Read Microsoft Word - aziz merhan girdi.doc text version

TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S · 129

Abdulla Qodiriy ve Özbek Romaninin Douu

Abdulla Qodiriy and the Birth of Uzbek Novel

Aziz MERHAN Özet Çarlik Rusyasinin Türkistan'i igali devrinde, özellikle 1910'dan sonraki yillarda varlik göstermeye balayan türlerden biri romandir. Kisa hikâyeler için kullanildii için önce kavram, 1920'li yillarda ise Abdulla Qodiriy'nin tarihsel romanlariyla tür olarak Özbeklerin yaamina girer. Bundan dolayi 44 yil gibi kisa bir ömür yaami olan Qodiriy, bu türün Özbekistan'daki öncüsü kabul edilmekte, onun etkisi günümüzde bile genç kuaklari roman yazmaya tevik etmektedir. · Anahtar Kelimeler

Abdulla Qodiriy, Roman, Tarihsel Roman, Özbek Romani, Özbek Edebiyati

· Abstract Novel is one of the types that started to stand out especially in the years after 1910 during the period of the occupation of Turkestan by Tsardom Russia. Firstly, it was just a term as it was used for short stories but in 1920's it became a part of Uzbeks' life as a literary type thanks to the historical novels of Abdulla Qodiriy. For this reason, Qodiriy, who lived a short life of 44 years, is considered as the pioneer of this type in Uzbekstan and today his impact still encourages young generations to write novels. · Key Words Abdulla Qodiriy, Novel, Historical Novel, Uzbek Novel, Uzbek Literature

Bu çalima TÜBTAK (SOBAG) destekli projeme dayanmaktadir. Ar. Gör. Dr., Dumlupinar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyati Bölümü.

130 · TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S

Kendisinin "Gerçek yazar olmak için yaami her yönüyle örenmek, bunun için onun her alanindan haberdar olmak gerek." (1969: 210) sözüyle özetlenebilecek yazarlik felsefesine sahip olan Abdulla Qodiriy Özbek romaninin douunu salami ilk modern romancidir. Doum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte kabul gören yaygin görüe göre o, 10 Nisan 1894 tarihinde Takent'te bacilikla uraan bir ailenin son çocuu olarak dünyaya gelir. Ailedeki yoksulluktan dolayi okula ancak 9-10 gibi ileri sayilabilecek yata gidebilir. Ayni sikintidan dolayi eitimine 12 yainda ara verip zengin bir adamin yaninda çalimaya balar. Ticaretle uraan bu zengin adam, ticari ilikilerini arttirmak amaciyla Rusça okuyup yazabilen birisine gereksinim duyduundan Abdulla'yi Mahalli Rus Okuluna (Russko-tuzemnaya-kola) gönderir. Abdulla 1912 yilinda baariyla mezun olduu okulda örendii Rusça sayesinde Rus ve dünya klasik eserleriyle tanima firsatini yakalamitir. Bu kazanimin, edebî kiiliinin oluumunda olumlu etkisi olduu inkâr edilemez. Okul yaamindan sonra 1912-1915 yillari arasinda bir tüccarin dükkâninda çalitii üç yillik süre zarfinda Tatarlarin çikardii gazeteleri okuma, dükkâna gelen air, yazar, gazeteci ve aydinlarla da tanima firsatini yakalar. iir ve hikâye yazma merakini bu firsatlar sayesinde elde ettiini söylemek yanli olmaz. 1915 yilinda gittii medresede Arap ve Fars dilleri ile slam bilimlerini örenen yazar, 1917 Ekim devriminden sonra gerek içi organizasyonlarinda gerekse basimevinde etkin bir rol üstlenir. Ayrica 1924 yilinda gazetecilikteki bilgi ve becerilerini arttirmak amaciyla gittii Moskova'da bir yil kaldiktan sonra Takent'e geri döner. Bir yillik süre zarfinda Rus ve dünya edebiyatinin önemli eserlerini okuma ve inceleme firsati yaninda Özbek gazeteleri için makale yazmaya da devam eder. Basimevindeki faaliyetlerinden ve çikarmaya baladii Mutum (Yumruk) adli satirik mizah dergisinden dolayi çok istemesine ramen Moskova'ya geri dönemez. Bu arada 1922'den itibaren tefrika halinde yayimladii tkan kunlar (Geçmi Günler) romanini yeniden gözden geçirdikten sonra 1926 yilinda kitap formunda yayimlatir. Ayni yil içinde çeitli dergi ve gazetelerde Kalvak Maxzumning xotira daftaridan (Anlayisiz Maxzum'un hatira defterinden) ve Toplod tacang nima deydi? (Sinirli Toplod ne diyor?) yergi hikâyeleri yaninda bir çok makalesi, yergi yazilari çikar. Dergi ve gazetelerdeki yazilarinda sadece zenginleri, din adamlarini yermekle yetinmeyip ayni zamanda yeni sistemin uygulayicilarini da hedef tahtasina koymaktan çekinmez. Nitekim 1926 yilinda Mutum dergisinin 3. (27)

TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S · 131

sayisinda Ovsar (Serseri) imzasiyla basilan Yiindi gaplar1 (Yiinti sözler) balikli yergi makalesinde (1995: 186-189) Özbekistan Komünist Partisi Sekreteri Akmal Ikromov (1898-1938) ile Yürütme Komitesi Bakani Yldo Oxunboboyev'i (18851943) "tenkit ve tahkir" ettii gerekçesiyle 1926 yilinda tutuklanir, iki yilliina hapis cezasina çarptirilmasina ramen ayni yil içinde üç dört ay sonra bakan Oxunboboyev'in de giriimi ile serbest birakilir. Serbest kaldiktan sonra artik dergi ve gazete yazilari yazmayan Qodiriy, bunun yerine ikinci romani Mehrobdan Çayon'i (Mihraptaki Akrep) yazmaya balar. Komünist Partisi Merkez Komitesinin 23 Nisan 1932 tarihli Sovyetler Birliindeki bütün edebiyat tekilatlari kapatilarak yerine Sovyet Yazarlar Birliinin kurulmasi gerektii karari dorultusunda yeni Özbekistan Yazarlar Birliinin kurulmasi hazirliklarini sürdüren komitede görev alir, birliin 1934 yilinda kurulmasiyla üye olduktan hemen sonra yönetim kurulu tarafindan yazarlar delegasyonunda Moskova'ya ve Kazan'a Sovyet Yazarlarinin Birinci Genel Kongresine gönderilir. Yine yönetim kurulu tarafindan köy yaamiyla ilgili Obid ketmon (Çapa Obid) adli uzun hikâyesini yazmasi için gereken destek sunulur (Normatov 1995: 52). Bütün bu gelimeler diinda geçimini salamak ve ailesine bakmak amaciyla çeviriler de yapar. 1936-1939 yillari arasinda Sovyetler Birliinin genelinde yürütülen "büyük temizlik" operasyonundan Qodiriy de rejime kari olmaktan suçlu(!) bulunur. Özellikle devlet arivlerinin açildii 1990'li yillarda ele geçirilen belgelere göre Qodiriy karidevrimci ve milliyetçi Milliy ittihod2 (Millî Birlik) tekilatinin bir üyesi olmak ve uzun yillar Sovyet yönetimine ve Komünist Partisine kari savamak ve kari propaganda yapmak suçlamalariyla kari kariya kalir. Kendisine yönetilen suçlamalarin çounu kabul etmesine ramen söz konusu tekilata üye olmadiini israrla vurgular. 31 Aralik 1937'de hapse atilan yazar, dokuz aylik hapishanedeki sorgu ve ikenceden sonra devrim kariti olduu gerekçesiyle 4 Ekim 1938'de Takent'te gizlice öldürülür. Bu belgelerden ayrica yazarin mahkemesinin, kurunlanarak öldürülmesinden bir gün sonra 5 Ekim 1938 tarihinde Takent'te yapildii anlailmaktadir. Uzun yillar eserleri zararli(!) diye imha edilmekle kalmaz, onun romanlarina sahip olanlar da 18 yil boyunca (1938-1956) korku ve endieden dolayi onlari yok etmek zorunda kalmitir. Özbekistan'daki kütüphanelerde de onun eserlerine uzun süre rastlanamamitir. Yazarin büyük olu Habibulla da karidevrimci bir tekilatin lideri olmak, babasinin kitaplarini bulundurmak ve Sovyet yönetimini devirme girii1 2

Yazarin olu Habibulla'nin verdii bilgiye göre (2005: 67) derginin 2. sayisi. ttihad ve Terakki Cemiyetinin bir uzantisi olan Milliy Ittihod (Millî Birlik) 1920'li yillarda, önce bu isimle daha sonra Milliy Istiqlol (Millî stiklal) adiyla Sovyetletirmeye kari 1930 yilina dek faaliyet yürüten, milliyetçi anlayii benimsemi gizli bir tekilatti.

