Read mart.indd text version

Röportaj

Röportaj: Efe Babacan

[email protected]

stanbul'u dinliyorum,

gözlerim kapali, objektifim açik.

64

.com mart 2008

Sina ile tanimamiz baka bir fotorafçi arkadaim sayesinde oldu. Kendisi de benim gibi bir stanbul aii. Portfolyosunu inceledikten sonra Sina'yi aradim ve Taksim'de bulutuk. Taksim meydaninda baladiimiz röportaj Asmali Mescit' te sona erdi. Daha önce hiç yürürken röportaj yapmamitim. Bir ilke daha imza attik Sina'yla... Ne de olsa ikimizde çok uzaklardan gelip tarihte bir dönemin kapatilip yeni bir dönemin balatilmasina yol açan yedi tepeli bu güzel ehre; stanbul'a âik olmutuk. Belki Orhan Veli gibi yillar sonra bile unutulmayacak bir iir yazmadi ama unutulmayacak stanbul fotoraflari çekti. 2004 yilinda üniversiteyi bitiren Sina, stanbul'a olan dükünlüünü çektii stanbul fotoraflariyla süslemeye baladi. stanbul fotoraflari ve sevgisi onu, bir dönem "stanbul.com" ve "In stanbul" dergisinde fotoraf editörü olarak çalimaya yöneltti. Sina Demiral'in fotoraf ve fotorafçilik hakkinda düünceleri, genel olarak herkesin fotoraf çekebilecei ama pek azinin sanatsal kaygiyla deklanöre basabildii temeline dayaniyor. Fotorafi anlamli kilacak kompozisyon öelerinin, o ani en iyi yansitabilecek iik deeriyle yaratici bir baki açisi eliinde dondurulduuna inaniyor. Fotorafta dijital müdahalelere kari olmadiini, çain bir gereksinimi olarak eer doru yerde doru fotorafa uygulandiinda sanatsal deerini artiracaksa yapilmasi gerektiine de inaniyor. Sina Demiral'in fotoraflari yurt içinde ve yurt diinda çeitli dergilerde yayinlandi. Uluslararasi fotoraf yarimalarinda birincilikleri var. Katildii karma sergiler haricinde 2007 yilinin sonbaharinda Özgür Çakir ile birlikte açtiklari "stanbul'da" sergisi çok ses getirdi. Ulusal medyanin da ilgi odai olmasi fotoraflarini görünce hiç de airtici gelmedi.

stanbul serisinden

Housewife adli fotoraf Kuzguncuk'ta çekildi. Eimin yüksek olduu bir sokak var; orada çekim yapmayi çok seviyorum. Bu fotoraf gün iiinda çekildi. Özellikle bulutlu havada çekim yapmak, bulutlarin doal bir emsiye görevi üstlendiinden portre fotorafinda çok iyi oluyor. Fotorafi çektikten sonra ilk yaptiim ilem Shadow/Highlight ile muhtemel gölgeleri biraz açmak oldu. Böylece konunun arka plandan çok kopuk olmasinin önüne geçtim. Daha sonra yüz bölgesinin pürüzsüzlüü için Clone Stamp kullandim. Ayrica gözün beyazini Dodge ile yeteri miktarda açtim. Yine göz bölgesinde makyaji Burn ile bir miktar yaktim. Yanaklarin daha çekici olmasi için Brush ile Oppacity deeri çok düük olarak turuncu - ten rengi arasi bir tonda küçük dokunular yaptim. Bunun haricinde Photoshop'ta en çok kullandiim plug-in'ler ile (Nikkolor, DCE Tools ve Digital Film Tools 55mm plugins) arka planin renk doygunluunu artirdim. Fotorafin ton dengesini daha sicak yaptim. Yaptiim ilemler sonucunda pastel tonlara ulamak çok houma gidiyor. Bu ilemleri çok abartmadan kullanmanin fotorafin estetik deerini artirdiini düünüyorum. Konu stanbul olunca ise fotorafta çok az ilem yapiyorum. Levels dengesi ile Brightness/Contrast ve çounlukla Nikkolor plug-ini eklentisi ile kullandiim Cross Process ilemlerini kullanmam yeterli oluyor.

