Read 12-Dissosiyatif Amnezi text version

Türk Psikiyatri Dergisi 2004; 15(2):161-165

Disosiyatif Amnezi ve Travma Sonras> Stres Bozukluu Tablosu ile Bavuran Bir Yasak-Sevi Olgusu

Dr. I>l Bilgin ERDNÇ1, Dr. Ceyhan Balc> ENGÜL2, Dr. Nesrin DLBAZ3, Dr. Songül BOZKURT1

ÖZET Yasak-sevi (ensest) çocukluk ve yetiflkinlik döneminde ciddi psikolojik bozukluklara neden olan bir cinsel kötüye kullan>m türüdür. Kurbanlar travmayla bafl edebilmek için s>kl>kla disosiyatif savunmalar gelifltirirler. Çocuklu¤unda cinsel kötüye kullan>m kurban> olanlarda travma sonras> stres bozuklu¤u, disosiyatif bozukluklar, majör depresyon, s>n>r kiflilik bozuklu¤u görülebilmektedir. Bu yaz>m>zda Çocuk fiube Müdürlü¤ü taraf>ndan sokakta amaçs>zca gezerken bulunan ve klini¤imize getirilen bir ergen hastay> ele ald>k. Hasta, kimli¤i veya geçmifli hakk>nda hiçbir bilgi hat>rlayam>yordu. Gözle görülür fizik kusuru, darbe ya da yara izi yoktu. Fizik ve nörolojik muayenesi normaldi. Yap>lan laboratuvar incelemelerinde herhangi bir anormallik, entoksikasyon veya enfeksiyon bulgusu saptanmad>. EEG ve BT normal olarak de¤erlendirildi. Ailesinin bulunmas>yla birlikte hastan>n yaflad>¤> cinsel ve fiziksel kötüye kullan>m olaylar>yla ilgili bilgi edinildi. Hastaya "Disosiyatif Amnezi" tan>s> kondu. Yap>lan psikometrik incelemeler bu tan>y> destekler nitelikteydi. Hastada disosiyasyonun ortadan kalkmas>yla birlikte travma sonras> stres bozuklu¤u (TSSB) bulgular> aç>¤a ç>kt>. Travmatik an>lar>n> anlatmas>n>n ard>ndan TSSB belirtilerinde gerilemenin bafllad>¤> gözlendi. Bu olgu sunumu ba¤lam>nda çocukluk ça¤>nda yaflanan cinsel ve fiziksel kötüye kullan>m ile disosiyatif tablolar aras>ndaki iliflkiye dikkat çekmek istedik. Anahtar Sözcükler: Cinsel kötüye kullan>m, disosiyatif amnezi, travma sonras> stres bozuklu¤u, yasak-sevi

SUMMARY: A Case of Incest with Dissociative Amnesia and Post Traumatic Stress Disorder Incest is a kind of sexual abuse that causes serious disorders during childhood and adulthood. In order to overcome the trauma, abuse victims frequently use dissociative defence mechanisms. Post traumatic stress disorder, dissociative disorders, major depression and borderline personality disorder can be seen in the victims of childhood sexual abuse. In this article we present an adolescent who was found and brought to our clinic by the Children's Police Department while she was wandering around aimlessly. She could not remember anything about her identity or personal history. She had no apparent physical disturbances, marks of beating or wounds which could be seen externally. Her physical and neurological examinations were both normal. In her laboratory tests, there was nothing abnormal. No sign of intoxication or infection was detected. EEG and CT were also normal. After the family was found, we learned about the sexual and physical abuse and the patient was diagnosed with dissociative amnesia. The psychometric evaluations also supported our diagnosis. When the dissociation began to disappear, post traumatic stress disorder symptoms became more apparent. After she described her traumatic memories, PTSD symptoms began to recede. Through this case presentation we would like to emphasize the relationship between childhood physical and sexual abuse and dissociative disorders. Key Words: Sexual abuse, dissociative amnesia, post traumatic stress disorder, incest

1Uzm., 2Ara.Gör., 3Doç.,

Ankara Numune Eitim ve Arat>rma Hastanesi 2. Psikiyatri Kl., Ankara.

