Read ezidi-azize-bege.pdf text version

EZD KÜRTLERN ÖLÜMSÜZ AZZES BEGÊ

Yaar Batman

1

`Bîndestê Bîndestan' *

Veli Lök'e

---------------------------------------------------------------* Ortadou'daki tüm Kürt halkinin -Sünni Kürtlerin, Alevi Kürtlerin, Hiristiyan Kürtlerin, Yahudi Kürtlerin ve Ezidi Kürtlerin kendilerinin- Ezidi Kürtler için kullandii Kürtçe bir deyim. El altindakilerin el altindakileri, kölelerin köleleri anlaminda kullanilmaktadir. Yani ezilenlerin ezilenleri, ötekilerin ötekileri, azinliin azinlii, Kürtlerin Kürtleri. ---------------------------------------------------------------------------Urfa-Suruç ilçesi, Begê efsanesi ile ilgili görümelerden.

2

Yaar Batman 1968, Antakya doumlu. 2005 yilinda Marmara Üniversitesi Salik Eitim Fakültesi'nden mezun oldu. Halen Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji bölümünde eitimini sürdürmektedir. Batman'in, esas ilgi alanlari, `Dinsel, etnik ve cinsel azinliklara yapilan negatif ayirimcilik', `Kent Sosyolojisi' ve `Sözlü Edebiyat ve Sözlü Tarih Aratirmalari'. Serbest gazeteci olarak yaptii sosyolojik haberler Radikal gazetesi, Agos gazetesi ve Taraf gazetesi'nde yayinlandi. `Kentin Kimliksizletirilmesi', `Kirikhan'in Son Ermeni'si', `Yaam Boyu Mozaik Bekçisi Köylüler', `ileki Tatlisinin Çinenen Onuru', `Masalsi Bir Ermeni Festivali', `Bir Kadin, Bin Ani, Bir Göç', üzerine yazilari var. En son çalimasi olan `Bir Kadin, Bin Ani, Bir Göç' Öykü-Haberi senaryolatirilarak belgeselletirmek üzeredir. 2008'den itibaren projelendirdii Urfa ve kirsalindaki Sözlü Edebiyat ve Sözlü Tarih çalimalarini bitirebilmeyi dülüyor. Bu aratirma Ankara Düünceye Özgürlük Platformunun, 24-25.Nisan.2010 tarihinde Ankara'da düzenledii uluslar arasi `1915 öncesi ve sonrasiyla inkar ve yüzleme' adli sempozyumda sözlü bildiri olarak sunulmutur.

3

ÇNDEKLER 1. Önsöz 2. Giri 3. Efsane 4. Birinci Bölüm A. Toplumsal Hafizanin Daveti B. Toplumsal Hafizanin zleri-1 C. Begê Mitosu (Toplumsal Hafizanin zleri-2) D. Köylü Tanikliklari (Toplumsal Hafizanin zleri-3) E. 1.Bölümün Deerlendirilmesi ve Tartima 5. kinci Bölüm A.slamlatirma Sürecinde Ezidi Kürt Halki 6. Üçüncü Bölüm A. Osmanli-Kürt Birlikleri likileri çin Ön Bilg B. Berazan Kürt Federasyonunun (BKF)Kuruluu C. Berazanin ilk daili Belirtileri D. Berazanin çözülü ve yikilii 7. Dina airetinden olanlarin günümüzde Devlet tarafindan algilanii 8. Günümüzde Urfali Ezidiler 9. Günümüz Urfa'sinda sosyal yaamdaki Ezidi Ritüelleri 10. Bulgular 11. Öneriler 12. Deerlendirme ve Tartima 13. Kaynaklar 14. Ariv Listesi 15. Ek:1

Sayfa 6 8 11 12 12 13 14 25 46 46 46 69 69 71 82 87 90 91 96 98 100 101 106 108 109

KISALTMALAR B.K.F: Berazan Kürt Federasyonu S.K: Süleymani Konfederasyonu BOA: Babakanlik Osmanli Arivi Lit. Brockhaus: Literatur Brockhaus Kl.Lit.Lex: Kleines Literarisches Lexikon Swb.d. Lit: Sachwörterbuch der Literatur Metzler Lit Lex: Metzler Literatur Lexikon Wb.Litwiss: Wörterbuch der Literaturwissenschaft TP: ttihat ve Terakki Partisi DP: Demokrat Parti

4

KIRIK MOZAiK Kör bir kuyuda yitirdim suretimi belki bir Ezidiyim Bir ceylanin gözlerine akam çökünce Sanki yali kementler dolaniyor boynuma Dülerimde kanli çocuk kundaklari Delik deik aitlar bin yillik çiban Eski bir yalan oluyor Babil söylenceleri Topraa atee su ve rüzgara Kan damliyor Avesta'nin sayfalarindan Her corafyaya bir renk iledim belki bir çingeneyim Kirlarda unuttum desem de dülerimi Sönmedi o ate hep yandi bedenimde Kondular beni kendine benzetemedi Her toprakta ölülerim var Atlaslar parçalar yüreimi bu yüzden Ateten bir ordudur bütün sinirlar Ertelenmi bir aciyim belki bir Ermeniyim Ziyaretçisi olmayan bir mezar tai gibi Hep tenha oldum nasibimi bilirim Bütün replikler yanli ifrelenmitir Yüzümün çizgilerinde durur rivayet Her gün yeniden çarmiha gerilirim Bir siintiyim sanki bu dünyada belki bir Süryaniyim Silmeye çalimayin anilarin izini çinde yarim kalmi günlüklerimle Gümü ilemeli bir sandik gibi kalayim öyle Varsin hüzün sözcüü eanlamli tutulsun ömrümüzle Ben yine her gece kulaina fisildarim talarin Yüzümü serin sularinda yikarim Dicle kirvem olur milâttan beri A. Hicri zgören

5

1. Önsöz

`Eer nereden gelindii bilinmiyorsa, nereye gidildii de bilinmez' Afrika atasözü. Binlerce yildir azinliin azinlii, ötekilerin ötekileri, Kürtlerin Kürtleri olarak yaamak zorunda kalan, hiçbir zaman sistemle ibirlii yapan Kürtlerden olmayan Ezidi Kürtler için 19yy ve 20 yüzyil, ayni yüzyillar içinde soykirima urami ya da sürgüne yollanmi bir çok halk gibi tarihlerinde karilatiklari vahetlerin en büyüklerini yaadiklari yüzyillar oldu. Ezilen tüm bu halklarin benliklerini korumak ve ayakta kalmak için gelitirdikleri en güçlü savunma mekanizmalarindan biri ­ bir tür meydan okuma da- olan, ortak toplumsal bilinçte olaylari estetise ederek, sözlü halk edebiyati araciliiyla gelecek kuaklara aktarma eyleminin, Ezidi Kürtler tarafindan hangi formatlarda kullanildiinin saptanmasi amaciyla yapilan aratirmalarin sonucunda rastlantisal olarak ortaya çikmi bir çalima, bu. Soykirima urayan, zorunlu göçe tabi tutulan bir çok halk gibi, Ezidi Kürtler de, hiçbir yerde kaydi bulunmayan tarihlerini gelecek kuaklara sözlü halk edebiyati ile aktarma yolunu seçmitir. ­ Bu çalimada Ezidi Kürt halkinin kullandii bir çok halk edebiyati türü içinde sadece efsaneletirme-mitoslatirma- olgusu incelenmitir. ­ Efsaneletirme sürecinin incelenmesinde sözlü tarih çalimasi teknikleri kullanilmitir. Ayni zamanda bir sözlü tarih çalimasi da olan bu aratirma, bu niteliiyle, dünyada bu güne dein yapilmi sözlü tarih çalimalari içinde bir ilktir. Ezidi Kürtlerin, günümüz Türkiye'sinde yaadiklari corafyalardan olan Urfa merkez, Urfa'nin Suruç ve Viranehir ilçeleri ile bu ilçelerin kirsalinda yapilan alan taramalarinda, 1894-1958 tarihleri arasinda söz konusu corafyada yaami olan, Dina airetine mensub Ezidi bir Kürt kadini olan Begê Samur'un, günümüz Türkiye'sinde yine ayni corafyada halen yaamakta olan yari Ezidi-yari Sünni Müslüman olan Kürt halki tarafindan efsaneletirildii belirlenmitir. Bu nedenle bu aratirmada, Begê Samur'un sözü edilen Kürt corafyasinda yaayan yari Ezidiyari Müslüman olan Kürt halkinin toplumsal hafizasindaki hatirlanma biçiminin aratirilmasi amaçlanmitir. Ölümü üzerinden yaklaik 50 yil geçmi olmasina ramen, bu Ezidi Kürt kadinin bu çalimanin öznesi olmasinin en önemli nedeni, alan çalimasi olarak yer alan corafyada halen yaamakta olan Kürt halkinin Begê Samur'u toplumsal hafizalarinda bir mit olarak hatirliyor olmasidir. Bu nedenle bu çalima bir yaniyla sözlü tarih çalimasi, dier yaniyla da toplumun kendi ortak benliini koruma mekanizmalarindan olan efsaneletirme olgusunun dinamiklerini aratirma niteliindedir. Bu olguda sözlü tarih çalimasi ile mitoslatirma eylemi dinamikleri ayni zamanda birbirlerini de içerdiklerinden, sözlü tarih çalimasi ile mitoslatirma süreci ezamanli aratirilmak zorunda kalinmitir. Bu açindan da bu çalima hem Türkiye'de hem de dünyada yapilmi olan tüm sözlü tarih çalimalari içerinde bir ilktir. Sosyolojik mitoslatirma sürecinin hiçbir zaman bitmeyeceini, mitosun kuaktan kuaa aktarilirken de yeniden üretileceini, biçim deitireceini, yeni özellikler kazanacainin altinin çizilmesinden sonra, bu olguda da mitoslatirmanin halen halkin ortak belleindeki sürecinin tamamlanmami olduunun belirtilmesi zorunlu olmutur. Bu çalima bu niteliiyle de dünyada türünün ilk örneidir. Bu aratirma bir sözlü tarih çalimasi olmasina ramen, ayni zamanda bir sözlü edebiyat çalimasidir da. Yazar, mitoslatirmanin olumasinin

6

bilimsel temellerini de aratirip ortaya çikarmayi amaçladiindan, bu aratirma ayni zamanda bir ekonomi-politik tez nitelii de içermektedir. Begê mitosunun bilimsel temelleri aratirilirken diyalektik materyalist yöntem kullanilmi, Marx'in `alt kültür üst kültürü oluturur', yani bir toplumun manevi kültürünü o toplumun üretim ilikileri belirler teorisinden yola çikilmitir. Yazar aizdan aza anlatilan Begê mitosunu diyalektik bir imge olarak ele almi, bu imge üst kültürü -üst yapiyi- olutururken, Begê'nin yaadii tarihlerde, yaadii corafyadaki ekonomi-politik süreçle birlikte, siyasi gelimeler*** (Siyasi gelimeler alt yapi olmaz ki) de (üretim iikileri olabilir mi?) alt kültürü ­ alt yapiyi- oluturmutur. Burada `alt yapi', klasik Marksist algilayita olduu gibi bir nesne olarak deerlendirilmemi, maddi üretim kendi özgül tarihi içerisinde ele alinmitir. Bu incelemenin sonucunda Begê mitosu gerçee bürünmü, bu mitosun domasina yol açan nesnel gerçeklikler gün yüzüne çikarilmitir. Yani mitos gerçeklik olmu, bu gerçeklik de bu mitosu yaratmitir. Gerçeklik ile mitos arasindaki bu diyalektik iliki üzerinde younlaan yazar, Marx'in anisi karisinda saygiyla eilmeyi bir borç bilmektedir. Begê mitosunu oluturan bilimsel gerçeklikleri aratirma istei yazari Kürt sorunuyla daha nesnel olarak yüzlemek zorunda birakmitir. Kürt sorunuyla ilgili yaamim boyunca resmi tarih anlayiiyla karilatim. Bu aratirma ayni zaman da Kürt sorununa resmi bakiin yanli, nesnel olmayan yaklaimini bütün çiplakliiyla görmemi saladii için, Kürt sorunu ile ilgili bilgilerimin ezberini de bozmutur. te tam bu noktada ngiliz tarihçisi Martin Bernal'in "Tarih tarihçilere, akademik statünün gardiyanlarina birakilmayacak kadar önemlidir." deyiinin ne kadar yaamsal bir saptama olduunu da anlami oldum. Çalimanin en ciddi açmazlarindan biri, görüme yapilan kiilerin zaman zaman kimliklerinin gizlenmesi zorunluluuydu. Ama bu, yürekli ve alabildiine dürüst insanlara saygi ve minnettarliimi belirtmem de bir sakinca oluturmuyor. Görütüüm tüm insanlara gösterdikleri içtenlik ve sicakliklari için binlerce kez teekkür ederim. Yaamimi borçlu olduum Mahmut Tali Öngören olmasaydi evrensel bir insan olamayacaim gibi, hiçbir bilimsel çalima da yapamazdim. Bu çalima ayni zamanda onun anisina da yapilmitir. Yaamimin en zor dönemeçlerinde bana yardimlarini esirgemeyen Gül Erdost ve Ümit Biçer'e de burada ükranlarimi sunmayi bir görev bilmekteyim. Harran Büyükminare köyünde yaayan, bir melek kadar doal bir insan olan çoban dostum Mansur Ardan olmasaydi bu aratirmada cesaretimi çok kolay kaybede bilirdim. Ona da saygi ve sevgileri iletmem benim için bir onurdur. Aratirmanin gerçek yaraticilari, bu çalimanin önemini anlayarak bana bikmadan usanmadan yardimci olan Ezidi Kürt halkinin gerçek dostlaridir. Ezidilerin gerçek dostlari olan bu yürekli insanlar olmasaydi, bu çalima da olmazdi. Çalimanin ortaya çikmasinda emekleri olan bata sosyolog smail Beikçi ve Hikmet Evin'e, deerli Kürt yazarlari Halil Güçlü ve Ali Oruç'a, Kürt ressam, yazar ve karikatürist Zülfikar Tak'a, Ömer Kutlucan ve Aziz Kaplan'a, modern dengbej Kadir Ceylan'a, Tarihçi Edip Gölbai'na, sicak insan Muhsin Ceylan'a, Edebiyatçi Rifat Oymak'a, Fatih Bai'a, görüme yapacaim insanlara ulaabilmemi kolaylatiran Suruç Belediye Bakani Dr. Ethem ahin'e, Mehmet akir, Mehmet Iik ve tabii ki Nureddin Polat'a ve emei geçen dier tüm dostlara sonsuz teekkür ederim. Aratirmanin olasi tüm hatalari doal olarak bana aittir. Yaar BATMAN

7

2. GR

"Gerçekten korkak olan, kendi hatiralarindan korkandir'' Elias Canetti.

Bu çalimanin temel amaçlarindan ilki, halk arasinda `Begê' olarak anilan , 1894-1958 tarihleri arasinda Urfa ili Suruç ilçesi Mishacerk köyü ile Viranehir ilçesi Olakçi köyünde yaami olan Dina airetinden Begê Samur adli Ezidi Kürt bir kadinin, bata kendi aireti ve dier yari Ezidi- yari Müslüman ve Sünni Müslüman airetler tarafindan efsaneletirilmesini, toplumsal hafizanin politikalari üzerinden ve sosyolojik olarak yeniden ele almaktir. Begê Samur'la ilgili ortaya çikan somuta en yakin hikaye udur, Ortadou'da yaayan Ezidi Kürtler yüzlerce yildir süregelen Ezidi Kürtlerin slamlatirilmasi politikalarina 20yy'in hemen balarindan itibaren daha da iddetlenerek maruz kalir. Tarih boyunca süregelen bu politikalar sonucunda Ezidiler katledilmi, katledilmeyenler de köle olarak kullanilmitir. (36), (37), (42), (Tarihi Belge 5 (BOA., HAT.367/20475B)), (Babakanlik Arivi rade Koleksiyonu'nun Meclis-i Vâla bölümünde 2961 nolu dosyada kayitli bulunan yazimalar.) Kiisel görüme. (Haydar Cengiz, 2009, 2010), Kiisel Görüme (Halil Güçlü, 2009) Kiisel Görüme (Zülfikar Tak, 2010) Yaanilan bu katliam ve vahetlerin ardindan bir çok Ezidi Kürt ailesi Urfa Suruç merkezli Berazan Kürt Federasyonuna, bu fedarasyonun tasfiyesinin ardindan da Berazanlara siinir. 1824 yilinda Cizre'deki Ezidi katliamindan kaçarak bu corafyaya gelen bir çok Ezidi Kürt ailesi olduu gibi Kuzey Irak engal bölgesinde ittihatçilarin yaptiklari Ezidi soykirimindan kaçan bir çok Ezidi ailesi de bu bölgeye siinir. Ortadounun baka corafyalarinda yaadiklari zulümlerden kaçip bu Kürt federasyonun var olduu corafyaya yerleen bir çok Ezidi Kürt ailesi de olmutur. (Kiisel Görümeler, Haydar Cengiz, Halil Güçlü, Zülfikar Tak, 2009, 2010) Urfa'nin Suruç ilçesi ve kirsalindaki aslen Ezidi olan Dina aireti de, bu süreçte dier bölgelerden gelen Ezidilerin yaadiklari younlukta ve sertlikte olmasa da türlü psikolojik baskilara maruz kalir ve iddetli sarsintilar yaar. Ardindan özellikle 1.Dünya savai öncesinde doruk noktasina çikan Müslümanlatirma sürecinde Urfa'li yerli ve daha sonra gelen tüm Ezidi Kürt halki inanilmaz acilar yaar. Osmanlidaki bir çok azinliin ulusallama sürecini yaadii bu dönemde 2.Abdülhamit, Kürt halkini da potansiyel tehlike olarak görmeye balar. Ardindan bir çok Feodal Kürt beyliini ortadan kaldirmayi amaçlar ve bu dorultuda politikalar oluturur. (39), (40), (41) Kahramanimiz Begê'nin airetinin bali olduu Berazan Kürt Federasyonu (BKF), Osmanlinin Kürt beyliklerini yok etme politikalardan nasibini çok önceleri almi, bu Kürt birlii 1840 yilinda Abdülmecit döneminde tamamen tasfiye edilip ortadan kaldirilmitir. BKF'nin tasfiye süreci 18. yy sonlarina doru balamitir. (Güçlü, H. Kiisel Görüme 2008) Osmanli, bu Kürt beyliklerini tasfiye etme sürecinde ve hemen sonrasinda ortaya çikan Ermeni uluslamasi ile Misir devletinin Osmanli topraklarini ele geçirmesi ve Kürtleri etkilemesi ve ardindan Rusya'nin bölgede etkisini arttirmasiyla birlikte Kürtleri yeniden örgütleme ihtiyaci duyar. Bölgede hizla yapilanmak için yerel güçler ve kestirmeden airetlerden yararlanmak zorunda kalir. Ardindan tüm Kürt corafyasinda bu arada da Urfa Suruç'ta Hamidiye birilikleri oluturmaya gidilir. Bu

8

noktaya kadar Suruç merkezli Berazan Federasyonu Osmanli eli ile iyice daitilmi ve dejenere edilmitir. Böylece Kürt airetleri yaadiklari büyük travmalarin sonrasinda ve çok parçaliyken tekrar Osmanli'nin yönlendirmesi ile bütünletirilir ve Hamidiyeler kurulur ve eskisi gibi üst düzeyde bir federasyon veya birlik olumasina firsat vermemek için olan durumu daha parçalayici bir oluuma gidilir. Bu gelimelerin ardindan söz konusu corafyada bir çok Ezidi Kürt Sünni Müslüman olmak zorunda birakilir. Bütün bu gelimelere ramen kahramanimiz Begê, bu asimilasyon politikalarina bireysel bir bakaldirida bulunma cesaretini gösterir. Ve Müslüman olmayi ret eder. Yaaminin ilk 55 yilini geçirdii Suruç'un Mishacerk (Türkletirilmi adi Gölen) köyünde, bata 1. dereceden akrabalari ve dier Ezidi Kürt köylülerinin sünnilemesine ramen kendisi Ezidi kalmakta direnir. Bu direniinin bedelini, akrabalari ve köylüleri tarafindan aailanma, dilanma, dalga geçilme ve hatta köy çocuklari tarafindan talanmaya kadar deien biçimlerde yaptirimlarla karilamakla öder. Yine de dininden dönmez. Mishacerk köylüleri, Suruç'un tüm köyleri ve Suruç'taki tüm Kürt halki tarafindan Suruç'un son Ezidisi olarak taninmaya balanir. Gerek Müslümanlami kendi aireti ve gerekse yeni Müslümanlaan dier Ezidi airetlerinin önde gelenleri son çare olarak Begê'ye bir servet deerinde kilolarca altin sunmayi planlar. Bunun için Suruç'un en zengin airet reislerinden biri olan Hacnebi, Begê'yi bir gün evine davet eder. Begê eve geldiinde `Bak bu kizim Ayan. ki kolu bileklerinden omuzlarina kadar altin dolu. Boynunda da kilolarca altin kolye var. Eer Müslüman olur ve ahadet getirirsen bu altinlarin hepsi senindir' der. Bu kesit (altin olayi) mitoslatirmada yer almamaktadir. Mitosu bize anlatan köylüler özellikle de Ömer Kutlucan bu geliimden habersiz olabilir. 1929 tarihli kapitalizmin ilk küresel krizinin söz konusu corafyada etkisinin insafsizca hissettirdii bir döneme denk gelen bu süreçte Begê, önerilen serveti ret eder. (Bu olayla beraber dönmeyen kendini gizliyen Ezidilerin Bege'nin her türlü direniine sevinmeleri ve ona içten içe saygi duymalarinin da tam bu noktada ifade et. Sonra Bege halk kahramani ilan edilsin) Ertesi gün bu olay 1930'lu yillarin Suruç ve Viranehir ilçelerinde, Urfa'nin merkezinde ve daha sonralariysa Suriye ile Irak'ta yaayan Ezidilerin yaadii yörelerde duyulur. Anilan bu Kürt corafyasinda Begê, birden bire bir halk kahramani ilan edilir. Söz konusu corafyadaki Ezidiler, görünüte slamlami olsalar da içten içe Begê'ye büyük bir saygi beslemeye balarlar. Begê'nin kahraman ilan edilmesinin ardindan Dina airetinden bir çok erkek Begê'ye evlenme teklifinde bulunur. Begê, kendisine talip olan airetin erkeklerine, `Sizler Müslüman oldunuz. Ezidilikte Müslümanlarla evlenmek günahtir. Ezidi bir kadin sadece kendi airetinden erkeklerle evlenir. Benim Ezidi airetim olan Dina aireti ne yazik ki Müslümanlati. Bu durumda ölene kadar evlenmeyeceim' der. Ve gerçekten kiz olan kiz ölür. Begê'nin bakire olarak ölmesi söz edilen çorafyada azizelik makamina yükseltilmesine yol açar. Ardindan da günümüze kadar gelecek olan, aizdan aza anlatmalarla Begê efsaneletirilir. Bugün Begê Samur'un efsaneletirildii Kürt corafyasindaki Kürtler, çaramba ve cuma günleri Begê'nin mezarina gökten iik (nur) indiini gördüklerini söylemektedirler. Hasta olan Ezidi ve Sünni Kürtler Begê'nin mezarindaki toprai tewerik -Kürtçede eyhlerin tedavi etme reçetesi- niyetine alarak onu suda eritmekte ve bu suyu içerek iyileeceklerine inanmaktadirlar. Herhangi bir konuda söylediklerine inanilmayan yari Ezidi- yari Müslüman bir Kürt `Bi seré tirba Begê be. Rasti di bejim' (yani Begê'nin mezari üzerine yemin ederim ki doru söylüyorum) eklinde yemin ettiinde akan sular durmakta ve herkes onun doru söylediine inanmaktadir.

9

Bu çalimada u sorulara yanitlar oluturuldu,

·

·

· ·

Begê mitosunun dinamikleri toplumun hafizasinda nasil bir süreç içerisidedir? Begê mitosunun arka plani nedir? Ezidi köylüler, Müslümanlami Dina airetinin dier üyeleri ve eskiden Ezidi olan dier Sünni Kürt airet mensuplari Begê'yi nasil hatirlayip, nasil nakletmektedir ve bunun toplumsal hafizalarindaki yeri nedir? Begê mitosunun oluum sürecinde gerçekte sosyo-politik olarak neler olmutur? Spesifik olarak Begê'nin mensup olduu Dina airetinin 1840'a kadar dahil olduu Kürt Berazan Federasyonu'nun, Osmanli tarafindan parçalanmasinda ve sonrasinda Dina airetindeki Ezidiler ne tür zorlanmalarla kari kariya kalmilardir ?

nsan olabilmek bir bakima kendi diimizdaki insanlarin acilarini anlamaya çalimaktir da. Ezidi Kürtlere empati ile yaklainca yazar, yillar boyu Kürt halkini hiç anlamami olduunun da bilincine varmitir. Bunun üzerine yazar kendisiyle bir iç hesaplamaya girmi, yaptii özeletiri sonunda kendini suçlu bulmu ve yaptii bu çalimayla suçluluunu bir nebze azaltmayi da amaçlamitir. Çünkü Jaspers'in dedii gibi her insan yaadii devlette, onun(devletin) kiyici bir devlet olarak, açikça yaptii her eyleme katilmi sayilir. (Bu yüzden) bu eylemlerin her sonucuna (etik olarak) katlanmak zorundadir. Siyasal sorumluluk bu demektir.(1) `Adorno, sorumluluu hem yüzlemeyi hem de üstesinden gelmeyi içeren `vergangenheitbewältigung' kavramiyla açiklar. Buna göre, geçmiin ilenmesi, geçmi üzerinde ciddi bir çalima, geçmile ciddi bir hesaplamayi içerir ve bu anlamda (aufarbeitung) geçmitekilerin deilmesi ve (verarbeitung) geçmile hesaplamanin imdiyle olan iliki içinde ilenmesi, olaylarin ileme süreci kavramlarindan kesinlikle ayridir. ` der. (2) `Geçmie bir oldu bitti çizgisi çekip konuyu kapatmak, elden gelse bellein silinmesini istemektir. Aslinda, haksizlia urami olanlara yaraan, her eyin unutulup bailanmi olmasi tavri, o haksizlii ileyenlerin yandalarinca ortaya konmaktadir' (3) Fikret Bakaya'ya göre ; `bellek [hafiza] kaybi yaratmaktan amaç bununla da sinirli deildir. Böylece iktidar sahipleri [büyük gaspçilar ve ürekâsi], sadece ayricalikli konumlarini güvence altina almi olmazlar, iledikleri insanlik suçlarinin, katliamlarin, kiyiciliin ve zulmün hesabinin sorulmasini da engellemeyi amaçlarlar. Hafiza kaybi yaratma amaci gerçekletiinde egemen siniflar masumiyetlerini de kanitlami olurlar... Dolayisiyla resmi tarih zalimlerin zulmünün cezasiz kalmasini salar, bir tür berat ettiricidir, Ermeni sorununa dair banaz `resmi refleks" ttihatçilarin iledii insanlik suçunun hatirlanmasini engellemek içindir. Eer bu vesileyle yalanlardan biri deifre edilir, açia çikarsa, baka yalanlarin da çorap söküü gibi ortalia dökülme riski vardir ki, böyle bir ey büyük gaspçilarin ve ideolojik uaklarinin korkulu rüyasidir.' Bu açiklamalar sonunda yazar, Begê Samur'un efsaneletirilmesi olayi üzerinde çaliilmasinin ayni zamanda insani bir zorunluluk olduunu düünmütür. Bu aratirmada Begê Samur'un efsaneletii Mishacerk, Müzeybil (Aybasti) ve Olakçi köyleri, Aligör kasabasi, Suruç ve Viranehir ilçeleri ile, Urfa, G.Antep ve Ankara'da derinlemesine mülakat ve görsel antropoloji teknikleriyle bilgi toplanmi, çeitli tarihi belgeler, resmi belgeler incelenmitir. Bu çalima yukarida sayilan köy, kasaba ve ehir insanlarindaki geçmite yaanan Begê Samur'un bireysel direniinin izlerini incelemek ve bu yerlerdeki insanlarin Ezidilerin asimilasyonuna 10

imdiki zamanda nasil yaklatiklarini belirlemek amaciyla yapilmitir. Saatler süren görümeler, tüm konumalar görsel kayda alindi ve çözümlendi . Bu çalima Urfa li Suruç ilçesine bali Mishacerk****** (Türkçe adi Gölen) köyü ile Viranehir ilçesine bali olakçi köylerinde yaami Begê Samur'un efsaneletirilmesi olayinin izlerini sürmek ve bu efsaneletirilmenin imdiki zamanla ilikisini belirlemek amacini taimaktadir. (******* Mükemmel) Bu aratirma ayni zamanda yaanilanlari tarihe not dümek eylemidir de. `Geçmiin gerçek yüzü hizla kayip gider. Geçmi, ancak göze göründüü o an, bir daha asla gelmemek üzere, bir an için parildadiinda, bir görüntü olarak yakalanabilir... Geçmii tarihsel dile getirmek, o geçmii `gerçekte nasil olduysa öyle' bilmek deildir. Buna karilik, bir tehlike aninda parlayiverdii konumuyla, bir aniyi ele geçirmek demektir.' (4) Ben de Begê Samur'un anisini ele geçirme ansini yakaladiim an, geçmii bütün büyüsüyle yakaladiimin farkindaydim. `Kukusuz tarih yazili belgelerle yapilir. Ama yazili belgeler yoksa, onlarsiz da yapilabilir ve yapilmalidir. Bali alinacak her zamanki çiçeklerin yokluunda, tarihçinin zengin bululari içinde ne varsa hepsi kullanilarak yapilmalidir. Sözlerle de tarih yapilabilir, resimlerle de. Toprak parçasiyla da, çati kiremitleriyle de. Tarla biçimleri ve baban otlariyla da, Ay tutulmasiyla da, at yularlariyla da. Jeologlarin uzmanca ta kanitlariyla da, kimyacilarin kiliçlarin madeni üzerine yaptii aratirmalarla da. Bir sözcükle, insandan kalma olan, insanla bali olan, insana yarayan, insanin dile getirdii ve onun varliini, uralarini, zevklerini ve yaam biçimlerini anlatan ne varsa, bunlarin hepsiyle tarih yapilabilir.' Lucien Febvre. (5) Febvre'nin bu saptamalarina bütün içtenliimle katiliyordum. Ben de Begê Samur'un görkemli anisindan tarih yazacaktim. Yazdim. `Tarih krallar, kraliçeler, antlamalar, görümeler, büyük savalar ve Sezar, Napolyon, Pontius Pilate, Kolomb gibi önemli zevattan olutuunu saniyoruz, ama bu sadece yüzeysel tarihtir ve büyük ölçüde yanlitir. Sözlü tarihle, tarihi aailara indirecek, yukarilarda ina edilen tarih yerine kisa gömleklilerin yani halkin ileri, aklari, üzüntüleri, yaam deneyimleri hakkinda söylediklerini, bu merasimsiz tarihi koyacaim.' (6) Bu açiklamalardan sonra Sözlü Tarihin, bizi tarafli ve dolayisiyla nesnel olmayan, olamayan resmi tarihin bouculuundan kurtararak, halktan bir insanin tarihinden tüm insanliin tarihine geçebilme gücünü kendi içinde barindirdiini daha açik görebiliriz. Tam bu noktada Begê Samur'un bireysel tarihinde, öncellikle Ezidi Kürt halkinin, daha genel anlamda da tüm Kürt halkinin tarihini görme ansimizin olduunu kolayca kestire biliriz. Bell, Hafiza'yi tarihin söylemsel tasavvuru olarak adlandirirken, hatirlamanin tarihi tamamen ikame etmesi olasiliini öyle açikliyor, (bu durum), `sadece anlambilimsel bir karmaaya yol açmiyor, ayrica önemli bir politik fenomeni gizlemeye yariyor- yani kolektif hatirlamanin, ulusun `yöneten miti' olarak adlandirilana kari meydan okumada oynadii rolü'(7). Bu aratirma Ezidi Kürt halkinin, kendilerini binlerce yildir `yöneten mit' lere kari kolektif bilinçlerinde gelitirdikleri bir tür meydan okuma da olan savunma mekanizmalarindan sadece bir tanesi olan efsaneletirme olgusunu ortaya çikarmayi amaçlamitir.

11

3. Efsane

Mitoslaacak bireyler üstlendikleri tarihsel görev ve ilevin asla bilincinde olamazlar . Aslinda kaderleri bellidir.

Orhan Hançerliolu, efsaneyi, aizdan aza anlatilarak sürüp gelmi bulunan olaanüstü nitelikli öykü eklinde tanimlarken gerçekte masal anlamini dile getirdiinin altini çizer. Bati dillerindeki karilii myht sözcüü, Yunanca söz ve öykü (hikaye) anlamlarini dile getiren myhthos sözcüünden türetilmitir. Efsane deyimi genelde gerçek bir olayin olaanüstü anlatilii için kullanilir demektedir. (8) Efsaneler kisa olmakla beraber olaylari derinlenmesine ve çok yönlü aktarmaya çaliirlar. Bazi efsaneler -Begê efsanesinde olduu gibi- tarihsel gerçekleri olabildiine kendi içinde tair. çinde abarti yer alsa da, bazi efsanelerden yola çikarak, o tarihsel gerçein bulgulari elde edilmitir. Efsaneler olutuklari dönemlerdeki ekonomi-politik gerçekleri yansitmak istemilerdir. Daha dorusu, o dönemin düünü biçimini, deer yargilarini yansitmaktadirlar. (9) Efsaneler, bir inancin ürünü olarak görüldüklerinden olacak anlatildii topluluklarda `'gerçek'' ve `'kutsal'' olarak kabul görürler. Efsaneler (anlattiklari olayin) `nasil' olduuna anlam bulurken, bazen de `'niçin'' sorusuna yanit ararlar. Efsaneler inanca seslenmelerinden dolayi toplumlarin özlemlerini, korkularini, umutlarini, dünya görülerini kisaca doalarini öteki halk edebiyati türlerinden daha keskin anlatir.(9) Ayrica efsanelerin o dönemdeki halkin inançlarini yansitirken dinsel-tarihsel ve toplum-tarihsel bilgi deeri taidiini, belli bir konudaki inanci (örnein dinsel inanci) kuvvetlendirmek ve olabilecek tehlikelere kari uyarmak istenildiinde anlatildiini belirtilmektedir. (9) Hamza Seyfettin adli yazarin, Özgür Halk dergisinin Kasim 2009 tarihli 2. sayisinda Mitos (Efsane) hakkinda görüleri ise öyledir: `Toplum ulatii dorularini mitolojik tarzda ifade edebilir. Mitolojik simgelerle ifadelendirilen, gerçek yolunda ulailan anlam derinliidir. Anlatimin seküler olup olmamasi iin özünü deitirmemektedir. Dönemin temel düünce kaliplari buna göre ortaya çikmaktadir. Önemli olan özün içerdii anlamdir. `'insan zihnini ütopyasiz, mitolojisiz (efsanesiz, destansiz) birakmak bedeni susuz birakmaya benzer...(bu yüzden) insan zihninin zenginlii sadece matematik-analitik zihniyete indirgenemez. Bu yaama aykiriliktir..'' Mitolojik yaratimin bir özellii de sezgisel olmasidir. Sezgisel düünce bugün çaimizin bilimi olan kuantum biliminin düünce biçimi olmaktadir. Belirsizlik ilkesi sezgisel düüncenin temelinde yer almaktadir. Hem doa hem de toplum sezgilerle bilinebilir. Bugün bilimin temel bir dorusu olan bu bilgi, döneminde mitolojik düüncenin ortaya çikardii temel bir bilgidir. Sezgisellik, canliliin en temel özelliidir. Sezgi gerçei dolaysiz olarak içten kavraya bilme yetisidir. Dorudan aracisiz gerçekleen anlama, bilme biçimidir. Sanat insanin asli düünce biçimidir. Aracisizdir. Mitolojilerde böyledir. '' Canli -toplum- sezileri küçümsenemez. Ne varsa yaam adina o SEZLER de gizlidir. Bu sezilerin makro ve mikro evrenlerden baimsiz olduklari söylenemez. Anlayia yakin olan bu seziler dünyasi, evrenin

12

temel bir özelliidir. Mitolojik yöntem -yani mitoslar- bu nedenle de evreni (toplumu) kavramamizda en az bilimsel yöntem kadar katkida bulunabilirler.' Hamza Seyfettin kadin merkezli bazi spesifik mitoslarin deerlendirilmesini de öyle yapmaktadir. ` Bazi anaerkil kültüre sahip toplumlarda simgeletirmeler kadin merkezlidir. Bu durum kadinin ay ve güne gibi hem doasal hem toplumsal yaam için vazgeçilmez unsurlarla özde kilinmasini getirmitir. Burada kadin o doasal varlik üzerinde, onun diinda ve ona hakim olan pozisyonda deildir. Onunla beraberdir, özdetir ve ona içkindir. Bunun toplumsal alandaki ifadesi kadinin

toplumun kimlii olmasi, toplumla beraber ve birlikte olmasidir.

Bundan dolayi bu tür mitolojiler toplumu ve doayi açiklamada önemli bir yere sahiptir.' Hamza Seyfettin adli yazarin bu açiklamalarindan sonra Begê Samur'un bireyselliinin, Urfa ve kirsalinda tarih boyunca yaayagelen Ezidi Kürt halkinin toplumsal kimlii, toplumsal benlii olduunu çok kolay söyleye biliriz. Buradan aratirmanin ileriki aamalarinda kahramanimiz Begê Samur için yapilacak çözümlemelerin ayni zamanda Urfa Ezidi Kürt halkinin varoluu için de yapilmi sayilabileceini okuyuca imdiden söylemeliyim.

4. B R N C A. Toplumsa Hafizanin Daveti

B Ö LÜ M

Tarih: 22.10. 2007 Yer: Urfa Merkez Gümrük Hani Çay bahçesi. Öleden Sonra, saat 14.20 Urfa'ya 2. geliimdi. Urfa gümrük hana çay içmek için bir Kürt arkadaimla giriyoruz. Bütün masalar dolu, oturacak yer bulamiyoruz. Garson 3 yali Kürt köylüsünden izin alarak masalarina 2 sandalye koyarak oturmamizi saliyor. Köylülere teekkür ediyorum. Kürtçe bir eyler söylüyorlar, anlamiyorum. Arkadaim nasilsiniz dediklerini söylüyor. Gülümsüyorum. Ardindan yali Kürt köylüleri birbirlerine dönerek konumaya baliyorlar. Dakikalar boyunca kisa boylu yali Kürt köylüsü konuuyor. Doal olarak ne anlattiini anlamiyorum. Kendisini dinleyen arkadalarinin beden dillerine bakarak, kendisini parçalayarak anlattiklarina inanmalarini salamaya çalian bu köylünün pek de ciddiye alinmadiini kavriyorum. Heyecanli bir ekilde anlattiklarinin doruluunu arkadalarina anlatmaya çalian Kürt köylüsü bir türlü inandirici olmayi baaramiyor, arkadalari zaman zaman ona gülüyorlardi. Neredeyse bir saate yakin konuan bu köylü son bir çare olarak Kürtçe bir cümle söylüyor. Kahkahalar ve dalga geçmeler birden kesiliyor. Ciddiye alinmayi sonunda baaran köylü bir solukta ayni cümleyi 2.kez tekrarliyor. Bir kaç saniye ölüm sessizlii yaaniyor ve arkadalari kisa boylu köylünün sirtini sivazlayarak ve bu kez Türkçe olarak `tamam söylediklerine inandik' diyorlar. akindim. Arkadaima dönerek `bu yali Kürt köylüsü bir saat kendini yedi bitirdi ve arkadalarini ikna edemedi, imdi ne dedi de arkadalari ona inandi' diyerek soruyorum. Arkadaim `Bi seré tirba Begê be. Rasti di bejim' (yani Begê'nin mezari üzerine yemin ederim ki doru söylüyorum') eklinde yemin ettiini söylüyor. 13

akinliim kat be kat artiyor. `Begê de kim? Bir peygamber mi? Nasil oluyor da Kürt köylüleri üzerinde bu kadar büyük bir etki biraka bilmiti. Begê'yi görme ansim var mi?' Sorularimi sessizce dinleyen arkadaim köylülere sorularimi Kürtçe soruyor. Dina airetinden olanlarla, kökenleri Ezidilikten gelen dier Kürt airetlerinden olan 60 ya üstü insanlarin doru söylediklerini karisindakilere inandirmak için bu ekilde yemin ettiklerini öreniyoruz. Bu yali köylüler hastalandiklarinda Begê'nin mezarindaki toprakta bir parça alarak suda eritip içtiklerini de ekliyorlar. Heyecandan yerimde duramiyordum. Begê'yi çok merak etmitim. (`Geçmiin gerçek yüzü hizla kayip gider. Geçmi, ancak göze göründüü o an, bir daha asla gelmemek üzere, bir an için parildadiinda, bir görüntü olarak yakalanabilir...' (3)) Onunla ilgili her eyi örenmeyi o kadar çok istiyordum ki, o anda tayinimi stanbul'dan Urfa'ya almaya karar verdim. `Geçmii tarihsel dile getirmek, o geçmii `gerçekte nasil olduysa öyle' bilmek deildir. Buna karilik, bir tehlike aninda parlayiverdii konumuyla, bir aniyi ele geçirmek demektir.' (4) Begê'nin kim olduunu mutlaka örenmeliydim. Toplumsa Hafiza gerçekten konua bilir mi? Spivak ` Belki, ama anlayamadiimiz bir sesi izlememiz gerek bunun için' der. (10) Ben de Begê'nin sesini dinlemeye karar verdim. Onunla ilgili her eyi örenmeyi o kadar çok istiyordum ki, tayinimin stanbul'dan Urfa'ya gelmesini sabirsizlikla bekledim.

Gümrükhan'daki Çay Bahçesi olayindan 3 ay sonra stanbul'dan tayinimi 2-3 ay içinde Urfa'ya çikardim. Bu arada arkadaim Begê ile ilgili küçük bir aratirma yapmi, Begê'nin yaadii köyü ve mensup olduu aireti bulmutu. Urfa'ya yerleip yerlemez Begê'nin köyüne gidecektim.

B. Toplumsal Hafizanin zleri 1

"Zulme sessiz kalan zulmü ileyen gibidir." Hz.Ali

Begê Samur Efsanesinin Doduu Corafya

Çünkü bu efendiler-yani dünya egemenleri-, yalnizca masum katletmezler, hafizayi da maktul ederler. John Berger

Begê Samur'un yaam öyküsünün sosyolojik olarak izini sürebilmenin yolu öncelikle, Begê'nin yaamini geçirdii köy ve kasabalarin adlarindaki deiimlerin açiklanmasindan geçer. Çünkü yer ve mekan adlari, toplumsal hafizanin dönüme biçimlerinin ilk örnekleridir. Mishacerk (Gölen) neresidir? Suruç neresidir? Öncelikle 14

resmi kayitlarda Gölen köyü olarak geçen yerleimin, Begê Samurun yaaminin ilk 55 yilini geçirdii ve 60 ya üstü insanlarin ve ayni zamanda toplu taim oförlerinin de Mishacerk köyü olarak hatirladiklari köy olduunu söylemeliyim. Peki toplumun hafizasinda Mishacerk olarak var olan ad neden Gölen olarak deitirilmitir? Bu sorunun yaniti bizi devletin Kürt yerleim adlarini Türkletirme eylemine götürse de bu açiklama yeterli deildir. Evet , 1940'lardan itibaren Türkiye'deki yer adlari düzenli olarak deitirilmeye balanmitir. Yer adlarinin Türkletirilmesi politikalari ttahat ve Terakki dönemine kadar gitmektedir. (11) çileri Bakanlii bünyesindeki Ad deitirme htisas Komisyonlari ve/veya Yabanci Adlari deitirme Komisyonu'nun hummali çalimalari sonucunda Türkiye'de 1950'lerden 1970'lere kadar toplam 12 bin köyün ismi deitirildi, yani 12 bin yerleim yeri tarihlerinden koparildi. (11) Tarihinden koparilan köylerden bir tanesi de Mishacerk'ti. Mishacerk kelimesinin önemi sadece Kürtçe bir kelime olmasindan gelmiyordu. Bu kelimenin kelime anlami, kelimenin Kürtçe bir kelime olmasindan daha da büyük bir öneme sahip. Mishacerk kelimesi birleik bir kelimedir. Kelime Misha ve cerk köklerinden oluur. Misha bazi Kürt lehçelerinde kitap, nüsha anlamina gelmektedir. Cerk ise yerleim birimi demektir. Ezidi dininin en önemli 2 kitabindan biri Mishafare'tir. `Mishafa' kitap anlaminda `re' ise kara anlamindadir. Yani kara kitap. imdi Begê'nin yaaminin ilk 55 yilini geçirdii Mishacerk köyünün yaziliina geri dönelim. Mishacerk------------------------------Mishafare Misha/cerk------------------------------Mishafa/re (Nüsha, Yerleim Birimi Kitap Kara Kitap, Mishafare) Bu köy adindaki Misha Ezidilerin kutsal kitaplarindan olan Mishafere'ten gelmektedir. Yani Mishacerk köyünün kelime anlami, Ezidilerin kutsal kitabi olan kara kitabin yerleim yeri anlamina gelmektedir. Mishacerk Ezidi dinini çaritirdii gibi, bu köyün Ezidi köyü olduu anlamini da vermektedir. Devlet bu köyün adini Gölen yapmakla toplumun ortak hafizasinda yer alan ve Ezidilii çaritiran Mishacerk adinin unutulmasini salamak amacini gütmütür. Bu eylem kahramanimiz Begê'nin kendi öz Ezidi vatanindan da koparilmasi anlamina gelmektedir. Begê, Gölen adli köyde yaami kabul edilmekle kendisinin Ezidi olarak ev sahibi deil misafir olduu vurgulanmitir. Daha da kötüsü devlet, Begê'nin toplumun ortak hafizasinda Gölen adli bir köy'de yaadii yanilsamasini yerletirmeye çalimitir. Ama yörenin Kürt halki hala söz konusu köyü Mishacerk olarak hatirlamaktadir. Ulusal devletin kurulmasiyla yerleimlerin Türkçe olmayan adlari 1960'tan itibaren deitirilmitir.(12) Bu isim deiikliklerin esaslari her dönemin siyasi amaç ve hedefleri dorultusunda da farklilamitir. (13) Bu köyün bali olduu ilçenin resmi adi Suruç'tur. Oysa Suruçun bundan önceki Kürtçe adi, Seruç'tur. Seruç adi Suruç olarak deitirilmitir. Seruç özel bir isim olup, Kürtçe bir erkek adidir. Hz.brahimin erkek kardelerinden birinin adi Seruç'tur. Yahudi sayilmak istenen brahim için, Kuran'in Ali mran suresi 68'de `Ma kane brahiman Yehuda' (brahim Yahudi deildir.) eklinde açiklama yapilmaktadir. Belirtildii gibi brahim Yahudi olmayip, aslen Hz. Nuh'un soyundan ve Kürt'tür.(14) brahimin annesinin adi ise Ua, Hint tanriçalarindan , sabah beyazlii tanriçasina

15

denirdi ve güne iii sayilirdi. Zerdülüün kutsal kitabi olan Avesta'da ` ... Her eyden önce ey Ua isterim ki ....Homan ve Ua ile....' simleri geçmektedir.(15) Bir baka kaynakta ise `Adi Seru diye geçen bu ehrin brahim Peygamberle ile çok yakin ilikisi vardir denmektedir. brahim Peygamberin babasi Azer, dedesi Nahor'un babasi Seru' dur. Tarihte adi Seru olan bu ilçemiz ile brahim Peygamberin atasi Seru ayni adi taimaktadir. Seruç, bu ilçenin asil adidir.' (15) açiklamasi yapilmaktadir. Burada yöredeki Kürt halkinin toplumsal hafizasinin hatirlama biçimlerinde hemen her dönemde, yerleim yerlerinin orijinal adlariyla hatirlandiklari saptanmitir. Yukardaki tüm bu belirlemelerin ardindan Suruç halkinin öz be öz Kürt olduunu, bu yerleim yerine adini veren Seruç'un annesinin adinin da Ezildiin öncülü olan Zerdülük dininde telaffuz edilmesi sonucunda buradaki Kürt'lerin kökenlerinde Zerdüiliin (Ezidiliin) olduu varsayilabilir. Tam bu noktada yazar, Hz.Halil brahimin annesinin, babasinin, dedesinin, dedesini babasinin ve kardei Seruç'un adlarinin dil bilimsel olarak Kürtçe olmasi, tek istisnanin Hz.brahimin adinin Arapça olmasinin üzerinde durulmasi gerektiini düünmektedir. Yazarin bu konudaki kiisel yorumu sudur: Hz. brahimin adinin gerçekte Hz.brahim olmadii, bu peygamberin gerçek adinin dil bilimsel olarak Kürtçe olmasi gerektiidir. Bu durum, islami felsefenin toplumsal olarak güçlü olmaya balamasinin ardindan halkin hafizasinda yer alan slam öncesi dinsel ögeleri ­ eyhlerin, peygamberlerin, söylencelerin- slamlatirilmasina balana bilir. Yazar, Hz.brahimin büyük olasilikla Zerdüi bir peygamber olduu varsayimini göz ardi etmemektedir. Hz.Halil brahim söylencesinde yer alan devasa atein bu peygambere zarar vermemesi, Zerdüi dininde atein kutsal oluu yazarin yukardaki varsayimini destekler niteliktedir. Yeri gelmiken Suruç ilçesinin tarihdeki dier 2 isminden de söz edelim. Bunlar Pirsus ve Ordi'dir. Her ikisi de Kürtçe olan bu isminlerin anlamlari öyledir, Pirsus birleik iki kelimeden kardei Seruç'olumutur. Sus ve Pir. Sus Kürtçede meyam otu demektir. Pir ise yine Kürtçe çok demektir. Yani Pirsus meyan otunun çok fazla bulunduu yer anlamina gelir. Ordi de Kürtçe bir kelimedir ve Kürtçe panayir yeri anlamina gelir. Eski dönemlerde bir çok Kürt aireti bu corafyada toplanip panayir yaparlarmi. Bunun anisina buraya Ordi denmitir. Ulus devletin kuruluunda yerleim yerlerinin adlarinin deitirilmesinin politik olduu açiktir. Bizi ilgilendiren Begê Samur'un yaadii yerlerin adlarinin da egemen güçler tarafindan deitirilmesi ve buralarin Ezidi Kürt kimliklerinden koparilmaya çaliilmasidir.

C. Begê Mitosu (Toplumsal Hafiza'nin zleri-2)

Aaida parça parça verilecek olan mitos, Ezidi Kürt halkinin toplumsal hafizasinin imgesel olarak dia vurulmu halidir. Toplumsal hafiza ???? (bastirilmi zihin), mitoslama biçiminde de konuabilir/yakalanabilir. Yazar söz konusu bu mitosu toplumsal hafizanin bir izi olarak da ele almaktadir. Yari Müslüman yari Ezidi olan bu Kürt halki, bu mitosu Mishacerk köyü ve Viranehir olakçi köyü olmak üzere 2 farkli yerleim yerinde üretmitir/üretmektedir. Begê mitosunun balangici Mishacerk köylülerinin ortak bilinç altlarinda anonim olarak oluturulmutur/oluturulmaktadir. Mitosun sonu ise olakçi köylülerinin toplumsal hafizasinda anonim olarak yazilmitir/yazilmaktadir. Yani mitosun her bir kismi farkli bir corafik bölgedeki Kürt halki tarafindan var edilmitir. Yazar Mishacerk köylülerinin toplumsal hafizalarinin bu mitostaki görüntüsünü Ömer Kutlucan adli köylünün anlatimlarinda bulmutur. Anlatilan bu 16

bölüm anonim olarak üretilmitir. Yazara Ömer Kutlucan haricinde Mishacerk köylülerinden bir bakasi da ayni bölümü anlata bilirdi. Çünkü mitosun bu parçasi, söz konusu bu köyün Ezidilikten gelen yari Müslümanlami her bireyinin hafizasinda ayni ekilde yer almaktadir. Ve tüm bu köylülerin bastirilmi hafizalaribastirilmi benlikleri- bu ekilde kendini ifade etmektedir. Bir yazar olarak, Ömer Kutlucan'in aktardii Begê'nin efsanesi- yaam öyküsü- ndeki biçime dokunmaya kesinlikle hakkim yoktu. Efsane anlatimindaki kullanilan Türkçe'ye hiçbir müdahalem olmamitir. Efsane anlatimindaki Türkçe'nin saflii dikkatli okuyucularin gözünden kaçmayacaktir. Anlatimin ilk paragrafinin son cümlesinde ve ikinci paragrafin 6 ve 7. satirinda anlatim bozuklari vardir. Anlaticidan sözel olarak bize aktardii bu mitosu yaziya geçirmesini istediimizde kendisi bu ekilde yazmitir. Olay örgüsü de tamamen anonim haliyle verilmitir. Benim burada söylemem gereken tek ey, aktarilan bu efsanenin dinamiklerinin devam ettiidir. 10-15 yil sonra Ömer'in çocuklarinin anlatacaklari Begê efsanesi daha zengin ve daha farkli olacaktir kukusuz. Son olarak Ömer'in aktardii efsanenin kisalii ve yalinlii okuyucuyu yaniltmamalidir. Bu durum sözlü edebiyat türlerinden olan Efsane'nin doasi gerei böyledir. Buna ramen anlatilan bu efsane Begê Samur'un yaadii dönemdeki toplumsal-siyasi-ekonomik gerçekleri olabildiine içermektedir. Bu açidan anlatilan bu efsane Begê Samur'un yaadii dönemdeki Kürt halkinin ­Suruç, Aligör ve Mishacerk'in - tarihini oldukça nesnel haliyle günümüze aktarmaktadir. Begê Samur'la ilgili Mishacerk'te anlatilan/anlatilmakta olan ­ efsaneletirme süreci canli ve devam etmektedirefsanenin büyük bir bölümü aaidadir. Anlatan: Ömer Kutlucan Yer: Mishacerk Köyü Ya: 28 Erkek Tarih: 2008 `Begê, Yezidi bir kadindir. Hiç evlenmedi. Begê abisinin çocuklarinin geçimini salamak için dilencilik yapar, çocuklara sahiplik edermi. Abisi sa ama madur durumdaymi. Begê genellikle belli bali ailelerden dilenir, utancindan akam karanliinda köye dönermi. Begê yalma yapar, harman devirirmi. Begê'nin kendine özel bir odasi varmi. Hiç kimseyi kolay kolay odaya almazmi. Yali bir kadinin söylediine göre odada nakili palaslar * varmi. O palaslardaki nakilari kendisi dokumu. Kimsenin o nakilardan örnek almasini istemiyormu, nedeni bilinmiyor. Ama bu nakilara çok çok önem verirmi. Begê'yi Müslümanlar gördüü zaman alay eder, etrafina yuvarlak çizgi çizer, Begê de nedense o çizginin içinden hiç ama hiç çikmazmi. Saatlerce alar durur, birisinin o çizgiyi eliyle ya da ayaiyla bozduu zaman çikarmi. Köyde Yezidi olanlar psikolojik baskilara dayanamayip yava yava Müslüman olurlar. Örnein Yezidiler hububatlarini ya da yaz döneminde üzümlerini ehirdeki hala götürdüklerinde kimse almaya yanamazmi, alanlar da yari fiyatina o mallari ellerinden alirlarmi. Bu durum onlarin zarar etmesine yol açar, onlari zor durumda birakirmi. Sonra yava yava Müslüman olurlar. Mesala Müslümanlara kendilerini kabul ettirebilmek için çocuklarinin isimlerine Müslüman isimlerini koyar, toplumda yer edinebilmek için. Begê önceleri giyimine önem verirmi. Özellikle siyah al severmi. Giyimine biraz önem veren bir Kürt kadin görüldüünde kendisine `Begê gibi olmusun' denirmi. Begê özellikle yatin** dört köesine pirozan*** takarmi. Çok tertipli

17

birisiymi. Begê birine kizdii zaman Alemi Re'e (köyümüzün kuzey-dousunda bulunan bir tepedir) dönerek ve o ismi**** söyleyerek beddua edermi. Rivayetlere göre Akmi Re ziyaretmi. Ayakta kalinti yok. Ama dört sene önce orda yer altinda beyaz talar bulundu. Üzerinde yazi ve bir tain üstünde her bir köesine pirozana benzer nakilar vardi. Eserleri kendim gördüm. Talardaki pirozanlarla Begê'nin yorganina süs olarak taktiklari arasinda çok benzerlikler var. Bu pirozonlar artik bir sembol mü yoksa kutsal ekiller mi? Tam olarak bilinmiyor. Yezidiler yava yava Müslüman olurlar, Begê bu duruma tahammül edemezmi, sikinti çekermi. Sonrada evine, giyimine ve ahsiyetine artik önem vermez olmu. Niye bu duruma dütüünü sorduklarinda Begê, `artik benim için hayatin bir önemi yok' dermi, kendini kaybeder duruma düermi. Bir gün dilenmekten dönerken köyün giriinde topladii 15 lirayi kaybeder. Orta yalidir. Köydeki Yezidilerin büyük kismi Müslümanlainca, Begê dayanamiyor ve buradan Viranehir'e gitmeye karar verir. Ama gidecek parasi yok, götürecek kimse yok. Aligör (Onbir Nisan) köyünde Düna airet reisi Salih Beye gider ve yalvarir. Salih Bey bir miktar para verir, tanidik bir dostuyla onu Viranehir'e gönderir. Mezari orda, Viranehir Olakçi köyünde. Orda nasil yaami, nasil ölmü aratirmak lazim. ` * Çul, bir tür kilim. ** Yorgan. *** Naki, naki sembollerinin tümü, taki, süs ya da altin büyüklüünde mavi boncuk. ****Azaziel ya da eyho ems

Ömer Kutlucan Begê Mitosunu bu kadar anlatti. Okuyucu tam bu noktada büyük bir hayal kiriklilii yaayabilir. Bu kadar kisa ve görünürde fazla gizemli olmayan bu anlatim için midir bütün kopartilan bu/nca firtina. Okuyucunun bilmedii efsanenin devaminin konuulan dier köylülerin söyleilerinden derlenecek oluudur.

Söylence kisa bir anlatidir. (16),(17),(18).

Kaldi ki, Ömer Kutlucan'in Begê efsanesinin bu kadar anlatmasi olayin öneminden en küçük bir eksiltme de yaratmamaktadir. Çünkü Begê efsanesi tamamlanmi bir efsane deildir. Olumakta olan bir efsanedir. Efsanenin oluum ve geliim sürecini köylülerle yapilan söyleilerde daha rahat görecektir, okuyucu. Ve bu efsane yari Müslüman-yari Ezidi Kürt halkinin toplumsal hafizasinda yazilmaya hala devam etmektedir. Buna ramen Ömer'in aktardii kesit bir çok önemli gerçeklii de gelecek kuaklara aktarmaktadir. Bu gerçeklik Ezidi Kürt halkinin türlü baskilar sonucunda Müslümanlatii ya da Müslümanlami gibi gözüktüüdür. Bunun ötesinde Müslümanlama sürecinin, Ezidi Kürt halkina yapilan ekonomik yaptirimlarla daha da belirginletirildiinin aktarilmasinin, dönemim ekonomi-politik görüntüsünün toplumsal hafizadaki izlerini oluturduudur. Ayrica Ömer'in anlatiminda yer verdii Ezidilerin Müslümanlara kendilerini kabul ettirebilmek için çocuklarina Müslüman isimleri vermeye balamalari olayinin, egemen güçler tarafindan Ezidi Kürtlerin önce slamlatirildiklari zamanla da Türkletirileceklerinin uyarisi olmasidir. Ezidi Kürtlerin çocuklarina Müslüman ismi vermelerinden kasit, çocuklarina Arap-Türk isimlerini vermeleri yani kültürel bir asimilasyona sürüklendiklerinin anlatilmak istenmesidir -Günümüzde hala devlet çocuklarina 18

Kürtçe isim vermek isteyen kiilere zorluk çikarmaktadir.- Son olarak Akmi Re'ten çikarilan tarihi eserler üzerindeki pirozanlarin, Begê'nin yorganindaki naki ve sembollere benzediinin Ömer Kutlucan tarafindan ifade edilmesi olayidir. Ömer Kutlucan israrla böyle bir benzerliin olduunu vurgulamasinin toplumsal hafizadaki anlami udur: Ezidi dinini sözlü edebiyat diinda elle tutulur bir nesnellii bulunmamaktadir. Anlatici bu durumu bilinç altinda yadsiyarak bu benzerlii iddia etmekte ve Ezidi dinin er veya geç elle tutulur, gözle görülür parçalarinin ortaya çikacai umudunu/inancini koruduunu göstermektedir. Bu davrani Ezidi Kürt halkini ortak beklentisidir ayni zamanda. Çünkü yüzlerce yildir bir kitaplarinin olmamasi nedeni ile eletirilmilerdir. - Oysa Ezidilerin dini kitaplari vardi/var. Bu kitaplarin yakildiklari ya da kaybolduklari iddia edilmektedir.- Bu noktada Ömer'den Begê efsanesini bu kadariyla dinleyen dikkatli bir aratirmaci, Begê Samur'un yaadii dönemim politik olarak çok hassas bir dönem olduunu hemen anlayacaktir. Ömer`in aktarimindan Begê Samur'a doa üstü özellikler yüklendii görülmemektedir. Yalniz ayni efsane baka köylüler ve özellikle Viranehir olakçi köyü sakinlerinden dinlendiinde Begê'ye doa üstü güçler yüklendii gözlenecektir. Anlatilmak istenen bu efsanenin anonim bir ekilde yazilmakta olduudur. Zamanla Ömer Kutlucan - ya da Ezidi Kürt halkindan herhangi biri ya da birilerinin - Ömer Kutlucan'in bu aktariminda olmayan fakat dier Begê Samur efsanesi formatlarinda olan ögeleri (daha açik söylersek Begê efsanesinin finalini) kendi hafizasindaki Begê Samur efsanesine ekleyeceidir. Ömer anlatiminin sonunda zaten bu duruma dikkat çekmekte, `Begê'nin mezari orda Olakçi köyündeymi. Orda nasil yaami, nasil ölmü, aratirmak gerek.' Demektedir. Yani Begê efsanesinin finalinin orda Olakçi köyünde yazildiini, yazilacaini söylemek istemektedir. Ömer Kutlucan'in anlatiminin dil ve biçem yönünden sade olduu oldukça açiktir. Anlati tek olay üzerine kuruludur. Ve lehçe özellikleri (Pirozan, Palas, Akmi Re gibi kimi Kürtçe kelimelerin kullanimi) söz konusudur.

Die meist mündlich überlieferte Sage ist sprachlich und stilistisch anspruchslos, meist einepisodisch und mundartlich gefasst. (16) Genelde sözlü olarak aktarilan söylence (mitos) , dil ve biçem yönünden sadedir, çounlukla tek olay üzerine kuruludur ve lehçe özelliklerini tairlar. (16)

Ömer Kutlucan'in aktardii mitos parçasinda sözcük daarcii yoksul, herkesin bildii ifadeler ve basit cümle kuruluu gibi dil özelikleri taimaktadir. Ancak bu, anlatilan mitosun deerini düürmez. Burada kaynak kiinin anlatiminin `ben' ve `o' anlatimli olduunu, üçüncü kii adliinin söz konusu olmadiini da belirtmem gerek. Anlatici, Aligör (Onbir Nisan) köyü, Viranehir ve olakçi köyü gibi mekan yani yerleim yerlerinin adlarini telaffuz etmektedir.

Merkmale der Sage sind ihre Datierung und Lokalisierung (...) (18) Tarih ve mekan belirtilmesi efsanenin özelliklerindendir(...) (18) (Buraya ben ve o anlatimli olur mitos saptamasinin Almancasini yaz)

Ömer Kutlucan'in aktardii mitos sanatsal olarak biçimlenmi anlatimdan ziyade duyurma nitelii taimaktadir. Röhlich de mitoslardaki dilin sanatsal bir kaygi içermediini sadece olayi duyurma amaci taidii söyler. (17) Elimizdeki Mitos anlatiminin kahramani olan Begê, anlaticinin köyünün (Mishacerk köyünün) bireyidir. Bu köyde yaami ve tüm köylülerle toplumsal

19

ilikiler gelitirmitir. Bu köyde büyümütür. Üzüntüleri, kaygilari Kahramanimizin geçmile bir balantisi vardir ve mitosun sonunda yalanir.

vardir.

Efsane kahramani bir köyün bireyidir. Bu köyde büyümü ve bu köyün halkiyla ilikileri mevcuttur. Efsane kiisi dünyanin bilincindedir. Korkulari, sevinçleri vardir. Bir dier özelliiyse, geçmile balantisinin olmasi ve yalanmasidir.(18)

Tartitiimiz bu efsanede kahraman, yaadii toplumun bazi deerleri ile çatima halindedir. Ve bu konuda neredeyse toplumun tümüyle mücadele içindedir. Yine bir çok tarihsel efsanede olduu gibi burada da kahramanin bireysellii dinleyicileri büyüler. çten içe her dinleyici efsane kahramaninin bireysel direniini saygi ve heyecanla karilar. Ezidi olmadii halde kahramanimiz Begê'nin bireysel direnii karisinda bir çok Müslüman ve Hiristiyan dinleyici `tüylerim diken diken oldu, çok heyecanli' ifadesini kullanmilardir. Özetle efsane kahramanlarinin bireysel mücadeleleri dinleyicileri heyecanlandirmakla kalmaz, biraz da kahramanin bu yaniyla özdeim kurmalarina da yol açar. Mitos, Begê Yezidi bir kadindir. Hiç evlenmedi. Cümleleri ile balamaktadir. Bu ilk iki cümlenin sosyolojik anlami çok büyük. Ezidi Kürt halki anlatmak istediini ancak bu kadar yalin anlata bilirdi. lk cümlede suratimiza bir kirbaç gibi Begê'nin Ezidi olduu çarpilmaktadir. Ezidi toplumu, dinleyicileri ilk cümlede akinlia uratmakta, bu akinliin içinde dinleyici meraka sürüklendirilmektedir. Ezidi olan bir insan dinleyicinin/okuyucunun ilgisine sunulmaktadir. Hemen ikinci cümlede bu kadinin hiç evlenmedii belirtilmekte ve okuyucunun ilgisi ve meraki bir kez daha anlatici Ezidi toplum tarafindan sarsitilmaktadir. Söz konusu Mitos kahramani olan kadin Yezididir ve hiç evlenmemitir. Peki neden? Mitos anlaticisi Ezidi Kürt halki okuyucudan/dinleyiciden iin bainda bu soruyu sormasini ve bu konuda düünmesini istemektedir. (Yanitini ben sayfa 9 da verdim. Oradaki ifadeler, Begê 'nin kahraman ilan edilmesinin ardindan Dina airetinden bir çok erkek Begê'ye evlenme teklifinde bulunur. Begê, kendisine talip olan airetin erkeklerine, `Sizler Müslüman oldunuz. Ezidilikte Müslümanlarla evlenmek günahtir. Ezidi bir kadin sadece kendi airetinden erkeklerle evlenir. Benim Ezidi airetim olan Dina aireti ne yazik ki Müslümanlati. Bu durumda ölene kadar evlenmeyeceim' der. Ve gerçekten kiz olan kiz ölür. Begê'nin bakire olarak ölmesi söz edilen çorafyada azizelik makamina yükseltilmesine yol açar. Ardindan da günümüze kadar gelecek olan, aizdan aza anlatmalarla Begê efsaneletirilir. ) Begê mitosunda kahramanimizin dini inançlarini, her ne pahasina olursa olsun sonsuza dein koruma istei ve inancinin güçlülüü, bu mitosta geçen/geçecek olan tüm olaylarin çekirdeini oluturmaktadir. Begê Samur'un yaadii yillar olan 1894-1958 yillari düünüldüünde, bu tarihsel süreçte Türkiye'li Ezidlerin hem devlet hem de toplum tarafindan inanilmaz baskilarla karilatiklari görülecektir. Osmanli'nin 1.dünya savai öncesi ve sonrasinda Panislamist politikalari ve TC'nin devir aldii bu politikalarin mirasi sonucunda, Ezidilerde kari bir refleks olumu, Begê Samur'un kimliinde kendi dinlerine -dolayisiyla etnik kimliklerine- siki sikiya balanmilardir. Burada bu baliliin görünürde fark edilmediinin altinin çizilmesi gerekmektedir. Ama buna ramen Ezidi Kürtler tarih boyunca getirdikleri mücadeleci ve dirençli yanlarini bu sefer estetiksel olarak ortaya koymakta ve bu savata yenilmeye hiç de niyetlerinin olmadiini göstermektedirler. Sistemin kendisine dayattii her zorluk karisinda Ezidi kürt halki, kukusuz bu mitosa yeni eklentiler yapacaktir. Varoluunu savunan bir halkla, bu halki kimliksizletirmeye çalian devlet arasinda oynanan ölümcül ve o denli gizemli bir 20

satranç oyunudur aslinda bu. Devletin Ezidi Kürt kimliini yok etmeye yönelik her hamlesine karilik, Ezidi Kürt halkinin var olup olamama sorununa verecei yanittir, ortak toplumsal hafizasinda yapacai büyülü hamle. Urfa'li Ezidi Kürt halkinin endemik olarak gelitirdii bir savunma mekanizmasidir, bu mitos. Bu mitosla Urfali Ezidi Kürt halkinin 1890-1960 arasindaki tarihinin gelecek nesillere aktarma eylemi amaçlanmitir. Çünkü söz konusu halkin elinde baka olanak yoktur. Bu halkin resmi ideolojinin gizledii gerçekleri deifre edebilmesi için kullanabilecei belki de tek araçtir sözlü edebiyat.- özellikle de mitoslatirma- Yaamin her alani devletin kontrolündedir. Halkin sahip olduu tek ey kendi ortak hafizasidir. Devletin elinde gelse halkin bu toplumsal hafizasina da müdahale kaçinilmaz olur. Oysa her bir efsaneletirme süreci, egemen güçlere kari oluturulmu bir cephedir. Her efsane politik bir muhalafet biçimidir. Ve halk, egemen güçlere kari amansiz savainda oluturduu bu mücadele biçimi ile kendi benliini korumaya çaliir. Urfali Ezidi Kürt halki da hem Ezidi hem de Kürt kimliklerini bu ekilde koruma yoluna bavurmulardir. Çünkü varolan koullarda yapilabilecek en korunakli mücadele biçimidir efsaneletirme. Devletin baskilari yani sira Sünni Kürtlerin mahalle baskilarina kari, korunmasiz ve oldukça güçsüz durumda bulunan Ezidi Kürtlerin, bu koullarda bavuracaklari belki de tek ve en korunakli davranitir aslinda mitoslatirma. Çünkü sayica oldukça az olduklari gibi siyasi olarakta oldukça güçsüzlerdir. Hiç abartisiz en az dier gayrimüslim azinliklar kadar belki de onlardan daha fazla çaresiz ve yanlizdirlar. Efsaneler zorunluluk sunucunda ortaya çikmitir. Sanat dallari da sinifsaldir. Efsaneler daha çok köylü halkin, köylülerin sanatidir. Efsane Feodal toplumun spesifik sanat dalidir. Feodal toplumlarda halkin ekonomik/dinsel/etnik/politik olarak ezilen kisminin gelitirdii bir sanat dalidir efsane. Köylü halkin karilatii sorunlara kari gelitirdii bir çözümdür efsaneletirme olgusu. Çünkü sömürü nedeni ile yüzyillar boyunca halkin doasi entelektüellememitir. Bu yüzden halkin kullanabilecei fazla da sanat dali yoktur aslinda. Doal, spontal, sade hatta biraz çocukça yani saflikla oluturulmu bir sanattir efsane. Özetle efsaneler toplumun elit tabakasi tarafindan üretilmedii, aydin sayilmayan siradan halk tarafindan imece yoluyla üretildii bilinmektedir. (Mine Yildirim) Spesifik olarak Begê Samur efsanesinin oluum süreci Osmanlinin Panislamizim politikalarina ve TC'nin Ezidi dinini yok saymasina yönelik uygulamalarina kout gelimitir. Bu efsane Urfali Ezidi Kürt halkinin kendi öz benliini koruma içgüdüsünden domutur. Tam bu noktada bazi efsanelerin ideolojik kaynakli olduklarini, siyasi bir tavir olarak gelitiklerinin altini yeniden çizmek gerekmektedir.