132 · TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S

minde bulunmak bahaneleriyle 1945-1955 yillarini kuzey Ural toplama kampinda geçirmek zorunda kalmitir. Bundan daha ilginci, oul Habibulla toplama kampinda babasinin romanlarini okuduklari veya evlerinde bulundurduklari için mahkum olanlarla karilamitir (2005: 370-388). En nihayetinde yazar, Komünist Partisinin XX. Kongresinden sonra 9 Ekim 1956 tarihinde aklanarak erefi geri verilir ve romanlari sansürlenerek de olsa basilmaya balar. Bu yaam öyküsünün balangicindan önceki yillarda yazarin memleketi Türkistan, 19. yüzyilin ikinci yarisindan (1867 yilindan) itibaren Çarlik Rusyasinin sömürgesi durumuna gelmiti. Sömürgecilik, beraberinde igal ile birlikte yeni tartimalar da getirir. Bu tartimalardan biri sömürgecinin dilinin örenilip örenilmemesi gerektii hususunda yürütülür. Kari çikanlar çok olmasina ramen yerli yazarlardan bazilari Rus dilinin örenilmesi gerektii bilinciyle Rusça eserlerden kendi dillerine çeviriler yaparlar. Çeviri yoluyla yeni bir edebiyat ve kültür kendini göstermeye balar. Bunda kukusuz 1870'den balayarak Takent'te Rus ve Sart3 dilleriyle çikarilan ve 47 yil gibi uzun bir süre yayimlanan Turkiston viloyatining gazeti4 (Türkistan ülkesinin gazetesi) önemli bir görev üstlenir. Türkistan basini gerek çeviriler gerekse yerli yazarlarin yazma çalimalari sayesinde sadece gazete ve dergi yoluyla deil, ayni zamanda yeni edebî türler araciliiyla da halka ulamaya çaliir. Yeni gelen edebî türlerden önemlisi olan roman Özbek edebiyatinda ilk kez cedit (yenilik) edebiyatinin Sovyetler devrindeki ilk temsilcilerinden Hamza Hakimzoda Niyoziy (1889-1929) tarafindan Haqiqat kimda (Hakikat kimde, 1908), Yangi saodat yoxud milliy roman (Yeni saadet yahut millî roman, 1915) ve Uçrauv (Karilama, 1916) adli eserleri için kullanilmitir. Ayrica yazarin Qizil gul, sariq gul (Kirmizi gül, sari gül) seçme eserinin sonunda sunulan listede airin Turmu aççii ­ milliy roman (Yaam acisi ­ millî roman) adli bir eserinden söz edilmesine (Mirvaliyev 1969: 60) ramen böyle bir eser günümüze kadar bulunamamitir. Bundan baka Mirmuhsin ermuhamedov Fikriy'nin (1895-1929) 1914 yilinda Turkiston viloyatining gazeti'nde (sy. 75-79) yayimlattii Befarzand Oçildiboy (Çocuksuz Oçildiboy) ile Abdulla Qodiriy'nin Cuvonboz (Olanci, 1915) kisa hikâyeleri Hamza'nin "roman" diye nitelendirilen eserlerinden farkli deildir. Gerek ha3

4

Çarlik Rusyasinin egemenlii devrinde Türkistanlilar için Çaatay terimi gibi etnik terim olmayan Sart ibaresi ortaya atilmisa da aailayici bulunduundan pek tutmami ve nihayet 1924 yilinda kullanimdan kalkmitir. Rusçasi Turkestanskaya tuzemnaya gazeta olan ve Özbek dilinde çikarilmi ilk gazete olan bu gazete 1883 yilina dein Türkistan Valiliinin Turkestanskie vedomosti (Türkistan haberleri) adli Rus gazetesinin bir eki olarak yayinlanmaktaydi. 1917 yilina dein yayinini sürdüren gazetenin baredaktörü 1883 yilinin sonundan itibaren bir Rus misyoneri olan oryantalist Nikolay Petroviç Ostroumov (1864-1930) idi.

TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S · 133

cim gerekse olay örgüsü bakimindan bu eserleri hikâye olarak görmek gerektiinden, roman türündeki ilk ürünler olarak kabul etmek olanaksizdir. Ancak roman diye sunulan bu hikâyeler bir yandan anlati türünde yazilmi denemeler olmalari bakimindan deerliyken, dier yandan roman ve hikâye türlerinin henüz birbirlerinden kesin çizgilerle ayrilmadiini da göstermektedir. Özbek edebiyatinda "roman" olarak görülen eserlerin aslinda hikâye türünde yazilmi olmalari ve millî karakter taimalari hususu Tanzimat edebiyatinda görülen durumdan farkli deildir. Ayrica dikkate deer bir baka husus Osmanli devletinde geleneksel hikâyeden siyrilip modern romana geçi 1870'li yillarda olurken, bu durum Özbeklerde ancak 1905 yilindan sonra gerçeklemitir. Hamza, Mirmuhsin ve Abdulla Qodiriy gibi yazarlarin, kendi hikâyelerini "roman" diye sunmalarindan, Bati edebiyatina özgü bir tür olan romanin, Özbek edebiyatinda 20. yüzyilin bainda önce terim, sonra içerik ve yapi olarak doduu sonucu çikmaktadir. Oysa roman türündeki ilk örnekler daha sonra 1920'li yillarda Abdulla Qodiriy'nin iki romaniyla görülür. Kendisinin ve Özbek edebiyatinin ilk romani olan tkan kunlar, yazarina taninmilik payesini getiren tarihsel ve gerçekçi bir romandir. Hatta bu roman bütün Sovyetler Birliinde tarihsel roman türünün ilki olarak bile kabul edilmektedir (Mirvaliyev 1969: 89). Üç ana bölümden oluan romanda, Özbeklerin 19. yüzyilda hanliklar devrindeki yakin tarihi ve Ruslarin Orta Asya'yi sömürgeletirmeye baladiklari dönem anlatilmaktadir. lk romaniyla yakaladii büyük baaridan sonra Qodiriy, yine tarihsel konuda olmak üzere 1926 yilinda yazmaya baladii Mehrobdan çayon balikli ikinci ve son romanini 1929 yilinda yayimlatir. Romanda 19. yüzyilda Hokand hanliinin son devrindeki Özbek halkinin yaami konu olarak seçilmi olup Hokand hani Hudayar'in hanliktaki son yillari (18651875), hanliin Ruslar tarafindan igal edilmesini hazirlayan nedenler ilenmitir. lk romandan farkli olarak bu romanda saraydaki entrikalar anlatilmakta ve kahramanlarin karakter özellikleri daha gerçekçi tasvir edilmektedir. Yazar, her iki tarihsel ve gerçekçi romaniyla hem Özbek diline ve düzyazisina azimsanmayacak katkilar sunmu, hem de Özbek edebiyatinda yeni romanlarin yazilmasina öncülük etmitir. Onun romanlarinin etkisinde, 1920'li yillarin çok yönlü edebiyatçisi Abduhamid Sulaymon Çlpon (1897-1938) Keça va kunduz (Gece ve gündüz, 1936) ile büyük romanci Oybek (Muso Tomuhammadli, 19051968) Türkistan özgürlük tarihinin balangiç noktasi olan 1916 bakaldirisini ele aldii Qutlu qon (Kutlu kan, 1940) romanlarini kaleme alirlar.5 Sonraki yillarda

5

Qodiriy'nin romanlariyla bu romanlar arasindaki benzerlikler için bk. Bahodir Karim'in "Ta'sir va tasvir" makalesi (2003: 30-35).