161

GR Çocuklara yönelik cinsel kötüye kullan>m>n büyük ölçüde aile bireyleri taraf>ndan gerçekletirildii fark edilmitir (Vahip 1994). Yasak-sevi (ensest), çocukluk ve yetikinlik döneminde ciddi psikolojik bozukluklara neden olan bir cinsel kötüye kullan>m türüdür. Akraba veya k>smi akraba olan kiiler aras>nda yaanan cinsel temas ya da davran>lar olarak tan>mlanabilir. Kötüye kullanan kii kurban için hem güven hem de tehlike kayna>d>r. Süreen yasak-sevi olgular>nda çocuk s>k>m> ve güçsüzdür; baetmek için bir yol bulmal>d>r. Çou çocuk kötü olduunu düünür, kendisini suçlar. Travmayla baedebilmek için dissosiyatif savunmalar gelitirir (Courtois 1997). Çocukluk ça>nda cinsel kötüye kullan>m öyküsü olanlarda yüksek oranda TSSB belirtisine rastlanmaktad>r. Kötüye kullan>m>n süresi, s>kl>>, fiziksel iddet kullan>lmas>, TSSB belirtilerinin a>rl>> ile ilikilidir (Rowan ve ark. 1994, Rodriguez ve ark. 1996, Rodriguez ve ark. 1997, Schaaf ve Mc Canne 1998, Carlson ve ark. 1998). Çocukluk ça>nda cinsel kötüye kullan>m öyküsü olanlarda TSSB'nin yan> s>ra yüksek oranda disosiyasyon saptanm>t>r. (Dancu ve ark. 1996, Carlson ve ark. 1998, Mulder ve ark. 1998, Zorolu ve ark. 2001). Disosiyasyonun bu denli yüksek olmas> yasak-sevinin çok daha güven zedeleyici, s>n>rlar> ihlal edici bir durum olmas>ndan kaynaklanmaktad>r ve genellikle gizlendii için az say>da hasta kötüye kullan>m sonras> yard>m alabilmektedir (Chu ve Dill 1990). Oysaki yasak-sevi olay>n>n hemen ortaya ç>kar>lmas>n>n iyilemede etkili olduu vurgulanmaktad>r (Özgüven ve ark. 2003). Disosiyasyon, süreen TSSB'ye zemin haz>rlamakta ve ilerleyen y>llarda toplumsal ilevlerin bozulmas>na neden olmaktad>r (Feeny ve ark. 2000). OLGU simsiz bayan hasta, 16.10.2002 tarihinde Çocuk ube Müdürlüünden bir psikolog ve memur eliinde polikliniimize getirildi. Geldiinde ak>n bir halde idi, kendisinin kim olduunu bilmediini ve geçmie ait hiçbir ey an>msayamad>>n> söylüyordu. Getiren görevlilerce verilen bilgiye göre hasta 14.10.2002 gününün akam> bir semt karakolu yak>nlar>nda bulunup teslim al>nm>, üzerinden kimlik ve kendisi hakk>nda

