Read Yusuf Atýlganýn Aylak Adam Romaný ve Roman Kiþisi üzerine text version

Yusuf Atilgan'in Aylak Adam Romani ve A...'dan C.'ya (A üç noktadan C noktaya) Roman kiisi Ali BÜYÜKASLAN

Université Marc Bloch / Strasbourg Département d'Etudes turques [email protected] ÖZET Yusuf Atilgan Türk edebiyatinda ismi çok kisa bir süre duyulmu ancak biraktii iki romaniyla Türk romancilari arasinda önemli bir yere sahip olmayi baarmitir. Eletirmenlerin oldukça dikkat çeken bir roman olarak ele alip inceledikleri Aylak Adam adli roman, kii odakli, psikolojik analizlerin çokca yapildii, roman bakiisi olan Aylak adamin toplumsal konumunun tüm ayrintilariyla incelendii bir romandir. 50'li yillardan itibaren Fransa'dan Avrupa'ya yayilan Yeni Roman hareketi, klasik romanlarin hemen hepsine kari çikarak neredeyse bunlari yok sayiyor, bu romanlarda ele alinan, ilenen kimi kavramlari "eskimi kavramlar" olarak niteliyordu. Geleneksel romandaki kii kavramini da eskimi bir kavram olarak niteleyen yeni romancilar, olaanüstü özelliklerle donanmi, maceralar peinde koan, kiilikleriyle, kahramanliklariyla okuyucuyu kendisine hayran biraktiran roman kahramanina kari çikiyorlar, onlari geleneksel konumlarindan çikararak, daha çok psikolojik görünümleriyle öne çikan birer birey olarak ele aliyorlardi. Modern dünyanin insani da, birey olarak yaamakta, birey olarak varliini sürdürmekte, sadece var olmaktadir. Bu varolu Yusuf Atilgan'in romaninda aylaklikla kendini göstermekte, kim olduu, ne olduu hiç önemli olmayan hatta adi bile çok önemli olmayan, herhangi bir kiidir bu insan, C.'dir örnein ya da A. Robbe-Grillet'nin Kiskançlik adli romanindaki A...'dir. Roman kiisinin klasik romanlardan farkli bir baki açisiyla ele alinip okuyucuya sunulduu, romandaki yaantisi, düünceleri, hareketleri ve olaandiiliiyla aylak bir adamla kari kariyayiz. Çalimamizda bu aylak adamin, bir roman kiisi olarak edindii konum, romanda kii kavrami çerçevesinde ele alinip incelenecektir. Anahtar kelimeler: Roman kiisi, Aylak Adam, Yusuf Atilgan, Yeni Roman RESUME Avec ses deux romans, Atilgan réussit à prendre une place importante parmi les romanciers turcs dans les années 60. Son roman intitulé Aylak Adam (L'homme vagabond) fut considéré par les critiques comme une oeuvre intéressante traversée de nombreuses analyses psychologiques, oeuvre dont le personnage principal était un `vagabond', présenté dans sa situation sociale. Le Nouveau Roman qui s'opposait à la conception du roman classique mettait en question une nouvelle approche du roman. Pour les nouveaux romanciers certaines notions comme l'histoire, la description, le personnage, le temps et l'espace étaient `périmées'. Le conception du personnage dans les romans classiques perdit son importance avec eux en raison du changement de la société changeait et de l'individu. Ainsi, les personnages romanesques n'étaient désormais ni des `héros' à admirer, ni des types `exemplaires', ils n'étaient que des individus similaires aux autres, typiques de la société dans laquelle ils vivaient. L'homme du monde moderne était considéré comme un individu vivant en tant que tel aussi bien dans les romans que dans la société. Atilgan dans son roman `Aylak Adam' décrivait ce personnage, sans lui donner d'importance particulière, ni même un nom ou une identité comme cela se faisait dans les romans classiques. Il désignait son protagoniste par la seule initiale C. Le même procédé était utilisé par Alain Robbe-Grillet, chef des nouveaux romanciers qui appelait son protagoniste, A... dans son roman La Jalousie. Ce travail a pour but d'appréhender le protagoniste du roman Aylak Adam, dans une nouvelle conception romanesque des personnages. Mots-clés: Personnage romanesque, Aylak Adam, Yusuf Atilgan, Nouveau Roman