stanbul bana labirentteymiim hissi veriyor

Diyarbakir'da dodunuz ve 2000'den beri stanbul'dasiniz. Sizi stanbul fotorafçisi olarak taniyorlar. Tüm ilhaminizi stanbul'dan mi aliyorsunuz? En çok hangi semtlerinde fotoraf çekiyorsunuz? Fotorafin benim için anlami balarda stanbul ile özdelemiti. Bunun hikâyesi de aslinda bir o kadar ilginç. stanbul'a kalici olarak geldiim 2000 yilindan fotoraf çekmeye baladiim 2004 yilina kadar geçen zamanda stanbul'da yaamaktan holanmiyorken fotoraf ile birlikte stanbul'un tarihi, kültürü, farkli mekânlari, yaayan insanlari, vapurlari; kimi zaman düzeni kimi zaman düzensizlii beni etkilemeye baladi. Fotorafa ilk olarak stanbul fotoraflari çekerek baladim. Fotoraflarimin bir yerinde mutlaka bir stanbul kokusu çou zaman tamamiyla stanbul kokusu vardi. Aslen Diyarbakirliyim. Üniversiteyi kazanip stanbul'a yerleinceye kadar Diyarbakir'da yaadim. Kalben ise stanbulluyum. 2000 yilindan beri kalbim burada atiyor. stanbul'a aiim ve benim gibi âik milyonlarca insan var bunun da farkindayim. stanbul fotorafçisi olmak zor deil aslinda ama bunun bu kadar etkili bir biçimde dile

getirilmesi için farkli açilar ile stanbul fotoraflari çekmek yatiyor olabilir diye düünüyorum. Ayrica balarda sadece kendim için çekerken daha sonra 1 seneye yakin bir sure "In Istanbul" dergisinde fotoraf editörlüü de yapmamin da etkisi büyük. Özellikle bu 1 bir senelik süreçte stanbul'u daha youn yaadim. 8 sene içinde hala görmediim yerleri, girmediim sokai ve yaamadiim mekânlari olduunu bilmek heyecan veriyor. stanbul bana labirentteymiim hissi veriyor. Kimi zaman bulmaca gibi Galata'yi Sultanahmet ile nasil ayni kadraja alabilirim hesaplari kurcaliyor kafami. Bu ehrin ritmi, sokai ve sesini de dâhil etmek lazim olduunda Taksim'e atiyorum kendimi. Kaçmak istediimde gittiimde mekânlar Kuzguncuk ya da Balat oluyor. Eminönü ise her daim vazgeçilmezim. Fotoraf çekerken yaadiiniz ilginç bir hikâyeyi anlatir misiniz? O kadar çok olay var ki bunlardan biri, dergi için gittiim bir çekimden dönüte Çengelköy sahilde fotoraf çekerken yaandi. skeleye yanaan bir motoru çekerken, motordan biri indi ve sira dii bir ekilde iskeledeki lambalardan birinin yanina gidip elindeki fotoraf makinesini çikartti.

66

.com mart 2008

Röportaj

"Labirentteymi hissi veriyor stanbul bana. Kimi zaman bulmaca gibi Galata'yi Sultanahmet ile nasil ayni kadraja alabilirim hesaplari kurcaliyor kafami."

stanbul serisinden

67 .com mart 2008

Balat

"Belgesel fotorafin amaci gerei sadece küçük düzenlemeler yapilabileceini; buna karin reklam, konsept veya portre fotorafinda her türlü ileme ve hayal gücüne açik olduunu düünüyorum."

stanbul serisinden Lambaya yakin çaliiyordu ve motordan inen herkes ona bakiyordu. "Tamam! Bu da bizden, bir fotorafçi yakaladim" dedim. Yakin plan girerek fotorafçinin fotorafini çekmeye baladim. Sonrasinda bu arkada iskeleden çikarken arkasindan yaklaip omzuna dokundum ve çektiim fotorafini ona göstermek istedim. Elimi omzuna dokunmamla bir anda dönüp bana bakti ve "Sina?" dedi. Çok airdim. Fotoraflarimizi paylatiimiz bir internet sitesinden taniyormu beni. Hayli ilginç bir gündü sonra oturduk muhabbet ettik, yüz yüze de tanimi olduk.