bilgi edinilebilecek bir belge ç>kmam>, o geceyi karakolda geçirmiti. Psikiyatrik muayene: Hasta 16-17 yalar>nda, görünür fizik kusuru olmayan bir genç k>zd>. Göz temas>ndan kaç>n>yordu. Yüz ifadesi mutsuz, ürkek, tedirgindi. 14.10.2002 öncesine ait retrograd total amnezisi mevcuttu. Sorulan sorular> alçak bir ses tonuyla yan>tl>yor ancak kendiliinden konumuyordu. Alg> ve düünce içeriinde bozukluk saptanmad>. Duygulan>m> kayg>l> ve kederliydi. Psikomotor aktivitesinde, gerilimin motor bulgular> gözlendi. Hasta, amnezi etiyolojisinin arat>r>lmas> amac>yla kliniimize "isimsiz bayan hasta" olarak kabul edildi. 18.10.2002'de hastan>n ailesi (anne, iki teyze ve küçük aabey) Çocuk ube Müdürlüünden psikolog eliinde kliniimize bavurdu. Aile ile görüüldü. Hastan>n ad>n>n A. olduu örenildi. Öyküsü: A. 16 ya>nda, bekar, çal>m>yor, ailesi ile birlikte ya>yordu. Anneden al>nan bilgiye göre, babas> 25 y>ld>r alkol kullan>yor, eve s>k s>k sarho gelerek eine ve çocuklar>na fiziksel iddet uyguluyor, k>zlar>n> cinsel aç>dan kötüye kullan>yordu. Anne cinsel kötüye kullan>m> dört y>l önce örenmiti. Çevreye kar> rezil olma kayg>s>yla gizlediini ifade ediyordu. Gece hastan>n yan>nda yatmak gibi önlemler al>yor, kendi kardelerinin tüm >srarlar>na kar>n boanmaya cesaret edemiyordu. Büyük k>z>, kurtulmak için yedi y>l önce kaçarak evlenmiti. Annenin ifadesine göre oullar>n>n cinsel kötüye kullan>mdan haberi yoktu. Bir hafta önce, eve alkollü gelen ei taraf>ndan kendisine ve çocuklar>na kar> fiziksel iddet uygulanm>, A.da babas> taraf>ndan dövülmütü. Art>k babay> eve alm>yorlard>. Hastan>n kaybolduu gün de anne ile k>z> aras>nda her zamankinden farkl> olmayan, annenin babay> eve ald>> kukusundan kaynaklanan bir tart>ma yaanm>t>. Ancak A.'n>n gün boyu davran>lar>nda ya da konumas>nda bir gariplik fark edilmemiti. Anne uyuduktan sonra üzerini deitirip d>ar> ç>kan A.'dan bir daha haber al>namam>t>. Özgeçmiinde, t>bbi hastal>k, kaza, ameliyat öyküsü yoktu. Hastan>n okul geçmiine bak>ld>>nda; ilkokul ve ortaokulda herhangi bir sorunu olmam>t>. Lise birinci s>n>fta dersleri kötülemi, arkada ve öretmenleriyle olan ilikisi bozulmaya balam>, iki kez s>n>fta kalmas>n>n ard>ndan okuldan at>l-

162

m>t>. Okulla ilikisinin sonland>r>ld>> gün, bileklerini kesme eklinde özk>y>m giriimi olmutu. Bu davran>>n>n ard>ndan annesi taraf>ndan bir psikiyatri uzman>na götürülmü, bir kaç ay Fluoksetin 20mg/gün kullan>p b>rakm>t>. öyküsünde; k>sa süreli bir tezgahtarl>k deneyimi olmutu. hayat>n>n son bulduu gün ilaç içerek özk>y>m giriiminde bulunmutu. Kar> cinsle ilikisi konusunda bilgi al>namad>. Al>kanl>klar>; Günde bir kaç adet sigara kullan>yordu. Aile öyküsü: Baban>n 25 y>ll>k alkol kötüye kullan>m ve hapiste kalma öyküsü mevcuttu. Büyük aabey iki uçlu duygudurum bozukluu tan>s>yla izleniyor, manik olduu dönemlerde hastaya fiziksel iddet uyguluyordu. Abla s>n>r kiilik bozukluk tan>s> alm>t>. Fizik muayene, nörolojik muayene ve laboratuar incelemesi Yap>lan fizik ve nörolojik muayenesinde patolojik bir bulgu saptanmad>. Laboratuar incelemeleri normal s>n>rlar içerisindeydi, entoksikasyon veya enfeksiyon bulgusuna rastlanmad>. Hastan>n EEG ve BBT'si normal olarak deerlendirildi. Psikometrik Testler Cümle Tamamlama Testi (CTT): Çou cümlenin bo b>rak>ld>>, tamamlananlar>n ise basit ilem düzeyinde olduu belirlendi. Örnein; "ben kendim", "vücudum benim vücudum" gibi. Rorschach: Baba, erkek otorite ile ilikisinde sorun yaad>> izlenimi edinildi. Cinselliin depresif duygulan>m ve agresyonu ortaya ç>kard>> saptand>. Toplumsal ilikileri sürdürebildii ancak derin, yak>n duygusal ilikileri sürdürmede zorluk çektii, böyle durumlarda uzaklat>>, izole olduu izlenimi edinildi. Tematik Alg> Testi (TAT): Nesneleri adland>rmada zorluk yaad>>, Konumas>nda bloklar>n>n olduu gözlendi. Kad>nlar>n, özellikle annesinin kendisini anlamad>>n>, gereksinimlerini fark etmediini düünüyor, babas> ve erkekleri ise ilgisiz ve sorumsuz olarak alg>l>yordu. Aile, babaoul, baba-k>z ilikisine dair bilgi vermedii dikkat çekti. Ayr>ca yayg>n agresyon, dürtüsel tarzda kendine zarar verme düüncesi, baba ve aabeye kar> kendi s>n>rlar>n> koruyabilme endiesi mevcuttu.