1

Niçin Aylak Adam Niçin Yusuf Atilgan? Öncelikle bu sorunun cevabini vermenin bu çalimanin anlailmasina katki salayacaina inaniyoruz. Bu cevabi olutururken bize ilginç gelen ey, 1959 yilinda yayimlanan bir Türk romaninin ayni yillarda Fransa'da ortaya çikan Yeni Roman akiminin öncelikli olarak ortaya koyduu romana ilikin kimi özel nitelikleri uygulamaya koyma çabasini görmemizdi. Bu konuda ilk dikkatimizi çeken ey, Aylak Adam adli romandaki roman kiisinin ismi olmutu. C.* Bilinen klâsik adlandirmalarin diinda bir adlandirmaydi o an için. Yeni romandaki kii anlayii, roman kiisinin klâsik romanlardakinden farklilatiini göstermek için onu adeta romandan kovarcasina, bir isim bile vermeyerek okuyucuyu kiiler üzerine deil, romanin, yazinin, kurgunun kendisi üzerine dikkat çekmeye yönlendiriyordu. Bilindii üzere klâsik olarak tanimlanan romanlar adeta roman kahramanlariyla özdelemilerdi. Roman kiisine getirdii anlayila Aylak Adam adli romanin, roman kiisi olarak yeni roman anlayiina sahip romanlardaki kii özellikleriyle incelenmeye deer olduunu düündük. Nitekim yine bu romanda yer alan bir baka kiinin adi da B.'ydi. Aylak Adam romaninda uygulanan kimi teknikler de bu romanin ödül jürisinde bulunan üyelerin dikkatini çekmi, romanci `iyi bir kuma' olarak nitelendirilmitir. Nitekim Atilgan Fransizcaya da çevirisi yapilan dier romani Anayurt Oteli ile edebiyatimizin en dikkat çekici isimlerinden biri olmutur. Yusuf Atilgan Türk edebiyatinda ismi çok kisa bir süre duyulmu ancak biraktii iki romaniyla Türk romancilari arasinda önemli bir yere sahip olmayi baarmitir. Eletirmenlerin oldukça dikkat çeken bir roman olarak ele alip inceledikleri Aylak Adam adli roman, kii odakli, psikolojik analizlerin çokca yapildii, roman bakiisi olan Aylak adamin toplumsal konumunun tüm ayrintilariyla incelendii bir romandir. 1958 yilinda Yunus Nadi Roman ödülünü kazanan Aylak Adam, Atilgan'in ilk romanidir. Atilgan bu ilk romanini yayimladii yillarda, baarili bir üniversite örenciliinden sonra adeta inzivaya çekildii Manisa'nin Haciharmanli köyünde yaamini devam ettirirken bir yandan gazete ve dergiler için çeviriler yapmakta, öyküler yazmakta öte yandan köydeki ilerle de uramaktadir. Bu siralarda Batidan okuduu yazarlar, Gide, Montherlant, Camus,

Burada bir konuyu belirtmekte yarar görüyoruz. Yusuf Atilgan'a ilikin bütün deerlendirmelerin, güzel bir bibliyografya ile sunulduu, bibliyografyadaki yazilarin hemen tamaminin yer aldii "Yusuf Atilgan'a Armaan" adli kitapta yer alan Ekrem Iin'a ait "Gündelik Yaamin Eletirisi: Aylak Adam" isimli (ss.274-291) Tan Seçki'de yayimlandii belirtilen ve bizce Aylak Adam üzerine bu kitapta yer alan belki de en önemli yazida Aylak Adam romaninin bakiisi, dalginlik eseri ya da dizgi hatasi olarak üç ayri ekilde geçmektedir. C. (C nokta), C (Ce) ve C, (C virgül). Oysa romanda bu isim tek bir ekilde geçmektedir.