Efsaneler yüzyillar içerisinde tarihsel bilginin yayilma aracina dönümülerdir. Bu yüzden, efsane, halklarin tarihine ve sanatina ilikin tarihsel ve ulusal özdelikle ilgili tartimalar, her gündeme geldiinde, önemli bir kaynak olmutur. (17)

Aratirmada ele alinan efsane tarihsel bir efsanedir. Tarihsel efsaneler gayri resmi olan bilimsel tarihi bilgilerin yayilmasina katkida bulunurlar. Ömer Kutlucan bu mitosla Ezidi Dina airet bireylerinin slamlatirma sürecinde psikolojik baskilara maruz kaldiklarini anlatiyor. Çounun bu mahalle baskilarina dayanamayarak Müslümanlatiklarini söylüyor. Dina aireti ve bu airetin varoluunun temeli olan Kürt Feodalizmi incelendikçe bu mitos daha net anlailacaktir. Bu anlatimda Dina Kürt aireti adi geçmektedir. Kahramanimiz Dina airetinden Begê Samur'un yaadii dönemde Dina airetinin ekomomi-politik sürecinin aratirilmasi, tartiilan mitoslatirma 21

sürecinin nesnel boyutunu anlamamizi salayacaindan, ileriki bölümlerde Dina airetinin söz konusu tarihlerdeki ekonomi-politik ortamini da gün yüzüne çikarmayi planliyorum. Konuan: ehmus Yüksel Ya:60 D.Y: Urfa-Viranehir-Olakçi köyü. Meslek: Çiftçi Tarih: 05.08.2009 Aaida ehmus Yüksel'in anlatimiyla aktarilan Begê mitosunun finali, Viranehir Olakçi köyündeki Ezidi Kürt halki tarafindan anonim olarak üretilmitir. `Babam arkuyan airetinin reisi Temir Yüksel'dir. Babam Begê'nin yaadii yere misafirlie gidiyor, dönerken de onu getiriyor. Begê ölecei gün uyanmi ve ben bugün öleceim demi. Ardindan banyosunu yapmi ve beyaz renkli olan en güzel elbisesini yikayarak giymi. Sonra yataina uzanarak uykuya dalmi ve uykudayken de ölmü. Çaramba geceleri Begê'nin mezarina gökyüzünden iiklar iner.' Bu görümede ortaya çikan en belirgin sonuçlar, Ezidi Kürt köylülerinin Begê'nin ölümüyle yüzleme ve baa çikma biçimleridir. Özellikle Begê'nin beklenenden çok erken ölmesi bu kaybin acisini kat be kat arttirmaktadir. Bu öyküleme de iki odak vardir. lk odak günahsizlik- ki beyaz elbise ile ifade edilmektedir- ve ikinci odak bu günahsizlik sonucu artan aciyla baa çikma çabalari. Bu aciyla baa çikma gizemletirerek yüceltmeye (mystifikasyon) bavurmayla gerçeklemektedir. Aci ve çaresizlikle baa çikmanin yolu, Begê'nin ölümünün tinsel olarak yüceltilmesi ve kutsallatirilmasidir. Begê'nin günahsizliindan kastin ayni zamanda bu corafyada yaayan Ezidi Kürtlerin günahsiz ve masum olduklarinin da kast edildiini okuyucya hatirlatmam gerek. Aslinda ehmus Yüksel'le yapilan bu görümenin sözü edilen bu iki odak kadar, belki de bu iki odaktan daha önemli sonucu , Ömer Kutlucan'in ilk görümede anlattii Begê mitosunun son cümlesinde altini çizdii `mezari orda, Viranehir Olakçi köyünde, orda nasil yaami, nasil ölmü aratirmak lazim' fadelerinin yerini bulmu olmasidir. Mitosun sonu Ömer'in belirttii gibi Viranehir Olakçi köyünde yazilmitir. Mitosun finalinin belli olmasi, bu mitosun hiç bir zaman tamamlanmi olduu sonucunu dourmaz. Yaptiim bir çok görümede de görülebilecei gibi, artik bai ve sonu belli olan bu mitosa yeni eklemeler hala yapilmaktadir/yapilacaktir. Bugün Ömer Kutlucan'la birlikte birkaç Mishacerk köylüsü ile de görütüm. Bunlardan birisi de Hansi Binici adli 75 yainda yali bir Kürt kadini idi. Ömer'le bugün yaptiim görümeyi aktarmadan Hansi Hanim'in söylediklerine kulak vermemiz Mitoslama süresinin dinamiklerini anlayabilmemiz için gerekli olmutur. Konuan: Hansi Binici (Kadin) Ya: 75 Tarih: 08.11.2009 Yer: Mishacerk Köyü

22

`Bundan yaklaik 20 yil önce Viranehir Olakçi köyünden bize misafirler gelmiti. çlerinden biri Begê'nin ölümünü `Begê ölecei gün uyanmi ve ben bugün öleceim demi. Ardindan banyosunu yapmi ve beyaz renkli en güzel elbisesini yikayarak giymi. Sonra yataina uzanarak uykuya dalmi ve uykudayken de ölmü. Çaramba geceleri Begê'nin mezarina gökyüzünden iiklar iner' eklinde anlatmiti,' demektedir. Hansi Binici ile ehmus Yüksel'in anlatimlarinin, Ömer Kutlucan'in Begê mitosundaki anlatiminda olduu gibi dil ve biçim yönünden sade ve tek olay üzerine kurulu olduu görülmektedir. Bu anlatimlarin sözcük daarcii bakimindan da yoksul olduu, oldukça kisa ve basit cümlelerden kurulma gibi dil özellikleri taidiklari açikça görülmektedir. Hansi Binici ile ehmus Yüksel'in anlatimlari neredeyse tipa tip aynidir. Bu iki kiinin aktarimlari da `ben' ve `o' anlatimlidir. Üçüncü kii adlii bulunmamaktadir. Belirtilen tüm bu özellikler Ömer Kutlucan'in ilk anlatimindaki özelliklerle örtümektedir. Aslinda Begê mitosunun finali bundan 20 yil önce Ömer Kutlucan'in yaadii köye gelmiti. Mitosun oluum dinamiklerinin doasi gerei bu final belli bir zaman dilimi sonrasinda Ömer Kutlucan'a ulaacakti ya da hiç ulamayacakti. Bu zaman dilimi aratirmamizda olduu gibi 20 yil olabilecei gibi 5 yil da olabilirdi. Begê mitosunun finali Mishacerk halkinin toplumsal hafizasina Hansi Binici araciliiyla 20 yil önce aktarilmiti. Üzücü olan bu aktarimin gerçekletiinin bilincine gecikmeli olarak, 20 yil sonra benim köylerine gelip kendi hafizalarinda yer alan Begê ile ilgili anilarini canlandirmam sonucunda variyor olmalaridir. Ben, bu aktarimin bilincine varmalarinin çok daha uzun yillar sonra gerçeklemesinin önüne geçtiim gibi, Hansi Binici'nin olasi bir vefatinda bu aktarimin hiç gerçeklememe olasiliini da önlemi oldum. Bir sosyal aratirmaci olarak mitoslama sürecinin tam bu noktasinda katalizör görevi üstlenmi, bu sosyal oluumun hizini artirma misyonu yüklenmi olmaktayim. Söylemek istediim mitoslamanin doal geliimini beklememi, bu geliime diaridan müdahale ederek süreci hizlandirdiimdir. Sosyoloji Biliminin bir çok olgusunda, beraberinde sözlü edebiyatin bir çok türünde bir baka aratirmaci benim yaptiim gibi katalizör görevi üstlenebilir. Tabii burda etik bir duruta gösterilmek zorundadir. Ne ben ne de baka bir sosyolog söz konusu mitoslamanin içeriine müdahale etme hakkina sahibiz. Her toplum kendi geleceini kendisi belirleme hakkina sahip olduu gibi, yine her toplum kendi öz iradesi ile kendi ulusal mitoslarini özgür iradeleri ile oluturma haklarina da sahiptirler. Sosyal aratirmacilara sadece bu süreci yaziya dökmek, dökerken de bu masalsi oluumun büyüsünü sonsuz bir saygiyla izlemek dümektedir. Hansi Binici ayrica, ``Eski Muhtar olan kardeim Kuran okumaya baladii zaman Begê, eer bizim evdeyse `lanet olsun der' çeker giderdi. Suruç'un ilerisinde iki köy var, bunlardan birisinin adi Begê, dierinin adi namet (nimet). Eski dönemlerde airet resileri devlet yanlisiydi. O zamanlar airet reisi `yaar bana bir koyun gönder' dedii zaman göndermek zorundaydin. Göndermezsen seni vurur. Bütün airet reisleri Müslüman'di. imdi herkes Müslüman oldu. Nerde müslümanlik. Herkes müslümanim diyor ama her türlü kötülüü yapiyor, faiz de yiyor, hiyanette yapiyor. Ezidilikte bunlar yoktu.' Burada araya girmek zorunda hissediyorum kendimi. Hansi Hanim keke hep Ezidi kalsaydik demek istiyor. Köylerinin Ezidi olduu dönemde daha mutlu olduunu ifade etmeye çaliiyor. slamlamayi gönüllü yaamadiklari ortada. Sözü tekrar Hansi Hanima birakiyorum. `Ha Ha Ho Ho Gelin Beni Kurtarin.' `Begê çember içinde kaldiinda böyle bairidi.' Çok trajik bir sahne. Begê kimlerden yardim istiyor. Kendisine ihanet eden, Ezidi Kürt kültürüne sirtina dönen soydalarindan yardim bekliyor. Bu yaadii acinin katmerlenmesi olmali.

23

`Köylerden çuvallarla dolu bulgurla döndüünde ve yükü air olduunda köyün giriinde köy çocuklarini çairir onlardan yardim isterdi.'' eklinde sözlerine devam etti. (Buraya Hansi Hanimin bunlari anlatirkenki ciddiyetini ve saduyulu mutluluunu da eklemliyim. Toplumsal bir görevi yerine getiryormu gibi ciddi, mutlu ve kararli ruh hali çok önemli. Begê'den söz etmesi geç kalmi bir sorumluluu yerine getirme ödünleme ilevini yapmanin huzuru içinde.) Tartimaya geri dönersek, hem Hansi Binici, hem mitosun finalini Hansi Binici'ye anlatan Olakçi köyü sakini hem de ehmus Yüksel mitosun giriini, balangicini Ömer'den dinlememilerdir. Mitosun ilk bölümü Ömer Kutlucan'in 6-7 yalarindayken köy odasinda yali köylülerden dinledii köylülerin Begê ile ilgili anilarindan olumutur. Bu açiklamayi Ömer Kutlucan bugünkü konumasinda söylemitir. lginç olan Ömer Kutlucan'in da bu 3 köylünün anlattiklari finalden haberinin olmamasidir. Bizleri büyüleyecek olan Ömer Kutlucan'in ya da baka bir mishacerkli köylünün, bu girile bu finali nasil anlatacaidir. Baka ekilde söyleyecek olursak hangi köylü, bu girile finali birletirip fazili tamamlayacaktir. Aaida Ömer'le yaptiim ikinci görüme yer almaktadir. Bu görümeyi okuduktan sonra bir çok okur, bu fazilin bir çok kisminin daha sonra tamamlanacaini görecektir. Elimizde bai ve sonu belli olan, baiyla sonu arasindaki boluun henüz yazilmadii/yazilmakta olduu bir mitos bulunmaktadir. Ömer'in aaidaki anlatimi bu boluun bir kismini doldurmaktadir. Anlatan: Ömer Kutlucan Yer: Mishacerk Köyü Ya: 28 Erkek Tarih: 08.11.2009 `Seninle yaklaik 2,5 yil önce konutuumuzun hemen sonrasinda Suruç'ta bir akrabamin düünü oldu. Düünde Perihan yengemin yanina oturmutum. Yengem 60 yaindadir. Yanimizda yengemin çocukluk arkadalari vardi. Onlara senden ve senin Begê ile ilgili bir çalimandan söz ettim. Bana hep bir aizdan Begê ile ilgili ortak bir anilarini anlattilar.' Anlatanlar: Perihan Ercan ve çocukluk arkadalari Yer: Suruç Yalari:60-65 civari `7-8 yalarindaydik. Yazdi. Güne yeni batmi olmasin ramen hava oldukça bunalticiydi, bu yüzden bütün gün evlerden diari çikamami, hiç oyun oynayamamitik. Can sikintisindan patliyorduk. Köyün giriinde Begê'nin Ezidi Kürt köyü olan Zeki köyünden dilencilik yapmaktan döndüünü gördük. te o an çilik çilia koarak Begê'nin yanina geldik. Begê'yi çok severdik. Ellerimiz havada onun etrafinda dönerek dans etmeye baladik. Ho ha ho ha Begê gelmi diyerek bairiyorduk. Elence kaynaimizdi. Bütün sikintimiz gitmiti. Ona gösterdiimiz bu sicaklik onu çok mutlu ederdi. Biraz da dalga geçiyorduk onunla aslinda. Buna ramen bizim cokumuza sevecenlikle yaklair, güya bize beddua edercesine `abinizin önünde de böyle oynayasiniz' derdi. Begê olakçi köyüne gitmek için topladii 15 lirayi kaybetmiti. Köyü terk edip olakçi köyüne gitmesinin üzerinden 56 gün sonra, köyümüzün tek su kuyusunu hemen yanibainda kaybettii parayi 15 yainda bir genç buldu.'

24

Ömer Kutlucan `abinizin önünde de oynayasiniz' cümlesini açikliyor bana: `O zamanlar gelin ve damat atlara bindirilir. Damatin küçük kardeleri de damatin atinin önünde oynarlarmi. Begê bu gelenei hatirlatip küçük çocuklara en kötü gününüz aabeyinizin düünün de oynayacaini gün gibi olsun demek istermi. Begê çocuklari çok severmi. Çocuklar da onu. Çocuklara hiç kiyamazmi.' Bu yali kadinlar Ömer'e Begê'nin sadece Ezidi kökenli yeni Müslümanlami köylerden dilencilik yaptiklarini anlatmilar. Begê kökenleri Sünni Müslüman olan Kürt köylülerinden dilenmezmi. Ömer Kutlucan'in aktardii ilk mitos'a; 1. Begê'nin Mishacerk köyünü terk ettii gün kaybettii 15 liranin sonradan bulunduu, 2. Begê'nin çocuklara olan duygusal paylaimlari, 3. Begê'nin sadece Ezidi kökenli Kürtlerden dilendii, bir ekilde eklenecektir. Bunu büyük olasilikla da Ömer Kutlucan yapacaktir. Yaptiim bu ikinci görümede Ömer, ` 6-7 yalarindan itibaren sürekli köyün yalilariyla zaman geçirirdim. Çou akam köy odasinda yalilarin tarihimiz hakkinda anlattiklari hikayeleri dinlerdim. Sik sik Begê'nin yaami da hikayeler eklinde anlatilirdi. Her yali Begê'nin yaaminin bir baka yanini aktarirdi. Begê ile ilgili anlatilan her hikaye bir yapinin tek bir tulasi gibiydi. Daha sonra bu tulalardan bir bütün oluturdum' eklinde bir açiklama yapmitir. `Birkaç yil önce bizim köye oldukça yakin bir yerde oturan bir çiftçi su kanali açinca birkaç tane ta bulmu. Annem de görmü bu talari. Ve bu talar üzerindeki motiflerin Begê'nin iledii motiflere çok benzediini söylemiti'. Alti çizilen bölüm mitoslatirmanin dinamiklerini anlamamiz için oldukça önemlidir. Ömer Kutlucan'in anlattii mitosta bu tarihi eserlerden söz edilen bir bölümde mevcuttu. Anlatici annesinin gördüü bu tarihi talara kendi bilincinde oluturduu mitosta yer vermiti. Görüldüü gibi Begê Samur'la ilgili her anlati Ömer Kutlucan tarafindan gerçekten bir yapinin tulalari gibi algilanmakta ve bina ina edilmektedir. Her tula farkli bir birey tarafindan getiriliyor, Ömer Kutlucan da bu tulalardan binayi oluturuyor. Mitos anonim yaziliyor. Wb.d.Litwiss.'ta halk mitoslarinin yazarinin bilinmemesi konusuna farkli bir yaklaim bulunmaktadir. Burada Hegel'in bu konudaki görülerine yer verilmektedir.

Mitosun -masal ve halk arkilarinda olduu gibi- bir yazari vardir. Ancak, bu yazarin -Hegel'in belirtii gibi- `ulusatan ve ulusun varliindan , ulusun ilgilendiklerinden baimsiz olarak, ahsina özel, içsel bir düüncesi ve duygusu yoktur' (estetik anlayi). Mitosun yazari, halkin (bir soyun, bir bölgenin) dünya görüünü ve gerçek olaylari kullanarak, bir merkez noktasindan hareket eder, bireysel bir davranii konu edip halkin bir organi olarak görev yapar ve tekrar o noktaya döner. Bu yüzden, mitos, kendi tarihsel çiki alaninda (benzer-sosyo ekonomik artlarda ya onu aan durumlarda), genel duyumsamanin sanatsal ifadesi olarak herkesin sayilabilir. (19)

Hiç kukusuz Begê mitosu anonim yazilmitir/yazilmaktadir. Ama yindede bu anonim oluumu bir bütün haline getiren belirli kiilerdir. Bu kiilerden biri de Ömer Kutlucan'dir. Yukardaki üç madde, Begê konusu bir toplulukta açildiinda orada bulunan insanlarin kendi geçmilerinde Begê ile ilgili anilarini hatirlamalari ve bu anilarini anlatmalari sonucunda ortaya çikmitir. Ömer Kutlucan'in bu konudaki toplumsal ilevi yeni bilgileri ve animsamalari mitos'a eklemektir. Ömer öldükten sonra bu mitosa yapilacak eklemeler de baka köylüler tarafindan gerçekletirilecektir. Yine Begê'nin yaamiyla ilgili animsamalar gerçekleecek bunu dinleyen yari-Ezidi yari Müslüman bu köylüler bu yeni animsamalari Ömer'in anlatimlarina ekleyeceklerdir. Bu süreçte Ömer'in oluturduu formatin bir kismi belki de yeniden yazilacak ve böylece mitosun kimler tarfindan yazilmi olacai hiçbir zaman bilinmeyecektir.

25

Ömerle bugünkü görüme'ye tekrar dönelim: Ömer ilk görümemizin üzerinden 3-4 gün geçtikten sonra köylerinde bir düün olduunu ve bu düüne bir çok arkadaiyla katildiini söylüyor. Düün günü hava sicak olduu için bir evin damina yemek masalari kurulmu. Bu düüne Antep'te yaayan lhan Samur da katilmi. Ömer lhan'a benden söz etmi. Ve benim Begê Samur'un hayatini aratirdiimi söylemi. Bunun üzerine lhan Samur yaklaik on yil önce Begê'nin öldüü Olakçi köyünde baindan geçen aaidaki olayi anlatmi. Konuan: lhan Samur Ya:35 Yer: Mishacerk '10 yil önce yazin pamuk toplamaya Begê'nin mezarinin olduu köye gitmitik. Köyün çobani Sünni bir Kürt'tü. Bir baktim ki bir çok koyunu Begê'nin mezarinin üzerine yollami. Koyunlar da Begê'nin mezarinin üzerindeki otlari yiyor. Çobana koyunlari bu mezarin üzerine getirme dedim. Çoban da `neden önemsiyorsun zaten bu mezarda yatan kadin Ezidi ' dedi. Ben de ona `yapma o kadin Ezidi bir eyh' dedim. Ardindan kizarak eve geldim. Ertesi gün öleden sonra çoban kanter içinde soluk solua kaldiim evin kapisinin önüne geldi. Kapiyi hemen açtim. Korku ve telala aptallami halde çoban karimdaydi. ` lhan sen bana dün o mezardaki kadin Ezidi eyhi' dedin ya ama ben seni ciddiye almadim. O mezarin üzerindeki otlari koyunlarin yemesine izin verdim. Sen gittikten sonra mezarliin hemen aaisindan akan dereye bir koyunum gitti. Ardindan bir koyun, ardindan bir çok koyun. Hiçbir koyun derenin ortasinda hareket edemiyordu. Ayaklari derenin zeminindeki çamurlua batmiti. Bu çamur onlari toprain içine doru çekiyordu. Hepsi boulmak üzereydi. Telala ben de dereye girdim. Ben de bataklia saplandim. Neredeyse boulacaktim. 5-6 koyun öldü. Ben zor kurtuldum. Oysa bu dere hiç'te derin bir dere deildir. lhan senden özür dilerim.' Dedi. Ben de `sen benden deil git Begê'nin mezarindan özür dile' dedim. Bir baktim ki çoban Begê'nin mezarinin bainda hazir ol eklinde bekliyor.' lhan Samur'un anlatiminin bastirilmi bellein açiklanmasi açisindan deerlendirelim imdi de; Begê, Müslümanlardan (sistem'den) öcünü aliyor. lahi adalet gerçekleiyor. Köylülerin vicdanlarinda Begê suçsuz ve masumdur. Buna ramen haksizlia uramitir. Toplum Begê konusunda adil bir adalet salayamamitir. Bunun telafisi yoluna gidilmektedir. Ahiska, Vezetti'nin toplumsal hafizayla ilgili iki boyutunu `Deneyim alani ve beklenti ufku' olarak tesbit ettiini belirtiyor. ` Deneyim, toplumun beklenti ufkunda bir anlam kazandiinda politik bir önem taimaya balar ve toplumsal hafizada bir yer edinir.' (24) Burada deneyim alaninda beklenti ufkunun anlami iki kisimda toplanmaktadir. Begê'nin masum olduu ve bu masumiyete ramen ona yapilan haksizliklarin cezasiz kalmamasinin istenmesidir. Yari Ezidi-Yari Müslüman Kürt halki gerçek adalet istemektedir. Ömer Kutlucan bugünkü anlatimlariyla Begê mitosunun boluklarinin bir kismini daha doldurmu oldu. Öncelikle ilk anlatiminda yer almayan mistifikasyona bu anlatiminda yer verdi. Bir çok koyunun özelikle de pekte derin olmayan bir derede boulmalarina yer vermesi, mitosa doa üstü ögeleri ekleme giriimleridir. Bu giriimler zamanla artacak ve bu mitos yeni görüntüler alacaktir. Tam da burada, Ömer'in ilk anlatimlari, Hansi Binici'nin mitosun finalini aktarmasi, Ömer'in annesinin Begê'nin nakilarla süsledii palaslardaki motiflerle, bir köylünün bulduu tarihi

26

eserler üzerindeki motiflerin benzerliklerini anlatmasi, lhan Samur'un da bütün bunlara bu anlatimlariyla katkida bulunmasi, mitosu zenginletirdii gibi anonim yazilimi da gözler önüne sermektedir. Yari Müslüman-yari Ezidi bu Kürt insanlar ortak hafizalarinda bu mitos hala yazilmaktadir. Belli bir süre sonra bu halktan biri çikacak tüm bu anlatimlari birletirerek Mitosa son eklini vercektir. Ömer yaaminda sadece bir kez o da gece geç saatlerde Olakçi köyüne gittiini, çevreyi karanlikta doru dürüst görmediinden söz ediyor. Eer Ömer yillar önce birkaç günlüüne Olakçi köyüne gitseydi ve ehmus Yüksel'le karilami olsaydi, mitosun sonunu çoktan örenmi olurdu. Wb.d.Litwiss.'ta halk mitoslarinin yazarinin bilinmemesi konusuna farkli bir yaklaim bulunmaktadir. Burada Hegel'in bu konudaki görülerine yer verilmektedir.

Mitosun -masal ve halk arkilarinda olduu gibi- bir yazari vardir. Ancak, bu yazarin ­ Hegel'in belirtii gibi- `ulusatan ve ulusun varliindan , ulusun ilgilendiklerinden baimsiz olarak, ahsina özel, içsel bir düüncesi ve duygusu yoktur' (estetik anlayi). Mitosun yazari, halkin (bir soyun, bir bölgenin) dünta görüünü ve gerçek olaylari kullanarak, bir merkez noktasindan hareket eder, bireysel bir davranii konu edip halkin bir organi olaral görev yapar ve tekrar o noktaya döner. Bu yüzden, mitos, kendi tarihsel çiki alaninda (benzer-sosyo ekonomik artlarda ya onu aan durumlarda), genel duyumsamanin sanatsal ifadesi olarak herkesin sayilanilir. (19)

Bu mitos için u yorumu da eklemliyiz: Ezidi Kürt köylüleri Begê Samur'un ölmesinin ardindan ona yaptiklari ve ona Müslümanlarca yapilanlara kari çaresiz bazen de duyarsiz kalmalarinin vicdan azabini duymulardir. Bunun sonucunda olakçi köylüleri ve dier Ezidi Kürt halki, ortak toplumsal hafizalarinda Begê Samur'u gizemletirerek (mystification) bir tür günah çikarma eylemine geçmilerdir. Bu sosyolojik olguda mistifikasyon günah çikarma araci olarak kullanilmitir. Bu saptamadan dünyadaki bazi efsanelerin, bu efsaneleri üreten toplumun ortaklaa günah çikarma eylemi olabilecei savi ortaya atilabilir. Özetle köylüler ortak bilinç altinda Begê'nin trajedisini engelleyememenin verdii aciyi ödünleme biçimi olarak efsaneletirmeye ba vurmaktadirlar. Böyle bir saptamayla halkin gönüllü olarak, kendi iradesi ile slam'a yönelmedii sonucu da varsayila bilinir. Burada bu mitosun ayni zamanda ideolojik olarak toplumu yöneten mitlere kari gelitirilmi bir reflesk de olduunu tekrar hatirlatmaliyim. Daha açik söylemek gerekirse toplumun Begê Samur trajedisine gösterdii vicdani reflesk, ayni zamanda egemen ideolojiye kari bir tepki niteliindedir. lk bakita çeliki gibi görünecek olsa da yazar, Ezidilikten slama dönen/ dönmek zorunda birakilan Ezidi Kürt köylülerinin tamaminin bu paragrafta belirtilen günah çikartma eyleminde bulunduunu düünmemektedir. Bu köylülerin belli bir kismi din deitirmeyi gerçekten belli bir oranda içselletirmi, bunun sonucunda eski dindalarindan nefret eder duruma gelmilerdir. Çalimanin balarinda Ezidilikten dönmedii için Begê Samuru aailayan, onu zaman zaman çember içine alan kendi airetinden olan eski dindalarindan söz etmitim. Bu kiiler kahramanimiz Begê Samura olmadik ikeceleri yapmaktan çekinmemilerdir. Begê'nin Ezidi Kürt kimliini bedeli her ne olursa olsun ölümüne savunma kararlilii bu insanlarin kendi aailanmiliklarinin, dönekliklerinin suratlarina çarpilmasi anlamina gelmektedir. Bu durum bu köylülerin bilinç altinda kendilerine yabancilamalarina hem kendilerinden hem de Begê Samur'dan nefret etmelerine yol açmitir. Peki bu paragrafta anlatilan günah çikartma eylemini gerçekletiren kimlerdir? Bu köylüler yari Müslüman- yari Ezidi olarak yaayan, baskilara dayanamayip Ezidi kimliklerini bastiran eski Ezidi Kürt köylüleridir. Gerçek benlikleri olan Ezidi Kürt kimliini bastiran kendine dayatilan Türk-slam kimliini benimsemek zorunda kalan/ benimsemi gibi görünen eski Ezidi Kürt köylüleridir. Bu günah çikarma eylemini gerçekletiren bu köylüler Begê Samurun Müslüman Hacnebinin kendisine sunduu kilolarca altini ret ettiinde Begê'yi bir halk kahramani ilan eden

27

köylülerdir. Bu köylüler ne kadar Begê'yi halk kahramani ilan etseler de onun trajedisini önleme cesaretini de gösterememilerdir. Bu yüzden suçluluk içindedirler. Begê'yi mitoslatirmakla bu suçluluklarinin telafisine de gitmek istemilerdir. Okuyucu, ileriki köylü tanikliklarinda Begê mitosunun u ana kadar anlatilan bölümlerinin bazi pasajlarinin tekrariyla birkaç kez karilaacaktir. Çünkü tüm Kürt köylülerinin bireysel hafizalarinda mitosun ayni formati bulunmaktadir. Bu saptama mitosun anonim yazilmasinin bir sonucu ayni zamanda.

Konuan: A.A Yer: Harran Üniversitesi Osmanbey kampusü Ya: 40 `Akrabalarim içinde Ezidilikten gelenler var. Çounun `Bé seré Begê' yani Begê'nin baina olsun ki eklinde yemin ettiklerini çok duydum.' Konuan: Yusuf Yüksel Yer: Viranehir Olakçi Köyü Ya: 40 `Begê öldüü gün tüm köylülere `Ben bugün öleceim gidip incir aacinin ­ki bu aaç Begê'nin aaci olarak bilinirmi- altindaki kaynaktan su getirip isitayim ve banyo yapayim' demi. Banyo yaptiktan sonra en güzel en temiz beyaz renkli kiyafetini giymi. Ardindan yataina uzanip uyumu ve bir daha gözlerini açmami. Yezidiler `kalbi o kadar temizmi ki ölecei günü bile bilmi' diyorlar. Altindan su aldii ve bakimini üstlendii incir aacinin meyvelerindeki sütü, yeni doum yapmi ama sütü olmayan genç anneler içer, böylece sütleri gelir ve çoalirmi. Begê'nin öldüü gün iddetli bir yamur yami ve ardindan da bu incir aacina imek isabet etmi ve bu aaç yok olmu'. Antep'te yapacaim ileriki görümelerimde Dina airetinden yari asimile olmu bir çok Ezidi Kürt kadinindan hala sütü gelmeye kadinlarin incirlerin sütünü içtiklerini söylediklerine tanik olacaim. Yusuf Yüksel'in bu anlatimi ile ehmus Yüksel'in anlatimi neredeyse ayni. Tek fark Yusuf Yüksel',in mitosa ncir aaci ögesini eklemi olmasidir. Bu öge ayni zamanda doaüstü güçlerin mitosa eklenmesi eylemidir. Buradan ileride bu mitosa farkli doaüstü güçlerin eklenmesi olasiliinin da olduunu düünebiliriz. Yusuf Yüksel'in bu anlatimindaki Begê'nin incir aacinin meyvesinin sütünün, yeni annelerin sütlerinin gelmesine yol açmasi da çok önemli bir ögeyi gözler önüne sermektedir; Hamza Seyfettin adli yazar, kadin merkezli mitoslar için mitoslatirilan kadinlarin hem doasal hem toplumsal yaam için vazgeçilmez unsurlarla özde kilindiklarini söylemiti. Begê mitosunda incirin sütü, hem doa hem de toplum için vazgeçilmez olan üreme ve neslin sürdürülmesi için gerekli olam emzirilecek sütü varetmektedir. Bu nedenle kahramanimiz Begê Samur hem doa hem de toplum için vazgeçilmez unsurlar olan üreme ve çoalma eylemleriyle özde kilinmitir. Hamza Seyfettin Ardindan da `Burada kadin o doasal varlik üzerinde, onun diinda ve ona hakim olan pozisyonda deildir. Onunla beraberdir, özdetir ve

28

Bunun toplumsal alandaki ifadesi kadinin toplumun kimlii olmasi, toplumla beraber ve birlikte olmasidir.' eklinde bir açiklama yapmiti. Yusuf Yüksel'in bu anlatimlarini bu açiklama balaminda ele aldiimizda mitoslatirilan Begê Samur'un asimilasyona urayan Ezidi Kürt halkinin kimlii olduunu çok kolay algilaya biliriz. Ayrica üreme olayindan kast edilenin Ezidi Kürt halkinin çoalacai aslimile olmaya niyetinin olmadii anlami da içermektedir. Asil büyülü ve dehet olan bu halkin egemen güçlerin suratina bir tokat gibi `siz Begê'nin evlenmesini engellediniz çünkü tüm Ezidileri asimile ettiniz ama bu halk onun deer verdii incir meyvesinin sütünün içerek çoalmayar volmaya devam etmektedir' demekte ve bu sata yenilmediklerinin haykirmakta ve meydan okumaktadirlar. te tam bu noktada Okuyucuya mitosun `Begê Yezidi bir kadindir . Hiç evlenmedi. Cümlesi ile baladii animsatmam gerek. Mitos anlaticisi siz deerli Kürt insanlardan iin en baindan Ezidi bir Kürt kadini olan bir kadinin neden evlenmediini düünmenizi istediini animsatmaliyim. Bu sorunu yaniti bu halkin incir sütüne verdii deerle Begê `nin evlenip saf Ezidi Kürt soyunun çoalmasini engelleyen sisteme bunu asla baaramayacaini ve Ezidi Kürt halki olarak sonuna kadar savaacaklarini sizlere söylemeye çalimaktadir. Ben burada duyarli insanlar olarak bizlerinden bir eyler yapmamaiz gerektiini düünüyorum. Ezidi Kürt halki tam bu noktada bilzlere bu sorumluluumuzu hatirlatir olmasin. ona içkindir. Konuan: Adle Samur Ya:65 Yer:Mishacerk Köyü `Begê bir gün abisine, Hacnebi adli çok zengin bir airet reisinin kendisine `Müslüman olursan abin Mehmet'i, Mehmet'in çocuklarini ve seni ölene kadar beslerim. Dilencilik yapmana da gerek kalmaz. Üstelik kizimin üzerindeki tüm altinlari da sana veririm.' Dediini anlatmi. Begê bu olayi Cindi ve karisina da anlatmi.' Konuan Kii: Kadir rkek Tarih: 02.03.2009 Yer: G.Antep Doum Tarihi: 1936 `Yörenin en zengin aalarindan olan Hacnebi'inin yine çok zengin olan kizi Ayan, Begê'ye ` boynumdaki ve kollarimdaki tüm altinlari al, ama yeter ki Müslüman ol' demi. Bir servet deerindeki bu altinlari, büyük yoksulluk içindeki Begê almami.' Bu bölümde yer alan son iki köylünün (Kadir rkek ve Adle Samur) anlatimlarini mitoslamanin dinamikleri balaminda tartimak gereini de duymaktayim. Zengin Müslüman Kürt airet reisi Hacnebi ve kizi Ayan'in Begê Samura Müslüman olmasi kouluyla büyük bir servet deerindeki kilolarca altini sunmasi ve Begê Samurun bu serveti ret etmesi öyküsü Ömer Kutlucan'in anlatiminda bulunmamaktadir. Ömer Kutlucan büyük olasilikta bu anlatimdan habersizdir. Buna ramen mitosun parçalari bir araya getirildiinde bu anlatimda mitosun içindeki yerini alacaktir. Yalniz Kadir rkek ve Adle Samur anlatimlarindaki bir özelliin daha önceki köylü anlatimlari içinde sadece lhan Samurun anlatiminda 29

bulunduunu söylemeliyim. Kadir rkek, Adle Samur ve lhan Samurun anlatimlarinda 3. kii adlii bulunmaktadir. Yani anlatim `ben' ve `o' anlatimli deildir. Oysa bu bölümde yer alan önemli köylü tanikliklarinda örnein Ömer Kutlucan, Hansi Binici, ehmuz Yüksel ve Yusuf Yüksel'in anlatimlarinda 3. kii adlii bulunmamaktaydi. Anlatimlar `ben' ve `o' eklindeydi. Mitosun Bütün parçalar bir araya getirildiinde bu iki farkli anlatim Ezidi Kürt halkinin bilinç altinda nasil sentezlenecektir? Bir aratirmaci yazar olarak süreç içerisinde yari Müslümanyari Ezidi kürt köylülerinin Kadir rkek, Adle Samur ve lham Samurun anlatimlarini `ben' ve `o' anlatim biçimine sokacaklarini düünmekteyim. Eer bu varsayimim gerçekleirse bir halkin, halk edebiyatinda farkli bir mucizeyi gerçekletirdii söz konusu olacaktir. Bu konuda farkli bir yorumu da okuyucuyla paylamaliyim. Söz konusu mitosun halkin toplumsal hafizasinda yazilirken farkli 2 dinamiin varliinin söz konusu olduunu da varsaya bileceimizdir. Bu dinamikler Söz konusu halkin bu mitosu yazarken `ben' ve `o' anlatimini terich ederken, belli bir kismini da ayni mitosu 3. kii adlii kullanarak oluturmayi tercih ettiidir. D. Köylü Tanikliklari (Toplumsal Hafizanin zleri 3)

`Bir insani öldürmek tüm insanlii öldürmektir. Her insan kendi içide tüm insanlik tarihini tair.'

Begê mitosu artik tamamen karimizda durmaktadir. Bu noktadan itibaren Mishacerk ve Olakçi köylülerinin kahramanimiz Begê Samur'u nasil animsayip nasil naklettikleri okuyucu ile paylailacaktir. Mishacerk köyünün yalilarindan Begê'nin soy kütüünü de örendim. Doal olarak Begê'nin tüm kardeleri ölmütü. Ama kardelerinin çocuklarindan yaayanlar vardi ve ben de bunlardan bazilarina ulatim. Begê ile kan bai bulunan bu insanlarla birlikte bir çok köylüyle de saatler süren görümeler yapilmitir. Aaidaki sayfada Begê'nin soy kütüü bulunmaktadir.

30

SILTÊ

MEMÉ BESE MEHMET ZEHO HASAN SALHO CND EMS GÜLE BEKR OSMAN SAMUR MÜSLÜM ADOLO MEHMET MURAT MKAL NEDM FADME HALDE MEDNE AYFER NARL CEMO ADLO MEDNE AL BOZAN AYE HATUN EMO

BEGÉ E KADR SALH ADLO ZELO

(Bese Bege'nin kiz kardei. Evlenmi. Sadece bir kizi olmu. Adi Hano. Bese kimle evlendi? Hano kimle evlendi. Hano'nun resmi varmi. Hano'nun da 4 çocuu olmu. Kadir, Salih, Adlo, Zelo. ) Grafik bu bilgiye göre düzeltilmelidir.

Konuan Kii: Kadir rkek Tarih: 02.03.2009 Yer: G.Antep Doum Tarihi: 1936 1. Görüme `Begê 1896 doumlu. Samur soyadini almi ailesi. Annesinin adi Sultan, babasinin adi Mami, dedesi, Mamo'dur. Begê Dina airetindendir. Begê'nin yeeni Hatun Urfa merkezde yaiyor. Hatunun annesi Saliha. Ben 20 yaindayken Begê 31

Mishaceki terk etti.' Kadir Bey, 1956 yilindayken 20 yaindadir. `Bütün yezidi akrabalari müslüman olunca hiç kimseyle evlenmedi. Çünkü sadece yezidi erkeklerle evlenmeyi düünürdü. Kiz olan kizdi. Müslüman olmadi ve yerletii Viranehir'deki yezidi köyünde ermi kabul edildi. Abisi Beko Yemen harbine katildi ve orda öldü. Begê'nin dier abisi Mehmet evlendi. Mehmet'in çocuklari yaiyor. Mehmet'in çocuklari sirasiyla, Cindi, Bekir, Osman, ehmuz ve emsettin. Begê'nin dedesi, Mani Ammo dur. Begê esmer ve ela gözlüydü. Yezidiler için zurna sesi günah olduundan, Müslümanlarin düününe Begê katilmazdi, bu düünlerde zurna çalinirdi. Yezidiler marul da yemez. Begê 1.70 boyunda ve çok güzeldi. Mishacek köyünün resmi adi, Gölen'dir. Ezidilerin mahsullerine tecavüzde ederlerdi. `Siz yezidisiniz sizin maliniz Müslümanlara helal' derlerdi. Ezidilerin fistiklari çalinir, mahsullerine inek yollanirdi.' Kadir Bey'den Begê'nin soyadinin Samur olduunu, 1896 doumlu olup, Dina airetinden geldiini ve yeenlerinin hala Mishacerk köyünde yaadiini öreniyorum. Bunlar çalimam için çok önemli bilgiler. Begê'nin doum tarihini örenmi olmam çok deerliydi. Özellikle Begê'nin Mishacerk'i terk ettii tarihin 1956 yilina denk gelmesinin siyasi bakimdan anlami çok büyüktü. DP iktidardir. rticacilari cesaretlendirecek bir çok uygulamanin yaama geçirildii bir dönemdir, bu dönem. Din derslerinin zorunlu hale getirilmesi (1948-49 öretim yilinda program dii okutulmak üzere ilkokullara seçmeli din dersi konulmuken, DP iktidarinda bu programa dahil edilmitir.)(20) (Menderes'in `stanbul'u ikinci bir Mekke, Eyüp Sultan'i da ikinci kabe yapacaiz' eklinde vaatlerde bulunmasi. Propagandasinda 7 yilda 15 bin cami yapildiini vurgulamasi)(21) bu döneme denk gelen gelimelerdir. Begê'nin soy kütüünü aldiim yali köylü S.S, Begê'nin annesinin adini Silt olduunu söylemiti, oysa Kadir Bey, Begê 'nin annesinin adinin Sultan olduunu söylüyor. Suruç Nüfus dairesinin kayitlarina Begê'nin annesinin adi Sultan olarak geçirilmitir. Devlet burada insanlarin Kürtçe adlarini deitirerek toplumsal hafizalarini yok etmeye çaliiyor. Kürtçe Silt ya da Silt, Türkçe Sultan isminin Kürtçe kisaltiliidir . Devlet Silt adini Sultan olarak Türkçeletirmitir. Zurna sesinin Ezidiler için günah olduu savina sadece Kadir rkek'in anlatimlarinda tanik oldum. Aratirdiim bir çok kaynakta bu bilgiyle karilamadim.

Tarih: 23.08.2009 Yer: Urfa-Suruç Merkez Konuan Kii: evket Binici Doum Tarihi:1939 Ya:70 Meslei: Edebiyatçi Doum Yeri: Midép (Büyük Sergen) Köyü. 1.Görüme `Begê Dina airetindendir. Dina kelimesinin sözlük anlami, sulu alanda olan ya da sulu olan anlamina gelir. Ben 7-8 yalarindayken Begê'yi görmütüm. Begê bizim köye gidip gelirdi. Akrabalarini ziyaret etmeyi çok severdi. Bazen bütün çocuklar etrafinda toplanir onu kizdirirdik. Ben de Begê gibi Dina airetindenim. Begê, çevredeki tüm köyleri dolairdi. Hepsi akrabaydi çünkü. Begê'nin sosyal yani çok gelikindi. Airetindeki tüm aileleri dolair çou kez o evde yatiya da kalirdi. Airetsel olarak gider ve orda kalirdi. Sanki gittii her köy, her ev, kendisininmi gibi.' Begê, yaadii bu Kürt corafyasini ve burada yaayan tüm Kürt halkini bir bütün olarak algilamaktadir. `Küçükken ben de çevresine birkaç kez çember çizdim. Bu

32

durumlarda biz çocuklara Kürtçe küfür ederdi. Ayrica `Gelin bir kapi açinda çikayim' derdi, biz de çok elenirdik. `Gelin beni kurtarin' derdi. Ama herkes ona bunu yapardi. Kendisine bu ekilde ikence yapanlara, Gu rî Bavi Wekiro (Babanizin sakalina bok süreyim), Kirre Keré (Eek olu eek) eklinde küfür ederdi. Kürtlerde anaya küfür etmek çok onur kirici olduundan çocuklarin analarina küfür etmezdi. Sonra çemberde bir kapi açardik. Büyüklerimiz onu çok sever ve sayardi. Sanki bir tapinak gibi olmutu, kutsaldi. 1.70 boylarindaydi ama yalaninca boyu kisaldi. Beyaz tenli siyah saçliydi. Gençliinde çok güzelmi. Bir ara bizim köyü uzun süre uramaz olduunu fark ettik. Duyduk ki, Viranehir Olakçi köyüne gitmi. Küçükken Viranehir'deki Ezidi akrabalarimizi ziyarete giderdik. Orada da hor görülürlerdi. Üzerilerine gidilirdi. Toplum içinde bunlar eziliyorlardi. Bu baskilar sonucunda Viranehir'deki Ezidi Kürtler `Bra mizgevk jî a we bé der jî Awebé' derlerdi. Yani ` Camilerde sizin olsun, kilise de sizin olsun, yalniz bize dokunmayin.' Derlerdi.' 1980 sonrasi Viranehir'deki bir çok Ezidi Avrupa'ya gitti. Özellikle PKK hareketi etkinleince Ezidiler Türkiye'yi terk etmek zorunda kaldilar. Çünkü 12 eylül askeri darbesinden önce halkin youn baskisina bu sefer de devletin baskisi eklenmiti. Devletin kendilerini PKK'ye kari korucu olmaya zorlamasi sonunda bir çok Ezidi, çözümü Avrupa'ya siinmakta buldular. `imdi bu yörede yaayan cahil halk din hocalarinin propagandasindan çok etkilendi. Bir taziyede mam cenneti cehennemi anlattiinda insanlar çok korkardi. Ezidilerin bazilari bu propagandalardan çok etkilendiler. Sen Vahit Akgün Bey'le de görü, bu konuda o da ciddi bilgiler verebilir.' PKK'nin ortaya çikmasi ile Ezidi Kürtler politik olarak salinimli refleksler göstermeye balarlar. Viranehirdeki birkaç Ezidi köyde muhtar AKP'den seçilmi. Yani Ezidiler zorunlu olarak en güçlünün yanina yanamayi çözüm olarak görüyorlar. Her ne kadar 1980 sonralari PKK'ye yanamalar youn olsa da , devletin buna refleksi çok sert olunca Ezidi Kürtler Avrupa'ya yerlemeye yönelmiler. Kalanlarsa AKP ile DTP arasinda git geller yaamaktalar. Bazi Ezidiler DTP'de yer alirken, devletin baskisinin eski yillardaki gibi iddetli olduu yerlerde de AKP'ye yaklamalar gözüküyor. BKF'nun çözülmesi sonucunda BKF'nun ardillari bir kimlik bunalimi yaar. Bu bunalim Dina aireti içindeki Ezidilerde daha iddetlidir. Ezidi kimliinden koparilan bu insanlar yeni kimlik bulma çabasina girerler. Doa boluu sevmez. Bu boluu iyi saptayan Marksist Kürt solu ve Kürt Hizbullahi burada hizla örgütlenme çabalarina girerler. Her iki marjinal yapi da youn bir ajitasyona giriir. Yani Suruç'taki Marksist kimlik de Hizbullah kimlii de ithaldir. Halkin gerçek kimlii olan Ezidi kimlii neredeyse yok edilmitir. Ana damar olan Ezidi kimlii gizli olarak yaatilmaya çaliilmaktadir. Ezidiliin biraktii toplumsal alana hizla sizan Marksist sol ve Hizbullah benliini yitiren Ezidi Kürtlerin kimlik sorununu 2 karit kutupta çözmeye çalimilardir. Ezidilerin devlete olan kizginlii da bu iki illegal yapilanmanin, Dina aireti içindeki Ezidilerin benliklerinde yeermesine olanak yaratmitir. Dina aireti Ezidileri devlete olan kizginliklarini Marksist Kürt yapilanmalarina ve Hizbullaha yakalaarak tatmin etme duygusuna girmilerdir. Zamanla bu bireylerde kendi öz Ezidi kimliklerine yabancilamada ba göstermitir. Bu iki karit ideolojinin Dina airetinin yari Ezidi-yari islam bireylerinin üzerine palazlanmalariyla Ezidilik neredeyse tarihe karimitir. 1980 sonra bazi Ezidilerin Avrupa'ya iltica etmeleri, Ezidi dinin neredeyse tarih sayfasindan tamamen silinmesinin önüne geçmitir. BKF'un külleri içinde Ezidi kimliinin ciliz da olsa

33

varliini sürdürme giriimleri, Marksist Kürt yapilarinin ve radikal Kürt slamcilarinin ajitasyonlariyla daha yeermeden yok olmaya yüz tutmak üzeredir. in ilginç yani bu her iki kökten ideolojinin Suruç'un büyük bölümünde baari salami olmasidir. Hizbullah bir iki kurtarilmi köy elde etse de büyük payi Marksist Kürt oluumlari kapar. Yazari burada ilgilendirense Suruç ve kirsalinda nerdeyse son nefeslerini alan Ezidi Kürt kimliinin kendini var etme giriimleri ve bu giriimlere yazar olarak nasil bir katkida bulunabileceidir. Tam burada 1840 yilinda Osmanli tarafindan hukuki varliina son verilen Berazan Kürt Federasyonu içindeki Ezidi Kürtlerin, dinsel kimliklerinin yok edilmesine yönelik programli saldirilara maruz kalmadiklarini belirtmem gerek. Yalnizca BKF'un Osmanli tarafindan bilinçli ve sistemli olarak bertaraf edilmesi sürecinde Ezidilerin dinsel kimliklerine sistematik saldirilarin baladiinin altini çizmeliyim. Söylemek istediim Ezidilerin BKF'un daki yaam koullarinin Osmanli müdahalesi öncesi ve sonrasi olarak ele alinmasidir. Kürtleri Kürtlere kirdirma anlayii Osmanli araciliiyla bu süreçte kullanilacak ve Sünni Kürtler Ezidi Kürtlerin dinsel kimliklerine baskilarini artiracaklardir.)

Yer: Mishacek Köyü Tarih: 07.03.2009 Konuan kii: Bekir Samur ve Mishacerk'li birkaç köylü. Bekir'in babasinin adi Mehmet, Mehmet Begê'nin abisi. `Begê öleli 50 yil oldu. Ara sira mezarinda günlerce süren iik oluur. Begê 'Ben namaz kilmam, Müslüman olmam, sizler Müslüman oldunuz. Ben Viranehir'e Yezidilerinin yanina gideceim' derdi. Köyün çocuklari ondan dalga geçerdi. Bu çocuklarda biri u an karinda oturuyor. 70 yalarinda. Yaptiklarindan utaniyor. Bu yüzden çocukken yaptiklarini her zaman inkara yönelir.' Begê'nin yeeni Ali'yi kastediyor. `Begê çok safti. Ve çok doaldi. Abim emsi bir gün eve Elif-Be getirmiti. Begê `ben size bu tür slami eserleri eve getirmeyin demedim mi' diye ona kizdi. Bunun üzerine dier abim Ali Begê'yi taladi, ardindan da dövdü. Çocuklumuzda çok çok fakirdik. Yiyecek, elbise ve ekmek yoktu. Babamin her mevsim giydii tek çulu vardi. Annem bu çulu yikarken babam mahrem yerlerini evdeki kilimle örterdi. Annem Zahide de giyebilecei tek çulu yikanirken, çiplak kalmak zorunda kalirdi. Ve cinsel organini örtüyle örterdi. Begê dilencilik yaparak 20 kiinin geçimini salardi. Un ve ekmek toplardi.' Bir dier köylü olan Salih Bey `o zamanlar Müslümanlarla kiz alip verme olayi olmazdi.' Diyor. Kadir Durmu da `baski vardi etraf sikinti verirdi' diyerek sohbete elik ediyor. Kadir Bey devam ediyor, `Filo lakapli Mehmet adli bir çoban vardi. Bekir Samur'un(**? Acaba Mehmet Samur mu demek istedi) arazisine inekleri yollardi. nekler de tüm mahsulü yerdi. Begê köylüleri sevmez, köylüler de Begê'yi sevmezdi. Begê tavuk, ördek besler, kilim dokurdu. Gözleri mavi, saçlari siyahti. Begê köyü terk ediinde 30 hane vardi köyde.' Kadir Bey'in konumasinin bu noktasinda Hatun Durmu söze kariiyor. 85 yainda. `Bunlari konumanin cezasi var mi?' diye soruyor bana. Alamamak için kendimi zor tutuyorum. Hatun Durmu `Bunlari konumasin cezasi var mi?' diyerek `öteki' olduunun

34

ayiriminda olduunu, ötekiletirilmi olmanin bedellerinin de olabilecei kaygisini diariya vuruyor. Kadir rkek, `yörenin en zengin aalarindan olan Hacnebi'inin yine çok zengin olan kizi Ayan, Begê'ye ` boynumdaki ve kollarimdaki tüm altinlari al, ama yeter ki Müslüman ol' demi. Bir servet deerindeki bu altinlari, büyük yoksulluk içindeki Begê almami. Hasta olan bir çok yezidi ve az sayidaki Müslümanlar, Begê'nin mezarindan toprak alip suda erittikten sonra içerler'. Diyerek sohbete elik ediyor. Sözü tekrar Bekir Bey aliyor `yillar önce köyümüzdeki akri me adli tepede bir ziyaret vardi ve bizler yilin birkaç günüde o ziyarete gider, orda pilav yerdik. Sonra da ellerimizi orda ki talara sürerdik' diyor.

Konuan: F.H Tarih: 14.03. 2009 Yer: Amed Ya: 30 `Mishacek köyünde bildiim son birkaç (Y)ezidi vardi. Fakat korkularindan Müslümanmi gibi görünürlerdi. Öldüklerinde Müslüman inancina göre gömüldüler. Düüne biliyormusunuz Müslüman olmadiiniz halde, cenazeniz camiden kaldiriliyor. Ne büyük aci deil mi?' Diyerek konuuyor. F.H'nin söyledii bu tek cümle bu çalimada belirlenen en önemli realitelerden birisidir. Özellikle adinin gizli tutulmasini istemitir. F.H'nin 30 yainda olduu göz önüne alindiinda bugün bile bir çok Ezidinin Urfa'da ve Suruç'ta Müslüman görünerek yaadii ortaya atila bilir. Okuyucu F.H'nin bu deerlendirmesine ileriki bölümlerde yer alan bazi köylü tanikliklarinda da rastlayacaktir. Özellikle Muhsin Ceylan'in bazi konumalari F.H'yi tamamen onaylar niteliktedir. F.H konumasini bir baka önemli konuyla sürdürüyor. `Ezidilerin Ezidi inancina uygun gömüldüü yerlerde Misyoner Sünni imamlar, bu mezarlarda yatanlarin yari Ezidi-yari Müslüman akrabalarina, büyüklerinin mezarlarina slami inancina göre gömülmediini, bu mezarlarin açilarak slam inanacina göre düzeltilmeleri gerektii konusunda telkinde bulunuyorlar.' Diyor. F.H'nin anlatmak istedii Müslümanlarin cenazelerini kibleye doru, Ezidilerin ise sirt üstü gömdükleri, bazi kiilerin bu durumdan oldukça fazla rahatsiz olduklaridir. Sistem Ezidilere mezarda bile tahammül edemiyor. Sistem yaarken Müslümanlatiramadii Ezidleri, öldükten sonra mezarda yati biçimlerini slami kurallara göre düzelterek Müslümanlatirmayi planlamaktadir. Begê, yaami boyunca Müslümanlia kari direndi. Ama imdi mezari Müslüman mamlarin telkinleri sonun da tehlike altinda. Mezarlarin Müslüman inanacina göre düzeltilmesi ileride burada Ezidilerin yaamadii inanacinin olumasina da yol açabilir. Unutulmamalidir ki, Mezarlar tarihin en canli taniklaridir ayni zamanda. Begê'in panislamizmle savai hala devam etmektedir. Yaam boyunca slamlamamak için savaan kahramanimiz bakalim ölmü haliyle de bu baskilara kari direne bilecek ve Mezarinda kibleye dönük olmayan ekilde yatmaya devam edebilecek mi? Yeri gelmiken Ezidi mezarlarinin diaridan görünmeyen iç bölümlerinin mimari açidan Müslüman mezarlarindan oldukça farkli olduunu da belirtmeliyim. Konutuum bazi köylüler Ezidi mezarlarinin iç kisimlarinda ölen kiinin yattii bölüm diinda küçük bir bölümün de bulunduunu söylemektedir. Anlatmak istediim, bu mimari özelliklerin deitirilmesi Ezidi Kürt halkinin toplumsal hafizasini silme giriimleri olabileceidir. Ayrica Ezidlerin dini inanaçlari gerei mezar içine koyduklari bazi eyalarin varliklari da bu

35

mezarlarin Ezidi mezarlari olduklarini gösterebilir. Müslüman imamlarin mezarlari düzeltme bahanesi ile bu eyalari ortadan kaldirilmayi da amaçladiklari ileri sürüle bilir. Konuan: Sabri Bilgin Doum Tarihi: 1937 Doum Yeri: Mishacerk Meslek: Almanyadan çi Emeklisi `11 yaindayken onu (Begê'yi) gördüm. 40-45 yalarindaydi. eytan kelimesinin söylenmesine çok kizardi. Bunu hakaret kabul ederdi. Ben Kürt'üm ama devlete baliyim.' Öteki olmadan kaçmaya çaliiyor. `Köyümüzde nönü zamaninda da Kuran kurslari vardi. Jandarmalar geldiinde Kuranlari kilimlerin altina saklardik. 1954-1955 yillarinda Begê Mishacerk'ten gitti. Menderes dönemiydi. Bu dönemde bu köyde Kuran Kurslari çoaldi. te tam bu nokta da Begê'ye olan tepkiler oldukça iddetlendi. Menderesin babakanliinda tamamen yalniz kaldi. Tamamen. 19571958'de öldü. Menderes döneminde ortalik eyh'ten geçilmezdi. Halk çok safti o zamanlar. Bütün herkes `ben rüyamda Hz. Muhammedi gördüm, ben de eyh'im' derdi. Halk safti ama Begê de safti. Sorunlari burada aamadi. Boyu 1.70, kilosu 70, saçlari siyahti. Bazen Kofi kullanirdi. Gitmesine yakin çocuklarin onu talamasi ve çembere almasi daha iddetlenmiti. Bu yüzden çocuklardan çok korkar olmutu. Çocuklarin yaptiklarindan çok etkileniyordu. Bu süreçte toplumdan tamamen dilandi. Bunlardan daha kötüsü yaami boyunca az çok iletiim içinde olduu amca çocuklari ve abisiyle de iletiim kuramayordu artik. Onlar da Müslüman olmulardi. O zamanlar televizyon yok. Akamlari tüm köylü bir araya gelir, sohbet edip öyküler anlatirlardi. Bu toplantilarda sadece onun söz hakki yoktu. Eskiden öylemiydi...(!) Artik o hep dinler olmutu. Kim ne anlatirsa anlatsin ona sadece dinlemek düerdi. Oysa bu toplantilarda Begê Ezidlikten konumayi çok isterdi. Kürt köylülerine eski gelenek ve göreneklerini anlatmak isterdi. Sosyal ilikisi sifirdi. Kimseyle hiç bir sosyal iletiime girme hakki yoktu.' Anlatici tam noktada çok can alici bir Kürtçe deyim kullaniyor. Bu deyimin ortaya çikmasinin Begê'nin yaadii toplumsal dilanmanin en üst noktaya çiktii sürece denk geldiini de belirtiyor. Bu deyimi anlaticinin ifadesi ile okumaniz için sözü Sabri Bey'e tekrar birakiyorum. ` O zamanlar halk arasinda `Tu be eyh yaami nabi' deyimi vardi. Yani `eyhsiz insan yaayamaz'. Herkes slami tarikatlara giriyor, kendine arkasindan gidecei bir eyh seçiyordu. Köylüler tarikatlara girince cennete girdeceklerine inaniyorlardi.' Bu deyim Begê'nin trajedisinin belirleyicilerindendi ayni zamanda. Sözü tekrar anlaticiya birakiyorum. ` Ezidiler ölülerini sirt üstü, Müslümanlar ise saa yan kibleye doru gömerler. Ezidi bir birey gömüldüünde mezarina biraz ekmek, bir tas su, bir denek ve bir miktar da para birakilirdi. Bunlari anlami uydu, Misafir gelince ekmek ver, Borçlu gelince para ver, Seni dövmeye biri gelirse sopa var kendini müdafa et. O zamanlar Ezidi Küretlerin evlerine misafirlie gidilmezdi. Çok istisnai durumlarda Ezidi köylülerinin evine gidilecek olduunda da Ezidilerin evinde çay içilmez ve ekmek yenmezdi. Buralarda slam olmayan 7 kiiyi öldüren cennete gider fetvasi halk arasinda yayginlatirilmiti. Bu söylenti Begê zamaninda da vardi. Ezidilerle tokalamak günah sayilirdi. Kiz alip vermede yoktu. Çok sik gezerdi.

36

Yolculuklari daha çok çevre köylere olurdu. Yolda hiçbir Müslümanla karilamak istemezdi. Bir Müslümana denk gelince sert konumalara, azarlayici bakilara maruz kalirdi. Tehdit aldii da olurdu. Siz Ezidiler kitapsizsiniz, dinsizsiniz suçlamalariyla da karilairdi. Yolda vasita yok. Her gittii köye varana kadar mutlaka birkaç Müslüman Kürt köylüsü ile karilairdi. Bu baskilara maruz kalmadii gün olmazdi bu yüzden. Bazen Sünni Müslüman Kürt ailelerin evine Ezidi komulari misfirlie gelirdi. Ezidlere ikram edilen yemeklerin tabaklari ve kaiklari ayri konurdu. Bir daha ki gelilerine kadar ev ahalisi bu kap kacaklari kullanamazdi. Misafirliin tekrarinda özel yerde saklanan bu kap kacaklar yerlerinden çikarilir, Ezidi Kürt köylüleri için yeniden kullanilirdi. Köyde düün olduunda Begê'yi çairmazlardi. Hayir için fakirlere daitilan yemeklerde ona vermezlerdi. Köyde bir eve gittiinde ev sahibine `Begê hangi eyalara dokunduysa onu yikamadan sakin kullanma derlerdi.' Begê köyden çikar çikmaz ona gören herkes eliyle onu göstererek `bakin bu Ezidi'dir' deyip onu deifre ederlerdi. Bu yüzden hiç kimseye görünmeden köyden çikmaya çaliirdi. Son zamanlarda ise köyden çikmaya bile korkar olmutu. Köyden çikmak istemezdi. Köyünde gördüü eziyete ramen burada kendini güvencede hisseder, yapilanlara ses etmeden katlanirdi. Dünya sadece bu köyün sinirlariydi onu için. Köyün sinirlarina çikinca baina gelecekleri çok iyi biliyordu. çine kapanmiti. Yaadiklarini bir bakasina anlatmaya cesareti yoktu. Zaten anlatsa da kimsenin onu dinlemeyeceini biliyordu. Gerçekten de kimse onu dinlemezdi.' Burada anlatici ile okuyucu arasina girmekten kendimi alamiyorum. Toplum Begê Samur'u Mishacerk köyüne hapis etmitir. Yaam alanini bu köyün sinirlari ile sinirlamitir. Kendisiyle az çok iletiime giren eski Ezidi akrabalarinin köylerine artik gidememekte, kendi köyünde de varlii yok sayilmakta, hiç kimse kendisi ile konumamaktadir. Bir bireyin varoluuna kari yapilabilecek en büyük saldiridir bu aslinda. Günümüzde de Kürtlerin mahalle baskilari yaadiklarini biliyoruz. Toplumdan dilanan ya da farkli yaptirimlarla karilaan günümüz Kürt bireyi, kendisiyle ayni sorunu yaayan baka bir Kürt bireyini çok kolay bulabilmektdir. Böylelikle birbirlerine destek ola bilmektedirler. Günümüzde hiçbir Kürt, Begê Samur gibi yalnizlia mahkum deildir Buradan Kürt olmanin hafife alindii sonucu çikarilmamalidir. Günümüzde bir çok Kürt'ün sadece Kürt olduklari için can güvenlikleri olmadii bilinmektedir. Yazarin söylemek istedii bireysel yalnizlik anlaminda Begê Samur'un daha air yaptirimlarla karilatiinin ifade edilmesidir. Sözü tekrar Sabri Bey'e veriyorum. ` Suruç'un son Ezidisiydi. Viranehire gittikten sonra birkaç kii Begê gibi `ben de Ezdiyim' dedi. Ama toplum onlarin Ezidi kimliini sadece ekonomik beklenti nedeni ile söylediklerini bildiinde onlari ciddiye almadi.' Ekonomik beklentiden kasit, sizi ya da romatizma gibi hasatliklarda Müslümanlarin Ezidi Kürtlere ariyan yerlerini ovalatarak iyileeceklerine inanmalari ve bunu için onlara para vermeleridir. `Bu yüzden Begê'ye yaptiklarini bu kiilere yapmadilar. Bunlarin Ezidilii, içten samimi ve inandirici deildi. Yüzyilardir buralarda romatizma ve sizi, yel gibi rahatsizliklari olduunda Müslüman Kürt halki, bir Ezidi Kürt'ü bulur sizlayan ariyan yerini ona öfeletirdi. Yel ve sizi musimet idi. Ezidiler de müsimetti. Çivi çiviyi söker misali. Kötülüü kötülükle yok edeceini inanirdi buradaki halk. Üstelik sizi ve romatizmasi olan bir insani bir bakasi öfeler ve ona masaj yaparsa bu romatizma ve sizi ona geçer derdi köylüler. Yani buranin Müslüman Kürtleri bir tala iki ku vurmu oluyorlardi. Sirtlarini bir Ezidiye masaj yaptirarak romatizmadan kurtuluyorlar, bu kötü rahatsizliklari da hiç sevmedikleri Ezidlere bulatiriyorlardi. Burada büyük bir Ezidi eyhi mezari vardir. eyh Cindi. 2002 yilinda köyümüze 2 minibüs dolusu insan geldi. Kim olduklari

37

bilmiyorduk. Bizlerden eyh cindinin mezarini sordular. Ben eyh cindinin mezarini biliyordum. Ama onlara farkli birinin mezarini gösterdim. Hep birlikte birkaç tur mezarin etrafinda dolatilar. Mezarindan avuçlariyla toprak alip bunu suda eritip içtiler. Sonrada gittiler. Begê'nin abisi Mehmet Ezidilie sahip çikmadi. imdi köyümüzde cami de var, kuran kursu da var. Ama Suruç'un 50 ya üstü insanlarinin büyük bir kismi Begê'nin namini bildiklerinden köyümüz hala Ezidi köyü olarak anilmakta. Hayatinda Begê'yi hiç görmemi olmasina ramen zaman zaman köyümüze gelip, `Begê nerde onu göre bilirmiyim' diye soranlar oluyor. Begê öleli 50 yil olmasina ramen köyümüzün imajini hala o belirliyor.' Anlatici bu son cümleyi söyler söylemez anlaticiyla ben (yazar) farkina varmadan ayni anda kahkahayla gülmeye baliyoruz. Görüntü çekimlerini yapan kameramanimizin da bizimle birlikte dakikalarca güldüünü sonradan fark ediyoruz. Saatlerin nasil geçtiini anlamiyoruz. Hem anlatici hem ben hem de merakli birkaç köylü bu görümeden o kadar mutluyuz ki, görümenin birkaç saattir sürdüünün ayiriminda bile deiliz. bir görüme olmaktan çikmi, karilikli sohbete dönmütü çoktan. Herkes Begê'nin anisini tazelemenin mistik havasina bürünmütü. Sabri Bey anlatimina devam ediyor, `5-6 ay önce köyümüzün yakinindaki bir köyden Müslüman bir Kürt yanima geldi. Bana `Sen Begê'nin köylüsüsün, elin belki iyi gelir bana masaj yap'dedi. Ben de bismillah dedim. Ben Begê deilim. Dedim. ***Begê'den sonra ne yapsak yapalim Ezidiyiz. Namaz da kilsak Ezidiyiz.*** Masicark'tan bir hoca gelmiti bir gün yanima. Ona u öyküyü anlatmitim. Hz. Muhammetin (Allahin rahmeti onun üzerine olsun) Yahudi olan bir komusu bir gün ölmü. Hz. Muhammette onun cenaze namazini kildirmi, herkes akin. `Ey Muhammet o Yahudi ama' demiler. Hz.Muhammette `Son nefesini verdiinde yanindamiydiniz? Ölmeden birkaç saniye önce ahadet getirmediinden emin misiniz?' diye de eklemi. Bence Allaha inananlarin hepsi Müslüman sayilir.' Alti çizilen anlatimlar toplumun bastirilmi belleini anlamamiz için çok ciddi ip uçlari vermektedir. Anlatici burada özenle `öteki olmaktan' kaçmaktadir. Tüm bu anlatilanlar `Ben de sizdenim, ben de Müslümanim' çiliidir aslinda. Bu açidan anlaticinin bu söylemi son 100 yil içinde Suruç'un Ezidi Kürtlerinin yaadiklarini anlamamiz için ciddi ip uçlari da vermektedir. Sözü Sabri Bey'e tekrar veriyorum. `Yanibaimizda Müslümanlia en son dönmü son 2 Ezidi köyünden biri olan Masicark var. Kürt Hizbullahi daha çok 15-30 ya arasindaki Ezidi kökenli bu yari Müslüman insanlari ideolojik olarak etkilemektedirler. Özellikle Üniversiteyi yeni kazanmi maddi durumu kötü olan Masicarkli Kürt gençleri onlarin hedefi olmaktadir. Neyse bu konulari konumayalim. Abisi Mehmet son zamanlarda Begê'yi çok döver olmutu. Bu dayaklardan sonra da Begê buralari terk etti' Menderes'in, cumhuriyetin ilk dönemlerine göre Kürtlere olan farkli politikasi, özellikle ümmetçilii hortlatma giriimleri Begê'nin kaderini de belirliyordu. Kahramanimiz yaaminin ilk yillarinda 2.Abdülhamitin panislamist politikalari, son yillarda da Menderesin slami siyasi bir silah olarak kullanamasinin karisinda hiç abartisiz Ezidi Kürt kimliini savunan tek ve son bireydi bu corafyada. Binlerce yillik Ezidi-Kürt kimliinin yaatilmasi sorumluluunu bilinçsizce yüklenmi olan Begê Samur, aslinda tüm Kürt halki için bir onur savai vermekteydi. Kahramandi, cesurdu en önemlisi ölümüne dein inandiklarin dönmeyecek kadar inançlarina baliydi. Bedeli ne olursa bu savai son nefesine kadar sürdürecekti. Öldükten sonra bile mezarinda sirt üstü yatarak devletin slamlatirma politikalariyla savaacakti. Onun mezardaki yati biçimiyle inançlarini koruyor olmasi ve sisteme teslim olmama dikbalilii, yazarin onun anisina yerlere kadar eilmesini salamaktadir. Kürt

38

sorununun o dönemlerdeki yaani biçiminin farkli bir versiyonu olmasi nedeni ile Begê Samur'un yaami, tarihi bir belge niteliindedir. Ezidlerin ölüleri için mezarlarina bir tane de denek birakmalarini, toplumsal hafizanin politikalari üzerinden ve sosyolojik olarak deerlendirelim imdi de. Bir çok anlatici Sünni Kürtlerin zaman zaman Ezidi Kürtleri dövdüklerinden söz etmilerdi. Bu durum bu corafyadaki Ezidi Kürtlerde savunma iç güdüsünün sürekli tetikte olmasina yol açmitir. Yaarken Ezidi Kürtler birbirlerine bir ekilde destek olabilecekken, öldükten sonra mezarda Ezidi köylüleri koruya bilecek hiçbir Ezidi olmayacaktir. Bu yüzden Ezidiler ölülerinin mezarlarina denek koyma geleneini gelitirmilerdir. Bu gelenei Ezidi Kürtlere olan siyasi ve mahalle baskilarin artmasi süreci içinde gelimi olmasi da oldukça dikkat çekicidir. Buralarda `slam olmayan 7 kiiyi öldüren cennete gider' fetvasini Ezidi Kürt kmliine bir saldiri olarakta alabiliriz. Daha farkli söylemek istersek, Ezidi kimliinin inkarinin göstergeleridir bunlar. Son olarak anlaticinin görümenin hemen bainda `Ben Kürt'üm ama devlete baliyim' vurgusunu okuyucuya hatirlamakta fayda vardir.Bir çok köylü Begê ile ilgili bir eyler anlatirken `öteki' olmaktan kaçinmanin yollarini aramitir. Bununla birlikte devlet kariti olmadiklarini anlatmaya da kalkmilardir. Begê Samur'la ilgili konumak sistem kariti damgasi yenmesi riskini taiyormu bir algilanmasi da mevcut. Konuan: Mira Aykil Ya:70 Yer:Mishacerk Köyü `Gençler buday döverken Begê köyden ayrildi. Aziz yola götürdü. Zamanla aabeyleri Begê'ye bakmaz olmular. Köylüler de Begê'ye ekmek vermemeye balamilar. Küsüp gitti. Mehmet ona `evlen' dedi o da evlenmedi. Kimseye yüz vermedi. Çok namusluydu.' Konuan: Osman Binici Doum Tarihi: 1938 Yer:Mishacerk `Dedem bu köye gelip yerleti. Viranehir Olakçi köyü ile akrabayiz. Köyün adindaki `Mis' Müslüman, `cerk' ise yeni anlamindadir.' Osman Bey'in köy adini anlamdirma eylemi tartitiimiz konuya ilginç bir baki açisi da getirmektedir. Osman Bey israrla Müslüman ama yeni Müslüman olduklarini söylüyor. Aslinda bu anlamdirma da bir tür `öteki' olmadan kaçi ve `ben de sizdenim' çiliidir. Sözü tekrar Osman Bey'e birakiyorum. `Ben 13 yaindayken Begê 50'nin üzerindeydi. Ben 13-14 yalarindayken buradan gitti. Köyün hepsi Müslüman olunca engal'e gitmeyi düündü önce. Ardindan da Viranehir olakçi köyüne gitti. Begê etrafindaki çemberden çiksaydi üzerine 200 kiloluk bir airlik düerdi. ` Görümede ortaya çikan 2 önemli bulgu daha bulunmaktadir. 1938-39-40 doumlu olan Mishacerkli bir çok köylünün kendileri 12-13 yaindayken Begê'nin köyü terk ettiini söylemeleridir. Buradan kahramanimiz Begê Samur'un büyük bir ihtimalle 1952-54 tarihleri arasinda Mishacerki terk ettiini çikara biliriz. Konuan: Hazal Akyan Ya: 74 Yer:Karaköy