Minnesota Çok Yönlü Kiilik Envanteri (MMPI): Benlik savunmalar>nda zay>flama eilimi belirgindi. Anksiyeteyle baedemedii, anksiyetenin uzad>> durumlarda gerçekle balant>s>n>n koptuu, kiiler aras> ilikilerde bozulma, depresyon ve korkunun ortaya ç>kt>> gözlendi. Nörokognitif Batarya: Hastan>n ilk yatt>> dönemde temporal bölgenin ilevlerinden olan epizodik ve semantik bellek bilgisini hat>rlamada ciddi sorunlar> vard>. Ayr>ca uyaranlar> adland>rma, sözcük bulma gibi pariyetal bölge ilevlerinde de bozulma dikkat çekiciydi. Balang>çta belirlenen bu sorunlar>n travmatik an>lar>n hat>rlanmas>yla düzeldii gözlendi. KLNK ZLEM Hastaya DSM-IV'e (APA, 1994) göre "Disosiyatif amnezi" tan>s> kondu. Hasta, öncesinde bilgilendirilerek ve fikri al>narak ailesi ile görütürüldü. Ancak aile üyeleriyle kar>lat>> zaman herhangi bir tepki veya tan>ma belirtisi gözlenmedi. Hasta, yat>>n>n 8. gününde psikometrik deerlendirme sonras> youn iç s>k>nt>s> olduunu söyledi, annesiyle görümesinin ard>ndan kendisine ve çevresine zarar vermeye balad>. letiim kurma çabalar>n>n sonuçsuz kalmas> üzerine yatak tespitine al>nd>. Yat>>n>n 9. gününde, dier hastalar kendi evleri hakk>nda konuurken birden oturduu apartman> an>msad>. Hastaya apartmanla ilgili herhangi bir ayr>nt> an>msay>p an>msamad>> sorulduunda ise anksiyetesi artt>, görümeyi sürdüremedi. 10. günde, yine bir hasta taraf>ndan çizilen ev ve baca resminin ard>ndan 4 y>l önce yaad>klar> yang>n olay>n> ve daha sonra ablas> olduunu ifade ettii genç bir k>z> an>msad>. zleyen günlerde, anne taraf>ndan bilgimiz dahilinde getirilen özel eyalar>n>n önemli bir k>sm> hasta taraf>ndan an>msand>. 4.11.2002'de hasta, organik testler verildii s>rada testi tamamlayamayarak görüme odas>n> terk etti. Oldukça s>k>nt>l>, öfkeli, yard>m tekliflerimizi geri çevirir halde idi. Birden bire önce eyalara, ard>ndan kendisine zarar vermeye balad>, bu s>rada " Onu hat>rlamak istemiyorum, her yerde onu görüyorum, kafam>n içi onunla dolu, tüm vücudumu o sar>yor, gözümün önünde, beni