*

2

Sartre, Simenon, Joyce, Gren gibi yazarlarin yaninda kiskanarak okuduunu söyledii iki yazar daha vardir. Çehov ve Faulkner.

Yeni Bir Roman, Yeni Bir Kii Atilgan'in Aylak Adam'i yazdii yillara baktiimizda, bu yillarin Batida Yeni Roman anlayiinin ortaya çiktii yillar olduunu görürüz. Kendilerine Yeni Romancilar, Baki romancilari vb. birtakim isimler verilen bu romancilar, aslinda her ne kadar kendileri reddetse de bir kuram etrafinda bir araya geliyorlardi. `Geçmiin romanina kari çikmak'. Onlari bir araya getiren ey buydu. Geçmiin romanina kari çikarken de Alain Robbe-Grillet'nin Yeni Bir Roman çin (Pour un Nouveau Roman) adli eserinde dile getirdii romana ilikin kimi söylemleri, tezleri paylaiyorlardi. Robbe-Grillet'ye göre romanda eskimi bazi kavramlar vardi. Bunlar yeni bir anlayi, yeni bir yorumla ele alinmaliydi. Bunlar hikaye, kii, anlatim, zaman ve mekan kavramlariydi. Bu kavramlara getirdikleri yorumlar ve romanlarinda bunlara yükledikleri fonksiyonlarla aslinda romana ilikin savunduklarini uyguluyorlardi. Nitekim bu, Zeraffa'nin deyiiyle, "Eer romandaki kii anlayii deiiyorsa bu romanin deitii anlamina gelmekteydi." (Zeraffa, 1969, 9) Deien bir roman anlayiinin ürünü olarak deien bir roman kiisi anlayiiyla kari kariya kaliniyordu. Modern toplumun sosyal statülerine göre deerlendirilmeyen kiileri, kahramanliklari ya da yaamlariyla örnek gösterilen tipler olmaktan çikiyor, bireyler olarak romanlarda yer almaya baliyorlardi. Yaadii topluma yabancilaan bu bireylerin psikolojik sorunlari iç konuma teknikleriyle dile getiriliyor, romanlarda okuyucunun hayranlikla maceralarini izledii kahramanlar kayboluyordu. Nitekim A. Robbe-Grillet, sinema günleri çerçevesinde geldii stanbul'da kendisiyle yapilan bir söyleide unlari söylüyordu: "Kahramansiz, hikâyesiz kitaplar yazdiimi söylediler. u doru, bizdeki kitap kahramani artik Balzac'takilere benzemiyordu. Ama Sarraute'un dedii gibi, Balzac'in kahramanlari öleli zaten çok olmutu. Geleneksel romanda kahraman, bir sosyal statüyle ekillenir. Eer bu statüyü ortadan kaldirirsaniz, kahramani da bitirmi olursunuz. Yaptiimiz buydu, ama insani edebiyattan kovmu deildik. Dünya da, insanin dünyayi algilayii da kökünden deimiti." (www.ykykultur.com) Cervantes'in Donkiot adli romaniyla balayan `birey eksenli romanlar' (Tekin, 2001, 72), 19. yüzyilda psikoloji biliminin de geliimiyle daha çok görülmeye balanmitir. Nitekim önceleri olaylarin yönlendirdii ve olaylarla ilgisiyle kendilerini tanidiimiz, gördüümüz roman kiileri artik iyiden iyiye kendilerini hissettirmeye balamilardir. Her biri birer klâsik 3