39

Tarih: 10.04.2010 ` O zamanlar gelinimiz Mishacerk'te otururdu. O anlatti. Begê Mishacerk'te birilerinin evine geldiinde ev sahibi çok çekinirmi. Begê'nin kendilerini azarlayacaindan korkarlarmi. Çünkü Begê namaz kilanlari hiç sevmezmi. Birileri abdes almak için bidonu eline aldiinda Begê'nin kendisini görmesinde çok korkarmi. Çünkü çok kinarmi Begê, abdest alanlari, namaz kilanlari. Çi köfteden de nefret edermi. Çünkü insanlar çi köfteyi marulla yerlermi. Begê marul yiyenleri de kinarmi. Çi köfte marulla yendii için çi köfte yapanlari da kinarmi. nsanlar çi köfte yaptiklarinda Begê evlerine gelip görecek diye çok korkarlarmi. Ev sahipleri o geldiinde evlerine çeki düzen vermeye de çekinirlermi. Begê evin görünür yerinde tarak varsa ev sahibine yapmadiini birakmazmi. nsanlar o geldiinde bu yüzden çok korkarlarmi.' Görümeden çikan sonuçlar: Begê bir anne bir baba gibi halkini azarliyarak kendi öz kimlikleri olan Ezidi kimliklerine bali olmalarini salamaya çalimaktadir. Marul Ezidi inanacina göre yenmesi yasak yiyeceklerdendir. Bu yüzden çi köfte yapan akrabalarini azarlarmi Begê. Taraa olan tepkisi ise bu eyanin telafuzunun Sünni Kürtler tarafindan e olarak yapilmasidir. Ezidiler ve E sesinin yan yana geldii kelimeleri söylemezler. Bu yüzden Ezidi Kürtler taraa `e' deil `Dorke Seriya' derler. Kadir Durmu: 70 ya `Ezidilere gerçekten baski vardi. Esnaf çok sikinti verirdi.' . Kadir rkek Yer: G.Antep Tarih: 05.05.2009 3. görüme `Yezidilerin mahsullerine tecavüz olurdu. Müslümanlar `siz yezidisiniz sizlerin maliniz helal' derlerdi. Yezidilerin mahsullerine inek yollama ve fistiklarini çalma olaylari yaanirdi. Aslinda Begê'nin de tarlalari vardi. Flo tüm çocuklari toplar, Begê'nin tarlasini talan ettirirdi. Çocuklar Begê' nin çevresini çemberle kapatir. Begê de saatlerce alardi. Bekir daha sonra gider çemberi eliyle bozardi. Ezidi dinine inanmi bir insanin çevresine bir çember çizerek bu kii çember içine alinirsa, Ezidi kii bu çemberi bir bakasi silmeden kesinlikle bu çemberin diina çikmaz. Çikarsa dininden de dönmü sayilir. Köy sakinleri çocuklari kikirtarak Begê' nin balarini talan etmelerine yol açarlardi. Begê bunlara dayanamayarak köyü terk etti.' (Ezidiler, sonradan Müslümanlii kabul eden eski Ezidiler ile Sünni Kürtlerin desteini alan Araplarin saldirilarina defalarca uramilar, evleri yakilip yikilmi, tarlalari talan edilmi, binlercesi öldürülmütü. (22)) Tarih: 17.06.2009 Konuan Kii: Müslim Samur Ya: 71 Doum Yeri: Mishacerk Baba Adi: Mehmet Anne Adi: Zahide

40

Begê'nin Abisinin Olu, `Ben çocuktum. Bir gün tüm köylüler kaysi yiyorlardi. Herkes yedikleri kaysilarin çekirdekleri saa sola atiyordu. O zaman Begê geldi ve atilan bu tüm kaysi çekirdeklerini yerden topladi. Bir çok kii Begê'nin bu çekirdekleri ne yapacaini çok merak etti. Begê bu çekirdekleri atete piirip hem kendi hem de kardelerim için akam yemei yapti. Ali samur aabeyimdi. Annesi farkli. O sürekli Begê'yi döverdi. Begê ile benim annem de sik sik kavga ederlerdi. Begê annem Müslümanlatii için ona vururdu. Annem de ona çok sert vururdu. Begê bir gün çömelmi kilim dokuyordu. Annem arkasindan sessizce geldi ve onun boynundan tutarak sirt üstü düürmeye çaliti. Begê dengesini kaybedip geriye doru düerken yerdeki ucu sivri odun parçasi sirtina girdi. Begê ve annem sik sik farkli dinden olduklari için çok kavga ederlerdi. Begê çok namusluydu. Hiç evlenmedi. Birkaç yil sonra Begê olakçi köyüne yerleti. Babam onu ziyarete gitmiti bir akam. Begê 'ye ` Seni Mishacerk'e götürmeye geldim' demi. Begê'nin siindii Yezidi akrabalari babama yün hediye vermiler. Babam yünleri kabul etmemi. Babami o akam yatili olarak misafir ettiler. Babam için koyun da kesmiler. Sabah kahvaltisindan sonra Babam ve Halam Begê köyden yürüyerek beraber çikmilar. Babam bakmi ki Begê sürekli geride kaliyor. Begê gelmek istemiyormu. Her ikisi de artik birlikte ayni ortamda yaayamayacaklarini anlamilar. Babam Müslüman Mishacerk'e dönerken Begê, Yezidi olakçi köyünde yaayacakti bundan sonra. Her ikisi de bu gerçei anladiklarindan alamaya balamilar. Dilencilikle topladii 15 lira varmi. Bir akam bu parayi kaybetmi. Köye geldii yoldan geçtii her yerde 1 hafta boyunca bu parayi aradi. Olakçi Köyüne giderken sadece yere serdii, kendi iledii bir çulu alip gitmi. Herkes söylüyor her gece mezarina nur iniyor.' Konuan: Müslim Samur Yer: Mishacerk Köyü kinci Görüme Begê'ye yakinlik derecesi: Begê'nin Abisinin Olu `slamlama daha çok Müslüman hocalarin teviki ile gerçekleti.' Müslim Samur slamlamanin Müslüman misyonerlerinin etkisi ile olduunu ileri sürüyor. Averianov, `Türk Mollarin eliyle Kürt çocuklarini daha çok dini içerikli bir eitime tabi tutmanin nedeni hiç de dostça bir amaçla deildi. Kürt çocuklarina slami ve Türkçeyi öretmekteki temel amaç, onlara Kürtlüklerini unutturmaya çalimakti' diyor.(23) Konuan: emo Samur Yer: Suruç-Kizilhöyük Köyü Ya: 64 Begê'ye yakinlik derecesi: Begê'nin Abisinin Olu `Begê ile babam 2 karde. Ben Müslüman bir hocanin yaninda Kuran öreniyorum. Bu yüzden Begê bana çok kizardi. Köyümüzde herkes Müslüman olmutu. Sik sik `Burada herkes Müslüman oldu, ben memleketime,Viranehir' gideceim' derdi. Köyümüzde yaz sicaklarinda çok fazla akrep, yilan ve sinek olurdu. Tüm köylü köyün diinda çadir kurardi. Geceyi çadirda geçirilerdi. Ona sen de gel derdik. O

41

gelmezdi. Yilandan ve akreplerden hiç korkmazdi. Amcamin adi emo idi. Halam Begê ` Benim kardeim emo sen de emo'sun. Seni çok seviyorum. Ama ne yazik ki sen Müslüman bir hoca olacaksin' derdi. Çok üzülürdü buna. Benim annem Zeho babamin ikinci karisi idi. lk karisi Ezidi idi. Ama annem Müslümandi. Annem halam Begê'ye çok baski yapardi. `Sen de bizim gibi ol, Müslüman ol.' Derdi.' Konuma sirasinda sik sik gözleri doluyor ve aliyor. `Sonunda Begê köyü terk etti ve Viranehir'e gitti. Babam eve geldiinde halamin gittiini örendi. Örenir örenmez `Ey vah kardeim gitmi, bizi terk etmi' diyerek hüngür hüngür aladi. Köyü terk etmezden önce halam çevresine çember çizildiinde çemberden çikmazdi. Bizler çok utanirdik. Çocuktuk. Aramizda akalaip gülerdik. Halam Begê gelip bizi döverdi, kendisine güldüümüzü zannederdi.' Konuan: emse Samur Yer: Mishacerk Köyü Ya: 65 Begê'ye yakinlik derecesi: Begê'nin Abisinin Olunun karisi. (emo Samur'un karisi) `Begê'nin mezarina hiç evlenmedii için bazi geceler nur yaiyormu. Bu köyün hepsini verseler yine Müslüman olmazdi. Ezidi inançlari için bizi, köyü birakti, Viranehir'e gitti.' Konuan: Osman Samur Yer: Mishacerk Köyü Ya: 55 Tarih: 08.09.2009 Begê'ye yakinlik derecesi: Begê'nin Abisinin Olu. `Begê çok iyi bir insandi. 12 yainda babami kaybettim. Eskiyi konumak istemiyorum. Eskiden yaadiimiz hayat hayat miydi? Hep fakirlik. Demek Begê'nin yaami filme alinacak.' Konuan: Cemile Aykil (Samur), Begê'nin abisinin kizi. Ya:70 Yer:Mishacerk Köyü 1.Görüme `Köyümüz Ezidi idi. Begê hep Ezidi kaldi. Anamizdan daha çok o, bizlere bakardi. Un bulgur toplardi, biz aç kalirsak alardi, biz doymayinca yatmazdi. Ayni gün hem Karaköy hem de Masicark köylerinden kendisini istemeye gelmiler. Kendisi de `hayatimdan vazgeçerim, bu memleketi terk ederim yine de Ezidilikte slama dönmü sizlerle evlenmem' dedi. Kendisini istemeye gelenlerin eek ve atlarinin iplerini çözüp onlari yolladi. O sadece Ezidi dinine aikti. Siyah Saçli Uzun Boyluydu. Saçlari kalçasina kadar gelirdi. Dev gibiydi. Kumraldi. Gözleri kirmiziya yakin kahverengiydi. Kardeim Müslim bir gün evdeki budaylarin üzerine siçradi. Oyun oynuyor. Müslim budaylarin üzerine atlayinca Halam Begê onu bir iyice dövdü. Çocukluumda, genç kizliimda tüm köylüler, çevre köyler `Begê senin hala sizde Ezidsiniz' deyip bizleri aailarlardi. Babam annemin zoruyla Begê'ye baski yapar onu evlendirmek isterdi. Çok youn baski yapardi. Annemin etkisi çok yüksekti. Begê'nin Viranehir'e gitmesinin en büyük nedenlerinden biri de buydu. Annem Begê'den kurtulmak isterdi. Annem Müslüman'di. Begê Aziz adli bir Akrabasina `Ben kizim tek baima

42

Viranehir'e nasil gide bilirim' demi. Çünkü babam Begê 'yi evlendirmeyi aklina koymutu. Halam Begê `Memet ben evlenmem, evlenerek senin gibi dinimi terk etmem' demi. Bir gece annem ve babamdan kurtulmak için, onlarin elinden kaçmak çin, gece yarisi uyaniyor. Aziz'le anlami. `Aziz beni yola çikar' diyor. Annem babamin 2. karisi. Annem de Begê 'yi evlendirmeyi aklina koymu. Bu Yüzden Beg de gitmek zorunda kalmi.' `Filo'yu Müslüman Kürtler kikirtirmi. Kardeim emso asker kaçai idi. Filo kardeimi jandarmaya ihbar etti. Müslüman Kürtler filo'yu kandiriyorlar. Bizim üzüm bahçelerimiz var. Siirlarini üzüm bahçemize getirsin diye. Üzümlerimizi filonun siirlari yerdi.' `Begê gittiinde ben 11 yaindaydim.' Cemile Hanim 29.02.1944 doumlu. Bu durumda Begê 1955 de buradan gitmi oluyor. Onlara Suruç nüfus dairesinden aldiim Begê'nin nüfus cüzdan örneini gösteriyor ve burada ölüm 1950 yaziyor diyorum. Neden böyle bir durum var? Bu soruma ileriki görümlerimde hem Haydar Cengiz hem de yali bir baka kadin `Begê gittikten sonra onun kendinin köy merasina yakin tarlasi vardi. Begê'nin yakin akrabalari ve müslüman Kürtler, `ya Begê gittii yerde evlenir, çocuklari olursa, o zaman bu çocuklar bu topraklar üzerinde hak idda edebilirler. Bu yüzden biz Begê'yi nüfustan öldü diye düürelim demiler.' Diye yanit vermilerdi. Dier bazi köylüler de `abisinin karisi bunu yapti tarlalar kendisine kalsin diye' dedi. `Begê'nin gizlice gittiinin sabahi babam uyandiinda Begê'nin gittiini anlami. Yakin bütün köyleri arami. Sonra da `Ben ona çok zulüm yaptim' diyerek alami. Suruç ya da Aligör kasabasina gittiimde halam Begê'yi taniyan yali Dina aireti üyesi kadin ve erkekler `Sen Begê'nin yeenisin, Begê senin halandi. Begê çok temizdi. Evlenmedi. Bizim omzumuzu ov, sivazla geçsin' derler. Sünni ya da Ezidi tüm yalilar eer hasta iseler mutlaka benim elimle kendilerine dokunmami isterler.' `Halam çok namusluydu.' Gözleri doluyor. Ardindan oluna Kürtçe bir eyler soruyor. Nedenini anlayamadiim bir tedirginlik yaiyor. Bunun üzerine benimle konumak istemiyor. Üzülüyorum. Bu noktadan itibaren benim evlerinden ayrilmam için özel çaba harciyor. Kalkiyorum. Küçük olu beni arabayla ana yola çikariyor. Mishacerk'in yerlisi dina airetinden bir çok ailenin buralari çoktan terk ettiini, Adana'ya Mersin'e taindiklarini söylüyor. Konuan: Kadir Samur Ya:30 Yer:Mishacerk Köyü Begê'ye yakinlik derecesi: Begê'nin abisinin Olu'nun olu `Zahide benim nenem. Dedem Mehmet'in ikinci karisi. Begê'nin bu köyden gitmesinin en büyük nedenidir, benim nenem Zahide. Begê'nin dilenerek getirdii ekmek ve yemekleri yer sonrada inkar edermi. Begê'ye her konuda iftira atar, kocasina da Begê'yi her firsatta kesermi. Yazik ki dedem karisinin bu iki yüzlülüünü çok ciddi cezalandiramami.' Konuan: Cindi Samur Ya:73 Yer:Mishacerk köyü Begê'ye yakinlik derecesi: Begê'nin abisinin olu

43

`Babam çok fakirdi. Halam Begê dilencilik yaparak bizim geçimimizi salardi.' Bulunduumuz odada Cindi beyin silahli bir çatimada ölen olu'nun fotorafi asilmi. Konuan: Adle Samur Ya:65 Yer:Mishacerk Köyü `Çou kez etrafina çizilen çemberden akamin karanliina kadar çikmadii olurmu. Onu taniyan biri olurda çemberi kirarsa o zaman çemberden çikarmi. Begê abisine sürekli `Zahideyi alma o Müslüman' dermi. Zahideye de `Sen nasil benim kardeimin karisi olursun, senin babanin sakalina siçim' dermi. Köye hocalar gelipte kuran kursu açtiklarinda kocamla beraber dier kardeleri çocukluklarinda bu kursa gidip gelmeye balamilar. Begê de onlara çok kizarmi, kuran kursuna gittikleri için. Begê ineklere yem verdikten sonra köy köy gezermi. Çok yaman ve erkeksi imi. Kiz olduu için akamlari kendi köyüne mutlaka dönermi. Herkes Aligör'ün tüm köyleri, hatta Suruç'un tüm köyleri onu tanirmi. Karaköy Mishacerk'e 20 km uzaklikta. Bu mesafeyi yürüyerek gidip gelirmi. Selüh, Begê'nin abisinin ilk karisiydi. Selüh Begê'nin amcasinin kiziydi. Selüh Ezidi idi. Begê'nin kiz kardei Bese'nin bir kizi oldu. Adi Hanim. Ama öldü. Hanimin bir olu var. Adi Kadir Ai. Begê'nin abisinin ikinci karisi Zahide, Begê'nin abisi ile evlendiinde 12 yaindaymi.' Söze Kadir Samur kariiyor, `Dedemi etkilemek için ona cilve yapmi. Dedemin o zaman tek erkek çocuu varmi. Fazla erkek çocuu olmasini istediinden bu evlilie sicak bakmi. Zahide ile evlendikten sonra Müslüman olmu.' Tam bu noktada biraz durup soluklanalim. Adle Samur'un dedesinin ikinci evlilik yapmak istemesinin nedenini açiklamasi üzerinde biraz düünelim. Kürtler belki de binlece yildir erkek evlatlari olmasini çok önemsemilerdir. Çünkü yaamalari için savamak zorunda kalmilardir sürekli. Kürt halkinda erkek çocuk bu yüzden kutsaldir. `Berxwe nér ji kêrènaye' ekilnde söylenen Kürtçe bir atasözünün Türkçesi,' Erkek kuzu biçak içindir.' Yazar bu atasözünü 2009 yilinda Urfa merkezde Kadir Ceylan adli 50 yaindaki Kürt bir bireyden derlemitir. Bu atasözünde anlatilmak istenen Kürtler için savain bir kader olduu ve bu uurda sürekli erkek çocua gereksinim duyduklari bu çocuklarinda kaderlerinin ailesi yada aireti için ölmek olduudur. Yazarin bu açiklamalari uzun uzadiya yapmasindaki en büyük nedeni, Begê mitosunun olu nedenlerinden birisinin de bu kültürel algilayi olduudur. Yani bir mitosun ekonomi-politik temel nedenlerinin yanisira daha dolayli kültürel nedenlerinin de olduu okuyucuyla paylailmak istenmektedir. Doal olarak mitosun asil varolu nedeni ekomomi-politik nedenlerdir. Kültürel nedenler 2.cil hatta 3.cül nedenler olarak düünüle bilinir. Kürt toplumunun binlece yillik doasinda erkek çocua verilen bu önem olmasaydi, Adle Samur'un dedesi ikinci evlilii yapmak zorunda kalmaya bilir, belki de Begê Samur mitosu var olmaya bilirdi. Ezidilerin Müslümanlamalarinin yollarindan biri olmutur, Müslüman bir ele evlilik yapmalarini salamak. Günümüzde de internette Yezidi kelimesi için arama motorlarindan arama yapildiinda açilan bir çok sayfada slami evlilik reklamlari mevcut. Örnein, http://www.bydigi.net/zerdustluk-samanizm-budizm-vb/330087ezidilerin-yezidilerin-yezit-ile-iliskisi-var.html sitesinde slami evlilik reklami var. Bu sitede `slami Evlilik Sitesi üye olun taniip islami sohbet edin evlilik için ilk adimi bizle atin! baresi var. Sitede www.GonuldenSevenler.com/Islami_Es' reklami bulunmaktadir. Ayrica http://www.uslanmam.com/diger-dinler/235762-yezidilik-

44

dini.html adli site açildiinda da `Gönülden sevenler.com adli slami evlilik sitesinin reklami var. Türbanli ama oldukça güzel ve masum görünülü kizlarin fotoraflari bulunmakta sitede. Böylece Ezidilii aratiran Ezidi gençler etkilenmeye çaliilmaktadir. `Begê'nin kiz kardei Bese evlenip Viranehir olakçi köyüne gitti. Orada öldü. Begê'nin saçlari kalçasina kadar uzundu. Çok çok güzeldi. Yilan isirmasini, akrep isirmasini iyiletirirdi. Kocamin eli de iyiletirir. Begê buday tenliydi. Kendisine gelen bir çok görücüyü kovmu. `Ben Müslümanlarla evlenmem' demi. Görücülerin atlarini baladiklari ipleri çözer, atlarin kaybolmasina yol açarmi. Begê bir gün abisine, Hacnebi adli çok zengin bir airet reisinin kendisine `Müslüman olursan abin Mehmet'i, Mehmet'in çocuklarini ve seni ölene kadar beslerim. Dilencilik yapmana da gerek kalmaz. Üstelik kizimin üzerindeki tüm altinlari da sana veririm.' Dediini anlatmi. Begê bu olayi Cindi ve karisina da anlatmi. Mishacerk'te artik dayanamayacaini anlayan Begê, Aziz adli bir kiiye `beni Suruç'taki siir pazarina götür' demi. Orada Temur aa varmi. Temur aa, Begê'yi alarak Viranehir olakçi köyündeki çiftliine getirmi. Ve Begê ölene kadar orada yaami. Begê sürekli `Siz Müslüman oldunuz, ben artik Mishacerk köyünde kalamam dermi.' Konuan: K. Ya: 80 Yer: Viranehir-Olakçi Köyü Erkek `Hasta olan bir çok yezidi ve az sayidaki Müslüman, iyilemek için Begê'nin mezarindan toprak alip suda erittikten sonra içer.' Tarih: 12.06.2009 Konuan: Halit Yildiztekin Ya: 43 Yer:Urfa Merkez `Yali yezidiler bugün bile `Bi Seré tirba Begê be. Restidibejim.' eklinde yemin ederler. Türkçesi Begê'nin Mezari için yemin ederim ki, doru söylüyorum demektir. Söylediklerinin doruluuna inanilmadiinda Suruçlu Yezidiler böyle yemin ederler.' Konuan: brahim Halil Akku Ya: 60 Yer: Müzeybil (Aybasti) Köyü Suruc Urfa. 1.Görüme `Çou Ezidi doru söylediine kesinlikle inanilmasini istedii zaman `Bi tirba Begê be ez doru dibijime', eklinde dua ederler. Türkçe anlami Begê'nin ölüsüne, mezarina yemin ederim ki doru söylüyorumdur. Begê ` Evlendiimde çocuklarim olur ve bu toplum çocuklarimi da Müslüman yapar. Ben orijinal kalayim. Asimile olmayayim. Evlenmeyeyim ki benim zürriyetim orijinal niteliini kaybetmek zorunda kalmasin.' Diye düünmütü.' Müzeybil köyüne geldiimde saat 16.00 olmasina ramen oldukça sicakti hava. 5 dakika bile dayanamadim. Lütfen bir bardak su diyorum. Ardindan 3-4 bardak su içiyorum. Halil Bey, ` Bak 5 dakikada kaç bardak su

45

içtin. Begê buraya sabah saat 09.00 gibi gelirdi. Gelir gelmez çou kez hemen etrafini çemberle çevirirlerdi. Düün sabahin 9'dan akamin 7'ne kadar diarida günein öldürücü sicainda saatlerce aç susuz beklemek zorunda kalirmi. Ama yinede çemberin diina çikmazmi. Buradaki Müslümanlar saatlerce onun bu çemberin diina çikmasini büyük bir sabirsizlikla beklerlermi. kenceyi görüyor musun? nanmi bir Ezidi çevresine çizilmi bir çemberi silip diari çikarsa dininden dönmü sayilacaini çok iyi bilir.` Konumasinin burasinda Halil Bey hüngür hüngür alamaya baladi. Ona sarilip alayarak acisina elik ettiimi çok sonra fark ediyorum. Ne kadar zaman böyle geçti bilmiyorum. Halil Bey kendine geldiinde `Begê'nin nancindaki bu kararlilik herkesi airtirmi. Özellikle Müslümanlar bu tutumu karisinda çileden çikarlarmi.' Diyerek konumaya devam etti. `Begê yalandiinda Mishacerk'e gömülmek istemedi. Bir kadin olmasina ramen o tarihlerde Müslümanlaan airetinin karisina geçip ` siz Kürtler Zerdüi idiniz. Müslüman oldunuz, (bakin) imdi neler yapiyorsunuz. Dininizden dönünce gasp, hirsilik yapiyor, eski mertliinizi yitiriyorsunuz, oysa Zerdüt iken böyle kötü iler yapmiyordunuz ' dermi. O zamanlar Müslümanlaan Ezidiler ibriin içindeki suyu kullanarak abdest alirlarmi. Begê de `briin kulpundan tutunuzda ne yapiyorsunuz, öldürüyorsunuz ' dermi.' eklinde açiklama yapti. Tartimasiz nesnel olmayan bir saptamadir bu. Buna ramen önemli bir tarihsel gerçeklii üstü kapali bir ekilde ifade ettii için de çok önemlidir. Bu açiklamadan anlamamiz gereken ey Ezidilerin din deitirme sürecinin, Kürt Feodalizminin yikilip kapitalist bir topluma giri sürecine denk dütüüdür. nsanlarin ahlakini bozan slamlama deil kapitalistlemedir aslinda. lginç olan bir çok yari Ezidi Kürt köylüsünün bu ahlaki çöküntünün nedeni slamlama olarak ifade edecek olmalaridir. Halil beyin yaptii bu deerlendirmenin aynisinii Hansi Binici adli yali Kürt kadinin konumasinda da görmütük. Kürt toplumundaki yozlamanin slamlama ile baladii düüncesi bu insanlarin bilinçlerini bir ekilde yerlemitir. Oysa yozlama kapitalist toplumla birlikte gelmitir. Feodal toplumdaki insani ilkilerin kapitalist topluma göre daha hümanist olduu burada animsanabilir. YariEzidi-yari Müslüman Kürt köylülerinin yozlamayi slamlamayla ilikilendirmelerini Ezidi bireyin Müslüman bir bireyden daha erdemli olduunu belirtme çabasi olarak da deerlendire biliriz. Halil Bey Begê'nin neden evlenmediini yeniden açiklama gereksinimi duyuyor. ``Evlenirsem çocuklarimda benim yaadiim ikenceleri yaarlar.` diye düünmü. Ayrica Ezidilikte bir eyh kadin eyh bir erkekle evlenmek zorundadir. Begê eyhti. Airetindeki kendisiyle ayni kuaktan olan bir çok erkek eyhte Müslüman olmutu. Onlarla evlenemezdi. Kendi yaiti dönmemi erkek eyh yoktu. Dönmeyen erkek eyhler de çok yali, üstelik evliydiler. Ezidilikte tek elilik esastir. Kendisi de dönen hiçbir kimseyle evlenmek istemedi. Yani Begê'ye uygun erkek Ezidi bir eyh yoktu. Dönmemi erkek Ezidiler varsa da onlar da eyh deillerdi. Yani Begê evlenmeye kari deildi. Ayrica Begê, Ezidi Kürt irkinin orjinalliini de bozmak istemediinden de Müslümanlami Kürt erkeleri ile evlenmedi. Begê'nin atalari, Urfa ve kirsalina Kerkük vilayeti, Sincar ilçesi, Sunni nahiyesine bali Guhubel köyü ve ian köylerinden geldiler. Günümüzden yaklaik 300-400 yil önce. Kerkük ve kirsallarindaki Ezidleri Müslümanlatirma politikalari çok airdi. Ezidiler ya Kerkük'te kalip Müslüman olacaklar ya da burayi terk edeceklerdi. Kalanlar Müslümanlati, Ezidi kalmak isteyenler Kerkük'ü terk ettiler. Begê'nin soyu Meleke Tavus'a dayanir. Begê eyhtti. Bu yüzden mezarini kimseye göstermezler.'

46

Konuan: Ahmet Binici Yer: Mishacerk Köyü Ya:33 `Begê bir kadina göre uzun boyluymu. Parmaklari da uzunmu. Birkaç yil önceydi Mishacerk'e Konya'dan Müslüman bir biçerci geldi. Tarlalarini sürdüü köylülerden alacaklarini bir borç defterine yaziyormu. Bir gün bu defterini Begê'nin evinin yakinlarinda kaybetmi. Köylülerden ne kadar para almasi gerektiini belirleyememi. Köylülerin bu durumda kendisine `sana u kadar borcumuz var' diyerek gerçek borçlarinin altinda bir miktar söyleme olasiliklari varmi. Bu biçerci Bilecik'teki bir Müslüman hocaya gidiyor yardim istiyor. Hoca kendisine `O köy bo deil, cinler periler var' demi.' Begê Müslümanlardan öcünü aliyor. lahi adalet gerçekleiyor. Köylülerin vicdanlarinda Begê suçsuz ve masumdur. Buna ramen haksizlia uramitir. Toplum Begê konusunda adil bir adalet salayamamitir. Bunu telafi yoluna gidilmektedir. Ahiska, Vezetti'nin toplumsal hafizayla ilgili iki boyutunu `Deneyim alani ve beklenti ufku' olarak tesbit ettiini belirtiyor. ` Deneyim, toplumun beklenti ufkunda bir anlam kazandiinda politik bir önem taimaya balar ve toplumsal hafizada bir yer edinir.' (24) Burada deneyim alaninda beklenti ufkunun anlami iki kisimda toplanmaktadir. Begê'nin masum olduu ve bu masumiyete ramen ona yapilan haksizliklarin cezasiz kalmamasinin istenmesi. Ahmet Binicinin anlatimlarindan, yeni Müslüman eski Ezidilerin ortak hafizalarinda ilahi adaletin hala arandiini görmekteyiz. Bu adalet isteinin görümeyi yaptii 2008 yilindan sadece birkaç yil öncesinde ifade edildiine dikkat çekmem gerek. Yani Begê'nin ölümünün üzerinden 50 yil geçmi olmasina ramen Mishacerkli köylüler Begê için adalet istemektedirler. Bu istek slamlamanin özgür irade ile gerçeklemedii sonucunu çok rahat düündüre bilir. Konuan:Gazal ahin, Kadin. Ya: 77 Yer:Suruç `Biz Karaköy'deydik. Bütün köylüde bir heyecan bir tela. Herkes bairiyor `koun Begê geliyor' diyor. Herkes çok mutlu ve heyecanliydi. Sanirsiniz ki bir milletvekili, bir kaymakam geliyor. Yani Begê o kadar önemseniyordu.' Konuan: Bozan ahin Ya: 83 Yer: Suruç `Dünya evine girmedi. Delirmiti. Çocuklar etrafina çember çizerdi. O da akama kadar çemberin içinde kalmak zorunda kalirdi. Biri kendisini çikarsin diye alardi. Ölene kadar Ezidilikten vazgeçmedi. kencesi çoktu. Çok ikence gördü. Çou kez sabahtan akama kadar çemberin içinde kalmak zorunda kalirdi. Akrabalarini ziyaret etmeyi çok severdi. Bizim köye de gelirdi. Burada da akrabalari vardi. Sünni Kürtlerle Ezid Kürtler arasinda sorun yoktu. Devlet bizi birbirimize düürürdü.' Gazal ahin ile Bozan ahin evliler. Gazal Hanim Begê'nin çok saygin olduundan söz ederken kocasi Bozan Bey Begê'nin delirdiini söylüyor. Dier

47

köylü görümelerimde Begê'nin delirdiini birkaç kez daha duyacaktim. Bazi köylüler bu delirmeyi ermilik olarak tanimliyorlardi. Konuan: Abdullah Kaplan Ya:60 Yer:Suruç `Begê yaami boyunca Ezidi kaldi.' Konuan: Nazli Kaplan Ya:53 `Begê hiç evlenmedi.' Tarih: 09.05.2009 Yer: Urfa-Suruc Konuan Kii: Ali Çelik Ya:80 Doum Yeri: Suruç-Karaköy `Ben de Dina airetindenim. Begê'nin etrafina çember çizerlerdi. O da alar çemberden çikamazdi. Sonra da biri gelir çemberi bozar, o da çikardi.' Konuan: Ayhan Aslan Ya: 47 Yer: Osmanbey kampusü/anliurfa `40 yil önceydi. Büyük keilik köyünde yaiyordum. Köyün yali adamlari kendilerine inanilmadiinda `Bi sere begê be' yani begê'nin bai hakki için olsun derlerdi. Bu ekilde yemin ettiklerinde herkes onlara inanmaktaydi.' Konuan: eyho Binici Ya: 80 D.Y:Mishacerk Köyü Yer: Mishacerk Köyü Meslek: Eski Köy Muhtari Tarih: 07.08.2009 `Ben 11 yalarinda Begê 45-50'li yalardaydi. Saçlari yaami boyunca açikti. Hiçbir zaman earp, ba örtüsü vb kullanmadi. Bir gün 15 tl parasini kaybetmi. O zamanlar 15TL bir servet, çok iyi bir para. Bu olay sonunda aklini yitirir gibi olmu. Ondan baka Yezdilii bu kadar açik yaayan kalmamiti. Yalaninca boyu biraz kisalmiti. 1.60 falan vardi. Dolgun yüzlü, hafif esmerdi. Kizamik hastaliini biraktii izler vardi yüzünde. Suruç'ta Dina kökenli 70 Yezdi köy vardi. Tamami Yezitti bu köylerin. Hepsi slam'a döndü. slam'a dönemeyen son 3 köy, Mishacerk, Masicark ve Karaköy idi. Karaköy'deki eyhanlar dönmemiti. Zaten bu 3 köy Yezidiler eyh ailelerinden gelmekteydiler. Bu 3 eyh ailesi eyho Bekri, Siracettinler ve emsiler idi. Begê eymsilerdendi. `Bu bo bir dindir, cehennemde yanarsiniz' diye diye herkesi Müslüman yaptilar. Zamanla etrafta Yezidi kalmadi. Dedem Yezidi idi.

48

Babam Müslüman Haci oldu. Müslümanlar Yezidilere sözlü tacizde bulunurlardi. `Siz pissiniz.' Aailama da vardi. `Yezidilerin çaylarini içmeyin, yemeklerini yemeyin çünkü haramdir' derlerdi. Özellikle bunlarin kitaplari yok söylentisi çok etkili oldu. Ayrica Yezidilerden kiz almayin, kiz vermeyin derlerdi. Aklima gelmiken sana Adle Kulek'in efsanesini anlatayim. Kulek Kürtçe sakat demektir. Yani sakat Adle. Ayai aksadii için ona kulek demiler. Biz Adle Kulek öldükten sonra onun evini ahir olarak kullaniyorduk. Onun evini ahir yapip koyun ve kuzulara oraya yerletirdikten sonra bütün koyun ve kuzular kör oldu. Kulek Adle'nin ruhu buna izin vermedi. Adle'de Begê gibi Yezid idi. Ve slam'a dönmeye iddetle kari çikardi. Adle Külek Ezidi bir Azize idi. Begê gibi eyh'ti. Dini inanci nedeni ile Begê gibi hiç evlenmemiti. Yillar önce 2 yainda Selvi adinda küçük bir kizim vardi. Souk bir ki günü beni uyandirdi. ` Baba kakam geldi' dedi. Onu Adle'nin evinin önüne götürüp orada kakasini yaptirdim. Bana `büyük kadin bana vurdu.' Dedi. Adle'nin ruhu oraya kaka yapmasina izin vermedi. Selvi kizim bu olayin ardindan kisa bir süre sonra öldü. Müslümanlami Yezidiler hastalandiklarinda Adle'nin evinin önünden toprak alir, suda eritir ve ariyan yerlerine sürerler. Adle dedem zamaninda yaami. 1913'de ölmü.' Begê 20 yalarindayken ölmü bir kadin. Adle mitosu Begê mitosundan daha eskidir. Adle mitosunda cinler periler söz konusu iken ­yali kadin bana vurdu- Begê mitosunda bu yoktur. Begê mitosuna zamanla bu tür figürler de eklene bilir. Buradan mitoslatirma sürecinde doaüstü varliklarin efsaneye katilmasi belli bir zamani gerekli kiliyor, eklinde bir varsayim ortaya atila bilir. Yani efsaneletirme sürecinde toplumsal hafiza bu olaya hemen doaüstü varliklari katmiyor. Bastilirmi zihin anlatilan bu öykülemede kendini ifade etme olanaini yakalamitir. Spivak bastirilmi zihin konua bilir mi? Diye soruyor ve bu soruya da evet yanitini veriyordu. Evet bastirilmi zihin konua bilir. Benim altini çizmek istediim bu konumalarin çok farkli formatlarda olabileceidir. Tartitiimiz bu olguda bastirilan deerlerin maddi görüntüleriyle karilaildiinda bu deerleri bastirmi olan bireylerin, yaadiklarina anlam yükleme eyleminde bastirilmi zihnin konutuudur. Bastirilmi zihnin maddi görüntüsü burada Adle Külek'in evi olmaktadir. eyho Binici sakat Adle'nin eski evini koyunlari için ahir olarak kullandiinda koyunlari kör olmutur. Bastirilmi zihnin maddi bir görüntüsü ile herhengi bir yaamsal etkileim olduunda bireylerin zarar görmeleri, üzülmeleri vb olmusuz yaantilar araciliiyla bastirilmi zihin kendini ifade etmektedir. 2 yaindayken ölen Selvi adli kizinin ölümünü, kizina Adle Külek'in evinin önünde kaka yaptirmasina balamasi da bu balamda deerlendirile bilir. `Birde Cindi Bro var. Bro Kürtçe brahim demektir. Bro'nun olu Cindi. Eskiden herkes hayvanlarini otlatmak için yaz aylarinda Akçakale meralarina gidermi. Mishacerk'ten Akçakale'ye giderlerken küçük ev eyalarini bro cindo'nun evine birakirlarmi. Bro Cindo Yezidi bir eyh'tir. Bir yilan ordusu bu evi bekler. Kimse hirsizlik yapamazmi.' `Suruç'un en zenginlerinden biri de Hacnebi idi. Büyük olu babamin yaindaydi. kinci olu Kavvas'ti. Bence eyhanlidirlar. Kizi Ayan Haci Osman'la evlendi. Haci Osman da Suruç'un en zenginlerindendi. Suruç'un eyhleri Kadiri tarikatinin eyhleri idi. Bu kadiri eyhleri telkin ve zorlama ile insanlari slamlatiriyorlardi. Dövme yoktu ama. `Eer Müslüman olmazsaniz, sizi öldürürüz, size kötülük yapariz' eklinde korkutmalar olurdu. nsanlar cahil. Daha sonralari Nakibendi eyhleri geldi. Diyarbakir, Siirt ve Mardin'den geliyordu Nakibendi tarikatindaki eyhler. Bu eyhler de ise tehdit yoktu. Kandirma yolunu seçiyorlardi. `Bir dinin bir kitabi olmalidir, oysa sizin dininizin kitabi yok' derlerdi. Kadiri hocalari

49

insanlari slam'a çairmak için tefler çalar, zikirler yaparlardi. Bir köye gittiklerinde bütün köylüler o eve toplanirdi. Onlarda tüm köye propaganda yapma olanaini bulurlardi. Zamanla Yezidilikte erime oldu. Yezidilik bitti. Mishacerk köyüne ilk cami 1975 yilinda yapildi. O zamanlar Yezidi eyhi cindi vardi. Hiç namaz kilmadi, oruç tuttuunu kimse görmedi. Sürekli ben Yezidiyim derdi. Öldüünde cenazesini camiye getirdiler. Adam Yezidilii hiç birakmamiti. imdi bu yaptiklari adama haksizlik deil mi? eyh Cindinin ölmesine yakin Bozova'nin saf/sof köyünden Ali adli bir genci benim evime getirdiler. Çocuk yürüyemiyor. Her iki koltuuna iki kii girmi onu öyle yürütüyorlar. Hemen eyh Cindi'yi çairdik. Çocuun ayaklarini kerametli elleriyle ovaladi. Çocuk `eyh Cindi bacaimdan ayak parmaklarima doru ovaladikça ayak uçlarimdan alevler diari fikiriyordu' dedi. Ardindan çocuk hepimizin gözleri önünde yürümeye baladi. Bak 3 km uzaklikta Mishacerk'e yakin Merax Ermeni köyü var.' Aklimdan Begê'nin en yakin komularinin Ermeniler olduunu geçiriyorum. Eskiden Ezidi köyü olan Mishacerk köyünün en yakin komusu Merax Ermeni köyü imi. Mishacerk kelimesinin anlamini soruyorum. `Arapça Nis yarim demektir. Cerk ise ta demektir. Nishacerk yarisi talik demektir. Mishacerk buradan türetilmitir' diyor. 1915 yilinda yaanan Ermeni trajedisinin Ezidi Kürtleri çok olumsuz etkiledii de ortaya atila bilir. Ermenilerin panislamist politikalari karisinda yaadiklari Ezidilerin içe kapanma nedenlerinden en önemlilerinden olduu çok rahat düünülebilir. Konuan: Ahmet Binici Yer: Mishacerk Köyü Ya:33 `eyh Baba adli Ezidi bir ermiin mezari (ziyareti) var. 200 yildir bu söylenti varmi. Çocuu olmayan onun mezarinda dua edermi. 40 yil önce her Cuma orada yemek yapilir ve daitilirmi. Yemei yapip daitan kiinin tuttuu dileklerinin gerçekleeceine inanilirdi. Bundan 200 yil önce yine Begê gibi Müslüman olmaya yanamayan ve hiç evlenmemi Ezidi sakat Adle adinda bir kadin Mishacerk köyünde yaami. Dayim yillar yilar önce ölen bu kadinin evini kendi evinin bir odasi haline getirmi. Dayim olan Halil Binici ne zaman bu sakat Adle'nin evinde ya da evinin önünde namaz kilip secdeye varirsa el parmaklarinin arasindan alevler çikmakta ve iiklar yukariya yükselmekteymi.' Konuan: Halil Binici (Ahmet Binici'nin dayisi' Ya: 50 D.Y: Mishacerk köyü `Evim Adle Külek'in evinin bitiiidir. Namaz kildiimda parmaklarimin arasindan alevler yükselir. Çünkü Adle Külek Ezidi idi ve buraya hiçbir Müslümani kabul etmiyor.' Ezidi eyhi bir kadinin kutsal evi ile slam dininin ibadeti olan kutsal namaz kilma yan yana geldiinde deforme olan namaz kilma eylemi olmaktadir. Politik olarak toplumsal hafizadan yok edilmek istenen herhangi bir deer - dini inani, politik görü, etnik kimlik vb- `in herhangi bir sembolü, söz konusu deerin yerine ikame edilen benzer ilevsellikteki deerin herhangi bir sembolü ile yan yana geldiinde/getirildiinde bireyin bilinçalti duygulanimi, kari kariya gelen bu 2 deerden hangisinin birey için daha önemli olduunu gösterir. Ve toplumsal hafiza bu noktada kendini ifade etme olanaini bulur. Yazar bu saptamayi yukarida anlatilan öykülendirme sonucunda yapmitir. Halil Binici'nin kiiliinde kendini gösteren toplumsal hafiza, Ezidiliin kendisini gizleyerek korumaya devam ettiini,

50

koullar uygun olduunda daha belirgin bir ekilde ortaya çikabileceini göstermektedir. Kürt açiliminin tartiildii bu dönemde Ezidiler üzerindeki toplumsal ve devletsel baskilarin kaldirilmasi durumunda Mishacerk köylülerinin Ezidi inanacina ne ölçüde ve ne miktarda dönecekleri konusu Sosyoloji bilimi için binyilda bir gelebilecek bir firsat içermektedir. Konuan: slim Binici Ya: 50 D.Y: Mishacerk köyü `Sicak yaz günlerinde Adle Külek'in evinin önünde uyuruz. Onun evine yakin uyuduumuz geceler kulaklarima köpek yavrusu sesleri, kalabalik insan sesleri gelir. Adle Külek'in evine yakin namaz kildiimda el parmaklarimin arasindan 2-3 m iik ve ate yükselir. Bir gün damadim bize yatiya kalmiti. Onu Adle Külek'in evine yakin yatirdim. Sabah damadim `Neden beni burada yatirdiniz, sabaha kadar bir köpek yatai çekti, ben çektim.' Dedi.' Bu öykülendirmelerde yöre halkinin toplumsal hafizasinin bilinç altinin yansimasi görülmektedir. Mishacerk halki bilinç altinda hala Adle Külek'e saygi beslemekte, Adle Külek'in kimliinde Ezidilie saygisizlik yapmalari durumunda cezalandirilacaklari korkusunu hala benliklerinin derinliklerinde yaamaktadirlar. Bastirilmi zihin ancak bir çilikla konuabilir. (25) Toplumlar bu olguda olduu gibi bir tür mistifikasyonik halisinasyonlarla da hafizalari korumaya kalkarlar. Yani toplumlar halisinasyonlar araciliiyla da gayri resmi tarihlerini animsarlar ve korumaya kalkarlar. Suruç'lu Ezidiler önce Osmanli ve yerel erkler ardindan Cumhuriyet tarafindan kültürel sömürüye uramilardir. Bu olguda olduu gibi kültürel sömürülerde de toplum bastirilmi (ve izofrenik) bir zihinle her türlü sömürgecilie kari koyar.(26) slim Binici binlerce yillik Zerdüi/Ezidi Kürt kimliini ile resmi ideoloji tarafindan kendisine dayatilan kimlie kari direniyor, bu direniinde bastirilmi toplumsal bellek kendi sesini izofrenik halüsinasyonlarla duyurmaktadir. Kendi hafizasinda oluturulmak istenen yanli bilinç (Türk-slam kimlii) ile kendi öz kimlii (Kürt-Ezidi) karilikli olarak slim Hanimin bilincinde ölümüne bir varolu kavgasina girmeleri, bu köylü kadininin bastirilmi toplumsal belleinden reel dünyaya halüsinasyon anlatimiyla ortaya çikmaktadir. Sistem bu köylülerin toplumsal hafizalarina saldiridan vazgeçmeyecektir. Yari ezidi-yari müslüman bu Kürt köylülerinin yaadii/yaamakta olduu kültürel izofreni, kültürel yabancilama, bugünlerde tartiilan Kürt sorununun öznesidir aslinda. Efsanenin nesnesi dier dünyayla tartimadir.(27) Toplumsal bilinç efsaneletirme olgusuyla dinsel bir tartima sürecini taze tutmaktadir. Birey/toplum kültürel sömürü karisinda dinsel deerlerini bu tartima araciliiyla gelecek nesillere miras olarak birakmaktadir. 1913 yilinda ölen Adle Külek (Sakat Adle)'in de efsaneletirilmesi de oldukça dikkat çekicidir. Begê 19 yaindayken Sakat Adle ölmütür. Öldüü tarih dikkate alindiinda bu corafyada yaayan Ezidilerin içlerine kapanma refleksinin 1800'lü yillara kadar uzandii düünüle bilinir. Tarih: 09.05.2009 Konuan Kii: Aye Kurt Yer: Suruç Ya: 77

51

`Karaköy'de ona çok saygi gösterilirdi. Yaliliinda. Ama bu saygi artik Yezidlikle ilgili deildi. Sadece misafir olduu için deer verilmeye balandi.' Tarih: 18.09.2009 Yer:Suruç'a bali Ömerik köyü Konuan: N. Ya:39 Meslek: Çiftçi `Begê bizim için ehittir. Burada herkes Begê 'yi çok severdi. O kadar çok severlermi ki, kalip gidecei zaman çevresine çember çizerlermi ki kalip gitmesin. Günlerden bir gün Begê yine bizim köye ziyarete gelmi. Ramazanmi. Bakmi ki, eski yezidi akrabalarinin tümü Müslümanlami ve oruç tutmaya balami, o an ayaa kalkmi, `Remrütik-çiplak ramazan- sizin olsun, Yezidhan ­Viranehir- benim olsun' demi ve Viranehire gitmi. Özellikle Müslümanlarin omuzlari tutulduunda ya da bir yerlerinde sizi olduunda söz konusu bedenlerinin bölgesini Begê'ye ovdururlarmi. `Begê yel alir' diye söylerlermi. 1910-1912 yillarinda Urfa'nin yerlileri Karaköy'ün topraklarini kendi üzerlerine tapulandirmilar. O zamanlar Karaköy'de oturanlar yezidi imiler. Urfa'nin yeni toprak sahipleri Karaköy'e gelirken yanlarinda sünni Müslüman hocalari da getirirlermi.' Bu hocalar buralarda slam misyonerliini yaparlarmi. Ayrica Karaköy'ün yerlisi olup Türkçe bilenler de tapu alabilirlermi. Çou Yezidi toprak sahibi olup, çiftçilik yapmak istemezmi. Yerleik yaama geçtiklerinde 16 ya üstü erkek çocuklarinin yillarca askere alinip gelmeme olasilii varmi. Askerlik 15 yil bazen 8 yilmi.' Moltke Kürtlerin askere alinmalari konusunda ` Kürdistanda askerliin 15 yil olduunu söylemek, askerliin bir ömür boyu olduunun farkli bir ifadesidir. Bu yüzden Kürtler erken evlenirler, karilarindan, çocuklarindan ve yurtlarindan ebedi olarak ayrilmak, onlarin kaçma, ya da silahla kari koyma suretiyle kurtulmaya çalitiklari bir kara alin yazisi olmaktadir. ... Çok asker kaybetmitik. Bu kayiplarin yerini doldurmak için Kürdistan'dan yeni askerler toplamak zorundaydik. Kürt köylüler dalara kaçiyordu, pelerinden köpekler saldirtarak kovalaniyorlardi; tutulanlar çou zaman çocuklar ve sakatlar, uzun iplerle siralama balanmi ve elleri bali olarak getiriliyorlardi. Subaylarin dillerini bile anlamayan sözde askerler daimi olarak esir muamelesi görmek zorunda idiler. (28) eklinde bir açiklama yapmitir. N. konumaya devam ediyor. `ems-i Xamhano toprak istemedi. 1891 yilinda Begê 'in köyündeydi. 1922 de bizim köye geldi. Buradan da askere gitmemek için kaçti. Maliye Memurlari eeklerle köy köye dolaip, gördükleri köylülere gelin bu köy sizin olsun, tapunuzu da verelim. Derlermi. Ama hiç kimse buna pek yanamazmi önceleri. Çünkü vergileri çok airmi.' B.Nikitin Kürdistan'da tarimin geliimini engelleyen en önemli faktörün çok air vergi sistemi olduunun altini çizer. Nikitin arkadai Bedger'e yazdii bir mektupta Kürtlerin askerlie bakiini '' .....Kürtler öyle cevap veriyorlardi. `Ne yapalim? Ovaya yerleip köy kursak, ba diksek, buday eksek, kiraç toprai sürmeye koyulsak, üzerimize o kadar air vergiler yükleniyor ki zahmetimize karilik elimize hiçbir ey geçmiyor. Geriye yapilacak ne kalir? stemeye istemeye evimizi terk edip dalarda, herhangi bir baski altinda ezilmeyen kardelerimizin yanina siiniyoruz....'' (29). eklinde açikliyordu.

52

Tarih: 18.09.2009 Yer: Suruc-Karaköy Konuan kii: Salih Yamurlu Ya:81 Doum yeri:Ömerik (At yolu mezrasi) 1. Görüme `16-17 yalarindaydim. Begê 60 yil önce buraya gelirdi. Buradaki akrabalarini görmek isterdi. Begê öldüünde Celal Bayar cumhurbakani, Mendereste Babakandi. 55 yaindan sonra olakçiya yerlemeye gitti. Boyu 1.67 idi. Zayif deil iman deildi. Eskiden iman insan yoktu zaten. Çünkü kadin erkek herkes çok çaliirdi tarlalarda. Siyah gözlü, siyah saçliydi. Beyaz tenliydi. Çok güzeldi. Sabah 10 gibi köyde olurdu. Yezidilerin erkekleri çok yakiikli, kadinlari çok güzeldi. Ruslardan bile yakiikli ve güzellerdi. Müslümanlikla beraber melezleme baladi, Yezidilerin saf irki bozulmaya baladi. Yezidi olmayan dier airetlerle evlilik artti. Begê saf yezidi irkindan geliyordu. Çok güzeldi. Begê'nin köyünden Suriye'ye gidip oraya yerleenler oldu. Ben bunlari anlatiyorum diye jandarmalar buraya gelir mi? Eyvah jandarmalar beni alacak.' Gerçekten korkuyor. Ve elleri ile baini korumaya çaliiyor. `Benim amcam Çanakkale'de ehit oldu. Amcam Müslimolullarindan Reit idi. Babam gazi oldu. 1914 de 8. orduyla Trablusgarba gitti. Sen gazetecisin. Bu anlattiklarima ta koyar olaylari öyle anlata bilirsin.' Olaylari çarpita bileceimi söylemeye çaliiyor. Ardindan, `ben devletten yanayim' diyor. Salih Yamurlu böyle konuarak öteki olmaktan kaçmaya ve daha eski bir hafizayi canlandirma telaina giriyor. Bu eski hafiza atalarinin ehit olmasi olayidir. Atalarinin ehit olduklarinin ifadesi ise `ben de sizdenim' çiliidir. Zizek'in, kolektif suçluluk duygusunun gerçekle badatii noktada yaanan keskin sarsilmayi, `öznenin tam kalbindeki, simgeletirilemeyen , her türlü anlamlandirma ileminin bir artii, kalintisi olarak üretilen bir gerçek noktasi' olarak yorumlamaktadir. Bu noktayi bir ideolojik sistem, bir söylem çerçevesi Kapitone Noktasi olarak adlandiran Zizek, `Gösterenin gösterilenler kümesine bire bir tekabül etmediini, gösterenin daima yüzergezer olduunu' belirtmektedir. `Oysa anlailabilmek için belli söylemler" içinde gösterilenleri , tabiri caizse, raptiyelemek gerekir... belirli çöküntü noktalari, sabitlik alanlari oluturur ki, anlam dediimiz ey ancak bu noktalari referans olarak ortaya çikara bilir... Bu noktaya points de capiton, kapitone noktalari adi verilir. Kapitone noktalari, dilin yüzeylerinde yarattiklari örüntüyle bir ideolojik sistem, bir söylem çerçevesi olutururlar.'(30) Hemen burada okuyucuya Salih Yamurlu'nun, Cemile Aykil'in (Samur), -Begê'nin abisinin kizi- ve köylü tanikliklarinin hemen bainda yer verdiim 85 yaindaki Hatun Durmu'un Begê ile Ezidi dini ile ilgili konutuklarinda egemen güçlerin kendilerini cezalandirmalarindan korktuklari ve `öteki olmaktan' kaçinma refleksi gösterdiklerini animsatmaliyim. Belirtiim bu durum görüülen bir çok köylü de gözlenmitir. Begê'nin ölümü üzerinden yaklaik 50 yil geçmi olmasina ramen bu yari Ezidi-yari Müslüamn Kürt köylüleri hala Begê ile ilgili bir konu açildiinda paniklemekte, korkmakta ve konuyu kapatma davranii göstermektedirler. Tüm bu gözlemler sonucunda Begê'nin yaadii dönemlerde Ezidi olmanin ne kadar zor, aci verici ve toplumdan soyutlanmaya yol açan bir durum olduunu çok kolay ileri süre biliriz. Bu köylülerin Ezidi kimliklerini gizlemekten baka seçenekleri olmadii ortadadir. Ya Ezidi kimlii Begê gibi açikça yaayacak ve onun yaadii trajedinin

53

ortai olacaklar ya da Ezidi kimliklerine yabancilaarak kültürel asimilasyona teslim olcaklar. (ki ucu keskin biçak) Tarih: 19.06.2009 Yer: Urfa Merkez Konuan: smet imek `Begê'nin abisi çok zengindi. Çünkü o Müslüman olmutu. Ama yine de Begê 'nin abisi idi. Onu kumara düürdüler. Ve tarlalari ellerinden gitti. Fakirletiler. Ekmee muhtaç oldular. Topraklarini emekleri ve mallari karilarinda kazandilar. Begê Çok erefli bir kadinmi. Bence herkesin dedii gibi Begê Mishacerk'e küsüp Viranehir ilçesi olakçi köyüne gidip orda ölmedi. Bence o Mishacerk te öldü.' Tarih: 19.06.2009 Konuan Kii: Mehmet Durusoy Ya:51 Doum yeri: Suruç ilçesi Yourtlu köyü. `Bence de Begê Mishacerk'te öldü. Ama sonra Kemiklerini buradan alip Olakçi köyüne götürdüler.' Konuan: Abdurrahman Yildizolu Tarih: 06.08.2009 Yer: Urfa D.Y: Ömerik Köyü Ya:66 `Bence Begê Mishacerk'te öldü. Sonra onu Viranehir olakçi köyüne götürdüler. Orada gömdüler.' Konuan: Mehmet Çiftçi Ya: 75 Yer: Müzeybil Köyü. `Begê' Mishacerk'te öldü. Daha sonra mezarini açtilar, kemiklerini alip Olakçi köyüne götürdüler. Begê efsanesinde öldüü yer konusunda farkliliin olumasi söz konusu. Herkes kendi köyünde öldüünü iddia ediyor. `... bu durum anlaticinin olayi kendi memleketi ile ilintilemeye çalimasindan kaynaklanmaktadir. Çünkü yöre halki söylencede geçen kahramanin kendi yöresine ait olmasini arzular...' (16) slamlatirilmi eski Ezidi Kürtlerin, bu tanikliklarda görüldüü gibi Begê'yi sahiplenmeleri siyasi bir anlam da içermektedir. Konuan: Haydar Cengiz Ya:60 D.Y: Mishacerk Airet:Dina Tarih: 20.09.2009

54

`Etrafina çember çizerlerdi.' Alamaya baliyor. Görütüümün bir çok insan Begê'nin adini duyar duymaz alamaya baladi. Kimisi de gösünü dövdü. `Zulümdür. nsafli bir insan gelirde çemberi açarsa kurtulurdu. Hiçbir zaman kendisi çemberi kirarak diari çikmazdi. Kendi kirsaydi dininden de çikmi olurdu. Begê ayakabisiz ve bai açik dolairdi. Baini örtecek bir örtüsü yoktu. Ayakkabisi da yoktu. Çevre köylere gidecei zaman ayainin altina ot balardi. Sirti ve bedeni yaz aylarinda sicaktan kizarir yanardi. Üzerindekiler yirtik pirtikti. Sirtinin büyük bölümü giyselerinin yirtiklii nedeni ile günele temas halindeydi. O da Pirsus'a adini veren sus (meyan) otlarini yolar sirtini örtecek ekilde balamaya çaliirdi. Sicaktan sirtini böyle korumaya çaliirdi. Mishacerk'in son Ezidleri Begê, Begê'nin amcasinin olu laloy-ki her ikisi eyhemsi mezhebindendir- bir de eyh Bekri mezhebinden olan eyh Cindi idi. Begê'nin abisi çok safti. Begê'nin maddi durumu o kadar kötüydü ki, sonunda aklini oynatti. Babam bu görüe hiç katilmazdi. `Begê deli deildi, akrabalari Müslüman olduktan sonra delirdi' derdi. Begê'nin bir keçi bir de olai vardi. Keçisinin adini Kürtçe bayram anlamina gelen Iydi koymutu. Begê 60 yil yaadi. Ezidiler K.Iraktan Viranehire oradan da Suruç- Aligör- Mishacerk'e geldiler. Mishacerk Ermeni köyü idi. Ezidiler burayi parayla satin aldilar. Hacerk Arapça ta demektir. Adi buradan geliyor. Begê çok namuslu idi. 100 yilin kahramanidir. 15 lirasi vardi. O zamanlar büyük para. Zalimler parasini çalmi olabilir. Bu olaydan sonra dengesini biraz daha kaybetti. Ama dinini kaybetmedi.' `Buradaki herkes Müslüman olmutu. Zalim Müslüman çobanlar vardi. Hava sicak mi sicak. Kimsenin göremeyecei kuytu bir yer geldiinde Begê'yi çember içine alirlardi. Begê çok namuslu çok erefliydi. Ona ya dilendiin paralarin yarisini bize verirsin ya da seni bu çemberden çikarmayiz' derlerdi.' `Begê'nin giydii dergî `nin- bir tür pijama- gerçek deseni hiçbir zaman belli olmazdi. O kadar yama olurdu ki üzerinde dergî'nin, uzun zaman bu ekilde kullanirdi onu Begê. Ve o kadar eskirdi ki bu dergî, Begê onu ipini boynuna takarak kullanirdi. Yoksa dergî aaiya kayabilirdi.' `Begê'nin abisi Mehmet bir sabah uyanir ve Begê'nin evde olmadiini görür. Begê'nin kaybolduunu düünür. Oysa Begê sabah domadan yola çikmi, ilk gelen kervanla Viranehir'e gitmitir. O zamanlar Viranehirde çok Ezidi vardi. imdi çou Almanya'da. Ali Yüksel'in babasi var Abdi aa. Abdi Aa'nin babasi Biar Aa'dir. Biar Aa ` oooooooooo eyh Begê gelmi.'' Demi. Begê de `Bizim Dina aireti slam oldu, ben dinimi terk etmedim, ölüm var dönmek yok, buraya kaçtim geldim,'' demi. Biar aa Mishacerk'e haber yolluyor. `Merak etmeyin Begê burada' diyor. Laloy- Begê'nin amcasinin olu- da Begê'den birkaç yil sonra Mishacerk'ten kaçarak Viranehir'e geliyor. eyh Musto benim amcamdir. Teyzemle evlenmek istedi. Müslümanlia dönmedii için vermediler.' `Begê deli deildi. Toplum ona deli muamelesi yapti. Deli Ezidi dinini bilir mi? Deli Viranehir'i bilir mi? Begê uzun boyluydu. Sariin deildi esmer deildi. Kumri idi. -Kumral demek istiyor- Baba yiitti.' `Bir Ezidi eekle deirmene birkaç çuval buday getirdiinde ona hemen sorarlardi, nerelisin? Mishacerk'li dediinde; `Sen Ezidisin, neden Müslüman olmuyorsun' der sonra da çuvali yere dökerlerdi. Eek kaçar yakala yakala bilirsen, bunu yapan Müslümanlarin gözü keserse bu Ezidiyi döverlerdi de. Ezidi ailesinin karnini doyurcai budaydan olmakla kalmaz, eeini de kaybeder, arkasindan da dayak yerdi. Sünni Kürt Müslümanlar geceleri Ezidilerin evlerine hirsiz gönderirlerdi. `Gayrimüslimin mali Müslümana helaldir' diye düünürlerdi. `Ezidilerin koyunlarini, mallarini çalin' derlerdi. Bu hirsizliklar nedeni ile Mishacerk'te eskiden Ezidi evleri

55

birbirine yakin ina edilirdi. Evine hirsiz gelen Ezidi bairdiinda çevrede uyuyan Ezidi komulari bu yardim çiliini duysun diye.'

Konuan: Abdullah Kaplan Ya:60 Yer: Suruç `Begê yaami boyunca Ezidi kaldi.' Konuan: Nazli Kaplan Ya:53 Yer: Suruç `Begê hiç evlenmedi.' Konuan: Sadik Kutlucan Ya:67 Yer: Mishacerk `Begê'nin mezarini türbe eklinde yapmilar. Türbesinde Cuma günleri mum yakiyorlar.' Konuan: Meyri Yüksel Ya:70 Yer:Urfa- Viranehir- Olakçi Köyü Tarih: 05.08.2009 Doum Yeri: Olakçi Köyü `Halisin babasi Timur Yüksel bir gün Viranehir'den Suruç'a Ezidi akrabalarini ziyarete gider. Orada kendisine Begê Samur'dan söz etmiler. `Ezidi bir kadindir, Müslüman köylüler kendisine çok zülüm yapiyorlar. Çevresine çember çiziyorlar onun saatlerce çemberin içinde beklemesini zevkle izliyorlar, saatlerce çemberi açmayip onun aç susuz akama kadar orada bekletiyorlar. stersen beraberinde onu da götür ' demiler. Timur Bey' de `Ben çok zenginim. Ölene kadar ona bakabilirim, isterse onu kendi çiftliime götürür, ölene kadar orada yaamasini salarim' demi. Begê'yi atla Viranehir ilçesi olakçi köyüne getirmiler. Burada en fazla 2 yil yaami. Çok rahat bir insanmi. Olakçiya geldiinde ` Bana sadece kuru bir ekmek verin yeter' demi. Buradakiler de ` Sen ye iç, baka bir ey yapma' demiler. Begê çok sakin ve çok utangaç bir insanmi. Çok zavalli, çok sakin bir yapisi varmi. Burada kendini insanlardan ve olaylardan soyutlayarak yaami. Hiçbir eye müdahale etmezmi. Geldiinde 50-55 yalarinda olmasina ramen çok çok güzel bir kadinmi. Çok temizmi. Bu yaina ramen yali gözükmemekteymi. Ailesi Ezidi eyh kökenliymi.'

Konuan: Zeliha Yüksel

56

Ya: 80 Yer: Urfa-Viranehir-Olakçi Köyü D.Y: Kaburga Köyü Tarih: 05.08.2009 Begê için geldik dediimizde gözleri yaariyor ve sa elini yumruk yaparak gösüne defalarca vuruyor. Yüzünde acima, merhamet ve saygi ifadeleri ayni anda beliriyor. Begê 'yi yaarken görmü olduundan söz ediyor torunu. `Begê çok iyi bir insandi. Evin bir elemani gibiydi. Yorgan yastik yapardi. Sürekli alardi. Bu yorganlari abim Mehmet'e götüreceim' derdi. Ama götüremedi. Burada çok yaamadi. 2 yil içinde öldü. Abisine olan bu sicaklii kendisini sürekli yaama balardi. Uzun boylu, yiit, güçlüydü. eyhti'. Kendi elini öperek defalarca `Begê eyh'ti.' Diyor. `Buradaki insanlardan farki yoktu. Kendisini herkes burada çok severdi. Çok kiymet verirlerdi kendisine.' `Hemedo Bira'-Abim Hemedo- diyerek alardi.' Birden ciddileip torununun kulaina Kürtçe bir eyler söylüyor. Torununa `sana ne dedi' diyorum. `Bunlari anlatiyorum sonradan kötü bir ey olmaz deil mi?' diye sorduunu söylüyor torunu. Zeliha Hanima sariliyorum. Elini öpüyorum. O kadar kisa boylu ki. Yalilik nedeni ile kamburu çikmi, boyu bir hayli kisalmi. Ama gözleri hala yaam dolu. Begê'den söz ettikçe gözlerinden efkat fikiriyor. Islak gözleri sevgi dolu. Ardindan elindeki ve yüzündeki dövmelerin fotoraflarini çekiyorum. Arabaya binip uzaklairken bana el salliyor, o kadar mutlu oluyorum ki. O kadar mutlu, o kadar mutlu... Begê'ye bana bu güzellikleri yaattii için minnettarlik duyuyorum. Tarih: 09.05.2009 Yer. Urfa-Suruç Konuan Kii: eyh Müslim Durmu Ya: 87 Doum Yeri: Mozik köyü `Yezidi Kürtlere 1971 yilindan itibaren ayirim farkli bir boyut kazandi. Begê'yi gördüm. Biz Kurandan süreler okurken o kulaini kapatirdi. Duymamak için. Musto'nun yaninda öldü. Onu Mozik köyünde gördüm.' Konuan: zzet Aygün Ya:53 Doum Yeri: Suruç `Begê'nin Kürtçe kelime anlami Hanim Aa, demektir. Soylu bir aileden geliyor. Begê yediren içiren, delikanli gibi anlamina gelir.'

Adi Soyadi : Abdullah Bozku Baba Adi: Abdülkadir Ana Adi: emse TC Kimlik No: 19574775702 Doum Yeri: Suruç Doum Tarihi: 1955

57

Meslek:oför Görüme tarihi: 05.12.2010

At Ölür Meydan Kalir, Yiit Ölür an Kalir. Türk Atasözü.

'1998 yilinda yanimda 9 Urfa'li oför arkadala Kuzey Irak'a Amerikan ordusuna benzin götürüyorduk. Kamyonlarimiz Kuzey Irak'a gireli 6-7 saat falan olmutu. Yolumuzu elleri silahli Arap milisleri kesti. `Amerikalilar bizleri öldürüyor, sizler onlara benzin getiriyorsunuz. Biz de sizleri öldüreceiz' dediler. Hepimizi bir korku sarmiti. Bizlerin Kürt olduunu biliyorlardi. çlerinden biri bana Kürtçe ` sen nerelisin' dedi. Ben de Urfa Suruç'luyum dedim. Sonra da ` sen Suruç'lu Begê'yi taniyor musun?' Diye sordu. Ben de `ben Begê'nin köylüsüyüm, ben Mishacerk köyündenim' dedim. Meerse bu kii Ezidi bir Kürtmü. Araplarla birlikte Amerikan ordusuna yardim getirenlere kari savaiyormu. Arkadalarina dönerek `öldürmekten vazgeçelim' bunlari dedi. Begê'nin köylüsü olmam nedeni ile hem kendim hem de arkadalarim ölümden kurtuldu. Ardindan bu Ezidi Kürt milisi bizi evine davet etti. Hepimize sofralar kurdu, karnimizi doyurdu. Ayrilirken `bu bölgede bainiza kötü bir ey gelirse bana haber verin' dedi. Bu görüme 1998 yilinda yani kahramanimiz Begê'nin, ölümünden yaklaik 40 yil sonra bile kuzey Irak'taki Ezidi Kürt halkinin benliinde çok canli bir ekilde animsandiini göstermektedir. Kuzey Irak Ezidilerinin Begê'yi nasil hatirlayip nasil naklettikleri ve bunun toplumsal hafizalarindaki yerinin ne olduu ayrica aratirilmasi gereken bir noktadir. Konuan: Emin Kak Ya: 56 D.Y: Urfa-Siverek Meslek: Emekli çi `1980 sonrasi Viranehirde Ezidi sayisi çok ciddi azama oldu. Verimli topraklara sahip Ezidiler gidince Sünni Kürt airetleri buralari sahiplendi. Devletin Ezidilere baskilarini bu yüzden Sünni Kürt airetleri desteklemilerdir büyük olasilikla. 1977'de 25 yaindaydim. 12 yainda Ezidi bir çocuk vardi. Etrafina çember çizdik. Ardindan çocuunun üzerine traktör sürdük. `Kaç olum ezileceksin, traktör üzerine geliyor.' Diye bairdik. Çocuk irkildi, ezildi, büzüldü ama çemberden çikmadi. Çizgiyi silince bir güvercin kafesten çikmi gibi oldu. Müslümanlarin tümüne kirve derlerdi. Bunlar hiç kötülük yapmadi, hep bunlara kötülük yapildi. Bir Ezidi arkadaim vardi. Onun yainda Meleke Tavus'a küfür edince Kürtçe `Lî parsiye me mexi' derdi. (Türkçesi kaburgama vurma) Tebessümle söylerdi, çok tatli bir tebessümle tepkisini ortaya koyardi. yi ho insanlardi. Bunlarda fitne, fesat yoktu. Yaamla bariiktilar. Çalikan, çok temizlerdi. Yemek kültürleri zengindi. Bu yüzden kiskanilirlardi. Köyleri gelimi, dürüst-samimi bir halk, insani yönleri airt basardi. Peynir ve yalarini pazard satamazlardi. Hiçbir mallarini satmazlardi. Peynir ve yalari katiksiz ve hilesiz olmasina ramen satin alinmazdi. Budaylarini da ofise satarlardi.