Sokak serisinden Baarisiz bir fotorafin Photoshop müdahalesiyle bir miktar kurtarilabilineceini bilsem de bunun fotorafin kalitesinden bir miktar alip götürdüünü ve gerçekçiliini düürdüünü düünüyorum. Hem iyi fotoraf çekmek hem de Photoshop'u etkili kullanmak gerektiine inaniyorum. leriye dönük projeleriniz var mi? Moda fotorafçilii ilgimi çekiyor ve fotorafçiliin bu alaninda profesyonel iler çikarmak istiyorum. Bunun diinda stanbul fotoraflari elbette devam edecek. Bu sene de ayrica "yolculuk" konusu ilgimi çekiyor. Özellikle stanbul'da insanlarin hayatinin neredeyse onda biri yolda geçiyor. Vapurda, tramvayda, metroda ya da otobüste nerede olursam mutlaka fotoraf makinem yanimda oluyor. Fotoraflarinizi internette paylaiyor musunuz? Fotoraflarimi http://sinademiral.deviantart.com adresinde paylaiyorum. Gerek yurt içinde, gerekse yurt diindan birçok fotoraf meraklisi ile sanal fotoraf paylaim sitelerinde buluabiliyorsunuz. Fotoraf çeken ve fotoraflarini paylamak isteyen herkese tavsiye ederim çünkü fotoraflar paylatikça, fotoraf hakkinda konutukça daha anlamli oluyor. Ayrica, kiisel sayfam www.sinademiral.com adresinde de fotoraflarimi paylaiyorum.

Dijitalin karanlik odasi Photoshop

Photoshop veya dier programlari kullaniyor musunuz? Photoshop hakkindaki düünceleriniz? Photoshop kullaniyorum. Dijitalin karanlik odasi olduunu da düünüyorum ve kendi çapimda belli bir düzeye kadar düzenleme ve manipülasyon yapiyorum. Fotoraf konusunda özellikle analog dünyasiyla dijitalden sonra tanimi biri olmam itibariyle olsa gerek Photoshop konusunda pek de muhafazakâr deilim. Fotorafin çekim amacina ve konusuna göre yapilacak bazi ilemler olduuna inaniyorum. Belgesel fotorafin amaci gerei sadece küçük düzenlemeler yapilabileceini; buna karin reklam, konsept veya portre fotorafinda her türlü ileme ve hayal gücüne açik olduunu düünüyorum. Yine de fotorafin çekildii an "fotoraf" gibi olmasi gerekiyor.

Nikkolor ve Digital Film Tools 55mm

Photoshop`un gücünün boyutlari nedir? Bir fotoraf karesi post production'dan sonra ne kadar deiebilir? Ne gibi manipülasyonlar yapilabilir?

68

.com mart 2008

Röportaj

stanbul serisinden Bunun kesinlikle bir siniri yok. Tamamiyla kiinin hayal gücü ve Photoshop bilgisine balidir. Konu tasarim, grafik ve fotoraf manipülasyonu olduunda kullanicinin tamamen özgür olmasi gerektiine inaniyorum. Bunlari desteklesem de benim fotoraf anlayiim gerei, fotoraflarimda sadece renk manipülasyonlariyla uraiyorum. Özellikle fotoraf ile ilgilenen ve fotoraflarini dijital ortamda düzenleyen her fotorafçinin mutlaka Photoshop veya benzer programlari bilmesi gerek. Ayrica bununla yetinmeyip Photoshop ile daha rahat çalimalarini salayacak çok çeitli plug-in eklentilerini de indirmelerini tavsiye ederim. Özellikle Nikkolor ve Digital Film Tools 55mm eklentilerini kullanmalarini önerebilirim.

Atatürk

En çok kimin fotorafini çekmek isterdiniz? Sanirim Atatürk olurdu. Onun portresini çekmek, arivimde Atatürk portresi olmasi sanirim çok heyecan ve gurur verici bir durum olurdu. Heyecanina katiliyorum. Atatürk'ün tek kare fotorafini çekmek için her eyi verirdim. Peki, Türkiye'den veya yurtdiindan beendiiniz fotorafçilar kimler? Türkiye'de çok baarili fotorafçilar var. Özellikle fotoraf ile ileri amatör düzeyde ilgilenenleri daha baarili buluyorum. Sinema sektöründeki baimsiz filmler gibi, baimsiz fotorafçilarin daha yaratici olduunu görüyorum. Türkiye'den Erdal Kinaci, Akif Hakan Çelebi ve yurt diindan Adrzej Dragan beenerek takip ettiklerim arasindadir.

69

.com mart 2008

Information

mart.indd

6 pages

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

923162