roman kahramani olarak adlandirilan bu kahramanlarin isimleri kimi zaman romanlarin isimleri olurken, okuyucu onlarla gülüp onlarla aliyordu. Örnein Eugénie Grandet, Goriot Baba, Thérese Raquin, Mme Bovary gibi. Adlarini romanlara veren bu roman kiilerinin hemen hepsi aslinda adeta birer kahraman gibi okuyucuya sunuluyordu. Ve bu kahramanlarin okuyuculara verecei kimi mesajlar okuyucuda etki uyandiriyor ve onlarin romanla bütünlemesini saliyordu. Böyle olunca da klasik romanlar bir çirpida okunan, elden dümeyen kitaplar haline geliyordu. Oysa Yeni roman anlayii roman kiisini kahraman olmaktan çikariyor, onu kurgunun, yazinin sadece bir araci haline getiriyordu. Sarraute'tan yapacaimiz u alintida modern romanin kiiye bakiini ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir. "Eskiden her eyi vardi; çeit çeit eyalarla imartilmiti; özel bakimlarla kuatilmiti; (...) Zamanla her eyini yitirdi: Atalarini, özenle yapilmi, bodrum katindan tavan arasina kadar çeitli eyâlarla tiklim tiklim doldurulmu evini, en deersiz incik boncuuna kadar her eyini; (...) her eyden önemlisi, sadece kendine özgün kiiliini, ismine kadar her eyini..." (Sarraute, 1985, 38) Yine roman kiisinin romanin tarihi içerisinde deien konumu ve yerine ilikin Aytür'ün söyledikleri kayda deer görülmektedir. "Kii romanda her zaman önemli bir öe olmutur, ancak gerçekçi romanda baki açisinin kazandii önem kiilere verilen önemi daha da artirir. (...) Çünkü gerçekçi romanda olgularin verilmesinde ve yorumlanmasinda en air yük, yazarin her eyi bilen baki açisina deil, yarattii kiilere ve onlarin baki açisina düer." (Aytür, 1977, 59) Yeni roman anlayii balaminda geçmie ait hemen tüm özelliklerini kaybetmeye yüz tutmu roman kahramanlarinin artik isimleriyle, geçmileriyle, sahip olduklari yeteneklerle, donandiklari kimi zaman olaanüstü kimi zaman okuyucuda `ah ne kahraman insan' duygularini uyandiran özelliklerden siyrilmi, artik romandaki bakiilerin, tirnak içerisinde "kahramanlarin" çaliilmaktadir. "Modern roman (...) insanin iç dünyasina, ruhuna, bilinçaltina eilir. nsanin iç dünya zenginliini kefe çikar. Modern romanci, gerçein di dünyada deil; insanin iç dünyasinda, ruhsal dünyasinda sakli olduuna inandi ve toplum yerine bireye, sosyal olan yerine psikolojik olana yöneldi."(Çetin, 2003, 105) Atilgan'in bu romanda okuyucuya bilinenin diinda bir roman kiisi sunduu açiktir. Bu öyle bir kiidir ki meslei aylakliktir. Okuyucuya vermek istedii bir mesaji var midir bu romanin? Ya da niçin yazmitir bu romani Atilgan? 4 bu özellikleriyle öne çikan kiiler olmadii ortaya konulmaya