E. 1.Bölümün Deerlendirilmesi ve Tartima 58

Bu bölümde Toplumsal hafizanin izleri orataya konulmaya çaliilmitir. Kahramanimiz Begê Samur'un efsaneletirilmesi süreci okuyucuyla paylailmitir. Bu mitos diyalektik bir imgedir. Yazar bu diyalektik imgenin ekonomi-politik alt yapisini da ayrintili bir ekilde okuyucuyla paylama isteindedir. Begê Samur yaaminin ilk 30 yilini (1893-1923) Osmanli vatandai olarak geri kalan kismini da Türkiye vatandai olarak yaamitir. Kahramanimizin yaadii Kürt corafyasindaki 1893-1923 yillari arasindaki siyasi gelimelerin ayrintili tartiilmasi bu mitosun maddi temelinin anlailmasi için bir zorunluluktur. Ayrica 1923 yilindan kahramanimizin ölümüne kadar TC'nin Ezidi politikalarinin deerlendirilmesi de bu maddi temelin bir parçasidir. Bu siyasi gelimeler yazar tarafindan sözlü tarih teknikleri ile derlenmi, bazi resmi belgelerle de bu derleme desteklenmitir. Yazar bu konuda en büyük destek ve kaynai Halil Güçlü'nün pirsus yayinlarindan çikan `Bin yillik çilik' kitabinda ve Halil Güçlü ile yaptii görümelerde bulmutur. Mitosun maddi temelleri 3. bölümde ayrintilariyla tartiilacaktir.

5. K N C

BÖLÜM

A. slamlatirilma Sürecinde Ezidi Kürt Halki Baliin `slamlatirilma Sürecinde Ezidi Kürt Halki' olmasi okuyucuyu büyük bir beklentiye sürüklememelidir. Bir sözlü tarih çalimasi olan bu aratirma bu kadar geni bir balii derinlemesine açiklama iddasinda deildir. Aratirmanin amaçlarindan da deildir zaten bu konu. Yazarin yapmaya çalitii okuyucuya `slamlatirilma sürecinde Ezidi Kürt halki' nin yaami olduklarini sözlü anlatimlarla köylü tanikliklariyla vermektir. Tarih: 18.06.2009 Yer: Suruç merkez Konuan: Muhsin Ceylan Ya: ? `Hz Ömerle Kürtler islamla taniir. Hz Ömer büyük bir vahetle her km baina bir Zerdüi Kürt'ün kellesini mizraa geçirerek katliamini yörenin bütün halklarina ve yaayan dier Kürt bireylerine gösterir. Günümüz de bile Kürt'lerin bir çou Hz Ömer'in adaleti deyimini kullanir.' (BKF'un Son Prensi bütün Kürtler yezidi kalsalardi slama geçmeselerdi, u an baimsiz bir devletleri olurdu diyor. 1980 sonrasi bir çok Müslüman Kürt, Yezidi Kürtlere daha sicak davranmaya balamiir. Demektedir. ) `Hz Ömer'in vahetinde o kadar insanin kani sokakalara akmi ki, günümüze kadar Kürt halkinin bu görüntüyü ifade etmek için kullanadii `sorka alem' (kirmizi/veya kizil alem) deyimi ortaya çikmitir. Bu vahet o gün bugün sorka alem deiiyle anilmi.' `..... M.Ö 637 yillarina doru Kürdistan, güney batisindan gelen slami Arap istilasina ve katliamlarina uradi. Bizzat Hz.Ömer'in verdii emirle Kürdistan bölgelerinde var olan yazili yazisiz her türlü tarihi, kültürel ve dini belgeler yaklip yikildi....tarihi, kültürel katliamla beraber bölge halkinin Kürtçe konumasi yasaklandi. Arap dilini ve dinini benimsetmeye çalitiklari Kürdistan halkindan, Kürtçe konuanlarin dilleri acimasizca kesilerek cezalandirildi..... slami Araplar 59

Kürdistan halkini asimile edebilmek için vahice çok büyük katliamlar ve baskilar uyguladilar. Süleymaniye'de deri üzerine yazilmi olarak bulunan bir iir, slami Araplarin igalleri sirasinda yaptiklari katliam ve zulmü açik olarak anlatirken, slamiyet öncesi bölge Kürt halkinin Zerdüt dini inancina mesup, yani `Ari' oldukarini da belirtmektedir.' (31) iir Kürtçe yazilmitir. Ben buraya Türkçesini aliyorum. Hürmüzgahlar viran oldu, ateler söndü, Büyük, büyükler saklandilar. Sitemkar Araplar her tarafi harap ettiler, Hatta ehri Zora yerletiler. Kadinlari, kizlari esir götürdüler, Azad erkekleri kana boyadilar. Zerdüt'ün ayini sahipsiz kaldi, Hürmüz kimseye yardim etmedi.......' (31)

Konuan: Halil brahim Akku Ya: 60 Yer: Müzeybil (Aybasti) Köyü Suruc Urfa. 1.Görüme `Mishacerkli Ezidileri görünce Sünni Müslümanlar sözlü satamalarda bulunurlardi. Onlarin duyabilecei ekilde blis'e küfür ederlerdi.' Söyler misim Mishacerk köyü nasil Müslümanlati? `Çok kalabalik bir ekilde Mishacerk köyüne gelirler ve misafir olduklari ev sakinleri `evet Müslüman olduk, kelimeyi ahadet getireceiz' demeden evi terk etmezlerdi. O kadar kalabalik gelirlerdi ki, ev sahibi doal olarak korkardi. Aba altindan sopa göstermekti bu bir bakima. Gövde göstergesiydi. Zaten oldukça azdi Ezidiler. Bir göz dai vermekti ayni zamanda. lk geldiklerinde ev sahibini ikna edemediklerinde periyodik olarak gelirlerdi. Grup grup ziyaretleri olurmu bu Müslüman Misyonerlerin. Üstelik çevrede Müslüman. Müslümanlar Ezidilerin çocuklarina sünnetlerinde kirve de olurlarmi. Bu da bir tür akrabalik duygusu yaratmi. Ezidilikte kirve olan kiinin kizlariyla sünnet olan Ezidi çocuk evlenemezmi. Bu yüzden Ezidiler de oldukça az olduklarindan, Müslümanlardan kirve seçme yoluna gittiler. Bu uygulamanin Ezidi nüfusun evlenecek insan bulmasini kolaylatiracaini düündüler.' Müslümanlarin Ezidi çocuklarin sünnet kirveleri olmalari çoaldikça, Ezidilerle Müslümanlar arasinda olumlu duygular gelimi bu da Ezidilerin Müslümanlara yakinlamalarini kolaylatirmitir. Toplumdan dilanma ve aailanma duygularinin kirvelik olayi ile iddetini azaltmasi Ezidilerin Müslüman olmakla kazanacaklari çok ey olabilecei düüncesini gelitirmelerine yol açmi. Halil brahim Bey anlatimina devam ediyor. `Daha sonra `Müslüman olursak çevredeki esnaf ve köylülerle daha rahat ali-veri yapariz, Ekonomik ve siyasi kimliimiz olur, Müslüman Kürtlerle daha rahat kiz alip veririz eklinde düünmeye balamilar. Çevreye göre Ezidilik kötü bir eydi. Bu yüzden Ezidilerle ticaret yapilmaz, onlardan kiz alip verilmezdi. Ayrica Urfa merkezden Müslüman misyoner eyhler de gelirmi. Onlarin propagandalari da çok etkili olmu. Bu gelimelerden önce Müslüman Kürtler Ezidi Kürtlerin meyve ve sebzelerini almaz, alanlarsa oldukça

60

düük fiyatla alirmi. Çou kez Ezidlerin Mallarini kimse almasin, onlarla kimse ticaret yapmasin eklinde propaganda yaparlarmi.' Ömer Kutlucan'in anlattii mitos formatinda bu duruma yer verilmitir. `Müslümanlaarak pazarda yer alabileceklerini algilamalari onlari Müslümanlia daha da yaklatirdi. Ekonomik pazarda üretici olarak yer edinebildilerdi, Müslüman olmakla. Bu durum onlarin toplumsallamalarini da beraberinde getirdi. Adam Müslüman olunca tüccar olabiliyordu. Sünni Kürtlerde mallarini getirip kendisinde bu mallari pazarlamalarini isteye biliyordu. Müslümanlamada çok önemli bir etki oluturmutur bu durum.` Konumasinin bu noktasinda çok önemli bir eyler söyleyecekmi gibi doruldu. `slam'i kabul etmeden önce bu Ezidi Kürtler de ihanet yoktu, olduu gibi görünürlerdi, doruluk çok önemliydi ve tek evlilik yaparlardi. slamiyet'e dönünce ekolojileri bozuldu, yozlama yaadilar. Benim dayimin olu Müslüman olduktan sonra kari satmaya baladi, çocuklari da faizcilik yapar oldu.' Bu anlatilanlardan Urfa'da Ezidilerin slamlamalarinin, Kürt Feodal yapisinin dailmasi ve kapitalist ilikilerin yava yava gelimesine kout gelitiini çikara biliriz. Halil beyin slamlaarak ahlaklarinin bozulmasini söylemesi bilimsel deildir. Bir aratirmaci olarak burada anlamamiz gereken kapitalistlemenin insanin doasini bozduudur. Bu olguda kapitalistleme ile din deitirme ezamanli gerçeklemitir. Sözü tekrar Halil Bey'e birakiyorum. `Bu noktadan itibaren Ezidiler Müslüman oldukça airetler arasi kavgalarda `u kiiler de Müslüman oldu, onlar da gelsin ortalii sakinletirsin' denirdi. Böyle adam yerine konmada balamiti. slamlamayla birlikte Ezidiler toplumsal sayginlikta kazaniyorlardi.' Günümüzde devlet Ezidilerin nüfus cüzdanlarindaki dini bölümüne `bilinmeyen din' yazmaktadir. Resmiyette devlet Ezidi dinini kabul etmemektedir. 3-5 yil önce Ezidi dini ibaresi kullanilirdi. Bunun üzerine birkaç gün sonra Urfa ili Suruç ilçesi Nüfus dairesine gidip, Begê Samur'un Nüfus cüzdani örneini aliyorum. Begê Samur'un medeni hali ve dini bölümlerinde bekar ve slam yazmaktadir. T.C kimlik no ise 20207754636 olarak yazilmi. Baba adi Mamo ana adi ise Sultan olarak yazilmitir. Oysa ben Mishacerkli yalilarla konutuumda Begê 'nin annesinin adinin Silt olduunu söylemilerdi. Sultan isminin Kürtçe kisaltilmiidir Silt. Begê Panislamist ideoloji ile Müslümanlatirildii gibi, annesi de Kürtçe adi Pantürkizm ideolojisi ile deitirilerek Türkletirilmitir. Doum tarihi 01.17.1894, ölüm tarihi ise 06.01.1950 olarak kaydedilmitir. Bilgilerin tescil tarihi de 27.11.1913 olarak yazilmitir. Nüfus Dairesindeki yetkili 1310'dan 584'ü çikararak doum tarihini 1894 olarak yazdiklarini da ekliyor. Begê Samur'in Kizilhöyük köyü kayitlarina ilenmi olmasinin nedenini anlayamadim. Kayitlarda 1950'de öldüü belirtilse de bu kayit kesinlikle yanlitir. Suruç Nüfus dairesinden Begê Samur'un Nüfus Cüzdan Örneini aldiimda Begê'nin ölümünün yaklaik 8-10 yil erken kayitlara geçirildiini gördüm. Köylü anlatimlarina göre 1958-1960 yillarinda ölmü olmasi gerekirken, kayitlara 1950'li yillarin sonu olarak geçirilmi. Peki bu yanlilik neden yapilmitir. Bu deerlendirmeyi yüksek sesle düünürken söze Ali Erkan giriyor. Konuan: Ali Erkan Ya:27 `1950-1960 yillarinda nüfus kayitlarinin bazilarini köylerde jandarma karakollari tutarmi. Bu kayitlarin bazilari kaybolmu. Dedemin kayitlari deimi. Dedemin ölümü Begê'nin ölüm yilina çok yakin.'

61

Büyük olasilikla Ali ERKAN'in dedesinin kayitlarinda olduu gibi jandarma karakolunda yapilan kayitlarin yanlilii söz konusudur. 2 ay sonra yaptiim görümelerde Begê'nin Mishacerkteki 1. dereceden akrabalarinin, Begê köyü terk eder etmez onu kayitlarda ölü olarak göstermi olabilecekleri olasiliini örendim. Çünkü Begê'nin üzerine bir çok tarla ve meyve bahçesi varmi. Eer kahramanimiz gittii yerde evlenir ve çocuklari olursa, çocuklari bu tarlalar üzerinde hak iddia edebilirlermi. Konuan: T.K Ya: 45 Meslek: Çiftçi Yer: Viranehir Merkez Tarih: 12.06.2008 `Derwi ve Adüle masalini duymusundur. Bu masalda Osmanli tarafindan kullanilan brahim Paa (Milli Airetinin reisi) kendinden sonra en güçlü Kürt yapilanmasi olan Ezidi Kürt'leri yok etmek için genç ve güzel Sünni Kürt kizlarini kullanir. Sünni Kürt olan brahim Paa airetindeki kizlara aik olan Ezidi yiitlerine, airetinin Arap ve Türkmenlerle yapacai savalarda en ön safta yer almalari koulunu öne sürer. Ezidi delikanlilarin savaa katildiini gören dier Ezidilerin de savaa katilacaklarini hesaplar brahim Paa. Böylece savalarda en önde savaan Ezidi delikanlilarin ölmesine zemin hazirlarken, bu savaçi Ezidilerin akrabalarinin da savaa katilmalarinin ortamini da salami olur. Sayisi kendilerinden kat be kat fazla olan dümanla savaan bu yiit Ezidi erkekleri çok baarili gerilla savalari vermelerine ramen koca ordular karisinda yenilmekte kurtulamazlar. Osmanlinin Kürdü Kürde kirdirma politikasi. Günümüzde koruculukta da Kürt'ü Kürt'e kirdirma politikasi vardir.' T.K'nin anlattii Derwi ve Adüle masali Kürt yazar Bawer Ferat (Ali Oruç) tarafindan öykületirilerek Yurt yayinlarindan yayinlanmitir. Konuan: Halis Yüksel Yer: Urfa-Viranehir-Olakçi Köyü Aireti:erkiya `Milli Konfederasyonu bir çok airetten olumutu. Benim hatirladiklarim: Dodka Aireti (Sünni Kürt), bizim Ezidi aireti erkiya aireti, Mendan aireti (Sünni Kürt), Nasira aireti (Sünni Kürt), Avdan Airet (Arap-Sünni) ve yine Sünni Kürt olan Hidrekan ve Kümmenean airetleri. Tabii hatirlayamadiklarimda var. Ünlü Kürt efsanesi Dewrwi ve Adule'deki, Dewri bizim airettendir. Kürt yazari Halil Güçlü Derwi'in dina airetinden olduunu söylemiti.) Benden itibaren 5. kuaktan akrabamizdir Derwi. Ben (Halis Yüksel)Babasi (Temir Aa) Dedesi (Halef) Biar A Mustafa Dedesi (Mihlim Abdi) Abdi Dedesi Mihlim'in kardei Derwii Abdi Derwi'in mezari Kürtçe adi Adan olan köydedir. Viranehire çok yakindir bu köy. `

Konuan: Halis Yüksel

62

Tarih: 05.08.2009 Ya:44 Meslek: Çiftçi Yer: Viranehir-Olakçi Köyü Dini: Yezidi `Begê, babam onu bizim eve getirdii günden ölene kadar burada misafir olarak görülmü. Ben domadan önce ölmü. Onu göremedim. Kendisine saygi gösterilmi, kiymeti bilinmi, ne ev ilerinde ne de tarla ilerinde çalitirilmitir. Duvara asilmi büyük bir fotoraf gösteriyor. Fotorafta yaklaik 2000 atlinin Halep çikiinin görüntüsü var. En önde Milli airetinin reisi brahim paa, yaninda dedesinin babasi erkiya airetinin reisi Biar Aa onun yaninda da dina airetinin reisi Hüseyn-i Kanco var. Hamidiye ordularinin Halep dönüü diye açiklama yapiyor. brahim paa çok güçlüydü. Biar Aa ile arasi çok iyi. Zaman zaman Beir Aa brahim paa'nin bazi tutumlarini çok iddetli eletirilmi. Beir aa'nin gücünden korkulduu için Sünni Kürt airetleri bizim Yezidi airetin üzerine gelememiler.Bu açidan bakildiinda o çadaki Viranehir Yezidilerinin Suruç Yezdilerine göre daha ansli olduklari görülmektedir. Viranehir'i Yezidi airetleri kurmutur. Çok kisa zamanda 365 köy olumu. Bizim Yezidi eyhlerimiz bu köyleri ancak 365 günde dolaabilirlermi. Gerek Viranehir gerekse Suruç'taki Ezidiler öncelikle telkinle, daha sonralari ise psikolojik baskilarla Müslümanlatilar. Viranehir'de 1. Dünya savai öncesinde erkiya aireti çok güçlü olduundan Müslümanlama kitlesel olmamitir. Tek tük Müslümanlamalar yaanmitir. Bunlar bir kismi Müslüman kadinlarla evlenme sonucu gelimitir. ­ Burada ünlü Derwii Abdi ve Adüle efsanesinden söz ediyor-` Biar Aa, Begê Samur'un evine gelerek siindii kiidir. Hamidiye Alaylari Suruç'ta Ezidilerin üzerinde korkunç baskilar yaratirken, Viranehir'deki brahim Paa komutasindaki Hamidiye alaylari Ezidilere di geçirememektedir. Bunun bir nedeni de Viranehir'deki Ezidilerin sayi ve güç olarak Sünni Kürtlere yakin bir güce sahip olmalaridir. Konuan: smail Beikçi Yer: Ankara/Kizilay Tarih: 2009 Meslek: Sosyolog Ya: 71 `Ezidilere Yezidi demek sistemin kasitli yaptii bir davranitir. Bu Kürt halkina `Ezidi' denilmesi gerekmektedir. Ezidilerin günümüzde ibadet ederken kullandiklari Kürtçe belki de en eski Kürtçedir. Bu yüzden günümüzde Kürt dili ve kültürünün incelenmesini konusunda Ezidlerin ibadetlerinde kullandiklari Kürtçe büyük bir hazinedir.' Konuan: Salih Yamurlu Yer: Ömerik Köyü (2. Görüme) Tarih: 19.09.2009 Ya:81

63

`Begê yaasaydi bugün 110-115 yainda olurdu. Ben 1951 yilinda askerden geldim, Begê ölmemiti. 1955 yilinda buradan gitti. Ben askerden geldiimde Celal Bayar tahta çikti.' Cumhurbakani oldu demek istiyor. `Adnan Menderes 1950 yilinin 5. ayinda göreve baladi. 1960'a kadar görevde kaldi. 1950'lerde Menderes Ezidileri Avrupa'ya yolladi. Zorla deil ama. Yani Avrupa'ya yollanacak kiiler arasinda onlara öncelik verdi. Ezidilerin sayisini azaltmakti amaci. Ezidilerin sayisini azaltma amaci nedeniyle ayirim yapmitir. Menderes döneminde tarikatlar serbest hale getirildi.' (mam-Hatiplerin açilmasi, Yeni cami yapimlarinin hizlanmasi) `Menderes askeri sevmezdi. Bizim buralarda Kadiriler ve Nakiler vardi. O zamanlar çok kii tarikatlara katildi. 1950'lerde daha çok Kadiriler vardi.' 3.Aralik.1950'de Arap Harfleriyle tedrisat yapmak için gizli ya da aleni dershane açanlar hakkinda 23.Eylül.1931 gün ve 12073 sayili kararname ile konmu olan yasain kaldirilii ile kaçak kuran kurslarina kapi aralaniyor.(32)) Devletin Menderesle beraber Kürt sorunu karisinda tutunduu tavirda farkli bir boyut yeniden ön plana çikiyor. Ümmetçilik kisvesi altinda Kürtleri sistemle bütünleme çabalari. Bu nedenle Menderes tek parti dönemine nazaran Kürtlere sanki daha sempatik davraniyormu yanilsamasi olumaktadir. `1400 yil önceydi Türkler Ezidileri vurdu. Süleymeni Horasani vardi. Devleti Abbasilerin oullarina verdi. Abbasiler halef oldular. Daha sonra Osmanlilar Abbasileri yedi. 1891 yilinda Hamidiye alaylarinin 24. Alayi Dina ve Pijanlara verildi. Tam 18 yil. 24. Alayda hem Sünni hem de Ezidi Kürtler vardi. Ama Ezidiler azdi. 1908 de 2. Merutiyet ilan edildi.1909 da da 5. Mehmet inkilap yapti. Askerlik 5-6 sene olduu gibi 9-10 yilda olabiliyordu. Devlet kimi severse ona Aa derdi. 1891 yilinda Haçhidir Suruçta 1. Kaymakam oldu. Hamidi ordularindan da yetkiliydi. Suruç ve kirsalindan asker toplar tümünü brahim Paa'ya yollardi. brahim Paa'da tümünü Erzincan'a yollardi. Haçhidir Türkmen'di. Dina'larin aiet reisi de oldu. Dinalarla kiz alip vererek onlarla akrabalik ilikilerini gelitirdi. Konumunu kullanarak 20 köyü ele geçirdi.' Bruinessen, `brahim Paanin Mardin ve Urfa yöresinde, çekirdeini Milli airetinin oluturduu bir airetler konfederasyonu reisiydi. Bu birlik içinde Sünni Kürtler bata olmak üzere Araplar ve Ezidi Kürtler bulunmaktaydi' demektedir. (33) Lazarev ise brahim paa'nin talan ve soygunlari sonucu Urfa ve Mardin'deki tarlalarin ekilmez olduunu, brahim Paanin çevredeki Müslüman, Ezidi ve Hiristiyan köylerini de talan ettiini belirtmektedir. (34) Salih Bey anlatmaya devam ediyor: `Bu alaylarda olanlar yamalanan ürünlerden paylarini aliyodu. Her ikisi de Ezidi kökeninden gelmelerine ramen Ketikanlar Dinalarin tarlalarini ve hayvanlarini talan ederdi. Dinalar mecburiyetten ve güçsüz olmalari nedeni ile köylerini Hahidira sattilar. Araplar da Dinalari talan ederdi.' Salih Bey',in anlatii bu yamalama olaylarinin geçtii dönemde Dina airetinin nerdeyse %60'nin Ezidi olduunu söyleyen bir çok köylü tanikliklari mevcuttur. Bu alaylarda yer almak birey olarakta airet olarakta karliydi. Ketikanlarin yaptii gibi gözlerine kestirdikleri zayif Kürt airetlerinin özellikle de Ezidi Kürtlerin mallari çok kolay yamalana biliyordu. Sözü tekrar Salih Bey'e birakiyorum. `Bu baskilar sonucunda bir çok Ermeni ve Ezidi Kürt ailesi topraklarini satmak zorunda kaldi. Hahidir 5 kardeti. Çoaldilar. Sonrada bir çok köyü sattilar. 1934'de köyleri satmalari oldukça artti. Köy satmalari 1974'de kadar sürdü. O zamanlar toprak deerli deildi.' Konumaktan yorulunca biraz ara veriyoruz. Ben diari çikiyorum. Beraberimde yeeni Fuat Yamurlu da geliyor. Salih Yamurlu 1. görümesinde Ezidilerin Ruslardan bile güzel bir irk olduklarini söylemi, kiz alip vermelerle bu irkin orijinalitesinin bozulduunu belirtmiti. Ezidilerin DNA'larinin yani genetiklerinin melezlenme sonucunda deforme olduunu kolayca söyleye biliriz. Salih Bey'in konumalarindan Haç Hidir'in

64

BKF'nin (Berazan Kürt Federasyonu) yikilmasi ardindan Berazanlar içerisinde saygin bir yer edine bilmek için Dina airetinin kullanmakta olduu görülmektedir. Osmanli yanlisi bu ahis, Dina airet reisi olarak ilerde Berazanlarin parçalanmasinin zeminini oluturacaktir. Bu siyaset Begê'ni trajedisinin temel talarindan biridir ayni zamanda. Osmanli, güdümündeki brahim Paa araciliiyla bu Kürt corafyasindan hayvan, buday gibi ürünlere vergi olarak el koyma ve buradaki halkin zorla askere alinmasi konusunda bir siyaset güdüyordu. Bu durum buradaki köylülerin aç kalmalarina ve bazi besinleri Osmanli askerlerinden saklamalarina neden olmakta, tarimla uramamakla ekonomik üretim olarak göçebelik ve talancilikla geçinmelerine yol açiyordu. (33), (34)

Konuan: Fuat Yamurlu Ya: 54 Meslek: Çiftçi Yer: Ömerik Köyü `Amcam korktuu için bir çok eyi anlatmiyor. Haçhidir bir çok tarlayi ve köyü satin aldi. Asker olmamak için çiftçilik yapmayan, dalarda yaamayi tercih eden Ezidi Kürtler kendi topraklarini nerdeyse bedavaya bu tip gözü açiklara kaptiriyorlardi. ` Kürt yazar Halil Güçlü, bu durumu Çiliin Bin Yili adli romaninda `Urfa merkezde yaayan mparatorluk Memurlari ve müstemlekedeki kolonizatörler ­ Osmanli hizmetkari aileler- bu Kürt topraklarina göz dikmilerdir. Tanzimatla balayan tapu kanundan yararlanan bu güruh, türlü hileler ve özel politikalarla bu topraklar gasp eder.' eklinde anlatmaktadir. Fuat Yamurlu anlatmaya devam ediyor. `Kürt köylüleri Haçhidir tarlalari sürünce korkudan diari çikmazlardi. Kürt köylülerinin koyunlari kaza ile onun tarlasina girince Hahidir onlarin koyunlarini alir ya da keserdi. Hahidir Ömerike geldiinde bir çok Kürt köylüsünün tereyalarini, yünlerini ve yiyeceklerini alip götürürdü. O zamanlarda da korucular vardi. imdiki gibi korucular deil ama.' çeri giriyoruz . Moltke Osmanlinin Kürdistan'i nasil bir yamadan geçirdiini öyle anlatiyor, `...Yezidi Kürt köylerinde askerler evleri yamaliyorardi. Evler yiyecekle tiklim tiklim doluydu. Askerler o köylerden ganimetlerle de dönerlerdi. (...) Ben Hafiz paa'nin yanina gittim. Oraya ganimetleri ve Yezidi Kürt esirleri getiriyorlardi. Kanli yaralar içinde erkekler ve kadinlar, emzikliden itibaren her yata çocuklar, kesik balar, kulaklar. Bunlarin hepsini getirene 50-100 kuruluk bir bahite ödenirdi.' (28) Salih Bey kaldii yerden devam ediyor. `Haçhidir öldükten sonra yerine olu Salihi Reit geçti. Devletin adami oldu. Seferberlikti. Askere yiyecek toplardi. Develeri de götürürdü. Reiti Hahidir zamaninda Suruç Birecik'e baliydi. Suruç'u Birecik'ten ayirdi. 1943 de ben de yiyecek sakladim evimde. O zamanlar da seferberlik vardi. Salihi Reit 1916'dan itibaren hükümetin adami oldu. Askeri de vardi.' Prekorucular. `Hükümet için zahire toplardi. Zenginden de para alirdi. 1910'dan itibaren pek Ezidi kalmadi. Kiz alip verme oldu. Ben Begê'yi o 60 yaindayken gördüm. 1921'de büyük liderin çevresindeki bazi kiiler Kürtlerin haklarinin verilmesini engelledi. Kürt halki, ran, Irak, Türkiye ve Suriye devletleri topraklarinda 4 `e bölündüklerinde çok youn hakaretler yaadik Kürtler olarak. Oysa eskiden devlet, aa ve mir belirlerdi. eyh Sait ayaklanmasinda aalar 2 sene sürgüne gönderildi. 1926'da gittiler 1928'de geri

65

geldiler. Begê'nin babasi ve dedesi Ezidi yaadi, Ezidi öldü. Bu bölgelerden Arap airetleri gelip haraç alirlardi. BKF ilk önce bu sorunla ba edebilmek için olutu. Her airet reisi Mir. BKF reisi ise Miri mirandi. BKF 3.Selim zamaninda kuruldu. 1909 da daildi. Boybeyi Mire baliydi. ` Konuan: Hasan Kesmen Dopum Tarihi: 1927 Doum Yeri: Karaköy Aireti: Dina Tarih: 27.04.2010 `Bir çok kii Begê'yi çember içine alip ona eziyet ederdi. Birilerini yilan ya da akrep soktuunda o kii Ezidilerin yanina gelir, Ezidler de isiriin olduu yeri emerek zehri aizlarina alir, sonrada diariya atarlardi. Akrep ve yilan isirmalarini Ezidler iyiletirirdi. Hamidiye Kaymakami Reiti Haçhidir Suruç'a at arabasiyla gider gelirdi. O zamanlar bu bölgedeki tek arabaydi. Herkes u keyfe bak, u saltanata bak derdi onun bu at arabasiyla gidip gelmelerine. Reiti Haçhidir köylüleri tarlalarda ortakçi olarak çalitiridi.' Yöre halki tarafindan acimasiz ve çok zalim olarak taninan Reiti Haçhidirin köylüleri tarlalarda köle olarak kullandii çok kolay düünüle bilinir. Çünkü yörenin astiim astik kestiim kestik zorbasidir Reiti Haçhidir. Sözü Hasan Beye birakiyorum, `Hocalar geldi, Ezidileri imana çairdi'. Hasan Beyin son cümlesi Ezidilerin youn bir telkin propagandasina maruz kaldiklarini göstermektedir.

Konuan: L. Ya: 77 Erkek . `Mishacek köyünde bildiim son birkaç yezidi vardi. Fakat korkularindan Müslümanmi gibi görünürlerdi. Öldüklerinde Müslüman inancina göre gömüldüler.' Konuan: G.P Ya: 81 Kadin Yer: Suruç `Sünni imamlar bazi yezidi mezarlarinin slami inacina göre gömülmediini bu mezarlarin düzeltilmesi konusunda köylülere telkinde bulunuyorlar. Viranehir'e bali bazi köylerle, Mishacerk köyündeki bazi mezarliklarin açilmasi ve Ezidi inancina göre sirt üstü gömülen kiilerin naalarinin slami gömülme yöntemine göre düzeltilmesi konusunda telkinde bulunuyorlar.' Begê yaami boyunca Müslümanlia kari direndi. Ama imdi mezari Müslüman mamlarin telkinleri sonunda tehlike altinda. Müslümanlar ölülerini kibleye dönük gömerken, yezidiler günee doru ama sirt üstü gömermi. Artik Ezidiler mezarlarinda bile Müslümanlatirma politikasinin tehlikesi altindalar. Egemenler, Ezidilerin mezarlarina bile tahammül edemiyorlar. Ölmü bile olsa her Ezidiyi

66

slamlatirma isteklerinden vazgeçmiyorlar. Bunun için de Sünni mamlari yari slamlami Ezidilerin üzerine yolluyorlar. Yaarken bir türlü slamlatiramadiklari Ezidileri öldükten sonra naalarini kibleye doru düzelterek amaçlarina ulamak istiyorlar. Bakalim Begê ölmü haliyle de Müslüman mamlarin mahalle baskilarina direnebilecek ve naainin kibleye dönük hale getirilmesini engelleye bilecek mi? Begê'nin slam'la savai bugün de devam ediyor. Begê mezardaki yati biçimiyle bile slamlatirilmaya bakaldiriyor. Ortodoks slam, Begê'nin mezarina bile tahammül edemiyor. Ama Ezidi Kürtlerin Ölümsüz Azizesinin bu savatan da yenik çikmaya hiç niyeti yok. Ayrica yazar da onu bu savainda yalniz birakmaya hiç de niyetli deil. Hafiza kaybi oluturmanin bir yolu da söz konusu Ezidi kültürüne ait maddi görüntülerin ortadan kaldirilmasidir. Konuan: S.N Ya: 66 Erkek Yer:Aligör (11 Nisan Kasabasi) `Eskiden Batman ilinden Ezidilerin dini liderleri her yil Ezidiler için kutsal günlerinde Urfa'ya gelirlermi. Bu liderlerin biri son 6-7 yildir bu kutsal günlerde urfa'da görünmez olmu. Urfanin Ezidi cemaatinden birkaç kii bu kiinin akibetini örenmek için Batman'a gider. Bakarlar ki bu kii Batman'in en merkezi camilerinden birinde mam olmu, Müslümanlara namaz kildiriyor. Görünürde Sünni imam olan aslinda Ezidi bir dini önder olan bu kii, eski Ezidi müritlerinin caminin diinda kendini beklediklerini görür. Namaz sonunda onlarin yanina gider. Ve onlara `lütfen bundan sonra ne siz beni taniyin ne de ben sizi. Buralarda yaaya bilmenin baka yolunu bulamadim. Beni bir daha aramayin' demi.' Ayni Kii: `Almanya `da yaayan bir Ezidi Almanca basilmi bir dergide Suriye de yaayan Ermeni bir Papazin anilarini tesadüfi olarak okur. Okudukça bu kiinin anilarinda bahsettii yerlerin kendi çocukluunun geçtii yerler olduunu, anlattii kiilerinde kendi akrabalari olduunu anlar. Çok airir. Yillik iznin de Suriye'ye bu kiinin yanina gider. Bu kiinin kendi airetinden biri olduunu örenir. Gercekte Ezidi olan görünürdeki Ermeni Papaz 'toplum yillardir beni böyle kabul etti. Ben artik böyle mutluyum. Görümeyelim. Der' S.N'nin anlatimlarinda Ezidilerin ya Müslüman, ya da baka bir dinden görünerek baskilardan kaçinma davranilarini gösterdikleri çok açik görülmektedir. Konuan: A.A Ya: 50 Meslek: Sosyolog Almanya `Begê Boçuxar mezrasinda dünyaya gelmi ve genç bir kiz olarak Mishacerk köyüne geçmi ve oradan da Viranehir'e zorunlu göç etmitir. Begê'nin ailesi, birinci dünya harbinin akibetinde artan baskilar sonucu dailan, Suruç ve Antep hattinda kalan son Yezidilerdir. Birinci ve ikinci dünya savalari arasinda yaananlar ise onun ailesini de zorunlu göçe zorlamitir. Suruç'un esas yerlilerinde olan Yezidiler 1940 -50 sonuna doru zorunlu olarak tamamiyla ya slamlatirilmi ya da Viranehir'in Karacada platosuna yakin Yezidi köylerine göç etmilerdir. Begê eyh'tir ve muhtemelen eyh-ü-Bekir ocaina aittir. Babasi ve büyük dedeleri dönemin en itibarli dini azizleri olarak kabul görenlerdenmi. eyh Mamo (Mamik, Begê'nin

67

babasi) zamaninda Müslüman-Kürt baskilarina bakaldiran, vaktiyle "has" bir dini âlimmi, ama ölümünden sonra slamlama tam anlamiyla yayginlainca herkes gibi ailesi de Müslümanlii kabul etmek zorunda kalmi. Bugün Suruç ve Koban (Kurd dai) civarinda yaayan yakin akrabalari var, ama birçou yâri Müslüman gibi yaiyor.' Konuan: Mehmet Bilgin Ya:52 Tarih: 29.09.2009 Yer:Mishacerk `Yaklaik 20-25 yil öncesiydi. Köyümüze ilk kez bir camii yapiliyordu. Cami inaati için seçilen yerin çok yakininda Ezidi inancina göre türbeletirilmi bir anit mezari vardi. Anit mezar kesme talardan yapilmiti. Anitin en üstündeki kubbenin içine leylekler yuva yaparlardi. Bu türbe mezarlikta Osman Aykil, Osman Aykil'in amcasinin kizi Baran Aykil'in mezarlari vardi. Bu iki kiinin ölmümleri üzerinden en çok 40 yil geçmiti. Bu mezarlar diinda 200-250 yil önce ölmü 4 Ezidi büyüünün mezarlari da bu Türbe mezarlikta bulunuyordu. Yani bu kutsal anit mezarlik en az 250 yillikti. Bu tarihi türbe eklindeki mezarlikta emso Aykil'in da mezari bulunmaktaydi. Ezidilerin tarihiydi bu mezarlik. Köyümüzün ilk slam hocasi Mele Bekir yiktirdi bu anit mezarlii. Fetva çikardi, bu mezarliklarin yikilmasi için. Mele Bekir u an Gaziantep ili Kariyaka semtinde yaiyor. 250 yillik kesme talarla yapilmi sanat deeri yüksek bu Ezidi anit mezarliinin duvar talarini Cami inaaatinin temelinde kullandi.' Ezidiliin maddi kültür deerleri Ezidi toplumunun toplumsal hafizasini da taze tutan ögelerdir ayni zamanda. Bu eserlerin yikilmasi ile Ezdi Kürt halkinda oluturulmak istenen bellek kaybinin hizinin artacii planlanmitir. Cami inaatinda kullanilan Ezidi mabedinin kalintilarinin, tarihi ve sanatsal deerinin oldukça yüksek olduu tartiilmaz. Üstüne üstlük 1.derecede sit alani olan bu bölgeye kaçak olarak cami yapilmitir. Bu caminin temelinde kullanilan tarihi talarin hem sanatsal hem de tarihi belge olarak incelene bilmesi için bu caminin yikilarak baka bir yere yeniden yapilmasi ve bu talarin baimsiz arkeologlarca incelenmesinin salanmasi, bilimsel etik açisindan bir zorunluluktur. Bunun gerçekletirilmesi Ezidi Kürt tarihi açisindan da büyük bir önem taimaktadir. Devlet yörenin Ezidi Kürt halkinin üst kültürünü slamlatirmakla yetinmiyor, maddi kültürü olan sanat eserlerini de yok ediyor. Toplumsal Hafizanin yok edilmesi için her baskici ideolojinin uyguladii bir yöntemdir bu. `Anit mezarin yaninda mimarileri imdiki mezarlardan farkli olan tek kiilik 3 ayri mezar da bulunuyordu. Bu mezardan ikisinde Ezidi kiiler birinde de 1959 yilinda ölen Müslüman Salih Durmu yatiyordu. Bu 3 mezarliin özellii görünürdeki mezarin altinda gizli ikinci bir mezarliin olmasiydi. Gizli mezar toprain altindaydi. Yani görünürdeki mezarin hemen altina ona bitiik yapilmiti. Bunun nedenini bilmiyoruz. Cami imami mimarileri farkli bu mezarliklari da yiktirdi. Köyümüzde mimari yapilari farkli olan Ermeni ve Ezidi mezarliklari hala var. Bu mezarlar çevredeki tepelerde bulunan maaralarin içindedir.' Bu mezarliklardan haberi olmayan devlet umarim bu mezarliklari da yok etmez. (Devletin Ermeni mezarliklarini yok etmesi ile ilgili yazdiim haber için, Bkz. `Kirikhan'in Son Ermenisi, Radikal ki, 22.07.2007)

68

Konuan: T.P Ya:27 Yer: Halfeti Saylakkaya (Cibin) Köyü `Bu köyün tamami 1.Dünya savainda tamamen Ermeni ve Hiristiyan idi. 1915 olaylarinin ardindan hepsi Müslüman gözükmek zorunda kaldilar. Zorla Müslümanlatilar. www.cibin.de internet adresinde Ermeni dönmesi olan bu köylerin Hiristiyan geçmilerini anlattiklari söyleiler var.' Güneydounun bir çok yerleim alaninda Ermenilerle Ezidler yan yana yaamilardir. TC'nin kurulmasinin hemen öncesindeki Pantürkizm ve Panislamzim akimlarinin hem Ermenileri hem de Ezidileri tehdit ettii su götürmez bir gerçektir. Buradan Ezidilerin de Ermeniler gibi slamlaarak kamufle olmayi tercih ettikleri varsayimi kolayca ileri sürüle bilinir. Kaldi ki Begê'nin yaadii köyün 3 km uzainda Merax adli Ermeni köyünün olduunu hesaba kattiimizda, Suruç'taki Ezidlerin slamlamalarindaki önemli nedenlerden birisinin de Ermeni katliamlarindan etkilenmeleri ve benzer bir sondan kurtulmak olduunu ileri sürebiliriz. Konuan: Halil Güçlü Ya:50 Meslek:Yazar Tarih:12.04.2010 Halil Güçlü bir elektronik posta ile Ezidilerin Müslümanmi görünerek neredeyse 200 yil urfada yaadiklarina dair bir anisini benimle paylaiyor. Okuyucuyla bu aniyi da paylamak istemakteyim. Aaidaki aniyi Halil Bey'in cümleleriyle aktariyorum. `Bir hikaye Korkunun farkina varmadan kuaktan kuaa aktarilmasi ve bu korkunun yine bilinçaltinda hiç beklenmedik bir biçimde fark edilmesi veya ortaya çikmasi, yine kendilerini gizlemeye dönük ayni korkudan kaynaklanan ve yaamlarin temelini oluturan bir savunma mekanizmasina dönümesi ile ilgili bir akrabamin hikayesi. Bozbedolar aslen Ezidi. kiyüz yil kadar önce bir olay yüzünden, anlatimina göre dedesinin dedesi, zorla kizkardelerini isteyen amcazadelerini öldürmek suretiyle Zaxo kabasindan Urfa'ya kaçmilardi. ehir içinde ticaretle uraan erkekleri tutunmak için Ezidiliklerini gizlemiler. Sonra Suruç bölgesine yerleerek Dina airetinde kalmilar ama her eye ramen temkinlii elden birakmamilar. Kizlari gelin olarak gittikleri evlerde dinlerini ölünceye kadar Begé gibi deitirmemiler. Son kuak erkekleri, bir kez deil çokça haci olmular, partiler kurup her Cuma Suruç'tan Urfa'ya Halil brahim Dergahi'na cumaya gitmiler. Hiçbir problemli ie karimamilar. Sessiz sedasiz kapali bir ekilde yaamilar. Geçen yil ölen Seksendört yainda Brahim bey, son iki yili tamamiyla ikiyüz yillik tarihleriyle hesaplaarak geçirdi. Dedelerinin öldürmek zorunda kaldiklari amcazadesi için yas tuttu, çokça aladi. Sonra hikayenin böyle olmadiini anlatti, kirimdan kaçarlarken amcazadeleri öldürülmütü. Asil hikayeyi kendi çocuklarina aktarmamiti. Son zamanlarda bilinci gidip geliyordu. Hiç beklenmedik anda dehete kapiliyordu. "Galiba bizi de tespit etmiler, imdi bütün Ezidileri öldürüyorlar, askerlerin önlerine kattiklari kadin ve çocuklari Zaxo ve engal dalarina sürüyorlar!" diye bairarak aliyordu. Öyle diri

69

ve çiplak bir korku ancak böyle hissedilebilinirdi. Sakinlemesi mümkün olmuyordu. "Tipki eskide olduu gibi, kadinlarimiza, çocuklarimiza yaptiklari gibi..." Hele bütün yaami boyunca adlarini nefretle andii Ermeniler ile ilgili son söyledikleri ibret vericiydi: "Ermenileri ne sucu vardi, bize yapilanlar sonra onlara da yapildi. O güzel edepli kadin ve erkekler çok zalimce öldürüldü. imdi yine Ezidileri katlediyorlar..." Ölünceye kadar onu teskin etmek mümkün olmadi. Tarihi korku ancak böyle gerçekti.' Halil Bey'in bu katkisi için ona ne kadar teekür etsem azdir. Çünkü bu anlatim Begê Samur'un mitoslatirilmasinin br nedenidir de. Ayrica her ne kadar Suruç ve kirsalindaki Ezidiler katledilmemi sadece psikolojik baskilarla Müslümanlami olsalar da Suruç ve kirsalinda bu anlatimda da görüldüü gibi en az 200 yil önceye kadar özellikle Kuzey Iraktaki Ezidi katliamalarindan kaçan Ezidilerin Suruç ve kirsalina yerletikleri görülmektedir. Bu durum bu katliamlarda kayiplar veren bu Ezidilerin bastirilmi belleklerini Begê mitosunda ifade ettikleri varsayimini kolaylikla yapmamiza olanak vermektedir. Burada sadece Kuzey Iraktan deil ayni zamanda Kürt corafyasinin bir çok bölgesinde yaanan Ezidi katliamlarindan kaçan Ezidi Kürtlerin Suruça geldiklerini yeniden animsatmaliyim. Konuan: Adil Binici Ya: 50 D.Y:Mishacerk `1975'te ilkokula Mishacerk'ten Aybasti köyüne giderdik. Metin Sarigül diye Bursa'li bir öretmenimiz vardi. Sinif bakanina `Sinifta Kürtçe konuan örenciler olursa onlarin adini yaz bana ver' der, sonra da sinif bakaninin yazdii herkesi döverdi Kürtçe konutuklari için.' Türkletirmenin 1975'lerde de yürürlükte olduu görülüyor. Konuan: smail Beikçi 2. görüme Ya: 71 Meslek: Sosyolog Yer: Ankara `Kürtlerde toplum ve tarih bilinci yoktur. Kürtler her konuda olduu gibi bu konuda da devletin kavramlariyla konuur ve düünürler. Kürtler Yezidi kelimesinin devletin kavrami olduunu bunun yerine Ezidi kelimesinin kullanilmasinin gerektiinin ayiriminda deillerdir. ` Konuan: K.S Doum Yeri: Suriye Konuulan Yer: Urfa Etnik Yapisi: Suriyeli Kürt `Suriye'de Sünni Araplar Ezidi Kürtlerle Müslüman Kürtleri birbirlerine düürürler.' (Kürdü Kürde kirdirma) Konuan: .L Yer: Diyarbakir

70

Ya: 60 D.Y:Diyarbakir Aireti:Dina `Diyarbakir ve Batman'daki Yezidiler kiliç zoruyla Müslüman oldular. Buradaki Yezidilere `Ya Müslüman olursunuz ya da öldürürüz' dediler.' Tarih: 03.04.2009 Konuan Kii: Mahmut Yildirim (Lidar) Yer: Urfa Ya:35 `Suruç'taki yerli halk, Sünni Kürt, Ermeni ve Yahudi idi. Yezidiler daha sonra geldi. Toplumsal Bilinç, yeniliklere açik deildir burda. Buradaki Müslüman kesim Yahudilerin ve Ermenilerin dinlerini algiliyorlardi. Ama Yezidi dinini algilayamiyorlardi.' Görüülen Kii: Halil Güçlü Dina Airetinden 1959 doumlu. Doum Yeri: Kürtçe adi Mudeyip Köyü Yeni adi Büyüksergen köyü. Yer: Ankara `Suruç ve köylerinde Muslimani Mishacerké deyimi vardir. Türkçesi Mishacerkin Müslümanlii demektir. Buradaki yari Müslümanlami insanlari aailamak için söylenirmi bu deyim. Dalga geçmeyi de salarmi. Yani Sünni Kürtler sonradan Müslüman olmu Mishacerk köylülerini aailamak ve onlarin Müslümanlii ciddiye almalarindaki o sahte katilii vurgulayarak, eski Müslümanlardan daha koyu Müslüman görünmelerini aailamak için bu deyim kullanilirdi.' Konuan: S.Ç Ya:22 Yer: Urfa-Hilvan Meslek:Kibris'ta Örenci `Hilvan'da Kürtçe Sor Çiya- Kirmizi Da- denilen bir da vardir. Dedelerimiz 1915 olaylarinda bir çok Ermeninin bu dadan aaiya atildiini söylerdi.'

Tarih: 07.09.2009 Konuan: Fehmi Altinel Ya:52 D.Y: Suruç-Olik (Çomak) köyü Meslek: Olik Köyü Muhtari `Bunlar slam deildi. Ezidi genç kizlar tarlada çaliirlardi. Sünni Kürt çobanlar bu genç kizlarin etraflarina çember çizerlerdi. Köy uzak. Kizlar birileri gelsin de bu çemberi kirsin diye var güçleriyle ` Verim mu berdin haho haho' - mdat mdat gelin

71

beni kurtarin- eklinde bairirlarmi. Küçükken bizi akrep isirdiinda Mishacerk köyüne giderdik. Oradaki Ezidi eyh'ler zehri aizlariyla çeker bizleri iyiletirirlerdi. Yezidilere `Siz yezidisiniz, siz gavursunuz' diyerek onlari küçük düürürlerdi. Kiz alip verme yoktu. Misahacerk köyünde Haso (Hasan) Cengiz adinda yali bir Ezidi yaardi. Köye yeni cami yapilmiti. Cami mami `Haso Cengiz'i cami'ye getirinde bir kez namaz kilsin, çok yali, ölürse kafir olarak o bir dünyaya gidecek' demi. Köylülerde Haso amcayi zorla sürükleyerek camiye getirmiler. Hoca, Haso amcaya `Yaamin boyunca hiç namaz kilmadiini biliyorum. Bana iyi bak ben ne yaparsam sen de aynisini yap' demi. Haso amca sikiliyor, etrafina bakiniyor, olaylari bir felaket olarak yaiyor. Ardindan hoca kulvuallahu ahhat diyerek dua etmeye balami. Haso amca fazla dayanamami `Bu kulvuallahu da yeni mi çikti, dualar mi deiti?' demi. Bu olayin üzerine bir daha da camiye uramami. slami kabul etmedii halde öldüünde cenaze namazini kilip, slami inançlara göre gömülmü. Hoca `camide bir kez namaz kilan birinin cenaze namazi kilinir' eklinde fetva vermi. imdi ben Yezidiyim diyelim. slam hocalari beni tenkit ediyor. Devlet köyüme cami yaptiriyor. Ramazanda oruç tutmadiim içim mahalle baskilari var. Bu atmosferde korkudan ve baskilar nedeni ile slamlama yaandi. Toplum `Siz haricisiniz, slam deilsiniz' diyor. Bu baskilar sonucunda Ezidilerin büyük kismi K.Irak'a bir kismi da Almanya'ya gitti. Devlet Ezidilerin farkliliini topluma anlata bilirdi. Toplumu bu deiime alitira bilirdi. Ama devlet Ezidilere destek çikmadi.' Konuan: Salih Yamurlu Yer:Ömerik (At yolu mezrasi) D.T: 1929 `Hamidiye zamanlarinda `7 Hiristiyani öldüren cennete gider'derlerdi. Kadiri tarikatindan hocalar bu dediloduyu çikarmiti. Ben de inanirdim. `

Konuan: Halil brahim Akku Ya:60 Yer:Mishacerk Köyü Meslek:Emekli Öretmen 2.Görüme `Haso Cengiz benim dini kardeimdir. Eskiden buradaki herkes yaz aylarinda Çukurova'ya pamuk toplamaya giderlerdi. Kendisi köyde birkaç kii ile yalniz kalirdi. O zamanlar bana `gel beni al evine götür. Köyde yalniz kaldim. Yaliyim, Çukurova'ya gidemedim. Herkes gelene kadar sende kalayim. Yoksa Müslümanlar cennete gideyim diye beni boarlar. Korkuyorum.' Derdi.' Konuan: smail Yavuzel Ya:50 D.Y: Tillal (Yalincak) köyü. Meslek: Tillal Köyü Muhtari

72

`Nenem bir Yezidiyi öldürmü'. Bunu söyler söylemez karida oturan bir baka muhtar ona Kürtçe bir eyler söylüyor. Ardindan `yok yok nenem bir Ermeni'yi öldürmü' eklinde cümlesine düzeltiyor. Çünkü o zamanlar `Bir Ermeni'yi öldüren cennete gider' diye bir söylenti varmi halk arasinda. 1940'li yillarda Mishacerk köyündeki bir çok yali Ezidi idi. O zamanlar bir tek yalilar kalmiti slam'a dönmeyen.' TP'nin Temmuz 1910'da Selanik'te düzenledii kongrede Osmanli devletinin Türklük esasina göre, Türk unsuru etrafinda örgütlendirilmesinin üzerinde ciddi bir ekilde durulmutur. Bu kongrede `Ermeniler, Rumlar, Kürtler, Ezidi Kürtler ve Alevilere ilikin bazi kararlar da alindi. Bu kararlar gizliydi. Bu kararlarin bir bölümünde dou'da yaayan Ermenilerin nüfusu çürütülmeli, Ermenilerle birlikte, Asurilerin, Süryanilerin, Ezidilerin nüfuslari da çürütülmelidir. Kürtlerin Türklüe, Alevilerin ve mümkünse Ezidlerin de Müslümanlia asimilasyonlari salanmasi' önemle vurgulanmaktaydi. (35) Konuan: Ali Oruç (Bawer Ferat) Yer: Diyarbakir Ya: 50 D.Y: Hilvan-Urfa Meslek: Yazar (Derwe ve Adüle adli masalin yazari) `Sana Ezidilerin islamla ilk nasil karilatiklarini anlatayim önce. Kürtlerin hepsi Zerdütü. Hz.Ömer büyük bir katliam yapiyor. Kürtlerde engal dalarina siiniyorlar. Halifeler arasi kariikliklarda iilik geliiyor. Tam bu noktada da zerdülik yezidilie dönüüyor. Yezidiler engal, Botan, Batman'in kirsali, Karacada ve Urfa Suruç'a yerleiyorlar. Biraz da Viranehire yerleiyorlar. Suruç yöresine de birkaç aile gelmi olabilir. Özellikle 19 ve 20yy larda Suruç merkezli Berazan Fedarasyonunun topraklarina da Viranehirden bazi Ezidi aileler geldi, yerleti. 2.Abdülhamitin 1890'li yillarda Hamidiye alaylarini kurdurup Ermenilerin baimsizlik istemlerini engellemek için Panislamist bir politika izlemesi ve buradaki Sünni Kürtleri bu amaçla kullanmasi noktasinda müslüman olmayan Ezidi Kürtlere olan baskilar artti, younlati. O zamanlar Suruç sulak ve batakliktir. Bedirhanlar Sünni Kürttür. Yezidi Kürtlerle din farkliliklari vardir. O zamanlar (Bedirhanlar döneminde) 7 Yezidiye öldüren cennete gider diye bir batil inanç yerletiriliyor halk arasinda. `

`...slami hukuka göre vatandalik haklari ellerinden alinmi Ezidiler Bedirxan Beg'in özel zevk nesneleri idi. Müslümanlarin bir koyun keserek peygamber ibrahim'in olu ishak'i ayinsel kurban ediini kutladiklari kurban bayraminda Bedirxan Beg Ezidileri korkunç bir tören için toplardi. Burada slami kabul etmeyen Ezidileri kendi elleri ile keserek kurban ederdi.'(36)

`Hamidiye ordularinin baskilari zamanla Süryanilere de yöneliyor. Milli airetinden brahim Paa kiyimlarda yol oynuyor. Bu dönemde Sünni Kürtler Yezidi Kürtleri dövüyor. Hayvanlarina el koyuyorlar. 1.Dünya savai öncesinde Suruç'taki yezidiler Müslümanlati. Suruç'daki Yezidilerin topraklari deerli olunca, çay eker ticareti geliince, kapitalist dolaim artinca, buradaki Yezidilerin yaadiklari alanlarin ranti artti. Bu gelimelerle beraber Yezidilerin hayvan ve meralarina el kondu. Ardindan onlari Müslümanlatirma süreci hizlandi. Hamidiye alaylarinin baskilari da olmu.' Dedi. Ferat'in bu açiklamalarindan Begê'nin yaadii Suruç ve kirsalinin 19 yy ile 20 yy'in hemen balarinda Berazan Kürt Fedarsyonunun sinirlarinda kaldiini, 2.

73

Abdülhamit'inde bu tarihlerde Hamidiye Alaylarinin bir parçasini bu corafyada oluturduunu öreniyorum. Berazan Kürt Fedarasyonu'nun (!!!!!!!!!!) Osmanli ve TP ile olan siyasi ve ekonomik ilikileri kahramanimiz Begê'nin yaadii dönemin hemen öncesindeki siyasi atmosferi verecektir. Bu siyasi ve ekonomik ilikiler, Begê mitosunun doduu maddi realitenin belli bir bölümünü de oluturacaktir. 1840'da ortadan kaldirilan BKF'nin varliini sürdürdüü corafyanin merkezi olan Suruç'ta 2. Abdülhamit'le beraber yeniden Berazan Birlii oluturularak burada Hamidiye alaylari kurulacaktir. Begê Samur'un doumuna denk düen bu gelimeler kahramanimizin kaderini de belirleyecektir. Osmanli'nin merkezden zorlamasiyla oluturulan yapay Berazan Birliinin TC'nin kurulmasina dein geçirecei sosyoekonomik süreç Begê Samur efsanesinin maddi temellerini de oluturacaktir.

Tarih: 18.06.2009 Yer: Suruç- Merkez Konuan: Muhsin Ceylan

`Kürtlerin islama ilk geçileri kesinlikle kiliçla olmutur. Hz.ömerden önce tüm Kürtler Yezidi idi. Bu olaydan sonra Kürtler kendilerini gizleme, içine kapanma ve üphecilik davraniini içselletirdiler. Kürt kimliini oluturan bu özellikler bugün bile bir çok Kürtte vardir.' Bana dönerek ` bu aratirmanda konutuun bir çok Kürt ite bu yüzden sana üpheyle baktilar ama buna ramen bir Kürt insani güvendii bir insanin arkasindan sonsuza kadar da gider. Kürt ulusal kimliini sadakat ve üphe olarak bile tarif ede biliriz.' Diyerek de ekledi. `ngiliz Politikalarindan hem Türkler hem de Kürtler zarar gördü. ngilizler önceleri Kürtleri böl ve öylece yönet derlerdi. Ama imdi Kürtleri birletir ve öyle yönet diyorlar. Bu balamda Begê'nin yaadii dönemde Empalyalist politikalarin Begê üzerinde çok olumsuz olduunu söyleye biliriz. 1.Dünya savainda tüm Kürt halki ve dolayisiyla Begê de hedefti. Yezidi Kürtler, tüm Kürt halki içindeki tüm renkler içinde, Kürt gelenek ve göreneklerini en orijinal haliyle yaatan kesim olduundan daha çok hedef oldular. Peki kimin hedefi oldular. a.Mevcut sistemin. b.Müslümanlami dier Kürtlerin.' Yezidi Kürtler diindaki tüm Kürt halki sistemin kendilerini horlamalarinin acisini Yezidi Kürtlerden çikariyorlardi. `Bîndestê Bîndestan'. Muhsin Bey anlatimlarina devam ediyor. `Olayin Begê'nin kadin olmasiyla da ilgisi var. 2000 yildir Kürt halkina yapilan tüm baski biçimleri karisinda Kürt kimliinin korunmasini salayan Kürt kadinidir. Yani Begê'dir. Bu balamda binlerce yillik Kürt halkinin tüm kültürünü koruma sorumluluunu yüklenmitir Begê'ye. Bu yüzden bir kahramandir Begê.' Aaidaki ekil Muhsin Bey, kizi ve benim ortaklaa çabalarimizla oluturulmutur.

74

Yezidi Kürt Kadini Yezdi Kürt Halki Müslüman Kürt Halki Müslüman Türk Halki TC (Devlet) BKF

Osmanli Devleti Emperyali zm

Muhsin Bey'in bu son ifadeleri benim aratirmayi deerlendirme biçimimi de etkileyecek unsurlar taiyordu. Öncellikle aratirmanin ilk bainda benim Begê'nin cinsiyeti ve etnik yapisiyla hiç de ilgili olmadiimi belirtmeliyim. Beni ilgilendiren Begê'nin bireysel bakaldirisiydi. Üstelik ben Kürt tarihi ya da Kürt sorunu ile ilgili bir aratirma da yapma düüncesinde deildim. Spontal olarak bir süre çalima benim iradem diinda kendi yolunu bulmaya baladi. Olay bir bireyin yaamindan tüm Kürt ulusunun tarihsel var olup olamam sorunsalina dönütü. Bu gelime beni yaamim da ilk kez Kürt sorunu ile yüzlememe yol açti.

Konuan: Mehmet akir Yer:Suruc Tarih: 06.07.2009 Ya:44 `Milli aireti, güzel kizlarini araya koyarak bir çok yezidi gencinin Kendi siyasi ve ekonomik çikarlari için savamalarina yol açarak, Yezidi airetlerinin en güçlü askerlerinin kendisine kari savamalarini engellemi oluyordu. Bawer Ferat'in bir

75

sözlü edebiyat derleme çalimasi olan Derwi ve Adüle adli kitabinda da Milli airetinin reisi brahim Bey, Kendi kizina aik olan yezidi delikanli Derwie bir tuzak hazirlayarak kendi kizini sadece Türkmen ve Arap airetlerine kari savaacak bir delikanliya vereceini söyler. Milli airetinin bu savai kazanma olanai yoktur. Derwi, Adüle'ye olan aki için bu savaa Milli aireti için gireceini söyler. Derwii yalniz birakmak istemeyen bir çok Yezidi delikanlisi da savaa katilirlar. Savata kendi sayilarinin binlerce kati sayida olan Arap ve Türkmen airetlerine kari savairlar. Gerilla savai yürütürler. Savain ilk günlerinde çok büyük baarilar kazanirlar. Yüzlerce dümanin ölümüne yol açarlar. Düman Derwii erkek erkee savaarak yenemeyeceini anlar. Onu yenmenin tek yolunun hile yapmak olduunu anlar. Kalleçe bir tuzakla Derwi ve arkadalari öldürülür. Böylece Yezidi airetleri büyük bir savaçi kaybina urarlar. Derwi'in gerçek adi, Dewree Adbi'dir. Milli aireti böyle bir 3 kait yaparak bir çok Yezidi Kürt gencinin ölmesine yol açti. Osmanli burada Kürt'ü Kürt'e kirdiriyor. Osmanli Tunçtan bir tapu vererek Dicle ve Firat arasini Milli airetine tapulamitir. Milli aireti de buna karilik Osmanli adina bu gölgede vergi topluyor.(Koyun,keçi vb) Asker topluyor bazen de airetler arasinda huzursuzluk çikariyordu. Osmanli Milli airetinin kendisi için bir önemi olmadiina karar verdikten sonra bu aireti sürgüne yollar. Ve Tunç tapu ile kendilerine verdikleri topraklari geri alir. brahim paa'nin akrabalari günümüzde Türkiye aleyhine dava açarak buralarin tapusunun kendilerinin olduunu iddia etmektedir. Dava hala devam etmektedir.'

Konuan: Halil Güçlü Yer: Ankara Tarih: 07.07.2009 `Efsanesi anlatilan Derwi ve Adüle aki 1790 li yillarda yaanmitir. Derwi, Begê gibi Ezididir ve Begê gibi Dina airetindendir.' Konuan: Mehmet akir 3. Görüme Yer: Urfa Suruç- Merkez `Dina airetinin bir kismi Suriye'nin Kobani, Halep ve am bölgelerinde yaamaktadirlar. Dina aireti Müslümanlamayi isteyerek Kabul etmedi. Müslüman olmak zorunda kaldilar. Gönülsüz Müslüman oldular. O zamanlar Ermeniler de var. Benim dedemim adi, Mesti Müslim idi. Onun zamaninda Ermeniler katlediliyor. Kimi vicadanli Sünni Kürtler Ermeni kadinlari 2. ya da 3. e olarak alarak onlarin yaamlarini kurtarmaya çaliiyor. Erkek Ermenilere de Müslüman ismi verilerek nüfuslarina aldiklari da oluyor. Dedemim zamaninda Humaro adli Ermeni bir adam da var. Dedem onu çok severmi. Onu katliamdan kurtarmak için Humaro'yu nüfusuna geçirir. Ve Humora'ya Ali Ose Müslim adi verilir. Ali Ose Müdlim'im bir de olu Hasan varmi. Büyükervan köyünde yaamilar. Dedem, bir gün Ali Ose Müslim'e `gel senin oluna kizimi vereyim' diyor. u an Osman 75 yainda. Dedem, Osmanla kizi Üveyi evlendirip onlari Suriye'ye yolluyor. Kobaniye. Bozan Bey'in akrabalarinin bazilarin da imdi Suriye'de Kobani de yaamaktadirlar. Kobani'nin Türkiye'de kalan kismi Mürikpinar'dir. Suriye'de kalan kismi ise Aynelarap'tir.

