYLER: LAZUR DERGS YEN LAZSTAN SANCAI: LAZUR DERGS MÜSLÜMAN LAZLARIN OSMANLI TOPRAKLARINA GÖÇÜ: OGN DERGS RUSLARIN KAFKASLARA SARKMASI: TARH ANSKLOPEDS MÜSLÜMAN LAZLAR: SLAM ANSKLOPEDS OSMANLI LAZLARININ KÜLÜTÜREL HAKLARI MÜCADELES: SLAM ANSKLOPEDS STANBUL'DA LAZ DERNEKLER: LAHANA DERGS KURTULU SAVASININ ETKLER: MEYDAN LARUSE ANSKLOPEDS GÜNÜMÜZDE TÜRKYE LAZLARI: LAZLARIN TARH STES KÜLTÜREL YAAM: LAZLARIN TARH STES YAPICILIK: LAZLARIN TARH STES LAZLARDA MÜSLÜMANLIK: LAZLARIN TARH STES SLAM AZINLIK DNLER: LAZLARIN TARH STES LAZSTAN SNCAI: LAZSTAN TARH

ÇN

AKÇAKOCA LÇES ÖNEML TELEFONLARI

KAYMAKAM LÇE JAN.KOM. BELEDYE BA. ASKERLK B. CUMHURYET BA SAVCISI ABANT ZZET BAYSAL YÜK. OK. SAVCILIK : : : : : : : 6114001 6114006 6114002 6114059 6114024 6112999 6114024

ASLYE HUKUK HAKML SULH CEZA HAKML ASLYE CEZA HAKML EMNYET MÜD. MÜFTÜLÜK TAPU SC. MÜD. LÇE GENÇ. VE SPOR MÜD. METEOROLOJ MÜD. NÜ,FÜS MÜD. ÖZEL D. MÜD. SVL SAVUNMA MÜD. MAL MÜD. VERG DARES LÇE MLL EGT. MÜD. HALK ETM MERK. SALIK GRUP BA. DEVLET HAST. P.T.T TARIM LÇE MÜD. SEDA HALK KÜTÜPHANES TURZM MÜD. ORMAN LT. MÜD. TC ZRAAT BAN. HALK BANK. FSKO MÜD. TC. VE SAN ODASI ESNAF VE SANATKARLAR ODASI ZRAAT ODASI ÖFÖRLER VE OTO. ODASI BANKASI KIZILAY HUZUREV THK MUHTARLAR DERNE AKÇAKOCA 1. NOLU SA. OCAI AYE HANIM 2. NOLU SA OCAI AKÇAKOCA SAHL GAZETES HALK SG. SVÇRE SG. STE DÜ. SALONU ÖZEL ALBAYRAK SR. KURSU SEÇKN DERSHANES AYGAZ PRAGAZ MOGAZ AVUKAT AL OSMAN KÜÇÜK AVUKAT AZADE AY AVUKAT HAMT KARAKOÇAN AVUKAT SMAL AKTEPE

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : : :

6115620 6114892 6112735 6114020 6114188 6114180 6114582 6114146 6112730 6114050 6112909 6114003 6113653 6114034 6114148 6114171 6114005 6114515 6113387 6112144 6112140 6113148 6113336 6114004 6112020 6114010 6114144 6114975 6114578 6114658 6114733 6112725 6114560 6113443 6114292 6114171 6116914 6115007 6114578 6118474 6113595 6113716 6112234 6114109 6114077 6115012 6115161 6114620 6112194 6114299

AVUKAT ZEK TURHAN ARAS KARGO FA ECZ. SEZEN ECZ. SEÇKN ECZ. SMAL CEMAL HAYAT ECZ. ÇUHALLI ECZ. AKÇAKOCA ECZ.

: : : : : : : . :

6114713 6117100 6114571 6113220 6113366 6114573 6114572 6112084 6116433

Information

AYAZLI

187 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

701820