Orhan Kemal'in jüri üyesi olarak bu romana ilikin söyledikleri, bize Fransa'da yeni romancilar için söylenenleri hatirlatiyordu adeta. "Aylak Adam'i okudum. Güzel roman dorusu...(...) Ama biraz filozof... Bunalan genç adamlar ve meyhaneler... Ve bu adam yaiyor, seviiyor, güzel. Romanin kapaini kapatinca bana vermek istedii, bana duyurmak zahmetine katlandii mesaji ne? Kaypak bir mesaji var ama bir roman için, hem de iyi bir roman için bu yetmez.... (Yusuf Atilgan'a Armaan, 1992, 35) Orhan Kemal'in söylediklerinin benzerleri, Yeni romancilarin kitaplari okunduunda benzer eletirilerle karilaiyordu. Ne söylenmek, ne anlatilmak isteniyordu bu romanlarda? Klâsik roman okuyucusunun aliik olmadii tarzda ortaya konan bu eserler okuyucuyu romandan uzaklatiriyor eletirileri dolamaya balamiti edebiyat çevrelerinde. Oysa, yeni romancilar için roman, bir `maceranin anlatimindan daha çok yazinin macerasiydi.' Yazinin macerasi salam bir dil, salam bir kurgu gelitirmeyle salaniyordu. Nitekim Atilgan kendisine nasil yazdii sorulduunda "Her kelime ve cümle üzerinde dururum" diyerek kullandii dile özen gösterdiini belirtiyordu (YAA, 66). Yazarliin kendisinin meslei olmadiini söyleyen yazar, (YAA, 66) yazdiklarindan para geldiinde tuhaf olur. Ben istediim için yaziyorum derken, yazmanin, yaziyor olmanin ve hiçbir eye angaje olmadan yazmanin üzerinde duruyordu. Kafka ve Proust'u çokça okuyan yazar, bu süreçte Anayurt Oteli isimli ikinci romanini yazmitir. Ancak daha önce yazdii Aylak Adam ona göre "bir çeit günlük yaamin eletirisiydi, bir kari çikiti. Yani kültürlü bir aydinin bazi toplumsal kurallara, evlilie, eli paketli olmaya vb. kari çikii; özgürlüe tutkunluuydu." (YAA, 66) Olmayani aramanin temel amaç olduu bir aylaklii yansitan bu romani yazarken Atilgan, Varoluçuluktan etkilendiini dile getirmektedir. (YAA, 76) Klasik romanlarin okuyucularinin aradiklarini çok da bulamadiklari bu yeni romanlar aslinda deien toplumun deien romanlariydi. Yalnizlaan insanlar, birey olarak toplumsal varliklarini sürdüren roman kiileri, psikolojileriyle toplumda kendilerinden bahsedilen insanlar artik bir maceranin öznesi olmuyorlardi. Aylak adamin tek macerasi "iki kiiden oluan ve sevgi üzerine kurulu bir dünyayi aramakti." Romandaki konumunu psikoloji analizler balaminda ele aldiimizda, her eyin sevgiyle kurulabileceine, iki kiilik bir dünyanin sevgiyle oluabilecei, ai bir fahieden bekledii sevginin aslinda kitabin baindan beri aradii anne sevgisi olduu kanaatine varabiliriz.

5

Atilgan'in edebiyat çevrelerinde büyük ilgi uyandiran iki romaninda da kiilerin bir yabancilik ve yalnizlik yaadiklari görülmektedir. Bu yabancilik romanin bakiisi C.'yi toplumun deer yargilariyla çatimaya götürür.

Bir Roman Eletirisi Olarak Aylak Adam Romana ilikin düüncelerini dile getirdii Yeni Bir Roman çin adli kitabinda RobbeGrillet eskimi kavramlardan bahsediyordu. Kiskançlik adli romaninda bu kavramlarin, romana ilikin taidii düüncelerin bir uygulamasini yapiyordu adeta. A... olarak adlandirdii roman kiisi hakkinda klâsik romanlardaki gibi bir bilgi vermezken, roman bakiisi olarak adlandiracaimiz anlaticinin da varliini çok dikkatli bir okumayla fark edebiliyoruz. Kiskançlik adli romanda A... ve Franck'in Afrika romani hakkinda konuurken yaptiklari, yazarin romana ilikin düüncelerini okuyucuya aktarmaktan baka bir ey deildi. Afrika romani klâsik bir roman olarak eletirilmekteydi. Atilgan'in Aylak Adam'daki C.'nin da Kiskançlik romanindaki gibi romanlara ve yazarlara ilikin kimi düünceleri ve eletirileri de yer almaktadir. "Kötü yazarin yasak bölgesi. Neydi o kaldirip attiim dünkü kitap! Adam sabah kalkiyor, yüzünü yikiyor, parkta oturuyor, yemek yiyor, sevgilisiyle dolaiyor, gecenin bir vakti evine gelip yatiyor. Hiç mi çii gelmedi? nanilacak ey deil. Parktayken sikimi, gövdesi kalin bir aaca yanami, kimse geliyor mu diye yanina yöresine bakindiktan sonra aacin dibine iemitir." (Aylak Adam, 13). Aylak adamin roman kiilerinin bakalatirilmasina, farklilatirilmasina olan kari çikii bir eletiriye dönüürken, bu bakalatirmayi yapan yazarlar kötü yazar olarak