76

Büyükervan (yeni adi Yolcular) köyünde Hamzo adinda bir adam yaarmi. Karsi bir gün ona `Hamzo sen neden namaz kilmiyorsun' diye sormu. Hamzo da ` Ben 7 Ermeni öldürdüm. Cennete gideceim. Namaz kilmama gerek yok' demi. Buralarda 7 Ezidiyi öldüren cenete gider dedikodusu da çikarilmiti. Hamzo Altay ölmü. Ama olu Selami Altay Büyükervan (Yolcular) köyünde yaamaktadir.' (Hamzo Altay Büyükervan köyünde yaami. Suruç Nüfus dairesindeki kayitlardan Hamza Altay'in 07.01.1900 yilinda doduunu ­Begê'den 6 ya küçük- 1964 yilinda öldüünü öreniyorum. ­Begê'den 4-6 yil sonra- Buradan Suruç ve kirsalindaki Ezidilerin slamlamalarinin 1915 Ermeni olaylarinin yaandii sürece denk geldiini kolaylikla ileri sürebiliriz.) `ran'dan yeni geldim. Orada Kendovan köyüne gittim. Dinalarin atalari burada da yaamilar. Kendovan köyünün yakininda Hamedan köyü var, Suruç'ta da Hamedan adli bir köy bulunmakta. ran Horasan'nin Kendovan ve Hamedan köylerinde 700 yillik evler var. Bu evler Kapadokya'daki kaya evlerine çok benziyor.' 1915 olaylarinda Ermenilerin yaadiklarina tanik olan Ezidi Kürtler korkularindan kitlesel olarak slama yönelmi olabilecekleri akla çok yakin. 700 yil önce Ezidilerin yaadiklari randaki bölgelerin bazilarinin Kapadokya'ya benzemesi de Hiristiyanlar gibi Ezidilerin de corafik olarak korunmali evleri tercih ettiklerin, gösteriyor. Bu da çevredeki Müslüman çounuktan saklanmalarini da salami bir bakima. `Ermenileri öldürenler cennete gider diye yayilan dedikodular sonunda bir çok Ermeni öldürülmütür. Ermeniler toplu olarak (Kadin-Erkek-Çocuk-Yali) bir evde toplanir, aç susuz birakilirmi. Bir gün küçük bir çocuk kapi açilir açilmaz, küçük bir su birikintisinden su içmek için evden koarak çikmi. Suya kafasini sokar sokak köylüler çocuun kafasini tala ezmiler.' ( Ezidileri öldürenler direk cennete gider dedikodusu da çikarilmiti. Bu durum da Ezidilerin slamlamasini kolaylatirmi olmasi olasilii çok yüksektir. Üstelik Ezidiler Ermenilere yapilanlardan çok korkmu, ister istemez Müslüman olmu ya da Müslüman olarak görünmek zorunda kalmi olduklari savi kolayca ileri sürüle bilir. Bir de Ezidilerin mallarini gasp edilmesi, ineklerine el konulmasi da var. Osmanli Ezidilerden çok yüklü vergiler aliyordu. Ayrica asker ihtiyacini Ezidilerden karilayan Osmanli, bu Ezidi askerlerin askerlik sürelerini 8-10 yil tutabiliyordu. Bu durumda Ezidiler Müslümanlamaya isteksiz de olsa yaklamak zorunda kalmilardir eklinde bir yorum yapila bilir.) Konuan: Haydar Cengiz Ya:60 D.Y:Mishacerk Airet: Dina Tarih: 20.09.2009 `Dina airetinin bir kismi Erzurum Horasandan gelmitir. Oysa biz direk engalden geldik. Sincar vilayeti Sunay kasabasindan geldik. Göçebeydik. Bir kismimiz Viranehir'de kaldi. Geri kalan Suruç'a geldi. Suruçtakilerin çadirlari sulu yerlerin yakinindaydi. Pinar köyüne yerleenlere çok hakaret edildi. `Siz Ezidisiniz, dini hariçsiniz' derlerdi. Bundan 300-350 yil önce bugünkü Pinar köyünde 50-60 yalarinda bir kadin mal yaiyor bir yandan da hiçkira hiçkira aliyormu. Tam o sirada büyük bir kervan Pinar köyünden geçiyormu. Altinda asil bir at olan, yakiikli bir Ezidi genci kervanin baiymi. `Bu köyde çok çayir çimen var, sulak bir yer de

77

üstelik. stanbul'dan geliyoruz, çok yorulduk burada birkaç gün dinlenelim' demi. Bu kervan K.Irakli Ezidi airet reisi Pirkal'in kervaniymi. Airetin bai da Pirkal'in oluymu. Kervan alayan kadinin yanindan geçerek biraz ileride yeil, kirmizi ve sari renkli bir çadir kurmu. Pirkal'in olu adamlarina `gidin o yali kadin neden aliyor diye sorun' demi. Adamlar kadinin yanina gelmiler. `Neden aliyorsun' diye sorduklarinda kadin, ` biz engal'den geldik geri dönmedik, bize vuruyorlar, dövüyorlar, bizim dinimiz Ezidi olduu için böyle yapiyorlar' diyerek anlatmi. Sonra da `bu kervan kimin diye?' sormu. Pirkal'in olunun olduunu örendiinde `beni ona götürün, Pirkal'a bir hediye yollayacaim' demi. Birlikte kervan bainin çadirina giderlerken yali kadinin geride kaldiini fark etmiler. Kadin onlara `siz ilerleyin ben yava yava gelirim' demi. yice arkada kalan kadin çaliliklarin arasina girerek pijamasini çikarmi, bunu da büyük bir mendille sarmi. Pirkal'in olunun yanina geldiinde `bu hediye'yi baban Pirkal'e ver' diyor. Abdülaziz'in dalarindan Kürt dalarina kadar tüm topraklar Ezidilerin idi. Olu babasi Pirkal'in yanina geldiinde büyük bir elence yapiliyor. Babasi soruyor `yolculuk nasil geçti' diyor. Olu, 'stanbul'dan Pirsus'a-Suruç'a- geliyoruz, orada çok güzel bir Mera var. Katar'lari yayarken yali bir kadin geldi. Kervan'in senin olduunu örendiinde sana bir hediye yolladi. ` diyerek cevap veriyor. Pirkal `hediyeyi getir ve aç' diyor. Pirkal'in mekaninda airetinin ileri gelenleri vardir. Paket açilinca yali kadinin pijamasini herkes görür. Pirkal Be aninda `kapat kapat ben anladim' der. Ardindan airetinin ileri gelenlerine dönerek `bunun anlami nedir biliyor musunuz, namusumuz elden gidiyor' demektir. Pirkal 200 kiilik yiitler ordusu ile Suruç ovasina gelir. 200 kiilik orduyla burada savair. Buralari Dinalara vatan yapar. Mishacerk'te eskiden Ermeniler yaardi. Bu köyü onlardan parayla satin aldi. Kör Yusuf Aa'ya da dedi ki, `Dina'lara sen bakacaksin' hakaret kalmadi. Bütün köyler Dinalarindi, hemen hepsi Ezidi idi. imdi bu olaydan günümüze Ezidi olarak, Karaköy ve Mishacerk köyleri kalmiti. Buradaki ailelerden kimisi olu'nu hocaya gönderdi. Nenem o zamanlar `ama çocuklar sakin eytan kelimesini telafuz etmeyin, yoksa deirmendeki tüm talar bainiza düer' derdi.' Anlatici Pirkal gibi bir Ezidi öndere gereksinim duyduunu Pirkal'den söz ederken heycanlanmasiyla ele veriyor. `Eer Pirkal olmasaydi buradaki Ezidi köylerine Ezidiler yerleemezdi. Pirkal Sünni Pijan, edad ve Asi airetleri ile savaarak Ezidilerin bu corafyaya yerlemelerini salamitir.' `Dayak vardi. `Bu Ezidileri buradan kaçiralim ki topraklari bize kalsin' diye düünürlerdi yöredeki Müslüman halk. Eskiden kimlikler çok sayfali idi. Bu yöredeki köylülere `çikar bakalim kimliini Ezidimisin, Müslüman misin' diye sorarlardi. Kimliinde Ezidi yazanlari sille tokat dövüyorlardi. Benim dedem anlatirdi, `bir adam tarladaki frezleri yakacakmi. Tarladaki yilana `tarladan çik yoksa sen de yanarsin' demi. Yilanda `vatan tatlidir' demi. Tarladan gitmemi.' `Kuremus köyü dedem zamaninda da slamdi. Dedemin evinin yaninda 5 insanin ele ele tutusa bile gövdesini saramayacai bir aaç vardi. Bütün yaz bu aacin alti serin olurdu. Sulari aacin dallari arasina astiimizda hiç ilimazlardi. imdi iyi dinle. Babam köy Muhtaridir. Dedem Memi oruç zamani oruç tutmuyor. Eskiden köylülerin toplandii köy odalari vardi. Köy odasinda Müslüman hocaya soruyorlar, Memi (Mehmet) kimdir? Müslüman Hoca cevap veriyor, `Mehmet dinsizdir. Kafirdir. Ne oruç tutuyor ne de namaz kiliyor. Dedem de ` koyunlar, keçiler kasapta kendi bacaindan asiliyor, hoca' demi. Sonra herkes evine dailmi. Ertesi gün Hoca Kuremus köyünden bizim köye doru yaklaiyormu. Dedem babama ` Bak Müslüman hoca geliyor, ben ne dersem sen onu yap' diyor. `Kuyudan su çek, kovaya koy ve büyük aacin dallarina as sousun, ` Dedem çok kibardir. `Ho-

78

ca ho geldin, souk suyu getirin Hoca elini yüzünü yikasin, en yumak en yeni keçeyi getirin otursun. Kuzuyu kesin ve hemen çevirmesini yapin. Karacada pirinciden tereyali pilavi da hazirlayin, yaninda yayik ayrani olsun.' Her ey yapilir. Sofra ulu aacin gölgesine kurulur. Oruç zamanidir. Krallara layik sofrayi gören Hoca `imdi ben de yiyeyim mi?'diye soruyor. Dedem de ` ye tabi suyunu da iç azini da yika hala oruçsun oldu bitti.' Hoca bir afiyetle karnini doyuruyor. Ardindan dedeme `hadi köy odasina gidelim' diyor. Dedem de `sen git ben birazdan gelirim' diyor. Köy odasinda iftarda Hoca çok az yemek yiyor. Köylüler airiyorlar. Hoca su bile içmiyor. `Hoca neden bugün iftarda yemek yemedin, su içmedin' diyor köylüler. Dedem de öle benim evimde yemek yedi de ondan' diyor. Her akam olduu gibi köylüler yine hocaya sorarlar `Mehmet nasil bir insandir, onun hakkinda ne düünüyorsun?'. Hoca da ` ya görmüyor musunuz koyun, keçi kendi ayaiyla yürüyor, kendi bacaiyla asiliyor?' Sonra dedem tüm köylülere dönüyor. `Hoca 20 gündür her akam bana hakaret etti. imdi sira ben de' diyor. Ayni gece Hoca köyü terk ediyor.' `imdi ben Ezidi bir çobanim. Köyün mallarini otlatiyorum. Çok mal var. Karidan bir Müslüman geliyor. Beni çembere aliyor. Mallarin tümü dier bir Müslümanin tarlasina giriyor. Eer Müslümanin tarlasini korumak için çemberden çikip mallari durdursam Ezidi dini mi çinemi dinimden çikmi olurum, yok eer çemberden çikmaz isem Müslüman köylünün bir yillik emeinin yok olmasini önleyememi olurum. Söyle sen ne yapardin. Ezidi çobanlar çemberden çikmadiklarinda Müslüman köylü `çemberden çiksaydin, senin yüzünden bütün mahsülü mallar talan etti' derler. Zamanla çobanlar çemberi kirmaya balamilar. Ezidi çobanlardaki insanlii görüyor musun?' `70-75 yil önce bizim Mishacerk köyünden 2 kii Birecie gidiyor. Öle vakti hoca cami minaresine çikiyor ve ezan okumaya baliyor. Bizim köylüler yaamlari boyunca ne cami görmüler, ne de ezan sesi duymular. Hocayi kast ederek `Vay babanin sakalina siçim, ne kadar keyfi varki u yüksekten türkü söylüyor.' Artik köyün yarisi Müslüman olmutu. Emo da Müslüman olmu. Çou zaman Emo'nun çocuklari bahçeye çikip ezan okurmu, Begê de ` Emo'nun sipalari yine zirliyor' dermi. Ezidi eyh Cindi, ramazanda üzüm yiyor. Mino bunu görüyor. Cindi `iftara çok vardi' sadece üzüm yedim, su içmedim.' Diyor. Mino da ` su mu engel, hem sen iç hem de ben'. Cindi de `hem sen sus hem de ben susayim' diyor.' Haydar Cengiz buraya kadar dedesinin ve kendi köylülerinin slamla ilgili anilarini anlattii bir çok öykülemede, gerek kendisinin gerekse slamlamak zorunda kalan Ezidi halkinin Müslümanlamayi içselletirmedii, slam kimliinin özgür seçimlerinden kaynaklanmadiini vurgulamaya çalimitir. Özellikle Müslüman hocalari karikatürize eden öykülemelerde slam kimliinin sahici görülmedii ifade edilmeye çaliilmaktadir. Haydar Cengiz'in aaidaki anilarina bakalim imdi de, `Çok iyi hatirliyorum, küçükken etrafi siyah talarla çevrili kubbe gibi bir mezar vardi köyümüzde. Bir ziyaretti. eyh Babik türbesi derlerdi. Çaramba günleri pilav yerdik orada. Köyümüze cami yaptiklarinda Ziyaretin binasini yiktilar. Abim de ` ben Ezidi olarak bir caminin talarini yikip, daita bilir miyim? Neden bizim ziyareti yikiyorlar. Talarini alip, camii inaatinda kullaniyorlar.' Demiti. Egemen güçler Mishacerkli Ezidi Kürt halkinin tarihi belleinin bir sembolü olan bu türbeyi yikmakla bu toplumun ortak hafizasini da yok etmeye çalimaktadir. Egemen güçler ortak bir toplumsal kültür oluturmak için hemen tüm azinliklarin kültürel kimliklerinin sembolü olan maddi yapilari yok etmeye çaliirlar. Bu tip yapilar toplumsal hafizanin canli tanikliklaridir da. (Haydar Bey in bu abisi yaiyor mu?) Yanimizdaki baka bir yali köylü, Haydar Bey'e `Senin Eniten eyf Yusuf (Feleknaz Uca'nin amcasi) eyh

79

Miro'nun olu Batman'da imsi köyünde rahat uyuyor.' Diyor. Avrupa Birlii'nde Ezidilerin haklarini koruyan Ezidi bir Milletvekili olan Feleknaz Uca, Urfa'daki savunmasiz Ezidiler için bir kurtarici olarak algilaniyor. Mishacerk'deki eyh Babik türbesi yerle bir edilirken, Batman'daki Feleknaz Uca'nin amcasinin türbesine kimse dokunamamaktadir. Buradan da Türkiye'deki Ezidilerin güçlü bir lidere gereksinim duyduklari kolayca ortaya atila bilinir. Haydar Cengiz ve yanindaki yali Ezidi toplumsal hafizalarinda Ezidiler olarak güçlü olduklarinda, Ezidi kimliklerini daha legal yaaya bileceklerini bu anlatimla ortaya çok açik koymaktadirlar. Kürt açiliminin tartiildii bu günlerde Ezidilere dinsel kimlik özgürlüünün koullarinin yaratilmasi üzerinde de durulmasi gerektii kendini dayatmaktadir. Bu olanaa kavuacak olan bu halk kimlik bunalimindan kurtulacak, Ezidilii daha özgürce yaaya bilecektir. Tam bu noktada Haydar Cengiz'in azindan `Meleke Tavus' cümlesi belli belirisiz çikiyor. Ve konumaya devam ediyor. `Eskiden Mishacerk'teki bütün Ezidi aileler gayipten eyho emsi' (Ezidi ems tarikatinin kurucusu ya da önderlerinden) gelecek diye evlerinde yataklarinin bulunduu odanin kapisini perde ile örter, yere çul serer bir de çira(gazli fener) yakarlardi. Hiç kimse o odaya girmezdi. Ev sahibi gelecek, eyho emsi gelecek, derlerdi.' Ardindan göz ucuyla bulunduumuz odadaki yataklara bakiyor.-kör olmasina ramen yataklarin bulunduu yere doru baini çeviriyor. -Haydar Cengiz Ezidi halkinin kurtaricisini bekliyor. Haydar Cengiz gayipten gelecek eyho emsi'nin geleceine gerçekten inaniyor. eyho emsi gayipten gelecek ve Müslümanlarin baskilarindan bunalan Mishacerk köylülerini kurtaracak. Yaanilan toplumsal çaresizlik karisinda Haydar Cengiz eyho emsi'ye siiniyor. eyho emsi'ye inaniyor Haydar bey. Haydar bey gelecekte bir kurtuluun olacaina inaniyor, dili ne kadar ,'ehedüenne ilahi illlah' dese de bilinci eyho ems demeye devam ediyor. Haydar beyin toplumsal hafizasi islami hegomonyaya direniyor, Ezidilerin bir gün gerçek özgürlüe kavuacaklari inanacini içinde yaatiyor. Görmeyen gözleriyle alti yainda gözlerini kaybetmezden önceki dönemlerde olduu gibi evinin yataklarinin bulunduu bölüme baini çeviyor. eyho emsi'nin gelip gelmediine bakiyor. Görmese de varliini hissetmeye çaliiyor. Bastirilmi bellek Haydar bey'in kör gözlerinden iildiyor. Aliyorum... Haydar bey konumasini sürdürüyor. `Ezidi cemaatina girdiinde, `merhaba' de. `Selamu-n aleykum' deme. Müslümanlar ezidilerin ekmeini, kestikleri koyunlari yemezler.' `Hakiki Ezidiler, engaldekiler, Begê'nin namini duymular. Biliyor musun Begê'nin kokusu her yere yayilmi, Almanya'ya, Suriye'ye, ran'a.' Ölmesini üzerinden yaklaik 50 yil geçmesine ramen Begê Samur Pirsus'lu ­ Suruç'lu- Ezidi Kürt halkini umudu, inanci, onuru olmaya devam ediyor. Haydar bey ve dierleri yaadiklari en zayif anlarinda Begê Samur'un kahramanliina siiniyorlar. Onun yaami boyunca müslümanlamamak için katlandii acilari konuuyorlar. Ve Begê Samur ölümünden 50 yil sonra bile devletin müslümanlatirma politikalarina kari savaimina devam ediyor. Ve devlet mezarindan bile korktuu Begê Samur'u hiç olmazsa öldükten sonra müslümanlatirmak için elindeki tüm kozlari kullanmaktan çekinmiyor. Yari müslüman-yari Ezidi kürt köylülerini üzerlerine müslüman hocalari yollayarak `atalariniz Ezidi inanacina göre gömüldü. Onlarin mezarlarini açalim ve naalarini kibleye doru düzeltelim' telkinlerinde bulunmalarina firsat veriyor. Kahraman Ezidi köylüleri de bu blöfü görüyor ve Begê Samur'un mezarinin artik bilinmediini, kendisinin hangi mezarda yattiini artik kimsenin bilmediini söylüyorlar. Devlet de bir hamle daha yaparak Begê Samur'un nüfus kütük kayitlarinda dini bölümüne islam yaziyor. Devletle Begê Samur'un savainda, devlet hala yenik durumda. TC'nin

80

kait üzerinde islamlatirmayi baardii Begê Samur, toplumsal hafizada Ezidi kimlii ile mitoslamaya hala devam etmekte. Haydar Bey'in bilinç alti iildamaya devam ediyor, `Bizim Köy Ezidi iken dine olan saygi daha yüksekti. nsanlar arasinda saygi ve sevgi çok daha fazlaydi.' Begê mitosunun toplumsal hafizadaki yansimasinda Kürt Milliyetçilii baskin deil. Ezidi kimlii Kürt kimliine göre çok daha belirgin. Bu durum PKK'nin politikasi ile uyumamaktadir. TC de Begê samur'un toplumsal hafizada animsama biçiminden honut deil. Çünkü bu durum devletin Kürtleri asimile etmede kullandii ümmetçilik politikasinin antitezi konumundadir. Sözün özü, Begê Samur, dinsel kimlii birincil olarak savunmakla Ezidilii Kürt milliyetçiliinin önüne geçirmektedir. Bu durum ezamanli olarak, TC'nin ümmetçilik politikasi karisina, Kürt milliyetçiliini çikartmaktadir. Bu mitos, TC karisinda Kürt milliyetçiliinin savunucusu olurken, PKK karisinda dinsel kimlii öncelikli savunarak paradoksal bir nitelik içermektedir. Begê samur mitosunun nesnellii devletin Suruç'lu Ezidileri slamlatirma gayretlerine devam edecei sonucunu göstermektedir. Ayni mitos Suruç'taki Ezidilerin PKK tarafindan da Kürt Milliyetçiliine zorlanmalarini getirecektir. Burada gerçek sorunsa, Ezidi kültürünün hem TC hem de PKK tarafindan öncelikli görünmemesidir. Özde Ezidi ditan Müslüman görülen bu insanlarin politik seçimlerinin ne olduu, bu insanlarin Ezidilii yaaya bilmek için nasil bir çözüm bulacaklari sosyolojik olarak çok önemlidir. Suruç'lu Ezidiler Begê Samur'u mitoslatirarak hem TC'ye hem de PKK'ye kari natural doalarini korumaya çalimaktadirlar. Tam da burada Suruç'ta Ezidi kalan son 3 köyden biri olan Masicark'in Kürt Hizbullah'in tabani olmasi, Mishacerk'in ise PKK'nin doal tabani olmaya balamasi oldukça dikkat çekicidir. Yani Masicarkli Ezidiler ümmetçilik ideolojisi ile Ezidi benliklerini tamamen kaybetmi, Mishacerkli Ezidiler de Kürt milliyetçisi olarak dinsel kimlikleri unutmaya balamilardir. Mishacerk'teki 60 ya ve üstü insanlarin toplumsal hafizalarinda Begê Samur mitosu canliliini korurken, 40 ya ve alti Mishacerk'li insanlarin toplumsal hafizalarinda Begê Samur mitosu nerdeyse bulunmamaktadir. Baka ekilde söylersek Suruç'lu Ezidlerin toplumsal hafizalari devlet, PKK ve Hizbullah'in saldirisiyla kari kariyadir. Ezidilerin toplumsal kimlikleri son çirpinilarini yaamaktadir. Bu toplumsal kimliin varolu sorunu ise, TC ve Hizbullah'in slamlatirma politikalarina, PKK'nin de milliyetçilik söylemlerine kari kendi koruma mekanizmalarini gelitirebilmektir. Begê Samur'un mitoslatirilmasi bu mekanizmalardan en güçlüsü gibi görünmektedir. Tarih: 11.05.2009 Yer: Urfa-Bozova Konuan Kii: Mahmut Yildirim (Lidar) Ya: 35 `Kürdistan'daki Kürt airetlerinde bir gelenek vardir. Osmanliyla savaan herhangi bir Kürt aireti eer Osmanliya yenilirse topraklari, bu savaa katilmayan dier Kürt airetleri tarafindan yamalanir ve ellerinden gasp edilirdi. Osmanliyla savaan yürekli ve korkusuz Yezidi airetleri Osmanliya yenildiklerinde, mallarini, topraklarini Sünni Kürt airetlerine kaptirirlardi. Bu balamda Sünni Kürt airetleri çou kez Yezidi Kürtleri Osmanliyla savalarinda bilerek yalniz birakirlardi. Osmanliyla

81

savaan Yezidi airetinin içinde olan bazi Yezidi aileler de bazen bu savaa katilmaz, Osmanli karisinda savai kaybeden Yezidi Kürt akrabalarinin mallarini yamalarlardi. Özellikle Ketikan aireti bu tip gözü açiklikilari çou kez yapardi. 1.Dünya savaina denk düer bu gelimeler. 19.yy sonundaki Osmanli-Rus savainda Ruslara yenilen Osmanli Yezidilerin slamlatirilmasini daha ciddi bir ekilde devlet politikasi haline getirir. Nakibendilik Yezidileri Sünniletirmeye giriir.'

Konuan: Haydar Cengiz 2. Görüme. Tarih: 29.09.2009 Yer. Mishacerk köyü `Begê'nin köyümüzde kiraç bir tarlasi vardi. Tarlasinin içinde de maaralar vardi. Köyün merasina bitiikti bu tarla. Urfa'nin dayanilmaz yaz sicaklarinda Begê, bu maaralarda serinlerdi. Yazin o maaralar buz gibi olur. 100-120 yil önce Mishacerk'li köylüler Türkçe bilmediklerinden Aligör (11 Nisan kasabasi)' e bile gidemezlerdi. Ezidi Nasir yaklaik olarak Begê'nin doduu yillarda ölmütü. te yaklaik 110 yil önce ölmütü. Nasir'in zamaninda Ezidiler biraz kalabaliklarmi. Sünni Kürtler Mishacerkli Ezidi Kürtlerin hayvanlari çalar, keserlerdi. Nasir zamaninda. Deirmenlerden dönen Ezidlerin çekilmi un çuvallarini da çalar ya da yere dökerlermi. Tarlalarina mallar yollanir ekinleri yedirilir, meyve bahçeleri talan edilirmi. Bir çok Ezidi kürt açliktan kirildi o zamanlar. Begê'nin doduu yillar. 1890'li yillar, Nasir bir gün dedemin evine gelmi. ` Yiyecek hiçbir ey yok mu sizde? Bir pancar olsa da olur. Ya da bir ot verin. Günlerdir acim. ` diyor. Arkasindan yere uzaniyor, iki ayaini duvara kaldiriyor. Çenesi defalarca hizli bir ekilde açilip kapaniyor. Evdekiler Nasir'a ne oluyor' diye dedeme soruyorlar. `Nasir ölüyor, Nasir açliktan ölüyor' diyor dedem. Cenazesi dedemin evinde 3 gün kaliyor. Çünkü hiç kimsenin cenazeyi kaldirip gömecek gücü yok, açliktan. Daha sonra Cenaze dedemin evine yakin bir yere gömülüyor. Mezarlia götürmeye köylünün gücü yok. Oracikta gömüyorlar, dedemin evinin önüne.' (nsanlar açliktan ölmemek için müslüman oluyor yani) `Mustafa Kemal'den 30 yil önce. Tahmini olarak 1890'li yillari bai. Begê'nin dodui yillar. Begê'nin akrabalarindan bir kadin, açliktan ölmemek için evin kedisini kesip yiyor.' `Trabzon'dan Dersim'den getirilen Ermeniler bizim köy üzerinden Suriye'ye götürülüyormu. Akrabalarim ayran çorbasi yapmi bir akam. Karilarinda sürgüne gönderilen Ermenilerin günlerce aç kalmi çocuklari var. Ermeni çocuklar Ezidi köylülerine `Corma, Corma' diyerek yemek istemiler. Ermeniler çorbaya `corma' der. Biz Kürtler `orba' deriz. Türkler de `çorba' der. Ermenilerin bir çou da açliktan ölmek üzereymi. çlerinden birkaç gündür hiç su içmeyen Ermeniler de varmi. Ermeni kitlesinin içinden firlayan bu susuz kalmi Ermeniler köyümüzün ortasindan geçen nehire kafalarini sokarmi, su içmek için. Tam o zamanda at üzerindeki Hamidiye askeri, kiliciyla bu Ermenilerin kafalarini yararmi. Yüzü nehrin içinde kalmi, kafasinda kilinç darbesi ile çizgi eklinde bir yarik oluan bu insanlarin, kafalarindaki bu yariktan kan akip nehrin suyuna kariirmi.' Ermenilerin öldürülmelerine tanik olan Mishacerkli Ezidi Kürtlerin slama kolayca kaymalari ya da slamlami gibi gözükmeleri anlailir bir durum olarak gözüküyor. `Ermeni kafilelerinin 2-3 günde bir köyümüzden geçtikleri olurmu. Çounlukla Trabzon ve

82

Dersim üzerinden getirilen Ermenilermi bunlar. Kafile bizim köyde mola verdiinde kalabalik Ermeni kitlesinden genç kizlar firlayarak Mishacerkli köylülerin evlerine girer, `bizlere ekmek verin' derlermi. Bazi köylüler güzelliklerine hayran kaldiklari bu Ermeni kizlarinin bazilarini 2. ya da 3. e olarak almayi düünmüler. Ermeni kadinlarin çok azi buna razi olmu. Hatta Dina airetinin reisi bile 4. e olarak bu kabilelerden seçtii Ermeni bir kadini almi. Ekmek için eve giren Ermeni kadin ve kizlarini köylüler, bazen zorla ali koyarlarmi. Mishacerkli erkekler 2. ya da 3. e olarak seçtikleri bu Ermeni kizlari kaçip, kalabalik bir kitle halinde duran Ermeni kafilesine yeniden katilmalarini engelemek için kapilari kitlerlermi. Böylece annesi ve babasi mola sonunda yola devam eden bir çok Ermeni kadin, Mishacerk gibi köylerde Kürt erkeklerine kuma olarak kalirmi. Vicdana gelen bazi Kürt erkekleri bir kaç gün sonra yeni gelen Ermeni kafilelere alikoyduklari bu insanlari birakirlarmi. Bazen de bu Ermeni kadinlar 1-2 hafta Kürt köylerinde kaldiktan sonra yeni gelecek Ermeni kafilesini bekler, kafile gelince de bir firsatini bulup kendini salivermeyen Kürt'lerin evlerinden kaçar, kafilenin içine kariarak izlerini kaybettirirlermi. Annesini, babasini bulma umuduyla.' `Mishacerk köyünde Osman Atmaca adli bir Kürt erkei Ermeni bir kadin alarak evlenmi. Çocuklari bile öldü. Torunlari Antep'e yerleti. Kökenlerinde Ermenilik olduunu bile bilmiyorlar. ' `Nehir'den eskiden su akardi. Artik köyümüzün nehri kurudu. Çocukken bu nehrin kenarinda hayvan otlatirdik biz. Bu sirada sikintidan bir çubukla nehrin topraklarini kazardik. Yumak nehrin toprai kolay kazinirdi. Çou kez, insan kafasi, el, ayak kemikleri bulurduk.' `Küçükken biz Ezidlere `Siz neden bu dini terk etmiyorsunuz, niye imana gelmiyorsunuz' derlerdi. Bizim köyün yerli Ermenileri buradaki mallarini çok ucuza satip Suriye kobanisine gitti. Bizim köye 1980'dan sonra cami yapildi. Cami öncesi ramazan aylarinda diaridan hoca gelir Muhtarin evinde namaz kildirirdi. Ramazan ayi biter, hoca da memleketine gittikten sonra brik atilirdi.' `Miço diye Viranehirli Ezidi bir akrabamiz vardi. Karakolda bir amire denk geldiinde amir kimliklerindeki dini bölümüne bakarmi. Ezidi yazdii görünce `senin dininin...........koyayim ' Dermi.' `Dün köyümüzde Mevlüt vardi. Suruç Belediye bakani Ethem Bey de geldi. Çevre köylerle beraber cemaat 200 kiiyi buluyordu. mam `imdi Mevlüt okuduk, yemek yedik. Mishacerkliler bu Mevlüt için abdest aldilar. Artik gelecek yila kadar abdest alip namaz kilmazlar, çünkü kökenleri Ezidi' dedi. Nasil bir baski sen düün. imdi ben nasil kalkip `Ezidiyim' diyeyim.' Son iki paragrafta hem devletin hem de halkin baskilari çok somut. `Kürtçe tarak e demektir. Ama Ezidi Kürtler taraa Kürtçe e demez, darke seriya derler. Çünkü e kelimesin de `' harfi vardir. Kibrit sözcüünün telafuzu da Ezidlere dokunuyor. Onlar kibrit yerine Müftik demeyi tercih ediyorlar. Nal kelmesini de kullanmak istemez Ezidi Kürtleri, bunun yerine Solbent derler. Tas kelimesini de Ezidilerin yaninda kullanma. Ezidler tas yerine Zerik derler. Annem Müslüman olduktan sonra bile ayaa kalmaya çaliirken `ya Allah' demez onun yerine `ya eyh ems' derdi.' Karisi söze giriyor, '10 sene önce kocam Viranehir'e gitmiti. Akrabasi Bro'nun yanina. Bro'nun evinde kalkmi namaz kilmi. Ezidi bro da ` Haydar haydar! Allah 2 gözünü de kör etti. Hala namaz kiliyorsun' dedi.' Haydar Bey anlatmaya devam ediyor. `Açliktan ölen Nasir'in olu Ali halam Hate ile evlendi. Ali ben 15 yaindayken bir ramazan ayinda bizi ziyarete geldi. Babam sahurda kalkip bulgur pilavi yapip Ali'yi uyandirmi. `kalk yemek yiyelim sahur

83

oldu' demi. Ali de `Ben tavan deilim gece yemek yiyeyim' demi. Ali Ezidi dinini deitirmemi.' `Ezidi insanlarin yanin da Ezüzibillhi bin eytanil racim' deme. Selamün aleyküm deme. `' ve `Y' harflerini kullanma. Ezidiler `Lanet' kelimesini sevmezler. Bu yüzden Nal kelimesini kullanma çünkü Nal kelimesindeki `n' ve `l' harfleri lanet kelimesinde de var.` Haydar Bey'in bilinci daldan dala atliyor. `Begê'nin amcasinin olu vardi. Adi lalo-lal'dan geliyor- O da viranehir'e gitti. Mishacerk'te çok tarlasi vardi. Bir daha buralara dönmedi. `Dina aireti Reikiler, Mendekorlar ve Bedirkiler olmak üzere 3 koldan olumutur. Mendekor ve Bedirkiler 150-200 yil önce Müslümanlia döndüler. Reikiler 1. Dünya savainin hemen öncesinde slamlatilar.' `Çok eskiden Haltilerde Ezidi idiler. Kavga olduunda Dinalara yaklairlardi. Zayif ve küçük bir airetti Haltiler. Haltiler Dinalardan önce slama döndüler. Günbay soyadini aldilar. Reisleri Hüseyin Paa idi. Haltiler, Urfanin kiraç alanlarindan Suriye sinirina kadar olan yerlerde yaarlardi.' `Bir gözü kör olan kör Yusuf Aa, Dina airetinin yiidi idi. edad ve Arap airetleri Dinalarin hayvanlari çaldiklarinda Rim (mizrak) la onlarla savair, çaldiklari her eyi Dinalara geri getirirdi. Kör yusufun olu Seyfo, Seyfo'nun olu ise Salih Bey idi. Salih Bey'in olu da Reat Bey. Reat Kiliç. Reat Kiliç Dinalarin imdiki reisi.' `Kurtulu savainda Atatürk üst tabakayi gezdi. Pij, Din, ed ve Halt airetlerinin reisleri ile görütü. `Fransiz gavurlar urfa'ya girdi. Biz bu vatani kurtaralim' dedi. Salih Bey Dina airetinin yiitlerini topladi. Fransizlarla kahramanca savati. `Deli' lakabini aldi. Deli'den kasit gözü karalikti. Fransiz komutani Saco'yu yendiler. 11.Nisan kasabasinin kurtuluunda Salih Bey'in adi geçer. ` Kurtulu savainda Kürt halkinin kahramanliiyla ilgili aaidaki iiri buraya eklemeyi uygun buldum. Çünkü her ne kadar Müslümanmi gibi gözükseler de özde Ezidi olan bir çok Kürt de bu savata büyük kahramanliklar göstermitir. Ve resmi Tarih Kurtulu savainda Türk, Sünni Kürt ve Sünni Arap halkinin büyük kahramanliklar gösterdiklerini söylese de Urfa'li Ezidi Kürtlerin bu savataki baarilardan hiç söz etmez. Oysa Urfa'nin Kurtuluunda Ezidi Kürtler de savami ve bir çou bu savta canlarindan olmulardir. Tam burada bir çok Kürt aydini bu saptamanin kemalist bir oryantalist yaklaim olduunu söyleye bilir. Haklilardir. Yazarin burada vurgulamak istedii sistemin zorla askere aldii ve kendi amaçlari için kullnadii Ezidileri sava sonunda adlarini bile anmamakla gösterdii ikiyüzlülüün altini çizmektir. Karayilan Türküsü Atina binmi de elinde dizgin Vardii cephede hiç olmaz bozgun Çeteler içinde Yilan'im azgin Vurun Kürt uaklari namus günüdür. Sürerim sürerim gitmez kadana Fransiz kurunu demez adama Benden selam söylen nazli anama Vurun Kürt uaklari namus günüdür Karayilan der ki harbe oturak

84

Kilis yollarindan kelle getirek Nerde düman varsa orda bitirek Vurun Kürt uaklari namus günüdür Haydar Bey'in konumasina tekrar dönelim. `Ermeni airetleri Salih Bey'i çok severlerdi. Salih Bey'in 4. hanimi Ermenidir. Adi silto idi. Salih bey ne yapsin aireti islama döndü. O da islam oldu. TC kurulduktan sonra Salih Bey kan davalarini kavgalari çözerdi. Reo'nun babasi Salihi Seyfo'dur. Haci Hidir kaymakam. Türkmendir. Miriman ise Bozan Bey'dir. Asi, Beska, Pijan, edad Dinalari sevmez. Ketikanlar Dinalarin sa koludur.' Konuan: Maria T. Yer:stanbul/Osmanbey Tarih: 23.09.2009 Ya: 52 `Bir kaç ay önceydi. Pazar ayini için kilisede toplanmitik. Papaz, Müslüman kadinlar gibi kara çarafa bürünmü, kocainda kundakta bir bebek olan bir kadinla kilise içerisine geldi. Kadin bebei papaza vererek çarafini çikardi. Üzerinde ho, kibar bir kiyafet, boynunun üzerinde de bir haç vardi. Bütün cemaat akindik. Papaz olaya açiklama getirdi. `Madam F....yeni domu bebeini vaftiz ettirmek için Urfa'dan buraya gelmi. Urfada dini kimliini gizleyerek yaamak zorunda kalan yüzlerce Ermeni ve Süryani vatandalarimizdan birisi de kendisi. ....' Bu anlatimdan dinsel kimliklerin her türlü baski karisinda kendisini gizleyerek onlarca yil yaayabildiini görüyorum. Alevi slam anlayiinin da benzer süreçlerle yüzlerce yil Sünni slam anlayiinin dayatmalarina kari kendilerini gizleyerek koruya bildii bilinen bir gerçek. Tam bu nokta da Suruç'lu Muhsin Ceylan'in u saptamasini sizlerle paylamam gerekiyor, Tarih: 18.06.2009 Yer:Suruç Konuan: Muhsin Ceylan Meslek: oför `Bence Suruç ve kirsalinda hala Begê gibi son yezidi Kürt kadini diye bileceimiz bir çok kadin yaiyor. Ama diariya Müslümanmi gibi gözüküyorlar. Kadinli erkekli olarak Yezidilerin kendilerini Begê gibi ortaya koymalari Almanya'ya içi olarak gitmeleri, ya da oraya siyasi siinmaci olarak yerlemeleriyle baladi. Ama u an Almanyadaki bu Yezidilerin öncüsü hala Begê kabul edile bilir.' imdi Ezidi bireylerin, üzerlerinden hem devletin hem de toplumun dinsel baskisi kalktiinda gerçek dinsel kimliklerini özgürce yaaya bileceklerini çok kolay kestire biliriz. Urfa merkez, Suruç merkez, Aligör (11.nisan kasabasi), Urfa Viranehir ve Suruç'un bir çok köyünde Ezidiliin, sanildiinin aksine bir çok kiinin benliinde Müslüman görünerek saklandiini ama sonuçta insanlar tarafindan gizli de olsa hala yaatildiini gözlemliyorum. Ezidi toplumu devlet ve sünni müslüman topluma müslümanmi gibi görünmek zorunda kalmaktadir. Almanyaya gider gitmez üzerlerindeki mahalle baskisinin kalkmasiyla Ezidi Kürtlerin gerçek benliklerini

85

özgürce yaamaya balamalari, Türkiye'de de ayni koullarin salanmasi durumunda da buradaki illegal Ezidilerin Almanya'da olduu gibi Ezidilii legal yaayacaklari varsayila bilir. Tarih: 17.06.2009 Konuan Kii: Mehmet Kutlucan Yer: rice Köyü Ya: 43 Dina Airetinden `Kisa bir süre önce vefat eden Mishacerkli smail Çakir adli biri vardi. 30 yil önce Suruç'a gidiyor. Ramazan ayi imi. 2 çarafli kadinin çaraflarinin altindan bir eyler yediklerini görmü. Onlara neden oruç yediklerini sormu. Onlar da `biz Mishacerk'liyiz' demiler. smail bunlarin yalan söylediklerini anlami. Onlardan birine `yoksa sen smail Çakir'in karisi misin?' diye sormu. O da `evet' demi. smail Çakir Mishacerk'e gelince yaadii bu olayi orda kilere anlatmi.'

Konuan: Halil brahim Akku Yer: Müzeybil (Aybasti) Köyü kinci Görüme `Dicle ve Firat nehirleri arasinda yaan Ezidi Kürtler genelde de Kürtler; Arap, Türk ve ran uygarliklarinin dikatini çekiyor. Her 3 uygarlikta Kürt halkina kendi kültürlerini empoze etmeye istiyor. Ovalarda yaamak zorunda kalan Kürt halki kültürel emperyalizme yenik düerken, dalara siinan Kürt halki özelde de Ezidi Kürtler kendi kültürel kimliklerini korumayi baara biliyorlar. Kürt halki islami kabul etmek zorunda kalinca kimisi hanifi kimisi de afi oluyor. Hanifilikle afilik arasindaki çeliki uzlaabilir bir çeliki. Oysa Hanefi ve afilik ile Ezildik arasindaki çeliki uzlamaz (antagonist) bir çelikidir. Ezidilikte en büyük Melek, Meleke Tavustur. Meleke Tavus kirmizi nurdan yaratilmitir. Tanri öncelikle suyu, gökyüzünü ve bulutu yaratmitir. Daha sonra toprak olumutur. Adem topraktandir. Meleke Tavus Ademe secde etmiyor. (Antogonist çeliki) Tanriya dönerek `Ben Nurdan yaratildim oysa Adem topraktan yaratildi, ben ondan daha uluyum, daha öncelikliyim. Ben ba meleim. Ben topraktan olana secde etmem' demi. Darwin canliliin sudan ­iiin etkisi ilegeldiini söyler. Oklu kirpi daha önce bir kumu. Daha sonra evrimleerek karada yaamaya balami. Kanadi ve kuyruu var ama bugün karada yaiyor.' Karalarda yaamin su ve havadan sonra gelitiini vurguluyor. `Meleke Tavus dönemimde insan daha yaratilmamiken su, hava, güne (isi) vardi. Meleke Tavus kirmizi nurdan yaratildii için günete de kirmizi iik hakim, ateten önce güne vardi. Atete kutsaldir ama. Bu yüzden Ezidiler günee yönelip çi etmezler.' `Güneten bir enerji parçasi kopuyor suya düüyor. Bu enerji parçasi soudu ve Zerdüi halki ondan olutu. Zerdüilerin peygamberi -ki ilk peygamberdir- Zerdüi peygamberdir. Her peygamberin bir kitabi olduu gibi Zerdii peygamberinde bir kitabi vardi o da Avesta adli kutsal kitapti. 2 Nehir arasinda yaayan Kürt halkinin yaradili efsanesi olarak inandii efsane ve felsefe budur. slam Kürtlere inmemitir. Aslinda Kuran Araplara Arap yarimadasina geliyor.'

86

`..Dinimiz binlerce yil önce sizin dininizden önce gelmise nasil olur da biz köken olarak Müslüman oluruz? Nabukadnezar bir Yezidi deil miydi? Eer bir sapma varsa biz sizin dininizden sapmadik, siz bizim dinimizden saptiniz!..' (37) `Hz.Muhammet slam felsefesini vahiy ve hadisle açiklar. Bu felsefeye din deniliyor. Oysa din etmiyolojik olarak Kürtçe bir kelimedir. Kelime anlami da gerçei görmedir. manin Kürtçesi BAVAR'dir. Bavari kiilerin birbirlerine güvenme, siinma ve inanmalaridir.' `Kürtler; Farslardan, Türklerden ve Araplardan baski görüyorlar. Araplar Türkleri, Türklerde Kürtleri islamlatiriyor. Aslinda ovalarda kalan Kürtler slamlaiyor, dalara yerleen Kürtler orjinlerini koruyorlar. Zerdüi olarak kaliyorlar. Zerdüi Kürtler yerleik yaama geçince Hanifi ve afi Kürtlerden baski görüyorlar. Alevi Kürtler Allah Kuran deyip paçayi kurtariyor.' `Müslüman zina yapar sonra `kadin eytandir' der. Ardindan sevabi günahindan çoksa kurtulur. Zerdüilikte zina en air suçtur. Affi yoktur. Zerdüilikte kadin gelip cemaatte oturur ve konuabilir. slamda kadin erkek cemaatine giremez. afi ve Hanifilik Avrupa felsefesi ile örtümezken, Ezidilik örtüür. Bu yüzden Barzani, Talabani ve PKK Ezidi Kürtleri referans alir.' Burada Ezidi inanci ile slam inancini kiyasliyor. Ezidiliin modern dünyanin koullarina slama göre daha elverili olduunu göstermeye çaliiyor. `Son 100 yilda Ezidiler neredeyse yok edildi, asimile oldular. Ezdilerin ticaret yapmalarina baski getirildi. Devlet bu yaklaimi halk arasinda merulatirdi. Sünni Kürtler Ezidlerle kiz alip vermezlerdi. Ezdilerin ovada yaamaya baladiktan sonra ekolojileri bozuldu.' `eyh Hasan ve eyh Cindo yaz aylarinda köylüler çukurovaya gittiklerinde, `herkes en az 1 ay yok, gel bizi götür, korkuyoruz ` derlerdi. Müslüman bir kizla hiç evlenmeyi düünmedim. Hristiyanliktan islama dönmü Ermeni dönmeleri bana kiz vermediler. Ezidi olduum için. Ama sonra çok piman oldular.' Araya girip u yorumu sizinle paylamaliyim. Ermenilerde hayatta kalmak için slamlamak ya da slamlami gibi görünmek zorunda kalmilar. Ezidiler de bu çözüm yolunu kullanmilardir. Sözü Halil Bey'e veriyorum. Yüzlerce yil bari içinde yaamitir Alevilerle Ezidiler. Ama Dersim katliaminda Ezidilikten slama geçmi yeni dönme bir asker, bir çok Aleviyi katletti. Akrabalari bu kadar vahice katliama urami Ezidilikten dönme Müslüman bir askerin Alevileri nasil katledeceini cesareti olan varsin düünsün. Ezdilerin ovada yaamaya baladiktan sonra ekolojileri bozuldu.' (Yaar Kemal `Firat Suyu Kan akiyor Baksana' adli romaninda Ezidi katliamiyla ilgili ` Bazi çeteler Yezidi köylerine giriyor, yediden yetmie hiçbir canli birakmamacasina kurundan, süngüden geçiriyorlar.... Yezidi savaçilarinin hepsi öldürüldü, ölüleri çirilçiplak soyuldu, Dicle'ye atildi. Sonra silahsizlara geldi sira, önce erkekleri, erkek çocuklari öldürdüler, çirilçiplak soydular Dicleye attilar. Sonra kadinlari, kizlari... Daha sonra çok Yezidi köyü bastilar, çok Yezidi kestiler. Bu Yezidiler yüzlerce yildir aci çekiyorlar, öldürülüyorlar, soylarini tüketiyorlar. Dünyada bir tek Yezidi kalmadi, diye düünler, bayramlar ediyorlar... `Firat' diyordu, `Firat suyu kan akiyor baksana, Dicle. ` diyordu. `Dicle günlerce, aylarca insan ölüleriyle doldu da tati. Dünyanin bütün kartallari çöle indiler, çölde insan etine doydular..'' (38), bu cümleleri yazmi.)

87

Tarih: 20.06.2009 Yer:urfa merkez Konuan Halil Bozan Ya:54 Baba adi: ükrü Ana adi: Adle Ankara Üniversitesi Eczacilik mezunu Halen hayatta olan BKF `un Kürt prensi. `Dedelerim, mustafa(hirço) ahinbegi (ahinbey'in olu Mustafa) ve Bozan ahinbegi (ahin Beyin olu Bozan)'dir. Anneleri farklidir. Her ikisi de 1891 doumludur. Berazan bazi Kürtçe lehçelerinde Domuz alani demektir. Bir çok Kürt airetleri ve Konfedarasyonlari bir çok hayvanin adini kendi sülaleleri için almilardir. Begê bence bir lakaptir. O bayanin gerçek adinin Begê olduunu düünmüyorum. Çünkü Begê yezidi kürtlerde dini bir ünvandir. Ve airetin mirinden ve prensinden daha üstündür. Eer Kürtler tarihleri boyunca Ezidi kalmayi baarabilselerdi ve hiç Müslümanlamasalardi, tarih boyunca bu kadar aldatilmazlar ve bu kadar aci çekmezlerdi. `

6. Ü Ç Ü N C Ü B Ö L Ü M Begê Mitosunun Maddi Temelleri

Bu bölümde Begê Mitosunun alt yapisi yani maddi temelleri tartiilacaktir. Bu bölümün daha salikli anlailmasi için Kürt yazar Halil Güçlü'nün aaidaki konumasini hemen burada vermeyi uygun buldum. Kürtlerin airetler arasinda birlik oluturmalarinin ilk nedenlerinden biri, Araplarin Kürtler üzerindeki yamaya yönelik saldirilari karisinda güç birlii oluturmakti. Berazan Birlii de öncelikle bu amaçla kurulmutur. Önceleri tam baimsiz bir yapilanma olmasina karin zamanla Osmanliya yari baimli hale gelecektir Berazan Birlii. Ardindan da 1840 yilinda hukuki varliina son verilecektir. 2. Abdülhamit bu corafyadaki Kürtleri bazi di ve iç gelimler sonucunda yeniden örgüyleyecektir. Bu örgütleme 1890'li yillara denk gelmektedir. Hamidiye alaylarinin kurulmasiyla Kürtlerin merkezi otoriteye balanmasi amaçlanmitir. Osmanlinin emperyal düzenini oluturma amaciyla da Hamidiye alaylarindan yararlanacaktir. Sonuçta tüm Kürt oluumlari merkezi denetim altina alinacaktir. Bu gelimleri Ezidi Kürtler açisindan da ayni mantikla iledii su götürmez bir gerçektir. Edip Gölbai Yezidilerin yaadii bölgede Osmanli idari ve askerî varliinin güçlenmesi ile iletiim ve ulaim altyapilari gelimesi, bu topluluun imparatorluun dorudan yönetimi ve denetimine tâbi olmasina yol 88

açti. Sözgelimi adina Tanzimat reformlari denilen yeni düzenlemeler, Yezidiler örneinde, Osmanli idaresinin özellikle vergilerin düzenli alinmasi, asayiin salanmasi ve asker alimi için daha önce hiç olmadii kadar çaba harcamasi eklinde tezahür etti.' Demektedir. (Bu dönemle ilgili ayrintili bir analiz için bkz., Gölbai, The Yezidis and the Ottoman State, s. 42-52.) Bu çabalar çok daha sistematik bir biçimde Abdülhamid döneminde de devam eder. Gölbai anlat maya devam etmektedir, `Daha karakteristik olan ise, yine bu yönetim zihniyetinin bir ürünü olarak, Hamidiye rejiminin Yezidiler'i tanimak ve haklarinda detayli bir bilgiye sahip olmak için gösterdii çabadir. 19. yüzyildan önce, her ne kadar Osmanli idaresi Yezidiler'e dair belli bir baki açisina sahipse de, esasen Yezidilerin kim olduklari ve nasil bir inanca sahip olduklarini bilmiyordu. Önemli olan ise bilmek için çaba göstermiyor olulariydi. Hâkimiyeti altinda bulunan nüfusu denetlenebilir, mobilize edilebilir ve kaynaklarindan azami ölçüde faydalanabilir hale getirmek amaciyla devletin tebaasi hakkinda bilgi toplamasi modern bir pratiktir. Ancak Abdülhamid idaresinin bir baka gündemi daha vardi ki, kanimca bu da en az dierleri kadar moderndir: sapkin olarak gördüü bu topluluun dönütürülmesi, slamlatirilmasi ve daha "medeni" hale getirilmesi.' Osmanli Müslüman Kürtleri merkezi otoriteye balamak için Panismaist politikalari uygulayarak baari salayacaktir. Ezidi Kürtlerin merkeze bali hale getirilmesi Müslüman Kürtler kadar kolay olmayacaktir. Aaida Halil Güçlü'nün Berazanlarin merkezi balanmalari konusundaki düünceleri yer almaktadir. Konuan: Halil Güçlü Ya:50 Meslek:Yazar Yer:Ankara Tarih:14.04.2010 `Berezan birlii 1840 yillarinda tamamiyla tasfiye edilmitir. Devlet tarafindan da yok sayilmitir. Ama yerel anlamda hatir gönül ve sayginlia dayanan ve çok da etkili olmayan geneleksel bir yapi olarak ikinci derecede varliini sürdürür. Bu ara ancak kabile ve gevek airet balari mevcut daha ziyade. Bu durum Milan airet konfederasyonun 1780 ve 1810 yillar arasinda olan devletle bouma sirasinda mirimiran ve mirlikler tasfiye edilmitir. Bunu Berezan içinde okumak gerekir. Ancak Kürt younlamasi ve o döneme denk gelen Ermeni uluslamasi ile Misir devletinin Osmanli topraklarini elegeçirmesi ve Kürtleri etkilemesi durumu karisinda ve Rusya'nin bölgede etkisiyle birlikte Kürtleri yeniden örgütlenme ihtiyaci domasi, yani Hamidiye birilikleri oluturmaya gitme durumu karisinda bölgede hizla yapilanmak için yerel güçler ve kestirmede airetlerden yararlanmak zorunda kalmilardi (Osmanlilar). Burayi iyi görmek gerekir ki o zamana kadar zaten ne bir federasyon ve ne de dar anlamda bir airet bütünlüü var. Osmanli eli onun iyice daitmi ve dejenere etmitir. Böylece belirsiz ve çok parçaliyken Hamidiyeler kuruluyor ve eskisi gibi üst düzeyde bir federasyon veya birlik olumasina firsat vermemek için olan durumu daha parçalayici bir oluuma gidiliyor.' Tam burada araya girip, Halil Bey'in yaptii bu son siyasi belirlemelerin kahramanimiz Begê'nin kaderini belirleyen gelimeler olacainin altini çizmek istemekteyim. Bu siyasi gelimeler dönemim sosyo-ekomomik alt yapisini da belirleyecektir. Bu sosyoekonomik alt yapida doal olarak Begê Samur mitosunun alt yapisini da

89

oluturacaktir. Özetle Halil Bey'in yaptii bu siyasi belirlemelerin Osmanli tarafindan yaama geçirilme süreci yakindan incelendiinde, Begê mitosunun bilimsel nedenleri daha net anlailacaktir. Osmanlinin yukarida söz edilen nedenlerden dolayi Kürtleri yeniden örgütleme giriimleri Begê'nin doumunu ve onun yetitii dönemi de kapsamaktadir. Yeniden örgütlenen Kürtlerin bu tarihlerde yaayacaklari/yaadiklari ekonomi-politik süreç, Begê trajedesinin en önemli nedenlerindendir. Begê'nin kaderidir ayni zamanda bu süreç. (Mitoslaacak bireyler üstlendikleri tarihsel görev ve ilevin asla bilincinde olamazlar. Aslinda kaderleri bellidir.) Sözü Halil Beye tekrar birakiyorum. `Hamidiye olsa bile ciddi bir airetçilik yok aslinda. Dina içinde ve genel olarak Berezan içinde Ezidilii öyle keskin bir ekilde dilama yok, yumuak bir geçi var devletin dayatmalarina ramen ve bu yumuak iliki Ermeni ve Süryaniler ile de aynen var. Devletin ayritirmalarina ramen farkliliklar çatimasiz bir aradalar.' Halil Bey'in bu anlatimlari Begê Mitosunun alt yapisinin (maddi temellerinin) anlailmasi için çok önemli olmutur. Toplumlar canli organizmalar gibidir. Dina aireti, BKF hukuki varliinda da vardi, 1840 yilindan sonrada vardi, günümüzde de bu airetin ardillari olarak Urfa ve kirsalinda da vardir. Mishacerk köylülerinin bastirilmi belleklerinin tarihini BKF'nin hukuki varliinin bittii tarihe raptiyelemek bilimsel bir hata olur. Bu bastirilmi bellein varlii, BKF'nin hukuki varliinin söz konusu olduu tarihlerde de, hatta BKF'nin kuruluunun öncesindeki tarihlerde de söz konusuydu. Kültür farkli siyasi oluumlar içindeki farkli koullarda varliini sürdürür. Bu açiklamanin hemen arkasindan tartitiimiz mitosun 1.BKF'nin ortadan kaldirilmasi 2. Osmanlinin Ermeni Milliyetçiliinin önüne geçmek için Kürtleri yeniden örgütlemek için Hamidiye alaylarini kurmasi 3. Bu gelimelerin sonucunda Kürtlerin Merkezi otoriteye tamamen bali hale getirilmesi 4. TC'nin Ezidi politikalarina kout gelitiini söylemem gerekmektedir. Sayilan bu 4 siyasi politika tarihsel süreç içerisinde yava yava ve sinsice Ezidi Kürt kimliinin asimilasyonuna da yol açacaktir/açmitir/açmaktadir. Gerek etnik gerekse dinsel alt kimliklerin baski altina alinmasi ya da bu kimliklerin asimile edilmelerinin kabaca tartiilmasinin tam zamani imdi. Öncelikle bu kitabin temel amacinin, mitoslatirilmayi toplumsal hafizanin politikalari üzerinden sosyolojik olarak yeniden ele almak olduunu animsatmak isterim. Bazi okuyucular Begê Samur'un yaamini Osmanli vatandai olarak geçirdii 1894-1923 tarihleri arasindaki tüm sosyo-ekonomik gelimelerin burada verilmesini bekliyorlarsa büyük bir hayal kiriklii yaayacaklardir demektir. Doaldir ki Begê Samur mitosunun maddi temellerinin uzun boylu tartiilmasi bu kitaba simayacak kadar genitir. Ama yine de yazar bu alt yapiyi kabaca okuyucuya vermeye çaliacaktir. Ayrica bu kitabin ilevi söz konusu tarihlerdeki Kürt halkinin Osmanli tarafindan boyundurluk altina alinmasinin açiklanmasi da deildir. Ama bu mitosun tartiilmasi zorunlu olarak Osmanli'nin Kürt polkitikalari ile örtümektedir. Kürtlerin Ermenilerden etkilenerek Osmanliya ba kaldirma olasiliklarini ortadan kaldirmak için Osmanli'nin panislamist politikalari yaama geçirerek Kürtleri merkezi otoritenin boyundurluunda tutma çabalari ayni zaman da kahramanimiz Begê Samur'un trajedisinin siyasi nedenidir de. Bu açiklamadan sonra okuyucunun Osmanli'nin Nakibendilii Kürt milliyetçilii amaciyla kullanilmasini önlemek için yeniden formatlamasi ve Nakibendiliin ümmetçilie hizmet eder duruma getirilmesinin uzun uzun tartiilmasini bu kitaptan beklemesi yazara haksizlik olacaktir. Ayrica Kürtlerin milliyetçilik duygulariyla ayni

90

tarihlerde Osmanliya ba kaldirmalarinin gerekçelerinin de bu kitapta tartiilmasini beklemekte doru bir tutum deildir. Yazarin yapmaya çalitii ey sadece Osmanli'nin Kürtleri merkezi otorite altinda tutumaya çalimak için gelitirdii politikalarin Begê Samur'un bireysel tarihini de belirlediini okuyucuyla paylamaktir. Kaldi ki bu kitap bu kadar kapsamli bir konunun tartiilacai yer de olamaz. Bu konuyla ilgili son olarak Kürt halkinin bu süreçte yaadii ve verdii mücadelerinin geri planda tutulduu Begê Samur'un ön plana çikarildii eletirisi getirile bilir. Yinelemem gerekir ki bu çalima özünde sözlü Kürt halk edebiyati derlemesi çalimasidir. Okuyucuyu bu tartimayla sikmak istemem. Konumuza geri dönelim. Abdülhamid, 1878 tarihihinden itibaren imparatorluu yeniden ekillendirir, bu tanzimattan itibaren uygulanan politikanin tersidir. Birlik ve selamet kavramiyla ifade edilen bu yeni yönelim, öne çikarilan milli motif (islam) diinda kalan unsurlarin kimliini dilama ile birlikte kimliklere kari bir saldiriyi da içerir. Bu yönelim, 19.yy'da mülti etnili imparatorluklardaki (çarlik Rusyasi ve AvusturyaMacaristan, Osmanli ) imparatorluun 'milli' motiflerin öne çikarilarak dier kimliklerin dilanmasini kapsayan resmi milliyetçilik olarak tarif edilen yönelime denk düer. Rusyada müslümanlarin yada daistan-çerkes halklarinin dilanmasi da bu konsept içinde açiklanabilir. Yani imparatorluun bu yeni konseptte tepeden yeniden ekillendirme siyaseti vardir. Osmanli imparatorluunun aldii yeni renk birlik ve selamet konseptinde gayrimüslimlerin dilanmasi öne çikacak, 1890 dan itibaren gayrimüslim unsurlar açisindan birlik ve selamet kavramlari ebedi olarak ortadan kalkacaktir. Gayrimislim sifatlandirilmasinin içinde Ezidi Kürtlerin de olduu tartiilmaz. 1890 dan itibaren bu politikaya hamidiye alaylariyla birlikte iddet elik edecektir. Bu birlik ve selamet 1.jöntürklerde birlik ve ilerleme, 2.jöntürk döneminde birlik ve beraberlik olarak kesintisiz olarak günümüze uzanir. Jöntürklerde ise slami motif yerini Türklüe birakacaktir. slami motiflerin öne çikarilmasi ve 1894-96 yillarini kapsayan dier kimliklerin yok edilmesi politikasina kari saldiriya urayan halklarin/kimliklerin direnii de öne çikar. Bu Ermenilerde youn silahli direni ve siyasallamayi getirirken, youn islamlama da elik eder. Ezidi halki da youn müslümanlama baskisi altindadir. Bir kismi göç eder bir kismi ise islamlair. Begê Samur da Ezidi Kürt kimliine yapilan saldiriya kari direniin sembolü olarak mitletirilen milli bir figürdür. 1878'de Rusya'ya youn bir Ezidi göçü de vardir. Bunda ezidilerin bir kisminin Rusya ile askeri ittifakinin da rolü vardir.1915 te jöntürklere kari sincar'da bir askeri ayaklanma da vardir. Ezidilerin Jöntürklere kari Sincar'da yürüttükleri silahli ayaklanmalarin tarihi belgeleri Rizgari ve Gelawej'de Sait Çetinolu imzasiyla yayinlamitir. Tam bu noktada Suruç'lu Kürt yazar Halil Güçlü'nün `Dina içinde ve genel olarak Berezan içinde Ezidilii öyle keskin bir ekilde dilama yok, yumuak bir geçi var devletin dayatmalarina ramen ve bu yumuak iliki Ermeni ve Süryaniler ile de aynen var. Devletin ayritirmalarina ramen farkliliklar çatimasiz bir aradalar' yorumunu koymam gerekiyor. Sanirim Halil Güçlü 1840 öncesi BKF'nu için bu açiklmayi yapmitir. Zaten yukarida anlattiim politikalar Hamidiye alaylarinin kurulduu tarihlere denk gelen gelimelerdir. Osmanli 1840'da BKF hukuki varliina son verdikten sonra resmi milliyetçilik politikalarini da uygulamaya koyacaktir. Bu politikalar sonunda bir çok Ermeni ve Ezidi Suruç ve kirsalini terk etmek zorunda da kalacaktir. Bazi köylü tanikliklarin da (örnein Salih Yamurlu ile yaptiim görümelerim bir kismin da) Hamidiye alaylarinin Suruç merkezli bölümünün kurulmasi sürecinde halk arasinda `7 gayrimüslimi öldüren cennete gider' dedikodukarinin halk arasinda yayginlatirildiina da tanik olacaim. Buna ramen silahli saldirilarin ya da yok

91

etme eylemlerinin Ermenilere yöneldiini, bu corafya da (Suruç ve kirsalinda) yaayan Ezidi Kürt halkinin silahli bir yok etme ile karilamadii kuvvetle ihtimaldir. Yazar bu noktada bazi istisnalarin olabilecei olasiliini göz ardi etmemektedir. Burada söylenmesi gereken ey Jöntürklerin 1915'te Sincar'da Ezidi soykirimi yaptiklari bu soykirimdan kaçan bazi Ezidilerin Urfa ve kirsalina da gelmi olduklaridir. Son olarak bu Kürt corafyasinda (Suruç ve kirsalinda) yaayan Ezidi Kürtlerin daha çok mahalle baskilari ve hasir altindan sopa gösterme politikalari ile slamlatirildiklari görülmektedir. Bu bölüme Ezidilerin fakirletirilmeleri, açlikla yüz yüze birakilmalari ve tam tersi olarak zenginletirilmeleri ile de slama davet edildiklerini yeniden animsatmak istedim. A. OSMANLI- KÜRT BRLKLER LKLER ÇN ÖN BLG Begê Samur'un doumundan TC'nin kurulmasina kadar geçen dönemde kahramanimizin yaadii Mishacerk köyü ve bu köyü oluturan Dina aireti siyasi olarak Suruç merkezli Hamidiye kaymakamliina balidir. Bu corafya 1840 yili öncesinde BKF'un siyasi varliinin etki alanindadir. Bir tür beylik olan BKF dier Kürt beylikleri gibi iç ilerinde serbest di ilerinde Osmanliya balidir. Selçuklular ile Osmanlilarin egemen olduklari dönemde Kürt egemenleri, Bey, Mir gibi ünvanlarla anilmilardi. Selçuklu sultanlari ile Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanli padiahlari Kürt beyleriyle çeitli anlamalar imzalayip onlarin corafik hudutlarini ve içileriyle ilgili egemenlik haklarini tanimilardi. Buna karilik Kürt beylikleri de savalarda, Osmanli padiahlarinin emri altinda ve ganimette de ortak bir ekilde savamayi kabul etmilerdi. (39) (Bu beyliklerden biri de Suruç merkezli Berazan Kürt Federasyonu idi.) Bu durum 19. yüzyilin ilk yarisina kadar sürdü, Kürt beyleri kendi bölgelerinde iktidar sahibiydiler, Kendi içlerinde kamu düzeni için gerekli yasalarini koyup uygulayabildiler. dari, hukuki ve ekonomik ilerini stanbul'dan baimsiz olarak yürütmeye özen gösterdiler. Kürt beyleri veraset yoluyla ve geleneksel yöntemleriyle baa gelme kuralindan taviz vermediler. Birçok yerde vergiler, bu beyler adina toplandi, kadilar bu beyler tarafindan atandi. Ancak buna ramen diilerinde Osmanli mparatorluu'na baliydilar ve bu çerçevede ilikilerini sürdürüyorlardi. (39) (Bu belirlemelerin tümü doal olarak BKF için de geçerliydi.) 19. yüzyilin balarinda Osmanli hükümdarlari, mparatorluun dailma sürecine girmesi ve pek çok ulusun baimsizliini kazanmasinin yarattii korkuyla eski sistemi terkedip merkezileme politikasini izlemeye baladilar. Kürt beyliklerinin otoritelerini ortadan kaldirip Kürdistan'a merkezi vali, kadi tayin etmek, kendi adlarina vergi almak istediler.(40) Kürtler bunun anlamini iyi biliyorlardi. Hemen itiraz ettiler. Ancak Osmanli sultanlari, tek egemen olmak, iktidari bakalariyla paylamak istememeleri, Osmanli topraklarinin büyük bir kisminda olduu gibi Kürdistan'da da tepkiyle karilandi. Kürtler bu duruma isyan ettiler. Tüm dünya çapinda gelien ulusçuluun etkisiyle 19. yüzyilin sonlarina doru, Osmanlilik yerine Türklük ön plana çikarilmiti. Kürtler de bu dönemde ulusal bir uyani içerisindeydiler. Ancak Kürdistan'da görülen pek çok dinsel ve mezhepsel çeliki, Kürt toplumunun feodal yapisi, Osmanli idaresinin pek çok sinsi politikasiyla birleince, ulusal uyani ve merkezi idareye yönelik rahatsizliklar sebebiyle çikan isyanlar, ayni takvime denk gelemedi. Mir Abdurrahman Baban, Bedirxan Bey, Yezdiner, eyh Ubeydullah Nehri ve baka bir çok bölgesel önder komutasindaki Kürtlerin bakaldirilari, ciddi baarilar

92

kazanmalarina ramen, kitlesel ve corafik olarak yeterince geni bir alana yayilamadiklarindan bir dönem sonra kanli bir ekilde bastirildilar. (40) 20. yüzyila gelindiinde ttihat ve Terakki Partisi iktidari ele aldi ve Türkçülüe doru son hizla gidildi. 1. Dünya Savai firsat bilinerek Ermenilerin sonu getirildi. (Burada Ermenilerle birlikte Süryanilerin, Ezidilerin ve Alevilerinde kiyimdan geçirildiklerini animsamak gerek. Bu kiyimlar için önceleri 2. Abdülhamitin kurduu hamidiye ordulari, ardindan da TP'nin yine bu alaylarin alt yapisindan oluturduu hafif süvari birlikleri kullanilmitir. Kullanilan bu ordular BKF gibi bir çok Kürt Feodalziminin son kalintilarinin ortadan kaldirilmasi için de kullanilacaktir.) Artik Osmanlinin egemenliindeki topraklarda aykiri sesler istenmiyordu. Hükümet, bir Kürt hareketinin örgütlenebilecei kukusu içinde idi. ttihat ve Terakki iktidari vakit kaybetmeden bir Göç Kanunu çikardi. Kürtler kitleler halinde batiya sürüldü. Savataki ölümler bu göçlerle birleince Kürtler yüzbinlerce insan kaybettiler ve derin bir açlik ve sefaletle kari kariya kaldilar. I. Dünya Savai, ardindan imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanli mparatorluu'nun sonunu getirdi. Mütareke ile birlikte Kürt illeri de igale uradi. (40) 2.Abdülhamit yönetimi gerek Kürt Alevileri gerekse Ermeniler açisindan bir dönemeç niteliindedir. O, ne pahasina olursa olsun bu iki unsuru elde tutmak amacindadir. O, bir yandan Müslüman ve Türk unsurlar lehine ekonomik ve sosyal fermanlar çikarirken, bir yandan da `slami Birlik stratejisi temelinde, Sünni Kürtleri yanina çekebilmek için Hamidiye-Airet alaylari uygulamasina bavuruyordu. Bu yöntemle, Sünni ve Alevi Kürt blounu parçaladii gibi, Ermenilere kari kullanabilecei bir güç de yaratmi oluyordu. Bu yöntemle Sünni Kürtleri kendine balayan Abdülhamit'in, Alevi ve Ezidi Kürtlere dönük politikasi, onlari Sünni hocalar araciliiyla Sünniletirmeye çalimakti. (40) -Bu yolla slamlamayi kabul etmeyen Alevi ve Ezidilere çok sert müdahaleler olmaktaydi.- 1895-1896 yillarinda Urfa-Sason dolaylarinda on binlerce kiinin ölümüyle biten Kürt-Ermeni-Ezidi-Türk çatimasinda Ermeni ve Ezidilere kari air suçlara karian olaylarin önderleri Abdülhamit tarafindan nianlarla, rütbelerle taltif edildiler.(41) Hatta Ermenilerin yani sira Keldanilerin, Kürtlerin, Ezidilerin ve Alevilerin de bu topyekun ortadan kaldirmaya dahil edilmeleri ve nüfuslarinin düülmesi öngörülmütü. (42) 1800'li yillardan bu yana Osmanli devletinin slamlatirma politikalari (2.Adülhamit'in slamlatirma politikasi ekseninde Ezidileri katletmesi) ile asimile edilen Ezidiler Osmanlinin mirasçisi Türkiye Devleti dönemi politikalari sonucu ve bunun son dönemeci olan 1985'te PKK'ye kari korucu olmayi red ettikleri için topraklarina el konularak yerlerinden edilmeleri ile youn bir imha yaamilardir, yaamaktadirlar. (43) Bu açiklamalardan sonra spesifik olarak BKF'nun 1840 yilinda ortadan kaldirilmasinin ardindan ayni corafyada stanbul'un zorlamasiyla oluturulan Berazan Kürt birliinin ve bu bölgede yaan Ezidi ve Sünni Kürt halkinin bu çalkantili süreci nasil yaadii okuyucu ile paylailacaktir. Aaidaki bu bilgiler bu corafayadaki Kürt insanlarinin anilarindan sözlü tarih teknii ile derlenmitir. Zaman zaman da Halil Güçlü'nün Pirsus yayinlarindan çikan `Çiliin Bin Yili' adli kitabina bavurulmutur. Bu süreçte Halil Güçlü ile kiisel görümelerden de yararlanilmitir.

93

B. Berazan Kürt Federasyonunun (BKF)Kuruluu BKF'un kurulmasi ile ilgili bilgiler görümeler halinde aaida verilmitir. BKF'nin kuruluuna detayli bir ekilde bu çalimada yer verilmesi doal olarak mümkün deildir. Çünkü bu bali baina ayri bir çalima konusudur. Burada yapilan BKF'nin kurulmasinin çok kaba hatlarinin okuyucuya verilmesidir. Merakli okuyucu BKF'un kurulmasi sürecini Halil Güçlü'nün `Çiliin bin yili' adli kitabinda bula bilir. Konuan: Kadir Ceylan Ya: 47 Yer:Urfa lk Görüme. `Hz.Ömer'in ordulari Kürtlere saldirdiinda Kürtler yaadiklari yerden bugünkü Kuzey Irak'a ve Türkiye'nin Kürt corafyasina doru kaçarlar. Adiyaman-Mardin ve Urfa merkeze yerleenler Sünni Müslüman olur. (Daha önce hepsi Zerdütüler.) Kuzey Irak'a engal'e siinanlar ise, corafik yapinin müsait olmasi nedeni ile Zerdülüklerini koruya bildiler. Ayrica günümüzde Diyarbakir ili Lice ilçesine bali Atak köyü'ne yerleenler de oldu. Hz.Ömer'in ordularindan kaçan Zerdüt Kürt'ler burada kendi dinlerini yaata bilmilerdi. Çünkü Atak köyü fiziki yapisi nedeni ile doal siinak konumundaydi. Kürt halki arasinda Newala Xuwxa (eftali Vadisi) olarak anilmaktadir. Newala Xuwxa'ya siinanlar kendi kimliklerini koruyabilmilerdir. Yezid olu Halid bunlari örgütlüyor. Halid, Süleymeni Konfederasyonu adi altinda bir birlik oluturuyor. Ezidi Kürtleri, bu birliin 7. aireti olarak Süleymani Konfederasyon'una (SK'na) dahil edilen Berazanlar aireti içine dahil ediyor. ` `Kulp'ta yaayanlar Berazanlarin Ohi koludur. Zaman içinde Süleymani Konfederasyonunun(SK) dailmasi ile bazi aileler Urfa'ya gelir. SK'na bali Berazan aireti içinde Ezidi olan ailelerden bazilari da Urfaya gelir. Suruç'daki Dina aireti ve Suruç merkezli Berazan Kürt konfederasyonu toplamadir. Günümüzden yaklaik 200-350 yil öncesinden Adiyaman'dan gelen aileler de Suruç'a yerleti. Yavuz Sultan Selim sanirim Mercidabik savaindan sonra Kürt Bey'lerine 1000'nin üzerinde Mirlik ve 8 Özerk Hükümetlik daitti. Bu mirliklerinden birisi de Berazan Mirlii idi. Ve bu Mirlik Suruç'ta kuruldu. 1600 yillar. Suruç ilçesine, Elazi Palu, Diyarbakir Kulp, Musul, Van, Ari Patnos ve engal'den gelen yüzlerce Kürt vardi. Bu Kürtlerin içinde de Ezidiler de yer almaktaydi. 1758-1800 yillari arasinda Osmanli engaldeki Ezidileri kilinçtan geçiriyor. Müslüman olmadiklari için. Bir kismini da Cudi'ye sürüyor. Orada otlak yok. Ezidiler oradan da Mu-Siirt'e ve Viranehir'e gelirler. Viranehire gelenlerden bazilari da Suruç'a yerleir. Berazan Mirliini oluturan Kürt airetlerinden birisi de Dina airetidir.'

Konuan: Halil Güçlü Ya:50 Yer:Ankara Meslek: Yazar `Ezidilerin Urfa'ya gelmesi konusunda Halil Güçlü ise, `Urfa Ezidileri Selahattin Eyübi zamaninda bu kiinin kendi gücünü desteklemek için kendi airetinden olanlari Güney Kafkasyadan getirmesiyle geldi. S.Eyübinin getirdii bu Kürt Airetleri içindeki

94

Ezidilerdi bunlar. Ana Berazan dailinca da bazi Ezidiler buraya geldi. S.Eyubi dönemi sonunda da bazi Ezidiler Kuzey Iraktan geldi, Urfa'ya yerletiler.' Demektedir. Konuan: Kadir Ceylan Ya: 47 Yer:Urfa 2.Görüme `ran- Misir-Osmanli imparatorluklarinin kesitii bir corafya da bulunur Urfa. Urfa geçi bölgesidir. Antik çada da Yunan(Daha sonra Roma)- Med-Pers imparatorluklarinin tam ortasindadir Urfa. Urfanin Suruç ilçesi bu yüzden asirlardir sava bölgesi olmutur. Açikçasi Mezopotamya jeopolitik yapisi gerei sava demektir. Tarihin her dönemimde bu durum geçerli olmutur. Mezopotamya'nin yerli halki olarak biz Kürtler bu yüzden çok acilar çektik. Tarih boyunca Mezopotomya'daki tüm güçler bölgeye hakim olmak istemilerdir. Bu durum Kürt halkinin bir talihsizliidir ayni zamanda.'