134 · TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S

bunlari yeni romanlar izlemitir. Özellikle Sovyet devri Özbek edebiyatinin durgunluk dönemi olan 1960-1990 yillari arasinda tarihsel roman yazimina ayri bir önem verilmitir. Bunun baarili örnekleri Nazir Safarov'un (1905-1985) Krgan Keçirganlarim (Görüp geçirdiklerim, 1968), Navrz (Nevruz, 1973), Mirmuhsin Mirsaidov'un (do. 1921) Me'mor (Mimar, 1974), Temur Malik (Timur Melik, 1986); Odil Yoqubov'un (do. 1926) Ulubek xazinasi (Ulubek hazinesi, 1974), Khna dunyo (Köhne dünya, 1982); Pirimqul Qodirov'un (do. 1928) Yulduzli tunlar (Yildizli geceler, 1978), Humoyun va Akbar (Hümayün ve Ekber, 1988), Ona loçin vidosi6 (Anne doanin vedasi, 2001) romanlaridir. Baimsizlik devrindeki tarihsel romanlar ise genelde millî nitelik taimakta ve tarihle yüzleme konularini içermektedir. Buna örnek olarak Naim Karimov'un (do. 1932) Çlpon (Çlpon, 2003); Erkin Samandar'in (do. 1935) Tangri qudui (Tanri kuyusu); Sa'dulla Siyoyev'in (do. 1939) Yassaviyning snggi safari (Yesevî'nin son yolculuu, 1995), Muhammad Ali Ahmedov'un (do. 1942) iki ciltlik Sarbadorlar (Serbedarlar, 1989) ve Ulu saltanat (Ulu saltanat, 2003); Asad Dilmurod (do. 1947) Mahmud Terobiy (Mahmud Terabi, 1998), Hayriddin Begmatov Devona Marab (Divâne Mereb, 2005) romanlari gösterilebilir. Durgunluk devrinde temelini Qodiriy'nin attii tarihsel roman diinda genelde Sovyet ideolojisi, Sovyet insaninin yaam mücadelesi ve ruhsal durumu, kadinlar, içiler, insan ilikileri, insanlarin günlük yaamdaki sikintilari gibi konularda onlarca roman yazilir. Devrin son yillarinda, özellikle 1980 yilindan itibaren siyasal ve toplumsal deiimler görülmeye balayinca roman türünde de Sovyet sistemine yönelik daha cesur eletiriler getirilir. Baimsizliin elde edildii 1990 yilindan itibaren günümüze kadar Özbek romaninda insan psikolojisi, insan ilikileri bata olmak üzere dier uluslarin edebiyatlarinda görülebilecek türlü türlü konular ilenmektedir. Günden güne gelien, farkli farkli temalara yönelen, nicelik ve nitelik bakimindan gittikçe olgunlaan modern Özbek romani dünyaya geliini Abdulla Qodiriy'e borçludur. O, Dou ­ Bati kültür sentezi ile yorulan romanlarini yazarken hem dünya romanciliindan yararlanmi, hem de Orta Asya slam kültürü üzerinde gelimi olan halk ve klasik edebiyattaki yaratimlari esin kaynai almitir. Nitekim bu esin kaynaklarindan Ravan (Reven), Alpomi (Alpami), Orzigul (Arzugül), irin bilan akar (irin ile eker), Rustamxon (Rüstem Han) gibi Özbek destanlari ve Farhod va irin (Ferhat ve irin), Tohir va Zuhra (Tahir ve Zühre), Layli va Macnun (Leyla ve Mecnun) gibi Dou kültürünün klasik ak

6

Ulubek ve Boysungur Mirzalarin anneleri Gevherad Begüm'e bailanan bu roman 2004 yilinda Gavharod begim adiyla yayimlandi.

TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S · 135

hikâyeleri ile ahlak kitabi Kelile ve Dimne ve sözlü anlatim ürünü Binbir Gece Masallari gibi önemli yapitlar hem yazarin romanlarinin oluumunda hem de Özbek romaninin douunda kaynak olmutur. Ayrica gerek yazarin kendini yetitirmesinde gerekse Özbek romanciliinin oluumunda Nevâyi'nin mesnevilerinin, Babür'ün anilarini içeren Babürnâmesinin, Muhammad Salih'in eybaninâmesinin etki ve katkilari küçümsenemez. Kukusuz yazari besleyen sadece geleneksel halk anlatimlari ve yazili edebiyat deil, ayni zamanda hem Rus dili ve edebiyati hem de bata Tatar, Azerbaycan ve Osmanli bata olmak üzere Türk lehçeleri ve edebiyatlari araciliiyla Orta Asya'nin Türk halklarinda kendi etkisini bulan Bati edebiyatidir. Çok yönlü bu yararlani, onun dünya edebiyatina giden yolda farkli kaynaklardan beslendiini ve farkli yollari kullandiini göstermektedir. Özellikle klasik Rus edebiyatinin önemli yazarlarinin eserlerinden yararlanan Qodiriy, romanlarindaki karakterleri yaratmada ve onlarin psikolojilerini aktarmada Tolstoy (1828-1910) ve Dostoyevski (18211881) gibi Rus yazarlarindan etkilendii (Mirzayev 1984: 43), bununla yetinmeyerek bazi makalelerindeki bilgilerden Dante (1265-1321), Cervantes (1547-1616) ve Gogol (1809-1852) gibi dünyanin önde gelen yazarlarini okuduu anlailmaktadir. Yine onun, Türk edebiyatinin Yakup Kadri (Karaosmanolu 18891974), Falih Rifki (Atay 1894-1971), Ruen Eref (Ünaydin 1892-1959) ve Yahya Kemal (Beyatli 1884-1958) gibi önemli yazarlarina ayri deer verdii ve Misirli yazar Corci Zeydan'dan (1861-1914) etkilendii bilinmektedir. Hatta Maorif va qituvçi (Eitim ve Öretmen) dergisinde (1925/4) yayimlanmi Turkiya matbuoti (Türkiye basini) adli makalesinde Tanin gazetesinin Avrupa hayranliini karalar nitelikte "Bize Paris yaaminin kompartimanlari deil, Refik Halid, Halide Edib, Yahya Kemal'in bugünkü yaami ve muhitinin yansimasi olan eserleri gerektir." (Normatov 1995: 68-69) diyerek düüncesini dile getirmektedir.7 O devirdeki yazarlarda olduu gibi yazarimizda da, kendisinin kimi yazilarinda dile getirmekten çekinmedii Rus, Tatar, Azerbaycan ve Osmanli yazarlarinin eserlerinin etkisi vardir. Ayrica o, daha Bolevik devrimi öncesinde Arap, Fars ve Rus dillerini örenme firsati bulduundan, bu dillerle yazilmi yazilari ve eserleri okuduundan Dou edebiyatinin klasik eserlerini çok iyi bilmekte, Sa'dî (öl. 1292) ve Fuzulî (öl. 1556) gibi ünlü airlerin iirlerinden alintilar yapmaktadir. Roman türüyle tanimasi bu etkinlikler sonucundadir. Kendisini "roman

7

Özbek Filologu Bahodir Karim yayim aamasindaki çalimasinda (2006: 91-92) Normatov'un bu makaleyi Qodiriy'ye ait göstermesi düüncesine katilmayarak "Vav" Arap harfli imzanin eletirmen Vadud Mahmud'a ait olduunu iddia etmektedir. Bunun için "vav" harfinin Vadud'un kisaltmasi, Vadud Mahmud'un ayni yil (1925) içinde Moskova'da olmasi ve makalenin yayimlandii derginin en faal yazarlarindan biri olmasi kanitlari ileri sürmekte, ayrica yazinin üslup açisindan da Qodiriy'nin üslubundan farkli olduuna deinmektedir.