tanimlaniyordu. Kiskançlik romaninda Robbe-Grillet'nin Afrika romani eletirisiyle yaptiini C., doalliktan uzaklatirilan roman kiileri için yapmaktadir. Roman kiisi ona göre, ihtiyaci olduunda tuvaletini yapmali, okuyucunun gözleri önünde bu gerçeklemelidir. Nitekim anlatici, C.'nin bu düüncesini dorulamak için hemen arkasindan u cümleyi yerletiriyordu: "Ayakyolundan çikinca tira oldu. Yüzünü yikadi. Giyindi, çikti." (Aylak Adam, 13). Atilgan'a göre romandaki kii, klâsik roman kahramanlarinin toplumsal örnek oluturmalarinin aksine, psikolojik sorunlari, yaadiklari ve yaamadiklariyla, takintilariyla ele alinmaliydi romanda. Gezen, uyuyan, yiyen, içen, çii gelen, cinsel dürtülerini gerçekletiren kiiler yer almaliydi romanda. Ona göre kötü yazar, romanina yasak bölgeler koyan yazardi. Romandaki kiilerin kim olduklari çok önemli deildi. Aylak olabilirlerdi. Adlari, meslekleri, sosyal statüleri çok da önemli deildi. Kiskançlik'taki A... gibi Aylak Adam'daki 6

C.da olaanüstülükleri ya da sosyal konumlariyla romanda yer almiyorlardi. Hayatin içinden birer insandilar. Onlar Aylak Adam'da olduu gibi ayak yoluna gider, sarho olup dayak yerlerdi. Aykiriliklar yaparlardi onlar. Takim elbiseleriyle yolda yürürken simitçiden simit alip yerlerken kendilerine bakilmamaliydi. Çünkü sokakta takim elbiseli birinin simit yemesi yasak olmamaliydi. nsanin adlandirilmasi da insana ait en az bilgileri vermesiyle ayni anlamdaydi. Onu adlandirmak, ona bir ad vermek ancak bakalari tarafindan yapiliyordu. "...Bence insanin adi onunla en az ilgili olan yanidir. Doar domaz, o bilmeden bakalari veriyor. Ama yapiip kaliyor ona."(Aylak Adam, 63) Aylak adama ilikin bildiklerimiz oldukça sinirlidir. Aylak Adam'daki C. adli roman bakiisinin geçmiine ait ulaabileceimiz bilgiler oldukça sinirlidir. 28 yalarinda, içerisinde hizmetçilerin olduu evde çocukluunun geçtii söylenen, kumar dükünü babasi olan bir roman kiisidir C. Öyle bir aylak adamdir ki bu, kural tanimaz, dünyayi pek kale almazdi. (Aylak Adam, 18). i ne olduu sorulduunda, "Aylakim ben." diyen biridir (s.71). Birey olarak yaayan ve "sen görmediin zaman bakalari da seni görmez" (s. 83) diyen biridir C. Klasik roman kiilerinin diinda bir kiilie sahip C. bilinçaltinda yer alan "iki kiilik sevgiye dayali" dünyasinin peinde giderken, aslinda bakalarinin bu dünyayi

anlayamadiklarinin da farkindadir. Yabancilamanin egemen olduu çada Aylak Adam romaniyla Atilgan, insan-nesne, insan-çevre ilikilerindeki bu yabancilamayi Aylaklikla ortaya koyuyor. Kolcu'ya göre, "Yusuf Atilgan'in romanlari bireyin kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olan çatima üzerine kurulmutur" (Kolcu, 2003, 137). C.'nin ya da A...'nin yaptiklari, ortaya koyduklari eylemlerin ötesinde, iç dünyalarinin dia yansiyan biçimleriyle romanda var olulari modern roman kiilerinin en belirgin özellikleri olmaktadir. Psikolojik analizlerin bilinçaltlarinda yatani ortaya çikarmaya yönelik eylemleri okuyucuya sunulurken, romanlarin okuyucu tarafindan kolay okunan romanlar olmasi da zorlamaktadir. Sonuç Sanatin sadece sanat, yazmanin sadece yazmak için yapilmasi gerektiini söyleyen ve romanlarinda biçimin içerikten önce geldii yeni romancilar için roman kiileri, ilikileriyle deil orada olduklari için ve nesnelerle ilikilerinden dolayi romanda yer alirlar. Fenomenoloji nesne-insan ilikisinden yola çikarak, nesneleri bilincimize göre