(Antik çalarda, Yunan, Roma, Pers, Arap ve Bizans mparatorluklarinin sinirlarinin kesitii corafyada bulunan Kürdistan özelde de Urfa, bu ansizliini sürekli sava alani olmakla öder. Yakin tarihte ise, Osmanli ran çekimesinin ortasinda kalan Kürtler her iki büyük güç tarafindan gelen saldirilarla karilairlar. 1.Dünya savai ile Petrol'ün öneminin ortaya çikmasi, Petrol bölgesine giden yollarin da Urfa'dan geçmesi ve Urfa'nin Avrupa'dan Hindistana giden pek yolu üzerinde bulunmasi, jeopolitik olarak çok hassas bir konumda kalmasina yol açmitir.- Avrupa, Asya Ve Afrika kitalarinin yol güzergahlarinin kesitikleri yerdedir Suruç- Tüm bu saptamalar Kürt halkinin özelde de Urfa'daki Müslüman ve Ezidi Kürt halkinin geleceini belirleyecektir.) Suruç lçesi; özel corafi konumunun elverililii sayesinde uzun yillar, uzak ülkelerle balanti kurabilmitir. lçe, Ön Asya'yi Avrupa'ya balayan ticaret yollari üzerinde konulanmi olmasi dolayisiyla kara ulaimi bakimindan da büyük önem taimaktadir. Eski adi "pek yolu" olan ve bugün E-24 karayolu olarak adlandirilan transit yol, Suruç lçesi sinirlari içerisinden geçmektedir. Ayrica, yine ilçeye bali olan ve ilçe merkezine 10 km uzaklikta bulunan Müritpinar Köyü'nden geçerek bölgeyi birbirine balayan demiryolu da, Suruç'un, bölgedeki, ticaret ve ulaim üzerinde ki köprü vazifesini daha da pekitirmitir. (44) Kaynaklari bunca zengin, doanin bu kadar cömert olduu Urfa'daki Kürt halki tarih boyunca mutlu olamamitir. Aksine böyle bir ortamda Kürt halki yoksulluk ve sefalet içinde yaamitir/yaamaktadir. Kürdistan'in bu kadar zengin kaynaklara sahip olmasi ülkenin bölünmesine, Kürt halkinin ­ doal olarak daha iddetli bir ekilde Ezidi Kürtlerin de- tarihte ei az görülen bir baski ve teröre hedef olmasinin, bugünkü aci ve yoksulluklarinin nedenidir. `Kürt halki, Steinbeck'in `nci' adli romanindaki, yoksul balikçi gibidir: Elindeki nadide inci nedeni ile tüm soyguncu ve haydutlarin saldirisina uramitir. ` (45). /Uramaktadir. )

95

Kadir Bey BKF'un corafik sinirlarini çiziyor: `Bu sinir Diyarbekir, Van, Musul,engal ve Kerkük'tür. Sayilan bu ehirlerin ortasinda kalan bölgede yerlemilerdir Berazanlar. Yavuz Sultan Selim döneminde sancaklar ve mirlikler daitiliyor. Berazan Mir ailesi olan evkat ailesine bugünkü Suruç ilçesi ve ovasi verildi. Mir ailesi ve Berazan Federasyonunu oluturan bazi airetler Botan'dan gelmiler. Berazan Konfederasyonu 7 airetten olumaktadir. Bu 7 airete daha sonra ekleme 2 airet daha katilmitir. Toplam 9 airet olmutur. 1. Alaattin Aireti (Mir Aireti) 2. eddada Aireti 3. Dina Aireti (Ekleme) 4. Maafan Aireti 5. Zervan (Zirvar) Aireti 6. Pijan Aireti (Ekleme) 7. Didan Aireti 8. Ketikan Aireti 9. eyhan Aireti (Ekleme) Kadir Bey konumasinda 2 airet ekleme demiti daha sonra 3 aireti ekleme olarak gösterdi. 10. Besi Aireti (Ermeni Aireti ) `

Suruç merkezli Berazî'lerin kadin ve erkek giyim kuamlari (1902). (Kaynak: kurdkulturu.blogspot.com/2008/04/krt-asiretleri. )

96

(Selçuklu sultanlari ile Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi Osmanli padiahlari Kürt beyleriyle çeitli anlamalar imzalayip onlarin corafik hudutlarini ve içileriyle ilgili egemenlik haklarini tanimilardi. Buna karilik Kürt beylikleri de savalarda, Osmanli padiahlarinin emri altinda ve ganimette de ortak bir ekilde savamayi kabul etmilerdi. Bu durum 19. yüzyilin ilk yarisina kadar sürdü, Kürt beyleri kendi bölgelerinde iktidar sahibiydiler, Kendi içlerinde kamu düzeni için gerekli yasalarini koyup uygulayabildiler. dari, hukuki ve ekonomik ilerini stanbul'dan baimsiz olarak yürütmeye özen gösterdiler. Kürt beyleri veraset yoluyla ve geleneksel yöntemleriyle baa gelme kuralindan taviz vermediler. Birçok yerde vergiler, bu beyler adina toplandi, kadilar bu beyler tarafindan atandi. Ancak buna ramen diilerinde Osmanli mparatorluu'na baliydilar ve bu çerçevede ilikilerini sürdürüyorlardi.) (46) Berazan Kürt Mirlii de iç ilerinde serbest di ilerinde Osmanliya baliydi. `Bu Fedarasyon göçer özellikteydi. Zaman zaman kendi aralarinda da savairlardi. evkat Bey ailesi Mir ailesi idi. Federasyonu oluturan airetlerin reisleri zaman zaman Mir tarafindan deitirilirdi. Bazi zaman airetler arasi kavgalardan ba edilemeyince eyhan Airetinin atalari Suruç'a getirilirdi. Bu kiiler kadiri tarikatina mensup eyhlerdi. Bu eyhler Airet kavgalarini aralarina girer Mevlana gibi döner YABAZ diye bairirlardi. ( Abdülkadir Geylaninin ismi böylece zikredilmi olur.) dolayisiyla kavgali airet üyeleri korkarlar ve kavga biterdi. Bu eyh'ler bari güçleriydi. Federasyona birlik ve düzen verirlerdi.' `Federasyon özerk sinirinin tam ortasinda Ziyaret Ve Birç köyleri bulunurdu. Federasyonu oluturan tüm airetlerin sinirlari Birç Hamam köyüne deerdi. eyhan aireti federasyon kurulduktan 50 yil sonra konfederasyona katildi. Her airet 3 kabileden oluur. (3 ve 7 sayisi Kürtler için kutsaldir) Her federasyonda 7 Airetten oluur. Suruç'taki bir çok Kürt köyünün Kürtçe adlari ata Berazan airetin kollarinin ismidir. Örnek Bociyan Köyünün adi Ata Berazan airetinin Ezidi kolunun adidir. Yatmanek köyü de bu özellii tair. Ama Yatmenek köyünün Ezidi olmaya bilir.' `1750-1800 arasinda Berazan Konfedarsyonunda bari ortami var. Mir ailesi oda kültürünü oturttu. Fedarsyon güçlendi. Mir her köyün en güçlü ailesine dibek verir. (Kahve yapmak için kullanilan bir alet) Köy odalarinda köylüler eitilir. letiim ortami salanir. Bu odalarda köylüler airet hakkinda bilgilendirilirdi. Böylece aidat duygusu pekitirilirdi. Fedarasyon Meclisi Mir ailesinin odasidir. Her airetin ileri gelen (Malmezin) ailesi, Mir ailesinin bu odasinda toplanirlardi. Bu da 30-50 arasi birey demek.' `BKF'da siyasi liderlik Alaaddin airetindedir. Siyasi liderlik bir çok ayricalii da getirmektedir. BKF'yi oluturan bir çok airet sava ganimetlerinden Mir ailesi kadar yararlanmadiklarini düündüklerinden gizliden gizliye Mir ailesine di bilemektedirler.' Bu husumet ilerde bu Kürt Feodalizminin yikilmasinda Osmanli tarafindan kullanilacaktir. Konuan: Halil Güçlü Ya: 51 Meslek: Yazar `Yedi ana airetten oluan Berezan (beraziler) daha önce imdiki ran Devleti'nin kuzey bati sinirlarinin içinde, sinirlari Diyarbakir'a kadar uzanacak ekilde geni bir

97

bölgede büyük bir beylik olarak yaarlarken, daha sonra , önemli bir kismi, Sellahaddin Eyyübi güçleri ile birlikte Urfa ve Rakka bölgesine yerlemitir. Bu bölgenin idari yapisini ve beeri durumunu olumutur. Berazilerin dier bir kismi da imdiki Halep Ovasina, Tel Aran çevresine yerlememitir. ran'da kalanlarin yaninda az da olsa Berazilerin Erzurum Karayazi ve Diyarbakir Silvan civarinda da vardir. Urfa Suruç ve Suriye Kobani merkezli Beraziler, Araplarla sinir, Berri kuai göçebe kilaklari (çöl siniri) üzerindedir. Bu durum onlarin Araplarla sürekli mücadele halinde olmalarini getirmi ve yaamlarini bu mücadeleye göre biçimlenmesine neden olmutur. Berazilerin etkinlikleri Birecik, Bozova, Suruç, Kobani, Urfa yamaçlari ve Cilap deresine kadar, güneyde de Kuça Ruta kadar olmutur. Zamanla Beraziler, bölgede, yani Firat ve Dicle arasinda etkili olan Mililer (Milan) airet konfederasyona bali, göçebe ve feodal temelli büyük bir askeri ve idari oluuma gitmilerdir. Ve dier Kürt beylik ve hükümetlerin yaninda, kendi baina buyruk güç olmutur. Daha sonra ran ve Osmanli çekimesi sonucu, arilikli olarak Osmanli ittifak içinde bulunarak bölgede dier Kürt hükümetlerinin yaninda özerk yapilarini sürdürmülerdir. Ancak bu çekime ve Osmanli ile ittifaki ve onun müdahaleleri sonuncu Kürtler, kendi aralarinda hükümet ve beyliklerinden oluan ve onlarin üzerinde merkezi bir güç veya bir krallik oluturamamilardir. Zamanla çeitli politikalarla, Osmanli merkezi yönetimi, bu beylik ve hükümetleri ortadan kaldirmitir. Ancak yerine kendi özel yapisini oluturamadii için ülke sürekli ayaklanma ve direnilere sahne olmutur. Her seferinde yenilgilerle biten direnilerin sonucu Kürtler, kiyim ve sürgünlere uramilardir. Osmanli ile ilk anlama, merkeze bali olarak Kürt corafyasi beylik ve hükümetler olarak kalirken, Berezan ve Milan'in yaadii bölge Osmanli yönetimine ve dolaysiyla eyalet sistemine bali birakildi. Böylece dier hükümet ve beyliklerin sonra uradiklari yikima Berazan ve Milan batan yaadi.' EKONOM `Ekonomik ilikileri tarim ve hayvancilik olan Berezan'daki toprak sistemi, Osmanli Miri sistemi deil, özgün olarak toprak mülkiyeti ahislarin sayildi. (bu da klasik Avrupa tarzi feodaliteydi) Küçük ve büyük toprak sahipleri olan tarimci aileler, marabalar ve azap birlikleri ve yari göçebe ve yari tarimci aileler ile tamamiyla göçebelikle geçinen önemli oranda aile veya airet yapisiyla üretim sürdürülmekteydi. Göçebeler, yazin, Bingöl'e kadar ve Serhat bölgelerine (zoznalara) kadar gidip kiin Berri'ye dönmeleri durumu, onlarin kendilerini koruma ve bu geni bir alani elinde tutuma ve Arap talanlarini engelleme konusunda askeri bir sinifi ve dolaysiyla askeri bir hiyerari oluturmalari zorunlu olmutur. Ve bu askeri sinif ayni zamanda konumlari gerei mülkiyet haklarin da elinde tutmaktaydi. ` SOSYAL YAPISI `Kendi büyük devlet yapilarinin olmamasi ve sürekli igal güzergahinda bulunmalari nedeniyle Kürtlerin, ve ayni zamanda Berazan'in, kendi içinde hiyerarik bir yapilanma olsa da, daha çok yardimlama ve dayanimaya dayanan kolektif yaam ve davrani biçimi olan airetçilik eklinde uzun süre yaamalari zorunlu olmutur. Airet idari yapisi ayni zamanda Kürt aristokrasisini oluturur. Böylece her toprak, sürü ve deirmen sahibi zengin aristokrat sayilmadii gibi her aristokratin da zengin

98

olmasi gerekmezdi. Piyade (peya), görevli veya rütbeli savaçi, yani övalye olan agit, kabile beyi, airet boybeyi ve mir (büyük bey) ve onun da daha üstünde miri miran (beyler beyi) eklindeki airet örgütlenmesi ayni zamanda bölgesel yönetim ekliydi. Ve bu özelliklerin hepsi Berazan'da mevcuttu. Mirlere ve onlarin laik yapisina bali bir de eyhler yani din adamlarin sinifi vardi. Tarim ve hayvan ticareti yapanlarin yaninda bir de genel olarak kasaba ve ehirlerde onlara bali olan Ermeni ve Süryanilerden oluan bir de el aletleri yapan usta ve esnaf vardi. Beylik örgütlenmesi içinde olan dier tarimci ve göçebe Ermeniler, gayri Müslim olduklari için beylie ayrica ceziye öderlerdi.' Berazan Kürt Feodalitesinin laik yapisi Ezidi kimliinin varlii için yaamsaldi. Osmanli daha sonralari da ittihatçilarin bu Kürt feodalizmini ortadan kaldirmaya yönelik politikalari Ezidi Kürt kimliinin yok olmasinin ortamini da yaratacaktir. Bu gelimeler sonucunda Ezidi Kürt toplumu kendi ulusal kimliklerini korumak için mitoslatirma eylemine bavuracaklardir. Alti çizilen bölüm Begê mitosunun alt yapisidir. Bu mitosun olumasinin ekonomi-politik zeminidir. YAAM `Berezan'daki airetlerin Dina ve Kétikan ézidi, edadan, Iléddinan, Bijan, Didan ve éxan da süni müslümandi. Hepsi beylie baliyken beylik ve liderlik üzerinde bazen çekime ve kavgalari da olmaktaydi. Ézidiler azinlik oluturduklari için, istemlerinde daha katiydilar. Buna ramen, Ermeni ve ézidilerin komuluklari daha iyi sayilmaktaydi.' DINA ARET `Dina aireti geni olarak Zaxo ve engal Dai çevresinde yaamaktadir. Bedirkan ve Reikan adinda iki kola mevcut olan Dina aireti, saf olarak kan baiyla deil, bölgedeki durumlarina göre, içlerinde Türkmen aile ve kabileler, veya baka airetlerden gelmi aile ve kabileler olsa da yine Dina airetinde sayilmaktaydi ve onun hukukuna uymak zorunluluu onlarin, haklarini da dier bireyler gibi korunma zorunluluunu getirmekteydi. Dina aireti, daha önce Laçin ve dier bölgelerden gelen ézidilerle birlikte daha sonra özellikle, 1800'lilerin baindaki beyliklerin kirilmasi sonucu, Cizre ve engal Dai çevresinde yapilan soykirimindan (Tanzimatçi Mustafa Reit Paa'nin Cizre'de, kirk bin ézidi erkein öldürülmesi, ve kadinlarin Halep pazarlarinda satilmasi gibi olaylarin ardindan) kurtulanlarin kaçarak bir kisminin Berezan bölgesine gelmesiyle sayilari artmitir. Ayrica daha sonra Cizre merkezli Bedirhan hükümetin baskilari bu kaçii daha da hizlandirmitir.' Bu baski ve soykirimdan kaçan Ezidiler, Begênin bireysel kimliinde ulusal kimliklerini savunma eylemini gerçekletireceklerdir. ÇALKANTILI TARH `Etkinlik sinirlari kalici ve statik yaamak zorunda kalan ve di müdahalelerin yaninda bir de bu saiklerle birlik oluturamayan Kürt beylikleri 1800'leri bainda yikilinca, genel olarak geni çevrede Kürtler daha deiik bir birlik arayiina girdiler. Avrupa devletlerin mallarini pekyolu üzerinde pazarlayan ve mallarin geçiini salayan Ermeniler zenginletii ve bölgedeki misyonerlerin desteiyle ve el altinda Osmanli Tanzimatçi yönetimin kikirtmasiyla Kürt beylerine vergi ve beç ödemede sorun çikarmasi, yine ngiliz ve Fransizlarin dayatmasiyla yol güzergahindaki bu beylikler merkeze balanmak üzere daitilmasi, onun yerine merkezi orduya asker olarak

99

alinmalari huzursuzluu ve kargaayi arttirdi. Klasik Kürt askeri güçlerin yok edilmesi, onlari Osmanli'ya kari bir yurt savunmasina ve ciddi bir muhalefet oluturmalarina yol açti. Merkezi yönetimin güçsüz olmasi bu kargaanin bir yüzyil kadar deiik çap, biçim ve talepler sürmesine neden oldu.' `Laik Kürt beylikleri zayiflayinca, onlarin denetimin altindaki ruban sinif liderleri olan exhlerin etrafinda tipki beylik yapilanmasi gibi toplulamalar yaandi. Ruhban sinif özelden beylere baliyken, ümmet olarak halife olan Sultanlar da ittifakti. Yenilgi yaayan Kürtler, yenilgi psikolojisi, ve korunma ve masumiyet duygusuyla siki bir ekilde exhlerin denetiminde örgütlenmesi, onlari da zorunlu olarak islami kimlikle ulusal taleplerle Osmanli merkezi yönetimine kari bakaldirmalarina yol açti tipki beyliklerdeki gibi. Dolaysiyla en büyük ve en geni alanlari kapsayan isyanlar da bunlar oldu.' `Durum böyleyken genel olarak ézidiler daha da bir savunma ve korunma (refleksi göstermekte) veya kendilerini gizleme, ötesi sünileip saf deitirme yönüne gitmekteydiler. Bu dönemi bainda Mevlana Halit adinda bir güney Kürdü, Hindistan'a gidip oradan Nakibendilii getirince, bölgedeki yerel olan ama daha uysal olan Kadiri tarikatinin yayginliini kirarak hizla tipki yeni bir din gibi büyük bir cokuyla ve yerel direniin duygularin da ateleyerek geliti. (eyh Ubeydullah hareketi böylece okumaktan gerekmektedir.)' Ama bu yeni dini heyecan, yer yer ézidilii ve Hiristiyanlari ditalamaktaydi. Ama hareketin hedefi Osmanli ve ran yönetimiydi.' `Tanzimat hiz kesince, iktidara gelen kinci Abdulhamit, imparatorluun merkezilemesinde ortaya çikan boluu, panislamcilikla yani, Nakibendilik destekli bir ümmetçilikle yeni bir doktrin belirleyerek, Kürt bölgelerindeki merkeze yönelen direnilerin yönünü, onlari kendine müttefik yaparak gayri Müslimlere özelikle Ermenilere yönelterek, iç içe yaayan Ermeni, Süryani ve ézidiler arasinda sonu gelmez bir kan davasi yaratti.' `Ermeni ulusal talepleri ile Kürt ulusal talepleri kari kariya getirilmesinin daha da iddetlendirmek üzere, Kürtleri alaylar olarak silahlandirip örgütleyerek çatimalari kurumlatirdi. Genelde ézidiere kari olan kanli olaylar Berazan topraklarinda yaanmadi ama ézidiler toplu olarak suniletirildi. Bu, Hamidiye Alaylarin sopasinin yaninda, heyecan gelen nakilikle hatir gönül (mahalle baskisi) yöntemi, toplu olarak ézidi evlerini igal edip din deitirmeden terk etmeme ve bu arada sürekli dayatmalar yöntemi etkili olmutur. Zaten uzun dönemdir ülkede olan bitenler savunma ve gizlenme konumuna girmi olan ézidilerin daha rahat suni görünmeleri çok zor olmadi. Yine de gerçek anlamda suni olarak yaamadilar. Gevek ve geleneksel bir dindarlik günümüze kadar varliini sürdürürken, yakin tarihte Kürt ulusal direnii zaafa uratmak için, hafif bir Abdulhamitçi doktrin uygulanmaktadir. Böylece Osmanli-Türk, özelde kent islami yaam biçimi çok ciddi bir dayatma olarak durmakta ve buna göre deiim sürmektedir. ` BEREZAN ÇN `Son Berezan direnii, 1820-40 yillarinda Tanzimat'in merkez talepleri dorultusunda dumura uratilan yerel yapi korumak üzere, ézidi kökenli Kétikan airetin baina geçen ve Berezan liderliini yönlendiren Hemo ve Karhin adinda iki

100

karde yapmitir. Temel slogani uydu: "Hiçbir Berazi Kürdü, fes giymeyecek, askere gitmeyecek ve Firat'i geçip çaliacai külhanlarda çürümeyecek" Dolaysiyla Araplara, ulusal younlama sirasinda bölgeye yerletirilen Türkmen airetlerine ve Osmanli yapisina kari çatimalar eklinde mücadeleleri sürdü. Ayaklanma bastirilinca, Berezan agitleri imha edildi.' `Urfa'daki Osmanli koloni yönetimi, Tanzimat'la balayan toprak kanun sirasinda, bölgenin bütün topraklarini bir ekilde kendi adlarina geçirmilerdi. Ama fiilli olarak güçlü olan airetlerden topraklari alip iletememekteydiler. Ancak Hamidiye Alaylari politikasi hatirina beylikler, topraklarini önemli oranda yeniden kanunen sahiplenebildiler. Buna ramen iltizam sistemi ve buna göre mültezimlik yapan kolonizatörler sayesinde toprak ile ilikilerini kesemeyen ehir idari ve esnaf erafi, önceleri gerek Rakka eyaleti, sonra gerek Riha (urfa) mutasarriflii içindeki alanlarda topraklari alip satarak, yani kolonizatörlüün getirdii kazançlarini, servet deil de daha çok mülkiyet eklinde toprak alip satarak bir toprak borsasini oluturdular. Cumhuriyet boyunca tahsildarlarin köylere gelene dek bu borsa sürdü. Ancak silah zoruyla köylere gelen tahsildarlarin ayai kesilince, zaten ehir kolonizatörleri kendi baina airet güçleri içinde gelip toprak iletmeye cesaret etmedikleri için, eldeki topraklari ya çok ucuz bir bedelle devrettiler ya da feragat ettiler.' BEREZAN'DA HAMDYE ALAYLARI `Son Berezan direnii kirilinca, zaten kendi yerel deerleri de öylesine koruyamaz durumuna gelen Berezan'daki hava, u ekilde egemen olmutu: kim Osmanlidan yana kalirsa ve onun isteklerini kabul eder ve direnenlere kari da yine devletle ibirlii içinde olursa mutlaka o kazanacak, ve olanaklardan faydalanacakti. Direnmek akilsizlikti.' `Askeri hiyerarisi dailan ve beylii resmiyetten düen Berezan yapilanmasi, öyle hatir gönül ilikileri içinde sürmekteydi, ama zora kounca, dier taraflar hemen devlete gitmekteydiler. Böylece airetçilikte çözülmeye gitmekteydi. Tam da bu siralar, Hamidiye alaylarina örgütlenmesi orta çikinca hemen hemen her airet alay oluturmaya talip oldu. Ancak devlet hatir gönül olarak varliini sürdüren klasik Berezan yapisini parçalamak için mir ailesine ve onun aireti olan suni Ileddin airetinin alay oluturmasina izin vermedi. exhan, Pijan ve ézidi kökenli Dina airetine Hamidiye Alayi oluturmasina izin verdi ama Dina airetin geleneksel boybeyi ailesine deil de merkezden kolonizatör bir aile olan bir baka köksüz aileye alay oluturmasina izin verdi. `...Jön-Türkler Kürdistan'da Airet Hafif Süvari Alaylari adiyla yeni birlikler oluturdu. Bazi Kürt aalar ve olullarinin yönetime sadakatini salamak için, bu kiiler ttahat ve terakki Cemiyeti'nin yerel ubelerinde görevlendirildiler. Bu durum Kürtlerin muhalif milliyetçilerle sadik rejim yandalari olarak bölünmesini baardi....' (47) `Bu aile, alayi örgütleyip öyle icraat gösterdi ki, hem Dina boybeyiliini tasfiye etti ve onun yerine baka aileyi kendisine müttefik yaparak yerel yapiyi parçaladi ve hem bu güçle genel olarak mirliin gücünü kirdi ve beyliin sonunu getirdi. *****Böylece geleneksel olarak liderleri tasfiye olan ézidiler bu yenilerine kari korumasiz kalinca, hizla suniletiler.******** Begê de firtinalarin büyüttüü bu atein içinde büyüdü.' eklinde bir açiklama yapti. MÜKEMMEL

101

Halil Bey'in tam bu noktasa ifade ettii tarihsel realite Begê efsanesinin alt yapisinin çok önemli bir parçasidir. Yani maddi yapisinin temel direklerinden bir tanesidir bu gelime. Konuan: Haydar Cengiz Yer: Mishacerk Köyü Tarih: 12.03.2010 `Ezidi olan Xalitan (Halitlar) airet reisi Hüseyin Paa, Dina aire reisi Salih Bey'in kizi Feride ile evliydi. Hüseyin Bey Hamidiye Paasi olduunda kendi aireti olan Halitanlar içindeki bir çok Ezidiyi köylerinden sürüp arazilerine el koydu. Xalitan'lar Dina'larin bir kolu sayilirdi. Sayica da Dinalardan çok azdilar. Bir sorun olduunda Dinalara yanairlardi. Hüseyin Bey Paa olduktan sonra konum olarak neredeyse Salih Bey'in ayarindaydi. Salih bey Urfa'nin kurtuluunda Fransiz Komutani Saco'ya kari savami, Urfa'nin kurtuluunda büyük yararliliklar göstermitir. Her yil 11.Nisan tarihinde Aligör kasabasinda düzenlenen Urfa'nin kurtuluunun kutlamalarinda Salih Bey mutlaka anilir.' Salih Bey'in kurtulu savaindaki lakabi `deli' idi. Fransizlara olan savata o kadar cesur ve o kadar yürekliydi ki ona bu yüzden bu lakap verilmiti.' Halil Bey'in bu anlatimlari Hamidiye ordulari kurulurken geleneksel aileler diinda ve çou kez zayif ailelerin seçilmesinin çok iyi bir örneidir. Her ne kadar bu tarihe kadar Dina airertinin bir çou Müslüman olmusa da Müslüman olmayan, Ezidi kalan bir kisimda vardi. Salih Bey Kurtulu savainda airetiyle yer aldiinda bu Ezidi Kürt köylüleri de airet reislerinin yaninda yer almilardir. Yani Urfa'nin kurtuluunda Ezid Kürtlerin de önemli bir katkisi olmutur. Resmi tarih Urfa' kurtuluundan söz ederken Ezidi Kürtlerin adini bile azina almaz. Hemen burada Halil Cengiz'in daha önceki anlatimlarinda Urfa'nin kurtuluu esnasinda Atatürk'ün Suruç'taki airet reisleri ile yakindan görütüünü ve onlarin desteini istediini belirttiini animsatmaliyim. Görütüü airet reislerinden biri de Dina airet reisi Salih Bey'di. Hemen burada Urfa'da oluturulan Kuvayi Milliye içinde Ezidi kimlikleri ile bir çok Kürt köylüsünün yer aldiini altini çizerek söylemeliyim. Sonuçta Urfa'nin kurtuluunda Müslüman Kürt, Türk ve Arap halkinin yani sira Ezidi Kürt halki da vardi. Bu belirlemeler kemalist bir oryantalizm olarak yorumlana bilir. Yazarin amaci devletin gözülye olaya bakildiinda devletin Ezidi Kürtleri onore etmesi gerekirken bunu yapmami olmasinin altinin çizilmesidir. Doal olarak TC'nin kurulu süreci Kürt beyliklerinin ortadan kaldirilmasina kout gelimitir. Konuan Kii: evket Binici Tarih: 23.08.2009 Yer: Urfa-Suruç Merkez Doum Tarihi:1939 Ya:70 Meslei:Edebiyatçi Doum Yeri: Midép (Büyük Sergen) Köyü. 1.Görüme `BKF'ki Dina (ya da Dínay) aireti 3 koldan oluur. A) Reeki (Reo oullari), B) Mendekor (Mendo Çocuklari) C) Bedirkan (Bedir oullari)' Dinaylar Irak engal'den gelmedir. 350-400 yil önce geldiler. Baski ve zulüm nedeni ile geldiler. Devletin baskilari da vardi. Yillarca askere alinmalari, çok air

102

vergiler ödemeleri onlarin engal'den ayrilmalarina neden oldu biraz da. Fakat devlete asker verenler ve vergilerini ödeyenler orda kalmilar. ` (Öte yandan Helep'deki Yezidi taifesi arasinda bu yeni mevzuat gerektii gibi uygulanirken, askere alma kanunun Sincar'daki Yezidiler'de hayata geçirilmesi ii orduya havale edilmitir.Tarihi Belge¹ Tarihi Belge ¹ BOA., A.MKT.MHM,499/2. II. Abdülhamit'in Yezidiler hususunda ki bu görüsleri geregince Yezidiler'in askerlik hizmetinden muaf tutulamayacaklari Bab-i Ali tarafindan kamuoyuna bildirilmisti. Ne suretle olursa olsun Yezidiler'e müsamaha gösterilmeyecek ve askere alinacaklardi. Tarihi Belge ² Tarihi Belge ² BOA.,Y.PRK.BSK.,22/57. `Begê'nin atalari ran'in Horasan ehrinden Suriye'ye ve Kuzey Irak engel'e yerleiyorlar. engal'den Erzurum Horasana gidiyorlar önce. Erzurum Horasanindaki baskilardan kaçan bir kisim Ezidi daa çikiyor. Çiktiklari bu da zincirinde çok sayi da domuz yaarmi. Bu yüzden bu dalara Gelliyé Beraza (Domuz Dalari) adlari verilmi. Bu dada domuz çok. Ezidilerde domuza Kürtçe Beraz derler. Bu dada belli bir süre yaadiktan sonra ciddi bir kuraklikla karilamilar. Ardindan kitlik ba göstermi. Bu durumda bu sefer bu dadan da ayrilip Urfa Viranehir'e gelmiler. Viranehir'den de Suruç'a. Belli bir kismi da Ankara Haymana'ya yerlemi. Haymana Karagedik köyüne. Suruç'a yerleenler yukarda söylenen 3 koldan olumutur. Suruç'a 350 yil önce gelmiler. Öncelikle Suruç'un kuzey ve dou kesimine yerlemiler. Suruç dahil 23 yerleim yeri kurmular. nanç olarak imdi hepsi Müslüman. Hepsi birden Müslüman olmadi, süreç içinde Müslüman oldular. En son Müslümanlaan köyler ise 1. Karaköy 2. Mishacerk köyü. Karaköy'de yaayanlar Ezidi inancindaki eyhlerdi. Bunlar dinsel olarak ayricalikliydilar. Begê 'nin ailesi de öyle. Karaköy'dekilere Sexanlar denirdi. Bunlar akrep ve yilan sokmalarinda tedavi etme yeteneine de sahiplerdi.' Kadir Beyin anlatimlarinda BKF'un kuruluunun 1600 yillarda olduunu örenmitik. evket Bey'den de Begê'nin atalarinin 350 yil önce Suruç'a geldiklerini öreniyoruz. Görüldüü gibi Begê'nin atalari Suruç'a yerleir yerlemez siyasi olarak BKF'nun idaresine de girmi olmaktaydilar. Bu noktadan itibaren BKF'nin kaderi bir bakima Begê'nin atalarinin dolayisiyla da Begê'nin kaderini belirleyecektir. Konuan: Osman Aykil Ya:50 Yer:Suruç `Kökenimiz Erzurum Horasan'dan gelmi. Suruç ve köylerine yerletikten sonra çevreye uymak zorunda kalmilar. Mishacerk-Gölen- köyünde Ezidilerin ibadet hanesi vardi. Tepesinde kubbe de vardi. Ezidiler orda ibadet ederlerdi. 30 yil önce orasi yikildi.' Ezidi dinine ait maddi eserlerin ortadan kaldirilmasi, yari Ezidi Kürt halkinda hafiza kaybi oluturmaya yönelik giriimlerdir. Bu noktada ttihat ve Terakki Partisi'nin ( TP'nin) ulus devlet oluturma düüne geri dönersek, bir çok Kürt oluumlari gibi 1840 yilinda ortadan kaldirilan Berazan Kürt Beylii'nin ardillari da TP'nin yoktan Türk ulusu yaratma sürecinde bir engeldi. Osmanli BKF'nu ortadan kaldirma siyaseti güderken, TP'si de B.K.F'un ardillarini ortadan kaldirmak siyaseti

103

güdecekler, bunun içinde Hamidiye alaylarini ardindan hafif süvari birliklerini kullanacaktir. Bu durum B.K.F'nun 1840 yilinda ortadan kaldirilmasinin ardindan Osmanli tarafindan oluturulan Berazan Kürt birlii içindeki bir çok Kürt airetinin anlatilmaz acilar yaamlarina yol açacaktir. Bu karmaada kahramanimizin aireti olan Dina aireti de kendine düen payi fazlasiyla alacak, Dina airetinin içindeki Ezidiler katmerli baskilarla kari kariya geleceklerdir. Önce panislamist politikalarla Müslümanlaacak daha sonra da Pantürkist politikalarla Türkleeceklerdir. Tüm bu gelimeler Begê'nin mitoslamasina yol açacaktir. Kurtulu savainin hemen sonunda da BKF'un ardillari olan Kürt airetlerinin can çekien feodal balari tamamen yok edilmi olacaktir.) Tarih: 19.06.2009 Konuan: Kadir Ceylan lk görüme 2. bölüm. Yer: Urfa merkez `Abdülaziz Ruslarin Kazaklardan oluturduklari ordulara benzer ordular kuruyor Kürtler arasinda. Kurduu bu ordular Hamidiye ordularinin pro tipimidir. Nimerazanin çözülmesi bu ordularin kurulmasiyla baliyor. Airet Reisleri Diyor Ki `Mir ailesi gitsinde bizde nemalanalim. BKF'yi oluturan airetlerden olan pijan, edan ve didan hepsi ayari ayari konumaya baliyorlar. Hükümet ajanlariyla irtibata geçiyorlar. Miri artik istemiyorlar.' (Osmanlinin Kürt airetleri arasina nifak sokma giriimleri.) Duguid `Bazi durumlarda Hamidiye için airetler arasinda yapilan seçim, bölgedeki güç dengesinin korunmasina yariyor, bazen de tam tersi bir sonuca yol açiyordu. Çounlukla zayif airetler tercih edilmekteydi; çünkü bunlara verilen daha iyi silahlar ve eitim, geleneksel rakiplerinin üstün gücü karisinda denge saliyordu.' (48) Keke aramizda ahenk olsaydi Eer bizler içimizden birine itaat etseydik O; Türkleri,Araplari, Farslari, onlarin tümünü Tabiyati altina alirdi Dinimizi, devletimizi mükemmelletirir Ve kendimizi ilim ve irfanda eitirdik... (49)

C. Berazanin ilk daili Belirtileri Tarih: 19.06.2009 Konuan: Kadir Ceylan lk görüme 3. bölüm. Yer: Urfa merkez, BKF'nin ve BKF sonrasi Osmanlinin iteklemesi ile oluturulan zoraki Berazan Kürt birliinin tüm tarihinin burada verilmesi olanaksizdir. BKF'nin yikilmasi ardindan oluturulan yapay Berazan Kürt birliinin tarihinde bizi ilgilendiren daha çok kahramanimiz Begê Samur'un yaadii tarihler arasindaki gelimelerdir. Bu tarih

104

aralii Hamidiye alaylarinin kurulmasi ve Kurtulu savaina gidilmesi dönemine denk gelmektedir. BKF tarihi hakkinda detayli bilgi isteyen okuyuculara Kürt yazar Halil Güçlü'nün Pirsus yayinlarindan çikan `Bin yillik Çilik' adli romani önerilir. Bu giriten sonra sözü Kadir Bey'e birakiyorum. `B.K.F sonrasi yapay Berazan Kürt Birliinin duraklama ve gerileme dönemi Hamidiye Alaylarinin kurulu süreçlerine denk gelir. (1880-1890) Sultan Abdülhamit dönemi. brahim paa vardi o zamanlar. Bu iki ahsin zamaninda kuruldu bu Hamidiye alaylari. Milli konfederasyonunun çöl (çol) paasiydi brahim Paa.' `Berazanlarla ile Milli aireti arasinda sürtüme vardi. Sürtüme nedenleri, 1. Mera 2. Bölgenin Haracini yemede hakimiyet kurma istei, Tunç levha üzerinde Dicle ile Firat- Cizre ile Birecik arasi brahim paaya tapulandi. Osmanlinin bu tapulamasinda B.K.F'nun 1840 yilina dein varliini sürdürdüü topraklarda söz konusuydu. Berazanlar bu haksizlii hemen fark etti. Bunun anlami Berazanlarin brahim Paaya vergi verecek olmalariydi. Berazanlar bunu kabul etmediler. Ve ` Biz Mir ailesiyiz çöl paasina vergi vermeyiz. Mirlik babadan ola geçer.' ­Ki bu durum Sultan tarafindan da kabul edilmitir.- Çöl paasinda soy zinciri yoktur. Mirlik rütbesinin daha geleneksel ve daha kutsal olduu ifade edilmeye çaliiliyor. Oysa Çöl paalii Sultanin bailadii bir rütbe olduunda Mirlik karisinda daha düük bir durumdur. ` 2.Abdülhamit yönetimi gerek Kürt Alevileri gerekse Ermeniler açisindan bir dönemeç niteliindedir. O, ne pahasina olursa olsun bu iki unsuru elde tutmak amacindadir; O, bir yandan Müslüman ve Türk unsurlar lehine ekonomik ve sosyal fermanlar çikarirken, bir yandan da `slami Birlik stratejisi temelinde, Sünni Kürtleri yanina çekebilmek için Hamidiye-Airet alaylari uygulamasina bavuruyordu. Bu yöntemle, Sünni ve Alevi Kürt blounu parçaladii gibi, Ermenilere kari kullanabilecei bir güç de yaratmi oluyordu. Bu yöntemle Sünni Kürtleri kendine balayan Abdülhamit'in, Alevi ve Ezidi Kürtlere dönük politikasi, onlari Sünni hocalar araciliiyla Sünniletirmeye çalimakti. (40) `Abdülhamit brahim paaya 5 alay kur demitir.' (Abdülhamit Ezidiler'in askeri güçlerinden 1891'de kuruluunu ilan ettii Hamidiye Alaylarina dâhil ederek yararlanmak istemitir. Ancak Abdülhamit Müslüman Kürt airetlerinden oluan ve Ezidiler'den nefret eden bu Alaylar'a Ezidiler'in dâhil edilebilmesi için öncelikle Ezidiler'in gerçek dini olduuna inandii slam'a döndürülerek Müslüman yapilmalari gerektiine karar vermiti. Bu duruma karsi çikan basta Irak'taki Sincar Ezidilerine karsi sert önlemler almi ve bu hususta Korgeneral Ömer Vehbi Paa'yi (1892) Musul valisi olarak görevlendirmiti. Sarho olu lakabiyla da taninan Ömer Vehbi Paa (50) Kürt Millî Airet Konfederasyonu lideri ve Hamidiye Alaylari komutanlarindan Mirliva brahim Paa'ya(Milli) , Jön Türklerin (13 Temmuz 1908) stanbul'da gerçekletirdikleri ihtilal sonrasi devrik sultana (II. Abdülhamid) verdii destekle taninir. (51) Bu yillar Ezidiler için zor zamanlara gebe olmu ve youn baskilara dayanamayan Ezidi önderlerinden bazilari Müslüman olarak Hamidiye alaylarina katilmilardir. Buna razi olmayanlar ise sürgüne gönderilmitir.) (II. Abdülhamit'in Yezidiler hususunda ki bu görüsleri geregince Yezidiler'in askerlik hizmetinden muaf tutulamayacaklari Bab-i Ali tarafindan kamuoyuna bildirilmisti. Ne suretle olursa olsun Yezidiler'e müsamaha

105

gösterilmeyecek ve askere alinacaklardi.) Tarihi Belge ² Tarihi Belge ² BOA.,Y.PRK.BSK.,22/57. Bunun üzerine Seyhan ahalisinden yirmi kadar Yezidi, Ömer Pasa'nin olu ile Seyhan eski müdürü tarafindan öldürülen yedi kiinin kafasini getirerek Musul heyet-i tahkikiyesine bavurdular. Tarihi Belge ³ Tarihi Belge ³ BOA., Y.MTV., 74/33. "Sultanin himayeleri sayesinde bir milyon yüz bin Yezidi'den oluan mezheplerinin yanli ve cehalet yolundan ayrilarak, hak yolunu bulduklari" belirtiliyordu. (22) Bunun üzerine Musul vilayetinin belli köylerinde sakin yezidiler ile çesitli din firkalarina mensup olanlarin ibadet etmeleri için mescit ve okullar insa edilerek gerekli kolayliin gösterilmesi için harekete geçildi. Tarihi Belge 4 Tarihi Belge 4 BOA., _..DH., 1297/1310S-53.

Kadir Bey anlatmaya devam ediyor. `1890 da Berazanlarin Miri ahin Bey'dir. brahim Paa ilk bata uzlamaci bir tavir takinir ahin Bey'e. ahin Bey'e bir alayin komutanliini teklif eder. ahin Bey ' Ben Mir'im alay komutanlii benim erefime yakimaz. Ben soylu bir aileden geliyorum ` diyerek bu teklifi ret eder. brahim Paa Halep Türkmenlerindendir. ahin Bey'in bu duruu karisinda brahim Paa Hileye ba vurur ve Urfa ahalisinde çerçi Haci Hidir'i Suruç'a Hamidiye kaymakami olarak atar. Haçhidir öldükten sonra yerine kaymakam olarak olu Reit kaymakam oldu. Reit hemen Hamidiye örgütlemesine giriir. Amaci Mir ahin Bey'in etkisini kirmaktir. Berazan ileri gelenlerinden mevkie dükün olanlarla, Berazan Birliine ihanet edebilecek yapilara yüzbailik rütbeleri daitti. Kendi konumunu Berazan Kürt birlii içinde güçlendirmek için, dina airetini yeniden örgüyledi (Begê'nin aireti). Kendini Dina airetinin reisi olarak etiketlendirdi. Reit Bey'in bu hamlesine kari ahin bey'de ali gör köyünde salih'i seyfe'yi ­seyfi olu salihi- aa olarak atadi. Salih'i seyfe köken olarak Ezididir. Haci Hidir'in olu Reit Halep Türkmenlerindendir. Biri kaymakam dieri aa atiyor. Reit Berazanda sayginlik ve konum kazanmak için hem kaymakamim, hem de dina airetinin reisiyim diyor. Berazanda bir etiketi olsun istiyor.' -1891, 1896 ve 1910 yillarinda çeitli düzenlemelerle Kürdistan'da iyice oturtulan ve silahlandirilan bu Hamidiye Alaylarinin Ruha (Urfa) merkezli yedinci liva ise, Arap Ges ile Suruç merkezli Kürt aireti Berazi'lerden oluuyordu. Uzun süre Ermeni faaliyetlerine kari kullanilan ve tehcir sirasinda çeitli katliamlar uygulayan bu alaylar, Kürtler arasinda da ayrilia kavgalara neden olmulardi. Sadece Sünni airetlerden oluan bu alaylar, Alevi Kürtleri ve Ezidi Kürtleri haraca kesmi ve airetler arasinda kavgalara neden olmulardi. Bati dünyasini da Ermenilere yapilan zulümden dolayi rahatsiz eden bu alaylar, temelde Kürt bakaldirilarini engellemek, olasi bir ran ve Rus saldirisina kari kullanilmaktaydi.- Kürt Feodal yapilarini ortadan kaldirmayi amaçlayan Osmanli, 2. Abdülhamit dönemimde Milli airet reisi brahim Paa'yi kullanarak burada Hamidiye alayinin 7. livasini oluturmutur.(52) Haçhidir ve olu Reiti Haçhidir kaymakamlia getirilerek buradaki Berazanlarin siyasi, sosyal ve kültürel birliinin parçalanmasi amaçlanmitir. Bu politika kahramanimiz Begê Samur'un kaderini de belirleyecektir.

106

Kadir Bey anlatimlarina devam ediyor.' Reitin ikinci hamlesi hamidiye alaylarinin süvari birliklerini oluturmak için, Berazanlarin süvarilerini kayit altina almak oluyor. Kayit altina alma, süvarilerin atlarini demirle dalayarak onlara numara vermek eklinde. Bu ilem için küçük ervan köyünden süvari bekâ aye burkê ( aye'nin olu bekir)'inde atini ister. Bu kii direnir ve atini yollamaz. Ardindan kaymakam Reit silahli adamlarinin vasitasiyla bekir'i zorla yanina getittirir. Ve ata vuracai numarayi, onun kiçini dalayarak onun bedenini numaralandirir. Bekir'de ahin bey'in meclisine girerek cemaatin ortasinda eilerek damgali kiçini cemaate gösterir ve ` ite berazanlarin kiçi' der. Bunun üzerine ahin bey Berazanda kendisiyle hareket eden kiilerle urfa valisine gelip, damat Reit paaya olayi anlatan bir mektup yazar. Mektupta damat Ferit paa'dan kaymakam Reitin idam edilmesini ister. dam gerçeklemezse Berazanlarin isyan edeceini söyler. Bunun üzerine damat Reit paa bu istei onayladiini bildiren bir ferman yayinlayarak bu fermani Urfa mutasarifliina gönderir. Bunun üzerine kaymakam Reit sorgusuz sualsiz Urfaya getirtililerek burada zehirlenerek öldürülür. Ancak Sultan Abdulhamit haci hidir ailesinden vazgeçmez. Öldürülen reitin yerine amcasinin olu mihmedi süleymin (süleyman'in olu mehmet) i getiriyor. Bu kii Reite göre daha esnek, ilimli bir politika izliyor. ahin bey'in dostluunu kazanmaya çaliiyor. (yil 1900-1910) Süleymen'in olu mehmet, ketikan airet reisi besra ve onun ailesiyle dostluk iliikileri kurdu. Kiz alma ve verme ile onlarla akrabalik iliikilerini gelitirdi. Bu tarihe kadar Ezidi asilli olan bu airet müslümanlii yüksek oranda kabul etmiti. Ama bu airet içinde hala Ezidi olan tek tük aileler de vardi. ahin bey islam kardelii düsturu ile Fransizlarin kendisine teklif edecei destei ret edip, Mustafa Kemal'in yaninda yer alacaktir. Süleymen olu mehmet Ketikanlara bir kaç tane hamidiye rütbesi verdi. Eskiden beri Berazanlarin mir ailesi ile Ketikanlar arasinda sürtüme vardi. Ketikanlar dik baliydi. Mir ailesine çou kez vergi vermek istemezlerdi. Ketikanlarin bu isyanlari sirasinda mir ailesi onlari kiliçtan geçirirdi. Mehmedi Süleyman bu çelikileri gün yüzüne yeniden çikarmaya baladi. Ve üstelik Berazanin bu 2 aireti arasinda yeni sürtüme konulari olumasi için çaliti. Ve bu çelikileri arttirdi. Tek amaci ahin bey'in nüfusunu kirmakti. Bu çabalarinin sonunda ahin bey ailesi ile Ketikanlar arasinda adam öldürme olaylari tekrar görünmeye baladi. Bu gelimeler esnasinda haci hidir ailesini destekleyen Abdülhamit jöntürkler tarafindan devrildi. brahim paaya Abdülhamit devrildii gün Abdülhamit tarafindan yollanan bir emir ulamiti. Bu emirde ibrahim paa hicazda bir iç ayaklanmayi bastirmak için hicaza yollanamiti. brahim paa sultan Abdülhamit tarafindan göreve getirilmiti.brahim Paa da Halep'teki orduyu alarak Hicaza hareket etmi, yolda Jöntürklerin iktidara geldiini örenmitir. Bunu örenir örenmez geri döner. Dönerken Suruç'tan geçer. ahin Bey bunu firsat bilerek Enver Paa ile irtibata geçer ve brahim Paaya saldirir. brahim Paa kaçar. Ve Suruç'un sinirlarindan tamamen çekilerek milli airetinin gerçek sinirlarina çekilir. ahin Bey bu saldiriyla Jön Türklere bir mesaj yollar. Jöntürkler Hamidiye alaylarini rötular. Bu alaylari Hafif Süvari birlikleri adi altinda yeniden olutururlar. Alay komutanliklarinin birisini ahin Bey'in olu Bozan'a verirler.' Anlatici bu olayi daha sonra yalanlayacak ve Mir ailesinin hiçbir zaman bu birliklerin alay komutanliklarindan birisini almadiklarini söyleyecektir. `Böylece 1900-1910 arasinda dailmaya yüz tutan Berazanlar toparlanmaya balar. Yani Bozan Beyle toparlanma sürecine girilir. Artik Berazanlarin bainda ahin Bey'in olu Bozan Bey vardir. Ama yinede 2 balilik 2 kutupluluk söz konusudur.' .

107

Konuan: Halil Güçlü Ya:50 Yer:Ankara Meslek:Yazar Sözü Halil Bey'e vermeden 1. dünya savai öncesinde Berazanlarda iki balilik söz konusu olmakla birlikte, TP'nin bazi zayif Ezidi airet reislerine rütbelik vererek onlara bir çok ekonomik ve siyasi ayricaliklar da verdiini animsatmaliyim. Paalik verilen airet reislerinden birisi de Ezidi olan Xalitan (Halitlar) airet reisi Hüseyin Paaydi. Buradaki amaç Kürdü Kürde kirdirmak ve slamlaan Ezidilerin toplumda hizla yükseldiklerini topluma göstermekti. Duguid `Bazi durumlarda Hamidiye için airetler arasinda yapilan seçim, bölgedeki güç dengesinin korunmasina yariyor, bazen de tam tersi bir sonuca yol açiyordu. Çounlukla zayif airetler tercih edilmekteydi; çünkü bunlara verilen daha iyi silahlar ve eitim, geleneksel rakiplerinin üstün gücü karisinda denge saliyordu.'(48) Demektedir. `Xalitan (Halitlar) airetinin reisi Hüseyin Bey kendisine paalik unvani verilerek 1.Dünya savainda seferberlik yasasi gerei Urfa'daki vergilerin toplanmasi, ve asker aliminin salanmasi için Osmanli tarafindan görevlendirilir. Hüseyin Nebizade ( Nebi Beyin olu)'dir Hüseyin Paa. Bu ailenin bu günkü soyadlari Günbaylar'dir. Yezidi kökenli olan bu airetin Bey'i ve ileri gelenleri Osmanlinin kendilerine verecei unvanlar ve avantalar uruna slamlairlar ya da slamlair görünürler. Bu dönemde Hüseyin paa'nin babasi Nebi Bey de hayattadir. Ve zamaninda kendisi de Osmanlinin verdii bu avantajlar nedeni ile slamlamitir. Yani Begê'ye gelene kadar bu corafyadaki Yezidi Kürtler çoktan Müslümanlia dönmülerdir. Nebi Beyin olu Urfa da paalik unvani alir almaz bugünkü Aligör kasabasi ile Payamli köyü arasinda kalan kendi köyleri olan Kefri köyüne geri döner. lk ii, çevre köylerden bu köyde yaayan kendi airetinden olan hemen hemen xalidanlarin büyük çounluunu bir çok Yezdi Kürdü hiçbir eya almalarina izin vermeden, kadin çocuk yali genç hepsini Viranehir'deki Yezidilerinin yanina sürmek oldu. Amaci onlarin topraklarina el koymakti. 4 yillik görevi boyunca 39 köyün topraklarini kendi üzerine aldi. Bu köylerin çou Ermeni köyleriydi. Bu köylerde yaayan çoun yezidi bir çok Kürt soydaini bata Viranehir olmak üzere anayurtlarindan ederek onlari baka bir Kürt yerleim yerlerine sürdü. Osmanli yapacaini yapmi geleneksellemi Kürdü Kürde kirdirma politikasini yeniden yaama sokmutur. Buradaki farkli bir yaniysa yezidiyi yezidiye kirdirma niteliidir. Hüseyin paanin aireti olan Halitlar yüzyillardir kendilerini Dina airetinin bir kolu saymilardir. Kaldi ki Berazan Konfederasyonu'nda Halitlar zurnanin son delii bile deilken bir den Osmanlinin iteklemesiyle mir ailesinin otoritesine sahip olmak üzeredirler. Bu gelimeler bu airet fedarasyonu içindeki airetler arasinda da kiskançliklara ve huzursuzluklara yol açmaktaydi.' Rich, bu durumu ` Mir'in atadii valiler görev sürelerinden emin olamadiklari için köylüden sizdirabildikleri kadar sizdiriyorlardi. Egemen aile içindeki rekabet mücadeleleri, Osmanli ve Pers entirikalari ile birlemiti. Bu durum ani deiikliklere yol açabiliyordu. Yeni Mir, kendi yönetim kadrosu ile geliyordu. te bu nedenle görevlilerin görev sürelerindeki ve konumlarinin devami konusundaki belirsizlik, katmerli bir sömürüyle sonuçlaniyordu- asla himaye ilikilerine dönümeden-. Bu emirliin mparatorlukla paylatii en kötü özelliklerden biriydi. Bir airet aasi eer hiç biçmeyeceklerse ne diye eksinlerdi. Bunun yerine airetler, baimli köylülüün yükünü airlatirdilar. Yasal olup olmadiina bakmadan, istediklerini koparabildikleri bir uygulamaydi bu.' eklinde açiklamaktadir. (53)

108

`Osmanli bir tala nerdeyse 3 ku vurmaktaydi. Çünkü buralarda yaayan airetsiz bir çok Ermeni ve gayrimüslim ailelerinde Hüseyin Paa tarafindan eziyet görmelerine zemin hazirlamitir. Bir çok yezidi boylari ve aileleri de slamlami olmanin en azindan slami görünmenin avantajlarini ilk kez ve bu kadar canli görmeye balamilardir. Bu durum bir çok ailenin Müslümanlamasina da yok açmitir bu anlamda. Yezidiler kitlesel olarak Yezidilie sahip çikmanin zararlarini iyice kavrami oldular. Hüseyin Paa 4 yil boyunca toprak kazanimlarinin yani sira vergi de toplamitir. Hüseyin paanin bu egemenlii esnasinda ttihat ve terakkinin baskici rejimi yürürlüktedir. Bu baskilarla birlikte Türkçülük politikalarinin çok popüler olduu bir dönemdir bu. Ayrica Ermenilere yapilan katliamlar da tam bu süreçte yaanmaktadir. Tüm bunlara yoksul yezidi köylülerinde zorla alinan vergiler, neredeyse 8-10 yil süren askerlik vardi. Üstüne üstlük bir de Tarikat propagandalari. Toplumsal yapinin bu bulanik havasinda Urfali Kürtler tarikatlara siindilar. Yezidi Kürtler kimlere siinacak peki. Eski Yezidi imdiki Müslüman Sünni olan Kendi eski dindalarindan gördükleri sömürü karisinda çaresizlerdi. Onlarda yava yava dinsel asimilasyona müsait bir psikolojiye büründüler. Yezidilik artik sadece bireysel kimliklerde yaamak zorunda kalmaktaydi. Bu siyasi ortamda Yezidi Kürtlerin Yezidilie sahip çikmalari ve korumaya çalimalari olanaksizdi.' Bu balam Begê'nin Yezidi Kürt bir Kadin halk kahramani olmasinin sosyo-ekonomi politik zeminin oluturmaktadir. Çok deerli bir Kürt aydini olan Halil Güçlü'nün bu açiklamalari, Begê Mitosunun ekonomi-politik alt yapisinin büyük bir bölümüdür. Aratirmama bu kadar büyük bir katki getiren bu Kürt yazara sonsuz bir minnetarlik duyuyorum. Bu sosyo-politik ortamda çaresiz kalan Suruç'lu Ezidi Kürt halki kendi dinsel ve etnik kimliini gizlemek zorunda kalmitir. Bu çaresizlik kendi dinsel ve etnik kimliklerini korumak için çok farkli yöntemler gelitirmelerine yol açmitir. Bu yöntemlerin en belirginlerinden birisi de bu mitostur. Efsaneler zorunluluk sonucunda ortaya çikarlar. `Efsaneler inanca seslenmelerinden dolayi toplumlarin özlemlerini, korkularini, umutlarini, dünya görülerini kisaca doalarini öteki halk edebiyati türlerinden daha keskin anlatir.(9) Ayrica efsanelerin o dönemdeki halkin inançlarini yansitirken dinsel-tarihsel ve toplum-tarihsel bilgi deeri taidiini, belli bir konudaki inanci (örnein dinsel inanci) kuvvetlendirmek ve olabilecek tehlikelere kari uyarmak istenildiinde anlatildiini belirtilmektedir. (9) Efsaneler yüzyillar içerisinde tarihsel bilginin yayilma aracina dönümülerdir. Bu yüzden, efsane, halklarin tarihine ve sanatina ilikin tarihsel ve ulusal özdelikle ilgili tartimalar, her gündeme geldiinde, önemli bir kaynak olmutur. (17) Halil Bey'e tekrara dönelim `Berazan'dan bir çok Kürt Hüseyin Paa'ya giderek ` Sen paa oldun, Osmanli bize zulüm ediyor, mallarimizi talan ediyor, keçimiz koyunumuz kalmadi, bizleri Osmanliya kari koru' derler. Burada Berazan Fedarsayonun' daki bir çok airetin mir ailesini deil de Osmanlinin öne sürdüü bu adami önder kabul etmeleri çok ilginçtir. Hüseyin Bey, tüm bu insanlara kürtçe seslenerek, Hun here askeriye Hun vergi xwe bidin xence wan diteki tu ji we Xesti unda Hun Verne cem Min Yani ` Siz eer vergilerinizi verirseniz ve askere giderseniz buna ramen Osmanli size kariirsa o zaman yanima gelin' der. Halkta `bunlari yaptiktan sonra sana niye gelelim ki' der. Bu yaanilanlar bölgenin çaresizliini göstermesi açisindan çok

109

önemli. Hüseyin Bey kendi aireti olam Hirtalari sürmü ama kendisine bunlari söyleyen dier Barazan airetlerini sürme gücünü kendisinde bulamamitir. Ama bata Ermeni köyleri olmak üzere bir çok gayrimüslümün köylerini ele geçirmeyi baarmitir. Ayrica ayni corafyada görece çok zayif olan bazi Müslüman köylerini de ele geçirmeyi baarmitir. Xalitiler kendilerini Dina'dan sayarlardi. Bu gelimeler bir tür aailanmaydi aslinda.' `Bu koullarda kitlesel olarak Ezidilii sahiplenemek mümkün deildi. Dini motivasyonlari da çok güçlü deildi. Ve her gelime dinsel motivasyonlarini daha da düürüyordu. Tam bu noktada mahalle baskilari da younlamiti. Artik bireysel direniin maddi temelleri ortaya çikmitir. Ezidi kürt kimliinin kendine bula bildii bir kaç siinak Begê gibi bir kaç insanin benliinin derinlikleridir. Bireysel direniin zorunluluu orataya çikiyor. Geriye tek çare bireysel direnme kaliyor.' Toplum bu kahramanlii kariliksiz birakmiyor. Yari asimile olmu yezidi halkinin toplumsal hafizisinda bu kahramanlik onlarca yildir anlatila gelmektedir. Ve Begê efsaneletirilmektedir. `Bu bireysel siinaklari bir çounu kadin olmasi da tesadüfi deildir. Yezidi Erkek Kürtler kadinlarina göre çok fazla oranda di dünyayala etkileim halindedirler. Gördükleri politik baskiyi Ezidi kadinlara göre daha iddetli yaamaktaydilar. 1980 sonrasi Nakibendi tarikati pantürkizme hizmet etmeye baliyor. (Özal dönemi) yöre halki artik kendilerine bir Türk eceresi bulmaya çaliiyor. Kadiri tarikatinda Kürt kimlii vardi, ama milliyetçi duygular yoktu. Panislamist ideolojiyle bu corafyada Nakibendiler boy gösterdi. Çünkü Nakibendilikte ümmetçilik birincildi.' Halil Bey'in bu anlatimlariyla Begê mitosunun ekonomi-politik fonu daha da netleti. D. Berazanin çözülü ve yikilii Konuan: Kadir Ceylan 2.Görüme Yer:Suruç `1919 yilinda Berazanlar Kürt Kimlii ile Kurtulu savainda yer alir. Fransizlar 400 kiilik birlikle Urfa ya Minbi kasabasindan girerler. Trenle Akçakale ilçesine varmaya çaliirlar. Berazan reisi Bozan Bey dönemin Hamidiye katibi Muhamedi Sülemana u notu gönderir. `Yarin sabah saat 5'te Berazan'in bütün süvarileri birliklerinin Müfikpinar nahiyesine gelmeleri için bütün airet reislerine haber iletmenizi rica ederim. Çünkü igalci Fransizlar Müfikpinardan geçecekler' Ancak Muhamedi Silemi, edadi Airet reisi Casim Aa, Pijan Airet Reisi Galip Bey ve Pijan Airet aile büyüklerinden Muhameti Kasi ve dier Berazan ileri gelenleri Bozan Beyden habersiz Mimbi teki Fransizlarla gizli ittifak kurarlar. (Dönemin Boluuna Dikkat et) Bozan Bey'n bunlardan haberi yoktur.' `Tren saat 5'te Müritpinar'a varinca sadece Haci Ahmet bir grup süvari ile birlikle ve Dina Airet Reisi Salihi Seyfi 30 Kiilik bir süvari birliiyle, Haci hsan ailesinden birkaç süvari birlik ve Mir airetinin tamami saat 5 `te orada olurlar. Tren gelince Fransizlarla çatima balar. Pijan Airetinden Muhamedi Kasim süvari grubuyla birlikte Salihi Seyfinin önünü keser. Salihi Seyfinin Fransizlarla savamasini engeller. Var olan mevcut birlikler Fransizlar karisinda kisa sürede dailirlar. Ketikan Airet reisi Besravi, süvari birlikleriyle birlikte Fransiz saflarinda Bozan Bey ailesine kari savaiyor. Burasi önemli.'

110

`Bozan Bey ve birlikleri çaresiz geri çekilirler. Ardindan Besravi öncülüünde Bozan Bey'in köyü igal edilir. Bu köyün adi Mektele köyüdür. Ve köyü atee veririler. Köyü yakip yiktiktan sonra, Fransizlar yollarina devam eder. Akçakale üzerinden Urfa igal edilir. Yil 1920.' `Bir birlik Suruç'un Gregov (Boztepe) köyünde Haci Hidir zade, Muhamedi Süleman'in evine gelir. Muhammedi Süleman da evini Fransizlara Karakol olarak açar. Muhamedi Süleman'in ihanetine bak. Türkmen olmasina ramen. Ardindan Bozan Bey Suruç'u basar. Ve Berazan mensubu 2 Fransiz ajanini eski cami avlusunda kuruna dizerek, Berazan'da Fransizlarla gizli ilikiler kuran bazi airet reislerine de göz dai verir. Ardindan Urfa Kuvayi Milliyeden iç ihanete durdurmak için bir heyet istetir. Heyet Suruç'a gelerek bütün Berazanlarin ileri gelenlerini toplayarak Bozan Bey önderliinde yeniden bir güven tazelemesine gidilir. Böylelikle Suruç'ta bir Kuvayi Milliye karakolu oluturulma karari alinir. Fransizlar hala Boztepe'dedir. Birliin iae temini airet reislerinden alinir. Böylelikle Bozan Bey önderliinde Kuvayi Milliye hareketi Suruç, Urfa, Nizip ve Birecik'in kurtuluunda öncü ve önemli rol oynadilar. Hatta Adana ve Antep cephelerine takviye birlikleri gönderirler. 1921'de toplanacak Meclise Bozan Bey Kürt Kimlii ile çarilir. 1923'te TC kurulur. 1923'le Kürt Kimlii inkar edilmeye balanilir. Bazi Kürt Milletvekilleri asilir. Kürt Milletvekillerine yapilacak bu sabotajdan daha önce haber alan Bozan Bey kaçar ve Fransizlara siinir. 1921 Misaki Milli sinirlari tüm Berazan'larin topraklarini kapsiyordu. (imdiki sinirin 50 km aaisi.)' `1924'te Fransa le TC arasinda Ankara anlamasi yapilir. Sinirlar yeniden çizilir. zmir Badat Tren yolu sinir kabul ediliyor. Bu tren hatti Berazanlari 2'ye böler. Böylece Berazanlarin yarisi Suriyede yarisi da Türkiye de kalir. Bozan bey in köyü de Suriye kisminda kalir. 1924'te iskan bakanlii tarafindan Bozan Bey'in kütüünü Bozan Bey'in köyü olan Alanyurt köyünden kaldirir. Bozan Bey'in kütüü önce Alanyurt köyüne yazilmiti. Bazu ttihatçilar tarafindan Kürt kimlii inkar edince bu kayit siliniyor. Kütük kayitindaki ibare aynen öyledir, ` bu aile suriye'de mektalan köyüne yerlemi olduundan..... ` Suriye'ye birakilan Berazan topraklarinin üzerinde yaan Kürtler Araplairken, Türkiye'de kalan Berazanlarda Türkleecekleridir. `BKF'in zoraki ruhu Berazanlar böylece dailiyor. T.C'nin kurulmasiyla devlet tarafinda aalik canlandiriliyor. Bozan Bey 1960'da vefat etti. Bozan Bey'in Suruç BKF kimlii vardi.' Uzun yillar Suruç Nüfus Dairesinde yeni doan çocuklara Bozan adi verilesi yasaklanmitir. Birkaç köylü bunu anlatimlarinda dile getirmilerdir. Bellek kaybi yaratmanin bir yöntemiydi ayni zamanda bu. `1927'de Atatürk Bozan bey'e af çikarir. Bozan bey Atatürk'e deilse de çevresindeki bazi nüfusu insanlara güvenmez ve Türkiye'ye gelmez. Kardei Mustafa bey Suriye'de Berazanlar adina milletvekili oldu. Mustafa ölünce olu ahin bey, am meclisinde milletvekili oldu. Bozan bey Türkiye'de kalan Berazana mensup airetlerin suriyedeki barinma ve siinma merkezi olmutur. Bozan bey bedirhan beyle beraber hoygun cemiyetinin (dirili cemiyetinin) kurucusudur. Bozan bey ve kardei Mustafa, Bedirhanlarla birlikte , kuzey irak'ta, iran'da ve Türkiyede ari isyani

111

öncülüünü yapmi ve isyanin içinde yer almilardir. Bozan bey ölünce her ey biter.' `1950-1960 arasi ,Misir-Suriye-Irak Ümmül Arabiye Vahide ( Bütün Araplarin Anasi Birdir) sloganiyla ittifak kurarlar. Sovyet Rusya ile ittifak yaparlar. Bu süreçte Suriye'deki Kürtlerin ve Bozan Bey'in mülkleri ellerinden alinip, Araplara verildi. Ama Bozan Bey BKF ait topraklari kendi airetlerine daitti. Bozan Bey, Kurtulu Savai sürecinde B.M `lere bir mektup yazdi. Mektupta , Urfa'daki Kürtler ve Türkler 1000 yildir iç içe yaadilar, hala birlikte yaamaktan yanadirlar. Bozan Bey Urfa halki adina bu yetkiye kullanarak kuvayi milliyeye güç vermitir.' Demitir. `Dina aireti içindeki Reiki kolu Yezit'tir. Hamidiye döneminde bu corafyada Dina'larin içinde en son Müslümanlaanlar Reiki'lerdir. Reikiler Suruça bali, mishacerk, aligör, üç pinar ve karaköy'de younlukta yaamaktaydilar.' `Dina airetinin Reiki kolunda Hamidiye dönemlerinde Müslümanlama artti. slamlatirma politikalarinin baariya ulamasina yol açan balica 2 büyük uygulama vardi. 1. Bazi Ezidi aile büyüklerine rütbe verilmesi. Bunun akabinde bu rütbelerden bu kiilerin maddi ve manevi kazanimlar elde etmeleri. 2. Yoksullatirma. Yezidi kalanlarin ekonomik olarak zayiflatilmasi. Mishacerk'in yarisini muhacer süleman kendi bacisina tapuladi. Hamidiye kaymakami haci hidir bu corafdaki 30'un üzerinde köyü üzerine tapuladi.' `1920den sonra Berazan'larin çözülüünü kahraman Kürt miri Bozan bey u iirle anlatiyor. edadi aireti ahmakta 7 bela, Dina aireti ganimet hep bana, Ketikan Aireti demirden bir kale, Pijan Airetide devlet kapisina girese, hayele selâ *' * Bu iin sonu geldi. Hamidiye Alaylarinin kurulmasiyla daitilmasi amaçlanan Kürt Feodalizmin yok edilmesi Kurtulu savaiyla tamamlanir. Keke aramizda ahenk olsaydi Eer bizler içimizden birine itaat etseydik O; Türkleri, Araplari, Farslari, onlarin tümünü Tabiyati altina alirdi Dinimizi, devletimizi mükemmelletirir Ve kendimizi ilim ve irfanda eitirdik... (49) TC'nin kurulmasiyla Dina airetinden bir çou esnaf oluyor, berber ve memur oluyorlar. ` Konuan: Kadir Ceylan 2.Görüme 2. Bölüm Yer:Suruç

112

`ahin Bey in 4 çocuu varmi. Bunlarda Mustafa ve Bozan oldukça vasifli imiler. Ama analari farkli. Bu 4 çocuktan Bozan reis olma yeteneindeymi. Bozan Bey Jön Türklerle balantili imi. Hamidiye Alaylarinin hep karisinda yer almi. brahim Paaya saldirmi. Sonra da ittihak ve terakki'ye de yakin olur. ttahat ve terakinin içinde yer alir.' `Airetlerin orjinallii sürekli deimi. Örnein birkaç aile hareket eder, onlarin yerlerine bakalari geçer.' `Suruç kilakti Berazanlar için. Bu kilakta her airet hep ayni yere çadirlarini kurarlarmi. Ya da köy evlerini hep ayni yere yaparlarmi. 1850 yilinda Abdülazizle tapulama balar. 1900 de de tapulama vardi. Berazanlarin kilainda ermeni arazileri de vardi. Pijan ve Dinan airetinin ileri gelen aileleri önemli yerleri kendi üzerlerine tapuladilar. 1900-1920 arasi devlet otoritesi yok. Tapulamada yok. Tapu sahibi olma da kimsenin umrunda deil. 1920-1950 arasinda Suruç'ta Dina airetinin bir çok arazisini Haci Hidirlar kendi üzerlerine tapuladilar. 1900'lü yillarin hemen baindan itibaren Haci Hidirlar tapuda sahtekarlia baladilar. nek koyun kariliinda bir çok köylünün arazisinin tapusunu aldilar. Hildirhi köyünü 1 deve ile aldii söylenir. Buradaki Kürt köylüleri Haci Hidiri kendilerince kandirdiklarina inaniyorlardi. Kürt halki toprai bu kadar deersiz görüyordu. Yari göçerlerdi çünkü. Haci Hidir ailesi aldii bu arazilerde hiç ekim biçim yapamadi.? Neden? Bunun üzerine köylülere yaricilik verdi. Sonra Boztepe'ye yerleti. Meeri, Bulaghan, Karaca, Kiran ve Kirviran yerleim yerlerine hakimdi. Ketikan Aireti sinirinda bulunan telvaran köyüne de hakimdi. Mishacerk köyüne de hakimdi. Mishacerkte de kendi mallari vardi. Ama buradaki iktidar boluu nedeni ile bu arazilereden yeterince yararlanamadi. Fakat bu baiboluluk Hamidiye döneminin baskici rejiminde biraz ortadan kalkinca bu firsattan yararlanilarak buralardaki bir çok arazi de Haci Hidir ailesine geçti. TC nin kurulu yillari, özellikle 1950li yillara kadarki dönemde bu yama olabildiince artti. ` `Mishacerk köyünde Hem-Ayik (Aye olu Mehmet) Müslüman dinaydi. Bu kii Salihi Seyfoya haraç yedirerek o bölgede güç oldu. Bu ailenin savci, jandarma ve tapu memurlariyla siki ilikileri vardi. Ayiklar siyasi gücü devletten askeri gücü airet reisinden aliyorlardi. Çevrede Ermeni köylerde vardi. Michacerk'in neredeyse %70 ini Ayiklar ve Haci Hidirlar almilardi. Ayiklar köylülere yaricilik verdiler. Yaricilik ilikileri hala devam ediyor. Toprak sahibi Müslüman Dina, yaricilar ise Ezidi Dinalar oldu. Ezidi Dinalarin bazilarinin da küçük çapta mallari vardi. Salihi Seyfi Dina aireti içindeki Ermeni arazilerini de üzerlerine tapuladi.' `Mishacerk ve Karaköy Hamidiye döneminde biraz daha Müslümanlati. Arada kalan bazi aileler de slamlati. Tek tük aile hatta fert kaldi Ezidi olarak. Bu corafyada Müslümanlama moda oldu. Müslüman olan kendi heyetini kurtardi. Çünkü müslüman olmak insani bir yere getiriyordu. Tam bu dönemde yezidi Kürtler sapir sapir müslüman oldu.' (Xalitan Aireti örneinde olduu gibi. Bu airet Ezidi kökenli idi. slamlamayla birlikte hizla zenginletiler. Devlet buna olanak salayordu. Osmanli bunlara paalik rütbesi veriyor vb. ) Konuan Kii Kadir Ceylan bey'in (BKF'nin Mirimiran ailesinden gelmektedir) kizi gururla 2009 yili sonunda aldii Takdirnameyi bana gösteriyor. Dina airetinin tarihsel geliim nedeni ile otoriteye bakaldirici yani devleti rahatsiz etti. `Dinanin bir çok kolu Müslümanlamiti. Mishacerk ve Karaköy deki Dinalarin bir kismi Müslüman bir kismi da Ezdi idi. Ezidi kisminin neredeyse tamami Hamidiye zamaninda Müslümanlatilar. u anki tapulandirma 1976 yilindaki reformla

113

oluturuldu. Airet kistasini belirleyen mülktür. ahis deil. Yani airetinin arazisinde kim yaarsa o airete dahil olmu olur.' Özetle arazi kapma, zenginleme ve rütbe kapma savain giren bir çok Kürt airetlerinde olduu gibi Ezidi Kürtlerde de sisteme entegre olma eilimi air basmaya balamitir.