136 · TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S

yazmaya heveslendiren" (1969: 193) Misirli yazar Corci Zeydan (1861-1914) sayesinde roman yazmaya balamasi, devrin eletirmenlerinden Sotti Husayn (19071942) tarafindan (1931: 102) "yüzde yüz onun [Corci Zeydan'in] etkisinde" olarak görülmesi, gerçei yansitmamaktir. Romanlarinda Özbek halkinin gelenek, görenek ve tarihini anlatan yazar, genelde Bati tarzi roman formunda, ama kismen de geleneksel Dou destan formunda tarihsel romanlar kaleme alarak "millî" unsurlara önem vermitir. Dier yandan kahramanlarin ruhsal ve fiziksel durumlarina veya manzara tasvirlerine yer vererek romanini tarihsel yapitin ötesine taiyarak sanatsallia baariyla ulatirabilmitir. Özbekler için yazarin asil deeri Özbek'e ait unsurlari yansitmasinda ortaya çikmaktadir. Sovyet edebiyatinin tarihsel romanlarinin önemli yazarlarindan biri olan Aleksey Tolstoy'un (1883-1945) onu Takent'te ziyaret etmesi baariyla gelen ününü göstermektedir. Olu Habibulla'nin babasi hakkindaki anilarina dayanan kitaptan (1985: 33-38) Aleksey Tolstoy'un Kazan Tatarlarindan yazar Ismoil Obidov ile 1933 yilinda Qodiriy ile görütüü anlailmaktadir. Habibulla'ya göre babasi Rusça eserleri kendi ana dilindeki gibi hizli okumasina, kalin kalin kitaplari iki üç gün içinde okumasina ramen Rus dilini o kadar düzgün konuamadiindan olsa gerek sözlerinden bazilarini Ismoil Obidov Rusçaya aktarirmi. Bu çevirilerden Habibulla'nin aklinda kalanlardan "Bizim iiriyatimiz yüzyillardan beri biçimlenmi, kendisine özgü anlatisi, yapisi, lirizmi, gelenei ile dünya edebiyatinda önemli bir yer edinmitir. Ancak nesrî real edebiyatimiz henüz beikte. Bu, bizde Ekimden [Ekim Devriminden] sonra dodu. Bunu biz Batidan örenmeye baladik..." (1985: 35) ifadeleri yazarin düzyazi anlatiminin douuna baki açisindaki nesnellii göstermektedir. Bu buluma Qodiriy'nin basin ve edebiyattaki etkinliini, özellikle tarihsel romanlari sayesinde Özbekistan sinirlarini aan baarisini açikça göstermektedir. Bu, sadece Doulu bir yazarin baarisi deil, ayni zamanda dünya edebiyatinda Özbek ve Dou düzyazisi için büyük bir kazanimdir. Onun baarisini pekitiren bir baka olay ise Rus Türkologu Kuzmiç Konstantin Yudahin'in (1890-1975) ziyareti ve 1927 yilinda yayimlanan Uzbeksko-russkiy slovar' (Özbekçe-Rusça sözlük) çalimasina tkan kunlar romanindan da sözler almasidir (Qodiriy 2005: 192). Abdulla Qodiriy'nin romanlari, gerek bilim adamlarinin gerekse ünü ülkelerinin sinirlarinin ötesine ulami yabanci yazarlarin hakli övgüsünü kazanmasi bouna deildir. Ünlü Kazak yazar Muxtor Avezov (1897-1961), yazarimizin romanlarini 1920'li yillarda sanki düz sahrada birdenbire Pamir dalarinin ortaya çikmasi gibi deerlendirirken, Doubilimci Evgeniy Eduardoviç Bertels (1890-1957) onlari bütün yapisiyla kendine özgü üslupta yazilmi Özbek romanlari olarak görmekte ve dünyada Fransiz, Rus, ngiliz, Alman ve Hint ro-

TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S · 137

mancilii olmak üzere be tane ekolün olduunu, bundan sonra Abdulla Qodiriy'nin yarattii Özbek romancilik ekolüyle altincisinin ortaya çiktiini söylemektedir (Qodiriy 1986: 92-93). Bunlara benzer bir övgü Türkmen romanci Berdi Kerboboyev'den (1894-1974) "Ben de Tolstoy'dan, Gorki'den, olohov'dan örenmeseydim, Tatar yazar Ibrohimov'un `Bizim günler'ini, `Kazak kizi'ini, `Derin kökler'ini ve Özbek yazar Abdulla Qodiriy'nin `tkan kunlar'ini, `Mehrobdan çayon'ini okuyup, onlari örnek almasaydim, `Cesur adim'a balayamazdim." sözleriyle gelirken, bir baka Türkmen yazar, Xidir Deryayev (1905-1988), yazarin romanlarindan etkilendiinden Qismat (Kismet) romanini yazmaya baladiini söylemektedir. Ayrica ünlü Tacik yazar Calol Ikromiy (1909-1993) onun eserlerini "Ben Abdulla Qodiriy'nin eserlerini otuzlu yillarda okumu olmama ramen onlardaki kahramanlari imdiye kadar unutamadim. Abdulla Qodiriy, kendisinin gayet kisa, ama derin lirizm ile yorulmu cümleleri ile beni meftun ederdi. Onun eserlerindeki her bir detay, kendisinde yüksek bir anlam taimakta, mahir kuyumcu tarafindan ilenmi bir nesne gibi parlamakta." ifadeleriyle övmektedir (Qodiriy 1986: 164). Bütün bu görülerden Qodiriy'nin tarihsel roman türünün baarili yazarlarindan biri olarak Orta Asya'daki yazarlar üzerinde etkisi uzun süre kalacak bir iz biraktii sonucu çikarilabilecei gibi güç bir devirde Bati romancilii tarzindaki romanlariyla Dou edebiyatina paha biçilmez bir hisse kattii yargisina da varilabilir. Nitekim ilk romanini yayimladii yillarda Orta Asya halklari arasindaki farkliliklarin uçurum eklinde olmadiindan o, hangi derecede Özbek yazari ise o derecede Türkmen yazari, Kazak yazari, Kirgiz yazari, hatta dili baka olan Tacik yazari da sayilmaktadir (Qconov 1977: 85). Yine tkan kunlar romanini yazmaya 1919 yilinda balayip 1922 yilindan itibaren yayinlatmasi göz önünde tutulursa, sadece Özbek edebiyatinda deil, Orta Asya halklarinin edebiyatinda da tarihsel romancilii balatan yazar olmutur. 44 yila sidirilmi bir ömürde önce cedit hareketinin yenilikçi düüncelerinden, daha sonra Bolevik devriminin getirdii olumlu havadan yararlanan Abdulla Qodiriy hem hikâyelerinde ve yazilarinda geçmiin geri kalmi, yeni sisteme uymayan taraflarini karalayarak yeniliin savunucularindan olmu, hem de yazdii tarihsel ve gerçekçi romaniyla Özbek edebiyatinda roman türünün douunu gerçekletiren yazar olmutur. Onun ideolojiden uzak her iki tarihsel romani yeni kuaklara esin kaynai olmutur. Özellikle 14 yillik baimsizlik devrinde önemi daha çok anlailmi, Özbeklerin "öz"lüklerini yeniden bulmalarini salamitir. ©

138 · TÜRK YAT ARATIRMALARI DERG S

KAYNAKLAR Hysejn, S[otti] (1931), tk n kunl r, Takent-Baku. Karim, Bahodir (2003), Qodiriy qadri, Tokent. ----------------- (2006), Abdulla Qodiriy: tanqid, tahlil va talqin, Tokent (henüz yayimlanmami çalima). Kocaolu, Timur (1992), "Özbek Edebiyati", Türk Dünyasi El Kitabi, c. 3. Ankara: 756-768. Kuçkartay, ristay ve Aynur Öz (1999), "Özbek Edebiyatindan Seçmeler III Abdullah Kadiriy (1894-1938)", Türk Dünyasi Dil ve Edebiyat Dergisi, Güz 1999/8: 312327. Mirvaliyev, Sobir (1969), zbek romani. Canr manbalari va uning takil topii, Tokent. Mirzayev, Ibrohim (1984), "Abdulla Qodiriy va rus adabiyoti", zbek tili va adabiyoti, 4: 41-45. Normatov, Umarali (1995), Qodiriy boi (Abdulla Qodiriy hayoti va icodi haqida), Tokent. Söylemez, Orhan (2003), "Türkiye Türkçesinde Özbek Tarihi Romani", Atatürk Üniversitesi Türkiyat Aratirmalari Enstitüsü Dergisi, 2003/21: 113-122. Qodiriy, Abdulla (1969), Kiçik asarlar, Tokent. ----------------- (1994), tkan kunlar-Mehrobdan çayon: Rmonlar, Tokent. ----------------- (1995), Tla asarlar tplami 1. e'rlar, hikoya va oçerklar, hacviyalar, Tokent. Qodiriy, Habibulla (1985), Turmu saboqlari (Xotira, hikoyalar va rivoyatlar), Tokent. ----------------- (1986), Abdulla Qodiriy zamondolari xotirasida, Tokent. ----------------- (2005), Otamdan xotira, Tokent. Qconov, Matyoqub (1977), "Inqilob va adib", Mohiyat va badiiyat (Adabiy-tanqidiy maqolalar), Tokent: 57-94.

Information

Microsoft Word - aziz merhan girdi.doc

10 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

926136