anlamlandirmaya çaliir. Yeni romancilarin fenomenolojinin etkisiyle ele aldiklari nesne-kii ilikisi sonucunda roman kiileri nesnelerle olan ilikilerinden dolayi orada bulunduklari için 7

kim olduklari, ne olduklari artik önemli olmamaktadir. Bu nedenle onlara verilecek isimlerin artik eskisi gibi bir önemi, anlami olmayacaktir. Nitekim Çetin'in de belirttii gibi, kii isimleri yerine bir harf verme gelenei Kafka ile balamitir (Çetin, 178). Klasik romanin hikayeye, olaya, kiiye verdii önemi modern roman geri plana atarak, yazim tekniklerini ve yazim yöntemini öne çikariyordu. Modern romanda zamanin kullanimina ilikin yararlanilan teknikler, bilinç akimi, fenomenoloji, psikanalizin etkisinde gerçekleiyordu. Biçimin öne çiktii bu romanlar anlatilandan daha çok anlatim üzerinde duruyordu. Gerek Atilgan'in roman kiisi gerekse Yeni romancilarin roman kiileri yaadiklari toplumun içerisinden çikip romanin dünyasinda görünen kiilerdir. Yabancilamanin ve yalnizliin egemen olduu modern toplumun, bireysellemenin öne çiktii bir toplumun kiileri artik romanlarda psikolojilerinin kendilerini yönlendirdii tavir ve davranilariyla, insan ve nesne ilikilerine getirilen yeni yorumlarla gözümüzün önündedirler. Modern dünyanin tüm yalnizlii ve yabanciliiyla baindan beri romanda üstlendii konumu kaybeden roman kiisi, yine ayni yaamin içerisinde yer alan kimi güzellikleri de görüp çikarmasini bilen roman kiileriyle de okuyucusuyla bulumaktadir.

Kaynaklar

Atilgan, Yusuf (2000). Aylak Adam, Yapi Kredi Yayinlari (4. bsk.), stanbul. Çetin, Nurullah (2003). Roman Çözümleme Yöntemi, Öncü Basimevi, Ankara. http://www.ykykultur.com.tr/kitaplik/83/saadet_ozen.html, Bavuru tarihi 21.02.2007 Kolcu, Ali hsan (2003). Yusuf Atilgan'in Roman Dünyasi, Toroslu Kitaplii, stanbul. Sarraute, Nathalie (1985). Kuku Çai, Çev. B. Kösemihal, Adam Yay., stanbul. en, Muharrem (1998). Alain Robbe-Grillet et la nouvelle technique romanesque, S.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Yayinlari, Konya. Tekin, Mehmet (2001). Roman Sanati, Romanin Unsurlari I, Ötüken Neriyat, stanbul. Yusuf Atilgan'a Armaan (1992). yayina haz. E. Canberk, A. Hatipolu, T.Yüksel, Y. Çotuksöken, M.S. Koz, letiim yay. stanbul. Zeraffa, Michel (1969). Personne et Personnage, L'évolution esthétique du Réalisme romanesque en Occident de 1920 à 1950, Editions Klincksieck, Paris.

8

Information

Yusuf Atýlganýn Aylak Adam Romaný ve Roman Kiþisi üzerine

8 pages

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

527022


Notice: fwrite(): send of 193 bytes failed with errno=104 Connection reset by peer in /home/readbag.com/web/sphinxapi.php on line 531