163

onunla görütürmeyin, onu unutturun." diye hayk>r>yordu. Hastaya ilaç uygulanarak yatak tespitine al>nd>. Güçlükle sakinletirilebildi. 21. günde yap>lan görümede babas> dahil tüm aile üyelerini hat>rlad>>n> söyledi. Ancak babas>yla ilgili henüz konumaya haz>r olmad>>n> ekledi. Sadece onun buraya al>nmayaca> ile ilgili güvence istiyordu. Hastan>n bu oldukça ciddi tak>nl>k tablosunun ard>ndan hemen her gün uykusunda kabus görme eklinde balayan, uyand>ktan sonra da devam eden, kontrolünü kaybettii, bir keresinde yan>na yaklaan hemireyi babas> sanarak boma giriiminde bulunduu "flash-back" yaant>lar> balad>. Hastan>n klinik tablosundaki bu deiiklik "Geç Balang>çl> Travma Sonras> Stres Bozukluu" tablosu olarak deerlendirildi. Hastaya Sertralin 50mg/gün ve uykuya dalma güçlüü nedeniyle Alprozolam 0.5mg/gün baland>. Hasta ilk kez 10.11.2002'de babas>n>n yapt>klar>n> an>msad>>n> söyledi. Babas>n>n annesi ve aabeylerini dövdüünü, kendisi ve ablas>n> ise cinsel yönden kötüye kulland>>n> anlatt>. Görüme hastan>n isteiyle sonland>r>ld>. Ertesi gün hasta, 6-12 yalar> aras>nda babas> taraf>ndan uygulanan cinsel kötüye kullan>m yaant>lar>n> anlatt>. Babas>n>n oyun oynar gibi yaparak genital bölgesine dokunduunu, gece yatak odas>na gelerek kendi kendisini tatmin ettiini söyledi. Son 4 y>ld>r annesinin de çabas>yla babay> engellediklerini zaman zaman fiziksel iddet uygulasa da cinsel yönden kötüye kullanamad>>n> ekledi. Gördüü erkeklere kar> onlar>n da babas> gibi davranaca> endiesini ta>d>>n> söyledi. Kaybolduu gün evden ç>k> nedenin bir araban>n alt>na atlamak ve kendisini öldürmek olduunu iletti. Kendisi olduu sürece yaad>klar> hep onunlayd>, bunlardan kurtulman>n yolu kendisini yok etmekti. Hastan>n travmatik yaam öyküsünü paylamas>n>n ard>ndan flash-back yaant>lar> ve gece kabuslar> giderek azald>. Hastan>n ayaktan izlemi planlanarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan bir görevliye teslim edilip taburcu edildi. Babaya kar> hukuki ilemler Sosyal Hizmetlerce balat>ld>. Hasta önce koruma alt>na al>nmak istendiyse de daha sonra teyzesinin yan>na yerletirildi. Anne ve babas>n>n boanmalar>n>n