Konuan: Halil Güçlü Ya:50 Yer:Ankara Meslek:Yazar

`1824 Cizre de Kürtler ve özelde de Ezidiler katliamdan geçirilirler. 2.Mahmut döneminde Tanzimatçi Mustafa Reit Paa burada 40 bin yezidi erkei kilinçtan geçirdi.' (Reid Paa Diyarbakir'in ilerisindeki Kürtlere ve Yezidilere giderek kimini sert bir ekilde cezalandirmak suretiyle kimileriniyse de sulh yoluyla boyun edirerek Harput'a gelmiti.(Tarihi Belge 5) Tarihi Belge 5. BOA., HAT. 376/20475B. `Bu katliamin nedeni yari özerk Yezdi airetlerinin buradan geçen ngiliz ticari kafilelerine saldirmalari, onlari yamalamalariydi. Burada artik Osmanliya vergi vermiyorlardi. Osmanli buradan askerde alamaz olmutu. Burada Panislavist akiminda etkisi vardi.' (Hafiz Paa Diyarbakir ve Badat arasindaki Sincar dainda bulunan Yezidiler'in cezalandirilmalari suretiyle Badat'a ulasimin önündeki engelin de kalkacagini düünmekteydi. Tarihi Belge 6 Tarihi Belge 6. BOA, HAT. 373/20404. `Ardinda Bedirhanlar orada hakimiyet kurmak amaciyla kirim yaparlar. Yezdiler ikinci kez kirimdan geçirilir. lk soykirimdan sonra bazi Ezidiler, Urfa ve kirsallarina yerleirler.(Karaköy, mishacerk, Aligör.) Bedirhanlarin kirimlarindan sonra Urfaya kaçilar hizlanir. Bu olayin urfada uzun süre yaiyan Ezidiler üzerinde çok olumsuz etkisi olur. Yezidiler korkar.Tabii ki bu olaylar yaanmadan önce Ezidilerin belli bir kismi slam'a geçmilerdi. Bu olaylar Ezidilerin büyük bir kisminin daha slam'a yaklamalarina yol açti. Tamamen Yezidi görülenler oldukça azaldi.' Bu sürece paralel olarak devlet tarafindan Urfa'nin kirsalinda yaiyan Ezidilerin bölgelerine ve Cizreden kaçan Ezidilerin yeni kurduklari köylere medrese örencileri gönderilmeye baladi.' "Sultanin himayeleri sayesinde bir milyon yüz bin Yezidi'den oluan mezheplerinin yanli ve cehalet yolundan ayrilarak, hak yolunu bulduklari"belirtiliyordu. (22) Bunun üzerine Musul vilayetinin belli köylerinde sakin yezidiler ile çesitli din firkalarina mensup olanlarin ibadet etmeleri için mescit ve okullar ina edilerek gerekli kolayliin gösterilmesi için harekete geçildi. `4 4.BOA., _..DH., 1297/1310S-53.

114

Bedirhanlar zamanindaki Ezidi katliamlari için baka bir kaynakta da `... Cebel Sincar dalarindan farkli olarak, çounlukla tarlada çalian rençberler olan eyxan Ezidileri askeri saldirilara kari savunmasizlardi. Yerle bir edilen köylerin, öldürülen köylülerin, soygunlarin ve irza geçilenlerin sayisi anlatimdan anlatima deimektedir. çler acisi bir olayda, buday tarlalarina giderek askerlerden saklanan bir grup genç kiz, askerler ekini atee verdiklerinde cayir cayir yanmiti...' denmektedir. (36) Bu olaylardan yaklaik 60 yil sonra, 1892 yilinda Avrupa'da yayinlanan Neus Wiener Abendblatt'in Yezidiler'in din degitirmesi hususunda Osmanli Hükümetinin aldigi tedbirlerle ilgili makalesi hakkinda düzeltme yazisi yayinlatilmiti.Tarihi Belge 7 Tarihi Belge 7. BOA., HR.SYS., 186/34. Halil Bey'in belirttii gibi Berazan içindeki Ezidiler her nekadar katledilmemi ve kilinç yoluyla da slam'a zorlanmami olsalar da - bu ifade Halil beyin bir belirlemesidir, büyük olasilikla da dorudur- yukarida verilen katliamlardan kaçan Ezidlerin belirli bir kismi Urfa ve kirsalina siinmilardir. 1824 yilinda Cizre'de 40 bin Ezidi erkek kilinçtan geçirilmi, hemen ardindan Bedirhanlar döneminde Ezidiler ikinci kez katliamdan geçirilmilerdir. 21.11.2010 günü Mishacerk köyünde Haydar Cengizle yaptiim görümede Dina aireti içindeki Ezidilerin bir kisminin, Bedirhanlar dönemimde yapilan Ezidi katliamlarindan kaçan Ezidi ailelerinden olutuunu örendim. Haydar Bey Bedirhanlarin katliamindan kaçip Suruç ve kirsalina yerleen bu ailelere Bedirkiler dendiini de ekledi. Yine ayni görümede engalde Pirkal adli Ezidi bir kralin, engal'de görülen bir kuraklik sonucunda bazi beylerine kendi yakinlarini alip sulak alanlara gitme emirini verdiini bu beylerden birinin de adinin Bedirhan olduunu, Bedirhanin ailesi ve olullarina da Bedirkolar dendiini, Bedirkolarin da Suruç ve kirsalina yerletiklerini eklemitir. Bu iki animsamada büyük olasilikla dorudur. Çünkü Bedirhanlarin -buradaki Bedirhan'in Pirkal'in beylerinden olan Bedirhanla ayni kii olmadiini, sadece isim benzerlii yaandiini belirtmeliyim- 1824 yilindaki katliamindan kaçan Ezidlerin bir kisminin Suruç ve kirsalina yerletiine dair baka köylü tanikliklari da var. Ayni ey Bedirkilerin engal'den geldiklerine dair animsama için de geçerli. Büyük olasilikla engalden gelen Bedirkorlarla 1824 yilinda Cizredeki Ezidi katliamindan kaçarak Suruç kirsalina gelen Ezidi aileler birbirleriyle kaynatilar ve Dina aireti içindeki Bedirki kolunu oluturdular. Varmak istediim nokta Begê mitosunun olumasinda; 1. 1824 Cizre Ezidi katliamindan kaçan Ezidlerin 2. Bedirhanlarin yaptii Ezidi katliamalindan kaçan Ezidilerin 3. engal'den gerek kuraklik gerekse her türlü Ezidi katliamindan kaçan Ezidilerin de katkilarinin olduudur. Bu kadar büyük acilar yaayan insanlarin çocuklarinin ya da torunlarinin Begê ile ayni yillar da yaadiklari düünüldüünde bu insanlarin tümünün dönek olmasi akla pek uygun görülmemektedir. Peki bu insalar dönek olmadilarsa dinsel kimliklerini nasil korudular? Bunun yaniti yüzyillar boyu Alevi Müslümanlarin dinsel tapinmalarini Sünni slam görünerek korumayi baarma yollariyla ayni olduu ortadadir. Bu balamda Begê mitosu endemik özelliini amakta daha genel bir mitos olarak karimiza çikmaktadir. Daha dorusu Begê mitosu Urfa ve kirsalinda yaayan Ezidi Kürt halkinin yaratimi olmakla birlikte Bedirhanlarin Ezidi katliamindan kaçan Ezidilerle, 1824 Cizre Ezidi katliamindan kaçan Ezidilerin de yaratimi olmaktadir. Yorumumuzu bir adim daha ileriye götürürsek Begê mitosundaki toplumsal hafizanin balangici Begê'nin doumuyla balamamakta çok daha geri tarihlere kadar uzanmaktadir. Tam bu noktada tartiilan

115

Begê mitosunun 1890-1960 yillari arasinda Urfa ve kirsalinda yaayan Ezidi Kürtlerin bir savunma mekanizmasi olmasinin yanin da 1824 Cizre Ezidi katliami, Bedirhanlarin yaptipi Ezidi katliamlari ve engal'deki Ezidi katliamlarinin da savunma mekanizmasi olduunu ileri süre biliriz. Sözü bir kez daha Halil Bey'e veriyorum. `Ermenilere kari Hamidiye ordularinin saldirilari da bu zamana denk düer. Ezidiler iyice içlerine kapanirlar. Ermenilerle ayni kaderi paylamak yok olmalari demek olacaktir. Ezidiliklerini iyice gizlerler. Osmanli imparatorluunda Panislamist ideoloji yine tam bu zamanda popülerdir. Çaresiz kalan Ezidi Kürtler ve Müslüman Kürtler önceleri Kadirilik akiminin etkisinde kalirlar. Kadirilik tarikati Kürt kimliklidir. Ama bu tarikat hiçbir zaman ulusalci bir yapiya bürünmemitir. Yari özerk Kürt airet yapilarinin çözülmeye balamalari ile yüzyillardir Kürtlerin alia geldikleri otoriteye siinma eilimlerini nereye yöneltecekleri kararsizliini yaamaya balarlar. Tarikatlarin bu devrede söz konusu corafyadaki propagandalari oldukça etkili olmaya balar. Ezidi airetlerinin yüzyillardir siindiklari airetler konfederasyonu'nun (Berazan Konfedarasyonu) dailmasi, Cizre'deki kiyimlar, Airet Propagandalari tüm yöre Kürtlerinin benliklerinde uzun süre yaayacak izler birakirken, bu süreçten Ezidi Kürtlerin etkilenmemeleri düünülemez. ttihat ve terakki'nin Panislamist ideolojiden Pantürkizm ideolojisine kaymasiyla, bu corafyada Kadiri airetinin yerelliine kari daha genel nitelikli olan Nakibendilik etkili olmaya balar. Daha önce Panislamist ideolojiye hizmet eden Nakibendilik zamanla Pantürkizm ideolojisine hizmet etmeye balar. Ve Kürtler öncelikle ümmetçilik adi altinda bu tarikatlardan etkilenirken, daha sonra Türkleme balaminda Nakibendilikten etkilenmeye balarlar. Egemenlerin dinsel ideoloji balamindaki bu politikalari 1980 ve Özalla birlikte en üst noktasina çikar ve Kürt topraklarinda Kadirilik Nakibendilik içinde erimeye balar. Ezidiler bu gelimelerden dinsel yönden slama daha yaklaarak etkilenirler. Yani Begê'ye gelene kadar zaten dinsel asimilasyonlar balami hatta sonuçlanmak üzeredir. Bu balamda Begê 'nin önemi ortaya çikmakta tüm halk binlerce yildir benliklerinde yaattiklari Kürt ve Ezidi kimliklerini Begê'nin kimliinde koruma eilimine girmi ve Bege'yi Azizelik mertebesine yükseltmilerdir. Bu durumu biraz açalim: Sincar ve Ezidi Kürtler Sincar ve Cizre dolaylarinda yari otonom eklinde örgütlenmilerdir. Kapitalist ülkelerin mallari ran ve Hindistan'a Kürdistan bölgesinden tainmaktadir. Otonom olan bu Ezidi airetler, bu mallari taiyan kafilelere saldirmakta, çou kez de onlardan vergi almaktadirlar. Bu durum hem ngilizleri hem de Fransizlari rahatsiz etmektedir. Osmanli kendisinin almasi gereken vergi ya da haraci Ezidilere kaptirdii için rahatsizdir. ngiliz ve Fransizlar Osmanliya bu konuyu önlemesi için baski yaparlar. Urfa da ipek yolu üzerindedir. Buradaki Ezidilerde zamanla tehlike olarak algilanirlar. Ama en çok Sincar ve Cizre yörelerindeki Ezidiler büyük kiyima urar. Ve Osmanli bu kiyimi yapmasi için Tanzimatçi Mustafa Paayi dou seferine yollar. (Yil 1829-ya da 1820 dir.) Bu seferin nedenleri, 1.Bu bölgelerden asker alamamaktadirlar 2. Vergi Alamadiklari Gibi 3. ttifak Devletlerinin Kervanlarinida Koruyamamaktadirlar. Kapitalist meta dolaimi gerçekleememektedir. 4.Hiristiyan hacilarin yol güzergahlari buralardan geçmektedir. Bu seferle bu olumsuzluklarin giderilmesi amaçlanmitir.'

116

`Osmanli ayni zamanda Pantürkist politikalarini da yaama geçirme firsatini bu seferle yakalami olur. Bu bölgede yaayan Hristiyan Nasturileri de Ezidi Kürtlerle birlikte katleder. Avrupa Osmanlinin Nasturilerin katletmesine kizmi, Kürtlerin özelde de Ezidi Kürtlerin kirimina ses çikarmamitir. Avrupa'nin derdi kendi mallarinin Bu bölgeden Hindistan ve rana'a geçmesidir.' (Dier taraftan Ömer Vehbi Pasa'nin stanbul'a çarilmasiyla sular tamamen durulmamiti. Paa'nin ayriliindan çok geçmeden Osmanlilar Sincar'a kari bir sefer daha düzenlemilerdir. (54) Bu seferin nedeni Sincar'daki Ezidilerden Köçek Mirza'nin umumi Ezidilerin ruhani ve cismani reisliini almak fikriyle bazi fesat hareketlerine giristii örenilmi, Dördüncü Ordu Müsirligi'yle Musul Valiligine icab eden tebligat yapilmiti. Tarihi Belge 8. Tarihi Belge 8. BOA., Y.A.HUS., 277/16. Bu vaziyet üzerine Yezidiler'in islahi için Bekir Paa kumandasinda üç tabur asker ile lüzumu kadar süvari Sincar üzerine hareket etmisti. Tarihi Belge 9 Tarihi Belge 9. BOA., Y..A.HUS., 277/123. imdi de Hisman Baran'in Berazanlarin Kurtulu Savainda yaadiklarini nasil anlattiina bakalim. Konuan: Hisman Baran, Ya: 56 Doum Yeri: Urfa-Suruç 1.Görüme `Bozan Bey `Türklerle 1000 yildir birlikte yaiyoruz. Omuz omuza savamiiz.' Demitir. Yani bozan Bey'in Kürtler olarak ayrilma düünmesi yoktu. Birlikte yaamayi dülüyordu. Mustafa Kemal'in amaci da Kürtlerle Türklerin birlikte yaamalariydi. Fransizlar Bozan Bey'e özerklik hatta baimsiz bir Kürt devleti teklifinde bulunuyorlar. Bozan Bey ise `' Fransizlarin dinleri ve dilleri farkli. Bunlardan bize yar olmaz, bizi de yad edemezler'' demi ve Fransizlarin teklifini kabul etmemitir. Fransizlarin sicak teklifine yaklamiyor. Fransizlar Bozan Bey'e hayli güçlü silahlar veriyorlar ve bunlari milislerine dait diyorlar. Bozan Bey bunlara uymuyor. Urfa ve ilçesinde ileri gelen ailelerin büyüklerinden 12 tanesi bir araya gelerek ayaklanmayi örgütlemek için toplaniyorlar. Bunlardan biri eddadi airetinden Ali elli idi. Bu 12'ler airet reisi deil, aile büyükleriydi. Benim bildiim bir de brahim Beg Badilli vardir. Türkman Kürttü. Türklerle ayni sarniçtan su içiyorlar. Türkman'in açilimi,' li ba tirka man' dir. Yani Badillilar köken olarak Kürt'tür. Bozan Bey de bu 12'liler içinde vardir. Bu 12'liler birleiyor. Urfa'nin kuzeyinden tut, bir kismi Suruç'a kadar tüm airet ve aileler birleiyor. `Kendi topraimiza ve kendi namusumuza sahip çikalim' diyorlar. Lojistik destek yok, silah yok. Bu durumu Fransizlardan gizli tutuyorlar. Hep birlikte `Ya bunlari (Fransizlari) püskürteceiz ya da öleceiz' diyorlar. Türkiye'nin ne bir askeri var ne de bir silahi. (Burada Kürtlüklerinin üzerinde duruyor. Üstelik bu baimsizlik mücadelesini kendilerinin verdiini ima ediyor. Biz(Kürtler) ve onlar (Türkler). Bunlar (Kürtler) halk gerilla savaini yürütüyorlar. Bu 12'lilere halk firkasi diyorlar. 12'lilere organize eden Bozan Bey'dir. Bozan Bey `Fransizlar bize söz verdi ama caydilar. ` dedi. Fransizlar çekilince en son Fransiz Kuvveti `Saco' adli bir Fransiz Komutaninin emrindeki çok az sayidaki Fransiz askerinden oluuyordu. Saco Müfrezede komutaniydi. Saco'nun yaninda çok silah var. Suruç'lu halk savaçilari Akabe'nin 15km ilerisindeki Ferit Paa maarasinin yaninda pusuya

117

yatiyorlar. Orasi hayrattir. Suruç'tan gelenler bu vadide pusuya yatiyorlar. Almanlarin demiryolun güvenlii için yaptiklari bir karakol var. Fransiz askerleri çok yorgun olduklarindan bu karakolda dinleniyorlar. Küçük bir kuvvet sadece toplu altilisi ve Rus piyade tüfekleriyle karakola hücum ediyorlar. Saldiridan kurtulan Fransizlar mitralyözlerini mazgallara yerletiriyorlar. Keskünk köyü (Özlüce)'nden Hême ême'nin babasi belinde toplu altilisi, elinde de bir kamasi varmi. Muhameden salavat diyerek bairarak bu karakola doru komaya balami. Fransizlar mitralyözü bir ateliyorlar, adamin en büyük parçasi kopmu bir kolmu. Adam paramparça olmu. Fransizlar oradan Suriye'ye geçiyorlar. ngilizler de Suriye'ye geliyorlar. ngilizler Ketikan airet reisi Besrave ile görüüyorlar. ngilizler baimsiz bir Kürt oluumu için Besrave'ye destek sözü veriyorlar. ngilizler `Kamilidan Hatay'a kadar olan bölgeyi devlet yapip hükümdarliini da size vereceiz' derler. Besravi yanda bulamiyor. Güvensizlik içinde duruyor. (Himan Bey burada Bozan Bey'in de Besravi'ye destek olmadiini söylemeye çaliiyor. ) Bozan Bey'in Kürt sorununa yaklaimi Türklerle birliktelikti. imdi Yaar Kemal'inde Kürt sorunu ile söyledikleri yillar önce Bozan Bey'in yaklaimiyla örtüüyor.' Zizek'in kapitone noktalari burada da geriye doru iliyor. Yaar Kemal'in anlatilari Bozan Bey'in anlattiklariyla raptiyelendiriliyor. Konuan: Himan Baran Ya: 56 Doum Yeri: Urfa Suruç 2.Görüme, `Kurtulu Savainda BK reisi Bozan Bey ile Atatürk'ün söyledikleri aslinda ayniydi. Ama ttihatçilar onun ölüm fermanini imzaladi. Bir çok Kürt milletvekili öldürüldü. Bozan bey Ankara'dan kaçmayi baardi. Yaveri `Eer Sivas ve Malatya üzerinde Suruç'a gidersek yakalanmayiz' der. Bozan Bey'in gerçek köyü Mektele köyüdür. Atatürk'ün Bozan Bey'e olan bu iki yüzlü politikasinin nedeni Atatürk deildir. Onun çevresinde bulunan smet Paa, Fevzi Çakmak ve Kazim Karabekir tayfasinin yaptii bir tezgahti bu. Atatürk çaresiz kaliyor, yalniz kaliyor. ttihat ve terakkiciler bunu tezgahliyorlar. BUGÜNKÜ YAANILAN KÜRT SORUNU, TTHATÇILARIN BU HATASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR. Yani isteyerek Bozan Bey'e tavir almadi. Atatürk kurulan ilk Mecliste `Ho geldiniz ey Türk ve Kürdistan mebuslari' demiti. Bozan Bey ve dier Kürt mebuslarina hitaben. Eskiden köy odalari vardi. Dini konular, efsaneler ve tarihi konular anlatilirdi. ngilizler Yunanin zmir'i igal ettii zaman Urfa'da `size yardim etmeye geldik diyorlar.' Dostça bir dümanlik. Sonra Fransizlar geliyor. Adiyaman'da ve Siverek'te Fransiz birlikleri var. Her iki birlikte Suruç'a gelemedi. Bunu Bozan Bey engelledi. Siverek'teki Fransizlari da Siverek halki kovmayi baarmiti. Bozan Bey'in eski TBMM'de hala fotorafi var deniliyor. Suruç'tan Urfa'ya giderken soldaki 2. köydür Yurt çiçei (Kürtçe adi Masicark) köyü. Bu köydekiler de Dina airetindendirler. Kraldan çok kralci olmulardir. u an Radikal islamin merkezidirler. Ezidilikten radikal slama yönelmelerinin en belirgin nedenlerinin bainda Devlete yaranmak, ahaliye sadakatlerini kabul ettirme istei vardir. O köyde herkes Haci, Hoca ve sofi'dir. O köye gidip `Falanca Mehmet'in evi nerde?' diye sorsan hemen `Ha sen haci ya da hoca Mehmet'in evi'ni soruyorsun ' diye düzeltirler. 60-70 yil öncesine kadar hepsi Ezidi idi. imdi Hizbullahçi olup çiktilar. ÇOK BAARILI BR ASMLASYON. Jandarma Dina airetinin yaadii

118

alanlari kirmizi ile iaretledi. Devlet bu insanlari ötekiletirdi. Etki tepki buna kari bu airet büyük çounlukla PKK'ye yaklati, politik olmayan çok az sayidaki Dina airet üyesi mafyaya özenti, kabadayilik taslayarak yasa dii gelir edinme yolunu seçmitir. Bu corafya da PKK'ye katilimin en fazla olduu airet Dina olmutur. (DEVLETN DINA'YI ÖTEKLETRME NEDENN PEK ANLAYAMADIM) Dina TC ile hiçbir zaman müttefik olmadi. Birecik'teki Ketikan'lar 12.Eylül `den önce TC ile müttefik deillerdi. 12. Eylül le beraber Ketikan'lar devlete yanati, Dina yaklamadi. Masicark köyü Allah-Peygamber-Erbakan diyorlar. Bugün radikal slam ortaya çiksa onu desteklerler. Hizbullaha sempati duyuyorlar. DINA'nin tek suçlari ezidi olmakti. Didan ve edad sinirdaki airetlerdir. DINA ötekiletirildi. Çok aci çektiler. Bu yüzden PKK'ye yaklatilar.' Konuan: Himan Baran Ya: 56 Doum Yeri: Urfa Suruç. ` zmir'in düman igalinden kurtarilmasi için Urfa ve Urfa Suruç'tan yüzlerce Kürt agit (Savaçi, yiit) savamak için zmir'e gitmiti. Bir çounun üzerinde Kürtlere özgü aba vardi. zmir'in halki ve omuz omuza savatiklari Türk askerleri Kürt yiitlerine ` Vurun abalilar vurun, namus günüdür' eklinde duygusal paylaim yaratmilardir. 1940'larin sonlarina doru ölmü Bozan Bey. Suruç ve kirsalinda o tarihlerde doan erkek çocuklarina Bozan adi verilmitir. (SURUÇLU KÜRT HALKININ AT OLMA DUYGUSUNDA BENLNDE KÜRT OLMA DUYGUSUNUN TEMEL OLDUUNUN GÖSTERGESDR.) Bozan Bey 1940'larda Suruç'lu Kürt halkina ` Kürdistan'i kurdurabilirdim. Ama ben iki eyle aldatildim. Din ve namusla aldatildim. Türklerle dinimiz ayni. Kiz alip vermisiz. 1000 yildir birlikte yaamiiz. Ne yazik ki Kürdistan'i kurma ansini elimden kaçirdim. Siyaset böyle.' Demi. Dikkat edersen 2009 yilinda Yaar Kemal'in söyledikleriyle Bozan Bey'in söyledii çou ey ne kadar da örtüüyor. 1930'lara kadar Ketikan aireti TC'ye kari çok iddetli gerilla savai vermitir. Ama 1980'dan sonra itirafçi oluyorlar. 1980 siki yönetim zamaninda Jandarma karakoluna gidiyorum. Suruç haritasi 5-6 renkle noktalanarak oluturulmu. Dinna airetinin mensuplarinin oturduu yerler kirmizi noktalarla iaretlenmiti. (TC'nin Dinna aireti ile olan bu kan davasinin nedeni ne?) Kurtulu savainda Bozan Bey'in TC tarafindan ihanete uradiini söylemesi ve BK ait ailelerin zaman içinde PKK'nin doal tabani olmalari arasinda sosyolojik bir iliki var. Suruç'ta Ezidilikten Müslümanlii kabul eden en son iki köy Mishacerk ( Gölen) ve Müzeybil (Aybasti) köyleridir. Çevredeki tüm köyler Müslüman olunca bu iki köy, yalnizlik, eziklik yaamaya balamilardir. Bu iki köy üzerine airi telkinler yapilmaya balanmitir. Bu durum yilginlik yaamalarina yol açiyordu. Devletin kanalize ettii çeteler bu köy üzerindeki telkinlerini airi derecede younlatiriyorlardi. BU KADAR YOUN, TELKN, YILGINLIK,YANLIZLIK BU KÖYLERDE ÇÖZÜLMELER YARATMITIR. BUNLARI ORGANZE EDEN SÖZDE GERÇEK MÜSLÜMAN OLAN BU HOCA VE KLERN ASIL AMACI, ERMEN KATLAMI LE RANT ELDE ETMEK, EZDLER ÜZERNDE DE MÜSLÜMANLATIRMA ELMLERNE GDEREK DEVLETE YARANMAK AMACIYLA SLAM DNN KULLANIYORLARDI. Bozan Bey sanirim 1945'lerde öldü. Bégi Dinna airetinin Rêeki kolundandir. Hêreme Rêiyanê deyimi Reiki kolunun Suruç ovasina dainik bir ekilde yerlemeleri nedeni ile söylenmitir. Irak, Kerkük,

119

Süleymeniye, Erbil ve engal'den gelmilerdir. 400 yil önce geldiler. 400 yil önce büyük bir kuraklik olmu. Zaten göçebe bir yaamlari var. Suruç'a gelmiler ve buraya yerlemiler. Suruç'ta o zamanlarda insan sayisi oldukça azmi. Bodur kamilar çokmu. Bu kamilardan hasir örerlermi. lk zamanlar ev ina etmemiler. Suruç bataklikmi. Yüksek yerlere, höyükler üzerlerine yerlemiler. Sular çekildikten sonra düzlüklere, ovalara yerlemiler. ` Konuan: Mustafa Gök Tarih:07.09.2009 Yer: Suruç Ya: 80 Köken: Bozan Beyin akrabasi `1921 yilinda Suruç ve köylerinde bir çok Ermeni kadin, Sünni Kürtler tarafindan ikinci e olarak alindilar. Bozan Bey çete reisi idi. Kürtlük davasi yüzünden Atatürk ile muhalif oldu. Bozan Bey'in çok sayida köyü vardi. Urfa'nin kurtuluundan sonra Atatürk'ün çevresindeki bir çok güç hiçbir köyü ona vermedi. Bozan Bey Kürt olduu için Cumhuriyet kurulduktan sonra onu idam edeceklerdi. lk T.B.M.M.'de milletvekili idi. Atatürk'ün tehditleri sonuncunda Suriye'ye siinmak zorunda kaldi. Suriye'de de milletvekili seçildi. BK reisi idi. Urfa'nin kurtuluu sirasinda çeteler geceleri Zahvan (Alanyurt), Gören ve Burçhamam köylerinde yatiyorlar dümandan gizleniyorlar, gündüz suruç'a gelip savaiyorlardi. Dina airet reisi Salih Beyle pijan airet reisi Galip Beyler Bozan beyin yaninda savatilar. Bozan Bey'in kardei Musatafa (Hirço) da milletvekili idi. Hirço'nun olu ahin Bey'de Milletvekili idi. ahin Bey'in olu Hamade de Milletvekili oldu Suriye'de. Hamade hala milletvekilidir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Bozan Bey'in akrabalarinin Türkiye'ye gelmeleri 20 yil yasaklandi. 1955 yilinda Bozan Bey'in olu Türkiye'ye girdi. hbarla yasaklandi. Suruç kaymakamlii ve Halep valilii araya girdi. Ve ükrü Bey Suriye'ye geri yolladik. TC Acemipaa'nin köyünü Bozan Bey'e verdi. Dier topraklarini vermediler. Bozan Bey'in akrabalarini yani bizleri 1943 yilinda kaçakçilik yapiyorlar uydurmasiyla Yozgat'a sürdüler. 12 yaindaydim. Yozgat'ta bizlere devlet arazi daitti, `tarim yapin' dedi. Hiç unutamiyorum bizleri Yozgat ili Sorgun kazasi sarihamza köyüne götürdüler. skan affi çikinca geri döndük Suruç'a. Sürgün için bizleri götürmeye gelen süvari askerleri ayaklari ile kapimizi tekmeleyerek açtilar. Zahvan köyünde gerçekleiyordu bu olaylar. Askerlerin kapimizi tekmeleyerek açma sahnesi hala gözlerimin önünde. Mirra gümgümü salonun ortasindaydi, bir tekmeyle onu diariya attilar. Keçeleri de diariya attilar. Ortada kahve takimi da vardi, onu da bahçeye firlattilar. Tek suçumuz Bozan Bey'in akrabalari olmamizdi. Zahvan olan köyümüzün adini daha sonra Alanyurt olarak deitirdiler. O zamanlar resmi nikah yok. Akrabalarimizdan bazi kadinlar evliydi. Sürgüne gönderilecek kiilerin isim listesinde onlarin da adi vardi. Kocalarindan zorla ayirip onlari da Yozgat'a sürgüne yolladilar. Zahvan Köyü Suruç arasi 10km. Bizleri bu mesafeyi yürüyerek Suruç'a getirdiler. Tam 1 hafta Suruç jandarma kilasinda kaldik. u anki belediye bakaninin ailesi de bu kafiledeydi. Biz Bozan Bey'in akrabalari olarak 20-25 kiiydik. Dierleri kaçakçilikla suçlananlardi. 1 hafta sonra at arabalariyla Bilecik'e götürüldük. Orada da 2 gün kaldik. Ardindan devlet bizleri trenle Yozgat'a getirdi. Çok çektik. Amcamin olu orada ilkokulu bitirdi. Dedelerimden kalan arazilerimizim büyük kismini mayinli arazi haline getirdiler. Yaklaik 200 dönüm arazi.'

120

Üçüncü Bölümün deerlendirmesini nasil yapmaliyiz? Hisman Bey ve Kadir Ceylan'in anlatimlarinda altini çizdikleri Suruç'taki bir çok Kürt vatandain Kurtulu savainda yer almalarina ramen haksizlia uradiklari düünceleri çok belirgin. Bu yaklaim Suruçlu bir çok bireyde de mevcut. Bu haksizlik Kürt kimliklerinin taninmamalarina yöneliktir. Yazar olarak ben bu haksizlia katilmakla birlikte haksizliin Ezidi Kürtler açisindan da ele alinmasi gerektii düüncesindeyim. Ezidiler çiftte haksizlia urami hem etnik hem de dinsel kimliklerinin yok sayilmasiyla kari kariya kalmilardir. Günümüzde tartiilan Kürt sorununun öznesidir aslinda bu tartiilanlar. O zamanlarda Kürtlere kültürel özerklik verilmi olsaydi, Kürt sorunu bu noktaya kadar gelmezdi belki de. Tam bu noktada MarksistLeninist bir yorum eklemek istersek, Osmanlinin emperyalist saldirilari Kürt corafyasinda hem ekonomik hem de kültürel bir saldiriya yol açmitir. Bu durum Kürtlerin ulusallama sürecini de baltalamitir. Bozan Beyi bu balamda ele aldiimizda öncelikle bir Kürt milliyetçisi olmaktan çok ittiihatçilarin maaai olmakla deerlendire biliriz kendisini. Bu deerlendirmenin ardindan Hisman Bey'in ve Kadir Ceylan'in anlatimlarina da ne Kürt milliyetçiliine ihanet etmek ne de devleti karilarina almak eklinde de bir yorum getire biliriz.

7. Dina airetinden olanlarin günümüzde Devlet tarafindan algilanii,

Konuanlar: Süleyman Durusoy ve Mehmet Durusoy Yer: Urfa Merkez Tarih: 2009 `Köyümüz 1990'larda boaltildi. Köyümüze Jitem yerletirildi. Köyümüzdeki Dina airetinin yarisi Urfaya yerleti. Çou Mersine gitti. Çocuklarimiz artik Kürtçe bilmiyor. Mersindeki kolluk kuvvetleri de bize siz Suruçlu deil misiniz deyip bize baski yapiyorlar. Suruçlu olmak suçmu gibi. Airetimizin Dina olan ismini Kürtçe biraz farkli telafuz edilirse si...im anlamina gelir. Kolluk kuvvetleri bizleri ` sizler Denna (Dinna okunuundaki ilk hecedeki i kaldirilip e sesi konuluyor) airetinden deil misiniz' ekilde bizleri çairarak bizleri aailiyorlar. Psikolojik baskilarla karilaiyoruz. Mersinde bir gece Jandarmalar yolumuzu kesti. Bizleri issiz bir alana götürdüler. `imdi biz sizlerin üzerine birkaç Kalanikof biraksak ve bizlerle çatitilar deyip sizleri öldürsek ne yapabilirsiniz ki' dediler. Özellikle Suruç'lu olduumuzun altini çiziyorlar. Suruç'lu olduumuz için baski görüyoruz.' Konuan: M.P.B Ya: 40 Erkek. Yer: Suruç `Dinna airet adini kasitli olarak Tenna ya da Denna eklinde okuya bilirsin. Tenna S....im, Denna ise S.....im anlamina gelir.' Suruçlu olmak suçmu gibi böyle baskilarla kariliyoruz. Bazen devletin kolluk güçleri bizleri aailamak için `sizler Denna ya da Tenna airetindensiniz deil mi' derler. `

121

Kökenlerinin Suruç olduunu söyleyerek Kürt olduklarini söylüyorlar. Yeni dönem Kürt Milliyetçiliinin en önemli göstergesi Bohtan'li ve Suruç kökenli olmaktir. Yeni dönemde Kürt Milletini yaratmada iki önemli kökenin öne çikarilmasina karar verilmitir. Bohtan ve Suruç. Konumacilar buraya dikkat çekerek sadece Suruç'lu olmak bile bir kiinin ikence görmesi için yeterlidir demek istiyorlar. Kürt olmak suçtur. Ayrica Dina airetinin dailmi mensuplarinin TC ile birlikte hala aci çektikleri görülüyor. Devlet hala onlari güvenilir göremiyor. 8. Günümüzde Urfali Ezidiler Tarih: 17.06.2009 Yer: Burç Köyü Konuan: Halis Avana Ya:35 `Çok ükür elhamdülillah yezidiyim.' eklinde dua etti. `Çok youn dilama yaadik` `Kitapsizlar' derlerdi. Kitabimiz da yok Allah'imiz da yok. yi ki de yok.' Tarih: 17.06.2009 Yer: Burç Köyü Konuan: Derya Avana Ya: 14 `Müslüman olmak istemiyorum. Okulda bazen bu konu nedeni ile Müslüman arkadalarla gerginlik yaiyoruz.' Tarih: 17.06.2009 Yer: Burç Köyü Konuanlar: Sedat Avana ve Edip Avana Yalar: 17-18 `Müslüman Okul arkadalarimizla zaman zaman yumruk yumrua kavga ederiz. Din konusu nedeni ile.' Tarih: 17.06.2009 Yer: Viranehir lçesi Burç Köyü. Konuan Kii: Zine Avana Ya:50 `eyh Musto'nun amcasinin olu varmi. Bunlarin da 2 tane öküzü varmi. Musto'nun amcasinin olu bir ramazan ayinda Müslüman olmu. Ramazan ayinin ilk günü Müslüman olmaya karar verir ve dua eder. Sabah eyh Musto ile amcasinin olu uyandiklarinda bir bakarlar ki 2 öküz de ölmü. Musto'nun soyadi adsizmi. Amcasinin olu Yezidilie yeniden dönmü.' (slamlamaya kari gelitirilen bir efsane) Tarih: 17.06.2009

122

Yer: Burç Köyü Konuan Kii: Mustafa Avana Ya:60 `Musto adli bir yezidi bir eyh vardi. Bege zamaninda yaami. Bir gün akam bu kiinin evine Müslüman bir hirsiz gelir. Musto'nun bahçesinde uzun bir sicim varmi. Sicim kendi kendine hareket etmi. Gelen hirsiz sicimi yilan sanmi çok korkmu. Yerinden hareket edememi. Sicim kendi kendine hareket ederek adami sarmi. Adam bir yere kaçamami. Sabaha kadar orda kalmi. Sabah Musto adamin bu halini görmü. Hirsizlik için geldiini anlami. Onu sicimden kurtardiktan sonra hirsizi evinin içine almi. Evdeki en iyi elbiselerini vermi ve adami yollami.' Ezidilerin insana çok deer verdilerinin belirtmek istiyor.

Tarih: 12.05.2009 Yer: Amed Merkez Konuan: smini vermek istemiyor. Ya: 35 `Son 5-10 yildir, tamamen Müslüman olan kiiler Almanya'dan oturma izni alabilmek için Ezidi olduklarini iddia etmeye baladilar. ` Konuan: Kavas Kutlucan Doum: 1962 Doum Yeri: Mishacerk Yaadii Yer: Almanya Tarih: 6.7.2009 `Ben büyüklerimden köydeki bir çok kiinin Begé'yi sürekli dövdüklerini duymutum. Uzun yillardir Almanya'da yaayan Batman'li yezidi bir arkadaim var. Bana ` Türkiye'de yaarken eimle Batman çarisina her inmek zorunda kaldiimizda Sünni Müslümanlarin eimi elimden alip kaçirmalarinin korkularini hep yaardim.' Diyerek bana içini dökmütü. Almanya'da bir Mahkeme de çalian Yezidi bir arkadaimda `normalde Almanya'dan siyasi siinma isteyen Yezidi'lerin bu güne dein 850bin olmasi gerekirken, 1,5 milyon kiinin Yezidi olduunu iddia ederek siinma istediini söyledi. Oluan bu farkliliin Müslüman olduu halde Yezidi olduunu iddia eden kiilerden olutuunu Mahkeme ortaya çikardi' dedi. Ayrica artik Almanya'da yaayan, Urfa Viranehir ilçesine bali Keferbelli köyünden olan smet GÜDEN bana ` gel sana vekalet vereyim, Keferbelli köyündeki topraklarimda tarim yap' dedi. Ben Türkiye'ye geldiimde bu köydeki Yezidilere ait topraklarin korucular tarafindan paylaildiini örendim. Tarim alanlarinin tapusu Yezidilerin, bu alanlarda tarim yapanlar ise Sünni Müslüman Kürt korucular. Sanirim Mishacerek köyünün adi 1980'den sonra Gölen olarak deitirildi. Günümüzde ise Sünni Kürt koruculari, yurt diindan korkularindan topraklarini ekmeye gelemeyen Ezidi Kürtlerin topraklarini kendi aralarinda bölümülerdir.'

123

Konuan: brahim Dur Tarih: 05.08.2009 Ya: 51 Yer: Viranehir Merkez Meslek: Çiftçi Dini: Yezidi `Kimliimizde 15 yil önce Yezidi yazardi. imdi arka arkaya gelen ............... iareti mevcut. ki yil önce ise bilinmeyen din yazardi. Niye dinimizi yazmiyorsunuz? Dedem, babam ve ben bu ülke için askerlik yaptik. Niye bizi inkar ediyorlar. ` 9. Günümüz Urfasinda sosyal yaamdaki Ezidi Ritüelleri Konuan: Mustafa Yildizolu Ya: 30 : Öretmen D.Y: Ömerik Köyü `Bizler 7-8 yalarindayken birine kizdiimizda onun etrafina bir çember çizerdik. Ve biz çocuklar çember silinmeden çemberden çikmazdik. Küçükken bir çocua yapilacak en büyük kötülüklerdendi onu çember içine almakti.' Ezidi kültürünün ritüelleri toplum içinde hala varliklarini koruyor. Konuan: Begê'nin kizkardei Bese'nin olu `Köyün hasta çocuklari Çaramba günleri öleden sonra yanima gelirler. Onlara dua okurum. yileirler.' Yari asimile olmu Ezidiler Begê'nin ve akrabalarinin doaüstü güçlerine hala inandiklarini bu ekilde dia vuruyorlar. Konuan: Sait Kaya Ya: 25 Doum Yeri:Urfa-Suruç. `Suruç ilçesinde hatta Urfa bata olmak üzere Ezidilerin bilindii her yerde Bayé Ézida (Ezidlerin rüzgari) deyimi vardir. Sünni Kürtlerin inancina göre kol,omuz, sirt ve bacak gibi organlarinda ari, sizi hissettiklerinde Ézidilere gidip onlarin ovalamasini isterler. Ayrica arilarinin nedeni olan ariya (romatizmaya) da bayê êzida derler. Ovalama sonucunda iyilemeler olurmu.' Anlatimdan Sünni Müslümanlarin Romatizma hastaliina Ezidilerin neden olduunu bu yüzden de ancak onlarin bu hastalii iyiletire bilecei inanci mevcut. Her eye ramen Müslümanlarin Ezidilerden medet umuluyor olmasi da ilginç.

Konuan: Murat Sinaci Ya:30 Yer:Suruç Meslek: Öretmen D.Y: Suruç

124

`Suruç'ta firincilar, kebapçilar ve ekmek yapan kadinlar ate közünü ve mangali söndürürken besmele çekerler. Oysa Adana ve Mersin'deki firincilar ve ekmek yapan kadinlarda böyle bir davrani yok. Üstelik bu davraniin slam'in içinde yer almadiini ve saçma olduunu söylüyorlar. Nenem atei söndürürken korkardi. Bu davrani nedenleri eski dini inançlari olan Ezidiliin günümüzdeki bazi yansimalari olmali. 1991 yilinda kiz kardeimi nüfusa kaydettirecektik. Adini Sultan olmasini istedik, Nüfus memuru Müjgan hanim, bu ismin yasak oldunu söyledi. Yasak olan dier isimlerin listesine baktiimda Bozan ismini de gördüm. Bozan senin anlattiklarina göre Kurtulu savainda BKFnun reisin adi. Konuan Kii, Celal Kiliç Ya, 38 Doum Yeri, anliurfa ve Necati Demirel Ya 38 Doum Yeri, Girabreik köyü.( Doger Airetinin yaadii köy) `Yezidilerin Müslüman Kürtlere nazar dedirdiklerine inaniliyor. ( Kem Göz) Bu yüzden Müslüman bir Kürt romatizma olduunda ya da kendisine `yel girdiinde'(Baye Re) bu durumdan Ezidi Kürtleri sorumlu tutmaktadir. Buradaki Re siyah anlamindadir ve Ezidilerle eytan kastedilmektedir. Baye ise yel ya da rüzgar anlamindadir. Kürt köylüleri Baye Re deyimini kullandiklarinda romatizma olduklarini ya da sirtlarini rüzgarin çarptiini ifade etmektedirler. Bu rahatsizliklarindan Ezidi Kürtleri sorumlu tutmaktadirlar. Onlarin gözü kendilerine demitir. Bu durumda Ezidi bir Kürtün kendilerine masaj yapmasi ya da sirtlarini sivazlamasi durumda iyileeceklerine inanmaktadirlar. Bu masaj sonrasinda romatizmanin ya da sizinin Ezidi Kürte geçmesi - Ezidi Kürt Sünni Kürtlere kem gözle bakip onlara nazar deirdikleri için bu cezayi hak etmilerdir- ile kendilerinin bu sorundan kurtulacaklari inanci yatmaktadir. Çünkü Urfa ve yöresinde hamam tellaklari fazla uzun yaamamaktadirlar. Yöre halki bu durumu tellaklarin insanlara masaj yapmalarina ve omuzlarini ovmalarina baliyor. Masaj yapilinca kiideki romatizma ve sizi (yel) tellaa geçmekte ve tellak ne kadar fazla kiiyi ovalarsa o kadar çok sizi ve romatizma arilarini vücuduna almaktadir. Böylelikle yalanmadan vücudunun taiyamayacai kadar hastalii bedenine almi olmakta ve çok erken ölmektedir. Müslüman Kürt halki tellaklikla ilgili bu inanci nedeni ile Ezidi Kürtlere sirtlarini ovalatmaktadirlar. Saf olan içlerinde Sünni Müslüman Kürtlerin bir art niyeti olmadan sirtlarini ovalamalarini istediklerine inanan Ezidi Kürtler de tamamen insancil bir düünceyle, yardimci olmak amaciyla Sünni Kürt irktalarinin sirtlarini ovalamaktadirlar.' Konuan Abdülrezzak Elçi, `Tellakta kendisine yüklenen negatif elektirikten kurtulmak için ellerini bir tahtaya silkeler. Böylece siyatik ya da romatizmanin kendisine fazla zarar vermesinden kurtulmaya çaliirmi.' Konuan: Mehmet Binici Ya:49 Yer: Mishacerk Köyü Tarih: 07.08.2009 `Bir gün Siverek'ten 5 kii geldi. 2 kadin 3 erkek. Kadinin biri 3 ydir felçliymi. Cindo'nun evine getirdiler. Cindo'nun bir sopasi vardi. Bu sopayi Ezidi dualari mirildanarak kadinin felçli ayaina sürdü. Ve kadin hemen yürümeye baladi. Yine

125

15 yil önceydi. 02 plakali bir araba geldi köye. çinde bir Alevi dedesi vardi. Hastaydi. Bakin Ezidi eyhinden medet uman bir Alevi dedesi. Cindi o zaman Antep'deydi. Alevi dedesi de `o zaman ben de onun evinden toprak alirim' demi. ifa bulmak için.' Konuan: Nihat Bülbül Yer:Suruç Ya:25 Tarih: 19.09.2009 `Küçükken atee iediimizde büyüklerimiz bizi döverdi. Atei kutsal sayarlardi.'

10. BULGULAR Bir sözlü tarih ya da halkbilimsel derleme tabanli bu çalima, bir efsanenin kaynak kiilerce açimlanmasi, bilgi verilmesi, tartiilmasi sonucunda elde edilen bulgularin deerlendirilip yorumlanmasina dayandirilmitir. Ezidilii açik, somut ve youn yaayan son ezidi olan Begê Samur, gizemletirerek yüceltilip (mystifikasyon) efsaneletirilmitir. 1894-1958 tarihleri arasinda söz konusu corafyada adi geçen efsane ve bu efsaneyi ören kültür yaamaya çalimi, günümüzde ciliz olsa da bu kültürün izleri görülmektedir. Mitoslatirilan Begê Samur'un yaaminin ilk 50 yilini geçirdii ve adi Türkçeletirilen, Mishacerk köyü ve bu köyün bali olduu ilçe Seruç'tur. Begê Samur mitosunun yari Ezidi-yari Müslüman Kürt halkinin toplumsal hafizalarinda anonim olarak yazildii ve bu mitosa kuaktan kuaa aktarimlarda yeni eklemeler yapildii kaynak kiilerin aktardiklarindan anlailmaktadir. Bu mitosun balangici Begê Samur'un yaaminin ilk 55 yilinin geçtii Mishacerk köylülerinin toplumsal hafizalarinda, bitiinse öldüü köy olan Viranehir Olakçi köylülerinin toplumsal hafizalarinda yazildii/yazilmakta olduu belirlenmitir. `Yazilmakta olduu' ifadesiyle bu mitosun oluum sürecinin devam ettiinin altinin çizilmesi amaçlanmitir. Mitosun bir bütün olarak Kürt halkinin toplumsal hafizasinda henüz yer edinmemi olmasi da dikkat çekici bir baka belirlemedir. Söylediini inandirmak isteyen 60 ya ve üstü Ezidi kökenli yari Ezdi-yari Müslüman Kürt köylülerinin `Bé seré Begê' yani `Begê'nin baina olsun ki' eklinde yemin ettikleri belirlenmitir. Bu insanlar yemin etmek zorunda kaldiklarinda `Bi Seré tirba Begê be. Restidibejim.' Yani Begê'nin mezari üzerine yemin ederim ki doru söylüyorum eklinde de yemin ettiklerine tanik olunmutur. Kaynak kiilerden elde edilen bulgular ile efsanenin karilatirilmasindan elde edilen ilk ve önemli bulgu; bu mitosun iç ilerinde serbest di ilerinde Osmanli mparatorluu'na bali Berazan Kürt birliinin Osmanli tarafindan ortadan kaldirilmasi, Berazan Birliinin Hamidiye alaylari araciliiyla yok edilmesi ve TC'nin Ezidi politikalarina kout gelitiinin belirlenmesidir Bir toplumsal, dinsel savunu bir mitos etrafinda gerçekletirilmitir.

126

Urfali Ezidi Halkinin binlerce yillik kirimlar, sürgünler, katletme ve slamlatirma politikalari sunucunda yaadii travmayla ba edebilmek için gelitirdii savunma mekanizmalarindan birisi de Begê'yi efsaneletirmektir. Bir çok Kürt aydni hemen burada Urfa'da Ezidi Kürtlerin slamlatirilmasinda soykirim ya da silahli bir tehditin olmadiini söyleye bilirler. Unutulmamasi gereken Urfa'ya Kerkük ve engal'den ve dier Ezidi corafyalarindan kaçip gelen Ezidi Kürtlerin, söz konusu corafyada özellikle JönTürtlerin yaptiklari katliamalardan kaçarak gelmeleridir. Bu balamada Begê Samur'u mitoslatiran toplumsal hafizayi Urfa ile sinirli tutmak büyük bir yanilgiya yol açabilir. Soykirimlardan kaçan Ezidi Kürtler Urfa'da Begê Samur'u mitoslatiriken Kuzey Irak'ta yaadiklari acimasizliklarin ve kirimlarin da etkisindeydiler. Toplumsal Bellek bir bölgede yaayan insanlarin o bölgeye gelmeden önce yaadiklari deneyimleri de içinde tair. Yani toplumsal bellek statik deildir bir süreçtir. Begê Samur'un yaadii Ezidi Kürt corafyasindaki yari slamlami Ezidi Kürt halki, gözleri önünde yaanan Begê Samur trajedisi karisinda çaresiz kalmitir. Kendileri slamlami gibi gözükmelerine ramen Begê'nin inanatçi direniini gururla ama aci çekerek seyretmilerdir. Begê'ni bu savainda ona hiçbir ekilde destek olmamalari/olamamalari sonucunda toplumsal suçluluk yaamilardir. Bunun sonucunda köylüler Begê'nin ölümü le yüzleme ve onu sonsuza kadar kaybetme durumuyla ba etme sorunsaliyla kari kariya kalmilardir. Ardindan da bu sorunsala çözümler gelitirmilerdir. Bu sorunsala kari ortak toplumsal hafizalarinda gelitirdikleri ilkçözüm, anonim olarak yazdiklari Begê efsanesinde, Begê'nin günahsiz ve masum olduunu vurgulamalaridir. Begê'nin efsanenin sonunda ölecei sabah `ben bu gün öleceim gidip banyo yapayim' demesi ve ardindan da temiz ve beyaz elbisesini giyerek uyumasi ve sonra ölmesi eklindeki anlatim; bir tür günah çikarmadir. Özellikle Begê'nin beklenenden çok erken ölmesi bu kaybin acisini Ezidi Kürt halkinin bilincinde kat be kat arttirmaktadir. Bu öyküleme de iki odak vardir. lk odak Günahsizlik- ki beyaz elbise ile ifade edilmektedir- ve ikinci odak bu günahsizlik sonucu artan aciyla baa çikma çabalari. Bu aciyla baa çikma gizemletirerek yüceltmeye (mystifikasyon) bavurmayla gerçeklemektedir. Aci ve çaresizlikle baa çikmanin yolu, Begê'nin ölümünün tinsel olarak yüceltilmesi ve kutsallatirilmasidir. (Begê'nin mezarina nur yamasi, incir aaci öykülemesi, hasta insanlarin Begê'nin mezarindan toprak alip içmeleri vb.) Urfali Ezidi Kürt halkinin toplumsal hafizasi sorunun bir baka boyutunu da üstüne basa basa vurgulamaktadir. Bu boyut adalet isteidir. Sünni Kürtlerin mahalle baskilari sonucunda yaadiklari acilarin hesabini sormak istemektedirler. Özellikle Ahmet Binici adli köylünün tanikliinda Müslüman bir biçercinin Mishacerk köylülerinden alacaini yazdii borç defterini Begê Samur'un evinin önünde kaybetmesi, bunun üzerine Müslüman bir hocaya gidip yardim istemesi öykülemesi çok önemlidir. (Köylülerden ne kadar para almasi gerektiini belirleyememi. Köylülerin bu durumda kendisine `sana u kadar borcumuz var' diyerek gerçek borçlarinin altinda bir miktar söyleme olasiliklari varmi.) Birecikteki Müslüman hocanin yari Ezidi Kürt köylülerinden alacakli olan biçerciye `o köy bo deil, cinler periler var' demesinin sosyolojik açiklamasi ilahi adaletin gerçekleiyor olmasidir. Begê Müslümanlardan öcünü aliyor. lahi adalet gerçekleiyor. Köylülerin vicdanlarinda Begê suçsuz ve masumdur. Buna ramen haksizlia uramitir. Toplum Begê konusunda adil bir adalet salayamamitir. Bunun telafisi yoluna gidilmektedir. Ahiska, Vezetti'nin toplumsal hafizayla ilgili iki boyutunu `Deneyim alani

127

ve beklenti ufku' olarak tesbit ettiini belirtiyor. ` Deneyim, toplumun beklenti ufkunda bir anlam kazandiinda politik bir önem taimaya balar ve toplumsal hafizada bir yer edinir.' (24) Burada deneyim alaninda beklenti ufkunun anlami iki kisimda toplanmaktadir. Begê'nin masum olduu ve bu masumiyete ramen ona yapilan haksizliklarin cezasiz kalmamasinin istenmesidir. Ahmet Binicinin anlatimlarindan, yeni Müslüman eski Ezidilerin ortak hafizalarinda ilahi adaletin hala arandiini görmekteyiz. lhan Samur'un anlatimlarinda da bu adalet istei kendini çok somut diariya vurmaktadir. Begê'ni mezarina saygisizlik yapan Müslüman bir çobanin koyunlarinin, saygisizliin yapilmasinin hemen ardindan bir birleri ardina derede boulmalarinin öykülenmesi adalet isteinin çilidir. Üstelik nehirin derinlii 2 karii bile bulmamaktadir. Aratirmada saptanan bir baka bulgu ise bir çok Kürt köylüsünün öteki olmaktan kaçinma, bu eilimin hemen ardindan da daha eski bir hafizayi canlandirma giriimine geçmeleridir. Örnein Salih Yamurlu adli köylünün gazeteci olduumu örenince `eyvah sen gazetecisin, sen yoluma ta koyarsin' demesi hemen ardindan dedesinin ve amcalarinin bu vatan için ehit olduklari ifade etmesi sosyolojik olaral büyük deer taimaktadir. Köylülerin dedelerinin ve babalarinin ehit olmasinin üzerine basa basa söylemeleri, `Ben sizdenim' çiliidir aslinda. Eski kapitonelerini bildikleri usulden yeniden kurmaktadirlar. Bu balamda Kadir Ceylan'in anlatimlari da sosyolojik olarak çok büyük deer taimaktadir. Kadir Ceylan, gönderme yaptii hemen tüm atiflar, `syanci olmamak, balarda T.C `ye sadakat' Kürtlerin dürüstlüünü gösterme isteidir. Ama sonralari T.C'nin Kürt kimliini inkari sonucunda haksizlia urayarak, T.C'nin kendilerine ihanet ettiini ifade ederek daha eski hafizalari canlandirma giriimlerine geçmi, özellikle BAA'in TP ile ibirlii sirasinda Kürt Bozan Bey'in sadakatini, aslen Halep Türkmeni olan Haçhidir'in ihanetini ifade ederek adalet isteini haykirmitir. Bu konumalar daha eski geçmile kapitone noktalari kurmaya yöneliktir. Kürt halkinin bir çok konuda haksizlia uradiini bu nedenle adalet istediklerini Kadir Bey çok net ortaya koyabilmektedir. Zizek'in, kolektif suçluluk duygusunun gerçekle badatii noktada yaanan keskin sarsilmayi, `öznenin tam kalbindeki, simgeletirilemeyen , her türlü anlamlandirma ileminin bir artii, kalintisi olarak üretilen bir gerçek noktasi' olarak yorumlamaktadir. Bu noktayi bir ideolojik sistem, bir söylem çerçevesi KAPTONE Noktasi olarak adlandiran Zizek, `Gösterenin gösterilenler kümesine bire bir tekabül etmediini, gösterenin daima yüzergezer olduunu' belirtmektedir. `Oysa anlailabilmek için belli söylemler içinde gösterilenleri , tabiri caizse, raptiyelemek gerekir... belirli çöküntü noktalari, sabitlik alanlari oluturur ki, anlam dediimiz ey ancak bu noktalari referans olarak oratya çikara bilir... Bu noktaya points de capiton, kapitone noktalari adi verilir. Kapitone noktalari, dilin yüzeylerinde yaratiklari örüntüyle bir ideolojik sistem, bir söylem çerçevesi olutururlar.'(17) Begê Samur bu corafyadaki yari Ezidi- yari Müslüman Kürt halkinin toplumsal belleidir. Connerton, tüm totaliter rejimlerin , uyruklarinin kafalarini tutsaklatirmaya, onlarin belleklerini silerek baladiini söyler. (18) 1.Dünya savainin hemen öncesi bu corafyada 7 gayrimüslümi öldüren cennete gider dedikosunun yani sira Kürtçe olarak `Tu be eyh yaaminabi' yani eyhsiz insan yaayamaz dedikodularinin Ezidi Kürtler üzerinde ciddi mahalle baskilari oluturduu saptanan baka bir bulgudur. Bu baskilardan kurtulmak için Müslümanlami gibi görünen Mishacerkli Ezidileri aailamak için Müslümani Mishacerki deyimi de üretilmitir. Bu deyimin anlami Mishacerkin Müslümanlii demektir. Kürtçe dili anlam bilimi açisindan aailama ve ciddiye alinmama içerikleri de taimaktadir bu deyim.

128

Köylü tanikliklarinda slamlamanin acisini ödünlemek için baka efsanelerin de üretildii belirlenmitir. (Sakat Adle, eyh Cindi vb) Bunun yani sira slamlaan Ezidilerin balarina Müslüman olur olmaz oldukça büyük felaketlerin geldii öykülemelere de tanik olunmutur. (Olakçi Köylüleri ve Burç Köylüleri ile yapilan görümeler.) Yeni Müslüman olan bir Ezidi köylüsünün Müslüman olduu gecenin sabahinda ahirindaki tüm koyunlarinin ölmesi vb. Bu anlatimlari Ezidi halkinin slamlamaya kari gelitirdii refleksler olarak görebiliriz. Çok azda olsa da bazi köylü tanikliklarinda Müslümanlikla beraber ahlaki çöküntünün de baladii vurgulanmitir. Aslinda bunu TC'nin kurulmasi ile Kürt Feodalizminin yikilmasi ve Kapitalist bir toplumun olumasina balamamiz gerekir. lginç olan Müslümanlia geçile kapitalist bir topluma geçiin e zamanli gerçeklemi olmasidir. Doal olarak Feodal toplumda bireyselliin olmamasi ya da çok alt düzeyde olmasi toplumsal ilikilerin kapitalist topluma göre daha etik olmasina yol açiyordu. Mishacerk köyünde slamlamanin yaandii ilk yillarda Ezidi Kürt halkinin mizaha bavurarak bu aciyla ba etmeye çalitii da belirlenmitir. Haydar Cengiz adli köylünün anlatimlarinda Müslüman Hocalarin komik ve gülünç yanlarinin vurgulandii bir çok ensantane mevcuttur. Aratirmanin bir baka bulgusu da Ezidi Kürtlere ait mezarliklarin ortadan kaldirilma kaygisinin defalarca Kürt köylüleri tarafindan dile getirilmi olmasidir. Ayrica ortadan kaldirilan türbe mezarliklarin da toplumun ortak hafizasinda ciddi bir yer edindiidir. Berazanlarin son Miri öldükten sonra Suruç merkez ve kirsalinda belli bir süre yeni doan kiz çocuklarina silt ve sultan erkek çocuklarina da Bozan isminin verilmesinin yasaklanmi olmasi da elde edilen bulgulardandir.

11. ÖNERLER Begê Samur'un yaadii yillar olan 1894-1958 yillari düünüldüünde, bu tarihsel süreçte Türkiye'li Ezidlerin hem devlet hem de toplum tarafindan inanilmaz baskilarla karilatiklari görülecektir. Osmanli'nin 1.dünya savai öncesi ve sonrasinda Panislamist politikalari ve TC'nin devir aldii bu politikalarin mirasi sonucunda, Ezidlierde kari bir refleks olumu, Begê Samur'un kimliinde kendi dinlerine siki sikiya balanmilardir. Burada bu baliliin görünürde kolayca fark edilemeyeceinin altinin çizilmesi gerekmektedir. Ama buna ramen Ezidi Kürtler tarih boyunca getirdikleri mücadeleci ve direngen yanlarini bu sefer estetiksel olarak ortaya koymakta ve bu savata yenilmeye hiç de niyetlerinin olmadiklariini göstermektedirler. Sistemin kendisine dayattii her zorluk karisinda Ezidi Kürt halki, kukusuz bu mitosa yeni eklentiler yapacaktir. Varoluunu savunan bir halkla, bu halki kimliksizletirmeye çalian devlet arasinda oynanan ölümcül ve o denli gizemli bir satranç oyunudur aslinda bu. Devletin Ezidi Kürt kimliini yok etmeye yönelik her hamlesine karilik, ezidi kürt halkinin var olup olamama sorununa verecei yanittir, ortak toplumsal hafizasinda yapacai büyülü hamle. Bu kadar yaamsal olan bu sorun karisinda bir çözüm gelitirilmesini ilk koulu devletin kendi geçmiiyle yüzlemeyi baarabilmesidir. Bunu yani sira

129

Ezidler bata olmak üzere tüm dinsel azinliklara nsan Haklari Evrensel Beyannamesinde yer alan tüm dinsel özgürlükler salanmalidir. Müslüman mahalle baskilarina kari devletin yasal yaptirimlarla güvence yaratmasi da önemlidir. Bu konuda ileride bir çok aratirma yapilmalidir/yapilacaktir. Burada aratirmacilarin daha fazla cesaret göstermeleri azinliklarin acilarinin gün yüzeyine çikmasi açisindan çok önemlidir. Ezidi Kürt halki bata kendi soydai Kürtlerden gerekli destei bulamamaktadirlar. Müslüman ve demokrat Kürt aydinlarinin Ezidiler için bir kamuoyu yaratma girimlerini acelen balatmalari gerekmektedir. Burada son birkaç yildir K.Irakta yaanan Ezidi katliamlarini kinamak için Türkiye'deki bata Kürt kamuoyu tarafindan sadece kisa basin açiklamalarla yetinildiini üzülerek söylemeliyim. Bu durum Ezidilerin içlerine daha da kapanmalarina yol açmaktadir. Ezidi Kürtlere yalniz olmadiklari yapilacak bir çok eylemle hissettirilmelidir. Günümüzde tartiilan Kürt açilimina bir de Ezidiler gözüyle bakilmasi kaçirilmamasi gereken bir firsattir. Eer devlet bu açilimda daha nesnel olmaya baara bilirse Ezidiler de dinsel kimliklerini daha özgür yaaya bilme olanaklarina kavua bilirler. Burada demokrat Kürt kamuoyuna da büyük sorumluluklar dümektedir 12. DEERLENDRME VE TARTIMA Bu bölüme kahramanimiz Begê'nin yaami boyunca mücadele etmek zorunda kaldii güçleri bir grafikte göstermekle balamak istiyorum. Grafik aaidaki sayfadadir. Bu grafik Kürt arkadaim Muhsin Ceylan, kizi ve benim ortak emeimizle oluturulmutur.