ard>ndan tekrar annesi ve küçük aabeyi ile yaamaya balad>> örenildi. TARTIMA Hastan>n kliniimize getiriliinin ard>ndan öncelikle amnezisinin organik kökenli olup olmad>>n>n saptanmas>n> amaçlad>k. Hastada darp ve cebir izinin olmay>>, laboratuar, BBT, EEG inceleme sonuçlar>nda bir bozukluk bulunmay>> ve psikometrik inceleme sonuçlar>, bizi bu durumun dissosiyatif bir tablo olduunu düünmeye yöneltti. Ailenin bavurusuyla birlikte ald>>m>z bilgiler, özellikle babas>yla aras>nda yaand>> ifade edilen yasak-sevi bu görüümüzü destekledi. Yasak-sevi olgular>nda disosiyatif tablolara s>k rastlanmaktad>r (Chu ve Dill 1990). Hastan>n kendisini bir baka kimlikle tan>tmay>>, bulunduktan sonra asl>nda evinden fazla uzaklamam> olduunun anla>lmas> bizi disosiyatif füg tan>s>ndan uzaklat>rd>. Gerek tedavi gerekse izlem sürecinde hastada herhangi bir baka kimlik ya da kiilikle kar>lamamam>z hastan>n disosiyatif kimlik bozukluu olmad>>n> düünmemize neden oldu. Tedavi plan>m>zda hastan>n amnezisinin düzelebilmesi için öncelikle onun onay>n> da alarak ailesiyle görütürülmesi, evden kiisel eyalar> ve fotoraflar>n>n getirilmesi gibi yard>mc> yöntemleri kullanmay> ve günlük görümeler yapmay> kararlat>rd>k. Kendiliinden an>msama süreci gerçeklemez veya tam hat>rlanamayan bölümler kal>r ise hipnozdan yararlanmay> planlad>k. Kaszniak ve arkadalar> (1988) retrograd total amnezi tablosuyla getirilen bir erkek hastada hipnozdan yararlanarak hastan>n geçmiini ve yaad>> tecavüz olay>n> an>msamas>na yard>mc> olmulard>r. Hipnoza ilk planda bavurmama nedenimiz yanl> an> (false memory) oluumuna yol açabileceiyle ilgili kayg>lar>m>zd>. Özellikle yasak-sevi kurbanlar>nda bu gibi tekniklerden kaç>n>p kiinin an>lar>n> kendi sözcükleriyle anlatmas>na izin verilmesi önerilmektedir (Lego 1996). Hastan>n an>msama süreci, onun için önemli olan, genellikle travmatik içerikli an>lar>n parçalar halinde geri gelmesi eklinde oldu. Babayla ilgili yasak-sevi an>lar>n>n an>msanmas>yla birlikte a>r bir TSSB tablosunun ortaya ç>kt>> gözlendi. Hasta geceleri kabus görüyor, flash back yaant>lar>, ani tak>nl>k tablolar> oluyordu. Ancak travmatik an>lar>n> paylat>kça tüm bu yak>nmalar>n>n h>zl> bir ekilde ortadan kalkt>> gözlendi. Travmatik an>larla ilgili duygusal süreçleri çal>-

164

abilmek için duygusal kat>l>m gereklidir; disosiyatif savunmalarsa bunu engelleyip iyilemeyi güçletirir ve kronik TSSB'ye neden olur (Dancu ve ark.1996). Biz hastam>zda gördüümüz h>zl> gelimeyi disosiyasyonun ortadan kalkmas> ve travmatik an>lar>n> bizimle paylamas>na balad>k. Hastan>n geri gelen an>lar>, adeta bir film karesi gibi otohipnotik bir ekilde aktard>> gözlendi. Ön plandaki tablonun disosiyatif bir tablo olmas>, hastadaki yüksek disosiyatif potansiyel, bize uzun süreli ve erken çocukluk dönemlerine dek uzanan bir cinsel travmayla kar> kar>ya olduumuzu düündürdü. Çocuklukta yüksek olan disosiyatif kapasite y>llar içerisinde dümektedir. Süreen ve a>r cinsel kötüye kullan>m öyküsü olanlarda ise bu düü gerçeklememektedir (Chu 1998). Hastan>n an>msayabildii en erken

kötüye kullan>m yaant>s> ilkokul birinci s>n>fa aitti. Ancak kendisi de tam balang>ç ya> konusunda emin deildi. Uzunca bir süre kendisine uygulanan cinsel kötüye kullan>m>n bir tür oyun ya da sevgi gösterisi olduunu düünmütü. 12 ya>ndan itibaren bu davran>lar>n amac>n> kavram> ve kar> koyup anneden yard>m istemiti. Son dört y>ld>r cinsel kötüye kullan>m sona erse de fiziksel iddet hep devam etmi, hasta sürekli bir dayak tehdidi alt>nda yaam>t>. Disosiyatif amnezi tablosu da iddetli bir dayak olay>n> takiben baban>n yeniden eve gelecei ve kendisine zarar verecei kayg>s>yla al>nm> bir özk>y>m karar>n>n ard>ndan gelimiti. Bu olgu balam>nda disosiyatif tablolar ve süreen cinsel ve fiziksel travmalar aras>ndaki ilikiye dikkat çekmek istedik.

KAYNAKLAR

American Psychiatric Association (1994) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. Fourth Edition. Washington, DC, American Psychiatric Association. Carlson EB, Armstrong J, Loewenstein R ve ark. (1998) Relationship between traumatic experiences and symptoms of posttraumatic stress, dissociation and amnesia. Trauma, Memory and Dissociation. 1. bask>, JD Bremner, CR Marmar (Ed), American Psychiatric Press Inc, Washington, DC, s. 205-223. Chu JA, Dill DL (1990) Dissociative symptoms in relation to childhood physical and sexual abuse. Am J Psychiatry, 147: 887892. Chu JA (1998) Dissociative symptomatology in adult patients with histories of childhood physical and sexual abuse. Trauma, Memory and Dissociation.1. bask>, JD Bremner, CR Marmar (Ed), American Psychiatric Pres Inc, Washington, DC, s.179-203. Courtois CA (1997) Healing the incest wound. Am J Psychotherapy, 51:464-496. Dancu CV, Riggs DS, Hearst-Ikada D ve ark. (1996) Dissociative experiences and posttraumatic stress disorder among female victims of criminal assault and rape. Journal of Traumatic Stress, 9:253-267. Feeny NC, Zoellner LA, Foa EB ve ark. (2000) Anger, dissociation, and posttraumatic stress disorder among female assault victims. Journal of Traumatic Stress, 13:89-100. Kaszniak AW, Nussbaum PD, Beren MR ve ark. (1988) Amnesia as a consequence of male rape:a case report. Journal of Abnormal Psychology, 97:100-104.

Lego S (1996) Repressed memory and false memory. Archives of Psychiatric Nursing, 10:110-115. Mulder RT, Beautrais AL, Joyce PR ve ark. (1998) Relationship between dissociation, childhood sexual abuse, childhood physical abuse and mental illness in a general population sample. Am J Psychiatry, 155:806-811. Özgüven HD, Soykan Ç, Yazar H (2003) Bir yasak-sevi olgusuna yakla>m ve kar>la>lan güçlükler. Türk Psikiyatri Dergisi, 14: 311-318. Rodriguez N, Ryan SW, Rowan AB ve ark. (1996) Posttraumatic stress disorder in a clinical sample of adult survivors of childhood sexual abuse. Child Abuse & Neglect, 1:23-32. Rodriguez N, Ryn SW, Vande Kemp H ve ark. (1997) Posttraumatic stress disorder in adult female survivors of childhood sexual abuse: a comparison study. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 65: 53-59. Rowan AB, Foy DW, Rodriguez N ve ark. (1994) Posttraumatic stress disorder in a clinical sample of adults sexually abused as children. Child Abuse & Neglect, 18: 51-61. Schaaf KK, McCanne TR (1998) Relationship of childhood sexual, physical, and combined sexual and physical abuse to adult victimization and posttraumatic stress disorder. Child Abuse &Neglect, 22 : 119-133. Vahip I (1994) Yasak-sevi (incest) eylemi: çeitli yakla>mlara genel bir bak>. Türk Psikiyatri Dergisi, 5: 287-289. Zorolu SS, Tüzün Ü, ar V ve ark. (2001) Çocukluk dönemi istismar ve ihmalinin olas> sonuçlar>. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 2: 69-78.

165

Information

12-Dissosiyatif Amnezi

5 pages

Find more like this

Report File (DMCA)

Our content is added by our users. We aim to remove reported files within 1 working day. Please use this link to notify us:

Report this file as copyright or inappropriate

356838