130

Begê

Yari Ezidi-Yari Müslüman Kürt Halki

Müslüman Kürt Halki

Müslüman Türk Halki

T.C B.K.F Osmanli Devleti Emperyalist Güçler

Grafiktenden de açikça görüldüü gibi Begê Samur'un savamak zorunda kaldii güçlerin büyüklüü ortadadir. Psikolojik olarak yaadii zorlanmanin boyutu düünemeyeceimiz kadar yüksektir. Bu zorlanma karisinda yaadii sorunlar göz önüne getirildiinde kahramanimiz Begê Samur'un kiiliinin ne kadar güçlü olduu daha iyi anlailacaktir. Üstüne üstlük Begê bu savainda yapayalnizdir. Yari Müslüman- yari Ezid Kürt halki Begê'nin bu var olup olamam mücadelesini içi kan alayarak seyretmek zorunda kalmi ama ona da gerekli destei verme cesaretini bir türlü kendinde bulamamitir. Begê'nin gözleri önünde, göz göre göre aailanmalara, saatler boyu süren günete kalma ikece seansalarina, köyün ortasinda talanmasina sadece seyirci kalmilar, ona bir türlü destek olmamilar/olamamilardir. Çünkü Osmanli Suruç merkezli oluturduu Hamidiye alaylarindan bir tanesini de Ezidi kökenli Dina airetinden oluturmu, Dina airetinin geleneksel Ezidi boybeyi yerine de köksüz bir aileyi boybeyi olarak atamitir. Bu gelime Ezidi Dinalari daha da savunmasiz birakmitir. Aslinda Begê'nin verdii onur mücadelesi ayni zamanlar kendileri için de verilen bir mücadeledir. Ezdi halki bir yandan eli kolu bali olmakla birlikte oynanan bu ölümcül savata bastirilmi bellekleri araciliiyla Begê'nin yanindadir aslinda. Türlü politikalarla tamamen etkisizletirilen, çaresiz birakilan, kimliksizletirilen Ezidi Kürt halki bu kavgada

131

yenilmi görülmektedir. Ama kesin yenilgiye ramen bu halk teslim olmami, egemen mitlere kari kendi toplumsal kimliklerini Begê mitosu ile koruma yoluna bavurmulardir. Kendi kültürel kimliklerini korumak için ellerinde kalan tek silahlari olan ortak toplumsal hafizalarinda, Begê'yi mitletirmilerdir. Tam bu noktada Bell'in toplumsal hafiza için söylediklerini okuyucu ile yeniden paylamak isterim. Bell, Hafiza'yi tarihin söylemsel tasavvuru olarak adlandirirken, hatirlamanin tarihi tamamen ikame etmesi olasiliini öyle açikliyor, (bu durum), `sadece anlambilimsel bir karmaaya yol açmiyor, ayrica önemli bir politik fenomeni gizlemeye yariyor- yani kolektif hatirlamanin, ulusun `yöneten miti' olarak adlandirilana kari meydan okumada oynadii rolü'(7) Ezidi Kürt halki onuru için, kültürel kimlii için hala egemen mitlere kari meydan okuyor yani. Egemen güçler bu yüzden hafizayi yok etme isteklerinden hiçbir zaman vazgeçmezler. Fikret Bakaya `bellek [hafiza] kaybi yaratmakla iktidar sahipleri [büyük gaspçilar ve ürekâsi], sadece ayricaklikli konumlarini güvence altina almi olmazlar, iledikleri insanlik suçlarinin, katliamlarin, kiyiciliin ve zulmün hesabinin sorulmasini da engellemeyi amaçlarlar. Hafiza kaybi yaratma amaci gerçekletiinde egemen siniflar masumiyetlerini de kanitlami olurlar' demekteydi. Bu açiklamlar iiida Begê mitosunun siyasi olarak ne kadar deerli olduu daha net anlailacaktir. Begê Samur binlerce yillik Zerdüi-Ezidi dinini Suruç'taki son temsilcisiydi. Bu kültürün binlerce yillik süzülmü, damitilmi tarihinin, kültürünün son siinaiydi Begê. Kahramanimiz halkinin binlerce yillik geçmiini omuzlarinda taimaktaydi bir bakima, Ezdi-Kürt kimlii yaatma, koruma görevini üstlenmiti, Begê. Sirtinda tarih boyunca yaami tüm Zerdüi/Ezidi insanlarin trajedisinin airlii vardi. (Efsanelerin o dönemdeki halkin inançlarini yansitirken dinsel-tarihsel ve toplumtarihsel bilgi deeri taidiini, belli bir konudaki inanci (örnein dinsel inanci) kuvvetlendirmek ve olabilecek tehlikelere kari uyarmak istenildiinde anlatildiini belirtilmektedir. (9)) Taidii sorumluluk ve görevinin zorluu göz önüne alindiinda Kürt tarihindeki kadin kahramanlar içindeki yeri çok farklidir. Aaidaki açiklamalarin ilk paragrafinin neredeyse tamami Halil Güçlü'nün pirsus yayinlarindan çikan `Çiliin Bin Yili' adli kitabindan yararlanilarak yazilmitir. Bazi cümleler aynen alinmitir. Kürt yazar Halil Güçlü'nün çalimanin nerdeyse tamamina katkisi tartiilamaz. 1870'lerde 2.Abdülhamit'in padiahlii döneminde (1876-1909) slamcilik anlayii gelitirilmeye çaliildi. slami halklari Osmanli bünyesinde tutulmasi anlayii gelitirildi. Çünkü, 2.Abdülahmitle birlikte Osmanli, varliini ancak Panislamist ve Pantürkizm politikalari ile koruyabilecei anlamiti. Bu durumda kahramanizmizin yaaminin ilk 30 yilini geçirdii Suruç merkezli BKF'nu Osmanli için bir çiban baiydi. Berazan içindeki Ermenilerin, Süryanilerin ve Ezidilerin varliklari ulusalcilikla badamiyordu. Bu açindan Berazan Birliinin yok edilmesi gerekiyordu. Bu ideoloji buradaki tüm Kürt halkinin meru hakkina kari bir sava anlamina geliyordu. Özellikle Ermenilerin olasi baimsizlik isteklerini engelemeyi düünen Osmanli, Kürtleri Ermenilere kari silahlandirir. Ermenilerin ortadan kaldirilmasinida salayacak olan Hamidiye Alaylari Suruç'ta da oluturulur. Bu alaylar BKF içindeki Kürt airetleri birbirine kirdirmak içinde kullanilir. Özellikle Sünni Kürtlerden oluturulan bu alaylar Ermenilerle birlikte Ezidi Kürtlere de acimasiz davranir. Kahramanimiz Begê Samur'un kaderi de bir bakima bu ideolojilerle örünmektedir. 1. Dünya savai öncesinde Suruç topraklarinin deerinin artmasi, kapitalist meta dolaiminin önemli olmaya balamasi buradaki Ezidilere ait arazilerin deerlenmesine de yol açar. BKF

132

daitilip parçalanirken, Urfa merkezde yaayan mparatorluk Memurlari ve müstemlekedeki kolonizatörler ­ Osmanli hizmetkari aileler- bu Kürt topraklarina göz dikmilerdir. Tanzimatla balayan tapu kanundan yararlanan bu güruh, türlü hileler ve özel politikalarla bu topraklar gasp eder. Bu talan yerel Kürt birliklerinin meru haklarina kari bir savatir da. Ezidi Kürtlerin pek yolunu gasp edip buradaki haraci toplamalari hem Osmanlinin hem de Avrupali sömürgeci devletlerin gözüne batmaktadir. Bunalarin yani sira BKF içindeki Kürt airetlerinin kendi aralarindaki çikar kavgalari da durumu içinden çikilmaz hale getirmektedir. Bunu firsat bilen Osmanli, Kürtleri Kürtlere düürmekle kalmaz, ayni zamanda Kürtleri Ermenilere kari da kullanir. Bu atmosferde `kim devletten yana olursa o kazanir, devlete kari olan mutlaka ezilir' düüncesiyle hareket eden Kürt airetleri ekonomik çikar ve statü elde etmek için birbirine girer. Ezidiler bu kargaada en altta kalan Kürtlerdendir. Açlik ve sefalet içinde olan Kürtlerin Osmanli tarafindan nerdeyse bir ömür boyu süren zorunlu askerlikleri Kürt aliretleri üzerindeki en air yüklerdendir. Ardindan TP uygulamalari, cumhuriyetin ilk yillarindaki Kürt ayaklanmalari, kahramanimizin Ezidi halkini tamamen savunmasiz birakacaktir. Tüm bunlara TC'nin ilk yillari ve menderes dönemi ardindan 1980 sonrasi dönemde kürt halkinin çektii acilar eklenince, Begê mitosu Suruçlu Ezidi halkinin kendi benliini koruma yöntemi olarak halkin ortak hafizasinda yaratilacaktir. Tam bu noktada Halil Güçlü'nün aaidaki yorumunu da okuyucu ile paylamak isterim. `Kürtlerin merkezileme (sosyolojik) güdüsü ile Osmanli'nin Tanzimat ile tepeden inme merkezilemesi çatiiyor ayni dönemde. Böylece imparatorluk merkezi, müstemlekedeki güçleri birer feodal olarak veya feodal gümrükler olarak tasfiye eklinde okuyor meseleyi, dierleri de yurdumuz igal ediliyor ve yerel gücümüz kiriliyor diye bakaldiriyor, bir yurt savunmasi yapiyorlar. Yani bir igali daha da sistemletirmek üzere kirima giriiyor dieri ona kari kurtulu savaini veya yaam savaini veriyor. Sonuç; igali tamamlaniyor ve derinlemesine bir boyunduruk gerçekleiyor.' Halil Bey yazarin inceledii bu insanlarin yurt birliinden ve bu birliin fiili igalinden ve bu igal nedeni ile bu insanlarin (Ezidi Kürtlerin) kirima ve asimilasyona uradiklarinin altini çizmektedir. Bu açiklamanin ardindan, tartiilan Begê mitosunun Kürt ulusallaamasinin Osmanli tarafindan kirilmasina kout gelien bir mitos olduu daha açik anlaimaktadir. Bu konuda Kürt yazari Halil Bey'in aydinlatici yorumlarina tekrar dönelim. `Dedemin dedesinin dedesinin dedesi anne tarafindan Devre é Abdi'nin de dedesi. Wel, yani Welat, Aya'nin babasi. Aya Welé, agit Abdi é Mulhim ile evleniyor. Dolaysiyla Os é Welé (yani Welat'in olu Osman) Berezan'in en kudretli agit ve ayni zamanda Berezan Federasyonu içindeki Dina airetinin de boybeyi. Genel olarak da Milan konfederasyonu içinde de atli zirhli birliklerinin de komutani. Yeeni olarak Devre'in savaçi olarak eitimini o yapmitir. (bir çalimamda dolayli olarak bu geçiyor.) Yerel anlamda Boybeyi olarak Mir ailesine baliyken, Federasyon liderlii konusunda mücadelede, dier Ezidi olan Ketikan aireti ile birlikte mirlik konusunda Ezidilerin de liderliini yaparak ayni zamanda mir ailesini de rakibi. Tarihinde Berezan mirlii için Ezidi airetlerii ile suni airetleri arasinda mücadele var. Liderlik Ezidi önderliine geçtiinde her sefer i Osmanli'yi reddine vararak isyana dönüüyor. Mir ailesi, efkat ailesi daha çok Osmanli hizmetkarina dönüüyor ilevi. (Çiliin Bin Yili, kitapta bu konu ileniyor.) Ailem olarak, son dönemlerde Berezan birlii parçalandii için onun çocuklari da etkisizletirilmitir. Hamidiye kurulduunda tipki Mir ailesi gibi devlet tarafindan istenilmiyorlardi. Dedemin babasi son dönemde sunileti, o zamana kadar gayri

133

resmi Dina boybeyiydi. Dönen ve dönmeyen bütün Ezidilerin de koruyucusuydu. Ama Hamidiye ile birlikte bilindii gibi Hacihidirlar türedi ve onunla birlikte Aligor'deki Kiliç ailesi devlet tarafindan öne çikarildi. Bu son Dina airetin birlik havasinin da yikimiydi.' Alti çizilen anlatim, Berazan Kürt Federasyonu ve sonrasinda oluturulan Berazan birlii içinde Ezidi Kürtlerin asimilasyonlarinin siyasi nedenidir. Bu açiklama Begê mitosunun alt yapisinin yani ekonomi-politik zemininin dayandii politikadir da. Sözü tekrar Halil Bey'e veriyorum. `ki babamin amcasi da Hamidiyeler tarafindan öldürüldü. Böylece aile parçalandi. Son çaba olarak tipki mir ailesi gibi eski konumlarini kazanmak yanilgisiyla TC'ine yanamilar, sonra Fransizlara kari bölgede liderlik yapmilar ama bunun arkasi gelmemitir.' (bir çalimamda bu konular çok detayli olarak ileniyor)

Bu mitos feodal toplumda domu ama kapitalist toplumda da yeni eklemelerle zenginlemitir. Bu balamda klasik bir efsane özelliklerini aan bir efsane niteliine bürünmektedir ele aldiimiz mitoslatirma. Travmalar sonucunda birey psikolojideki savunma mekanizmalarindan olan hayallere siinmanin toplumsal hafizadadaki karilii, toplumun toplumsal olarak yaadii travmalari ödünlemesi olan efsaneletirmedir. Tartiilan Begê mitosu endemik olarak Suruç-Aligör- Mishacerk ve olakçi köyünde yaayan Ezidi Kürt halkinin son 100 yilda yaadii travmalari ödünleme biçimidir. Bu tarihi belgeler çalimanin baka bir yerinde kullanilmaliydilar. Buraya konulmalarinin nedeni Halil Bey in Berazanlarda katliamlar yapilmamitir tezine farkli bir baki getirmek içindir. `1824 Cizre de Kürtler ve özelde de Ezidiler katliamdan geçirilirler. 2.Mahmut döneminde Tanzimatçi Mustafa Reit Paa burada 40 bin yezidi erkei kilinçtan geçirdi.' (Reid Paa Diyarbakir'in ilerisindeki Kürtlere ve Yezidilere giderek kimini sert bir ekilde cezalandirmak suretiyle kimileriniyse de sulh yoluyla boyun edirerek Harput'a gelmiti.(Tarihi Belge 5) Tarihi Belge 5. BOA., HAT. 376/20475B. `Bu katliamin nedeni yari özerk Yezdi airetlerinin buradan geçen ngiliz ticari kafilelerine saldirmalari, onlari yamalamalariydi. Burada artik Osmanliya vergi vermiyorlardi. Osmanli buradan askerde alamaz olmutu. Burada Panislavist akiminda etkisi vardi.' (Hafiz Paa Diyarbakir ve Badat arasindaki Sincar dainda bulunan Yezidiler'in cezalandirilmalari suretiyle Badat'a ulasimin önündeki engelin de kalkacagini düünmekteydi. Tarihi Belge 6 Tarihi Belge 6. BOA, HAT. 373/20404. `Ardinda Bedirhanlar orada hakimiyet kurmak amaciyla kirim yaparlar. Yezdiler ikinci kez kirimdan geçirilir. lk soykirimdan sonra bazi Ezidiler, Urfa ve kirsallarina 134

yerleirler.(Karaköy, mishacerk, Aligör.) Bedirhanlarin kirimlarindan sonra Urfaya kaçilar hizlanir. Bu olayin urfada uzun süre yaiyan Ezidiler üzerinde çok olumsuz etkisi olur. Yezidiler korkar.Tabii ki bu olaylar yaanmadan önce Ezidilerin belli bir kismi slam'a geçmilerdi. Bu olaylar Ezidilerin büyük bir kisminin daha slam'a yaklamalarina yol açti. Tamamen Yezidi görülenler oldukça azaldi.' Bu sürece paralel olarak devlet tarafindan Urfa'nin kirsalinda yaiyan Ezidilerin bölgelerine ve Cizreden kaçan Ezidilerin yeni kurduklari köylere medrese örencileri gönderilmeye baladi.' "Sultanin himayeleri sayesinde bir milyon yüz bin Yezidi'den oluan mezheplerinin yanli ve cehalet yolundan ayrilarak, hak yolunu bulduklari"belirtiliyordu. (22) Bunun üzerine Musul vilayetinin belli köylerinde sakin yezidiler ile çesitli din firkalarina mensup olanlarin ibadet etmeleri için mescit ve okullar ina edilerek gerekli kolayliin gösterilmesi için harekete geçildi. `4 4.BOA., _..DH., 1297/1310S-53. Bedirhanlar zamanindaki Ezidi katliamlari için baka bir kaynakta da `... Cebel Sincar dalarindan farkli olarak, çounlukla tarlada çalian rençberler olan eyxan Ezidileri askeri saldirilara kari savunmasizlardi. Yerle bir edilen köylerin, öldürülen köylülerin, soygunlarin ve irza geçilenlerin sayisi anlatimdan anlatima deimektedir. çler acisi bir olayda, buday tarlalarina giderek askerlerden saklanan bir grup genç kiz, askerler ekini atee verdiklerinde cayir cayir yanmiti...' denmektedir. (36) Bu olaylardan yaklaik 60 yil sonra, 1892 yilinda Avrupa'da yayinlanan Neus Wiener Abendblatt'in Yezidiler'in din degitirmesi hususunda Osmanli Hükümetinin aldigi tedbirlerle ilgili makalesi hakkinda düzeltme yazisi yayinlatilmiti.Tarihi Belge 7 Tarihi Belge 7. BOA., HR.SYS., 186/34. Halil Bey'in belirttii gibi Berazan içindeki Ezidiler her nekadar katledilmemi ve kilinç yoluyla da slam'a zorlanmami olsalar da - bu ifade Halil beyin bir belirlemesidir, büyük olasilikla da dorudur- yukarida verilen katliamlardan kaçan Ezidlerin belirli bir kismi Urfa ve kirsalina siinmilardir. 1824 yilinda Cizre'de 40 bin Ezidi erkek kilinçtan geçirilmi, hemen ardindan Bedirhanlar döneminde Ezidiler ikinci kez katliamdan geçirilmilerdir. 21.11.2010 günü Mishacerk köyünde Haydar Cengizle yaptiim görümede Dina aireti içindeki Ezidilerin bir kisminin, Bedirhanlar dönemimde yapilan Ezidi katliamlarindan kaçan Ezidi ailelerinden olutuunu örendim. Haydar Bey Bedirhanlarin katliamindan kaçip Suruç ve kirsalina yerleen bu ailelere Bedirkiler dendiini de ekledi. (evket binici ya da bir baka köyü Suruç ezidilerini sayarken Muhsinin abisi ola bilir. 2 boydan söz etti. Mendikorlar ve reikeler. Oysa BEDRKLER SONRADAN GELD) Yine ayni görümede engalde Pirkal adli Ezidi bir kralin, engal'de görülen bir kuraklik sonucunda bazi beylerine kendi yakinlarini alip sulak alanlara gitme emirini verdiini bu beylerden birinin de adinin Bedirhan olduunu, Bedirhanin ailesi ve olullarina da Bedirkolar dendiini, Bedirkolarin da Suruç ve kirsalina yerletiklerini eklemitir. Bu iki animsamada büyük olasilikla dorudur. Çünkü Bedirhanlarin -buradaki Bedirhan'in Pirkal'in beylerinden olan Bedirhanla ayni kii olmadiini, sadece isim benzerlii yaandiini belirtmeliyim- 1824 yilindaki katliamindan kaçan Ezidlerin bir kisminin Suruç ve kirsalina yerletiine dair baka köylü tanikliklari da var. Ayni ey Bedirkilerin engal'den geldiklerine dair animsama için de geçerli. Büyük olasilikla engalden gelen Bedirkorlarla 1824 yilinda Cizredeki Ezidi katliamindan kaçarak

135

Suruç kirsalina gelen Ezidi aileler birbirleriyle kaynatilar ve Dina aireti içindeki Bedirki kolunu oluturdular. Varmak istediim nokta Begê mitosunun olumasinda; 1. 1824 Cizre Ezidi katliamindan kaçan Ezidlerin 2. Bedirhanlarin yaptii Ezidi katliamalindan kaçan Ezidilerin 3. engal'den gerek kuraklik gerekse her türlü Ezidi katliamindan kaçan Ezidilerin de katkilarinin olduudur. Bu kadar büyük acilar yaayan insanlarin çocuklarinin ya da torunlarinin Begê ile ayni yillar da yaadiklari düünüldüünde bu insanlarin tümünün dönek olmasi akla pek uygun görülmemektedir. Peki bu insalar dönek olmadilarsa dinsel kimliklerini nasil korudular? Bunun yaniti yüzyillar boyu Alevi Müslümanlarin dinsel tapinmalarini Sünni slam görünerek korumayi baarma yollariyla ayni olduu ortadadir. Bu balamda Begê mitosu endemik özelliini amakta daha genel bir mitos olarak karimiza çikmaktadir. Daha dorusu Begê mitosu Urfa ve kirsalinda yaayan Ezidi Kürt halkinin yaratimi olmakla birlikte Bedirhanlarin Ezidi katliamindan kaçan Ezidilerle, 1824 Cizre Ezidi katliamindan kaçan Ezidilerin de yaratimi olmaktadir. Yorumumuzu bir adim daha ileriye götürürsek Begê mitosundaki toplumsal hafizanin balangici Begê'nin doumuyla balamamakta çok daha geri tarihlere kadar uzanmaktadir. Tam bu noktada tartiilan Begê mitosunun 1890-1960 yillari arasinda Urfa ve kirsalinda yaayan Ezidi Kürtlerin bir savunma mekanizmasi olmasinin yanin da 1824 Cizre Ezidi katliami, Bedirhanlarin yaptipi Ezidi katliamlari ve engal'deki Ezidi katliamlarinin da savunma mekanizmasi olduunu ileri süre biliriz. Bunlari yazmaktayken deerli Kürt yazari Halil Güçlü'den bir mail aldim. Mailde bu mitoslu sosyolojik olarak benden çok farkli deerlendirdiini gördüm. Halil Bey'in bu deerlendirmesini olduu gibi aaida veriyorum. Konuan:Halil Güçlü Ya: 50 Meslek: Yazar `Çiliin Bin Yili ' kitabinin yazari Airet: Dina Tarih: 19.04.2010 `Yapilmasi gereken itiraf Begê için çalimanin önemi, onun kisa bir süre içinde hiçbir iz birakmadan sessizlie gömülen aci dolu Ezidi halkinin adina, tarihin akinli içinde, trajik yaaminin asil öne çikan tarafi airi masumiyetiyle marur ve madurluunun yürek yakici cazibesidir. Begê de tarihin bu çaresizlii içinde masumiyetini ancak davranilarina yansiyan kiisel bir delilie vardirarak, onunla birilikte yokolua gömülen Ezidi halkin gözleri önünde bir serap gibi umarsizca dolanip durmasidir. En iyi ekilde onun farkinda olmalarina ramen hem onu yaamilar ve hem de din deitirerek ondan yabancilaarak, onun ahsina gösterdikleri acima ile aslinda kendilerine acimilardi. Hiçbir ciddi katliama uramadan bütün Urfa ­ Suruç Dina airetin Ezidilerinin unutmaya terk edilmi kendi geçmilerin karisinda olan bu davranilarin, imdi çok aci veren tarafi, biçimi çok belirsiz bir efsane bile olamamitir. Bu yüzden Begê'nin drami belirsizdir. Ve Begê'nin davranilarinda o kendi benliini koruma çabalari asinda utangaçça kendi geçmilerini alaya alarak bir nevi o gönülsüz kimlik ve din deitirme travmasinin youn iddetini hafifletmeye dönüktür. Ve dolaysiyla hem geldikleri son durumlarindaki emsalleri ile hem de uyanmi bir bilinç veya bütün bu yokolu süreciyle birlikte süregelen bilinçaltinda hissettikleri kendi özgür ve

136

özgünlüüyle derin kimliksel kaynaklarina olan baliklarina kari duyduklari iki yönlü bir arsizliktir. **Begê gibi onlarca Ezidi kadinin ölünceye kadar, din deitirerek kendi geçmilerini de küçük düürmekle (yeni konumlarinin merulatirma ve kabul görme ve kendi kendilerini kabullenme süreci içinde) yaklatiklari akrabalarina kari tavizsiz direnilerinden sadece bir tanesine, Begê ile ilgili olana çarpilan aratirmaci da ayni akinlii geçirmi görünmektedir. Hem bu nedenle Begê'nin hikayesi ona çok çarpici gelmiken, hem de onun cazibesi aratirmacinin gerek Begê ve gerekse onun benzerlerinin daha çok detayli yaamlarini ve dolaysiyla da o topluluun yaayan bir organizma olarak sosyolojik karmaasinin çözme de yetersiz kalmitir. Ama bu topluluun üstüne atilmi olan ölü toprai da silkeleyerek çok müthi ve sarsitici bir çalimayi baarmitir. Böylece o, geçmileriyle yüzlemekten çekinen veya bir ekilde karilatiklarinda ise balarina gelenleri Begê'nini ahsinda alaya alarak ii yüzsüzlüe vuran bütün bu Dönmeler'in yüzüne bir tokat gibi vurarak onlara kendilerini önemsetmeleri konusunda tarihi önemlerini göstermitir. Böylece tarihte yazilmayan ve yazili bir tarih gelenei olmayan bir halkin belleklerindeki kül yiininin altinda belli belirsiz birkaç leke gibi iskeleti dailan yaamlarinin geriye kalan izlerinin peine düen yazar, yine binbir güçlükle ortaya çikardiklariyla, bu sonuçlarin sorumlusu olan rejimin deil en bata yörenin bu tarihsel madurlarinin üstüne can sikici bir hayalet ortaya çikarmitir. Bu hayalet bizi çok rahatsiz edecek. Ya Begê'yi bütünüyle reddedeceiz ya da onun ahsinda dönekliin tarihi içinde Begê'ye gösterilen o acimasiz iddet ve ikencenin madurlari olarak aslinda ondan daha bozuk ve dayanilmaz bir çilginlik içinde yaadiimizi kabul edeceiz. Begê direndikçe daha çok kendilerinden rahatsiz olan Dina Ezidileri o sira, kendi cellatlarina biat ederek, kendi kimliklerini reddederlerken o olaanüstü durum içinde cellatlarina direnen bazi bireylerin davranilara gösterdikleri bu tepki onlar için nasil avutucu olabilir? Ve ayrica bu rejimin sahipleri tarafindan farkli davranilara zorlanan her iki kesim için, kurbanlara kurban, yani bu insan etini insana yedirmekten baka ne olabilir ki?' Halil Bey'in bu görülerini saygiyla kariliyorum. Bununla da yetinmeyip bu görülere sonuna kadar katildiimi da ekliyorum. Bu tutumum kendimle çelitiim yanilsamasi yarata bilir. Oysa gerçek daha farkli, Ezidi Kürt halkinin büyük bir kismi Halil bey'in ifadesi ile dönme olarak varliklarini sürdürüyor olsalar da oldukça az bir sayida olan kimi Ezidi Kürtler ise kendi dinsel kimliklerini gizleyerek ve asla dönme olmadan Ezidilie sahip çiktilar/çikmaktadirlar. Çiktilar demekteki kastim Begê'nin yaadii dönemde de Ezidilie sahip çikan Dina airetinden Ezidlerin olduunu da düünmekteyim. Fakat bu sahip çikma illegaldi. Yalniz bu insanlar Begê gibi marur, saf ve masum deillerdi. Bu yüzden dinsel kimliklerini gizliyerek yaadilar. Bir yandan kendi benliklerini, kültürel kimliklerini gizleyerek yaamakta, bir yandan da Begê'nin yaadii trajedisini önleyememenin suçluluu içindeydiler diye düünmekteyim. Ardindan yaadiklari bu suçluluu telafi etmenin yoluna gitmiler, Begê'nin ölmünü tinsel olarak yücelterek ­ mistifikasyonbir tür günah çikarma hatta toplumsal bir arinma yaama yolunu seçtiler, Begê'yi mitletirerek. Özetle Dina airetinin Ezidileri Begê'nin trajedisine birbirine tamamen zit iki farkli refleks göstermilerdir. Bu çalimanin öznesi doaldir ki dönme olmayi seçmeyen ama dinsel kimliklerini de deifre etmeyen Ezidi Kürt halkinin toplumsal hafizasidir. Yoksa yazar, Halil Beyin altini çizdii dönme Ezidilerin toplumsal hafizalarini aratirma eylemine girmemitir. (Bakiniz sayfa 108 son paragraf, sayfa 109 ilk paragraf)

137

Son Söz Yerine "Yezidi'ye Arka Çikmaliydik" adli yaanmi bir öyküyü Altan TAN'in dilinden sizlerle son söz niyetine paylamak istiyorum... "Dedemin dedesinin babasi Haci Hesene Bekro zamaninda Midyat dalarinda zalim mi zalim, gaddar mi gaddar bir aa varmi. Üstüne üstlük bir de Müslüman geçinirmi erefsiz. Bu it olu it zapt ettii bunca ba, bahçe, tarla yetmezmi gibi komu köyün, birkaç koyun ve keçisini otlatmak için kullandii dere kenarindaki merayi da bostan yapmi kendine. Köylüler ne desin, boyun büküp eyvallah etmiler rezile. Malum Midyat'ta Süryani, Yezidi, Müslümanlar birlikte yaarlar. Kiz alip verme hariç dostluk, arkadalik ve ticaret devam eder aralarinda. Sicak bir yaz günü susuzluktan bunalan biri Müslüman, biri Süryani, biri de Yezidi üç arkada dere kenarina inmiler. Ellerini, yüzlerini yikayip kana kana su da içince biraz kendilerine gelir gibi olmular. Üçü de güçlü kuvvetli aslan gibi delikanlilarmi. Gözleri aanin bostanina takilmi. Saa sola bakmilar kimseyi görmemiler. Nasil olsa dere Allah'in deresi, bostan da köyün ortak merasi, birkaç salatalik, bir iki kavun-karpuz yesek ne olur deyip dalmilar bostana. Müslüman Hasso kavuna, Süryani Gebri karpuza, Yezidi Carcuro da saldirmi domatese. Daha ilk lokma aizlarinda iken kara vicdanli Reo aa bitivermi bostanin bainda. Bir nara boazinda düümlenmi alçain. Birkaç saniye zarfinda birkaç bin tilki dolami kafasinda. Ulan demi tam yalniz baina gelecek zamani buldum. Her ne kadar aslan gibiysem de bu üç teres de zebellah gibi. Tek tek olsalar neyse ama üçüyle birden ba etmem zor. Birakip gitsem namimiz be paralik olacak, ne yapsam ne etsen diye düünürken aniden bir imek çakmi kafasinda. Atilmi ortaya, dönmü Yezidi Carcuro'ya, "ulan dinsiz kitapsiz" demi "hele bu Hasso benim Müslüman kardeim, dinimiz, kitabimiz, Allah'imiz Peygamberimiz bir. Malimiz, mülkümüz, canimiz kanimiz ortak. Gebro desen sa efendimizin ümmetinden bir dürüst Ehli Kitap, hiç olmazsa dini-kitabi belli, kestii yenilir, sözüne güvenilir. Bunlara deil birkaç kavun-karpuz, bütün bostan helal olsun. Ulan peki sana ne oluyor be hey dört kitabin dördüne de inanmaz, camisiz, kilisesiz, imansiz. Sen nasil benim mülküme destursuz girersin" demi, girimi zavalliya. Hasso ile Gebro derin bir nefes çekip ükretmiler. Azicik da holarina gitmi aanin sözleri. Aa kafa, göz, aiz, burun demeden Allah ne verdiyse yapitirmi, komaya sokmu gariban Carcuro'yu. Aa Carcuro'yu halledince dönmü Gebro'ya "ulan" demi "biraz önce de söyledim. Hasso benim din kardeim. Dinimiz, kanimiz, malimiz, canimiz bir. Peki, sen neyin nesi oluyorsun? Doru düzgün bir adam olsan bir Allah'i üçe çikarmaz, sa efendimizi Allah'in olu yapmazdin. Bir Müslüman'in malini nasil yersin? Yedim seni namussuz" demi patlatmi yumruu. Esek sudan gelinceye kadar dövmü, dil derman güç takat birakmami biçarede. Hasso iyice rahatlami; "Hem canim, zalim-malim de olsa, aa ne de olsa Müslüman, insan kardeinin kiymetini bilmeli, ötekilerin iflahini kesti, bana bir ey yapmadi" demi içinden. Gebro'nun da iini bitirdikten sonra aa dönmü Hasso'ya "vay vay vay" demi. "Seni gidi vicdansiz, hele bunlar biri Yezidi, öbürü Hiristiyan. Din, iman, helal, haram bilmezler. Sen sözde Müslüman olacaksin, helali harami bileceksin, benim malimi mülkümü muhafaza edeceksin. Kendin yetmezmisin gibi bir de bu gâvurlari takmisin

138

peine. Bostanima girersin ha! Ulan ben seni gebertmeyeyim de kimi geberteyim. Seni telef etmeyeyim de kimi edeyim" demi çökmü börüne. Gözünde fer, azinda di birakmami, kolunu kanadini kirmi, iflahini kesmi Hasso'nun. Carcuro'dan da Gebro'dan da beter etmi gariban Hasso'yu. Köylüler ertesi gün per perian bulmular üç arkadai. Yaralarini sarip, su ekmek vermiler. "Kim yapti? Nasil oldu? Ne oldu? Üçünüz birden nasil böyle dayak yediniz" diye soranlara Hasso; "Yezidi'ye arka çikacaktik, Yezidi'ye arka çikacaktik, Yezidi'ye arka çikacaktik" demi de baka bir ey dememi. Bugün bile Midyat'ta Tur-u Abidin köylerinde üç-be arkada birlikte yola çiktiklarinda aksakallilar gençlere, "Siz siz olun Yezidi'ye arka çikin, Yezidi'ye arka çikin, Yezidi'ye arka çikin!" diye üç kez seslenirler."

Sonuç: Halkin ortak hafizasinda yazilmaya devam etmekte olan bu mitosa, hangi eklemelerin yapilacai devletin Kürt politikasiyla belirlenecektir. Yalniz urasi kesindir ki Ezdi Kürt halki, hangi gelime olursa olsun elindeki bu silahtan asla vazgeçmeyecektir.

Begê ve Ben Bu çalima, Begê'nin beni dönütürme süreci olarak da okuna bilir. Gümrük haninda yali Ezidi Kürt köylüleri ile ayni masada oturmamin, yaamimin yeni batan kurgulanmasi olduunu seziyordum galiba. Tanrinin bir ironisi mi, yoksa Begê'nin yaamla hesaplamasinin yarim kalan finalini bitirme isteimiydi bu rastlanti, bilmiyorum. Gerçek olan tek ey aratirma ilerledikçe Begê'nin tüm ruhumu ele geçirerek kendisini bende yaamaya baladiiydi. Yava yava Begê Samur'a dönüürken, kendi benliimi de kaybediyordum. Her köylü anlatiminda kendimi Begê'nin hemen yaninda, onunla birlikte görüyordum. Onunla korkuyor, onunla aliyordum. Köy meydaninda Begê'ye Ezidi olduu için atilan her ta kafami yariyordu. Aslinda izlediim kendi yaamimdi. Farkinda olmadiim Begê'nin ben olduumdu. Begê bendim. Doduum günden beri ayni eyleri yaamitik onunla. Sadece yaam sahnesindeki repliklerimiz farkliydi. Bu yüzden Begê Samur'u benimsemem onunla karilatiim o ilk anda oldu. Onu yalniz birakmaya kalbim dayanamazdi. Ayrica onun deneyimleri benden çok fazlaydi. Yaama direnebilmek için Begê olmak zorundaydim da. Artik ben, ben deil, Begê Samur'dum. Zaman zaman ayni bedende yaayan 2 insan oluyorduk. Bazen de ben tamamen yok oluyor sadece Begê olarak kaliyorduk. Önemli olan

139

dostum, yoldaim, kader arkadaim, artik benliimin bir parçasi olan Begê'nin, kendisini ölümünden 50 yil sonra yeniden var etmek istemesi ve bunun için beni seçmi olmasiydi. Tüm yüreimi, ruhumu ve bedenimi ona vermekten bir an bile tereddüt etmedim. Artik Begê Samur'um. Çalima ilerledikçe yava yava Begê'ye dönümenin doyumsuz hazzini yaiyor, bu büyünün gerçekten insan olabilme sorumluluu örenmenin bir parçasi olduunu anliyordum. Yaamin gerçek sirlarindan birisinin de kendimiz diinda bir bakasi da olabilmek olduu kanisindayim. Ben bunu baarabildiimde gerçek anlamda insanlik sorumluluunu üstlenmenin ne olduunu anladim. Ben Begê Samur olurken Kürt halki da oluyordum. Kürtletikçe Kürt toplumunun acilarini daha iyi anlamaya baladim. Galiba ben Begê'yi var ederken, o da beni var ediyordu. Birbirimize dönüürken toplumun acimasiz, gaddar ve insafsiz saldirilarindan kendimizi koruyorduk. Begê'ye çok ey borçlu olduumu biliyorum. Tek tesellim kendisinin bana verdikleri karisinda benimde ona bir eyler verebilmi olduumdur. Karilikli bir dayanimaydi bu aslinda. Ben onu kendi Kürt halkinin benliinde ölümsüzletirecek, o da bana yalniz bir birey olarak toplumla savamanin yollarini öretecekti. Sanirim her ikimiz de üzerimize düenin fazlasini yaptik. Bu yüzden kimsenin kimseye diyet borcu yok. Begê ölümünden 50 yil sonra kendini ifade etmek için benim bedenime ve ruhuma girmeyi istedi. Ben buna izin verdikçe yaamindan ölümüne dein bir türlü anlatamadiklarini tüm insanlikla paylama olanai buldu. Ben de 40 yildir yaadiim acilari, toplumun acimasizliini ve saldirganliklarini anlatmak için bir türlü bulamadiim firsati bulmutum Begê'nin kimliine saklanarak. (Ben Begê miydim, ya da Begê ben miydi?) Zaman zaman Begê'nin bireyselliine girerek toplumla konuma ansini iyi kullaniyordum. Begê ben olarak kendini, Ezidi halkini anlatma olanai bulurken ezamanli olarak da ben, Begê olarak Ezidi Kürt halki olarak kendimi var edebilme olanai buluyordum. Yaamim boyunca beklediim bir mucizeydi bu. Kendi payima yalniz bir birey olarak artik daha güçlüyüm. Begê'den örendiim çok ey var. Bireysel direniin aslinda tüm insanlik adina yapilan bir onur mücadelesi olduunu çok iyi kavradim. Yalnizlik korkutmuyor artik beni. Ölene kadar Begê kalbimde çünkü. Ona bana verdii bu güç için ne kadar minnettar olsam az. Üstelik bu çalima boyunca yaadiim bir çok ani da benimle. Urfa'da tanitiim Bedirhan adli Kürt arkadain, bir akam üstü beni bir kaffeye götürüp, saatlerce sohbet etmesini yaamim boyunca unutmayacaim. Sözleriyle benliimi soyarken `senin en batan Begê Samur olduunu biliyordum' demesi, yaamimin en anlamli paylaimlarindan biri olarak kalacak. Ya Viranehir Olakçi köyünde 80 yaindaki Zeliha Yüksel'in Begê'yi anlatirken gözlerindeki insani merhameti unutmam mümkün mü? Görümenin sonunda torununun kulaina Kürtçe `ben bunlari anlatiyorum sonra kötü bir ey olmaz deil mi' derken, insan olarak onun bu durumu karisinda yaadiim çaresizlik ve siziyi unutmam mümkün mü? Ardindan kendisine sarilmama izin vermesini unuta bilir miyim? Yüreimin bir parçasini kendisinde biraktim. Araba hareket edip uzaklairken bana el sallamasi karinda yaadiim mutluluu anlatamam. Bu yali Ezidi Kürt kadininin var oluuna tanik olmanin getirdii insani sorumluluu benliime kazidim. Sabri Bilgin'le konuurken `hala insanlar köyümüze gelip Begê Samur nerde onu göre bilir miyiz diyorlar. Hala onun yaadiini zannediyorlar. Ölümü üzerinden 50 yil geçmi olmasina ramen köyümüzün imajini hala `o' belirliyor' dedikten sonra dakikalarca kahkahalar atip gülmemiz hala aklimda. Cindi Samur'un hayattaki tek olunun yemek yemeden evlerinden ayrilmama izin vermemesini, yan yana yemek yerken birbirimize youn bir yakinlik duymamizi nasil unuta bilirim. Bu Kürt evinin sakinlerinin yemeklerini benimle paylamalarini, hafizamin bir kenarina not ettim. Bu sicak insanlara

140

sevgilerimi yolluyorum. slim Binici'nin ei Halil Binici ile karilaip göz göze geldiimizde, gözlerindeki binlerce yillik Kürt köylülerinin safliini gördüüm `o' an, o kadar saf, insancil, sevgi dolu, kötülüünün ne olduunu bilmeyen, tamamen insan olan, yalin kiilii karisinda yaadiim utancimi unutamam. Eer Kürt halkinin görüntüsü bir insan yüzünde anlatilmak istenseydi, bulunabilecek insanlardan biri de kukusuz Halil Bey olurdu. Kürt halkini onun ceylan ürkekliinde anladim. Onun asil ruhu karisinda yerlere kadar saygiyla eiliyorum. Bir Kürt arkadain her türlü farkliliin bir renk olduunu söylemesi ve beni Diyarbakir'a davet etmesi yaamimin en büyük onurlarindandir. Mertlii ve dürüstlüü örendiim sevgili Kürt dostlarim Hikmet Evin'e, Mehmet Iik'a ve Nureddin Polat'a da buradan selam olsun. Birbirimiz olmaya cesaretimiz oldukça yaami dönütürme olanaimiz o denli fazla oluyor galiba. Begê ve benim iirim: Her çada toplumun sinirlarinda yaadik belki bir marjinaliz kimseler duymadi sessiz çiliklarimizi çounlua bir türlü benzeyemedik, hep aykiriydik görünmez duvarlar örüldü yaamla bizim aramizda suçlunun kim olduu kimsenin umurunda deildi bu yüzden yaam boyu beraat edemedik Bunlari yazarken günlerdir souk ve küçük evimde yapayalniz olduumun ayirimina variyorum. Haydar Cengiz gibi gaipten gelecek olan Begê'yi beklemeye karar veriyorum. Yataa uzanip gözlerimi kapiyorum. Yillardan 1940. Mishacerk köyünün yari Ezidi- yari Müslüman bir Kürt çocuuyum, yanimda Ömer Kutlucan'in yengesi Perihan Ercan ve onun çocukluk arkadalari var. Hepimiz 7 yalarindayiz. Gökyüzü eflatun bir renge boyali. Aylardan Temmuz. Sicak mi sicak bir Urfa yazi. Güne yeni batmi olmasin ramen hava oldukça bunaltici, bu yüzden bütün gün evlerden diari çikamami, hiç oyun oynayamamiiz. Can sikintisindan patliyoruz. Birden köyün giriinde Begê'nin Ezidi Kürt köyü olan Zeki köyünden dilencilik yapmaktan döndüünü görüyor, çilik çilia koarak Begê'nin yanina geliyoruz. Ellerimiz havada ho ha ho ha Begê gelmi diyerek bairiyor, onun etrafinda dönerek dans etmeye baliyoruz. Üzerimde dizlerimi kapatmayan kisa pantolonum var. Tüm çocuklar yandan bacikli naylon yazlik ayakkabilarini giymiler. Benin ki mavi. O kadar mutlu oluyoruzki. Begê kendisine gösterdiimiz bu sicaklik karinda duygulaniyor. Ardindan hemen yanibainda duran Perihan'in saçlarini okuyor. te o anda Perihan'dan müthi nefret ediyorum. Perihan'i itip düürmek, Begê'nin dikkatini çekmek istiyorum. Hizlica Perihan'a yaklairken çamurdan ayaim kayiyor ve yere düüyorum. Üstüm baim çamur oluyor. Dizim kaniyor. Kan bacaimdaki çamura kariiyor. Canim aciyor. Öfkemden aliyorum. Sonra Begê geliyor. O anda bütün çocuklar donuyor. Köy donuyor. Canli olarak sadece Begê ve ben kaliyoruz. Begê bana göz kirpiyor. `Bak herkese büyü yaparak onlari dondurdum. Sadece ikimiz kaldik' diyor. Ardindan `üzülme seni seviyorum' diyor. Elleriyle saçlarimi okuyor. Sariliyorum ona. Birakma beni diyorum. Birakma... Beni birakma... Çok korkuyorum diyorum. `Hep yaninda olacaim söz' diyor. Ben de ona hep Perihani sevdiini söylüyorum. Kiskançliimdan bir daha Perihan'in saçlarini okama emi

141

diyorum. `Üzülme' diyor `okamam'. Dizimdeki aciyi unutuyorum. Beni kucaina aliyor. Kimseler görmüyor. Yaim 7. Bir anne efkatiyle evime getiriyor. Yataima uzatarak üstümü örtüyor. Kulaima binlerce yillik bir Kürtçe ninni söylüyor. Sesi benliimdeki aciyi alip götürüyor. Uyuyorum....Rüyamda uyuyarak rüya görüyorum. Sünni Kürt imamlar Olakçi köyüne kepçelerle geliyorlar. Tüm Ezidi mezarlarini kazip, sirt üstü yatan Ezidilerin naalarini kibleye çeviriyorlar. Ardindan bana yaklaarak `Begê'nin mezarini bulamadik sen biliyor musun?' diyorlar. Begê'nin mezari üzerine yemin ederim ki Begê'nin mezarini bilmiyorum (Kürtçesini yaz) diyorum. Zalim imamlar geri dönüp gidiyorlar. Kendimi Derwii Abdi gibi Ezidi bir kahraman olarak görüyorum. Yaadiim sürece Begê'nin mezarina hiç kimseler yaklaamayacak diyorum. Rüyamin içindeki rüyadan uyaniyorum. Odamin penceresinden Begê'yi görüyorum. Diarida abisinin Müslüman olan karisi Zeho'yla tartiiyorlar. Zeho Begê'nin saçlarini çekiyor, tüm köylüler seyirde. Herkes Begê'nin dayak yemesinden memnun. Begê'nin yeeni Ali de annesine yardima geliyor. Bir iki tekme de o vuruyor Begê'ye. Sirtima arilar giriyor. Son bir çabayla Begê ayaa kalmaya çaliirken Zeho, arkadan yaklaip onun boynundan tutup sirt üstü yere düürüyor. Yerdeki ucu sivri kalas Begê'nin sirtina giriyor. Her yer kan. Köylüler arenada kavga eden iki gladyatörün ölümüne savaini izleyen Roma'lilar gibi zevkten çiliklar atiyorlar. Kavganin sonunda Begê'nin yenilmesinin huzuruyla herkes evlerine çekiliyor. Köy meydaninda bir tek Begê var. Diariya çikiyorum. Begê kendisine doru geldiimi görüyor. Gözlerindeki çaresizlii ve yalnizlii görüyorum. Önce saçlarini okuyorum. Ardindan yarasini sariyorum. Begê hiç konumuyor. Azi burnu kan içinde. Saçlari darmadain. Dakikalar sonra bana yaslanarak benim gibi yalniz yaadii evine geliyoruz. Onu yataina yatiriyorum. Yorganinin her köesinde pirozonlar var. ekilleri beynime kaziyorum. Begê'ye, `korkma ben senin yanindayim' diyorum. Gülümsemeye çaliiyor. Hadi uyu diyorum. Merhametle saçlarini okuyorum. Ardindan anneannemim küçükken bana anlattii Arapça bir masali ona Arapça anlatiyorum. Aninda uyuyor. Masalin sonunda köylü kadin bir melek olup gökyüzüne uçuyor. Tam bu noktayi anlattiimda yüzünde bir gülümseme beliriyor. Arapça anliyor mu acaba diyorum. Evet anliyorum diyor Kürtçe. Ben onun Kürtçe konumasini anlamama airyorum. Gözlerimi açtiimda Bedirhan'i ba ucumda görüyorum. `Uyan sana senin öykünü anlatacaim' diyor. Korkuyorum. `Korkma bunu sadece ben biliyorum' diyor. `Yaamla yarim kalmi hesaplamani bitirmek için Begê'yi seçtin' diyor. `Aslinda Begê sensin' diyor. Sus lütfen konuma bunu kimseye söyleme diyorum. O konutukça tüm benliim çiril çiplak ortaya çikiyor. Bedirhan'a sarilmak istiyorum, kendini geriye çekiyor. `Günlerce Yaar Begê'yi bu kadar youn nasil anlaya bildi diye düündüm. Bu sorunun yanitini bulmak için Yaar gibi olmaliyim dedim. Ve ben Yaar oldum' diyor. `Ben Yaar oldukça Begê de oluyordum. Sonunda Begê'yi Yaar'in anladii gibi anlamayi baardim' diyor. Yalvarmaya baliyorum. Yeter konuma diyorum. Ben Begê'yi anlayip yaarken Begê oluyordum , Bedirhan da beni anlamaya çaliirken hem Yaar hem de Begê oluyordu. Ben Begê'yi kapsarken o her ikimizi de kapsiyordu. Benden çok zekiydi. Senden çok korkuyorum dedim. Yaamimda ilk kez beni aan biriyle kari kariya gelmitim. Ve tamamen çiplaktim. Bedirhan ruhuma girmiti. Bedirhan ben olmutu. Bedirhan ben olurken ayni zamanda Begê de olmutu. Gizemim kalmamiti. Bedirhan Begê'yi kefetmenin yolunu örenmekle kalmami, beni de kefetmiti. te o an mutluluktan uçuyordum. Sonunda yalniz deildim. Artik beni de anlayan biri vardi. Sonunda Bedirhan'a sarildim. Bedirhan sicacik gülümsüyor. Ben Begê olup Kürtleirken, Bedirhan da ben olup marjinal oluyor. Artik yalniz deilim. Göz kapaklarim kapaniyor. Bedirhan `çok yoruldun artik uyu' diyor. Hemen rüyalara

142

daliyorum. Begê'yle beraber açik görüün olduu gün feribotla adaya geçiyoruz. Rüyalardaki ahislarin gerçek yaamla ve gerçek kiilerle ilgisi yoktur iafadesini nereye eklemliyim. Ellerimizde kirmizi karanfiller. Jandarmalar üzerimizi ariyorlar. Görüme salonunda sadece `o' oturuyor. Begê'ye `tanidin mi?' diyorum. `Hayir' diyor. Senin için yillardir mücadele ediyor diyorum. Ayaa kalkip, Begê'yi selamliyor. Birlikte oturuyoruz. Birkaç dakika ölüm sessizlii yaiyoruz. Sonun da sessizlii `o' bozuyor. `Senin `Kürtlerin anasi' olduu biliyorum. Aramiza ho geldin. Bundan sonra hiç kimse seni dinin yüzünden aailayamayacak, bundan emin ola bilirisin' diyor. Begê büyük bir olgunlukla `sadece ben deil ezilen hiç kimse aailanmasin' diyor. Kalkiyoruz. Diarida yamur. Yürüken, 14.Austos.2009 günü Urfa sokaklarinda Kürtçe yazilmi `hepimiz Ezidiyiz' pankartlarla eylem yapmak için hiçbir Kürt arkadai yanimda bulunmadiindan söz ediyorum. `Son 3 yildir Kuzey Irak engal'de Ezidi Kürtlere yönelik intihar saldirilarindan haberim var' diyor. `Seni bu eylemde yalniz birakmalari tuhaf' diyor. Ben de ona bir çok Kürt arkadain `Kürtlerin onca sorunu varken Ezidi Kürt'lerin sorunlarina mi sira geldiini' söylediklerini iletiyorum. Aci çektiini yüzünden anliyorum. Uzun süre konumuyor. Üzülme diyorum. Sistemim Ezidi kimliini yok sayma politikalarina kari Mishacerk'li köylülerinin bastirilmi belleklerinde attiklari izofrenik çiliklari ben duydum diyorum. lk önce ben duydum. Duydum ve Zübeyir arkadaa anlattim diyorum. Biraz rahatliyor. Yanaimi okuyor. Yoruldun diyorum bir kafede oturuyoruz. Biliyor musun seni anlayabilmek için smail Beikçi'den de yardim istedim diyorum. Hem airiyor hem de mutlu oluyor. Selam söyle ona diyor. `smail Bey'e selam söyle' der demez ona anlatacaklarim boazimda düümleniyor, onun duymayacai bir ekilde; smail Bey'den senin için yardim almaya 4. ve son kez Ankara'ya gittiimde Beikçi'nin bana yabancilatiini hemen anlamitim. Artik bana yardim etmekten kendini alikoyuyordu. Urfa'daki bazi Kürt devrimcileri (!) kendisini benim hakkimda bilgilendirmilerdi, yaadiim en büyük ikencelerdendi o günkü görüme. Diari çiktiimda Urfa'dan Ankara'ya benimle gelen Viranehir'li Ezidi arkadalarin suratlarina bakamiyordum. Midemde firtinalar koparan kasilmalar vardi. smail Bey kibarliini bozmadan bundan sonra yardimci olamayacaini çok iyi anlatiyordu. Senin elinden tutmasaydim o anda yere düebilirdim. Arkama baka baka Urfa'ya geri döndüm. Urfa'ya dönünce sendikaya urami, orada karilatiim devrimci(!) bir Kürt(!) arkadain suratinda irenç bir gülümsemeyle `ne oldu, Beikçi sana artik yardim etmiyor, deil mi?' cümleleri ile karilaiyordum. te tam bu anda seni çok iyi anliyordum. Mishacerk köyünde 1940'larda her gece ayri bir evde toplanirdi köylüler. Sohbet etmek, masal anlatmak, kaynamak için. Sadece sen bu haklardan yoksundun. 2009'un Urfa'sinda sendikada da sadece benim söz hakkim yoktu. Hiç unutmuyorum 2009'da Temmuz ayinin bunaltici sicainda çarida iimi bitirip biraz soluklanmak için sendika binasina girmitim. Salondaki klima bozuktu. Örgütleme sekreterinin odasindaki tek klima çaliiyordu. çeride 2-3 Kürt öretmen de klimanin altinda serinliyorlardi. Yanlarinda durdum. Terler beynimden akiyordu. Beni görür görmez bir telala diari çiktilar. Hani senin yaninda da kimse durmak istemezdi ya, ite öyle. Dehet bir yönetici sendikada çalian içiyi bulunduum odaya yollayarak klimayi kapattirdi. Soluk alamiyordum. Hastaydim. çi `fazla elektrik gidiyor' dedi. Sadece bendim fazlalik sendikada. Bedirhan `aslinda Begê sensin' derken çok hakliydi. Ben sendim. Sadece repliklerimiz farkliydi. çimden geçenleri anladin deil mi? Diyorum. Gözlerindeki merhameti görüyorum. Biliyor musun beni sadece sen anliyorsun diyorum. Beni kucakliyor. Bir tanrinin merhameti benliimi sariyor. Sana tapiyorum diyorum. `Yoruldun yeter konuma' diyor. Gözlerimi açiyorum. Hala yataimdayim.

143

Allah kahretsin uyandiimda bu sefer Bedirhan yok. Bedirhan yoksa tekrar uyurum diyorum. Gerçek dünyadan Begê'nin nefret ettii gibi nefret ediyordum. Yeniden uyuyorum. Bu sefer Begê ile birlikte iydi adli keçisi de yanimda. Hep beraber Aligör'e dilencilik yapmaya gidiyoruz. Begê `umarim yolda hiçbir Müslümana rastlamayiz' diyor. Nedenini anlamiyorum. Aligör'e variyoruz. Herkes ali veri derdinde. Bir süre sonra bir köylü Kürtçe `eyvah kolçiler geliyor' diye Kürtçe bairiyor. Bütün Kürt kadinlarinda bir korku bir tela. Saa sola kaçiip saklanmaya çaliiyorlar. Kolçiler köyün meydanina geldiinde saklanmayi baaramayan 2 Kürt kadinini yakalayip, balarindaki Kofileri aliyorlar. Köylüler evlerinin içinden pencerelerden korku dolu gözlerle olanlari seyrediyorlar. Saklanmaya gerek duymayan, kaçmayan tek kadin Begê. Onunla müthi gurur duyuyorum. Kadinlarin balarindaki Kofileri ayaklarinin altinda çiniyor kolçiler. Birden bir kolçinin gözü Begê'nin baindaki kofiye takiliyor. Ben ve iydi korkudan Begê'nin arkasina saklaniyoruz. Kolçi nefret dolu yüzüyle bize yaklairken arkadaki kolçilerden biri `birak onu delinin teki zaten ` diyor. Kofiyi taiya bilen tek kadin olma onuru Begê'nin oluyor. Kolçiler Aligör'ü terk edince bütün köylüler evlerinden diariya çikiyorlar. Yaam kaldii yerden devam ediyor. Saticilarin sesleri köyün dier ucundan duyulmaya baliyor. Saat sabahin 9'zu. Tam o anda edebiyatçi evket Binici bizi görüyor. evket bey 10-11 yalarinda. Begê çocuk evketi görünce korkudan eli ayai titriyor. Kolçilerden korkmayan Begê'nin küçük bir çocuktan korkmasina anlam veremiyorum. evket'in yüzünde sinsi bir siritma var. Yavaça yanimiza yaklaiyor. Ardindan bir hamleyle etrafimiza bir çember çiziyor. Begê'nin hiçbir zaman bu kadar yilgin ve yenik olduuna tanik olmadiimi kavriyorum. Korkunç bir ey oldu diye içimden geçiriyorum. Etrafimiza çizilen çemberden çikmaya çaliirken kafami bir duvara çarpiyorum. Felaketi o an anliyorum. evket etrafimizi görünmez bir duvarla örmütü. Yaamimda ilk kez bu kadar çaresiz ve bu kadar zavalli bir duruma dümütüm. evket irenç bir gülümsemeyle bize eziyet etmenin zevkini çikariyordu. Begê çilik çilia alamaya balamiti. Aylardan Temmuz olduundan hava çok sicakti. Susamaya baladim. Karida gürül gürül akan köyün çemesine yöneleyim derken, kafami görünmez duvara tekrar çarptim. Kahvalti yapmadiimiz için hepimiz aç ve susuzduk. Saatler geçtikçe etrafimizda köylülerin toplanip bizleri bir sirk hayvani izler gibi izlediklerini gördüm. Aralarinda Kürtçe konuarak ` Begê bu sicaa dayanamaz birazdan çemberden çikar' diyorlar. Begê çömelmi bir vaziyette oturmaya devam ediyor. Ne köylüler Begê'nin çemberden çikmasina taniklik etme isteinden vazgeçiyor ne de Begê çemberden çikmaya yelteniyor. Korkunç bir sinir harbi. Suruç'un, Aligör'ün, Mishacerk'in bu Ezidi son insaninin da Müslümanlatirilmasi tüm toplumun ortak istei. Sünni Kürt toplumu bunu salamak için Begê'ye yapmadiini birakmiyor. Saatler geçiyor. Herkes Begê'nin sicaa, susuzlua ve açlia dayanamayip çemberden çikmasini sabirsizlikla bekliyor. Begê sonunda yenilecek, çemberden kendi isteiyle çikarak dininden de dönmü olacak. Böylece Suruç ve kirsalinda bir tek Ezidi Kürt kalmami olacak. Saatime bakiyorum saat 13.00. Güne tam tepemizde. Meleke Tavusa dua ederek Begê'ye güç vermesini istiyorum. te o an Begê birden ayaa kalkiyor. evket'in yüzündeki irenç gülümseme yerini heyecana birakiyor. Tüm köylüler pür dikkat. Herkes nefesini tutmu. Bir ben panikliyorum. Galiba Begê çemberden çikacak diyorum. Hüngür hüngür alamaya baliyorum. Ama Begê çikmiyor. Köylülerin yüzünde aninda bir üzüntü, bir yenilgi kendini gösteriyor. Alamayi birakip bu sefer ben irenç bir gülümsemeyle onlara bakiyorum. Saat 14.20. Begê'nin bu kadar ikenceye dayanma gücünü nerde bulduunu anlamiyorum. O anda Begê'nin dudaklarindan Kürtçe dua dizelerinin döküldüünü görüyorum. Artik Kürtçeyi bir Kürt kadar iyi konuup anliyor olmama ramen

144

Begê'nin Ezidi dininde yaptii dualarda kullandii Kürtçeden hiçbir ey anlamiyorum. O anda köylülerin arasindan tanidik bir yüz gözüme çarpiyor. Bu sayin Beikçi'nin ta kendisi. `Begê'nin Kürtçe dua ederken kullandii Kürtçe dilini sadece sen deil, doutan Kürt olan herhangi bir Kürt'te anlamaz.' Diyor. smail Beikçi'ye peki neden sayin hocam?' diye sorduumda; `çünkü Zerdüi/Ezidi dininde yapilan dualardaki Kürt dili antik Kürtçe'dir. Nerden baksan bu dil en az 7000-8000 yilliktir.' Diyerek cevap veriyor. smail Beikçi'ye `imdi Begê 7000 yillik Zerdüi Kürt kimliinin/kültürünün son temsilcisi mi? Yani diyorum. `Suruç için diyorsan evet. Ama Suruç diinda bu kültürü yaatan insanlar da günümüz de hala var' diyor. Derin bir nefes aliyorum. Neyse ki bu kültürü sonsuza dein kaybetmi deiliz. Ruhumda büyük bir dinginlik. Açlii da susuzluu da unutuyorum. Deerli Hocam sizi yordum. nanin bu bilgileri kendim içim deil insanlik için sizden istedim diyorum. Hocam bu sefer samimiyetimi anliyor. Hocamin elini öpüyorum. `Geç kaldim Yaar, gitmem gerek' diyor. Vedalaiyoruz. `Ankara'ya geldiin de beni ara' diyor. Mutluluktan uçuyorum. Saat: 16.40 Köylüler bu sefer de Begê'nin Kürt inadini yikamayacaklarini anliyorlar. Begê tüm köylülere , Gu rî Bavi Wekiro (Babanizin sakalina bok süreyim), Kirre Keré (Eek olu eek) eklinde küfür etmeye baliyor. Köylüler bunun üzerine yava yava dailiyorlar. Ardindan Begê'nin yeeni Bekir beliriyor karimizda. Elleriyle çemberi siliyor. Kurtuluyoruz. Aligör'lü köylüler umduklarini bu sefer de bulamiyorlar. Geç olduu için birkaç evden dilenip, biraz bulgur biraz da ekmek aliyoruz. Biz köyden ayrilmak üzereyken Hamidiye kaymakami Reiti Haçhidir köye giriyor. Bütün köylüler korkudan bir dakika içinde evlerine kapaniyorlar. Çou evlerindeki peynirleri, ekmekleri ve budaylari daha önceden kazdiklari gizli çukurlara gömerek sakliyorlar. Reiti Haçhidirin askerleri köylülerin evlerini tek tek arayarak bulduklari yiyecekleri topluyorlar. Ardindan topladiklari bu yiyecekleri Milli aireti reisi Brahim paaya yolluyorlar. Begê ekmeklerin bir kisminin kofisinin içine saklayarak kofiyi baina geçiriyor. Budaylari da yirtik pirtik olan giysisinin iç kisimlarina sakliyor. Reiti Haçhidir yolumuzu kesiyor. Gözleri Begê'nin keçisi iydi'de. Ben ve Begê ydi'yi onlara vermemek için var gücümüzle direniyoruz. Atli askerlerden bir kaçi ayaklariyla bizi tekmeliyor..Bir tanesi Begê'nin suratina indiriyor tekmeyi. Yere düüyoruz. ydi'yi elimizden aliyorlar. ydi aci aci meleyerek bizden yardim bekliyor. Ne ben ne de Begê ayaa kalkamiyoruz. Kan ter içinde uyaniyorum. Bu sefer ablam yanimda. Ona tüm rüyami anlatiyorum. Begê'nin gün boyu çember içinde kalmasini anlattiim an, benim için getirdii sicak ihlamur bardaini yere düürüyor. Bardak kiriliyor. Benim o kadar çok etkilendiimi fark ettiinde `üzülme bardain ne önemi var' diyor. `Korkma ben yanimdayim. Hem Begê kendisini koruya bilir' diyerek ekliyor. Hayir diyerek kari çikiyorum. Ben olmazsam o yalniz kalir. Ne olur olmaz onun yaninda olmaliyim, diyorum. Ablam `kalk artik ie geç kalacaksin' diyor. Kahvaltimi yapip Harran Üniversitesi Osmanbey kampusüne gitmek için memur servisine biniyorum. Yanina oturduum arkada bana `Üniversite de herkes senin deli olduunu söylüyor ama ben senin gerçekler karisinda bu kadar çok etkilendiini biliyorum. Onlarin görmediini gördüün için onlar senin deli olduunu düünüyorlar' diyor. Ardindan `sistem kendi aleyhine olabilecek düünceleri ortaya çikaran herkese deli der' diyor. Sovyet Rusya'da rejim muhalifleri hep akil hastanelerinde tutulmutur. srail kendi gizli servisinin neler yaptiini anlatan bir gazeteciyi akil hastanesine tikmitir' diyor. Eer sen de sistem aleyhine bu kadar çok fazla gerçei aratirirsan, gayri resmi tarihi ortaya çikarirsan seni de akil hastanesine yollarlar' diyor. Servisten iniyorum. Eve döndüümde ablamin skenderun'a gitmek için hazirliklar yaptiini görüyorum. Vedalaiyoruz. Ablam otogara gitmek için taksiye biniyor.Taksi birkaç

145

dakika içinde gözden kayboluyor. Ardindan Bedirhan'i ariyorum. Cebi sürekli kapali. Ona ulaamiyorum. Yorgunluktan kendimi yataa atip, yeniden uykuya daliyorum. 2008 yilinin Austos ayinda Kuzey Irak engalde Ezidi bir Kürt köyündeyim. Gözüme bir düün alayi iliiyor. Damat Ezidi Kerhxin, ei ise Ezidi aré. Birkaç saat önce evlenmiler. Evlerine giriyorlar. Yatak odasinda göz göze geliyorlar. Kerhxin dünyanin en güzel kadiniyla evlendiinin farkinda. Her ikisi de sabirsiz. aré biraz çekingen. Ne yapacaini bilmiyor. Zaman kazanmak için `biraz yiyecek hazirlayayim' diyor. Kerhxin hiç konumuyor. Sadece gözleriyle karisinin her devinimini dikkatlice izliyor. Gözleri bir an karisinin dolgun kalçalarina iliiyor. aré'nin her adiminda vücudunun her salinimindan çilginca tahrik oluyor. Karisinin saçlari kalçasina kadar uzun. Dakikalar geçiyor. aré'nin saçlari terden yanaklarina ve boynuna yapiiyor. Bu görüntüsü bir erkei ölümüne tahrik edebilir. Yoruldukça dolgun göüsleri bir inip bir kalkiyor. Kerhxin beklemekten çilgina dönmek üzere. Bir kaplanin avini yakalamak için sabirla bekledii o son ani bekliyor. aré son kez yanindan geçerken arkadan ona siki siki sariyor. Bir ceylanin korkudan kalbi nasil atarsa aré'nin kalbi de öyle atiyor. Korku ve heyecandan boazi kuruyor. Kerhxin, aré'nin gelinliini elleriyle yirtiyor. Bir çirpida karisini soyuyor. aré'nin korkudan dili tutulmu. Sirtinda kocasinin gösünü hissediyor. Sirti kor bir atele dalaniyor. Kerhxin'nin elleri dolgun göüslerinde. Göüsleri bir ate parçasiyla yanmakta. Kerhxin bir çirpida karisini kendine çeviriyor. Dudaklarina yapiiyor. aré yaaminda ilk kez öpümenin verdii sarsinti ve hazla bayilmak üzere. Dakikalarca nefes alamiyor. Yaaminda ilk kez cinsellii kefetmenin korku ve hazzini ayni anda yaiyor. Göz açip kapayana kadar Kerhxin de çirilçiplak kaliyor. aré'yi yataa yatiriyor. Gözleri önünde Afroditi bile kiskandiracak bir güzellik yatiyor. Karisinin üzerine yavaça uzaniyor. aré'nin bacaklari arasinda demirden sert, güneten sicak Kerhxin'nin erkeklii. Erkek bedeninin dayanilmaz büyüsüne tanik olan aré'nin kalbi, yerinden çikti çikacak. Doanin kendisine verdii kadinliin ne olduunu yava yava yaiyor. te o an Kerhxin aré'nin içine giriyor. aré, insanlik tarihi boyunca tüm kadinlarin yaadii o korkunç aciyi çok büyük yaiyor. Gözlerinden yalar sessizce yanaklarindan göüslerine iniyor. aré Kerhxin'ni tamamen içinde hissediyor. Hissettii korkunç aci bir süre sonra yerini zevk ve aciya birakiyor. Kocasinin tonlarca airlii altinda kaliyor. Ardindan Kerhxin aré'nin içine hizli hizli girip çikmaya baliyor. aré bu sefer de aldii zevkten bayilmak üzere. Bir süre sonra Kerhxin binlerce yillik Zerdüi/Ezidi ulusunun tohumlarini aré'nin içine boaltiyor. O an güne bu iki insani kutsuyor. Her ikisi de böyle iç içe girmi olarak, sonsuza dein kalmayi ayni anda istiyorlar. Hem Kerhxin hem aré yaamlarinin en doyumsuz zevkini yaamaktalar. te o an köyün meydanina 4 kamyon dolusu bombayla Ezidi Kürt halkinin dümanlari giriyor. Ve kamyonlar Kerhxin'in evinin yaninda havaya uçuruluyor. Bombalarin bir kismi yeni evlilerin yatak odasina düüyor. Birkaç saniye içinde Kerhxin ve aré yanarak ölüyor. aré'nin saçlari Kerhxin'in boynunda. ki insanin bedeni iç içe geçmi ekilde yaniyor... Ezidi halkinin döllenmi yeni bireyi, döllenmi olarak sadece 2 saniye varliini sürdüre biliyor.....

13. Kaynaklar: 1. Jaspers, K.(2000), Felsefe Nedir?. Say Yay.

146

2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14.

Özgen.H.N., (2003), `Van-Özalp ve 33Kurun olayi. Toplumsal Hafizanin Hatirlama ve Unutma Biçimleri.' Adorno. T. , (1999) `Geçmiin lenmesi Ne Demektir?, Defter, Sayi 38, s.121 Walter. Benjamin. (1993) Pasajlar, çev. Ahmet Cemal, Yapi Kredi Yayinlari, stanbul, s.35 Carr, E.H ve J.Fontana (1992) Tarih Yaziminda Nesnellik ve Yalinlik, çev. Özer Ozankaya, mge Kitapevi, Ankara. Ritckie, Donald A. (1995) Doing Oral History, New York, Twayne Publishers. Bell, D. , (2003) `Mit Alanlar: Hafiza, Mitolojik ve Ulusal Kimlik', Humanite, 3 stanbul. (6) Hançerliolu, O. , (2000) `Dünya inançlari Sözlüü', Remzi Yayinlari, stanbul. Yildirim,M.(2009) Yazinsal Türler, Çizgi Kitapevi, Konya. Spivak,C.G., (1988) `' Can the Subaltern Speak?'' (içinde) Marxism and the Interpretation of Culture,(der) C.Nelson & L. Grossberg, University of Illinois Pres. Dündar, Fuat (2001) ttihat ve Terakki'nin Müslümanlari skan Politikasi (1913-1918), letiim Yayinlar, stanbul. Danaciolu, E., (2001) `Geçmiin zleri Yani Baimizdaki Tarih çin Bir Klavuz' Aydin,Z., (2002) ` Uncompromising Nationalism: The Kurdish Question in Turkey', (içinde) S.Sarvan ve N.Balkan (der.), The Politics of Permanent Crisis:Class, Ideology and State .n Turkey, Nova Science Publhs., New York, s:94 Behlülgil, M. (1992), mparatorluk ve Cumhuriyet Dönemlerinde llerimiz, Kendi Basimi. Xemgin, Etem, (2005). `Kürdistan'da Mitoloji ve Dini nançlar (slamiyet Öncesi), Doz Yayinlari, stanbul. Wörterbuch der Literaturwissenschaft Brockhaus: Literatur Brockhaus Metzler Literatur Lexikon Kleines Literarisches Lexikon Shaw, J.S & E.K Shaw (2000)Osmanli mparatorluu ve Modern Türkiyekinci Cilt. stanbul: E Yayinlari. Güngör, Önder (2000) Gelasius'un Kiliçlari-Dünden Bugüne Din-ktidarSiyaset Çatimasi, stanbul: Sarmal Yayinlari. Guest,J.S., (2001) Yezidilerin Tarihi, Avesta Yayinlari, stanbul. Averianov, P..(1990), 19.yy'da Rus, ran ve Osmanli Savalari Sirasinda Kürtler. Tiflis. Ahiska,M. (2002), `Depresif Politika: Hinzirlar ve Kaybedenler', Defter, sayi 45. Augé,M., (2000) Unutma Biçimleri, Om Yayinlari

15. 16. 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. 24. 25. 26.

147

27. 28. 29. 30. 31. 32. 33. 34. 35. 36. 37. 38. 39. 40. 41. 42. 43. 44. 45. 46. 47. 48. 49. 50. 51. 52. 53. 54. 55.

Shayegan, G., (1991) Yarali Bilinç: Geleneksel Toplumlarda Kültürel izofreni Röhlich,Lutz (1966) Sage (2.Auflage), Stuttgart: J.B. Meetzlersche Verlagbuchhandlung. Moltke,H. Von, Türkiye Mektuplari, Remzi Kitapevi, stanbul. Nikitin,B. (1986) Kürtler, Özgürlük Yolu Yayinlari, stanbul. Zizek,S., (2002), deolojinin Yüce Nesnesi, Metis Yayinlari. Xemgin, Etem, (2005). `Kürdistan'da Mitoloji ve Dini nançlar (slamiyet Öncesi), Doz Yayinlari, stanbul. Fikret Bakaya (2009) Resmi tarih tartimalari-7-, Ankara, Maki Basin Yayin. Bruinessen, Martin van. (2003), Aa, eyh, Devlet, letiim Yayinlari Lazarev, Kürt Sorunu 1891-1917 Bakaya F. Çetinolu S (2007) Resmi Tarih Tartimalari 3. Özgür üniversite yayinlari. Rayes, E. (1898), `The Yezidis', Qala d'srara, Urmiye,c.2,. McDowell,David.(1996) A.Modern History of the Kurds. Londra,Tauris, Kemal,Y.(1998), Firat Suyu Kan Akiyor Baksana. Adam Yayinlari. (www.kurdistantime.com) (www.karakocan.info ) www.tarihtopluluu.com) le genocide des Armeniens,Fuat Dündar ile söylei(Nisan,2009) L'Histoire Dergisi. (www.geldik.com) www.suruc.bel.tr Burkay, K., (1992), Geçmiten Bugüne Kürtler Ve Kürdistan, Deng yayinlari, Stokholm. kurdkulturu.blogspot.com Gaunt,D.(2007) Katliamlar,Direni, Koruyucular: 1. Dünya Savainda Dou Anadolu'da Müslüman-Hiristiyan liikileri, Belge Yayinlari, stanbul. Duguid, S (1973) `The Politics of unity: Hamidian policy in Iragi Kurdistan facing modernization' Krakow. Bozaslan,M.E Mem-u Zin www.egitmenim.com/sayfa/osmanli/34.jpg (www.afyon-bld.gov.tr/images/custom/sarhosoglu) ( http//www.egitimboard.com) Rich,C.J.( 1836) Narrative of Residence in Koordistan.2.cilt. Londra:James Duncan Lescot, R. (2001) Yezidiler, Avesta Yayinlari, stanbul.

14. ARV LiSTES 1 : BOA., MKT. MHM., 499/2 (Halep ve Musul'daki Yezidiler'in Askere Alinmasi) 2 : BOA., Y. PRK. BSK., 22/57 (Yezidiler'in Askerlikten Muaf Tutulamayacaklari) 3 : BOA., Y. MTV., 74/33 (Seyhan ahalisinden 20 kadar Yezidi'nin Ömer Pasa'nin Olu ile Seyhan Eski Müdürü Tarafindan Öldürülen 7 Kisinin Kafasini Getirerek Musul Heyet-i Tahkikiyesine Basvurduklari.) 4 : BOA., _. DH., 1297/1310S-53 (Musul Vilayetinin Belli Köylerinde Sakin Yezidiler ile Çesitli Din Firkalarina Mensub Olanlarin ibadet Etmeleri için Mescid ve Okullar

148

insa Edilerek Gerekli Kolayligin Gösterilmesi. ) 5 : BOA, HAT., 376/20475 (Resid Pasa'nin Diyarbakir'in ilerisindeki Kürtlere ve Yezidiler'e Gidip Kimini Te'dib Kimini de Taltif ile Harput'a Geldigi.) 6 : BOA., HAT., 373/20404 Diyarbakir ve Bagdat Arasindaki Sincar Dagi'nda Bulunan Yezidiler Vuruldugu Taktirde Bagdat'a Güvenlik içinde Asker Sevk Edilecegi Hakkinda. 7 : BOA., HR.SYS., 186/34. (Hariciye Siyasi Evraki, 186/34) 8 : BOA., Y. A. HUS., 277/16 Sincar'daki Yezidiler'den Köçek Mirza'nin Yezidiler'in Ruhani ve Yapilmasi. Dünyevi Reisligini Almak Maksadiyla Giristigi Fesat Hareketlerinin Haber Alinmasi Üzerine 4. Ordu Müsirligi ile Musul Valiline icab Eden Tebligatin. 9: BOA., Y. A. HUS., 277/123 (Yezidiler'in Islahi için Bekir Pasa Komutasinda 3 Tabur Asker ile Lüzumu Kadar Süvarinin Sincar'a Gittigi.)

15. Ek:1 Tarih :1306.Ca.13 (15.1.1889 Sali) Bâb-i Âlî Meclis-i Mahsûs Fî 7 Ca sene [1]306 târihlü zabit-nâme sûretidir. Yezîdî tâ'ifesi simdiye kadar kur`âlari isâbet idenler içün an-i cemâ`ata bedel-i nakdî i`tâ itmek olup ba`demâ ahz-i asker kânûn-nâme-i hümâyûn hükmüne tevfîken bedel-i nakdî virmis olsalar bile bes mâh bi_z-zat hidmet-i askeriyede bulunmalari lâzim gelerek hâlbuki hidmet-i fi`liyye-i askeriye hilâf-i âyînleri idügünden ve Mahallî Redîf Kumândânligi_nca tâ'ife-i merkûme haklarinda hükm-i kânûnun tamamen icrâsi taleb olunmakda olmasi hasebiyle rihlete basladiklarindan bahisle üç yüz senesine kadar bekâyâda bulunan ahâlinin ve bu meyânda Yezîdîlerin afvi ahâli-i sâ'ire ile berâber bunlarin dahî teskîn-i melce'ini mûcib olacagi gibi üç yüz bir senesinden i`tibâren ahâli-i sâ'ire misüllü ahz-i asker mu`âmelesine muvâfakat itmeleri me'mûl oldigina dâ'ir vilâyet-i müsârü_nileyhâdan alinan muharrerât üzerine taraf-i ser-askeriyeye gönderilen tezkire tâkimiyla kirâ'et olundu. Ser-asker-i müsârü_n-ileyhin hülâsa-i cevâbi zikr olunan kânûn-nâme-i hümâyûn târih-i Tesrin-i Evvel isimlerine kur`a isâbetle bekâyâda bulunan efrâdin

149

sûret-i istihdâmlari meclis-i askeriyece der-dest-i tezkire oldigina Yezîdî tâ'ifesinin seniye-i sâbika kur`a bekâyâsi hakkinda virilecek karâra göre mu`âmele olunacagi bedîhî isede ahz-i asker kânûn hükmünce bedel-i nakdî virmek isteyenlerin mutlakâ nizâmiye tâbûrlarinda bes mâh bi_z-zât hidmet-i askeriyede bulunmasi lâzimeden olup bunlar hakkinda bir mu`âmele-i istisnâyen gösterilmesi dahî câ'iz olamiyacagina binâ'en ol-bâbda icrâsi iktizâ iden mu`âmelenin istifsârindan ibâret olup vâki`an tâ'ife-i merkûme hakkinda bir mu'âmele-i istisnâyen icrâsi câ'iz olmamakla berâber sû-i sirâyet mahzûrini dahî müntiç olacagina ve Haleb vilâyeti 189 Ek 1/1 dâhilinde bulunan Yezîdî tâ'ifesi hakkinda ahz-i asker kânûn-nâme-i hümâyûn ahkâmina tevfîk mu`âmele olunmakda idügü dahî Haleb vilâyeti_nden cevâben alinup mezkûr tezkire ile birlesdirilen telgrâf-nâmeden müstebân olmasina nazaran tâ'ife-i mezbûreden Musul_da bulunanlar hakkinda dahî kânûn-nâme-i mezkûrun tamamen ceryâni lâzim geleceginin cevâben taraf-i askeriye is`ârina karâr virildi. Aslina mutâbikdir Amedî Divân-i Hümâyûn

Ek: 1

150

151

Information

151 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

436830